Güneş Enerjisi Sistemi Projem, Baştan sona tecrübelerim.

Merhabalar. 2 aylık projemin sonuna gelmiş bulunuyorum. Bu bağlamda uzun bir yazı olacağını zaten belirtmeme gerek kalmayacak görüldüğü üzere.

 

KAFAMDAKİ PROJE NASIL BAŞLADI?

Aslında bu işe başlama sebebim elektirik faturaları değil tamamiyle çocukluğumdan beri var olan elektronik ilgim diyebilirim. güneş panelleri de ayrıca ilgimi çekiyordu. bir kaç kez bu projeye girmeye yeltendim ama hiç bir yardım almadan sadece internet kaynağından bu işe başlamak dipsiz kuyu gibi geldi ve vazgeçtim. Yine bir gün bir cesaretle 200w lık hiç aklımda olmayan büyük bir panelle siparişimi vermiş bulundum. 50w bir panelle sadece telefon şarjları için kullanmayı düşündüğüm bu projenin ilk ayağı neden 200w oldu derseniz watt/tl dengesi içerisinde 200w ı daha mantıklı buldum.

İkinci ayağı olan usb şarj devrelerini de satın aldım. ancak attığım ilk adıma göre küçük kalan bu ikinci ayağı inverter ile güçlendirmek istedim. 150wlık modifiye sinüs inverter aldım. fiyatı da uygundu tabi.

bu proje ile bilgi dağarcığımı genişletirken 3. ayağı olan bataryaları da ister istemez öğrenmiş oldum. lifepo4 bataryalardan haberim olmuş oldu. tabi beni ikna eden güneş panellerinin ışık şiddetine göre bariz performans dalgalanmaları yaşadığı gerçeğini öğrenmem oldu diyebilirim. Ayrıca ışık olmadığında bile güneş enerjisinden faydalanma fikri de mantıklı geldi. Dolayısı ile bir adet lifepo4 20amperlik bir akü sipariş geçtim...

bu zincirleme reaksiyonun kaçınılmaz ürünü olan solar şarj kontrol cihazını da es geçemezdim tabi. kafamdaki ilk projeme yani düşük maliyetle deneysel başladığım projeme sadık kalmak amaçlı pwm  solar şarj kontrol cihazı aldım.

 

Sonuç olarak ürünler elime geçince ilk deneyimleri elde etmiş oldum. Bu deneyimlere geçmeden bazı kavramları üstün körü bilgileri açıklamak isterim.

şarj kontrol cihazları genel olarak ikiye ayrılır. pwm şarj kontrol cihazı ve mppt şarj kontrol cihazı

PWM şarj kontrol cihazları panelden gelen amper değerini aküye doğrudan iletirken voltajı aküye uygun şarj voltajına düşürür. paneliniz örneğin 20v 10amper ise  yani Watt =Volt x Amper den 200w lık bir paneliniz vardır. pwm şarj kontrol cihazı tam güneşte aküye 10 amper verir şarj voltajı da 14v ise 14V x 10A = 140Watt enerji almış olursunuz panelden. burada 60wattlık bir enerji buharlaşmış olur.

MPPT Şarj kontrol cihazları ise panelden gelen  voltajı akünün şarj voltajına düşürken amper değerini panelin toplam gücüne eşitleyecek şekilde yükseltir. yani panelden gelen voltaj 20v ise bunu 14v a düşürür. 14Voltu panelin toplam gücü olan 200watta eşitlemek için yaklaşık 14amper aküye güç verir. böylece voltaj düşümü sebebiyle meydana gelen güç kaybı telafi edilmiş olur.

Tabi ki bunu sadece panelden tam verim alabilmek için değil de özellikle kapalı havalarda zaten meydana gelen kayıpları da telafi ettiğini unutmamak gerekir. kapalı hava güneş enerjisinin bir numaralı sıkıntısıdır. öyle ki güneşin önüne gelen bir parça bulut bile bu sistemin verimliliğini önemli ölçüde düşürüyor.Yine panelin herhangi bir hücresinin ışık alamaması da panelin performansını önemli ölçüde etkiliyor. hazır bu noktaya değinmişken bu sistemi balkona kurmak gibi fantazilere de girmeyin. güneşin önüne gelen bir parça buluttan bahsetmişken balkon gibi güneşi sadece belli açılardan alan bir ortamda güneş panelinden verim almak çok olası değil. üstüne balkonu kaplayan koca panel ve kabloların size yaratacağı sıkıntıları saymıyorum bile.

 

İkinci olarak değinmek istediğim konu ise inverterler üzerine.Pek çok çeşiti olmakla beraber genel olarak iki çeşittir.

Modifiye Sinüs İnverter ve Tam Sinüs İnverter

Modifiye sinüs inverterleri kısaca açıklamak gerekirse alternatif akımın yapacağı dalganın kare dalga olmasına modifiye sinüs yani modifiye dalga diyoruz.Normalde evlerde kullandığımız şebeke elektiriğinden farklı bir dalga olmasına rağmen üretilme sebebi bu tür cihazların çok daha ucuz olması denilebilir. ancak yukarıda bahsettiğim 150wattlık inverter ile edindiğim tecrübelerime göre hassas cihazlarda içinde elektronik kart bulunan cihazlarda cihazınıza zarar verme ihtimali olan inverterler. yani bir taraftan ucuza alırsınız ama bir taraftan daha pahalıya maal olabilir. bu tür cihazları ampül gibi belli işlerde kullanacaksanız olabilir. onun dışında şahsen modifiye sinüs inverteri evinize bile sokmayın derim. benim başıma gelen mesela watt ölçerimin içindeki bir drenci yaktı. zamanında çıkarmasaydım bozulabilirdi de... aynı şekilde televizyon bağlasam her türlü arıza çıkarma potansiyeline sahip inverterler. ayrıca motorlu cihazlarda motorun daha fazla ısınmasına yol açtığını okudum bazı kaynaklarda. o yüzden modifiye sinüs inverterleri asla önermiyorum.

 

Tam sinüs inverterler ise bizim halihazırda evde kullandığımız şebeke elektiriği dalgasında elektirik dönüştüren aygıtlar diye tanımlayabiliriz. evinizde kullandığınız her türlü cihazı bağlayabilirsiniz. burada sizi sınırlandıracak olan şey akünüzün verebileceği amper değeri inverterinizin gücüdür.tam sinür inverterler daha pahalı olmasına rağmen kesinlikle tam sinüs inverter almasınızı öneririm.

 

hazır inverter konusuna değinmişken tam sinüs inverter seçerken dikkat etmeniz gerekenlerden de bahsedeyim. öncelikle güvenilir yorumları güzel mağazalardan alışveriş yapınız. çünkü başıma gelenlerden yola çıkarak size tam sinüs diye daha ucuz olan modifiye sinüs aynı marka benzer bir model gönderebiliyorlar. eğer bu konuda acemiyseniz bunu anlamayabilirsiniz. bir de çinden tam sinüs inverter alacaksanız yine yorumları bol olan güvenilir mağazaları tercih edin. çünkü çinliler tarafında da gerek pwm mppt şarj kontrol cihazları gerekse tam- modifiye sinüs inverterler konusunda sizi kandırmaya çalışabiliyorlar. tabi ki bir diğer önemli nokta ise evde kullanacağınız için fanı sadece ısındığında aktif olan mümkünse sessiz olduğunu beyan eden inverterler tercih ediniz. çünkü inverter fanları ile saç kurutma makinasının fanı arasında çok az desibel fark var. böylesine cihazları aynı ortamda kullanmanız pek olası değil.

bir diğer konu olan inverter konusunda birşeyler söylemek gerekirse;  bunların hem inverter hem de şarj kontrol cihazı olan akıllı olanları var. bu tür cihazlar extreme olduğu için üzerinde durmayacağım zaten bildiğim bir alan değil. genelde evin tamamına yakın elektiriğini yüklenecek projelerde kullanılıyor. Bunun haricinde aküsüz sistemler denilen gündüz üretilen elektiriğin sisteme verilip gece şebekeden kullanılarak bi anlamda gündüz ürettiğin elektiriği devlete satarak dönüşümlü sistemlerde de kullanılıyor. tabi birebir araştırmadım ama son 2 yıldır bunun da bir anlamı kalmadığını öğrendiğim bir kaç kaynak gördüm. brokrasisi dağıtım bedeli vs...

 

Kavramsal olarak son olarak panel çeşitlerine değinelim. Genel olarak Monokristal ve polikristal diye ikiye ayrılan paneller satılmakta ve bunlarında kendi içinde çeşitli varvasyonları bulunmakta. monokristallerin düşük ışıkta daha verimli olduğu söylense de izlediğim videolardan anladığım kadarıyla çok az bir fark olduğunu gördüm. bu bağlamda fiyat farkı uçuk olmadığı sürece monokristal alınabilir ancak şarttır diyemem. bir nokta daha var ki bunu şahsi olarak algılamayın. sadece bu sistemlerle kurmuş kişilerin yazdıklarından yola çıkarak genelde yabancı üretim panelleri öneren yazılar okudum. tercih sizin tabi ki...

 

Gelelim incelemenin Özüne: bu kadar bilgi dağarcığından sonra kişisel olarak subjektif verilerle birazcık objektif verilerle yoğurarak aktaracağım.

 

3 tane 20amper/saat akümü paralel bağladığım bir sistem kurmaya karar verdim. ancak tek aküyle bu işi yapmak daha mantıklı olabilirdi. çok planlı bir şey olmadığı için sonucunda illaki şöyle olsaydı dediğim çok şey oldu.

 

bu paralel bağlı akülere mppt den gelen elektiriği görmek amaçlı bir ampermetre ekledim. resimde görüldüğü üzere mavi ekranlı olan ampermetre. tabi bir çok şeyi daha gösterebiliyor.

bu aküleri sadece elektirikle şarj edebilmek amaçlı lityum destekli pwm solar cihazımı değerlendirmeye karar verdim. sisteme eklemiş olsam da henüz verimli kullanamadım çünkü uygun bir adaptör bulamadım. şöyle en azından 20v ve yukarısı bir adaptör ve güçlü bir amper değeri olması lazım diye düşünüyorum. tabi bu solar şarj kontrol cihazını bir anahtarla aküden bağlantısını kesip açabiliyorum. çok elzem bişey değil ama solar cihazı kapatmam gerekirse diye ekledim. yanına da solar cihazın aydınlatma çıkışlarını  bir nevi aküden doğrudan enerji almak maksatlı iki kutup soket ekledim.

 

En üstte görülen şey ise çinden aldığım boost ve buck voltaj regülatörü. yanlış hatırlamıyorsam 0-35v ve 0-5amper e kadar destekliyor. kumandalı ve uygulamalı bir şey ama uygulama kısmını yapamadım. kumandası işlevsel olduğu için de çok üzerinde durmadım. bir gün bunu da hallederim diye düşünüyorum.

 

tabi bir de 2 adet usb çıkışı da ekledim. çıkışlardan biri hızlı şarj destekli diğeri 3 ampere kadar destek sunuyor. bunun da kapatıp açılabilir olması açısından bir anahtar ekledim.

 

 

 

tabi bir de çatıya paneli nasıl koyduğum ile ilgili görseller ekleyecek olursak kabloları bacadan almak üzere :

paneli kremitlere karbonat ve japon yapıştırıcısı ile tuttturdum. ben herşeyde olduğu gibi buna da deneysel yaklaştım. yani tavsiye edebileceğim bir yöntem olarak bakmayın. mazallah uçar muçar rüzgarda bizim evin etrafı müsait olduğu için sıkıntı olarak görmedim.

 

 

 

SONUÇ:

 

Aylık 10kw civarında ortalama bir kullanım ettim üçbuçuk ayda. şimdiye kadar 32kw civarında bir kullanımım oldu. bu da kw başına zamlı tarifeyle kw  0.90 ise 28-29 lira ediyor. kısaca külli zarar bir proje oldu ki zaten kar amaçlı girişilecek bir şey olmadığını ufak bir araştırmayla anlıyorsunuz.

incelemenin sonları biraz üstün körü oldu. sizin sorularınızla bu incelemeyi biraz daha iyileştirebilirim.

 

#güneşpaneli

 

 

 

 

 

 

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 8 / 10
  • eskod @eskodd

    Karavan için ideal olabilirmiş

    • Höşelek @benvaryaben

      zaten gerçekten elektiriğin olmadığı yerde değeri olabilecek bir sistem. elektirik varken mantıklı değil. ben 600wlık inverterin fanını iptal ettim fazla yüklenmediğim için bir sorun olmadı. ama fan sesi çekilecek gibi değil. ev tipi akıllı inverterleri de bir dolabın içinde ve mümkünse evin dışında montajlamak lazım.

  • Noisecash @noisecash

    İnverterde en önemli.konu olan on grid ve off grid özellikleri var burası hayati bir konu ,şebeke ceyrani olmadan.bir çok inverter çalışmıyor ,on yada off grid inverterler seçim yapılırken önemli misal dağ veya bağ evinde yanlış inverter alırsanız sistem çalışmaz..
    Birde çift taraflı paneller var bunların altında kasa yok panelin hem üstü hem altı yansıtıcı levha ile güneşten enerji sağlıyor yansıma ile..

  • ofis @ofis

    Çift taraflı saat olsa kaç paralık elekttik satardınız acaba, hem kullanım hem satış yapınca biraz toparlayabilir ama çift taraflı saatte ucuz değil. Apartman ortak kullanımı için düşünülebilir masraf bölüşülür.

  • Hamit ÖZLÜ @hamitozlu

    güneş panellerin altından rüzgar geçmeli aşırı ısındığı için performans kaybı olur diyorlar. bir de ben olsam kiremitlere değilde bacaya monte ederdim daha güvenli olur.

    • Höşelek @benvaryaben

      Bacaya bağlama işi için panelin çıtasına bir kaç delik açmak icap ediyordu. Bunu yaparken paneli kırma riski var sonuçta tamperli cam. Deneyimim olsa neyse. Bu şekilde de bir sorun yaşamadım şimdilik. Rüzgarlı havalarda bişey olmadı şimdilik. Sıcaklık konusunda performans illaki düşer.ancak benim senaryomda bu şekilde daha pratik olduğu için bu uyduruk yöntemi seçtim.

Discord'da Nitro üyeliğiniz yoksa 8mb'dan büyük fotoğraf veya videoları paylaşamıyorsunuz.Dosya boyutunu 8mb'a indirmek için bu siteyi kullanabilirsiniz,sadece fotoğraf ve videolar için geçerli.Tabi ki sadece Discord için kullanılmıyor ama çoğunluk Discord için kullanıyor 🙂 Yüklediğiniz dosya ne olursa olsun 20 dakika sonra siteden siliniyormuş,ya da yüklediğiniz dosyayı ilk indirdiğinizde de yine keza direkt siliniyormuş.Hoş bir özellik. #discord #8mb #limit

https://8mb.video/

BeğenFavori PaylaşYorum yap

mgm-radar – Meteorolojik Radar Görüntüsü İndirme Aracı

Merhabalar,
Karadeniz’de doğmuş ve hala Karadeniz’de yaşayan biri olarak her ne kadar yağmurlu havalara alışık olsam da, dışardayken yağmura yakalanmak çok can sıkıcı oluyor. Bu nedenden olsa gerek yaklaşık 1 yıl kadar önce meteorolojiye ilgi duymaya başladım. Çeşitli okumalar ve araştırmalar yapmaya başladım. Anlık olarak olmasa da belirli periyotlarda hava durumu ile ilgili bilgi edinmek için meteorolojik radarların olduğunu öğrendim. Ülkemizde de T.C. Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Meteoroloji Genel Müdürlüğünün web sitesinden bu meteorolojik radar görüntülerine erişme imkanımız varmış. Uzun bir süredir tarayıcı üzerinden ilgili web sayfasını açarak radar görüntülerini takip ediyordum fakat bir süre sonra kullanım sıklığım arttıkça bu işlem bana biraz yavaş gözükmeye başladı. Ben de bunun için bir betik (script) kodlamaya karar verdim ve bu yazının konusu olan, ‘mgm-radar’ (yaratıcı isim bulma konusunda kötüyüm biraz 🙂) ismini verdiğim betiği kodladım. (Şu sıralar bir de bash scripting ile ilgili bir video serisi de izlediğim için öğrendiklerimi uygulamak için çok iyi fırsat olduğunu düşündüm.)

Betikle ilgili detaylara girmeden önce söylemem gereken bir şey var: Bu betik sadece GNU/Linux dağıtımlarında kullanılabilir. Ben Ubuntu 18.04 üzerinde sorunsuz kullanıyorum. Windows içerisinde de bash betikleri çalıştırmanın yöntemleri var sanırım fakat benim test etme imkanım olmadı.

Betiğin bulunduğu GitHub deposu için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz.

Kurulumu ve Kaldırılması

Betiğin düzgün bir şekilde çalışabilmesi için öncelikle bazı gerekli paketleri yüklememiz gerek. Bunlar şu şekilde:

  • bash versiyonunuz 4 veya üzerinde olmalı, kontrol etmek için terminalinizde “bash −−version” komutunu kullanabilirsiniz,
  • wget – Bir dosya indirme aracı, radar görüntülerini indirmek için kullanıyoruz,
  • imagemagick – İçerisinde çeşitli resim araçları olan bir paket, bize içerisindeki ‘convert’ aracı lazım, bununla indirdiğimiz radar görüntülerini hareketli bir gif dosyası olarak kaydedebiliyoruz,
  • git – Bir versiyon kontrol sistemi, betik dosyasının bulunduğu depoyu indirmek için kullanacağız.

Bunları indirmek için aşağıdaki komutu çalıştırmanız yeterli:

sudo apt install wget imagemagick git

apt‘ yerine varsa kendi kullandığınız paket yöneticisini de yazabilirsiniz.

Gerekli paketler başarılı bir şekilde kurulmuşsa aşağıdaki adımları terminalinizde uygulayarak betiğin kurulumunu tamamlayabilirsiniz.

$ git clone https://github.com/erenhatirnaz/mgm-radar.git # Depoyu indiriyoruz
$ cd mgm-radar # indirdiğimiz deponun içerisine giriyoruz
$ chmod u+x mgm-radar.sh # kullanıcının betik dosyasını çalıştırabilmesi için yetki veriyoruz

$ make yukle # yükleme işlemini gerçekleştirmek için

make yukle’ komutunu çalıştırdığınızda, indirdiğiniz deponun içerisindeki mgm-radar.sh dosyasının bir bağlantısı (symbolic link) varsayılan olarak ‘~/.local/bin/mgm-radar’ konumuna oluşturuluyor. Bu sayede sadece indirdiğiniz deponun içindeyken değil, terminalinizde her yerden bu betiği kullanabilirsiniz. Eğer siz kişisel betiklerinizi farklı bir dizinde saklamayı tercih ediyorsanız depo içerisindeki ‘Makefile’ dosyasının 2.satırındaki ‘hedef’ satırını değiştirebilirsiniz.

Yukarıdaki işlemler sorunsuz bir şekilde gerçekleştiği takdirde artık terminalinizde ‘mgm-radar’ komutunu çalıştırabilirsiniz.


Betiği sisteminizden kaldırmak için ise:

$ make kaldir

komutunu çalıştırmanız yeterlidir. Fakat unutmayın bu komut sadece ‘~/.local/bin/mgm-radar‘ konumundaki bağlantı dosyasını siler ve terminalinizde her yerden kullanma imkanını geri alır; indirdiğiniz depo hala bilgisayarınızda durmaya devam edecektir. Depoyu da silmek istiyorsanız terminalinizde depoyu indirdiniz dizine gidin ve ‘rm -rf mgm-radar’ komutunu çalıştırın.

Kullanılması

Meteorolojik radar bulunan illeri listelemek ve size en yakın meteorolojik radarın nerede olduğunu öğrenmek için:

$ mgm-radar radarlar

komutunu kullanabilirsiniz.

Ayrıca ‘mgm-radar −−yardim’ yazarak betiğin kullanımı ile ilgili detaylı bilgiler de edinebilirsiniz.

 

Size en yakın meteorolojik radarın nerede olduğunu öğrendiyseniz, artık sistemdeki son radar görüntüsünü indirebilirsiniz:

$ mgm-radar sondurum --il-kodu 35 --urun ppi

 

Ben örnek olması açısından böyle bir komut yazdım fakat siz il kodunu ve ürünü değiştirerek deneyebilirsiniz.

Sistemdeki son 15 radar görüntüsünü indirip, bunları hareketli gif şeklinde görüntülemek için ise:

$ mgm-radar hareketli --il-kodu 35 --urun vil

 

Tüm meteorolojik radar ürünlerini indirip, bunları tek bir görselde birleştirmek için:

$ mgm-radar rapor -i 35

rapor alt komutu görüntüleri varsayılan olarak kare (2x2) şeklinde birleştirir. Eğer farklı formatlarda birleştirme yapmak istiyorsanız: her satırda bir görüntü için -f dikey, bir satırda tüm görüntüleri birleştirmek için -f yatay argümanlarını kullanabilirsiniz.

Bu üç komut da indirdiği radar görüntüsünü varsayılan olarak ‘xdg-open’ komutu ile açar. Yani sisteminizde hangi resim görüntüleyicisini varsayılan olarak seçmişseniz onunla açar. Eğer farklı bir resim görüntüleyici kullanmak istiyorsanız depo içerisindeki mgm-radar.sh dosyasının 29.satırındaki ‘goruntuleyici’ değişkenini düzenleyebilirsiniz.

Bu komutlar aksi belirtilmediği sürece radar görüntülerini ‘/tmp/mgm-radar’ konumuna indirir. Bu konuma indirilen radar görüntüleri geçicidir. Yani bilgisayarınızı kapattığınızda radar görüntüleri silinir. Eğer kalıcı olarak başka bir dizine indirmek istiyorsanız: kısa şekiliyle ‘-d’, uzun şekiliyle ‘–dizin’ parametresini kullanabilirsiniz. Örnek vermek gerekirse:

$ mgm-radar sondurum -i 34 -u maks -d ~/Resimler/radar-goruntuleri

Bu parametre ile verdiğiniz dizinin sizin tarafınızdan oluşturulmuş olması gerekir.

NOT: Tüm radarların birleştirilmiş görüntüsü için mgm.gov.tr ürün türünü PPI olarak kısıtlamıştır. Dolayısıyla ‘mgm-radar sondurum -i 0 -u vil’ yazdığınızda betik size bu bilgiyi verir ve PPI ile devam edip etmemek istediğinizi sorar.

Hata Raporlama

Betikte kodlardan kaynaklı olduğunu düşündüğünüz bir hata keşfederseniz aşağıdaki bağlantıdan hata bildirimi yapabilirsiniz ya da bana e-posta olarak hata bildiriminde bulunabilirsiniz [GPG: 0x8e64942a]. Daha verimli hata çözümleme süreci için hata aldığınızda indirdiğiniz depo dizininde oluşacak olan mgm-radar.log dosyasını da mümkünse (bazı hatalarda oluşmayabilir) ekleyiniz.

GitHub üzerinden hata bildirimi yapmak için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz.

Lisansı

Bu betik GNU Genel Kamu Lisansı versiyon 3 ile lisanslanmıştır. Dolayısıyla bir özgür yazılımdır, ve bazı koşullar altında yeniden dağıtmakta serbestsiniz; ayrıntılar için depo içerisindeki LICENSE dosyasına bakınız.

NOT: GNU Genel Kamu Lisansının Türkçe çevirisi için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Mustafa Kemal'in Çankaya köşkünde arkadaşlarına “yarın Cumhuriyet'i ilan edeceğiz” dediği dakikalarda…

10 bin kilometre uzakta, New York yakınlarındaki Elmira şehrinde bir evde, 10 yaşında bir çocuk, babasının daktilosunun başına oturmuş, o çocuksu heyecanıyla mektup yazıyordu.

“Gazi Mustafa Kemal Paşa, Angora, Türkiye…
Sayın efendim, ben 10 yaşında Amerikalı bir çocuğum, Türkiye ve yeni hükümetine büyük ilgi duyuyorum. Siz ve bayan Kemal hakkında bir röportaj okudum. Türkiye hakkında bir defterim var. Şimdiden siz ve bayan Kemal hakkında birçok yazı ve resim topladım. Lütfen bir Amerikalı çocuğa küçük bir not ve imzalı fotoğrafınızı gönderin. Bir gün Türkiye'yi görebileceğimi umut ediyorum, saygılarımla, - Curtis LaFrance.”

8 Ekim 1923 tarihli bu mektup, 27 Kasım'da Ankara'ya ulaştı. Mustafa Kemal okudu, çalışma odasına gitti, oturdu, cevap yazdı.

“Türkiye Cumhuriyeti Riyaseti, hususi…
Mister Curtis LaFrans'a, Ankara…
Mektubunuzu aldım. Türk vatanı hakkındaki alaka ve temenniyatınıza (iyi dileklerinize) teşekkür ederim. Arzunuz vechiyle bir adet fotoğrafımı leffen (ilişikte) gönderiyorum. Amerika'nın zeki ve çalışkan çocuklarına yegane tavsiyem, Türkler hakkında her işittiklerine hakikat nazarıyla bakmayıp, kanaatlarini mutlaka ilm ve esaslı tedkikata (hakkıyla anlayıp, araştırmaya) isnad ettirmeye (dayandırmaya) bilhassa atf-ı ehemmiyet (önem) eylemeleridir. Hayatta nail-i muvaffakiyet ve saadet olmanızı temenni eylerim.

- Türkiye Reisicumhuru Gazi Mustafa Kemal”

10 yaşındaki Curtis, Amerikan bağımsızlık mücadelesinin kahramanı, yeni kıtaya özgürlük fikrini aşılayan Fransız aristokrat Lafayette'in soyundan geliyordu. Fransız devriminin en güçlü karakterlerinden biri olan Lafayette, Amerikan bağımsızlık savaşı patlak verince Philadelphia'ya gitmiş, İngilizlere karşı Amerikalıların safında yeralmış, general olmuş, George Washington'la beraber İngilizleri söküp atmış, “iki dünyanın kahramanı” ilan edilmişti.

İşte böyle bir adamın soyundan gelen Curtis, özgürlük, bağımsızlık hikayeleriyle büyümüştü. O küçücük yaşına rağmen “bağımsızlık” kavramının, dünyadaki en saygın yaşam biçimlerinden biri olduğunu biliyordu. Amerikan gazetelerinde Türk Kurtuluş Savaşı'yla alakalı haberleri okumuş, The Saturday Evening Post dergisinde yayınlanan Mustafa Kemal röportajını okumuş, okudukça hayran olmuş, yeni kurulan şehir “Angora”yı çok merak etmiş, ulaşır mı ulaşmaz mı, ciddiye alınır mıyım alınmaz mıyım diye düşünmeden, 28 Ekim 1923 akşamı yukardaki mektubunu yazmıştı.

#29EkimCumhuriyetBayramı #Atatürk

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Merak edenler icin bir miktar Kiev ve chernobil resimlerine ve videolarını ekteki linkten ulaşabilirsiniz.

https://photos.app.goo.gl/eX47sr5w0aCPM5nh2

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 8 / 32

"İki Mustafa Kemal vardır: Biri ben, et ve kemik, geçici Mustafa Kemal… İkinci Mustafa Kemal, onu “ben” kelimesiyle ifade edemem; o, ben değil, bizdir! O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların rüyasını temsil ediyorum. Benim teşebbüslerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal odur!"

Zira o Mustafa Kemal'in hikâyesi ne 1919da Samsun'da başlar, ne de 1881 de Selanik'te başlar. O Mustafa Kemal'in tarihi, entelektüelitenin, bilginin ve dolayısıyla insanlığın tarihidir. Bu yüzden Mustafa Kemal'in tarihi bundan 9 bin sene önce Arjantin'deki eller mağrasında, bundan 12 bin yıl önce Göbeklitepede başlar. 19 Mayıs'ın anlamı 100 yıllık değil, binlerce yıllık bir önem taşır. Yaşasın Mustafa Kemal ve onun bağımsızlık mücadelesi. Yaşasın Mustafa Kemal Atatürk'ün istiklal ve cumhuriyet sevdalısı gençleri. Bütün Türkiye Cumhuriyeti Halkının #19mayıs #AtatürküAnmaGençlikVeSporBayramı kutlu, mutlu, şanlı olsun. Unutmayalım ki en karanlık gecenin sabahında tüter Bandırma Vapuru'nun dumanı. Ne mutlu Türküm diyene

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Hikayeler artık teknoseyir.com'da!
Yeni özelliğimiz ile tanışın!
#TeknoSeyir #HaberinizOlsun #hikayeler
#mizah

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 14

UKRAYNA İÇ SAVAŞI
Bir süredir Ukrayna savaşını araştırıyorum sebebi arap kültürü olmayan bir ülkede veya ortadoğu diyemiyeceğimiz bir bölgede savaş olması genelde bu bölgede savaşa alışık olduğumuzdan neden sorusunu çok sordum bu savaş için.

Önce Ukrayna neresi ? nedir ? ne değildir ? gibi kısaca ukraynaya bakalım.
Ukrayna Karadenizin üst kısmında bulunan konum olarak bize yakın ve tarih olarak da bize yakın hatta, bizim hakimiyetimiz altında olduğu dönemler oldu. Tarihe baktığımızda Ukraynada bulunan Kırım bizim için Abd ve Avrupa birliği için ve Rusya için değerli yanı üç gücün üzerinde emelleri olduğu bir yer.

Başkenti Kiev resmi dili Ukraynaca ve 2001 verilerine göre etnik grup olarak bakılırsa şu şekilde;
%77,8 Ukraynalılar
%17,3 Ruslar
%4,9 diğer/belirtilmemiş
Hükümek sistemi ise Yarı başkanlık sistemli (üniter anayasal cumhuriyet). Tarihi çok karışık bir ülke büyük çoğunlukla Türk topluluklarının kontrolünde olmuş ve araştırdığım kadarı ile Rusyanın ardından Avrupanın en büyük ikinci ordusu şeklinde bilgiler var tam netleştiremedim.
Daha ayrıntılı bilgi için : https://tr.wikipedia.org/wiki/Ukrayna

----- NELER OLDU ? -----

Turuncu devrim süreci yaşandı; 2013'lerde ve halk Avrupa birliğini isterken Cumhurbaşkanı Viktor Yanukoviç Avrupa Birliği ile anlaşma yapmaktan son anda keyfi bir şekilde vazgeçip Rusya ile anlaştı bu durum halkı kızdırdı ve halk merkez bir meydanda toplandı ve barışcıl eylemlerine başladı. 10 Aralık gecesi Cumhurbaşkanı Viktor Yanukoviç ve Başbakan Nikolay Azarov, protestocuların üzerine ( araştırdığım kadarı ile bizdeki çevik kuvvet benzeri) “Berkut” polis güçlerini saldı. Polisin yanında Cumhurbaşkanının destekcisi olan halktan titushki ( kimine göre 10 dolara kiralanmış mahkum vb. psikopatlar) denilen kişiler polisin arkasında polisle beraber durup göstericileri dövüyor öldürüyordu. Polis acımasızca hastane vb. olarak kurdukları bınaları çadırları yakıyor göstericileri dövüyordu. Olaylar yatışmayınca polis göstericileri gece arabalarında yakalayıp yasadışı şekilde rehin alıyor ve bunun görüntüleri Tv'lere internete düşüyordu arkasından göstericiler ile hükümet kısa süreli anlaştılar ve gösteriler hafifleyecek hükümetde rehineleri bırakacaktı. Ellerinde hiç kanunsuzca rehin alınmış vatandaş olmadığını söyleyen polis bir anda kabul etti ve rehineleri bıraktı. Polis plastik mermi yerine pompalı silahlarına gerçek mermi koymaya başladı ve görüntüler Tv de yayınlandı. Devrimin sonlarına doğru Cumhurbaşkanı göstericilerin vurulması emrini verdi polise ve keskin nişancılarla, keleşler ile göstericiler avlanmaya başladı hatta yaralıları almaya gelen gönüllü ve üzerinde ilk yardım yelekleri olan doktorlar bile vurularak öldürüldü ( görüntüleri youtube, bazı belgesel ve internet sayfalarında var ) polis vatandaşını acımasızca vurmuş ülke şoktaydı ve Cumhurbaşkanı helikopter ile kaçarken görüntülendi. Devrim yapılmıştı seçimler yenilendi. Rusya Ukraynayı kaybediyordu...

----- İÇ SAVAŞ -----

Rusya kaybettiği Ukraynayı zorla almak istedi ve Kırım'ı ilhak etti. Tvlerde ve basında Rus ordusunun savaş konumunda Ukraynaya girdiğini izledik. Ukraynada bulunan %17 lık Rus kökenlilerin desteği ile ayaklanma çıktı ve devlet yönetim binaları ele geçirildi ( Buralara Oblast deniliyor bir nevi eyalet kendi bayrakları bulunuyor. Ukrayna 25-26 Oblast dan oluşuyor.).

----- Donbass Savaşı -----
6 Nisan 2014'ten beri Ukrayna'nın Donbass bölgesinde başladı ve günümüzde (28.03.2017) devam etmektedir. Rusya destekli Novorossiya Federal Devleti ( Wiki: Novorossiya Federal Devleti, Donbass Savaşı sürmekteyken Donetsk Halk Cumhuriyeti ve Lugansk Halk Cumhuriyeti'nin 27 Mayıs 2014'te Ukrayna'daki Rus ayrılıkçıları tarafından bir konfederasyon haline getirilmesi ile kurulmuş federe bir de facto devlettir. Ayrıca Novorossiya (Новороссия) sözcüğü, Yeni Rusya anlamına gelmektedir. ) ve Ukrayna devleti arasında sürmektedir.

Bu savaşın önemli ayakları Donetsk Havalimanı Savaşı, Debaltseve Muharebesi, Shyrokyne çatışmaları şeklinde başlıklandırılmış ilgisini çekenler araştırırken bunlara bakabilirler.

----- Uluslararası tepkiler ( Wiki ) -----
NATO – 22 Ağustos tarihinde Rusya'nın Ukrayna'ya yardım konvoyu göndermesi sonucu, NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen Rusya'nın ateşlediği çatışmalara bu tür müdahalelerin ancak bölgedeki tansiyonu yükselteceğini belirtti. Uluslararası insanlık prensipleri gereğince yardım konvoylarının sivillere yönelik mi yoksa Rusya destekli isyancılara yönelik mi olduğunun açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirtti.

Rusya – Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Ukrayna otoritelerini Ukrayna'nın bölgede karşı karşıya kaldığı her sorun için Rusya'yı sorumlu tutmasından dolayı eleştirdi. Ukrayna halkının bu sorunlardan dolayı Kiev'den açık bir cevap almasını gerektiğini belirtti.

ABD – Birleşik Devletler Dışişleri Bakanı John Kerry bölgedeki olayların spontane gelişmeler olmadığını ve Rusya'nın olayları tahrik ettiğini ifade etti.

Türkiye – Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye olarak Rusya'nın Kırım'ı ilhakını kabullenmediklerini ifade etti. 23 Ekim Letonya ziyareti sırasında Kırım’da Rusya’nın oraya el koyma konusu, ‘orada bizim tarihi haklarımız’ gibi yaklaşımlarını kabullenmediğimizi kendilerine ifade ettik. Bunu Sayın Putin’e de söyledik. Orada Kırım nüfusunun yüzde 14′ü Kırım Tatarıdır. Bunlarla ilgili tüm düşüncelerimizi kendileriyle paylaştı. diye konuştu.

Kırım Özerk Cumhuriyeti – Kırım eski Tatar Meclisi başkanı ve Ukrayna milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Rusya'nın ilhakını tanımadıklarını açıkladı.

YORUM:
Bu bilgilerle bakıldığında dünyada AB ve Rusya sürekli bazı ülkeleri kendi yanına çekmek için çalışıyor ve bu durum kızıştıkca o ülkelerde iç savaş çıkıyor görünen o ki AB veya Rusya'ya yaklaşmak çözüm değil aksine savaş çıkarıyor. İşin daha vahim kısmı ise 1. Dünya savaşının çıkma sebebleri hala ülkeler için geçerli dünya hala hesaplarını tamamlamamış yanı aynı sebeblerden 3. Dünya savaşı çıkması muhtemel. Rusyanın kırım 'ı istemesi Avrupanın vermemeye çalışması bu bölgedeki petrolü avrupanın istemesi vb. hesaplar aynen sürüyor. 2009 - 2010 yıllarında 2016 ile 2020 arasında bu bölgeden ( orta doğu ) filizlenen 3. Dünya savaşı o olmasa bile çok ağır bir savaş beklediğimi söylemiştim hala söylüyorum.

SON SÖZ:
Görünen o ki dünyanın savaş hafızası silinmiş acıları ve ne kadar kötü olduğunu unutmuş ve yeni bir savaş için baltalar çıkarılmış.

UZUN OLDU OKUYANLARA TEŞEKKÜRLER İLGİNİZİ ÇEKERSE BU KONUYU ARAŞTIRIRKEN BULDUĞUM EN GÜZEL BELGESEL NETFLİX'İN ''Winter On Fire'' İSİMLİ 2015 BELGESELİ İZLEYİN.

Güncelleme(29.03.2017): Yazıda bir bölümünde Rusyanın Ukraynaya girdiğini yazmıştım bu bilinen bir durum fakat Rusya bunu ,nkar ediyor kendisinin girmediğini askeri yapısının Ukraynada bulunmadığını söylüyor. Ukrayna ordusunun yakaladığı bazı esir askerlerin videoları var ve videoda Rus olduklarını rusya kimlik kartları ve kendi ağızlarından nereli kim oldukları konuşturuluyor.

#akış #KonuDışı #Ukrayna #savaş #Rusya #ABD #AvrupaBirliği

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 5