Premium mu? Yoksa "full aksesuar" mı?
70000 - 100000 Lira marjında yeni otomobil alacakların en çok kafasını kurcalayan sorunsallardan birini izah etmek üzere masaya yatırıyoruz. Misafir sanatçı Emre Çelikkol ile "fiyatını hak etme" kavramını detaylıca irdeleyeceğiz.
İlk miyim neyim ?
Bluehornet
Başın göğe erdi mi? Merak ediyorum...
Erdi.
Derya
bluecornet
bi bitemediniz be kardeşim bitin artık
hanifi özgül
Ya dur dur sakin ol sinirlerine hakim ol. Eğlenceli işte be 🙂 Okumaya gülerek başlıyorum bence iyide oluyor.
Kutay
Dostlar beni hatırlasın.
Canokan
mail adresini engellemek yok mu ya şu sitede böyle yapanları uzaklaştırın
Derya
önce senden başlanmalı
Ersin
Misafiri anladık ta, sanatçı ne?
Laf katlama sanatı 😀
ben uzun video olsun izleyelim taraftarıyım ama bu biraz fazla uzun olmuş neyse podcast dinleriz
Aslında kesilen bölümler de var. Onlar da olsa 50 dakikayı aşardı büyük ihtimalle.
hanifi özgül
ya şu süreye karışmayın ne güzel uzun işte... sonra LP süreyi kısaltalım diye tutturuyor. 🙂
Ç.
Can bey Traxax summit 1/16 hakkındaki düşünceleriniz nelerdir iyi bir modelmidir ?
Fırçasız modelinden bahsetmekteyim.
İyi bir araba ama Savage XS Flux daha iyi. 😉
Ç.
Bir sorum daha var HSP iyi bir model markasımıdır ?
Kötü.
Şu yaka mikrofonlarının takılırken açısına dikkat edilse çok güzel olacak. Mikrofonun sağır olduğu açıya gelen sesler çok kayboluyor ve anlaşılabilirlik oldukça düşüyor. Özellikle soldaki beyefendinin dönerek anlattıkları çoğu yerde duyulmaz hale gelmiş. Basit bir uygulama ile video kaliteniz artabilir.
Problem benim gömleğimden kaynaklanıyor aslında. Gömleğimin yakası kolasız, nasıl takarsam takayım bir şekilde yamuluyor bir süre sonra. Hata bende yani, daha düzgün birşeyler giyip gitmeliydim Teknoseyir ofisine. Kusuruma bakmayın.
Dİkkatinize teşekkür ederim. Bir dahaki sohbetinizde sesiniz duyulursa sizi dinlemek daha bir zevkli olur. Her ne kadar arabalar çok yakından ilgilendiğim bir alan olmasada, sizi izledikten sonra neler bilmediğimi anlamış oldum. Bir süredir ikinizi zevkle takip ediyorum.
Tavsiyeniz için teşekkürler. Videoları yararlı bulmanıza çok sevindim. 🙂
Clio 😉
Golf 7 1.2 arkada burulma çubuğu süspansiyonlu; yolunup yopunmuş bir araba. Kasası da daha ağır, servisi de daha pahalı...
Clio 4 0.9 Tce birçok açıdan Golf 7'ye nazaran daha iyi bir model.
Size lazım olan parametre ne ise ona uygun meziyete sahip araba söyleyebilirim bütçeniz kapsamında. Videonun konusu gibi dursa da istisnai bir duruma parmak bastınız; bu açıdan da ayrıca teşekkür ederim 😀
Derya
Can videoyu izlerken clio4 hakkındaki düşüncelerini merak etmiştim bu yorumunla cevabımı almış oldum. Söyleşinizin genel mantığında fiyatların üretim maliyeti ve kaliteleri doğrultusunda şekillendiğiydi pahalı olanın kalite işçilik ve diğer yan unsurlardan dolayı haklı pahalı olduğu yönündeydi ama sanki clio4 bu algıya karşı meydan okuyor gibi sencede değil mi?
Arada böyle istisnai durumlar yaşanabiliyor 🙂 Yakın geçmişte Alfa ve Ford'da gördük, darısı PSA'nın başına.
Kötü imajı düzeltme çabası tüketicinin en çok işine gelen vaziyet.
Peki Can, bu kötü imajı değiştirme çabası içerisinde olan bir firmamıdır KIA. Ve Ceed modelinde bizim lehimize olabilecek bir durum varmıdır. Yeni Ceed'in premium donanımlısı insanı cezbediyor, bir kaç detay dışında. Açıkcası ben herzaman arabanın dışını değil içini önemsedim, çünkü o alanda zaman geçiren benim ve donanım önemli bir hal alıyor. Ama gel gör ki 60bin tl'ye dizel otomatik de olsa KIA'ya o para verilirmi ye dönüyor iş. Yabancı bir siteden okuduğum kadarıyla Golf-Audi tarzını i30- Ceed ile yakalamak istiyorlarmış( 40 fırın ekmek gerekebilir) ve Ceed'e verdikleri önem fazlaymış vs. Hem Emre'nin, hem de senin bu durum hakkında görüşün nedir?
Levent
Can bey, bu " burulma çubuğu süspansiyonlu " demissiniz golf icin nedir bu ? acabilir misiniz konuyu biraz ? simdiden tesekkurler.
@Brk
Kia sıkı çalışıyor, ama henüz "premium marka" seviyesine erişmesine daha çok var. Cee'd güzel bir araba, bence o sınıftaki en alınası arabalardan biri. Aksesuarları güzel, malzeme kalitesi de yeterli seviyede. Çift kavramalı robotize şanzımana da geçerlerse harika olur. Premium değil, ama gayet güzel bir araba.
Derya
programı sonuna kadar keyifle izledim ortalardaki mercedes, bmw fabrikalarından verilen üretim videoları çok iyi olmuş. Keşke her videoda buna benzer görüntüler girse bir yandan sizin anlatımınızla harika oluyor. Otomobillerdeki fiyat farkı konusunda alt yapı ve üst yapı konusunda kesinlikle haklısınız. Kalite ve maliyet hesabına göre fiyatlar şekilleniyor bu gerçek.
En yakışıklı çıktığım anlarda video girmiş araya. Bu da benim kısmetsizliğim işte. 🙂
Hakkaten çekilmez bir pembe olmuş 🙂
http://goo.gl/4ahj2
Bu yine iyiymiş, homojen bir şekilde pembeleşmiş. Bir de böyle alacalı bulacalı, damarlı olanlar var, onlar daha fena.
Muhammed Konal
Çok keyif alarak izledim. Araba yok, para yok, sıkıntı yok. 🙂
Merhaba Can Bey
Program çok güzel ve güncel bir konuya değinmişsiniz teşekkürler. Ancak eksikliğini hissettiğim bir konu var: Tüketici olarak sizlerin marka- model tavsiyenizi görmeyi isterdim. Bir sonraki programda buna değinirseniz memnun olrum. Otomobil alacaklara yol göstermiş olursunuz.
Bir de sorum olacak Şu anda 35000-40000 arasında bir otomobil almak istiyorum ve önceliğim güvenlik. Sizce ne tercih etmeliyim. 2. el de olur. Tekrar teşekkürler.
Siz Cab Bey'e sormuşsunuz ama ben de fikrimi belirtmek isterim. Kendi marka ve model seçimlerimizi söyleyip videoda "şunu alın" dersek bu biraz reklama girer, ayıp olur. Üstelik, herkesin şartlarına ve kullanım tarzına göre tavsiye edilecek marka ve model farklıdır. Bizim çok beğendiğimiz bir araç size hiç uygun olmayabilir mesela, bu yüzden sizleri yanıltmamak için "şu güzel, bu kötü" dememeye gayret ediyoruz. Bu tip sorulara yorumlarda cevap vermeye özen gösteriyoruz.
Almak istediğiniz araç için tavsiye vermeden önce kullanım tarzınızı ve araçtan beklentilerinizi bilmemiz gerekli. Senede ne kadar yol yapıyorsunuz? Kaç sene kullanmayı hedefliyorsunuz? Sakin mi kullanırsınız, yoksa hızlı mı? Ne tip kasa seviyorsunuz? Arabaya genelde kaç kişi binecek? Özellikle önem verdiğiniz bir özellik (bagaj genişliği, performans, düşük tüketim, vs.) var mı? Bunları yazarsanız daha detaylı cevap verebiliriz.
Program güzel olmuş, keyifle izledim.
Arabalarla pek ilgili bir kişi değilim. Araba seçimi için saydığınız (eminim ki dahada sayabilirdiniz) parametrelere hayran kaldım. Araba seçim olayının bu kadar farklı bakış açıları olabileceğini düşünmezdim. Siz bunları sıralayınca hakikaten hepsinin ayrı bir önemi oluğu kafamda şekillendi.
Acaba internette, yukarıda saydığınız parametreleri girdikten sonra bize uygun alternatifleri sıralayabilecek bir web sayfası yada bilgisayar programı var mı? Bence çok güzel olurdu. Eminim çevrenizdeki arkadaşlarınız sizden bu konuda çok iyi bir destek alıyorlardır.
İyi günler dilerim.
Böyle bir site veya program yok bildiğim kadarıyla. Ancak buralarda veya forumlarda sorarak danışabilirsiniz. Bazı şeyler yoruma dayalı olduğu için bilgisayarların bu işi yapması biraz zor.
Hakan
Can bey 4 kişilik bir aile için 30-35 bin tl arasında ikinci el bir araç önerebilir misiniz ? Araçtan beklentiler şunlardır
-Dizel olması
-Sedan veya Nissan Qashqai tarzında jeep + sedan karışımı bir araç olması
-İkinci elinin kuvvetli olması
-En fazla 2000 motor olması
-Çok şart değil ancak 2006 yılı ve üstü olursa sevinirim 🙂
Şimdiden teşekkür ederim 🙂
Ziyaretçi
Kusura bakmayın da o fiyata istediklerin biraz hayal. Hem dizel olacak hem suv tarzı olacak ( çünkü jeep bir arazi aracının markasıdır araç tipi değil ) hem de ikinci elde kuvvetli olacak.
Haklısınız, ama bu aynı zamanda maliyetin de artması anlamına geliyor. Bu yüzden üreticiler fabrikalarını Doğu Avrupa'ya veya Asya'ya kaydırıyorlar yavaş yavaş. İnsanlar işçilerin nasıl çalıştıklarını pek önemsemediklerinden daha fakir ülkelerde, zor koşullarda ucuza çalıştırılan işçilerin ürettiği arabaların düşük fiyatları daha cazip geliyor.
Teknoseyir takipçileri arasında 70000 – 100000 arasına araba alacak 2-3 kişi vardır kesin, onlar için faydalı bir video olmuş.
Ağzınıza sağlık arkadaşlar, bilgi edinmiş olduk.
Ziyaretçi
o kadar parası olanların ne alayım diye düşündüklerini araştırdıklarını sanmıyorum. Galeriye gidip beğendiklerini alıp çıkıyolardır...
Ozgur
Aslinda tam tersi. Emin olun secenekler de arttigi icin cok daha fazla arastiriliyor.
Ziyaretçi
Anladık zenginsiniz.
Unutmayan Adam
Video sanırım, ilkinin hemen ardından çekilmiş. (kıyafetler de aynı) Lakin premium kavramına dair hatanın, bile bile tekrar edilmesi pek mümkün değil. Ancak sorumlu yayıncılık gereği videonun tekrar çekilmesi daha uygun olurdu.
Hangi hatadan bahsediyorsunuz?
Unutmayan Adam
Bir önceki videoda; elitist markaların algısı, premium kavramının karşılığıymış gibi anlatılmıştı. Aynı durumun bu videoda da devam ettiğini görüyoruz. Yani videoya konu olan premium kavramı; daha çok sıfatsal anlama haiz, pazarlama disiplini olarak değil. Bildiğiniz üzere normalde premium'un lugat kavramı, ilave içeriktir.
Yoksa herhangi bir marka, herhangi bir ürün veya hizmeti, premium, limited edition, deluxe olarak konumlandırabilir. Zaten buna dair en güzel örneği, yine siz vermişsiniz; elitist algıya sahip olmayan Honda ve VW'nin, farklı hedef tüketici için araç üretmesi gibi.
Kısaca; bu ve bir önceki videoda bazı kavramlar, birazcık karışmış gibi.
Hatırladım, uzun uzun konuşmuştuk bunu. Lakin, ben sizin söylediklerinize katılmama rağmen otomobiller konusunda yanlış birşeyden bahsettiğimizi düşünmüyorum. Şöyle ki; son tüketiciye sunulan ürünler arasında otomobil en pahalı ürün sınıflarından biri. Ayrıca, marka kimliği de otomobilin değerini (tüketicinin gözündeki değeri tabi) önemli ölçüde değiştiriyor. Bu yüzden gerçek premium otomobili ancak premium markalar üretebiliyor. Diğer markalar üretseler bile fazla satılmıyor, sembolik olarak kalıyor.
Premium kelimesi sizin de dediğiniz gibi "normalden daha fazla, daha iyi" anlamına gelir. Şu halde her ürünün premiumu olabilir. Maden suyunun bile premium olanı var. Ancak, diğer ürünlerde (örneğin maden suyunda) premium olanla olmayan arasındaki fiyat ve tüketiciye verilen tatmin farkı otomobildekine göre çok daha düşük. Premium maden suyu içip normalden çok da farklı olmadığını düşünen kişi en fazla 1-2 lira fazla ödemiş olur, bu da büyük ihtimalle ona koymaz. Otomobilde ise bu fark onbinlerce lira seviyelerinde. Bu yüzden premium otomobil üretmek her markanın yapabileceği birşey değil. Güçlü bir marka kimliği ve fazladan alınan paranın karşılığını verebilecek satış sonrası hizmetleri sunma becerisi gerektiriyor. Otomobillerde malın üretiminden satış anına, oradan da satış sonrası hizmetlerine kadar herşey önem taşıyor. Maden suyunda ise açıp içiyorsunuz, bitiyor. 50 kuruşluk maden suyuyla onun 2 liralık premium olanının aynı rafta satılması sizi rahatsız etmez, ama bir arabaya 200,000 lira veren müşteri normal bir bayiden daha fazlasını bekler. Üreticiler de bunun farkında tabi, ona göre önlem almaya çalışıyorlar. Premium sınıfa adım atmaya çalışan Hyundai Equus ve Genesis modellerini ABD'de her bayisinde satmıyor mesela.
Anlayacağınız, meselenin elitist olmakla alakası yok. Uzun bir zaman diliminde kolaya kaçmak varken katlanılan bazı sıkıntılar, kolayca kazanılabilecekken vazgeçilen bazı gelirler, bile bile alınan riskli kararlar var. Öyle herkes elini kolunu sallayarak gelip "ben Mercedes'e rakip olacağım, araba yapıp en ucuzunu 50,000€'ya satacağım" diyemez. Derse de çok gülerler o adama, arabasını da kimse almaz.
Neyse, çok uzadı. Bu sebeplerin tümü yüzünden premium otomobil üretmek ancak premium markaların yapabileceği birşey. İstisnalar her zaman olabilir, ama bunların da devamı pek gelmez. Honda Legend'ın devamı gelmedi mesela. Renault Vel Satis'in de arkası gelmedi, öylece kaldı. Böyle iki sene üretilip vazgeçilen, arkası gelmeyen modeller üretici kadar tüketiciye de zarar verir. Yukarıda bahsettiğim arabaları alanlar çok ciddi değer kaybıyla satabildiler arabalarını. Volkswagen Phaeton konusunda ısrarcı, onların da durumu özel zaten. Aynı motorları ve platformu kullandıkları başka arabaları (A8 mesela) zaten üretiyorlar, onun yanında Phaeton'u da üretiyorlar. Üstelik maddi açıdan çok güçlüler, Phaeton Volkswagen'i pek sarsmıyor. Diğer firmalar ise bu kadar şanslı değil. Bu yüzden VW Phaeton bir istisnadır, onu örnek olarak kabul etmemek gerekli.
Premium algısı markalar için bu kadar önemliyken mercedes ya da bmw araçlarının kalitesini düşürmekten nasıl çekinmiyor anlamıyorum. Örneğin bmw'nin 1 ve 3 serileri ,mercedes'in A, B ve C serileri veya citan'ı. Neden bu markalar renault'un önce dacia'yı alıp en alt segmente şimdi ise lada'yı alıp dacia'nın yerine konumlandırması gibi stratejilerle ucuz araba üretmezler??? Dokunmayın mercedes'ime bmw'me...
@SpokY
Haklısınız, ama hem bu videoda, hem de önceki videoda bahsettiğimiz gibi artık şirketleri kurucuları yönetmiyor. Örneğin Mercedes'in başında hala Karl Benz olsaydı bırakın A ve B serisini, C serisini bile göremezdik. Mercedes'ler E serisinden başlardı, en küçük motoru da 3 litre civarında olurdu. Herkesin büyük araba sevmemesi, küçük araba alacak olan kişilerin de premium araç alabilmeleri güzel birşey, ama üreticiler (biraz da piyasa şartlarını düşünerek) bazen "halkla bütünleşme" olayının ayarını kaçırıyorlar.
Diğer yandan, bizde satılan bazı iyice aksesuarsız modeller haricinde BMW 1 ve 3 serileri ve Mercedes'in A, B ve C serileri kötü arabalar değiller. Üretim kaliteleri gayet iyi. Aksesuar olarak alıştığımız Mercedes ve BMW doluluğunda değiller belki, ama malzeme ve işçilik kalitesi sınıflarına göre iyi.
Citan'ı Mercedes'in binek araçlarıyla aynı klasmana sokmamak lazım. Ticari araçlarda amaç tamamen farklıdır, konfor ve performanstan önce kullanışlılık ve düşük bakım maliyetleri gelir. Renault Kangoo bu konuda gayet başarılı bir model olduğu için Mercedes'in bu aracın platform ve motorundan yararlanması gayet mantıklı.
VW yeni golf için yeni geliştirdik demiş süspansiyon sistemini iyi olduğunu iddia etmiş bide dünyanın kendi katagorisinde en iyi otomobili seçildi golf bu durum nedir peki
bir marka süspansiyon sistemini neden daha kötü yapar ki iyisini yapmışken hadi hiç yapmayan için neyse de bağımsız süspansiyonu yapmışsın geri kötü sisteme geçmek neden; neden geriye dönüş yapıyorlar ( sizin söyleminize göre çalınıp çırpılma ) yada yaptıkları hakkaten eski modelde kullanılan bağımsız süspansiyondan dahamı iyi ?
Aslında geriye dönüş denemez buna, daha çok aracın kullanım amacına uygun süspansiyon kullanılması gibi birşey. Şöyle ki; Volkswagen yeni Golf ve kardeşleri ile birlikte modüler MQB platformuna geçti. Bu platformun modüler olmasının avantajı aracın kullanım amacına göre farklı tipte süspansiyon bağlanabilmesi. İşte bu özelliğin getirdiği bir nimet de Volkswagen'in türlü sebeplerden dolayı bazı modellerinde burulma çubuklu süspansiyon kullanabilmesine olanak tanıması. Eskiden böyle birşey yoktu, Golf platformu nasıl süspansiyonla tasarlanmışsa tüm Golf'ler (ve tabi onun yanında A3, Leon, vs.) aynı tip süspansiyonla üretiliyordu. Küçük motorlusu da, GTI modeli de aynı tip süspansiyonla geliyordu.
Tabi bu dünya çapındaki kullanıcı istatistiklerine bakıldığında çok da mantıklı bir uygulama değil. Şöyle ki; 1.2 TSI motorlu bir Golf alan kişi büyük ihtimalle hız yapmayı sevmiyordur, arabasını sakin kullanıyordur. Bu herkes için geçerli olmasa da çoğunluk için durum böyle. Eğer hızı seviyor olsaydı (VW mühendislerinin açısından bakıyorum olaya) en azından 1.4L motorlusunu alırdı. Şu halde küçük motorlu modeli düşük hızlarda yeterli, performansı verebilen, ama daha geniş bagaj sunan, maliyeti (hem üretim, hem montaj, hem de bakım açısından) daha düşük burulma çubuklu süspansiyonla satmak daha mantıklı.
Ancak, bir olaya Türk tüketicisinin gözünden bakıyoruz. Biliyoruz ki ülkemizde 1.2 TSI veya 1.6 TDI motorluları alanlar da hız yapacak, virajlara sert girecek, yeni Golf'ün o haşin görünümünün hakkını vermeye çalışacak. Üstelik, yollarımızın bozuk olması sebebiyle çok noktadan bağlantılı süspansiyona daha fazla ihtiyaç duyuyoruz. Volkswagen'e kızdığımız nokta da burası, eskiden hepsi (mecburen) çok noktadan bağlantılı süspansiyonla gelirken şimdi sadece güçlü motorla satılanlar bu kaliteli süspansiyonla geliyor. Yani olay VW mühendislerinin (ve pazarlamacılarının) gözünden bakınca mantıklı, ama Türk tüketicisinin gözünden bakınca biraz mantıksız.
yazdıklarınıza katılıyorum ancak bunlar hemen kendi aracımla ilgili soruyu sordurma refleksine girdirdi. Belki hatırlar belki hatırlamazsınız ( önceki konuda yazmıştım yorumda ) benim 1 ay öncesine kadar peugeot 3008 aracım vardı ful dolu otomatik yaptığınız süspansiyon programından sonra soğudum arabadan ve sattım aracı tek etken bu değil tabi hevesimi de almıştım zaten 1 yıldır bendeydi aldığım fiyata 57.500 TL ye de sattım ( 2. el almıştım zaten ) sonrasında ne deneyeyim ne deneyeyim derken 1.2 TSİ motorlu 2012 model daha 4000 km de koltuk poşetleri üstünde bir jetta denk geldi comfortline paketli 43000 bine onu aldım bu arabada almadan baktım sordum soruşturdum 4 tekerde bağımsız süspansiyon
3008 in yüksekliğini göz ardı edersek anlattığınız kadar ciddi yol tutuş farkı varmış bu süspansiyon olayıyla onu anlamış oldum
Şimdi bu noktada benim aracım 1.2 motor jetta ve 4 teker bağımsız süspansiyon bu dediğinizle biraz çelişiyor platform yeni değişse bile baktım 2013 modelleri de bağımsız süspansiyon herhalde bundan sonraki neslini mi bu şekilde yaparlar bu dediğinize göre...
Hatırlıyorum. 🙂 Aracınızı sattığınıza üzüldüm, ama karar sizin tabii ki. 3008'in ağırlığı, büyüklüğü ve fiyatı göz önüne alındığında arkada yarı bağımsız süspansiyon kullanılması göze batıyordu. Golf'te ise (çoğu kişi için) durum bu kadar rahatsız edici değil aslında. Araba biraz daha küçük ve hafif olduğu için daha bir şekilde idare ediliyor. Diğer yandan, keşke arka süspansiyondan tasarruf edilen miktar fiyat indirimi olarak da tüketiciye yansıtılsaydı. Burulma çubuklu süspansiyona rağmen Golf hala segmentinin en pahalı modellerinden biri.
Jetta'nız hayırlı olsun. Jetta Golf'ten bir sene daha geç güncellenir genelde, bu sefer de öyle olacak. Bu yüzden sizin aracınız eski platformu kullanıyor. Bu çok da kötü birşey değil, 1.2L motorla bile çok noktadan bağlantılı süspansiyon geliyor. Aradaki farkı siz de hissettiğinize göre iyi bir alışveriş yapmışsınız demektir. Güle güle kullanın. 🙂
Bende 3 gün önce daha golf 7 siparişi vermiştim. bu süspansiyon meselesine hiç dikkat etmemiştim. 1.4 122bg highline modeli hangi tip süspansiyonu kullanıyor biliyomusunuz? (satış görevlisine sorsam bilmez muhtamelen :))
Eğer Doğuş Otomotiv kötü bir sürpriz yapmadıysa arabanızda tam bağımsız çok noktadan bağlantılı süspansiyon var. Dünyanın genelinde sınır 120HP, bu sınırın üzerindekiler çok noktadan bağlantılı arka süspansiyonla geliyor. Bunun altında kalanlar da (1.2 TSI ve 1.6 TDI) burulma çubuğu tipindeki süspansiyonla idare ediyor.
Emir Ökmen
Ya bu peugeot 508 ile bmw 520 benziyor mu ne?
ali
insanların 12 , 13 binliraya 2. el fiat brava veya marea gibi biracı almak varken neden gidip clio 2 aldıklarına bir türlü anlam veremedim.
Can konuşurken sesi kısıp, Emre konuşurken açıyoruz. 🙂 Ses düğmem isyanlarda.
Muhabbet güzel yalnız.
bütün bu muhabbetlerden sonra 22.000 lirayı geçmeyen otomatik 2. el araç sorsak parasından ötürü bile olsa ayıp olacak galiba 🙂 genel bir renault ve peugeot çekincem var, opel'e de sempatim, haklı yönleri var mıdır yok mudur?
Bu durumda Opel'i de boşverin bence, Honda Civic ve Toyota Corolla'lara bakın. O fiyata alınabilecek en iyi otomatik vitesli arabalar bunlardır.
balcis
peki renault ve peugeot çekincelerimde haklı mıyım? otomatik vitesli ve işime yarayacak bir araç bulabilir miyim fiyat sınırıma kadar? bu arada teşekkürler yanıt için.
Renault ve Peugeot da fena değildir, ama Honda ve Toyota kadar güvenilir değiller. O fiyat kategorisinde en mantıklı otomatik araçlar Civic ve Corolla. Bunların şanzımanları ve motorları bilhassa çok sağlam. Türkiye'de üretildikleri için yedek parça problemi de yok.
Doğan
Can hocam ; otomatik şanzımanlardaki şu özelliği tam kavrayamadım...Mesela araç bazı viteslerde giderken gazdan ayağımızı çekince devir 1.000 rpm nin altına yani hemen hemen rölanti seviyesine düşmekte..Bunun esprisi nedir.? En son ZF şanzımanında bu özellik dikkatimi çekmişti...
Bu en yeni şanzımanlara eklenen boşa alma özelliği 🙂 Kontrollü olarak boş vitese geçip acil durumda derhal vitese geri takabiliyor şanzıman programı. Bu özellik ile sunulmayan şanzımanlarda bu geçişi el ile müdahale ederek yapamayız.
Doğan
Hyundai-Kia Grubu' da bu özelliği yeni nesil 6 ileri versiyonlarında kullanıyor bildiğim kadarıyla. Bu arada şanzıman sizin dediğiniz gibi boşa alıyor ama sanki motor hala hafiften hafiften kompresyon altında..İnsanın bazen Vites kolunu bir kademe ileri itesi geliyor..:D
Bora
Araya fabrika görüntüleri ekleyip kurguyu zenginleştirmeniz güzel olmuş. Teşekkürler.
çok güzel program. ellerinize sağlık. baya bi fikir edindim sayenizde:) benim de önerim şu olacaktı başka bi program için bizim ülkemizdeki yollarda en çok gördüğümüz 30 modeli bi kağıda yazıp değerlendirmeniz her birini. olumlu olumsuz tarafları size göre fiyatı hak edip etmediği özellikle güvenlik kısımlarını kendinize göre yorumlarsanız 10 numara program olur. hem de doğrudan araba alacak olanlara fikir verir. tabi bu işlere yabancı olduğum için böyle bişey yapmak nasıl sonuç verir mümkün müdür veya onu bilmiyorum:) ama mümkünse çok iyi olur bence:) iyi çalışmalar.
e şimdi ne yapalım alalım mı almayalım mı :D:..
Tesla
Budur. bir zamanların meşhur sözü (Hagi):"Ne ka para, o ka futbol" sözü arabalar için de geçerli tabi. herkes ister dolu audi almayı ama bazen paranın yettiğine razı oluyoruz.
sohbette adı telaffuz edilmeyen, "birinin garajı" programını ben de hayretle izliyorum bazen. Bir grubun ürettiği arabada hiç mi hata olmaz, bir kapı çizgisi arabaya bu kadar mı aerodinami, sportif görüş, ergonomi, klas, karakter, hareket, endam katar... Anlat anlat bitmiyor. Sanırsın avrupada sadece 1 marka üretim yapıyor, hatta üretmiyor, direk vahiy yoluyla indirip halka sunuyor...
Onlar araba değil zaten, sanat eseri. 🙂 Şaka bir yana, o arabalar zaten güzel olduğu halde adamlar işi iyice yüceltme noktasına getiriyorlar. Bu da ister istemez insanlarda ters etki yaratıyor. iPhone fanboyları da aynı etkiyi yaratmıştı zamanında, insanlar şimdi de o grubun arabalarına karşı cephe almaya başladılar.
Sohbet gayet güzel, ikili müthiş uyumlu, yalnız araya girilen Mercedes montaj hattı görüntülerine rağmen, ciddi bir görsel malzeme eksikliği var programda. İzlerken aklıma şu örnek geldi, hani LP "Tozlu raflar" bölümü için hep "elimizde orjinal oyun, donanım vs olmadan tozlu raflar çekmemiz anlamlı olmaz" der ya, bu program LP'nin elinde orjinal oyun, poster vs olmadan, oyunu bizzat oynayıp göstermeden, hiç olmadı trailerı demosu veya youtube'daki videolarını göstermeden çekeceği bir Tozlu raflar gibi olmuş. O program izlenir mi, izlenir, ama Teknoseyir çok üst düzey bir kalite tutturdu, bu kaliteyi her köşeden bekliyoruz:)
Beğenmenize sevindim. Önerileriniz gerçekten mantıklı, ama maalesef bahsi geçen arabaların gerçek hallerini programa çıkarma şanzımız pek yok. Diğer yandan, videoda bahsi geçen otomobillerin fotoğrafları araya girebilir, ama bunu uygulamak da kolay değil. Can'ın veya benim videoları editleyen Gökhan Bey'in yanında durmamız ve araya girip "şu noktaya şunu koy" filan dememiz lazım. Gökhan Bey'in işi de zaten yeterince karışık olduğu için bu herşeyi daha da zorlaştıracaktır. İleride belki olur, olursa da güzel olur.
Murat Gamsız'ın Taiwan'daki fuar izlenimlerini anlattığı videodaki gibi, Sony Bravia televizyonun karşısına oturursunuz, görselleri bir slide show şeklinde ekrana verirsiniz, Del Satis'ten bahsederken ekrana Del Satis resmi gelir, pembeye çalmış deri koltuklardan bahsederken ekrana o görsel gelir, bu şekilde video editing işini çekim esnasında simültane kotarmış olursunuz:)
Konu önerileri:
-Elektirikli ve hibrit araçlar mantıklı mı?
-Öğrenci işi araçlar(Normal öğrenciler için .)
-Mini araç (smart ve türevleri) karşılaştırmaları..
-Memurlar, polisler vs. kıt kanaat parasını arttırıp veya kredi yöntemiyle araba alcaklara yönelik, genel konu bütünlüğü yerine daha özele inilebilir. Örn. Symbol, dacia. 206, Vw v.d segment araç karşılaştırmaları yapılabilir. Önerilerde bulunabilinir..
Sunuş önerileri:
-Teknik dil her zaman iyidir ve sıkıcıdır(kişiye göre değişebilir tabi) Teknik dil fazla kullanmaya çalışmadığınızın farkındayım, teknik alt yapınız olduğu için ve otomobillerin geçmişlerini bildiğiniz için yorumlarınız doğru oluyor.
Biz para almadan yorum yapıyoruz bence artık demeyin, teknoseyirin belli bir kalitesi var, süreklilik arz ederse çıtayı yukarı koymak ilerde sıkıntı yaratabilir.. (Neden her programda söylüyorlar ki? Algısı olmasın diye)
-Sürekli olarak 2 kişiye bakmak ilginin dağılmasına neden olabiliyor, programda giren diğer görüntüler seyirciyi sıkmıyor ve ilgiyi arttırıyor, diğer programlarda da kendi adıma bunu bekliyorum.
Bu "para almadan yorum yapıyoruz" meselesine açıklık getirmek istiyorum. Bunları söylemek Can'ın fikri değildi, ben ortaya attım bu meseleyi. Şöyle ki; Can Bey artık bu işlerin kompetanı olduğu için eleştirilmeye de alışkın. Ben ise o kadar alışkın değilim. Bazı diğer mecralarda bu ve önceki videolarımızla ilgili yapılan bazı yorumları görseniz şaşardınız. Ne gerizekalılığımız kalmış, ne cahilliğimiz, o mecranın kuralları elverdiğince sövmüşler. Üstelik, bu sövmelerinin tek sebebi de onlar gibi düşünmüyor oluşumuz. Bu yüzden konuya açıklık getirmek istedim. Ne bileyim, videoda farketmişsinizdir belki bir markadan bahsederken bile korka korka bahsediyorum, çünkü o arabayı kullanan veya beğenen varsa hemen damgayı yapıştırıyor. Biz burada faydalı olmaya, birşeyler anlatmaya çalışıyoruz. Kimsenin arabasıyla, markasıyla filan bir derdimiz yok. Biz böyle tarafsız olmaya çalışırken haksız yere o kadar laf yemek insanın gücüne gidiyor.
Diğer önerileriniz ise yapılabilecek şeyler, ama videodan "şu araç iyidir, şu biraz daha kötüdür" demek pek mantıklı değil. Hepsinin kendine göre bir avantajı olabiliyor. Kişinin maddi durumundan kullanım tarzına, yaşadığı yerden kaç kişilik ailesi olduğuna kadar pek çok değişken gerekli böyle bir tavsiyede bulunmak için. Bu yüzden de videoda karşılaştırma yapıp birini diğerinden kesin şekilde üstün göstermek bazı kişileri üzebilir.
Sizi çok iyi anlıyorum, bir laf edilirken bambaşka manalar aramaya çok alıştık maalesef.. Kafa göz yarmadığınızı yorumlarınızdan herkes biliyor.
Ben sizlerin çok iyi yorumcular olduğunuzu biliyorum, bunu daha ileriye götürmeniz adına şahsi fikirlerimi paylaştım.. Siz gelince zaten "ayfoncu can" beyle bu bölüm çok daha keyifli oldu .) Kafa göz yarmadığınızı yorumlarınızdan herkes biliyor. Ios real madridse, android barcelonadır gibi, sadece arabalar değil tüm ürünlerde seviyeye göre yaklaşımlar elbet olacak. E para çıkmış cepten, herkes en doğru karar veriğini görmek istiyorsa izlemesin zaten.. Bir şeyler öğrenmek, uygulamak, güzel vakit geçirmek isteyen adam izlesin..
Hakaretler edilir pek tabii.. Dokunmuştur dokunmaması gereken şeyler. Ama hiç bir yerde olmayan düzgün bir program yapıyorsunuz. Emeğinize sağlık. Bu tür tepkiler kesinlikle izlenme sayınızı azaltmaz.
Sıkı takipçinizim..
Memnunsanız devam edin. Peugeot Partner de güzel bir araçtır, o da tercih edilebilirdi. Caddy biraz da Volkswagen'in binek araçlarıyla tasarım ve teknoloji paylaşımı yapıldığı için öne çıkıyor. Ticari araçlarda aksesuar biraz daha ikinci plandadır, güvenilirlik ve maliyet daha önemlidir. Binek araba arıza yapıp serviste üç gün beklerse sahibi üç gün otobüse biner, ama ticari araç arıza yaparsa onun sahibi mallarını otobüsle taşıyamaz. Benzer şekilde ticari araçlar daha yoğun kullanıldıkları için daha sık parça eskitirler, daha fazla yol yaparlar. Bu yüzden parça ve bakım maliyetleri ve yakıt tüketimi çok daha önemlidir. Kararınızı buna göre verin, aksesuarlara fazla takılmayın. Kısmet olur da ticarinin yanına bir de binek araç alırsanız o zaman en donanımlısından tercih edersiniz. 🙂
ali
sizlerle bir tecrübemi paylaşmak isityorum
Bir akrabam (almancıdır kendisi :)) bosch fabrikasında çalışıyor. Dizel enjektörü üretiyorlar. Ben bi defasında sordum, abi dedim siz şimdi tüm markalara satıyosunuz yani hepsi aynı demi, şu marka işi hşkaye olmaya başladı dedim. Bana evet dedi hepsi enjektörü bizden alıyor ama durum öyle değil dedi. İşin aslını anlattı ben de size onun bana anlattığını aktarayım. Bunlardan firmalar enjektör sipariş edince bir kısmını kalite sartlarını karşılamadığı için bir bölümünü iade ediyorlarmış. İade oranı diyelim 3 konteynerden %3-5 civarı firmalar arası farklılık gösteriyormuş. Ama bir istisna ile o da mercedes 3 konteynerin en az birini bunlar kalite normlarımıza uymuyor diyerek geri gönderiyorlarmış. Sanırım konuşmacıların görmediğiniz yerlerde ki kalite unsurlarından kastı bu ve benzeri şeyler.
Ben de sordum abi dedim mercedesten iade gelenleri naapıyosunuz. Cevap: Naapacaz diğer firmalara yolluyoruz.
Durum aynen böyle. Dahası, premium araba üreticileri bir parçanın siparişini verirken de kendi kalite ölçütlerini belirtiyorlar, ona göre üretim yapılıyor. Mercedes'in enjektörü ile X markanın enjektörü aynı Bosch fabrikasında üretiliyor olabilir, ama Mercedes (veya başka bir premium marka) daha fazla ödemek pahasına daha kaliteli enjektör isteyecektir. Fren balatasından boyaya kadar her noktada var bu farklar.
miss master
HONDA: dizel motorları türkiyede yok.amcamların gerekçesi " türkiyedeki mazot kalitesi rezalet olduğu için motorlarımızı heder etmek istemiyoruz"
FIAT: linea adı verilen modern şahin sadece türkiyede ve brezilyada satılıyor.dünyanın başka hiçbir ülkesinde yok.
hanifi özgül
ben şunu merak ediyorum cc ile passat arasında dış kasa dışında fark ne? .super b ile passat arasındaki fark ne . Şimdiden teşekkürler.
Bahsettiğiniz üç araba arasında ciddi teknik farklar yok. CC biraz daha sert bir süspansiyona sahip, Passat'ın sertliği de orta derecede. Superb ise daha konfor odaklı bir model olduğundan süspansiyonu birazcık daha yumuşak. Tabi bunlar daha çok pist ortamında fark edilebilecek şeyler, çoğu kullanıcı pek hissetmiyor. Üç araba da aynı platformu kullanıyor.
Malzeme kalitesi olarak CC ile Passat arasında fark yok. Superb ise bazı gözükmeyen noktalarda tasarrufa gidilmiş bir araç, ama bunlar öyle çok önemli şeyler değil. Genel olarak üçünün de dayanıklılığı ve kalitesi aynı.
hanifi özgül
Gerçekten teşekkürler herkese cevap vermeye çalışıyorsunuz. Can bey de bu arada bu işi tamamen size bıraktı herhalde topa hiç girmiyor 🙂
Benim yoğun olduğum döneme denk geldi bu video. Amca oldum 😉 Emre Abi benim yokluğumu hissettirmemiş eksik olmasın 🙂
Yarın cevapsız soru kalmayacak 😀
miss master
türkiyede otomobili sattıran tek şey "dış görünüm"dür.eskiden çeşit az kalite yüksekti. şimdi herşey kullan-at oldu. ne mutlu bizlere..
bir otomobil tek bir şey için üretilir. MAKSİMUM KAR.yani pahalı olanın daha güvenli ve sağlam olduğunu düşünmeyin. değerli hayatlarımız üreticilerin umrunda bile değil.mümkün olduğunca daha çok gaz tenekesi satmak istiyorlar.
gözlerini para hırsı bürümüş üreticiler ekmek köfteyi de aştılar artık.. gıdım gıdım vermeye başladılar.
premium donanım: sağ dikiz aynası, boyasız sis farı takma yersiz ön tampon ve arka tampon, ses yalıtımsız motor kaputu,havalandırma,ışıksız ve aynasız yolcu güneşliği,4 adet lastik jant kapağı,yedek lastik (kapaksız jant dahil-havası basılmış) aydınlatmasız torpido gözü, 1 adet 12v çakmak + 5 adet küllük. radyo teyp ön hazırlığı ( kapak+kablolar)
kriko ve bijon anahtarı..
"kuş serisi" adı altında 15 yıl. AYNI kaportayı gömdüler bir kuşağa o kuşakta trafikte kendini gömdü.
üreticilerin yaptıkları numarlar çok basittir. arka sinyal lambalarını önce sarı yapıp sonra beyaza çevirme yabancı üreticilerin bizlerden kopyaladıkları kitaptaki en eski numaradır. öünü uzat arkasını kısalt.. ne oldu.."makyajlandı" yeni model..hayır. araba aynı araba motor aynı,teknoloji aynı..sadece tek taraflı fiyatı artıyor.işine gelirse diyor amcamlar "yersen dolma bu"
firmalar elbette kar edecek. ama 3 aya bir yaptığın zammın karşılığında arabaya birşeyler ekle? yok. ama belli=maksimum kar.
ben parası olanların yerinde olsam eski kasa köşeli bir VOLVO alıp 3.seviye zırh kaplatırdım.
güzel ülkemin asla düzelmez ve değişmez gerçeği olan "freni patlayan kamyon" ile "şoförü uyuyan otobüs" tehlikelerine karşı ancak böyle korunulur.
AEK
Hocam aklımda bir soru var Golf 7 sipariş vermişken son olarak size danışmak istedim. Higline donanımlı ve üstüne aklınıza ne kadar donanım varsa gelen bir golf 7 1.4 ACT mı yoksa 1.4 122 hp Orta donanımlı a3 mü ? Biraz zamanım olsa belki yaz sonunu bekleyip 1.4 ACT a3 düşünebilirdim donanım zaaflarına rağmen ama videoyu izledikten sonra golf malzeme kalitesinin a3 ile aynı seviyede sizden duyunca buna gerek kalmadığının düşüncesindeyim.A3 ve Golf'ün birazda aradaki fiyat farkının malzemeden çok prestijden kaynaklanıyor diyebilirmiyiz ?
İkisi de güzel arabalar. Benim şahsi tercihim A3 yönünde olurdu. Hem prestijini daha uzun süre muhafaza eder, hem de genel üretim kalitesi açısından biraz daha üstündür Golf'e göre.
Çağrı
Dogan slx neyinize yetmiyor ????????
vw phaeton hakikaten underrated'in kralidir. birlesik krallik'ta cok makul fiyata ikinci el 5 ltr dizel olanlari alinabiliyor. ama lanet olsun ki bizim vergilerimiz insanlik disi oldugu icin ancak hayal olarak kalir bizde.
engin
Güzel bir sohbet teşekkür ederim. Bir noktada size katılamıyorum
v'nin avrupa ülkelerindeki satış fiyatları ile başka markaların satış fiyatlarına bakın arada büyük var mı ?
Verdiğiniz para Türkiye'deki Alman arabalarının imajı ve pazarlama stratejisinden mi ibaret?
Pahalı araba aldığınız zaman mutlaka + bir şey alıyorsunuzdur teorisine bazı markalar için kesinlikle katılamıyorum
UK fiyatlarına bakalım :
golf S 16,285 £
http://www.volkswagen.co.uk/new/golf-vii/which-model/compare/overview/1354
308 Access 17,045 £
http://www.peugeot.co.uk/configure-your-peugeot/308/5-door/
SADIK
Can bey iyi günler,
Belki tam olarak yeri değil ama diğer videoyu bulamadığımdan buraya yazacağım. İzlediğim bir videonuzda turbo dizel araçlarda kontak kapatılmadan önce aracı rölantide bekletmenin turboyu soğutmaya faydalı olacağından bahsetmiştiniz. Hatta kapatılmadan önce son bir ara gaz vermenin bilinenin aksine çok zararlı olduğunu iletmiştiniz. Aklıma şöyle bir soru geldi. Yeni bazı araçlarda start-stop sistemi (kırmızı ışıkta durunca motoru durdurma) mevcut. Bu araçlardaki bu sistemin turboya bir zararı varmı acaba? Aynı zamanda bu start-stop sistemi marş motorunun ömrünü kısaltıyormu? Akaryakıttan 2-3 kuruş kazandığımızı serviste misli misli vermiyelim. Teşekkürler.
Merhabalar,
Muhteşem bir program olmuş gerçekten 🙂 Sizden ricam şöyle kapsamlı bir seri program yapsanız, her sınıfın önemli modellerini karşılaştırsanız nasıl olur ? Yani şöyle, bir programda golf, astra, megane, focus, 308.. diğer programda passat, 508, insignia, latitude, mondeo... gibi
Bir konu önerisi de benden gelsin: "yeşil (çevreci) arabalar"
Hibritler de olabileceği gibi, asıl kastım bazı modellerin eco modelleri ve ilgli teknolojiler, start-stop, fren geri kazanımı, vites oranları değişiklikleri, vs vs
Türkiye ve Avrupa'daki vergilendirme / teşvik durumları
gibi konular olursa ilgi çekeceğini düşünüyorum
Gökçe KURT
Premium otomobil galvanizli sac, yekpare salıncak(torsiyon çubuğu) yerine bağımsız arka süspansiyon, esp opsiyonu ya da son derece işlevsiz 7" lcd ekranlı dashboardlar demek değildir aslında. (Vites kolu hizasındaki lcd ekranları gözümü yoldan ayırmadan kullanabiliyorum diyenlerin kalbini kırarım! - Çünkü onlar vites değiştirirken vites koluna bakıp yaya geçidine/ otobüs durağına dalanlarla aynı türden)
Olay, aracın hitap ettiği kesimde ve bu kesime sunduğu ek ayrıcalıklarda yatıyor. Yani premium bir aracın kör gözüm parmağına bilmemkaç milyon adet satılmak, tutarlılığı şüpheli bir donanımı sırf kullanmış olmak için kullanmak gibi bir kaygısı olmamalıdır. Yoksa her parayı biriktirenin alıp terörist gibi kullandığı "premium" araçlar, ne de olsa alıcısı var diye 2011 model klimasız "premium" araçları fütursuzca pazarlayan distribütörler ya da yol ortasında iflas eden "fennin son harikası robotik şanzumanlar" türüyor ki, bu aracın etiketi açısından da çok sevimsiz bir durum.
Ek ayrıcalıklardan söz açmışken devam edeyim :
Mesela Lancia'nın Avrupa operasyonlarında (özellikle Yunanistan ve İtalya'da) Musa, Delta ve Thema modellerini alan müşterilere özellikle opsiyon olarak kulüp hizmeti verilir.
Bu hizmet bünyesinde ilginç detaylar var :
Mesela aracınızın Alcantara kumaşı veya deri kaplaması için 5 sene geçerlik süreli özel temizlik-bakım kuponları verilir. (Mesela güneşte solarak pembeye dönen kırmızı deri kaplamalar için SureCoat -ki böyle bir şey en kötü kullanımda bile 3-4 yıl alıyor- ,çatlaklar ve yırtıklar için SEM marka dolguların uygulanışı vb.) Yani koltuklar kafadan 5 yıl garantili.
Aracın yardım menüsünden acil arama yaptığınızda sizi IVR sistemi (tuşlara bastırıp müzik dinlettiren sinir bozucu mekanik abla) yerine doğrudan açılarak size adınızla hitap eden yardım servisi ve Tamir süresine birebir ikame (yani Lancia Delta aracınız bozulunca size idare etsin diye Ypsilon vermiyorlar) veren yol yardım hizmeti var.
Araçta minibar opsiyonu seçilmiş ise minibara alınabilecek içeceklerin,perfume dispenser içine alınabilecek kokuların kataloğu ve indirim kuponları alabiliyorsunuz. (Yani böyle bir araç aldın, bari o dolabın içine pet şişede Le'Cola koyma diyor adamlar)
Yani tutup da Polo,Panda vb. yerine Lancia Musa alan adamın beklentisi performans / ekonomi ekseninden dışarıda olduğu için ve küçük bir araçta bile olsa arka koltuklarda ferah oturma alanları arayan, pratik ancak içi rahat olan bir araç istediğinden, bazı basmakalıplarlara fazla takılmaz.
Ama bu aracı tutup da Clio,Polo, Panda vb. araçlarla aynı kefeye koyamayız. Zira hitap ettiği kitle tamamen farklı. Arka koltuğundaki minibarına alıp koysun diye içecek kuponu verilen (ve her bakım zamanı bunlar yenilenen) bir araçta da ses yalıtımı, kapılarda koruma barları, geliştirilmiş arka süspansiyon (torsiyon barını ikiye bölmüş, iyi bir amortisörle sarsıntısız hale getirmişler), amortisör burçlarında ve araç altında yalıtım,ESP, start-stop,vites uyarısı gibi özellikler hiç sorulmadan pakete dahil ediliyor. Şöyle de diyebiliriz ki, 90bg 1400cc motorlu,manuel şanzımanlı ve 3.80 boyundaki bir araç da pekala premium olabiliyor. İtalya'da kadınlar arasında epey yaygın bir araç.
Tabi bu söylediğim durumlar, Birmot ve Otokoç'un getirdiği Lancia'larda bulunan özellikler değil.
P.S. : BMW'lerde 10 yıl sonra perfum dispenser'ın aynı güçle çalışmasından bahsedilmiş de, ben daha perfum dispenser'lı 10 yaşında BMW görmedim 🙂
Haklısınız, satış sonrası hizmetler de önemli, ama bunlar da tek başına yeterli olmuyor. Örneğin Dacia tutup bu tip hizmetler vermeye başlasa bunlar Dacia'yı premium üretici sınıfına sokar mı? Bence sokmaz. Genel olarak bir kalite artışı gerekiyor, hem de her alanda.
Sizin yazdıklarınıza bir ekleme de ben yapayım. Şu an böyle bir uygulama devam ediyor mu bilmiyorum, ama bir ara BMW arabalarıyla birlikte o araba için dikilmiş örtü de veriyordu. Arabaya özel hazırlandığı için örtü arabaya tam oturuyordu. Bir arkadaşım babasının eski BMW otomobiliyle gelen örtüyü teknesinde kullanıyordu. 🙂 Bence güzel düşünülmüş bir detay, üretici için maliyeti çok yüksek olmasa da arabasını örten kişi için paha biçilmez bir hediye. İşte bu tip şeyler de arabanın tüketiciye verdiği kalite algısını önemli şekilde arttırıyor.
Gökçe Kurt
Dacia bir deli cesaretiyle böyle bir işe girerse niçin olmasın 🙂
Malum Hyundai bile Genesis, Equus gibi araçlar üretiyorsa, Hyundai'nin yan kuruluşu Kia'nın ürettiği Cee'd gibi bir araç 67 bin TL'ye satılıyorsa ileride bu da mümkün olur. Ancak insanların kullanımda ve bakımda ekonomik araç ihtiyacını karşılamak amaçlı yapılandırılan Dacia'nın bu amaca hizmet etmeye başlaması birkaç yıl alır tabi 🙂
(Dacia'nın ekonomik ve bakımı kolay araç üretme dışındaki amaçlarından biri de aynı segmentlerdeki -haliyle çok satan- Renault modellerine katma değer koyabilmek. Bir Clio'yu daha pahalıya satabilmek. Bir taşla kuş katliamı. Taş taş değil salkım sakulta mübarek)
Gökçe Kurt
(Yanlışlıkla yapılan bir gönderim oldu kusura bakmayın. Satır açmak için Enter'a basınca bitmemiş yazıyı yolladı gitti - denetlerken düzeltmenizi rica ederim)
<>
Siz de söylemişsiniz, biraz zaman alır bu işler. 🙂 Olay hizmette bitmiyor, arabanın da kaliteli olması gerekiyor. Bunu komple bir paket olarak görmek lazım. Sadece arabanın kendisi değil, satış öncesi ve sonrası hizmetleri, hatta o arabanın üzerinde gelen marka imajı da çoğu şeyi etkiliyor. Markanın tanıtılması için sponsor olunan etkinlikler, girilen yarışlar filan, hepsi bu imajı etkiliyor. Örneğin Mercedes New York moda haftasına sponsor oluyor. Mercedes'in modayla ne alakası var? Müşterileri aynı olunca alakası oluyor işte. Mercedes'in arabalarını alabilen "kalbur üstü" kişiler aynı zamanda o defilelerde sergilenen pahalı kıyafetleri de alıyorlar. Hepsi değil tabi, ama insanlarda böyle bir etki bırakıyor bu "lüks" sponsorluklar. Kimisi yat yarışlarına sponsor oluyor, kimisi de golf karşılaşmalarında dev reklamlar veriyor. Çok az sayıda kişinin izlediği bu etkinliklerde markanın gözükmesi milyonlarca kişinin takip ettiği futbol karşılaşmalarında gözükmesinden çok daha etkili bu firmalar için.
Tabi bunlar hep dönüp dolaşıp ürüne bağlanıyor. Ürün iyi olmazsa kimse reklamları takmaz. En iyi reklam bile bir ürünü sadece bir kere aldırtabilir kişiye. Eğer ürün iyi değilse, müşteri memnun kalmazsa tekrar geri dönmez. Bu yüzden ürünün, yani arabanın iyi olması burada ilk şart.
Gökçe Kurt
E tabi kalite de önemli. Sonuçta bir aracı Avrupalı iş adamları, modacılar, tasarımcılar gibi kalburüstü bir kesim tercih ediyor ve sorunsuz kullanıyorlarsa onlara pek de kalitesiz diyemeyiz değil mi 🙂
Asıl demek isteyip diyemediğim nokta şu : Premium araç, öyle her parası olanın altına çekebildiği pahalı araç olmamalı. Premium bir aracı otoparkta gören bir kişi "burada farklı, önemli, kalburüstü birileri var" imajını vermeli. Ya da caddeye çıktığı vakit gören bir daha bakmalı arabaya. (Mesela Delta, bu algıyı çok iyi tutturdu. Ya da Voyager,İtalyan tasarımıyla buluşunca çook şık bir MPV haline geldi.) Madem konumuz "etiket" ise
Açıkçası bir Golf R, CC,Range Rover ya da X5 gördüğümde böyle bir his uyanmıyor. Çünkü aracı şirkete kaydettirip masrafını vergiden düşürtmek başta olmak üzere türlü hile hurdayla alınması bir yana, etiket uğruna olmadık tiplerin elinde bu araçlardan var. Kızılay dağıtmış gibi herkesin altında bunlardan...
(Sırf etiket olsun diye 60bin TL'ye klimasız,1.6FSI motorlu ve takır tukur bakalit konsollu Golf'ler kapış kapış satıldı 2 yıl önce. Tabi kapanın "elinde kaldı" (literally speaking :D) )
Tabi üst paragrafa özne olan bazı arkadaşların, millet 80'le giderken 140'la aralarından sıyrıla sıyrıla gidip trafiği tehlikeye sokmaları da cabası.
Açıkçası otoyolda Golf - Passat - Transporter gördüğüm zaman Modifiye Şahin görmüş gibi veriyorum yolunu gidiyor. Bunu 190bg'lik 2.4 Honda Accord'a rağmen yapıyorum. Çünkü hem benzin masrafını yazdıracak babamın şirketi yok, hem de yolda öyle seyreden kompleksli adamların ne yapacağı hiç belli olmaz. Arkadan kaptırmış gelirken sollayayım desem, gururuna yediremez önüme kırıverir, can tehlikesi bir yana sonra ben suçlu olurum bir de haşmetmeablarının masrafları da bana kalır.
Ez cümle, yolda görünce beğeni hissi oluşturmaktan ziyade o beğeniyi oluşturacak kalitenin önüne bazı kullanım alışkanlıkları girmemeli. Aracın kalitesi kadar, onlara sahip olan kitlenin de kalitesi önemli.
Yoksa yıl olmuş 2013. Artık Renault Kangoo bile ESP, Viraj stabilizatörü,Hill holder,ASR,bluetooth navigasyon,arkada çakmak çıkışı ve ona bağlı buzdolabı ile satın alınabiliyor ve bütün araçların sacları aküden beslemeli harici galvanik korumaya sahip. Yaklaşık 20 yıllık bir çinko elektrot ömrü var 🙂
Burak
Konuğun sözünü nerdeyse her cümlese kesmişsiniz. Sanki gendi bilgini göstermeye çalışıyor gibi olmuş . Bence bunlara dikkat ederseniz daha akıcı bir sohbet olur.
Ziyaretçi
fiat punto 0,9T hakkında ne düşünüyorsunuz
Ziyaretçi
punto değil Panda olacaktı
Selamlar,
Yakın zamanda ucuz araçları da inceleyin derim. Geely vs.
ercio
Teşekkürler, bu bilgileri her zaman her yerde bulamıyoruz,
dolu jetta mı yoksa bos passat tiquan filan mı ? a3 mu gibi aklımı meşgul eden sorulara baya bi cevap bulabildim, 50 yerine biraz daha çıkıp 70 ve biraz üzerine bir model almak daha mantıklı duruyor, uzun ömürlü olması seneler sonra yine kokan parfüm vs derinden etkileyen ince detay/ayrıntılar 🙂 mercedes kalitesi, top geardaydı sanırım çok eski bir merc arabanın kapısının kapanma sesi ve hala yağ gibi çalışan düğmeler filan gibi özellikleri (sanırım ilk e-serilerinden) acayip o zaman bile şimdikinden daha premium müthişti,bizim bu yollarda o arabaya kıyabilir miyiz o da başka mesele,
benim anladığım 70 ve üzeri fiyatları gerçekten hak ettikleri ama gelen acayip donanim paketlerine de aldanmadan iyice araştırıp almak ama cok zor fiyatlar benim için,
50-60 arası a3 passat tiguan ama nasıl bi donanimla, accord ve mazda 6 yeni çok beğeniyorum aslında ama fiyatları yuksek, aklımı celen işte bilmem ne donanimlı kia sportege var niye 4x4/jeep olmasın ama a3 de fiyatını hak ediyor muş
donanim mı premium mu bence premium ama orta karar donanımlısı
Biraz konu dışı olacak ama konu başlığında geçtiği için burada soruyorum;
"Full + Full" ne demektir?
"Full + Full" aslında bir modelin en aksesuarlı olan versiyonunun fazladan aksesuar eklenmiş haline verilen isimdir. En dolu versiyon anlamına gelir. Örneğin; VW Passat'ın en donanımlı versiyonu Highline versiyonudur. Bu pakette de olmayan bazı şeyler vardır (cam tavan gibi), onlar ekstra ücret ödeyerek pakete eklenebilir. Bu özellikler de alınırsa araba "Full + Full" olur. Tabi ilanlarda bu tanım çoğu zaman yanlış kullanılıyor, ortalama aksesuarlı arabalar için bile bu tanımı kullanıyor satıcılar. Neyse, sonuçta tanım biraz esnetilerek "bol aksesuarlı araba" anlamına getirildi artık, biz de herkesin anlaması için bu şekilde kullandık.
Driver
Manuel vitesli araçlarda sarsıntısız vites geçişi nasıl yapılır?
Vites büyütürken debriyajı yumuşak, vites kolunu seri kullanarak; vites düşürürken ise ara gazı ile.
Driver
Teşekkürler
Feridun
Can, bence Emre ile süper bir ikili oluyorsunuz, yani sohbetiniz bana göre süper keyifli oluyor. Benim tavsiyem otoseyirde sohbetlerin hep Emre Çelikkol ile olsun 🙂
Onurrr
Can sence Seat Leon nasıl araba? Bi küçük yorum yap be üstad 😀
Estağfirullah, "güzel" araba. Ben almam 😀
Nesi hakkında yorum yapayım? Hem hangi model yılı? 🙂
Onurrr
Niye almazsın 😀 Sen almıyorsan kesin bi problemi vardır onun 😀
Audi A3 ile kıyaslarsan sence nasıldır 🙂 biliyorum A3 daha iyi diyeceksin ama yine de bi yorum 🙂 2013 model sence nasıl? Bir de bi önceki modeline göre nasıl sence?
bu parça bilgiler bana yetmiyor kurs falan açın ders verin o şekilde takip edelim.
kirpi
bence bom boş premium almak sırf desinler için almaktır. hava civa yani. aklı başında olan başkasının ne dediğine bakmaz. diyenler benden büyük adam mı diye düşünür. ama bu mantık bizim memlekette sökmez. biz başkaları bizi övsün diye yaşarız. budur tek gayemiz.çünkü biz arabamız ve cep telefonumuz kadar adamız. çağrı atacak kadar kontörümüz olmasa da ayfonumuz olmalı, elde avuçta ne varsa sırf desinler için çapımızı aşan arabaya gömüp, biz aç araba tok olaraktan yaşamalıyız.
Sinan
Olmayacak birşey değil 80-90 KM' de 1.5 2 Litre yakması. Unutmayın bu günlerin şartları da geçmiş tarihte hayaldi 🙂
baran
can abi ama öyle bişey var bugatti çok uçuk araba yani türkiyede kulanan olmaz 16.4 motor var benzin dayanırmı 😀
Cüneyt
Birkaç videoda Can Bey'in "pahalı markaların ucuzlatılmış giriş sınıflarından uzak durun" dediğini hatırlıyorum. Benim bu tanımdan anladığım Mercedes A serisi idi. Bu videoda da "premium markanın baz versiyonu, daha ekonomik bir markanın full aksesuarlı modeline tercih edilmelidir" gibi bir mesaj var.
Karmakarışık bir vaziyetteyim.
Bu durum tamamen incelenen aracın kendi özellikleriyle ilişkili. Büyük markaların "premium" kisvesiyle sattığı araçlar, ücretinin önemli bölümünü marka logosuna ödediğiniz araçlardır. Mercedes A böyle. Ama Mercedes C180 Classic de satıyor. İşte bu iki araba farklı. Birçok marka için benzeri örnek verilebilir. Burada sınıf farkı etken.
Skoda Superb ile Audi A3 benzer fiyata alınıyorsa tercih Skoda'dan yana olmalı 🙂 Ama Golf ile A3 arasında kalınca ibre Audi'den yana döner. İkinci elde iş daha karışıyor; ona şimdilik hiç girmeyeyim 😀
Cüneyt
Çok teşekkürler Can Bey.
Konu benim için netlik kazanmayıp daha da karmaşıklaşsa da, en azından anladım ki ancak nokta atışı iki adet belirli aracı karşılaştırmakla yol alınabilir.
Cüneyt
Merhaba,
2013 Toyota Auris 1.6 benzinli multidrive S hakkındaki görüşleriniz nelerdir? Parasını hak eden bir otomobil midir? Alternatifleri nelerdir, özellikle sorunsuzluk konusunda?
Şanzımanı sanırım tork konvertörlü CVT.
Teşekkürler.
Beyhan
Aynı platformu kullandıkları halde Volvo V40 nasil “premium” sayılıyor da Ford focus sayılamıyor? Aradaki 30 binlik fark mı belirliyor bunu?
Mehmet
Cevap verirseniz sonsuz mutlu olacagim yorumlariniza hayran kaldim.
Ogrenciyim 20 yasindayim devlet universitesinde okuyorum. Universiteyi bitirene dek binecegim konforlu guzel azicik da yani bir kafenin onune cektigimde siradan durmayacak bir arac istiyorum. Ama derdim hiz yapmak degil hiz tutkum yok. Gonlumde bir mercedes bmw yatiyor ama vw golfu de seviyorum ki golf7nin sert durusu tam istedigim oranda.
95bin liraya kadar cikabilirim ama butceden ayirdigim benim cebime kalacak.(kardesime de bu butce sunuldu cunku)
3-4 yil binecegim aldigim araca. Oyle her firsatta sat yenisini ara yapmak da istemiyorum.
3-4 yil sonra elimden cikardigimda beni en az zararla terkedecek olan araca daha meyilliyim.
2010-2011 bmw 320d
2010-2011-2012 mercedes c180
Golf 7 highline + cam tavan...
Golf7 full+full olacak. Suspansiyon olayinin satarken karsima olumsuz olarak cikabilecegini dusundugumden 1.4 olsun diye dusunuyorum 75bini bulacak tabi.
Bmwde ise temizleri 85-95 arasi sanirim. Mercedes c180 fascinationlar 85-95 istedigim temizlikte yine.
Ornegin 2011 model mercedes ya da bmw yi 3-4 yil sonra kac binlik zararlarla satabilirim tahmini?
Golf7 hakkinda yorumlariniz neler? Bu fiyat bu siniftaki araca verilir mi? 3-4 yil sonra satarken zararim ne olur?