Yenilenebilir Enerji Kurtarıcı mı Polyannacılık mı?

Çevre ve küresel ısınma ele alındığında konu çoğunlukla yenilenebilir enerjiye gelir ve küresel ısınmaya karşı büyük etkisi olduğu düşünülür durum gerçekten böyle midir? İstatistiki veriler ve araştırmalar ile durumu irdeleyelim.

Öncelikle şunu belirtmeliyiz yenilenebilir kaynaklar ‘temel yük (sürekli ihtiyaç duyulan elektrik miktarıdır) gücü olarak görülmezler zira süreksizdirler ve istediğmiz kadar maliyetleri düşürelim veya daha verimli yollar bulalım güneş ışınları bir sebepten ötürü azalırsa veya rüzgar yeterli hızda esmezse gerekli enerjiyi elde edemeyiz. Bu sorunun çözümü şebekeye sürekli bir güç verebilmenin yolu ise devasa bataryalar inşaa etmektir. Yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektrik enerjisi depolanabilir ve üretim düştüğü veya dalgalandığı zaman depo edilen enerji kullanılabilir fakat bu durumun büyük mali sıkıntıları vardır. Örneğin Kaliforniya'da ki duruma bakarsak bunu daha iyi anlayabiliriz.

Kaliforniya yenilenebilir kaynakların (özellikle güneş enerjisi) üretimde ki payını artırma konusunda önemli planları olan bir eyalet 2045 yılına kadar elektrik üretiminin tamamını temiz kaynaklardan sağlanmayı planlıyor. Lakin yapılan araştırmalara göre üretimin yarısı yenilenebilir kaynaklardan sağlanırken megawatt/saat maliyeti 49$ oluyor eğer üretimin tamamını yenilenebilirlerden yaparsak bu maliyet yaklaşık 32 kat artarak 1612$ megawatt/saat oluyor. Bu artış depolanma yüzünden kaynaklanmaktadır.

Meselenin çevreyi ilgilendiren kısmına gelecek olursak bildiğiz üzere küresel ısınmanın nedeni sera etkisidir. Sera etkisini de atmosferde miktarı artan CO2 gibi gazlar neden olur. Örneğin Almanya karbon emisyonunu düşürmek için bir çok yenilenebilir kaynak projesini özellikle 2000’li yıllardan sonra devreye soktu. 2010’dan 2018’e gelindiğinde Almanya da yenilenebilir kaynaklardan sağlanan üretim iki katından fazla artmasına rağmen CO2 salınımı kayda değer bir biçimde düşmedi hatta bazı yıllar aynı dahi kaldı. Ayrıca daha önce bahsettiğimiz nedenlerden ötürü Almanya da elektrik fiyatları 2006-20017 yılları arasında  %50 arttı. Karşılaştırma yapacak olursak Fransa birim elektrik başına Almanya'nın onda biri kadar karbon salınımı yapmakta ve elektrik fiyatı da Almanya'nın yarısından biraz fazladır (Fransa elektriğinin %71’ini nükleer enerjiden sağlamaktadır).

Bu veriler ve araştırmalar bize yenilenebilir enerjinin küresel ısınmaya karşı etkisinin sıkıntılı olduğunu göstermektedir. Hatta küresel ısınma ile mücadeleyi pahalı hale getirmektedir. Elbette hızla gelişen teknoloji sayesinde bu maliyetler düşebilir fakat birleşmiş milletlerin yaptığı araştırmalara göre önümüzde ki 20 yıl içinde küresel ısınma 1.5 derece ile sınırlandırılmasa geri dönüşü olmayan bir sürece gireceğiz. Biz teknolojinin gelişmesini bekleyebilir, umabiliriz fakat dünyanın bu gelişmeleri bekleyecek vakti var mı?

Kaynakça:

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 9 / 13
  • Mr.Bell @mr-bell

    Bunlar sizin düşünceleriniz mi?
    Konu alanında bir çalışma mı yapıyorsunuz?

  • Jubei @jubei

    Örneğin Almanya karbon emisyonunu düşürmek için bir çok yenilenebilir kaynak projesini özellikle 2000’li yıllardan sonra devreye soktu. 2010’dan 2018’e gelindiğinde Almanya da yenilenebilir kaynaklardan sağlanan üretim iki katından fazla artmasına rağmen CO2 salınımı kayda değer bir biçimde düşmedi hatta bazı yıllar aynı dahi kaldı.

    Aklınıza, ellerinize sağlık, en çok şaşırdığım yer alıntı yaptığım yer, açıkçası Almanya'nın daha düşük bir CO2 salınımı var sanıyordum?
    Paylaşım için teşekkür ederim.😊👍

    • Abdurrahman Özırk @ozab

      Okuduğnuz için ben de teşekkür ederim. İlk kez gördüğüm de ben de epey şaşırdım. Almanya CO2 salınımı olarak dünyada 6.sırada Avrupa için konuşacak olursak bu seviye bir ülke olarak Örneğin Fransa nükleer enerjiyi yoğun olarak kullandığı için 20.sırada.

  • KUTALP @kutalp

    Kuruyorsun Nüklüeri atığınıda ortadoğuda parasını verip gömüyorsun bitti gitti işte.

  • prometrik @prometrik

    Güzel yazı ancak birkaç kısıma değinmek istiyorum. Öncelikle değindiğiniz kaynak sayısı az. Ayrıca yenilenebilir enerji karşıtı firmalar(özellikle petrol endüstrisi) bu enerji türüne karşı yazılar yazıyor ve yazdırıyorlar. O yüzden kaynak detayları hep önemlidir.

    Yazınızın özet olduğu anlaşılıyor. Ancak yine de gördüğüm birkaç noktasına değinmek istiyorum.

    "Almanya karbon emisyonunu düşürmek için bir çok yenilenebilir kaynak projesini özellikle 2000’li yıllardan sonra devreye soktu. 2010’dan 2018’e gelindiğinde Almanya da yenilenebilir kaynaklardan sağlanan üretim iki katından fazla artmasına rağmen CO2 salınımı kayda değer bir biçimde düşmedi hatta bazı yıllar aynı dahi kaldı." Mesela bu kısım çok önemli ve vurgulayıcı. Ancak bunun arkasında çok bilşnmez var. En temeli ise 2010-2018 arasını baz alıyor ve yenilenebilir enerjiye rağmen karbon salınımının düşmediği ve hatta aynı kaldığı söylenmiş. Bakış olarak çok eksiği var. 8 yılda karbon salınımını arttıran kaç fabrika kurulmuş? Trafiğe yeni kaç araç eklenmiş? gibi bilgiler eksik. 8 yıl gibi bir sürede artan üretim ve dolayısııyla karbon salınımına rağmen, karbon salınımı aynı seviyede kalmış ise bu bir başarıdır.

    Depolama konusu doğrudur. Zaten pil teknolojisinin çok eskidiği hep söyleniyor. HDD de eskimişti ve SSD yerine aldı bugün. Sıra pilde diyebiliriz. Alternatif olarak tuz depoalama sistemleri kullanılıyor. Aslında alternatif aranıyor. Güneç enerjisini doğrudan elektrik üretmek yerine güneş ışığını bir odakta toplayıp oradan ısı enerjisinin elektriğe çevrilmesi çalışmaları var.

    Yatırım maliyeti yüksek oluyor yenilenebilir enerjide. Ancak bu durum sizin de söylediğiniz gibi teknolojinin gelişmesi ile değişecektir.

    Yazıda nükleer enerjinin daha temiz olduğu söyleniyor olsa bile çevre kirliliği bakımından oluşturduğu etki boyutlarına hiç değinilmiyor.

    Görselde yer alan bio yakıt, jeotermal ve hidro termal enerjiden hiç bahsedilmemiş. Sanırım ileriki yazılarda bahsedeceksiniz.

    California 'nın yenilenebilir enerji konusunda "yapılan araştırmalara göre üretimin yarısı yenilenebilir kaynaklardan sağlanırken megawatt/saat maliyeti 49$ oluyor eğer üretimin tamamını yenilenebilirlerden yaparsak bu maliyet yaklaşık 32 kat artarak 1612$ megawatt/saat oluyor. Bu artış depolanma yüzünden kaynaklanmaktadır." Zaten burası da asıl sorunun depolama olduğunu gösteriyor. Üretimin yarısının yenilenebilir enerji olması çok ciddi bir rakam. Asıl bu anlamda California 'da önceki ve sonraki salınım oranlarını bulmak lazım. Bunu araştırabilirseniz çok faydalı olacaktır. Sonuçta boşuna enerjinin yarısını yenilenebilir enerji ile karşılamıyorlardır. Almanya için olan verinin burada da olması lazım. Tabi yine artan ya da azalan endüstriyel faaliyetler, trafiğe çıkan araç vb. hesaba katılarak.

    Emekleriniz için teşekkürler. Yalnız yukarıda bahsettiğim kısımlar olmadan yeterince aydınlatıcı veya doğru bilgilendirici olarak değerlendiremiyorum. Bunları ekleyerek yenilerseniz veya bunları içeren yeni bir yazı yazarsanız lütfen beni de eklemeyi unutmayın.

    • Abdurrahman Özırk @ozab

      Öncelikle okuyup, detaylı bir yorum yaptığnız için teşekkür ederim. Kaynak konusunda doğru söylüyorsunuz, aslında yazdığım istatistiki bilgilerin tamamı kaynaklı ama hepsini kaynakça kısmına yazmadım. Daha sonra yazacağım yazılarda bu hususa dikkat edeceğim.
      "yenilenebilir enerji karşıtı firmalar(özellikle petrol endüstrisi) bu enerji türüne karşı yazılar yazıyor ve yazdırıyorlar." Demişsiniz fakat bu durumun aksine büyük fosil enerji firmaları yenilenebilir enerji sektöründe epey etkinler hatta reklamlarını dahi yapıyorlar. Bu firmaların kendilerine zarar vermek için bunu yapmayacağını düşünürsek bunun altında yatan farklı sebepler vardır. Kısacası bu son derece tartışmalı bir konu kesin bir kanaate varamayız.

      Almanyanın CO2 emisyonu konusuna gelecek olursak. Onu şu şekilde veriler ile açalım verilere göre Almanyanın CO2 emisyonunun sektörlere göre dağılımı şöyle (yazı sonunda bir kaynak vereceğim) %43.8'i Enerji Endüstrisinden, %18.9'u ulaşım sektöründen, %17.2'si yapılardan, %14'ü endüstriyel yanmadan ve geri kalan küçük miktarda farklı nedenlerden Almanyanın 2010'dan yana CO2 salınımı pek değişmediğini biliyoruz. Yani eğer salınımda bir değişim varsa veya yoksa bunu matematiksel olarak etkileyecek en büyük etken enerji sektörü

      Aslında bunu yazıda da belirtebilirdim ama yazının çok fazla şişmesini, okunması zor bir şekil almasını istemedim.

      Yazı da nükleer enerjinin tamamen tamiz bir kaynak olduğu söylenmiyor, CO2 salınımına az neden olduğu söyleniyor.

      Kaliforniya örneğini verme amacım yenilenebilir sistemi belli bir miktara artırmanın maliyetli olduğunu göstermekti. Elbette yenilenebilir enerji karbon salınımına az neden oluyor(tek başına düşünürsek tabii,olaya tamamen baktığımızda farklı nedenlerden dolayı bu şekilde değil). Burda ince nokta şu yenilenebilir enerji bunu pahalıya yapıyor ve pahalı olması buna olan yönelimi azaltabiliyor bu da küresel ısınma ile mücadeleyi negatif yönde etkiliyor ve bizim bunun ucuzlamasını bekleyecek çözümler çıkmasını bekleyecek zamanımız yok.

      Bunu yazmakta ki asıl amacım yenilenebilir enerjiyi kötülemek değil.Fosil kaynaklara karşı birincil bir alternatif olamayacağını göstermekti.
      (https://www.worldometers.info/co2-emissions/germany-co2-emissions/)

#akış #tsopenteam

Merhabalar, Haftalık Gündem Değerlendirmelerini podcast olarak toplu bir şekilde indirmek isteyen olursa kullanabilir. Uygulama bir console uygulaması, python ile yazıldı.

Bu arada dikkat tüm podcastler yaklaşık 33GB gibi bir boyut tutuyor.

https://github.com/tsopenteam/gundem-download

tsopenteam/gundem-download

Teknoseyir Haftalık Gündem Değerlendirme Podcastleri İndirme Uygulaması - tsopenteam/gundem-download
BeğenFavori PaylaşYorum yap

İnternet Download Manager kullananlara bir önerim var,
Ücretsiz ve daha geniş indirme seçenekleri daha modern ve sade arayüzü olan xtreme download manager deneyin aynı işi aynı şekilde yapıyor ve ücretsiz açıkkaynak bir proğram. Bakın ihtiyaçlarınızı karşılıyorsa crack, sürekli deneme sürümü veya farklı yolllarla uğraşmayın temizce kurup kullanın. Üstelik windows, Linux, Mac versiyonlarıda var. Tüm platformlarda ücretsiz kullanabilirsiniz.

Not: Ayarlardan dili Türkçe yapabilirsiniz kendi içinde mevcut.

Sitesi: http://xdman.sourceforge.net/

#KonuDışı #internetdownloadmanager #xtremedownloadmanager #İnternet #videoindir #indirmeyöneticisi #Linux #linuxdosyaindirme #Linuxİpucu #PisiLinux

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 11 / 17

Bu ara Şener Şen’e takıntılıyım. Ben tiyatrosuna gitmedim ama filmini seyrettim. Ki zaten tiyatrodan uyarlama. Konusu ise halen güncel.

#FilmTavsiyesi

BeğenFavori PaylaşYorum yap
BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 17

#FilmTavsiyesi Ucitelka (2016) Çok değişik ve sürükleyici bir filmdi. Beni taa ilkokul yıllarıma götürdü izlerken, çok şeyi sorgulattı. İzlemekten müthiş keyif aldım, gerçek bir hikayeye dayanması ayrıca hoşuma gitti. Film incelemesi / tavsiye metni yazma konusunda vasat bir insanım bu yüzden sadece bu kadarını yazıp şiddetle tavsiye ettiğimi beyan ederim. 🙂

BeğenFavori PaylaşYorum yap

İlkbaharda Daha İyi Bir İlkbahar Fotoğrafı Çekebilmenin 3 Etkili Yolu

Yazının PDF Hali: İndir

Merhaba TeknoSeyir ailesinin kıymetli üyeleri ve saygıdeğer ziyaretçileri.

Günlerdir içerik üretimi ve içerik pazarlaması konularından bahsediyoruz öyle değil mi ? Rotamızı artık değiştirelim diyorum, ne dersiniz? Arama motoru teknolojilerinin loş ışıklı laboratuvarından çıkalım ve biraz hava alarak aydınlığa doğru gidelim. Kendimizi doğaya salalım.

Muhteşem ve temiz bir havayı içimize doğru çekmek için dışarıdayız. Neden eşsiz rüzgarın o enfes ve mükemmel dokunuşunu hissetmek için sokaktayız ? Doğru bildiniz ! Bu kısa çeviri yazısının konusu, bahar mevsiminde daha iyi bahar fotoğrafları çekmek.

Adobe Spark Post

Yazıya geçmeden önce, Nur AYDOĞAN ve Murat GAMSIZ ikilisinin bulunduğu "Adobe Spark Post ile Yaratıcı Hikayeler Oluşturun" isimli videoyu izlediniz mi ? Önce bu videoyu izleyin ve daha sonra da buraya gelerek teknikleri kapın. Çevrenize gösterebileceğiniz ilkbahar temalı sanat eserinizi yansıtan fotoğraflarınızla mutluluk içerisinde yaşayacaksınız.

Not: Çeviri metni, her zaman olduğu gibi, kelime kelime değil hikayesel bir perspektif ile ve ana anlam bozulmadan hazırlanmıştır. Okuyacağınız makale, New York Fotoğraf Enstitüsü isimli bir kurumdan alınmıştır. Orijinal yazının bağlantı adresi metnin en sonunda yer alıyor.

-----------------------------------------------------  Çeviri Metni  -------------------------------------------------------

Ömrümüz boyunca şahit olduğumuz dört mevsim içerisinde soğuk ile sıcağı bizlerle buluşturan bahar mevsimi, birçok nedenden dolayı bir yılın büyülü bir dönemidir. Bu periyotta fotoğrafçıların önüne kendi işlerini yapabilmeleri için birçok iş fırsatının gelmesi, bu sezonun büyülü olmasının sebeplerinden biridir.

Bu mevsimde, çiçek fotoğrafçılığından dış mekan portre fotoğrafçılığına kadar yılın bu zamanından "iyi ki yararlanmışım" diyeceğiniz yığınla fırsat var. Doğanın yeni bir sezona "merhaba" dediği o anları daha iyi bir şekilde çekmeniz adına ilgili görüntüleri yakalamanızı sağlayacak en iyi ipuçlarından bazılarını sizlerle paylaştık.

1. Makro Fotoğrafçılık

Makro fotoğrafçılığa örnek bir fotoğraf

Makro fotoğrafçılığın tanımını çok basite indirgemek gerekirse bu tarz bir fotoğrafçılık, çekeceğiniz (özellikle küçük nesneleri) objeleri kaydedeceğiniz fotoğraflar için büyütüp onların imajını net bir hale getirerek onlardan daha büyük görüntüler elde etmektir. Bunu genellikle belgesellerde çok görürsünüz. Özellikle hayvan belgesellerinde görülen ufacık bir karınca, televizyon ekranımıza büyük bir hayvanmış gibi yansıtılır ve bu yansıtma olayı çok özel lenslerle sağlanır.

A. İlkbahar mevsiminde; çiçek, böcek veya sera alanları gibi yeşillik fotoğrafları çekmek istiyorsanız yüksek resim ölçekleri eşliğinde çalışmanızı sağlayacak lensler kullanmalısınız. Bu sayede yukarıda gördüğünüz örnek fotoğrafa benzer bir fotoğraf çekebilirsiniz.

  • Size burada orijinal kaynağın yazdığı cümlelerin dışında bir uyarıda bulunmak istiyorum. Birçok lensin üzerinde "makro lens" yazar ancak bu tip lenslerin gerçek versiyonlarında belirli bir ölçek (kaynaklara göre 1:1 ve üstünde büyütme yapabilen lensler) vardır. Dikkatli olun ve bunlarla ilgili araştırmalar yapın. Murat GAMSIZ bu konuda size yardımcı olacaktır.

B. Eğer bir makro lensiniz yoksa en az 0.20 büyütme özelliğine sahip olan bir lens ile çalışmayı deneyin.

2. Panoramik Fotoğrafçılık

Panoramik fotoğrafçılığa örnek bir fotoğraf

Bu teknikten kısaca bahsetmek gerekirse panoramik fotoğrafçılık tekniği, geniş formatta fotoğraflar çekmek olarak tanımlanabilir. Uzun görüş alanlarına sahip olan bu fotoğraflar, bütün bir manzarayı tek seferde görebilmenize olanak sağlar.

A. Gerçekten geniş ve yemyeşil bir ilkbahar manzarasını yakalamak istiyorsanız panoramik bakış açısı tekniğini kullanın.

B. Panoramik fotoğrafçılık, daha büyük ve daha etkileyici bir manzara yakalamanıza olanak sağlar. Buna bağlı olarak, muhteşem bir görünümün en güzel yerini kaydetmek adına o tablonun bir kısmını feda etmenize gerek kalmaz çünkü bütün manzarayı bir kerede yakalayabilirsiniz.

C. Bu tekniğin kurallarına bağlı bir şekilde fotoğraflar çekerken bir tripod ile iş yaptığınızdan emin olun. Tripod şart.

3. Portre Fotoğrafçılığı

A. Sahne ayarlamak; aydınlatma, uygun bir arka plan ve pozların yardımıyla yapılan portre çekimlerine dikkat çekici bazı ekstra ve görsel güzellikler katar. Normal şartlar altında profesyonel ışıklandırma sistemleriyle olağanüstü fotoğraflar yakalamak gayet mümkün ancak ilkbaharda doğal ışıkla çekim yapmanın zorluğunu yaşamanızın vakti geldi. Açık havada bu zorluğu yaşayın.

Güneş ışınları, zamanlamanın doğru yapıldığı bir yerde sizin çektiğiniz fotoğraflara olumlu bir katkı sağlar.

B. Açık havada iyi bir fotoğraf yakalamanın sırrı, zamana ve zamanlamaya dikkat etmektir. Güneş ışınları, gün ortasında (öğle / öğlen) tepeden geldiği için çok güçlüdür. Bu yüzden, istenmeyen ve göz kamaştırıcı güneşle uğraşmak istemiyorsanız gün içerisinde ya bu zaman diliminden biraz daha erken bir vakitte fotoğraf çekimine başlayın ya da bu işi daha sonraya bırakın. Bu sayede daha hoş ve yumuşak bir güneş ışığı ile çalışmalarınıza başlayabilirsiniz ve/veya projelerinize devam edebilirsiniz.

Orijinal yazı: Take Better Springtime Photos

Bir sonraki yazımızda görüşmek dileği ile.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Herkese selam.

Henüz bir hafta bile olmadı, Estonya'ya taşındım. Ağustos ayında gelip 4 gün kalmıştım. Hayatımda ilk kez yurtdışına gidişimdi. Beğendim, "ben burada yaşarım" fikri oluştu. Bir çok iş başvurusu ve iş görüşmesinden sonra başardım.

İkinci kez yurtdışına çıkışım, aynı zamanda Türkiye'yi terk edişim oldu. Burada da hiç bir tanıdığım yoktu. Cebimde 1000 Euro'dan biraz fazla parayla, "hadi bakalım, gidiyoruz" deyip uçağa bindim.

27 yaşında kendimi ilk kez bu kadar özgür, stressiz ve rahatlamış hissediyorum.

Gelmek isteyen arkadaşlara elimden geldiğince yardımcı olmak isterim.

mustafa@tufan.ee

Sağlıcakla.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 23

En Kolay Haliyle iOS'da Tüm Reklamları Tünelleme Yoluyla Engelleme (Wi-Fi/Mobil Veri) (Türkiye'de İlk Defa)

Merhaba arkadaşlar,

Daha önce iOS'da En Kolay Haliyle Wifi Bağlantısının Olduğu Yerlerde Nasıl Reklamlardan Kurtuluruz anlatmıştım fakat orda mobil veri için bir çözüm önerimiz yoktu. (Olanlar da ücretliydi)

Bugün sizlere hem Wi-Fi hem Mobil Veri bağlantılarda kullanabileceğiniz reklam engelleme yöntemini dilim döndüğünce anlatacağım.

Şuan anlatacağım yöntem bilinen bir yöntem değil. Zaten uygulama da yeni sayılır.Gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki; Türkiye'de İlk Defa bir internet sitesinde bu yöntemi ben anlatıyorum.

1-Önce App Store 'a giriyoruz.

2-Aşağıdaki uygulamayı bulup indiriyoruz.

3-Uygulamayı açıp Adguard DNS'ye tıklayıp "Use this server" diyoruz. (İsteyen listeden reklam engelleme özelliği olan farklı bir DNS de seçebilir.)

4- Burda gelen uyarıya "Allow" deyip uygulamanın yapay bir VPN konfigürasyonu kurmasını sağlıyoruz.(Bu sayede Telefonun Tüm Ağ Etkinliğini Tünelleyerek Reklamları Engelleyebiliyoruz.)

5-Ardından uygulama listeden seçmiş olduğumuz DNS ye göre VPN hizmetini başlatıyor.("Starting DNS Service" yazısında takılırsa "Stop" a basıp tekrar sol üstteki Start/Stop tuşuyla hizmeti başlatabilirsiniz.

Opsiyonel olarak:

"Connect On Demand" ve "Show VPN icon" seçeneklerini açabilirsiniz.

Connect On Demand: DNS servisini sürekli olarak açık tutar ve bu sayede hiç bir zaman reklamla karşılaşmazsınız. (Uygulama kapalı olsa bile)

Show VPN Icon: DNS servisi açıkken durum çubuğunda "VPN" işaretinin gözükmesini sağlar.

Cache responses: Sitelerin hızlı açılması için sunucudan gelen cevabı hatırlar yani cache sistemini aktif eder.

"Resolvers usage rules" sekmesinden ise "Log tutma", "DNSCrypt" kullan gibi ayarları da yapabilirsiniz. (Bunlar gelişmiş ayarlar olduğu için el sürmenize gerek yok.)

Hizmet aktifken cihazda kullandığınız hiç bir uygulamada reklam görmemeniz gerekir.Hizmetin çalışıp çalışmadığını burdan anlayabilirsiniz. (Bazı uygulamalar reklamları daha önce depolamaya kaydetmiş olabilir.Reklamların gözüktüğü bir uygulama varsa silip tekrar yüklemeyi deneyin.)

NOT: "Advanced Options" kısmından kendi hosts dosyanızı programa aktarabilirsiniz.

NOT2: Aynı anda birden fazla dns yi kullanabilirsiniz.Ama gecikme yaşanabileceği için tavsiye etmem.

Bu kadar uğraşa değdiğini görmek adına ve emeğe saygı adına beğenip paylaşmanızı rica ediyorum.

Başka bir blogda görüşmek üzere.Kendinize iyi bakın.

#TempHediyesi #Temp

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 16 / 53

En Kolay Haliyle iPhone/iOS'da Reklam Engelleme

Merhaba arkadaşlar,

iOS işletim sisteminde(iPhone/iPad/iPod v.s.) safari için App Store'da ücretsiz olarak bir çok reklam engelleyicisi var ancak uygulamalarda ve oyunlarda zırt pırt çıkıp sizi bekleten video reklamları engellemek istediğinizde alternatifler son derece kısıtlı.

Bunun için 2 seçenek hakkınız var.

  • 1. Yöntem

Adguard Pro, Adblock gibi bir uygulama satın almak.

  • 2. Yöntem

Menüden Ayarlara giriyoruz. Wi-Fi yazısına tıklıyoruz.

Bağlı olduğunuz Wi-Fi Ağının yanındaki "i" butonuna tıklıyoruz.

"DNS'i Ayarla" kısmına tıklıyoruz.

Sizde "Otomatik" olan ayarı "Elle" olarak ayarlayıp aşağıdaki dns adreslerini giriyoruz ve Kaydet e basıyoruz.

Bu aşamadan sonra herhangi bir uygulamayı yeniden açın.

Bu kolay yöntemle reklamlar %95 oranında engellenmiş olacak.

Başka bir blogda görüşmek üzere kendinize iyi bakın.

Edit: DNS'ler Adguard DNS adresleridir.

#TempHediyesi #ReklamEngelleme

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 11 / 21