Dünya ülkelerinin elektrik enerjisi depolama sorununa çözüm bulmak için yıllardır çabaladığını biliyoruz. Şu her hepimizin cebinde gezdirdiğimiz telefonların bataryalarında bile bir adım ileriye geçilemedi.
Elektrik üretiminde bile daha çok yol kat etmek gerekiyor. Konumun coğrafi durumuna göre çözümleri var elbet fakat iş depolamaya gelince orada şu an ki teknoloji dar boğaza giriyor.
Ayrıca elektrik enerjisini elde etmek o kadar da ucuz değil ve daha bu sorunu aşamadık.
Klasik yoldan üretilen enerji yani en bilineni olan Hidroelektrik santrallerinin dışındakiler de doğaya ne kadar zarar verdiğini de hepimiz tarafından biliniyor.
Neyse ki yakın tarihte yenilenebilir enerji adı altında bir çok alternatif çözümlere gidildi.
Artık depolamadan ziyade temiz enerji üretimi daha da önem kazanmıştır.
Bazı dünya ülkeleri temiz enerji üzerine yüksek yatırımlar yapmaya başladı, örneğin hollanda hükümeti evlerin çatısına solar panel konulmasını teşvik etmesi gibi…
Depolamak için üretmek gerek ki halen bu yatırımlar yüksek maliyetler doğuruyor.
Umarım yakın zamanda bir çözümü bulunur fakat benim düşüncem depolamaktansa sürekli temiz enerji üretiminde yoğunlaşmak daha yeğdir.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • protego @protego

    Rüzgar ve güneş enerjisi temiz enerji değil maalesef. İkisininde bulunduğu çevrenin iklimini etkilemesi durumu mevcut. Güneş panellerinin üretimindeki çevre zararı daha beter. İkisinde de sürekli üretim de mümkün değil zaten. Şu an için en temiz enerji nükleer enerji, bizim halk ne kadar nükleere karşı eylem gibi gereksiz işler yapsa da gerçek bu.

    • cüneyt demirhan @cdemirhan

      O_o Nükleer enerji en temizi mi, emin misiniz?
      Bu konuda Green Peace makalesini okumanızı öneririm.
      https://www.greenpeace.org/usa/global-warming/issues/nuclear/

      Güneş enerjisinin çevreye verdiği zarar var muhakkak, kanun ve şartnamelere göre kurulacağı alanın ekilebilir yani tarıma elverişsiz olmasıdır. Eğer ekilecek alanı kaplıyorlar diyorsanız mevzuat zaten bunu belirtmiş.
      Güneş panelleri ışık yansıtmaz hücrelerin siyah olması sebebi ile.
      Solar panellerin ömrü yaklaşık 10 yıl olarak öngörülür, geri dönüşümü ise cam geri dönüşü ile aynıdır.
      Rüzgar tribünleri ise kanat çapının iki katı alan üzerinde rüzgar etkisi sebebi ile yeşili kurutmaktadır.
      Şimdi gerisine siz karar verin Nükleer mi, Yenilenebilir enerjimi...
      Saygılarımla

    • protego @protego

      @cdemirhan Hocam çok büyük bilgi yanlışınız var. Güneş panelleri ışık yansıtır. Hem de öyle bir yansıtır ki, civarından geçen kuşları telef eder. https://www.log.com.tr/dunyanin-en-buyuk-gunes-paneli-tarlasi-binlerce-kusun-yanmasina-neden-oluyor/

      Kısaca olay tarım arazisi mevzusu değil. Güneş panellerinin veriminin düşmesinin sebebi de zaten gelen ışığın bir kısmının geri yansımasıdır. Bu kadar yansıma da böcekleri çeker, kuşlar da böceklere gelir, orası kuşların göç yolları üzerinde olmasa bile. Yansıyan ışınlar sebebiyle atmosferi ısıtır ve hava akışını değiştirir. Güneş panellerinin çevreye verdiği tüm zararları Google'a "güneş panellerinin çevreye zararı" yazarak okuyabilirsiniz. İlk sonucu ben sizin için atayım, yorulmayın https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/surdurulebilirlik/gunes-enerjisi-panellerinin-cevreye-verdigi-zararlar-tartisiliyor

      Rüzgar enerjisi de hem hayvanlara zararlı, hem bölgesel iklimi değiştirmesi sebebiyle zararlı, hem de yaydığı sesler insana zararlı. Yine google'a "rüzgar enerjisinin zararları" yazarsanız bol bol görürsünüz. Ben yine sizin için bir link bırakayım. http://sosyalsorunlumusun.blogspot.com/2015/03/ruzgar-enerjisinin-cevreye-verdigi.html

      Greenpeace bir çok konuda farkındalık yaratan bir oluşum. Ancak bazı konularda SJW kafasında davranıyorlar. Greenpeace'in yazdığı makale bilimsel bir makale değil. "Şu olursa bu olursa" şeklinde bir yazı. Amerika'da nükleer sızıntı olabilir falan denmiş kısaca. Tek dayanak noktası bu varsayım. Evet olabilir, ancak bu ihtimal o kadar düşük ki, yok diyebiliriz. Amerika gibi para kaynağı olan bir ülke bilmiyor mu güneş ve rüzgar enerjisi kullanmayı? "Nükleer sızıntı olabilir" demenin "uçağa binme düşerse kurtulamazsın" demekten farkı yok. Ancak uçak kazasında ölme ihtimalin araba kazasında ölme ihtimalinden düşüktür. Zamanında hidroelektrik santralleri de temiz enerji olarak görülüyordu fosil yakıt olmadığı için. Ama barajların çevreye verdiği zararın fosil yakıtlı santraller kadar kötü olduğu yıllar sonra, çevreye vereceği zararı verdikten sonra anlaşıldı. Peki Türkiye'de neden hala hidroelektrik santral kurulunca kimse gıkını çıkarmıyor ama nükleere gelince daha nükleer ne demek bilmeyen sokaktaki vatandaş kalkıp bilinçsizce eylem yapıyor?

      Dünya'da 500 civarıydı en son, nükleer santral var. Bunun 100 küsürü Amerika'da. Avrupa bile şu an eskiyen nükleer santrallerini kapatıp yenilerini açmak için harıl harıl inşaat yapıyor. Avrupa bilmiyor mu yenilenebilir enerjiyi, temiz enerjiyi? Nükleer santralin sızıntı yapması imkansıza yakın bir ihtimal. Japonya'da gördük, depremde bile sızdırmadı. Tsunamiye dayanamadı anca. Ama o sızdırmanın da bir etkisi olmadı çünkü her türlü önlem alınmıştı. Çernobil'den sonra nükleer santraller için aşırı abartı önlemler alındı. En son ne zaman sızıntı yapan, nükleer santral haberi gördünüz? Bazı haberler görebilirsiniz birkaç tane onlar da sadece, çekirdeğin sızdırması. Hiçbir zaman santral dışına sızma durumu olmadı çünkü önlemi alınmıştı. Nükleer enerjisi çocuk oyuncağı değil, bu yüzden devletler buna göre önlemini alıyor. Nükleerin çevreye zararı da yok. İki gıdım atığı çıkıyor onu da sızdırmaz varile koyup gömüyorsun, 20 yıl mı ne sızdırmama ömrü var o süre dolunca başka varile taşıyorsun. Çevreye hiç zararı var mı? Yok. Sızdırmadığı sürece. Sızdırma olasılığı da sıfıra yakın. Sızdırma riski yüksek olsa Amerika gibi bir devlet 100 santral inşaat eder miydi?

      Tüm bunların dışında, rüzgar enerjisi ve güneş enerjisinde süreklilik yoktur. Ne zaman ne kadar enerji alacağınız belli değildir. Bu yüzden de bu iki enerjiye güvenemezsiniz.

    • cüneyt demirhan @cdemirhan

      @protego Öncelikle yazımı okumanız ve kıymetli zamanınızı benim için harcamanız büyük incelik.
      Her konuda olduğu gibi görüşler veya fikirler tartışılabilir, tıpkı bizim yaptığımız gibi.
      Büyük yanlışınız var dediğiniz ve bununla ilgili koyduğunuz link solar hücresel paneller değil, çok noktadan merkez noktasına yoğunlaştırılmış güneş ışığı sayesinde buhar elde ederek elektrik enerjisi üretmek il ilgili...
      Güneş panelleri ancak cam seralar kadar yansıma yapar bu sebep ile ne sinek ne de kuşlara zararı yoktur.
      Ayrıca güneş panellerinin verimliliğinin düşme sebebi yansıma değil ısı dır...
      Mesleğimin getirdiği bu mevzuya yakınlığım sebebi ile bu konuda hayli araştırmam oldu, anlıyorum ki bardak ve su meselesi gibi iki farklı açıdan bakıyoruz.
      Bilgi ve ilginiz için teşekkür eder, paylaşımlarınızı beklerim.
      Saygılar...

    • protego @protego

      @cdemirhan Farketmez, anlamadığınız şu, güneş panellerinin yansıması böcekleri çeker, böcekler de kuşları çeker. İster ışın yoğunlaştırma olsun ister normali. Ayrıca hayvanlar suyu yansımadan buldukları için güneş panelleri hayvanları tuzağa düşürür. Bunlar varsayım değil şu an bile olan şeyler. Araştırın. Güneş panellerinin üretiminde çevreye verilen zararın ve bu paneller hurdaya (ömür 20-30 yıl) döndüğünde oluşacak atığın çok büyük çoğunluğunun geri dönüştürülemediğinin farkında mısınız? En büyük zararı veren de sülfürik asit. Link sadece ilk sonucun linki. Dediğim şekilde arama yaparsanız hepsini görürsünüz. Tek tek link atmaya vakit ayıramayacağım.

      Siz nasıl araştırıyorsunuz bilmiyorum ama baya eksik araştırıyorsunuz. Güneş panellerindeki verim kaybının nedenleri; gölgelenme, tozlanma, yansıma, ışınım, ısı.... gibi etmenlerdir. Tek başına ısı değildir. Güneş panelleri yansıma yapar. Size kim yansıma yapmaz diyor bilmiyorum ama işten hiç anlamadığı belli. Ben bile 5 dakikalık araştırmayla yansımanın verim kaybına sebep olduğunu bulabiliyorum. İlginçsiniz hakkaten http://www.emo.org.tr/ekler/38f0038bf09a40b_ek.pdf

      "Klasik yoldan üretilen enerji yani en bilineni olan Hidroelektrik santrallerinin dışındakiler de doğaya ne kadar zarar verdiğini de hepimiz tarafından biliniyor." Bu cümlenizle hidroelektriğin doğaya zararsız olduğunu söylüyorsanız sizinle bu konuda daha tartışacak bir şeyim yok. "Mesleğinizle ilgili" daha çok bilgi edinin. Mümkünse bilimsel araştırmaları okuyun. Güneş enerjisinin ne kadar harika olduğunu anlatan köşe yazılarını değil

  • cüneyt demirhan @cdemirhan

    insan oğlunun bulunduğu her nokta doğaya zararlı tabiki ve insanlığa enerji de gerekli. Sizin kaçırdığınız mevzu en az zarar veren enerji üretimini desteklemek.
    Sizin sözlerinize bakarsak enerji üretilmemeli.
    Nükleer enerjiyi savunuyorsun, atıklarına ne olduğu hakkında bir bilginiz varmı?
    Kahrolsun elektrik enerjisi.

The New York Times gazetesinin Çarşamba günkü haberine göre , Çinli casuslar genellikle Başkan Donald Trump'ın iPhone'nundan arkadaşlarıyla konuşmalarını dinliyor .

Aaaaa, bu konu hiç yabancı gelmedi bana.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Duydum ki @kadirg1976 Kadir kardeşimiz Ekran kartı almışşş. O_o Hayırlısı olsun. Allah içine sindirsin.

Bizde de durum! ( Latife )

BeğenFavori PaylaşYorum yap

1985 yılları o zaman 10 yaşlarımdayım bir misafirliğe gitmiştik, gittiğimiz o evdeki akranımın elinde gördüm ilk ve dondum kaldım o zaman nasıl bir şey bu offf bee!...

Al oyna dermişcesine uzattı tabi bana havasını attıktan sonra. Yok böyle bir dünya, sadece atari ve ben (atari o zamanlar bütün elektronik oyunların genel adı).
Sonra çift ekranlıları felan çıktı obaraaaa. derken yan komşumuzdaki comodore ile tanıştım.
Neyse uzatmayayım, tabi bu olaydan hemen önce kara ekran teniz oyununu es geçemem. koca cihaz sadece teniz oyunu barındırıyor.
Vayy bee!...

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Bu gün Arcade kabin atari kolu videosundan sonra çocukluğum aklıma geldi, yine benim için psp 2 ların atalarından olan ve zamanında oynayabilmek için sekiz takla attığımız bir cihazdan bahsedeceğim.
Casio kol saati atarisi, evet o zaman böyle derdik.
Ne kadarda süper bir saat, fuuuuu.
Buyrun...
https://www.youtube.com/watch?v=3uyM8nPMQJs

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 7 / 11

5 yıllık HTC One M7 kullanıyordum, taki geçen hafta ofiste yere çarpana kadar…Neden böyle birşey yaptın diye soracak olursanız. şarj tutmayan pili artık beni deli ediyor cebimde telefon diye gezdiriyordum. Artık yarı yolda bırakıyordu. Baktım ölmeyecek, ben son erdim yaşamına.
Allah şahidim olsun sıfırını bulsam gene alır kullanırdım.şimdiki orta seviye telefonlardan çok daha iyidir.
Şu güzelliğe bakarmısın.
Üzüldüm bak şimdi...
Saygılar

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 7 / 8
  • O A @keyniley

    Yazik olmus ama bir yandan da guncellemek icin bahaneniz olmus. Ben M8 ile bile rahatsiz oluyordum bazen ve HTC 10 aldim yakin zamanda. Siz de HTC 10 alabilirsiniz aslinda hem metal govde hem de kulaklik jaki var ama stereo hoparlorler yok. Android 8 var ama 8.0.0 ve hicbir guncelleme almiyor. HTC elindeki iyi imaji dogru kullanamadi bence. Eger compact bir model cikarmazlarsa baska markalara bakacagim bundan sonraki telefon secimlerimde.

  • mavizaman @mavizaman

    niye kırdın ki bataryasını değiştirseydin yada garibanın birine verseydin yada yedek niyetine kenara atsaydın acil işte lazım olabilir ziyan olmuş.

  • cüneyt demirhan @cdemirhan

    @mavizaman dediğini yaptım tam 2 kere batarya değiştirttim. 300 lira masraf yaptım. fakat sonradan gördüm ki takılan bataryaların en genci 2014 tarihli. Artık taze pil bulunmuyor bu model için. Evet başka birine de verebilirdim fakat gerçekten çok seviyordum ve bir türlü hayatta tutamaz hale geldim. Kullanılacak kadar bir pil olsaydı zaten kullanırdım. Ne bileyim böyle kopabildim işte...

  • cüneyt demirhan @cdemirhan

    @keyniley Anlaşılan sende HTC sevdalısı birisin. Bende artık bu günkü durumlarından tırstığım için gittim paramın yettiği bir telefon aldım.
    HTC 10 alabilirdim fakat şunu gördüm ki telefon taze olunca senin kullanma tarzına göre uzun zamanlar kullanabiliyorsun.
    HTC One M7 telefonuma 5 yıl beni idare ettiği için sizin huzurunuzda çok teşekkür ediyorum.
    Saygıyla anıyorum...

Palm’ in Büyük dönüşü…

Palm, en iyi kişisel dijital yardımcıların ve akıllı telefonların dünyasında öncü olarak bilinir. Palm'ın dirilişinin sizi bu günümüz devasa ekranlarından uzaklaştırarak daha küçük bir ekrana bakmanız için ürettiğini söylüyor.
"Teknolojinin geri çekilmesi gerektiğini düşünüyoruz."
Yani telefon mu?
Palm cihazı gerçekte ne olduğu merak konusu. Telefon gibi çalışan küçük boyuta sahip bu cihaz ne menem bir şey? Ana telefon numaranızla eşleştirilmiş olsa bile, kendi hücresel operatör özelliğine de sahip.
Buna bağlı olarak e-sim özelliğini destekleyen ülkelerde kullanılması mümkün görülüyor.
3.3 inç ekran boyutuna sahip bu cihaz, 720p ekran, 445piksel/inç çözürnürlük ve Oreo 8.1 ile geliyor.
Şarj ve kulaklık için sadece Tip-C birimi kullanılmış, Gorilla Glass 3 ile ekranı koruma altına alınmış.
Yine de Verizon ve Palm, bir tamamlayıcı cihaz olduğu konusunda ısrar ediyor ve bunu bağımsız bir ürün olarak satmayacak.
Reticle Research analisti Ross Rubin, “Neden bir telefon olmadığını söylediklerini anlıyorum, ama bu karışıklık doğuruyor” dedi. İkinci bir "yaşam tarzı" telefonu fikrini zor bir adım olarak nitelendiriyor.
Higgins, Verizon'un satış gücünü mağazada doğru bir şekilde sunulması için satıcıları bilgilendirilmesi gerektiğini söyledi. O, daha büyük akıllı telefonlar ile promosyon paketlerinde sunulacak olması telefon camiasında yeni bir bakış açısı mı doğuruyor!
Kasım ayında 350$ dan satılacağı da söylentiler arasında.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Lexar yeni parmak izi kilidine sahip USB 3.0 flash belleğini duyurdu.

Lexar, verilerinizi korumak için parmak izi kimlik doğrulaması kullanan yeni JumpDrive Fingerprint F35 USB 3.0 flash sürücüsünü duyurdu . 150 MB / sn'ye kadar okuma hızına ulaşırken, yazma hızı hakkında bir bilgi verilmemiş. 10 farklı kullanıcıyı tanımyabilir, dosyalarınızı güvenle saklayabilirsiniz. 256 bit AES şifreleme ile korunuyor.
Mac, Windows XP, Windows Vista, Windows 7, 8, 10, ve Linux’ un bazı sürümlerinde sürücüye ihtiyaç duymadan kullanılabiliyor, 32 GB varyasyonu Amazon'da şu anda 32.99 $için ön sipariş verilebileceğini bildiriyor. Ayrıca, 64GB 50 $, 123GB 90 $ ve 256GB 170 $ dan satılacağı öngörülüyor.Ön siparişlerin gönderimi önümüzdeki birkaç ay içinde olacağı belirtiliyor.. Lexar, JumpDrive'ın Mac ve Windows PC'lerle uyumlu olduğunu söylese de, USB 3.0 bağlantı noktası olmayan Mac sahipleri, flash sürücüsünü bir dongle olmadan kullanamayacaklar. Belki de şirketin bir sonraki hamlesi, parmak izi sensörlerini USB-C flash sürücüler için kullanılabilir hale getirmeye odaklanmalıdır.
Amazon https://goo.gl/X3hKzW
Lexar https://goo.gl/AYnm1Y

BeğenFavori PaylaşYorum yap

18 Ekim'de Çin'de piyasaya sürülecek çift ön kameralı Lenovo S5 Pro, resmi teaser'ı doğruladı

Lenovo S5 Pro, 1080x2246 piksel çözünürlüğe ve 19: 9 en boy oranına sahip bir 6.18 inç full HD + ekrana sahip olabilir.

Önümüzdeki hafta Lenovo S5 Pro Çin'de piyasaya sürülmesi bekleniyor. Şirket, Çin sosyal ağ sitesi Weibo'da bir teaser yayınladı. Resmi teaser, da gelecek olan modelin ön tarafı çerçevesiz ve iki kameraya sahip olacağı belirtiliyor. S5 Pro, 18 Ekim'de satışı başlayacak.
TENAA'ya göre Lenovo S5 Pro, 1080 × 2246 piksel çözünürlüğe ve 19: 9 en boy oranına sahip 6.18 inç full HD + ekrana sahip olabilir. Telefon, 1,8 GHz'e kadar saat hızına sahip bir okta çekirdekli işlemci tarafından desteklenmesi öngörülüyor. 3 GB RAM + 32GB ROM, 4 GB RAM + 64 GB ROM ve 6 GB RAM + 128 GB ROM olmak üzere üç depolama yapılandırmasında olması bekleniyor. Lenovo S5 Pro'nun microSD kart yuvası aracılığıyla 128 GB'a kadar genişletilebilir belleği desteklediği söyleniyor. Pil 3,500 mAh olabilir.

Lenovo S5 Pro'nun Android 8.1 Oreo sürümü ile ve çift SIM yuvasını desteklemesi bekleniyor . Kamera açısından, telefon, çift arka kamera, 20MP birincil, 12MP ikincil kamera ve LED flaş ön görülenler arasında. Ön kamera ise 20MP birincil ve 8 MP ikincil kamera içerebilir.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Snapdragon 632 işlemci ile Honor 8C, 4000mAh pil piyasaya çıktı!

Şirketin en son orta sınıf akıllı telefonu olan 8C Honor Çin'de piyasaya sürüldü. Cihaz şu anda ön sipariş ile satışa sunulmuş, 16 Ekim'de ise raflarada bulunabilecek. Honor 8C, 4GB RAM / 32GB - 4GB RAM / 64GB dahili depolama ile geliyor. Telefon Aurora Blue, Magic Night Black, Platin Gold ve Nebula Purple renk seçeneklerinde piyasaya sürülmüş.

Özellikleriyle ilgili olarak, Honour 8C, 19: 9 en boy oranıyla 1520 × 720 piksel çözünürlükte 6.26 inç IPS LCD HD + ekrana sahip. Qualcomm Snapdragon 632 işlemci tarafından desteklenmektedir. Cihaz bir microSD kart ile 256GB'a kadar genişletilebilen 32GB / 64GB dahili depolama ile birlikte 4GB RAM ile birlikte geliyor. EMUI 8.2 ile geliyor. Bunların tümü, 4,000 mAh sabit bir batarya ile desteklenmekte.
Honour 8C, f / 1.8 diyafram açıklığına sahip 13 MP ana kamera ve / 2.4 diyaframlı 2MP ikincil kamera ile donatılmış. Cihazın ön tarafında, f / 2.0 açıklığında 8MP kamerası bulunuyor. Her iki tarafın kameraları çift ton LED flaş özelliklerine sahip.

BeğenFavori PaylaşYorum yap