Retro Sistem Toplama bölümü 2 (1981-1986)

İyi günler teknoseyir takipçileri. Bir #Tozluraflar bölümü ile karşınızdayım. Ben bundan önceki yazımda depolamanın son bölümü 3 buçuk inç disket sürücüler olacak demiştim ancak fark ettim ki kartuşlardan bahsetmeyi unutmuşum. Bu yüzden depolama konusunda bir bölüm daha olacak. Ancak bu bölüm o bölüm değil. Bu bölümde retro oyun makinası toplama tavsiyesi vereceğim. Bu bölümün benzerini 96-2000 yılları arası orta seviye 3d oyun makinası için yapmıştım. Bu sefer çok daha eskiye gideceğiz. Dos zamanlarının başına. Yani ilk Pc oyunlarını oynatacak bir makinaya.

Sistemin parçalarını girmeden önce sizlere bir kaç seçenek sunayım. Benim dediğim makinayı yapmak yerine modern bir Pc,Mac yada Linux türevi bir makinada Dos-box kurup bahsedeceğim makinayı sanal bir şekilde kurabilirisiniz. Tıpkı benim yaptığım gibi. Masrafsız ve temiz bir çözüm.

İkinci ihtimal sistem toplamak yerine o yılların hazır Pclerini satın alabilirsiniz. Tandy ,İbm PcJr standart halleri ile bu dönem oyunları sorunsuz oynatıcaklardır. Bunun dışında toplayabileceğiz Pc türevleri ile sahip olamayabileceğiniz bazı özellikler ile karşılaşabilirsiniz.

Üçüncü ihtimal kompakt ve temiz olması için ilk model laptoplardan birini alabilirsiniz. Ancak ilk modeller oldukça pahalı oldukları için ve bunun yanında çoğunun ekranları kötü oldukları için pek iyi bir çözüm değil. Bu yüzden bu ihtimal uzak durmanız gereken bir ihtimal.

Dördüncü ihtimal standart bir makinayı modifiye etmek. Yani bizim yapacağımız şey. İlk dönep Pc piyasasından bahsetmem gerek. Bu yıllarda henüz kendi bilgisayarını oluştur gibi bir kavram olmadığı için(90 lara kadar bildiğim kadarı ile böyle bir kavram yok) “anakartı Asustan alayım, Powersupply ı CoolerMasterdan alayım” diye bir şeyin hayatımızda olmadığı dönemler bunlar. Amd gibi firmalar işlemci üretiyor ancak o yıllarda bu işlemciler bilgisayar üreticiler içindir. Bu yüzden yapacağımız şey İbm Pc ve klonlarınından birini bulup bunu modifiye etmek.

 

Peki; şu kritik soruyu cevaplayayım. “Orjinal İbm Pc buldum, bu oyunları oynatmaya yetmez mi?” Şunu belirteyim İbm in Orijinal Pc si (5150) biraz güşsüzdür. O tarz bir alet bulursanız modifiye etmeniz gerekmektedir. Çünkü 16Kb lık, Renksiz ekran kartı ve disket sürücüsüz bir makine ile karşı karşıyasınız(büyük ihtimal ile daha iyi bir makinaya sahipsinizdir ancak bu da ihtiyacınızı karşılamayacaktır). Bu özelliklerde oyunlar için oldukça berbat bir kombinasyon.

Benim önerdiğim makinaya bakmadan önce oynayabileceğiniz oyunları söyleyeyim. Paratrooper, Orjinal Simcity ,Digger yada Sierranın geniş oyun havuzu(leisure suit larry in ilk serileri) gibi oyunlar. Bu oyunlar oldukça iyidir ve bolca eğlenceli vakit geçirebilirsiniz.Şimdi sırada makinanın teknik özellikleri daha doğrusu modifiye ediceğiniz katmanlar. Öncelikle bulduğunuz makinayı iyi tanıyın.

Not: Amerikan bir Makine alırsanız power convertor almanız gerek. Abd makinaları 120 voltluk elektrik ile çalışması için dizayn edildiği ve bizlerin elektrik sistemi 240 volt ile çalıştığı için dikkat etmeniz gerek. Herhangi bir priz dönüştürücü ile fişe takarsanız makinayı yakmanız mümkün Aman Dikkat!!

Yukardaki uyarıyı dikkate alarak bilgisayarınızın çalışıp çalışmadığını kontrol edip makinanızın ne olduğunu öğrenin. Tercih edeceğiniz iki farklı tür var. Birincisi Pc Class ikincisi Pc Xt class. Sizlere önerim Pc XT class ı tercih etmeniz. Çünkü Pc Xtler hdd ile gelmektedirler PowerSupplyları buna göre özeldir. Ayrıca daha çok genişleme slotuna sahiptir. Ebayde iki seri içinde çıkma anakart bulabilirsiniz ancak Powersupply biraz zor. Bu açıdan bakarsanız anakart konusunda hiç çeşit ve seçeneğiniz yok. Alın geçin standart anakartınız çalışmıyorsa.

İşlemci: %99 ihtimal ile makinanız İntel üretimi 4.77 Mhz lık 8088 işlemcili bir üründür. %1 gibi bir ihtimal ile Amd gibi diğer üreticilerin 8088 işlemci bir bilgisayara sahipsinizdir. Bunlar arasında %1 bile performans farkı yoktur. Ancak Japon üretimi bir Makine almadığınızı sayarsak yapacağınız bir upgrade var. Japon firması olan Nec in ürettiği V20 adında bir işlemci var. Bu işlemci 8088 ile uyumlu bunun yanında işlemcinin için de 80186 var. Bu sayede % 10 a varan güç artışı getiriyor. Bunun yanında yazılımları Orijinal güzelliğinde çalıştırıyor. Ebayde biraz ararsanız Nec in V20 işlemcisini bulabilirsiniz. Montaj için herhangi bir lehim gerekmemektedir. Ancak Orijinal işlemciyi çıkartmak için bir özel pense gibi bir alet .gerekmekte(Zorlanmadan çıkartmak için)

Uyarı: sadece V20 işlemcisi bu platform ile uyumludur. V30 gibi işlemciler özel anakart istemektedir.

Bunun yanında bir küçük modifikasyon daha var. Ancak pek oyunlarda getirisi olmayan daha çok profesyonel yazılımlarda kullanılan bir modifikasyon. İntel yada bir başka üreticinin ürettiği matematik işlemci(Floating Point Unit)8087 yi takabilirsiniz ama mecburi değil.

 

Ram: Bu makinalarda herhangi bir ram slotu olmadığı ve ram chiplerinin anakarta rehimli olduğu için tek genişleme imkanı İsa slotları. Tek bir kart halinde 512 Kb lık ekstra ram bulunmakta. Eğer aklınızdan ben iki tane takayım gibi bir şey geçiyorsa boşuna masraf yapmayın çünkü bu makinalar ancak 640 kb görebiliyor.

 

 

Ekran kartı: Öncelikle sahip olduğunuz makinanın ne gibi bir ekran kartı ile geldiğine bir bakın. Eğer Mda(Monochrome Display Adapter) yada Hercules grafik kartı ile geldiyse biraz internetin derinliklerine dalmanız gerekmekte. Bu tarz bir Makine için Cga ama daha iyisi Ega grafik kartını almanızı tavsiye ederim. Vga yı düşünmeyin derim çünkü 8088 işlemci ve Vga ikilisini kullanan pek oyun yok. Peki bu kartları Ebay gibi sitelerde nasıl bulacaksınız? Çözüm basit http://www.vgamuseum.info/index.php/component/k2/itemlist/filterfork2?option=com_k2&view=itemlist&task=filterfork2&mid=104&Itemid=144&f%5Bg%5D%5B3%5D%5B%5D=1&f%5Bg%5D%5B9%5D%5B%5D=2&f%5Bg%5D%5B9%5D%5B%5D=4&f%5Bg%5D%5Brange%5D%5B7%5D=&f%5Bg%5D%5Brange%5D%5B16%5D=&f%5Bg%5D%5Brange%5D%5B38%5D=&f%5Bg%5D%5Brange%5D%5B15%5D=&f%5Bg%5D%5Brange%5D%5B40%5D=&f%5Bg%5D%5Brange%5D%5B26%5D=&f%5Bg%5D%5Brange%5D%5B27%5D=&f%5Bg%5D%5Brange%5D%5B61%5D=&f%5Bg%5D%5Brange%5D%5B28%5D=&f%5Bg%5D%5Brange%5D%5B57%5D=&f%5Bg%5D%5Brange%5D%5B20%5D=&f%5Bg%5D%5Brange%5D%5B23%5D=&f%5Bg%5D%5Brange%5D%5B25%5D=&f%5Bg%5D%5Brange%5D%5B29%5D=&f%5Bg%5D%5Brange%5D%5B30%5D=&f%5Bg%5D%5Btext%5D= bu link te Cga ve Ega grafik kartlarının bir listesi var. Bu kartları ebayde aratabilirisiniz. Diyebilirsiniz ki hangisi daha iyi. Şunu söyleyeyim hepsi aşşağı yukarı aynı. Çünkü İbm in grafik standardında hardware sprite gibi hızlandırıcı desteği bulunmamakta. Yani bu ekran kartları sadece görüntüyü monitöre yansıtmakla yükümlüler(Geforce serisine kadar aşağı yukarı böyle) Bu yüzden hangi kartı alırsanız alın(Cga Ega farkına bakıp) işinizi görecektir.

 

HardDisk: 10 yada 20 mb lık Mfm bağlantı tipli bir diskler bu makinalarda kullanılmaktadır. Zorunlu değil ancak bilgisayarınızda disk olması sizi rahatlatacaktır. Tabi başta da dediğim gibi elinizde Xt class bir bilgisayar varsa bu bir çözümdür.

Karşılaşacağınız iki ihtimal var. Bilgisayarınızın diskinin sorunsuz çalışması. Bu gibi bir durumda yapmanız gereken hardiske format atıp güzelce kullanmak. İkinci ihtimal hdd nin bozuk olması yada kontrol kartının eski sahibi tarafından satılmış olması.

İkinci ihtimal ile karşılaşma ihtimaliniz yüksek. Bu gibi durumda Ebayde Mfm disk diye aratıp güvendiğiniz bir ürünü almanız. Tabii bu çok riskli bir durum, disk bozukta çıkabilir. Birde bunun yanında Mfm disk controller kartı almanız gerekmekte. Çünkü anakartımızın üstünde İsa dışında herhangi bir bağlantı portu yok. Bu yüzden diskimizi bağlamak için bir kontrolcü kartı almanız gerek. Ancak dikkat edin Mfm uyumlu bir kart olmalı. İde tipli bir kontrol kartı bu diskler ile uyumlu değil.

Uyarı: Bu bilgisayar ile uyumlu olan işletim sistemi en fazla 20 mb lık diskleri görmektedir. Bu yüzden bu kapasite üstü alacağınız diskler(Genellikle İde olurlar )sisteminiz ile düzgün çalışmayacaktır.

 

Giriş çıkış medya: Bir tane tam boyutlu yada kasanızın büyüklüğüne göre yarım boyutlu 5 çeyreklik bir disket sürücü. Tabi bilgisayarınızdaki sürücü çalışmıyorsa yada base model bir İbm 5150 modeline sahipseniz(düşük ihtimal). Bunun yanında Hard disk bölümünde dediğim gibi anakartta herhangi bir giriş çıkış portu bulunmuyor floppy disk controller kart ı almanız gerekmekte. Tabi ki İbm Pc uyumlu bir model olmasına dikkat edin. Apple II kontrol kartına da denk gelebilirsiniz ebayde ikisi birbiri ile uyumlu değil. Birde şunu belirteyim. İbm Pc yada uyumlu modelleri için harici harddisk yada disket sürücü bulunmamaktadır(var ama nadir). Bu yüzden bulduğunuz harici sürücüler Atari 8 bit yada Apple olma ihtimali oldukça yüksek. Sakın karıştırmayın.

 

Ekstra bilgi: Hdd konusunda kafanızda soru işareti varsa şöyle bir çözüm sunabilirim sizlere. Ebayde İsa to Compact Flash diye aratın. Şanslıysanız doğrudan İsa slotuna bağlanan Compact Flash okuyuculu bir kart alacaksınız. Bulabileceğiniz bir başka ürün İde kontrolcüyü Compact Flash okuyucuya dönüştüren bir aparat. Bunda iki tane ayrı ürün almanız gerekecek. İde Control kart ve İde to Compact flash diye bir aparat(Bu ürünü yakın zamanda Ssd diye satmaya çalıştılar ancak bu sistemler için ideal bir kaftan).

Compact Flash ın limitli okuma yazması kafanızı karıştırmasın çünkü bu makinalarda diske erişim oldukça az olduğu için işinizi oldukça görecektir. Bunun yanında İnternetten indirdiğiniz Romları bu flashlara atarak oldukça kolay bir şekilde deneyebilirsiniz.(Normal şartlarda Usb to Floopy diye bir disket sürücüyü yeni makinalarda çalıştıran bir aparat alıp denemek istediğiniz yazılımları bir diskete yazmanız gerekmekte. Oldukça yavaş)

 

Ek kartlar: Şuana kadar 4 kart taktık bilgisayara. 1)Ekran kartı ,2) Ram genişleme kartı, 3)Floppy disk kontrolcü kartı 4) Harddisk kontrol kartı. Fare ve Joistik bağlamak için bir seri porta ihtiyacımız olacak.Hayır Usb Joistik bu dönemlerde yoktu ve hayır bu bilgisayarda Seri port(Com port) bile yok. Pentium 4 lerde bile standart, İbm baya bir cimlilik yapmış demi. Arama kelimeleriniz belli. İsa Serial Card bu kadar.

 

Ek donanımlar: Ega yada Cga uyumlu monitör almanız gerekmekte. Çünkü Vga portu bu grafik kartı ile uyumlu değil. İkinci bir ihtimal ekran kartınızda Composite görüntü çıkışı sunuyor olabilir(Cga kartlarda orjinalden iyi görüntü veriyor) Composite video destekleyen bir Tv niz varsa kullanabilirsiniz(Pal Ntsc uyumu fark ediyor mu bilmiyorum)

İkinci almanız gereken şey klavye. Model F denen İbm Pc Xt uyumlu klavye almanız gerekmekte. Ps/2 yada İbm Pc klavyesi bu bilgisayarlar ile uyumlu değil.

Almanız gereken bir başka şey de tabi ki Kutu kutu oyunlar.

 

İşletim Sistemi: Ms-dos tan başka bir çözümünüz yok(yada bir başka adı ile Pcdos) Bilgisayarınız version 3 e kadar destikliyor yani Msdos 3.0 e kadar. Ancak şunu belirteyim. Bu dönemlerde İşletim sistemi ayrı satılmazdı. Yani şanslı olmalısınız bilgisayarın Orijinal sahibi kurulum disketini atmasın(Hddsiz bilgisayar işletim sistemi disketi olmadan hiç bir işe yaramaz)

Bir ihtimal daha var yapabileceğiniz.

  1. Dediğim Compact flash çözümünü satın alın.
  2. Ms-dos 3.0 sürümünü internette arayın(ben https://winworldpc.com/product/pc-dos diye bu siteyi buldum)
  3. İso dosyasını indirip Modern bilgisayarınızdaki kart okuyucu ile compact flash a işletim sistemini kurabilirsiniz.

Şuan aklıma gelenler bu kadar eğer eksik yaptığım bir şey varsa ilerde ekleme yapalım. Sizin aklınıza gelen bir şey varsa yorum yazabilirsiniz.

Diyeceksiniz ki ses konusu ne olacak. Adlib in ses kartını bu bilgisayara takabilirsiniz ancak 8088 li bir bilgisayar ile çalışan Adlib ses kartını destekleyen pek oyun yok. Bunun yerine bilgisayarınızda dahili bir ses çözümü var. Pc speaker diye pek tatmin etmesede bir çok eski yazılımcı eğlenceli iş çıkartmayı başarmış. Yani ses kartı çok gerekli değil.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Depolamanın Tozlurafları bölüm-2

İyi günler teknoseyir takipçileri. Ülkemizin bu zor günlerinde kafalarımızı dağıtmak için bir #Tozluraflar yazısı ile sizlerin karşısındayım.Önceki yazımda sizlere 5 çeyrek disket sürücüsünden bahsetmiştim bu bölümde ise bunun daha gelişmişi 3 buçuk disket sürücülerinden bahsedeceğim.

 

Sony yıllar 1980'i gösterince 5 çeyreklik sürücünin yerini alacak yeni bir formatı üzerine çalışmaya başlar. Amaç eski formatın görece düşük olan dayanıklılık ve kapasite sorununu çözmektir. Bu uğurda çıkardıkları yeni format 3 buçuk sürücüdür. Yeni format ile daha sert bir dış koruyucu, okuyucu mekanizmanın üstünde sürücünün açıp kapayabileceği mekanizma ile toz gibi dış etkenlere karşı daha güvenli olmayı başarıyor. Dosya boyutunda ise ilk başlarda bir gelişme yaşanmıyor.

Apple'ın Dısk II formatı 140Kb bazende 157 kb gibi kapasite sunarken yeni format ilk başlarda(Hp versiyonu)280 kb olarak piyasada kendine yer buluyor.

Bunun dışında yeni formattaki değişikliklerden biri disketlerin tek taraflı olması. Yani ilk çıkan versiyonlar hariç bu disketlerin sürücüleri çift okuyucu ve yazıcı mekaznizmaya sahip olması. Bazı 5 buçuk disk sürücüleri de buna destek veriyordu ancak yeni formatta bu standart.

Bu yeni format ile ilk karşılaşmamız Apple ın dünyayı sarsan ürünü Apple Macintosh ile olur. Bunun hikayesini sizlere kısaca anlatayım. Apple ,Macintosh un final aşamasına gelmesinden kısa bir süre önce Apple Lisa ürünü tamamlanır. Bu bilgisayar için Apple, Twiggy adında(FileWare diye de bilinir) bir disket sürücü geliştilir. İlk Macintosh prototipleri bu format ile çıkar. Bu teknolojinin sorunlu olması nedeni yüzünden bu karardan kısa zamanda vazgeçilir(ikinci nesil Lisalar 3 buçuk sürücü ile çıkar). Daha sonra Steve Jobs Sony nin yeni formatını duyar. Bunun ardından soluğu Sony'nin üretim tesislerinde alır. Jobs Sony'nin yöneticilerini ve fabrikalarını beğenmez. Bunun ardından Jobs Japonyada bir fabrikanın bu yeni formatın çakmasını ürettiğini duyar. Bu seferde bu fabrikayı ziyaret eder ve anlaşmaya varırlar. Macintosh un çıkmasına 4 ay vardır. Ancak ortada disket sürücü yoktur. Steve Jobs un Apple daki tanıdıkları bu firmaya güvenemeyeceklerini ve Sony ile çalışmaları gerektiğini söyleselerde Steve Jobs kulaklarını kapatır. Ancak bu tanıdıklar gizlice Sony ile anlaşırlar. Sonyden bir mühendis Apple da çalışmaya başlar. Ekip ile birlikte çalışan

bu Japon mühendis Steve Jobs ekibin yanına geldiği zamanlarda temizlik mazemelerinin tutulduğu dolapta saklanır. Günler böyle geçer Japon firmanın disket sürücüyü teslim zamanı gelir ancak firma 4 ay daha ek süre ister. Bunu duyan Steve Jobs öfkeden deliye döner. Ancak arkadaşları gizli planlarını açıklar ve olay tatlıya bağlanır. Böylece ilk Macintosh Sony marka disket sürücüsüne kavuşmuş olur.

 

 

Macintoshta kullanılan disket sürücü tek taraflı(Single side) ve çift katmanlı(double density) olarak çıkar. Disketlerin kapasitesi 360 kb(400 kb)tır.

Daha sonra bu akıma Commodore(Amiga) ve Atari (St) ile katılır. Apple ise diğer rakipleri gibi Çift taraflı(Double Side) ve çift kamanlı (Double Density) disket türüne geçer. Dosya kapasitesi inanılmaz bir boyut olan!(ney) 720Kb(800 Kb Macintosh, 880 Kb Amiga) a ulaşır.Takvimler 1986 yılını gösterdiğinde ilk Amiga ile tanıştığımız ancak Pc ile kader birliği yapmış ve bizlerin yıllarca elinden düşmeyen Hd(Yüksek katmanlı, High density) formatıyla karşılaşıyoruz. Boyut deli artıyor bu yeni format ile tamı tamına 1.44Mb.

Bunun dışında birkaç versiyonu daha çıktı ancak bunlar bu üç versiyon kadar popüler olmadı. En yüksek kapasiteye sahip disket türü Süperdisk denen 240 Mb lık bir disket türü. Bunlar birbirleri ile uyumlu olmadığı ve özel disket sürücüleri gerektirdiği için pek bizlerin hayatına girmedi bu 3 buçuk inç disketler.

3 buçuk inç disket dışında bir kaç disket türü daha var. Ancak bunlar içinde bir format var ki bundan bahsetmemek olmaz. Her ne kadar 3 buçuk disket sürücü formatı kadar popüler olamasada fena olmayan bir pazar elde etmiş olan 3 inçlik disket sürücü var.  Amstrad ve Amstrad ın satın aldığı Sinclair firmasının Sinclair Spectrum +3 bu diski kullanan en yaygın ürünler.

Bunun yanında boyutları uysada birbiri ile uyumlu olmayan bir 3 inçlik disket türü daha var. Mitsumi firmasının çıkardığı bir disket türü.Bizim daha doğrusu Japonların bu disket türü ile karşılaşmaları; Nintendonun Japonyada çıkan Nes (ilk çıkan ve Orijinal dediğimiz ve orada Famicom ismi ile geçen) için çıkan bir eklenti olan Famicom disk sysem ile olur. Bu üründen Nes i tanıttığım #Tozluraflar bölümünde bahsetmiştim.

Bu iki 3 inç disket formatının 3 buçuk inç formattan farkı okuyucu bölümün üstünde koruyucu bir kafa bulunmaması(son nesil Quickdisklerde var) ve çift taraflı olması. Yani 3 çeyreklik disket sürücüleri çift okuma ve yazma kafası sayesinde disketin iki tarafınada yazarken 3 inçliklerde nadir sürücüler dışında tek taraflı ve disketin iki tarafınada erişmek için 5 buçuk inçlik sürücüler gibi disketi çıkartıp çevirmek gerekiyor. Bunun dışında dış kışmı 3 çeyreklik disketten daha sağlam ancak 3 çeyrek piyasayı çoktan ele geçirdiği için pek başarı sağlayamayan bir tür olur.

Disket bölümüm bu kadar büyük ihtimal ile Cd bölümüne girmem. Çünkü sıkıcı. Bu açıdan şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki depolamanın tozluraflar bölümünü böylece bitiriyoruz.

Kaynak:

https://en.wikipedia.org/wiki/Floppy_disk

https://en.wikipedia.org/wiki/History_of_the_floppy_disk

https://en.wikipedia.org/wiki/Floppy_disk_variants

BeğenFavori PaylaşYorum yap
emirclio paylaştı.

Panasonic GH5 duyuruldu: Dahili 4K/60p ve 10-bit 4:2:2 kayıt

Panasonic, Photokina'da özellikle sinematografi ile ilgilenen kullanıcıların favori kamera serisinin yeni modelini duyurdu: GH5. GH5, kullanıcıların çok uzun zamandan beri istediği özellikleri barındırıyor. Bunlardan en önemlisi dahili bellek kartına 10-bit 4:2:2 olarak kayıt yapması. Bir diğeri de 4K çözünürlükte de 60 kare çekim yapabiliyor.

10-bit 4:2:2 demek, daha fazla renk bilgisi ve bilgisyarda düzenleme yaparken görüntüye çok daha fazla müdahele edebilmek demek.  Bu özellikle birden fazla kamera ile çalışırken, renkleri eşleştirme konusunda renk editörünün işine çok yarayacak.

Panasonic, GH4 serisi ile sinema serisi kameralarında sunduğu log profil (VLog) ile kayıt imkanı sunmuştu ama GH4 ile 8-bit 4:2:0 kayıt yapıldığı için Vlog kullanmanın çok da bir manası yoktu. Vlog, GH5 ile birlikte anlam kazanıyor.

10-bit 4:2:2, sadece 4K'da maksimum 30 kare kayıt için geçerli. 4K/60p kayıt yapmak istenirse, 8-bit 4:2:0 renk derinliğine iniyor.

6K video kayıt imkanının olup olmadığı henüz muamma. Sanıyorum 6K çözünürlükte video çekimi olmayacak.

Sensör yine M4/3 boyutlarında. Kullanıcıların bir diğer beklentisi GH5 ile Super 35, yani APS-C boyutlarında sensör idi ama bu gerçekçi değildi. GH4 ile kullanılan lensler ve aksesuarlar GH5 ile kullanılmaya devam edecek.

Panasonic GH5'in bu hamlesi, çıtayı iyice yukarı çekiyor. Düşük fiyat segmentinde 10-bit 4:2:2 kayıt imkanı veren kameralar bir tek Black Magic firmasından idi. Örneğin Black Magic Pocket Cinema ve Micro Cinema Camera serisi, Full HD'de 10-bit 4:2:2 ProRes ve RAW kayıt imkanı veriyor. Full HD'nin yeterli olduğu noktada bu kameralar renk açısında kendi fiyat segmentindeki tüm kameraları açık ara solluyor (düşük ışıklı ortamlar hariç). Özellikle RAW çekim imkanı, sinema endüstrisinde bu kameraları A kameralar ile eşleştirme konusunda (Arri Alexa veya Red Dragon gibi) müthiş bir esneklik sunuyor. GH5'in sunduğu 10-bit 4:2:2 kayıt imkanı da yine renk düzenleme konusunda esneklik sunacak; ancak burada nasıl bir codec ile kayıt yapıldığı da önemli. Bir çok kullanıcının tercihi ProRes olacaktır ama bu konuda net bir bilgi Panasonic tarafından verilmemiş.

GH5, 2017'nin ilk yarısında piyasaya girecek. Panasonic, GH5'in yanında yeni lensler de duyurdu.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 26
emirclio paylaştı.

Füzyon Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey

Füzyonu başlatmak, basit bir ateş yakmaya benzemez. Reaksiyonun başlaması için çok fazla enerjiye ihtiyaç duyulur, bu milyon santigrat derece sıcaklıklara ulaşmak anlamına geliyor.

Füzyon Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey

Nükleer Füzyon Nedir? 

Atomlar hepimizi oluşturan küçük parçacıklardır. Her bir atomun içerisinde daha küçük bir parçacık olan çekirdek yer alır.

İki küçük çekirdeği bir araya getirip daha büyük bir çekirdek oluşturmak istediğinizde, şu anda enerjimizi üretmek için kullandığımız kimyasal reaksiyonlardan (kömür, petrol) 10 milyon kez daha fazla enerji açığa çıkar.

Güneş üzerinde yaptığımız gözlemlerden, füzyonun işe yaradığını biliyoruz. Güneş’teki sıcaklığın ve enerjinin kaynağı füzyondur. En önemli füzyon reaksiyonu, en hafif atom olan hidrojenden iki tanesinin bir araya gelerek, ikinci en hafif atom helyumu oluşturmalarıdır.

Nasıl Çalışır?

Füzyonu başlatmak, basit bir ateş yakmaya benzemez. Reaksiyonun başlaması için çok fazla enerjiye ihtiyaç duyulur, bu milyon santigrat derece sıcaklıklara ulaşmak anlamına geliyor.

Bunun nedeni, atom çekirdeğinin itici ve çekici kuvvetlere maruz kalmasıdır. Her bir çekirdek güçlü bir pozitif yüke sahiptir ve birbirlerini iterler. Füzyonu başlatmak için, iki çekirdeği bu itici kuvveti yenebilecek şiddette çarpıştırmanız gerekir. Bu olay, sıcaklıkların 15 milyon santigrat derece civarında ve basıncın muazzam değerlerde olduğu Güneş’te oluşur.

Çekirdekler birbirlerine değecek kadar yakınlaştığında, füzyonun kaynağı ve doğadaki en büyük kuvvet olan güçlü kuvvet devreye girer .

Füzyon Enerjisi?

Füzyon enerjisinde amaç; Güneş’in merkezindeki şartları oluşturabilecek enerji santralları kurarak ,enerji üretmektir. Bu amaç doğrultusunda Dünya üzerinde yüzlerce araştırma boyutundaki reaktörler inşa edildi.

Bu mühendislik harikası makineler 100 milyon santigrat dereceye varan sıcaklıklardaki hidrojeni muhafaza etmek için dizayn edilmişlerdir.

Şu Anda Nükleer Enerji Üretmiyor muyuz?

Şu anda var olan nükleer santrallerde, farklı bir reaksiyon olan fizyon kullanılır. Fizyonda bir atomu daha küçük iki atoma bölersiniz. Bu reaksiyon füzyona göre çok daha basittir. 1950’li yıllardan beri fizyon reaktörlerinden enerji üretilmektedir.

Füzyon reaktörleri, geleneksel fizyon rektörlerinden çok daha güvenlidirler. Füzyon reaktörlerinde kontrol dışı patlama şansı yoktur ve reaksiyon sona erdiğinde uzun süre muhafaza etmek zorunda kalacağınız bir radyoaktif atık oluşmaz.

Füzyon her bir kg yakıtta, fizyondan 4 kat ve kömürden 10 milyon kat daha fazla enerji açığa çıkarır.

Nasıl bir Yakıt Kullanılır?

İlk jenerasyon füzyon reaktörleri büyük ihtimalle, füzyon reaksiyonu en kolay elde edilebilen, hidrojenin iki farklı şekli döteryum ve trityumu yakıt olarak kullanacak.

Normal hidrojen, bir tane elektronun bir tane proton etrafında döndüğü en küçük atomdur. Döteryum bir nötron ve bir protondan oluşan, hidrojenin daha ağır şeklidir. Trityum ise bir proton ve iki nötrondan oluşan hidrojenin en ağır şeklidir.

Döteryum deniz suyunda çok rahat bulunabilir. Trityumu ise lityumdan elde edebiliriz.

Uzun vadede döteryum–döteryum reaksiyonu elde edebilmek hedefleniyor. Bu dünyanın tüm enerjisinin denizden elde edilebileceği anlamına geliyor.

Daha Önce Füzyon Enerjisi Elde Edilebildi Mi?

1 Kasım 1952 yılında Amerika ilk füzyon bombasını patlattı. Füzyon bombası (aynı zamanda hidrojen bombası olarak bilinir) şimdiye kadar yapılmış en yıkıcı silahtır. Genellikle, fizyon tipi bir atom bombası kullanılarak füzyon reaksiyonu tetiklenir.

Bunu kontrol edilebilir şekilde yapmak çok zordur. Araştırmacılar 70 yıldan daha fazla zamandır farklı füzyon tasarımları yapmayı denediler. Bunların bazıları füzyon reaksiyonu elde etmeyi başardı. Fakat, asıl problem kullanılan enerjiden daha çok enerji ortaya çıkarmak ve bunu yeteri kadar uzun zaman elde etmek. Bunu henüz hiç kimse başaramadı.

Neden Başaramıyoruz?

Burada problem sıcaklıktan kaynaklanıyor. Yakıtı 100 milyon santigrat derece gibi çok yüksek sıcaklıklara kadar ısıtmamız gerekir. Yeryüzünde bunu muhafaza edebilecek kadar sağlam bir materyal yoktur.

Füzyon arkasındaki fizik uzun zamandan beri biliniyor. Füzyonu kullanabilmemiz için mühendisliğin daha çok çalışması gerekiyor.

Soğuk Füzyon Nedir?

Bu fikir, oda sıcaklıklarına yakın sıcaklıklarda çalışan bir füzyon reaktörü oluşturmaktan geliyor. Bilim insanları bundan çok umutlu değiller .

Sonraki Aşama Nedir?

Bütün zorluklara rağmen, füzyon enerjisi elde etmek için büyük ilerlemeler kat edilmiştir. Reaksiyondan elde edilen enerji 30 yıl içerisinde bir milyon kat arttı. Çin ve Almanya son yıllarda bu konuda önemli başarılara imza attılar. 2019 yılında Fransa’da kurulacak tokamak için ise büyük umutlar besleniyor.

ITER fusion research reactor


Kaynak: fizikist | fizikakademisi | #akış #fizik #füzyon #bilim

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 8 / 9
  • Agah @agah

    bu füzyon işinin (şimdilik gözüken) son durağı evde yapmak zaten 🙂 daha fazlasını şimdilik hayal bile etmiyoruz.

  • Jorji Costava (eskiden Cartman @jcostava

    Bu füzyon işini bir DC Evrenine dönüşmeyelim de başka bir şey istemiyorum 😀

  • emirclio @emirclio

    Soru 1: Elektrik üretmenin yolu dinamoyu dairesel yönde hareket enerjisi göndermek. Bir çok santral çeşidinde bu yüksek sıcaklık ve hızdaki su buharının türbünleri çevirmesi ile gerçekleşir. Suyu ısıtmaktan daha fazla enerjiyi reaksiyon için kullanıyoruz, bu durumda reaksiyon için gerekli enerjiden bir kaç kat daha fazla enerji üretmek gerekir ki reaksiyon biz işe yarasın. Yani 200 milyon santigrat derecelik su ısısı elde etmekten bahsediyorum. Bu durum ne kadar mantıklı ?

    Teori 1: Aslında ısı reaksiyonun başlaması için gerekli enerjinin karşılığı. Belkide 100 milyon C ye ısıtmak yerine ortamı -500.000 C ye soğutmak ve 500.000 C ye kadar ısıtılmış iki kısım arasında benzer bir enerji olacağını ve reaksiyonun gerçekleşecebileceğini düşünmekteyim

    • t.baris @turemis-baris

      Çok bilmiyorum ama kendimce cevaplamaya çalışayım.
      1- Başta verilen ısı ve basınç reaksiyonu başlatmak için (Aynı bizim kibritle çırayı sonra kömürü tutuşturmamız gibi.) sonrasında zaten maddeyi gerekli koşullarda tutabilirsek, kendi kendini sürdürebiliyor. Ancak henüz sürekli çalışan bir reaktör yok. Gerçekleştirilen deneylerde birkaç yüz saniye çalıştırabildiler diye biliyorum. Yani sobayı bir kere tutuşturdukmu o verdiğimiz ısının fazlasını geri vericek.
      Ayrıca bu reaktörlerden farklı şekillerde elektrik üretme yöntemleride var diye biliyorum (dinamo harici).
      2-Malesef soğutursak yakıtımızın diğer atomlarla birleşmesini engellemiş oluruz diye biliyorum. Isıtıp enerjileri yüksektip kararsızlıklarını arttırıyoruz ve basınçta buna destek olunca atomların birleşmesi gerçekleşiyor.
      Kaldıki mutlak sıfırın -273 c olduğunu düşünürsek ve bası özel gazlar ve koşullarda bu ısının altına inebildiğimizi düşünürsek -500.000c pekte olası değil. @emirclio

    • Furkan Çelik @despdair

      Burda bildiğimiz şekilde işlemiyo tepkime, verilen ısı sadece tepkimeyi başlatmak için, tepkime başladıktan sonra tepkime sürekli yenileniyo, ana tepkime sonucu açığa çıkan nötronlar başka uranyumları tepkime sokuyo ve ortamda madde bitene kadar debam ediyo, burda ortamdaki fazla nötronu tutmazsanız bomba oluyo tutarsanız reaktör oluyo, japonyada patlayan reaktör ve çernobilde ortamdaki fazla nötronun tutulmamasından dolayı patlamıştır, tabi bu enerjiyi suyu ısıtıp dinamo çevirmekte kullanmak ne kadar mantıklı o bana mantıksız geliyo açıkcası

    • emirclio @emirclio

      @furkan-celik sizin dediğiniz fizyon tepkimesi. Ayrıca Fukuşima reaktörlerinde patlama(pek değil de) ile nükleer tepkimenin bir bağlantısı yok(hidrojen patlaması). Ayrıca fizyon tepkimesi için ısı vermeye gerek yok. Oda sıcaklığında tepkimeye girebiliyorlar.

      @turemis-baris Yani reaksiyonu sabit tutabildiğin sürece reaksiyon devam eder. Anladım çok sağol. Bunlar ile biraz ilgilendiğim için hep ilgimi çekiyor.

    • Furkan Çelik @despdair

      @emirclio fizyonla füzyonu karıştırıyorum ya 😂

emirclio paylaştı.

2016 yılında teknoloji dünyasında neler olacak?

Geçen yıl yayınladığım 'yılın enleri' yazımın sonunda bazı tahminlerde bulunmuştum. Hangilerini tutturmuşum diye bakayım dedim. Sonunda ufak bir blog yazısı çıktı.

Önce 2015'teki tahminlerimi tutturmuş muyum diye baktım sonra da 2016'ye geçtim.

2015 yılı ile ilgili kısa tahminler

  • 2015 yılı her zaman olduğu gibi zamlarla açılacak. Birçok şeye zam gelecek. Ama bizi bekleyen en önemli konu devletin hangi ürünlere anti-damping vergisi koyacağı olacak.

Evet zamlar geldi. Ama anti-damping en azından telefonlar için yalan oldu. Döviz artışı bu etkinin bir benzerini yarattı.

  • 4G ile tanışacağımız söylendi ancak verilen tarih 2015 sonu. Yani 2016'ya kalacak desek hatalı olmaz sanırım.

2016 yılına kaldı, tuttu.

  • Kotalardan şikayet etmeye devam edeceğiz. Ancak tıpkı oyun içi satın alma olayında olduğu gibi, kullandığımız tarifelere ek kota koymaya ya da hızımızı anlık yükseltmeye alışacağız. Fiberciler buna öncülük ediyor. Uydunet bile bu sisteme geçmiş durumda. Artık verdiğimiz taahütlere bağlı kota sınırlamalarına katlanmak zorunda kalmayacağız ama bedelini ödersek. ADSL hala çoğunluğun bağlantı tercihi mecburen. Orada da benzer bir adım bekliyorum. Ancak birilerinin para karşılığında upload tarifesi sunmasını da istiyorum. Bu, tam bir olay olur.

Servis sağlayıcılar para öde, ek hizmet al işini sevdi ve genişletti. Upload tarifesi de sunuldu. Canlı yayın denemelerimde bu tarifeden faydalanıp sadece upload hızımı yükseltebildim.

  • 90'larda gençken, 56k Modemlerden tek istediğimiz bir damla daha download hızıydı. 2010'ların gençliğinde ise upload önem kazanacak. YouTube üzerinde ve diğer sosyal ağlarda her genç bir kanal açıp yayıncı oldu. Yayın kalitesi ve çektiğiniz videoları yükleme, upload hızlarının daha çok konuşulmasını sağlayacak. İnşallah diyeyim.

Upload'un önemi kesinlikle daha çok anlaşıldı. Yayıncılığa soyunanların hem mecazi hem de gerçek anlamda artması, daha çok kişiyi upload'u iyi olan sistemlere yöneltti.

  • Bulut güvenliği delik deşik edilmeye devam edecek. Sosyal ağlara verdiğimiz bilgiler sayesinde hackerlar artık sunucuları kırmaktan ziyade login bilgilerini ele geçirip giriyor. İşleri çok daha kolaylaştı. Tek bir servisin güvenliği değil tüm internetin güvenli olması gerekiyor. Zincir zayıf halkadan kopmaya devam edecek.

Maalesef çocuklar için sunulan hizmetlerin de listeye eklenmesi ile güvenlik konusu gündemden düşmedi.

  • Tabletler iyice gözden düştü. 2015 yılında laptoplar tabletleşmeyi becerirse o şekilde gündeme girebilir. Zira 2014 yılında tablet ve laptop karışımı olarak sunulan cihazlar tablet kısmını beceremediler.

Microsoft'un Surface serisinde yaptığı güncelleme dışında aklımda kalan bir model olmadı. Zaten tabletlere ilgi azalınca, laptopta tablet özelliği de aranan bir özellik de olamadı.

  • Telefonlar 2014 yılında uzayacakları kadar uzadı. 2015 yılı çok daha zor olacak. 8K ekran koymaya çalışmak gibi abuk girişimler yerine adam gibi pil istiyoruz. 2014 yılı telefonları hem ısınma konusunda hem de pil konusunda sınırları fazla zorladılar. Telefonun ısınıp video çekmemesi ya da tümden kapanması ile bu yıl tanıştık.

Bu yıl da pil konusunda bir çözüm üretildiğini göremedik. Sadece hızlı şarj yaygınlaştı.

  • 'Yerli' telefoncular daha çok gündeme gelecek. Operatörler artık düzgün telefon satmaya başladılar. T50 bu konuda kapıyı açtı. 2015 yılında model sayısı artacaktır.

Yerli telefonlar bu sene gerçekten de patlama yaptı. ZTE memnun. Vestel memnun mu bilemiyorum.

  • 2013-14 yılında PC terfisi yapanlar büyük ihtimalle 2015'i para harcamadan atlatacaklar. DX12 çıksa da 2015 yılında yeterince oyunda destek bulabilir mi ?, zor.

Gerçekten de 2015'te para harcamaya değer bir gelişme olmadı. AMD tarafında işlemciler yerinde saydı. Intel iki nesil birden çıkarttı. Birini kimse göremedi diğeri de Haswell sahiplerini heyecanlandıracak bir şey sunmadı. DirectX  12 de 2015'i ıskaladı.

  • 3D yazıcılar gelişmeye devam ediyor. 2015 yılında daha çok konuşacağız.

Kesinlikle daha çok konuşuldu. Özellikle organ basmaya yarayan bio yazıcılarda her gün yeni bir haber okuyoruz. 3D baskı için özelleşmiş dükkanlar da çıkmaya başladı.

  • Kendi kendine gidebilen arabalar 2015 yılında özel yollardan halka arasına çıkacak. Daha çok konuşacağız.

Tam olarak bu şekilde gerçekleşti. Birçok firma bu işe girdi.

  • Bu yıl çıkarılmaya çalışılan fişleme ve kolay site kapatma yasaları 2015 yılında uygulamaya geçecek.

Yasalar uygulandı ama fişleme kısmı, servis sağlayıcılarının baskıları sonucu şimdilik rafa kalktı.

  • Telefon yoluyla spam yapılmasına engel olacak yasa da 2015 yılında devreye giriyor. Bakalım etrafından nasıl dolanacaklar bunun.

Tahmin ettiğimiz gibi, dolanıldı. Azalma olduğu kesin ama bahisçiler coştu.

  • Yeni tüketici hakları bu yıl devreye girdi. 2015 yılında uygulamasının yansımalarını alacağız.

Tüketici haklarını bilen ve kullananlar, memnun ayrılırken, bilmeyen çoğunluk bilmemeye ve mağdur olmaya devam etti.

  • Artık bir yabancı dil yetmiyor, bir de programlama dili öğrenmek gerek. Bakalım devlet 2015 yılında bunu idrak edecek mi. Etmese de çocuklarınızı yönlendirmek sizin de elinizde.

Etti! Uygulama yazarlığına ve oyun geliştirmeye o kadar çok teşvik var ki, bu fırsatı kaçırmamak gerekir.

  • Yazılımların fiyatları hem düştü hem de abonelik sistemi yaygınlaştı. 2015 yılında hala pahalı olan yazılımların pek şansı kalmayacak.

Microsoft bile Windows 10'u bedava verdi. Kullandığım yazılımlara baktığımda pahalı bir yazılım kalmadığını görüyorum. Bu yıl buna ilave olarak bir de kupon çılgınlığı vardı.  İndirim kuponu dağıtan sitelerden ciddi fırsatlar yakalanabildi.

  • Windows 10 kesinlikle bir hareketlilik yaratacak. Bedava olacağını sanmıyorum ama Windows 8 sahipleri ufak bir güncelleme ücretine geçebileceklerdir diye tahmin ediyorum.

Hem tutmuş hem tutmamış. Bedava verildi ama bir yıllığına. Eğer elinizde Windows 10'a dönüştürmediğiniz anahtarınız varsa bir yıl dolmadan yapın. Ama benim tahminim süre uzayabilir ya da toptan vazgeçilir bedava kalır.

Genel olarak baktığımda 2015 yılı tahminlerimi tutturmuşum. 2016 yılı için de birkaç görüşüm şöyle.

2016 yılı tahminlerim

  •  2016 yılı VR yılı olacak. Ancak ürünlerin durumunda hala kesinleşmeyen bazı noktalar var. Büyük oyuncular, Oculus, Sony ve HTC 2016 yılında ürünlerini rafa koyacak ama nasıl olacağı tam belli değil. Oculus, Touch kontrolcüsünü 2016 yılının ikinci yarısı içinde çıkacak şekilde erteledi. Yani önce başlık çıkacak. Sony ise VR için gereken hesaplama gücü konsolda olmadığından, harici bir cihaz ile satacak gibi görünüyor. HTC de Vive ürününü 2016 yılına ertelemişti. İçlerinde muhtemelen en pahalısı Vive. Hepsini denemiş biri olarak hepsi de heyecan verici diyebilirim. VR'ı 4K balonu gibi düşünmeyin. Gerçekten bir işe yarayacak ve oyun dünyamıza yeni bir boyut kazandıracak.
  • Sistemlerini 2013-2014 yılında güncelleyen biri 2016'yı da ıskalayabilir. İşlemci cephesinde sizi sıkıntıya sokacak bir durum olma ihtimali az. Radikal bir performans artışını da ucuza alabilmemiz mümkün olmayacak. Ancak bir istisna var. Ekran kartı savaşı yılın ikinci yarısında tıpkı eski günlerdeki gibi olacak. Hem AMD hem de NVIDIA yeni ürünlerini çıkartacak. Bu defa yeniden isimlendirme değil, kartlar uzun zamandır kullandıkları 28nm üretim teknolojisini terk ediyor. Bu sayede mevcut kartlara fark atılacağını tahmin ediyorum. Bu hız artışı da çok doğru bir zamana denk gelecek. DirectX 12 ve VR'ı bu yeni kartlarla kullanacağız. Zaten VR şu anda SLI tarzı sistemler ile tanıtılıyor. Çünkü performans ihtiyacı aşırı yüksek.
  • Sony ve Microsoft, hızlı yaşlanan ve 1080p'ye bile zaman zaman çıkamayan konsollarına VR yüzünden güncelleme yapacak. Sony harici kutu şeklinde olacak diyor ama Microsoft'tan nasıl bir cevap geleceği belli değil. Bir şekilde mevcut konsolları VR'a geçirip, 2017'de konsola dahil edilmiş çözümlerle bir güncelleme görebiliriz. Belki Microsoft biraz da geri kalmasının etkisi ile bunu 2016'da yapar.
  • 4.5G piyasaya bir hareketlilik getirecek. Şu ana kadar pek üzerinde durmadığımız 'modem hızı', incelemelerde daha vurgulu söylenecek. Ancak tabii bunun için operatörlerin de 300 mbps gibi hızlara tırmanabilmeleri gerek. Yoksa zaten çoğu telefon 150 mbps sağlayacak durumda.
  • Telefon paketlerindeki kotaların artacağı kesin. Ancak ne kadar artacağı ve fiyatları belli değil. Kişisel beklentim 4.5G'nin pahalı bir ekstra olacağı yönünde. En azından 2016 yılında. Firmalar önce maksimum kar elde etmeyi deneyeceklerdir.
  • Devlet teşviklerinin de artması ile yerli oyun ve uygulamalarda 2016 yılında ciddi artış görebiliriz. Ama bu teşviklerin bir şekilde boşa gitmemesi, ileride faydalanmak isteyeceklerin de bu imkanlara sahip olması için önemli. Sahtekarlara göz yumulmamalı.
  • Robotlar ve yapay zekayı daha çok konuşacağız. 2015 yılında yaşanan gelişmeler bile oldukça hızlıydı. Ama 2016 yılında ürünleşip, piyasaya da çıkmaya başlayacaklar.
  • Kendi kendine gidebilen arabalarla ilgili daha çok gelişme göreceğiz. 2015 acemilik yılıydı. 2016'da daha cesur test sürüşleri göreceğiz. Ama hayatımıza gireceklerini pek sanmıyorum.
  • Pil teknolojisinde de 2015 yılında birçok gelişmenin haberini yaptık. Yine çoğu test ortamındaydı. Artık bu yıl daha somut ilerlemeler bekliyoruz.
  • Snapdragon 820 ile bu yıl telefonlar, geçtiğimiz seneye göre daha serin bir yıl geçirecek. 810 kabusunu geride bırakacağız. 2016 yılının telefonları, eğer 820'de beklenmedik bir sorun olmazsa, daha da incelebilecekler. Eğer üreticiler 4K gibi gereksizliklere girmezlerse, pil ömrüne de olumlu yansıyacak bu durum. Şahsen Apple'daki 3D touch'ın da bir şekilde taklit edileceğini düşünüyorum. Ama genel olarak radikal bir telefon tasarımı göreceğimizi sanmıyorum.
  • 2016 yılında 1000 lira civarında dolaşan telefonların daha da çekici olacağını tahmin ediyorum. 2015 yılındaki trendin devam etmesi yeterli.
  • Apple bu yıl yenilik olarak saat çıkardı. 2016'da daha önce girişmedikleri bir ürün gamına dalmaları gerekecek. Saat yeterince etkili olmadı.
  • Firmalar saatlerinde pil ömrünü 2015 yılında iki güne çıkartıp, şekillerini de mantıklı hale getirdiler. Ama 2016 yılında da bizi pek ikna edemeyecekler.
  • 2016 yılında artık 4K dışında bir TV görmeyiz. Buna bir de HDR eklenecek. TV firmalarının bunu da satamayacaklarını tahmin ediyorum. 2016 yılını HDR'nin ne kadar harika bir şey olduğunu dinleyerek geçirmeye hazır olun. İçerik var mı? Yok. 2017 içinde, 4K gibi HDR de TV'lerin sormadan aldığımız standart özelliklerine eklenir.
  • Yeni yılda da hack olaylarında bir azalma olacağını sanmıyorum. Hatta bulutun güven kaybettiğini söyleyebiliriz. Kişisel depolama ürünleri satan firmalar daha şirin çözümlerle ev kullanıcısına uygun ürünler çıkartacaktır. NAS'ların ucuzlayıp kurumlardan evere girmesi mümkün olabilir.
  • SSD fiyatları düşmeye devam edecek. Her ne kadar özel indirim günlerinde olsa da, 2015 yılında 1TB diskler, ev kullanıcıları tarafından da alınabildi.
  • Fotoğraf makineleri, klasik DSLR, çıktığı yere geri dönmeye devam edecek. Yani profesyonel kullanıma. Aynasızların da daha fazla pazar alabileceğini sanmıyorum. Fotoğrafçılık işi amatörler için cep telefonlarına kaydı ve bitti. O yüzden işi makine satmak olan firmaların işi bu sene daha da zor olacak. Farklı alanlardan geliri olmayan firmalar küçülecek.
  • Yurt dışında adı konan adapocalypse, yani banner tabanlı reklam sisteminin çöküşü tam anlamıyla 2016 yılında olacak. Bu yıl aynı zamanda yeni reklam türlerinin ortaya çıkışına şahitlik edebilir. Reklam ajanslarının kara kara düşündüğüne eminim. Kişisel tahminim, reklamların render aşamasında, TV mantığında, videolara eklenmesi. Video içine gömülen reklamları adblock ile engellemek mümkün olmayacak. İnceleme görünümlü reklamların sayısı, yazı ve video, artacak. Sadece kullanıcı yararına üretilen bilgiye erişim zorlaşacak ya da ücretli olacak. Video içerik üretiminin ve klasik reklamları engellemenin artması ile, ürün yerleştirme, internet yayıncılığına da gelecek. Yayıncılık için zor bir yıl olacak.
  • Google'da bir şey arattığımızda yaşadığımız bilgi kirliliği, YouTube'ta ve diğer video mecralarda da sorun olacak. Faydalı videolar ile çöpleri ayırmak zorlaşacak. Bu konuda yeni algoritmalar gerekecek.
  • Bu yıl kişisel canlı yayın bir anda parladı ancak 2016'da aynı heyecanın olacağını sanmıyorum.

Sizler de yorum alanında kendi beklentilerinizi yazabilirsiniz. Seneye hangileri tutmuş beraber bakarız.

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 47
emirclio paylaştı.

Yılın Enleri 2014

Her yıl PC Labs'ta yayınladığım yılın enleri yazımı artık site kapandığı için TeknoSeyir'e taşıdım. Tamamen kişisel seçimlerimden oluşan bu yazının kuralı şu. Maddelere itiraz etmek yerine, herkes kendi maddelerini yorumlara ekliyor. Listeye madde eklemek de serbest 🙂

2015'e geçiş

2014'ün Trendleri:

Selfie
Bu yıl Türkçesi de özçekim olarak tescillenen selfie, 2014'ün trendiydi. O kadar ki daha iyi selfie çekmek için tasarlanmış telefonlarla tanıştık. HTC Desire Eye selfie kamerasını 13 MP'ye çıkartıp çekileni kör etme özelliğine sahip bir de flaş ekledi.

4K
Aslında 4K geçtiğimiz yıl gündeme geldi ancak 2014 yılında herkesin alacağı kadar ucuzladı. Yine de kaliteli bir HD TV'nin yerini alacak kadar olgunlaşmadı. Bunun da en önemli sebebi 4K içeriği 2014 yılında da göremeyişimiz. 2015 yılında 8K geliyor üstelik.

ALS buz kovası meydan okuması
ALS'ye dikkat çekmek gibi bir niyetle ortaya çıkan ama hızla oyuna dönüşerek amacından sapan kafadan aşağı bir kova buz dökme olayı, yılın ilk yarısında gündemden düşmedi. Şükür ki birileri bize bulaşmadan sona erdi. Her türlü sululuğa rağmen 100 milyon USD üzerinde bir para toplanabildi. Ki amaç da buz dökmek değil bağış yapmaktı zaten.

Drone kullanmak
Bir çeşit drone uçurmak yılın modası oldu. Hatta GoPro firması drone üretip satacağını açıkladı.

Flappy Bird
Yılın oyunlarından biri olan Flappy Bird, sinir bozucu olmasına rağmen yine yılın ilk yarısına damga vurdu ve yapımcısını zengin etti.

Yılın özçekimi: Bu

Yılın sosyal ağı: Instagram
Bu yıl Facebook ile ilgili her haber, gençlerin Facebook'tan sıkıldığı şeklindeydi. Yükselen sosyal ağ ise Instagram. Gerçi Instagram'ın da sahibinin Facebook olduğunu hatırlamak lazım. Pinterest de diğer yükselişte olan platform.

Yılın taksi ağı: Uber
Uber yurt dışında adından oldukça söz ettirdi. Bu yıl Türkiye'de de Black servisini hizmete soktu. BiTaksi'ye benzeyen uygulaması ile de genişletti.

Yılın yerli taksi ağı: BiTaksi
Uber gibi sistemlerin Türkiye'de uygulanmasının zor olacağını hep söyledik. Burada tutan uygulama ise mevcut taksileri kullanmanıza olanak sağlayan BiTaksi uygulaması. 17 Aralık'ta bedava taksi kampanyası ile epey ses getirdi.

Yılın şamaroğlanı: Sony
Playstation 4 haricinde Sony'den iyi haberler gelmedi. Hacklendikten sonra ortaya dökülenler de 2014'ü Sony'nin kabus yılı yaptı. The Interview ile de noktayı koydular derken, PSN'in servis dışı kalması ile çekilecek çileleri varmış dedirttiler. Yıl da henüz bitmedi üstelik.

Yılın global olayı: Uzay araştırmaları
NASA, ESA ve SpaceX bu yıl gündemi sürekli meşgul etmeyi başardı. Gerek Mars çalışmaları gerek kuyruklu yıldıza yapılan iniş gerekse Space X'in yeni uzay mekiği araştırmaları derken, 2014 uzay yılı oldu.

Yılın gerçek tehditi: Ebola
Ebola bu yıl kontrol altına alınamayan yayılma hızıyla korkuttu. 2014'ün son çeyreğinde gündemden düşer gibi olsa da tehlike geçmiş değil.

Yılın sanal tehditi: Bulut hizmetlerine yapılan saldırılar
Bulut hizmetlerini isteseniz de istemeseniz de bir şekilde kullanıyorsunuz. Hackerların yeni hedefi de bulut servisleri oldu. En büyük ses iCloud saldırı ile geldi.

Yılın felaket tellallığı: Yapay zeka hepimizi yok edecek
Elon Musk her hafta yapay zekanın bizi nasıl yok edeceğini açıkladı. Musk'ın açıklamalarında dikkat çekici olan şey, bahsedilen yapay zekayı henüz kimsenin görmediği. Yani şu an gözümüzün önünde olan robotlara ya da yapay zeka barındıran cihazlara bakıp 'bunlar mı bizi yok edecek?' diye düşünmemek gerek. Musk ve diğerleri bizim görmediğimiz çalışmaları görüp ona göre değerlendirme yapıyor. Dolayısıyla açıklamalarına kulak vermekte fayda var.

Yılın yükselen donanımları: Giyilebilir saat ve bantlar
Bu yıl giyilebilir cihazların yılı oldu ama hala alınacak çok yol var. Yerli firmalar bile sağlık bantlarını tanıttı.

Yılın mobil trendi: Kalp atış hızımız
Telefonları daha fazla büyütemeyen firmalar, ek özellik yarışında kalp atım hızını keşfetti. Adım saymanın sıradanlaşması ile bir sonraki adım olarak kalp atış hızımızı hedefleyen firmalar elbette sağlığımızı düşündüklerinden yapmadılar bunu. Yoksa mutlaka kalp atış hızını ölçmenin faydasından bir yerde bahsetmeleri gerekirdi. Ben hiç görmedim.

Yılın akıllı saati: Moto 360
Bizim de incelemesini yaptığımız Moto 360 bazı eksikleri ve pil ömrüne rağmen bu işin nasıl yapılması gerektiğinin en güzel örneği oldu.

Yılın kol bantı: Microsoft band
Henüz incelemedim ama potansiyel olarak aradığım her şeye sahip.

Yılın gündemden düşen yazılımı: Foursquare
Sizi bilmem ama Foursquare, Swarm olarak ikiye ayrıldıktan sonra bir daha ikisine de bakmadım. Bu konudaki görüşlerinizi merak ediyorum.

2015 yılında geleceği duyurulanlar: USB 3.1, Bluetooth 4.2 Directx 12, 8K TV, Windows 10
USB'nin ters takılma dönemi sona erecek, iki türlü de takılabilecek. Bluetooth cihazlar kendi başlarına internete girebilecek. Directx 12 ile ekran kartları işlemci limitine daha az takılacak. Windows 10'un başarılı olacağı bu yıl çıkan deneme sürümünden belli.

Yılın gizemi: TrueCrypt
Oldukça iyi bilinen şifreleme yazılımlarından TrueCrypt aniden kendini imha etti. Geliştiricileri artık güvenli olmadığını açıkladılar ama detay vermediler. Bu da işin arkasında bu tip yazılımlara açık kapı koyan ya da koydurmaya çalışan NSA'in olabileceği komplo teorilerini getirdi.

Yılın sahneden ayrılanları: Steve Ballmer ve Larry Ellison
Steve Ballmer bu yıl resmen Microsoft'tan ayrıldı ve yerine Satya Nadella geçti. Oracle CEO'su Larry Ellison da CEO pozisyonundan ayrıldı.

Yılın dünyadan ayrılanı: Oyun konsolunun mucidi Ralph baer

Yılın kaybolanı: Malezya uçağı 730
Malezya Hava Yolları'na ait uçak, Pekin'e giderken kayboldu ve hala bulunamadı. Dolayısıyla komplo üreticilerinin en çok konuştuğu konu oldu.

Yılın skandalı: Sony'nin hacklenmesi ve ortaya saçılan veriler
Sony'nin FBI'a göre Kuzey Kore tarafından hacklenmesinin ardından ele geçirilen bilgi ve belgeler hala sızıyor. Bunun sonuçlarından biri Interview filminin gösterime girmeden gündemden kalkması oldu. Hatta IMDB'de bu durum protesto edildi. Gösterime girmeyen filmin puanı 10. iCloud skandalı mı bu mu diye düşündüm ama Sony galip geldi.

Yılın donanım modifiyesi: Cisco Router modifikasyonu by NSA

Yılın Telefonu: Sony Xperia Z2
Geçtiğimiz yılı LG G2 ile geçirdikten sonra, bu yıl Sony Xperia Z2'ye geçtim. Z2'nin hemen her konuda G2'den üstün olduğunu söyleyebilirim. Ancak fiyatı alınabilir seviyelere anca düştü. Z2 varken Z3'e ekstra para vermenize gerek yok diyebilirim. G3 ise tam bir hayal kırıklığı idi. Note 4 yine senenin en iyi telefonlarından oldu. Edge ise gereksiz bir ürün gibi duruyor. HTC One M8'in fiyatı bir türlü düşmedi. 1800 lirada civarında dolaşıyor. Ama komik bir şekilde Desire Eye ondan bile pahalı.

Yılın fotoğraf makinesi: Sony A7 II
Sony'nin özellikle beş yönlü titreşim engelleme sistemi ile öne çıkan tam kare algılayıcılı yeni A7'si seneye bomba gibi düştü.

Yılın televizyonu: LG 55 inç Curved OLED 
TeknoSeyir'de kullandığımız televizyon kendisi. Bu varken 4K TV'lere bakmam şahsen.

Yılın kaybolan markası:
Sony VAIO. Sony ile özdeşleşen VAIO satıldı.

Yılın upload hızı: 800kbps. İnanmayan şuradan ilgili maddeye baksın.
Biz bu yıl ofiste Uydunet'e geçerek TTNET'ten ve olmayan upload hızından  kurtulduk

Yılın yükselen uygulaması:
Geçen yılın NSA skandallarından sonra bu yıl gizli mesajlaşmayı garanti eden uygulamalar öne çıktı. Confide, Telegram ve Bleep aklıma gelenler.

Yılın alım satımları:
Winamp, Radionomy'e satıldı ve yok olmaktan kurtuldu.
SanDisk, SSD firması Fusion-io'yu aldı.
Amazon, Twitch'i aldı.
Sony, VAIO'yu sattı. VAIO tek başına dönüşe hazırlanıyor.
Seagate, Sandforce'u aldı.
Apple, Beats'i aldı.
Facebook, WhatsApp'ı aldı.
Microsoft, Minecraft'ı aldı.
UL, Futuremark'ı aldı.

Google'a göre yılın Türkiye'de en çok aratılan başlıkları

1. Seçim Sonuçları
2. Dünya Kupası 2014
3. Soma
4. Flappy Bird
5. Kobani
6. IŞİD
7. ALS Hastalığı
8. Selfie
9. Torba Yasa
10. Gazze

Yılın bilim kurgu  filmi: Interstellar
Bilgisayar destekli çok daha büyük filmler vardı ama Interstellar bu yılın filmiydi bence.

Yılın Teaser'ı: Star Wars Force Awakens
Yeni filmin teaser'ı epey tartışmaya neden oldu. Özellikle yeni ışın kılıcı tasarımı çok tartışıldı. Ancak genel olarak bir memnuniyet söz konusu.

Yılın multiplayer oyunu: Yine en çok Battlefielfd 4 oynadım.

Yılın single player  oyunu: Shadow of Mordor
Bitirdiğim tek oyun. Nemesis sistemini oyun dünyasına armağan etti.

Yılın hayal kırıklığı oyunu: Battlefield Hardline ve Drive Club
Sadece demo oynamış olabiliriz ama o kadar sevilmedi ki firma 'yeniden yapıyoruz' anlamına gelen bir cümle kurdu. Drive Club ise konsol tarafındaki hayal kırıklığı oldu. Sorunları nedeni ile söz verilen özellikler çalışmadı.

Yılın rezil oyun firması: Ubisoft
Özellikle Assassin's Creed ile zirve yaptılar. Tarihte ilk defa bir oyun yamalanamadı ve yeniden indirtildi. 30 GB ile 'yama' rekoru kırıldı.

Yılın konsolu: Sony PlayStation 4
XBOX One hala kendini toparlayamadı. Oyunların özellikle daha düşük çözünürlüğe sahip olması sorunu bu yıl da çözülemedi.

Yılın oyun platformu: PC
Konsol oyunlarının ülkemizde oyunculara 'acaba bir böbrekle yaşanır mı?' diye hesap yatırmasına neden olacak kadar pahalı olması ve konsola özel oyunların azlığı, PC'yi diriltti. Dünya genelinde de PC satışları üreticileri memnun etti. Her ne kadar PC toplama konsoldan pahalıya da gelse, orijinal oyun alanlar oyun fiyatı ile amorti edebiliyor. Korsan kullananlar zaten sadece donanıma para veriyor. Ama onları saymıyoruz.

Yılın oyun tableti: NVIDIA Shield tablet.
NVIDIA K1'in gücü ve eklenen yazılımlar ile tam bir oyun tableti olmuş. Ülkemizde satılmıyor maalesef.

Bu yıl sevdiğim donanımlar:

Bu yıl kendime pek bir şey almadım. Ama elimden geçen donanımlara bakınca birkaç tanesini yazabilirim. AMD'nin FX işlemcileri oyun sistemi kurmak için idealmiş. Intel'den ucuz ama yeterince performanslı. Anakart tarafında AMD'nin Intel'den daha zayıf olduğunu gördüm. Orada tasarruf etmemek ve iyi bir anakart almak gerek. 256 GB SSD'lerin fiyatlarının daha da düşmesini bekliyordum ama olmadı. Dolar da coşunca yine 120 almak durumunda kaldık. Ekran kartı olarak AMD Radeon 280X hoşuma gitti. NVIDIA GTX 760 yerine alınabilir. GTX 970 ise 'coil whine' sorununu saymaz isek yüksek performans isteyenlerin çözümü oldu.

Kendime aldığım belki de tek kayda değer ürün Asus PB248Q oldu. yaklaşık sekiz yıl sonra kendime monitör aldım. 1920x1200 IPS panele sahip bu monitör, 24 inç monitörler arasında en iyilerinden biri. Tavsiye ederim. Logitech G502 de bozulan G9X'imin yerini aldı. Çok daha iyi bir fare.

Tablet olarak Nexus 7'ye devam ettim. G2 ve Xperia Z2'den sonra çok az kullanıyorum zaten. Yeni bir tablet ilgimi çekmiyor. Şu an daha çok akıllı kol bantı gibi giyilebilir ürünler ilgimi çekiyor. Intel'in SMS audio ile ürettiği kulaklıkla Jabra'nın benzer ürünü takip listemde.

DDR4 ile tanıştık ama alamadık. X99 platformuna takıldığından zaten alınabilir olmaktan uzak. Ama piyasada da az bulunuyor. Inte Haswell'lerini tazeledi ama güncellemeye değecek bir şey yok. Keza Z97 de öyle. Core M ilginç gibi ama ürünler 2015'e kaldı.

İncelemesini bizzat NVIDIA ofisinde yaptığım G-SYNC'i çok beğendim. Bu yıl AMD ile Freesync de gelecek. Monitör almak için bekleyen oyuncular 2015'te mutlu olacak. 2014 yılında sadece Asus'un süper pahalı monitörü ile sunulmuştu G-SYNC. Daha alınabilir modeller de geliyor. AMD için de yeni monitör gerekecek. Onlar da yolda.

Sizin de eklemek istedikleriniz varsa, buyrun bekliyoruz. Unuttuğum şeyler de olmuştur, hatırlatırsınız.

Gelecek yıl ile ilgili kısa tahminler

 

  • 2015 yılı her zaman olduğu gibi zamlarla açılacak. Birçok şeye zam gelecek. Ama bizi bekleyen en önemli konu devletin hangi ürünlere anti-damping vergisi koyacağı olacak.
  • 4G ile tanışacağımız söylendi ancak verilen tarih 2015 sonu. Yani 2016'ya kalacak desek hatalı olmaz sanırım.
  • Kotalardan şikayet etmeye devam edeceğiz. Ancak tıpkı oyun içi satın alma olayında olduğu gibi, kullandığımız tarifelere ek kota koymaya ya da hızımızı anlık yükseltmeye alışacağız. Fiberciler buna öncülük ediyor. Uydunet bile bu sisteme geçmiş durumda. Artık verdiğimiz taahütlere bağlı kota sınırlamalarına katlanmak zorunda kalmayacağız ama bedelini ödersek. ADSL hala çoğunluğun bağlantı tercihi mecburen. orada da benzer bir adım bekliyorum. Ancak birilerinin para karşılığında upload tarifesi sunmasını da istiyorum. Bu, tam bir olay olur.
  • 90'larda gençken, 56k Modemlerden tek istediğimiz bir damla daha download hızıydı. 2010'ların gençliğinde ise upload önem kazanacak. YouTube üzerinde ve diğer sosyal ağlarda her genç bir kanal açıp yayıncı oldu. Yayın kalitesi ve çektiğiniz videoları yükleme, upload hızlarının daha çok konuşulmasını sağlayacak. İnşallah diyeyim.
  • Bulut güvenliği delik deşik edilmeye devam edecek. Sosyal ağlara verdiğimiz bilgiler sayesinde hackerlar artık sunucuları kırmaktan ziyade login bilgilerini ele geçirip giriyor. İşleri çok daha kolaylaştı. Tek bir servisin güvenliği değil tüm internetin güvenli olması gerekiyor. Zincir zayıf halkadan kopmaya devam edecek.
  • Tabletler iyice gözden düştü. 2015 yılında laptoplar tabletleşmeyi becerirse o şekilde gündeme girebilir. Zira 2014 yılında tablet ve laptop karışımı olarak sunulan cihazlar tablet kısmını beceremediler.
  • Telefonlar 2014 yılında uzayacakları kadar uzadı. 2015 yılı çok daha zor olacak. 8K ekran koymaya çalışmak gibi abuk girişimler yerine adam gibi pil istiyoruz. 2014 yılı telefonları hem ısınma konusunda hem de pil konusunda sınırları fazla zorladılar. Telefonun ısınıp video çekmemesi ya da tümden kapanması ile bu yıl tanıştık.
  • 'Yerli' telefoncular daha çok gündeme gelecek. Operatörler artık düzgün telefon satmaya başladılar. T50 bu konuda kapıyı açtı. 2015 yılında model sayısı artacaktır.
  • 2013-14 yılında PC terfisi yapanlar büyük ihtimalle 2015'i para harcamadan atlatacaklar. DX12 çıksa da 2015 yılında yeterince oyunda destek bulabilir mi ?, zor.
  • 3D yazıcılar gelişmeye devam ediyor. 2015 yılında daha çok konuşacağız.
  • Kendi kendine gidebilen arabalar 2015 yılında özel yollardan halka arasına çıkacak. Daha çok konuşacağız.
  • Bu yıl çıkarılmaya çalışılan fişleme ve kolay site kapatma yasaları 2015 yılında uygulamaya geçecek.
  • Telefon yoluyla spam yapılmasına engel olacak yasa da 2015 yılında devreye giriyor. Bakalım etrafından nasıl dolanacaklar bunun.
  • Yeni tüketici hakları bu yıl devreye girdi. 2015 yılında uygulamasının yansımalarını alacağız.
  • Artık bir yabancı dil yetmiyor, bir de programlama dili öğrenmek gerek. Bakalım devlet 2015 yılında bunu idrak edecek mi. Etmese de çocuklarınızı yönlendirmek sizin de elinizde.
  • Yazılımların fiyatları hem düştü hem de abonelik sistemi yaygınlaştı. 2015 yılında hala pahalı olan yazılımların pek şansı kalmayacak.
  • Windows 10 kesinlikle bir hareketlilik yaratacak. Bedava olacağını sanmıyorum ama Windows 8 sahipleri ufak bir güncelleme ücretine geçebileceklerdir diye tahmin ediyorum.

Şimdilik bu kadar. Listemi güncellemeye devam edeceğim.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 115
  • Mehmet Aybars Işken @kahraman810

    Teknoseyir' ve bir takım değerli kanalları daha tanıdım abi daha ne olsun.:) @teknoseyir @gamsizm @baris_ozkok @leventp @hkellecioglu @can @lawnmower

  • Cüneyt @cuneyt

    Murat bey Monitör bölümünüzdeki tüm incelemeleri okudum ve seyrettim. Almak istediğim monitör konusunda bir türlü karar veremedim, yardımcı olursanız sevinirim. 27" IPS Monitör bakıyorum. Fakat ayağını kullanmayacağım, duvara monte edilecek. PHILIPS 27" 274E5 ve AOC Monitörlere bakıyorum. AOC'da VESA özellikli monitör bulmak zor, incelediğiniz PHILIPS 27" 274E5 monitörde sizi pek tatmin etmemiş görünüyor. Olumlu yönleri çok az bir monitör. Duvara monte edebileceğim bir monitör önerirmisiniz rica etsem. Yeni yılınız kultu olsun bu arada, ve herkesin. @gamsizm @teknoseyir

    • Murat Gamsız @gamsizm

      Bu aralar 27 lere pek bakmadım ama benim incelediğim Philips ile AOC gibi ürünler ortak panel kullanıyorlar. Aynı mantıkta üretilen ürünlerde de muhtemelen aynı panel çıkacak. IPS'te bence film için alınabilir modeller bunlar. Ne amaçla aradığınızı yazın. Bazen film ağırlıklı kullanım için 32 inç güzel bir TV daha iyi bir seçenek olabiliyor.

  • Cüneyt @cuneyt

    Geri dönüşünüz için teşekkür ederim Murat bey. Kullanacağım Monitörde filmden ziyade, Oyun, İnternet, Office, Uzak Masaüstü vs. Film'i zaten TV'de izliyorum. Değiştirme amacım aslında çok uzun zamandır aşağıda resmini koyduğum Samsung SyncMaster 2333sw kullanıyorum. Değiştirme vakti geldi diye düşünüyorum. Çünkü ekranda garip ve tuhaf şeyler olmaya başladı. ( Renkler, dalgalanmalar vs. ) Benim için önemli olan Duvara Monte edebileceğim, Full HD ve HDMI bağlantılı bir monitör. İstanbul'da mevcut Teknoloji Mağazalarını gezmeme rağmen yukarıda bahsi geçen özelliklerin tümüne sahip bir monitöre rast gelmedim. Monitör için ayırabileceğim Max. bütçenin 1.200 TL olduğunu dipnot olarak söylemek isterim. Sadece sizin görüşünüz ve tavsiyerinizi almak isterim.Ayrıca az önce Levent beyin videosunu izledim '' Sana Telefon Öneremem '' güzel bir mesaj verilmiş. Umarım burdan bir esinlenme olmaz benim konumla ilgili. 🙂 Saygılarımla. @gamsizm