KZ ZSN Pro Çift Sürücülü Kulaklık İncelemesi

Normalde ilk izlenim yazacaktım ama yazacağım incelemeye ilk izlenimden fazla bir şey ekleyemeyeceğim için direkt inceleme yazmaya karar verdim. İlerleyen günlerde fikirlerim değişirse üzerine eklerim.

 

 

 

 Teknik Özellikleri

 

  • Frekans Aralığı: 7Hz-40000Hz
  • Hassasiyet: 112dB
  • Empedans: 24Ω
  • Sürücüler: 1 adet Treble denge armatür sürücü (30095) , 1 adet dinamik bass sürücü
  • Sürücü: 10mm
  • Bağlantı: 3.5mm
  • Kablo: 1.2m, Mikrofon kontrollü çıkarılabilir-değiştirilebilir
  • Fonksiyonlar: HD Mikrofon, Şarkı Değiştirme, Çağrı Cevaplama

 

Kutu içeriği;

Kutudan üzerinde orta boy kulaklık uçları takılı kulaklıklar, mikrofonlu ve memory foam’lu örülmüş kablo, 3 çift (Küçük, orta, büyük.) yedek kulaklık ucu, kullanım kılavuzu vs. çıkıyor. Paketlemesi oldukça iyi ve yüksek kalite hissiyatı veriyor.

 

 

Boyutlar;

Kulaklık oldukça rahat ve ergonomik. Normalde sağ kulağımda orta boy kulaklık ucu, sol kulağımda küçük boy kulaklık ucu kullanıyorum, anca böyle rahat ediyorum. Ama bu kulaklığın orta boyu da sağ kulağıma büyük geldi. Ben de ikisine de küçük olan ucu taktım. Kulağıma çok rahat oturuyor ve kesinlikle düşme gibi bir durum söz konusu değil. Hybrid hd uzun süre kullanımda acıtıyordu ama 2 saattir aralıksız takılı ve hiçbir sıkıntı yaşamadım.

 

 

Ses;

Ses karakteristiği çok hoşuma gitti, bu paraya alabileceğiniz en iyi kulaklıklardan biri kesinlikle budur. Bundan önce Xiaomi Hybrid HD kullanıyordum, Hybrid HD'den en az 2 kat daha iyi bir kulaklık. Sahnesi Hybrid HD'ye göre çok daha geniş ve hibrit özelliği çok daha fazla ön plana çıkıyor. Bass'ları oldukça derin ve yapaylıktan uzak; dinlemesi çok keyifli. Ama tiz sesler de bass'ın altında yok olup gitmiyor, çift sürücü olduğu için oldukça temiz ve duyulabiliyor. Genelde kadın vokal şarkılar dinlerim ve vokalleri daha önce bu kadar iyi duyduğumu sanmıyorum.

 

Ses şiddeti oldukça yüksek, Benjie K9S'in 30 birimlik ses göstergesinde 12'yi geçemiyorum. Aynı şekilde iPhone 6'da da kırmızı bölgeye geçemiyorum. Hybrid HD ile iPhone 6'da 3. kırmızıda dinliyordum.

 

İzolasyonu gayet iyi, Hybrid HD ile uzaktan yakından alakası yok. Sony XBA H1'de bu kadar iyi bir izolasyon vardı ama ZSN Pro’nun izolasyonu Xiaomi Hybrid HD’den kat kat iyidir. Ancak bu sizin duyduğunuz ses için geçerli. Yüksek seviyelerde dışarıya belli bir miktar ses veriyor. Çok çok yüksek sesli dinliyorsanız otobüs gibi ortamlarda sıkıntı yaratabilir; ki çok şiddetli dinlemenizi önermem, kendinize de zarar verir.

 

 

Sonuç;

Ses kalitesi gerçekten çok iyi. Sahnesi, sesin temizliği, dışarıdan gelen sesin izolasyonu, ergonomisi ve bass’ların doğal ve tatmin edici oluşu beni çok mutlu etti. 159 liralık bir kulaklığın bu kalitede bir ses vermesi gerçekten inanılmaz. Satın aldığım Hobijet mağazası da attığım mail'lere en kısa sürede cevap verdi ve kişisel önerilerde de bulundu. Aldığım gün kargoya verdi ancak kargonun hatasından dolayı bir gün geç ulaştı elime. "Geç olsun, güç olmasın." deyip yoluma devam ettim 😀 Bundan sonra alacağım ilk şey köpük kulaklık uçları olacak. Comply dışında bir marka bulamadım ama vakit bulduğumda tüm yorumlara bakıp Aliexpress’ten uygun bir ürün almayı düşünüyorum. Aldığım zaman tecrübem değişirse belirtirim.

 

Bu arada tek tuşlu olduğu için mikrofon tuşu iPhone’da da çalışıyor 😀 Müzik durdurup değiştirebiliyor. 

 

Görseller; (Bana ait değiller ama bendeki de mavi 😀 )

 

 

 

#kulaklık  #kz #zsnpro

 

 

 

 

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 10 / 56

Bloody P81 RGB Oyuncu Mouse İncelemesi (Bloody A6 ile karşılaştırma)

Bugün itibariyle elime ulaştı. Daha önceden Bloody A6 kullanıyordum, fiyat olarak aynı seviyede olduğu için ve o fareyle ilgili çok tecrübem bulunduğu için bu ikisi arasında karşılaştırma yaparak anlatmak istiyorum.

 

Daha önce kullandığım Bloody A6 ile nerdeyse aynı boyutta ve simetrik, tasarımı biraz g300s'e benziyor ancak ondan büyük. Bloody A6 elime tam oturuyordu, bu da tam oturuyor. Bloody A6'dan biraz daha ağır ama uçurum bir fark yok.

 

Sensör olarak Bloody A6'da Avago 3350 vardı bunda ise PMW 3325 var. Açıkçası bana 3350'den biraz daha pürüzsüz geldi kullanımı. 500 hz'te kullanıyorum ancak 1000 hz de çalışabiliyor. Birkaç flick shot denedim ama Bloody T7'deki gibi bir şaşma söz konusu olmadı, aynı eksende kaydı.

 

Switch'leri çok hızlı, söylendiği kadar var ve çok rahat hissedilebiliyor. Gerçekten inanılmaz hızlı 😀 CS-Lol gibi oyunlarda oyuncuya avantaj kazandıracağını düşünüyorum. Tuşlar Bloody a6'ya göre biraz daha sesli ama fark yaratacağını sanmıyorum. Mouse 4 ve mouse 5 butonu Bloody A6'ya göre daha sert ama yine de sıkıntı olacağını sanmıyorum.

 

Ayrıca mouse tekerleği herhangi bir fiziksel mekanizmaya bağlı değil, kızılötesi sensör ile çalışıyor. Bu da fare tekerleğinin bozulma riskini yüksek oranda azaltıyor. CS'de fare tekerleğine zıplamayı atarız bunny yapmak için. Bazen ateş ederken fare tekerliği dönmese bile basılmış gibi algılar fiziksel tuş olduğu için. Bunda böyle bir durum söz konusu değil. 🙂

 

RGB için ekstra bir program yüklemenize gerek yok, mouse'u taktığınızda Blood 6 programında bir RGB kısmı açılıyor, ordan ayarlıyorsunuz. Renkleri benim çok hoşuma gitti açıkçası. Tasarımı biraz ilginç ama emin olun gerçekte fotoğrafta görünenlerden çok daha iyi oluyor.

 

Kısacası Bloody A6 ile kafa kafaya, bazı özellikleri ile Bloody A6'dan daha iyi bir fare. F/P ürünü. Daha uzun süre kullanımda tecrübeme göre eklemeler yaparım.

 

Animasyon giflerini link olarak veriyorum. Daha fazla animasyon var ama benim beğendiklerim bunlar 🙂

GIF 1

GIF 2

GIF 3

 

@gamsizm ve @bulentm'e çok teşekkür ederim.

 

 

 

 

 

 

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Emre paylaştı.

James Donkey 120 GB SSD - Evet Ünlü Eşşek

James Donkey 120 GB SSD - Evet Ünlü Eşşek

Konuyu fotoğraflara bırakıyorum.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 9 / 28
  • TC Meric TENSI @mehdi-tensi

    Arkadasimin notebookuna 240'tan aldim bir tane. Fazlasiyla yeterli. 120 vardi, cikarip buna klonladik. .Ayrica disk sikistirma ile 480'e de ihtiyac duymuyorsunuz. Su an aktardigimiz sistem de 100 GB veri var. OS ve programlar. Compressten sonra disk uzerinde 60 GB tutuyor. 240'in 20'ini pagefile ve hybernate kullaniyor. Kalan 220'yi compress ile 365 GB gibi kullanabilecek. Ayrilan alanla birlikte 385 GB'i buluyor pratikte. Yillarca 120(-20) ile yetinmis adami costurur bu.

    • LOOP @loop

      Compress dediğiniz nedir bir program mı?

    • TC Meric TENSI @mehdi-tensi

      @loop Windows un kendi disk sikistirma ozelligi. Film, MP3 ya da bazi oyun dosyalari disinda sistem hdd ye dosyalari sikistirarak kaydediyor. Kullanirken de acarak kullaniyor. Windows a entegre, herhangi bir ek programa ihtiyac yok. Performans kaybi da yok, ben simdiye kadar gormedim yani. Herhangi bir klasore gelip ozelliklerine girin. Genel'in altindan gelismis secenegini acin. Orada allta "disk boslugu kazanmak icin icerigi sikistirin" gibi bir seyler yaziyor, Turkceye nasil cevirdiklerini bilmiyorum ama benzer olmasi lazim. Su an kullandigim diskte C'de 140 GB veri var, sikisik halde 90 GB kadar tutuyor. Windows disinda Office, Visual Studio, Uinty, kucuk bazi araclar, Java - Python - Android Studio gibi programlar var. Oyun kurulu degil. Windows'un kendisine yap derseniz kullanimda olan dosyalar nedeni ile her seyi sikistiramayacak. En sagliklisi Live USB Windows ile acip oyle yapmak. Siz klasoru degil de diski secip ozelliklerinden sikistir diyeceksiniz. Su ana kadar sorun cikartirim diyen MS SQL disinda program gormedim. Onu kuracak adam nasil asacagini biliyordur zaten. 😀
      Edit : Islem cok uzun surer. O yuzden makineyi kullanmayacaginiz bir gunu secin.

    • LOOP @loop

      @mehdi-tensi sıkıştırma açma süreçleri ne kadar sürüyor?, Diskte az yer varken bi dosya açmaya kalksak sıkışıp kalırız bana mantıklı gelmedi o yüzden.

    • TC Meric TENSI @mehdi-tensi

      @loop Kullanim esnasinda siz bir sey yapmiyorsunuz, calisirkende farketmiyorsunuz. dosyayi diske acmiyor. Islem sadece RAM'e cagirirken ya da geri yazarken otomatik yapiliyor. Biri size bu islemi yapip verse makineyi kazara ogrenmeniz disinda asla fark etmezsiniz zaten. Mesaji editleyip yazmistim. Ama siz ilk halini okudunuz sanirim. Bir defa yapip unutuyorsunuz.

    • TC Meric TENSI @mehdi-tensi

      @loop Deneme icin D'ye portable bir program kurun. Acip kullanin. sonra programi klasorunu sikistirarak kullanin. Bunlari yaparken zaman tutun. Bariz fark olusmuyor.

  • Ali Yatarkalkmaz @aliytrklkmz

    Fiyatı o kadar iyi ki benim bile alasım var. Acaba kullandığı chiplerin markası ne.

  • CimAdam @cimadam

    Birebir değişim garantisi diyorsa uzak duracaksın. Asus modem aldım birebir değişim garantili 2 sene sonunda 70 TL ödediler.

  • Caner Horuz @tulgacan28

    Acaba aynı pc de hi level 120GB ne değer veriyor merak ediyorum.

Emre paylaştı.

Punch Club

Merhaba Dostlar,

Bugünkü inceleme konuğum hikaye odaklı bir retro oyun olan Punch Club yani Türkçemiz ile Yumruk Kulübü.
Peki nedir bu oyunun hikayesi diye sorarsanız sizi pek şaşırtmayacak bir hikayesi var ancak bu hikayenin oyunda nasıl işlenmiş olduğu. Ne spesifik hikayeli oyunlar gördük düzgün şekilde oyuna işlenmemiş. İsterseniz lafı fazla uzatmadan hikayeye geleyim.

Hemen oyunun başında dünyaca ünlü bir boksör olan babamızı silahlı bir saldırı sonrası kaybediyoruz ve bundan sonra klasik intikam temasına bürünüyor oyun. Bu olaydan yaklaşık 20 yıl sonra evimizde uyanıyor ve çalışmalara başlıyoruz. Çevremizden gelen görevler ve dövüşler ile hikaye bu şekilde sürdürülüyor. Yemek paranızı kazanırken çalışmalarınızı aksatmayıp güçlenebileceğiniz kadar güçlenmelisiniz. Oyunda bu işe git, antrenman yap ve dövüş döngüsü biraz tekrara vursa da pek dert edilmedim. Kendini oynatması önemli burada olan. Aslında size birazcık daha bahsetsem hikaye tam yerine oturacak ancak oyunun ortalarında öğrenmeniz gereken bilgileri burada verip tadınızı kaçırmak istemem.

Punch Club ile ilgili görsel sonucu

Retro City Rampage DX'i bileniniz vardır oyunda sürekli bir gönderme vardı. Bir an oyunun göndermeler üzerine kurulu olduğunu düşünmedim değil bu olay bu oyunda da var. Oyunda bir çok yere göndermeler yapılmakta ve bu durum oyuna oldukça tat veriyor.

- Ninja Kaplumbağalar
- İndiana Jones
- Mortal Kombat
- Brucee Lee, Hulk Hogan, Rey Mysterio
- Street Fighter
- Doctor Who
- Five Nights at Freddy's
- Batman
- Rocky Filmleri
- Terminatör Filmleri
- The Simpsons
- Fight Club
- Snatch
- Pulp Fiction

Punch Club ile ilgili görsel sonucu

  • Grafiklerine gelirsek retro bir oyun için oldukça yeterli durumda. Göz ağrıtmıyor, rahatsız etmiyor. (10)
  • Müzikler oldukça hareketli tam da bir dövüş temalı oyunda olması gibi. (9)
  • Hikaye üstte de belirttiğim gibi mükemmel değil ama ilerledikçe tadını alacağınızı düşünüyorum. Güzel işlenmiş. (9)
  • Oynanış oldukça rahat ve kolay. (10)

Sonuç olarak keyif alarak oynadığım bir oyundu. Steam'de 18 liralık bir ücreti var. Şuana kadar en ucuz hali %75 indirim ile 4.5 TL oldu. Kesinlikle hak ettiğini düşünüyorum. Ben indirim beklememek için G2A üzerinden yaklaşık 1 dolara almıştım.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Sony XBA-H1 Hibrit-Çift Sürücülü Kulaklık İncelemesi

Kutu içeriği:

--Kulaklık
--Taşıma çantası
--3 farklı boyutta içi boş kulaklık başlığı
--3 farklı boyutta içi dolu (foamed) kulaklık başlığı
--Kulaklık sarma aparatı
--Yakalık.(Artık adı her neyse, kulaklığı herhangi bir yere sabitlemeye yarayan aparat)
--Garanti belgesi vs.

İlk izlenim:
--Kulaklığı ilk açtığınızda kutusu bir telefon kutusunu andırıyor, gayet premium bir hissi var. Kulaklık biraz ağır sayılır, kablosu olmadan tek bir parça yaklaşık 3.5 gram. Ayrıca boyut olarak da diğer kulaklıklardan ayrılıyor, büyük görünse de kulağa tam oturuyor. Kulak kepçesinden taşıyor ancak bir sıkıntı oluşturmuyor.

Teknik özellikler:

--Çift yollu sürücü sistemi

--5-25.000 hz tepki aralığı

--Empedans: 40 ohm

--1.2m kablo uzunluğu

--Beat Response Control System

Ses karakteri:

--Kulaklığı ilk taktığınızda boğuk bir ses geliyor, kulaklığın burn-in olması lazım. Ancak burn in süresi çift sürücünün de etkisiyle gerçekten uzun. Ben 3 gün boyunca aralıklı olarak çalıştırdım, anca güzel bir ses elde ettim. Elde ettiğim sese gelirsek, gayet dengeli ve detaylar bassların altında yok olmuyor. Basslar gayet tatmin edici ancak Beats kulaklıklar gibi abartılı değil; derin ve detaylı bassları var. Çift sürücünün etkisi gayet bariz bir şekilde belli oluyor ki özellikle davul sesleri rock-metal tarzı müzik dinlerken vokalden muhteşem bir şekilde ayrılıyor, bass gitar ve davulun sesi bile ayrı ayrı duyuluyor, elektro gitarın detayları ise arada yok olmuyor. Yüksek ses seviyelerine çıkılsa bile basslar bozulmuyor. (Beat response control system bu işe yarıyor.) Gerçekten çok yüksek bir tepki aralığı var beni gayet tatmin etti. Farklı tarzlarda müzikler dinlediğim için birçok deneyimim oldu, bu kulaklık hem detaylı müzik dinleyen hem de house-electronic-dubstep-trap dinleyenleri de tatmin edebilecek ideal kulaklık. Ancak kendinize uygun ideal kulaklık başlığını bulmanız lazım, ses karakteristiğini doğrudan etkiliyor.

Ses izolasyonu:

--Aktif gürültü azaltma sistemi olmasa bile çok çok başarılı bir izolasyon var. Odada müzik dinlerken oda arkadaşım bağırsa bile duymuyorum 😀 Aynı şekilde şehiriçi otobüste de insanların sesini duymak imkansız, müziği duyabilmek için çok yüksek seviyelere çıkmaya gerek yok. Yol sesi de neredeyse farkedilmiyor. Bugün yürüyüşe çıktım ve hava gayet rüzgarlıydı, aynı şekilde rüzgar sesini de gayet iyi kesti. Ben ses izolasyonunu gayet başarılı buldum.

Sibilans konusu:

--Evet belli bir miktar sibilans var ancak bu hiçbir şeyi değiştirmiyor, hiçbir şeyden ödün vermiyor zira çok zorlamadan farketmiyorsunuz bile. Ancak yine de çok sık Sagopa Kajmer dinleyen kişilere tavsiye etmem. Onun dışında kesinlikle kafaya takılacak bir konu değil.

Peki fiyatı ne?
--Türkiye'de vergiler dahil 230₺ seviyelerinde bulunuyor. Yurt dışında da daha pahalı. Hiç bakmanıza gerek yok 😀

Sonuç:
--Kulaklık gayet doğal ve detaylı bir ses veriyor. Ayrıca bassları da detaylı ve gayet tatmin edici. Çift sürücü sistemi olduğu için farklı sesleri aynı anda duymak çok daha kolay ve gayet keyif verici. Müziği daha iyi hissetmenizi sağlıyor. Ayrıca yanında gelen çok fazla kulaklık başlığı ile kendinize en uygun deneyimi sağlayabilirsiniz. Aktif gürültü engelleme olmasa bile muhteşem bir ses izolasyonu var. Fiyat faktörü ve yurt dışı fiyatlarına bakacak olursak, bu seviyede Türkiye şartlarında alınabilecek en iyi kulaklık budur diyebilirim.

--Fotoğraf çekme imkanım olmadığı için farklı kaynaklardan almak durumunda kaldım.
Kaynaklar: (SonyStory, Head-fi, Gavin's Gadgets)

 

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 7 / 14

Benjie S5 Ekonomik, Giriş Seviye Hi-Fi Müzik Çalar İncelemesi

    Evet, ürün başlıktaki gibi ekonomik fiyatıyla dikkat çekiyor. Normal fiyatı 35 dolar olmasına rağmen kısa bir süreliğine 27 dolara bulunabiliyor. Açıkçası ben beğendim. Ptt teslim süresini göz önüne almazsak tabii. Singapore Post'un 7 günde Türkiye'ye soktuğu ürünü 17 günde elime anca ulaştırdılar. Neyse, biraz da cihazdan bahsedelim 🙂

   Cihaz mağaza sayfasının ürün açıklamasında yazdığı gibi "giriş seviye kayıpsız müzik çalar". Gerçekten de böyle. Fiyatına göre sesinin gayet temiz ama biraz yumuşak olduğunu söyleyebilirim.Ben audio-technica ck303m ile kullanıyorum.Lossless ile alakası olmayan bir kulaklık olsa da gayet kaliteli.

----(Yanında gelen kulaklığı beni şaşırttı açıkçası.Sennheiser mx 170'ten daha iyi bir ses veriyor. Ama ses yalıtımı sıfır. Benim kendi kulaklığımın verdiği sesi veremediği için şimdilik tercih etmiyorum ama yedek listesinde yerini aldı.)----

Ck 303m'in empedansı 16 ohm ve çalışmada bir sıkıntı çıkarmadı. Cihaz sayfasında 128 ohm'a kadar cihazın çalıştırabileceğini söylemişler ama pek de samimi bir açıklama gibi gelmedi bana. Tabi yine de denemeden bilemeyiz. Yakın zamanda Grado sr60e (32 ohm, lossless bir kulaklık) almayı planlıyorum, onu aldıktan sonra da görüşlerimi yazarım.Ses konusuna geri dönersek, cihazın sesi gayet temiz demiştik, ama yine de metal müzik dinleyenleri pek de mutlu etmeyebilir.Cihaz bazı ekolayzer ayarlarını destekliyor. Rock, funk, hiphop, caz, klasik ve dbb.Bu ayarların hepsini denedim, sesin karakterini bozmayacak şekilde düzenliyor ve seste bir bozulma olmuyor. Açıkçası rock seçeneği beni mutlu etti.Ama daha çok bass ağırlıklı müzik dinleyen arkadaşlar DBB seçeneğini kullanabilirler. Cihazın usb girişi çoğu android telefonla aynı, yani kablonuz bozulsa dahi kablo aramaya gitmeyeceksiniz.---Cihazın desteklediği ses formatlarından aşağıda bahsedeceğim---

    Depolama açısından bakarsak, kendi belleği 8 gb ve yaptığım testte saniyede 5 mb gibi bir değer verdi. Bu cihazla kayıpsız parçalar dinleyecek arkadaşlara 8 gigabyte'ın yetmeyeceğini hepimiz biliyoruz. Onlar da buna ithafen micro sd/tf kart slotu koymuşlar. Ben şuan 16 gb class 10 bir micro sd kart ile kullanıyorum. Okumada ve listelemede bir sıkıntı olmadı. Dilerseniz daha büyük boyutlu micro sd kartlar da kullanabilirsiniz, 64 gigabyte'a kadar destekliyor. Ayrıca kenarda bir çıkıntı da yapmıyor.

   Arayüz konusuna gelirsek, açıkçası benim beklediğimin çok ötesinde.Menü geçişleri, şarkı geçişleri, açılıp kapanması gayet hızlı. Normal bir mp3 cihazdan daha hızlı. Türkçe desteği var ve saçma sapan bir çeviri de yapılmamış. Muhteşem olmasa da anlıyorsunuz ne demek istediğini. 😀 Müzik çalarken ekranda parçanın uzantısını ve bitrate'ini göremiyorsunuz. Ekranın küçüklüğünden dolayı olsa gerek, koymamışlar.Cihazın sağ tarafındaki buton android cihazlardaki power butonuyla aynı işi görüyor. Yani müzik dinlerken ekranı kapatıp açabiliyor ve uzun basarak cihazı kapatabiliyorsunuz. Ön yüzde aşağıdaki yuvarlak buton ise seçme ve play/pause işlerini görüyor. Ön yüzdeki kontrol tuşları da dokunmatik ve tepkileri gayet hızlı geldi bana. Sol tarafta ses açma kapama tuşları yer alıyor. Ekran kapalıyken sesi kısıp açabiliyorsunuz ve ekran açılmıyor, ince ama güzel bir özellik. Ayrıca sağ tarafta cihazı kilitleyen hold tuşu da mevcut. Ses tuşları ekran kapalı iken çalan şarkıyı değiştirebiliyor. Uzun basarak. Tabi o butonlar buna ne kadar dayanır bilmiyorum. Bu arada butonlar plastik, pek de kaliteli gelmedi bana.

    Dış görünüşe gelirsek cihaz beklediğinizden küçük ve ağır gelecek.Metal bir yapıya sahip. Arka kapak plastik demişler ama eldeki hissi fırçalanmış alüminyum gibi. Boyutları için de cetvel ile resmini koydum, siz karar verirsiniz. Ama çakmak cebine girebilecek kadar küçük. Tabi bu, kocaman elde cihazı tutup kontrol etmeyi zorlaştıran bir şey. Ama yine de kullanım konusunda pek de bir sıkıntı yaşamadım çünkü her buton olması gerektiği yerde konumlanmış. Bana pek Çin işçiliği gibi gelmedi ama neyse 😀

    Sonuç olarak ürün beni mutlu etmeye yetti. Eğer telefondan müzik dinlemek size yeterli gelmiyor ve ekonomik bir müzik çalar arıyorsanız tam size göre bir ürün. Aliexpress üzerinde birden fazla satıcı tarafından satılıyor. Ben All-ready Tech'ten aldım ama sanırım daha yetkili olan satıcı Penon audio. Kendi sitelerinde de ürün mevcut. Türkçe hiçbir kaynak görmediğim için böyle bir yazı yazma gereği duydum. Siz de paylaşırsanız gayet hoş olur.Sizleri ürünün görselleri ve teknik özellikleriyle başbaşa bırakayım:)

Teknik özellikler:

Desteklediği ses formatları:FLAC, APE, WAV, AAC, WMA, MP3

Şunu belirteyim, cihaz 24 Bit 88.200 Hz Flac parçayı gayet iyi oynattı. (Alttaki güncellemeyi okuyun.) Ancak malesef ALAC, (apple lossless) parçaları çalmıyor... iTunes'tan aldığımız parçalar aac olduğu için (alac ile aynı uzantılı, m4a) onları çalabiliyor.

Ekran boyutu: 1 inch.

Fm radyo ve e kitap okuyucusu mevcut. Ekitap dediği de txt 😀

Ses kaydetme özelliği de mevcut ama çok da fonksiyonel bir kayıt yapacağını sanmıyorum.

Cihaz boyutları için elimde tam bir bilgi yok ama görsellere bakıp karşılaştırabilirsiniz.

Başka sorularınız olursa cevaplayabilirim.

Güncelleme: Cihaz 24 bit parçaları çalıyor ama 88.200 hz parçaları çalamıyormuş.Yanlış dosyayı oynatmışım 😀

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 9 / 73
Emre paylaştı.

Ses isleme: DSP Bit / KHZ / ADC-DAC nedir... (+ PDM/PWN/DSD)

Oncelikle bu yazidaki bilgiler kisisel bilgilerim olup hatalar icerebilir, bunlari gordugunuzde bildirirseniz memnuniyetle duzeltirim.

Aslinda Digital ses diye birsey yok, digital veri var ve onun da bir siniri yok 🙂
ADC adi verilen donusturuculer ( Analog to Digital Converter ) Ses sinyallerini isler, tanimlar ve I/0 degerlerine donusturur.
Bu yonuyle tipki AG baglantisi sistemine benzer.

Sesteki Bit degerlerini ve hz/khz degerlerini isterseniz kisaca anlatayim boylece AMP ne ise yarar daha iyi anlariz.

2 cesit BIT degeri vardir, birisi derinlik iken digeri ornekleme birimidir (BITRATE).
Ornekleme araligi icin once MP3 gibi sıkıştırılmış formatlari anlatarak baslayayim...
Bunlar aslinda bir arsiv dosyasidir ama ZIP dosyasi gibi icerisinden digitallestirilmis ses cikmaz, aksine her "sn" icin bir bit degeri verilir ve ses dosyasi o araliga gore kaydedilir, tabi birbirlerine benzerlik gosteren sinyaller yok edilerek yapildigi icin yer kazanilmis olur.
Mesela 128 kbps degerindeki bir MP3 dosyasi 1 saniye icin 128 KiloBit veri saklayabilir.

MP3 gibi formatlarda sinyal derinligi olmadigindan 16/24 BIT gibi degerler bulunmaz.
Bu degerleri decoding islemi esnasinda sahip oldugunuz DAC belirler, ama kayipli formatlar 16 BIT olarak sabit sekilde decode edildiginden anlatacak fazla bir konusu yok.

Digital ses turune ise PCM denmekte olup farkli formatlarda saklanabilir, "vaw", "AIFF", "M2TS" gibi...
Acilimi ise Pulse-Code-Modulation'dur, tanimlarsak...
Ses dedigimiz bir dalga titresimidir, bu titresimleri yakalamak icin bir aralik belirlenmistir.
En dusuk aralik 20 hz iken en yuksek aralik PCM icin 192 (384 de mevcut ama PCM de kullanilmaz) khz'dir...
20 hz demek saniyede 20 defa titresim demek iken 192 Khz demek saniyede tam 192 bin defa titresim demektir...
Yalniz bu dalga titresimidir ama tek basina titresim ses icin bir anlam ifade etmez, burada bir cok ek faktor varken Decibel denilen (ses) titresim siddeti birimi bunun seviye belirleyici olanidir.
Decibel ismi, mucidi olan Graham Bell'den gelmektedir, birimin adi Bell idi ama olculebilirlik acisindan 10 luk sistem kullanilmasi gerektiginden Decibel olarak kabul edilmistir.
Yani dalga siddeti hz ile degil DB ile olculur...

Konuya donersek...
Kaynak titresim araligi belki 1000 hz dir ama kaynak siddeti dusuk ise duyulmasi cok zor olabilir keza kaynak yuksek olur ama frekans dusuktur bu seferde anlamsiz gurultuler duyarsiniz...
Ses siddeti degerini kaynak gucu belirler, sesin kalitesini de frekans araligi belirler.
Tipki FPS gibi dusunebilirsiniz bunu 🙂
120*120 pixel bir goruntu 20 bin FPS bile olsa sizin icin pek bir anlam ifade etmez...
Bu konuyu (AMP) yazinin sonunda tamamlayacagim.

Bit ve Hz degerlerine donecek olursak.
Dijital ses icin BIT demek palet araligi demektir, yani nasil bir resim dosyasinda renk derinligi icin palet araligi var ise ses icin de ayni sey gecerlidir.
Orneklenen bir ses dalgasinin en alt ve ust ses degerleri icin bir palet hazirlanir ve butun islem bu paletteki derinlik sinirlari icinde gerceklestirilir.
Basitlestirirsek,
Tipki renk tonlari gibi ses derinligi icin de tonlar mevcuttur ve bunu dijitallestirebilmek icin bir aralik belirlenir, iste bu palet bu araligi temsil eder.
Ve ses islemcisi 1 seferde bu palet genisliginde veriyi isleyebilir, bu yonuyle bildigimiz islemci mantigi gecerlidir...
Ama islemciden ayiran kisim islenen verinin devasa boyutlara ulasabilmesidir...
Orneklersek...
192 khz ses cok yuksek bir tondur ve genis bir spectrumu vardir bu kadar buyuk bir ton degerini isaretleyebilmek icin yine cok buyuk rakamlar gereklidir.
Fakat teknoloji ve islem gucunun gelismesi once 24 Bit daha sonra da 32 Bit ses islemcilerinin onunu acmis, dolayisiyla inanilmaz DB ve Frekans degerlerine ulasilmistir.

8 bit bir ses dosyasi, 2 uzeri 8 yani 256 sayisal deger alabilirken 16 Bit'te bu 65.536, 24 Bit icin 16.777.216, 32 bit icin ise 4.294.967.296 rakamlarina tekabul eder.

Yine burada SNR de onemlidir.
SNR, Sesin arkaplan gurultusunden ayrildigi sinira denmektedir...

Ses'in gurultuden ayrilmasi icin siddetinin yuksek olmasi gereklidir ama veri alani darligi burada limitleyici etkendir bu yuzden 8 Bit icin SNR (Signal To Noise Ratio) 24DB ile sinirliyken 32 Bit icin bu deger tam 144DB'dir.
192 Khz 32 bit ses dijital veri olarak devasa kapasitelere denk gelir...
32 Bit 144DB bir kayit ozellikle muzik icin neredeyse sesin butun tonlarini kaydedebilir.
Bunu anlatmak icin PCM de bu islemin nasil gerceklestigini anlatayim kisaca...

8 Bit @ 20 hz bir ses dosyasi 8x20 =16bps
8 bit @ 20 khz ses dosyasi 8x20000 = 16000bps = 15Kbps
16 bit @ 20z = 16x20 = 32bps
16 bit @ 20 khz = 16x20000 = 320000bps = 312Kbps
32 bit @ 44khz = 32x44000 = 1408000bps = 1375Kbps
32 bit @ 192khz = 32x192000 = 6144000bps = 6000Kbps

Yani 2 saatlik bir Hi-Res audio blu-ray filmi 32 Bit / 192 Khz olursa: 120*60= 7200sn, 7200*6000 = 43200000KB / 42000MB / 42GB tekabul eder...
Sadece 3 dk muzik dosyasi neredeyse 1024MB olmaktadir 🙂

Daha once MP3 dosyalarinin BIT Depth degerinin olmadigini belirtmistim, bunun sebebi MP3 dosyalarinin PCM dosyalarindaki verilerin salt olarak islenmis ve sıkıştırılmış halidir.
PCM kayitlari verileri ayna gibi birebir saklarken MP3 gibi dosya formatlari ihtiyac olmadigi dusunulen ses tonlarini, benzerlik tasiyan tonlari, hatta araliktaki dusuk tonlari bile filtreler.
Bunlar genelde Yuksek tonlardir, bu yuzden MP3 Bitrate ne kadar yuksek olursa filtrelenen ses o kadar azalirken icerigin kalitesi de yukselir.
Fakat bu formatin Bitrate'i ne olursa olsun PCM formatinda ses vermesi imkansizdir, ton paleti bulundurmadigindan hangi tonlarin kaybedilecegine karar verilemez.
Yani yaklasik CD kalitesine denk gelen 512Kbps bir MP3 dosyaniz bile olsa seste kayiplar olacaktir.
Bu yuzden Losless denilen alternatif kodlayicilar cikmistir...
Bu kodlayicilarin MP3 gibi format'lardan farki kendilerini PCM ye benzetmeleridir.
Burada degisen sey ise yukarida belirttigim bit derinligi sistemidir.
Ornek olarak FLAC dosyalari 1hz 65khz arasi 32bit derinliginde sabit bir palet kullanir.
Kayipsiz dense de yine bir kayip vardir ama kayit araligi yuksek oldugu icin duyulabilecek seslerin kaybedilmeyecegi varsayildigindan kayipsiz sayilmaktadir.

FLAC turundeki kayitlarin orjinal kaynaklari PCM olmadigi surece hic bir anlami yoktur, MP3 gibi formatlardan geri donusturmek bosuna bir caba olacaktir 🙂

Son olarak su bilgiyi de ekleyeyim ki AMP ile dogrudan alakali.
Normal bir insan 20hz 20khz arasindaki sesleri dogal halleri ile duyabilecek kapasitededir. Oyleyse bu devasa KHZ birimleri ne anlam ifade ediyor...
Oyle ya, madem duyamayacaksak bu frekanslardan bize ne...
Mi acaba? 😀

Iste burada AMP devreye girmektedir. Amp yani amplifier, Turkce de AMFI olarak gecmektedir. Duyulmasi zor olan yuksek frekanslarin siddetini artirarak duyulabilecek hale getirir yani cok ciliz olan bir ses uygun bir ses siddeti ve filtrelemesi ile bant degistirip duyulabilecek bir hale gelir ki bu da...

DAC'tan alinan analog ses yukseltilerek yapilir.
Kaynak sesin elektron degerini yukselterek sesin dalga siddetini artirir, yani aslinda sinyalleri elektrikle yukler bu yonuyle WiFi router'larin yaptigi isi yapar diyebiliriz...
Ama bu cok karmasik bir istir ve bir cok filtreden gecmektedir, fakat bunlari anlatmak sayfalar dolusu yazmayi gerektirdiginden pas gececegim 🙂

Tabi AMP'in etkili olabilmesi icin sinyal haline gelen sesin dalga haline donusturulmesinde kullanilan birimin yani Hoparlor, Kulaklik kalitesi de bunu belirler.
DB araligi, OHM Direnci vs...
Iste Hi-Res kulakliklar da bu frekans hassasliklarina uygun bir yapi bulunur.

Ekleme:
ADC ve DSP konusunu cok hizli gectigimi fark ettigimden onlari da ekleme ihtiyaci duydum.

DAC/ADC : Digital to Analog / Analog to Digital Converter

ADC: Analog, yani dalga halindeki sesi saklanabilecek digital veri formatina donusturmeye yarayan bir cesit sinyal olcen ve donusturen birimdir.
Amaci ham sinyalleri olcmek ve islemciye gondermektir.

DAC: Yukarida anlatmistim, kisaca tekrarlarsak, dijitallestirilmis sesleri duyabilecegimiz hale getiren birimdir, DSP biriminden sesleri alir.

DAC hassasligi cok onemli bir konudur, ornegin 24 bit ses islemcisi olan bir cihazin 24 bit DAC cikisi olmalidir, aksi halde kayiplar yasanir.
Yine frekans da ayni yada yukari degerlere sahip olmalidir.

DSP: Digital Signal Processor
Ses yada Goruntu sinyallerini isleyen birime denir, amaci sesi (konumuz ses oldugu icin oyle dedim) islemek, filtrelemek ve amaca gore DAC yada ana islemciye gondermektir.
Ses islemcisi ve dijital sinyal islemcisi aslinda ayni seyler degildir, bazen goruntu islemcisi ile birlestirilirken amaca yonelik sistemlerde ses birimlerinde DSP ye ihtiyac duyulmaz (ses kartlari, ANFI'ler, Ev sinema decoderleri) cunki kendilerine ait ozel islem birimleri yada islemcileri vardir.
Sound Processor denilen birim bu is icin tasarlanmistir ve en iyi sekilde gormektedir.
Buna bazen Digital Sound Processor de denmektedir, fakat Digital Signal Processor ile karisikligindan dolayi sadece Sound Processor yada Sound Chip olarak adlandirilmistir.
Hangi tur olursa olsun Analog ses isleyen bu birimler dijital ortamda ses saklamak, uretmek yada oynatmak icin kullanilir.
Bazi Ses chipleri kodlama yoluyla ses uretebilirler, MIDI synthesizer bunun en basit ornegidir.
Genel amacli DSP'lerin donanimsal filtrelemeleri pek olmaz yada bunun icin ek birim kullanilir HTC 10 yada LG V10 ornekleri sayilabilir.

Su anda en populer ses islemcisi markalarindan bazilari:
Yamaha, Cirrus Logic, Wolfson, Maxwell.
Urettikleri Chip'in verimine ve amacina gore degisik sistemlerde kullanilabilir ki bu firmalardan Wolfson, Yamaha ve Cirrus Logic uretimi chipler Creative Ses kartlarinda da kullanilir.

Ayrica...
DTS ve Dolby gibi ozel ses islemcileri de mevcuttur ama bu iki turevin de yazilimsal olan yontemleri de mevcut oldugundan benzer donanimlarda da calisabilmektedirler.
Fakat bu aslinda bir benzetme/taklit seklidir, ust duzey ses sistemlerinde fark kolayca anlasilir ama nispeten orta-giris seviyesi urunlerde sinyal kayiplarini farketmek neredeyse imkansizdir.

Modern ses oynaticilarinda ses icin DSP ayrica secilebilirken bazen goruntu isleme yongasi ile birlestirilir.

Fazla kullanilmayan teknolojiler: (Istek)
PDM, PWM gibi daha cok BitStream seklinde calisan teknolojilerdir, son kullaniciya yansimasi olsa da pek tutulmamistir.

PDM: Pulse Digital Modulation
PCM den farkli olarak verileri 1 Bit seklinde isler, veriler bir dongu suresince biriktirilip oyle islenir, frekans her bit blogu icin degisken olabilir frekans siniri yoktur.
Yani 1 sn icerisinde kac bit veri gelecegi degiskendir, frekans ve dongu araligi belirler.
Aslinda saniye bile onemli degildir, dongu araligi (cycle) nano saniyeye kadar dusebilir.
PCM de bu sabittir, 8-16-24-32-64 gibi...

1 Bit aktarima ihtiyac duymasina ragmen frekans degiskenliginin onemi yuzunden her alanda kullanilmasi pek mumkun degildir.
Ozellikle ses bozulmalarinin onune gecebilmek icin cok fazla onlem alinmasi gerektiginden PCM icin cok iyi bir alternatif olamamistir.

DSD (Direct Digital Stream) bunun pratikteki belki de ses icin tek kullanimidir.
PDM yorumlamasi olan bu teknolojide ilk denemesi olan Super Audio CD formatinda tam 28.224 khz degerinde frekans degerine sahip iken gunumuzdeki son versiyonu bunu 8'e katlamistir.
Single Rate DSD, Double-rate DSD, Quad-rate DSD ve Octuple-rate DSD versiyonlari bulunmaktadir.
Single Rate: 64*44 khz = 2822 mhz
Dual Rate : 128*44khz = 5644 mhz
Quad Rate : 256*44khz = 11289 mhz
Octuple Rate : 512*44khz = 22579 mhz = 22.6 ghz!

DSD hakkinda Bazi kucuk bilgiler:
Butun PCM turu veriler DSD olarak aktarilabilir, birden fazla kanal ayni anda tek bloktan aktarilabilecegi gibi sinirlama yoktur.
SNR orani PCM'ye gore yuksek olsa da telafi ve tolerans imkani bulunmaktadir.
DB degeri aktarim sirasinda degistirilebilir, onceden yukseltilmis ses aktarimi dalga boyu ile saglanir.
Kulakliklara bile bu frekansta ses aktarilabilme imkani mevcuttur ama ozel donanim ister.
Dosya boyutlari devasa boyutlara cikabildiginden pek tercih edilmemistir.

PWM: Pulse Width Modulation
Aslinda bu teknoloji ses icin pek kullanilmaz cunki basit bir DAC ile calismaz.
Daha cok Voltaj ve Amper degiskenliginin onemli oldugu alanlarda kullanilmaktadir, Aydinlatma, Motor, Lazer vs...
Fakat bunun ses filtrelemesi icin de kullanabilecegini dusunen bazi ses uzmanlari ozel sistemlere bu modulu eklemislerdir.
DSD ile birlikte kullanilir, 1 ile 8 bit arasinda degisebilen BitStream teknolojisi desteklediginden sinirsiz frekans ve veri kombinasyonu mumkundur.
Fakat bu teknoloji burada aktarilamayacak kadar karmasik ve benim ne yazikki tam olarak anlatamayacagim bir sistem bu yuzden daha derine inmeden burada bitiriyorum.

Evet...
Uzun bir yazi oldu, hatalarim olduysa mazur gormenizi temenni ederim.

Yanlis yada eksik olarak gordugunuz bir bolum varsa belirtirseniz severek duzeltirim.

Okudugunuz icin tesekkurler.

#Müzik #ses #teknobilgi #inceleme

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 10 / 27
  • aMeLeDeRViS @ameledervis

    @des_955
    Begendiginize sevindim 🙂

    @biggestlier
    Bit derinligini frekans araligi belirliyor yani spektrum ne kadar genis ise bit derinligi dogru orantili olarak yukseliyor ama bu PCM icin gecerli sadece.
    16 Bit @ 96khz genisligi yani DVD kalitesinde ses demek 🙂
    PCM native bir format oldugu icin ses'lerin sayisal isaretlenmis hali yani golgesidir diyebiliriz bu sebeple sadece AMP ile yapilamaz arada Log, low-pass filter, Synthesizer gibi araclar ile kaynagin spectrumu genisletilerek mumkun.
    Ama Background Noise denilen gurultunun yuksek bantlarda artmasi falan bazi ek yontemler gerektiriyormus.
    PWM-PDM gibi sistemler aslinda tam sizin istediginiz isi yapmak icin tasarlanmis 😀

    • homosapien @biggestliar

      Birşey yapacağından değil üstad. Kendi "bilgi açlığım" için öğrenmek istiyorum. Zaten Miriam Stockley, Emma Shaplin dinleyen bir tipim.

      Pwm ile tek saykılda tek bir bit derinliği için 2^8'e kadar frekans şiddet üretilebilir. Karşılığında sadece 1 Bit'de bu kadar yüksek frekans elde edildiği için yüksek oranda noise yaratır.

      Dediğiniz gibi lazer, yani aşırı yoğun ( yüksek frekansta ) ışık üretimindeki prensibin aynısını ses için kullanılıyor. Sonuçta ikiside frekansları sayesinde taşıdıkları enerji ile doğru orantılı...

      Teşekkür ederim.

    • aMeLeDeRViS @ameledervis

      @biggestlier
      Evet, ek bilgiler icin de ben tesekkur ederim.
      Hepimiz bilgiye aciz sonucta 😀

    • homosapien @biggestliar

      "3D/GL/Vulkan nedir?" Başlıklı incelemenizin 3. bölümünü sabırsızlıkla bekliyorum...

  • Emre CESTEL @ecestel

    Benim gibi konunun cahili insanlar için çok iyi olmuş. Teşekkürler.

  • Aykut Elmas @aykutelmas

    Hi-Res müzikleri nereden edinebiliriz? Bazı arkadaşlar torrentden indiriyor ama ben o işe sıcak bakmıyorum, hem güvenli görmüyorum hem de nasıl dönüştürdüklerini bilmiyorum, yani mp3'den de dönüştürmüş olabilirler. Bir diğer sorum da 1000TL altında Hi-Res kulaklık önerebilir misiniz?

  • Alp Özcaner @alp-ozcaner

    Yazı için elinize sağlık öncelikle. İzmir de bulunan Relics adlı grubun bateristiyim ve Sacd & kaliteli müzik formatlarında müzik dinleme konusundada çok ilgili heyecanlı biriyim. Sizinle bu konular hakkında yazışmak isterim. Uygun olursa tabi. Telefonum 507-944-37-48 ismim Alp...Teşekkürler..

Emre paylaştı.

Steam Early Access

Dikkat hediyeli inceleme ! Paylaşan 3 kişiye steam oyunu hediye ediyorum.

Podcasti yazıya çevirdim , okumak istemeyenler videodan dinleyebilir. Yok reklam yapma dersen videoyu açmayın yazı pek farklı değil.

Hanımlar beyler herkese merhabalar ,

Bugünkü konumuz early access. Daha doğrusu çoğunlukla bağımsız yapımcıların '' bizim aklımızda süper bir fikir var bir kısmını yaptık geliştirmek için paraya ihtiyacımız var '' yalanından bahsedeceğiz. Benim bu konuda sıkıntı yaşadığım oyun The Forest 'tı. Youtube'da GamerRocko yani Şefik abide oyunun birkaç bölümünü izlemiştim ve oldukça hoşuma gitmişti ve oyuna sahip olan arkadaşıma hesabını bir süreliğine bana vermesini istedim ve sağolsun hesabını bana vermişti. Oyunu o zamanlar biraz oynamıştım ve hoşuma da gitmişti sadece geliştirilmesi gereken yeler olduğunu düşünüyordum. Bende biraz beklemeye karar verdim ve oldukça uzun bir süre bekledim oyunun gelişmesini bu arada oyundan o kadar ümitliydim ki indirime girdiğinde satın almıştım kendisini. Oyunu geçen günlerde indirip oynama fırsatım oldu ve tek düşündüğüm şuydu '' bu oyun hala aynı acaba steamde sürüm seçme gibi bir şey mi var diye kontrol ettim hayır oyun en güncel sürümüydü ancak oyunda birkaç ufak şey haricinde hiçbir yenlik görmedim ve hala kesilmeyen ağaçlar tarzı buglar karşıma çıkmaya devam etti. Konuyu Steam Early Access'ten The Forest'a sallamaya çevirmiş olabilirim ama bunlar Early Access ile edindiğiniz oyunlarda başınıza gelebilir. Steam Early Access ile cebini dolduran kişiler biraz oynayanlar kadar kafasını çalıştırsalar sadece ceplerini değil bavullarını doldururdu haberleri yok. Örneğin oyunda birşeyler inşaat etmek istiyorsunuz ve şemayı yerleştiriyorsunuz ancak benim gibi simetri hastalığınız tutarsa şemayı silip tekrar yerleştirmek isteyebilirsiniz ama bunu yapamazsınız çünkü geliştiriciler bunu akıl edememiş ya da parayı saymaktan ona zaman gelmemiş bunu oyunu oynayan takip eden kişiler tarafından yapıldı ilk olarak ayrıca oyunu neşelendiren değişik şeylerde ekledi kendileri örneğin sınırsız kaynak gibi. DayZ ve Rust'ın yanına benim için The Forest da katıldı. Umarım güzel özellikler getirirler tüm sorunları çözerler ve az önce söylediklerimi bana yedirirler.

Early Acsees olan bir oyunu almayı düşünüyorsanız şöyle söyleyebilirim. İncelemeleri okuyun özellikle eksik görülen kısımlarına bakın ve ciddi ciddi düşünün. Örneğin ben Ark isimki oyunu almayı düşünüyordum ancak performans sorunları olduğunu duyunca beklemeye karar verdim ha diyebilirsiniz indirirdin çalışmıyorsa geri iade ederdin falan falan ama nerede yaşadığınızı iyi düşünün bizim ülkemizde internet '' SINIRSIZ İNTERNET 50 LİRA '' gibi kampanyalar ile satılsa da AKK gibi lanet olsa bir probleme sahibiz. Kotayı aştıktan sonra internet oldukça yavaşlıyor ve evde 2 bilgisayar internete bağlı ise CS : GO 'da pinginiz genellikle 100+ olarak gezinir. Sonuç olarak ne oldu mağdur olan yine biziz. Dediğim gibi iyi incelemek gerekiyor şuan en düzgün çıkan ve arkası sağlam olan H1Z1 bile inanılmaz problemli. 3000-4000 'e bilgisayar topluyorsun oyun açılmıyor oraya yazıyorsun forumlara bakıyorsun en sonunda bir dosya indirirsin biryerlere atarsın oyun açılır. Eee madem bu kadar basitti neden düzeltilmedi anlayamıyorum.

Buradan anlayacağımız Early Accees pişmanlıktır.

Görüşmek üzere , hoşçakalın .

#HaberinizOlsun #Steam #SteamEarlyAccess #EarlyAccess

Early Access Oyunlara Dikkat !

Hanımlar beyler herkese merhabalar , bu videoda sizlere Early Access denen bağımsız yapımcıların ceplerini doldurduğu sisteme neden dikkat etmeniz gerektiği ile ilgili ufak bir podcast...
BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 8 / 19