Graf Von Faber Castell Guillochlu Rodyum Dolma Kalem İncelemesi

Merhabalar, bu inceleme yazısında Faber Castell’in üst düzey ürün grubunda prestij ürünleri arasında yer alan Graf Von Faber Castell Guillochlu Rodyum dolma kalemi kendi tecrübelerim doğrultusunda anlatmaya çalışacağım.

Öncelikle markanın tarihine ve kalem dünyasındaki yerine kısaca değinmek istiyorum. Hikâye 18. Yüzyılda Almanya’nın Kuzey Bavyera bölgesinde Nürnberg şehrinde başlıyor. Günümüz de Almanya da endüstri başkenti olarak kabul edilen bir şehir. Nürnberg grafit ve kil madeni bakımından zengin olduğu için pek çok kalem üreticisini bir araya toplamış. Bu üreticilerden birisi Kaspar Faber. 18. Yüzyıl ortalarında marangoz tezgahında kurşun kalemler üreterek işe başlamış.

Faber ailenin soyadı ve vasiyet olduğu üzere Faber ismini koruyarak üretime devam edilmiş. Fakat 1898 yılına gelindiğinde Baron Wilhelm von Faber'in en büyük kızı Ottilie Almanya'nın aristokrat ailelerinden birinin oğlu Kont Alexander zu Castell Rüdenhausen ile evlenince soyadlar birleşmiş. Bu tarihten sonra marka günümüz de olduğu gibi Faber Castell olarak anılıyor ve biliniyor.

Şimdi gelelim Graf Von Faber Castell Guillochlu Rodyum kalemin detaylarına. Kalemin ismi bize bazı detayları önceden söylüyor. Graf Von ismi Faber Castell’in premium ürünlerine verdiği isim. Guillochlu ise hassas nakış anlamına geliyor. Kalem isminin en sonunda yer alan kelime ise kalemin gövdesinde hangi materyalin kullanıldığının bir göstergesi. Benim tercih ettiğim modelde Rodyum kullanılmış bunun dışında değerli reçine ile üretilen modeller de var.

Kalem çok şık ahşap bir kutu da geliyor. İçinden kalemi seyahatler de ve gündelik kullanım da olası çiziklerden korumak için kumaş bir kılıf ve garanti belgesi ile kullanım kılavuzunun yer aldığı bir kitapçık çıkıyor. Kutu aynı zaman da güzel bir masa üzeri kalemliği, içindeki oyuklar üç tane kalemi yan yana koyabileceğimiz şekilde yapılmış.

Kalemin üretim süreci önemli ölçü de elde gerçekleşiyor. Faber bu kalemin 100’ü aşkın adımda tecrübeli ustalar tarafından üretildiğini söylüyor. Gövdede, kapakta ve ucun kaplamasında kullanılan Rodyum elementi dünyada kıymetli metaller arasında en pahalı olan üçüncüdür. Gümüş renginde bulunan ve oldukça yansıtıcı olan bu element kararmaz ya da aşınmaz altından daha sert ve dayanıklıdır. Bu özellikleri onu uzun ömürlü bir kalemin uç kaplamasında kullanmaya değer kılıyor.

Kalemin uç kısmı 18 ayar altın ve üzeri rodyum kaplama. Bende ki modelin uç kalınlığı M(Medium), bunun dışında F,EF,B,OM ve OB uçları da üretilmiş. Ucun üzerine Graf Von logosu, uç kalınlığı ve kullanılan altının saflık derecesini gösteren 18ct değeri kazıma tekniği ile kazınmış. Oldukça sade görünen abartılı süslemelerden kaçınılan bir uç tasarımı.

Uçtan sonra tutma kısmına gelelim. Parmaklarımızın temas ettiği kısım metal, bunu seven de olabilir sevmeyende. Eli çabuk terleyen uzun süreler yazı yazmayı düşünen kişiler sevmeye bilir. Ben sevdim. Bir dezavantajı ise parlak bir yüzeyi olduğu için çok fazla parmak izi tutuyor.

Gövde, kalemin isminde geçtiği üzere Guillochlu denen hassas nakış tekniği ile işlenmiş ve rodyum ile kaplanmış. Çok ince tırtıklı bir yapısı var elin kalem gövdesi üzerinde kaymasını engelliyor. Uzun kullanımlar da beni rahatsız etmedi fakat reçine gövdeli kalemler kadar rahat olmayabilir.

Geçmeli bir kapak kullanılmış yine işlemeli ve Rodyum kaplı. Parlak bir yüzey, temiz tutmak oldukça zor parmak izi tutuyor. Klips yaylı ve 5 mm kadar açılabiliyor. Sıkı tutuyor takıldığı yerden düşmesi zor. Kalemi kullanırken kapağı kalem arkasına takınca kalem oldukça uzuyor ve kalemin grip kısmına yakın ağırlık merkezi değişiyor yazmak daha zor oluyor. Tasarım sürecinde kalem kullanılırken kapağın kalemden ayrı tutulacağı düşünülmüş.

Boyutlara ve ağırlık konusuna gelirsek kalemin kapalı uzunluğu tam olarak 13 cm. Kapak açık iken 12.5 cm, kapak arkada takılı iken 16 cm. Kapağın en geniş noktası 12 mm ve kalemin daha ince olduğu kısım gövde ise 9 mm boyutlarında. Kapak kapalı içinde dönüştürücü var ve mürekkep dolu iken 36.1 gr. Kapak takılı değilken 23.6 gr ağırlığa sahip. (Kıyas olması açısından yaygın olan Lamy Safari kalem ise kapak üzerindeyken sadece 17 gr ağırlığa sahip. Metal gövdeli AL-Star modeli ise 21.5 gr ağırlığa sahip.)

Kalemin içinden bir dönüştürücü çıkıyor. Tutma kısmı ve gövde kısmı birbirinden ayrılarak mürekkep dolumu bu dönüştürücü ile sağlanıyor. Kalemi ister şişeye daldırıp mürekkep çekin isterseniz de dönüştürücüyü çıkartıp onu şişeye batırarak mürekkep çekin ve sonra yerine takın. Dönüştürücü yerine tam olarak oturuyor takması kolay ve taktıktan sonra sıkı bir şekilde duruyor. Bunun dışında şişe mürekkep kullanmak istemeyenler için de standart kartuşlar ile de çalışabiliyor.

Kalemi fiziksel olarak tanıdık gelelim kalemin yazım deneyimine. Bu kalemi kimileri imza kalemi olarak kimileri de benim gibi daha sık kullanmak için alabilir. Dolma kalem dijital dünyamızın içinde kalmış nadir mekanik araçlardan birisi, gövde içinde bulunan mürekkep deposundan mürekkep yer çekiminden faydalanarak damak üzerinden geçerek kâğıda aktarılıyor. Önemli olan bu aktarımın ne kadar kontrollü, başarılı, kusursuz gerçekleştiği. Bu kalemin damak yapısı ve ucu bu işi mükemmel şekilde yapabiliyor. Biraz ıslak yazdığını söyleyebilirim bu benim sevdiğim bir özellik. Kâğıt üzerinde uç çok iyi kayıyor. Yazı yazarken atlama yapmıyor. Dolma kalem ile uyumlu iyi bir kâğıt ve iyi bir mürekkep ile buluştuğunda bu kalem ile yazı yazmak çok çok keyifli. Fakat esnek bir uç değil yazı yazarken bastırmadan kullanmak gerek yoksa uca zarar vermek işten bile değil.

Toparlamak gerekirse, kalem kesinlikle dışarıdan bakıldığında dikkat çekici premium görünen bir kalem. Dolma kalemi tıpkı kol saati gibi itibar göstergesi bir prestij ürünü olarak satın alanlar var. Bu işlevi yerine getirebilir. Benim için önemli olan ise yazım deneyimi, bugüne kadar kullandığım çelik ve iridyum uçlu dolma kalemlerden daha başarılı olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Ömür boyu kullanabileceğiniz hatta miras bırakılabilecek bir kalem. Fiyat/Performans bir kalem mi bence değil, markanın amacı bu seri de fiyat performans ürünleri sunmak mı? Hayır. Bunun için kalemi fiyatı ile değerlendirmeyeceğim pahalı bir kalem olduğunu biliyoruz. Kalemin Avrupa satış fiyatı 350-375 € (Euro) arasında değişiyor. Kur değişken olduğu için Türk lirası olarak fiyat söylemekten kaçınıyorum.

Kaleminizin hangi materyalden yapıldığı, ucunun ne olduğu önemli değildir. Önemli olan yazmayı sevmek yazmaktan keyif almaktır. Dolma kalem kullanımının artması dileğiyle.

Kullandığım defter Japon Tomoe River 52 Gsm beyaz.

Mürekkep Kaweco Caramel Brown.

Fotoğrafları s20fe cep telefonum ile çektim.

Faydalandığım Kaynaklar:

-tr.wikipedia.org/wiki/Rodyum

-www.graf-von-faber-castell.com.tr/series/guilloche

-www.faber-castell.com.tr/tr/bizi-taniyin/tarihce

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 14 / 15

Huawei Tripod Selfie Stick Pro

Merhabalar CF15 Pro model selfie çubuğundan biraz daha gelişmiş bir ürün. Benim satın alma amacım bu yaz için planladığım bisikletle Türkiye turunda kendimi çekebilmek.

Hafif çok az yer kaplayan ve uzaktan kumandası olan tripod gibi ayakta durabilen bir ürün ihtiyaç oldu. Bu ürünü buldum ve hemen sipariş ettim.

 

Ağırlık olarak sadece 167 gr, kapalı uzunluğu 19 cm ve en geniş olduğu nokta ise 5 cm genişliğinde.

Tripod olarak açıldığında en az 25 cm yüksekliğinde, en yüksek ise 65 cm yüksekliğinde durabiliyor. Telefonu tutan kısımlar silikon malzemeden yapılmış ve oldukça sıkı bir şekilde telefonu tutuyor. Ayaklar mıknatıslı bir şekilde bir birine tutunuyor. Üç ayak oldukça sağlam.

Malzeme olarak elle tutulan kısımlar ve telefonun takıldığı kısım plastik, hissiyatı güzel çok ucuz plastiklerden değil. Gövdesi ise Alüminyum alaşımdan yapılmış.

Açık hava da denediğim de oldukça rüzgarlık bir günde Samsung Note 10 lite telefonumu, kılıfla birlikte 237 gr ağırlığında, en yüksek konumda ayakta tutabildi. Kısaca en temel işlevi olan tripod işlevi en yüksek konumunda bile telefonu rahatça tutabiliyor.

Diğer bir özellik ise, benim gibi tek başına seyahat edenler çekim yapmak için bir uzaktan kumanda ihtiyacı olabiliyor. Uzaktan kumandası CR2025 düğme pil ile çalışıyor. Pil içinde takılı bir şekilde geliyor. Telefona 5 sn de bağlanıyor. Huawei telefonlar için zoom özelliği ve ön/arka kamera özelliği var fakat Samsung marka telefonlarda bu özellik çalışmıyor sadece fotoğraf çekme tuşu çalışıyor.

Kısaca özetlemek gerekirse;

Kendi kendinizi çekmek fakat bunu küçük hacimli bir ürün ile yapmak istiyorsanız doğru ürün olabilir. Evde masa üzerinde dış ortamda kullanmaya uygun. Az yer kaplayan 65 cm yüksekliğinde çekim yapabilen uzaktan kumandası olan doğru düzgün bir ürün. Telefonu tutan kısmın açıcı ayarlanabiliyor. Almayı düşünenlere tavsiye edebilirim.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Spigen Metal Kick Stand İncelemesi

Merhabalar bugün Spigen Kick Stand ürünü inceleyeceğim. Öncelikle bu ürünü bir ihtiyaç sonucunda aldığımı söylemek isterim. Benim gibi otobüs uçak seyahatlerinde video izlerken telefonu koyacak yer bulamayan birisi iseniz  size hitap edebilir.

Metal bir yapısı var, hissiyatı güzel. Yaklaşık 60 gr kadar ağırlık getiriyor telefona, kalınlığı ise 0,5 mm kadar bir telefon tutucu için kalın sayılmaz.

Bir alt taban bu taban ile ayak arasında bir adet yay iki adet de mıknatıstan oluşuyor ürün toplam da 5 parça. Yay otomatik açılmasını mıknatıs ise kapalı kalmasını sağlıyor. Açması çok kolay tırnağınız ile yapacağınız küçük bir dokunuşta açılıyor. Kapatırken de küçük bir dokunuş ile kapanıyor.

Telefona 3M marka bir çift taraflı bir bant ile yapışıyor. Yeterince sağlam duruyor. Telefona yapıştırdıktan sonra oldukça iyi yapışıyor. Yapıştırmadan önce telefonun arka yüzeyinde bir kaç nokta da bandı açmadan denemenizi tavsiye ederim.

Telefonun tek kenarında tuşlar dizilmiş ise yan koyduğunuzda bu tuşların yukarı da kalmasına dikkat edin tutucuyu buna göre yapıştırın. Ayrıca üretici deri yüzeylere yapışmadığını belirtmiş.

 Samsung Note10 Lite telefonum ile kullanıyorum, telefonu rahatlıkla tutabiliyor. Video izleme açısı gayet güzel. Cepte herhangi bir rahatsızlık hissettirmedi.

Tek dezavantajı ise telefonu masa üzerine koyduğunuzda 0,5 mm kadar da olsa bir çıkıntı yaratıyor. Buda telefonun yüzeyler üzerinde düz durmasını engelliyor bir tarafı daha yüksek duruyor. Tam ortalar iseniz biraz daha dengeli olabilir.

Son Söz.

Fiyat olarak Amazon Türkiye'den 55 tl'ye aldım. Yurtdışı fiyatı ise 10 dolar. Bu durumda Türkiye'den almak daha cazip. Fiyat/Performans bir ürün diyemem fakat fiyatını hak ediyor diyebilirim. Premium bir hissiyatı var. Almayı düşünenlere tavsiye ederim.

Fotoğrafları Samsung A51 telefon ile çektim.

Sorularınız olursa yorum olarak sorabilirsiniz.

Okuduğunuz için teşekkür ederim.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Leatherman Süper Tool 300 İncelemesi

Merhabalar bu inceleme de Leatherman Süper Tool 300 den bahsetmeye artılarını eksilerini ve tecrübelerimi anlatmaya çalışacağım.

İncelemeye başlamadan önce Leatherman’ın hikayesin den kısaca bahsetmek istiyorum. Firmanın kurucusu Tim Leatherman ve eşi Chau, 1975’te Oregon’dan bir Avrupa gezisine giderken Fiat marka otomobilleri sık sık arızalanıyor. -Leatherman web sitesinde otomobilin markasının Fiat olduğunu özellikle belirtiyor.-  Bu arıza ve onarım işleri için yanında bulunan çakısını kullansa da bir pensesi olmasını istiyor. Tim burada pense tabanlı ve çoklu kompakt bir alet takımının ihtiyaç olduğunu fark ediyor. Bu yolculuktan sonra Tim Oregon’a geri döndüğünde işe koyuluyor. Leatherman çoklu aletleri bir ihtiyaç sonucu üretime başlıyor ve 1980 de ilk Leatherman aletin patentini alıyor.

 

Şuan elimizde ihtiyaç sonucu doğmuş olan bir pense tabanlı taşınabilir çoklu alet var. Süper Tool 300 bize 19 adet işlev sunuyor. İlk olarak pense kısmından başlayalım. Bu kısım bir iğne burunlu pense,normal pense ve yan keskiyi bir arada barındırıyor.

İğne burunlu pense gerçekten cımbız hassasiyetinde uç kısmı tam olarak kapanıyor ve alt dişleri arasında boşluklar tam olarak eşit. Pense ise oldukça güçlü, boyundan büyük işler yapabiliyor. Yan keski içinde ise iki kısım mevcut. İlk kısım kablo  kesici olarak ve bunun devamında ikinci kısım ise sert tel kesici olarak yapılmış. 2mm kalınlığında ki çelik kabloları kesebiliyor. Elektrik kabloları kesmek ise çok basit. Keski uçları vidalı olarak tasarlanmış buda bir avantaj, uçlar aşındığı zaman çıkartıp değiştirebilmeye veya bilemeye izin veriyor.

İkinci olarak en çok kullandığım ve benim için belki de en önemli olan alet ise bıçak. Bıçak 420HC yüksek karbonlu çelikten üretilmiş. Kesici ağız çok iyi açılmış ve çok iyi bilenmiş ve herhangi bir kusur göremedim. İşini iyi yapan bir bıçak gıda işlemek de başarılı odundan talaş çıkarmada işinde iyi. Diğer bütün aletler gibi bıçağında kilit mekanizması mevcut.

Diğer bir alet olan testere de başarılı diyebilirim. 5-6 cm çapında meşe ağaç parçasını  birkaç dakika da kesebildi.

Bu bıçak ise halat,ip kemer gibi malzemeleri kesmek için özel olarak tasarlanmış. Yine 420HC çelikten üretilmiş. Bıçak kadar keskin ağız yapısı oldukça düzgün açılmış çok dikkatli incelememe rağmen yüzeyinde herhangi bir kusur bulamadım.

Eğe bir tarafı düz bir tarafı çapraz yapıda bir eğe. Biraz daha kalın olmasını isterdim ama bu da yeterli metal işleri ve metal-tahta yüzey aşındırma gibi kullanıma uygun.

Tornavidalar ise işim gereği en çok meşgul olduğum aletlerin başında geliyor düz uçlu 3 boy  tornavidası var. Günümüz de düz tornavida kullanan bir elektrikli elektronik cihaz bulmak oldukça zor. Eski cihazlar söz konusu olduğunda düz tornavidalar daha işlevsel diyebilirim.

Yıldız olarak adlandırdığımız (Philips) uca sahip tornavida ise her an lazım olabilen bir tornavida. Bu tornavidanın uç kısmı oldukça sert, kolay aşınacak bir uca benzemiyor. Bir dezavantajı ise tornavida uçlarının aletin sağ yada sol kolu üzerinde kalması bu bir vidayı sıkarken merkezlenmeyi zorlaştırıyor. Tornavidalar kilitlendiği pozisyonda tam ortada olsaydı eğer merkezlenme daha başarılı olabilirdi ve sıkma-açma işlevleri daha kolay yapılırdı.

Pensenin iki kolunu yere paralel şekle getirdiğimiz de 22 cm uzunluğunda diğer tarafı 9 inç olan bir cetvel karşımıza çıkıyor. Metal olduğu için maket bıçağı ile kesim yapmaya müsait. Yeri geldiğinde kullanışlı diyebilirim.

Diğer aletleri ise toparlamak gerekirse pensenin alt kısmında elektrik kablolarının bağlantılarını kıvırmak için bir alet bir konserve açacağı bir şişe kapağı açacağı, iplikli tığ ve anahtarlık halkası daha az kullandığım aletler ama hepsi de gerektiğinde işini kusursuz yapan aletler.

Boyutlara gelecek olursak kapalı uzunluğu 11 cm bıçak uzunluğu ise 8 cm. Ağırlığı 272gr kılıfla birlikte 320 gr kadar oluyor. Kılıfı kemere takmak için tasarlanmış. Kahverengi deri bir kılıf kutudan çıkıyor.

Leatherman tüm ürünlerine 25 yıl garanti veriyor. Garanti konusunda kullanıcı deneyimleri olumlu. Bütün ürünlerini halen Amerika da Oregon da üretiyorlar. Bir Leatherman aldığınız da karşınıza ne çıkacağını biliyorsunuz.

Son söz.

Leatherman Süper Tool 300’ü bir süredir günlük olarak yanımda taşıyorum. Oldukça kullanışlı kullanması keyifli bir multi tool diyebilirim. Pensesi cımbız hassasiyetinde, bıçağı çok keskin ve kolaylıkla körelmiyor. Boyutları ve ağırlığı bundan önce kullandığım Victorinox’un 2.5 katı kadar olsa da yanınızda bir pense ve diğer aletleri bulundurmak buna değer diye düşünüyorum. Henüz sadece şehir hayatında kullanabildim. Outdoor aktivitelerimde kullanmayı da düşünüyorum. Güzel bir yardımcı hatta görevini kusursuz yerine getiren bir görev adamı.

Süper Tool 300'ün birkaç dezavantajı var tabi ki, bunlardan ilki bıçak açıldığı zaman kesici kısmı ile yer arasında aletin diğer kolu kalıyor ve küçük kesme işlerini zorlaştırıyor. Tornavidalar sağ yada sol kol üzerinde kaldığı için merkezlenmesi zor oluyor. Çoklu aletleri yada çakıları yanınızda taşımayı seviyorsanız Süper Tool 300’ü tavsiye ederim. Satın alma maliyeti biraz yüksek bir ürün olsa da uzun ömürlü olacağını düşünebilirsiniz.

Fotoğrafları Samsung Note10 Lite telefonum ile çektim.

Sorularınız olursa yorum olarak sorabilirsiniz.

Okuduğunuz için teşekkür ederim.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 11 / 20

Arzum Okka Kahve Değirmeni İncelemesi

Merhabalar bir süredir kullanmakta olduğum Arzum Okka kahve değirmeni ile ilgili deneyimlerimi ve incelemesini yazmak istiyorum. Ürün Türk kahvesi değirmeni olarak satılsa da ben filtre kahveler demlemek için satın aldım.

Nitelikli kahvenin en temel iki etkeni iyi çekirdek (doğru kavrulmuş tabi ki) ve bu çekirdeği taze tüketmek. Öğütülmüş kahve satın alarak da taze kahve tüketmek mümkün olmuyor. Dolayısıyla değirmen almamız gereken ilk ekipmanlardan.

Değirmen konusunda karşımıza bir çok çeşitte değirmen çıkıyor. En temelde elektrikli değirmenler ve el değirmenleri olarak ikiye ayrılıyor. El değirmenlerinde ise seramik bıçaklı metal bıçaklı değirmenler var.

Arzumun iddiası seramik bıçakların sağlıklı olması ve kahveyi öğütürken ısınmadığı için kahvenin aromasını koruması. Değirmen temel olarak 4 parçadan oluşuyor çekirdek haznesi, öğütülmüş kahve haznesi, gövde kapağı ve öğütücü kolu.

İlk olarak değirmenin fiziksel yapısında bahsetmek istiyorum. Ürünün en kaliteli parçası öğütüm kolu. Döküm bir malzemeden yapılıp krom kaplanmış bir kol. Oldukça sağlam hissettiriyor. Diğer parçalarda bu kadar kaliteli ve sağlam hissettirse keşke dedim.

Ele aldığımızda avuç içine temas eden bölge kaymaz bir plastik ile kaplanmış. Değirmenin ana gövdesi tutuşu kolaylaştırmak için iç bükey olarak tasarlanmış. Tutması kolay diyebilirim.

Yukarıdan çekirdek haznesine çekirdek koymak için gövde kapağını çıkartmak gerekiyor. Bu kapağın işlevi çekirdekleri öğütürken iç hazneden çekirdeklerin dışarı fırlamasını engellemek.

Öğütülmüş kahvelerin biriktiği alt hazne kaliteli bir malzeme. Maksimum 50 gr öğütülmüş kahve alabiliyor. Alt tarafında kaydırmaz bir pad bulunuyor. İki adet diş var üzerinde çekirdek haznesi ile bu şekilde birleşiyor. Yarım tur çevirmek çıkartmak veya takmak için yeterli. Yerinde sağlam duruyor.

Çekirdek haznesi plastik ve oldukça hafif. İç kısımda öğütümü yapan seramik bıçak, seramik bıçak ile ayar kolu arasında çalışan bir mil  ve öğütücü ayar çarkı yer alıyor. Bu parça biraz daha kaliteli yapılabilirdi diye düşünüyorum. Bakır görünümde olan bir kısımlar ise plastik.

Kullanımı son derece basit. Çekirdek olarak kahveyi haznenin üst kısmına koyuyoruz. Çekirdek haznesinin alt kısmında öğütücü ayar çarkı var. Bu ayar çarkının saat yönün de çevirdiğinizde ince saat yönü tersine doğru çevirdiğinizde kalın olarak öğütüm yapıyor.

Burada önemli olan konu bu ayar çarkının ne kadar çevrileceği. Saat yönünde sonuna kadar çevirdiğinizde sıfır konumunda yani en ince ayarda Türk kahvesi için öğütüm yapıyor. Denemek için orta kavrulmuş Türk kahvesi çekirdeği kullandım. En ince ayarında 10 gr çekirdeği 1.30 dakika da öğüttüm. Öğütüm kalitesi en ince ayarda gayet iyi. Endüstriyel makineler kadar ince pudra kıvamına getirmiyor tabi ki ama ona yakın diyebilirim.

French Press yöntemi ile kahve demlemek için tercih edilecek kahvenin iri taneli olması gerekiyor. Bunun için değirmenin ayar çarkını önce sıfır konumuna sonra da saat yönünün tersinde çevirerek 40 adım ilerledim. 10 gr kahveyi kolu sürekli çevirerek 30 saniye de öğüttüm. Öğütüm kalitesi tatminkar diyebilirim. İri taneli yada çok küçük parçalar var. Fakat değirmenin bir Türk kahvesi değirmeni olduğunu unutmamak gerekir.

Öğütüm kalınlıklarından kısaca bahsetmek gerekirse. Ayar çarkının sıfır konumu Türk kahvesi için. 8-10 klik Mokapot, 15-25 arası V60 ve 25+ Frech Press için uygun. Bu değerler benim bu aralıklarda kahveyi öğütüp denediğim bana göre en uygun aralıklar. Öğütüm ayarları damak tadına ve kahve çekirdeğine göre değişebilir.

Dikkat edilmesi gereken bir kaç husus var. Öncelikle ürünü ilk kullanımda kullanmadan önce boş olarak saat yönünde çevirmek gerekiyor. İçersinde ki seramik tozlarının dökülmesi kesilene kadar çevirmeye devam edin. Ürünü yıkadıktan sonra kullanabilirsiniz. Üreticinin verdiği bir diğer bilgi bulaşık makinesinde kesinlikle yıkanmaması gerektiği. Temizlemek için ise yumuşak bir fırça kullanılmasını tavsiye ediyor.

Son söz.

Değirmen kendi sınıfında yani el değirmenleri arasında uygun bir fiyata sahip. Bunu göz önünde bulundurduğunuzda sizi memnun edecek bir ürün. Türk kahvesi içmek için çok iyi bir seçenek. Öğütüm kalitesi Türk kahvesi için oldukça iyi.

Filtre kahveler demlemek için tatminkar diyebilirim. Comandante kadar pahalı bir değirmen almak istemiyor fakat taze kahveler demlemek istiyorsanız alınabilir. Nitelikli kahvenin en temel iki etkeni doğru kavrulmuş iyi bir çekirdek ve bu çekirdekleri kahveyi demlemeden hemen önce öğütmek  taze olarak kullanmak.

Bu değirmende öğüttüğüm çekirdekler ile Türk kahvesi, V60, Mokapot ve French Press ile kahve demledim.Kısaca en başarılı sonuç verdiği yöntem Türk kahvesi. Yazıyı daha fazla uzatmamak için demleme metotlarında bahsetmiyorum. Bunları ayrı bir yazı da dile getireceğim.

Değirmeni Amazon.com.tr üzerinden satın aldım. Aldığım zaman ki fiyat 250 tl. Güncel fiyatına tekrar bakılmalı. Arzumun 3 yıl garantisini verdiği bir ürün. Değirmende kullanılan parçaların gıda ile teması uygun.

Fotoğrafları İphone11 ile çektim.

Sorularınız olursa yorumlar kısmından sorabilirsiniz.

Okuduğunuz için teşekkür ederim.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 10 / 15

Sony Bluetooth Klavye İncelemesi

Merhabalar bir süredir kullandığım Sony Bluetooth klavye ile ilgili deneyimlerimi paylaşmak istiyorum. Klavyeyi almadan önce klavye ile ilgili herhangi bir inceleme bulamadığım için özellikle bu yazıyı yazma gereği duydum.

Klavye Sony Ps3 için üretilmiş Bluetooth ile iletişim kuran kablosuz bir klavye. Ps3 için üretilmiş olmasına rağmen Bluetooth teknolojisine sahip cihazlar ile kullanılmasında bir engel yok. İletişim sistemi Bluetooth sürüm 2.1 + EDR.  Diz üstü bilgisayar ile sorunsuz bir şekilde de eşleştirdim. Masa üstü bilgisayar ile kullanılmak istenirse Bluetooth adaptör ile kullanılabilir.

Klavye fiziksel olarak diğer bilgisayar klavyelerinden daha küçük ve numerik tuş takımı yok. Ön yüzey de herhangi bir kavis yok, ama arka yüzey kavisli bir yapıda. Alt kısımlarda yüzeylere tutunan noktalar var klavyenin kaymasını engelliyor bunu bir avantaj sayabiliriz.

Boyutlar yaklaşık olarak 29 x 2.5 x 12 cm ve 470 gr ağırlığa sahip bu ebatta ki bir klavye için ağır denilebilir.

Cihaz iki adet AA Pil ile çalışıyor 18650 olarak bildiğimiz pil ve kutu içinde çıkıyor. Maksimum iletişim mesafesi ise 10 M² olarak belirtilmiş. Büyük bir oda içinde kullanıyorum bağlantı sorunu yaşamadım.

Gelelim klavyenin dinamiklerine. Tuşlar diz üstü bilgisayar klavyelerinde olduğu gibi, yani çıkıntı yapmıyor klavyenin üzeri düz. Tuşların arasında boşluk çok az, ama yazmayı zorlaştıran bir unsur değil.

Enter tuşu büyük. Boşluk tuşu ve shift yeterince büyük.Yön tuşları kısmen küçük . Windows tuşu yok ama o işlevi yerine getiren bir tuş var. Kısaca tuşlar ile ilgili olumsuz bir yorumum yok. Caps Lock tuşunun üzerinde küçük bir ışık bile var.

Bu klavyenin güzel bir özelliği de mouse işlevlerini de yerine getirebiliyor olması. Klavyenin üzerinde kısmen bir mouse pad buluyor. Mouse hareketlerini yapabilen bir trackball var ve mouse sağ tuş sol tuş mevcut. Boşluk tuşunun alt kısmında ki iki tuş bu işlevleri yerine getiriyor. Klasik bir bilgisayar mouse yerine geçemez tabi ki ama mouse olmadığı durumlarda kullanılabilir.

Klavyenin eşleştirmesi oldukça basit. Sağ alt köşede bulunan açma tuşu ile açtıktan sonra bluetooth cihaz araması yaparak bilgisayardan eşleştirebiliyoruz. Klavye bilgisayara bağlı iken sürekli açık kalmıyor bir süre sonra kapanıyor. Açma kapama tuşuna bir kere basmak açılması için yeterli. Açıldıktan 2-3 saniye sonra kullanılabiliyor.

Son söz.

Klavyeyi Hepsiburada üzerinde ki bir satıcıdan 80 liraya aldım. Farklı sitelerde de mevcut, güncel fiyata tekrar bakılmalı. Bu fiyat ile alınabilir bir klavye. Bu fiyat bandında bir çok klavye kullandım ve  rakiplerinden malzeme kalitesi daha iyi diyebilirim. Kullanım kolaylığı kişiye göre değişebilir ama yazı yazması zor değil. Multimedya tuşları ve numerik kısımın olmaması bir eksiklik. Diz üstü bilgisayar da fn tuş kombinasyonları da çalışmıyor. Mouse tuşları ve trackball bir avantaj.Genel olarak taşınabilir olması, masa üzerinde az kaplaması ve minimal duruşu ile benim beğendiğim bir klavye oldu bu klavyeyi almayı düşünenlere tavsiye ederim.

Ürünün tam ismi "Sony CECH-ZKB1FR PS3 Bluetooth Kablosuz klavye"

Fotoğrafları Canon 700D ile çektim.

Sorularınız olursa yorumlar kısmından sorabilirsiniz.

Okuduğunuz için teşekkür ederim.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 9 / 29
  • serdar @sserdarrvk

    merhaba, baska bir bilgisayarda deneme sansım olmadı ancak aynı bilgisayarımdaki linux mint'te de bağlayamadım. Bilgisayarı ilk açtıgımda klavye cihaz listesinde cıkıyor daha sonrasında oradan da kayboluyor. listede tekrar görebilmek için bilgisayarı yeniden başlatmam gerekiyor.

    • serdar @sserdarrvk

      @salh selamlar, linux için systemctl restart bluetooth komutundan bahsediyorsunuz degil mi? benim ana işletim sistemim w10. formatta sonra sadece w10 yüklü, malesef orada bir çözüm bulmak istiyorum. linux minti tekrardan yüklediğim zaman tavsiyenizi uygulayacagım. çok teşekkürler.

  • Sinan Gökçeoğlu @sinangokceoglu

    Pil çok çabuk bitiyor. Gün boyu yazı yazmamama rağmen 2-3 haftada bitiyor. Şarjlı pil ile kullanmanızı tavsiye ederim.

    • serdar @sserdarrvk

      Merhaba klavye pil bitmeye yakın nasıl tepki veriyor peki? Bilgisayar klavyeyi görmesine rağmen bağlanmıyor mu veya bağlantı kopuyor mu?

    • Sinan Gökçeoğlu @sinangokceoglu

      @sserdarrvk Pil azalınca ps logosu yanındaki ışığı normalde sabit yanarken yanıp sönmeye başlıyor, bazen de klavye sapıtıyor, yazı yazması gerekirken uygulama kısayoluna basmış gibi windows uygulamalarını açıyor, böyle bir durumda bilgisayarı yeniden başlatmadan düzelmiyor. Pil bitmeye yakın bunu nadir de olsa yapabiliyor. 100 lira için günümüz şartlarında süper bir klavye yine de. Sessiz, basış hissiyatı güzel, oyun dışında mutsuz etmez.

  • serdar @sserdarrvk

    selamlar, klavyenin güç tuşuna basıp, cihaz açık şekilde iken eşleştirmeye çalışıyordum. bundan dolayı eşleştirme sırasında hata alıyormuşum. klavye kapalı iken fn+pairing yapmak gerektiğini fark ettim. bunu yapınca sorunsuz bir şekilde tüm cihazlarda bağlantı sağladım. cevap veren herkese teşekkürler.

  • mby0 @mby0

    Bu klavyenin 30 dk de bir bekleme konumuna geçmesini önlemenin yazılımsal bir çözümü yok mudur? Şu an ki haliyle pillerin şarjı 2-3 hafta gidiyor, varsın daha kısa gitsin ama bağlantı hiç kopmasın, klavye tuşuna basıyorum bakıyorum klavye yok. 1-2 saniyelik gecikme oluyor, bazen bağlanmıyor.

Decathlon Quechua Termos İncelemesi

Merhabalar, 3 aydır kullanmakta olduğum Quechua termos ile ilgili deneyimlerimi paylaşmak istedim.

Termos Decathlon'un satmakta olduğu uygun fiyatlı bir ürün. Termos-Mug olarak kullanılabiliyor. 350 ml kapasitesi var. Kapak ile beraber kullanılan bir süzgeç mevcut.

Süzgeç çay,bitki çayları nane-limon gibi gibi içecekler için kullanılabilir ve temizliği kolay bir parça. Termos'da fiziksel olarak ise hissiyatı güzel bir malzeme kullanılmış. Parmak izi tutmayan bir yapısı var. Fakat çizilmeye müsait bir malzeme bunun için dikkat etmek gerekir. İçi çelik yapıda ve temizliği kolay. Yağlı ürünlerin tüketilmemesi gerektiğini belirtiyor üretici. Ayrıca üretici bulaşık makinesinde yıkanabileceğini ve Bisfenol A (BPA) içermediğini belirtmiş.

Sıcak soğuk tutma performansı başlangıç düzeyi bir termos için iyi diyebilirim. Ürünün kendi değerleri "95°C'den itibaren: 6 saat sonunda 58°" şeklinde. Benim kendi ölçümlerim ise 5 saat sonunda 50-55 derece gibi. Sıcak tutma süresini biraz daha uzatmak için ürüne önce sıcak su koyup kapağı kapalı şekilde 5 dakika bekletip daha sonra içeceğimiz ile doldurmak yarım saat gibi bir süre kadar kazandırıyor.

Genel değerlendirme yapacak olursam çantanıza sığabilen kahvenizi çayınızı yanınızda taşımak için güzel bir termos. Akıtma yada damlatma yapmıyor kapağı sağlam. Yalıtım seviyesi orta düzeyde diyebilirim. Malzeme kalitesi ve kullanım kolaylığı orta düzeyin üzerinde. Hacmi ise yarım gün için yeterli oluyor.

Fiyatını da göz önünde bulundurduğumuz da tavsiye edeceğim bir ürün. decathlon.com.tr üzerinden yada mağazalarından satın alabilirsiniz ürünü.

Sorularınız var ise yorumlar kısmından belirtebilirsiniz.

Fotoğrafları Canon 700D ile çektim.

Okuduğunuz için teşekkür ederim.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 18

Msi Oyuncu Bilgisayarı İncelemesi

3 yıldır kullanmakta olduğum Mac mini (İ5 / 8ram / 120 ssd) bilgisayarı emekliye ayırdım.

5-6  bin tl civarı bir bütçe ile yeni bir bilgisayar arayışına girdim. Ağırlıklı olarak Adobe programları ve modelleme programları kullanıyorum. Az da olsa oyun da oynarım. Bu bütçe ile çok güzel masa üstü toplanabilir de , ama bana taşınabilirlikte lazım olduğu için MSI GP72 almaya karar verdim.Tam olarak modeli böyle  MSI GP72 LEOPARD PRO (GP72 6QF-442TR)

Teknik özelliklerini şöyle özetleyelim ;

Cpu: Intel® Core™ İ7 6700HQ

Gpu: GeForce® Gtx 960M 2 gb

Ram: 16 gb DDR4 2133 mhz

Hdd: 1Tb

Ekran: 17.3" FHD (1920x1080) parlak olmayan bir ekran.

Batarya: 6-Cell , 41 Whr

İşletim Sistemi: Win 10 Home

Ağırlık: 2,7 kg

Daha detaylı teknik özellikler için Msi web sitesine bakabilirsiniz. Ürün Sayfası

Bir aylık kullanıcı deneyimi;

Bilgisayarı Vatan Computer dan aldım , küçük bir kdv indirimi ile aldım. İnternet de ki fiyatlarından daha uygundu. Kutusundan bilgisayar ve adaptör haricinde hiç bir  şey çıkmıyor. Sticker bile yok , o herkes de olan msi sırt çantası zaten yok.

Malzeme kalitesi oldukça iyi , dokunduğunuz da güzel bir his uyandırıyor. Daha ilk dokunuştan parasını hak eden bir ürün olduğu anlaşılıyor.

17 inç olması bence bir avantaj , video düzenlerken işime yarayacağını umuyorum. Bunun haricinde film izlerken de bir avantaj sağlar. Ekran çok parlak bir ekran değil gayet yeterli bir ışık gücüne sahip. 1920x1080 olması da şuan için yeterli 4k olsa daha iyi olur tabi ama o zaman da Gxt960 ile oyun oynamak güçleşecekti. Panel kalitesi beni tatmin etti , gayet güzel. Renkleri de olabildiğince doğru gösteriyor. Kalibre edilmiş bir ekran değil tabi ki.

İlk göze çarpan eksikliği Usb 3.0 portlarının sadece 2 tane olması. 1 tane usb 2 bir tane de Type c portu var. Usb 3.0 portlarının 4 olmasını isterdim. Diğer giriş çıkışlar yerli yerinde.

Klavye alttan aydınlatmalı , tek renk seçeneğine sahip sadece beyaz. 3 kademe de ışık verebiliyor , fn kısa yolu ile direkt parlaklığını arttırıp azaltabiliyoruz. Touchpad de yeterli genişlikte ne çok büyük nede çok küçük , düğmelerin ayrı ayrı olması güzel olmuş.

Donanım olarak anlatacak fazla bir şey yok zaten İntel İ7 / Gtx960 bechmark testleri orta da , güncel oyunlardan indirip oynayacak vaktim olmadı  bir kaç oyun satın alıp bakacağım ilerleyen haftalar da onla ilgili bir paylaşım da yaparım.

Ürünün avantajları;

-Malzeme kalitesi.

-Mat ekran.

-Steelseries klavye, tuşların hissiyatı baya iyi.

-Soğutma sistemi başarılı  Cpu ve Gpu için iki farklı soğutma sistemi var fan çıkışları arka tarafa doğru bakıyor. Sağda yada solda olmaması iyi olmuş. Yük altın da şuana kadar en fazla 75 derece gördüm. Isı transferini güzel yapıyor bilgisayarın kasası , klavyesi ve benim temas ettiğim yerler fazla ısınmıyor kısaca. Boşta ise 25-30 derecelerde oluyor.

-Hdd olmasına rağmen açılış hızlı.

-Boş bırakılan ram slotu, 32 gb'a yükselte bilem imkanı var.

-m2 ssd slotu

-Ses seviyesi diğer kullandığım, incelediğim diz üstüler den daha yüksek ve daha doğru çıkıyor.

Ürünün dezavantajları;

-Usb 3.0 portlarının az oluşu en az 4 tane olması gerekirdi.

-SSD olmaması , 1tb hdd+128ss olsa daha güzel olurmuş.

-Küçük Enter tuşu.

-Sayısını hatırlamadığım kadar çok gereksiz kurulu gelen programlar.

Son Değerlendirme ;

Bu donanımlara ihtiyacınız varsa alabilirsiniz. Yada taşınabilirlik sizin için önemli değilse bu fiyata bir masa üstü bilgisayar toplayabilirsiniz. Aynı bütçe ile 7. nesil işlemci 10 serisi ekran kartı da alabilirsiniz. Bilgisayar benim hoşuma gitti , yaklaşık bir aydır kullanıyorum pişman olduğum hiç bir nokta yok. Aldığım içi memnunum  bütün ihtiyaçlarımı karşıladı. Adaptörü ile kullandığım için şarj konusunda bir şey diyemeyeceğim ama performanslı kullandığım da fişini çektiğim zaman 2 saat kaldı diye belirtiyordu windows. Bu tarz bilgisayarları  gün boyu batarya ile kullanmak çok mümkün değil zaten. Ağırlığı çok sorun olmadı. 2,7 kg fena değil hafif değil tabi ama ağır da değil. Fiyat/Performans olarak da bence 10 üzerinden 8-9 gibi bir puan alır. Bu donanım için pahalı sayılmaz.  Üzerinde bulunan web cam fena değil görüntülü konferanslar da görüşmeler de iş yapar. Yeterli ışık yoksa başka bir işe yaramaz ama. Sözü daha fazla uzatıp sıkıcı bir yazı haline getirmek istemiyorum. Okuduğunuz için teşekkür ederim , umarım bilgisayar alacak birilerinin işine yarar satın alma fikrine yardımcı olur.

Sorularınızı merak ettiklerinizi  yorum olarak yazabilirsiniz , bilgim dahilinde cevaplarım.

Fotoğrafları Canon 700D ile çektim.

 

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap