Klavye Kısa Yolu ile Uyku Modu

Öncelikli not : Yapacağınız bu işlemden dolayı oluşabilecek hatalardan sorumluluk kabul etmiyorum.

Üst edit 1 : Adım 1’deki işlemden dolayı bilgisayarın aşırı yavaş bir şekilde açıldığını keşfettim. Hızlı başlat özelliğini etkiliyor olmalı. off yazan yeri on yazıp komut istemini yönetici olarak çalıştırdıktan sonra girerseniz eski haline çevirebilirsiniz.

Adım 1

Öncelikle komut istemini yönetici olarak çalıştırın ve aşağıdaki komutu girin.

powercfg -h off

Bu adım işlemin daha hızlı olmasını sağlayacaktır ve hazırda beklet özelliğini kapatacaktır.

 

Adım 2

  1. Masaüstü - sağ tık - yeni - kısayol adımlarını izleyin.
  2. Karşınıza çıkan boşluğa aşağıdaki komut setini yazın.

rundll32.exe Powrprof.dll,SetSuspendState Sleep

 

Adım 3

  1. Oluşturduğunuz kısayola gelip sağ tık - özellikler adımlarını izleyin.
  2. Kısayol sekmesi altında kısayol tuşu boşluğuna gelip istediğiniz harfe basın bu işlem sonucunda Ctrl + Alt + (istediğiniz harf)  kısayolu oluşacaktır.
  • İsterseniz Ctrl + Shift klavye kombinasyonuna aynı anda basarken kendi isteğiniz harfe basarak  Ctrl + Shift + (istediğiniz harf)  kısayolunu oluşturabilirsiniz.

 

Adım 4 Kısa yolu gizleme

  1. Oluşturduğunuz kısayola gelip sağ tık - özellikler adımını izleyin.
  2. Genel sekmesi altında en altta bulunan gizli kutucuğunu işaretleyebilirsiniz.
  3. Uygula butonuna tıklamayı unutmayın.
  • Kısayol saydam hale dönüştü ise aşağıdaki adreste bulunan yönergeleri uygulayın

https://support.microsoft.com/tr-tr/help/14201/windows-show-hidden-files

 

  • Lütfen bulduğunuz hataları ve önerileri yorumlarda belirtin. İyi günler dilerim.

#teknoyardım #akış

 

teknoseyir @kortex

22 Eylül 2020

BeğenFavori PaylaşYorum yap
kortex paylaştı.

TeknoSeyir Canlı Yayınları (Temmuz)

TeknoSeyir temmuz sıcağı dinlememiş ve geçtiğimiz ayda toplam 23 canlı yayın gerçekleştirmiş. Bu canlı yayınların toplam süresi 33 saat 15 dakika 12 saniye. Ortalama olarak her bir canlı yayın 1 saat 26 dakika sürmüş. Temmuzda en uzun canlı yayın 2 saat 23 dakikalık Yapay Zeka Dünyasına Yolculuk |TeknoSeyir Muhabbet #19 olurken en kısa canlı yayın etkinliğin de kısa sürmüş olması nedeniyle 32 dakikalık Realme C11 Lansmanı canlı yayını olmuş.

Not: Canlı yayın olarak yapılıp daha sonra YouTube'dan silinen ya da gizlenen videolar hesaplamaya dahil edilmemiştir. Gözümden kaçan canlı yayınlar varsa affola.

@gamsizm @hkellecioglu @umtk @ugury @acarsoy-cevdet @leventp

Tarih Program Süre
31.07.2020 Haftalık Gündem Değerlendirmesi 2020/31 01:14:25
30.07.2020 Umut'a Sorun #8 01:08:10
29.07.2020 TeknoSeyir Muhabbet #20 02:13:52
27.07.2020 Teknoloji ve Bilim Notları 2020/30 01:34:06
24.07.2020 Haftalık Gündem Değerlendirmesi 2020/30 01:25:30
23.07.2020 Xbox Oyunlarını Beraber İzliyoruz 01:38:34
22.07.2020 Yapay Zeka Dünyasına Yolculuk |TeknoSeyir Muhabbet #19 02:23:06
21.07.2020 OnePlus Nord Değerlendirmesi | Canlı Yayın 00:38:09
20.07.2020 Teknoloji ve Bilim Notları 2020/29 01:10:59
17.07.2020 Haftalık Gündem Değerlendirmesi 2020/29 01:39:44
16.07.2020 Umut'a Sorun #7 02:00:12
15.07.2020 TeknoSeyir Muhabbet #18 02:02:55
15.07.2020 Xiaomi Ekosistem Ürünleri Lanzmanı | Canlı Yayın 01:07:55
14.07.2020 Realme C11 Lansmanı | Canlı Yayın 00:32:03
13.07.2020 Teknoloji ve Bilim Notları 2020/28 01:30:17
12.07.2020 Ubisoft Forward Etkinliği | Canlı Yayın 01:41:35
10.07.2020 Haftalık Gündem Değerlendirmesi 2020/28 00:59:27
8.07.2020 TeknoSeyir Muhabbet #17 01:59:37
8.07.2020 Realme X50 Lansmanı | Canlı Yayın 00:51:53
7.07.2020 Poco M2 Pro Lansmanı | Canlı Yayın 00:40:33
6.07.2020 Teknoloji ve Bilim Notları 2020/27 01:19:01
3.07.2020 Haftalık Gündem Değerlendirmesi 2020/27 01:04:34
1.07.2020 TeknoSeyir Muhabbet #16 02:18:35

BeğenFavori PaylaşYorum yap
kortex paylaştı.

Uygun Fiyatlı Fan Toz Filtresi Yapımı

Bilgisayar kasalarımızda fan sayısı arttıkça haliyle eskiye nazaran daha fazla toz tutar hale geldiler. Ne kadar çok toz demek o kadar çok ısınma demek. Isınan bileşenlerinde haliyle performansı düşüyor yetmiyor soğutma sistemleri daha fazla soğutmak için fanlarımız ekstra sesli çalışıyorlar.

Bunun aslında basit bir çözümü hep vardı. Kasalara fan toz filtresi satılıyordu. 80 mm 120 140 mm şeklinde fanların önüne veya arkasına takabildiğimiz basit toz filtreleri vardı. Ancak bu toz filtreleri malum biraz pahallılar. İnternette kabaca göz gezdirdiğimde sadece birtane fan için 20 25 liralarda geziyorlar. ( mayıs 2020 fiyatlarını baz alıyorum. )

Haliyle tabi ki insan düşünüyor, alt tarafı filtre yani sineklikten hallice birşey için fiyat yüksek kalıyor. O yüzden bende bu toz sorunu için 10 küsür yıldır bildiğimiz ucuz yöntemi yapmayı anlatacağım. Malzemeleri heryerde rahatça bulabileceğiz malzemeler.

  • 1 adet külotlu çorap siyah olur ten rengi olur farketmez. Hangisi ucuzsa alın geçin. Görüntü önemliyse tabi ki siyah almaya bakın. Benim resimde aldığım çorap şok marketlerinde 3,5 liraydı.
  • 1 adet tornavida
  • 1 adet çakmak

Malzemeler kabaca bu kadar. Şimdi çorap işine gelirsek, çorabın kalınlığı belirten denye diye birşey var. Denye ne kadar az ise sayıca yani o kadar ince olur. Mesela bu resimdeki çorap 15 denye, bu böyle 60'a kadar gidiyor. Eğer 60 denye olsaydı daha kalın olacaktı ancak kalın olması demek dezavantaj, kalın olursa çünkü hiç hava geçmeyecek e fan boşa çalışacak. 🙂 O yüzden denye ne kadar az o kadar makbul. Bedeni boyu vs önemli değil denye önemli buna dikkat edin. Hani 60 denye çorap alıp sonra gelip '' YA SANA UYDUK ABİCİM BU FAN HİÇ HAVA ÜFLEMİYOR NE ANLADIK BU İŞTEN '' demeyin. Başından diyorum. 😀

Resimde görüldüğü gibi külot kısmını kesmeniz lazım. O kısım normalden daha kalındır ama işimize yaramayacak. Ama öyle çokta dibinden kesmeyin ben birazcık pay bıraktım.

 

Kestikten sonra elimizde 2 tane 90 cm'lik çorap oluyor. Uç kısımlarını ben kesmedim ama siz kesebilirsiniz sıkıntı yok.

 

Daha sonrası fanımızı alıp çorabın içinden geçiriyoruz. Gergin olacak sıkı iyice otursun.

İyice fanı çorabın içine soktuktan sonra kalan kısmı çok dibinden olmayacak şekilde kesebiliriz. Çok az pay kalsın ki hem fan kablosu için iyi olur.

Bu şekilde biraz daha gerip uçlarına düğüm atabilirsiniz böylece zamanla bırakma vs olmaz.

Bu şekilde sakın kasaya takıp vidalamayın çünkü vida deliklerine ufak bir işlem yapacağız.

 

Eğer vidalasaydık vida içerde çorabı iyice gerecek ve çorap kopacaktı böylece kenardan çorap iyice atacaktı.

İnce vida deliğine girecek şekilde birtane tornavida lazım. Bunun ucunu da çakmakla ısıtıp vida deliklerine deydirin hemen zaten delik oluşacak. Fanı hangi yöne takıp vidalayacaksanız o şekilde deliklerini açın.

 

Bende corsair 100r kasa mevcut. Bu kasa içinde de normalde 1 adet arka kısımda egzos fanı vardı ancak kasa içine hiç hava girmiyordu. Bende ön tarafıan normal 120 mm kasa fanı takmıştım. Ancak pc içini de ekleyeceğim daha kuralı 1 ay oldu olmadı sistemin içi toz içinde kaldı. Ki üstte ve altta toz filtresi kasanın var yani olmasına rağmen yetmedi çünkü kasayı tasarlayan mühendisler ön tarafa filtre diye bildiğiniz ızgara koymuşlar e o uzgaradan da haliyle toz giriyor.

 

 

Bu filtre işlemini yaparken tabi ki heryerini temizledim. İşlem bittikten sonra da video çekip topladım.

 

Fanların dönmesinde sorun oluyor mu ? derseniz de gördüğünüz gibi bir sorunu yok.

Filtre işlemini bitirdikten sonra kasayı temizledim. Tabi ki bu fan filtresi işi aslında hava akışını engelliyor. Ne kadar çok filtre varsa o kadar soğutma performansı düşüyor. Ama benim için zaten tozlanmaması mühim olunca soğutmadan biraz feragat ettim. Sıcaklıklar ise ortalama fanlar aynı devirde dönmesine rağmen kasa içi +3 ila +5 derece artma oldu. Tabi yükte böyle arttı.

Şimdi kabaca kaç paraya geldi ? kaçtane fan'a çıkar vs derseniz de hesapladım. 2 adet 90 cm zaten bize filtrelik çorap çıktı. Ben birtanesinden 2 tane fan'a geçirdim. Böylece 50 cm kadar kaldı. Toplamda da 20 cm kadar birtane 120 mm fan'a gitmiş oldu. Bu hesapla bize 9 adet 120 mm fan'a filtre yapabiliriz. Çorabı 3.5 tl'a aldığım söylemiştim fan başına da 38 kuruş maliyeti oldu. Yani 38 kuruş'a bir adet fan için filtre yapabildik. Bu da filtre için baya baya ucuz. 😀

Zamanla her ay güncelleyeceğim. Toz durumuyla alakalı blog'u güncel tutacağım. 🙂

Rehberimi okuduğunuz için teşekkür ederim.

24/06/2020 GÜNCELLEME

 

1 ayın sonunda ön fandaki tozu görüyorsunuz. Oldukça fazla tozun içeri girmesini engellemiş.

Fanın kendisinde de o kadar çok zor birikmemiş. Ancak bu her fan'a uygulama fikri benim corsair 110R kasamda pek mantıklı gelmedi çünkü ön kısma 3 tane fan alıyor.

Kasaya yeni fanlar gelince tek tek fanlara yapmak mantıklı gelmedi. Bende bütün fanlara takmaktansa sadece kasanın ön yan ızgara kısımlarından takmak istedim.

Kasamın ön kapağını çıkartıp yan ızgara kısımlarına çorabı geçirdim. Böylece 3 tane fan içeri havayı çekerken filtre görevi görecek. Ağustos ayında da tekrar güncellerim bu filtrenin toz durumunu da eklerim. 🙂

 

#kendinyap #diy

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 12 / 44
  • Orcun @orcun

    Güncelleme:

    Tozu ne kadar tutuyor ? ne kadar işe yarıyor vs. ? bunlar eklendi.

  • cicikuş nazmi @cicikus

    ben kasamı 2016dan beri komple söküp temizlemedim. Öyle öbek öbek toz olmadı hiçbir zaman sadece yüzeysel toz var. Böyle bişey yapasim geldi aslında ama fanların üfleme gücünün çok az bile olsa azalacagini bilmek psikolojik olarak beni rahatsız edicek. O yüzden yapmamayı tercih ediyorum. Yapsam bile ısılarda minicik bi artış gözemlesem sökucem onları çünkü biliyorum 😀

  • Ufkabakan @ufkabakan

    Ben bu incelemeyi nasıl kaçırmışım yaaa 🙂 Eline sağlık Orcun, çorap siyah olsa daha iyi olmaz mı? 😀

    • Orcun @orcun

      Daha iyi olur tabi, ama ben bulamamıştım siyahını yoksa siyah alırdım. 😀

    • Ufkabakan @ufkabakan

      @orcun Bu ten rengi de tozu gizlemiş aslında. Takayım unutayım diyen için bu renk daha iyi ama titiz adama siyah gider.

    • Orcun @orcun

      @ufkabakan Tozu gizliyor ama şöyle bir sorun oluyor. Evet tozun büyüğünü eledik iyi güzel ama bu sefer çok çok ince un gibi tozlar kasaya gene doluyor. Yani bunu da yüzde yüz engellemenin yolu yok. Geçen baktım mafia oynuyorum ekran kartı 87 derece olmuş. Ya kasanın önünde 3 tane fan var ondan sonra 1 tane arkada ki fan atıyor arkadaş ? Hepsi de ısıya göre deviri değişiyor ayrı corsair kontrolcüsü var oradan ayarladım hepsini sorun yok ama ekran kartı çoşmuş. E kart neredeyse 2 senelik ve daha önce hiç açılmamış temizlenmemiş. Geçen oturdum 1 saat uğraştım kartı tertemiz sıfır gibi yaptım macunu yeniledim vs kartın şimdi en sıcak hali 70 küsür derecelerde.

  • lterlemez @lterlemez

    Böyle düzenlemelerde kasa içi hava akım hızının düşüp düşmediği kontrol edilmelidir. Filtrenin geçirgenliği azaldıkça fanların çekim/itim gücü etkilenmektedir. Aslında bu filtreleme kasa giriş/çıkış noktalarında değil de içerilerde bir yerlerde, yani temiz ve soğuk hava sirkülasyona girdikten sonra yapmak lazım.

kortex paylaştı.

OnePlus 8 ve OnePlus 8 Pro Tanıtıldı

OnePlus 8 Pro

  • 6.78inç QHD+ (3168x1440) E3 AMOLED 120Hz ekran (1300nit tepe parlaklık) (3D CGG)
  • 240Hz örnekleme, JNCD 0.4 renk doğruluğu, 10bit renk, MEMC görüntü dengeleme, HDR10/10+ desteği, otomatik renk sıcaklık ayarı, 4096 seviyeli parlaklık kontrolü
  • Qualcomm Snapdragon 865 5G mobil platformu
  • 8-12GB LPDDR5 RAM / 128-256GB UFS 3.0 depolama
  • Dörtlü arka ve delik içi ön kamera kurulumu
  • Çift stereo hoparlör ve Dolby Atmos desteği
  • Haptic Vibration 2.0 etkileşim teknolojisi
  • IP68 suya-toza dayanıklılık sertifikası
  • Snapdragon X55 Modem 5G SA/NSA, Dual 4G VoLTE bağlantı
  • Wi-Fi 6 802.11ax 2×2 MIMO, Bluetooth 5.1, GPS (L1+L5), NFC
  • 4510mAh batarya / 30W kablolu, 30W kablosuz hızlı şarj
  • Ekran içi parmak izi okuyucu, yüz tanıma
  • Android 10 temelli OxygenOS işletim sistemi
  • Ürün ölçüleri 165.3×74.35×8.5mm; ağırlık 199g

OnePlus 8 Pro Kamera Özellikleri

  • 48MP IMX689 1/1.4", f/1.7, OIS ana kamera
  • 48MP IMX586 1/2", f/2.2, 120° geniş açı kamera
  • 8MP f/2.2 OIS telefoto zoom kamera
  • 5MP f/2.4 Renk filtresi yardımcı kamera
  • 3X hibrit ve 30X dijital zoom
  • Dinamik 3-HDR video çekimi
  • 3 mikrofon ile ses yakınlaştırma
  • 16MP f/2.0 ön kamera

OnePlus 8

  • 6.55inç FHD+ (2400x1080) 20:9 AMOLED HDR 90Hz ekran (1100nit tepe parlaklık)
  • Qualcomm Snapdragon 865 5G mobil platformu
  • 8-12GB LPDDR4x RAM / 128-256GB UFS 3.0 depolama
  • Üçlü arka ve delik içi ön kamera kurulumu
  • Çift stereo hoparlör ve Dolby Atmos desteği
  • Haptic Vibration 2.0 etkileşim teknolojisi
  • Snapdragon X55 Modem 5G SA/NSA, Dual 4G VoLTE bağlantı
  • Wi-Fi 6 802.11ax 2×2 MIMO, Bluetooth 5.1, GPS (L1+L5), NFC
  • 4300mAh batarya / 30W kablolu hızlı şarj
  • Ekran içi parmak izi okuyucu, yüz tanıma
  • Android 10 temelli OxygenOS işletim sistemi
  • Ürün ölçüleri 160.2×72.9×8.0 mm; ağırlık 180g

OnePlus 8 Kamera Özellikleri

  • 48MP IMX586 f/1.75 OIS ana kamera
  • 16MP f/2.2 120° geniş açı kamera
  • 2MP Makro çekim kamera
  • 16MP f/2.2 ön kamera

 

OnePlus 8 Serisi Fiyatlandırma

  • OnePlus 8, 8GB LPDDR4x RAM / 128GB UFS 3.0 depolama $699
  • OnePlus 8, 12GB LPDDR4x RAM / 256GB UFS 3.0 depolama $799
  • OnePlus 8 Pro, 8GB LPDDR5 RAM / 128GB UFS 3.0 depolama $899
  • OnePlus 8 Pro, 12GB LPDDR5 RAM / 256GB UFS 3.0 depolama $999

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 22
kortex paylaştı.

Bilimkurgu Dizileri

Edit 5: Yeni dizi ve ufak düzenlemeler

Edit 4: Yeni bir dizi ekledim ve bazı düzenlemeler yaptım

Edit 3: Bazı eklemeler yaptım ve üşengeçler için fragmanları ekledim 😂 Maalesef ekleyecek dizi gelmedi hala 🙁

Edit 2: Yeni bir dizi ekledim ve bazı düzenlemeler yaptım

Edit: Bir iki düzenleme ve ekleme yaptım o yüzden tekrar paylaşıyorum 🙂

Çok dizi izleyen biri olarak beğendiğim bilimkurgu dizilerinden ufak ufak bahsetmek istiyorum. Dizi arayanlara da biraz yardımım dokunur belki 🙂 Her dizide olumsuz gördüğüm her şeyi  yazacağım, eğer olumsuz birşey yazmamışsam, o dizi hakkında uzun uzun bahsetmek gereken olumsuz birşey yok demektir 🙂

Dizileri nereden bulabileceğinizi başlıklara yazdım ancak kafa karıştırmaması adına anlamlarını yazmam gerekiyor:

AMAZON PRIME - Amazon Prime aboneliği ile izleyebilirsiniz.

AMAZON - Amazon'da satın alarak veya kiralayarak izleyebilirsiniz, Prime aboneliği ile izlenemez.

AMAZON US - Türkiye'den erişilemiyor

NETFLIX US - Netflix'te var ancak Türkiye'de sezonları eksik veya hiç yok

HBO On AMAZON - Amazon üzerinden HBO üyeliği alarak izleyebilirsiniz. Sadece Amazon Prime ile izlenemiyor.

 

1- Battlestar Galactica - SONA ERDİ - AMAZON PRIME - IMDB

İnsanlar Cylon adında robotlar üretmişlerdir, robotlar bir gün akıllanarak köleliğe karşı çıkarlar ve insanlara savaş açarlar. Savaşı kaybettiklerinde uzayın başka bir bölümüne giderler ve insanlarla robotlar arasında bir uzay sınır anlaşması yapılır. 50 yıl sonra, insanlar robotların geri gelmeyeceklerini düşündükleri anda 12 koloniye saldırılar başlar, tam bir soykırım olur, 12 kolonide yaşayan milyarlarca insandan geriye 50 bin kişi kalır ve tek bir askeri geminin korumasında sığınacak bir yer ararlar. 13. kavimi ve kutsal yazıtlarda bahsedilen gezegeni, Dünya'yı ararlar.

Dizide bolca uzay savaşı göreceksiniz. Ancak dizinin asıl amacı uzay savaşı değil, bilimkurguyu araç olarak kullanarak; dini, ahlakı, siyaseti, insanlığı, tüm evrensel konuları işlemek. İnsana çok şey öğreten bir dizi. Bunların yanında yapay zekayı, spoiler vermemek için şu an söyleyemeyeceğim teorileri, zamansal paradoksları öyle bir anlatıyor ki böyle bir senaryonun nasıl yazılabileceğine hayret ediyor insan. Denge çok iyi kurulmuş. Dizi anlatmak istediği şeyi yavaş yavaş veriyor izleyiciye, izlerken konunun derinlere indiğini adım adım farkedeceksiniz.Finali ise insanın ağzını açık bıraktıracak cinsten. BSG benim için dizilerin en üst noktasındadır. Öyle ki bu diziyi bitirdikten sonra daha önce severek izlediğim birçok diziden soğudum... İzlerken dikkat edilmesi gereken tek şey sıralama. Araya filmler giriyor. Dizinin ilk sezonundan önce de 2 bölümlük giriş kısmı var. Şu linkten sırayı bulabilirsiniz. The Resistance ve The Face of the Enemy webisode'larını izlemeseniz de olur. Ayrıca Caprica isimli ek diziyi de izlemeyebilirsiniz. İptal oldu zaten. Ancak baştaki 2 bölümlük kısmı diziden önce mutlaka izlemelisiniz. Dizinin pilot bölümleri. Amazon Prime'da bu iki bölüm yok gördüğüm kadarıyla. Torrentten bulabilirsiniz. So Say We All

2- Humans - SONA ERDİ - AMAZON PRIME - IMDB

İnsanlar hizmet etmeleri için androidleri üretmişlerdir. Ev hizmetçisinden maden işçiliğine, seks işçiliğine kadar her alanda insanların hayatına entegre olmuşlardır. Ancak bir koddaki değişiklikten dolayı birkaç android zeka kazanır.

Bu dizide pek aksiyon yok, ancak dizinin amacı zaten aksiyon değil. Androidlere yapılanları göstermek, androidlerin insan hayatına nasıl olumlu ve olumsuz etki ettiğini göstermek, hem insanların hem de androidlerin tarafından farklı farklı bakış açıları göstermek, insana bu kadar yakın bir şey yaratıldığında arada herhangi bir fark kalıp kalmadığını irdelemek, ahlaki boyutu, hukuksal boyutu ele almak. Dizinin tek kötü yanı her sezonu 8 bölüm olsa da 2 yılda bir yayımlanması. İngiliz dizisi olmasından herhalde... Ha bir de bazı -bazı- oyunculuklar sırıtıyor, ama çoğunluğu inanılmaz şekilde güzel.

3- 12 Monkeys - SONA ERDİ - AMAZON - NETFLIX US - IMDB

Bir virüs yaratılıyor ve yaklaşık 7 milyar insan ölüyor. Gelecekte bu durumu düzeltebilmek için zaman makinesi inşa ediliyor ve salgını başlatan kişiyi durdurmak için geçmişe, izleyici için şimdiki zamana, bir gezgin gönderiliyor.

Konu çok basit gibi dursa da, hiç öyle değil. Dizi konuyu yavaş bir şekilde derinleştiriyor ve her sezon çıtayı net bir şekilde yükselterek gidiyor. İlk başta sadece gelecekten günümüze gelinmesini görüyoruz ancak dizi alıştıra alıştıra durumu değiştiriyor. Bir gelecek, bir geçmiş, 2043, 2016, 1987, 1989, 1945, 2145 derken dizi gittikçe hızlanarak zamanda yolculuk yaptırıyor izleyiciye. Tabi bu durum hızlandıkça paradokslar görmeye de başlıyoruz. Bir yerden sonra ise beyin patlatacak seviyeye geliyor. Paradoksları görmek, anlamak, çözmeye çalışmak çok zevk veriyor gerçekten. Dizinin en beğendiğim kısmı, önceki sezonun başında çok kısa bir an tamamen önemsiz birşey olarak verilen bir ayrıntının, sonraki sezonun sonunda pat diye ortaya çıkması. Belli ki dizinin senaryosu sezon sezon yazılmak yerine toptan yazılmış. İşte bu durum diziyi çok özel hale getiriyor. Yalnız dediğim gibi, dizinin sizi alıştırmasına izin vermelisiniz başta, ondan sonra zaten hızına yetişemeyeceksiniz.

4- The Expanse - DEVAM - AMAZON PRIME - NETFLIX US - IMDB 

Yüzyıllar sonra, insalık Mars'a ve Asteroit kuşağına koloni kurmuş, tüm güneş sistemine yayılmış. Mars halkı sürekli kubbe altında, koruyucu giysilerle yaşamaktan sıkılmış, gezegene terraform yapmak istiyor(Türkçesi neydi?). Dünya Birleşmiş Milletler altında tek bir halk haline gelmiş, Asteroit kuşağı ise sürekli Mars ve Dünya arasındaki bitmek bilmez yarışın ortasında kalmış. Bir kızın kaybolmasını araştıran detektifle başlayan hikaye, Mars ve Dünya'nın tekrar savaşın eşiğine gelmesine, güneş sistemi dışından gelen bir yaşam formuyla yapılan akılalmaz deneylere, tüm insanlığın sonunu getirmeye başlayan olaylara uzanır.

Bu diziyi ilk 3 bölüm izledikten sonra bırakmıştım. Ancak detaylı araştırmalardan sonra devam etme kararı aldım. İlk birkaç bölüm tam bir prologue. Uzayda bunlar mı yaşanıyor diye düşünmüştüm ki dizi birkaç bölüm sonra kendini gösteriyor ve bırakamaz hale geliyorsunuz. Bunun sebebi ise dizinin kitapların neredeyse birebir kopyası olması. Kitabın ilk kısmında karakterlerin oturması için yazılan uzun kısımlar diziye aynen aktarılmış. Ancak olaylar hızla değişiyor ve senaryoya, oluşturulan evrene hayran kalıyorsunuz. Beğenmediğim tek şey başrollerden biri olan zenci abla. Sesinden karakterine, saçına, tipine herşeyine gıcık oluyor insan. Oyunculuğu da berbat. Böyle bir dizi için başka birini bulamamışlar mı merak ediyorum. Çok iyi oyunculuğu olan o kadar zenci kadın var ki.. Ama buna rağmen senaryo için kesinlikle katlanılır. Yer yer uzay savaşı, yer yer drama, yer yer aksiyon, yer yer ahlak.. CGI'lar, efektler muhteşem..

Edit: Kitapları okumanızı tavsiye ederim diyeceğim de sadece 3 kitabın çevirisi yapılmış. Ben de 3 kitabı okudum kaldı öyle gerisi yok..

5- Westworld - DEVAM EDİYOR - HBO On AMAZON - IMDB

Çölün ortasında yapay bir kasaba yaratılır ve insandan farksız androidlerle doldurulur. Her androide bir geçmiş, hikaye verilir. Zengin insanlar buraya gelip bir gün geçirirler, ister öldürürler, ister tecavüz ederler canları ne isterse onları yaparlar. Sonra kasaba sıfırlanır, zarar gören androidler düzeltilir, herşey yeniden başlar. Ta ki androidler başkaldırana kadar.

İzlemeyen kalmamıştır diye tahmin ediyorum ancak varsa da mutlaka izlenmeli. Anlatış biçiminden dolayı baya baya beyin yaktıran bir dizi. Oyunculuklar mükemmel. Bol bol kan, ağır sahneler var. İzleyin, izlettirin.

6- Agents of SHIELD - DEVAM EDİYOR - AMAZON - IMDB

Marvel dizisi. Filmlerden bazı yan karakterleri görmek mümkün. Ama genel olarak SHIELD'a odaklanmış bir dizi. Filmlerle paralel giden, ara sıra gönderme yapan, bazen de filmlerdeki olayların arkasını gösteren dizi. İlk başta her bölüm bir olay gibi başlıyor, sonra olayların hepsini Hydra'ya çıkıyor, Hydra, Inhuman'lar, Ghost Rider, başka bir gezegene yolculuk derken olay 4. sezonda yapay zekaya ve tam sanal gerçeklik dünyasına, oradan zaman yolculuğuna, uzaya uzanıyor. Bu dizi süper kahraman dizisi değil bunu söylemem gerek. Bir tane süper güçlü kahramanın önüne gelen kötüyü patakladığı bir yapım değil. Dizinin aldığı yolu düşündükçe hâlâ hayret ediyorum. Dizinin tek kötü yanı, "e artık öl ama yaa" diye lanet okuyacağınız bir karakter 😀 İlk bölümler sıradan gelirse dediğim gibi hepsi birbirine bağlanıyor, dizi ilmik ilmik senaryoyu işliyor. Marvel filmlerini izleyen herkesin takip etmesi gereken dizi

7- Person of Interest - SONA ERDİ - AMAZON - IMDB

Bir dahi gerçek yapay zekayı icat eder, yapay zekaya adım adım hayatı öğretir, ancak fazla akıllandığı zaman korkup resetler ve yeniden başlar. İstediği hale geldiği zaman 11 Eylül saldırıları sonrası tam bir gözetleme servisi isteyen Amerika hükümetine verir. Ancak kötüye kullanımdan korktuğu için, yapay zekayı, "The Machine" 'i isteyenin istediğini gözetleyebileceği şekilde yapmaz. Machine tüm kameraları izler, tüm mikrofonları dinler ve olacak kötü olaylara karışacak insanların kimlik numaralarını verir sadece. Devlet de bu numaralardan yola çıkarak olayları daha olmadan engeller. Ancak buradaki sorun, yapay zekanın herşeyi görmesi, hem devlete zarar verecek terör olaylarını önceden görür, hem de sıradan suçluları, sıradan insanların başına gelecek kötü olayları görür. Bunların hepsine yetişecek zaman yoktur. Bu yüzden olaylar iki kategoriye ayrılır ve devlet sadece terör suçlarını takip eder. Machine sıradan suçları her gün siler. Ancak yapay zekayı yaratan adam bu durumdan vicdan azabı duyar ve sıradan suçlarla kendi ilgilenmeye başlar.

Dizi açıkçası biraz yavaş başlıyor, ilk zamanlarda sadece suçluların yakalanmasını görüyoruz. Ancak dizi adım adım ilerliyor, yapay zekanın kendi kendini geliştirdiğini, öğrendiğini, insanları koruduğunu görüyoruz. Daha sonra ise olaylar yapay zekaların savaşına gidiyor. Neredeyse sınırsız gücü olan, tanrıyı oynayan iki yapay zekanın savaşı... Dizi hem yapay zekanın gelişim aşamalarını çok güzel anlatıyor, hem de bu sırada olacak olaylara hazırlıyor. Yapay zeka adına izlediğim en güzel yapım sanırım. Dizinin tek bir sorunu var. Sezonların 23 bölüm olması. Bu sebeple özellikle ilk iki sezonda bol bol sadece suçluların yakalandığı birçok  bölüm izliyoruz. Bariz şekilde dizinin bölüm sayısının artırılmasıyla alakalı. Yapay zekayı merkezine alan bölümler mükemmelken, sadece suçluların yakalandığı "her bölüm bir olay" tarzı bölümler bu diziye yakışmıyor. Buna rağmen, diziyi kesinlikle tavsiye ediyorum. Sadece suçluların yakalandığı bölümler de kötü değil ancak diziden asıl beklenti yapay zeka olduğu için dizinin hızını biraz düşürüyor. Bu kadar güzel bir senaryoya sahip yapım gereksiz bölümlerle uzatıldığı için dizi erken final kararı aldı. Bu 23 bölüm saçmalığını yapan da kanal yönetimi diziye final verdiren de kanal yönetimi. Ne diyeceğimi bilemiyorum.. Bu sebeple dizinin son sezonu 13 bölüm yapıldı ve sezon kısaldığında ne kadar güzel olduğunu gördük. Ama yine de dizi bitti işte.. Tüm bunlara rağmen, kesinlikle izlenmesi gerektiğini düşündüğüm dizi. Pişman olmazsınız.

8- Fringe - SONA ERDİ - AMAZON US - IMDB

Saf bilimkurgu, FBI ile birlikte. Yer yer bilim, yer yer sınır bilim.. Dizi bir uçakta yaşanan kimyasal terör olayıyla başlıyor. Her bölüm bir olay şeklinde giderken her bölümde ufak ufak ipuçları verildiğini görüyorsunuz ve dizi hepsini birleştiriyor. Yeni ölenlerin beyninden bilgi almaktan, zihin paylaşımına, telekineziden zaman yolculuğuna, paradokslardan paralel evrene, uzay zaman dokusunun bozulmasına kadar dizi bilimkurgu severler için herşeyi içinde barındırıyor. Oyunculuklar çok iyi, senaryo çok iyi. İlk bölümler biraz cheesy gelebilir, birkaç bölüm içinde toparlanıyor ve yavaşça ana konuyu ortaya çıkarmaya başlıyor. Battlestar Galactica ile beraber gelmiş geçmiş en iyi dizilerin başında bence. Gerçekten Fringe'e yapabileceğim olumsuz bir eleştiri yok. İzleyin.

9- Sense8 - SONA ERDİ - NETFLIX - IMDB

Matrix'in senaristleri Wachowski kardeşlerin ve Netflix'in dizisi. Dünya'nın farklı yerlerinde yaşayan 8 kişinin zihinsel olarak birbirine bağlanmasını konu alıyor. Buna zihinsel doğum deniyor. Böyle birçok grup var, ve bu grupları avlayan bir yeraltı örgütü de var.

Bu dizinin tam bir sanat harikası olduğunu düşünüyorum. 7 farklı ülkeden 8 farklı insan, 7 farklı kültür. Dizinin çekimleri haliyle 7 farklı ülkede yapılıyor. Ancak buradaki asıl nokta, zihinsel paylaşım. Karakterler dizinin çoğunda gerçekten birarada olmasalar bile zihinsel olarak biraradalar. Bu da dizinin her oyuncusu 7 ülkede de çekimlere giriyor demek oluyor. Dizi oyuncuların bugüne kadar en çok seyahat ettikleri dizi olarak kayda geçmiş. Dolayısıyla çekimler uzun ve pahalıya patlıyor. Diziyi izlerken zaten bütçenin yüksekliğini farkediyorsunuz. Bu sebeple Netflix diziyi final bile yapamadan yüksek bütçe dolayısıyla iptal etti. İzleyiciden tepki geldi, Netflix geri atım atmıyoruz dedi. İzleyiciden daha büyük tepki gelince 2 bölümlük final kararı verdiler. Bölümler oldukça uzun olacakmış.

Dizide bolca çıplaklık var. LGBTİ, eşcinsellik hakları oldukça vurgulanıyor. Ki bu da dizinin ana temasından kaynaklı. Dizi her ne kadar örgüt falan dememden aksiyon dizisi gibi gözükse de değil. Birbirinden bu kadar farklı insanlar zihinsel olarak bağlandığı için, dizi de bu farklılıkları anlatıyor. Karakterlerin yaşadıkları yerlerden, çevrelerindeki kültür yapısından dolayı çektikleri acıları izlerken bir yandan birbirlerini anlamaya çalışmalarını ve birbirlerine bağlanmalarını izliyoruz. Çıplaklık dert değil diyorsanız izleyin. Sanırım bugüne kadar izlediğim bana en samimi gelen dizi. Müzik seçimleri ve oyunculuklar harika. Sanat harikası dizi..

10- The 100 - DEVAM EDİYOR - AMAZON - NETFLIX US - IMDB

Dünya devletlerinin nükleer savaşla gezegenin sonunu getirmesinin sonunda sadece birkaç bin insan Ark isimli uzay istasyonuna kaçarak kurtulabilmiştir. Dünya radyasyondan dolayı yaşanabilecek durumda değildir. Savaştan sonra 100 yıl geçmiştir, Ark kısıtlı kaynaklar dolayısıyla katı kurallarla yönetilir. Herhangi bir suç işlemenin cezası eğer suçu işleyen kişi reşitse idamdır. Reşit değilse reşit olduğu güne kadar beklenir. Birden fazla çocuk doğurmak da yasaktır. Eğer bir kadın 2. çocuğuna hamile kalırsa kürtaj yapılır, gizlice bebeği doğurursa anne idam edilir. Zaten kısıtlı kaynaklar varken bir kaza sonucunda artık hiç kaynak kalmamıştır. Hapiste reşit olacağı günü bekleyen 100 çocuğun Dünya'ya gönderilmesine, yaşama imkanının olup olmadığına bakılmasına karar verilir. Çocuklar dünyaya ulaşır, radyasyonun etkileri görülse de,  yaşanabilecek durumdadır. Ancak dünyada yalnız değillerdir.

Bu diziyi ilk bölümün sonlarına doğru bıraktım. Baştan aşağı ergen dizisiydi. Sonra bu diziyi en baştan niye listeme aldığımı merak ettim ve araştırdım. Gördüğüm her yorumda sabredilmesi söyleniyordu. Diziye ikinci şans verdim ve devam ettim. Dizi ilerledikçe farkettiğim şey, böyle olması gerektiğiydi. Dizide hem dünyaya inen çocukları hem de Ark'ta kalan yetişkinleri görüyoruz. Çocukların olduğu kısım ergenliğin dibiyken yetişkinlerin olduğu kısımsa bir o kadar yetişkinceydi. Reşit olmayan 100 tane ergeni kendi hallerinde bir gezegen salarsanız onlardan yetişkin davranışı mı beklersiniz yoksa ergen davranışı mı? İşte dizi burada kumar oynamış. Olayı fazla gerçekçi yapmış ki bu da yapımı ergen dizisi gibi göstermiş başlarda. Ancak dizinin anlatmak istediği bu zaten. 100 tane suçlu ergenin kötü olaylar yaşaması, yaşadıkları olayların sonucunda yetişkin olmaya başlamaları ve zamanı geldiğinde yetişkinlerden daha yetişkince karar almaları. Dizi bazı noktalarda bunu öyle vurguluyor ki hayret ediyorsunuz izlerken. Dizinin oynadığı bu kumar nedeniyle çok izleyici kaybettiğine eminim. Eğer diziyi bu sebeplerden bıraktıysanız devam edin ve yeni başlayacaksanız da bu dediklerimi dikkate alıp diziyi bırakmayın lütfen. Çok güzel bir post-apokaliptik yapım olmasının yanında yapay zekanın işin içine girmesiyle dizi iyice seviye atlıyor.

Edit: Kitapları da var, ancak dizinin yanında kitaplar gülünç seviyede kalıyor. Dizi almış başını gitmiş yürümüş, kitaplar çok basit düzeyde kalmış. Kitapları tavsiye etmiyorum.

11- The X-Files - SONA ERDİ - AMAZON PRIME - IMDB

1993'de başlayıp 9 sezon süren, 2016'da tekrar kaldığı yerden devam eden dizi. Bir FBI ajanının açıklanamayan olayları takip etmesini konu alıyor. Tahmin edebileceğiniz gibi olay uzaylılar ve bunu gizlemek için tüm dünyada komplolar düzenleyen uluslararası örgüt.

Dizi çok güzel. Biraz eski, bu yüzden izlerken yabancılık çekebilirsiniz. Ancak alanında tek yapım ve oldukça güzel bir iş çıkarıyor. Dizi tamamen bugüne kadar gerçek hayatta ortaya atılmış iddialara, belgelere dayanıyor. Yaklaşık 200 bölüm izleyebilirim diyorsanız tavsiye ederim. Dizinin tek sorunu, ara ara saçma bölümler olması. Buradaki sorun da sezonların 23 bölüm olmasından. O kadar çok kez dini tarikat konusunun işlendiği, ana konudan sapan bölümler var ki o bölümleri geçe geçe izledim. Ancak ana konunun işlendiği bölümler çok güzel. Dizi genelde hep ajanımızın ikincil deliller elde etmesi, gerçeğe hep bir adım daha yaklaşması üzerine kurulu. Dizinin çoğunluğunda açık açık bir kanıt konmuyor, uzaylı görmüyoruz. Ancak gösterilen şeyler de ajanımızın kuruntu yapmadığını, gerçekten uluslararası bir komplo kurulduğunu gösteriyor. Ancak 2016'daki devam kısmında olaylar biraz değişiyor. 4 Ocak'ta başlayacak yeni sezonun fragmanlarından gözüktüğü kadarıyla bu sefer açık açık ortaya dökülüyor herşey 🙂 Araya birkaç filminin girdiğini de söylemeden geçmeyeyim. Zamanınız varsa izleyin. The Truth Is Out There

12- Altered Carbon - DEVAM EDİYOR - NETFLIX - IMDB

Aynı isimli kitaptan uyarlanan bir Netflix dizisi daha. Çoook uzak bir gelecekte, insanların sürekli beden değiştirme imkanlarının olduğu bir dönemde geçiyor. Hafızaları yedeklemenin yöntemi bulunmuş, herkesin hafızası boyunlarındaki çiplerde depolanıyor, böylelikle beden ölümünün pek de önemi kalmamaya başlıyor. Tabi insanları çipten vurmazsanız 🙂

Dizi, cinayete kurban giden oldukça zengin bir adamın, başka bir bedende geri geldiğinde kendi cinayetini çözmesi için bir uzmanı işe almasıyla başlıyor. Ana konu cinayetin çözülmesi gibi dursa da aslında bunun ana konu değil, yapbozun ufak bir parçası olduğunu söyleyebilirim. Oluşturulan evren çok güzel. Özellikle yapay zekaya bayıldım. Blade Runner'daki yapay zekaya benziyor biraz ama daha iyisi 🙂 Ancak anlamadığım kısım, bu kadar uğraşılmış bir şey neden tek bir insan üzerine kurulur? Olay neden bu kadar küçük bir çapta bırakılır? Aslında olaylar küçük şeyler değil ama bu oluşturulan evrenden çok daha detaylı bir dizi çıkabilirdi. Bunu sanırım kitaba bağlamak gerekiyor. Kitabın açıklamasında zaten bunun, tek bir insanın hikayesi olduğu yazılmış. Ancak böyle bir dizi daha büyük bir çerçeveyi hakediyor bence. Belki diğer sezonlarda tek bir karakterin hikayesi olmaktan çıkartılır, neyse.. Oyunculuklar güzel. Tek sorun, şimdiki zamanla geçmiş zaman gösterilirken ana karakter farklı bedenlerde ama aynı kişi gibi hissettirmiyor. Tamamen farklı insanlar gibi. Bu çok göze batan bir sorun, ancak bunun dışında oyunculuklar iyi. Yapay zeka en iyi oyunculuğu sergiliyor 🙂 Efektler güzel, senaryo güzel. Dar alanlarda çok çekim yapılmış olması bütçenin az olduğunu belli ediyor, diğer sezonlarda artar umarım. Çıplaklık ve kan oldukça fazla. Bilimkurgu seven herkese öneririm.

13- The Man in the High Castle - DEVAM - AMAZON PRIME - IMDB

The Man in the High Castle, Amazon Prime'a özel bir kitap uyarlaması dizi. Aslında bu diziyi bu listeye alıp almama konusunda biraz kararsız kaldım, her ne kadar sağlam bir distopya olsa da bilimkurgu kısımları az, 3. sezon itibariyle biraz değişmeye başlıyor gerçi ama... Her neyse, dizi 2. Dünya Savaşı sonrasını anlatıyor fakat alternatif bir gerçeklikte. Savaşı Japonya ve Almanya'nın kazandığı, atom bombası atılan ülkenin Japonya değil Amerika olduğu, Amerika'nın ikiye bölünerek Almanya ve Japonya tarafından işgal edildiği bir gerçeklik. Ben aslında bu diziye başlarken bilimkurgu kısmının olduğunu hiç farketmemiştim, sadece distopya olduğunu düşünmüştüm, ancak dizide bilimkurgu kısmını sağlayan şey; savaşı Almanya ve Japonya'nın değil de müttefiklerin kazandığını gösteren bazı filmlerin ortalıkta dolaşması. Yaşasın çoklu evrenler! (Bunlar spoiler sayılmaz çünkü daha ilk bölümde veriliyor zaten)

Dizinin şu ana kadar 3 sezonu yayımlandı ve oldukça sevdiğimi söyleyebilirim. Oyunculuklar gayet iyi, senaryo güzel, atmosfer enfes... Ancak dizinin çok ağır ilerlediğini söylemem gerek. Her sezon 10 bölüm olmasına rağmen ağır ilerliyor. Yine de sıkmadan izletiyor. Tek tük CGI efektleri var onlar da kötü. Dünya sadece Nazi Almanyası, Amerika ve Japonya'dan ibaretmiş gibi davranmalarıysa hiç anlam veremediğim kısım oldu. Aynı şekilde eğer Amerika yenilmiş olsa durum bu kadar kötü mü olurdu, daha doğrusu Japonlar ve Almanlar gerçekten bu kadar acımasız mı olurdu bilemedim... Bir kitap uyarlaması olarak nasıl olduğunu kitabı okumadığım için bilmiyorum. Herkesin seveceği türden bir yapım olduğunu sanmıyorum ancak ben eski tarihlerde geçen filmleri hiç sevmediğim halde bu diziyi severek izlediğim için tavsiye edebilirim sanırım.

14- Better Than Us (Luchshe, chem lyudi) - SONA ERDİ - NETFLIX - IMDB

Better Than Us, orjinal adıyla Luchshe chem lyudi, Rus yapımı bilimkurgu dizisi. Netflix satın alarak yayımladığında keşfettim. "Gelecekte androidlerin hayatımızdaki yeri" temalı. Bir Android'in ne kadar insana benzeyebileceği, bu süreçte ne zorluklarla karşılaşacağı ve insanların bundan nasıl faydalanmaya çalıştığını izliyoruz. İngiliz yapımı Humans dizisini anımsatıyor (bir iki kısım hariç Humans kadar iyi değil diyebilirim) Detroit Become Human ile de benzerlikleri mevcut. Tabi Detroit'ten alıntı olamaz, 2018 dizisi.

İzlediğim ilk Rus yapımı dizi eğer ki yanlış hatırlamıyorsam. Amerikan dizilerinden farkı yok desem yeridir -Rusça olması dışında- 😀 Genel olarak fena bir yapım değil, oyuncuklar genel olarak iyi olsa da çok iyi diyebileceğim oyunculuklar da gördüm kötü diyebileceğim de. Müzikleri hiç farketmedim bile, senaryo iyi, akıcı. Ufak tefek gözden kaçan şeyler, çok daha iyi olabilecek sahneler, elden kaçmış potansiyel senaryo gidişatlarına denk geldiğim de oldu. Buna sebep olan şey -aynı zamanda dizinin tek büyük sorunu-, aynı Humans'taki gibi bütçe. Bütçenin az olması efektler başta olmak üzere kendini çok belli ediyor. Genelde dar alanların kullanılması, 2027 yılında olunmasına rağmen arabaların günümüzdeki modeller olması, androidlerin gözüne yapaylık hissi vermek için renkli lens takmaları gibi. Bu bütçe durumu, daha cüretkar bir senaryo yazılmasını da engellemiş. Rusya'da 8'er bölümden 2 sezon yayımlanmış olsa da Netflix'te tek sezon 16 bölüm halinde. Tek canımı sıkan 1-2 sahne geçişi oldu. Türk TV kanalında öyle bir geçiş görsem sansürleyip kesmişler derdim. Umarım öyle bir şey yoktur. IMDB'ye göre dizi bitmiş görünüyor ancak 2. sezon finali "devamı gelecek" mesajıyla bitti. Umarım devam eder. Bu arada Netflix'teki Türkçe altyazı rezalet düzeyinde. İzleyebiliyorsanız İngilizce altyazıyla izleyin veya en azından PotPlayer ile çift altyazıyla izleyin. En azından saçma konuşma olduğunu anladığınızda İngilizce altyazısına bakıp doğrusunu görebilirsiniz. İngilizce altyazıda saçmalayan diyaloglar yok. (Rus yapımı dizi öneriniz varsa söyleyin 🙂 )

15- Beforeigners - DEVAM EDİYOR - HBO NORDIC - IMDB

Bir HBO Nordic dizisi, Norveç yapımı. Dünya'nın her yerinde eşzamanlı olarak geçmişten gelen insanların belirmesini konu alıyor. Taş devrinden 1900'lü yıllara kadar her devirden. Bu yönüyle geri kalan tüm "zaman yolculuğu" yapımlarından ayrılıyor. Başrolümüz, Viking döneminden günümüze gelen, devletin işbirliği teşvik programı kapsamında polis akademisinden mezun olup polis olarak çalışmaya başlayan bir kadın. Hükümet ve bilim çevreleri zamanda geriye gitmenin mümkün olmadığını, sadece ileri gidilebileceğini iddia ediyorlar. Günümüze ışınlanan bir kadının ölü olarak bulunması ve bunun arkasındaki sırların ortaya çıkarılması için açılan polis soruşturmasını izliyoruz. Dizi boyunca farklı dönemlerden insanlar arası sosyal ve kültürel çatışmaları da bol bol görüyoruz.

Dizinin görüntü yönetiminde, müziklerinde çoğunlukla belirleyici bir şey yok. Bütçesinin düşük olduğu kendini belli ediyor. Bütçe çok yüksek olmadığı için doğal olarak bu olayın sadece Norveç'e etkilerini görüyoruz. Oyunculuklar fena değil. Akıcı bir anlatıma sahip ve sıkmadan izletiyor. Bu tür konulara ilgiliyseniz tavsiye ederim.

Türkçe altyazı olmadığını belirtmeliyim. İngilizce altyazı da Norveççe'den çeviri olduğu için yer yer tam oturmayan diyaloglara denk gelebiliyorsunuz. +18 sahneler bolca var. İlk sezonu yayımlandı, 6 bölüm. Keşke 10 bölüm olsaydı diye düşündüm. Bu olayın halk üzerinde bıraktığı etki daha da detaylandırılabilirmiş.

#Dizi #Netflix #Amazon

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 39
  • Barış Tolon @baristolon

    Ben de eskilerden bir öneri yapayım bari. Twilight Zone öneririm. Baya eski bir iş ama kafa açan bölümlerde var. Tabii eski Star Trek serilerini de öneririm. 🙂 (Lexa <3)

  • XlasisMatthew @xlasismatthew

    12 maymunun konusu ilgincmis yarin aksam bir bolum izliyip goz atmak istiyorum. Teşekkürler.

  • lterlemez @lterlemez

    12 Maymunun filmini de seyredin, Bruce Wills baş rolde. Bu dizilerin içinde en iyi 2'si Battlestar Galactica ve The X Files'dır. BSG'yi orijinal serisini de seyretme şansını yakalamış birisi olarak, çok güzel bir hikayeye sahip olması ve zamanı için iyi bir film çekim düzeni kullanmaları ile tutmuş bir dizidir. The X Files'ı ise çok sonradan izleme şansım oldu ve gerçekten sürükleyici bir dizi.
    Bu tür dizilerin ortak noktası, bazan sapıtmaları/saçmalamaları oluyor ki bu da beklenebilecek bir şey, çünkü ne kadar akıllı yaratıklar olsak da konu edilen olayları tecrübe etmemiş yaratıklarız, bunca yıldır Dünya üzerinde yaşamamıza rağmen, uzay geçmişimiz daha bir asrını bile doldurmamıştır. Uzun soluklu bir uzay seyahatimiz bile yok. Büyük bir kısmını ise şu ana kadar elde ettiğimiz temel ve mühendislik bilimlerindeki bilgilerimiz ile yazıyoruz. Sosyolojik, psikolojik olarak bile bir fikrimiz yok bu tür olaylar için.

kortex paylaştı.

Hastalıklardan Korunmak İçin Maske Kullanımı

#CoronaVirus #Influenza #CerrahiMaske #N95Maske

Hastalıklardan korunmak için maske kullanımıyla alakalı bazı yanlış bilgilere denk geldim. Konu hakkında bilgi sahibi olmak isteyenlere faydalı olabilecek bilimsel bilgileri paylaşmak istedim.

Enfeksiyon hastalıkları temas, damlacık veya solunum yoluyla bulaşabilir. Maske kullanımı hem damlacık hem de solunum yoluyla bulaşan hastalıklara karşı koruma sağlar. Damlacık yoluyla bulaş hasta veya taşıyıcı kişinin öksürme, hapşırma veya konuşması sırasında etrafa saçtığı enfekte salgıların diğer kişilere bulaşması şeklinde olur. Damlacık ile bulaşan enfeksiyon etkeni 5 µm'den büyüktür ve hastanın 1 metre çevresine yayılabilir. Boğmaca, difteri, influenza, kabakulak, adenovirüs, kızamıkçık damlacık yoluyla bulaşır. Solunum ile bulaşan etkenler ise 5 µm'den küçüktür ve havada asılı kalabildikleri için kolaylıkla uzak mesafelere yayılabilirler. Tüberküloz, varisella zoster virüs (bir çeşit herpesvirus), kızamık, su çiçeği, SARS (coronavirüs), ebola, lassa ve marburg etkenleri solunum yoluyla bulaşan etkenlerdir.

Bu hastalıkların yayılmasını engellemek için aslında yapılması gereken hasta kişinin maske kullanmasıdır. Çin, Japonya gibi ülkelerde kişiler hasta olmamak için değil, hastalığı yaymamak için maske takarlar (Wuhan'daki şu anki durumdan farklı olarak). Ancak bizim ülkemizde insanlar maske kullanmaktan utandıkları için ne hasta olanlar ne de hasta olmaktan korunmak isteyenler maske kullanmaz. Bu yüzden sürekli influenza salgınları yaşıyoruz.

Hastalıktan korunmak için kullanılabilecek maskeler:

Cerrahi maske: Damlacık yoluyla bulaşı engellemek için kullanılır. Asıl kullanım amacı kullanan kişinin damlacıklarının çevreye bulaşını engellemektir. Ancak çevredeki damlacıklardan korunmak için de kullanılabilir. Düşük filtreli olduğu için aerosollere ve virüslere karşı etkisizdir. Ucuzdur, herkes alıp kullanabilir. Hastaların dışarıya çıkarken kullanması gereken maske budur. Hastanelerde damlacık izolasyonu altında olan hastalara yaklaşırken bu maske kullanılır. influenza salgınlarında kendinizi korumak için bu maskeyi kullanabilirsiniz.

N95 Maske: %95 filtreleme özelliği olan aerosol, bakteri ve virüslere karşı yüksek etkinliği olan maskelerdir ancak pahalıdır. Solunum yoluyla bulaşan hastalıklardan korunmak için kullanılması gereken maske türüdür. Hastanelerde solunum izolasyonu altında olan hasta odalarına girerken N95 maske kullanmak zorunludur. Tüberküloz, SARS (coronavirüs), ebola, lassa ve marburg gibi solunum yoluyla bulaşan korkutucu hastalıklara karşı korunmak için kullanılması gereken maske N95'dir.

Maske kullanmak zordur. Nefes alış verişinizi etkiler, rahatsızlık verir. N95 maskeler ağız ve burunu tamamen kapattığı ve yüksek filtreleme oranına sahip olduğu için soluk alıp vermeyi daha da zorlaştırır. Sürekli maske kullanımı zor olduğu için kalabalık veya hastalık etkeninin bulunduğunu bildiğiniz mekanlarda kullanmanız daha rahat olacaktır. Maskelerin tek seferlik olduğunu söylememe gerek yoktur sanırım. Bu yüzden de N95 kullanımı daha da zorlaşıyor. Nitekim, bir kutu (50 adet) cerrahi maskenin fiyatı ₺20-30 iken tek bir N95 maske bu fiyatlara satılır.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • reducto @protego

    Tek kullanımlık şeye 20-30 lira para verebilecek insanlar anca zenginlerdir, onlar da bizim aksimize toplu taşımanın falan yakınından bile geçmedikleri için pek bir anlamı kalmıyor 😀

    • Equitatus @equitatus

      Evet, maalesef öyle. Ancak enfekte olduğu kesin olan bir bölgeye gidiliyorsa N95 maske kullanımı anlam kazanıyor. Yazıda da belirttiğim gibi hastanelerde de sadece solunum izolasyonu olan hastaların yanına girerken kullanılır (kural böyle ama %90 kullanılmıyor, ancak tüberküloz enfekte hasta varsa kullanılıyor).