@umtk Selamlar Umut. Yeni telefon alma arefesindeyim ve iki model arasında kaldım: Redmi Note 7 ve Mi A3. Eğer ki çözünürlük düşük olmasaydı seçeneğim direk Mi A3 olacaktı, fakat bu fark kafamı karıştırıyor. Şu an Xperia XZ kullanıyorum, onda bile pikselleri yakından bakarsam görebiliyorum. Cihazı yakından görme şansım olmadı sence çözünürlük çok fark eder mi?

Ayrıca şu anki cihaz inanılmaz derecede throttle yapıyor, o kadar ki 2 dakika 1080p video çeksem kamera kapanıyor. İncelemede Redmi Note 7 nin de throttle yaptığını söylemiştin, durum bu kadar felaket mi?

BeğenFavori PaylaşYorum yap

TeknoSeyir Çekim Hataları 2018-2019

TeknoSeyir'in her sene Mart ayında yayınladığı çekim hatalarının yeni bölümü ile karşınızdayız.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 95

Tarayıcı Kıyaslaması | Kullanım Alışkanlıklarına Göre

#tarayıcı #browser #deneyim

#FirefoxQuantum 'un çıkışıyla tüm tarayıcıları tekrar bir deneyip kendime en uygunu bulmaya niyetlendim. Son 1 yılı #Opera ve #YandexBrowser arasında geçirmiştim ve Firefox bahanesiyle #Chrome, #MicrosoftEdge, #Vivaldi 'yi de deneyerek kendimce deneyimlerimi yazdım.

Tarayıcı testi, incelemesi böyle yapılmaz diyenler olacaktır muhtemelen. Amacım bir performans testi, objektif bir benchmark sonucu ortaya koymak ya da tarayıcıları bir teknoloji editörü edasında incelemek değil. Gününü Illustrator, After Effects, Spotify ve tarayıcı arasında geçiş yaparak bilgisayar başında geçiren bir kullanıcı olarak deneyimlerimi ve tamamen subjektif görüşlerimi yazdım. Belki benimle aynı kullanım tarzına sahip olan birileri yararlanır diye düşündüm.

Buraya metin olarak girmenin çok açıklayıcı olmayacağını düşündüğümden özensizce infografik mantığında görseller hazırladım. Bellek kullanımını da görsellere ekledim. Test her tarayıcı da aynı. Benim günlük kullanım tarzımı yansıtacak şekilde tarayıcıda Youtube, Facebook, Teknoseyir ve herhangi bir site 4. site yerine geçecek şekilde Hepsiburada açıkken ve 720p Youtube videosu çalışır vaziyette tarayıcıları gözlemledim. Her tarayıcıda video en az 15 dakika oynadı ve ben bu sırada Illustrator'de çalışmaya devam ettim, arada da girip Google araması, Hepsiburada, Teknoseyir ve Facebook gezintileri yaptım. Siz de yorumlamanızı bu kullanım tarzı üzerinden yapabilirsiniz. Bir fikir vereceğini düşünüyorum.

 

 

 

 

 

 

 

Tüm bu kıyaslamaların sonucunda bana en uygun tarayıcıların Yandex, Opera ve Firefox'tan biri olacağına karar verdim. Üçünün de gözümde artıları var. Hayalimdeki tarayıcı Opera'nın kenar çubuğuna, Firefox'un adres çubuğu kişiselleştirme özelliklerine sahip bir Yandex sanırım. Bir süre daha bu üçü arasında gezerim ancak Yandex benim için bir adım önde şu an. Chrome her zaman geri dönüş yapılmayı bekliyor ama artık bir arayüz değişikliğine gidilmesini bekliyorum. Vivaldi çok hoş kişiselleştirme özelliklerine sahip ama maalesef hem performansının çok iyi olmaması hem de çok kalabalık olması beni soğuttu. Edge yukarıda da bahsettiğim gibi kendine çelme takmasa hepsini sollayacak fakat şu haliyle sınıfta kalıyor. Eklenti konusunda da çok kısır. Pushbullet bile yüklenemiyor.

Eminim gözümden kaçan özellikler, kullanım alışkanlıklarım yüzünden adaletsiz davrandığım tarayıcılar, bilgisizliğimle kaçırdığım noktalar vardır. Yazarken konuya hakim biri gibi ahkam kesmek istemedim. Gayet düz kullanım testi gibi düşünün. Okuduğunuz için teşekkürler.

 

Unutmadan sistem özelliklerini de ekliyorum:

HP Pavilion 14

Intel Core i5-7200, 8 GB Bellek, 256 GB SSD, Nvidia 940 MX

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Salih Aktaş @cesurokcu

    Ssd ile operanın kasmasına şaşırdım

  • M. Galib Uludag @mguludag

    Aynı bende opera ile yandex arasında gidip geliyorum. birinin yapamadığı işi diğeri tamamlıyor hep. yandexde operanın kenar çubuğu ya da oradaki mesajlaşmaları eklenti butonundan açılan popup ile gösteren eklenti olsa operayı bırakabilirim. firefox ise ilk yüklediğimde çöktü 🙂

  • Gump @runforrest

    Yandex ne yaparsa yapsın zamanında kendini bana zorla kurdurtan ve bilgisayarıma virüs gibi yapışan programlar ile geldiğinden beri yok hükmündedir. Azıma etmişliği var deyimi yerindeyse. Varsayılan tarayıcıya bile yapışıp kendi arama motoruna işlemci çekirdeğinden bağlanmışçasına çıkmak bilmiyordu.

    • Doğa @doga

      Evet o konuda haklısın. Hala pek çok uygulamayla birlikte yükleme talebi gösteriyor Yandex. Her yere reklam vermişler. Pek çok tarayıcıda varsayılan olarak Yandex geliyor. Google'a kafa tutmak uğruna agresif ve itici bir reklam kampanyası yürütüyorlar. Gözden kaçınca tüm eklentileriyle birlikte bilgisayara kuruluveriyor.

  • eSa @esa

    içerik bence güzel olmuş ben statik testlere takılmayan, tam aksine kullanıcı yorumlarına önem veren birisiyim. Yandex benim de dikkatimi çekmişti opera yanına kurdum opera fazla ram tüketmese iyi de bazen çok abartı oluyor tüketim

    • Doğa @doga

      Yazıyı yazdıktan sonra hepsini birer kez daha denedim. Geçen haftayı Edge ile geçirdim ve tam umudum yükselmişken saçma eksiklerini fark ettim. Opera bence son zamanlarda tepetaklak inişe geçti hem vpn kötü çalışıyor hem de performans konusunda hiç iyi değil. Firefox hızlı ama Chrome'dan kalır yanı yok, üstelik eklenti desteği daha zayıf. Sonuçta yine Yandex ve Chrome ikilisi yüklü duruyor. Yandex görsel olarak çok güzel bence. Windows 10 ile de bütünlük halinde. Performansı da gayet güzel, hafif.

    • eSa @esa

      @doga Bizim ülkede duyulmadan önce çok kullanıyordum sonra bir anda bıraktım ama büyük ihtimal geri dönüş yapacağım. Ek olarak anlamadığım nokta var şimdi eklenti kurulu değil ama sağ tık ile reklamın üzerine basıp engelleye biliyoruz bu sanki önceden de vardı yoksa yeni mi geldi ?
      flash içeriğinin engellenmesi gibi seçenekler gelmiş bunları da kullanıyormusun ?

    • Doğa @doga

      @esa Reklam engellemesinde ne demek istediğini anlamadım. Adguard kurulu geliyor tarayıcıda belki direk açılmıştır sende.
      Flash içeriğin engellenmesi açık bence. Bazı sayfalar flash içerik oynatmak istediğinde soruyor oynatıcı kısmında yani izin vermeden devreye girmiyor. Mesela dün Bein Sports'ta maç özeti izlerken önce sordu.
      Sekmeleri alta taşıma, sayfada gezinirken sekmeye tıklayıp üste fırlama, sekmenin sesini kapatma, okuma modu vs çok faydalı özellikler. Eklenti seçeneği de bol.

    • eSa @esa

      @doga adguard kapalı bende ama misal köşede banner var üzerine gelip sağ tıklıyorum reklamı şikayet et seçeneğine basınca direkt engelliyor. Bu galiba anti şok özelliği ile alakalı

    • Doğa @doga

      @esa Evet antişokla alakalı olabilir. Hiç dikkat etmemiştim ben.

    • eSa @esa

      @doga 😀 kaçmaz benden

    • Doğa @doga

      @esa Bakalım uzun vadede memnun kalacak mısın? 1 hafta sonra yeni bir gönderide yorumlarını yazıp beni de etiketlersin 😀

    • eSa @esa

      @doga eskiden chrome yerine yandex kullanıyordum bu sebeple sıkıntı olacağını sanmıyorum ama asıl amacım her platformda ortak bir tarayıcı bulmaktı bunda da eşzamanlama vs olduğu için güzel olacak gibi

davinci paylaştı.

TeknoSeyir Plus Dönemi Başlıyor

TeknoSeyir'de yıllardır konuştuğumuz, ücretli abonelik sistemi TeknoSeyir Plus başlıyor. Detayları bu videoda konuşuyoruz.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 341

TeknoSeyir Çekim Hataları 2017-2018

TeknoSeyir'in 7.yaşında, klasik olduğu üzere çekim hatalarını yayınlıyoruz.

Web Sitemiz: http://teknoseyir.com/

TeknoSeyir Ailesi Kanalları:

Otomobil Kanalımız: Otoseyir ► https://goo.gl/ZXgxLT

Sosyal Medya Hesaplarımız:
Twitter ► https://twitter.com/teknoseyir
Facebook ► https://www.facebook.com/TeknoSeyir
Instagram ► https://www.instagram.com/teknoseyir/
iTunes ► Haftalık Gündem Değerlendirmesi http://teknoseyir.com/podcast_hgd
iTunes ► Teknoloji ve Bilim notları https://teknoseyir.com/podcast_tbn

TeknoSeyir kanalı, Türkiye’nin yeni nesil teknoloji platformu TeknoSeyir.com’un YouTube hesabıdır. En güncel ürün incelemelerine ve teknolojiyle ilgili son gelişmelere bu kanaldan ulaşabilirsiniz.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 123

YouTube'un Dibi Hareketi

Youtube'un Dibi hareketi Youtube'da düzenli, kaliteli ve sürekli video oluşturan içerik üreticileri işaret etmeyi amaçlayan. Onları motive etmeyi hedeflerken, izleyenlere de yeni kanallar keşfetme imkanı tanıyan eşsiz bir hareket.

Bu hareket Konsol Üssü'nden Murat Sönmez  ile başlayıp yüksek aboneli kanalların desteğiyle de ivme kazandı.

https://www.youtube.com/watch?v=7kMRi5a_Frg

Bu harekette amaç 100.000 aboneden daha az aboneye sahip kaliteli içerik üreten kanallara destek olunması, duyurulması ve YouTube da kaliteli içerik üretenlerin ortak bir platformda seslerini duyurabilmelerine imkan sağlamasıdır.

Youtube un üst katmanlarında iyice azalan kaliteli içeriğe karşı Bu harekete bende katılıyorum ve sizlerle, takip ettiğim ve 100.000 aboneden düşük olan kanalların bir kaçını sıraladım.

1-Murat ŞEN

Maker hareketine desteği ,ürettiği yüksek kaliteli kendin yap yada yenileme videoları ile elektronik ve maker hobisi olanların kesinlikle takip etmesi gereken bir kanal

https://www.youtube.com/channel/UCLqQ5u1b5Q-LFfcUCYiKd4Q

2-Cengiz Retro Game Room

https://www.youtube.com/channel/UCs0WTo-u94_0iisdZok64EA

Özellikle Nostalji 8 ve 16 bit oyunlar ve oyun konsolları hakkında çok iyi içerikleri var.

3- Feza Gezginleri

Bilimkurgu ve Fantezi edebiyat üzerine sohbet ve kitap incelemeleri

https://www.youtube.com/channel/UCYXTjCfVfvZFutUaB6wsdQw

4-Nebuch

https://www.youtube.com/channel/UCsZXtQ487fteg1B6ub5hI_w

Felsefe sanat, bilim kültür ve daha pekçok farklı konuda sohbet tarzında çok kaliteli bir içeriği kenine has bir tarzda anlatıyor.Bakış açısı ve yorumları kesinlikle değerlendirilmeli.

5-Bilim Akademisi

https://www.youtube.com/channel/UC_cM_kxphOIbu2bnEdx6QZQ

İçeriğinde Türkiye’nin önde gelen biliminsanlarının konferans yada sohbetlerine ait videolar var. Konuşulan değerlendirilen konular ve bu içeriklerin kalitesi ülkemizde yok zannettiğim kaliteli ve anlaşılabilir bilim içeriğine çok güzel örnekler .Yapay organların etik durumu yada kütleçekim dalgalarının öneminin anlatılması gibi.

 

Son olarak bir de yabancı kanal eklemek istiyorum.

6-Mechanical Computing

https://www.youtube.com/channel/UCyx5AKwWRJHT6Z-G_JawKGQ

Bu kanlda günümüz bilgisayarlarının temeli olan mekanik bilgisayarlar hakkında güzel animasyonlar çalışma sistemlerini gösteren videolar var.

En temelinde bir algoritma nedir, bilgisayar neyi sayar sorularına güzel cevaplar var.

Bu inceleme altına sizde tavsiye edeceğiniz kaliteli içerik üreten siteleri yazabilirsiniz.

Not:Kişisel web sayfalarının tanıtımı amacıyla yazılmaması gerektiğini söylemeye gerek yok sanırım.

 

#youtubeundibi

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Geçen gün bir üye sormuştu yanıt yazamadım şimdi aklıma geldi yazayım. Gözünüz korkmasın, kolay okunacak şekilde yazdım bitince bu kadar şeyi ne zaman okudum diyeceksiniz 🙂

TS içerikleri eskiden daha iyiydi diye bir eleştiri var. Sonradan gelen gençler muhtemelen anlam veremiyordur hep böyleydi zaten diye. Ama değildi.
TS’nin üç tane versiyonu var. Sitenin V2.0 olmasından bahsetmiyorum o ayrı.
İlki kuruluş dönemi. Büyükçekmece ofisi.
İçerik üreten kadro şöyle. Sunucu değil, içerik üreten yani ürün inceleme yapan ya da dosya konusu hazırlayan.

TS1
1-LP
2-MG
3-Özkan Erden
4- Emirhan Döngel
https://vimeo.com/20409602

Bu kurucu kadro. Macid kısa süre sonra video çekebildiği de anlaşılınca oyun editörü olarak katıldı. PC Labs yazarı idi. Yine kısa süre sonra Can’ın kamera önünde de konuşabildiği fark edildi ve kadroya eklendi. Böylece her gün 10 dakika, haftada 5 video ve bir gündem üretmek için elde tam 6 kişilik bir kadro oluştu.
İlk zamanlar açık olan PC Labs kadrosundan, gündemde haber taramasında işimizi hızlandıran Erdem Gükrer ve arka planda çekimler dışında testler konusunda da yardımcı olma kapasitesi olan Serkan Levent de vardı. Videoları o zaman da Gökhan Aslan montajlıyordu. Tüm TS içeriği sadece cuma günü çalışılarak çekiliyordu, gündem dahil. Herkese sadece bir konu düşüyor ve bunu hazırlamak için tam bir hafta zamanı oluyordu.

Sonra Suadiye dönemi başladı. TS2 diyebiliriz. Yükseliş ve yıkılış dönemi.
https://www.youtube.com/watch?v=VmOvPptXCK8

Kadro aynı. PC Labs’ın kapanma süreci olduğundan yazarlar birer birer gidiyor. TS’ye de etkisi Emirhan Döngel’in ayrılması oluyor. Ama yeni isimler var. Çağrı Dinçer, o zaman OtoSeyir ve BasÇek edergi projeleri için grafiker olarak katılıp daha sonra kamera önüne de geçiyor. Yunus Emre Şahin de test ekibine katılıp hem test yükünü hafifletiyor hem de kamera önüne çıkıyor. Serkan Levent de yine geride destek olmaya devam ediyor. Selim Güney, prodüksiyon kadrosuna giriyor ve kamera önüne de çıkabiliyor. Mono kedi kadrosundan kadraja giriyor. Meriç Türkbıkmaz’ın katılımı ile Can, OtoSeyir için destek buluyor. Değişik değişik isimler zaman zaman kadroya süreli içerikler üretmek için katılıyor. Burak Akmenek, Salih Çelen ve Barış Özkök gibi.

Özkan Erden içerik üretmiyor eskisi gibi ama tüm yönetim ve pazarlama işinden sorumlu. Macid de onunla beraber muhasebeyi idare ediyor. Reklam ve pazarlama işlerinde Özkan’a yardımcı oluyor. Kalan kadro sadece içerikle ilgileniyor. TS’nin sosyal medyası ile Serkan Levent ilgileniyor. İçerikler düzenli olarak paylaşılıyor.

Kadro ve zaman zenginliği ile teknolojinin gelişmesi, 10 dakika sınırını kaldırıyor. Artık yeri geldiğinde belgesel uzunluğunda video da çekiliyor. Teknik olarak tüm sorunlar aşılıyor. İlk TS’nin tek planlı jaluzisinden göze en hoş gelen TS’ye geçiliyor. Artık sadece cuma çalışılarak içerik üretilmiyor. Ofisin taşınması ve merkezi konuma gelmesi ile her gün çekim yapılabiliyor, gündemin önemli olayları o gün değerlendirilebiliyor. Ayrıca ekip çalışması mümkün oluyor. Gerçek bir iş ortamı sağlanıyor. Reytingler ve TS’nin tüm rakamsal değerleri eskiye oranla fark atarak gelişiyor.

‘ikinci içerik’ denen içerik türü başlıyor. Yüksek adette üretilen içerik nedeni ile günde bazen iki bazen üç video girişi yapılıyor. Sponsorlu içerikler yanında mutlaka bir asıl içerik giriliyor.
Sonunda tesadüf değildir ki teknoloji yayınları içinde 100.000 abone barajını ilk aşan kanal TS oluyor.

PCL komple kapanıyor.

Daha sonra TS’nin bağlı bulunduğu şirketin geçmişten getirdiği yükleri TS’nin gelirlerinin karşılamaması ve Özkan’ın da SkyPro yatırımına yoğunlaşıp TS’nin ömrünü biraz daha uzatması ile çareler aranıyor. Hamdi yeni bir fikirle aramıza katılıyor. TS’nin sosyal ağa dönüşmesi ve Plus fikri üzerinde çalışılıyor.

Ama çare olmayınca TS’nin bağlı bulunduğu firma dayanamayıp kapanıyor.
Özkan kendinde bulunan tüm hakları MG-LP-HK’ya devrederek yayıncılıktan çıkıyor.
Rakip kanallar çoğalıyor. Youtube’ta kanal patlaması yaşanıyor. Oyun kanalları her yeri sarıyor ve aşırı büyüyor. YouTube’un kurallarına göre oynayan kanallar kazanmaya başlıyor. İçerik kalitesi düşüyor. Tüm dünyada YouTube’ta ilk yayınlayan olmanın yarışı yaşanıyor. Kamera ile çekip düzenleme, yerini cep telefonları ile çekip hemen yayınlamaya bırakıyor. Klasik yayıncıların büyümesi yavaşlıyor. Kurumsallık kalkıyor ve fenomenler devri başlıyor.
Bireylerin, kurumları hem reytingte hem gelirde geçtiği dönem başlıyor. Reklam harcamaları fenomenlere kaydırılıyor. Önce Twitter fenomenleri, daha sonra YouTube fenomenleri geliyor. Twitter’ın ciddi güç kaybı sonrası, yerine Instagram fenomenleri geçiyor. Espor Türkiye’de de ciddi güç kazanıyor. Kurumsal yayınların da beslendiği donanım camiası, bütçeleri espor takımlarına kaydırıyor. Reşit olmayan, 18 yaş altı, kitle yeni dönemin yüksek izlenme rakamlarının kaynağı ve gözdesi oluyor. Not: TS’de 13-17 yaş arası takipçi % 3.5, 18-44 arası %84.

İçerik üretenlere kullanıcı üzerinden para desteği sağlayan yabancı uygulamalar büyük ilgi görüyor. Bireysel yayıncılara maddi güç sağlıyor.
Yayıncılık kökten değişiyor.

TS3
TS, Ataşehir’de yeni firması ile borçsuz harçsız yeniden başlıyor.
https://www.youtube.com/watch?v=JQI9b2h6unQ

Ama içerik üreten kadro;
1-LP
2-MG
3-HK
4- Can

olarak kalıyor.

Hamdi yazılımcı olarak girdiği işte kamera önüne de geçmek zorunda kalıyor. İzleyiciler tarafından seviliyor ve düzenli olarak kamera karşısına geçiyor. TS sosyali açıyor. Forum mantığı terk ediliyor.
Arka planda yardımcı olan ekibin tamamı SkyPro’ya geçiyor. Yunus Emre Şahin kendi yoluna gidiyor.

Bir tek Gökhan Aslan video montaj yanında ürün çekim işlerini de üstlenip kalıyor. Daha sonra dışarıya yapılan prodüksiyon işleri için İsmail Telli kadroya giriyor.
Ancak kadronun küçülmesine rağmen, her gün içerik girilme sözü yine süre sınırı belirtmeden tutulmaya devam ediyor.

Kadroya Cantuğ Şahiner giriyor ve oyun kanalı deneniyor. Olmayınca ısrar edilmiyor. OtoSeyir kanalı ayrılıyor. Üstüne sitesi açılıyor. Can ve Meriç OtoSeyir kanalından sorumlu hale geliyor. Rakamlar iyi olsa da maddi karşılık gelmiyor ve o proje de devam etmiyor. Can işe girip TS kadrosundan çıkıyor. Konuk olarak sürekli olmasa da Bilim Gündemi’ne geliyor.
Aktif içerik üreten kişi sayısı üçe düşüyor. Bu üç kişi aynı zamanda giden kişilerin idari sorumluluklarını yükleniyor.

İkinci içerikler kalkıyor. Zaman zaman üretilen sponsorlu videolar, TP-Link ürünleri gibi, başka video üretilemediğinden asıl video olarak giriyor.
Advertorial video yayınlanmaya başlıyor. Bu videolar için özel intro ve oyuncu kullanımına gidiliyor.

Mazağa açılıyor. İlk defa eşya satışı başlıyor. İlgi büyük olmasına rağmen TS’ye gelen gelir, satışın üçte biri ile sınırlı kalıyor. Her yıl bir kez yapılıyor.
Efaturaya geçiliyor.

Kamera altyapısı yenileniyor. Canlı yayın kabiliyetine geçilip deneniyor. Ancak internet altyapısının yetersizliği ile devam edilemiyor.
Konuk sayısı TS3’te eskisine oranla artıyor. TS de farklı yayınlara konuk oluyor.
Sponsor sayısı azalıyor. Bkz. Espor yatırımları.
Gündem videolu hale gelip TS’nin en çok izlenen bölümü oluyor. (dakika cinsinden izlenme süresi)

Donanım ürünlerinin reytingleri tüm yayınlarda olduğu gibi TS’de de azalıyor.
Telefon incelemeleri en çok izlenen incelemeler haline geliyor. (Apple ve Samsung başı çekiyor)
İçerik üreten kişilerin azalması, içerik çeşitliliğini azaltıyor.
Youtube için MCN ile çalışılıyor. Ancak en ufak katkısı olmuyor ve bırakılıyor.
Youtube gelirleri 2000-2500 TL bandında kalıyor. Site reklamları ise engellendiğinden Google adsense ile bu rakam 3000 TL civarına çıkıyor. (Kira ve personel gideri artışının çok altında) 2017’de İlk kez kira gideri YouTube gelirini aşıyor.

TS için üretilmeyen videolar kazancın çoğunluğuna ulaşıyor. TS’nin video üretim gücü de bu kısımla paylaşılıyor.

100.000 aboneye ilk ulaşan TS, 200.000’i rakiplerinden sonra geçiyor. 300.000 de 2018’e kalıyor.

YouTube için özel olarak üretilen kanallar milyon aboneye ve video başına milyon izlenmeye ulaşırken, teknoloji kanalları için 500.000 civarı abone ve video başına en fazla birkaç yüz bin izlenme tavan değer oluyor.

Sonuç olarak TS3, TS1’den bile daha az kadro ile, TS2’nin şartlarını sürdürmeye çalışıyor. Doğal olarak içeriklere bir hafta zaman ayrıldığı dönem bitiyor, bir iki gün zaman ayrılması ya da içeriklerin geç girilmesi sonucu doğuyor.
İzlenme rakamları toplamda düşmese de artış duruyor. Yeni abone kazanımı diğer gelişmelere de paralel olarak yavaşlıyor.
Unuttuğum şeyler de vardır ama kabaca böyle.

Bitirirken bir de denklem sorusu:
TS1, 6 kişi ile 1 saat gündem ve 10’ar dakikalık 5 bölüm üretiyorsa, TS3, üç kişi ile kaç dakika ve kaç içerik üretmeli?

TeknoSeyir

This is "TeknoSeyir" by teknoseyir on Vimeo, the home for high quality videos and the people who love them.
BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 138
davinci paylaştı.

Yorumların biraz hafiflemesi ile artık toplu yanıt verebilirim.

HGD bildiğiniz gibi canlı değil. Dolayısıyla video sırasında bir aksilik olduğunda baştan alıp, kesebiliyoruz. Mesela aşırı gürültülü bir araba geçiyor, durup baştan başlıyoruz, ambülans geçiyor baştan başlıyoruz, bir haberin içeriği tatmin etmiyor, montajda siliyoruz.

Eğer ki LP'nin lafı sorun olsaydı, o an devam edilse de sonradan kesilirdi. Montajı yapan arkadaşlar bile bir sorun görmediler. Çünkü LP bu lafı daha önce defalarca söyledi. Bazen bana söyledi ama en çok da kendisine söyledi. 2011 yılından beri gündemi takip edenler bunu doğrulayacaktır.

Hatta LP'nin klasik tavrıdır genelde kendisi lafı en çok uzatan kişi olduğundan, 'çok uzattık' der kendine kızar. İzleyici de lafı uzatmadığı için yorumlarda 'keşke uzatsaydın' der. TS ritüeli gibi bir şey.

Bunu bilmek için de sadece iki üç haftalık gündem dinleyicisi olmak bile yeterlidir. Dolayısıyla 'dinleyen kaldıysa' lafı onun daha önce defalarca yaptığı, uzun süren konuşmalara verdiği tepki. Konu Apple bile olsa 10 küsür dakikayı tek kişinin konuşması uzun bir süredir. LP bunu kendisi de yaptığında ki en çok yapandır, rahatsız olduğunu belirttiği gibi gündemin de 1 saati aşmaması konusundaki isteğini defalarca belirtti. İğneyi her zaman önce kendisine batırdı bu konuda.

Hatta LP'nin en meşhur 'atarlarından' birini Serhan Hepşen dostumuz şu şekilde resmetmiş.
https://teknoseyir.com/yuklemeler/ornek/lp.JPG

Bu haftaki gündemde E3 konusunda oyunlara değinmeden geçmemizin sebebi de oydu. Gündem bir saati aşacaktı. O yüzden sadece Xbox konuşup kapattık. Bu LP'nin görüşü, gündemin uzun olmasından yana değil. Ve rakamlar gösteriyor ki LP haklı. Sonuna kadar izleyenler hatta 2 saat olsun diyenler de var ama gündemin izlenme yüzdesi, YouTube'un kritik eşiği olan %30 seviyesinde. Daha ilginç bir istatistik, gündemi sonuna kadar dinleyenler listesinde Türkiye ilk onda bile değil. Yurt dışından dinleyenler sonuna kadar gidiyor, hatta geri alıp tekrar dinliyor. VPN ile bağlananlar da bu listede fakat Lübnan'ın favori VPN sunucuları arasında olduğunu sanmıyorum.

Dolayısıyla LP maddelerin uzamasına her zaman tepki gösterdi ve bunu kamera önünde yaptı. Dinleyen kaldıysa lafı da bu seride Hamdi'nin içeriğine söylendi çünkü bu hafta konuyu o uzattı. Konunun önemi burada etkisiz eleman. Gündemin formatında bunu yapmamaya çalışıyoruz. Aynı konu ve uzun olsa bile mutlaka diyalog olmalı.

Peki Hamdi Apple'ı 15 dakika konuştu diye yanlış mı yaptı?
Hayır çünkü aksi durumda hiç konuşulmadan geçilmiş olacaktı. Ancak maalesef bardak işleri ile ilgilendiğinden 2 saatlik ve şanssızlığına çok fazla dolu olan sunumu ayrı çekemedi. Çekseydi zaten gündemde ilgili videoya bakın denip geçilecekti. Kendisi de bu kadar yoğun geçeceğini beklemediğinden ki genelde donanım kısmı pek olmazdı, gündeme sarktı. Bu konuda en ufak hatası yok. Daha önce de ayrı çekemediğimiz için bazı önemli konular, Apple sunumu dahil, gündeme sarktı.

'TS ya da LP Apple düşmanı' 'siz ne biçim yayınsınız' gibi haddini aşan eleştirileri, bu kişilerin küçük yaşlarına bağlıyorum. Zira eski TS takipçileri asla böyle bir şey söylemez.

Eskiye gidersek işte bir Apple etkinliği. TS Apple konularını bu şekilde her zaman işledi. Podcast'te LP gözükmediğinden millete dert olmadı belkide. Ama bazılarını bizzat kendi hazırladı.

https://youtu.be/gH8vQkkF1d0?t=443

Daha da geriye gideyim. 'Apple düşmanı' LP'nin ağzından bir Apple etkinliği daha.

https://youtu.be/ZDqmbOGsiVA?t=1328

Hamdi'siz dönemi merak edenler için de link var. Videosu yok 3. dakikadan itibaren başlıyor.
https://teknoseyir.com/haftalik-gundem-degerlendirmesi-14-26-ekim-2013

Apple'ın TS ile ilişkisi hiçbir zaman olmadı. Ama TS yayıncılık gereği her zaman Apple'a üstelik de artan bir şekilde yer verdi. Hamdi bu konuda da TS'ye önemli bir katkı sağladı. Hatta kullanıcısı oldu. Ancak esas teşekkür, ederinden pahalı satılan Apple ürünlerini, jelatini dahi açmadan bize gönderen TS izleyicilerinedir. Onlar sayesinde Apple TS'de geniş yer buldu. Bundan sonra da, Hamdi her ürünü alamayacağı için, böyle devam edecek. Apple etkinlikleri de mümkünse ayrı olarak ele alınacak değilse gündemde yer bulacak. Hamdi yokken de ele alındığı gibi.

Hamdi LP'nin tepkisi yüzünden mi gündemden çıktı?
Ben bunu kendisinin söylemesini beklediğimden pek dillendirmedim, gündemde de söylemedim ama hayır. Kendisin de daha sonra söylediği gibi konunun bununla en ufak alakası yok. Bazılarınızın haddini aşarak terbiyesizlik gibi kelimeler kullandığı 'dinleyen kaldıysa' ifadesi eğer gerçekten Hamdi'yi bu derece kırmış olsaydı, o gündem devam etmez ya da o kısım yayınlanmazdı. LP'nin tepkisi Apple haberlerinin uzamasınadır. Apple'ı sevmeyişinden değildir. Apple yerine hangi konu bu kadar detaya girilerek monolog olarak anlatılsa aynı tepkiyi göstermiştir. Dediğim gibi genelde bunu kendisi yapar. Belki ilk defa ikimizden birine bu şekilde yorum yaptığına şahit olduğunuz için şaşırdınız. Ama ilk değil ve son da olmayacak.

Burada, eskisi kadar tahammüllü davranmadığı eleştirisi gelebilir. Eğer eski zamanlara dikkat edilirse genelde LP'nin de katıldığı Apple haberlerinde Apple'ın özellikle donanım anlamında sunduğu yeniliklerin çok olduğu ve çok yer verildiği görülebilir. TS'nin çizgisi yazılımdan ziyade donanım kısmına oldu çoğunlukla. Apple da bu konuda tatmin edici iken, artık yazılıma ve hizmetlere odaklanmış ve gelirini buradan kazanan bir firma olma yolunda. Bu da LP'nin ve benim dahil olmadığım Apple ekosisteminde Hamdi'nin maalesef monolog şeklinde konuşmasına neden oluyor. Verdiğim örnekler incelenirse, Apple'a geçmişte ayrılan süre Hamdi'nin konuşmasından az değil ama üçümüz de sohbet edebilmişiz ve zaman akıp gitmiş. Hamdi WWDC konusunda bence zoru başarıp iki saatlik etkinliği çok güzel özetledi. Ama keyifli bir sohbet oldu mu? Alıştığımız gündem gibi miydi? Örnekler yukarıda.

Hamdi neden HGD'de olmak istemiyor?
Hamdi'nin HGD'ye girdikten sonra en çok aktif olan kısmı bilim haberleri, gördüğü ilgi üzerine artarak yer buldu ve en sonunda kapladığı süre neticesiyle gündemden çıkarılıp ayrı bölüm yapıldı. Fakat bu bölüm de maalesef istikrarlı şekilde sürdürülemedi, üstelik bilim kısmı HGD'den de çıkmış oldu. Dolayısıyla birçok gündemde Hamdi'ye düşen cümle sayısı, parmakla sayılabilir hale geldi.

Dünyanın en geçerli nedeni olan 'artık keyif almıyorum' cümlesini bizzat bana kurmuş ve gündemi bırakmıştır. Zaten bu keyifsizlik, 'küsler mi kavgalılar mı' şekilde yorumlara neden oluyordu. Kötü gözüktüğü için de çözülmesi de isteniyordu. Hamdi çözüm olarak Bilim Gündemini yapmayı tercih etti zira iki gündeme zaman ayıramadığı ortada.

Öte yandan, hem LP hem de Hamdi şirketin eşit sahipleri olarak, uygun gördükleri şekilde işlere yön verme hakkına sahipler. Kendileri ve site için neyin uygun olduğuna karar verip uygulama yetkisi sadece onlarda. Yarın sadece ikisi program çekmeye karar verebilecekleri gibi, ayrı da devam edebilirler hatta canları isterse TS'yi bırakıp başka iş bile yapabilirler. Bu kendilerinin profesyonel kararıdır. Her ikisi de aile babasıdır. Sorumlulukları önce ailelerine sonra diğerlerinedir.

Olumlu ya da olumsuz sonuçlarını hesaplar adımlarını atarlar. Atılan hiçbir adım sadece tek bir kişiye yarar sağlamaz ya da zarar ettirmez. İşin sahipleri eşit şekilde etkilenir.

Burası bir iş yeri ve varlığı, ticari varlığını sürdürebilmesine bağlı. Kimsenin eğlence ya da hobi sahası değil. LP'nin hep dediği gibi, 'görülecek bir şey yok, cenaze evi gibi yer'.

Burada üzücü olan şey, olayların iç yüzünü bilme imkanı olmayaların işi hakaret boyutuna taşımasıdır. Hamdi'ye destek olacağız derken aslında TS'ye zarar verip Hamdi'nin de zarar görmesine sebep olmaktalar ki bazılarının derdi de gerçekten fırsat varken TS'ye zarar vermeye çalışmak.

TS Özkan'ın eski şirketinde iken resmi olarak bir kere iflas edip yok oldu ve yeniden kuruldu. Her ay da var olma mücadelesini bir sonraki aya taşıyarak devam ediyor. Yoksa elbette Hamdi de bardak paketlemek yerine Bilim Gündemi yapmayı tercih ederdi. Var olma çabasının getirdiği baskı insanların bazen sinirini bazen moralini bazen de iş yapma isteğini bozar. Bunların hepsi doğaldır. Hamdi TS 2.0'da zannettiğinizden çok daha fazla emek sahibidir. Ve bizim gibi o da fazlası ile kafa yorup enerji harcıyor.

TS macerasında zaman zaman LP'nin ortadan kaybolmasına da şahit oldunuz, birçok editör işi tamamen bıraktı gitti, Hamdi de HGD'de olacak enerjiyi kendinde bulmuyorsa, çok daha açık söyleyeyim bizle gündemi yapmaktan artık keyif almıyorsa, çekilme hakkını kullanır. Çünkü aksi, kesinlikle daha kötü bir manzaraya yol açar. Kimseden izin almak zorunda değildir. Bize durumu bildirip HGD'den sessizce çekilmeyi tercih etmiştir. Önemli olan bu kararı neticesinde daha mutlu olması ve daha fazlasını yapmak üzere gerekli moral ve motivasyonu tekrar elde etmesi.

Aynı masada yemek yiyen insanlar hakkında daha fazla atıp tutulmamasını rica ediyorum. Bu yorumların en ufak fayda sağlaması mümkün olmadığı gibi, durumu sadece daha kötü hale getirmekten başka bir işe yaramaları da mümkün değil. İş gereği insanlara dokunarak çalışan bu insanlar görüldüğü üzere moralle çalışıyor ve en ufak bir mutsuzlukta iş yapma heveslerini kaybediyor. Bu The Verge'de de böyle TS'de de böyle. Genç arkadaşlar iş hayatına atıldıklarında sadece para ile mutlu olamayacaklarını görecekler.

Burada, Türkiye'de internet üzerinde bilişim yayıncılığını başlatan insanlara ayarsızca edilen hakaretler, kendilerine iş hayatlarında umarım edilmez.

TS'nin nasıl bir yol çizeceğini hep beraber göreceğiz. Dediğim gibi, bizde uzun vade yok. Her ay sıfırdan yeni bir macera, yeni sıkıntılar, yeni isimler ve yeni çözümler. Gittiği yere kadar.

Haftalık Gündem Değerlendirmesi 2015/37

7 - 12 Eylül 2015 Ülkemizden ve Dünyadan Teknoloji Gündemi http://bit.ly/1Kgig0c - Apple Eylül Etkinliği iPhone 6S ve 6S Plus iPad Pro, Pencil ve Klavye Appl...
BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 159
  • soyuhan @riverraid

    Sorun olabilir olmayadabilir bundan kimene... sizler bugüne kadar kendi yolunuzu çizdiniz. bu yolu hep severek izledik. bundan sonrada öncelikle kendiniz sonrada sevenleriniz için en güzel kararları vermeye devam edeceğinize eminiz. sizleri seviyor ve yayın hayatınızın uzun uzun yıllar tozlu raflarda geçmesini diliyorum. hep arkanızdayız... sevgiler...

  • Alperen Tunçeli @alperen141

    @gamsizm Sizi futbol kulübü sananlar var galiba... Bundan sonra koltuk rengini bile değiştireceğiniz zaman duyurun, KAP'a bildirin, önceden canlı yayın yapın, gazeteye ilan verin ki komplo teorilerinin önüne geçilsin.

  • Uğur Doğan @infoman

    @gamsizm Her insan oğlunun yaptığı gibi doğal olarak sizde bir hata yapmışsınız. Bence haftalık gündem değerlendirmesinin başında 30 saniyelik küçük bir açıklama bu yazıya gerek bırakmazdı.
    Biz HK'yi göremeyince "ne oldu sorusuna?" cevap arayışına girdik. Gündemi dinlerken uyumazsak her cümleyi, tepkiyi dikkatle dinleyen insanlarız. Bazen nefes verişinizle o habere olan öffff tepkinizi hissediyoruz.
    Bazılarımız gündemde HK'yı göremeyince aklımıza hemen LP'nin Apple'a bakan ekşi yüzünü ve HK'ye söylediği söz aklımıza geldi. Defalarca HK bu sefer az konuştu dediğimiz HGD'ler oldu
    Ek olarak biz TS'de kimin rolü nedir bilmiyoruz. Ne yalan söyleyeyim ben HK'yı "azıcık arkada dur" denilen maaşlı bir çalışan sanıyordum. Meğer ailenin bir üyesiymiş. Sevindim.
    şahsen ben TS'yi işini layıkıyla yapan ama kapalı kutu olan iOS gibi görüyorum. Bir linux yapısında olmanızı beklemiyorum ama Windows gibi orta yol bir sisteme sahip olmanızı temenni ederim.
    Hepinizi bir birinizden ayırmadan çok seviyordum hala da seviyorum, bir üye olarak kırgınlığım yok. Kredi kartımı nasıl ödeyeceğim diye düşünürken, olan olsun deyip olmayan paramla size yardım etmek için bardak ve anahtarlık aldım. Bu gün olsa yine alırım.
    Ek olarak @can ile yapılan son TBN çok hoşuma gitti 😀
    Dedi kodu olmasın herkesin bilgisi olsun :@leventp @hkellecioglu

  • AykutTah @aykuttah

    "Sonuna kadar izleyenler hatta 2 saat olsun diyenler de var ama gündemin izlenme yüzdesi, YouTube’un kritik eşiği olan %30 seviyesinde. Daha ilginç bir istatistik, gündemi sonuna kadar dinleyenler listesinde Türkiye ilk onda bile değil. Yurt dışından dinleyenler sonuna kadar gidiyor, hatta geri alıp tekrar dinliyor. VPN ile bağlananlar da bu listede fakat Lübnan’ın favori VPN sunucuları arasında olduğunu sanmıyorum."

    Haftalık gündem değerlendirmesini podcast olarak indirip öyle dinliyoruz biz hep.
    Youtube deki izlenme süresinin ve izlenme sayısının az olması ondan dolayıdır.