2000'lerden bâzı tınılar. Kişisel favorim Playstation One, ikinci favorim ise Gamecube.
https://youtu.be/2VnYXKwneUQ

Sond Every 2000s Kids Remember part2

THERE IS THE PART TWO VOICI LA PARTI DEUX
BeğenFavori PaylaşYorum yap

Merhabalar;
Uzun zamandır ihmâl ettiğim, gecelerı uykumu kaçıran bir konu olan, "yedekleme" ve "müşteriye dosya gönderme" işlerine eğilmeye karar verdim. İlk fark ettiğim, bu konuda ne kadar câhil olduğum oldu. Office 365 paketine dâhil OneDrive, müşteriler için WeTransfer, neredeyse sıfır yedekelemenın sonucu olarak; allah tarafından korunan verilerim ile hayatımı sürdürmekteyim. NAS, NAS'ın yansısı gibi çöcümler bütçemi şu an için aşıyor. Birkaç harici disk, otomatik ilerleyen bir yedekleme rutini, dosya paylaşımları için daha güvenli bir yöntem (sync.com gibi) konularında nasıl bir strateji oluşturabilirim, hangi harici diskleri satın almalıyım, hangi yazılımı kullanmalıyım konularını düşünüyorum. 3-2-1 kuralını biraz araştırdım, ama yine de kafam biraz karışık. Önerilere müteşekkir olurum.
Şimdiden iyi hafta sonları. 🙂
#TeknoYardım #akış #yardım

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Dün oldukça ilginç, ilginç olduğu kadar rahatsız edici bir şey yaşadım. Mobil operatör kodlu bir telefon beni aradı. Aramayı cevapladığımda, gürültülü bir yerde olduğu, ve mikrofonunda gürültü engelleyici olmadığı çok belli olan bir hanım; ksa bir ankete katılmamı rica etti. Müsait olduğum takdire herhangi bir anket uygulamasını geri çevirmeyen (hem meraktan, hem de varılmak istenen sonucu manüple etmeyi deneme muzipliğinden) ben, "buyursunlar" dedim. Hanımefendi evvela yaşımı, ardından medeni durumumu sordu. Yaşımı ve bekâr olduğumu söylememin ardından, -ki bu birazdan önem kazanacak- mesleğimi sordu. Müzisyen olduğumu belirtmem ile birlikte heyecanlanan ve neşelenen hanımefendi, "enstruman mı çalıyorsunuz, şarkı mı söylüyorsunuz?" sorusunu tüm neşesi ile önüme fırlattı. Biraz afallamış bir hâlde, ve duraksayarak, enstruman çaldığımı (zira enstruman çalmayı bilmeyen müzisyen, insan anatomisi bilmeyen doktor ile eşdeğer mâlum) söyledim. Bunun üzerine daha da heyecanlanan ve neşelenen, muhtemelen otuzlarının başlarında ya da daha genç olan hanımefendi peşisıra "ben de şarkı söylemeyi çok severim, çok da güzel şarkı söylerim. Size de bir tane söyleyeyim mi?" cümlelerini, inanılmaz bir hız, coşku ve kararlılıkla kurdu. Ben ise şaşkına dönmüş bir hâlde, bir süre sessizliğin ardından sadece "sizi işinizden alı koymak istemem." deyip, tebessüm edebildim. Tekrar bir süre sessizliğin ardından, hanımefendi, kendisini bana beğendirmek ister bir hâlde olduğunu, ve çok heyecanlandığını, bu yüzden şarkı söylemeyeceğini deklare etti. Bu oldukça kesin deklerasyon karşısında, "nasıl isterseniz" demek dışında elden bir şey gelmezdi, nitekim gelmedi de. Bunun ardından hanımefendi, kimi standart ödüllü anket gevezeliğine (yine bir süre sessizlikten sonra) başlamıştı ki, sözünü yarıda keserek hiçbir ödül arzum olmadığını, sadece kotasını doldurabilmesi için ankete katılmayı kabul ettiğimi söyledim. Bunun ardından, hüzünlü ama flörtöz olmaktan asla geri durmayan bir ses ile "Elveda" diyerek hanımefendi görüşmemizi sonlandırdı. Cinsel tâcize uğradığımdan kesinlikle emin olmam, neler olduğunu idrâk etmem ile eş zamanlı gerçekleşti. Belirmeliyim ki, kadınlar tarafından kimi tâcizlere uğramaya aşinâyım, ki genelde bu tacizler ithamkâr ve psikolojik şiddet içerikli olur, bu cinsel içerik kazandığına inandığım telefon konuşması oldukça rahatsız edici bir deneyimdi. Merâk ettiğim iki şey var:
Öncelikle bizim telefon numaralarımızı ele geçiren insan çeşitliliğinin bir sınırı var mı? Arayan numaranın kim olduğunu gösteren uygulamaları kullananlar mı bu işleri başımıza açıyor, her satın alma işleminde, kargo işleminde, ya da her ne işlemi yapıyorsak o esna da fütursuzca cep telefonu numaralarımızın alınması mı bu olaylara kapı aralıyor?
İkinci merâk ettiğim şey de şu: Bu yaşadığım, ve oldukça rahatsız olduğum bu olayı sırf erkek olduğum, ve erkek olduğum için bir kadının benimle muhattap olması dahi toplum tarafından -en azından kadın toplumu tarafından- lutuf kabul edildiği için; asla taciz edildim, cinsel dalrıya uğradım çığlıkları atarak Twitter'da bir sanal zorbalık reaksiyonu başlatamam değil mi?
Zaman ayırdığınız için teşekkür ederim TeknoSeyir ailesi. 🙂

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 10 / 12
  • Burhan @epsilon

    Bunu sen yapsan resmen taciz olarak çığırtkanlık yapacak çok kişi vardı ama kadın yapınca öyle bir şey olmuyor nedense.

  • ahmed @ahmed

    Konu hakkında fikir belirtmeyeceğim. Ancak yazınız oldukça güzel kitap okur gibi okudum. Roman vs. yazmayı düşündünüz mü?

  • protego @protego

    Garip bir deneyim olmuş ama hafif flört içeren telefon şakası kategorisine girer bence bu. Ha bunu bir erkek yapsa belki farklı algılanabilir doğru, bu da bu ülkedeki aşırı tahammülsüzlüğün eseri. Flört etmeye çalışsan sapık damgası yiyebiliyorsun evet ancak biraz bu bakış açısından çıkınca aslında ortada "taciz" olan bir şey yok. Olayın belki yazmadığınız kısımları da vardır ama buradaki en ileri giden cümle "size şarkı söyleyeyim mi?" cümlesi. Bunu taciz olarak adlandıracaksak bitmişiz biz

    • Görey Beydağı @gbeydagi

      Kelime kullanımındaki tercihlerimin plânlı olduğu gerçeği bir yana; bir hanımefendinin omzundaki, ya da kolundaki dövmeye yeterinden uzun bakmenin -ki uygun olan zaman aralığı, hanımefendinin hâlet-i ruhiyesine endekslidir.- bile, "tâciz" olarak nitelendiği bu günlerde tanımların kapsamları pek genş tutulmakta. Burada bence incelenmesi gereken; sizinde belirttiğiniz üzere; durumları cinsiyet filtresinden geçirerek algılıyor olmamız, ki bu "seksizm" olarak tanımlanıyor. Ne var ki, karşı cinslerin birbirine karşı davranışlarında genel geçer uygunsuzluk tanımlarını cinsiyet bağlamından kopardığımız zaman; kadınların, dabranışlarında daha "özensiz" olduğu sonucuna varmak, mümkün olmanın ötesinde kolay. Ortamın kendisi elbette bu davranışların algılanmasında çok belirleyici. Aynı etkileşim, başka bir yer ve biçimde gerçekleşseydi; daha farklı değerlendirilebilirdi. Bu şartlar altında "flörtöz bir telefon şakası", ne kadar iyi niyetli gözükse de, aslında uygunsuz bir davranış olduğuna inanıyorum.

  • suicide @suicide

    Masallah biz boyle cekici olamadik ki taciz edilelim.

Bankalar da kişiel verileri uçüncü parti firmalar ile paylaźmak için izin almaya başlamış. Eskideb müşterisi olduğum Akbank, arayıp yasal bir metin okudu; hâliyle kabul etmedim. Kafama takilan şu ki; aktif müştwrisi olduğum bankanin bu konuda tutumunun ne olduğu. Supermarket dsğil ki bunlar, banka. Tüm veriler kritik ve azami mahremiydte sâhip.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Bu hafta beni en çok mutlu eden şey, ilginç şekilde Windows 1809 güncellemesi oldu. Bu güncelleme ile; Windows’a koyu tema modu geldi. Kişiselleştirme ayarlarında bu seçenek zâten sunuluyor olsa da, oldukça kısıtlı idi, ve sadece belli menülerde bu tema uygulanabiliyordu. Yeni güncelleme ile, klasörler, dosya gezgini, sağ tuş menüleri gibi pek çok kısımda da koyu tema aktif şekilde çalışır hâle geldi. Bu özellik herkes için önem arz eder mi bilmiyorum, lâkin benim gibi beyaz fon üzerine siyah yazıları görmekte zorlanan, ve kullandığı uygulamalar ve web tarayıcıların entegrasyonlarının kötü olması nedeni ile ters kontrast özelliğini kullanamayanlar için oldukça sevindirici bir gelişme olduğunu belirtmek isterim.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Amazon bana dedi ki;

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Görey Beydağı @gbeydagi

    Sitenin açildığı gün; kara çarşamba 🙂

  • Daviance @daviance

    Çok akıllılar ürünü satarmış gibi yapıp siteye ilgini ayakta tutmak için 50 lira veriyorlar ,bana göre bir avantaj değil sonuçta onu harcamak içinde harcama yapman gerekecek belki hiçte ihtiyacın olmayan birşey alıcaksın.

    • Ekrem 🎧 🎮 @huseyinekrem

      50 liralık alış verişe izin veriyorsa kâra geçmiş aslında. 😛

    • Daviance @daviance

      @huseyinekrem kısa vadede öyle görünebilir ama öyle değil işte uzun vadede zararlarını hep birlikte görücez 🙂

    • Ekrem 🎧 🎮 @huseyinekrem

      @daviance Hepsiburadadan, N11'den daha kötü olmayacak hocam. Zarar ziyan yok ortada. Aynı tas aynı hamam işte.

    • Görey Beydağı @gbeydagi

      Benim hikâyem şöyle idi: Satın aldıktan sonra, bir arkadaşıma önermek için linki göndermeye çalıştığımda ürün siteden yok oldu. Daha sonra kendi siparişimden ürüne gitmeyi denediğimde, siparişimin de yok olduğunu fark ettim. Amazon Müşteri Hizmetleri'nin "Çok yoğun olabiliriz, siz en iyisi mail atın." akıl öğretmesinden beş saniye sonra, operatöre bağlanmam ile başlayıp, onun üstü olan süper operatöre hukuki tehditler savurmam ile biten bir telefon konuşması deneyimi yaşadım. İşi batırdıkları herkese mi mail attılar, benim gibi çemkirmek için vakit harcayanlara mı bilmiyorum. Ben de bunun çok başarılı ve ucuz bir, "halkla ilişkiler" hamlesi olduğu kanaâtindeyim. Ne var ki, Kindle ve Comixology servislerini zâten kullanıyorum, ve açıkçası çok başarılılar. Amazon Prime Video ile de uzaktan flört ediyorum; dolayısı ile Amazon'suz bir hayat bir noktada Google'sız hayat gibi bir hâl almış durumda. Yine de bu tip bir yanlışın özrü olmaz, Amazon çapında bir firma için asla olamaz.
      Not:İndirimi çoktan harcadım cebimden 3 lira çıktı :). Bir stylus kalem ihtiyâcım vardı; anneciğime de bir kitap hediye aldım. 🙂

#TeknoYardım Arkadaşlar;
Bugün kardeşimin bilgisayarındaki Steam uygulamasında, aile paylaşımını ayarlamaya çalışırken, login ekranında steam çakılmaya başladı. Oturum açma adımları normal gerçekleşiyor, daha sonra steam asla tepki vermiyor. Görev Yöneticisi'nden kapattıktan sonra yeniden açma girişimleri de başarısız oluyor. Steam'i silip tekrar kurdum (steam klasörlerini de silerek) ancak aynı sorunu aynı şekilde vermeye devam ediyor. Çocuk beni haklı olarak camdan atmak istiyor, n'olduğunu gerçekten anlamadım. Yardım edebilirseniz çok sevinirim.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Windows 98 çıkalı yirmi yıl olmuş. #tozluraflar
https://youtu.be/nM5uNxtT0Mk

Windows 98 20th Anniversary All New PC Build

Building an all new computer from 20 year old parts for the Windows 98 20th Anniversary. Here are the specs of The New Windows 98 PC: OS: Windows 98 Second E...
BeğenFavori PaylaşYorum yap

TekmoSeyir'den önce sevdiğim içerik, kisi, topluluğa ait lisanslı bir ürün almamıştım; hatta signitureüzik enstrumanlarından bile hoşlanmam. Bardak, anahtarlık, mug derken; TeknoSeyir kişiliğimde mutasyona sebep oldu gâliba. Elbette Levent Pekcan'ın evrendeki her atoma gıcık olmasını aevmemin de etkisi büyük. 😛

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Ben ekranlar ile yaşayan biriyim. Bundan oldukça memnunun; hâttâ daha fazla şeyi ekranlar aracılığı ile gerçekleştirebilme hayâlini çekici buluyorum. Bunun sebebi, nâdir görülen ve nâdir uzmanın ne olduğunu biraz anlatabildiği ileri derece bir görme bozukluğuna sahip olarak doğmuş olmam... Bunun bir sonucu olarak, kitap okumak, yazı yazmak, mesleğim gereği nota yazmak gibi pek çok eylem bilgisayar teknolojisi sayesinde benim için giderek küçülen kâbuslar hâline geldi; ve evet aynı sebebin bir sonucu olarak kalın harfler ile yazmaktayım, zira görmesi daha kolay.
İşim gereği, Digital Audio Workstation denen yazılımlar ile uğraşıyorum. Çalışma alanının ihtiyaçları gereği monitör ile aramda 75 - 80 cm. gibi bir mesâfe olması gerekiyor. Bunun sonucu olarak elbette ekran boyutu önem kazanıyor. Önce 23" boyutunda 1080p bir monitör ile şansımı denedim. Kaçınılmaz şekilde hüsrân ile sonuçlanınca, 32" boyutunda 1080p bir televizyon ile çalışmayı denedim. Boyutlar tam olmasını istediğim gibiydi, ancak bu sefer de yazılar okunamayacak kadar bozuldu. Ekranda oluşan kirlilik benim tarafımdan dahi algılanabilir hâle geldi ki, bunda devamlı olarak kullandığım gözlüğüme entegre edilmiş mikro merceğin de etkisi büyük olabilir. Sonuç olarak şu noktaya ulaştım; Ya 32" ve 4K çözünürlükte bir monitör kullanmalıyım, ya da 27" boyutunda (1080p ya da 1440p) bir monitör kullanıp 10 - 15 cm. kadar kendime yaklaştırmalıyım(sahip olduğum yaklaştırma payı o kadar.). Sorunlar şunlar;
27" 1080p de ihtiyaç duyduğum keskinliği alabilir miyim?
1440p ya da 4K gibi çözünürlükte DPI büyütmeyi kullanarak ekranı optimize ettiğimde oluşacak potansiyel bozulma ne kadar can sıkıcı?
IPS, VA, TN gibi panel seçenekleri arasında hangisi aradığım keskinliği bana sağlar. Buna şöyle bir örnek verebilirim; kullandığım akıllı cihazlar arasında (Apple IPhone, IPad, kimi Android IPS ekranlı telefonlar ve Samsung Galaxy Note 5) beni mutlu eden tek ekran Samsung Note 5'in ekranıydı.
Bu sorunları ve olası çözümler hakkındaki soruları cevaplayabileceğim bir yol şimdiye kadar bulamadım. Bulabildiğim tek yol bir seçeneği satın alıp, pişman olup, kenara kaldırmak oldu. Yine de içimden bir ses; buralarda biri, benim çözmekte başarısız olduğum bu karmaşayı çözebilir, ve ben de üretmeye dönebilirim.
Sabırla okuduğunuz için teşekkür ederim. 🙂

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 8
  • Recai @recai

    mac retina ekranlari denedin mi hic?

  • Joe @joe

    http://www.teknolojipazar.com/philips-315-328p6vjeb00-4ms-4k-hdmi-siyah-led-3799. 32 inc 4k monitör. Güvenilir sitedir daha önce alışveriş yapmıştım. Ben de 24 inc 1080p ekranda yaziları görmediğim için büyütüyorum. Bir sorun çıkmıyor

    • Görey Beydağı @gbeydagi

      Bu monitörü ben de gözüme kestirmiştim. 23" zamanı ben DPI büyütüyordum; sanırım sorun olmuyordu. Tabii arayüz ekrandan taşıyordu ne yazık ki :). %200 gibi bir büyütme gerekiyor 4K panelde deneme şansım olmuştu. Bozulma olup olmadığı konusunda bir türlü emin olamadım; yok da diyemedim, var da diyemedim.

  • Görey Beydağı @gbeydagi

    Başka bir müzisyen arkadaşımın ofisinde o kurulumu denemiştik. Bana da verimli gibi gelmişti. Yine de tam tanımlayamadığım bir sorun var gibiydi, bununla birlikte 40" için çok geri çekilmem gerekebilir zira simgeler ile birlikte alan da çok büyüyor. Yine de tekrar gözden geçireceğim, belki arkadaşımın ofisinde tekrar denerim.

  • Görey Beydağı @gbeydagi

    @mehmetakif çok teşekkür ederim. Zahmetlerin çok kıymetli. Benim durumum doğası gereği görme kapasitemi sürekli zorlamam gerekiyor; bu nedenle herhangi bir sesli yardımcı kullanmam pek önerilmiyor, ki bu tip konfor arttırıcı çözümlerin bana zararını gözlemledim. Ancak 4K çözümünü kesinlikle ilk fırsatta deneyeceğim, eğer bu yöntemle çözebilirsem sayende olacak. Bunun haricinde; ters kontrast (siyah fon üzerine sarı ya da beyaz yazı) gerçekten çok rahat ettiriyor; hâttâ yapabildiğim her yerde o optimizasyonu uyguluyorum. Sizinle meslektaşmışız; mâlumunuz profesyonel ses yazılımları ters kontrast ayarı ile pek iyi anlaşamıyor. Açıkçası ben her seferinde sorunla karşılaştım; şayet siz çözüm yolu bulabildiyseniz öğrenmekten çok mutlu olurum. 🙂