Gece 2-8 arası bilgisayarı otomatik açma ve kapatma

Herkese merhaba,

Bildiğiniz üzere BTK'nın yeni düzenlemesi ile gece saat 2-8 arası internetimizi tam hızda kullanabiliyoruz ve internet kullanımımız kotamıza işlenmiyor. (Uygulanırlığını bir kenara koyalım)

Çoğumuz çalışıyor veya okuyoruz. Saat 2 ye kadar oturmamız çoğu zaman mümkün olmuyor. Gece download için saat kuracakta halimiz yok. Bu yüzden size Gece belirlediğiniz saatte bilgisayarınızı nasıl otomatik açacağınızı ve yine belirlediğiniz saatte bilgisiyarınızı nasıl otomatik kapatacağınız göstereceğim.

 

Bilgisayarımızı otomatik başlatabilmek için anakartınızın bunu destekliyor olması gerekiyor.

1-Bilgisiyarımızı yeniden başlatıyoruz.

2-Bios ayar menüsüne giriyoruz (Del,f2 vb sizinki hangi tuş ise)

3-Güç yönetimi kısmına giriyoruz (Power management)

4-resume on rtc alarm seçeneğini enable yapıyoruz. (İsim farklılık gösterebilir. Seçeneklerin Açıklama kısmından anlayabilirsiniz. Wake up tarzı bir isimlendirme de olabilir)

5- Altında açılan ilk seçeneği Every day yapıyoruz (her gün çalışacak)

6-Yine altında açılan 2. seçenekte de bilgisayın saat kaçta açılmasını istiyorsanız onu ayarlayın. Ben saat 02:58 yaptım. Kota işlemesin diye 1 saat tampon koydum. Risk almadım.

7- Kaydedip çıkıyoruz.

 

Açma ile ilgili kısım bu kadar.

 

Bilgisayarımızı saat bazlı otomatik kapatmak için,

1-Aşağıdaki programı indiriyoruz ve kuruyoruz.

http://www.airytec.com/files/3.4.1.880/swoff341.exe?utm_campaign=DonanimHaber&utm_medium=referral&utm_source=DonanimHaber

2-Başlangıçta çalışacak şekilde ayarlıyoruz

3- Program saatin oraya yerleşecek. Sol tuş ile tıkladığımızda açılan menüden "Select schedule" kısmını Daily yapıyoruz.

4-Altında açılan seçenekten bilgisayarınız kaçta kapanmasını istiyorsanız onu ayarlıyoruz. Ben saat 5te kapansın dedim. İnternetim hızlı olduğu için indireceklerim çabuk iniyor. Pc bütün gün zaten açık gecede boşu boşuna çalışmasın diye 2 saat süre koydum.

5-Select action kısmını shut down olarak ayarlıyoruz. (uyku moduna vs de alabilirsiniz)

6-Run only when currentt users is logged on seçeneğini işaretleyip en alttan enable task'a basıyoruz ve kapatma işlememiz de hazır.

 

Kalan işlemler şöyle.

Steami başlangıçta açılacak ve login olacak şekilde ayarlayın.

Steam/Ayarlar/İndirmeler kısmından "Şu saatler arasında oyunları otomatik güncelle" kısmını işaretleyin ve saatleri seçin. Ben 3-5 arasını işaretledim.

Yatmadan önce steamde indirmelerinizi ayarlayın ve çıkış yapın. Bilgisayarınız açıldığında indirmeler başlayacak.

Utorrenti başlangıçşta açılacak şekilde ayarlayın. Utorrentten yine hangi saatler arası indirmek istiyorsanız onu ayarlayın.

 

Not: Başka alternatif yöntemler de mevcut. Ancak ben burda belirli saatler arası açılıp kapanmayı anlatmak istedim.

Torrent programlarında indirme bittikten sonra kapatma seçeneğide var.

Steam içinse steam download watcher programı ile steamde indirmeler bittikten sonra kapatmaya ayarlayabilirsiniz.

Ancak dediğim gibi bu anlattığım indirmelerden bağımsız bir açma kapatma yöntemidir.

Pc'yi modem üzerindende açmaya programlayabilirsiniz ancak ben bu yöntemi tercih ediyorum.

 

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • abdullah yılmaz @abdyilmaz34

    benim modem gece 2 de interneti hızlandırmıyor kendim elle modemi kapatıp açınca hızdan faydalanabiliyorum modemi gece 2 de otomatik olarak kapatıp açan bişey biliyomusun modemim zyxel VMG3312-B10B

    • serhanhepsen @serhanhepsen

      Markaya özel böyle yazılımlar vardı ama baya eski (zamanında rapidshare ip kısıtlamasından kurtulmak için kullanılıyordu) ancak sürekli bu işlemi yaptığı için bir süre sonra zarar verdiğini okumuştum.

    • ÖZKAN ÇINAR @ozkancinar77

      @serhanhepsen aklıma takıldı pc açılışında şifre varsa o zaman bunu nasıl uyguluyoruz? Bir de anakartın uyumlu olup olmadığını bios a grimeden anlayabilirmiyiz? Çünkü bios karışık bir menü, kaş yapalım derken göz çıkarmayalım 🙂

    • serhanhepsen @serhanhepsen

      @ozkancinar77 Şifre varsa uygulayamıyoruz 😀 Biosa girmeden anakartın modelini internette aratın detaylı incelemesini yapan bir yer varsa, resume on rtc alarm özelleiği var mı yok mu yazmış olabilirler. Ama hani biosta kolay bir yerde çok zorlanacak bir şey yok aslında.

  • Enes Alkaya @enesalkaya225

    anlattığınız işlemlerde bi sıkıntı yok hepsini uyguladım ancak sormak istediğim başka birşey var. Pc çalıştığında oturum ekranına geçiyor ve şifreli olduğu için bu aşamada kalıyor. Benim sorum steam in bu aşamada arka planda çalışıp çalışmadığı?

E-kitap okuyucunuzda k2pdfopt ile rahat pdf okumak

E-Kitap okuyucular genel olarak epub ve türevi formatlar için(mobi, kepub,azw3) tasarlanmış cihazlardır ekran boyutları genelde 6-7 inç olduğundan(likebook türevi 10 inç pahalı cihazları saymazsak) pdf okuma işi sıkıntıdır. Genelde direk attığınız pdf'lerin boyutu ekrana göre oranlanmadığı için sayfa okurken zoom ve sağa sola kaydırma yapmak gerekir buda cihazların ekran yenileme ve teknik gücü nedeniyle ağır ve keyif kaçırtan bir olay.

 

Peki bunun çözümü ne?

Bunun aslında iki temel çözüm yolu var birincisi pdf dosyasını çeşitli tarama programları ile text'e dönüştürüp oradan epub'a çevirme ama bu yöntem hem biraz zaman alıcı hemde harf kaymalarına ve tarama yöntemi olduğu için bazı harflerin algılanmasında sıkıntı çıkabiliyor.

 

k2pdfopt yöntemi

k2pdfopt programını özetlemek gerekirse pdf dosyasının ekran boyutunu sizin cihazına göre oranlayarak tekrar bir pdf çıktısı veren bir program. Bu sayede pdf'i cihaza attığınız zaman zoom veya sağ sol yapmak ile uğraşmıyorsunuz direk sayfa mantığında okuyabiliyorsunuz. Programı buradan indirebilirsiniz http://www.willus.com/k2pdfopt/download/ Windows/Linux/Mac için mevcut.

Şimdi sıra kullanım işinde aslında son derece basit bir kullanımı var, programı ilk açtığınızda böyle bir ekran gelecek.

 

Buradan üst tarafta bulunan add file kısmından pdf dosyalarını ekliyoruz ardından sağ taraftaki device kısmından cihazımızı seçiyoruz burada sizin cihazınız olmayabilir mesela benim Kobo Clara Hd cihazım yok böyle bir durum olursa bir baz cihaz seçip siz width/height kısmından ince ayar yapabilirsiniz. Son olarak convert all files diyoruz ve işlem başlıyor.

 

Bu işlem dosyanızın büyüklüğüne göre değişiyor ama çok hızlı olmadığını söylemeliyim.

İşlem bittiğinde yeni verdiği dosyayı cihazına atarak pdf okuyabilirsiniz

 

Önemli Notlar:

Hiçbir zaman bir epub performansı ve rahatlığı beklemeyin, font büyütme vs. doğal olarak yok ama pdf okumak için gayet işe yaramakta bu uygulama sayesinde bir çok pdf'i sıkıntısız okudum.

Uygulama pdf dosyasının boyutunu büyüterek veriyor bu az ve orta sayfa sayılardaki eserlerde sıkıntı yaratmaz ama cihazınızın gücü azsa internetten pdf sıkıştırma ile boyutu küçültebilirsiniz. Bir puan kırma nedenimde bu olay ama kafaya takılacak bir olay değil.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 5

Windows 10 LTSC 1809
LTSB > LTSC Performans aynı 🙂
#Windows
Olmayanlar:
Edge yok
Cortana akıllı asistan
Windows Mağaza
Office 365 ProPlus, 2020 Ocağından itibaren LTSC üzerinde desteklenmeyecektir.
LTSC sürümü bilgisayar donanımındaki yenilikleri desteklemeyecektir. Yani yeni yayınlanacak olan donanımlar üzerinde LTSC sürüm desteklenmeyecektir. LTSC sürüm yalnızca kendi yayınlandığı dönemde var olan donanım çipsetlerini destekleyecektir.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 14 / 18

Windows 10da şu bazı ikonların yanındaki güvenlik ikonlarını kaldırmanın bir yolu varmı? Winaero Tweakerdan falan kaldırılabiliyormu acaba?

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Windows 10 lisans anahtarı almayı düşünen varsa indirimli 10 TL'ye alınabiliyor.

https://m.n11.com/microsoft-windows-10-pro-home-retail-3264-bit-tr-hemen-teslim-P244816564?cid=400011_27052018

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 12
  • Temp 🔚 @temp

    @ronniejamesdio Sanmıyorum.Yerli/yabancı bir çok satıcı baya uygun fiyatlara satabiliyor bunları.
    Oem keyler bunlar.

  • turker @turker

    kodu MSe telefon açıp sorabilirsiniz. ben birkaç sefer yaptım. bazen gerçekten retail, oem key çıktı bazen de X,Y,Z şirketi adına sağlanmış bulk kodlardan veya eğitim lisansı çıktı. Eğer retail yada oem değilse, ilgili şirket kodu kullandığı veya eğtim kurumunun anlaşması bittiği an sizin key uçar.

  • POfficer @jepping

    Ürünü almak için bağlantıyı açtım ATM mağazası %10 indirim kuponu veriyor. Satın alırken kullanıyorsunuz ve 1 TL indirim ile 8,90 TL'ye geliyor. Bence almaya değer kenara koyacaksanız bile. Satıcı ne kadar uyar bilmiyorum ama ürün açıklamasında yazdığına göre kodla alakalı bir sıkıntı olursa yenisiyle değiştiriyormuş. Pek inandırıcı değil de işte 🙂

    • POfficer @jepping

      @ekomen Kimse sorun olduğundan bahsetmemiş tam olarak ne kastedildi bilmem ama masum bir yazı da olabilir. Dediğim gibi 8,90 ₺ ye alıp denenebilir diye düşünüyorum. Aldım ben bir tane 1 yıl sonra sorun olsa bile umurumda olmaz açıkçası.

  • HaYTo @hayto

    ben aliexpresten cok ucuza win7 almıstım sorun olmamıstı hatta sonra onları wın 10 yaptım

Geleneksel Tıraş

Merhabalar. Tıraş olmak sanıyorum bazıları için işkence bazıları için zorunluluk bazıları içinse bir keyif. Genelde tıraş yapmayı keyifli bulanlar bunu dakikalar hatta saatler süren bir ritüele çeviren geleneksel tıraş sevdalılarıdır. Ben esasında sakal uzatmayı seven biri olsam da geleneksel tıraş ilgimi çekiyordu. Bu sebeple hadi bende şu kitleye katılayım dedim ve araştırmaya başladım.

Öncelikle geleneksel tıraş elektronik makina yada şu permatik tarzı aletlerle değil içine yaprak jilet konulan eski tip aletlerle veya daha da ötesi sığır derisinde aşındırılan usta işi ustura tıraşı oluyor. Bu noktada ustura gerçekten ustalık istiyor ve eli yatkın olmayanlar için tehlike barındırıyor. Zaten ustura tıraş sevenler de genelde yıllardır müşterisi oldukları esnek elli berberlere kendilerini ve sakallarını emanet ediyorlar. Ev tipi geleneksel tıraşda genellikle yaprak jiletli tıraş makinaları tercih ediliyor. Yine basınçlı tüpdeki köpükler değil kıl fırçayla köpürtülen tıraş sabunları kullanılıyor.

Araştırma aşamasında markaları keşfettim. Ülkemizde yerel veya ithal pek çok ürün bulunuyor. Tıraş makinası olarak Mühle,Feather,Edwin Jagger,Wilkinson,Fuji ve Gilette en çok rağbet edilenler. Bu noktada Hippi tarzının yükselişiyle markalar pahalı ve bir o kadar süslü ebonit,kemik,ahşap gibi malzemelerle yaptıkları gövde kaplamalı makinaları son derece al beni yaratıyor. Tabii aynı markaların görsellikten öte işlevselliğe yönelik ucuz ancak kalite bakımından aynı düzeyde makinalarıda var. Makina dediğime bakmayın yaprak jiletli tıraş aletlerinden söz ediyorum. Ben bu noktada tercihimi Edwin Jagger markasından yana kullandım. Ve dışı kemik rengi kaplaması, askı ve fırçasıyla satılan Edwin Jagger S81M35711SR Jiletli Tıraş Seti ürününden yana kullandım. 210 Tl gibi bir fiyatı vardı. Ancak dediğim gibi markanın aynı kalitede daha az gösterişli 40-50 lirayada ürünleri var. Ve bu ürünler iyi davranıldığı sürece evladiyelik. Yani oğlunuza torununuza dahi bırakabileceğiniz kalitede. Zaten söz konusu yüz tenine temas edecek bir ürünse gidipde 15 liralık neüdü belirsiz çin malı tezgah ürünü kullanmak istremezsiniz. Zira bu makinaların kalitesi bir mecburiyet. Aynı zamanda modellerde görsellik dışında sap dokusu veya açı gibi farklarla cildinize yapacağı muamale bakımından birbirinden ayrılmış durumda. Bazısı yumuşakca temas ederken bazıları daha sert açıyla kösele kıvamına gelmiş sert sakallı yüzlere hitap ediyor. Tabii en önemli 2. faktör kullandığınız yaprak jilet. Yine araştırdığımda pek çok marka ve çeşit çıktı. Benim tercihim Mühle 10lu yaprak jilet oldu. 9 Tl kutusu. 2 kullanımlık olduğunu varsayarsak tıraş başı maliyet 50 kuruş. elbette yine benzer kalitede yerli markalar çok daha ucuz.

 

Mühleyi tercih etmemdeki esas sebep araştırdığımda cilde daha merhametli davrandığı yönündeki söylemdi. Zira dediğim gibi sert sakallı insanlar jiletinin çok daha keskin veya hunharca olmasından yana çok şikayet etmiyor. Örneğin yukarda aldığımı söylediğim makinanın yanında gelen Feather marka jilet daha çok tecrübeli kullanıcılara öneriliyor. Ve Mühleden bir miktar daha keskin. Mühlenin 2 adım yumuşak olmasının sebebi daha çok benim gibi hassas ciltli ve yumuşak sakallı kimselere hitap etmesinden ötürü.

Makinaya dönecek olursam jileti yerleştirmek ve kullanıma hazır hale getirmek sadece 1 dakika sürdü. Son derece basit ve kullanışlı bir vida sistemi söz konusu. E tabi bir diğer önemli faktörde cildimizi hazırladığımız ve sakallarımızı tıraş için uygun kıvama getirdiğimiz sabun meselesi.

 

Sabun konusunda da yine baba kokusu olarak akıllarda yer eden Arko kremli tıraş sabunu karşımıza çıkıyor. Pek çok insanın öncelikli tercihi arko ürünleri. Ve gerçekten rüştünü ispat etmiş. Memur kesimin yoğun olduğu bir toplumda kendini kanıtlamış. Gün aşırı tıraş olan insanlara kendini sevdirmiştir. Bu koku meselesi öyle meşhur hale gelmiş ki zamanında berber kokusu denmeye başlamış. Haliyle sevenide olmuş nefret edenide. Ancak ben yine tercihimi ithal bir üründen yana kullandım. Pek az insanın bildiği ve kullandığı Badger tıraş sabununu tercih ettim. Beni bu tercihe yönelten sabunun odunsu kokusu olduğunu yazmaları. Ve birazda paket üzerindeki retro tarzdaki porsuk (badger) çiziminin tatlılığı oldu. 🙂

 

Tıraş sonrası balsam için yine Hippi tarzının yükselişiyle ön plana çıkmış yıllardır üretim yapan firmalardan olan Proraso oldu. Aslında bu bir tercih değildi zira balsam almayı unutmuştum. Alışveriş yaptığım site 25 ml lik bir Proraso göndererek hem merak ettiğim marka hakkındaki merakımı giderdi hemde memnuniyet açısından gönlümü kazandı. Aloe Vera özlü balsam koku itibariyle sevdiğim notalar içeriyor. Şimdi gelin ilk tıraşım ve sonrasını sizlere anlatayım.

 

Öncelikle ilk tıraş beni biraz korkuttu. Zira daha önce böyle bir makina kullanmamıştım. Tahriş olurmuyum. Kendimi çok kesermiyim diye epey endişe duydum. Hatta bu endişem mukabilinde Ali Bıyıklı marka kibrit formunda kullan at kantaşı paketi aldım ki iyi ki almışım. Yüzümü güzelce sıcak suyla yıkadıktan sonra fırçayı sabuna sürdüm ve krema kıvamına gelene kadar bir kaç dakika köpürttüm. Köpüğü suratıma fırçayla sürerken oluşan his ve duyduğum koku epey hoşuma gitti. Ardından makinayı yavaşca suratıma sürdüm. Ne permatik nede elektrikli makina bunca zaman kesmiyormuş gibi geldi. Yani öyle ki jilet yüzüme değmeden sakallarımı uçurmuştu. Haliyle önceki tecrübeler kör bir bıçakla ekmek kesmek gibiymiş dedim. Makina yüzümde dans ediyor adeta "bu da sakal mı bana taş suratlı birini getirin" diyordu. dakikalar sürmesini beklediğim tıraş beybi face sakallarımda saniyeler içinde bitmişti :D. Adeta makina benimle dalga geçiyordu. Adettendir diye 2. perdeyi yaptım. Suratımı yıkarken ilk defa suratımın "kaygan" olduğunu hisettim. Sanki bebek tenine dönüşmüştü. Işıl ışıl parlıyor ve her sakal tıraşı olan erkeğin hali olan 10 yaş gençleşme durumunu yaşıyordum. Karşımda bebeksi bir pürüzsüzlük vardı. 😀 Kısaca bu iş beni mutlu etmişti. Sanıyorum sakal uzatmaya geri dönmeden önce 1 hafta memur gibi her sabah tıraş olacağım. Ondan sonra biraz uzatmaya dönerim. ama bu eğlenceli aktivite sanırım yakın zamanda tekrar beni kendine çekecek. Son olarak Ali Bıyıklı marka kantaşı (şap) kıl köklerimde oluşan zerrelik kanamalar için birebir oldu. Zira cildim böyle birşeye alışık değildi ve haliyle kanadı. Ancak acemi olmama rağmen kendimi hiç kesmedim. Ürünler hakkında soru sormak isterseniz çekinmeyiniz. Ve size tavsiyem gerçekten geleneksel tıraşa bir şans verin. Zamanında 50-60 Tl verdiğim kullan at makinalarına üzülüyorum. Umarım yazımı beğenmişsinizdir. Bol köpüklü günler. 🙂

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 8 / 36
  • ggzmkst1 @ggzmkst1

    Bu yazı benim bir işime yaramayacak ( 😀 ) ama yazı hoşuma gitti, erkek arkadaşıma attım linki, belki o da beğenir. Arko'yu kim unutabilir zaten babaların markası.

  • jack of all trades @master-of-none

    kickstarter'da şunu almamın üzerine bu konu iyi denk geldi. bi türlü karar veremedim, bunun mat siyah olanını mı yoksa jet siyah olanını mı alayım?

    https://www.kickstarter.com/projects/supply/the-single-edge-safety-razor-20

    ilk traş bıçağım gillette mach 3'tü. liseye giderken hocaların kıllığı yüzünden almak zorunda kalıp "bari iyisi olsun" diyerek almıştım. lakin benim için traş olma kavramı başlı başına bir "işkence" olduğu için böyle "fetişlerim" olmadı hiç 😀 hatta dedem hep böyle traş olurdu, çocukken ben de taş devri zamanlarından bi sahne izliyormuş gibi izlerdim 😀 her seferinde sanki o traş bıçağını ilk defa görüyormuş gibi hissederdim 😀 teknolojik ya da modern görünümlü olmayan şeylere karşı bir alerjim var küçüklükten beri 😀

    tabi traş olma zorunluluğundan üni dönemi hariç bir türlü kurtulamadığım için gillette'ten daha doğrusu marka bağımsız olarak bu tarz bıçaklardan ölesiye tiksinir hale geldim. kickstarter'da da bu kampanyayı görünce "bi de şansımı bundan yana deniyeyim" dedim ve siparişi verdim. bakalım nasıl olacak çok merak ediyorum. -muhtemelen parayı çok b*ktan bi şeye gömdüm ama hayırlısı 😀

    traş makinesi benim için kullanım kolayığı açısından masterrace. yalnız traş makinesinde de olay basitlikten çıkıyor. bıçak değiştirmeye bi de elek değiştirme eklenince ben de yeniden gillette'e döndüm ve şu anda pro glide kullanıyorum. böyle sıkıntıları olmasa traş makinesinden şaşmazdım. muhtemelen yukarıda siparişini verdiğim üründen de pişman olmıycam, yine de traş makinesinin yanında çok gereksiz geliyor bana. ancak gillette tarzı ürünlerden bariz çok üstün yanları olması beni ikna etti. ürün elime geçtiğinde detaylı bir inceleme de yapıcam.

    şu alet çok baba duruyor yalnız 😀 bununla traş olan Don Vito Corleone'ye dönüşür, çok net.

    https://www.kickstarter.com/projects/257125380/the-beluga-razor-a-barber-quality-shaveminus-the-b

    son olarak berber kokusu arko benden uzak olsun diyorum ve herkese traşsız günler diliyorum 😀

    • Pix50Adam @zero2900

      Esasında bu ürünler gibi pek çok ürün geleneksel traş forumlarında incelendi. Ancak ne yazık ki yine pek doğruyu bulamamışsınız. Gerçek traş klasik traşdır. Cilt deneysel projelere emanet edilemeyecek kadar hassas bir duyu organı. Size önerim gilette dahil elinizdeki her şeyi çöpe atıp yukardaki resimdeki gibi KLASİK TRAŞ MAKİNASI almanızı öneririm. Bu deneyimi yaşasaydınız dedenizin aklına hayran kalırdınız. Gerisi sadece işkence 🙂

    • jack of all trades @master-of-none

      @zero2900

      "benim için traş olma kavramı başlı başına bir işkence" detayını atlamışsınız. o bıçağı değiştirirken sinir krizi geçirmemem mümkün değil 😀 yukarıdaki ürünü almamın önemli etkenlerinden biri de bu oldu zaten. bu açıdan aldığım ürünle yarışabilecek bir klasik traş makinası olduğunu sanmıyorum.

      cilt konusunda söylediklerinize katılıyorum yalnız anlayamadığım konu benim aldığım makinanın hangi açılardan klasik traş makinası sayılamayacağı ya da klasik traş makinasına göre eksiklikleri.

      eğer "klasik traş makinası böyle olur, sizin aldığınız ürün öyle görünse bile aynı olmayacaktır kesinlikle." diyorsanız, verebileceğim bir cevap yok.

      (şahsi bakış açımı netleştirmek adına, benim için önemli olan asıl konu ise sadece "ürünün" kendisinin değil o ürünün temsil ettiği "fikrin" de görece "çağ dışı" oluşu 😀 klasik traş makinaları en başta burdan kaybediyor benim için. -bu çok kişisel bakış açısı, kesinlikle bir argüman değildir)

    • Pix50Adam @zero2900

      @master-of-none Ürün elinize ulaştı mı? Memnun musunuz? Eski yazıalrı kurcalarken yorumunuzu görünce merak ettim 🙂

  • yuri gagarin @gagariny60

    Geleneksel traş bir sanat'tır çok çeşit jilet kulandım fakat geçenlerde bir arkadaşın tavsiyesiyle beyazıt yeni polonya pazarı girişinde Gillette platınum mavi jilet aldım çok rahat ve tahriş etmiyor orda polsilver jilet de mevcutmuş fakat şimdi kalmamış