Yardımınıza ihtiyacım var!
Kafam çok karıştı. İki gün önce mezun olduğum üniversitenin bölüm başkanı beni aradı. Üniversitenin yönetim kadrosunun komple değişeceğini, üniversitede öğretim görevlisine ihtiyacı olduğunu, beni de mezun olduğum günden beri takip ettiğini ve bu işi çok kolay yapabileceğimi falan söyledi. Bana gönderdiği stajyer öğrencileri de sahada eğitip geri gönderdiğim için çalışmalarımdan da haberdar.
Her neyse 15 senedir 112 Acil Serviste Paramedik olarak görev yapıyorum. Deneyim olarak çok iyi durumdayım ve çoğu paramediğin yapmaktan korkacağı ileri düzey girişimleri çok kolay yapabiliyorum. Tecrübem ve saha bilgim ile çok sayıda insanı ölümden kurtarmışlığım var. İşim çok zor biliyorum ama alışkın olduğum sahadan çekilme fikri bir yandan korkutucu geliyor. Bir yandan da çok daha rahat bir iş imkanı olduğu kesin. Maaş olarak da Gemini'ye sorduğumda hemen hemen aynı maaşı aldığımı yazıyor kabaca.
Lisans mezunuyum ama bu iş için yüksek lisans gerekibilir, onu bilmiyorum. Ha bir de ALES'i de kazanmam lazım tabi. Ne yapacağım bilmiyorum. Siz olsanız ne yapardınız? Alışkın olduğunuz ve ciddi çevreye sahip olduğunuz ortamda kalmak mı yoksa akademik kariyere başlamak mı daha akla yatkın geliyor.

Yüksek lisans falan hikaye hoca sizi yerleştirmek isterse yerleşirsiniz. Size özel ilan açılacak siz de yerleşeceksiniz. Ha o arada yüksek lisans programı bulup aradan çıkarırsınız. Önümüzde yds sınavı var yanlış değilsem 55 yetiyor udemy kursuyla onu da halledersiniz.
Ales kısmını bilmiyorum.
Peki memuriyetim ne oluyor bu durumda? Kadrolu olarak mı yerleşiyorum üniversiteye?
@mr-paramedik o seviyeye kadar araştırmadım soğuyup kapatmıştım. Siz hocanızla danışın boş yere kafanızı yormayın bence. Ben burda şu olur derim sonra olmaz bana sövmeyin sonra 😀
@agab iyi biliyordu sanki.
Mümkünse kaçırmayın bence, üniversite ortamını çok özlüyorum.
@kortex yarın hocamı arayacağım. Bakalım yerime birini bulmadıysa yeniden görüşeceğim.
@mr-paramedik Öğretmenlik en zor memurluktur. Akademi biraz daha kolay ama diğer memurluğa göre yine de çok daha zor, ünvan kazanınca üniversitelerde durabilmen için koşulları var. Mesela yıllık 5-10 yayın yapma zorunluluğu, şu kadar puan kazanma zorunluluğu vs. Okula göre değişir.
Ayrıca en az yüksek lisans şartı var ki o da çok iyiysen min. 2 yıl.
Evraklarla uğraşırım diyorsan denenebilir, ama 112de çalışmak attan inip eşeğe binmek şu an. Yüksek yaparken araştırma görevlisi olabiliyorsun ama okul bitince kadrodan atılıyorsun. Öğretim üyesi & görevlisi olamıyorsun. 50d durumu diye araştır.
Benim babam da akademisyen. Bir ara ben de akademisyen oldum 2 sene öncesine kadar, ama sonra kaçtım okuldan. Hele zaten bu puan meselesinden dolayı "senin üstün olan" doçent profesör hatta dr öğretim görevlisi bile seni kullanır. Sen köpek gibi makale yazarsın onlar adını yazdırır sadece. O seviyeye gelmen için en az 20 yıl geçmeli. O da kadro açılsın da doç prof olasın da teytey.
Yanlış yönlendirmek istemem ama senin şu an keyfin çok daha sağlamdır emin ol. Ayrıca ales ve dil puanları önemli. Bazı okullar kpss de diyor ama nadir.
Ha bir de saha araştırması makale derdi yayın için ödenecek ücretler hepsi cebinden çıkar. Prof şuraya makale gönderelim 2000 dolar der, paşa paşa ödersin. Şanslıysan %50 yardım eder.
Herkesin akademiye yönelmeye çalışma sebebi aslında kolay olduğundan değil, herkesin işsiz olup özel sektörde iş bulamadım bari yüksek yapayım da belki kadro açılırsa elimde ekstradan fırsat olur, ayrıca yüksek yaparken de işsizliğim ertelenmiş olur düşüncesinden dolayı. Akademide çalışmak için 25-30lu yaşlardan beri akademide olmak lazım onun harici çok bayar araştırma yapmak her hafta makale yayın takip etmek ıvır zıvır. Sizi arayan hoca meslek lisesi gibi bahsetmiş biraz nedense 😀
Son olarak sizde nöbet için ekstra ödenek falan yok mu? Öğretmenlerde bu yok. Maaşların sizin geçmesi lazım.
@kortex her masada varız 😀
@agab öff bu kadar zor muydu ya? Hiç bu kısımlarını duymamıştım. İçimi kararttın. Bu yazdıklarının hepsini düşüneceğim, çok sağol.
Huzurluysan işini değiştirme.
Huzurluyum, ama yaşım artık 34. Geceleri sık sık uyku bölünmesi ve fiziksel güç kullanıyor olmam da sıkıntı oluyor ister istemez. Bir de ileriyi düşünüyorum. Kaç yaşına kadar 112'de aktif çalışabilirim bilmiyorum. Ama tabi kafam karışık.
Ya mesela şeyi düşünün 45-50 yaşında şuanki çalıştığınız işte o tempo çekilir mi? Yada o yaşınıza geldiğiniz de zaten bu işte tempoyu da azaltabilirsiniz o da bir seçenek tabi.
Ama üniversite eğer ki garantiyse de girilebilir. Sonuçta kadrolu da olur yarın bir gün sana içten çıktın buyur kapı demediği sürece o da sıkıntı olmaz. Üniversitede hep gençlerle olacaksınız o da güzel aslında diğer tarafta hep hastalık kan telaş o gibi şeyler de var. Valla ben bile yazarken kararsız kaldım. 😂
İşte ben de çok kararsız kaldım 🙂
Üniversite kadroları da artık siyasi görüş ve bağlantıların üzerinden işlerin döndüğü yerler. Özellikle tepelerde kalanların dışındaki Anadolu üniversitelerinde.. İçinde olmasanız da muhabbetler hep aynı minvalde dönüyor. Kendi işinize bakar iyi ve bol yayınlar çıkartırsanız kimse bir şey diyemez tabi.
ALES çok sorun olacağını sanmıyorum. Önemli olan süreyi yetiştirmek. Ben ikinci yüksek lisansın ikinci sınıfındayım. Bunu da doçentlik aşamasındaki bir arkadaş için yapıyorum. Kadro olduktan sonra yüksek lisans da sorun değil. Kadronun olduğu bölümde bir tanesine başlarsın hemen. Artık yabancı dil şartı da yok.
İdealist birisi değilseniz akademik dünya artık yatış yeri gibi bir şey insanlar için. Üreteyim, yeni nesillerin yetişmesinde katkı sağlayayım diyorsanız etrafınızda bok püsürük bir sürü işe yaramaz insan olacak, genel bir Türkiye gerçeği olarak. Ama orada hemen yan odanızda olabilirler. Sınav kağıtlarını okuduğunuz bölüm başkanınız olabilir.
Kararsızlığım çok arttı. Şu anki işimde çok iyiyim ve uzmanlık alanımda çalışıyorum. Onun dışında kadrolu devlet memuruyum. Buradan çıkıp üniversiteye geçince geri dönme hakkım kalmıyor, o korkutucu.
Denenebilir duruyor hocam.
Vallaha işte yorumlara bakıyorum. Arka planda bilmediğimiz çok şey varmış.
Üniversite sizin ALES kazanmanızı, icabında 2 sene YL yapmanızı bekleyecekse girilir. Onun dışında mevcut iş bırakılmaz bence.
Zaten istifa şeklinde gibi değil de, memuriyet kadromun aktarılması şeklinde olabilir en fazla. Öbür türlüsü zaten kabul edilemez.
Öncelikle öğretim görevlisi olmak için yüksek lisans gerekmiyor. Öğretim görevlisi, eski adıyla uzman kadrosudur. Süresiz ve hayat boyu bir kadrodur. "Normal şartlarda" yükselme imkanı yoktur. Bir bölüm öğretim görevlisi almak istiyorsa amacı araştırma/öğretim görevlisine yaptıracakları işleri sürekli yapacak, Dr. Öğr. Üyesi olup işlerden kurtulamayacak birisini bulmaktır. Çoğu bölümde bu işler de oldukça kolaydır ancak bazen angarya iş çok olur. Ders programı, yatay geçiş, öğrenci danışmanlığı vs. İdealist biriyseniz işinizde devam edin, ben rahat para kazanayım, mesaime, çalışmama kimse karışmasın, günde 2 saat çalışayım geri kalanda lak lak edeyim, işten erken çıkayım diyorsanız öğretim görevlisi pozisyonuna başvurun.
Sürekli makale yayınlamam gerektiği ve yerimin garanti olmadığını söyleyenler var ama. Onlar kafamı çok karıştırdı.
yarın üniversiteye başka bölüm başkanı gelir, eşini, çocukları sokar içeri seni de postalar.
Memur olmuyor muyuz orada da?
@mr-paramedik vallahi akademisyen kadrosuna giriyorsan Bence olman lazım
Muhtemelen yükseklisans gerekir.
Akademi mi kaldı sanki. Bırak macera arama. Vardır o işin arkasında başka bir dalga
Yani bu kadar kolay olamaz diye düşünmüyor değilim.
böyle bir tecrübe sahada paha biçilmez, ama işte sistem insanı yoruyor, sahip çıkmıyor
Beni en çok anlayan yorum buydu 🙂
sınav varsa iş çok değişiyor ya. emekliliğe kaç yıl kaldı?
34 yaşındayım daha. Emekliliğe çok var.
Ne seçersen seç, mutlu ve başarılı olman dileğiyle...
Çok teşekkür ederim.
112 personeliyim çalıştığın yer yoğun mu gerçi yoğun olmasa bile öğretim görevlisi daha mantıklı geliyor bana
Nöbetten sonra boşluklar güzel ama öğretim görevlisi haftalık 15-20 saat derse giriyor hafta sonu resmi dini bayramları var. Stres seviyesini düşününcede öğretim görevlisi.
Öğretim görevlisi veya akademide herhangi bir süre boyunca birkaç saat bile olsa görev yaptınız mı? Stres seviyesi düşük gelmiş ya merak ettim 🙂
@agab yapmadım ama stres seviyesinin yüksek olduğunu anlamak için yapmama gerek yok.
Asker polis ve sağlık görevlileri 7/24 hizmet veriyor gün aşırı nöbetler zamanla mücadele hayati tehlike felan derken dünyada da böyle kabul ediliyor.Kendimden örnek veriyim başkaların yediği mobingler bana çerez geliyor 🙂
Profesörlerin emekli maaşı iyiymiş diye duydum.
Doğrudur da ben profesör olamam zaten 🙂
Hocam yerinize birini koymadıktan sonra ne kadar iyi olursanız olun bir manası kalmıyor kişisel tatmin harici, şahsi düşüncem bu ama kişisel tatmin diyince yanlış anlaşılmasın negatif manada değil tabii. Her insan başarılı olmak ister, siz kendinizce bunu başarmışsınız emeğinize sağlık. Artık sizin gibi insanlara yol gösterme yetiştirme zamanıdır desem itiraz etmezsiniz herhalde 🙂
İnsanlara yol gösteririm, elimden geleni yaparım. Ama işte üniversitede işimin garanti olup olmayacağı, maaş, makale yayınlama zorunluluğu gibi şeyler beni çekinceye düşürüyor.
@mr-paramedik Hocam şu an yaptığınız işten zor olacağını sanmam 🙂 ama haklısınız tabii
Yüksek lisans, doktora yapıp doçent sonra profesor olabilirim diyorsan üniversiteye geç. Yoksa öğretim görevlisi olarak kalırsan sıkıcı olur.
Yok ya öğretim görevlisi olarak kalırım %99. Hiç sanmıyorum doktora falan yapabileceğimi.
Geri dönme şansım varsa kabul ederdim. Çünkü olmadı birkaç seneye dönerim sevmezsem hani
Geri dönme şansı muhtemelen yok bunda.
Senin gibi sahada yetişmiş birinin tecrübeleri bana kalırsa o öğrenciler içinde çok iyi olur ama şunu da unutmamak lazım bu kadar tecrübeyi göstererek yaşayarak artık kimseye aktaramayacaksın bu da stajyerler ve yeni başlayanlar için eksi olur. Yine de hayat şartları belli kararını iyi ver. Not: hem sahada çalışsan arada ücretli olarak bazı derslere katkı versen böyle bir şey olabilir mi acaba
Bilemiyorum o şekilde oluyor mu. Ben hayatım boyunca gözümü kapatıp işime odaklandım ve kendi işimi yaptım sahada. Psikolojik konfor alanımdan çıkmak zor geliyor ve biraz da korkuyor işte insan.
kıyas bile edilemez, kesinlikle üniversite.
bir tarafta akademi, eğitimli insanlar, genç öğrenciler sürekli canlı bir ortam.
diğer tarafta yoğun çalışma ortamı, gece nöbetleri, insanlarla uğraşmak vs.
şuan 15 yıllık konfor alanından çıkmak istemiyorsun ondan birazda çekincelerin var.
ama 3-5 yıl sonra çok daha mutlu olacağından eminim.
Emin olmayın o kadar. Onca dedikodu içinde savrulup durduğunuzda anlarsınız mutluluk neymiş
@distor Adını vermek istemeyen bir meslek grubu ile çalıştım bir sene. Kendimi o sene boyunca koca bir altın gününün içinde bulmuştum
@distor anlamadım, daha da açarsanız sevinirim,
tabi beklentilere de bağlı, istisnalar olabilir.
@cihat Çok fazla dedikodu dönüyor. İftiralar da cabası. Çok meşgul olmayan ve kovulmama garantisi olan insanlar çok sınır tanımıyorlar
@distor söylediğin her ortamda olabilir.
@cihat Kabul etmek istemiyorsanız etmeyin
Burada memuriyet garantisi var mı? Yani yarın bir gün bölüm başkanının beni gönderme ihtimali bulunuyor mu, o da büyük mesele.
@mr-paramedik En önemli konulardan biri o. Sizinle uğraşan çok olur çünkü. Rahat işlerin olayı herkes onları ister. Kalıp aparat tasarım fabrikan var atıyorum ortağın hariç kimse çökmeye uğraşmaz ancak tutmuş bir kafen varsa dadanan çok olur. Ancak şunu da düşünün. İnsan yaşlanan bir canlı. 60 küsür yaşlarına kadar mevcut işinizi devam ettirebilir misiniz?
@mr-paramedik Bir yere gönderemez ama seninle uğraşırıp huzurunu bozar. Ders kavgaları çok olur. Arkadan iş çevirirler. Üniversitelerde kimseye güvenilmez.
akademide birilerinin adamı olmazsanız kolay kolay proje için fon bile alamayabilirsiniz 😀 ben yıllar önce akademi hayali kurup sadece yüksek lisans yaparken bile kendi açımdan gördüğüm saçma sapan olaylar sonrası saldım kaçtım
Hadi ya. Ülkede adamcılığın olmadığı hiçbir yer kalmamış, eğim kurumları bile desene 🙂
Üniler cadı kazanı gibi geliyor bana, memuriyet tarzı hayat tatmin de etmeyebilir. Bi kaç gün izin al git teklif edilen yeri, çalışanları gözlemle bence.
Yani aslında zaten benim mezun olduğum bölüm ve üniversite. Ama işte işin iç kısmını bilmiyorum tabi.