Windows 11 Önizleme Sürümü

Yine sabırsız davrandım, risk aldım ve her gün iş için kullandığım cihaz olmasına rağmen Windows 11 Insider Preview yükledim. İşi görsellik olan, arayüz tasarımlarına önem veren, bu konularda konuşmayı seven biri olarak ilk bakışta gördüklerimi, hissettiklerimi aktarmaya çalışacağım. İyi okumalar.

 

Windows 8 sonrası ilk kez bir Windows'un komple bir işletim sistemi olmaya yaklaştığını söyleyebilirim. Neyse ki bu 8 gibi kötü değil, iyi yönde atılmış bir adım. Yuvarlatılmış köşeler, pencerelere eklenen gölgeler, duvar kağıtları, saydamlık efektlerinde gelişme, bildirim ve hızlı araç panelleri, dosya yöneticisindeki küçük dokunuşlar ciddi anlamda ferah ve komple bir sistem izlenimi yaratıyor. Apple ve Google'a öykünmeyi teknolojiye ilgisiz kişiler bile farkedebilir ama bunlar doğru yönde hamleler.

Arkada yine klasik Windows ekranları, 90'lı yılları içimize işleten arayüzler var, ama daha az karşılaşılıyor. Son sürümde bunlardan tamamen kurtulmalarını umuyorum. En azından artık ayarlar penceresinden o eski arayüzlere geçmek zorunda kalmıyoruz pek çok ekranda.

Yeni hızlı araç panelini çok başarılı buldum. Mobil sistemlerdeki iyi özellikler bu alana adapte edilmiş, medya oynatıcı widgetı vs eklenmiş ve görsel olarak çok hoş. Ayrıca buradan bağlı cihazları yönetmek gibi işlemler de kolaylaşmış. Ama klavye ya da fare kısayoluyla ses açıp kısarken sol üstte yine o ucube gösterge beliriyor, umarım ona da güzel bir yenilik yapılır.

Bir önizleme sürümü olduğu için performans sorunları var. Ama enteresan şekilde uygulamalarda değil, Windows arayüzlerinde. Yeni ayarlar uygulaması ve hızlı araç paneli pek güvenilir çalışmıyor şu an. Görev çubuğunda uygulama ikonları kaybolabiliyor bazen. Arama inanılmaz kötü çalışıyor. Windows 10'da tam istediğim kıvama gelmişti ama burada eziyete döndü. 3. parti uygulamalarda sorun yaşamadım. İş için kullandığım Adobe yazılımları, yoğun sekmeli Chrome daha performanslı hissettirdi bile diyebilirim.

Yeni görev çubuğu en kararsız kaldığım nokta. Bir sanatçı olarak, görsele önem veren biri olarak beni rahatsız ediyor. Sağda tarih vs. göstergeleri varken, sağ taraf işlevselken solu tamamen yok etmek saçma, ama tüm işlevselliğin ortada toplanması arayüz kullanımı açısından pratik. Belki sağa toplanan ikonlardan bazıları artık solda yer bulmalı kendine, emin değilim. Esas problem hala opaklığı yüksek şekilde altta durması. Görev çubuğunu gizleyerek kullanmayı sevmeyen biri olarak bu opaklık seviyesinden de şikayetçiyim. Hep orada duracaksa, solda dengesiz bir boşluk olacaksa arkasındaki pan ikonların kapladığı alan küçülmeli ya da opaklık düşürülmeli diye düşünüyorum. TaskbarX yazılımıyla uzun süredir bahsettiğim şekilde kullanıyordum zaten. Görev çubuğundaki uygulamalara sürükle bırakla dosya taşınamaması gibi bir problem var şu an. Umarım bir tercih değildir ve düzelir.

Yeni başlat menüsü güzel, ama kabiliyetlerini yitirmiş. Bir şeyleri pinleme seçeneği var ama ya düzgün çalışmıyor ya da o seçenek komple gidecek. Ben oraya bol bol klasör pinlerdim, yeni görünümde daha da iyi olacağını ummuştum ama klasör pinlenemiyor. Uygulama başlatıcı da bu haliyle kullanışsız gibi, ayıklama yapmama izin vermedi.

Dosya yöneticisi için söylemek istediğim tek şey var; sonunda. Gerçekten sonunda görünümü düzeltip, alanların arasına tam dozunda bir boşluk vererek sezgisel bir arayüz oluşturabilmişler. Üstteki külüstür ve kullanışsız panel gitmiş, tüm görsel elden geçmiş ve küçük dokunuşlarla olması gereken haline ulaşmış. Aynı şekilde sağ tık menülerinde de güzel geliştirmeler var, her alan daha sezgisel, kullanımı daha kolay hissettiriyor.

 

Genel görüşüm bu sürümden umutlu olabileceğimiz yönünde. Microsoft görsel tarafta ilk kez toplayıcı, daha incelikle çalışılmış ve görsel bütünlük yakalayan bir tavır içine girmiş. Yıllardır bu konuda rezil işlere imza atan bir firmadan beklemeyeceğimiz, yapabileceğine inancımızı yitirdiğimiz bir hamle sonunda geliyor gibi.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Doğa paylaştı.

20 Yıllık Windows Kullanıcısının 6 Aylık MacBook ve MacOs Deneyimi

8 yaşımda ilk Windows PC’min geldiği günü hala hatırlıyorum, okuldan heyecanla eve girip ‘geldi bebeğim’ demiştim. MS-DOS ekranında Carmegeddon’u açmak için çektiğim çileleri asla unutmam.

Acı-tatlı tecrübelerle dolu geçen 20 yıl sonunda, hiç ihtiyacım olmamasına rağmen, deneme amaçlı Apple ekosistemine geçtim. Bir iPhone ve bir MacBook Pro ile hayatıma ne kattım onları anlatacağım. (Windows PC’leri atmadım tabi ki, o yüzden hayatımdan bir şey eksilmedi)


Başlamadan model ve teknik özellikleri belirtmem gerek.

Macbook Pro 13

2.3 GHz i5

8 GB RAM

Touch Bar gibi bir saçmalığa para vermedim tabi ki.


Fiziksel özellikleri için yorumlarım;

  • Kasa kalitesi muazzam. Ağır ve şık duruyor.
  • Ekran çerçeve oranı güzel. Dell XPS 13kadar yüksek bir oran olmasa da, XPS 13'de kullanmış biri olarak söyleyebilirim ki MacBook’un oranı ideal.
  • Ses çıkış gücü inanılmaz. İlk açtığımda korktum öyle söyleyebilirim, ufacık yere sığdırılmış hoparlörlerden beklediğinizden daha fazla ses duyacaksınız emin olabilirsiniz. Ses kalitesi de yeterli.
  • Genel olarak çok sessiz bir cihaz. Bir kaç kere update sırasında fanları duydum o kadar. Ben de günlük işlerimi yapıyorum zaten genelde, zorlamadım hiç.
  • Trackpad.. Söze lüzum yok, ilk bir kaç alışma dönemini saymazsak aşık oldum diyebilirim.
  • Klavye çok eleştirilen bir bileşeni olmuş. Hak verilebilir, klavye sesi çok diyorlar. Evet bir şeyler yazarken tuşlar ses çıkartıyor ama okumasam aklıma gelmezdi. Önceki modellerde çok daha sessiz olduğunu söylüyorlar, kütüphane ya da sınıf gibi yerlerde yazarken rahatsız edebilir. Bu sesin sebebi de yani ‘switch’ tasarımları. Onun dışında benim de sevdiğim gibi ‘travel’ mesafesi az bu yüzden yazmayı kolaylaştırıyor. Aydınlatması da güzel.
  • Ağır ama bunu alüminyum bileşenlere bağlayabiliriz. Tek elle açılabilmesini sağlaması da cabası.

Şimdi bu yukarıda yazdıklarımın hepsini aynı fiyat aralığındaki Windows dizüstü bilgisayarlarında da bulabilmemiz mümkün. Bundan başka bir yerde bulunması mümkün olmayan tek şey ise yazılım, iş burada kopuyor zaten. Yazılıma geçelim o zaman.


Genel olarak MacOS düşüncelerim;

  • Arayüz şık ve kullanışlı.
  • Siri’yi bir kere bile kullanmadım. Telefonda da pek kullanmıyorum zaten o yüzden yorum yapamayacağım. (Alarm kuramıyor onu biliyorum)
  • Windows’a göre daha az ayar var, klasik olarak Apple çok kurcalamanızı istemiyor.
  • Bir uygulamanın üzerine tıkladığında o uygulamayı büyütüyor ama tekrar bastığınızda küçültmüyor?? Bu neyin kafası Apple?? Option tuşuyla beraber basarsanız küçültüyor, Option’a basmazsanız ne yapıyor? Hiçbir şey!
  • Dashboard saçma, güncellenmesi gerek.
  • Görev Yöneticisi tarzı bir şey var mı bilmiyorum bile. Açık olan her şey ya aşşağıda ya da yukarıda simgeyle temsil ediliyor.
  • Uygulamayı silmek için Çöp Kutusuna taşımak yeterli. App Store ya da internetten uygulama yüklemek kolay.
  • Bildirim merkezi kullanışlı olma potansiyeli var ama kullanışlı diyemem.
  • iCloud güzel entegre edilmiş. Telefondan çektiğim fotoğraflar, MacBook’tan hazırladığım belgeler hemen senkronize ediliyor.
  • Mesajlar uygulaması ve telefon aramaları (FaceTime dahil) bilgisayardan kullanılabiliyor. iPhone kapalıyken sadece iMessage ve Facetime kullanılabiliyor. Windows’ta neden yok dedirten bir özellik.
  • En önemlisi ve beni etkileyen şey ise, eğer format atmaya karar verirseniz ve diski benim yaptığım gibi tamamen silerseniz, tek tuşla işletim sistemini internetten çekiyor ve yüklüyor. Yaklaşık 1.5 saat sürüyor ve iCloud sayesinde nereden kaldıysanız devam ediyorsunız.

Apple’ın kendi uygulamarına gelelim;

  • Numbers: Bir Excel olmasına daha çok var. Denedim ama Excel’i indirmek zorunda kaldım. Ama şunu ekleyeyim, bir .csv dosyasıyla işim vardı ve MS Access’ten daha sorunsuz ve kolay bir şekilde açtı.
  • Pages: Çok işim olmadı ama Word’den daha çok beğendim.
  • KeyNote: Bunu kim kullanıyor ki?
  • Mail: Ana mail istemcim oldu fakat öyle saçma sapan bir şey yapıyor ki anlam verebilmek mümkün değil. Bazı maillerimi arşive, bazılarını istenmeyene, bazılarını çöp kutusuna atıyor?? Ve bunu her zaman yapmıyor, kafasına göre. İlginç..
  • App Store: Pahalı.
  • Safari: Eh..
  • Finder: Eh..

Şimdilik aklıma gelenler bu kadardı arkadaşlar. Sevgiyle kalın.

 

#akış #inceleme @macbookpro @macos

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 33
  • Levent Güngör @leventgungor

    Klavyesinden memnun kaldınız mı?
    Bende de Macbook Pro 13" Late 2016 touchbarsız modeli var.
    Klavye tuşlarının basma hissi zamanla azalıyor. 3 defa servise gitti cihaz. 3. seferde artık alt kasayı komple değiştirdiler.

  • Veysel @spectrum

    Arkadaş pil ömrünü 6 saat yazmış, doru. Benim 4-5 yıllık bilgisayar da aynı neredeyse. Yalnız, Windos kullandığınızda bu süre 2-3 saat oluyor nedense, bilginize.

  • Can @m-can123

    Bende yeni kasayı model olarak olarak çok beğeniyorum. Arada esiyor gidip alayım diyorum. Sonra sırf portları kaybetmemek için retina ile devam ediyorum 😀 En azından 1 tanecik usb A ve hdmi koysalardı keşke. En azından türkiyede şart. Belki amerikadaki ofis ve sunum salonlarında apple tv mevcuttur. Aparatları yanımda taşıyacaksam daha ince bir laptopa geçmeyi mantıklı bulmuyourm 🙂

  • Adem Özcan @ademozcna

    macOS işletim sistemi iyi güzel ama Windows'un birçok esnek özelliklerine alışınca açıkçası insan kısıtlanmış hissediyor. Bazen macOS beni çileden çıkarıyor Dosya için kes-yapıştır sadece klavyeden yapılabiliyor mesela

Doğa paylaştı.

Galaxy S9 Plus Kısa bir inceleme

Samsung Galaxy S9 Plus Ön inceleme

 

 

 

Merhaba arkadaşlar yaklaşık 3 gündür galaxy s9 plus kullanıyorum (Satın almadım şimdilik 😁 ) ve deneyimlerimi sizlerle paylaşacağım.

 

Tasarım;

Tasarımda pek bir değişiklik yok fakat ufak tefek dokunuşlar yapmışlar. Arka taraf biraz daha oval. Alıştığımız herşeye aynen devam. Bu konuyu eleştirsekte aslında bir yandan da güzel.

 

Ekran;

Pek bir değişiklik yok. S8 ve s9 plus yanyana koyunca s9 plus ın beyaz dengesi daha iyi gibi. Işığı daha az yansıtıyo muhabbetleri var fakat ben pek anlayamadım aradaki farkı.

 

Kamera;

Kamera kısmı S8 den pek farklı değil. Ancak plus modelinde iki tane kamera var. Bu iki kamera da birbirinden farklı özelliklere sahip. Optik zum başarılı ve görüntü kaybı pek yaşatmıyor. Alan derinliği yani bokeh efekti note 8 den iyi çalışıyor, daha fazla bulanıklaştırıyo ve ön plan ile arkaplanı daha iyi ayırt ediyor. vee birde ağır çekim modu var ki çok güzel bir oyuncak 😁 keşke 1080p ve daha fazla süre tanıyabilse. Bu arada sonyde de 720p 960fps vardı bir ara ama bu ondan kaliteli. Kıyaslanamaz bile. AR Emoji çöp.

 

Parmak İzi:

Parmak izini S9 serisiyle birlikte kameranın altına, kasanın ortasına koydular. İyi mi oldu kötü mü? Bilmiyorum 😁 S9 da parmak izine dokunmak zor. Parmağınızı ortaya alıp bükmeniz gerekiyor.  ŞU İŞARET GİBİ -> ) 😁  S9 plusta ise biraz daha kolay. Şunu söylemeliyim ki, galaxy s8 parmak izi konumu gerçekten başarılı 😁 s8 deki konumu 1 cm daha aşşağıya koysalar yetermiş. Çünkü telefonu kullanırken dikkat ediyorum parmak kenardan kenara doğru uzanıyor ve ortadaki parmak izine dokunmak biraz külfetli. Xiaomi Mi A1 de aynı. Performansı daha iyi diyemem aynı galiba😁 anlaşılmıyor çünkü. Çok hızlı.

Yukarıdaki resimde flashın altına gelmeli bence.

 

 Ses;

Ses konusu özellikle bluetooth hoparlör için biraz daha arttırılmış. (Beats solo 3w)  Basslar daha iyi hale gelmiş. S8 den 1 tık daha iyi yani. Kendi kulaklıkları s8 dekinin aynısı fark yok. En azından bana öyle geliyor. Fakat cihazın ses yüksekliği ve karakteri s8 den farklı. Daha yüksek. Stereo hoparlör sonunda geldi ve iyikide gelmiş. Ses çok iyi. İphone 8 lerdeki gibi ince seslerde cızırdamıyor. Ses kaliteli ve yumuşak çıkıyor.

 

Performans;

S8 den bi gıdım hızlı 😁 performansa diycek birley yok.

 

Batarya;

Pil performansı güzel. (Tabi güzel olcak s8 kullandım 😁) fakat klasik samsung üretimi olarak telefon bekleme modunda yine şarjı sömürüyo. O yüzden nekadar kullanırsanız okadar az şarj yersiniz 😁  telefon vaad edilen süreleri sunuyor ama bekleme modunda çıldırıyo. 7 8 saatte %10 şarj yiyo. 😁 bataryayı şarj etme süresi S7 edge ile aynı. Niye aynı bilmiyorum 😁 Quick Charge 4+ muhabbetleri vardı ve exynos tarafında da bu tarz bir çözüm sunacaklardı güya ama yalan olmuş sanırım. 1,5 saate 0 dan 100 e şarj oluyor diye hesaplayın siz.

 

Gelelim alınır mı? Alınmaz mı sorusuna...

İlla yeni nesile geçicem diye tutturduysanız;

S8 serisi varsa parada varsa S9 Plus alın.

S8 den öncesi varsa s9 plus alın.

Diğer üreticilerin telefonunu kullanıyorsanız, hangisi olduğu farketmez s9 plus alın 😁

Durum sıkıntı evi arabayı satıcam borca gircem alayım mı? Derseniz orda durun. Bu cihazlar genelde para kazandırmaz. Kredi/senetli satış yapan yerden 24 aylık almaya kalksanız 7000 tl ödeyeceksiniz ama israf/çöp... Ya bekleyin 1 ay sonra 3500 tl bandında alın yada  hiç almayın.

Yaa ben saat hediyesi olan 5199 tlik ürünü alcam, saati satarım 1000 e 4000 e süper cihaz dersen...kardeş 5199 peşin istiyolar. Taahütle vermiyolar. Birde 7000 den 1000 çık gene borcun 6000 😁

Saat zaten 1300 tl. 2 ay sonr 4bin altında satılcak bu telefon hatta note 8 den İG lerden ucuz olcak.

+ eski telefonla ne yaptıysan aynısını yapıcaksın. Bunu alınca atom parçalamıyorsun 😁

NOT: şimdilik gördüklerim bunlar... Biraz aceleten yazıldı....

#akış #tümakış #samsung #galaxys9plus #galaxys8 #note8 #inceleme #blog

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 9
Doğa paylaştı.

Xiaomi Bluetooth Mono Kulaklık / BİM

Kulaklığı denedim.

Müzik kalitesi konuşma kalitesinden daha iyi. Ama bu sizi yanıltmasın. Apple'ın telefonla birlikte gelen kulaklığıyla boy ölçüşemez. Bu durum diğer telefonların kulaklıkları için de geçerli diye düşünüyorum.

Müzik kalitesini Spotify ile denedim. Ses kısma tuşuna basılı tutunca şarkıyı baştan başlatıyor. Ses açma tuşuna uzun basınca ise sıradaki şarkıya geçiyor. Tepedeki tuşa bir kere basınca müziği durdurup başlatıyor, uzun basınca cihaz kapanıyor. Telefon çalarken tepedeki tuşa bir kere basınca görüşme başlıyor, konuşurken basarsanız görüşme sonlanıyor fakat meşgule atmanın yolunu bulamadım.

IPhone 7 Plus'a bağlı kulaklık ile Samsung Galaxy Note 5 arasında yaptığım telefon görüşmesinde gelen ses biraz boğuk geldi bana. Giden ses ise kötü olmamakla birlikte mükemmel değil. Ama giden sesin, karşıdan gelen sesten daha kaliteli olduğunu söylememek mümkün.

Kapsama alanı beklediğimden iyi çıktı. İki oda öteye rahat çekiyor. Yaklaşık 8-9 metreden sonra kesintiler başlıyor. Firma, kapsama alanının 10 metre olduğunu söylüyor ama  benim yaptığım testte arada duvarlar da vardı tabii. Açık alanda mesafe artacaktır.

Pil konusunda bir şey söylemek için çok erken. Fakat firmanın söylediğine göre 2 saat şarj süresi, 3 saat konuşma süresi ve yaklaşık bir hafta bekleme süresi var.

Malzeme kalitesi güzel. Obje olarak hoş bir ürün. Mat bir rengi ve kaygan olmayan bir yüzeyi var.

Ürün 6 gramlık bir ağırlığa sahip ve kulağınızda varlığını hissetmiyorsunuz.

Siyah ve beyaz renk seçeneklerine sahip.

Ürün V4.1 Bluetooth versiyonu ve protokol olarak HFP/A2DP/HSP/AVRCP

Uyumluluk konusunda hemen her telefon ve tablet ile eşleşebilir.

Kulaklığın uç kısmında uyarı ledi var.

Paketin içinden; kulaklık, küçük,orta ve büyük olmak üzere 3 adet kulakiçi silikon, şarj kablosu, kullanma kılavuzu ve garanti belgesi çıktı. Ürün 2 yıl garantili ve azami tamir süresi 20 iş günü.

Cihazı 49,90 liraya Bim'den aldım. Her markete kaç tane geliyor bilmiyorum ama görevliden istediğimde ilk gün olmasına rağmen bir tane kaldığını söylemişti. Talep olmuş anlaşılan.

Özet olarak bu ürün, elinizde iş varken telefon görüşmelerinizi yapmanıza olanak verecektir. Ancak daha fazlasını beklemeyin.

Sitedeki ilk incelemem. Eksikler varsa eleştirilerinizi bekliyorum. Okuduğunuz için teşekkür ederim.

 

https://teknoseyir.com/durum/840160

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 9 / 14

Huaei P9 Lite 2017 Deneyimler

2 gün önce anneme Huawei P9 Lite 2017 aldık. 2 ay önce falan gözüme kestirmiştim anneme almak için sonunda kendisi de beğendi Turkcell'den aldık. Yıllardır Samsung kullanmış biri olarak bayıldım. Performans çok iyi. Animasyon hızı falan da çok güzel ayarlanmış ve telefon çok hızlı hissettiriyor. Madde madde beğendiğim noktaları yazmak istedim. Tam olarak bir inceleme değil ama ağırlıklı olarak Samsung kullanmış bir Android kullanıcısının deneyimleri olarak bakabilirsiniz.

- Ekran kalitesi tabi ki elimdeki S6 kadar değil ama gayet başarılı.
- Arayüzünü seçilen renkler ve ikonlar nedeniyle ilk başta sevmemiştim ama Emui'yi kişiselleştirmek çok keyifliymiş. Temalar çok detaylı değişiklik yapıyor. Samsung'a yüklenen temelar bu kadar değişiklik yapabilecek seviyede değil. Hemen bir S8 teması kurdum ve annemin kullanım alışkanlıklarına göre ayarladım. Uygulama menüsü olmadan yapamayacağını bildiğim için de Nova Launcher kurdum hemen.
- Parmak izi inanılmaz hızlı çalışıyor. Arkada olması da alışılmayacak bir şey değilmiş. Konumu gayet iyi. Annem de hemen alıştı o şekilde kullanmaya. Kilit ekranının yüzünü görmüyoruz. Parmak izini kaydırarak bildirim paneline ulaşma kısayolu da hoşuma gitti. Aynı şekilde galeride fotoğraflar arasında da gezinebiliyoruz.
- Sağ üstte minik bir bildirim ledi var ve ışığı vs çok şirin.
- Telefon şarja takıldığında kilit ekranında çıkan animasyon, herhangi bir uygulamada ekranın üstüne çıkan seçenek, uyarı gibi pencerelerin şekli, konumu çok hoş olmuş. Ama burada bir eleştiri yapacağım. Tasarım konusunda bu detayları gayet güzel yapabiliyorken neden stok arayüzün ikonlarını o kadar kötü seçmişler. Uygulamaların da arayüzleri güzel fakat ikonlar ilk alındığında facia. Bildirim paneli de simsiyah geliyor çok boğucu. Herhalde tema desteğine güvenip oralara kafa yormuyorlar.
- Ayarlar Samsung'dan geçen biri için hiç yabancı değil. Hatta belli noktalarda daha derli toplu yapılmış. Samsung'un kendi yazılım özelliklerini toparladığı gelişmiş özellikler sekmesinin bir benzeri burada da var. Ekranı çevirip sessize alma, tek el modu vs gibi özelliklere buradan ulaşılıyor. Hepsi gayet güzel. Tek el modunun gezinti çubuğunda parmak kaydırmayla açılması çok pratik olmuş.
- İçinde çok az uygulama yüklü geldi. Ben uygulamalar faydalı olacaksa yüklü gelmesini seven bir insanım. Mesela Samsung'da müzik, tarayıcı, mail, takvim, saat, sağlık uygulamalarını Google alternatiflerinden daha başarılı bulduğum için yüklü gelmesini seviyorum. Huawei hepsi için maceraya girmemiş. Chrome dışında tarayıcı yoktu mesela. Kendi müzik uygulamasının arayüzü çok hoş. Galeri, kamera uygulamaları gayet güzel. Sağlık ve hava durumu uygulamalarını da beğendim ben. Bir kaç oyun için kısayol hazırlamışlardı hemen kaldırabildim onları da. Hem Swiftkey hem de Google Klavye yüklüydü. Google Klavye'yi son sürümlerinde çok beğendiğimden ve annemi de kullanmaya alıştırdığımdan Swiftkey'i sildim hemen. Annem Gmail kullanmaya alıştığından kendi mail uygulamasına hiç bakmadım. Bir ara onu da deneyeceğim. Uygulamaların çoğunun devre dışı bırakmak yerine tamamen silinmesi güzel olmuş. Samsung'da yüklü gelen her şeyi devre dışı bırakıyorsunuz fakat uygulama yöneticisi kalabalık bir şekilde duruyor her zaman. Burada öyle bir durum yok, her yer tertemiz.
- Bellek yönetimi çok başarılı. Bunu anlamak için rakamlara bakmaya, test yapmaya gerek yok. Açtığınız uygulamayı açtığınız sayfada bırakıyor. Uygulamalar arasında geçiş çok hızlı. İşlemci ele vermediği sürece üst seviye bir telefon kullanıyormuş hissi var. Nougat güncellemesinden beri S6'nın çoklu işlemlerde çağ atladığını düşünüyordum ama P9 Lite orta seviye bir cihaz olarak çok başarılı. S6'dan geride değil hiçbir şekilde.
- Kamera orta seviye. Samsung'un A serisinden başarısız. S6'nın yanına yaklaşacak gibi değil. Ama ön kamerası iyi. Ayarlar vs güzel, arayüz kullanışlı. Vakit bulunca telefonla dışarı çıkıp biraz kamera denemesi yapacağım.
- Ses konusunda çok hassas bir insan olmasam da hoparlörünü beğenmedim. Altta iki hoparlör şeridi var ama biri sahte. Bu hileye Huawei de başvurmuş. Elimdeki Urbanears Sumpan kulaklıkla da biraz karşılaştırma yaptım. P9 Lite'ta bass biraz daha fazla gibi geldi bana. Ses daha tok geliyor gibi. S6'da daha geniş bir yerde dinliyormuşsunuz da P9 Lite'da daha dar odadaymışsınız gibi bir his var. S6'nın son sesi daha fazla ama rahatsız edici. P9 Lite'ın son sesi gayet derli toplu. Test etmek için stok ekolayzer ayarlarında Fizy kullandım ve S6'da Adapt Sound gibi efektleri kapattım. Bu konularda bilgim olmadığı için kendimi de düzgün ifade edemiyorum. Ama elimde Bang & Olufsen hoparlörlü bir dizüstü var ve onun kulaklık girişiyle müzik dinleyince telefonlar oyuncak gibi kalıyor. Fark muazzam.
- Kutu tasarımını ve yerleşimini beğendim. Siyah telefonla siyah kutu ve siyah şarj aleti beklerdim ama. Kutudan çıkan kulaklık çok kötü gözüküyor. Deneme gereği duymadım. Hiç umursamadan koymuşlar. Şarj aleti beyazken çıkan kulaklık siyah.
- Cihazın genel tasarımı benim çok hoşuma gitti. Önü arkası cam tasarımları beğeniyorum ve bu simsiyah haliyle çok güzel. Hafifliği ve inceliği de güzel bir tutuş hissi vermesine etken. Her açıdan kaliteli bir his var. Üzerinde bir ekran koruyucu var kutudan çıktığında. Bir de Samsung'un S6 kılıflarıyla aynı tarzda köşeleri tutan, çerçeveleri açıkta bırakan şeffaf mat bir kılıf var. Samsung'un bu tarz şeffaf kılıfını yeni almıştım. Huawei de kılıfı Samsung gibi parlak yapsa güzel olurmuş. Mat olmasını sevmedim.
- Şarj süresi için konuşmam mümkün değil şu an için. İleride bununla ilgili de yazarım.
- Arayüzde bazı detayları sevdiğim gibi dahili gelen zil seslerini de sevdim, hatta bayıldım. Hem zil hem de bildirim sesleri çok hoş.

 

Sonuçta ben telefonu beğendim. Hatta her ne kadar çok memnun olsam ve daha üstün olduğunu bilsem de S6'yı bir süre anneme verip P9 Lite'la oyalanmak istemiyorum değil. Annem de teknolojiye bizden daha az ilgili bir insan olarak arayüzde kaybolup kullanım zorluğu çekmedi. Nova Launcher kurmasam belki stok başlatıcıya alışamazdı ama Android'in güzelliği de bu. 2 senedir Grand 2 kullanıyordu ve arada kendi kendine kapanması, telefonla konuşurken kesilmesi dışında sorun olmadığını sanıyordu. Şimdi iyi performanslı bir telefon kullanınca farkı anladı kendisi de. Yıllarca bilgisayar kullanmayı reddeden annem teknolojiye alıştı telefonlar sayesinde.

 

Ekleme: Fiyat kısmına hiç değinmemişim. Turkcell'de şu an 3 ay sonra ödeme kampanyası var. Onlar 3 ay bizden hediye dese de zaten bu şekilde normal fiyatına sattıkları için ben 3 ay erteleme gibi kabul ediyorum. 21 ay 70 lira olacakmış ödeme. 1470 liraya geliyor. Teknosa ve Vatan'da da 1399 lira olduğu için yadırgamadım. Taksit olması cazip geldi zaten anneme. Ben nakit alalım dediğimde reddetmiş, paran cebinde kalsın demişti.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • eSa @esa

    huawei genel anlamda güzel ürünler çıkartıyor lite mevzu hiç sevmedim çünkü cihazdan çok kırpıyorlardı. Genel anlamda yeni sürümlerle cihaz kalitesi arttırılmış ama bu olay bir alt versiyonda tam tersi.

  • mavi @mavi

    Bir şey diyeceğim... Ben de anneme aldım 🙂 Huawei bu telefonda farklı paneller kullanıyor sanırım. Annemdekinin ekranı beni şaşırttı. Iphone 6S'den eksik değil. Hatta siyahı, kırmızısı falan daha doygun.

  • Doğa @doga

    Arkasının kayganlığı dert değil annem o kılıfı hayatta çıkarmaz 😀 İki tıkla kamera özelliği Samsung'da orta tuşta var ben çok alışmıştım söylediğin iyi oldu. Yine ekran görüntüsünü uzun alma da Samsung'dan alıştığım bir şey Huawei'de olmasını sevdim. Hem bu arayüz hem de Samsung'un tek katmanlı arayüzü iOS mantığında. Samsung'da da parmağı kaydrırarak arama uygulamasına giriliyor ama hiç verimli değil. Ben kendimde Nova Launcher+Sesame ikilisiyle bu özelliği kullanıyorum. Spotify'da bile arama yapılıyor. Gördüğüm kadarıyla Huawei'nin arama özelliği de çok iyi çalışıyor ama annemin bu özellikle işi olmaz. Bir de uygulama menüsü olmadan yapamıyor ben Nova Launcher'ı kurdum yine ona. Hafıza annem için dert olmaz. Ben kullansam ben de sığarım gerçi bu telefona. Her açıdan hoşuma gitti telefon benim. Tasarımını da çok sevdim.

  • Vural @vuralt62

    Aynısını kardeşime aldım ve sadece sosyal meyda için mükemmel bir cihaz ama haklısın bir s6 değil

    • Doğa @doga

      Oyun ve kamerada S6'nın bariz gerisinde. Onun dışında her alanda kafa kafaya. Bu iyi bir şey piyasa için. Orta sınıf cihazlar da kaliteli olabiliyor demek ki hem de büyük bir markanın ürünü. Samsung yıllarca orta sınıfta çöpler verdi insanlara. S6'dan çok memnunum ama bu gerçekleri de konuşmak lazım.

    • Vural @vuralt62

      @dogaylmz yazmaya üşenmiştim ama tam da senin dediklerini düşünüyorum. Ki kamera kullanmayı bilen için çok farketmez. Tabi mi5 te var ama güvenemedim. Tabi herşeye rağmen s6dan sonra kesinlikle xiaomi alacağım.

    • Doğa @doga

      @vuralt62 Ben de Xiaomi'ye garanti konusunda güvenemedim. Annem işin içinde olunca iyice çekindim sıkıntı çıkarsa diye. Ama muhtemelen ben de S6'dan sonra Xiaomi alırım. Büyük markalardan amiral gemisi almayacağım kesin. Huawei de dahil buna. Onların da amiral gemileri çok pahalı. Angry Birds gibi basit oyunlar dışında oyun da oynayan biri değilim ben. Üst seviye telefonların kamera dışında bir artısı yok benim için. Kamera için de o fiyat farkına değmez.

    • Vural @vuralt62

      @dogaylmz katılıyorum. Orta seviye telefonla da oyun oynamak dışında teknolojiyle alakalı biri herşeyi yapabilir tek problem kamera. Fotoğraf çekmeyi çok seven biriyim. Tek ayrıştığımız konu kameraya o para verilir ya da xiaomi alınır

    • Doğa @doga

      @vuralt62 Benim fotoğraf çekme hobim yok ama resim yaparken yararlanacağım görseller için de kamera önemli. Makine alacak kadar da işim olmuyor ve telefonu bir anda çıkarıp fotoğraf çekmek iyi. Ama fiyatlar cidden çok yüksek. S6 hala çok iyi kamera konusunda. Üst seviye telefonlar S6'dan bu yana çok ilerlemedi ama orta seviye S6 kalitesine biraz yaklaştı. Belki 2 seneye orta seviyede de kaliteli kameralar görürüz.

    • Vural @vuralt62

      @dogaylmz zaten s6 dan sonra coştu kamera olayı. Orta seviye fotoğrafta iyi ama videoda çok düşüyor. O yüzden xiaomi.