#LiveCD #livecd2022

Türkçe ve bedava programlardan oluşan program kurulabilen WinPE yapısında W10 da oluşturulan live cd. USB den boot ederek kullanabilirsiniz.

TurHiLL Live CD GOLD 2022

TurHiLL Live CD GOLD 2022 turhill.wixsite.com/turhilllivecd #turhilllivecd #livecd #turhilllivecdgold2022 4. hazırladığım live cd medyasını kullanıma açıyorum. İstediğiniz gibi...
BeğenFavori PaylaşYorum yap

#ProgramTavsiyesi #exe #OlmazsaOlmaz

Arkadaşlar merhaba,

Yeni tavsiye programımın ismi VisiPics. Bu uygulama beni harika bir yükten kurtardı. İşlevi bilgisayarınızdaki resimlerin çiftlerini tarayarak bulması ve tarama düzeyini siz seçerek birebir aynı veya benzer pozlardaki resimleri sıralayıp hem de çok güzel bir kategori sistemi ile sıralayarak anında hepsini seçip silmenize olanak veriyor.

Program Türkçe ve kullanımı oldukça kolay zaten denedikçe hemen anlayacaksınız silmek için soldaki menüde fotoğrafın üstüne basınca çarpı çıkıyordu yani orayı başta tanıtmamıştı bana sizin de haberiniz olsun biraz kurcalayın işinizi görecek. Karışık yedeklerden çıkan birden çok yedek fotoğraflarımdan kurtuldum ve evet eşinizin/çocuğunuzun/sevgilinizin milyon tane aynı pozdan olan fotoğraflardan kurtulmanızın kolay yolu.

https://visipics.tr.uptodown.com/windows

VisiPics (Windows)

VisiPics için Windows uygulamasını ücretsiz indirin. Kopyalanmış fotoğraflarınızı arayın ve silin. Hafıza kartından bilgisayarınıza çok sayıda fotoğraf yüklediğinizde...
BeğenFavori PaylaşYorum yap

Geçen ay twitchde Türk programcılar ile bir sohbet ortamı oldu. Discorda taştı muhabbet. yazdığı kodda bir beklenmedik bir hata vardı. karşılıklı sohbet ilerledi. Arkadaşın karakter kodlama ile ilgisinin web sitelerinde Türkçe karakter göstermek için kullanılan html tagı ile sınırlı olduğunu farkettim. meslek hastalığı olarak bir kaç tavsiyede bulundum.

Hayatınızı plaintext yazarak kazanıyorsunuz bu karakter kodlamasının geçmişine dair bir kaç içerik tüketmesini söyledim. Abi çok ihtiyacımız olmuyor dediğinde ise VS CODE alt barındaki CRLF veya LF veya UTF-8 gibi şeylerin kritik olduğundan bahsettim. github bu gibi şeyleri kendisi kısmen hallediyor ama yine de bilinmesinin gereğinden bahsettik. ve şimdi paylaşacağım video ile 1 saatini çaldım. 🙂

Ama sonra dönüp çok teşekkür etti ve çalıştığı firmada kimsenin o kadar hakim olmadığı farkedilince bir sunum yapmış arkadaş.

Bu sadece yazılımcılar ile ilgili değil ama eeeeeeen basit standartların bile oluşma sürecini takip etmek her teknoloji sever için keyif veren bir şey. Bir kaç sebepten dolayı ilgi alanıma girdiği için konuya takık insanları takip ediyorum.

Video programlama ile ilgili değil bilgisayar kullanan herkesin aşina olduğu konular ve sunum yapan arkadaş çok eğlenceli bir şekilde sunuyor.

Umarım teknoseyirde kalan az sayıdaki teknoloji severin ilgisini çeker (İlla emekli albaylık yapıp laf sokacaz:)

İyi Seyirler
https://www.youtube.com/watch?v=_mZBa3sqTrI

Plain Text - Dylan Beattie - NDC Oslo 2021

Software is complicated. Machine learning, microservice architectures, message queues... every few months there's another revolutionary idea to consider, ano...
BeğenFavori PaylaşYorum yap

Yorum olarak atacaktım ama uzun olduğu için durum atmak istedim. İngilizce öğrenimiyle ilgili ufak bir iki öneri verdim.

Dil öğreniminde önce kendinize inanmanız lazım. "Ben bu işi yapacağım, ne olursa olsun." diyerek başlamanız lazım. İnanın, böyle başlanan işlerde hem motivasyon hem de başarı olasılığı daha yüksek oluyor.

Daha sonra da her yerde bahsedildiği gibi dile maruz kalmak lazım. Bunun için dilin konuşulduğu ülkeye gitmeye gerek yok. Elimizde internet gibi muhteşem bir araç var. Tonla kaynağa saniyeler içinde erişebiliyoruz. Bu yüzden bilgiye kendimiz ulaşmalıyız. Peki dile maruz kalmak nasıl oluyor? Çoğunlukla dört ana beceriden (dinleme, konuşma, yazma ve okuma) biri olan "dinleme" odaklı çalışmalar yaparak.

Bu dinleme çalışmalarını yapmak için herhangi bir hocaya, hatta dinleme odaklı üretilmiş materyale bile gerek yok. Günlük hayattan alınmış, dil kurallarının dışına çıkmayan materyaller olması yeterli. Mesela en çok verilen örneklerden birisi dizi izlemek. Dizi izlemek, hem motivasyonu yükselten, hem de günlük hayatın içinden konuşmalar içerdiği için direkt olarak günlük dile odaklanan bir çalışma olarak karşımıza çıkıyor. Yaptığımız işe "çalışma" olarak bakmadığımız için de beyin bilgileri çok daha kolay alıp işliyor, ön yargı oluşturmuyor. Çünkü Türkiye'deki GTM odaklı (Grammar Translation Method) eğitim sisteminden dolayı bizde "Ben İngilizce öğrenemem, zaten bende yetenek yok." algısı var. Yapılan çalışmanın "çalışma" olarak düşünülmemesi de bu algıyı yıkıyor ve hiçbir şey bilmeyen kişi bile dizilerden bir şeyler elde edebiliyor.

Bir diğer yöntemse araştırmacı bir bakış açısıyla olaya yaklaşmak. Öğrenmeye açık olmalı, gördüğünüz bir kelimeyi Google'da İngilizce bir şekilde araştırmalısınız. Peki nasıl göreceğiz bu "gördüğümüz" şeyleri, bu içerik nerden gelecek? Aslında bu çok göreceli bir soru çünkü eğer sistemli bir öğrenme ortamı yoksa, ortada belli bir materyal de yoktur. Bu bir gazete makalesi de olabilir, bir şarkı sözü de. Size kalmış. Araştırmacı olun, Google arama dilini (sadece arayüz değil) İngilizce yapın. Sonuçlar sizi şaşırtabilir.

Tabi bu demek değildir ki ben materyal önerisi vermeyeceğim 😀 Öncelikle burda ele almamız gereken konu materyalden çok materyalin türü. İki tür materyal var, biri "Authentic Material" diğeri ise "Artificial Material". Artificial Material'lar adından da anlaşılabileceği gibi, İngilizce sınıflarında kullanılması için "yapay" bir şekilde oluşturulmuş materyallerdir. "Oh, Mr Smith!" deyince ne olduğu anlaşılıyor zaten. Authentic materyal ise yapay olmayan, sınıfta dil öğrenimi için hazırlanmamış materyaller. Yani günlük hayattan tüketebileceğiniz her şey.

Günlük hayatta her şeyi tüketebiliriz ama tükettiğimiz materyal kaliteli olmalı. Yani gramerinde bir sıkıntı olmamalı veya argo (slang) terim çok fazla içermemeli. Dizilerde argo terim mevcuttur ancak günlük hayatta kullanılan terimler oldukları için onları öğrenmekte fayda var.

Somut materyal olarak ,

https://aeon.co/
https://www.mentalfloss.com/
https://www.discovery.com/

sitelerinden okuma çalışması yapabilirsiniz. Burdan direkt translate yapmak yerine bilemediğiniz kelimeyi Google görsellerde aramaya çalışın. Zaten somut bir nesneyse direkt olarak karşınıza çıkacak ve Türkçesini zaten bildiğiniz için kelimeyi özümseme yoluyla almış olacaksınız. Bu yöntem İngilizce öğretiminde en çok kullanılan ve en işe yarayan yöntemlerden biridir. (Yapı iskelesi- Scaffolding) Materyal size bir şeyin Türkçesini vermeden anlamını öğretebiliyorsa dediğim olay gerçekleşmiş oluyor ve öğrenme çok daha kalıcı oluyor.

Bunların dışında https://learnenglish.britishcouncil.org/ sitesinden hem kendi seviyenizi öğrenebilir hem de 4 beceriye odaklı çalışmalar yapabilirsiniz. Sitede bol bol materyal mevcut.

Bahsetmek istediğim bir diğer site ise https://learningenglish.voanews.com/ bu sitede hem dinleme çalışması yapabilir hem de basitleştirilmiş haberleri okuyarak kendinizi geliştirebilirsiniz.

Ek olarak sık müzik dinleyen biriyseniz ve halihazırda İngilizce dinliyorsanız müzikleri sözlerini okuyarak dinlemeye çalışın. Bu çalışma hem telaffuzunuza olumlu etkide bulunuyor hem de dinleme becerinizi iyileştiriyor. Duyduğunuz daha kolay anlayabiliyor hale geliyorsunuz.

Zaten bu sebeple İngilizce alt yazılı dizi izlemek işe yarayan bir yöntem. Bu arada hiç İngilizce bilmeyen birisi direkt olarak İngilizce alt yazıya geçerse olaydan hiç keyif almaz ve anında bırakır. Yavaş yavaş olmalı. Önce Türkçe alt yazı, bir süre sonra İngilizce alt yazı, sonra da hiç alt yazı olmadan izlemek lazım.

Tabi işin bu kısmı sadece comprehension, yani anlama odaklıydı. Bir de bu olayın production, yani üretim kısmı var ki bu tamamen ayrı bir konu. Ama merak etmeyin, burda da çok basit yöntemlerle üretkenliğinizi artırabilir, dil becerilerinizi dört koldan geliştirebilirsiniz.

Üretim kısmında konuşma ve yazma becerileri var. Konuşma için illaki biriyle konuşmanıza gerek yok. İç sesinizi İngilizce yapmaya, yani İngilizce düşünmeye çalışın. Bir sonraki gün ne yapacağınızı İngilizce planlayın mesela. Bu sizin farkında olmadan üretim yapmanızı sağlayacaktır. Çünkü zaten edinmiş olmanız gereken "araştırmacı kimlik" sayesinde düşünürken bile "Şu kelimenin İngilizcesi neydi?" deyip gidip bakacaksınız.

Ek olarak konuşma için global Discord sunucularını kullanabilirsiniz. Sadece İngilizce için açılmış Discord sunucusu: https://discord.gg/zxkTZsffRR

Yazma içinse hoşunuza gidebilecek bir çok konuda konuşulan site olan Reddit'i önerebilirim. Reddit'te de birçok dil öğrenme subreddit'i mevcut, bu tür yerlerde yazma çalışması yapabilirsiniz. Çeşitli sitelerden penpal (mektup arkadaşı) edinebilirsiniz. Tabi artık olay elektronikleştiği için e-penpal oluyor 😀 Eskisi gibi mektup yok.

Özetle yapacağınız işe inanmalı ve araştırmacı olmalısınız. Her şey sizde bitiyor. Her duyduğunuzdan, her okuduğunuzdan bir şeyler öğrenmeye çalışırsanız kısa sürede ne kadar çok şey öğrendiğinize kendiniz de şaşıracaksınız. İç sesinizi İngilizce yapın. İngilizce düşünmeye çalışın. Bu da üretkenliği arttıran bir durumdur.

İleride ekleme yapabilirim. Sorular varsa yorumlardan alabilirim.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 9 / 12

Gecenin 2 sinde alın bu bilgiyle napıyosanız yapın 🙂

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 9 / 13
  • Dejavu @dejavu

    Standarttaki bütün anma değerlerini üzerinde görebilmek güzel. Keşke bu tip bütün ürünler için böyle bir gösterim zorunlu olsa. (Mühendis kafası 🙂 )

  • arandur @arandur

    Açıklama yetersiz; hangisi yazma, hangisi okuma hızı belli değil.

  • Hasan ilker Com @ilkercom

    Geçen gün 3-4 tane micro SD card aldım. elimdekileri ve yeni aldıklarımı test ettim. Hepsi C10 standardını karşılıyor. Ancak okuma olarak 😀 Hiç biri yazma hızında uhs3 e ulaşamıyor.

    Hi level olanlar usb2 kart okuyucu ile biraz yüklenince ısınıp yandı.
    8 senelik sandisk ile en yeni sony benzer hızlar veriyor. Sony alırken site açıklamasına 40mb/s yazmış. Gelen üründe 100mb/s yazıyor. Ama testlerde 40 çıktı.

    Bu tip ürünlerde lexar almak lazım. 40 mb üzeri hızlar da pek gerekli değil aslında.

    • Root61 @root61

      Nasıl gerekli değil ya. Gerekli gerekli😀. Boyutlar oldukça arttı. 256gb kartı 10mb/sn ile doldurmak nere 90mb/sn ile doldurmak nere yani😀.
      Üstünde yazan hız genelde okuma hızı oluyor. Çakallar hep en yükseğini yazıyor🤬. Üstte fotoğrafta paylaşılan "Uhs Speed class" daki hızlar minimum sıralı yazma hızları. Yani kartın üzerinde u1 yazıyorsa minimum 10mb/sn ile sıralı yazmakta demekte. U3 yazıyorsa minimum 30mb/sn ile yazmakta demek vs.
      Samsung evo plus ile Sandisk extreme serileri sıcaklığa ekstra dayanıklı.

    • Hasan ilker Com @ilkercom

      @root61 Şöyle açıklayayım. Cihaza takılı olarak duran bir kartta büyük farklar olmaz. mesela cep telefonuna taktın hiç sökmüyorsun. 40mb/s yeter. Ama sürekli dosya aktardığın bir ortam varsa iyisinden bir kart okuyucu ve hızlı kart hayat kurtarır. Ben Müzik çalara bağladım. toplamda 150gb kadar flac müzik attım. Olay kapandı. Artık kart UHS3 olmuş class10 olmuş fark yok.

      Bu arada fazla hızdan zarar gelmez. aynı paraya daha hızlısı varsa onu almak lazım.

      Bence bu tip konular tam boy SD cardlarda daha önemli. DSLR makinada hızlı kart ile daha çok ard arda çekiliyor.

    • seda @seda

      @ilkercom Bahsettiğiniz gibi DSLR ile mb bazında yüksek veri aktarımı gereken bir çekim yapacaksanız
      kartın yazma hızı yavaşsa ve örneğin 4K video çekiyorsanız, makina hata veriyor gelen tüm verileri kaydedemediği için.
      Benim deneyimime göre.

    • Root61 @root61

      @ilkercom Ne yaptığınıza bağlı olarak mobil cihazınızda da fark eder. Misal ben tablete taktım. Torrentleri microsd karta indiriyorum. Class 10 olunca indirmekte sorun yok ama aynı zamanda kart üzerindeki bir videoyu oynatmaya kalkınca çok yavaşlıyor. Şimdiki cihazların alayı da 4k video çekiyor(8k çekenleri de var. ). Haliyle class 10 yetmez. Her türlü fark eder yani😀.

  • Alptekin @alptekinck

    bu bilgi bizim çok işimize yaradı 🙂

Yapay zekayla çalışan filigran silme sitesi
#YararlıSiteler

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Bilmeyenler için;

Her uygulamanın alternatifini gösteren bir site. Ücretli bir uygulama mı var? Site üzerinden ücretsiz karşılığını arayabilirsin.

https://alternativeto.net/

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Bilenleriniz elbette vardır ama paylaşmak istedim. Tarihsel harita arşivi.
https://www.davidrumsey.com/

David Rumsey Historical Map Collection | The Collection

 Browse 114,000 Maps and Images in LUNA Viewer  Visit David Rumsey Map Center at Stanford Library    View Maps Recently Added to Online Collection    Welcome...
BeğenFavori PaylaşYorum yap