Uzun lafın kısası bu durumda "Ne yapabilirim ?" mi diyorsunuz?
Malzeme Listesi:
Size verilen modeme uygun en fazla 3 metre kablo uzunluğuna sahip harici anten.
Bir adet hurda TV çanağı.
MIMO harici anteni aynen LNB uydu anteni gibi çanağa sabitleyin kabloyu modeme bağlayın baz istasyonuna yönledirin bitti gitti arkadaşlar 12-24 mbps düşük pingli Whatsapp'tan şahene görüntülü görüşme yapabileceğimiz cillop gibi internetiniz afiyet bal şeker olsun.
Çanaksız şekilde sadece harici antenle olmaz mı peki? Maalesef olmuyor sonuç hüsran. Çeşit çeşit anten denedim en güzel bu yöntemle oldu.
Neden hurda çanak?
Paslı veya çiziksiz boyalı sıfır farketmez arkadaşlar. Paranız cebinizde kalsın sıfır çanak almaya gerek yok. İkinci el eski çanak alın aynı şey.
Oluru var mı nasıl tespit ederim?
Hurda çanağı baz istasyonuna yöneltip kendi telefonunuzu veya varsa Huawei R216 mobil 4g gibi modeminiz varsa LNB yuvasına sabitleyin. Telefon ile deneyecekseniz uçak moduna alıp çıkarın. Hız artışı varsa oluru vardır. 2-3 Mbps'den 24'e kadar çıkabildim. Ben Huawei R216 ile tespit etmiştim örneğin. İlla kocaman çanak olmasına da gerek yok esasen ama ne kadar büyük olursa iyi olur.
Madem böyle çekiyorsa sadece çanak koymak yeterli harici antene gerek yok? Evet bir dönem 4G modemi LNB yuvasına tutturarak kullandım ve evet güzel sonuçlar elde ettim ama wifi sinyali de o yöne doğru gitti evin 4 bir köşesine wifi sinyali düzgün şekilde ulaşmadı. Ayrıca karı var yağmuru var sağlam iş olmaktan çıkıyor.
Nasıl yaparım?
Diyelim ki kırsalda yaşıyorsunuz size en yakın yerleşim birimlerini Maps üzerinden tespit edin muhtemelen baz istasyonları buralarda olur.
Çanağınız için etrafı açık bir yer tespit edin önünde beton yapıları geçtim ağaçlık bile olmasın kış vakti kuru dalların arasından sinyal yakalarsınız bahar gelince sinyal kaybı yaşarsınız. Önce çanağımızı bir güzel normal uydu çanağı kurarmış gibi sabitleyelim.
Bir önceki adımda baz istasyonumuzun yerini tespit etmiştik oraya çanağımızı yönlendirelim. Şimdi MIMO antenimizi alalım normal LNB takarmış gibi size önereceğim mimo anteni buraya sabitleyin arkadaşlar artık orası sizin yeteneğinize kalmış bir şey. paketten çıkan mount parçayı ters çecirdim böylelikle yuvaya güzelce oturdu. Kurulumu yaparken harici antenin kablolarına dikkat edin çanağı takarken yanlışlıkla kabloları ezip hasar verebilirisiniz.
Ben antenin içinden modeme su akmasın diye pet şişenin ağız kısmını kesip suya karşı dayanıklı hale getirdim örnek olarak. Su yalıtımına özellikle dikkat edin dışardan içeriye gelen kablodan modemin içine su akabilir somun olan yere kadar hortum da ekledim ve kabloları bunun içinden geçirdim hem kablo korundu hem su işini elimden geldiğince çözdüm. Şimdi 3 metre kadar hareket edebiliriz bu mesefede uygun bir yere size verilen 4G modemi konumlandıralım.
Şimdi diyeceksiniz modemde takacak yer yok hayır arkadaşlar bir çok modemde takacak yer var ama portların üstünde kapak var. Örnek olsun diye görsel ekliyorum. Bu kapakların altında anten terminalleri var. Örneğin yeni verileren modemlerde SMA varken eski kule tipi modemlerde TS-9 vardı. Arkadaşlar anteni alırken terminale kesinlikle dikkat edin Rp-SMA olabilir. Taktıktan sonra aşağıdaki gibi gözükecek:
Kılavuzda hem terminal tipini hem de MIMO mu SISO mu olacağı yazar. Ben çeşit çeşit anten denedi serçe parmağı kadar boyuttan sopa olana kadar boş arkadaşlar fayda etmiyor taki klavuzu okuyana kadar. Önerdiğin anteni aldım çok kısa 3 metre kurtarmıyor araya uzatma kablosu alabilir miyim demeyin çalışmaz hadi çalıştı diyelim sinyal kaybı olur(denedim). Benim tavsiyem çanaktaki LNB yuvasına sabitlemesi kolay tipte olanlardan görsel olarak ekledim.
Her şey çok güzel modemi kurduk anteni taktık doğru yöne de yönelttik "la bu niye ne çekmiyor boş masraf yaptırdın bize" diyip sinirlenmeyin, en önemli yere geldik. Modeminizin içinde BAND ayarı yapmanız gerekli. Şimdi yine sinirlenebilirsiniz burda da patlama ihtimalimiz var çünkü. Mesela bende Huawei Superbox varken play storedan indirdiğim uygulamayla BAND seçebiliyordum https://play.google.com/store/apps/dev?id=702823146359580448. Mercusy aldım arkadaştan olmadı ona geri verdim.
En sonda Keenetic'e geçtim mis gibi arayüzü var istediğim şekilde BAND seçebiliyorum. Bu işe girişmeden önce modeminizi iyi tanımak şart yani. Neye göre seçim yapacağım diyorsanız Mesela Turkcell'de 3G ile ilgili bütün özellikleri kapatın hiç uğraşmayın belki bulunduğunuz konumda 3g sinyal alırsanız bir ihtimal olur ama baz istasyonlarında bile 3g yatırımı yok artık operatörler pek sallanmıyor artık 3G sinyalini.
Turkcell 4G yayını BAND 1-3-20 üzerinden veriyor sizin operötörünüze göre bu değişir. Diğer operatör sinyallerini kapatın bu üçünü sırayla deneyin. BAND 20 en çok sinyal alabileceğiniz kanal çünkü kırsaldaki uzakta kalan telefonlar çeksin diye bu yayın var. Zaten bu antendi çanaktı olmadığında modeminizin anteni eğer kırsalda yaşıyorsanız 20 kanalını kendi kendine seçtiğini gözlemlersiniz.
Keenetic çok güzel dokümanlar hazırlamış bunlara da mutlaka göz atın.
Peki elektrik kesintisinde bile nasıl internete bağlanabilirim? Sadece internete bağlanma olarak düşünmeyin nano ups'niz varsa vo-wifi sayesinde sms ve arama almaya devam edebiliyorsunuz.
Tunçmatik TSK5264 Nano UPS Telecom Edition alın 8 saate kadar idare edebildiğini söylüyor Tunçmatik. Bu nano ups'in 2 modeli var düz model üzerindeki switch ile 12V-9V-6V-3V 1A verebiliyor. Size tavsiyem Telecom edition olanı alın üzerinde switch yok Sadece 12V verebiliyor ama 2A çıkış kapasitesi var.
Kullandığım izlediğim okuduğum linklerini de bırakıyorum arkadaşlar kafanızda olay aydınlanır:
İki youtube içeriği var bunları mutlaka izleyin diğerlerini yorum alanına bırakacağım.
Bu abimiz çanağın dikeydeki yöneltme şeklini anlatmış tv çanağı yeni tipteyse normal çanak gibi kullanmayacaksınız özetle başı LNB yuvası aşağıya bakacak.
Önerdiğim modemlerden Keenetic güncel olanı alabilirsiniz. https://keenetic.com.tr/tr/compare/routers?products=keenetic-hopper-4g-plus,keenetic-hero-4g-plus,keenetic-runner-4g
Size illa Keenetic alın demiyorum ama ekstra bir yazılım olmadan BAND değiştirebilme özelliği şahane bir olay. Eleştrim yok mu var tabi eskisi gibi F/P ürün olmaktan çıktılar bu tutumu doğru bulmuyorum. Tp-Link'ler de band değiştirme vardır belki bilmiyorum kullanan varsa yorumlarda belirtin lütfen.
Bu arada mutlaka Modem içinden Adguard gibi reklam engelleyici çözümleri şiddetle tavsiye ederim. Kota konusunda inanılmaz şekilde yardımcı oluyor. YtPremium Aile planı da alın ailenizin hesaplarını ekleyin gerçekten tüketim konusunda fark ediyor. Ebeveyn telefonlarında Instagram Facebook gibi uygulamaların veri tasarruf modlarını da açın.
Şimdi başka bir meseleye gelelim artık bizden kaynaklı bütün sorunları çözdük Operatör taraflı sorunlara gelelim arkadaşlar benim olduğum yerde sadece Turkcell çekiyor diğer operatörlerin detayını bilemiyorum maalesef.
Mesela temin ettiğiniz superbox hattınız var içinde sim kartı var kendi modemi var vs vs. Ben bu sim kartı başka 4G bir cihazda çalıştırabiliyor muyum çalıştıramıyor muyum muallakta arkadaşlar. Saha ekibi "Abi o eskidendi kendi cihazına takabilirsin eskiden cihaz imei numarası - sim kart eşleştiriyorduk şimdi yapmıyoruz" dedi müşteri hizmetleri "olmaz öyle şey" dedi.
İşte ben bu yüzden superbox tariflerine bulaşmadım sadece paketsiz data hattı temin ettim sonradan paket seçtim. Şimdi ki yeni süreçleri bilmiyorum. Bayiden data hattı alırken dikkat edin arkadaşlar gereksiz yere paket tuzağına düşmeyin. Müşteri hizmetlerine mutlaka bu hattı nasıl alabileceğinizi sorun.
Özetle benim yaptığım hırdavat işini neden operatör bana sunmuyor? Modem kirası almak hoş güzel ama çekmiyor. Kardeşim yapın böyle bundle paket kurulum doğru düzgün hizmet alalım.
Buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim.
Zaman içinde güncellemeler olabilir veya hata düzeltmeleri yapılabilir.
Bu yazıda herhangi bir yapay zeka aracı kullanılmamıştır 🙂
Lütfen sizler de yorumlarda önerilerde veya geri dönütlerde bulunun.
Teşekkürler, superbox go'da anten çıkışı yok ama şimdi düşünüyorum, belki bu data sim'i bir antenli modem alıp ona takabilirim. Çünkü telefon'da çalıştırıyorum sorun olmuyor. Sakin bir zamanda videoları da seyredeceğim.
@kortex yarı zamanlı yaşayacaktım, o nedenle superbox go aldım ama iş güç olmadı bir türlü. bu arada şimdiki evde de altyapı yok. bir şekilde çekiliyormuş falan ama. sonuç olarak aslında pek şikayetim yok, 200 GB ve fiyat dışında.
Dün geceden beri uyumayarak yaptığım analizler sonucu Teknoseyir'de birşeyler döndüğüne ikna oldum. Başka üyelerinde bu tuhaflıkları fark ettiğinin farkındayım. MG ve LP bize bir mesaj göndermeye çalışıyor. Yaptığım analizleri paylaşacağım ama tam olarak neler döndüğünü bende bilmiyorum. Bir yerlerde zorla tutsak tutulduklarını düşünüyorum.
KANIT - 1 Ard arda yüklenen 4 video. Bu işi araştırmaya başlamamdaki en büyük etmen buydu. TS hiçbir şekilde bu kadar videoyu arka arkaya yüklemezdi.
KANIT - 2
LP görüldüğü üzere tişörtü ters giymiş. Bu bir mesaj mı yoksa kaçırılan kişiler tarafından acele ile kamera önüne çıkarılırken bu şekilde mi giydirildi???
KANIT - 3 LP yazılı ve üzgün sürat içeren bu çizim. Derin araştırmalar sonucu bunun önemli bir mesaj olduğu kanaatine vardım. LP ve üzgün suratın yan yana çizilmesi bile başlarının belada olduğuna ciddi bir işaret.
KANIT - 4 Video başlıklarındaki gizli mesaj. Ard arda yüklenen bu kadar videodan çıkardığım sonuç şu ki. Videoların yüklenme sırasına göre ilk harflerinden bir kısaltma oluşuyor. GSSO
Bu kısaltmayı Google'da aratınca karşımıza çıkan sonuç !!!
Askeri ve Hükümet alanlarında kullanılan bu kısaltma yaptığım araştırmalar sonucunda Florida'da bulunan hükümete bağlı bir servise ait.
GSSO - Government Special Security Officer (Florida)
GSSO - Hükümet Özel Güvenlik Görevlisi (Florida)
KANIT - 5
Son kanıtta zaten hükümet tarafından alıkoyulduklarına en büyük işaret. Resimde de görüldüğü üzere hükümet binalarını anlatan bir yapı gösteriliyor.
SONUÇ Bu kadar araştırma ve kanıt sonucunda TS'nin yeni yaşını çekemeyen Florida hükümeti tarafından alıkoyulduğu tespitine vardım. Bütün TS severleri yardıma çağırıyorum.
TS ilk kurulduğundan beri, daha bu site yokken takipteyim, bu dehşet iddialar dış mihraklar tarafından büyük bir çabayla gizlenmiş. buradan @leventp ve @gamsizm'ye çağrımdır, tehlike altındaysanız ilk canlı yayında göz kırpın biz anlarız.
Selam arkadaşlar, uzun zaman önce yazdığım ama taslak halinde bıraktığım bloğumu bugün yayınlıyorum. Sınavlar bitince hallederim diye niyetlenmiştim. Kısmet bugüneymiş.
Bu yazı bilgisayar önerisi veya model önerisi içermez. Sadece ürününüzü uzun yıllar kullanmanıza yardımcı olacak tavsiyeler içerir.
Aşağıda bahsettiklerimin çoğu laptoplarla ilgili. Bilgisayar dediysem laptopları kastettiğimi unutmayın. Keyifli okumalar dilerim. Bilgisayarınız hayırlı olsun. İyi günlerde keyifle kullanın.
Merhaba arkadaşlar, bugün sizlere yaklaşık 14 yıllık çeşitli bilgisayar laptop kullanımlarımın sonuçları olan bazı tavsiyelere aktarmak istiyorum.
0) Bilgisayarınızın kutusunu atmayın yanında gelen hiçbir şeyi çöpe atmayın. Evinizde tutun. kutu servise işiniz düştüğünde içinizi rahatlatacak önemli detaylardan biri. Kimi mağazalar fatura vermeyebiliyor. Kesinlikle fiziksel bir fatura isteyin ve kutunuzda muhafaza edin.
1)Bilgisayarınızın ekranına dokunmak yok. O ekran dokunulmak için yapılmadı üzerinde koruma katmanı yok çok hassas anında çizilir. Benim ilk bilgisayar deneyimim crt ekran ile başladı. Bildiğiniz tüplü televizyon gibiydi Ön yüzeyi camdı nerde o eski günler 😀
2)Bilgisayarın önünde yemek yemek kesinlikle yasak. Yağ damlacıkları farkına varılmaksızın laptopunuzu ekranına kasasına veya muhtelif yerlerine yapışıyor maalesef. Kimi zaman bu ufak noktacık ne elimle sileyim diyerek ekrana dokunmaya çalışmayın. Biraz LCD ekran temizleyiciyi mikro fiber beze sıkın ve hafifçe ovalayın. kesinlikle bastırmayın. Size diğer önerim bilgisayarınızın olduğu masada sıvı bir madde bulundurmayın özelikle şekerli içecekleri. Kazara üzerine dökülme riski çok yüksek.
3) Yumuşak zeminde/battaniye/halı üzerinde çalıştırmak yasak. Özellikle laptopun taşınabilirliği sizi bu konuda yanıltacaktır. Her zaman düz sert zeminde çalıştırın. Aksi taktirde zamanla içine daha fazla toz birikecektir ve ısınma sorunlarına neden olacaktır.
4) Uzun yolculuktan önce ya da uzun süre kapak açılmayacaksa arasına ince bir bez koyun. bu bez kutudan çıkan ince bezde olabilir gözlük silmek için kullanılan mikro fiber bezlerde olabilir. uzun süre açılmadığında klavyenin izi ekranda çıkar ve ekranın yansıma engelleyici katmanı zarar görür.
5) Şarj aletinize iyi bakın. bunu neden söylüyorum peki bilgisayarınızın içinden çıkan şarj aleti ürünün yanında verilmesi için konulan eşantiyon bir ürün değil. Sağa sola vurmamaya düşürmemeye kablosunu sandalye altında ezmemeye dikkat edin. HP laptopların içinden çıkan şarj aletleri yaklaşık 800-900 lira civarında.
7) Ekranı peçete ve ıslak mendille silmek yasak, anında çizilir. Peçeteler ıslak mendiller sandığımızdan çok daha sert bir yüzeye sahip. Piyasada olan gözlük silme mendillerinin üzerindeki elektronik ekranların silinmesine uygundur ibaresine kanmayın. ekranda çizikler oluşturduğuna şahit oldum. Mikro fiber bez, püsküllü fırça solüsyon seti almanızı şiddetle tavsiye ederim. Spreyi doğrudan yüzeylere sıkmayın. beze sıktıktan sonra hafifçe ve kesinlikle bastırmadan kullanın. mikro fiber bezinizi kullanman önce kesinlikle eliniz VE gözünüz ile yoklayın içine sert cisimcikler kaçmış olabilir. Ekranı silerken çizildiğini fark edebilirsiniz. Bilgisayar her gün tozlanacaktır. Özellikle ekranı bu durumda elinizi sürmeyin ufacık toz tanesi için elinizdeki yağlar ekrana geçecek ve daha beter bir durum oluşacaktır. Yanınızda püsküllü fırça her zaman olsun hafifçe sürtmeniz yeterli olacaktır. En iyi yol bu.
Islak mendiller etkili bir temizleme yapmaz sadece kirin yeri değişir. Kuruduktan sonra dikkatli bakarsanız lekelerin oluştuğunu göreceksiniz. Solüsyonlar en güzel çözüm.
8)Haftada en az bir kere klavyenizi ekran silme solüsyonu ile silmenizi tavsiye ederim. Klavyeniz bilgisayar ile iletişime geçtiğimiz en önemli girdi alanı ve ellerimiz sürekli olarak üzerinde. Bilgisayarı kullanmadan önce yemek yediyseniz veya başka bir kirletici faaliyette bulunduysanız önce ellerinizi yıkayın. Aksi takdirde klavyenin üzerinde zamanla bakteriler çeşitli canlılar birikmeye başlar. El kreminiz iyice emildikten sonra kullanmaya başlayın. Aksi takdirde kremlerin çoğu yağ bazlı olduğu için üzerinde yağ katmanı birikmeye başlayacaktır. Bakteriler için cennet sayılır 😀
Laptopunuz HDD ile çalışıyor ise çalışır durumdayken hareket ettirmeyin. Ne olacağının bir garantisi yok.
Laptop klavyenizin üzerine kulaklık kalem fare koymayı vb. eşyaları koymayı alışkanlık haline getirmeyin. Bazen aniden kapatmak zorunda kalabilirsiniz bu durumda LCD panel çok büyük zarar görecek ve sizi yüksek servis masraflarıyla baş başa bırakacaktır.
Laptopunuzun altında konulduğu yüzeye tutunmayı sağlayan kauçuk benzeri yapılar var. Kesinlikle bilgisayarınızın altına, kağıt kitap dergi veya yükselti oluşmasına neden olabilecek nesneler koymayın. Ters bir hareketinizle beraber bilgisayarınızın masadan kayıp düşmesine şahit olabilirsiniz. Evde temizlik yapmadan önce bilgisayarınızı çantasına koyun veya sağlam bir yere kaldırın. koltuğun üzerine bırakmayın herhangi biri yorgunluk veya başka bir nedende dolayı aniden koltuğun üzerine atlayabilir varsın gerisini siz düşünün 🙂
Alacağınız taşıma çantası aşırı ince zarf formunda olmasın. Dışardan gelecek darbelerin hasarını arttırabilir. Sırt çantası şeklinde olan taşıma çantalarını tavsiye etmiyorum nedenine gelecek olursam çoğumuz toplu taşıma araçlarını kullanıyoruz ve bildiğiniz gibi aşırı kalabalık bir ortam var ani fren durumlarında araçtakiler olduğu gibi üzerinize yığılacak. bu durumda bilgisayar bir miktar sıkılaşabilir. Bu neden den dolayı yandan tek kollu çantaları öneriyorum. Ayrıca bilgisayarınızın olduğu çantaya sivri cisimleri koymamaya dikkat edin ve içine aşırı miktarda kitap kağıt vs. doldurmayın. potansiyel ezilme alanı oluşabilir. Diyelim ki okula gittiniz çantanızda bilgisayar var. Dikkat etmeniz gereken şey çantanızın sırada yığılmaması arkadaki boşluktan yere düşmemesi. neden buna dikkat etmelisiniz peki ? Eğer çanta arkanızda kalırsa ve sıraya yaslanırsanız bilgisayar ezilecek. sıraya yığılırsa üzerine oturabilirsiniz veya bir başkası fark etmeden oturabilir. Bu durumlardan dolayı sırt çantası şeklinde olan çantaları tavsiye etmiyorum yandan asmalı çantaları masanın altında olan göze koymak daha mantıklı. Çantanıza kabarık cisimler koyduysanız bunlar yukarı doğru gelecek şekilde çantanızı bir yere koyun.
Diyelim ki kütüphaneye ders çalışmaya gittiniz dikkat etmeniz gereken şey prize yakın olan masaları seçmeniz çünkü bilgisayarınızın şarjı azalacaktır. Priz ile masanız arasındaki mesafe arttıkça, başka birinin ayağına takılacak olan kablonun bilgisayarınızı yere düşürme riski artacaktır.
Tek başınıza bir kafede oturacaksanız bilgisayarınızı kesinlikle yalnız bırakmayın. İçinde gidecek olan çalışmalar ve veriler canınızı çok yakacaktır.
Opsiyonel tavsiyelerim
Bluetooth klavye fare kullanmanız şiddetle tavsiye ederim.
Usb çoğaltıcı dongle'lar yararınıza olacak.
Zaman içinde usb girişler genişliyor ve okuma yazma sırasında kopmalar olabiliyor. Şu dönemde ben bilgisayarımın üzerinde sürekli olarak bir usb uzatıcı bulunduruyorum bir şey bağlayacaksam bunu kullanıyorum. Giriş çıkışlar zarar görmüyor.
Ses jack'ına uzatıcı takabilirsiniz ya da USB ses kartı alabilirsiniz.
Gelecek olan diğer konular :
Ios cihazlar ile diğer cihazlar arasında dosya transferi : Es dosya yönetici ile dosya transferi
Piranha Bluetooth mouse ve klavye incelemesi
No-name Bluetooth ses adaptörü incelemesi
Okuduğunuz için teşekkür ederim. İyi günler dilerim.
Zaman içinde yeni maddeler eklenebilir ve hata düzeltmeleri yapılabilir.
Lütfen sizler de yorumlarda önerilerde ve eleştirilerde bulunun.
Çok güzel tavsiyeler. Cihazın pilinin kullanımıyla ilgili detaylar da eklenebilir sanki. Çünkü sürekli pilde kullanan, pili sonuna kadar tüketenler var çokça. Ayrıca sürekli şarjda kullananlar için de arada pil kullanımına geçmek gibi tavsiyeler olabilir.
Onu düşündüm hocam ama bu yazı daha önceden yazılmıştı. O zaman pil ile ilgili bir bilgi eklememiştim. Yayınlamam çok gecikti. Bugün sadece yazıyı derleyip yayınladım. Pil konusu karmaşık biraz. Ama aklımda onunla ilgili bir şeyler de var tabi ilerleyen zamanlarda eklerim.
Öncelikli not : Yapacağınız bu işlemden dolayı oluşabilecek hatalardan sorumluluk kabul etmiyorum.
Üst edit 1 : Adım 1’deki işlemden dolayı bilgisayarın aşırı yavaş bir şekilde açıldığını keşfettim. Hızlı başlat özelliğini etkiliyor olmalı. off yazan yeri on yazıp komut istemini yönetici olarak çalıştırdıktan sonra girerseniz eski haline çevirebilirsiniz.
Adım 1
Öncelikle komut isteminiyönetici olarak çalıştırın ve aşağıdaki komutu girin.
powercfg -h off
Bu adım işlemin daha hızlı olmasını sağlayacaktır ve hazırda beklet özelliğini kapatacaktır.
Adım 2
Masaüstü - sağ tık - yeni - kısayol adımlarını izleyin.
Karşınıza çıkan boşluğa aşağıdaki komut setini yazın.
rundll32.exe Powrprof.dll,SetSuspendState Sleep
Adım 3
Oluşturduğunuz kısayola gelip sağ tık - özellikler adımlarını izleyin.
Kısayol sekmesi altında kısayol tuşuboşluğuna gelip istediğiniz harfe basın bu işlem sonucunda Ctrl + Alt + (istediğiniz harf) kısayolu oluşacaktır.
İsterseniz Ctrl + Shift klavye kombinasyonuna aynı anda basarken kendi isteğiniz harfe basarak Ctrl + Shift + (istediğiniz harf) kısayolunu oluşturabilirsiniz.
Adım 4 Kısa yolu gizleme
Oluşturduğunuz kısayola gelip sağ tık - özellikler adımını izleyin.
Genel sekmesi altında en altta bulunan gizli kutucuğunu işaretleyebilirsiniz.
Uygula butonuna tıklamayı unutmayın.
Kısayol saydam hale dönüştü ise aşağıdaki adreste bulunan yönergeleri uygulayın
Ben de bu komutun GNU/Linux dağıtımlarındaki karşılığını yazayım madem: terminale shutdown -h +5 yazarak bilgisayarınızı 5 dakika sonra kapatmak üzere programlayabilirsiniz. -h parametresini -r ile değiştirerek de yeniden başlamaya programlayabilirsiniz.
TeknoSeyir temmuz sıcağı dinlememiş ve geçtiğimiz ayda toplam 23 canlı yayın gerçekleştirmiş. Bu canlı yayınların toplam süresi 33 saat 15 dakika 12 saniye. Ortalama olarak her bir canlı yayın 1 saat 26 dakika sürmüş. Temmuzda en uzun canlı yayın 2 saat 23 dakikalık Yapay Zeka Dünyasına Yolculuk |TeknoSeyir Muhabbet #19 olurken en kısa canlı yayın etkinliğin de kısa sürmüş olması nedeniyle 32 dakikalık Realme C11 Lansmanı canlı yayını olmuş.
Not: Canlı yayın olarak yapılıp daha sonra YouTube'dan silinen ya da gizlenen videolar hesaplamaya dahil edilmemiştir. Gözümden kaçan canlı yayınlar varsa affola.
240Hz örnekleme, JNCD 0.4 renk doğruluğu, 10bit renk, MEMC görüntü dengeleme, HDR10/10+ desteği, otomatik renk sıcaklık ayarı, 4096 seviyeli parlaklık kontrolü
Qualcomm Snapdragon 865 5G mobil platformu
8-12GB LPDDR5 RAM / 128-256GB UFS 3.0 depolama
Dörtlü arka ve delik içi ön kamera kurulumu
Çift stereo hoparlör ve Dolby Atmos desteği
Haptic Vibration 2.0 etkileşim teknolojisi
IP68 suya-toza dayanıklılık sertifikası
Snapdragon X55 Modem 5G SA/NSA, Dual 4G VoLTE bağlantı
Wi-Fi 6 802.11ax 2×2 MIMO, Bluetooth 5.1, GPS (L1+L5), NFC
4510mAh batarya / 30W kablolu, 30W kablosuz hızlı şarj
Tam yeni seriyi bekleyeyim dedim, onda da wireless charging ve ip sertifikası ekleyip 3.5mm'yi çıkardılar, fiyat da uçmuş gitmiş. Oneplus 5 ile devam 😑
Aslında bu iç donanım birimlerinin hızlarını da öğrenmemiz lazım
8 gb ram... ama hızı ne
128 gb depolama... hız ?
Hız sadece işlemcinin önemli bir sayısı değil
Edit 4: Yeni bir dizi ekledim ve bazı düzenlemeler yaptım
Edit 3: Bazı eklemeler yaptım ve üşengeçler için fragmanları ekledim 😂 Maalesef ekleyecek dizi gelmedi hala 🙁
Edit 2: Yeni bir dizi ekledim ve bazı düzenlemeler yaptım
Edit: Bir iki düzenleme ve ekleme yaptım o yüzden tekrar paylaşıyorum 🙂
Çok dizi izleyen biri olarak beğendiğim bilimkurgu dizilerinden ufak ufak bahsetmek istiyorum. Dizi arayanlara da biraz yardımım dokunur belki 🙂 Her dizide olumsuz gördüğüm her şeyi yazacağım, eğer olumsuz birşey yazmamışsam, o dizi hakkında uzun uzun bahsetmek gereken olumsuz birşey yok demektir 🙂
Dizileri nereden bulabileceğinizi başlıklara yazdım ancak kafa karıştırmaması adına anlamlarını yazmam gerekiyor:
AMAZON PRIME - Amazon Prime aboneliği ile izleyebilirsiniz.
AMAZON - Amazon'da satın alarak veya kiralayarak izleyebilirsiniz, Prime aboneliği ile izlenemez.
AMAZON US- Türkiye'den erişilemiyor
NETFLIX US- Netflix'te var ancak Türkiye'de sezonları eksik veya hiç yok
HBO On AMAZON - Amazon üzerinden HBO üyeliği alarak izleyebilirsiniz. Sadece Amazon Prime ile izlenemiyor.
1- Battlestar Galactica - SONA ERDİ - AMAZON PRIME - IMDB
İnsanlar Cylon adında robotlar üretmişlerdir, robotlar bir gün akıllanarak köleliğe karşı çıkarlar ve insanlara savaş açarlar. Savaşı kaybettiklerinde uzayın başka bir bölümüne giderler ve insanlarla robotlar arasında bir uzay sınır anlaşması yapılır. 50 yıl sonra, insanlar robotların geri gelmeyeceklerini düşündükleri anda 12 koloniye saldırılar başlar, tam bir soykırım olur, 12 kolonide yaşayan milyarlarca insandan geriye 50 bin kişi kalır ve tek bir askeri geminin korumasında sığınacak bir yer ararlar. 13. kavimi ve kutsal yazıtlarda bahsedilen gezegeni, Dünya'yı ararlar.
Dizide bolca uzay savaşı göreceksiniz. Ancak dizinin asıl amacı uzay savaşı değil, bilimkurguyu araç olarak kullanarak; dini, ahlakı, siyaseti, insanlığı, tüm evrensel konuları işlemek. İnsana çok şey öğreten bir dizi. Bunların yanında yapay zekayı, spoiler vermemek için şu an söyleyemeyeceğim teorileri, zamansal paradoksları öyle bir anlatıyor ki böyle bir senaryonun nasıl yazılabileceğine hayret ediyor insan. Denge çok iyi kurulmuş. Dizi anlatmak istediği şeyi yavaş yavaş veriyor izleyiciye, izlerken konunun derinlere indiğini adım adım farkedeceksiniz.Finali ise insanın ağzını açık bıraktıracak cinsten. BSG benim için dizilerin en üst noktasındadır. Öyle ki bu diziyi bitirdikten sonra daha önce severek izlediğim birçok diziden soğudum... İzlerken dikkat edilmesi gereken tek şey sıralama. Araya filmler giriyor. Dizinin ilk sezonundan önce de 2 bölümlük giriş kısmı var. Şu linkten sırayı bulabilirsiniz. The Resistance ve The Face of the Enemy webisode'larını izlemeseniz de olur. Ayrıca Caprica isimli ek diziyi de izlemeyebilirsiniz. İptal oldu zaten. Ancak baştaki 2 bölümlük kısmı diziden önce mutlaka izlemelisiniz. Dizinin pilot bölümleri. Amazon Prime'da bu iki bölüm yok gördüğüm kadarıyla. Torrentten bulabilirsiniz. So Say We All
İnsanlar hizmet etmeleri için androidleri üretmişlerdir. Ev hizmetçisinden maden işçiliğine, seks işçiliğine kadar her alanda insanların hayatına entegre olmuşlardır. Ancak bir koddaki değişiklikten dolayı birkaç android zeka kazanır.
Bu dizide pek aksiyon yok, ancak dizinin amacı zaten aksiyon değil. Androidlere yapılanları göstermek, androidlerin insan hayatına nasıl olumlu ve olumsuz etki ettiğini göstermek, hem insanların hem de androidlerin tarafından farklı farklı bakış açıları göstermek, insana bu kadar yakın bir şey yaratıldığında arada herhangi bir fark kalıp kalmadığını irdelemek, ahlaki boyutu, hukuksal boyutu ele almak. Dizinin tek kötü yanı her sezonu 8 bölüm olsa da 2 yılda bir yayımlanması. İngiliz dizisi olmasından herhalde... Ha bir de bazı -bazı- oyunculuklar sırıtıyor, ama çoğunluğu inanılmaz şekilde güzel.
3- 12 Monkeys - SONA ERDİ - AMAZON - NETFLIX US - IMDB
Bir virüs yaratılıyor ve yaklaşık 7 milyar insan ölüyor. Gelecekte bu durumu düzeltebilmek için zaman makinesi inşa ediliyor ve salgını başlatan kişiyi durdurmak için geçmişe, izleyici için şimdiki zamana, bir gezgin gönderiliyor.
Konu çok basit gibi dursa da, hiç öyle değil. Dizi konuyu yavaş bir şekilde derinleştiriyor ve her sezon çıtayı net bir şekilde yükselterek gidiyor. İlk başta sadece gelecekten günümüze gelinmesini görüyoruz ancak dizi alıştıra alıştıra durumu değiştiriyor. Bir gelecek, bir geçmiş, 2043, 2016, 1987, 1989, 1945, 2145 derken dizi gittikçe hızlanarak zamanda yolculuk yaptırıyor izleyiciye. Tabi bu durum hızlandıkça paradokslar görmeye de başlıyoruz. Bir yerden sonra ise beyin patlatacak seviyeye geliyor. Paradoksları görmek, anlamak, çözmeye çalışmak çok zevk veriyor gerçekten. Dizinin en beğendiğim kısmı, önceki sezonun başında çok kısa bir an tamamen önemsiz birşey olarak verilen bir ayrıntının, sonraki sezonun sonunda pat diye ortaya çıkması. Belli ki dizinin senaryosu sezon sezon yazılmak yerine toptan yazılmış. İşte bu durum diziyi çok özel hale getiriyor. Yalnız dediğim gibi, dizinin sizi alıştırmasına izin vermelisiniz başta, ondan sonra zaten hızına yetişemeyeceksiniz.
4- The Expanse - DEVAM - AMAZON PRIME - NETFLIX US - IMDB
Yüzyıllar sonra, insalık Mars'a ve Asteroit kuşağına koloni kurmuş, tüm güneş sistemine yayılmış. Mars halkı sürekli kubbe altında, koruyucu giysilerle yaşamaktan sıkılmış, gezegene terraform yapmak istiyor(Türkçesi neydi?). Dünya Birleşmiş Milletler altında tek bir halk haline gelmiş, Asteroit kuşağı ise sürekli Mars ve Dünya arasındaki bitmek bilmez yarışın ortasında kalmış. Bir kızın kaybolmasını araştıran detektifle başlayan hikaye, Mars ve Dünya'nın tekrar savaşın eşiğine gelmesine, güneş sistemi dışından gelen bir yaşam formuyla yapılan akılalmaz deneylere, tüm insanlığın sonunu getirmeye başlayan olaylara uzanır.
Bu diziyi ilk 3 bölüm izledikten sonra bırakmıştım. Ancak detaylı araştırmalardan sonra devam etme kararı aldım. İlk birkaç bölüm tam bir prologue. Uzayda bunlar mı yaşanıyor diye düşünmüştüm ki dizi birkaç bölüm sonra kendini gösteriyor ve bırakamaz hale geliyorsunuz. Bunun sebebi ise dizinin kitapların neredeyse birebir kopyası olması. Kitabın ilk kısmında karakterlerin oturması için yazılan uzun kısımlar diziye aynen aktarılmış. Ancak olaylar hızla değişiyor ve senaryoya, oluşturulan evrene hayran kalıyorsunuz. Beğenmediğim tek şey başrollerden biri olan zenci abla. Sesinden karakterine, saçına, tipine herşeyine gıcık oluyor insan. Oyunculuğu da berbat. Böyle bir dizi için başka birini bulamamışlar mı merak ediyorum. Çok iyi oyunculuğu olan o kadar zenci kadın var ki.. Ama buna rağmen senaryo için kesinlikle katlanılır. Yer yer uzay savaşı, yer yer drama, yer yer aksiyon, yer yer ahlak.. CGI'lar, efektler muhteşem..
Edit: Kitapları okumanızı tavsiye ederim diyeceğim de sadece 3 kitabın çevirisi yapılmış. Ben de 3 kitabı okudum kaldı öyle gerisi yok..
5- Westworld - DEVAM EDİYOR - HBO On AMAZON - IMDB
Çölün ortasında yapay bir kasaba yaratılır ve insandan farksız androidlerle doldurulur. Her androide bir geçmiş, hikaye verilir. Zengin insanlar buraya gelip bir gün geçirirler, ister öldürürler, ister tecavüz ederler canları ne isterse onları yaparlar. Sonra kasaba sıfırlanır, zarar gören androidler düzeltilir, herşey yeniden başlar. Ta ki androidler başkaldırana kadar.
İzlemeyen kalmamıştır diye tahmin ediyorum ancak varsa da mutlaka izlenmeli. Anlatış biçiminden dolayı baya baya beyin yaktıran bir dizi. Oyunculuklar mükemmel. Bol bol kan, ağır sahneler var. İzleyin, izlettirin.
6- Agents of SHIELD - DEVAM EDİYOR - AMAZON - IMDB
Marvel dizisi. Filmlerden bazı yan karakterleri görmek mümkün. Ama genel olarak SHIELD'a odaklanmış bir dizi. Filmlerle paralel giden, ara sıra gönderme yapan, bazen de filmlerdeki olayların arkasını gösteren dizi. İlk başta her bölüm bir olay gibi başlıyor, sonra olayların hepsini Hydra'ya çıkıyor, Hydra, Inhuman'lar, Ghost Rider, başka bir gezegene yolculuk derken olay 4. sezonda yapay zekaya ve tam sanal gerçeklik dünyasına, oradan zaman yolculuğuna, uzaya uzanıyor. Bu dizi süper kahraman dizisi değil bunu söylemem gerek. Bir tane süper güçlü kahramanın önüne gelen kötüyü patakladığı bir yapım değil. Dizinin aldığı yolu düşündükçe hâlâ hayret ediyorum. Dizinin tek kötü yanı, "e artık öl ama yaa" diye lanet okuyacağınız bir karakter 😀 İlk bölümler sıradan gelirse dediğim gibi hepsi birbirine bağlanıyor, dizi ilmik ilmik senaryoyu işliyor. Marvel filmlerini izleyen herkesin takip etmesi gereken dizi
Bir dahi gerçek yapay zekayı icat eder, yapay zekaya adım adım hayatı öğretir, ancak fazla akıllandığı zaman korkup resetler ve yeniden başlar. İstediği hale geldiği zaman 11 Eylül saldırıları sonrası tam bir gözetleme servisi isteyen Amerika hükümetine verir. Ancak kötüye kullanımdan korktuğu için, yapay zekayı, "The Machine" 'i isteyenin istediğini gözetleyebileceği şekilde yapmaz. Machine tüm kameraları izler, tüm mikrofonları dinler ve olacak kötü olaylara karışacak insanların kimlik numaralarını verir sadece. Devlet de bu numaralardan yola çıkarak olayları daha olmadan engeller. Ancak buradaki sorun, yapay zekanın herşeyi görmesi, hem devlete zarar verecek terör olaylarını önceden görür, hem de sıradan suçluları, sıradan insanların başına gelecek kötü olayları görür. Bunların hepsine yetişecek zaman yoktur. Bu yüzden olaylar iki kategoriye ayrılır ve devlet sadece terör suçlarını takip eder. Machine sıradan suçları her gün siler. Ancak yapay zekayı yaratan adam bu durumdan vicdan azabı duyar ve sıradan suçlarla kendi ilgilenmeye başlar.
Dizi açıkçası biraz yavaş başlıyor, ilk zamanlarda sadece suçluların yakalanmasını görüyoruz. Ancak dizi adım adım ilerliyor, yapay zekanın kendi kendini geliştirdiğini, öğrendiğini, insanları koruduğunu görüyoruz. Daha sonra ise olaylar yapay zekaların savaşına gidiyor. Neredeyse sınırsız gücü olan, tanrıyı oynayan iki yapay zekanın savaşı... Dizi hem yapay zekanın gelişim aşamalarını çok güzel anlatıyor, hem de bu sırada olacak olaylara hazırlıyor. Yapay zeka adına izlediğim en güzel yapım sanırım. Dizinin tek bir sorunu var. Sezonların 23 bölüm olması. Bu sebeple özellikle ilk iki sezonda bol bol sadece suçluların yakalandığı birçok bölüm izliyoruz. Bariz şekilde dizinin bölüm sayısının artırılmasıyla alakalı. Yapay zekayı merkezine alan bölümler mükemmelken, sadece suçluların yakalandığı "her bölüm bir olay" tarzı bölümler bu diziye yakışmıyor. Buna rağmen, diziyi kesinlikle tavsiye ediyorum. Sadece suçluların yakalandığı bölümler de kötü değil ancak diziden asıl beklenti yapay zeka olduğu için dizinin hızını biraz düşürüyor. Bu kadar güzel bir senaryoya sahip yapım gereksiz bölümlerle uzatıldığı için dizi erken final kararı aldı. Bu 23 bölüm saçmalığını yapan da kanal yönetimi diziye final verdiren de kanal yönetimi. Ne diyeceğimi bilemiyorum.. Bu sebeple dizinin son sezonu 13 bölüm yapıldı ve sezon kısaldığında ne kadar güzel olduğunu gördük. Ama yine de dizi bitti işte.. Tüm bunlara rağmen, kesinlikle izlenmesi gerektiğini düşündüğüm dizi. Pişman olmazsınız.
Saf bilimkurgu, FBI ile birlikte. Yer yer bilim, yer yer sınır bilim.. Dizi bir uçakta yaşanan kimyasal terör olayıyla başlıyor. Her bölüm bir olay şeklinde giderken her bölümde ufak ufak ipuçları verildiğini görüyorsunuz ve dizi hepsini birleştiriyor. Yeni ölenlerin beyninden bilgi almaktan, zihin paylaşımına, telekineziden zaman yolculuğuna, paradokslardan paralel evrene, uzay zaman dokusunun bozulmasına kadar dizi bilimkurgu severler için herşeyi içinde barındırıyor. Oyunculuklar çok iyi, senaryo çok iyi. İlk bölümler biraz cheesy gelebilir, birkaç bölüm içinde toparlanıyor ve yavaşça ana konuyu ortaya çıkarmaya başlıyor. Battlestar Galactica ile beraber gelmiş geçmiş en iyi dizilerin başında bence. Gerçekten Fringe'e yapabileceğim olumsuz bir eleştiri yok. İzleyin.
Matrix'in senaristleri Wachowski kardeşlerin ve Netflix'in dizisi. Dünya'nın farklı yerlerinde yaşayan 8 kişinin zihinsel olarak birbirine bağlanmasını konu alıyor. Buna zihinsel doğum deniyor. Böyle birçok grup var, ve bu grupları avlayan bir yeraltı örgütü de var.
Bu dizinin tam bir sanat harikası olduğunu düşünüyorum. 7 farklı ülkeden 8 farklı insan, 7 farklı kültür. Dizinin çekimleri haliyle 7 farklı ülkede yapılıyor. Ancak buradaki asıl nokta, zihinsel paylaşım. Karakterler dizinin çoğunda gerçekten birarada olmasalar bile zihinsel olarak biraradalar. Bu da dizinin her oyuncusu 7 ülkede de çekimlere giriyor demek oluyor. Dizi oyuncuların bugüne kadar en çok seyahat ettikleri dizi olarak kayda geçmiş. Dolayısıyla çekimler uzun ve pahalıya patlıyor. Diziyi izlerken zaten bütçenin yüksekliğini farkediyorsunuz. Bu sebeple Netflix diziyi final bile yapamadan yüksek bütçe dolayısıyla iptal etti. İzleyiciden tepki geldi, Netflix geri atım atmıyoruz dedi. İzleyiciden daha büyük tepki gelince 2 bölümlük final kararı verdiler. Bölümler oldukça uzun olacakmış.
Dizide bolca çıplaklık var. LGBTİ, eşcinsellik hakları oldukça vurgulanıyor. Ki bu da dizinin ana temasından kaynaklı. Dizi her ne kadar örgüt falan dememden aksiyon dizisi gibi gözükse de değil. Birbirinden bu kadar farklı insanlar zihinsel olarak bağlandığı için, dizi de bu farklılıkları anlatıyor. Karakterlerin yaşadıkları yerlerden, çevrelerindeki kültür yapısından dolayı çektikleri acıları izlerken bir yandan birbirlerini anlamaya çalışmalarını ve birbirlerine bağlanmalarını izliyoruz. Çıplaklık dert değil diyorsanız izleyin. Sanırım bugüne kadar izlediğim bana en samimi gelen dizi. Müzik seçimleri ve oyunculuklar harika. Sanat harikası dizi..
10- The 100 - DEVAM EDİYOR - AMAZON - NETFLIX US - IMDB
Dünya devletlerinin nükleer savaşla gezegenin sonunu getirmesinin sonunda sadece birkaç bin insan Ark isimli uzay istasyonuna kaçarak kurtulabilmiştir. Dünya radyasyondan dolayı yaşanabilecek durumda değildir. Savaştan sonra 100 yıl geçmiştir, Ark kısıtlı kaynaklar dolayısıyla katı kurallarla yönetilir. Herhangi bir suç işlemenin cezası eğer suçu işleyen kişi reşitse idamdır. Reşit değilse reşit olduğu güne kadar beklenir. Birden fazla çocuk doğurmak da yasaktır. Eğer bir kadın 2. çocuğuna hamile kalırsa kürtaj yapılır, gizlice bebeği doğurursa anne idam edilir. Zaten kısıtlı kaynaklar varken bir kaza sonucunda artık hiç kaynak kalmamıştır. Hapiste reşit olacağı günü bekleyen 100 çocuğun Dünya'ya gönderilmesine, yaşama imkanının olup olmadığına bakılmasına karar verilir. Çocuklar dünyaya ulaşır, radyasyonun etkileri görülse de, yaşanabilecek durumdadır. Ancak dünyada yalnız değillerdir.
Bu diziyi ilk bölümün sonlarına doğru bıraktım. Baştan aşağı ergen dizisiydi. Sonra bu diziyi en baştan niye listeme aldığımı merak ettim ve araştırdım. Gördüğüm her yorumda sabredilmesi söyleniyordu. Diziye ikinci şans verdim ve devam ettim. Dizi ilerledikçe farkettiğim şey, böyle olması gerektiğiydi. Dizide hem dünyaya inen çocukları hem de Ark'ta kalan yetişkinleri görüyoruz. Çocukların olduğu kısım ergenliğin dibiyken yetişkinlerin olduğu kısımsa bir o kadar yetişkinceydi. Reşit olmayan 100 tane ergeni kendi hallerinde bir gezegen salarsanız onlardan yetişkin davranışı mı beklersiniz yoksa ergen davranışı mı? İşte dizi burada kumar oynamış. Olayı fazla gerçekçi yapmış ki bu da yapımı ergen dizisi gibi göstermiş başlarda. Ancak dizinin anlatmak istediği bu zaten. 100 tane suçlu ergenin kötü olaylar yaşaması, yaşadıkları olayların sonucunda yetişkin olmaya başlamaları ve zamanı geldiğinde yetişkinlerden daha yetişkince karar almaları. Dizi bazı noktalarda bunu öyle vurguluyor ki hayret ediyorsunuz izlerken. Dizinin oynadığı bu kumar nedeniyle çok izleyici kaybettiğine eminim. Eğer diziyi bu sebeplerden bıraktıysanız devam edin ve yeni başlayacaksanız da bu dediklerimi dikkate alıp diziyi bırakmayın lütfen. Çok güzel bir post-apokaliptik yapım olmasının yanında yapay zekanın işin içine girmesiyle dizi iyice seviye atlıyor.
Edit: Kitapları da var, ancak dizinin yanında kitaplar gülünç seviyede kalıyor. Dizi almış başını gitmiş yürümüş, kitaplar çok basit düzeyde kalmış. Kitapları tavsiye etmiyorum.
1993'de başlayıp 9 sezon süren, 2016'da tekrar kaldığı yerden devam eden dizi. Bir FBI ajanının açıklanamayan olayları takip etmesini konu alıyor. Tahmin edebileceğiniz gibi olay uzaylılar ve bunu gizlemek için tüm dünyada komplolar düzenleyen uluslararası örgüt.
Dizi çok güzel. Biraz eski, bu yüzden izlerken yabancılık çekebilirsiniz. Ancak alanında tek yapım ve oldukça güzel bir iş çıkarıyor. Dizi tamamen bugüne kadar gerçek hayatta ortaya atılmış iddialara, belgelere dayanıyor. Yaklaşık 200 bölüm izleyebilirim diyorsanız tavsiye ederim. Dizinin tek sorunu, ara ara saçma bölümler olması. Buradaki sorun da sezonların 23 bölüm olmasından. O kadar çok kez dini tarikat konusunun işlendiği, ana konudan sapan bölümler var ki o bölümleri geçe geçe izledim. Ancak ana konunun işlendiği bölümler çok güzel. Dizi genelde hep ajanımızın ikincil deliller elde etmesi, gerçeğe hep bir adım daha yaklaşması üzerine kurulu. Dizinin çoğunluğunda açık açık bir kanıt konmuyor, uzaylı görmüyoruz. Ancak gösterilen şeyler de ajanımızın kuruntu yapmadığını, gerçekten uluslararası bir komplo kurulduğunu gösteriyor. Ancak 2016'daki devam kısmında olaylar biraz değişiyor. 4 Ocak'ta başlayacak yeni sezonun fragmanlarından gözüktüğü kadarıyla bu sefer açık açık ortaya dökülüyor herşey 🙂 Araya birkaç filminin girdiğini de söylemeden geçmeyeyim. Zamanınız varsa izleyin. The Truth Is Out There
12- Altered Carbon - DEVAM EDİYOR - NETFLIX - IMDB
Aynı isimli kitaptan uyarlanan bir Netflix dizisi daha. Çoook uzak bir gelecekte, insanların sürekli beden değiştirme imkanlarının olduğu bir dönemde geçiyor. Hafızaları yedeklemenin yöntemi bulunmuş, herkesin hafızası boyunlarındaki çiplerde depolanıyor, böylelikle beden ölümünün pek de önemi kalmamaya başlıyor. Tabi insanları çipten vurmazsanız 🙂
Dizi, cinayete kurban giden oldukça zengin bir adamın, başka bir bedende geri geldiğinde kendi cinayetini çözmesi için bir uzmanı işe almasıyla başlıyor. Ana konu cinayetin çözülmesi gibi dursa da aslında bunun ana konu değil, yapbozun ufak bir parçası olduğunu söyleyebilirim. Oluşturulan evren çok güzel. Özellikle yapay zekaya bayıldım. Blade Runner'daki yapay zekaya benziyor biraz ama daha iyisi 🙂 Ancak anlamadığım kısım, bu kadar uğraşılmış bir şey neden tek bir insan üzerine kurulur? Olay neden bu kadar küçük bir çapta bırakılır? Aslında olaylar küçük şeyler değil ama bu oluşturulan evrenden çok daha detaylı bir dizi çıkabilirdi. Bunu sanırım kitaba bağlamak gerekiyor. Kitabın açıklamasında zaten bunun, tek bir insanın hikayesi olduğu yazılmış. Ancak böyle bir dizi daha büyük bir çerçeveyi hakediyor bence. Belki diğer sezonlarda tek bir karakterin hikayesi olmaktan çıkartılır, neyse.. Oyunculuklar güzel. Tek sorun, şimdiki zamanla geçmiş zaman gösterilirken ana karakter farklı bedenlerde ama aynı kişi gibi hissettirmiyor. Tamamen farklı insanlar gibi. Bu çok göze batan bir sorun, ancak bunun dışında oyunculuklar iyi. Yapay zeka en iyi oyunculuğu sergiliyor 🙂 Efektler güzel, senaryo güzel. Dar alanlarda çok çekim yapılmış olması bütçenin az olduğunu belli ediyor, diğer sezonlarda artar umarım. Çıplaklık ve kan oldukça fazla. Bilimkurgu seven herkese öneririm.
13- The Man in the High Castle - DEVAM - AMAZON PRIME-IMDB
The Man in the High Castle, Amazon Prime'a özel bir kitap uyarlaması dizi. Aslında bu diziyi bu listeye alıp almama konusunda biraz kararsız kaldım, her ne kadar sağlam bir distopya olsa da bilimkurgu kısımları az, 3. sezon itibariyle biraz değişmeye başlıyor gerçi ama... Her neyse, dizi 2. Dünya Savaşı sonrasını anlatıyor fakat alternatif bir gerçeklikte. Savaşı Japonya ve Almanya'nın kazandığı, atom bombası atılan ülkenin Japonya değil Amerika olduğu, Amerika'nın ikiye bölünerek Almanya ve Japonya tarafından işgal edildiği bir gerçeklik. Ben aslında bu diziye başlarken bilimkurgu kısmının olduğunu hiç farketmemiştim, sadece distopya olduğunu düşünmüştüm, ancak dizide bilimkurgu kısmını sağlayan şey; savaşı Almanya ve Japonya'nın değil de müttefiklerin kazandığını gösteren bazı filmlerin ortalıkta dolaşması. Yaşasın çoklu evrenler! (Bunlar spoiler sayılmaz çünkü daha ilk bölümde veriliyor zaten)
Dizinin şu ana kadar 3 sezonu yayımlandı ve oldukça sevdiğimi söyleyebilirim. Oyunculuklar gayet iyi, senaryo güzel, atmosfer enfes... Ancak dizinin çok ağır ilerlediğini söylemem gerek. Her sezon 10 bölüm olmasına rağmen ağır ilerliyor. Yine de sıkmadan izletiyor. Tek tük CGI efektleri var onlar da kötü. Dünya sadece Nazi Almanyası, Amerika ve Japonya'dan ibaretmiş gibi davranmalarıysa hiç anlam veremediğim kısım oldu. Aynı şekilde eğer Amerika yenilmiş olsa durum bu kadar kötü mü olurdu, daha doğrusu Japonlar ve Almanlar gerçekten bu kadar acımasız mı olurdu bilemedim... Bir kitap uyarlaması olarak nasıl olduğunu kitabı okumadığım için bilmiyorum. Herkesin seveceği türden bir yapım olduğunu sanmıyorum ancak ben eski tarihlerde geçen filmleri hiç sevmediğim halde bu diziyi severek izlediğim için tavsiye edebilirim sanırım.
14- Better Than Us (Luchshe, chem lyudi) - SONA ERDİ - NETFLIX - IMDB
Better Than Us, orjinal adıyla Luchshe chem lyudi, Rus yapımı bilimkurgu dizisi. Netflix satın alarak yayımladığında keşfettim. "Gelecekte androidlerin hayatımızdaki yeri" temalı. Bir Android'in ne kadar insana benzeyebileceği, bu süreçte ne zorluklarla karşılaşacağı ve insanların bundan nasıl faydalanmaya çalıştığını izliyoruz. İngiliz yapımı Humans dizisini anımsatıyor (bir iki kısım hariç Humans kadar iyi değil diyebilirim) Detroit Become Human ile de benzerlikleri mevcut. Tabi Detroit'ten alıntı olamaz, 2018 dizisi.
İzlediğim ilk Rus yapımı dizi eğer ki yanlış hatırlamıyorsam. Amerikan dizilerinden farkı yok desem yeridir -Rusça olması dışında- 😀 Genel olarak fena bir yapım değil, oyuncuklar genel olarak iyi olsa da çok iyi diyebileceğim oyunculuklar da gördüm kötü diyebileceğim de. Müzikleri hiç farketmedim bile, senaryo iyi, akıcı. Ufak tefek gözden kaçan şeyler, çok daha iyi olabilecek sahneler, elden kaçmış potansiyel senaryo gidişatlarına denk geldiğim de oldu. Buna sebep olan şey -aynı zamanda dizinin tek büyük sorunu-, aynı Humans'taki gibi bütçe. Bütçenin az olması efektler başta olmak üzere kendini çok belli ediyor. Genelde dar alanların kullanılması, 2027 yılında olunmasına rağmen arabaların günümüzdeki modeller olması, androidlerin gözüne yapaylık hissi vermek için renkli lens takmaları gibi. Bu bütçe durumu, daha cüretkar bir senaryo yazılmasını da engellemiş. Rusya'da 8'er bölümden 2 sezon yayımlanmış olsa da Netflix'te tek sezon 16 bölüm halinde. Tek canımı sıkan 1-2 sahne geçişi oldu. Türk TV kanalında öyle bir geçiş görsem sansürleyip kesmişler derdim. Umarım öyle bir şey yoktur. IMDB'ye göre dizi bitmiş görünüyor ancak 2. sezon finali "devamı gelecek" mesajıyla bitti. Umarım devam eder. Bu arada Netflix'teki Türkçe altyazı rezalet düzeyinde. İzleyebiliyorsanız İngilizce altyazıyla izleyin veya en azından PotPlayer ile çift altyazıyla izleyin. En azından saçma konuşma olduğunu anladığınızda İngilizce altyazısına bakıp doğrusunu görebilirsiniz. İngilizce altyazıda saçmalayan diyaloglar yok. (Rus yapımı dizi öneriniz varsa söyleyin 🙂 )
15- Beforeigners - DEVAM EDİYOR - HBO NORDIC - IMDB
Bir HBO Nordic dizisi, Norveç yapımı. Dünya'nın her yerinde eşzamanlı olarak geçmişten gelen insanların belirmesini konu alıyor. Taş devrinden 1900'lü yıllara kadar her devirden. Bu yönüyle geri kalan tüm "zaman yolculuğu" yapımlarından ayrılıyor. Başrolümüz, Viking döneminden günümüze gelen, devletin işbirliği teşvik programı kapsamında polis akademisinden mezun olup polis olarak çalışmaya başlayan bir kadın. Hükümet ve bilim çevreleri zamanda geriye gitmenin mümkün olmadığını, sadece ileri gidilebileceğini iddia ediyorlar. Günümüze ışınlanan bir kadının ölü olarak bulunması ve bunun arkasındaki sırların ortaya çıkarılması için açılan polis soruşturmasını izliyoruz. Dizi boyunca farklı dönemlerden insanlar arası sosyal ve kültürel çatışmaları da bol bol görüyoruz.
Dizinin görüntü yönetiminde, müziklerinde çoğunlukla belirleyici bir şey yok. Bütçesinin düşük olduğu kendini belli ediyor. Bütçe çok yüksek olmadığı için doğal olarak bu olayın sadece Norveç'e etkilerini görüyoruz. Oyunculuklar fena değil. Akıcı bir anlatıma sahip ve sıkmadan izletiyor. Bu tür konulara ilgiliyseniz tavsiye ederim.
Türkçe altyazı olmadığını belirtmeliyim. İngilizce altyazı da Norveççe'den çeviri olduğu için yer yer tam oturmayan diyaloglara denk gelebiliyorsunuz. +18 sahneler bolca var. İlk sezonu yayımlandı, 6 bölüm. Keşke 10 bölüm olsaydı diye düşündüm. Bu olayın halk üzerinde bıraktığı etki daha da detaylandırılabilirmiş.
Ben de eskilerden bir öneri yapayım bari. Twilight Zone öneririm. Baya eski bir iş ama kafa açan bölümlerde var. Tabii eski Star Trek serilerini de öneririm. 🙂 (Lexa <3)
12 Maymunun filmini de seyredin, Bruce Wills baş rolde. Bu dizilerin içinde en iyi 2'si Battlestar Galactica ve The X Files'dır. BSG'yi orijinal serisini de seyretme şansını yakalamış birisi olarak, çok güzel bir hikayeye sahip olması ve zamanı için iyi bir film çekim düzeni kullanmaları ile tutmuş bir dizidir. The X Files'ı ise çok sonradan izleme şansım oldu ve gerçekten sürükleyici bir dizi.
Bu tür dizilerin ortak noktası, bazan sapıtmaları/saçmalamaları oluyor ki bu da beklenebilecek bir şey, çünkü ne kadar akıllı yaratıklar olsak da konu edilen olayları tecrübe etmemiş yaratıklarız, bunca yıldır Dünya üzerinde yaşamamıza rağmen, uzay geçmişimiz daha bir asrını bile doldurmamıştır. Uzun soluklu bir uzay seyahatimiz bile yok. Büyük bir kısmını ise şu ana kadar elde ettiğimiz temel ve mühendislik bilimlerindeki bilgilerimiz ile yazıyoruz. Sosyolojik, psikolojik olarak bile bir fikrimiz yok bu tür olaylar için.
ne zamandır söylüyorum yaz da görelim neymiş diye sonunda yazmışsın 😀
dikte + gpt yaptım b.k gibi oldu mecbur klavyeye dokunduk 😀
Çok teşekkürler. Benim Superbox'da sorun olmuyor iyiki.
Teşekkürler, superbox go'da anten çıkışı yok ama şimdi düşünüyorum, belki bu data sim'i bir antenli modem alıp ona takabilirim. Çünkü telefon'da çalıştırıyorum sorun olmuyor. Sakin bir zamanda videoları da seyredeceğim.
Karavanda mı yaşıyordunuz siz?
@kortex yarı zamanlı yaşayacaktım, o nedenle superbox go aldım ama iş güç olmadı bir türlü. bu arada şimdiki evde de altyapı yok. bir şekilde çekiliyormuş falan ama. sonuç olarak aslında pek şikayetim yok, 200 GB ve fiyat dışında.
sınırsız internet verenleri kaç para bu hizmetlerin çok uçmuşlardı en son.