Assassin's Creed Odyssey için Animus Projesi Türkçe yaması elinde olan var mı? Yada temin edebileceğim en güvenilir kaynak hangisidir?

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Yorum olarak atacaktım ama uzun olduğu için durum atmak istedim. İngilizce öğrenimiyle ilgili ufak bir iki öneri verdim.

Dil öğreniminde önce kendinize inanmanız lazım. "Ben bu işi yapacağım, ne olursa olsun." diyerek başlamanız lazım. İnanın, böyle başlanan işlerde hem motivasyon hem de başarı olasılığı daha yüksek oluyor.

Daha sonra da her yerde bahsedildiği gibi dile maruz kalmak lazım. Bunun için dilin konuşulduğu ülkeye gitmeye gerek yok. Elimizde internet gibi muhteşem bir araç var. Tonla kaynağa saniyeler içinde erişebiliyoruz. Bu yüzden bilgiye kendimiz ulaşmalıyız. Peki dile maruz kalmak nasıl oluyor? Çoğunlukla dört ana beceriden (dinleme, konuşma, yazma ve okuma) biri olan "dinleme" odaklı çalışmalar yaparak.

Bu dinleme çalışmalarını yapmak için herhangi bir hocaya, hatta dinleme odaklı üretilmiş materyale bile gerek yok. Günlük hayattan alınmış, dil kurallarının dışına çıkmayan materyaller olması yeterli. Mesela en çok verilen örneklerden birisi dizi izlemek. Dizi izlemek, hem motivasyonu yükselten, hem de günlük hayatın içinden konuşmalar içerdiği için direkt olarak günlük dile odaklanan bir çalışma olarak karşımıza çıkıyor. Yaptığımız işe "çalışma" olarak bakmadığımız için de beyin bilgileri çok daha kolay alıp işliyor, ön yargı oluşturmuyor. Çünkü Türkiye'deki GTM odaklı (Grammar Translation Method) eğitim sisteminden dolayı bizde "Ben İngilizce öğrenemem, zaten bende yetenek yok." algısı var. Yapılan çalışmanın "çalışma" olarak düşünülmemesi de bu algıyı yıkıyor ve hiçbir şey bilmeyen kişi bile dizilerden bir şeyler elde edebiliyor.

Bir diğer yöntemse araştırmacı bir bakış açısıyla olaya yaklaşmak. Öğrenmeye açık olmalı, gördüğünüz bir kelimeyi Google'da İngilizce bir şekilde araştırmalısınız. Peki nasıl göreceğiz bu "gördüğümüz" şeyleri, bu içerik nerden gelecek? Aslında bu çok göreceli bir soru çünkü eğer sistemli bir öğrenme ortamı yoksa, ortada belli bir materyal de yoktur. Bu bir gazete makalesi de olabilir, bir şarkı sözü de. Size kalmış. Araştırmacı olun, Google arama dilini (sadece arayüz değil) İngilizce yapın. Sonuçlar sizi şaşırtabilir.

Tabi bu demek değildir ki ben materyal önerisi vermeyeceğim 😀 Öncelikle burda ele almamız gereken konu materyalden çok materyalin türü. İki tür materyal var, biri "Authentic Material" diğeri ise "Artificial Material". Artificial Material'lar adından da anlaşılabileceği gibi, İngilizce sınıflarında kullanılması için "yapay" bir şekilde oluşturulmuş materyallerdir. "Oh, Mr Smith!" deyince ne olduğu anlaşılıyor zaten. Authentic materyal ise yapay olmayan, sınıfta dil öğrenimi için hazırlanmamış materyaller. Yani günlük hayattan tüketebileceğiniz her şey.

Günlük hayatta her şeyi tüketebiliriz ama tükettiğimiz materyal kaliteli olmalı. Yani gramerinde bir sıkıntı olmamalı veya argo (slang) terim çok fazla içermemeli. Dizilerde argo terim mevcuttur ancak günlük hayatta kullanılan terimler oldukları için onları öğrenmekte fayda var.

Somut materyal olarak ,

https://aeon.co/
https://www.mentalfloss.com/
https://www.discovery.com/

sitelerinden okuma çalışması yapabilirsiniz. Burdan direkt translate yapmak yerine bilemediğiniz kelimeyi Google görsellerde aramaya çalışın. Zaten somut bir nesneyse direkt olarak karşınıza çıkacak ve Türkçesini zaten bildiğiniz için kelimeyi özümseme yoluyla almış olacaksınız. Bu yöntem İngilizce öğretiminde en çok kullanılan ve en işe yarayan yöntemlerden biridir. (Yapı iskelesi- Scaffolding) Materyal size bir şeyin Türkçesini vermeden anlamını öğretebiliyorsa dediğim olay gerçekleşmiş oluyor ve öğrenme çok daha kalıcı oluyor.

Bunların dışında https://learnenglish.britishcouncil.org/ sitesinden hem kendi seviyenizi öğrenebilir hem de 4 beceriye odaklı çalışmalar yapabilirsiniz. Sitede bol bol materyal mevcut.

Bahsetmek istediğim bir diğer site ise https://learningenglish.voanews.com/ bu sitede hem dinleme çalışması yapabilir hem de basitleştirilmiş haberleri okuyarak kendinizi geliştirebilirsiniz.

Ek olarak sık müzik dinleyen biriyseniz ve halihazırda İngilizce dinliyorsanız müzikleri sözlerini okuyarak dinlemeye çalışın. Bu çalışma hem telaffuzunuza olumlu etkide bulunuyor hem de dinleme becerinizi iyileştiriyor. Duyduğunuz daha kolay anlayabiliyor hale geliyorsunuz.

Zaten bu sebeple İngilizce alt yazılı dizi izlemek işe yarayan bir yöntem. Bu arada hiç İngilizce bilmeyen birisi direkt olarak İngilizce alt yazıya geçerse olaydan hiç keyif almaz ve anında bırakır. Yavaş yavaş olmalı. Önce Türkçe alt yazı, bir süre sonra İngilizce alt yazı, sonra da hiç alt yazı olmadan izlemek lazım.

Tabi işin bu kısmı sadece comprehension, yani anlama odaklıydı. Bir de bu olayın production, yani üretim kısmı var ki bu tamamen ayrı bir konu. Ama merak etmeyin, burda da çok basit yöntemlerle üretkenliğinizi artırabilir, dil becerilerinizi dört koldan geliştirebilirsiniz.

Üretim kısmında konuşma ve yazma becerileri var. Konuşma için illaki biriyle konuşmanıza gerek yok. İç sesinizi İngilizce yapmaya, yani İngilizce düşünmeye çalışın. Bir sonraki gün ne yapacağınızı İngilizce planlayın mesela. Bu sizin farkında olmadan üretim yapmanızı sağlayacaktır. Çünkü zaten edinmiş olmanız gereken "araştırmacı kimlik" sayesinde düşünürken bile "Şu kelimenin İngilizcesi neydi?" deyip gidip bakacaksınız.

Ek olarak konuşma için global Discord sunucularını kullanabilirsiniz. Sadece İngilizce için açılmış Discord sunucusu: https://discord.gg/zxkTZsffRR

Yazma içinse hoşunuza gidebilecek bir çok konuda konuşulan site olan Reddit'i önerebilirim. Reddit'te de birçok dil öğrenme subreddit'i mevcut, bu tür yerlerde yazma çalışması yapabilirsiniz. Çeşitli sitelerden penpal (mektup arkadaşı) edinebilirsiniz. Tabi artık olay elektronikleştiği için e-penpal oluyor 😀 Eskisi gibi mektup yok.

Özetle yapacağınız işe inanmalı ve araştırmacı olmalısınız. Her şey sizde bitiyor. Her duyduğunuzdan, her okuduğunuzdan bir şeyler öğrenmeye çalışırsanız kısa sürede ne kadar çok şey öğrendiğinize kendiniz de şaşıracaksınız. İç sesinizi İngilizce yapın. İngilizce düşünmeye çalışın. Bu da üretkenliği arttıran bir durumdur.

İleride ekleme yapabilirim. Sorular varsa yorumlardan alabilirim.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 10 / 20
  • Agab @agab

    Haydi ahali, avrupa pasaportu için önümüzdeki yaza kadar yüklenin dile!

  • Burak Yirmibeşoğlu @burak25

    Anadile yakin Ingilizce bilen biri olarak (ve gunluk hayatimin %75'i Ingilizce olarak gecen biri olarak) soyluyorum gramer hatalarina takilmayin. Ciddi yazismalar icin yazdiktan sonra tekrar okur duzeltirsiniz ama konusmada herkes hata yapiyor, kimse sallamiyor. Anlasilir oldugunuz surece cekim hatalari vs onemli degil rahat olun. Ben devamli dalginlikla hata yapiyorum sonra farkediyorum elbette ama kimse takmiyor.

  • ammavelakin @ammavelakin

    hocam peki bir içeriği -örneğin bir filmi ya da bir dizinin ilk bölümünü- ilk türkçe tüketip sonrasında ingilizce tüketmek ne kadar etkili olur sizce? Hazırlıktayken sınıftan birisi böyle yapıyordu ve pek de kötü değildi diye hatırlıyorum ingilizcesini, tabii son durumu nedir bilmiyorum.

    • Emre @emre64

      Türkçe tüketmekten kastınız Türkçe dublaj ise boşuna izlemiş olursunuz. Amaç İngilizce dinlerken Türkçe alt yazı ile izlemek, belli bir seviyeye geldikten sonra İngilizce alt yazıya geçmek, sonra da komple alt yazıyı kapatmak. Tabi o seviyeye gelmek için Türkçe alt yazı ile izlerken de duyduğunuz İngilizce kelimeleri ayırt edip anlamlarını öğrenmeniz gerekiyor. Sadece izlerseniz etkisi çok daha az olur ve öğrenme çok uzun sürer. İngilizcede dört beceri olduğu için sadece dizi izleyerek istediğiniz yere ulaşmanız zor, diğer becerileri de dahil edip ortak bir ürün koymanız lazım.

    • ammavelakin @ammavelakin

      @emre64 yok alt yazılı tüketmekten bahsediyordum. Ek olarak şunu sormak istiyorum -biraz spesifik bir soru gibi gelebilir ama fikrinizi merak ettim açıkçası-, ben zaten uzun zamandır yabancı dizi izliyorum ve bunları da ingilizce alt yazılı izliyorum ama herhengi bir öğrenme kaygısı güdümeden yapıyordum. Şimdi öğrenme kaygısı güderek dizileri izlerken yine türkçe alt yazı olarak mı başlayıp yorumunuzda yazdığınız gibi aşama aşama mı gitmek mantıklı olur yoksa bu adımı atlayıp direkt ingilizce alt yazılı olarak mı başlamak mantıklı olur sizce?

    • ammavelakin @ammavelakin

      @emre64 mesela şöyle düşündüm hocam: ben attack on titan animesini japonca dublaj ve türkçe alt yazılı bir şekilde 2-3 kez izledim. Geçen gördüm mesela animenin ingilizce dublajlısı ve alt yazılısı da var. Dizi izlemeye başlarken bu animeyi tekrardan izlemek -ama ingilizce dublaj ve alt yazı ile- daha hızlı ilerlememe yardımcı olur mu acaba diye düşündüm?

    • Emre @emre64

      @ammavelakin Hocam zaten İngilizce alt yazı ile rahat takip edebiliyorsanız istenen noktaya gelmişsinizdir. Bu saatten sonra Türkçe alt yazı ile izlemenize gerek yok. Animenin İngilizce dublajı ne kalitededir bilmiyorum ama aşina olduğunuz bir şeyi tekrar İngilizce izlemek faydalı olur.

    • ammavelakin @ammavelakin

      @emre64 teşekkürler hocam cevaplar için. Kusura bakmayın konuyu da hortlatmış gibi oldum 🙂 aklıma takınlınca bir sorayım dedim.

Bilgisayarları Keşfet: Tam 788 sayfa Türkçe Slayt, 325 sayfa Türkçe PDF doküman ve 1365 sayfa "Discovering Computers" PDF doküman.

Çizgi Elektronik-Çizgi Tagem eğitim içeriklerini paylaşıyor!

1999 yılından beri biriktirdiğimiz toplam 2,100 saat bilişim eğitim videolarını, görsel eğitimleri, ders sunumlarını, teknik/teknolojik dokümanları ve 25.000 sınav sorusunu Çizgi Tagem CloudCopy ismi ile bilişim isteyen herkese ücretsiz açıyoruz.
Lütfen aşağıdaki linkten Google Gurubumuza katılın:

( Dikkat! Sadece grup üzerinden erişim sağlanabilmektedir.
Teknik olarak dizinlere doğrudan erişim hakkı veremiyoruz. )

https://groups.google.com/forum/#!forum/cloudcopy_istek

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Seçtiğim metni, youtube üzerinden arayacak bir chrome eklentisi var mı arkadaşlar?

BeğenFavori PaylaşYorum yap

https://www.youtube.com/watch?v=9JqzdnWgpWc
Sanırım Murat Abi'nin mezuniyetini buldum. 😀
2:30
@gamsizm

Marmara Üniversitesi Mezuniyet Töreni 2007

Sadece Almanca öğretmenliğinde olanlar baksın :)
BeğenFavori PaylaşYorum yap

#FLAC #BirazMüzik
Size bulduğum bir siteyi paylaşmak istiyorum. Spotify'da dinlediğimle buradaki dinlediğim arasında fark var. Kalite gerçekten fark ediliyor. Daha fazla uzatmadan, iyi dinlemeler 🙂
https://highresolutionmusic.com/song/dirty-deeds-done-dirt-cheap-3500289

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Klasik Kek ve Trileçe tarifi

Son 5 günde 3 trileçe 3 kek yaptım. Öğrendiklerimi, püf noktalarını aktarayım hemen 🙂

*Yumurtanın beyazıyla sarı ayrı çırpılmalı, ikisini ayrı ayrı çırpmaya üşenirseniz en azından beyazı ayrı bir şekilde çırpıldıktan sonra sarısını ona ekleyebilirsiniz. Beyaz kısmı çırpılarak kar kıvamına getirilmeli.

*Tüm malzemeler oda sıcaklığında olmalı, özellikle yumurta ve süt.

*Unu direkt dökmek yerine süzgeç yardımıyla süzerek dökerseniz daha iyi kabarır.

*İlk 20 dakika boyunca fırın kesinlikle açılmamalı. İlk 10dk 180 derecede, son 10-15 dakikada ise ısı 160 dereceye düşürülünce daha iyi sonuç elde ediliyor.

Trileçe'yi ilk başlarda Dr Oetker'in setiyle yapıyorduk, sonra seti bırakıp tamamen kendimiz yapmaya başladık ama set de fena değil onu da önerebilirim.

Normal kek'i pişirdikten sonra süt ve kremayı karıştırıp keke döküp, dolapta 2-3 saat bekledikten sonra üzerine karamel koyunca da trileçe oluyor, gayet kolay.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

#ResidentEvil2
#TozluRaflar
#oyun

Yaklaşık 1 aydır, sürekli ve kararlı bir şekilde
"abi Resident Evil 2'yi oynuyorlar bi bak."
"bak bi arkadaş speedrun yapıyor canlı yayında"
"eski vs yeni grafikler nasılmış bi bak ya".. şeklinde vuku bulan, youtube'un görsel tacizlerine daha fazla kayıtsız kalamadım.
"Oynat bakalım Uğur'cum" dedim ve oyunla ilgili neredeyse hiçbir şey hatırlamadığımı, ben oyunu oynayalı yaklaşık 19 sene geçtiğini ve grafiklerin hatırladığımdan daha iyi gözüktüğünü fark ettim.
Bir de yayıncıların çoğunun oyunun Gamecube versiyonunu oynadığını fark edince bir araştırayım dedim.
Daha oyunun çıkmasına 4 aydan fazla süre olmasına rağmen millet niye bu kadar gaza geldi diye...
Dolphin Emu forumundan "Kayael" nickli bir akıl hastası, manyak, ağır işsiz (artık hangi sıfatı tercih ederseniz) fransız arkadaş tarafından, oyuna 900 küsür mb'lik HD Texture Pack çıkartıldığını öğrenmeme kadar gitti iş.
İnsanların neden bu kadar hype yaptıkları da belli oldu.
Yani ben sana ne diyeyim ki be arkadaşım.
BTC cüzdan kodu ver 3 - 5 bi şeyler atalım. Bu nasıl bir emektir... 🙂
900 mb ne ki diyenlere, oyunun toplam boyutunun 1.35 gb olduğunu belirteyim.

E peki ben şimdi neden bunları anlattım ?
Şöyle ki, oyun çıkalı 20 sene geçmesine rağmen hâlâ harika bir mekaniğe sahip.
Sizi sürekli diken üzerinde tutan atmosferi ve müthiş müzikleriyle bir başyapıt, günümüz yapımları için bir deniz feneri bu oyun.
Aradan geçen 20 sene sonunda bunu rahatlıkla söyleyebilirim...
Detroit : Become Human'ın mini bir sürümü gibi, verdiğiniz farklı kararlar bir sonraki hamlenizi değiştiriyor hikayede. Claire A / B ve Leon A / B olmak üzere dört farklı yol var oyunda. Ben sadece iki yoldan gitmişim. İki farklı yol daha varmış benim bilmediğim...

Yeni oyun çıkmadan hafızasını tazelemek isteyen ya da daha önce hiç RE2 oynamamış bünyeler !!!
Yaklaşın yamacıma ne yapmanız gerektiğini tarif ediyorum.
Yasal sebeplerden dolayı oyunun linkini veremem, siz bulmak zorundasınız. Haberiniz olsun...

1 - Bu oyun Dolphin Emu'nun 5.0-550 sürümünden sonra çıkan derlemelerle doğru çalışmıyor. O sebeple indirmeniz gereken azami sürüm budur :
https://dl.dolphin-emu.org/builds/dolphin-master-5.0-550-x64.7z

2 - Dolphin Emu'nun forumuna uğramak istemeyenler için Kayael'in çıkardığı HD Texture Pack linki : https://drive.google.com/drive/folders/1oFgej3WApXoa8nl0kJm1tFa9RpubYArm

3 - Bulmanız gereken oyunun sürümü ve kodu USA GHAE08. HD Texture Pack diğer sürümlerle (EU / JPN) çalışmıyor. Haberiniz olsun...

4 - Her şeyi ayarladıktan sonra programı bir kez çalıştırıp kapatın.
Belgelerim klasöründe programın klasörü oluşmuş olmalı.
"C:\Users\kullanıcı_adınız\Documents\Dolphin Emulator"
Bu klasörün altındaki Load\Textures klasörüne, indirdiğiniz GHAE08 klasörü içinde bulunan HD Texture Pack'i atın.
Klasörün son hali şöyle olmalı :
C:\Users\kullanıcı_adınız\Documents\Dolphin Emulator\Load\Textures\GHAE08

5 - İndirdiğiniz ISO'yu programa gösterin ve hazırsınız. Grafik ve kontrol ayarlarını yaptıktan sonra ışıkları kapatın ve mumları yakın... 🙂 (mum opsiyonel tabi. şimdi durduk yere evi yakmayın..)

Lazım olursa daha fazla bilgi için :
https://forums.dolphin-emu.org/Thread-resident-evil-2-high-res-ui-textures-v2-2-ntsc-ghae08?page=12

https://wiki.dolphin-emu.org/index.php?title=Resident_Evil_2

https://dolphin-emu.org/

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 5
  • SonkaBonka @sonkabonka

    @ahmetbilgekaanakin Sabit kamera açısı, bulmacaları ve gerilimiyle ilk üç oyun ve zero'nun bende yeri ayrıdır. 4. oyunda ben bu havayı alamadım. Zaten 4. oyun ve sonrasında çıkan yapımlara resident evil demek yanlış olur bence. İlk 3 oyunla 4'ün hiçbir benzer yanı yok çünkü...
    İyi mi oldu kötü mü ? Bilemem artık. Dediğim gibi zevk meselesi...

  • Uğur Yurtsever @ugury

    @sonkabonka 4. oyunla sonrası arasında da bir benzerlik yok aslında. 4'ün serideki yeri tamamen farklı. Kişisel tercihlerimi bir yana bırakırsam, hem mizahı hem de işlediği temalar yönünden serinin en iyi oyunu da 4 bence. Serinin gideceği yön, 4 ve 7 arasında bir yerlerde olsa çok iyi olabilir.

  • SonkaBonka @sonkabonka

    @nuguryurtsever
    Açıkçası serinin 5. ve 6. oyunlarını kaldıracak midem olmadığı için ikisini de oynayamadım. İsimlerinin RE olması bile seriye başlı başına bir hakaret...
    Bir benzerlik var mı yok mu bilemiyorum. 🙂

  • Uğur Yurtsever @ugury

    @sonkabonka 5. oyun, tam co-op çılgınlığının başladığı dönemlere denk geliyor. İsmi RE olmasa fena oyun değildi aslında, ama serinin tonuyla falan süper alakasız bir şeydi. Devasa cutscene'ler falan. Çok tipik 7. nesil aksiyon oyunu. 6. oyun sanırım aralarında en kötüsü.

Bu yıl en çok kazanan ve kaybeden emtialar

Çinko

Fiyatların hızlı yükselmesinde arz görüntüsünde yaşanan daralma dikkat çekti. Arzın azalması sonrası yükselişler artarken talep karşılanamadı. Bu durumda çinkonun getirisi yüzde 61,83 arttı.

 

Doğal gaz

Getirisi yüzde 57,98 olan doğalgaz, ABD doğalgaz fiyatlarının son üç yılda hızlı değer kaybetmesinde ABD'nin geliştirdiği kaya gazı teknolojisi ve etkin kazı yöntemleri sayesinde artan arz etkili olmuştu. Tıpkı petrol stokları gibi doğalgaz stokları da gerek stratejik gerekse yüksek arz nedeniyle rekor seviyelere çıkmıştı. Ancak yıl başından bu yana doğalgaz stoklarında ciddi azalış dikkat çekti.Stokların azalması sonrası doğalgaz fiyatlarında yükseliş hız kazandı.

 

Petrol

 

Petrol fiyatlarında da benzer görüntü yaşandı. OPEC ülkelerinin yanı sıra OPEC dışı ülkelerin de üretim kesintisine katılması fiyatları destekledi. ABD doğalgaz kule sayıları geçtiğimiz yıl 213'ten 81'e kadar gerilemesi üretimin azaldığını gösteren gelişmelerden biri. ABD'nin doğalgaz ihracatı ise yıl içinde rekor seviyeye yükselmesi fiyatları destekledi.

 

Kakao

Dünyadaki kakao üretiminde ve ihracatında ilk sırada yer alan Fildişi Sahilleri ile Gana'da mevsimlerin kakao hasatını olumlu yönde etkileyecek nitelikte olması sonrası kakao fiyatlarında düşüş hız kazandı. 3095 dolar seviyelerinden yıla başlayan kakao fiyatları, yüzde 30,0'a yakın düşüş yaşadı. Hükümet tarafından verilen teşviklerinde üretimi desteklediğini gördük. 2017 yılı içerisinde de arz ve talep dengeleri fiyatlar üzerinde etkili olmayı sürdürebilir.

Güncel Emtia Fiyatları:
https://piyasa.paratic.com/forex/emtia/

BeğenFavori PaylaşYorum yap