Paylaş Paylaş

İkinci el araç alırken ve satarken nelere dikkat edilmeli?

İkinci el araba konusu, belki de sıfır almaya kıyasla çok daha kritik bir konu. Editörlerimiz Can Akbulut ve Emre Çelikkol, araç alım satım kriterlerini ortaya koyuyor.

Not: Yayının sesi yedek kayıttan alındı. Yankılı olabilir.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • AliA.

    En sıkıcı videolardan birisi daha. Bugün öldü.

    • Can Akbulut @can

      Görece sıkıcı, aslında faydalı. 😀 Bugün "gün öldü" dersiniz, yarın araba alacağınız zaman imdadınıza bizim kaydımız gelir...

    • emir

      video sıkıcı olabilir fakat emeğe saygı ve can abiye katılıyorum

    • homo ericsson

      Kimse bu ülkede ne aldığını bilmediği için sıkıcı gelir tabi. 2. el araba işi gerçekten profesyonelce yapıp köşeyi dönenler var. Arabaları ve bu tür işleri sevmeyle alakalı tabi.
      Şimdi burdaki tavsiyelere uyup almak tabiki daha faydalı ama çok bilmiş insanımız galariciye gider yada arabayı satan herkimse orda adam malını bir över alınca 1 hafta sonra başlarsınız kusurlarını gördükçe adamı övmeye alırkende doğrusun abi demeyi bilirsin ama 🙂
      Şukadarını söyliyim eğer ülkemizde araba kültürü olaydı bu iş çok popüler olurdu herkez birgün gelir 2. el arabaya ihtiyaç duyabilir yana yana ararsın kimden tavsiye alsam diye çevrendede bu işlerden anlıyan yoksa yandın satıcının insafındansın dua etki internet var teknoseyir var bu tür durumlarda adamlar resmen can kurtarma timi.
      Teşekkürler teknoseyir.

    • Ziyaretçi

      "çok şey biliyoruz" sıkıcılığı vardı videoda, belki bu ikiliye ek olarak konuya uzak bir isim daha katılsa yayına daha akıcı olabilir, tercihen lp,mg,öe...

    • liberal @liberal

      LP hangi birine yetişsin 🙂 Hummer konusunda olsaydı katılırdı sanırım 🙂

    • Ziyaretçi

      bu videoda da "yanlış anlaşılmasın" , "küçük görmek için değil" gibi vurgular ve ardından gelenler rahatsız ediciydi...

    • musty @musty

      bence siz kompleksli birisiniz ve olayı yanlış anlamışsınız gibi geldi bana ...

    • lawnmower @lawnmower

      Bazı şeyleri söylemeden önce "disclaimer" vermek gerekiyor, yoksa laf yanlış yerlere gidebiliyor. 🙂 Beni dışarıdan veya forumlardan tanıyanlar bilirler, insanları öyle maddi durumuna veya yaşam tarzına göre sınıflandırma veya küçük görme merakım yoktur. Ancak, bazı durumlarda belirli ayrımlar yapmak da gerekiyor. Bunları söylemeden önce de gerekli açıklamayı yapıyorum insanları kırmamak için.

    • Veysel @spectrum

      "Gelir seviyesi daha düşük" demek kötü değil ki zaten. Bazılarımızın yüksek, bazılarımızın düşüktür çünkü gerçekten 🙂

    • onur

      Sen LP'yi seversin ama cenazene Can Akbulut gelir. 🙂

    • Ahmet Dikmen @cavusoglu28

      AliA. sen shiftdeletedeki AliA mısın

  • arandur @arandur

    Ben almadan yayınlansaydı keşke 🙂

  • Sinan Çetinaslan @anachronism

    Bi sıkıntı yok, konu da iyi, seste iyi.

  • Veritas

    seste yankı var ve zor anlaşılıyor.

  • Emre @emre34

    Ses maalesef çok eko'lu. Harici hoparlör, TV hoparlörü, kulaklık hiçbiri işe yaramadı.

  • Ziyaretçi

    çok güzel bir video olmuş tam da böyle birşey bekliyordum.

    bu arada seste bende bir sorun yok. ios tan dinliyorum ses gayet normal geliyor

  • Can Akbulut @can

    Bu video iki farklı gün çekildi. İlk kayıt ses arızası yüzünden çöpe gitti. Bu kayıtta da ses arızası oldu ancak önceki denemeden daha başarılı olduğu için yayınlamakta beis görmedik. Bir kere daha çekecek vaktimiz olmadı zira. Bir daha mikrofon arızası olmaması için uğraşıyor, bu kayıtta yaşanan ses sıkıntısını aşamadığımız için affınıza sığınıyoruz.

    • nurcan

      merhaba... 24 yaşında genç bir öğretmenim daha bir kaç aylık ehliyet sahibiyim. bu süre zarfında çeşitli araçları kullanma şansım olmuş olsa da hala acemi bir şoförüm. ikinci el 15-18 binlik bir araç almayı düşünüyorum. 3-5 yıl bindikten sonra kolaylıkla satabileceğim bana az masraf çıkaracak tamiri kolay yedek parçası bol ve ucuz B sınıfı getz, punto tarzı bir araba almak istiyorum teknik bilgim sıfır sadece görüntüsü hoşuma gidiyor. Aslında ilk tercihim 207 yada c3 tü ama ön takımları pahalı ve masraflı, elden çıkarması zor araçlar diye önermediler. Bu durumda siz bana bir tavsiyede bulunabilir misiniz???

  • Woodo @woodo

    Hocam sözüm sizlere değil (konuşmacılara). Aman ha yanlış anlaşılmasın. Siz dalınızda oldukça bilgili insanlarsınız kanımca ki o yüzden eksik olduğum bu konuda sizleri dinliyorum ama o mikrofonları takan arkadaş (ses teknisyenidir kendisi çoğu zaman...) konuşmacılara "lütfen" düzgün açıyla mikrofonları taksın.

    O yaka mikrofonları sadece yakaya takılsın adıyla anılmış cihazlar değildir. Yakadan, ağıza en yakın alandan diğer dış seslerden arındırılmış bir ses alsın diye isim olarak yaka adı almış mikrofonlardır kendileri. O yüzden yakaya takılan mikrofonlar gömlek yakasına takılmak zorunda değillerdir. İsterseniz klipslerinden gömlek cebinede tutturabilirsiniz. Ancak o mikrofonların esas kuralı; mikrofon bakış açılarının ses odaklı alanları gözeterek kullanmaktır. Yani mikrofonun sünger kısmı 20/30 dereceyi geçmeden konuşmacının ağzını hedeflemektir. Bunu yapmakta zorlanan ses teknisyenleri iki yakaya birer mikrofon takarak, konuşmacının iki yanınıda güvenceye alabilirler hem de mikrofonlarını yedeklerler. Tabii ki bunun için miksere ihtiyacınız olur. Çok kanal gelen sesleri miksleyip iki kanala downmix yapıp ses kartınıza göndermek için ki harici kanallarınızın farklı ses yüksekliklerinede hakim olabilir, kayıt öncesi "volume"lerini ayarlayabilirsiniz.

    Birde son tavsiyem eğer dinlerseniz: Bu ses işini kim yapıyorsa/hallediyorsa, soundcheck yapmasıdır. Yani internete video kaydını göndermeden hatta kayıt yapılmadan önce o mikrofonların kayıt kalitesinin, kulaklık kullanılarak kalite/volume testi yapılması gerekmektedir.

    Siz teknoseyir olarak video incelemeden önce sesli inceleme odaklısınız bana göre. Görüntü kalitenizde düşüklük oyun/fotoğraf mak. incelemeleri haricinde önemsizdir. Ses anlaşılmaz ise görüntünün neredeyse hiç bir önemi yoktur. Ne diyorsunuz: Bİz yazılı bir mecra değiliz.

    Bu üst paragrafa dayanaraktan birde şunu demek isterim. Profesyonel temelleri oluşturacaksanız bu ince ayrıntıları (mikrofon takma mevzusu) konuşmacıların tercihlerine bırakmamalısınız tıpkı ekibizide görüntü işlerinden anlayan birisi olduğu için prof. görüntüleri almayı başardığınız gibi.

    Saygılar.

    Notum olsun: Son gündem değerlendirmenizdeki kullanıcılara attığınız fırçayı; kullanıcılara yaptığınız ve kullanıcılardan beslendiğiniz bir mecrada yapmanızdan dolayı üzüldüm. Bende S4 incelemenizdeki hatayı büyük buldum ve garipsemiştim. Çünkü ülkemizden Octa işlemcili bir ürünü alıp 4G'li bir ülkede kullanmak isteyenler sizi dinledilerse bir nebze sıkıntı çekerler mi (tatile, işe...)? Bilemiyorum. Sizin deyiminizle "Saçmalamayın" dediğiniz insanlar "dinleyicilerinizdir".

    • Furkan

      Diğer yazdıklarınıza katılmakla beraber ses konusunda bu kadar yazmadan önce keşke videonun altındaki açıklamayı okusaydınız diyorum 🙂

    • Woodo @woodo

      Bu kadar bilerek yazdım. Bildiğim bir konuda olabildiğince açıklayıcı yazdım ki bu işleri yapan kişi bir dahaki mikrofonlamada daha titiz iş çıkarsın diye. Bu seferki aksaklık için bu kadar konuşmak ne alaka diye düşünmemek lazım. Genel olarak ses ile ilgili videolarda sorun var. Bunun bir çoğuda araç gereç yetersizliğinden çok yukarıda bahsettiğim mikrofonlama sorunu yüzünden. Videoda başta zaten yaka mikrofonlarının düzgün kaydı olsa dahi yinede yaka mikrofonunun hanyaya baktığını gördüğüm için bu kadar yazdım.

      O video notunu okuduktan sonra hem de.

    • Murat Gamsız @gamsizm

      Bu kayıtta mikrofon hiç yok. Notta da belirttiğimiz gibi yedek kayıtla yani kamera kaydıyla alındı ses. Yankıdan anlaşılıyor zaten. Maalesef mikrofonun düzgün kayıt dosyası kullanılmaz haldeydi. Nadir de olsa bunu yaşayabiliyoruz.

  • ec038 @ec038

    bir tanıdığım aracın helezonlarını kesmiş 3 kişiden fazla adam binemiyormuş.. gülüyorum böylelerine

  • Çağatay @backflip

    Anasayfadaki yeni konunun resmini görünce yemin ediyorum ismine bile bakmadan atladım, çünkü diorama inceliyorsunuz sandım 🙂 Can bey iyi bilir 😉

  • Can Çavuşoğlu

    İnceleme için teşekkürler.
    Verdiğiniz bilgilerde hata var araç devirli kullanımda zarar görmez on takımları bozulmuş araba alınmaz değildir. Yağ kaçırma sorunu genelde halledilir bir aorundur bilene sorulup sıkıntısız kullanılabilir alınabilir. Polisajla boya kalınlığı az gider dogru yapılırsa. cilalar zaten boyadan bişey götürmez. Araçlar sıçrama suyla paslanmaz her arabadada su yolları açıktır.
    Bilgiler güzel ancak arada hatalar var bence ama genede teşekkürler.

    • Çağatay @backflip

      Devirli kullanımdan kasıt; gençlerin yarışırcasına dengesizce yüksek devirlere kadar gazı köklemeleri

      Ön takımdan kasıt; araç kaldırıma çıkmıştır ve bütün alt düzen hasar almıştır, hatta şaseye bile zarar vermiştir, sanırım bundan bahsedildi

      Haklısınız yağ kaçırma sorunu halledilir, ancak ne sebepten dolayı bu yağı kaçırmaya başladı burada bu önemlidir, çok kolay bir şekilde yağa bakılarak bile bir bilene sormak gerektiğini anlayabilirizden bahsedilmiş

      Aracın orjinalinden farklı olarak bir yerlerine hava olukları gibi yerler açılırsa normalde suyun giremeyeceği yerlere su almasına sebebiyet verebilir, bu gibi yerlerin önleminin alınması gerekir denilmek istenmiş

      Benim anladığım bunlar

    • Can Çavuşoğlu

      Kaldırıma çıkan araç ön takımdan sıkıntı yaşıcaksa ztn en bilmeyen göz bile kaputu açınca anlar. Kaldıki bu tarz bir hasarda araç zaten perte çıkacaktır ve kayıtta gözükecektir.
      Son gaz gitmekle araca birşey olmaz kesici bunun için var.
      Araçlarına hava oluğu açan insanlar teterince teknik bilgiye sahip oldukları için açarlar ki buda araç için iyi bişeydir bunu firmaların açmayışı tamamem maliyettendir.

    • Can Akbulut @can

      Doğrular kişisel tercih ve algıya göre değişir, ama gerçekler sabittir. Kişisel kanaatler objektiviteden uzaklaştırır. İşaret ettiğiniz hususlarda şöyle açıklamada bulunayım:

      İçten yanmalı motorun ömrü temel olarak yapılan yakıt ateşlemesi sayısına dayanır. Birim yolda ne kadar çok ateşleme yaptırılır(devir çevirtilir) ise o kadar kısalmıştır motorun ömrü en yüzeysel bakışla. ir de duruma kritik etkisi olan hararete bağlı yağlama kalitesi vardır. Maksimum devre yaklaşılarak kullanmayı benimsemek mümkün olduğunca alt devirde gitmekten daha yıpratıcıdır. Zannedersem burada yaygın kullanımıyla en alt devirlerde gaza abanmak yerine devirli kullanmanın daha doğru olduğu bilgisi ile eş seslilik; bundan ileri gelen bir karışıklık olmuş. Anlatmaya çalıştığımızla sizin işaret ettiğiniz kavramların farklı olmasından kaynaklanıyor olsa gerek yanlışlık endişesi. 🙂

      Elbette ki ön takımı dağılmış araba alınmaz değildir ama ek maliyettir bu. Süspansiyon hasarı ve hatalı tamiri çoğu zaman önemsenmez ama büyük risk teşkil eder. Bu hususta da pimpirikli tutumum bundan dolayıdır.

      Keza yağ kaçırma da ek maliyete işaret eder çözümü kolay olsa dahi 🙂 Boya kalınlığı ölçümü yüzünden yaşanan münakaşalar da az değil.

      Pas için esas sıkıntı galvenize edilen sacda değil kaplamaya zarar verilen amatör delme/kesme işlemlerinde olur. Özellikle denizden esen nemli rüzgar en büyük düşman. Sıçrayan su temiz değil de çamurlu olursa(çoğu zaman olduğu gibi) o da paslandırır koruması zarar görmüş malzemeyi.

      İlgili takibiniz ve uyarılarınız için teşekkür ederim. 🙂 Umarım açıklığa kavuşturmuşumdur tam ifade edemediğimiz hususları.

    • Ziyaretçi

      Bende kendimi yanlış ifade etmişM dedikleriniz hata yanlış değil ancak gunumuz arabalarında olmayacak bir durum.
      Birtek devir çevirmekte size katılmıyorum atmosferik benzinli bir aracın 7500 8000 devir civarlarında çıkması motorun ömründen çok ihmal edilebilir bir ömür götür.(tabi waglar buna dahil etmiyorum)
      Ek olarakta söyliyim amacım polemik değil

    • mustaa @mustaa

      Durum sandiginiz gibi olmayabilir. Optimum sicakliktan uzaklastikca surtunmenin artmasi ile motorda gozle gorulur omur torpulenmesi olacaktir.

      Taksiye bindigimde taksicinin muhabbet etmeyi cok istedigini gorunce kac bin gidiyor motor diye sordum onceki arabami 750bin de degistirdim dedi. Ben omrumde hic 500bin km de bile bir binek otomobil gormedim taksi cok az kullanirim bir kez 550bin gormustum okadar. En cok gordugum km 360bin km idi 86 model bir mazda 626. Kisisel istatisiklerimi niye verdigime gelince motorun omrunun 750bin km den 500 bine inmesi 3de1 omur kaybidir ve yuksektir ama 500bin km lik kac binek otomobil yollardadir bilemiyorum.

    • lawnmower @lawnmower

      Bir otomobilde tamir edilemeyecek arıza yoktur. Sonuçta arabanın tüm parçaları yedek parça olarak da bulunuyor piyasada. Usta da iyi ise iki kat olmuş, perte çıkacak araba bile tamir edilebilir. Tabi maliyetli olur, belki de yeni araba fiyatını geçer bu maliyet, ama ille de tamir edilmek isteniyorsa edilir. Bizim burada bahsetmek istediğimiz şey daha farklı. İnsanlar masraf çıkarmayacak, alıp hemen binebilecekleri bir araba istiyorlar. Bahsettiğimiz belirtiler arabanın masraf çıkarabileceğini, bazı arızaları olduğunu belli eder. Masrafa katlanmaya, sanayide uğraşmaya gönüllü olan zaten fiyatta gerekli indirimi yaptırtıp alır o arabayı. Pert kaydı olan arabaların bile müşterisi var, hasarı ne olursa olsun yaptırıp biniyor adam. Biz uğraşmak istemeyen, hani "sıfır tadında" ikinci el almak isteyenler için söyledik onları.

  • ec038 @ec038

    keşke şu model tutulur şu tutulmaz şeklinde tavsiyelerde bulunsaydınız.. insanlara yön vermek konusunda iyi olurdu diye düşünüyorum

    • lawnmower @lawnmower

      Bunu söylediğimizde tepki alabiliyoruz, bazı izleyiciler reklam yaptığımızı veya karalama kampanyası yürüttüğümüzü iddia edebiliyorlar. Önceki videoların birinde "Düzgün yolda her araba yol tutar, Dacia bile yol tutar" dediğimde Dacia sahibi bir arkadaş "Dacia'ya laf etmeyin" tarzı bir yorumda bulunmuştu. Bu yüzden marka - model vermemeyi tercih ediyoruz mümkünse.

    • Burak

      Bence olay insanların bilinçsizliginden kaynaklanıyor, Dacia,Hyundai,Fıat gibi ucuz üretim araçları kötülür fakat kendisi o paralara omega,406,Eski passat, E36 BMW gibi araçları alıyor dünya masraf ediyor büyük ihtimal zararına satıyor. Yani ne kadar ekmek o kadar köfte-ayağını yorganına göre uzalt demek gerekiyor.

    • lawnmower @lawnmower

      Haklısınız, ama testlerle ispatlanmış, tüm otomotiv otoritelerinin (ne güzel bir tanım oldu bu) kabul ettiği gerçekleri bile yazsak insanları üzebiliyor. Hak da veriyorum kızan insanlara. Araba ucuz birşey değil, çoğu kişi birkaç yıllık (belki de daha fazla) gelirini bir arabaya yatırıyor. E birileri çıkıp "o araba iyi değil, almayın" dediğinde o adama batıyor bu laf, markanın basın sözcüsü gibi savunmaya geçiyor. Biz de izleyicilerimizi fazla kırmak istemediğimizden videolarda marka ve modellerle ilgili sert eleştiriler yapmamaya çalışıyoruz. Yorumlarda daha serbest davranıyoruz tabi, ama videolarda olmuyor. Peugeot - Opel işbirliğiyle ilgili yaptığımız videoya ve altındaki yorumlara bir bakın, ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız. 🙂

      Bu vesileyle bir konuya daha açıklık getireyim: İzleyiciler bizden model karşılaştırması istiyor. Belirli sınıftaki tüm modelleri karşılaştırmamızı istiyorlar. Bu iki sebepten dolayı mümkün değil. İlk sebep yukarıda da yazdığım şey: "Şu araba iyi ama bu araba kötü" demek pek doğru değil. Hem izleyicileri çok fazla kırmak istemiyoruz, hem de iyi ve kötü kavramları kişiden kişiye değişiyor. Benim için hiç cazip olmayan bir araba sizin için ideal olabilir. Bu yüzden çıkıp burada "şu araba şundan daha iyi" demek yanıltıcı olabilir. Biz mümkünse böyle şeyleri arabanın geneli yerine belirli bir özelliği üzerinden söylemeyi tercih ediyoruz.

      Karşılaştırmanın mümkün olmamasının diğer sebebi de teknik imkansızlıklar. Böyle bir karşılaştırma yapabilmek için bu modellerin hepsini yakın zamanda kullanmış olmak gerekli. Aksesuar listesine bakarak karşılaştırma yapmak pek doğru olmaz. Firmalar bize bu arabaları gönderirlerse elbette bir çeşit grup testi yapılabilir, ama hiç binmediğimiz veya denemiş olsak da hakkında çok detaylı bilgiye sahip olmadığımız bir modelle ilgili atıp tutmak yanıltıcı olur. Bu yüzden herkesin istediği küçük ve kompakt sınıf karşılaştırmalı grup incelemesi şimdilik imkansız. Tek model incelemesi (sürüş izlenimi daha doğrusu) olabilir ama, hatta olur, olacak, pek yakında... 😀

    • Burak

      Haklisiniz tabi insanlar ne zorluklarla kazandiklari paralarini arabaya yatiriyorlar fakat burada bir suru faktor ortaya cikiyor ornegin kendi aracim getz araba iyi degil bunun bende farkindayim 2008 model lpg li 16000 civarinda araba alip sehir ici 23krs disi 17 krs yakan polen filtresi dahil 10000 bakimina 100tl odeyip 40000km neredeyse hic sorunsuz binip parcasi cok ucuz olan hergun en az 50 km yapan iyi bir araba vardida bizmi almadik. Zaten bu araba 22000 tl sifir fiyatiydi %40 vergi bayii ve fabrika kari derken 10000 tl ye uretilmis dunyanin en iyi arabalarindan biri diyebilirim.

  • Bora

    Püfff... Umarım bugün 2. bir video daha gelir.

  • Myuksel @myuksel

    Merhabalar,
    2008-2009 model 1.3 Dizel Fiat Linea Dualogic almayı düşünüyorum.
    Şöyle bir şey dikkatimi çekti; Linea'larda ESP yi kapatma düğmesi göremiyorum. Yapılan yorumlara göre ASR off düğmesi aynı zamanda ESP yi de kapatır deniliyor, ne kadar doğrudur acaba? Ayrıca bu araç yerine tavsiye edebileceğiniz başka marka/model var mı?
    Önceliklerim, alım maliyeti, yakıt maliyeti, bakım maliyeti, kısaca sihirli kelime maliyet.
    Olmazsa olmazlarım ise, dizel olması, otomatik olması (robotize mekanik yada klasik otomatik fark etmez), ve ESP ye sahip olması.
    Teşekkürler, iyi geceler...

    • Can Akbulut @can

      ESP düzgün satıhlar için tasarlanmış, süspansiyonun kabiliyetini ileri taşımak değil; limitlere gelindiğinde yaşanacak sürprizin dozunu azaltmak amacıyla sunulan tertibattır. Kapatmak iyi bir fikir olarak görülmez bu yüzden üreticilerce. Sadece ekstrem hallerde bazı arabalarda kapatılması için buton bulunur. Bildiğim kadarıyla ASR düğmesi ESP'yi etkilemiyor güncel Fiat'larda.

      Yurdumuzdaki aşırı bozuk yol şartlarında ani manevrada süspansiyonun zaaf göstermesi kaçınılmaz olacağı gibi ESP de işe yaramaz, hatta müdahaleleriyle durumu daha zorlaştırabilir bile. Bu yüzden Türkiye'de ESP Avrupa'daki kadar olmazsa olmaz değil. Bu donanıma güvenerek lastik basınçları ve amortisör bakımını aksatmak, periyodik bakımı geciktirmek büyük sıkıntı olur. İkinci el tercih edeceğiniz modelde böyle bir uygulama olup olmadığına dikkat etmeniz hayırlı olacaktır.

      Saydığınız vasıflarda pek az araç var, en ucuzu da Linea haliyle 🙂 Ben olsam biraz daha para biriktirir, C4 HDi alırdım. Tek kişi veya yüksüz kullanım için Opel Astra 1.3 ve Toyota Corolla da alınabilir. Sırf şehir içi, kullanacaksanız Corolla da mantıklı olur. Linea benim asla almayacağım arabalardan biri, net beklentileriniz ve isteklerinizin sebeplerini irdelerseniz farklı modellere yönlendirmem kolaylaşacaktır. 😉

    • Can Akbulut @can

      Otomatik belimi büktü :)) Ford CVT çok kötü 🙂

    • Myuksel @myuksel

      Beklentilerimin ve isteklerimin tek ve çok net bir sebebi var o da maliyet 🙂
      20.000-22.000TL gibi bir bütçem var, ancak imkanlarımı zorlayarak ta olsa 24.000-26.000TL gibi bir rakama dediğim gibi 2008-2009 1.3 dualogic linea alabiliyorum ve ödediğim rakam karşısında piyasanın en az yakan ve bakımı/ parçası en ucuz olan aracını almış oluyorum, esp gibi benim çok önem verdiğim ve bu fiyata satılan araçların hepsinde olmayan önemli bir özelliğe sahip olmak da cabası.(Bir de vergi avantajı var tabi :))
      ESP kapama düğmesini özellikle sormamın sebebi ESP yi kapamak istemem değil 🙂 araçta gerçekten ESP olup olmadığnıı ilk bakışta anlamak istemem. Zira araç sahipleri ya hiç farkında değiller araçlarının sahip oldukları donanımlarından ya da yanlış biliyorlar. Hal böyleyken ESP kapama düğmesi olması araçta ESP olduğunun da göstergesi oluyor, eğer söylenen doğruysa Linealarda da bu işi ASR off düğmesi yapıyormuş, ancak daha güvenilir bir kaynaktan doğrulatamadım.
      Saydığınız diğer arçlardan bana en yakın gelen astra oldu ancak onun da easytronic vites tertibatı pek kabul görmüyor piyasada, ayrıca bakım maliyetleri de lineaya göre fazla olacağı muhakkak, daha da önemlisi alım maliyetini daha da artırıyor...
      Daha önce 2006 1.3 Corsa kullanmıştım 1 yıl kadar. Dolayısıyla 1.3 CDTI motor hakkında genel bir kanaatim var ve benim beklentilerimi karşılar nitelikte diyebilirim.
      Sizin lineayı "asla almama" nedenlerinizden bir kaçını bilsem belki kendim için de yorum yapabilirim 🙂
      Açıkçası bu araç tam benim için biçilmiş kaftan derken bu söyleminiz biraz soğuttu beni lineadan 🙂

    • Can Akbulut @can

      Linea'nın yapabildiği herşeyi daha iyi yapan arabalar var piyasada. Ben sizin yerinizde olsam 1999 - 2002 arası 1.6 otomatik Ford Focus alırdım. Alım maliyeti 18000 TL civarı olup, büyük ihtimalle tüp takılmış olacak. Yakıt masrafı biraz daha yüksek olur. Ancak bakım ve vergi avantajı ciddi olacak. Yol tutuşu ve mekanik yapısı Linea'dan çok daha sağlam, içi ve bagajı daha geniş, yol tutuşu ve stabilitesi Linea'nın fersah fersah ötesinde...

    • Furkan

      Bir arkadaşın şirket arabası için fiat bayisine gitmiştik. Yarım saatlik bekleme sırasında 3 tane linea çekici ile servise indirildi. Hiçbiri de kazalı değildi arıza yapmış arabalardı.

      Belki bu anlattığım olay tamamen şans eseri denk geldi fakat zaten soğuk olduğum marka/model araca karşı ön yargım psikolojik olarak arttı 🙂

      Tekrar düşünün derim

    • mustaa @mustaa

      İ.T.Ü Makina fakultesi kantininde bir cok parcasi kesilmis ve isaretlenmis bir linea var(dı). Arac hakkinda cok detayli bilgi veriyor(du). 🙂

  • ahmet faruk @ahmet-faruk

    trafik sigortası nedir ? gerçekten faydalı birşey mi ?

    • Veysel @spectrum

      Trafik sigortası zorunlu birşey zaten. Siz Kasko'yu mu soruyorsunuz?

      Trafik sigortası, hayat kurtarır. Sizi, bir ömür boyu tüm gelirinizi karşı tarafa verdiğiniz hasarı ödemekle geçirmekten kurtarır.

      Kasko ise, varolanı korur. Yani, zaten sizin olan araç çalınırsa, siz suçlu iken kaza yaparsanız vs., gereklidir.

      Bizim bir abi vardı, hiç kasko yaptırmamış. "Bugüne kadar kaskoya vereceğim para, araç değerini çoktan geçti" demişti 🙂

    • ahmet faruk @ahmet-faruk

      teşekkürler 🙂 mesela 2 kişi kaza yaptı 2sindede kasko yok,birbirlerinin hasarlarını trafik sigortası mı öder ?

    • Veysel @spectrum

      Evet. Ama tamamını değil, kusurları oranında öder. Siz %100 suçlu iken, sizin aracınızın hasarı ödenmez karşı tarafça.

    • Çağatay @backflip

      Ve yanlış hatırlamıyor isem sadece 10bin veya 12bin tl ye kadar ödeme yapıyor trafik sigortası, birde araç başınaydı sanırım bu ödeme, yanlışım olabilir hatırlayamıyorum, ancak 20-30bin tl masraf var ise kasko gibi bütün masrafı ödemiyor...

    • Erdem

      örn.

      a ve b aracı kaza yaptı... a aracı kusurlu... b aracı a aracının trafik policesine talepte bulunuyor... a araçının trafık policesi b araçının hasarını ödüyor.

      2013 yılında yapılan policelerde ödeme miktarı araç başına 25000 tl kaza başına 50000 tl'dir.

      2012 yılında yapalanlar ise araç başı 22500 kaza başına ise 45000 tl'dir

      trafık policesi genel şartlarına göre mağdur araç üzerindeki hasarlı bir parçanın öncelikle onarımı.... onarım yapılamazsa eşdeğer parça değişimi .... eş değer parçası yoksa orjinal parça değişimi yapılır....

      örn. accent'in orjinal bagaj kapağı 300 tl... eş değeri 40 tl...

      araç sahibi inat etti kendi gidip orjinal parça aldı. sigorta şirketi eş değerinin ödemesini yapar....

      Ablam sigorta eksperi birlikte çalışıyoruz o yüzden bütün gün bunlarla uğraşıyorum:)

  • blackorwhite @blackorwhite

    Murat Bey eğer okuyorsanız videoları youtube vs. benzeri video siteleri haricinde izleyebileceğimiz bir yer varmı çalıştığım kurum video sitelerini yasakladı da ....

  • Kaya

    Fonda sanki titreşime alınmış bir telefon çalıyormuş gibi vuu vuu vuu bir ses var 01:00 - 02:00 arası var.

    İkincisi Otoseyir bölümlerini masa başında değilde televizyonlu odada şöyle koltuklara yayılarak çekseniz televizyondada konuyla ilgili resim ve videolar dönse...

  • lawnmower @lawnmower

    Honda City sonradan kotarılmış, sırf Türkiye, Çin gibi piyasalardaki sedan sevgisi karşılıksız kalmasın diye hatchback modele bagaj çıkıntısı eklenerek üretilmiş bir araba. Aynı şey Fiat Linea için de geçerli mesela. Bu tip "sonradan kotarılma" modeller ağırlık dengesi ve süspansiyon problemleri yaşayabiliyorlar. Her modelde böyle olmayabilir, üretici sedan pazarında büyük potansiyel görüp aynı platform kullanılsa bile ona uygun bir tasarımla gayet güzel bir sedan ortaya çıkarabilir, ama bu az görülen bir örnek.

    • Erdem Ç. @rockerdem

      bildiğim kadarı ile focus'a kadar tüm araçlar sedan olarak tasarlanıp, HB modelleri "devşirme" üretiliyordu. doğru mu hatırladım bilemiyorum ama focus'un ilk kasasına halen zaafım vardır 🙂

      i20 ile uzun yol deneyimim oldu bir ay kadar önce. eski tip oto şanzıman ciddi zorlanıyor hafif yokuşlarda. süspansiyon orta-sert ancak o tip bir araba için normal zaten.

    • lawnmower @lawnmower

      Aslen Avrupa için tasarlanan küçük ve orta sınıf arabalar genelde HB olarak tasarlanır. Avrupalı tüketiciler sedan sevmezler pek. Focus'tan önce de Peugeot 306 vardı mesela, o da önce HB olarak çıkmıştı. Sonradan sedan versiyonu da geldi.

    • Erdem Ç. @rockerdem

      sizin araç da otomatik mi? benim kullandığımda dediğim gibi eski tip şanzıman olması fazladan ağırlık ekliyor araca ve kasılıyor yokuş çıkarken. o aracın 1000 kg'dan ağır olmaması gerekirdi bence.

  • Anıl Gelenler @anlgelen

    Konusu gelmişken aracım satılıktır 🙂 Can bey düşünürmüsünüz? 😛 Size ciddi bir indirim yapabilirim 🙂

    http://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-volkswagen-2003-new-beetle-1.6-highline-otomatik-kusursuz-125044869/detay/

  • FurkanSmg @furkansmg

    Biraz alakasız olacak ama nede olsa arab alıcaz sahibini değil 🙂

  • Emre K @emre-k

    Türkiye'de 2. el otomobil işi tam bir ateşten gömlek. Çoğu zaman paranızla rezil olduğunuz bir olay aslında. Piyasada o kadar profesyonel sahtekar var ki yaptıkları sahtekarlıklar bir çok ekspertizte bile görülemiyor. Mesela gördüğüm bir kaç örnek; bir kere bir tamirci kazalı aynı model iki aracı ortadan kesip tek şase üzerinde toplamıştı. Öte yandan araçtan araca motor transferi falan tahmin ettiğinizden çok daha yaygın. Motor ve şase numarası işini de bir şekilde hallediyor bu çakallar. Kilometre düşürme, pedal değiştirme işi artık "rutin" bir işlem. Sahibinden.com'daki 10 aracın 8'indeki bilgiler yalan yanlıştır.

    Doğuş oto değerlendirme, Renault 2, XChange by Toyota gibi yerlerden araç alınırsa sıkıntı olmaz kanımca ama o zaman da fiyat dramatik şekilde artıyor. Bu gibi şeyler yüzünden ikinci el Volkswagen alacağıma gider sıfır Daica alırım, bildiğim arabayı kullanırım diyen kişi çok ve bir açıdan hakılar bence. (Burada Dacia'yı küçümsemiyorum yanlış anlaşılmasın.)

    Bir diğer ilginçlik ise özellikle internetten satışta bazı ikinci el araçların sıfırlarından pahalıya gittiğini görüyoruz. Özellikle Doğuş oto gibi müşteriden yeni araç için ön ödeme alıp 6 ay sıra veren otocuların sattığı markalarda bu oluyor. Ne diyelim alana da satana da Allah akıl fikir vesin. 🙂

    Son bir şey de mikrofon için eklemek istiyorum. Pek bu işlerin tekniğini bilmem ama şu dizilerde, filmlerde tavandan sarkıtılan uzun mikrofonlar var hani, boom mikrofonu deniyormuş. ( http://goo.gl/tJxj0 ) Böyle bir şeyi konuşmacıların olduğu alanın tavanına monte edilse yaka mikrofonundan daha iyi olabilir mi acaba diye düşündüm.

    İyi incelemeler.

    • Erdem Ç. @rockerdem

      Doğuş oto ve diğer "büyük" denilen firmalarla ilgili de inanılmaz şeyler duydum ilk ağızdan. Arkadaşımın arkadaşlarının başına gelmiş hadiseler. Firma adı vermiyormuş gibi yapıcam 🙂

      Durum 1:
      Eleman para biriktirir, ikinci el aracını satıp kredi vs ile bir şekilde V**vo alır. Daha sonra artık sadece "çay içmek" için gideceği tamirci dostuna gider. Çay içerlerken usta "bu araba kazalı" der. Arkadaş "nasıl olur, daha 100 km bile olmadı alalı, sıfır bu" der ama içine kurt düşer. İşin peşini bırakmaz ve sonunda araç gemiden indirilip tıra yüklenirken sol taraftan darbe aldığı, serviste tamir edilip "sıfır" olarak satıldığı öğrenilir. firma aracı sıfırı ile değiştirir tabi bu rezillik ortaya çıkınca.

      Durum 2: (buna ilk elden şahit oldum)
      *W marka "do**ş çıkışlı" araç, ilk periyodik bakımı için yine do**ş'a bırakılır. Parça bekleme vs gibi bahanelerle araç teslim edilmez. 3-5 gün böyle geçtikten sonra araç teslim edilir ancak tutumdan tedirgin olan arkadaş durumu araştırır ve aracın bakım için serviste olduğu sürede "lift'ten düşürüldüğünü" öğrenir. bekleme süreci de bunu tamir edip "hiç bir şey olmamış" gibi aracı teslim etmeleri için geçen süre imiş. Daha bitmedi. Henüz bir yaşında olmayan araca yaptıklarından sonra, firma "özür" diler ve daha büyük bir fanteziye girer: "Özür dileriz, üste 10 bin tl verirseniz size yenisini verelim".

      tüy dikmek budur sanırım...

    • Emre K @emre-k

      Durum 1'i duymuştum ama durum 2 ondan da betermiş. Biz de eski bir Volkswagen sahibi iken o adı lazım değil baş harfi D olan servislerin yaptıklarından çok çekmiştik. Bir durum da benden o zaman 🙂

      Durum 3:
      Motoru tekleyen 3 yaşındaki Golf plus 1.6 fsi aracı servise götürmüştük. Hemen aracı bilgisayara bağlayıp kaputu bile açmadan bir şey yok deyip yolladıkları araba bir hafta sonra otobanın ortasında kaldı. Tekrar servise çekildi. Enjeksiyonlar değişti falan derken sağlam bir para geçirmişlerdi bize. Ancak daha olay bitmedi. Araç bir hafta sonra marşa basılırken her yerinden benzin fışkırtmaya başladı. Meğersem o adı lazım değil baş harfi D olan servis enjeksiyonları değiştirirken adam gibi takmamış. Tekrar servis yolları derken ikinci tamirin de parasını bize geçirmeye çalışınca bizim sigortalar attı tabi. Araç tamir olduktan sonra sattık kurtulduk. Hem sorunlu Fsi motordan hem de ülkedeki lanet servislerden dolayı Türkiye'de Volkswagen almamaya yemin ettik. Ancak bu işler arz-talep meselesi. O firma dizel-otomatik bir Golf'e 90 bin fiyat çekse 6 ay sıra bekleyip alacak müşteri çok. Türkiye'de araç işi tamamen sürü psikolojisi. Böyle olunca da müşteri memnuniyetini sallamıyorlar.

    • Erdem Ç. @rockerdem

      Madem açtık konuyu, 5 yıl önce başıma gelen olay.

      Durum 4:

      Önceki aracım olan 2004 citroen c3 1.4 dizel, aldığım günden itibaren biraz devirli kullanınca uyarı verip deviri 3000'de kilitliyordu. Stop edip tekrar çalıştırmak gerekiyordu devir kilidini açmak için.

      Okmeydanı Elmas servisine götürdüm. İsim veriyorum zira beni çok uğraştırdılar. Zaten birkaç sene önce citroen iptal etti servis yetkilerini.

      Arıza tespit edildi. Aracı satın aldığım "tanıdık" ve "sözde motor ustası" arkadaş, performans artışı için turbo hortumunun ağzını kızgın çivi ile genişletmiş. Ustaymış hakkaten :))) araç da turboya fazla hava gelince deviri kitliyor tabi. Hortumu hemen değiştirdik tabi. Elmas oto önce "turbo bozuk" dedi, bilmem kaçyüz tl karşılığında turboy açıp temizledi. Sonuç değişmedi. Tekrar götürdüm, "turbo bozuk, yenisi 2000 lira dedi". Uaklaştım. Araştırıp, tek işi turbo olan bir usta buldum. Kaput açtı, eliyle birkaç hortum söktü taktı, "bi dene sokağın sonuna kadar" dedi. Araç uçuyor 🙂 turboyu sürekli açık hale getirmiş. "Bunu turbonun sağlam olduğunu göstermek için yaptım" dedi, turbonn kendisi değil, pompası bozukmuş. 80 liraya bulup taktım ve araç kendine geldi.

      Burada iki ihtimal var. elmas otodaki "mühendis" arkadaş işi bilmiyordu ve beni dünya masrafa sokup yine de sorunumu çözemeyecekti.

      ikinci ihtimal, 2000 liraya turbo kakacaklardı, çaktırmadan o 80 liralık pompayı da takıp "bak turboyu değiştirdik, oldu" diyeceklerdi. ben de "vay be çözdü adamlar" diyecektim.

      İki ihtmal de yenilir yutulur değil. Maalesef ki servislerin/showroom'ların çoğu müşteri değil, para kazanma derdinde.

  • Levent @leventyurt

    Can ve Emre;
    İkinize de çok teşekkür ediyorum, benim gibi otomobil konusunda bilgisi olmayan, alım satım konusunda ise tamamen bilgisiz insanlar için çok faydalı bir video olmuş.
    Ses birazcık "hamamvari" olmuş ama olsun, seferoğulları farketmedikçe sorun yok 😀

  • Ahmet Yücel

    Can Reis özür dileyerek bir eleştiri yapmak istiyorum 🙂 Gerçekten Emre Abiden ve senden fazlasıyla bilgi fışkırıyor, zaten herkesde söylüyor işinizin ehlisiniz... Ama o kadar bilgi fışkırıyor ki Emre abinin sözünü bana kalırsa çok sık kesiyorsun 🙂 tam ona odaklanıcam, oda ne Can Abi devrede 😀

    Bu yıl inşaallah araba geliyor, dikkat edeceğim bahsettiklerinize. Çok teşekkürler.

  • Mert Ahmet Altıparmak @m-ahmet

    Öğrenci ve Aile arabası olabilecek bir model lazım bize de. Sizce ne olabilir? Chevrolet Cruze veya Volkswagen Passat düşünüyorum ben size göre bunlar dediğim şartlara uyar mı? Sağolsun Emre abi beni Subaru almaktan vazgeçirdi. 🙂

  • Murat S @atehaa

    Teknoseyir'de çorba bile yaptık ama test için hiç araba gelmedi 😀 Neden ?

  • Mustafa Dogan @mustafa-dogan

    Focus 2,5 tdci titanium hatasız,kilometresi düşük araç için üst limiti ne kadar belirlemeliyiz?

  • Tesla

    İkinci el araçta 100bin km psikolojik barajı var. Araç sahipleri 100 bine yaklaşan araçlarını satılığa çıkarıyorlar. Alıcılar da 100 bin km'deki araç yaramaz gözüyle bakmaya başlıyorlar. (Özellikle dizel araçlarda). Ortalama 7-8 yaşında bir araç 100.000 km yol yapmış oluyor. Kullanım ne kadr iyi olsa da motor ve aktarma organları açısından kaç km üst limit kabul edilmeli? Aracımızı kaç km'de satmamız daha verimli olur?

  • gokhantek

    Bu 2. el piyasası gerekliliği can sıkıcı bi durum, 2 ay kadar önce 09 mazda 3 Impressive i, uzun araştırmalar hatta Can Akbulut un tavsiyesi de dahil olarak aldım, arabamdan da gayet memnunum, muadilleri arasında en mantıklı tercih olduğunu düşünen insanlarda rasyonel karar verebilen kişiler, ama yedek parça temini cidden zor ve 2. el piyasası nasıl bilmiyorum, diğer Japon üretimlerinden muhtemelen daha yavaştır, ama şimdi seçim şansım olsa gene muhtemelen dağıtıcı kuruluş, servis ağı sorunları ve parça temini zorluklarına rağmen gene aynı aracı tercih ederdim.

  • lawnmower @lawnmower

    Halbuki DH foruma da eklememişler videoyu, siz nereden duyup geldiniz? 🙂

  • jackjoker

    harika bir video olmuş. bire bir benim şuan yaşadıklarımı anlatmışsınız. hiç de sıkıcı bir video değildi. böylesine bilgilendirici bir konuyu işleyen bir sohbet olmamıştı. gayet verimli ve faydalı.
    elinize sağlık

  • oguzhan

    video da biraz istanbul reklamı yapmışsınız. ankara izmir mersin adana yada antepe hiç geldiniz mi??
    sizce taşraya benzeyen bi yanı var mı?

    istanbulu dünyanın merkezi sanıyorsunuz 🙂

  • hanifi özgül

    Can bey ve Emre bey hanginiz cevaplarsa 🙂 ... Bende focus 2008 dizel araç var 110000 de bakımları hep düzenli yapıldı. Tahminen ne kadar daha sorunsuz binebilirim. Kabaca tabii :).. Ayrıca arıza verme ihtimali en yüksek olan parçalar nelerdir? Teşekkürler...

  • Can Akbulut @can

    Çok saçma sıfır alma isteği 🙂 2000 model civarı bir araba alırsanız satarken değer kaybı olmaz. Ayrıca 15 hatta 20 sene değiştirmeden kullanmak için sıfır araba almak çok iyi bir fikir değil. Hele ki 3 - 5 sene kullanılsın diye tasarlanmış süslü malzemelerle yüklü son dönem otomobillerinden birini tercih etmek bu iş için, fikri bir kez daha sorgulatıyor. Hem vergi sistemi de değişmek üzere zaten...

    Çok daha geniş ve ferah arabalar çok daha ucuza alınır. Varsın fazla yaksın; zaten Clio'nun kataloğundaki tüketim değerlerini de asla yakalayamayacaksın 😀

    • lawnmower @lawnmower

      İkinci el arabanın uzun süre kullanılmayacağı gibi bir kural yok. İkinci el araba demek ille de 5-6 yaşında araba demek değil. Daha birkaç bin KM yapmış, 1 yaşını bile doldurmamış arabalar da satılıyor. Kimisi kredi borcunu ödeyemiyor, kimisinin acil paraya ihtiyacı oluyor, kimisi de arabanın bir özelliğine gıcık oluyor, arabadan soğuyor. Neticede insanlar gayet yeni arabaları da satıyorlar. Eğer hijyenik takıntılarınız filan yoksa sıfır Clio yerine ikinci el Megane (veya diğer bir kompakt sınıf otomobil) alınabilir, tüketimleri arasında da öyle uçurum olmaz. Hatta, doğru kullanıldığında Megane'ın daha iyi yol tutuşu sayesinde fren pedalı daha az kullanılarak daha tasarruflu bile gidilebilir.

      Eğer dikkatli olursanız ikinci elde kandırılma ihtimaliniz çok yüksek değil. Ekspertiz yaptırın, gerekirse bir ustaya daha gösterin, iyice inceleyin, öyle alın. Sıfır araba alındığında da tamamen sorunsuz olacağı, uzun süre hiç arıza yapmayacağı garantisi yok. Sorunsuz marka olarak bilinen Toyota'dan sıfır aldığım arabayı ikinci gününde servise götürmek zorunda kaldım ben, kapısı sarkmıştı. Garantiden hallettiler tabi, masraf çıkmadı, ama sıfır alınan arabayı daha ikinci gününde servise götürmek zorunda kalmak da pek hoş bir durum değil. Bu en "masum" kusur, yorumlarda arkadaşlar çok daha ciddi meselelerden (taşınırken hasar gören arabayı yaptırıp sıfır diye satmak gibi) bahsetmişler.

      Karar sizin tabi, ama fuzuli takıntılara sahip olmadan, daha açık bir zihinle karar vermenizi öneririm.

    • lawnmower @lawnmower

      Skoda Rapid ve Seat Toledo'lara bir bakın. İkisi de aynı araba zaten, görünümleri farklı sadece. Skoda'nın süspansiyonları Seat'a göre birazcık daha yumuşaktır. Bagaj hacimleri sınıflarına göre gayet geniş. Bagaj kapağının arka camla birlikte açılması sayesinde bagaja erişim de çok kolay. İkisi de gayet şık, hem kişisel olarak, hem de aileyle kullanımda iyi gidecek arabalar. Tüketimleri düşük, malzeme kaliteleri de iyidir. Aslen Polo ile aynı platform, ama Polo'ya göre çok daha geniş kabin ve bagaj hacmi sunuyorlar. Sıfır alabilirsiniz, veya biraz bekleyip ikinci el seçeneklerine bakabilirsiniz. Henüz yeni çıktıkları için ikinci ele düşmemiş olabilirler.

      Bu arada, ikinci el arabada da kredi kullanabilirsiniz. Sıfırdan bir farkı yok. Benden araba alırken kredi kullanan çok insan oldu, prosedürü aynı mı bilmiyorum ama kullanılabiliyor.

  • Can Akbulut @can

    A3 1.6 FSI direkt enjeksiyon. Konvansiyonel tüp olmaz, dönüşüm daha pahalıya gelir. Kaldı ki Audi aldık, lakin eğilip tamponun köşesinden "Ehe" diye gaz doldurmak ayıp olmayacak mı? 😀

    Nefretimsin tüp... Audi alınız, FSI tekniğinin esnek yakıt püskürtme oranlarından istifade ederek az yakınız, mutlu olunuz 😀

    • Can Akbulut @can

      Vites oranları. 😉 Ayrıca lastikleri dar ve ufak, aerodinamik de sayılır...

    • lawnmower @lawnmower

      Audi, BMW filan çok güzel arabalar, ama bu arabaların tek gideri yakıt değil. Bakım maliyetleri de diğerlerine göre biraz daha yüksek. Araba eskiyince fiyatı düşüyor, ama bakım maliyetleri düşmüyor (hatta artıyor). Bu yüzden Audi, BMW veya Mercedes gibi arabaları almadan önce bakım ve tamirat masraflarıyla ilgili detaylı bilgi alın, sonradan sürprizle karşılaşmayın.

  • Can Akbulut @can

    Turbo ile iyi geçinmenin tek yolu bu. Turbo timer diye bir parça satılıyor özellikle otomatik araçlar için. Kontağı kapatıp araçtan inseniz dahi duruma göre 45 saniyeye kadar motor çalıimaya devam eder, öyle susar...

    Mesele yağın turboya ulaşması değil, turbonun yağının kesilmemesi. 😉

  • Kerim

    Merhaba,

    VW Beetle fiyatarina baktimda ;

    The Beetle 1.2 TSI 105 PS Man.
    The Beetle 1.2 TSI 105 PS DSG
    The Beetle 1.6 TDI 105 PS DSG

    TSI-TDI ve DSG-Manual farki nedir Can bey, acikladiginiz bir videonuz mevcut mu?

  • Erhan Adıgüzel

    Şimdi beni yanlış anlamayın ama madem bir expert getirdiniz ve bu adamın fikirlerini bize aktaracaksınız neden ikide bir sözünü kesip duruyorsunuz? Yani videonun içeriğinden çok o dikkatimi çekti, yönlendirmeye çalışıyorsunuz ama bunu videodan önce konuşmuşsunuzdur zaten. Neler konuşulacak, hangi konulara girilecek. Bırakın adam konuşsun 2 kelimede bir lafa karışmak da neyin nesi. Madem biliyorsun sen anlat o zaman neden konuk alıyorsun videoya. Belli ki o da bir tanıdığı 🙂 Olmadı bu video

    • Can Akbulut @can

      Videolarımızın 40dk ortalama olması hoşumuza gitmiyor. Bütün telaşe süreyi kısma için, yoksa ben de isterim Emre Abiyi 4 saat radyo programı tadında dinlemeyi.

    • lawnmower @lawnmower

      Aslında burada olay biraz da psikolojik. Şöyle açıklayayım: Biz bu videoyu aslında bir kere daha çektik, o aşağı yukarı 20 dakika daha uzundu. Sonra sesin kaydedilmediğini öğrendik, tekrar çekmeye karar verdik. İşte bu tekrar çekimde de sanki aynı şeyi aynı kişilere ikinci kez anlatıyormuş gibi bir his oluştu içimizde, bilinç altımız "tamam, o hikaye kısımlarını geç, asıl meseleye gel" şeklinde zorladı biraz bizi. Hem Can'ın, hem de benim meseleden meseleye atlamadaki, konuları bitirip diğer konulara geçmedeki istekliliğimizin esas sebebi bu. Yoksa süre kısıtlaması filan olmasa saatlerce anlatırız, konudan konuya geçeriz. Bir noktadan sonra bizim gibi aşırı meraklı olmayanlar için sıkıcı olmaya başlıyor tabi, bu yüzden muhabbeti fazla uzatmamak istiyoruz.

  • Kerim Demirel @darkredanger

    İkinci el araba alımında benim merak ettiğim konu eski araçlar. Piyasada satılan pek çok 70-80 model araç var. Özellikle Mercedes gibi markaların eski modelleri hala daha popüler. Diğer yandan modası hiç geçmeyen vosvos gibi araçlar da var.

    Şimdi bu araçlar üretilmiş, bitmiş. Aradan geçmiş 30-40 yıl. İllaki parça değişimi, hatta vosvoslar için genel olarak motor değişimi, baştan aşağıya yenileme yapıldığı gözleniyor.

    Örneğin vosvos tutkunları var, fakat her geçen gün daha da yaşlanan bu araçları tercih etmek ne derece mantıklı? Veya bu tarz eski araçlar tercih edilecekse de dikkat edilmesi gerekenler neler? Sonuçta bunları fabrikadan çıktığı gibi almak imkansız, aradan geçen süre içerisinde el değmemiş parçası olmuyordur.

    • Can Akbulut @can

      Hurda ile klasiğin ayrımı iyi yapılmalı. Ucuza klasik olmaz, eski araçların bakımı da, idamesi de zahmetlidir. Türkiye Avrupa'dan farklı olarak yol teknolojisinin 70'lerde kaldığı bir bölge. Yoksa Avrupa yollarında modern lastiklerin bütün avantajının kullanıldığı düzgün asfaltta iyice geri kalıyor klasik araçlar, tercih edilmiyor koleksiyon maksadı dışında.

      Amerika'da ise özellikle Güney ve Batı eyaletlerinde sıkı trafik kuralları ve geniş yollar böyle araçların tercih edilmesinde oluşan güvenlik zaafını minimize ediyor. Oralarda da "hızlı" araba sahibi olmak mantıksız...

      Eski arabalara gösterilen rağbet bizde de vergi bareminin takla atmasıyla bitirilecek. Yeni arabadan daha az vergi alındığı devletleri örnek aldığımızı hatırlayınca içinde bulunduğumuz halin saçmalığı hemen göze batıyor zaten.

    • LP

      Selamlar,

      Babamın merakı sayesinde ömrüm boyunca arabamız vosvos oldu. Kendim de kullandım kısa bir dönem. Doğrusunu söylemek gerekirse, eğer çok paranız yoksa hiç bulaşmayın. Artık en yenisi (74 modeli kastediyorum, Güney Amerika üretimi vs. dikkate almıyorum) 40 yaşında olan bu araçlar fiziksel olarak ciddi yaşlanmış durumdalar. Büyük dert çıkarmasalar da ufak tefek dertleri bitmez, kapının kolunu tamir etseniz vites kolunun topuzu düşer. Onu yapsanız sileceğin lastiği kaybolur. Herhangi bir tamirciye götüremezsiniz, çoğu anlamaz kaplumbağanın derdinden. Başka arabanın parçası uymaz, hurdacılardan çıkma parça aramanız gerekir. Tüm bunları bir hobi olarak görüp, seve seve uğraşacaksanız tamam, sözüm yok. Ancak arabaya ihtiyacınız olduğu için kaplumbağa alacaksanız, almayın.

      Sevgiler, LP

    • Anıl Gelenler @anlgelen

      Merhaba Levent Bey

      2003 model bir New Beetle'ım var. Bu sene başında 68 model kırmızı bir vosvos aldım. İlk başta tamamen hobi amaçlı düşündüğüm bu arabayı giderek daha çok sevdim. Benim alışkanlığımdır, aldığım arabayı alır almaz kapsamlı bir bakıma sokar değişmemesi gereken parçalarını da ileride sorun çıkartabileceğini düşündüğümden değiştiririm. Vosvosu da kapsamlı bir bakıma soktum parçaları düşündüğünüz gibi zor bulunan cinsten değil hemen hemen her parçası sıfır olarak yedek parçacılardan bulabiliyorsunuz. Fiyatları da güncel araçların parça fiyatlarından çok daha ucuz.Ben artık çoğu zaman New Beetle yerine Classic Beetle'ımı kullanıyorum, şimdiye kadar neyse ki en ufak bir sorunumuz olmadı. Ama tabi araba dünyasından uzak kişilere kesinlikle önermemekde haklısınız sonuçta bu işi bilmeyen birisi 45 yaşında bir arabadan çok çekebilir.

      Anıl Gelenler

    • lawnmower @lawnmower

      Klasik arabayla uğraşmak keyiflidir, ama zaman, para ve ikinci bir araba gerektirir. Kişinin tek arabasının klasik olması mantıklı birşey değil. Her an arıza yapabilir, sağı solu belli olmaz. Yaşlı araba sonuçta, ekonomik ömrünü doldurmuş. Mekanik olarak çok yıpranan parçaları değiştirilse bile göze fazla çarpmayan kısımlardaki yıpranmalar bir anda arabayı kullanılmaz hale getirebiliyor.

      Hemen herkesin eskilerden çok sevdiği birkaç model var. Ben de mümkün olsa 64 model bir Mustang almak isterim mesela. Lakin, bunun için ikinci araba şart, e haliyle iki arabayı koyacak güzel bir otopark (mümkünse en az biri kapalı olmalı) lazım. Sık sık arıza yapacak, en azından ufak bakımlarını kendim yapabileceğim biryer olmalı. Ne bileyim, bana şehir içinde pek olmaz gibi geliyor. Ha, biz böyle diyoruz ama kullanan yine kullanıyor, ama biz onları sadece klasik arabanın sefasını sürerken görüyoruz. Bir de kendilerine sormak lazım...

  • white_cloud

    35 yaşındayım.. daha yolun başındayım.. hiç arabam olmadı ama yakın zamanda olacak

    "bir otomobil alıp onunla yaşlanmak istiyorum" ne tavsiye edersiniz?

    can akbulut cevaplarsa sevinirim.

    • Can Akbulut @can

      Böyle bir durumda araç ne kadar basit olursa o kadar işinize gelir. Kaliteli üretim ve çok donanımı olmayan; sağlam yapılmış bir araba ile yaşlanabilirsiniz. Modern donanımlardan hava yastıklarının ömrü 15 senedir. Keza katalitik konvertör de en geç 10 sene dayanır. Metal yorgunluğu ve tamirat dayanımı açısından araba muhakkak çelik şaseli olmalıdır. Alüminyum kazada tamir edilemez. Motor atmosferik olursa çok iyi olur. Viskoz kavramalı otomatik şanzıman hem aktarmanın ömrünü uzatır, hem de uzun vadede manuele oranla daha kolay idame ettirilir.

      Bu özelliklerde bir araba Ford Focus, C-Max 1.6 olabilir, Ford Mondeo 2.0 da olabilir tabi. Mercedes C180K hatta BMW E90 316 ve 320 tercih edilebilir. Renault Clio II yine çok uzun süre hizmet edebilecek potansiyel barındırır. Hyundai Sonata, Elantra, Accent ve Getz benzinli hatta otomatik vitesli modelleriyle çok yüksek hizmet ömrü sunarlar.

      Honda CR-V sıfır alınıp ömür geçirilebilecek potansiyeli uygun fiyata sunan modellerden. Ben tabi 100000TL gibi psikolojik bir sınır altında kalmaya çalıştım kendimce; meblağ yukarı da çekilebilir, kullanım alanı da daraltılır, minimum maliyet de gözetilir gerekirse 😀

    • drkimble

      megane 3 dizel kullandım. 8. ayında her yerinden ses gelmeye başlamıştı

  • Ziyaretçi

    Alfa Romeo 147 6sk, Multi JET nasıl dır iyi veya kötü yanıtlarsanız sevinirim 2003 model kısmetse ilk arabam olcak yanıtlarsınız sevinirimmmm

  • Mehmet Mutlu Elmas @mehmetmutluelmas

    Teknoloji sitesinde otomobil yorumları 🙂

  • Can Akbulut @can

    Yumuşak süspansiyon daha iyi yol tutar 😉

    • Can Akbulut @can

      Süspansiyon zamanla yumuşamaz 🙂 Yayları uygun fiyata değiştirseniz dahi amortisör ve viraj çubuklarına da el atmak gerekecek; maliyet çılgınca olacaktır. En basit çözüm lastik ölçüsü ve basıncıyla oynamak ki bu da çok hassas yapılmalı, toleransın azlığı unutulmamalıdır.

      Bütün bu işlemler aracın maruz kaldığı yüke göre fark arz eder. İstihap haddi değişir, dengesi bozuluncaki davranışı etkilenir. Aracınızın savrulması veya viraj dışına açılması taklaya kalkmasından evladır. Üreticiler buna göre ayar yapar. Bizim bu ayara burun sokma gerekçemiz sadece ilkel yol mühendisliği ve kalitesiz kaplamadan muzdarip olduğumuz hallerdir 😉

    • Ziyaretçi

      yumuşak süspansiyonun yolu nası daha iyi tuttuğunu anlayamadım Can bey ??? acaba arabanın daha az sekmesini kasttettiniz?

    • Can Akbulut @can

      Gövde sallanmasının engellenmesi ve ağırlık transferinin dizginlenmesi için süspansiyon geometrisi düzgün tasarlanmasıdır. Ucuz tasarımların sertleştikçe "daha iyi" yol tutar hale gelmesi bundandır ve bu yanlış bir algıdır.

      Yumuşak süspansiyon yoldaki bozuklukları, eğimleri daha iyi okur. Tekerlekler daha az yerden kesilir, kayma olacaksa bile kontrollü olur. Tabi ağırlık merkezi yüksekse ve süspansiyon bu duruma uyumsuzsa virajda durum tam ters hale gelir. Düz gidişte ise stabilite artar. Yüklü aracın stabil hissettirmesi bundandır 🙂

    • Ziyaretçi

      teşekkürler yorumlarınız için.. aynı şeyleri düşünüyoruz. ama sert süspansiyonun yolu daha iyi tutar algısı ne kadar yanlış ise 'yumuşak süspansiyon daha iyi yol tutar ' demek de o kadar yanlıştır. virajlarda ağıtrlık transferine direnmesi bakımından özellikle ağırlık merkezi yüksek araçlarda sert süspansiyonlar yola daha iyi tutunur. hafif engebeli yollarda da süspansiyon girinti ve çıkıntılara daha iyi uyum gösterdiğinden yola tutunma kabiliyetinin daha yüksek olduğunu hissederiz.bu bir konfor öğesidir ancak o yolda direksiyonu sağ-sol yapmamızla her şey değişir yumuşak süpaansiyonların amortisör içinde aldıkları yol daha fazla olduğundan direksiyona tepkiler daha yavaş ve geçtir. bu geç kalınmaya eğer ağırlık transferi yani ağırlık merkezinin yer değiştirmesi de dahil olursa sonuçlar pek iç açıcı olmaz. acaba yanlış mı düşünüyorum??

  • Can

    Merhaba abi küçük bir araştırma yaptım, ingilterede ve türkiyede hemen hemen aynı özelliklere sahip iki Audi TT'yi karşılaştırdım sonuca bir göz at istersen bir adet de devlete satın alıyoruz neden bu kadar yüksek ötv kdv ödüyoruz bu konuya değine bilir misiniz otoseyirde iyi günler

    http://www.gumtree.com/p/cars-vans-motorbikes/2011-audi-tt-18t-fsi-roadster/1019022290#photo-content

    http://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-audi-ss-motors-dan-2011-audi-tt-2.0-tfsi-quattro-cabrio-13.811-km-125914073/detay

    • lawnmower @lawnmower

      Bildiğim kadarıyla İngiltere'de emisyona dayalı vergi sistemi uygulanıyor ve arabalar eskidikçe vergileri ve sigorta masrafları artıyor. Bu yüzden ikinci el fiyatları bizdekine göre çok daha düşük. Bizde Fiat Linea alınabilen parayla orada 3 yaşında Audi A6 (hem de dizel, otomatik) alınabiliyordu.

      Diğer yandan, sıfır araba fiyatları arasında o kadar da büyük uçurum yok. Bizde vergiler daha yüksek tabi, ama en azından ABD ile aradaki fark kadar büyük bir fark yok. Tabi gönül isterdi biz de ABD fiyatına araba alalım, bugün Civic'e verdiğimiz parayla Mustang alalım, her şahsın en az bir arabası olsun filan... Gelin görün ki, memleketimizin altyapısı buna müsait değil. Ben de bir yandan yüksek vergilerin şişirdiği fiyatlara isyan ediyorum, ama bir yandan da "ya bir de arabalar daha ucuz olsa, bu trafik o zaman nasıl olurdu?" diye soruyorum.

  • drkimble

    programlarınızı zaman buldukça takip eden biri olarak 20 yaş üstü araçların hurdaya ayrılacağı konusu üzerine bir program yapıp bizi engin bilgilerinize gark etseniz, lakin belkide programınızın içerikleri bile 6 ay sonra değişebilir diye düşünüyorum 🙂

    • Can Akbulut @can

      Program içeriğimizi değiştirecek ne öngörüyorsunuz 6 ay sonrası için?

    • drkimble

      Şöyleki Can Bey ülkemiz gibi eski otomobil cenneti olan bir ülkede 1994 e kadar üretilmiş araçların ülkemiz trafiğinden toplatılmış olması sanırım program içerisinde konuşulan konuları da değiştrimez mi? Bir çok markanın bir çok modelinin artık kullanımımızdan kalkması az çok programın çehresini değiştirir diye düşündüm nacizane :). Sizin örnek olarak verdiğiniz 'toros niyetine' yerine ne bileyim belkide bundan sonra başka bir aracı anacağız.

    • Can Akbulut @can

      Doğru, o zaman bunları da yeniden anlatmak şart olacak... Jetonum yeni düştü benim, yağsız kaldım bu ara biraz 😀

    • drkimble

      estağfirullah 🙂 ben konuyu biraz araştırdım her nekadar her kafadan bir ses çıksada binek araçlarda şu an zorunlu olarak hurdaya çıkarma konusunda bir sıkıntı olmayacağını yorumladım. Bir söz söyleyip ortalığı karıştırmayalım ,Toros niyetine gene torosa binebiliriz 🙂
      Birde Can Bey ben bir soru sormak istiyorum, 99 model İngiltere yapımı corolla gli liftback ülkemizde neden tutulmadı? diğer Corolla modellerinden daha ucuz ve donanımlı bir kusurumu var acaba? sizden başka cevaplayacak birisi aklıma gelmiyor 🙂 burdan sormam belki uygun olmadı fakat aynı soruyu size farklı bir siteden de yönelttim (evet o bendim 🙂 ) fakat anladım ki orayla çok haşır neşir değilsiniz sesime ses verin Can Bey artık perişan oldum :))))

    • Can Akbulut @can

      Türkiye halen sedan pazarı olarak kabul ediliyor. Üreticilerin böyle nitelendirmek için haklı sebepleri var elbette 😀

      Bazı arabalar sebepsiz yere tutulmaz. Aklınız ermez ne kadar mantıklı olduğunu görseniz de, tasarımı çok hoşunuza gitse de, piyasada kabul görmez. Ford Focus HB ilk çıktığında Ford marka olmasaydı hayata satmazdı. Skoda Octavia her açıdan TR'ye gelen düşük donanımlı Golf IV'lerden iyi bir arabaydı, satmadı. Renault Megane II eğer başka bir marka logosu taşıyor olsaydı ciddi bir başarısızlık olacaktı. Honda halen satmıyor 🙂

      Diğer site dediğinizden haberim yok 😀

  • Artur

    Merhaba, otomobil inceleme videoları hazırlamayı düşünüyor musunuz? Aklınızda ileriye dönük böyle bir proje var mı? Bence güzel olur, en azından markaların test araçlarıyla başlayabilirsiniz bu incelemelere, arabaları kullanırken sürüş ve genel özellikleri anlatsanız takipçileriniz için fikir olur modeller hakkında, selamlar

  • AnilE @anile

    Selamlar benim konuyla alakasız bi sorum olucak :). vw grubunda 1.4 tsi motorlarda ilk çıktığında turbo lagi gidermek için 1 turbocharger ve 1 superchargerla çalışıyodu yanlış hatırlamıyosam. fakat golf 7 de ki tsi motorlarda hala 2 tane mi charger kullanıyor yoksa 1 tane mi? 1 taneyse turbo lagin önüne nası geçmişler?
    teşekkürler şimdiden 🙂

    • Can Akbulut @can

      Daha küçük turbo kullanarak tabi 🙂 150, 160, 170, 175 ve 180 beygir olanlar turbo + blower. 1.2TSI ve 1.4 122 HP sadece turbo.

    • AnilE @anile

      Bu bağlamda tek turboyla çalışıyo yani :). ben hala çift kullanıyolar sanıyodum. küçük turbo kullanmak nasıl fayda sağlıyo ki?

    • lawnmower @lawnmower

      Küçük turbo kullanımı turbonun verimli olduğu devir aralığını aşağı çekmeye yarar. Turbo ne kadar büyük olursa motora kazandıracağı güç de o kadar fazla olur, ama bunun yanında turbo büyüdükçe çalışması için gereken egzost basıncı da artar. Küçük hacimli motorlarda bu egzost basıncına ulaşılması için yüksek devirlere çıkılması gerekir, bu da düşük devirleri cansızlaştırır.

      İşte bu yüzden, bazı motorlarda küçük turbo tercih edilir. Küçük turbolar daha düşük egzost basıncıyla çalışabilirler, normal turbonun zar zor döneceği basınçlarda tam kapasiteye çıkabilirler. Bu da düşük devirlerdeki performansı arttırır. Turbonun motorun maksimum gücüne olan katkısı daha az olur, ama bu katkı devir bandının daha geniş bir kısmına yayılır.

      Maliyet kaygısı güdülmediği durumlarda düşük devirlerin supercharger (kompresör) veya küçük bir turboya emanet edilmesi, devir yükseldiğinde de daha büyük bir turbonun devreye girmesi en ideal çözümdür. Tabi bu seçenekler hem motorun üretim maliyetini, hem de uzun süreli kullanımdaki bakım maliyetini arttırır. Bu yüzden 1.2L gibi küçük hacimli motorlarda kullanımı pek mantıklı olmaz.

  • drkimble

    bence bu konuya verilecek en güzel örnek megane 2 nin dynamic 2 diye tabir edilen modeli, nasıl gözden kaçtı 🙂 donanım listesini saymaya kalksanız program 10 dakka uzardı 🙂 ben ilk defa bir araçta plastiğin yüzüldüğünü gördüm

  • Ziyaretçi

    merhaba Can bey. Benim merak ettiğim konu yeni vergi sistemi meselesi. Sizce yeni sistem 1.6 dizel 0 araçların fiyatlarına olumlu yada olumsuz olarak yansır mı? Yansırsa önemsencek derecede olur mu? görüşlerinizi merak ediyorum.

  • Levent

    ses te ne var ? cok kotu duyuldu bende.. napalim da duzelsin ? varmi bi yolu ? saygilar. yeni video icin tesekkurler.

  • hakan yurt

    güzel videolar hazırlıyorsunuz, tebrik ediyorum

  • Selim Akdere

    Faydalı bilgiler için teşekkürler

  • Kaan Telekoglu @kaan-telekoglu

    Ben keyifle izledim. Benim açımdan faydalı bir video olduğunu söylemeliyim. Emeği geçen herkese. Teşekkür ederim.

  • zeynep

    Araçlara vakıf olmayan; 2000 yılında ehliyetini almış ve sınavı geçtikten sonra araç kullanmamış taze bir anne için ( 2 yaşında bir süt danamın arka koltukta ki muhtemelen araç koltuğunda oturmayı istemeyip dikkatimi çekmeye çalışacağına da muhtemel kazalarda aracın güvenliğine de ehemmiyet verilerek) trafiği yoğun, sürücüleri kaba ve "erkek" yoğunlukta olan taşra yollarında kullanılacak, fiat punto benzinli 2011 model 45000 km ya da citroen c4 dizel 120000 ya da clio 2 ya da babamın çok düzgün kullandığı 2005 model dizel 115000 km c3' ünü mü almalıyız(babam sırf model değiştirmek için 0 km dizel c4 aldı, c3'ü 17500TL'ye sattı, bu aracı tavsiye ederseniz satılmadıysa onu iade almaya çalışabiliriz, satılmış olma ihtimaline binaen ancak bu araçlar arasında 2. tercihiniz ne olurdu? ) Mümkün ise Can Beyefendi'den bir tavsiye ümit ediyorum.

  • Ziyaretçi

    Can bey bugün 2. el mersedes b160 alsam 55.00tl 5 10 sene sonra satarken zorlanırmıyım yada zarar edermiyim...şimdiden ilginize tşk...

    • Can Akbulut @can

      Mali kaygılarınız veya uzun süreli sorunsuz kullanım beklentiniz olduğu sürece B serisine bulaşmasanız iyi edersiniz 😀

      Hem satarken umduğunuzdan çok değer kaybedecek, hem de eski "kurşun geçirmez" Mercedes'lerden çok daha kırılgan olmasına rağmen aynı tamir ücretini ödeteceği için sıkıntı yaşatacaktır.

      Daha uygun fiyata Renault Scénic, Ford C-Max hatta Toyota Verso alın, aklınız kalmasın...

    • Ziyaretçi

      çok özürdilerim vaktinizi alıyorum ama peugeot 3008 için ne dersiniz...

    • Can Akbulut @can

      İç mekanı çok güzel ve tasarımı alımlı. Fakat yüksek ağırlık merkezi yüzünden sert süspansiyonla donatılmış, sürüş keyfi ve emniyeti düşük ancak yüksek donanımlı bir araba. 4WD versiyonu arka tekerleğinden elektrik itişli, tabanında bataryaları var ve 2 Litrelik dizelle önden çekiyor. Bizde satılan yarım bir araba yani; ama iş görmez değil. Kokpiti çok güzel 😉

      Alacaksanız makyajlı versiyonu seneye geliyor, haberiniz olsun...

  • Ahmet Öztürk

    Can Bey'e bir sorum olacak:
    konu ikinci el araç, fakat sanırım 0 km araç hakkında fikir sormak için de en iyi yer burası.

    renault clio icon 1.2 turbo EDC 120 bg = 48k
    honda jazz fun 1.4 CVT = 48k

    yakıt tüketim değerleri birbirine yakın görünüyor. şehir için kullanım ağırlıklı, performans, konfor, kalite gibi kriterlerle değerlendirildiğinde hangisini önerirsiniz?

    Bunlara ek olarak, ikinci el fiat bravo'lar da ilgimi çekiyor. Aslında fiyat/performans olarak ikinci elde Seat İbiza'lar çok çekici ama 7 ileri DSG sorunları gözümü korkuttu.

    Teşekkürler.

    • Can Akbulut @can

      Sizin de Seat vesilesiyle işaret ettiğiniz gibi kullanım maliyeti satın alma ve yakıt sarfiyatından ibaret değil, bakım gideri de var. 🙂

      Renault turbo, Jazz ise atmosferik olduğu için Honda bir sıfır önde bakım masrafları açısından. Tavsiye ederim.

      Jazz'ın tek kusuru seneye yeni modelinin geliyor olması.

    • Ahmet Öztürk

      Çok teşekkürler Can Bey. Fiat Bravo'ya değinmediğinize göre onu önermediğiniz kanısına vardım.

    • Can Akbulut @can

      Bravo temiz bulursanız alabileceğiniz bir araba. Ama çok elektronik donanımı var ve çabuk bozulan türden kalemler bunlar. Tamiri de pahalı.

      Özellikle modeli seviyorsanız alın, biraz fazla harcarsınız belki ama iyi bir otomobiliniz olur.

  • erman

    180hp turbo insignia almayı düşünüyorum sorunsuzluk konfor ve güvenlik açılarından aile kullanımı için tavsiye edermisiniz alırken dikkat etmem gereken noktalar neler birde bu araç turbo benzinli benzinli turbolarda aynı dizel mantığında mı çalıştırılıp bakımı yapılmalı ve ömürleri dizeller gibi mi daha uzun süreli mi sonuçte benzin daha temiz bir yakıt

  • Cüneyt

    Can Bey, artık üretimi yapılmayan ve ikinci elde gayet makul fiyata bulunabilen Honda City'ler hakkındaki düşüncelerinizi merak ediyorum. Otomatik vitesi CVT midir, perfomansı, kalitesi, yol tutuşu nasıldır ve önerir misiniz?

    Honda'nın sitesinde bilgi olmadığı için donanım farkları da meçhul. 5 farklı donanımı bulunmakta imiş.

  • nuri

    toyota corolla 1.6 gli nasıl bir araç herkes çok sağlam olduğunu söylüyor ama 18.000 tl civarında fiyat istiyorlar km de fazla oluyor haliyle. 18.000-21.000 tl arası alınabilecek başka bir araç tavsiye edebilirmisiniz.şehiriçi kullanım için skoda octavia yada honda civicte güzel duruyo ama kredi çekip alacağım için fazla açılmak istemiyorum.yardımcı olabilirseniz sevinirim.ilk aracım olacağı için başım ağrısın istemiyorum yani çok temiz araç az yakıyo uno al deseler alacağım nerdeyse ama biraz geniş aile aracı olsun istiyorum.

    • Ercan Kırküç

      Almayı düşündüğünüz ikinci el Toyota kaç model?, kaç bin KM de yazmamışsınız. Ben bir alt veriyonu olan 1996 modelini yaklaşık 9 yıl kullandım. Toyota'nın ciğerini bilirim. Sorun size her türlü bilgiyi vereyim.

  • ugur

    Trafik sigortamı kaybettim ama internetten sorgulama yapınca trafik sigortası görünüyor satarken o gereklimi kayıpsa neyapmam lazım satışta.

  • Mehmet Güneş

    İkinci el araba öyle önüne gelenden veya herkesten alınmaz. Tanıdıktan, bildik kişilerden alınır. İş yerinizdeki arkadaşlarınızdan, evinizin bulunduğu sitede komşunuzdan veya başka yerden ama emin olduğunuz kişilerden almanızda fayda var. Eğer şirket arabası alacaksanız şirkette kendi kullandığınız arabayı alın. Başkasının kullandığı şirket arabasını tavsiye etmem.
    Geçen bulunduğum kent ten başka bir kente gitmiştim. Evimin olduğu semtte çok sayıda ikinci el araba satan galerici vardı. Arabaların hepsi gıcır gıcır, pırpl pırıl göz dolduruyordu. Bir kaç tanesini sordum. Ne tesadüf ki modelleri yeni, km'leri yüksekti. Şirket arabası oldukları hemen anlaşılıyordu. Bir de km sayaçlarının düşürüldüğünü başka bir kaynaktan öğrenince arabalardan bayağı soğudum. Eğer km sayacı ile oynanıyorsa başka neler yapılabilir bir düşünün derim.

  • Berat Çapar @brtcpr88

    tekno seyir ailesine yeni katıldığım için en eski videolardan başlıyorum izlemeye:) güzel bir video daha

  • izzet şen @izzetsen1985

    Can bey bi arac almayi dusunuyorum ama motorunun hararet yapmasi uzerine serviste komple yeni motor konulmus araca nasil bi yol izlemem lazim

  • Ariond Weman @arnoidweman

    % 2'nin çok düşük bir oranda bir krediye ihtiyacın var mı? ev kredisi vermek, iş kredisi her türlü kredi İlgileniyor, e-posta yoluyla bize ulaşın: arnoidweman@gmail.com daha fazla bilgi için

  • fre man @fjnjfvsdx

    Mali yardıma mı ihtiyacınız var?
    Mali olarak size yardım edebilirim. Ödünç almak isterseniz bana e-posta ile ulaşın: osekredi@hotmail.com veya whatsapp +917795372439

  • Can Çavuşoğlu

    Edit üstteki yoruma isim yazmayı unuttum özür silerim.