Neden Nas cihazı olarak Wd My Cloud almalısınız?

Eski bir cihaz hakkında bir sayfa yazıya anlam veremeyenler olacaktır ancak bir nas cihazı almayı düşünüp fazla harcama yapmak istemeyenler için makul tek seçenek olduğunu düşündüğüm için bunu yazdım. 

Nas cihazları değeri pek bilinmeyen, sıradan kullanıcının ne olduğunu bile bilmediği veya kullanmaya değer bulmadığı cihazlar. Ama bence bilgisayar olan her evde mutlaka olmalı. Faydalarını tek tek saymaya gerek yok ama beni açımdan bu cihaz sayesinde 3,5 inç mekanik diskin sesinden kurtuldum. Ayrıca ssd disk yetmediğinde steam ve epic kütüphanelerinin nas cihazında kullanılabiliyor olması beni rahatlattı. Yükleme süresi ssd ye göre yavaş olsa da bilgisayara bağlı mekanik diskten çok farkını görmedim. Kullandığım 4-5 farklı cihaz arasında iyi bir köprü oldu.

Ancak özellikle son zamanlarda oldukça pahalı cihazlar haline geldiler. Bugün disk ile beraber bir nas cihazı almak istediğinizde fiyatlar 2500, 3000 liradan başlıyor.

Ancak burada ucuz ve iyi bir alternatif var o da bir önceki nesil Wd My Cloud Gen 2. Bu cihazı 5 yıldan uzun zamandır gen 1 ve gen 2 olarak kullanıyorum. Bunun dışında kendim kullanmasam da Asustor, Synology gibi cihazlarla da haşır neşir oldum. O yüzden iyi bir karşılaştırma yapabileceğimi düşünüyorum.

My Cloud biraz eski bir cihaz olsa da yazılımı tamamen yenilendi ve yeterli donanıma sahip. Diğer nas cihazlarına göre oldukça fazla fiyat avantajı var. Şu an yenisi satılmıyor olsa da temiz bir ürünü ikinci el siteleri üzerinde boş kutu 300 400 ₺ ya da içinde disk varsa kapasiteye göre 600-1000 ₺ arası değişen fiyatlara bulabilirsiniz. Karşılaştırmak gerekirse bugün Qnap’ın tek diskli boş versiyonu 2000 ₺ geçmiş durumda. Bunu da ikinci el alayım desen diskle beraber yine MyCloud'a göre pahalı geliyor.

Wd ise başından beri bu cihazları ucuz satıyordu. Eskiden de öyleydi güncel model olan My Cloud Home için de öyle. Aynı donanıma sahip(4x Realtek RTD1296 işlemci, 1gb DDR4) olan My Cloud Home 4tb disk ile beraber, Boş QNAP TS-130’dan daha ucuz. Ancak My Cloud Home donanım olarak güçlü olsa da yazılımında hiçbir şey yok. O yüzden bu cihazı önermiyorum. Donanıma yazık etmişler. Anlatmaya çalıştığım Wd nin başından beri uygun olan fiyatları. Zamanında ben de boş disk fiyatından çok az farkla almıştım.

My Cloud Gen 2 nin donanım olarak çıktığı yıllarda satılan nas cihazlarından farkı yok. 512mb Ddr3 ram ve çift çekirdek Marvel armada işlemci var. Bu ev ve küçük ofis için oldukça yeterli ve 2-3 yıldan eski ortalama nas cihazı donanımı. Yani donanımsal bir eksiklik yok.

Yazılım olarak da My Cloud’un arayüzünün basit olsun diye tasarladığı, deneyimsiz kullanıcıyı hedeflediği, detaylı özellikler sunmadığı, uygulama yüklenmediği gibi bir izlenim var insanlarda ama pek de öyle değil. Sanıldığı kadar dezavantajı yok ve gerekli tüm seçenekler var. Sonradan çıkan My Cloud Home için yazılımın kısıtlı olduğu geçerli olabilir fakat önceki nesil My Cloud oldukça yeterli. Nas cihazında gerekli olacak yazılımlar kullanıcıların %90’ından fazlası için belli zaten: Torrent istemci, Media server ve yedekleme yazılımları hepsi bu cihazda var. (Transmission, Plex, Twonky, Logitech Media S. iTunes ve Goodsync vs.) Diğer cihazlardaki onlarca yazılımın çoğu hiçbir zaman kurmayacağınız çerçöpten ibaret.

Bu cihazın Gen 2 versiyonunun ve WD nin (EX2 vb) daha gelişmiş cihazlarının yazılımı OS5 ile tamamen yenilendi.  Eskiye göre daha stabil. Harici uygulama yüklemek kolaylaştı. Daha derli toplu hale geldi. Yeni olduğu için de sık sık güncelleme alıyor.

Tek diskli olmasını Raid 1 olmadığı için güvenlik riski olarak gören olacaktır ama Raid 1 tam bir yedekleme sayılmaz. Ayrıca çift disk kullanan çoğu insan bu cihazları Raid 1 modunda kullanmıyor zaten. Genelde kapasiteyi güvenliğe tercih ediyorlar. Raid 1 yerine hayati verileri(ortalama bir ev kullanıcısı için çok büyük veri olmuyor genelde) arkasına takacağınız biraz büyük bir USB belleğe elle veya otomatik yedekleme yaptırabilirsiniz. Tek disk olması cihazı oldukça kompakt hale getiriyor ayrıca. Yer kaplamıyor, az güç harcıyor ve gerektiğinde taşıması kolay. Ayrıca isterseniz 2 diskli My Cloud da var. Yine fiyat olarak diğerlerinden çok daha ucuz. Veya bundan bir tane daha alıp diğerini de uzak başka bir konuma koyarak çok daha güvenli bir yedekleme yaptırabilirsiniz.

Bu cihazın diskinin değişmediği de doğru değil ama biraz zor değiştiği doğru. İçini açmak nispeten zahmetli ve çalışması için boş diske USB bellekten işletim sistemini kurmanız gerekli.

Son olarak Gen 1, Gen 2 farkına değineyim. Bu cihazın dışardan zor anlaşılan aşağıdaki tabloda görebileceğiniz iki farklı donanım versiyonu mevcut. Ancak Wd tek diskli My Cloud’ları farklı isimlendirmemiş. Gen 2 daha güçlü donanım, yeni çıkan OS5 versiyonu yükleyebilme gibi avantajlara sahip. Bu iki cihazı ayırt etmek pek kolay olmasa da dikkat ederseniz anlaşılıyor. Gen 2 seri numarası -10 ile biterken, Gen 1 versiyonu -00 ile bitiyor. Ayrıca üzerindeki gri kısım Gen 2 de mat griyken, Gen 1 de metalik gümüş renkli.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 11 / 13
  • ilker @gilker

    4TB MODELİ VARDI hdd si badsector oluştu veri kaybettim yedekleme isteniyorsa en az 2 diskli olmalı

    • emrahkaracam @emrahkaracam

      Raid 1 ev kullanıcısı için özellikle hdd fiyatları uçmuşken kullanışlı bir seçenek değil bence. Onun yerine fotoğraf, belge vb geri getirmesi mümkün olmayan verileri yedeklemek yeterli. Üstelik başka türlü veri kayıplarana karşı da önlem olur. 2 diskli 4tb mycloud da uygun fiyata düşüyor ara sıra. Ama bunu kapasiteyi yarıya düşürüp kullanmak isteyecek çok az insan var.

  • emrahkaracam @emrahkaracam

    Yedekleme konusunda farklı seçenek var. Nas'dan USB'ye, Nas'ın bir konumundan başka bir konuma veya uzaktaki bir MyCloud'a, kopyalayarak veya eşitleyerek yedek aldırabilirsiniz. Bir de Goodsync diye her türlü bulut depolamayı destekleyen bir yazılım daha var.

  • Coppermine @coppermine

    WD NAS’mı, Allah yaşatmasın bir daha. Ben ürününün bu kadar arkasında durmayan, sorunlara bu kadar kulak asmayan, yeni cihazları çıkınca eskilerine bırakın firmware güncellemesini android app güncellemesi bile vermeyip zorla öldüren bir firma görmedim. 2TB WD My book live NAS cihazım çalışıyor olmasına rağmen, bir hacker grubunun bu cihazlara girip cihazdaki tüm verileri silmenin bir yolunu bulmaları sonucu bir sürü kişi mağdur oldu. WD bu açığı kapatmak yerine NAS cihazınızı bana yollayın size seçtiğim yeni NAS cihazlarından %40 indirim vereyim dedi ki sattığı fiyat amazondan filan da yüksek. Yani indirim 15-20% arasına ancak geliyordu. Qnap yada Synology pahalıdır evet ama sizi yarı yolda bırakmaz. Şuan Qnap TS230 ile mutlu mesut yaşıyoruz. Devamlı yeni yazılımlar, update’ler vs. de cabası. Verileriniz değerli ise WD’ye kesinlikle ama kesinlikle bulaşmayın. Ben bu pişmanlığı yaşadım, sizler de yaşayın istemem. WD iyi bir HDD firmasıdır ama kesinlikle iyi bir NAS firması değildir. Ancak verileriniz değersizse, silinse/hacklense de dert etmem derseniz evet ucuz bir alternatif. Zaten diğer bilindik NAS cihazlarına göre tek avantajı da ucuz olması.

    • emrahkaracam @emrahkaracam

      iyi de 10 yıllık bahsettiğim modelden alakasız bir ürün için olanlardan bana ne. Kronik sorunlar ve hacklenme her firmanın başına gelebiliyor. Bunları tek bir cihaz için yazdım. Onun da gen 2 versiyonu iyi dedim. Hatta bundan sonraki güncel modelin de iyi olmadığını söyledim. Standart kullanıcının ihtiyacı olacak her türlü ayar ve uygulama da var. Şimdiye kadar bir sorun da yaşamadım. Diğer nas cihazları gibi de garabet bir arayüz yerine oldukça sade ve rafine bir arayüz var.

    • Coppermine @coppermine

      @emrahkaracam Tamam, en doğrusunu siz biliyorsunuz, WD ile benzer bir pişmanlığı yaşadığınızda da göreceğim. Dikkat ederseniz ben ürünle ilgili sıkıntıyı değil direkt firmayla ilgili sıkıntıyı ve onun takındığı tavrı yazmışım. Ben üründen memnundum, işimi de görüyordu. Hatta aynı sizin durumunuzdaki gibi, yeni WD NAS cihazları çıktığında bile “ne gerek var, bu cihaz çok iyi çalışıyor, android’den de ios’dan da ağa bağlanıyorum, yazılımı da gayet yeterli. Ev kullanıcısı için diğer pahalı NAS cihazları almak bence çok mantıksız” derdim. Ancak firma bile isteye bir ürün ailesinin tamamını, sırf yeni çıkan modelini satabilmek için ölüme terketti. Bir ürün sorunlu olabilir, hatta ürün ailesi sorunlu olabilir. Sonuçta kul yapısı, burada önemli olan firmanın takınacağı tavır ve ürününün ne kadar arkasında durduğudur. Ürün isterse ağzıyla kuş tutsun, firması ürünün arkasında durmuyorsa o firmaya sittin sene güvenmemek de hakkımdır. 1 musibet 1000 nasihatten iyidir demişler. Dilerim ki cihazınızın ömrü boyunca benzer bir durumu yaşamazsınız ancak olur da WD ile benzer bir problem yaşadığınızda anlarsınız bu anlattığım durumu.

      NAS dediğiniz sadece ağa bağlanan bir harddisk değildir, aynı zamanda bir hizmettir. O hizmet ne kadar güncel kalabiliyor, ne kadar çağı yakalayabiliyor, sizi yarı yolda bırakmamak yada hayatınızı kolaylaştırmak için ne gibi aksiyonlar alabiliyor benim için bunlar önemli. Bu anlattıklarım sizin için önemsizse çok doğru bir seçim olmuş, bence de daha uygun fiyatlı bir “ağ diski” bulamazdınız.

    • emrahkaracam @emrahkaracam

      @coppermine sırf yeni cihazları satmak için demek biraz fazla niyet okuma. Çok eski cihazlara bir noktadan sonra destek verilmemesi normal. Wd nin bu cihazlardan pek kar ettiğini de sanmıyorum. Qnap ts130 la aşağı yukarı aynı donanım olan my cloud home içinde 4tb red diskle ondan daha ucuz. Qnap kadar yetenekli cihaz değil ama o donanımın iki firmaya da maliyeti farklı değil. Sadece diskin fiyatına bakarsak kutu için istenen ücret çok az zaten. Hatta bu cihazları zaman zaman boş disk ile nerdeyse aynı fiyata alanlar oldu.

      Yazıda bahsettiğim gen 2 mycloud lara tamamen yenilenmiş yazılım sürümü geliştirildi ve şu an ayda bir güncelleme alıyor. Şu an halâ satılan ex2 ultra gibi ürünlerle aynı yazılım kullanılıyor ve beraber güncelleme alıyor. Özellikle bu modeli önermemin sebebi buydu. Önerdiğim model sadece my cloud gen 2 ve my cloud mirror gen 2.

      Cihaz zaten ucuz. İlerde destek kesilse ne olacak. Yetmediği yerde kalan parayla duruma göre güncel cihaz alırım.

      https://os5releasenotes.mycloud.com

    • Coppermine @coppermine

      @emrahkaracam ne mutlu o halde bu kararınızdan ötürü. Ben onlarca email sonunda, 2tb WD Mybook Live cihazım için olan “sözde” indirim kuponumu WD’nin yeni model NAS cihazları için değil, WD’nin 2 tane 5TB taşınabilir harddiskinde kullanmak için ikna edebildim. Üzerine de yaklaşık 150 Euro ödedim. Bu arada Qnap NAS cihazımda 2x4tb WD Red serisi HDD takılı ve raid1 modda 4tb şeklinde kullanıyorum. İlave olarak da 5TB disklerimden birini bu NAS cihazının usb’lerinden birine bağladım, belirlediğim bir klasörü belirlediğim periyotta bu harici diske yedekliyor. Evde ayrıca 2x3tb WD Red serisi HDD takılı WD Mycloud Home Duo’da var ancak bunu para verip almamıştım, bir tanıdığım kullanmıyordu bana verdi. Şuan için 3. bir yedekleme kaynağı olarak daha geç periyıtlarda (6 ayda 1 gibi) kullanıyorum. Genelde kapalı duruyor.

      Bu kadar önleme ve cihaza ne gerek vardı derseniz, 2tb’lık ilk WD NAS cihazımda 2004 yılından beri RAW olarak çektiğim yaklaşık 45 bin fotografım vardı. Şayet erken önlem almamış olsaydım WD’nin bu aymazlığı sebebiyle hepsini kaybetmiş olacaktım. Ayrıca eşimin mesleği sebebiyle tasarladığı 3D çizim ve tasarımları da bu cihazlarda yedekliyoruz. Firmanın cihaza verdiği desteğinin kesilmemesi bizim için çok önemli. WD bana iyi bir Depolama Cihazı üreticisi olduğunu ama iyi bir NAS cihazı üreticisi olmadığını kanıtladı. Umarım ucuz NAS cihazınızla bu tarz problemler hiç yaşamazsınız.

      Son olarak, donanım şüphesiz ki önemli ama NAS sisteminde asıl önem ve öncelik NAS yazılımında bitiyor. Qnap TS130 ile 4TB Mycloud Home aynı para olsalar da yapabildikleri arasında onlarca fark var. Ürün desteğine değinmiyorum bile, WD Mycloud Home’da harddisklerin sağlığını dahi göremiyorsunuz. Elimde var, kıyaslayabiliyorum rahatlıkla.

    • emrahkaracam @emrahkaracam

      @coppermine Problem her cihazda yaşanabilir. Önemli olan bunlara önceden hazır olmak. Değerli verilerle iş yapıyorsanız tabi ki yedek almak zorundasınız. Hiçbir cihaza tam güvenilemez. Haklı olarak QNAP'a da güvenmiyorsunuz. Hatta yedeklerin aynı yerde bile bulunması risk unsuru. Ama sizin yaşadığınız kötü bir tecrübe başka bir konu. Cihaza sonsuza kadar destek verilecek diye bir şey yok. Firmaların bu ürünlerin desteği için ayırdığı bir bütçe var sonuçta.

      Ben Wd'nin bir sürü cihazı arasından özellikle bir modeli tavisye ettim. Amatör, yarı profesyonel kullanım için uygun fiyatlı ve oldukça yeterli. Bahsettiğim ürün wd'nin daha profesyonel tarafta kayan ürünleriyle aynı yazılımı kullanıyor. Sade olmasına rağmen de yazılımda öyle şu da olsaydı diyebileceğim eksik bir taraf yok.

    • Coppermine @coppermine

      @emrahkaracam WD’nin bu kadar avukatlığını yapmanıza gerek yok, aldığınız ürünü seviyor olabilsiniz, ve hatta bu seçiminizle gurur duyuyor da olabilirsiniz. Sizin adınıza sevinirim. Ama işi NAS cihazları üretmek olan firmalar ve onların ürünlerine göstermiş olduğu uzun ve etkili müşteri desteği ile, asıl işi depolama çözümleri üretmek olup, NAS diye bir pazar varmış oradan da bir pay alalım diyen firmanın ürünlerine sağladığı teknik desteği kıyaslayamazsınız. Ben her iki sistemi de kullandım ve halen de kullanıyorum. Firmaların kullanıcılarına olan yaklaşımlarını da bilfiil deneyimledim. Gereksiz bir tartışmaya girmek değil niyetim ama WD’yi ve seçtiğiniz cihazı bu kadar savunmamanızı naçizane tavsiye edebilirim. Gerisi sizin kararınız artık. İyi pazarlar.

  • Serdar @seac

    Bunun bir üst modelinin incelemesini izlemiştim ts'de. Bana çok yavan geldi. Hiç yoktan iyidir tabi.

Uni Kuru Toga Versatil Kalem

İlk incelemem olacak eksiğim, kusurum olursa affola.
Şu an KPSS için uğraşırken çok hoşuma giden bir kalemi incelemek istedim. Ben kalemi amazondan aldım fakat değişik modelleri ülkemizde mevcut. Şimdi bu kalemi farklı yapan özellikten başlamak istiyorum. Kalemin içerisinde bulunan mekanizma siz yazı yazdıkça ucu çevirerek sürekli aynı kalınlıkta yazmamızı sağlıyor. İnce şeffaf kısımdan mekanizmanın dönüşü görülebiliyor. Aşağıdaki bir görselde çalışma şekli gösterilmiş. Genel özelliklerine geçecek olursak kalem biraz kalın. Benim elim biraz büyük olduğundan yazarken rahatlık sağladı. Kauçuk bölümü güzel, elimiz fazla terli değilse kayma durumu olmuyor. Kalemin ucu sürekli açık şekilde ve içeriye doğru gizlenemiyor. Kalemin gövdesi piyano boyasına benzer bir yapıda olduğundan parmak izi çok kalıyor. Kalemin yazımı yumuşak çok hoşuma gitti. Başka kalem kullanamaz oldum desem yeridir. Kalem almak gibi bir niyetiniz varsa tavsiye ederim.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Uni Kuru Toga M5-450 Mekanik Kalem

  • Herkese merhabalar, TeknoSeyir'deki ilk incelememe son birkaç yılda merak saldığım mekanik kurşun kalemlerle başlayayım dedim. Bugün inceleyeceğim ürün Japonya'nın gerçekten kalem konusunda (diğer birçok şeyde olduğu gibi) ciddi derecede başarılı olduğunu kanıtlar nitelikle.
  • Uni-Ball'ı her türlü kırtasiye ürünleri ile tanıyoruz. Uzun geçmişi ve tecrübesi olan bir firma. Hem ucuz hem de pahalı ürünlerin olduğu her kesime hitap etmeye çalışan bir marka. Uni Kuru Toga ise, hem ucuz hem de pahalı modellerini barındırıyor. İncelemekte olduğun ürün 10-17 TL arasında bir fiyatta konumlanmış iken, M5-1012 modeli 30-40 TL arasını hedef alıyor. Bir de M5 - 450T diye bir model var. Bunun incelediğimiz ürüne göre tek artısı gövdesinde bulunan yay ile ucun kırılmaya dayanıklı olması. Dayanıklılıktan kasıt ise sanırım uç içe doğru göçebiliyor. Bunun fiyatı ise 10-15 TL arasında değişiyor.
  • Çok fazla model ismi yazdım farkındayım. Ama maalesef böyle. Neyse ki model isimlerinde değişebilecek tek şey M5-M7 olması. M5 0.5 ; M7 0.7 uca sahip olduğunu gösteriyor. Uni-Ball'ın neden üç ayrı model çıkardığı da tabii segmentasyon ile alakalıdır muhtemelen.

 

  • Öncelikle zaten kalemin en önemli özelliği olan, firmanın Kuru Toga Engine olarak adlandırdığı mekanizmasından bahsetmek gerek. Fotoğraflardan da görebileceğiniz gibi, kalemin zemine her basınç yaptığında (dokunduğunda), firmanın belirttiği üzere uç 9 derecelik bir dönüş gerçekleştiriyor. Bu sayede kalemin ucu her zaman aynı sivrilikte kalıyor. Her uçlu kalemde olduğu gibi bir tarafı incecik, diğer tarafı ise kalın kalmıyor. Bunu gerçekten başarabilen bir kalem. Bunun da bir örneğini koydum. Karşılaştırmayı yaptığım kalem ise Rapid Pro.

 

  • Dediğim gibi, bu kalemin kendini sattıracağı tek özelliği dönen uç mekanizması. Ayrıca kalemin tutuşunu kolaylaştıran uç kısımdaki gri renkteki plastik de güzel düşünülmüş. Bunun dışında geri kalan tasarım normal bir uçlu kalemden pek de farklı değil. Puan kırdığım kısım da bu zaten. 17 TL'ye biraz daha güzel tasarım ve malzeme kalitesi beklerdim açıkçası. Sanırım Uni-Ball bunun için bizi 1012 modeline yönlendiriyor. Henüz o modeli deneme şansım olmadı, fırsatım olursa alıp onuda denemek isterim.

 

  • Kalemin sunumu normal bir plastik-kağıt kutudaydı. Zaten ilk işiniz çıkarıp atmak oluyor, paylaşmaya değer görmedim ama açıkta satılmasından iyidir. Ayrıca 0.7 ucu bulamadım aldığım yerden, bu yüzden 0.5 ile yetinmek zorunda kaldım zira en sevdiğim kalemim Pentel Graph 1000'i kaybettikten sonra spontane olarak almıştım ama bu kadar güzel olunca bir inceleme yazmak istedim. Bendeki siyah renklisi, rengarenk modelleri var içlerinden sevdiğiniz birisi olacaktır muhtemelen.

 

 

  • Kalemde bir diğer memnun olmadığım nokta, mekanizmanın dönmesi için ucun içe gömüldüğü zaman bazen hızlı yazı yazarken hafif bir takılma olması. bazen yazı yazmayı baltalayan bir durum ama kesinlikle ucun kırılmasına yol açan bir durum değil. Ayrıca uç kısmı içine girmiyor yani kalem yere düştüğünde uç kısmının yamulması olası.

#Uni #KuruToga #Mekanik #Kalem #İnceleme #MechanicalPencil #Review

Bu rehberdeki her şey (yazı, görsel vb.) bana aittir. Kaynak gösterdiğiniz sürece kullanıma açıktır.

Soru ve yorumlarınız için TeknoSeyir'e üye olmayı unutmayınız!

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Rotring 600 Mekanik Kalem [Mavi] [0.5]

  • Geçtiğimiz sene kasım ayında söylentileri ortaya çıkan, TeknoSeyir'de de hakkında bolca muhabbeti edilen olan Rotring'in 600 serisine üç yeni renk eklemesi hadisesi sonunda gerçekleşti ve bu yeni modeller bütün dünyaya yayıldı. Bu yazıda da, bir senelik uzun bekleyişin sonucunun nasıl olduğunu irdeleyeceğiz. Hâlihazırda zaten bir Rotring 600 incelemesi var. Teknik detay ve kalem hakkında genel bir bilgi edinmek isteyenler linkteki incelemeye göz atabilirler. Bu yazıda ise daha çok yeni renkler hakkında sohbet edip daha önce bahsetmemiş olduğum kısımlara değinmeye çalışacağım.

 

  • Bildiğiniz üzere, Rotring 600'ün yeni renkleri kırmızı, yeşil ve mavi idi. Rotring herhangi bir ayrım yapmadan bu üç renk için de ballpoint (tükenmez), 0.5 versatil ve 0.7 versatil seçeneklerini sunmuş. Bende 0.7 modeli bulunduğu için seriyi tamamlamak adına tercihimi 0.5 versatil ve ballpoint'ten yana kullandım. Versatil olarak mavi rengi tercih ederken ballpoint olarak kırmızı renk tercih ettim. Açıkçası yeşil renk de hiç fena değildi ancak koyuluğundan ötürü siyaha çok daha yakındı. Zarif bir seçim yapmak isteyenler yeşil rengine yönelebilirler. Mavi ve kırmızı rengi ise çok daha gösterişli olacak şekilde tasarlanmış. Kırmızı rengini daha çok ballpoint incelemesinde görseller ile birlikte değerlendirmek daha mantıklı olacaktır. Bu nedenle bu inceleme tamamen mavi 0.5 hakkında olacak.

 

  • 600'ün mavi rengi internete ilk sızdığında oldukça soluk ve açık gibi görünüyordu. Mağazalara gelmesiyle birlikte daha yakından görme şansım oldu ve daha koyu bir metalik renge sahip olması gözüme daha çok hitap etti. Kırmızı yazısı ve yüzüğü çok hoş bir kontrast oluşturmuş. Renkteki işçilik gerçekten muazzam. İşçilik konusu Rotring'in üst segmentinde her zaman çok başarılıdır, burada da herhangi bir fark yok.

 

  • Kalemin ucundan arka kapağına kadar tamamen metal kullanılmış durumda. Bu durumda ağırlık 23 grama kadar çıkmış durumda. Bu miktar kağıt üzerinde ergonomiyi baltalıyor gibi görünüyor. Gerçekte ise tırtıklı grip ve gövdenin geri kalanı benzer ağırlıkta oldukları için kalem ele alındığında çok daha hafif bir kalem gibi davranıyor. Kısacası, her kalem incelemesinde bahsettiğim gibi olay ağırlığın bölgesel dağılımında bitiyor, yani ağırlık merkezinde. Kalem o kadar dengeli tasarlanmış ki, benim gibi hafif kalem sevenlerin de yazarken çok memnun kalacağı bir deneyim sunuyor.

 

  • Mekanizması da gövdesi kadar metal barındırıyor ve bir hayli korunaklı bir şekilde tasarlanmış durumda. Bilindiği üzere kalemlerin mekanizmasının en can alıcı noktası olan pençe kısmıdır. Farklı markaların kendilerine özel pençe tasarımları (clutch/dispenser mechanism) olabilir ancak bütün olay grafit kalem ucunu tutan pençenin ne kadar sağlam ve korunaklı olduğuyla alakalıdır. Mekanizmanın da ne kadar sağlam olduğu bu kısıma bakılarak anlaşılabilir. Geri kalan tasarım tercihleri daha çok ergonomi ve dış görünüşte rol oynar. Rotring ise metal pençe tasarımıyla; ekstra olarak yay kısmına bağlı olan plastik silindir ve uç haznesini kaplayan metal silindir ile maksimum korumayı sağlamış durumda. Kalemin metal ucu da bir hayli sağlam. 0.5 uç ile herhangi bir sorun yaşamadan, uç kırmadan rahat bir yazı/çizim deneyimi sunuyor. Henüz denememiş olsam da, 0.35 modelinde de sorunsuz bir deneyim sunacağını düşünüyorum zira bu mekanizmanın altından kalkamayacağı bir iş değil. Bir de çok eskilerden kalma ve bulunmayan birinci jenerasyon 0.3 modeli var, onu da deneyimlemek isterdim.

 

  • Şahsi olarak Rotring'in versatil kalemleri arasında en çok beğendiğim modeli olan 600'ün üç yeni renkle seriyi canlandırması beni çok sevindirdi. Bunu yaparken de herhangi bir fiyat farkında başvurulmamasını gayet olumlu karşıladım. Versatil kalemler arasında da tasarım, ergonomi ve dayanıklılık anlamında her zaman en üst sıralarda yer almayı hak eden bir kalem kesinlikle. Hem yazmaktan, hem de çizmekten keyif aldığım nadir kalemlerden birisi aynı zamanda. Kısacası, kalemliğimden hiçbir zaman eksik etmeyeceğim bir klasiğe yeni bir renk, yeni bir can gelmiş diyebilirim.

 

#Rotring #600 #Mekanik #Kalem #İnceleme #MechanicalPencil #Review

Bu rehberdeki her şey (yazı, görsel vb.) bana aittir. Kaynak gösterdiğiniz sürece kullanıma açıktır.

Soru ve yorumlarınız için TeknoSeyir'e üye olmayı unutmayınız!

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 7
  • Burhan @epsilon

    Ürün çekimlerine ve incelemeye verdiğin önem, işi ne kadar severek yaptığını gösteriyor ve ortaya kaliteli bir iş çıkıyor. Bize de hayranlıkla bakmak kalıyor 🙂

    • mcan @dogan_mcan

      Teşekkürler beğendiğiniz için 🙂 Kaç gündür güneş yok ve kırmızı 600'ün fotoğraflarını çekemiyorum. Kapalı alanda da istediğim ışığı yakalayamadığım için kırmızı ballpoint'in incelemesini güneş açtıktan sonra yapmaya karar verdim 😀 Maalesef burada her yer kapalı olduğu için şöyle güzel bir kafede vs. çekim yapamadım ama dış mekan çekimleri de fena olmadı gibi. Fırsat oldukça dış mekan çekimlerini daha sık yapmayı da istiyorum. Kalem meraklıları olarak sayımız çok değil, o yüzden bu niş konuda elimden geldiğince düzgün içerikler çıkarmaya çalışıyorum. İleride biraz daha farklı içerikler de yapmak planlarım arasında 🙂

  • mcan @dogan_mcan

    Yorumunuz için teşekkürler hocam 🙂 Evet ilk başta sızan render görüntülerinde bayağı çiğ görünüyordu genel olarak renkler. Gidip kırtasiyede üç rengi de gördükten sonra fikrim değişti. Üçü de çok hoş. Metalik oldukları için ortamdaki ışığa göre de değişen bir renk geçişi oluyor. Bu konuda genel olarak üç rengi de çok başarılı buldum.

  • mcan @dogan_mcan

    Arada ciddi bir fiyat farkı olmadığı için Rotring 500'ü seçebilirdiniz ama 300 de kötü bir kalem değil. Gövdesinin plastik olması ciddi bir dezavantaj da değil çünkü bayağı hafif ve bu nedenle kullanması kolay. Mekanizması zaten sağlam olduğu için yazım deneyimi de tatmin edici. Çok popüler bir fikir değil belki de ama 300 benim nezdimde 500'den daha rahat bir kalem. Dışının plastik olmasını çok da kafaya takmamak lazım.

    https://www.youtube.com/watch?v=yQAtg4GHaic

  • İsmail Çetin @rizacetin

    Çok güzel bir inceleme olmuş hocam, bir an bende alasım geldi 😀

Lamy Scribble Mekanik Kalem

  • Bir Lamy klasiği olan yüksek üretim kalitesi, tasarım ve ergonominin birleştiği, 'aluminium' materyalin yoğunluğu ile ağırlığını her daim hissettiren kalemlerden birisi Scribble. İsmiyle müsemma bir kalem olduğu ilk bakışta çok rahat anlaşılıyor. Yazı yazanları ve çizim yapanları tasarımıyla ortak bir noktada buluşturuyor.

 

  • Uç seçenekleri yalnızca 0.7 ve 3.15mm ile sınırlı olması beni çok memnun etmese de sanki bu yapıdaki bir kaleme 0.5 veya 0.3 yakışmayacak, mekanizmayla iyi çalışmayacak gibi duruyor. Metal ucun içe girip gizlenebilmesi bir yana, ucun tamamen çıkmış hali bile bir hayli kısa kalıyor. Bir de 0.7 olması sayesinde uç kırmak neredeyse mümkün değil. Bu oldukça sevindirici bir durum olsa da tek bir uç seçeneğine mahkum kalmak dışında bir seçenek yok. 3.15mm, aynı fiyata sahip olmasına rağmen uç kalınlığı dolayısı ile farklı bir klasmanda kalıyor.

 

  • 14mm kalınlık ve 24 gram ağırlık ile 'birazağar' kalemelerden birisi olmaya hak kazanıyor. Neyse ki grip kısmında 12.3mm inceliğe düşüp, 11.8cm uzunluğunda kalınca oldukça ergonomik bir kalem olmuş. Dolayısıyla gövdenin ortaya doğru kalınlaşıp simetrik bir şekilde uçlara doğru incelmesi ile birlikte dengeli bir kalem olmuş. Kısıtlı seçeneklerden birisi ise renk. Siyahın bu tasarıma çok yakıştığını düşünüyorum. Gümüş rengi aksanla birlikte kalınlığına rağmen çok hoş bir görünüm yansıtıyor. Ya siyah zayıf gösteriyor, ya da gövdenin plastik kaplamasından dolayı bu renk tercih edilmiş. Plastik de hissiyat açısından gayet kaliteli. Mat renk tercih edilmiş, grip performansı oldukça tatmin edici. Kalemin tamamı metal görünümde ve hissiyatta olsa da, gövde öyle değil. Yekpare görünümüne rağmen her parçasına ulaşılabilir yapılması da farklı güzel bir detay. Bu ve birçok ustaca tasarımı bize armağan eden Hannes Wettstein'ı sevgiyle anıyorum.

 

  • Scribble özelinde birkaç doğru bilinen yanlış var. Öncelikle kalemin mekanizması plastik değil, metal. Mekanizmayı koruyen ve aynı zamanda ucu içeri gizleyen koruyucu kısım plastik. Klips ise kaleme entegre değil, çıkarılabilir durumda. Lamy'nin de üstüne basarak alüminyum demesinin sebebi budur belki de, zira klipsin dayanıksız olduğu yönünde bazı yorumlar var. Oldukça ince olduğu ortada ama dayanıksızlık konusundaki yorumlara pek katılmıyorum. parmağı az rahatsız edecek bir şekilde tel toka gibi yerleşim, kalemlerde benim hoşuma giden bir detay. Lamy de bu tür tasarımlara yer veren kalem üreticilerinden birisi.

 

  • Her şey çok güzel olacak derken, fiyatı ortaya çıkıyor. Fiyatı en iyi tabirle "TGH". Lamy'den fiyat anlamında çok cömertlik beklemek doğru olmuyor ancak Rotring 600 ile aynı veya biraz altında fiyatlandırmayı görseydim daha da olumlu konuşmak mümkün olurdu. Sonuç olarak çok sade, ergonomik ve kaliteli bir kalem. Tükenmez (Ballpoint) versiyonu da aynı tasarımla bulunuyor. Çok farklı özelliklere, geniş uç seçeneği yelpazesine veya farklı renklere sahip olmasa da, kendisine çizdiği alanı iyi değerlendiriyor ve Lamy'nin imza kalemlerinden birisi olmayı başarıyor.

 

#Lamy #Scribble #Mekanik #Kalem #İnceleme #MechanicalPencil #Review

Bu rehberdeki her şey (yazı, görsel vb.) bana aittir. Kaynak gösterdiğiniz sürece kullanıma açıktır.

Soru ve yorumlarınız için TeknoSeyir'e üye olmayı unutmayınız!

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 14
  • mcan @dogan_mcan

    Çok deneyimli tasarımcılarla çalışıyorlar. Tahmin edilenin aksine fazlaca distribütörleri var ve executive mağazalarda bulunmaya özen gösteriyorlar. Ucuz denebilecek bir ürünleri yok açıkçası. Safari bile $20'a yaklaşmış. Ürün yelpazeleri geniş ama çok çeşit bulunan kırtasiyelerde bulunmaz genelde. Benim sürekli uğradığım bir kırtasiyede daha çok ofis gereçleri ve Faber-Castell, Stabilo, Staedtler, Schneider vb. markaların ürünlerinin olduğu üst katta Lamy'den hiçbir şey bulunmaz. Yalnızca Mont Blanc, Caran d'Ache gibi markaların olduğu alt katta bulunuyor bütün ürünleri. Küçük çocuklar için de masa hazırlanmış, abc kalemlerini bu şekilde tanıtıyorlardı. Ürünler çok iyi ama hiç rekabette gözleri yok.

    Lamy aynı zamanda ikinci dünya savaşından çıkmayı başarıp devam eden süreçteki Almanya'nın finansal sorunlarına rağmen ülkesine gelir sağlayabilen bir firma. Kendi ayakları üzerinde durmayı çok iyi biliyorlar. Şu an bulunmayan Spirit de ülkenin o zamanki duruma binaen yalnızca bir metal levhanın en verimli şekilde kullanılıp kalem haline getirilip yok satmış bir kalem. Hep olması gereken ve olacağına inandığım bir firma. Çok farklı kalem tasarımları deniyorlar. Japonlar genelde çok daha mekanizmaya dayalı iç tasarımda farklılıklara gitse de dış görünüşte birçok kusurları olabiliyor. Lamy ise sp gibi oldukça işlevsel şeylere kafa yormuş olsa da asıl olayı iç mekanizmayı sağlam yapıp kalemin dışını kusursuz yapması. İleride Alman ve Japon firmalarının birbirlerini daha çok etkileyip daha da farklı tasarımlara imza atmalarını umuyorum.

  • Yiğit @yigit1

    Kalem gerçekten muhteşem gözüküyor. Alüminyum ile birleşen siyah muhteşem bir görüntü ortaya çıkarmış. Peki bu ağırlığı ve kalın, kallavi yapısını göz önüne alırsak Lamy Logo 106 kullanan birisi ne kadar rahat edebilir? Bilemiyorum gerçekten... Ama gözüm kaldı. Çok güzel bir inceleme olmuş teşekkürler. Bu arada naçizane küçük bir fikir de belirmek istiyorum bazı incelemelerinde gördüm ama hepsinde olursa çok güzel olur. Ben açıkçası kalemin geldiği paket, kutunun da kalemle bir bütün oluşturduğunu düşünüyorum. Benim için değil tabii ki sadece fakat bundan sonraki incelemelerde eğer paketlerini, kutularını atmadıysan onları da incelemeye koyarsan çok daha güzel bir görüntü olacağını düşünüyorum. Ufak bir fikir sadece. Tekrardan bu muhteşem inceleme için teşekkürler 🙂

    • mcan @dogan_mcan

      Yorumunuz için teşekkürler. Kutu konusunda sizinle kesinlikle aynı fikirdeyim. İncelemelerde kalemin nasıl bir sunumla geldiğini ve varsa kutusu ile fotoğrafını koymayı hiç ihmal etmiyordum. Yalnızca son birkaç incelememde koyamadım çünkü tatildeyim. Döndüğüm vakit kutuları koymayı ihmal etmeyeceğim. Aslında birçok kalem kutusuz veya plastik kutuyla geldiği için çok fazla koymak da mümkün olmayacak ama Pilot S20 ve Scribble gibi kalemlerin sunumunu koymak gerekiyor.

      Scribble kullanırken rahatsız olmanız pek mümkün değil. Almadan önce imkanınız varsa bir deneyin derim yine de. Logo'dan daha kısa ve grip kısmı 2.6mm daha kalın. Tasarımı da hoşunuza gittiyse çok fazla dikkat edilecek başka bir detay yok. Tavsiye ederim.

    • Yiğit @yigit1

      @dogan_mcan Yorumu dikkate aldığın için teşekkürler. Keşke imkanım olsa. Aklıma yazdım eğer bulabilirsem deneyeceğim ve umarım bir gün satın alabilirim. Teşekkürler 🙂

  • Salim Çallı @salim-calli

    @dogan_mcan Merhaba, executive yerine exclusive(seçkin) demek istediniz sanırım.

  • mcan @dogan_mcan

    @salim-calli Hayır. Executive Office veya Executive Pens, kelime anlamıyla yönetim/idareyi imgeliyor. Bu kategorideki ürünler de çoğu zaman fiyat/performans ve bazen de ergonomiden feragat ettiği için böyle bir tanıma sahip. Görünüş olarak gerçekten de bir fark yaratacak, yönetici pozisyona gerekirse sunumda sırf görünüş olarak olsa bile yardımcı olacak bir ürün olması nedeniyle bu sıfatı alıyor. Biz genelde masabaşı kalemi gibi tanımlarda bulunuyoruz ki benzer bir anlama da sahip.

Pentel Graph 1000 CS Limited Edition Mekanik Kalem

  • Kalem değerlendirmelerinde fazlasıyla tanıdık bir isim olan Pentel'in daha önce ele aldığım Graph 1000 for Pro versatil kalemini hâlâ çok severek kullansam da, 0.7 seçeneği tek başına bazen yetersiz olabiliyor. Dramatik bir düşüş yapmadan 0.5 modelini almak istedim ancak Pro modelinde herhangi bir renk seçeneği bulunmuyordu. Uç kalınlığına bağlı olarak yalnızca klipsin renginin değişmesinin beni çok tatmin etmeyeceğini düşündüm. Neyse ki aklıma CS (Creator's Style) seçeneği geldi.

 

  • Açıkçası Graph 1000 üzerine söylenecek çok söz yok. Süper kısa bir değerlendirme olacak olsa da, bu kalem hakkındaki herhangi bir teknik detay ve merak ettikleriniz için 2 yıl önce yayınlamış olduğum Graph 1000 for Pro incelemesine göz atabilirsiniz. Bu yazıda daha çok kozmetik farklılıklara ve 0.5 - 0.7 başarımlarına değineceğim.

 

  • Öncelikle çeşitli mecralarda görmüş olduğum, Limited Edition'ın "çok kötü" olduğu konusunda biraz yazıp çizmek lâzım. Malzeme kalitesi, ağırlık, uzunluk, tasarım gibi detayların tamamen aynı kaldığı iki kalem var. Aradaki tek fark ise renk. Açıkçası bu söylentilerin şehir efsanesi olduğunu düşünüyorum. Pro modelinde 0.3 - 0.9 arası seçenekler bulunmasının yanında CS modelinde yalnızca 0.5 bulunmasının bir yansımasıdır belki. Çizim kalemleri ile yazı yazmaya kalkışıldığında bir alışma süreci doğuyor.

 

 

  • Pro (PG100X) ile CS (PG1005CS-X) arasında teknik olarak fark yok belki ama 1-2 küçük değişiklik gözünüze çarpabilir. Uç yoğunluğu göstergesinde Pro (2H, H, HB, B) seçeneklerine sahip iken, CS (3H, 2H, H, HB, B) seçenekleri ile geliyor. Aynı zamanda CS'in silgisinde ucu temizlemek veya sıkışan ucu çıkarmak için bir iğne bulunuyor.

 

  • Fazlasıyla 'solid' bir tasarıma sahip olması 0.5 ve daha ince uç kullanmak isteyenler için biraz zor bir süreç yaratıyor. Uzun süredir Graph 1000 kullanıcısı olmama rağmen başlarda biraz fazla uç kırdığımı söylemem lâzım. Pro 0.7 hâla benim için daha günlük kullanıma uygun ve yazı kalemi olarak daha rahat kullanılabilir durumda. CS ise çizim için kullanıma daha yatkın. Sanatçı olmasam da okulda matematik ve devre çizimlerinde daha ince uçlu bir kalem ihtiyacım oluyor. Bu tip ihtiyaçları da mükemmel bir şekilde karşılayacak bir kalem.

 

  • Kendisine eBay'den €12 karşılığında sahip oldum. Pro ile arasında küçük bir fiyat farkı var ama farklı bir renkte Graph 1000 kullanmak isteyenler için güzel renk seçenekleriyle göz ardı edilebilir. Siyah, mavi ve kırmızı seçeneklerinden her zaman olduğu gibi kırmızısı bana daha güzel göründü.

 

#Pentel #Graph1000 #CS #LimitedEdition #Mekanik #Kalem #İnceleme #MechanicalPencil #Review

Bu rehberdeki her şey (yazı, görsel vb.) bana aittir. Kaynak gösterdiğiniz sürece kullanıma açıktır.

Soru ve yorumlarınız için TeknoSeyir'e üye olmayı unutmayınız!

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Uni Alpha-Gel Kuru Toga Mekanik Kalem

  • Ergonomik kelimesi kalem dünyasında çok sık kullanılmasıyla birlikte, ciddi bir önem de arz ediyor. Tıpkı fare ve klavye seçimlerinde olduğu gibi kişinin alışkanlığı, solak-sağlak durumu, parmak ve el büyüklüğü gibi etkenler çok fazla ürünün piyasada yer almasına neden olmakta. Versatil, dolma ve diğer mürekkepli kalemlerde de durum böyle.

 

  • Saymaya kalktığımda TS'de değerlendirdiğim ve sahip olduğum kalemlerin çoğunun aslında çizim kalemi olduğu aşikar. Kişisel olarak iğne uçlu kalemlerle yazarken daha rahat hissediyorum. Yazdığımı rahat bir şekilde görmek, grip ile ucun birbirinden gözle görünür bir şekilde ayrılmış olması benim için yazmayı daha rahat bir hâle getiriyor. Ne kadar çizim kalemleri olsalar da Rotring 600, Graph 1000 ve Orenz gibi kalemler kalemliğimden ayırmadığım ve yazı yazarken kullandığım kalemler olmaya devam ediyor. Kalem seçimi fazlasıyla kişisel bir konu. Bu yüzden seçim her zaman kişinin kendi tercihleriyle şekilleniyor. Yine de bu yazıda bir risk alıp "kalem önermek" istiyorum. Sebebi ise bulunabilecek en ergonomik kalemlerden birisi olması. Uni Alpha-Gel Kuru Toga, ilk görüşte çok farklı bir kalem gibi görünmeyebilir. Tasarım bakımından çok da kendini ayıran bir kalem de değil.

 

  • 20 gram ağırlığı kağıt üzerinde fazla görünse de 14cm uzunluğu ile birlikte bir şekilde dengeli olmayı başarıyor. Kendisinden daha hafif kalemlerin daha ağır hissettirdiğini belirtmem gerek. Gövdesi tamamen plastik. Uç ve mekanizmanın metal olmasından dolayı diğer kısımların plastik olması herhangi bir soruna yol açmıyor. Klipsin de plastikten yapıldığı ve gövdeye entegre edilmiş olduğunu da görmezden görmemek gerek tabii. Klipsi çok sık kullanmayan, yalnızca kalemlikte ve zaman zaman deftere kalemi takarken kullanmayan birisi olarak şu ana kadar bir problem yaşamadım.

 

  • Kuru Toga yalnızca bir isim değil, Uni'nin imzalı bir mekanizması. Daha önceki Kuru Toga serisinden kalem incelemelerinde de bahsetmiştim. Kısaca açıklamak gerekirse. kalemin ucunun yüzeyle (kağıt ile) her temasında ucu belli bir açıda çevirerek sürekli aynı kalınlıkla yazmayı hedefliyor ve bunu başarıyor. Kuru Toga sembolü bu sefer klipsin bitişinin hemen yanına yerleştirilmiş. Serinin diğer üyelerinde olduğu gibi ilginç yerlerde olmaması çok olumlu bir durum. Bu sembol sayesinde mekanizmanın çalıştığını da kontrol etmek mümkün. Yazdıkça sembolün gri ve turuncu renkler arasındaki geçişinden mekanizmanın döndüğünden haberdar olunuyor.

 

  • Aslında Alpha-Gel de Kuru Toga gibi bir seri. Önemli olan ise bunların anlamlı bir şekilde bir araya gelmiş olması. Alpha Gel isminden anlaşılacağı üzere grip kısmındaki yumuşak silikonu temsil ediyor. Yumuşaklığı ve parmaklardan kaymaması ile harika bir yazı deneyimi sunuyor. Böylelikle en ergonomik kalemler arasında yer almayı hak ediyor.  Kalemi edindiğimde GittiGidiyor'dan kalemistan mağazasından 60TL idi. Sanıyorum ki şu an stoklarda bulunmuyor. Bulunduğunda alınmasını şiddetle tavsiye ediyorum. Kalemliğimde daima bulundurduğum ve günlük olarak kullandığım kalem şu an Alpha-Gel Kuru Toga.

 

  • Alpha Gel Shaka da oldukça beğenilen bir model. Pilot The Shaker gibi sallayınca uç çıkarma opsiyonu bulunuyor. Bazı yorumlarda Shaka'nın 'grip'i daha çok beğenilmiş ve daha yumuşak bulunmuş. Kuru Toga'yı bulmakta zorlandığınız zaman Shaka'ya göz atabilirsiniz. Şahsen Shaka'yı deneyimlemediğim için herhangi bir öneride bulunamayacağım. Açıkçası tasarım olarak Kuru Toga'nın düz, bombesiz silindir yapısı benim çok daha hoşuma gidiyor.

 

#Uni #AlphaGel #KuruToga #Mekanik #Kalem #İnceleme #MechanicalPencil #Review

Bu rehberdeki her şey (yazı, görsel vb.) bana aittir, olmayan(lar) belirtilmiştir. Kaynak gösterdiğiniz sürece kullanıma açıktır.

Soru ve yorumlarınız için TeknoSeyir'e üye olmayı unutmayınız!

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 11 / 17

Staedtler 925-65 Mekanik Kalem

  • Uzun süredir ara vermiş olduğum mekanik kalemlere renkli bir dönüş yapmak benim için keyif verici oldu, umarım sizin için de olacaktır. Kalemler ile uğraşıp (veya uğraşmadan) Staedtler ile yolunuzun kesişmemesi pek mümkün değil. Özellikle Avrupa çıkışlı olması ve firmanın bir kısmının Japonya'da faaliyet göstermesi kendilerini daha uluslararası bir kırtasiye malzemesi üreticisi olmasında önemli etkenlerden. Bir de firmanın köklerinin 17. Yüzyıla dek dayanmış olması bende kesinlikle bu markaya karşı büyük merak uyandırıyor. Firmanın büyük bir kısmı Almanya'da üretime devam ediyor. Çok büyük ürün yelpazesinin olmasına şaşmamalı zira resmî olarak 183 senedir ayakta. Bütün ürünlerinden tek bir incelemede bahsetmek epeyce zor. Yine de Staedtler'in hakkını vermeye çalışmak lâzım. 925-65 Color serisinin ise güzel bir başlangıç olacağına inanıyorum.

 

  • Bildiğimiz 925-65'e nazaran yalnızca 0.5mm uç seçeneği ile gelmekte. Margaret Pembesi, Gökyüzü Mavisi, Limon Yeşili ve incelemede bulunan Havuç Turuncusu renkleri Color Series ailesini yaratan renkler. Fotoğraflarından gördüğüm kadarıyla turuncu dışındaki renkler fazla pastelimsi ve soluk gözüktü gözüme, bundan dolayı turuncuda karar kıldım, renginden de oldukça memnun kaldım.

 

  • Plastik gövdesi, metal ucu ve klipsi ile 11 gram gibi makul bir ağırlık oluşturuyor. 13.9 cm uzunluk ile de gayet iyi dengelenmiş. Yazı yazarken ne çok ağır, ne de çok hafif bir kalem tuttuğunuzu hissettiriyor. Uç kısmının bir miktarının gövde ile buluşması iyi düşünülmüş bir detay çünkü hem yekpare bir hissiyat veriyor, hem de gövdeye sıkı bir şekilde oturduğu için zaman zaman gevşemiyor. Manşonun hemen altında 'Lead Grade Indicator' denen uç yoğunluğu göstergesi yer alıyor. Bu araç hakkında daha önceki incelemelerde çok fazla bahsetmedim sanırım çünkü birkaç yerde insanların bu aracın ne işe yaradığı ile ilgili 'farklı' sorularını gördüm. Elbette bu gösterge ile kalemin ucunu değiştirmiyorsunuz, böyle bir şey yok. Ancak sürekli farklı uç kullanan birisi iseniz (meselâ bu kalemde 3H, 2H, H, HB, B, 2B göstergeleri yer almakta.) taktığınız ucu hatırlamak için kullanabilirsiniz. Çizim yapanlar da dahil çoğu kişinin ihtiyaç duymadığının farkındayım; ancak ihtiyaç duyulduğunda kalemde tasarımı zedelemeden durması zaman zaman oldukça kullanışlı olabiliyor.

 

  • Bu kalemde en çok hoşuma giden ve takdîr ettiğim şeylerin başında gövdenin mekanizma ile su götürmez şekilde birleşmesi ve silginin arkasına konulan uç sıkışmalarına karşı iş görecek olan iğne. Bu tip detaylara bu kalemde şaşırmamda yaklaşık $5 olan fiyat etiketi yer almakta. Mekanizması birden çok ucu rahat bir şekilde kullanabiliyor. Uç kırılmaları da yazı yazdığım sürece karşılaşmadığım bir durum olunca fazlasıyla memnun kaldım. Manşonun yüzeyinde .5 ifadesi yer almakta. Ayrıca metal klipsinde de zarifçe yerleştirilmiş Staedtler logosu yer alıyor. Tasarım genel olarak oldukça sade ve bitmiş bir ürün hissiyatı vermekte.

 

  • Kalemde en çok aradığım ve yazı deneyimimi baltalayan şey grip. Bir süredir Rotring 600 ve Tombow Zoom kullanmamdan mıdır bilmiyorum ama, parmakları sabit tutan bir grip yazı yazmayı ve bir şeyler çizmeyi bence çok daha keyifli bir hâle getiriyor. Bu kalemde kauçuk bir grip kullanmak çok daha iyi olabilirdi bence. Gövdenin halka şeklinde olması tutuş için yardımcı olsa da pek yeterli gelmedi bana. Genel olarak yazı deneyimi oldukça tatmin edici. Uzun soluklu yazılarda dahi çok memnun kaldım; ama yine de grip için farklı bir çözüm denenmesini isterdim.

 

  • Staedtler yalnızca kendisi ile yetinmeyip zamanla Mars ve Noris markalarını da yarattı. Avrupa'nın en büyük tahta kalem üreticisi olması bir yana, Noris isimli klasik kurşun kalemi Birleşik Krallık'taki okullarda çok yaygın imiş. Mars silgisi ve ucu kesinlikle ortalamanın üzerinde bir performans sergiliyor. Silgisi "dust catch" dediğimiz etrafa az toz bırakan cinsten ve iyi siliyor. Tombow ve Ain-Stein ile karşılatırıldığında biraz altta kalsa da hayâl kırıklığına uğratmıyor. Uç için de aynı şeyleri söyleyebilirim. Ben yine her zamanki gibi Pentel Ain-Stein 2B uçlarını önereceğim.

 

  • Kendisini etrafımda bulamadığım için eBay'den satın aldım. Yazının ortalarında bahsettiğim gibi fiyatı yaklaşık $5. Kargosu ile birlikle €9 civarına mâl oldu. Bu durumda ürünün fiyatını daha çok seçtiğiniz kargo cinsi belirliyor. Türkiye'de online olarak ₺30 civarında birkaç mağazada gördüm. Bence günümüz koşullarında hiç de fena bir fiyat değil. Kalem yapması gereken her şeyi yapıp, bir de üstüne ekstra araçlar ve temiz işçilik ile fazlasını koyuyor. Ufak tefek denebilecek eksikleri de fazla değil ve yazım deneyimini baltalamıyor. Dışarıdan da fazlasıyla mütevazi görünmesinin avantajını kullanarak çok iyi bir okul kalemi olmaya hak kazanmış durumda.

 

#Staedtler #92565 #Kalem #İnceleme #MechanicalPencil #Review

Bu rehberdeki her şey (yazı, görsel vb.) bana aittir. Kaynak gösterdiğiniz sürece kullanıma açıktır.

Soru ve yorumlarınız için TeknoSeyir'e üye olmayı unutmayınız!

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 9 / 18

Zebra DelGuard Type-Lx Mekanik Kalem

  • Zebra serisinin ikinci ve sonuncusu, TeknoSeyir kalem maratonunun da dokuzuncu bölümünde konuk Zebra DelGuard Type-Lx. DelGuard serisinin üstünde yer alan Type-Lx modeli mekanizma konusunda değil; tasarım, malzeme kalitesi ve fiyat kısmında ayrışıyor.

 

  • Oldukça modüler bir yapıya sahip olması dikkat çekici. Zebra yine mekanizmasını bu modelde biraz daha gizlemiş olsa da hâlâ bir kısmını göstermeye niyetli. Genel olarak plastik malzemeden oluşan gövde oldukça kaliteli bir hisse sahip.

 

  • Ben 0.3 ve 0.5mm modellere sahibim. Renk seçimleri bu modelde çok daha keyifli. Anlamsız bulduğum nokta ise kalemin her yerinde renk geçişlerinin olması. Transparan başlıyorsunuz, Kırmızı ve siyah mekanizma ile devam edip gri grip kısmına ulaşıyorsunuz, metal bir kemer ile bağlanan gövdenin diğer yarısı ile parlak metalden yapılmış bir klips ve tekrar siyah ve kırmızı renk geçişlerine sahip manşona kadar bir tutarsızlık görüyorum. Neyse ki siyah renkli modeli var. Grip kısmındaki anlamsız tombulluk da yekpare görünümü baltalayan bir etmen. DelGuard modelinin üstüne kalite olarak çok fazla şey katıyor ancak tasarım ve renk seçeneklerinde daha farklı DelGuard modellerini görmeyi isterim.

 

  • $7'a dolu dolu bir kalem alıyorsunuz. Plastik kutusu ile de elinize ulaşıyor. $14'a kadar fiyatlarda da bulmak mümkün ama bence bu fiyata gelindiğinde tehlikeli sularda yüzmeye başlıyor.

 

#Zebra #Delguard #TypeLX #Mekanik #Kalem #İnceleme #MechanicalPencil #Review

Bu rehberdeki her şey (yazı, görsel vb.) bana aittir. Kaynak gösterdiğiniz sürece kullanıma açıktır.

Soru ve yorumlarınız için TeknoSeyir'e üye olmayı unutmayınız!

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Pentel P207 Mekanik Kalem

  • Maratonun altıncı bölümünde Pentel'in son iki konuğundan ilki olan P207'yi ağırlıyoruz. F/P sınırlarını zorladığı gibi yazım rahatlığı ile de çok dikkat çekiyor. Bunların yanında tasarım ve malzeme kalitesinden ödün vermemeye gayret gösteren bir kalem. Bu kalem için şunu söylemek mümkün: Emek verilmiş.

 

 

  • Çıkarması oldukça kolay bir o kadar da sade bir tasarıma sahip olan mekanizmayı kalemin gövdesi tamamen korumakta. Manşon da tok bir basış hissine sahip. Mekanizmanın uç tutan kısmında plastik, kalan kısımda metal kullanılmış. Süper bir hafifliğe sahip. Yazı yazarken elinizi en az yoracak kalemlerden birisi.

 

  • Klips de çıkabilir durumda ancak güzel tasarlandığını ve rahatsız etmediğini söylemek mümkün. Yazı yazmak çok keyifli ancak hep bir şeylerin yolunda gitmediği hissiyatına kapılıyorsunuz çünkü çok hafif ve ince metalin içindeki mekanizmanın hareketini elinizde hissediyorsunuz. Kalemin elinizde kırılgan bir madde hissi vermesi ikileme düşürüyor, buna hazırlıklı olmak ve alışmak lâzım.

 

  • Grip kısmında yalnızca metalin üstüne halkalar çizilmiş durumda. Yazarken rahatsız etmesi söz konusu değil, ele güzel oturuyor.

 

  • Sanırım $5'lık bir kaleme söylenecek başka bir söz yok. İyi bir fiyatta olmasına rağmen mekanizmasından ve malzemesinden taviz verilmeyerek tam bir öğrenci kalemi olmayı başarabilmiş.

 

#Pentel #SharpP207 #Mekanik #Kalem #İnceleme #MechanicalPencil #Review

Bu rehberdeki her şey (yazı, görsel vb.) bana aittir. Kaynak gösterdiğiniz sürece kullanıma açıktır.

Soru ve yorumlarınız için TeknoSeyir'e üye olmayı unutmayınız!

BeğenFavori PaylaşYorum yap