Öncelikle herkese iyi akşamlar. Belki anlayan vardır diye sorayım dedim. Resim1 apartmana giren(saha dolabından gelen) İnternet hattı. Resim2 apartman içinde dairelere dağılan güncel iç tesisat. Geçen hafta turknet kurulum ekibinden gelen arkadaş iç tesisatı tespit etti. Modemi kurdu(AC51). Apartman girişinden iç tesisatı etiketledi. Gerisi telekomun dedi gitti. Tahmin edebileceğiniz gibi bir haftadır ne gelen var ne giden. Turknet de çözemiyor. Malum Telekom sallıyor. İş başa düştü dedim ama apartmana giren hatta hangi iki çıkış benim bilemedim. Bunu tespit etmenin ya da deneyerek bulmanın pratik bir yolu var mı?

Not: resim2 deki parlak beyaz ve turuncu tel benim dairenin. Bunları resim1 deki iki çıkışa kavusturmam lazım.

Komşulardan gelen istihbarata göre geçen cumartesi günü Telekom sokaktaki dolaba gelip 2dk bakıp gitmiş.

#turknet #KöküneKıranGirsinTurkTelekom

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 12 / 24
  • Dopamine @dopamine

    Eve giden kabloyu bulmak Turk telekom un işi degil.
    Elektrikçi bulman lazım.

  • Yuded @yuded

    Aynı sorunu ben de yaşadım. Turknet geldikten iki gün sonra gündüz vakti biri aradı turktelekomdan geldiğini ve kapıda olduğunu söyledi. Önceden haber vermediği için evde değildim. Ben dışardaki kabloları bağlayıp giderim dedi pişkin pişkin. Akşam eve geldiğimde tabiki hat yoktu. Eminim elini bile sürmeden gitmiştir. Ben de sizin gibi hattımı kontrol ettirip bi sıkıntı olmadığını öğrendim. Durumu turknete anlattım. Birkaç gün sonra şans eseri işe gitmediğim bir gün telekomdan gelen biri aradı yine kapıda olduğunu söyledi. Bu sefer yapıştım yakasına. Önce ankastreyi kurcaladı. Evet burda hat yok dedi(ilk geldiğinde bağlamıştı!). Daha sonra beraber saha dolabında gittik. Elindeki bir cihazı ölçümler aldı. Numaralar yazdı bir yerlere gönderdi. Bu sürede hiç başından ayrılmadım ve sonunda hat geldi. Maalesef benim için süreç bu şekilde oldu. Muhtemelen sizin için de yapılacak olan aynıdır. Bu arada turktelekomdan gelen eleman bu hat 35 mbit kaldırmaz o yüzden bağlanamıyorsundur gibi bahaneler de üretti. Başında durmadan kimseye iş yaptıramıyorsunuz bu ülkede :/

    • Arda Zeytin @ardazeytin

      Kimseden hayır yok ya. Ben kendim çözeceğim bu işi. Bugün Turknet'den aradılar zaten internet yok mu diye bana soruyorlar. 6 gün yazıştık. Dalga geçer gibi bir de 2dk sonra çözüldü diye kapandı arıza kaydı 😀

    • Dopamine @dopamine

      @ardazeytin Turk Telekom karşı tarafta dsl ışıgı yanıp ip adresi alıp almadıgını dahi görebiliyor.
      Turk net sonucta aracı bir firma, Alt yapı turk telekom a ait.
      Ucuz diye böyle firmalara bulaşmamak lazım.

    • Arda Zeytin @ardazeytin

      @zyprexa Fiyat tabi çok önemli ama birinci kriter değil. Bir ton para ile de rezil ediyor diğer firmalar. 2-3 kat para verip 16mbps iki gram kotalı internet kullanacağıma 1 hafta bu işle uğraşırım daha iyi. Telekom paketleri bunlar mesela. 16mbps kotasız 228TL 🙂 Fakir değilim de aradaki fark akıl işi değil. Bulaştığına değişiyor.

      İzmir'de iki tane turknet abonelik var. 75mbps kotasız. İkisi ile de böyle uğraştım. Alıştım. Bu 75 aldığım yerlere telekom 16mbps teklif ediyor, üstünü veren yalancıdır diyordu. Şimdi buraya da 75mbps destekler yazıyor ama artık 35 veriyorlar mızmızcılar yüzünden. Yine de çok avantajlı.

    • Namarie @namarie

      @ardazeytin Turknet'in hat ne kadar destekliyorsa onu verme politikasını terk etmesi hoş olmadı. 35 mbps de iyi bir hız fakat öteki türlü 40-50-60 ve üstüyle çok daha cazip oluyorlardı. Mesela ben önceden anlaşma yaptığım için 50 alıyorum ama bir alt dairem geçse sabit 35 alacak.

    • Arda Zeytin @ardazeytin

      @namarie evet. İnsanoğlu doyumsuz. İnsanlara 75 100 mbps tanımladılar niye akşam 9'da 50'ye düşüyor diye şikayet edip durdular. Biraz yatırımların oturmasını sabretseler her şey düzene oturacaktı. Şimdi yine hemen hemen herkes 35 alıyor. Zaten 35 altına falan düşmediği için kimse farkında olmuyor şikayet etmiyor.

      Tabi 16mbps hatta 5-10mbps alanlar da çok var. 2. Dünya savaşından kalma tesisat ile hizmet alıyorlar telekom yüzünden.

  • sarpuli @sarpuli

    Hocam eğer telefon numaran aktif ise alacaksın bir telefon kablosu bir ucunu açacaksın bir ucunu da ev telefonu bulup ona takacaksın. Sonra sokaktan gelen boş kabloları deneyeceksin çevir sesi geldiğinde ev telefonundan kendi cebini arasın arayan numara turknet de yazan senin numaran ise hattını buldun demektir 😉 Bunu modem ile de yaparsın DSL gelir ise hat senindir ama modem de hem elektrik lazım hemde senin gibi bekleyen var ise komşunun hattı da olabilir. Kolay gele...

    • Arda Zeytin @ardazeytin

      Telefon görünüyor online işlemlerde numarası da var ama aktif olup olmadığını bir telekom bilir. Emanet sabit telefon bulabilirsem teker teker boş yerleri deneyeceğim bakalım. En kötü ihtimalle zaten modem hazır kurulu. Az dha uğraştırır ama dsl yanıp söner anlarım en azından.

  • Yuded @yuded

    Yıllarca ayın 3. Gününden sonra 3mbit internet kullanmaktan 35mbit internet almaya başlayınca ne yapacağımı şaşırdım. Şuan ev kullanıcısı için yeterli hizmeti aldığımı düşünüyorum. Varsın 1 ay geç bağlansın. Sadece kota belası olmaması bile bir çok şeyi affettirir 🙂

Practice-It! Java dilini öğrenirken en büyük yardımcım.

İnsanlar için dil öğrenmek zordur. Çalışmayı, azmi ve belki de en önemlisi size destek olacak unsurları gerektirir. Aynı şekilde bilgisayar dünyası içerisinde de bu dil öğrenme zorlukları geçerli oluyor. Özellikle ilk programlama dili öğrenme çabanız oldukça zor bir sürece dönüşebiliyor. Daha sonraki farklı bilgisayar programlama dillerinde bu süreç muhakkak ki kısalıp kolaylaşıyor.Lakin farklı bir dünyaya düşüp bu dünyada konuşmayı öğrenmeye çalıştığımız ilk sefer gerçekten zor olabiliyor. Zira insan yaratılışı da aynı şekilde işlettirilmiş. Konuşmayı ilk öğrenme işlemi senelere yayılırken devamında ekstra lisanları daha kolay bir şekilde hafızamıza alabiliyoruz.

Ancak burada bir fark var. Bulunduğumuz dünyadaki insanî lisanları öğrenirken çevremizden sürekli dürtü alır ve destekleniriz. Yanlışlarımız düzeltilir, yeni bilgiler aktarılır çevremiz tarafından bizlere. Yalnız bilgisayar dilinde bu durum söz konusu değil. Tamamen yalnızsınız ve konuşmaya çalıştığınız kişi çok potansiyelli dahi olsa duygusuz ve akılsız bir makine. İşte bu bloğu yazma sebebim de tam olarak bu.


Practice-It Washington Üniversitesi hocaları tarafından kurulmuş bir site. Bu site Java diline yeni başlayan öğrencilerin kodlarını yazıp aynı zamanda kodlarının doğruluğunu test etmenize imkan tanıyor. Terimsel tabiri ile bir Online Compiler.  Kod yazmak kolay. Herhangibir İde(eclipse, jGrasp v.b.) hatta not defteri dahi buna imkan sağlıyor. Ancak kodunuzu test etmek veyahutta kod yazmanızı sağlayacak bir problem bulmak buradaki en büyük problem. İşte Practice-It sitesi içerisinde barındırdığı 1800 den fazla problemle sizi adım adım bu dilde geliştiriyor. Bu sorular Üniverste hocaları veyautta alanda yetkin kişiler tarafından hazırlanmış.

Öncelikle sitede kodunuzu yazabilmek için bir hesap oluşturmanız gerekiyor. Kullanıcı adınızı ve kurumunuzu seçerek(Üniversite, Lise v.b.) hesabınızı oluşturuyorsunuz. Daha sonra size kolaydan zora doğru verilen birçok problemi çözmek kalıyor. Ancak güzel olan bunu yaparken kodun tamamını yazmaya ihtiyacınızın olmaması. Problem sizden yalnızca sorduğu kısmı yapmanızı talep ediyor. (Bir algoritma ya da bir function...) Bu şekilde yazdığınız kodu compile edebilmek için gerekli diğer kısımları kendi hallediyor tabiri caiz ise. Ben çok faydalandım sizlerin de faydalanmasını çok isterim.

 

(NOT: 2016 senesinde yazdığım bir yazıymış. Yayınlamamışım her nedense. O dönemde dilim biraz ağır geldi bugün okuyunca açıkçası 🙂 Faydası olması ümidiyle. HAYIRLI GÜNLER)

 

#JAVA #Yazılım #Eğitim #BilgisayarMühendisliği

BeğenFavori PaylaşYorum yap

KENDİ KENDİNE PARK EDEN ARAÇ

Arkadaşlar merhaba. Bu yazıda vakit buldukça uğraştığım proje olan, kendi kendine park eden araç nasıl yapılır genel hatlarıyla anlatmaya çalışacağım.

Araştıranlar bilir paralel park için çeşitli metodlar mevcut. Benim kullandığım her ne kadar tam olarak yansıtmasa da Şekil 1 de görünen metoda yakın bir metod.

 

Şekil 1 : Paralel Park Algoritması

Proje kaynak kodlarını vermeyeceğim. Algoritmasını yani nasıl bir yol izlemeniz gerektiğini anlatacağım. Projeye başlayan arkadaşlar takıldıkları yerde ulaşabilirler.

      Proje Gereksinimleri

  • Arduino Uno R3 Mikrodenetleyici
  • DC motor
  • HC-SR04 Ultrasonik Mesafe Sensörü
  • L9110S Motor Sürücü
  • LM393 Kızılötesi Hız Sensörü
  • SC90 9g Mikro Servo Motor
  • Model Araç
  • Arduino IDE

Saydığım malzemelerden aşina olmayacağınız bir LM393 IR sensör olabilir. Onu da kısaca açıklayayım:

Bir ışık kaynağı ve bir fotodiyottan oluşmaktadır. Işık kaynağından diyota ışık gelince çıkış ucu bir olmaktadır. Projede bir enkoder çark ile beraber aracın tekerleğinin ne kadar döndüğünün hesaplanması için kullanılmıştır. Çıkış ucu her 1 olduğunda sisteme kesme göndermektedir. Böylece çark dönerken mikrodenetleyici başka işler de yapabilmektedir. Hız sensörü ve enkoder çark Şekil 2 ve Şekil 3 te gösterilmiştir.

Şekil 2 : Enkoder Çark                                   Şekil 3 : LM393 IR Hız Sensörü

 

Sensör Yerleşimi

Şekil 4 : Sensör Yerleşimi

Durum Diyagramı

Şekil 5 : Durum Diyagramı

Durum 0  

  • Başlangıç durumudur. Aracın ortasında yer alan ölçüm biriminden alınan uzaklık verisi belli bir mesafenin altında olduğu sürece bu durumda kalınacaktır. İstenen uzaklık bulunduğu anda sistem “Durum 1” durumuna geçiş yapar.
  • Orta mesafe sensöründen sürekli ölçüm yapılacaktır. Eşzamanlı olarak düz-ileri hareket edilecektir. Sensör verisi 15 cm’den küçük olduğu sürece “Durum 0” durumunda kalacaktır.

Şekil 6 : Durum 0

Durum 1 

  • Şekil 7 de kırmızı çizgiyle gösterilen uzaklık 15 cm den büyük olduğu sürece mesafe ölçme işlemi yapılacaktır.
  • Yeterli mesafe bulunursa Durum 2 ye geçiş yapılacaktır.
  • Eğer mesafe yeterli değilse park edemeyeceği için final durumu olan Durum 7 ye geçecektir.
  • Eğer istenirse son duruma gidilmeyip, başlangıç durumuna geçilerek park yeri aranmaya devam edilebilir.

Şekil 7 : Durum 1

Durum 2

  • Durum 2 ye geçilmişse park yeri bulunmuş demektir.
  • Bu durumda araç bir süre sol-ileri gidip Durum 3 e geçiş yapmaktadır. (Eğer aracın dönüş açısında problem varsa bu yolu izleyiniz. Aksi durumda Şekil 1 de gösterildiği gibi düz devam ediniz.)

Şekil 8 : Durum 2

Durum 3

  • Durum 3, aracın parka ilk adımı olup, park alanına girmeyi sağlar. Bu durumda araç tam  sağ yapıp geri gelir.
  • Arka uzaklık sensöründen alından veri 25 cm den küçük olduğu sürece sağ geri gelme işlemi devam eder. 25 sayısı zorunlu değildir. Aracın içeriye girdiğini teyit amaçlı verilmiştir.
  • Şart sağlandıktan sonra Durum 4 e geçiş yapılır.

Şekil 9 : Durum 3

Durum 4

  • Bu durum parkın ikinci aşamasıdır.
  • Sol arka mesafe sensöründen okunan değer 7 cm’den büyük olduğu sürece bu işlem devam eder.
  • İşlem boyunca sol-geri hareket edilir. Şart sağlanınca Durum 5 e geçilir.

Şekil 10 : Durum 4

Durum 5

  • Durum 5 te araç artık park alanına girmiştir.
  • Park alanına paralel hale gelmesi için ön mesafe sensöründen okunan uzaklık değeri 6 cm’den küçük olduğu sürece sağ-ileri hareket edilir.
  • Bu durum tamamlandıktan sonra Durum 6 ya geçilir.

Şekil 11 : Durum 5

Durum 6

  • Bu durum park için son adımdır.
  • Aracın yola tam paralel olması için sol geri geldiği durumdur.
  • Bu durumda çeşitli yollar izlenebilir.
  • Bunlardan biri ön mesafe belli bir değerden büyük olduğu sürece sol-geri gelinmesi.
  • Bir diğeri ise arka ve ön mesafe eşit olana kadar sol-geri gelinmesi olabilir.
  • Projede iki de denemiştir. İkinci durum daha iyi sonuç vermiştir.

Şekil 12 : Durum 6

Durum 7

  • Durum 7 parkın bittiği durumdur.

 

Park yerinin uygun olduğu durum:

Park yerinin uygun olmadığı durum:

Okuduğunuz için teşekkürler. Umarım aklınıza takılan tek nokta durumların neden birden değilde sıfırdan başladığıdır.

#Arduino #DIY #SelfParkingCar

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 17 / 18

Öğrenciler için teknoloji alanında ucuz veya ücretsiz olan servisler

https://www.eggradients.com/discount-for-students

İçlerinden ücretsiz olan biri de Zeplin( https://www.zeplin.io ) isimli bir servis. Tasarım kolaylaştırıcı bir araç. İstanbul'da kurulup San Francisco'da devam eden 4 kişilik takım.

Student Discounts in Tech

Look at the biggest tech companies today. While the companies were founded, the founders were still in university. Give them a discount. They can handle the rest. Discount for students is important.
BeğenFavori PaylaşYorum yap

İyi Akşamlar Elektronikten anlayan hocalarım varsa bir sorum olacak youtube'da geziyordum adamın biri basit 4 bit bilgisayar yapmış. peki biz bunu yapabilir miyiz, nasıl geliştirebiliriz? #akış #HaberinizOlsun https://www.youtube.com/watch?v=xISG4nGTQYE

Making your own 4 bit computer from transistors

http://www.waitingforfriday.com/index.php/4-Bit_Computer This video explains the theory behind how computers count and shows, in simple steps, how you can bu...
BeğenFavori PaylaşYorum yap

DETAY ARTTIRICI - DETAIL ENHANCER

Selamlar. Mevcut ses sistemlerindeki ses kalitesini iyileştirmek adına yapılabilecek projeleri anlattığım seriye "detay arttırıcı - detail enhancer" olarak bilinen basit ama güzel bir uygulama ile devam ediyorum. Her zaman olduğu gibi, genel uyarıyı burada da tekrarlayayım: "Bu uygulama ile ortaya çıkan etkinin gücü, sistemlerinizin kalitesi ile doğru orantılıdır." Genel bir fikir vermek için ifade edeyim; detay arttırıcının sese olan olumlu etkisi, kuantum betimleme halkasının etkisinin 3-4'de biri mertebesindedir. Önce uygulamayı anlatayım, sonra da etki mekanizmasını tartışayım.

1 W'lık 10 ohm direnç ile, 18 nF polyester bir kondansatörü seri olarak bağlayın. Bu devreyi de hoparlör girişine, tabi ki her kanal için birer adet olacak şekilde (+) ve (-) kutuplara bağlayın, işte bu kadar. Daha kaliteli olması için, mevcut devreyi plastik kutu içine koyun, devre elemanlarının titreşip de manyetik alan oluşturmaması için plastik kutunun içini iyi bir diyalektrik katsayısına sahip olan pamuk ile destekleyin. Yapımında gümüşlü kablo ve gümüşlü lehim kullandım, ama şart değil tabi. Yüksek frekans iletiminin iyi olması için klasik çoklu tel ile yapın bağlantıları yeter. Ayrıca kutudan çıkan telleri birbirinden ayrık tutmanızda fayda var, zira muhatabınız çok yüksek frekanslar olacak. plastik kutudaki devreye dışarıdan EMF girmemesi için bir kaç kat olacak şekilde alüminyum folyo dolayın ama dikkat edin; folyo çıkan tellere çok yakın olmasın. Alüminyum folyonun üzerine de "streç film" dolayın bir kaç kat. Bu streç film uygulamasının çok farklı bir amacı var, ondan da ilerideki bir yazıda bahsederim, kısaca hi-end sistemlerdeki orgon enerjisi için diyelim geçelim.

Bu devrenin sese olan etkisi "ipeksi bir dokunuş" olarak tanımlanabilir. Devre, yapısı itibariyle 700 kHz frekanslı akımı 10 ohm üzerinden kısa devre ediyor. Diyeceksiniz ki insan kulağı en fazla 20 kHz sesleri duyabiliyorken, nereden çıktı bu hoparlörün bile veremeyeceği 700 kHz! Haklısınız, ama orijinal ses sinyalinde olmayan bu çok yüksek frekanslı seslere karşılık gelen akımlar yok edilirse, duyulabilen frekanslardaki akımlara olan girişim deseni etkileri de yok oluyor, ses doğala daha çok yaklaşıyor ve bozunma-girişim deseni daha az meydana geliyor. Peki, bu çok yüksek frekanslı akımlar nereden geliyor? Forumlarda, anten gibi davranan hoparlör kablosunun radyo frekanslarını çekmesi sebep gösterilmiş, ama benim fikrime göre bu % 10'luk bir sebep. Esas parazit kaynağı, amplifikatörün ta kendisi! Her yükseltici, kendisine uygulanan akıma karşı, giriş sinyalinin içinde olmayan minicik bir amplitüde sahip de olsa çok ani, yani çok yüksek frekanslı bir kalkış ve kapanış titreşimi oluşturur. Bu etkiyi, yokuş yukarı kalkan bir arabanın azıcık geriye kaydırması ve durmak üzere olan bir arabanın da tam durma anında hafifçe öne doğru esnemesi şeklinde izah edebiliriz.

Resimleri izah edeyim size: İlk resimde gerekli malzemeleri gösterdim. Pamuk, direnç, kondansatör, plastik şişe, alüminyum folyo, streç film. Oradaki halkalar da kuantum betimleme cihazı olarak duruyorlardı. Lehim ve kabloları koymadım tabi. O kapatma için kusura bakmayın, sonuçta siteyi de kollamamız lazım değil mi ama? İkinci resimde devrenin kendisi gözüküyor. Gümüşlü lehim ve gümüşlü tel kullanılmış durumda. Üçüncü resimde, devre plastik şişeye konmuş, içine pamuk tıkılmış, dışına alüminyum folyo sarılmış, üstüne de streç film sarılmış, bantla da sağlamlaştırılmış vaziyette. Dördüncü resimde de hoparlör kabini arkasına uygulanmış hali mevcut. Beşinci resimde, etki mekanizmasını yani bu devrenin kırptığı yüksek frekanslı çıkıntıları izah ettim. Son resim de gerçek amplifikatöre ait bir voltaj-zaman grafiği. Çıktının hemen öncesi ve sonrasındaki minik yükselme ve çökmeleri görüyorsunuz değil mi?

Uygulayacak arkadaşlara kolay gelsin diyorum. Herhangi bir soru veya katkı olursa memnuniyet duyarım. Saygılar, sevgiler. #akış #hifi #DIY

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Tunç Karesioğlu @tunc-karesi

    Mersi, ama daha tam fantastik ürünleri anlatmaya başlamadım. Öyle acayip, ama bariz etkili şeyler var ki! Neyse sırası geleni uygulamalarıyla ve fotoğraflarıyla anlatacağım.

  • gdy @gdy

    Hocam kabak çekirdeklerini de kullanıyor muyuz 🙂

  • Ufkabakan @ufkabakan

    Benim icin audiophile seviyesinde bir mod olmus. Dikkatimi en cok ceken sey ise sansurleme ihtiyaci hissetiginiz -yansimadan ve kabak cekirdeginde anladigim kadari ile- bardakdaki hos malt içeceği.

    • Tunç Karesioğlu @tunc-karesi

      Teşekkürler. Evet tespit buyurduğunuz malt içeceği, B vitaminleri açısından zengin ve MÖ 5 bin gibi, ilk Sümer zamanına kadar mazisi olan kadim bir gıda.

    • Ufkabakan @ufkabakan

      Sansurleme ihtiyaci duymanizin sebebini ogrenebilir miyim? TeknoSeyir'in bu tarz bir kurali yok diye biliyorum.
      NOT: Bu mesaj soguk soguk yumdumladigim Erdinger WeiSSbier ve Tortilla Chips katkilariyla yazilmistir 🙂

    • Tunç Karesioğlu @tunc-karesi

      İnsanların ergenlikleri 12 - 18 yaş aralığında malum. Ergenlik dönemi, bebeklik yani dürtüsellik-ilkellik nöronlarının önemli bir kısmının kırpıldığı yani yok edildiği naif bir dönem. Bu geçiş döneminde bu nöronlar yok edilmemek için tabiri caizse çıldırırlar ve "beni değil, olgunluk nöronlarını yok et" diye etrafa sataşırlar. Delikanlılık böyle oluşur. Geçici ve çalkantılı bir dönemdir. Dürtüsellik nöronları hala işe yaradıklarını ispat etmek istercesine yeni dönemin bilişsel nöronlarını kendi ilkel düzlemine çekmeye çalışırlar. Anlayışlı olmak lazım. Toplumlardaki bu dönem yüzyıllara tekabül eder, özünde "tartışma-kabul et" mekanizması olan akımlarda bu süre 1500 yıla karşılık gelir. Sözlerimi merhum Krishnamurti'nin veciz tespiti ile noktalayayım: "It's a crisis. A crisis that they can not accept old norms, the old traditions. It is a crisis in consciousness"

  • hakan1846 @hakan1846

    Üstat merhabalar.siteye yeni üye oldum.konu çok ilgimi çekti.Yukarıda bahsettiğiniz uygulama sadece lambalı cihazlar için mi öneriliyor,yoksa entegre amfiler için de geçerlimidir.Teşekkür ederim.

    • hakan1846 @hakan1846

      @tunc-karesi Tekrar merhaba.Benim 4 yollu Kenwood JL922AV lerde nasıl fark yaratacak diye sabah malzemeleri temin edip imalata giriştim.İlk izlenimim ,alt frekansları flat seviyesinde,temiz fakat düşük stereo etkisi aldım. Yan odadan aldığım deep basları alamadım.1 saat dinletiden sonra eski duruma döndüm.Neyse şimdi sırada, içi Marmaray kadar boş olan kabinlerime sizin akustik ürünlerle çalışma yapmayı düşünüyorum.Emeğinize sağlık,teşekkür eder iyi çalışmalar dilerim.

    • Tunç Karesioğlu @tunc-karesi

      @hakan1846 entersan bir sonuç çıkmış sizde. "Komşu dostu" bir etki göstermiş. Ben her zaman flat etkiden yana olduğum için, hoş olmuş bence. Stereo etkinin azalması ilginç geldi yalnız.

    • hakan1846 @hakan1846

      @tunc-karesi Üstadım,kullanmakta olduğum 80x30x40 ebatlarında arkadan çift portlu kabinlerimin içini akustik pramit sünger ile kaplamayı düşünüyorum.(içi tamamen boş) Kabin ahşabı 1.5cm. suntadan yapılmış,yanlarda vibrasyon mevcut.Genel anlamda bir fayda sağlarmı?Teşekkür ederim.

    • Tunç Karesioğlu @tunc-karesi

      @hakan1846 sesi boğup, dinamik aralığı azaltır bence. Onun yerine sadece yan ve arkaları, mutfaklarda satılan "kaymaz" adı verilen yumuşak gözenekli "şey" ile 2 kat kaplarsan çok daha iyi olacağını düşünüyorum.

Bursa Barosu’nun düzenlediği erişim yasakları, içeriğin çıkartılması, unutulma hakkı, siber saldırılar, güncel yargı kararları konulu “Bilişim Hukukunun Bilinmeyenleri” paneli Bursa Adalet Sarayı Konferans Salonunda gerçekleşti.

Bilişim hukuku konusunda 1 saatinizi ayırmak isterseniz buyrun izleyin 🙂

Neler konuşuldu? --> https://www.daghan.com/bilisim-hukuku.dgn

https://www.youtube.com/watch?v=KMb_jsrKLl0 #bilişim #SiberGüvenlik #sibersaldırı #bilişimhukuku #akış

Bilişim Hukukunun Bilinmeyenleri

Dağhan Uzgur, Cankat Taşkın katılımı ile Bursa Barosu’nun düzenlediği Erişim yasakları, içeriğin çıkartılması, unutulma hakkı, siber saldırılar, güncel yargı...
BeğenFavori PaylaşYorum yap