2011'in çıkış yapan otomobilleri
2011 yılını değerlendirmediğimiz tek bölüm OtoSeyirdi onu da bugün yapıyoruz. 2011'de çıkan ve beğendiğimiz araçları değerlendiriyoruz.
2011 yılını değerlendirmediğimiz tek bölüm OtoSeyirdi onu da bugün yapıyoruz. 2011'de çıkan ve beğendiğimiz araçları değerlendiriyoruz.
Son bir saat içinde 138 ziyaretçi, 13 kayıtlı kullanıcı giriş yaptı.
asdasdasd
Saat 3'e kadar yeni videoyu bekledim yeni videonun da otoseyirden gelmesi kulaklığı kırdırttı.
HarictenGazel
Heheh aynı duyguları taşıyoruz 🙂 Keşke her gün BT konularına video gelse isteyenler için ekstra otoseyir gelse güzel olacak hafta bir günü hiç izlemeden boşa geçiyoruz..
OtoSeyir izleyenler de dört günü boş geçiyor 🙂
maxx
Şu vidyolar günde 2 taneye çıksa bari biri vimeodan biri siteden olsa içerik arttıkça tanınırlık artar.
Kısa vadede bu mümkün değil. Şu halini yaşatmaya uğraştığımızı düşünürsek 🙂
Keşke 2 adet olsa.. 🙁
Murat Bey,
bazı videolar uzun çekilse ama 2 3 bölüm olsa, 10 dakikalıklardan?
Böylece daha fazla video video olur, günde daha fazla video izleyebiliriz 🙂
Daha önce belirtmiştim hepsi bir günde çekiliyor o yüzden zaman fiks. Yani uzun çektiğimiz bölümler o hafta çekebileceğimiz video sayısını azaltıyor.
Hepsinin aynı günde çekilmesinin, uzun çekilemesi kısmını etkileyeceğini düşünmemiştim...
Hayırlısı diyelim, yeni bir reklam daha gördük, bu güzeldi 🙂
O değil de şu videoları youtube gibi biyerden de yayınlansa iyi olabilir. Netbook kullanıyorum ve bu videoların çözünürlüğü yüksek olduğundan kasma meydana geliyor. En azından youtube gibi yerlerde çözünürlüğü istediğimiz gibi ayarlayabiliyoruz.
Hehe ;
Can Akbulut un ilk 5 saniyedeki bakışına bittim.
Çekim hataları videosunda sonda çıkmıştı hani. '' Üzgünüm vaktin doldu şimdi yaktım çıranı şimdi yaktım çıranı '' 🙂
Venator
Hangi çekim hataları videosu?
Selamlar,
Bu video: http://www.youtube.com/watch?v=V8lHSlhvrBQ
Facebook sayfasını daha aktif kullanmak lazım 🙂
http://www.facebook.com/TeknoSeyir
2011'de Android'in otomobilllere girişi (ya da en azından bu yöndeki haberler) konusunda da birşeyler söylenemez miydi ? Sanki bu yöndeki haberler geçen yıl patlama yaşadı.
Can Akbulut
Sonuçta teknolojik "detay" o da, mümkün olduğu kadar detaydan kısıp sohbeti kompakt tutmaktı gayemiz. Daha manyetik sübap iticiler, elektrikli turbo devirlendirici, yeni EuroNCAP standardı gibi "bissürü" gelişme oldu bu sene aslında. Geyiğe sararsam sonu gelmez diyerekten affınıza sığınıyoruz. 😀
Yeni EuroNCAP standartları nedir, bakalım bir. Bana göre, hızın artık artması lazım testlerde...
Bu geyik muhabbetlerini dakikalar, saatler hatta günler boyunca dinleyebilirim/dinleyebiliriz. 🙂 Daha uzun videolar bekliyorum/bekliyoruz. 🙂
recep
konu üzerine konuşulacak çok şey var. o yüzden tadımlık olmuş. otoseyir bölümleri en az 30 dakika olmalı. teşekkürler.
tropik
Otoseyir bölümleri sanki bir acele içindeymişcesine yapılıyor. Bir konuya değiniliyor 2 cümle söyleniyor ardından hop başka bir konuya geçiliyor. Ağzımızda buruk bir tat bırakıyor bu durum. Ben bir şey izledim ama ne izledim diye düşündürtüyor. Konuların daha derin incelenmesi temennisiyle
ciao
Son 2-3 videoda gördüğüm kadarıyla teknoseyir artık süreye oynuyor.Murat Gamsız önüne kronometre almış gözü sürekli orda otoseyirde bu bölümde çok yüzeysel geçildi kanımca.Sanırım server sıkıntısından kaynaklanıyor bu kadar kısa olunca o eski uzun videoları özler oldum.
Aslında böyle olacağı önceden belliydi. Hyundai ve Kia senelerdir fuarlarda sergiledikleri konsept otomobillerle gümbür gümbür gelmekte olduklarını belli ettiler. Bu sene de çıkış yılı oldu, bir yandan Kia Rio küçük sınıfta konuşuldu, diğer yandan Hyundai Veloster ilginç reklamı ve kapı tasarımıyla kompakt sınıfın en ilginç otomobili haline geldi. Avrupa'lı üreticiler biraz düşüşte sanki, eskisi kadar güçlü değiller. Görelim bakalım, seneye ne olacak...
Bu arada, Veloster'ın şu reklamını da izlemediyseniz izlemenizi öneririm, bence gayet yaratıcı olmuş. 🙂
http://goo.gl/eoJx6
Can Akbulut
Seneye değil de özellikle 2013 - 2014 gibi Avrupa'da çokça çeşitli model çıkacaktı. Şu anda teknoloji gelişimi için ar-ge devresindeydi. Hesaplar ekonomik dengelerin bozulmasıyla birlikte şaştı tabii... Çıkması "gereken" modeller ve pazardaki rekabetin yönü belli olduğu için araçların yola iniş tarihini Euro bölgesinin finansman vaziyeti belirleyecek anlaşılan 🙂
Orası öyle, hatta Toyota'nın pedal arızası skandalı bile çok etkili oldu bu konuda. Bir de piyasaların büyüklüğündeki değişim var tabi. Mesela eskiden Kuzey Amerika pazarı çok büyüktü, Avrupa pazarı orta büyüklükteydi, Asya pazarı ise daha küçüktü. Şimdi Kuzey Amerika hala çok büyük, ama Asya pazarı çok büyüdü. Çin ve Hindistan'da satışlar çok arttı. Kore markaları da bu fırsatı çok iyi değerlendirdi.
Bir de Kore firmaları küçük araba yapmayı iyi beceriyorlar. Özellikle Kuzey Amerika piyasasında tercihler küçük motorlu küçük arabalara kayınca Koreli üreticilerin şansı döndü. Arabalar da güzel olunca satışlar arttı tabi...
Tesla
Can Akbulut'un videolardaki başlangıç ve bitiş pozlarına hastayım. 🙂 Muhabbetine sözüm yok tabi.
Facebook'ta yayınlanan videoda da vurgulanmıştı.
Can Akbulut
Yollar gidişime, sizler duruşuma mı hasta bu durumda?! 😀
Audi A4 neden 1.4 160 hp'lik TSI motoru kullanmıyor? 1.8 120'lik var ama o yok.
1.4 A4 tadından yenmez ama yok işte 🙂
Can Akbulut
Passat'ı kime satacaklar o zaman? 😀
Biliyorum da, insan gıcık olmuyor değil.
C180'de ne güzel, 1.6 motor var. A4 benim o segmentte en beğendiğim araba. 1.2 motor koyunlar, 105lik, gene alırım :)))
Şimdi birileri çıkar "yürümez, etmez" der de, 1.6 dizel araçlar 1.5 tonluk araçlarda kullanılıyor :/
Can Akbulut
Sizi VW AG pazarlama departmanına havale ediyorum, onlar daha iyisini yapana kadar en iyisi bu herhalde 😀
Can Bey, aşağıdaki karikatürü okudunuz da söylediniz bilmiyorum ama aklıma direk bu geldi :))):
(hafif küfür veya argo içerir.. )
http://karikaturdelisi.blogspot.com/2011/12/alc-olmadgmz-anlad.html
Can Akbulut
🙂
Eskiden durum tam tersiydi aslında. Audi'ye "Yahudi Mercedes'i" dendiği zamanlarda, Audi aynı kasada daha küçük (1.6L) motorları da sunardı, Mercedes ve BMW ise 1.8-2.0 litreden aşağıya düşmezdi. Bu da onlara prestij kazandırdı. Uzaktan bir Audi gördüğünüzde o araba çok güçlü, çok performanslı, pahalı bir araba da olabilirdi, ama aynı zamanda küçük motorlu, sakin, ekonomik bir araba da olabilirdi. Mercedes veya BMW gördüğünüzde ise o arabanın güçlü olduğunu bilirdiniz, çünkü zayıf modeli yoktu. Şimdi iş değişti, Mercedes ve BMW küçük motorlu modeller sunuyor, Audi de küçük motora burun kıvırıyor.
Tabi bunu öylesine yapmıyorlar, bu kararları belirli sebeplerden alıyorlar. 1.4 TSI motor henüz çok yeni bir teknolojiye sahip, performansını da yüksek devirlerde gösteriyor. Bu yüzden bu motorun ileride ne yapacağı belli değil. Audi arabalarının güvenilir olmasını ister, çünkü müşterileri uzun yıllar arıza yapmaması için ona muadili arabaların 2 katı para ödüyorlar. Bunlar sadece tahmin, ama Volkswagen bu motorlara yeterince güvenmiyor olabilir.
Can Akbulut
Aslında VW Audi'yi alıp tepesine bindiğinden beri tek başlarına karar verme, marka imajı üzerinde tasarruf sahibi olma hatta ürün gamı çeşitliliğinde özgün fikir beyan etme gibi bir durumları yok. 🙂 Aynısı Bentley için de geçerli, Lambo için de... Maserati de de durum farksız GM'in batırdığı bütün eski Amerikan markalarında da durum aynıydı. Hatta Opel'in 90'ların başına kadar çılgınlar gibi R&D yaparken birden bire musluğunun kesilip sektörün gerisinde kalması da bundan kaynaklanıyor...
Bugün kendi ayağı üzrinde duran, başına buyruk davranabilme lüksü olan marka amblemleri Mercedes, BMW, Porsche, Fiat, Renault - Nissan, PSA, Ford, Honda, Tata, Toyota, egzotik küçük üreticiler ve Çinliler... 😀
VW motorunu sürekli geliştirdi 2 yıl boyunca ve artık yeterince güvenilir sayılır. Ama yeteri kadar çok üretemiyorlar o motoru. Bir dönem yeni sipariş alamayacak kadar sıkıntıya düştüler hatta. Bu yüzden kullanıldığı model sayısını abartmamak mantıklı olur. Tabi aynı segmentteki iki modelini birbirine kırdırmak da zekice değil VW açısından. Bu sebeple Seat Exeo sessiz sedasız yok edilen bir proje 😉
Aslında olay şöyle gelişiyor: Volkswagen gibi birden fazla markaya sahip gruplar motor, şanzıman, platform gibi teknolojileri bir havuzda topluyorlar. Markaların tasarımcıları da bu havuzdaki teknolojilerle yeni modeller geliştiriyorlar. Bu modellerin üretilip üretilmeyeceğine tepedeki yöneticiler karar veriyor. Mesela Volkswagen'in ortadan (küçük hacimli dizel) motorlu, 2 kişilik bir hafif spor araba projesi vardı. Porsche ve Audi bunun varyasyonlarını yapmaya niyetlendiler, hatta Audi'ninki R4 olacaktı, ama Volkswagen izin vermedi. Hoş, kendileri de yapmadılar ya, neyse...
Seat Exeo'nun durumu biraz farklı bence. O araba eski A4'ün tasarımını kullanıyordu. Maliyetleri yeterince aşağı çekemedikleri için Passat ile aynı fiyata satılıyordu. Seat her ne kadar iyi bir marka olsa da kimse güvenilirliğini ispatlamış Passat varken gidip aynı paraya Exeo almaz. Zaten almadılar da, ben yolda sadece iki tane görebildim. Aynı süre zarfında daha fazla Rolls Royce gördüğümü düşünürsek, bu büyük bir satış "başarısızlığı" demektir.
Hüseyin Gürsoy
Kia ve Hyundai gerçekten atakta ve şahsen Kia'nın modellerini kıyısından ucundan beğenmiyor da değilim. Tabi halihazırda 2008 kasa Honda Civic kullanıcısı olarak attan inip eşşeğe binmek gibi birşey yapamam, her ne kadar beğendiğim modelleri olsa da. Başta çevrem kabul etmez böyle birşeyi, Honda'dan sonra anca Audi, Volvo, Alfa Romeo falan düşünebilirim. 😎
Honda 2012 modelini duyurdu iyi güzel fakat arkası vasat olduğu gibi aracın iç malzeme kalitesinden tutun, değişmeyen motor yapısına kadar tam bir fiyasko oldu. Sanıyorum şu an kullandığım araç Civic'in efsane kasası olacak, mutluyum. Honda ile 8K'da vites değiştirip mutlu mesut yaşayabilirsiniz, motora yağını-suyunu koyun yeter; sıfır sorun bir araç resmen. Puanım 9/10, o 1 puanı da katlanır dikiz aynası, yağmur sensörü, far sensörü, mercekli farlar, sustalı anahtar gibi basit ve artık standart olması gereken şeyleri barındırmayışından ötürü kırdım.
Sözün özü, bence 2012'de turbo beslemeli benzinli araçların yılı olacak ve piyasayı tamamen domine edecekler. Elektrikli otomobiller ise, 2014 yılında iyice yaygınlaşmaya başlayıp, alışkanlık haline gelecekler. Bu sayede LPG tarih olmuş olacak ve insanlar istasyonlarda araçlarının şarj olmasını beklerken cafelere marketlere takılacak. Dolayısıyla, istasyon çevresinde yeni bir pazar oluşacak. Önümüzdeki 3 sene çok hareketli olacak diye düşünüyorum.
Can Akbulut
Videoda da değindiğim gibi, halen Hyundai için eşşek benzetmesi uygun görünüyor 😀 Halbuki yeni I30 sizin Civic'ten daha iyi olma potansiyeline sahip teknik olarak... Marka imajı azımsanmayacak bir faktör araç tercihinde.
Bu arada AUDI 100 veya 80 modellerini hatırlarsanız 20 sene önceki marka imajını da hatırlamış olursunuz 🙂 2030'a kadar beklemeye gerek kalmadan insanlar Kia hayali kurabilir bu ivmeyi korurlarsa diyorum!
Hüseyin Gürsoy
Bundan 10-15 sene önce Audi quattro'nun ralli fanıydım diyebilirim. O zamanlar Toyota Celica'ların, Lancia Delta Martini'lerin olduğu dönemlerdi ve 4 tekerlekten çekişli quattro'nun yeri hep başka olmuştur gözümde. Tasarım anlayışı olarak değil belki ama agresifliğiyle etkiliyordu Audi'ler... Bence Audi hiçbir zaman bir Kia, Hyundai seviyesine düşmediği gibi o kadar alt seviyeden başlamadılar bile.
Çünkü Kia deyince ileride sacı çürüyen, biri arkadan tampona dokunsa kapısı kapanmayan tenekeler akla geliyor. Motorda ortaya çıkan sorunlara hiç değinmiyorum bile. Çok kötü bir Kia Sephia tecrübesi olan yakın tanıdığım olduğu için bunu söyleyebiliyorum. Şu an daha iyi seviyelere geldiler kesinlikle kabul ediyorum yani bir Proton değiller elbette ama hala Honda'yı yakalamaları çok zor.
Can Akbulut
Spor modellerden bahsediyorsunuz; elbette ki bir markayı prestijli hale getiren en önemli unsur yarış sicilidir... Spor modellerin doğmasına da vesile olur.
Birbiri ardına sorunlu otomobiller üretmek Mercedes dahil her markanın tarihinde var ama özellikle bizim yerli pazara giriş dönemindeki modellerinin durumları markaların tüketici zihnindeki yerini oluşturması açısından önem arz ediyor.
Sephia konusunda sonuna kadar haklısınız. Amerikalının biri "SH1TB0X" diye plaka almıştı yanlış hatırlamıyorsam 😀 Ama o günler geride kaldı. Artık 5 sene garanti verebilen bir marka Hyundai... İnternet çağında yaşadığımız için simülasyonlu testler vs. yardımıyla eskiden 10 yılda aşılan mesafeyi çok kısa sürede katetmek mümkün oldu.
Öte yanda Honda'yı yakalamaları elbette zor çünkü aynı imkanlardan onlar da istifade ediyor. 😀 Bizi sevindirmesi gereken nokta artan rekabet sayesinde yakın gelecekte pazarda kötü araç kalmayacak olması. 😉
Audi'den girip damarıma basıyorsunuz Can bey. Audi 80 ve 100 kendi dönemlerinde muadil Mercedes ve BMW modellerine denk arabalardı. Eksik olan şey diğer modellerdi. Şöyle ki, Audi'nin ürün gamı rakiplerine göre çok daha küçüktü. Orta, büyük ve lüks sınıfta sedanları olan, bunların yanında coupe, cabriolet ve roadster tipinde spor oromobiller üreten Mercedes ve BMW'nin karşısında Audi sadece iki modelle (80 ve 100) durmaya çalışıyordu. Arabaları ne kadar iyi olursa olsun insanların kafasında o "güçlü üretici" imajını oluşturmayınca bu iş olmuyor. Şimdi bile Audi'nin arabaları harika, ama TT'yi, R8'i, A5'i ve Q modellerini çıkartırsak Audi bir anda zayıflar, çöker.
Can Akbulut
Aynen 🙂 Audi 80 anavatanında sıkıcı memur arabası imajına sahipti... Özellikle Ankara'da taksi edilen, arka yayları 15cm yükseltilip yük kapasitesi arttırılan dizel versiyonları görmemiş gibi konuşuyorsunuz öte yandan 😀 Bugünkü imajın oluşmasında Doğuş Otomotiv'in payı çok büyük Türkiye'de... Aynı sebepten Honda da yeterince bilinmiyor. Sonuçta buradaki pazar algısı çok daha farklı tabi ama dengeler değişir, yarın öbür gün kimse Hyundai Accent için Kore Şahini denen günleri de hatırlamak istemeyebilir. 😀
Yani bu üreticiler hiçkimsenin yerini almayacak, sadece kendileri prestijlenecek. Kia'nın iyi bir marka olarak kabul görmesi ne Alfa Romeo'dan, ne de Honda'dan birşey götürmeyecek sonuçta... Biz kazanacağız 😉
O Audi 80'lerle çok tecrübelerim oldu. Hatta dizel motordan turbo dizele çevrilmiş, ama soğutma sistemi dokunulmamış, her rampada hararet yapan bir modeline küçükken bolca bindim. 🙂 O arabaların yapısı çok basitti (gerçi o zaman hepsinin yapıları basitti), parçaları da Volkswagen ile ortak olduğu için ucuza temin edilebiliyordu. Aynı imkan Mercedes ve BMW'de yok. Sıkıcı arabalardı tabi, ama yine de zamanına göre fena değillerdi. Yukarıda da yazmıştım, bu hep pazarlama stratejisiyle alakalı. Audi küçük motorlar kullanmayı tercih etti, Mercedes ise "kullanmamayı" yeğledi. Haliyle Mercedes'in prestiji yükseldi, Audi'yi de insanlar Opel ayarında araba zannetmeye başladılar.
Volkswagen grubunun Türkiye'deki başarısında Doğuş Otomotiv'in payı çok büyük, bu zaten tartışılmaz, ama onlar aslında standartların üzerinde birşey yapmadılar. Sadece yapılması gerekeni yaptılar. Honda'nın ithalatçısı Anadolu Grubu ise yapılması gerekeni yapmıyor. Maliyetleri düşürmek için opsiyonsuz, standart donanımlı arabalar getiriyor. Piyasadaki Accord'ların neredeyse hepsi (renkleri hariç) birbirinin aynı. Belirli bir aksesuar paketi var, başka seçenek sunulmuyor. Volkswagen'de ise bir sürü paket, onların haricinde de çeşit çeşit opsiyonel aksesuar var. Beklemeye razıysanız kafanıza göre bir Passat oluşturabiliyorsunuz yani. Bu Honda'da (ve Toyota'da) yok maalesef. Dizel motorun olmaması da büyük bir eksiklik zaten. Bir de reklam politikaları yanlış olunca Honda hakettiği yere gelemedi, senelerdir yerinde sayıyor. Audi ile Honda karşılaştırılmaz zaten, Volkswagen ile Honda karşılaştırılır. Audi'nin dengi Acura olabilir ancak. Gerçi bizdeki Accord da aslında Acura TSX, ama fena halde kırpıyorlar buralara getirirken...
Yükselen markalar her ne kadar diğer markaları bir anda yerinden etmese de biraz sarsıyor. Mesela, orta sınıftan yukarıya doğru oynayan markalar üstteki "premium" üreticileri sıkıştırmasaydı Mercedes C180K'yı görebilirmiydik? Görmeseydik daha hayırlıydı gerçi, ama oldu artık bir kere, çekeceğiz. 🙂
Can Akbulut
Eyvallah 🙂
http://dusunen-adam.blogspot.com/2012/01/tamamen-yenilenmis-2013-model-kia-ceed.html
...
lukeskywalker
E hani Polo Bluemotion? 🙂
Can Akbulut
Volvo Drive da yok, BMW Eco da yok, hak geçmesin 😀
yarın finaller var ben video bekliyorum.
Bu yıl TR'de Fluence var, elektrikli.
Bakalım ne olacak sonuç, merak ediyorum.
Bir de, şu yerli oto geyiği var, 2 seneye görürüz ne olacağını.
hybrit araçlardan bile bahsederken dünya piyasasının %96 sına sahip toyotanın adı geçmiyor.. nasıl değerlendirme yapıyorsunuz.. sadece üst segment araçlarla alt segmenti değerlendirdiniz.. nerde toyota nerde honda.. hondanın 2011 sonunda çıkardığı rezaler civicten neden bahsedilmiyor.. otomobil piyasası mercedes ve volvodan mı ibaret!
Onlar ilerleyen dönemde esas önemini kazanacak mevzular, yeri gelince fazlasıyla değinmeyi planlıyorum 🙂 Zaman kotasını esnetebilirsem tabi...
Çağdaş EKİM
Citroen serisi de büyük değişim geçitdi, neden adı bile geçmemiş video da anlamadım açıkçası... Yeni kasa C4 kullanıcısı olarak kınadım biraz.... Açıkçası Citroenin yeni kasa ve motorlarıyla sınıf atladığını düşünüyorum, özellikle tasarım konusunda büyük gelişme olmuş...
Esasen Citroén model gamı eskisinden sadece "şeklen" farklı 🙂 Eski nesilden platform olarak farklı olan modeller C6 ve C5, onlar da 2011 yeniliği değil. Gövdeler artık daha kıvrımlı mıvrımlı, donanımlar ve iç mekan kalitesi elden geçirildi ama görünmeyen kısımlardaki teknolojide değişme yok. Sadece start-stop sistemi getirildi ki o da yeni bir teknoloji değil. Tabi bu kötü oldukları anlamına gelmiyor, bilakis güzel görünen ve fiyatlarına göre lüks sayılabilecek ekonomik otomobiller.
Citroén ve diğer birçok firmadan bahsetmeme sebebimiz süre limiti. Merak edilenleri "tartışma" başlığı altında cevaplandırma gayreti içindeyiz. Madem yeni almışsınız, siz de güle güle kullanın C4'ünüzü Çağdaş Bey 😀
ilk saniyelerde ki bakisin teknolojiyle hic alakasi yok :))
Çağrı
Opel hakkında birkaç ''kelime'' söyleyebilirdiniz 😉