İlkbaharda Daha İyi Bir İlkbahar Fotoğrafı Çekebilmenin 3 Etkili Yolu

Yazının PDF Hali: İndir

Merhaba TeknoSeyir ailesinin kıymetli üyeleri ve saygıdeğer ziyaretçileri.

Günlerdir içerik üretimi ve içerik pazarlaması konularından bahsediyoruz öyle değil mi ? Rotamızı artık değiştirelim diyorum, ne dersiniz? Arama motoru teknolojilerinin loş ışıklı laboratuvarından çıkalım ve biraz hava alarak aydınlığa doğru gidelim. Kendimizi doğaya salalım.

Muhteşem ve temiz bir havayı içimize doğru çekmek için dışarıdayız. Neden eşsiz rüzgarın o enfes ve mükemmel dokunuşunu hissetmek için sokaktayız ? Doğru bildiniz ! Bu kısa çeviri yazısının konusu, bahar mevsiminde daha iyi bahar fotoğrafları çekmek.

Adobe Spark Post

Yazıya geçmeden önce, Nur AYDOĞAN ve Murat GAMSIZ ikilisinin bulunduğu "Adobe Spark Post ile Yaratıcı Hikayeler Oluşturun" isimli videoyu izlediniz mi ? Önce bu videoyu izleyin ve daha sonra da buraya gelerek teknikleri kapın. Çevrenize gösterebileceğiniz ilkbahar temalı sanat eserinizi yansıtan fotoğraflarınızla mutluluk içerisinde yaşayacaksınız.

Not: Çeviri metni, her zaman olduğu gibi, kelime kelime değil hikayesel bir perspektif ile ve ana anlam bozulmadan hazırlanmıştır. Okuyacağınız makale, New York Fotoğraf Enstitüsü isimli bir kurumdan alınmıştır. Orijinal yazının bağlantı adresi metnin en sonunda yer alıyor.

-----------------------------------------------------  Çeviri Metni  -------------------------------------------------------

Ömrümüz boyunca şahit olduğumuz dört mevsim içerisinde soğuk ile sıcağı bizlerle buluşturan bahar mevsimi, birçok nedenden dolayı bir yılın büyülü bir dönemidir. Bu periyotta fotoğrafçıların önüne kendi işlerini yapabilmeleri için birçok iş fırsatının gelmesi, bu sezonun büyülü olmasının sebeplerinden biridir.

Bu mevsimde, çiçek fotoğrafçılığından dış mekan portre fotoğrafçılığına kadar yılın bu zamanından "iyi ki yararlanmışım" diyeceğiniz yığınla fırsat var. Doğanın yeni bir sezona "merhaba" dediği o anları daha iyi bir şekilde çekmeniz adına ilgili görüntüleri yakalamanızı sağlayacak en iyi ipuçlarından bazılarını sizlerle paylaştık.

1. Makro Fotoğrafçılık

Makro fotoğrafçılığa örnek bir fotoğraf

Makro fotoğrafçılığın tanımını çok basite indirgemek gerekirse bu tarz bir fotoğrafçılık, çekeceğiniz (özellikle küçük nesneleri) objeleri kaydedeceğiniz fotoğraflar için büyütüp onların imajını net bir hale getirerek onlardan daha büyük görüntüler elde etmektir. Bunu genellikle belgesellerde çok görürsünüz. Özellikle hayvan belgesellerinde görülen ufacık bir karınca, televizyon ekranımıza büyük bir hayvanmış gibi yansıtılır ve bu yansıtma olayı çok özel lenslerle sağlanır.

A. İlkbahar mevsiminde; çiçek, böcek veya sera alanları gibi yeşillik fotoğrafları çekmek istiyorsanız yüksek resim ölçekleri eşliğinde çalışmanızı sağlayacak lensler kullanmalısınız. Bu sayede yukarıda gördüğünüz örnek fotoğrafa benzer bir fotoğraf çekebilirsiniz.

  • Size burada orijinal kaynağın yazdığı cümlelerin dışında bir uyarıda bulunmak istiyorum. Birçok lensin üzerinde "makro lens" yazar ancak bu tip lenslerin gerçek versiyonlarında belirli bir ölçek (kaynaklara göre 1:1 ve üstünde büyütme yapabilen lensler) vardır. Dikkatli olun ve bunlarla ilgili araştırmalar yapın. Murat GAMSIZ bu konuda size yardımcı olacaktır.

B. Eğer bir makro lensiniz yoksa en az 0.20 büyütme özelliğine sahip olan bir lens ile çalışmayı deneyin.

2. Panoramik Fotoğrafçılık

Panoramik fotoğrafçılığa örnek bir fotoğraf

Bu teknikten kısaca bahsetmek gerekirse panoramik fotoğrafçılık tekniği, geniş formatta fotoğraflar çekmek olarak tanımlanabilir. Uzun görüş alanlarına sahip olan bu fotoğraflar, bütün bir manzarayı tek seferde görebilmenize olanak sağlar.

A. Gerçekten geniş ve yemyeşil bir ilkbahar manzarasını yakalamak istiyorsanız panoramik bakış açısı tekniğini kullanın.

B. Panoramik fotoğrafçılık, daha büyük ve daha etkileyici bir manzara yakalamanıza olanak sağlar. Buna bağlı olarak, muhteşem bir görünümün en güzel yerini kaydetmek adına o tablonun bir kısmını feda etmenize gerek kalmaz çünkü bütün manzarayı bir kerede yakalayabilirsiniz.

C. Bu tekniğin kurallarına bağlı bir şekilde fotoğraflar çekerken bir tripod ile iş yaptığınızdan emin olun. Tripod şart.

3. Portre Fotoğrafçılığı

A. Sahne ayarlamak; aydınlatma, uygun bir arka plan ve pozların yardımıyla yapılan portre çekimlerine dikkat çekici bazı ekstra ve görsel güzellikler katar. Normal şartlar altında profesyonel ışıklandırma sistemleriyle olağanüstü fotoğraflar yakalamak gayet mümkün ancak ilkbaharda doğal ışıkla çekim yapmanın zorluğunu yaşamanızın vakti geldi. Açık havada bu zorluğu yaşayın.

Güneş ışınları, zamanlamanın doğru yapıldığı bir yerde sizin çektiğiniz fotoğraflara olumlu bir katkı sağlar.

B. Açık havada iyi bir fotoğraf yakalamanın sırrı, zamana ve zamanlamaya dikkat etmektir. Güneş ışınları, gün ortasında (öğle / öğlen) tepeden geldiği için çok güçlüdür. Bu yüzden, istenmeyen ve göz kamaştırıcı güneşle uğraşmak istemiyorsanız gün içerisinde ya bu zaman diliminden biraz daha erken bir vakitte fotoğraf çekimine başlayın ya da bu işi daha sonraya bırakın. Bu sayede daha hoş ve yumuşak bir güneş ışığı ile çalışmalarınıza başlayabilirsiniz ve/veya projelerinize devam edebilirsiniz.

Orijinal yazı: Take Better Springtime Photos

Bir sonraki yazımızda görüşmek dileği ile.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Herkese selam.

Henüz bir hafta bile olmadı, Estonya'ya taşındım. Ağustos ayında gelip 4 gün kalmıştım. Hayatımda ilk kez yurtdışına gidişimdi. Beğendim, "ben burada yaşarım" fikri oluştu. Bir çok iş başvurusu ve iş görüşmesinden sonra başardım.

İkinci kez yurtdışına çıkışım, aynı zamanda Türkiye'yi terk edişim oldu. Burada da hiç bir tanıdığım yoktu. Cebimde 1000 Euro'dan biraz fazla parayla, "hadi bakalım, gidiyoruz" deyip uçağa bindim.

27 yaşında kendimi ilk kez bu kadar özgür, stressiz ve rahatlamış hissediyorum.

Gelmek isteyen arkadaşlara elimden geldiğince yardımcı olmak isterim.

mustafa@tufan.ee

Sağlıcakla.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 24

En Kolay Haliyle iOS'da Tüm Reklamları Tünelleme Yoluyla Engelleme (Wi-Fi/Mobil Veri) (Türkiye'de İlk Defa)

Merhaba arkadaşlar,

Daha önce iOS'da En Kolay Haliyle Wifi Bağlantısının Olduğu Yerlerde Nasıl Reklamlardan Kurtuluruz anlatmıştım fakat orda mobil veri için bir çözüm önerimiz yoktu. (Olanlar da ücretliydi)

Bugün sizlere hem Wi-Fi hem Mobil Veri bağlantılarda kullanabileceğiniz reklam engelleme yöntemini dilim döndüğünce anlatacağım.

Şuan anlatacağım yöntem bilinen bir yöntem değil. Zaten uygulama da yeni sayılır.Gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki; Türkiye'de İlk Defa bir internet sitesinde bu yöntemi ben anlatıyorum.

1-Önce App Store 'a giriyoruz.

2-Aşağıdaki uygulamayı bulup indiriyoruz.

3-Uygulamayı açıp Adguard DNS'ye tıklayıp "Use this server" diyoruz. (İsteyen listeden reklam engelleme özelliği olan farklı bir DNS de seçebilir.)

4- Burda gelen uyarıya "Allow" deyip uygulamanın yapay bir VPN konfigürasyonu kurmasını sağlıyoruz.(Bu sayede Telefonun Tüm Ağ Etkinliğini Tünelleyerek Reklamları Engelleyebiliyoruz.)

5-Ardından uygulama listeden seçmiş olduğumuz DNS ye göre VPN hizmetini başlatıyor.("Starting DNS Service" yazısında takılırsa "Stop" a basıp tekrar sol üstteki Start/Stop tuşuyla hizmeti başlatabilirsiniz.

Opsiyonel olarak:

"Connect On Demand" ve "Show VPN icon" seçeneklerini açabilirsiniz.

Connect On Demand: DNS servisini sürekli olarak açık tutar ve bu sayede hiç bir zaman reklamla karşılaşmazsınız. (Uygulama kapalı olsa bile)

Show VPN Icon: DNS servisi açıkken durum çubuğunda "VPN" işaretinin gözükmesini sağlar.

Cache responses: Sitelerin hızlı açılması için sunucudan gelen cevabı hatırlar yani cache sistemini aktif eder.

"Resolvers usage rules" sekmesinden ise "Log tutma", "DNSCrypt" kullan gibi ayarları da yapabilirsiniz. (Bunlar gelişmiş ayarlar olduğu için el sürmenize gerek yok.)

Hizmet aktifken cihazda kullandığınız hiç bir uygulamada reklam görmemeniz gerekir.Hizmetin çalışıp çalışmadığını burdan anlayabilirsiniz. (Bazı uygulamalar reklamları daha önce depolamaya kaydetmiş olabilir.Reklamların gözüktüğü bir uygulama varsa silip tekrar yüklemeyi deneyin.)

NOT: "Advanced Options" kısmından kendi hosts dosyanızı programa aktarabilirsiniz.

NOT2: Aynı anda birden fazla dns yi kullanabilirsiniz.Ama gecikme yaşanabileceği için tavsiye etmem.

Bu kadar uğraşa değdiğini görmek adına ve emeğe saygı adına beğenip paylaşmanızı rica ediyorum.

Başka bir blogda görüşmek üzere.Kendinize iyi bakın.

#TempHediyesi #Temp

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 15 / 54

En Kolay Haliyle iPhone/iOS'da Reklam Engelleme

Merhaba arkadaşlar,

iOS işletim sisteminde(iPhone/iPad/iPod v.s.) safari için App Store'da ücretsiz olarak bir çok reklam engelleyicisi var ancak uygulamalarda ve oyunlarda zırt pırt çıkıp sizi bekleten video reklamları engellemek istediğinizde alternatifler son derece kısıtlı.

Bunun için 2 seçenek hakkınız var.

  • 1. Yöntem

Adguard Pro, Adblock gibi bir uygulama satın almak.

  • 2. Yöntem

Menüden Ayarlara giriyoruz. Wi-Fi yazısına tıklıyoruz.

Bağlı olduğunuz Wi-Fi Ağının yanındaki "i" butonuna tıklıyoruz.

"DNS'i Ayarla" kısmına tıklıyoruz.

Sizde "Otomatik" olan ayarı "Elle" olarak ayarlayıp aşağıdaki dns adreslerini giriyoruz ve Kaydet e basıyoruz.

Bu aşamadan sonra herhangi bir uygulamayı yeniden açın.

Bu kolay yöntemle reklamlar %95 oranında engellenmiş olacak.

Başka bir blogda görüşmek üzere kendinize iyi bakın.

Edit: DNS'ler Adguard DNS adresleridir.

#TempHediyesi #ReklamEngelleme

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 11 / 21

İntikam temalı film önerisi?

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Görmeyen varsa görsün: Windows 8.1 WinPE olarak hazırladım. 670 MB civarı. USB den boot edilir. Minimum 3GB reme ihtiyaç duyar.
Dosya kurtarma, Windows Güvenlik taraması, Sistem dosyalarına tam erişim/değiştirme gibi işlerde kullanılacak sağlam bir iso.

BEDAVA. 🙂 Memnun kalmanız yeterlidir.

TurHiLL Kurtarma Live CD 2019 x64bit - TeknoSeyir

TurHiLL Kurtarma Live CD 2019 x64bit En son 2016 da yaptığım Live cd medyasını sizinle paylaşmıştım. Şimdi güncel ve yeni programlar eklenmiş olarak yeniden tasarladım. Resimde de...
BeğenFavori PaylaşYorum yap

Netflix'te önerdiğiniz, mutlaka izle dediğiniz film, dizi var mı?

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Stanley Classic 1L - Stanley Adventure 0,47L

Selamlar

Bir süredir sahip olup, farklı şartlarda deneme fırsatı bulduğum termoslar ile ilgili deneyimlerimi sizlerle paylaşmak istedim.

Büyük olan termos Stanley Classic serisinden Stanley markasının 1913 yılından bu zamana kadar neredeyse değiştirmeden ürettiği 1 litrelik termos. Küçük olan ise Stanley Adventure serisine dahil olan 0,47 litrelik seyahat bardağı.

 

Ürün Serileri

Eminim ilk bölümü okurken "Nedir bu seri olayı?" diye içinden geçirenler olmuştur. O nedenle öncelikle bu seri kavramını açıklamakta fayda var.

Stanley 1913 yılında, darbeye dayanıksız cam yüzeyli termoslara alternatif olarak doğdu. İlk modeller iki yüzey paslanmaz çelik plakanın arasına kömür tozu sıkıştırarak üretildi. Sağlamlığı, yalıtım becerisi ve klasik yeşil rengi ile gün geçtikçe daha popüler hale geldi.

İlerleyen yıllarda, piyasadaki ihtiyaçtan mıdır yoksa ticari bir strateji midir bilinmez, seri kavramı ortaya çıktı. Bugün, Stanley 5 farklı seri altında üretim yapıyor.

1. Classic Serisi

Bu seri adından da anlaşılabileceği gibi artık ikonik hale gelmiş klasik tasarıma sahip termoslar. Günümüzde Classic serisinden modellerin renk seçenekleri ve tasarımları geçmişteki modellerle aynı olsa da üretim teknolojisi konusunda eski modellerle farklılıkları bulunuyor.

2. Adventure Serisi

Adventure, Classic serisine göre daha modern tasarımlara sahip denilebilecek, ürün çeşitliliği yüksek bir seri. Stanley bu seriyi sağlamlıkla öne çıkarmakta fakat elimdeki iki termosu karşılaştırdığımda materyal ve sağlamlık hissi bakımından herhangi bir fark göremiyorum. O nedenle Classic serisine göre bu serinin farkı sadece ürün çeşitliliği ve modern tasarımlar denilebilir.

3. Mountain Serisi

Mountain serisi kamp meraklılarına, dağcılara ve gezmeyi sevenlere yönelik bir seri. Ürün çeşitliliği adventure serisi kadar fazla değil ama tüm ürünler birden fazla işe yarayacak şekilde tasarlanmış. Mesela termosunuzu kahve presi ve cezve olarak kullanabilir veya yemek saklama kabınızı ateşin üstüne koyup içinde yemek pişirebilirsiniz. Daha sonra da ürünleri matruşka gibi iç içe geçirip çantanızda minimum alan kaplayacak hale getirebilirsiniz.

Açıkçası bu seriden herhangi bir ürünü deneme fırsatım olmadı ama kamp koşullarında faydalı olabilir diye düşünüyorum.

4. Go Serisi

Go'ların özelliği iç yüzeylerinde çelik yerine seramik kullanılması. Bu da dayanıklılık ve izolasyon konularında dezavantaj yaratmasına rağmen içeceğinize çelik tadının geçmemesini sağlıyor, termosunuzu bulaşık makinesinde yıkanabilir hale getiriyor.

Uzun süredir yoğun sekilde kullandığım çelik termosumla içtiğim herhangi bir içecekte şu ana kadar çelik tadı almadım. Tat alma duyusu oldukça hassas insanlar için iyi bir tercih olabilir ama böyle bir iddianız yoksa sağlamlıktan ödün vermek mantıklı olmaz diye düşünüyorum.

5. Master Serisi

Alınabilecek en pahalı Stanley termoslar. Bu modeller dayanıklıklık, saklama süresi ve fiyat konusunda çığır açmış durumda. Klasik termos bile dededen toruna kalabilecek kadar sağlamken, bu seri daha dayanıklı şekilde üretildi. Sıcak tutma süresi 40 saat, buz saklama süresi 160 saat, fiyatlarına değinmeyi tercih etmiyorum.

Şehir veya kamp hayatında bu kadarına ihtiyaç duyar mısınız bilmem ama Dünya'nın merkezine ya da Güneş Sistemi ötesine doğru yolculuk planlarınız varsa Stanley Master serisi bir termos iyi bir yol arkadaşı olabilir.

 

İnceleme

İki termosu ayrı ayrı değerlendirmeden önce ortak özelliklerinden bahsetmek istiyorum. Kendi deneyimimden ve kullanan arkadaşlarımın deneyimlerinden yola çıkarak söylüyorum ki Stanley termosların etiketlerinde verilen sıcak, soğuk ve buz için saklama süreleri tutarlı oluyor. Elimdeki iki termos için de değerleri test ettim, fazlasıyla tutarlı olduğunu gördüm.

Termosu elinize aldığınızda sağlam olduğunu çok rahat bir şekilde hissediyorsunuz. Metal kısımları da plastik kapak kısımları da uzun ömürlü olmak için üretilmiş.

Termosun içinde koku tutmayan bir materyal tercih edilmiş. Kapağı bir süre açık bıraktığınız takdirde içeceklerin tadı ve kokusu birbirine karışmıyor.

 

Stanley Classic 1L Termos

Etiketinde yazan rakamlara göre sıcak ve soğuk içecekleri 24 saat, buzu 120 saat koruyor. Ev ortamında yaptığım testlerde 24 saat iddiasını çok net bir biçimde tutturdu. Buzdolabından aldığım su 24 saat geçtiğinde, bir dikişte içtiğim takdirde başımı ağrıtabilecek kadar soğuktu. Sıcak suyu ise elime dökerek test etmek gibi bir hata yaptım ve gözle görülebilecek şekilde elimi yaktım.

Daha zor koşullarda o kadar uzun vadeli test etme imkanım olmadı ama kış kampında sıcak suyun geceden sabaha kadar sıcak kaldığına şahit oldum. Soğuk suyun da yazın 4-5 saat güneşin altında kalan arabanın içinde buzdolabı seviyesinde kaldığını gördüm.

 

Boyut olarak termosun dışarıdan göründüğünden daha az iç hacminin olduğunu söyleyebilirim. İzolasyonu sağlayabilmek için iki çelik plaka arasında kalan boşluk oldukça fazla. Aynı formda alabileceğiniz 0.47L, 0.75L, 1L ve 1.9L olmak üzere 4 farklı hacim seçeneği var. 1.9 L ile 1L boy olarak yaklaşık aynı ebatlarda fakat 1.9L sırt çantasında taşınamayacak kadar kalın. O nedenle 1L'lik modeli tercih ettim.

Termosun kapağı iki parçadan oluşuyor. Dış kapak aynı zamanda bardak olarak kullanılabilen izolasyon olarak pek faydası bulunmayan bir parça. Korumayı sağlayan kısım üzerinde conta bulunan kapak. Oldukça sert ve dayanıklı hissettiren bir malzemeden yapılmış. Kesinlikle sızdırma yapmıyor. İçiniz rahat şekilde arabanızın bagajına ya da çantanıza atabilirsiniz.

 

Stanley Adventure Seyahat Bardağı 0,47L

Bunun bir günlük termos olduğunu etiketindeki rakamlardan da kolayca anlayabiliyoruz. Sıcak ve soğuk içecekleri 3 saat, buzu 20 saat koruma iddiasında. Ev ve ofis koşullarında bu iddasını fazlasıyla gerçekleştirebiliyor. Bu termosun sınırlarını sıcak tutma konusunda zorladığımda, çayımı dış ortamda kardan yaptığım bardaklık içinde 2 saate yakın içilebilir sıcaklıkta tutmayı başardı. Soğuk içecekleri ise sahilde güneşin altında gün boyu tuttuğumda, buz gibi olmasa da serin kaldığını söyleyebilirim.

Bu formdaki adventure serisi termosları 3 farklı tipte bulabiliyoruz. Elimizdeki model 0.47 litrelik ince uzun formdaki termos. Ayı hacimde daha kısa ve tombul olan modeli de almak mümkün. Ayrıca 0.35 litrelik, bu termosla aynı kalınlıkta fakat biraz daha kısa olan model de bulunuyor. 0.47 litre hacim olarak genelde kahve dükkanlarının orta boyuna denk geliyor. Elimdeki termosu sırt çantamın şişe koyma bölümünde rahatlıkla taşıyabiliyorum. Standart çantalara tam olarak oturuyor ve düşme riski olmadan taşınabiliyor.

Bu termosu farklı kapak yapılarıyla almak mümkün, sabit kapak, düğmeye basıldığında açılan kapak ve fotoğraftaki gibi geçmeli şekilde açılıp kapanan kapak. Arabada içmek için düğmeli kapak oldukça pratik fakat düğmeli kapağa sahip modellerde kulp bulunmuyor. Ofiste ya da evde kapağı tamamen çıkararak kupa şeklinde kullanmak isteyenler için en uygun kapak tipi bu şekilde çalışan kapak. Saklama süresi en uzun olan ise sabit kapağa sahip modeller.

Sonuç

Stanley termosların fiyatları özellikle Türk Lirası'nın değer kaybetmesiyle beraber oldukça yükseldi. Piyasada yarı fiyatına satılan alternatifleri mevcut fakat Stanley termoslar gerçekten uzun ömürlü ve işlerini iyi yapan ürünler. Ömür boyu garanti sunduklarını da düşünürsek, oldukça popüler olan kahve dükkanı termoslarındansa, taksit sayısını birkaç ay daha artırıp Stanley termos tercih etmek mantıklı olacaktır diye düşünüyorum.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

#FilmTavsiyesi Dün sinemada Yeşil Rehber adlı filmi izledim tavsiye ederim. Vizyonda izlenilecek çok film yok bu aralar. Film ırkçılık konusunu abartılı olmadan güzel bir hikaye üzerinden işlemiş.Yüzüklerin Efendisi ve History of Violence'den tanıdığımız (en azından benim) Viggo Mortensen de güzel bir oyunculuk sergilemiş.

https://m.imdb.com/title/tt6966692/

Green Book (2018)

Directed by Peter Farrelly. With Viggo Mortensen, Mahershala Ali, Linda Cardellini, Sebastian Maniscalco. A working-class Italian-American bouncer becomes the driver of an African-American classical...
BeğenFavori PaylaşYorum yap