Merhabalar;
İlginç bir durum ile karşılaştım. Belki beni aydınlatırsınız. Dün, profesyonel kullanım için bir müzik ek yazılımı satın aldım (sound lıbrary). Firmalar, satın aldığınız ürünlerini indirebilmeniz için bir "indirme yöneticisi" indirmenizi öngörüyor. Bâzıları ortak altyapılar kullanırken; bâzıları kendi yöneticisini indirmenizi tercih ediyor. Söz konusu olan Keep Forest isimli firma da, kendi indirme yöneticisini edinmenizi -ki işlevleri itibâri ile istemci demek daha doğru olur sanırım- öngörüyor. Ne var ki, kurulum dosyasını internetten çekip, çalıştırmaya kalktığınızda; Windows Defender ilgili exe dosyasını engellediğini belirten bir dialog ekranı çıkartıyor. Firma ile yazıştığımda, "Windows Defender'ı devre dışı bırakıp, tekrar deneyin." cevâbını aldım. Bu seçeneğin farkında olduğumu, başka firmaların da istemcilerini kullandığımı, onlarda böyle bir sorun yaşamadığımı, dolayısı ile kullandıkları istemcide bir sorun olabileceğini söyleyip, bana alternatif bir yol önermelerini, rica ettim.
Buna cevâben muhattabım; "Doğrudan indirme linklerini göndereceğim, ancak bir indirme yöneticisi güvenlik sorunu değildir" cevâbını bana kibarca iletti.
Tek fonksiyonu bilgisayarına dosya yüklemek olan bir yazılım, nasıl "güvenlik sorunu" olamaz; bunu zâten anlamadım. Asıl merâk ettiğim, Windows Defender bu gibi durumlarda yanlış kararlar verme karakteristiği gösteren bir yazılım mı? İş bilgisayarımda interneti oldukça sınırlı kullandığım, ve bilgisayarıma yüklediğim dosyalara dikaat ettiğim için W.D. işimi görür diye düşünüyordum. Elbette, bilgisayarın kas gücünü bir anti virüs yazılımına rezerve etmek istemiyişim de, kullanım sebeplerimden biri.
Sizce bu doğru bir yaklaşım mı?
#TeknoYardım #akış #Yazılım #İnternet #AlışVeriş

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Höşelek @benvaryaben

    doğrudan indirmek varken neden indirme yöneticisi ile yükleyesin ki...
    bunun mantığı yok bence.
    windows defender demekki bazı sıkıntıları görmüş ki engellemiş.
    windows defender bile engellediyse gerisini siz düşünün...

    • Martin @martin

      "Bile" demeyin. Otu bku engelliyor.

    • Görey Beydağı @gbeydagi

      Ses ve müzik teknolojileri alanında çalışan yazılım firmalarının böyle bir tercihi var. Hem kopya korumada bir duvar daha olması, hem de paket büyüklüğü terabyte düzeyine ulaşabildiği için, daha rafine bir transfer sağlabilmesi için sanırım -ki pek de rafine olduğu söylenemez-. Ne var ki, herkes kendi indirme aracını kullanıyor. Linsans kontrolü tarafını, genelde bu ek yazılımları süren engine hâllediyor. Ne yazık ki, her firma bu iş için para ödemek istemiyor, ya da kendi engine'ini tasarlamaya çalışıyor. Tam bir karmaşa :).
      Not: Direkt linkten indirmede; bâzan arada dosya kaybolması (megabyte boyutunda bir sürü minik dosya oluyor bu paketlerede), ya da firmanın tercihi nedeni ile, yazılım partisyonlara bölünmüş olması nedeni ile indirme aracının nu birleştirmesinin gerekmesi gibi durumlar var. Düzgün firmalar, kendi araçlarına lokalden yükleme seçeneğini koyuyor; ancak sayıları az.

  • Ali Pektaş @alipektas

    İndirme yöneticisinden kastınız, Google Chrome indirirken öncesinde indirdiği ve asıl Chrome'u indirecek olan küçük boyutlu araç gibi mi mesela? Yoksa IDM tarzı bir şey mi bu?

2000'lerden bâzı tınılar. Kişisel favorim Playstation One, ikinci favorim ise Gamecube.
https://youtu.be/2VnYXKwneUQ

Sond Every 2000s Kids Remember part2

THERE IS THE PART TWO VOICI LA PARTI DEUX
BeğenFavori PaylaşYorum yap

Merhabalar;
Uzun zamandır ihmâl ettiğim, gecelerı uykumu kaçıran bir konu olan, "yedekleme" ve "müşteriye dosya gönderme" işlerine eğilmeye karar verdim. İlk fark ettiğim, bu konuda ne kadar câhil olduğum oldu. Office 365 paketine dâhil OneDrive, müşteriler için WeTransfer, neredeyse sıfır yedekelemenın sonucu olarak; allah tarafından korunan verilerim ile hayatımı sürdürmekteyim. NAS, NAS'ın yansısı gibi çöcümler bütçemi şu an için aşıyor. Birkaç harici disk, otomatik ilerleyen bir yedekleme rutini, dosya paylaşımları için daha güvenli bir yöntem (sync.com gibi) konularında nasıl bir strateji oluşturabilirim, hangi harici diskleri satın almalıyım, hangi yazılımı kullanmalıyım konularını düşünüyorum. 3-2-1 kuralını biraz araştırdım, ama yine de kafam biraz karışık. Önerilere müteşekkir olurum.
Şimdiden iyi hafta sonları. 🙂
#TeknoYardım #akış #yardım

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Dün oldukça ilginç, ilginç olduğu kadar rahatsız edici bir şey yaşadım. Mobil operatör kodlu bir telefon beni aradı. Aramayı cevapladığımda, gürültülü bir yerde olduğu, ve mikrofonunda gürültü engelleyici olmadığı çok belli olan bir hanım; ksa bir ankete katılmamı rica etti. Müsait olduğum takdire herhangi bir anket uygulamasını geri çevirmeyen (hem meraktan, hem de varılmak istenen sonucu manüple etmeyi deneme muzipliğinden) ben, "buyursunlar" dedim. Hanımefendi evvela yaşımı, ardından medeni durumumu sordu. Yaşımı ve bekâr olduğumu söylememin ardından, -ki bu birazdan önem kazanacak- mesleğimi sordu. Müzisyen olduğumu belirtmem ile birlikte heyecanlanan ve neşelenen hanımefendi, "enstruman mı çalıyorsunuz, şarkı mı söylüyorsunuz?" sorusunu tüm neşesi ile önüme fırlattı. Biraz afallamış bir hâlde, ve duraksayarak, enstruman çaldığımı (zira enstruman çalmayı bilmeyen müzisyen, insan anatomisi bilmeyen doktor ile eşdeğer mâlum) söyledim. Bunun üzerine daha da heyecanlanan ve neşelenen, muhtemelen otuzlarının başlarında ya da daha genç olan hanımefendi peşisıra "ben de şarkı söylemeyi çok severim, çok da güzel şarkı söylerim. Size de bir tane söyleyeyim mi?" cümlelerini, inanılmaz bir hız, coşku ve kararlılıkla kurdu. Ben ise şaşkına dönmüş bir hâlde, bir süre sessizliğin ardından sadece "sizi işinizden alı koymak istemem." deyip, tebessüm edebildim. Tekrar bir süre sessizliğin ardından, hanımefendi, kendisini bana beğendirmek ister bir hâlde olduğunu, ve çok heyecanlandığını, bu yüzden şarkı söylemeyeceğini deklare etti. Bu oldukça kesin deklerasyon karşısında, "nasıl isterseniz" demek dışında elden bir şey gelmezdi, nitekim gelmedi de. Bunun ardından hanımefendi, kimi standart ödüllü anket gevezeliğine (yine bir süre sessizlikten sonra) başlamıştı ki, sözünü yarıda keserek hiçbir ödül arzum olmadığını, sadece kotasını doldurabilmesi için ankete katılmayı kabul ettiğimi söyledim. Bunun ardından, hüzünlü ama flörtöz olmaktan asla geri durmayan bir ses ile "Elveda" diyerek hanımefendi görüşmemizi sonlandırdı. Cinsel tâcize uğradığımdan kesinlikle emin olmam, neler olduğunu idrâk etmem ile eş zamanlı gerçekleşti. Belirmeliyim ki, kadınlar tarafından kimi tâcizlere uğramaya aşinâyım, ki genelde bu tacizler ithamkâr ve psikolojik şiddet içerikli olur, bu cinsel içerik kazandığına inandığım telefon konuşması oldukça rahatsız edici bir deneyimdi. Merâk ettiğim iki şey var:
Öncelikle bizim telefon numaralarımızı ele geçiren insan çeşitliliğinin bir sınırı var mı? Arayan numaranın kim olduğunu gösteren uygulamaları kullananlar mı bu işleri başımıza açıyor, her satın alma işleminde, kargo işleminde, ya da her ne işlemi yapıyorsak o esna da fütursuzca cep telefonu numaralarımızın alınması mı bu olaylara kapı aralıyor?
İkinci merâk ettiğim şey de şu: Bu yaşadığım, ve oldukça rahatsız olduğum bu olayı sırf erkek olduğum, ve erkek olduğum için bir kadının benimle muhattap olması dahi toplum tarafından -en azından kadın toplumu tarafından- lutuf kabul edildiği için; asla taciz edildim, cinsel dalrıya uğradım çığlıkları atarak Twitter'da bir sanal zorbalık reaksiyonu başlatamam değil mi?
Zaman ayırdığınız için teşekkür ederim TeknoSeyir ailesi. 🙂

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 10 / 12
  • Burhan @epsilon

    Bunu sen yapsan resmen taciz olarak çığırtkanlık yapacak çok kişi vardı ama kadın yapınca öyle bir şey olmuyor nedense.

  • ahmed @ahmed

    Konu hakkında fikir belirtmeyeceğim. Ancak yazınız oldukça güzel kitap okur gibi okudum. Roman vs. yazmayı düşündünüz mü?

  • reducto @protego

    Garip bir deneyim olmuş ama hafif flört içeren telefon şakası kategorisine girer bence bu. Ha bunu bir erkek yapsa belki farklı algılanabilir doğru, bu da bu ülkedeki aşırı tahammülsüzlüğün eseri. Flört etmeye çalışsan sapık damgası yiyebiliyorsun evet ancak biraz bu bakış açısından çıkınca aslında ortada "taciz" olan bir şey yok. Olayın belki yazmadığınız kısımları da vardır ama buradaki en ileri giden cümle "size şarkı söyleyeyim mi?" cümlesi. Bunu taciz olarak adlandıracaksak bitmişiz biz

    • Görey Beydağı @gbeydagi

      Kelime kullanımındaki tercihlerimin plânlı olduğu gerçeği bir yana; bir hanımefendinin omzundaki, ya da kolundaki dövmeye yeterinden uzun bakmenin -ki uygun olan zaman aralığı, hanımefendinin hâlet-i ruhiyesine endekslidir.- bile, "tâciz" olarak nitelendiği bu günlerde tanımların kapsamları pek genş tutulmakta. Burada bence incelenmesi gereken; sizinde belirttiğiniz üzere; durumları cinsiyet filtresinden geçirerek algılıyor olmamız, ki bu "seksizm" olarak tanımlanıyor. Ne var ki, karşı cinslerin birbirine karşı davranışlarında genel geçer uygunsuzluk tanımlarını cinsiyet bağlamından kopardığımız zaman; kadınların, dabranışlarında daha "özensiz" olduğu sonucuna varmak, mümkün olmanın ötesinde kolay. Ortamın kendisi elbette bu davranışların algılanmasında çok belirleyici. Aynı etkileşim, başka bir yer ve biçimde gerçekleşseydi; daha farklı değerlendirilebilirdi. Bu şartlar altında "flörtöz bir telefon şakası", ne kadar iyi niyetli gözükse de, aslında uygunsuz bir davranış olduğuna inanıyorum.

  • suicide @suicide

    Masallah biz boyle cekici olamadik ki taciz edilelim.

Bankalar da kişiel verileri uçüncü parti firmalar ile paylaźmak için izin almaya başlamış. Eskideb müşterisi olduğum Akbank, arayıp yasal bir metin okudu; hâliyle kabul etmedim. Kafama takilan şu ki; aktif müştwrisi olduğum bankanin bu konuda tutumunun ne olduğu. Supermarket dsğil ki bunlar, banka. Tüm veriler kritik ve azami mahremiydte sâhip.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Bu hafta beni en çok mutlu eden şey, ilginç şekilde Windows 1809 güncellemesi oldu. Bu güncelleme ile; Windows’a koyu tema modu geldi. Kişiselleştirme ayarlarında bu seçenek zâten sunuluyor olsa da, oldukça kısıtlı idi, ve sadece belli menülerde bu tema uygulanabiliyordu. Yeni güncelleme ile, klasörler, dosya gezgini, sağ tuş menüleri gibi pek çok kısımda da koyu tema aktif şekilde çalışır hâle geldi. Bu özellik herkes için önem arz eder mi bilmiyorum, lâkin benim gibi beyaz fon üzerine siyah yazıları görmekte zorlanan, ve kullandığı uygulamalar ve web tarayıcıların entegrasyonlarının kötü olması nedeni ile ters kontrast özelliğini kullanamayanlar için oldukça sevindirici bir gelişme olduğunu belirtmek isterim.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Amazon bana dedi ki;

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Görey Beydağı @gbeydagi

    Sitenin açildığı gün; kara çarşamba 🙂

  • Daviance @daviance

    Çok akıllılar ürünü satarmış gibi yapıp siteye ilgini ayakta tutmak için 50 lira veriyorlar ,bana göre bir avantaj değil sonuçta onu harcamak içinde harcama yapman gerekecek belki hiçte ihtiyacın olmayan birşey alıcaksın.

    • Ekrem 🎧 🎮 @huseyinekrem

      50 liralık alış verişe izin veriyorsa kâra geçmiş aslında. 😛

    • Daviance @daviance

      @huseyinekrem kısa vadede öyle görünebilir ama öyle değil işte uzun vadede zararlarını hep birlikte görücez 🙂

    • Ekrem 🎧 🎮 @huseyinekrem

      @daviance Hepsiburadadan, N11'den daha kötü olmayacak hocam. Zarar ziyan yok ortada. Aynı tas aynı hamam işte.

    • Görey Beydağı @gbeydagi

      Benim hikâyem şöyle idi: Satın aldıktan sonra, bir arkadaşıma önermek için linki göndermeye çalıştığımda ürün siteden yok oldu. Daha sonra kendi siparişimden ürüne gitmeyi denediğimde, siparişimin de yok olduğunu fark ettim. Amazon Müşteri Hizmetleri'nin "Çok yoğun olabiliriz, siz en iyisi mail atın." akıl öğretmesinden beş saniye sonra, operatöre bağlanmam ile başlayıp, onun üstü olan süper operatöre hukuki tehditler savurmam ile biten bir telefon konuşması deneyimi yaşadım. İşi batırdıkları herkese mi mail attılar, benim gibi çemkirmek için vakit harcayanlara mı bilmiyorum. Ben de bunun çok başarılı ve ucuz bir, "halkla ilişkiler" hamlesi olduğu kanaâtindeyim. Ne var ki, Kindle ve Comixology servislerini zâten kullanıyorum, ve açıkçası çok başarılılar. Amazon Prime Video ile de uzaktan flört ediyorum; dolayısı ile Amazon'suz bir hayat bir noktada Google'sız hayat gibi bir hâl almış durumda. Yine de bu tip bir yanlışın özrü olmaz, Amazon çapında bir firma için asla olamaz.
      Not:İndirimi çoktan harcadım cebimden 3 lira çıktı :). Bir stylus kalem ihtiyâcım vardı; anneciğime de bir kitap hediye aldım. 🙂

#TeknoYardım Arkadaşlar;
Bugün kardeşimin bilgisayarındaki Steam uygulamasında, aile paylaşımını ayarlamaya çalışırken, login ekranında steam çakılmaya başladı. Oturum açma adımları normal gerçekleşiyor, daha sonra steam asla tepki vermiyor. Görev Yöneticisi'nden kapattıktan sonra yeniden açma girişimleri de başarısız oluyor. Steam'i silip tekrar kurdum (steam klasörlerini de silerek) ancak aynı sorunu aynı şekilde vermeye devam ediyor. Çocuk beni haklı olarak camdan atmak istiyor, n'olduğunu gerçekten anlamadım. Yardım edebilirseniz çok sevinirim.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Windows 98 çıkalı yirmi yıl olmuş. #tozluraflar
https://youtu.be/nM5uNxtT0Mk

Windows 98 20th Anniversary All New PC Build

Building an all new computer from 20 year old parts for the Windows 98 20th Anniversary. Here are the specs of The New Windows 98 PC: OS: Windows 98 Second E...
BeğenFavori PaylaşYorum yap

TekmoSeyir'den önce sevdiğim içerik, kisi, topluluğa ait lisanslı bir ürün almamıştım; hatta signitureüzik enstrumanlarından bile hoşlanmam. Bardak, anahtarlık, mug derken; TeknoSeyir kişiliğimde mutasyona sebep oldu gâliba. Elbette Levent Pekcan'ın evrendeki her atoma gıcık olmasını aevmemin de etkisi büyük. 😛

BeğenFavori PaylaşYorum yap