Bugün hava sıcak olduğu için şort giyip çıktım, parktan yürürken bir dede “az daha kısa giyseydin a*****” dedi. Normalde iplemem de, dur dedim hadi uğraşayım boş vaktim vardı biraz 😀
Gözlüğü çıkarıp oturduğu bankın önüne gittim. Sen dedim cumhuriyet savcısına hakaret mi ediyorsun? Ekip çağırıp aldırayım mı seni içeri dedim 😀 Çomar dedemizden bir anda terler akmaya başladı evladım dedi şöyle böyle özür dilerim 😀 Affetmem için cebinden 100 lira çıkardı hatta 😀
Yok dedim istemez, bundan sonra yoldan geçen insanlara ne laf atacaksın ne insanları gözleyeceksin. Bir daha görürsem affetmem dedim. En son giderken arkamdan allah razı olsun evladım sağol diyordu 😀

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 7 / 25
s1234 paylaştı.

Ekran Kartı Fanı Nasıl Bulunur ? Nasıl Değiştirilir ?

 

Merhaba,

Bu yazımda ekran kartınızın fanı arızalandığında muadil fanı nasıl bulabileceğinizi ve nasıl değiştireceğinizi anlatacağım.

 

Neden Ekran Kartımın Fanını Değiştirdim?

Elimde 5 yaşında bir GALAX GTX 970 EXOC var. Performansından hala çok memnunum. Bana 1080p'de high ultra ayarlarda hala yetiyor. 2 yıl önce fanlarından inanılmaz bir gürültü gelmeye başladı. Adeta bir traktör motoru sesi. Sadece gürültü de değil. Masayı da sallıyor. Fanlarını yağlamayı düşündüm. Ancak fanları yağlanabilir yapıda değilmiş. Normal fanlar gibi değil. Mile ulaşabilmek için fanı parçalamanız gerekiyor. Parçalamadan açabilenler var ancak , eliniz yatkın değilse kırılma olasılığı %80-90. Ben açmayı denedim ama beceremedim, yapacak birşey yok dedim ve ekran kartını tümüyle söküp hem temizledim , hemde termal macununu değiştirdim.

Ekran kartını taktığımda tam yükte bile fanın birisinin çalışmadığını farkettim. (Normalde yük altında değilken fanlar çalışmıyor. Orta yükte tek fan çalışıyor. Tam yükte iki fan birden çalışıyor.) Ancak ses düzelmişti. Bende o şekilde kullanmaya devam ettim. Bir sıkıntı olmadı. Taki geçen aya kadar.

Herşey normal giderken sanki az sonra infilak edecekmiş gibi bir takırtı sesleri gelmeye başladı. Geçen seferkinden de fazla geliyordu. Çok endişelendim. Ekran kartını değiştirmeyi düşündüm ancak bütçemin yettiği 1660 super vb ekran kartlarının performansı gtx970'ten ona geçmemi değecek kadar değildi. Eğer bir upgrade yapacaksam 2060 - 2070 civarı birşey'e geçmek isterim ki değsin. Ancak onlara da şuan bütçem yetmiyor. Bende fanları değiştirip değiştiremeyeceğimi merak ettim ve araştırmaya başladım.

Ekran Kartı Fanı Nasıl Bulunur?

Bu konuda iki durum mevcut. Asus MSI vb çok bilinen markaların, popüler kartlarının fanlarını n11, gitti gidiyor vb Türk alışveriş sitelerinden bulabiliyorsunuz. Örnek olarak "Asus Gtx 970 Fan" diye arattığınızda çıkıyor. Nispeten daha güncel modellerin fanlarını bulmak ve alternatiflerini bulmak daha kolay.

Alırken dikkat etmeniz gereken şey, fan boyutu, fan deliklerinin yapısı ve birbirlerine olan mesafesi. Tabi en son olarakta soket tipi. Aşağıdaki resimde bir örneğini görebilirsiniz.

95mm Asus Ejderha GTX970-DC2T-4GD5 fan

Bu şekilde çözebildiyseniz şanslısınız, hem paradan hem zamandan tasarruf ettiniz. Eğer benim gibi Türkiye'de daha az bilinen markaların az kullanılan modellerinden birine sahip iseniz Türkiye'den fanı bulmanız çok zor. Tabi haliyle Çin'e yani Aliexpress'e yöneliyoruz.

Burda da ekran kartı modelimizi yazdığımızda bulma ihtimalimiz düşük. O yüzden ekran kartımızın fanını söküp arkasındaki etikette yazan modeli aratmamız gerekiyor.

"Apistek GA92O2H" şeklinde fanın marka ve modelini arattığınızda ilgili ürünlere ulaşabiliyorsunuz. Tabi almadan önce yine fanların çapına vida deliklerine ve sokete dikkat ediyoruz.

Aşağıdaki resimde benim sipariş verdiğim fanları görebilirsiniz.

https://tr.aliexpress.com/item/32916029578.html?spm=a2g0s.9042311.0.0.3b184c4dM3zJJI

Ürün bana yaklaşık 1 ayda geldi. Ürünün fiyatı 90 TL. Kapıda 17 lira vergi ödedim. Yani 107'liraya patladı bana.

Ekran Kartının Fanı Nasıl Değiştirilir?

Tabi ki önce ekran kartımızı kasamızdan söküp masaya alıyoruz. İnce uçlu "saatçi / telefoncu tornavidası" diye geçen tornavidalardan elimizde olması gerekiyor. Her yerde bulabileceğiniz şu set işinizi görecektir.

Kapıda Ödeme 31 Parça Cep Telefonu Pc Tablet Mini Tornavida Seti ...

Öncelikle ekran kartımızın soğutmasının üzerindeki metal/plastik koruyucu kısmı söküyoruz. Bu kısımlar her kartta farklılık gösterecektir.

Koruyucu kısmı söktükten sonra soğutucu blok üzerindeki fanlara ve fan soketlerine rahatça erişebiliyoruz.

Rahat çalışabilmek için alt kısımda bulunan fan soket bağlantılarını söküyoruz ve fan kablolarını , onları sabitleyen kanallardan çıkartıyoruz.

Fan yapraklarının aralarına bakarsanız fanı sabitleyen vidaları görebilirsiniz. Bu vidaları söküyoruz. Bu kısımda kullandığınız tornavidanın ucunun mıknatıslı olmasında yarar var. Zira alan dar ve vidalar çok küçük. Düşürüp kaybetme olasılığınız var.

Fanları söktükten sonra uygun bir cihaz ile hava üfleyerek veya çekerek , dikkatli bir şekilde soğutucu blok üzerindeki tozları temizleyebilirsiniz.

Eğer ekran kartını aldıktan uzun bir süre sonra ilk kez söküyorsanız , soğutucu bloğu da söküp termal macunu yenilemenizde fayda var. Ancak işlemci çekirdeği haricindeki yan kompanentlerde termal macun yerine termal pad kullanılmış olabilir. Bu işe kalkışıyorsanız işlem öncesinde uygun bir termal pad temin etmeniz gerekebilir. Önceden ekran kartınızın soğutma tasarımını internetten araştırmanızda yarar var.

Benim ekran kartımda termal pad kullanılmadığı için öyle bir sıkıntım olmadı ve yakın zamanda termal macununu değiştirdiğim için soğutma bloğunu sökmeye girişmedim. O yüzden o kısmı geçiyorum.

Ekran kartımızın fanlarını söktükten sonra aynı şekilde yeni fanları yerine vidalıyoruz. Soket kısmına geldiğimizde ise yaşadğım bir durumu paylaşmak istiyorum. Yukarıda paylaştığım resimde gördüğünüz gibi benim orjinal fanlarımın soketleri ayrı. Ancak bu yeni aldığım fanlar tek bir uygun sokete sahipler. Aralarında ufak bir soket ile birbirlerine bağlanmışlar. Ben alırken buna dikkat etmedim. Tek ucu, o kablonun uzanabildiği yakın sokete bağladım. Bunun nasıl bir etikisi var. Yukarıda anlattığım gibi kartın orjinalinde fanlar yüke göre ya hiç çalışmıyor ya da sadece bir tanesi çalışıyor. Haliye siz iki fanı tek sokete bağladığınızda tek fanın çalışması özelliğinden feragat etmiş oluyorsunuz. Çok mu önemli? Hayır. Zaten 2 seneden beri tek fanla çalışıyordu kart. Şuanda yük altında değilken fanlar hiç dönmüyor, orta ve tam yükteyken 2 fan birden dönüyor.

Fanları vidalayıp , fan soket bağlantılarını da yaptıktan sonra ilk başta söktüğümüz metal/plastik koruyucuyu yerine vidalıyoruz.

Şuanki haliyle hazır ancak son bir rutuşa ihtiyaç var 🙂 Kartın orjinalliğini kaybetmemesi adına eski fanların üzerindeki marka etiketlerini saç kurutma makinası ile ısıtıp kolayca söküyoruz ve uygun bir yapıştırıcı ile yeni fanlarımızın ortasına geri yapıştırıyoruz.

Son olarak ekran kartımızı kasamıza geri monte ediyoruz.

Sonuç?

Ses ve sallantı yok oldu. Kart ilk aldığım zamanki gibi sessiz ve serin çalışıyor. 2 yıldan beri tek fanla çalıştığı için ortalama 70-75 derecede çalışıp max 80-82 derecelere geliyordu.

10-15 derecelik bir sıcaklık azalması oldu. Ortalama 60-70 derecede çalışıp max 72 dereceleri görüyor.

Okuduğunuz için teşekkürler. Umarım benzer durumda kalanların işine yarar.

#ekrankartı #EkranKartıSoğutma

 

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 11 / 12

Arkadaşlar geçende İngilizce öğrenimiyle alakalı bir yazı yazmıştım, gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederim. Ama lütfen favoriye atıp unutmayın, bir şeyler başarmak istiyorsanız hemen başlayın 🙂

Yorum olarak atacaktım ama uzun olduğu için

Yorum olarak atacaktım ama uzun olduğu için durum atmak istedim. İngilizce öğrenimiyle ilgili ufak bir iki öneri verdim. Dil öğreniminde önce kendinize inanmanız lazım. "Ben bu işi...
BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 7 / 14

Yorum olarak atacaktım ama uzun olduğu için durum atmak istedim. İngilizce öğrenimiyle ilgili ufak bir iki öneri verdim.

Dil öğreniminde önce kendinize inanmanız lazım. "Ben bu işi yapacağım, ne olursa olsun." diyerek başlamanız lazım. İnanın, böyle başlanan işlerde hem motivasyon hem de başarı olasılığı daha yüksek oluyor.

Daha sonra da her yerde bahsedildiği gibi dile maruz kalmak lazım. Bunun için dilin konuşulduğu ülkeye gitmeye gerek yok. Elimizde internet gibi muhteşem bir araç var. Tonla kaynağa saniyeler içinde erişebiliyoruz. Bu yüzden bilgiye kendimiz ulaşmalıyız. Peki dile maruz kalmak nasıl oluyor? Çoğunlukla dört ana beceriden (dinleme, konuşma, yazma ve okuma) biri olan "dinleme" odaklı çalışmalar yaparak.

Bu dinleme çalışmalarını yapmak için herhangi bir hocaya, hatta dinleme odaklı üretilmiş materyale bile gerek yok. Günlük hayattan alınmış, dil kurallarının dışına çıkmayan materyaller olması yeterli. Mesela en çok verilen örneklerden birisi dizi izlemek. Dizi izlemek, hem motivasyonu yükselten, hem de günlük hayatın içinden konuşmalar içerdiği için direkt olarak günlük dile odaklanan bir çalışma olarak karşımıza çıkıyor. Yaptığımız işe "çalışma" olarak bakmadığımız için de beyin bilgileri çok daha kolay alıp işliyor, ön yargı oluşturmuyor. Çünkü Türkiye'deki GTM odaklı (Grammar Translation Method) eğitim sisteminden dolayı bizde "Ben İngilizce öğrenemem, zaten bende yetenek yok." algısı var. Yapılan çalışmanın "çalışma" olarak düşünülmemesi de bu algıyı yıkıyor ve hiçbir şey bilmeyen kişi bile dizilerden bir şeyler elde edebiliyor.

Bir diğer yöntemse araştırmacı bir bakış açısıyla olaya yaklaşmak. Öğrenmeye açık olmalı, gördüğünüz bir kelimeyi Google'da İngilizce bir şekilde araştırmalısınız. Peki nasıl göreceğiz bu "gördüğümüz" şeyleri, bu içerik nerden gelecek? Aslında bu çok göreceli bir soru çünkü eğer sistemli bir öğrenme ortamı yoksa, ortada belli bir materyal de yoktur. Bu bir gazete makalesi de olabilir, bir şarkı sözü de. Size kalmış. Araştırmacı olun, Google arama dilini (sadece arayüz değil) İngilizce yapın. Sonuçlar sizi şaşırtabilir.

Tabi bu demek değildir ki ben materyal önerisi vermeyeceğim 😀 Öncelikle burda ele almamız gereken konu materyalden çok materyalin türü. İki tür materyal var, biri "Authentic Material" diğeri ise "Artificial Material". Artificial Material'lar adından da anlaşılabileceği gibi, İngilizce sınıflarında kullanılması için "yapay" bir şekilde oluşturulmuş materyallerdir. "Oh, Mr Smith!" deyince ne olduğu anlaşılıyor zaten. Authentic materyal ise yapay olmayan, sınıfta dil öğrenimi için hazırlanmamış materyaller. Yani günlük hayattan tüketebileceğiniz her şey.

Günlük hayatta her şeyi tüketebiliriz ama tükettiğimiz materyal kaliteli olmalı. Yani gramerinde bir sıkıntı olmamalı veya argo (slang) terim çok fazla içermemeli. Dizilerde argo terim mevcuttur ancak günlük hayatta kullanılan terimler oldukları için onları öğrenmekte fayda var.

Somut materyal olarak ,

https://aeon.co/
https://www.mentalfloss.com/
https://www.discovery.com/

sitelerinden okuma çalışması yapabilirsiniz. Burdan direkt translate yapmak yerine bilemediğiniz kelimeyi Google görsellerde aramaya çalışın. Zaten somut bir nesneyse direkt olarak karşınıza çıkacak ve Türkçesini zaten bildiğiniz için kelimeyi özümseme yoluyla almış olacaksınız. Bu yöntem İngilizce öğretiminde en çok kullanılan ve en işe yarayan yöntemlerden biridir. (Yapı iskelesi- Scaffolding) Materyal size bir şeyin Türkçesini vermeden anlamını öğretebiliyorsa dediğim olay gerçekleşmiş oluyor ve öğrenme çok daha kalıcı oluyor.

Bunların dışında https://learnenglish.britishcouncil.org/ sitesinden hem kendi seviyenizi öğrenebilir hem de 4 beceriye odaklı çalışmalar yapabilirsiniz. Sitede bol bol materyal mevcut.

Bahsetmek istediğim bir diğer site ise https://learningenglish.voanews.com/ bu sitede hem dinleme çalışması yapabilir hem de basitleştirilmiş haberleri okuyarak kendinizi geliştirebilirsiniz.

Ek olarak sık müzik dinleyen biriyseniz ve halihazırda İngilizce dinliyorsanız müzikleri sözlerini okuyarak dinlemeye çalışın. Bu çalışma hem telaffuzunuza olumlu etkide bulunuyor hem de dinleme becerinizi iyileştiriyor. Duyduğunuz daha kolay anlayabiliyor hale geliyorsunuz.

Zaten bu sebeple İngilizce alt yazılı dizi izlemek işe yarayan bir yöntem. Bu arada hiç İngilizce bilmeyen birisi direkt olarak İngilizce alt yazıya geçerse olaydan hiç keyif almaz ve anında bırakır. Yavaş yavaş olmalı. Önce Türkçe alt yazı, bir süre sonra İngilizce alt yazı, sonra da hiç alt yazı olmadan izlemek lazım.

Tabi işin bu kısmı sadece comprehension, yani anlama odaklıydı. Bir de bu olayın production, yani üretim kısmı var ki bu tamamen ayrı bir konu. Ama merak etmeyin, burda da çok basit yöntemlerle üretkenliğinizi artırabilir, dil becerilerinizi dört koldan geliştirebilirsiniz.

Üretim kısmında konuşma ve yazma becerileri var. Konuşma için illaki biriyle konuşmanıza gerek yok. İç sesinizi İngilizce yapmaya, yani İngilizce düşünmeye çalışın. Bir sonraki gün ne yapacağınızı İngilizce planlayın mesela. Bu sizin farkında olmadan üretim yapmanızı sağlayacaktır. Çünkü zaten edinmiş olmanız gereken "araştırmacı kimlik" sayesinde düşünürken bile "Şu kelimenin İngilizcesi neydi?" deyip gidip bakacaksınız.

Ek olarak konuşma için global Discord sunucularını kullanabilirsiniz. Sadece İngilizce için açılmış Discord sunucusu: https://discord.gg/zxkTZsffRR

Yazma içinse hoşunuza gidebilecek bir çok konuda konuşulan site olan Reddit'i önerebilirim. Reddit'te de birçok dil öğrenme subreddit'i mevcut, bu tür yerlerde yazma çalışması yapabilirsiniz. Çeşitli sitelerden penpal (mektup arkadaşı) edinebilirsiniz. Tabi artık olay elektronikleştiği için e-penpal oluyor 😀 Eskisi gibi mektup yok.

Özetle yapacağınız işe inanmalı ve araştırmacı olmalısınız. Her şey sizde bitiyor. Her duyduğunuzdan, her okuduğunuzdan bir şeyler öğrenmeye çalışırsanız kısa sürede ne kadar çok şey öğrendiğinize kendiniz de şaşıracaksınız. İç sesinizi İngilizce yapın. İngilizce düşünmeye çalışın. Bu da üretkenliği arttıran bir durumdur.

İleride ekleme yapabilirim. Sorular varsa yorumlardan alabilirim.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 9 / 12
s1234 paylaştı.

KZ ZS5 İncelemesi ve ZSN PRO ile Karşılaştırması.

Teknik Özellikler:

  • Hassasiyet: 106dB/mW
  • Empedans: 18Ω
  • Frekans Tepki Aralığı: 20-20000Hz (Bazı yerlere göre 20- 40000Hz)
  • Kablo uzunluğu: 1.2m

 

ZSN PRO İncelemem: https://teknoseyir.com/inceleme/kz-zsn-pro-cift-suruculu-kulaklik-incelemesi

 

 

Evet, mağaza indirimi ve Aliexpress’in 3 dolarlık kuponu sayesinde 147 liraya aldığım KZ ZS5 kulaklığın incelemesini yapma vakti geldi sanırım. Esasında bir süre daha burn-in olabilir diye düşündüm ancak bir haftadır uzun saatler boyunca kullandım ve daha önceki KZ deneyimlerime dayanarak şu anki sesinin ileride pek de değişmeyeceğini söyleyebilirim. Ayrıca elimde referans olarak kullanabileceğim KZ ZSN PRO bulunduğundan bu inceleme biraz da ZSN PRO vs ZS5 karşılaştırması gibi olacak. Gerekli bilgileri verdiğime göre incelemeye geçebiliriz.

Aliexpress Deneyimim:

Öncelikle Alixpress deneyimimden bahsetmek istiyorum. Uzun süredir Aliexpress’ten alışveriş yapmıyordum. Ancak kullanmakta olduğum KZ ZSN PRO’nun ara sıra sol tarafta dinamik sürücüyü kapatmasından dolayı yeni bir kulaklık alma ihtiyacı hissettim. Dolar kurundan dolayı Türkiye’den alınabilecek gibi değildi ve bu sebeple Aliexpress’ten almaya karar verdim. Site de 3 dolar kupon verince kararımı kesinleştirdim.

Aliexpress’te eskiye göre bazı değişiklikler meydana gelmiş. Bazı ürünlerde siteye TC kimlik numaranızı girerek vergiyi direkt Aliexpress üzerinden ödeyebiliyor ve ürününüzü yaklaşık 10 günde Aras kargo ile teslim alabiliyorsunuz. Ancak bazı ürünlerde siteden vergi ödenmiyor ve 20 gün civarında ürününüzü PTT kargo ile teslim alıp vergiyi kapıda ödüyorsunuz. Vergiyi internetten öderseniz vergi çok yüksek çıkıyor ve ödemeyi yapmadan da ürünü alamıyorsunuz. Ancak bu durum sizin karar verebileceğiniz bir şey değil. Eğer üründe vergi internetten ödeniyorsa PTT ile kapıda ödeme şansınız yok. Ürününe bağlı yani. Ben 133 liralık ürüne 53,4 lira vergi ödedim, benim aldığım vergisi internet üzerinden ödedenen bir ürün olduğu için. (Yine bana bağlı bir nokta değil, bazı ürünlerde internetten bazılarında kapıdan oluyor, satıcının kararı. Aynı ürünü başka satıcıdan vergisi kapıda ödenecek şekilde alabilirsiniz, ödeme kısmına gelince görünüyor.) 3 dolarlık kupon sayesinde de toplam 147 liraya geldi. Gönderim ücreti yoktu ama zaten gönderim ücretini de fiyatın içine katıyorlar.

 

Vergi kısmını görmek için alttaki görsele tıklayın. (Tıklamayınca görünmüyor.)

 

ZS5 Genel Bakış:

Şimdi asıl konumuza dönelim, yani KZ ZS5’e. ZS5’e şöyle bir bakacak olursak, Campfire Audio IEM’lerinin bir taklidi olduğunu açıkça görebiliyoruz. Bu da bize bu kulaklığın aslında belli bir kesim tarafından onaylanmış bir tasarımı olduğunu gösteriyor. KZ ZS5, 2 tane dinamik, 2 tane dengeli armatür olmak üzere her birinde 4 sürücüsü bulunan bir kulaklık. (4 birinde 4 birinde toplamda 8 sürücülü.) KZ ZSN PRO ile sürücüleri aynı ancak ZS5’te aynı sürücülerden ikişer tane var. Bu sebeple sesinin KZ ZSN PRO’ya çok benzediğini düşünebilirsiniz ancak işler öyle değil.

Malzeme Kalitesi ve Konfor:

ZS5’in yapısı tamamen plastik. Bu sebeple KZ ZSN PRO’nun sağladığı ses izolasyonunu kesinlikle sağlamıyor. Konfor açısından bakacak olursak ZS5’in hatları daha keskin ancak uygun kulaklık uçlarıyla kullanıldığında ZSN PRO ile arasında konfor farkı yok. İkisi de kullanımı gayet konforlu kulaklıklar. Yine de ZSN PRO’yu tercih ederdim. ZSN PRO’nun dış kısmı metal olduğu için ses izolasyonu ZS5’ten çok daha yüksek oluyor. ZS5’in en sevmediğim yanı bu oldu. Ev kullanımında bile müzik açıkken görece pek fazla ses yapmayan klavyemin seslerini duyuyorum. Yani bu izolasyon bu kadar düşük olmamalıydı. Ama bir yandan 900 dolara satılan Campfire kulaklıklarında da tasarım tamamen aynı olduğu için bunu bir eksi olarak göremiyorum. 900 dolar da versem aynı şeyi alacaktım çünkü. Ek olarak, kulaklık ucunun geçtiği nozzle kısmında herhangi bir tırnak yok ve bu sebeple kulaklık uçları çıkabiliyor ve bazen kulağınızda bile kalabiliyor.

Paket içeriği:

KZ kulaklıkların paket içeriği zaten klasik. Kulaklık, kablosu ve 3 çift, boy boy yedek uçlar. Üzerinde orta boylar takılı geliyor. Herhangi bir taşıma çantası vs. mevcut değil.

Kablo Kalitesi:

Çoğu KZ kulaklık, değiştirilebilir kablo ile geliyor. Bu da öyle bir ürün. Ancak aynı mağazadan aynı ürünü alsanız bile kulaklığın içinde başka çeşit kablo çıkabiliyor. Hepsinin ses başarımı aynı olduğu için KZ bir fark olmadığını iddia ediyor. Benimkinden mikrofon kısmı metal olan, siyah renk örgülü bir kablo çıktı. KZ ZSN PRO’nun klasik kablosu olan kahverengi renkli kablodan çok farklı. Kablo kalitesine baktığımız zaman örgülü olmasına rağmen bu örgünün çok da sıkı yapılmadığını ve her teli tek tek ayırabileceğimizi görüyoruz. ZSN PRO’nun kablosu böyle değil. Aşırı sıkı ve KZ ZS5 kablosundan daha kaliteli duruyor. Ama ZSN PRO’nun mikrofon kısmı plastik ve daha önce bu sebeple 2 tane ZSN PRO kablosu attım. ZS5 kablosunu mikrofon kısmı metal ve her iki kablo uçunda koruma olduğu için buralardan kolay kolay bozulmayacağını düşünüyorum. Daha kaliteli ve ses kalitesini yükselten kablolar mevcut ama kulaklıktan daha pahalı.

 

Ses Başarımı:

Eveeet, geldik en önemli kısma, ses başarımı. ZS5, çok yüksek bir potansiyeli olmasına rağmen son derece nazlı bir kulaklık. Öyle her EQ ayarına gelmiyor. Her cihazda istenen performansı vermiyor. Empedansı 18 ohm olmasına rağmen, (ZSN PRO 24 ohm) ZSN PRO’dan daha çok güç istiyor. İşin anlam veremediğim tarafı da bu aslında. ZS5’in içerisinde ZSN PRO’nun iki katı kadar sürücü olmasına rağmen ZS5’in empedansı daha düşük görünüyor. Ama pratiğe döktüğümüzde işler öyle değil. ZS5 çalışmak için kesinlikle daha fazla güç istiyor ve bence mobil cihazlarınızda kullanacak olursanız en iyi sesi alabilmek için amplifikatör kullanmanız şart. Yine de iPhone 6 ile belli bir seviyede kullanabiliyorum.

ZS5 her EQ ayarına gelmiyor demiştik. Evet, ZSN PRO’nun EQ başarımı çok yüksek ve ses karakterini sesi bozmadan değiştirebiliyor olmamıza rağmen, ZS5’te aynı durum mevcut değil. Low’larda çok büyük değişiklikler yapabiliyoruz ancak belli bir ses seviyesinden sonra istenmeyen cızırtı, gürültü vs. oluyor. Bu sebeple ZS5’e ben de kırgınım. 😀 ZS5 ile EQ ayarında high ve mid'lerde pek bir değişiklik olmuyor. Ancak ZSN PRO ile istediğiniz kadar EQ yapın, ZS5'in low başarımına erişemezsiniz. Bu sebeple kullanıcının tercihine kalmış bir durum.

Sibilans seviyesi, kulaklığın high’ları çok parlak olmadığı için düşük. ZSN PRO’ya göre gerçekten çok düşük. (Bu iyi bir şey.) ZSN PRO’nun bariz bir sibilans problemi vardı ancak ZS5’te çok yüksek ses açmadıkça herhangi bir sibilans problemi olmuyor.

Yukarıda da belirttiğim gibi, ZS5’in high’ları pek parlak değil. Ancak mid’lerde ve low’larda ZSN PRO’yu katlayacak kadar harikalar yaratabiliyor. (EQ bile yapmadan.) ZS5’te bulunan ekstra bir dinamik sürücü, ZSN PRO’nun bam güm vuran bass eksiğini de kapatıyor. Ben tek bir müzik türü dinleseydim ve bu tür de rock/metal gibi high’ların önemli olduğu bir tür olsaydı, ZSN PRO alırdım. Ancak siz de benim gibi her türü dinleyen biriyseniz, ZS5, ZSN PRO’dan daha iyi bir tercih olur. ZS5'in sürücü sayısı daha fazla olduğu için ZSN PRO'ya göre daha çok detay duyabiliyorsunuz.

 

 

Sonuç:

ZS5’i kısaca özetleyecek olursak, EQ başarımı low’larda yüksek ancak mid ve high’larda pek bir değişiklik yapmıyor. High’ları pek parlak değil ama mid ve low’larda parasına göre harikalar çıkartabiliyor. Özellikle bol enstrümanlı parçalarda her sesi ayırt etmenizi sağlıyor. Her bir ucunda 4 sürücü bulunduğu için müziğin her detayını duyuyorsunuz. Hatta ZSN PRO’dan çok daha fazla detay duyuyorsunuz. Konfor açısından bence gayet konforlu bir kulaklık ancak özel kulaklık uçlarına ihtiyacınız olabilir. Kablo kalitesi ortalama ama metal mikrofon kısmı detayı iyi olmuş. Earhook tasarımı bana daha rahat geliyor, ZSN PRO ile aynı zaten. Ama siz rahat eder misiniz, bilemiyorum. Ses izolasyonu düşük ve hem dışa çok ses veriyor hem de içe çok ses alıyor. Ancak ev içi kullanımda pek sıkıntı yaşayacağınızı sanmıyorum. Kısacası fiyatına göre eksileri ve artılarını göz önüne aldığımızda, bence muhteşem bir ürün. Ama biraz daha verip daha iyi ürünler tercih edebilirsiniz. Ben ZS5'in ZSN PRO’dan çok daha iyi olmasını beklerdim ancak ZSN PRO’dan üstün olduğu noktalar olmasına rağmen, yetişemediği noktalar da mevcut. Tam olarak biri birinden daha iyidir diyemiyoruz yani. Ama ses başarımına baktığımızda low’ları ZSN PRO’dan çok daha iyi olduğundan, günlük kullanımımda ZSN PRO’yu tekrar takacağımı pek sanmıyorum. High’lardan biraz feragat etsek de çok aratmıyor zaten. Okuduğunuz için teşekkürler.

 

Ürün Görselleri: (Gri olan ZS5, mavi olan ZSN PRO.)

BeğenFavori PaylaşYorum yap
s1234 paylaştı.

1000TL Altında Dikkat Çeken Telefonlar

-Ülkemizin güncel şartlarında 1000TL altı telefon pazarında öne çıkan telefonları derledik.

@gamsizm x @umtk

BeğenFavori PaylaşYorum yap
s1234 paylaştı.

#aradakalmasın

BeğenFavori PaylaşYorum yap

İçimiz ferahlasın
#CepTelefonuFotoğrafçılığı

BeğenFavori PaylaşYorum yap
s1234 paylaştı.

Hikayesini sevdiğiniz şarkı / türkü / şiir var mı ?

Hani dinleyince güzeldir ama hikayesini bilerek dinlersen veya okursan başka bir seviyeye çıkar ya o türden.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 25