Sessiz Şampiyon? Sony WH-1000XM3 Detaylı İnceleme ve Sennheiser HD 4.40 ile Bir Miktar Kıyaslama

 

Evet yeni bir incelemede buluşmak nasip oldu sevgili Teknoseyir sakinleri. Daha önce ses ekipmanları üzerine bir iki bir şey yazdım burada. İlgi gösterenler oldu, sorular sordunuz, elimden geldiğince cevaplamaya çalıştım. Benim için de güzel bir hobi oldu bu olay. Bugün bu incelemede yine bir ses ekipmanı üzerine konuşacağım. Baştan uyarayım çok uzun ve detaylı bir yazı olacak, şu karantina günlerinde umarım severek okursunuz.

 

*****Ürünü kullanmaya başladıktan 3 gün sonra menteşe bölümlerinden çıtır çıtır sesler gelmeye başladı. İlklerde normal görsem de 2. haftadan sonra bu sesler çok şiddetlenmeye başladı. Ürünü satın almış olduğum Hepsiburada'ya iade etmek istediğimde kulaklık ve benzeri cihazların hijyenik sebeplerle iade edilemeyeceğini öğrendikten sonra Sony servisine verdim. Servisten değişim/iade onay belgesi istedim. Lakin bu seslerin kullanıma etkisi olmadığı için cihaz arızalı olarak görülmedi ve herhangi bir işlem yapılmadan 1 hatalık süreç sonunda bana olduğu gibi teslim edildi. Bunu ön plana çıkararak yazıyorum ki ürün değil Sony servisi hakkında biraz bilgi sahibi olmanız için. Şu anda tüketici hakem heyeti süreci işliyor. Sonuç gelince yazıya ekleyeceğim. O yüzden bu konuya ve bu cihaza ait kronik sorunlara yazının sonunda değineceğim. Keyifli okumalar******

 

SENNHEISER HD 4.40BT'YE NE OLDU?

Şu sıralar 3 yaşına yaklaşan cep telefonumla eski bir hobim olan custom rom-kernel işleri ile uğraşıyorum. Geçenlerde çok güzel bir kernel  buldum. Bu kernel telefonun kulaklık çıkışını güçlendiren amfinin seviyeleriyle oynamanıza izin veren bir kernel. Ben de bir aptallık ederek çok fazla seviye seçeneği yok diyerek en son seviyeye getirdim bu seçeneği. Ve tekrar tam bir aptal gibi başka kulaklık yokmuş gibi HD 4.40'ı kablolu olarak telefona bağladım. Bir parça açtım ki o da ne kulaklık yerinde zıpladı sanki. Kulaklık o anda sıradan bir bilgisayar hoparlörü kadar ses üretmeye başlayınca telaşa kapılıp kablosunu çektim ama neye yarar iş işten geçmişti.

 

Her şeyi sıfırladım sesi kıstım bir parça açtım ve hüzünlü an. Sol kulaklığın sesi sağ kulaklığa oranı işittiğim ve bir takım db metre ölçümleri sonucunda %20 civarında azalmıştı.Sesin dengesi sağ kulaklığa kaymıştı. Hayır sanki kulaklık tamirinden çok anlıyormuşum gibi bir de kulaklığı söktüm. Sürücünün diyaframına minik tornavida darbeleriyle masaj yaptım, sürücü de tornavidanın izleri kaldı filan derken işler  daha da berbat bir hal aldı. Sonra Sennheiser'ın distribütörü olan Bircom'a ulaştım. Sağ olsunlar hızlıca geri döndüler. Ürünü ücretsiz olarak onlara göndermemi inceleme sonucunda karar verileceği bilgisi verildi. Bunun üzerine düşündüm. Ben bu kulaklığı bir buçuk sene kullandım eksik yanları olsa da cidden sınıfında tepe modellerden biriydi ve sesi çok güzeldi. Sennheiser'ın ses imzasını güzel taşıyan bir kulaklıktı. Fakat eksi yanları kafamda aniden büyüdükçe ve bir süredir içimde ukde kalmış olan Sony WH-1000XM3'ü satın almaya karar verdim. Biraz fazla uzattım ama kulaklığı satın almamdaki amaç budur.

 

NEDEN SONY?

 

Evet neden Almanları bırakıp Japolara yöneldim? Buradaki tercihimi etkileyen daha çok ses imzası, kulaklığın tasarım, özellikleri ve konforu oldu. Az sonra detaylıca değineceğim, fakat biraz bahsetmek gerekirse Sennheiserın  neredeyse tüm modellerinde (tv kulaklıkları hariç diye biliyorum) detaya yönelik ses üreten kulaklıklar. HD 4.40 da sesi parlağa yakın, üst midlere çok tepkili, her enstürmanı tek tek sayabileceğiniz bir ses üreten kulaklık bu. Ama bu ses karakteristiği bir süre sonra insanın kulağını ve başını yoruyor. Evet sıcak ve hafif karanlık sesten uzağa doğru gittikçe uzun kullanımlarda o ses insanı yoruyor en azından beni yoruyor.

 

Daha öncesinde uzun süreyle Sony kulaklık kullanmıştım. Teknoloji mağazalarında bir kaç modelini de denemiş olduğum kulaklıkları da vardı. Sony'nin ses imzasını biliyorum yani. Hakkında hiç bir yazı okumasam bile bu kulaklığın sesini tahmin edebiliyordum. Tabi ki yine de ürüne ait incelemeleri okudum, izledim. Bu arada kulaklığın Teknoseyir de incelemesi mevcut. Hakkında detaylı yazılar okudum ve artık karar verdim. Ses yönüne okey vermiştim kafamda. Konfor ve tasarım çok önemliydi. Bunlara başlıklarında değineceğim.

 

Ve en önemli kriterlerden birisi de günde 80 km kadar otobüs yolculuğu yaptığım gerçeği. Bu yolculuklarda otobüsün ve o otobüsün klimasının uğultusundan yoruluyorum bazen. Bu gürültüyü yok edecek aktif gürültü engelleme sistemine sahip bir kulaklık arayışına girmiştim.

 

KUTU İÇERİĞİ VE SUNUMU

 

Ürün güzel ve şık bir kutuda geliyor. Kutunun üzerinden kulaklığın kendi ebadı kadar bir görseli bulunmakta. Kutunun ön tarafında kulaklığın "WHAT HI-FI" adlı derginin incelemesinden aldığı 5 yıldız kırmızı renklerle büyükçe belirtilmiş. Bu dergi bu sektördeki sayılı ve köklü dergilerden. Bu daha kulaklığı denemeden epey güven veren bir logo. Altında ise Google Asistan, Amazon Alexa Hi-Res ve pil ömrüne ait bir takım logolar bulunmakta. Kutunun arka tarafında ise bir çok dilde (Türkçe yok) ürünün başlıca ve öne çıkan özellikleri yazılmış. Sahip olduğu codeclerin lisans logoları basılmış. Bu kutu kesinlikle herhangi bir teknoloji mağazasının kulaklık reyonunu gezerken bu ürüne ön plana çıkaracak şekilde tasarlanmış. Ben beğendim.

 

 

Kutunun içinden siyah renkte bir kutu daha çıkıyor. Ve önünüze kolay kurulum kılavuzu çıkıyor. Burada kulaklığın uygulamasını indirebilmeniz adına QR kod bulunmakta. Kılavuzun altında ise premium bir kulaklığa yakışır taşıma çantası ve kullanım kılavuzu vb. belgeler çıkıyor. Kulaklık ve diğer aksesuarları bu çantanın içerisinde geliyor.

Taşıma çantası sert bir yapıda. Ufak darbelere karşı kulaklığı koruyacak gibi duruyor. Seyahatlerde valizinizden çok yer çalmayacak bir yapıda.  Elinizde taşıyabilmeniz adına ufak bir sapı da mevcut. Üzerinde herhangi bir marka logosu yok. Sadece fermuarı kulaklığın logosu ile aynı renkte ve üzerinde Sony yazıyor. Çantanın bir yüzünde file var ama buraya ne koyulur bilemiyorum. Çok dar ve işlevsiz bir yer.  Çantanın içerisinde kulaklık yarı katlı olarak geliyor. Ve kulaklığı çıkarıp bir daha yerine koymak istediğinizde nasıl yerleştirmeniz gerektiği hakkında güzel bir görsel var. Çanta güzel ve dayanıklı. Sony burada ucuza kaçmamış. Hd 4.40'ın yanında gelen kumaş keseden sonra çok iyi hissettirdiği bir gerçek. Seyahatlerde böyle taşımakta yarar var.

 

 

Kulaklığın fazla bir aksesuarı yok. Sonuçta bu bir kulaklık 🙂 Kesinlikle çok kısa bulduğum ve bu sebeple kullanamadığım bir Usb Tip-C formunda şarj kablosu geliyor. Kablo muhtemelen 10 cm kadar bir şey. Bu kabloda da Sony logosu var.

Kulaklığı kablolu olarak kullanmanıza imkan tanıyan yaklaşık 120 cm uzuluğunda her iki tarafında 3,5 mm altın jacka sahip ses kablosu geliyor. Kablonun kalitesi ehhh işte kıvamında. Pek beğenmedim işin gerçeği. Çünkü kablo üretiminde muhtemelen çok fazla geri dönüştürülmüş malzeme kullanılmış olmalı ki hem ele verdiği hissiyat hem de kokusunda bir gariplik var. Ne kulaklığın kendisi ne de diğer aksesuarlarda herhangi bir koku bulunmazken bu kablo baya fabrika gibi kokuyor. Ama işini iyi yapıyor. Parazit, dip ses, çıtırdama vs. durumlarıyla karşılaşmadım. En güzel yanı her 2 tarafı da 3,5 mm olduğu için istediğiniz kalitede, uzunlukta bir kabloyu kendiniz alıp bu kulaklıkta kullanabilesiniz. Yanında gelen kablonun üzerinde mikrofon yok bu sebeple kablolu kullanımda kulaklığın mikrofon özelliği çalışmıyor. (Piyasada mikrofonlu kablolar çokça bulunmakta) Hd 4.40'da bu sorunu çektim işin gerçeği. Bir tarafı 3,5 diğer tarafı 2,5 mm olduğu için kablo bulmak çok zor ve çok maliyetli oluyordu. Kabloya vereceğiniz parayla giriş seviyesi bir kulaklık alabilirsin hatta. Fiyatalar o kadar saçmaydı.

 

Son aksesuar ise uçak adaptörü. Bu adaptörlere modern yolcu uçaklarında hala ihtiyaç duyuluyor mu bilmiyorum ama Sony bu kulaklığı gürültü engelleme özelliğine çok güvendiği ve uçakta kullanmak için çok ön plana çıkardığı için kutuya bu adaptörü de eklemeyi unutmamış. Bolca uçak yolculuğu yapan iş insanlarına yönelik şık bir hareket bence. Belki ederi 0.5 Dolar bile değildir ama kutudan çıkması bile yüz güldüren bir ayrıntı.

 

Tüm bu aksesuarlar ve kulaklığın kendisi taşıma çantasına hızlıca yerleştirebiliyor. Bu konuda epey başarılı buldum.

 

 

TASARIM VE ERGONOMİ

 

Bu kulaklığın 2 rengi mevcut. Biri bendeki gibi siyah ve diğeri ise şampanya rengine yakın bir gümüş rengi. Ben siyah rengi tercih ettim. Bu tip aksesuarlarda açık renklerden pek hoşlanmıyorum. Ayrıca gümüş olan 100 TL daha pahalı sebebini bilmediğim bir şekilde. Bir de Türkiye'de her ne kadar olmasa da bu kulaklık için renk/desen etiketleri satılmakta. Böylece kulaklığın rengini deseninin zevkinize göre şekillendirebiliyorsunuz.

 

Renk Seçenekleri (Fotoğraf alıntıdır)

 

(Skin denilen etiket örneği)

 

 

Ürünün tasarımı bence kafa üstü bir kulaklık için güzel görünüyor. Kulaklık kapsülleri içeriden dışarıya doğru inceltilmiş bir yapıda bu yüzden kulağınızda kaba durmuyor. Kafa üstü kulaklıklar son dönemde büyük kaba olmaya başladı. Bunda öyle bir durum yok. Çok dikkat çekmiyor. Dışarıda kullanmaktan çekinelecek türden bir kulaklık değil. Premium bir kulaklık imajı sergiliyor. Kuklalık pedleri de ince olduğu için dışarıdan bakıldığında pedler neredeyse belli olmuyor. Hd 4.40 Bt de pedler çok kaba idi. Kulağınızın üstünde ayan beyan belli oluyorlardı.

 

Her iki kapsülünde menteşe bölümünde Rose Gold renginde Sony logosu bulunmakta. Aynı şekilde kapsüllerde de mikrofon çevrelerinde elips biçiminde rose gold renginde açıklıklar bulunmakta. Bu iki ufak tasarım oyunu kuklalığı çok albenili kılıyor.

 

Kafa bandında benim çok sevdiğim bir özellik var. Sony buna "Micky Mouse" etkisi diye belirtmiş. Malum her kafa üstü kulaklıkta bir şekilde yükseklik ayarı var. Kulaklıklar genelde yükseklik ayarı en kısa konumdayken çok şık görünür. Hatta tüm reklam görselleri bu şekilde çekilir. Çünkü o yükseklik ayarını açtığınızda istisna kulaklıklar hariç kafa içerideki o plastik/metal parça kafa bandının geri kalanına göre ince ve çelimsiz görünür. Sony bu işi büyük oranda çözmüş. İçeride kalan parçayı olduğunca kalın tutmuş ve metal ile desteklemiş. Ayrıca bir şekilde o plastiği daha kısa tutmuş. Ama bu kısalık yükseklik ayarını etkilemiyor. Kulaklık her kafa yapısına uyuyor. Bu sayede kulaklığın kafa bandını sonuna kadar açtığınızda sırıtmıyor. Hd 4.40 da bu görüntü kötü duruyordu.

Mickey Mouse Etkisi (Soldaki kulaklık: Sennheiser HD 4.40BT)

 

Tasarımda diğer bir konu ise kulaklığın her yeri yumuşacık. Öncelikle kafanızın üstüne gelen bölümden bahsedeyim. Baya kocaman bir yastık var bu bölgede. Ve yumuşaklığı çok güzel. Saçınız uzun kısa fark etmeksizin bu bölge çok rahat. Hatta Sony süngeri ve suni deriyi bol bulmuşken bu malzemeleri kafa bandının ütüsüne de taşımış. Kulaklığın üst bölümünde yumuşak yani. Alt taraftaki gibi kalın bir yastık tabakası yok ama sert metalin üstü bu malzeme ile örtülüp üzerini güzel bir suni deri ile kapatmışlar.  Ve bu deri kesinlikle çok şık, premium duruyor. Üzerinde kılcal çatlaklar var ve zamanla bu çatlaklar artacak cinsten. Bu görsel deriyi çok kaliteli gösteriyor. Ortasındaki dikiş ise gayet güzel. Kafa bandı hem çok şık hem de çok konforlu.

 

Diğer yumuşak bölge ise tabi ki de kulaklık pedleri. Bunlar hayatımda gördüğüm en güzel kulaklık pedleri olabilir. O kadar doğal, güzel bir yumuşaklıkları var ki cidden bir süre sonra bunları ellemek bir fetiş haline gelebilir. Kulağınızda vücut ısınızla beraber daha da yumuşak bir hale geliyorlar. İçerisinde nasıl bir sünger varsa bu süngerden bir yatak boyutunda alıp üzerine yatmak istiyorum 🙂 Hd 4.40 Bt de kalın etli pedlar vardı ama bu kalitenin yanından bile geçemez. Pedler soğukta sertleşiyor bu arada. Bu durum kullanılan malzeme gereği ne yazık ki böyle. Vücut ısınızı aldıkça tekrar konforlu olmaya başlıyorlar.

 

(Fotoğraf Alıntıdır)

 

Pedler çok kaliteli bir suni deri ile kaplı. Pedlerin kulağımızı içine aldığı bölüm epey bir geniş. Kulağınız içeride işkence çekmiyor kesinlikle. Benim kulaklarım hallice büyük olmasına rağmen en ufak bir sorun yaşamadım. Kulağınız ile sürücü arasında ise yine yumuşak ve konforlu hissettiren kalın bir sünger koymuş Sony. Böylece kulağınızın üst bölümü içeriye temas ettiğinde rahat ediyor. Şu karantina günlerinde kulaklık neredeyse ben uyanık olduğum süre boyunca kulağımda takılı olmasına rağmen şikayetim olmadı. Saatlerce kullanıma müsait. Yalıtımdan ayrı bir başlıkta bahsedeceğim ama kulağınızın tam şeklini alarak kulağınızı tam kapatıyor. Bu sebeple yalıtım çok çok iyi.  Bazı incelemelerde uzun süre sonunda kulaklarda terleme yaptığı söylense de ben bunu yaşamadım. Belki havalar ısındıkça terleme başlayacaktır. Ter ile ilgili probleminiz varsa bu yorumu da göz ardı etmeyin derim.

 

 

 

 

Kafa bandı ise daha çok ev dışında kullanım için tasarlanmış bir kuklalık için kafanızı çok sıkmıyor. Çok gevşek de bırakmıyor ki yürürken hatta koşarken kafanızdan kayıp gitmesin. Tatlı bir ayarı var. Kaliteli pedler sayesinde bu sıkılık tam kıvamında diyorsunuz. Ayrıca dışarıdan her ne kadar ağır bir kulaklık gibi dursa da çok hafif bir kulaklık. Ağırlık yönünden endişeniz olmasın

 

Sanırım bu kulaklığın bir önceki kullandığımın üzerine kattığı en güze olay konfor. Bt 4.40'ın pedleri dışarıdan büyük gözükse de kulağınızın gireceği bölüm ufak ve dardı. Kulağınız içeride bir süre sonra rahatsız oluyordu. Ayrıca onun kafa bandı insanın kafasını epey bir ısırıyordu. Bir yerden sonra kulak ve çenenin başlangıç bölümünde ağrılara sebep olabiliyordu. Bu kulaklıkta onların hiç birini yaşamadım. Mobil bir cihaz için ergonomi olarak epey başarılı.

 

Tasarımdan biraz daha bahsetmek gerekirse sol kulaklığın alt bölümünde 2 adet buton ve aux ses girişi bulunmakta. Bu butonlar açma kapatma butonu ve ANC/Ambiyans (Ya da isteğe göre Google Asistan/Amazon Alexa) butonu. Aynı zamanda sol kulaklıkta 3 adet minik delik var. Bu 3 ü ya da sadece bir tanesi telefon çağrılarında kullanılan mikrofon açıklığı. (Mikrofon sayısını net ifade eden bir kaynak bulamadım) Yan tarafta ise Nfc bölümü bulunmakta. Aynı zamanda gürültü engelleme ve ambiyans sesin kaynak mikrofonun birisi de burada. Yan taraflara doğru bakıldığında ise 2 tane bass portu görülmekte.

 

 

Sağ kulaklıkta ise fiziksel herhangi bir tuş bulunmamakta. Alt kısımda sadece Şarj girişi bulunmakta. Yan tarafta ise anc/ambiyans mikrofonu ve touchpad yer almakta. Touchpadden az sonra detaylıca bahsedeceğim.  Bass portları bu kulaklık haznesinde bulunmakta. Telefon çağrıları için bu kapsüle mikrofon koyulmamış. Kulaklık kapsüllerinin iç kısmında R-L harfleri Bir Sony klasiği olarak R yani sağ kulaklık kırmızı renkte ve göze kolay görülecek şekilde ifade edişmiş. Ufak ama şık bir detay.

 

Ürünün kulaklık kapsülleri içeri doğru kırılabiliyor ve göğsünüze bakacak şekilde içeri dönebiliyor. Bu şekilde taşıması çok kolaylaşıyor. Taşıma kabı olmadan çantanızda ya da valizinide taşımak istediğinizde neredeyse düz bir hal alabiliyor. Taşıması kolay bir kulaklık. Yalnız bana göre bir dezavantajı var. Kulaklığı kulağınıza takmak istemediğiniz zaman boynunuzda çevirerek kullanabiliyorsunuz. Lakin ped kısımları yukarı değil de aşağıya bakıyor. Ürünün sağ kulaklığı touchaped olduğu için istenmeyen işlevlere sebep olabiliyor bu tasarım. Aniden şarkı çalabiliyor ya da asistan size bir şeyler söyleyebiliyor.

 

(Fotoğraf alıntıdır)

 

Ürünün malzeme kalitesine çok değinmeye gerek yok (işçilik konusunu en sonda anlatacağım) çünkü malzeme kalitesi epey iyi. Ürün genel yapı itibariyle tamamen plastik malzemeden üretilmiş. Sadece kafa bandının iskeletinde metal bir plaka var. Gerisi plastik ve suni deri. Fakat bu plastik iyi bir plastik kırılacak hissi yaşatmıyor. Elde çok iyi hissettiren iyi bir plastik seçilmiş. Suni deriden ve süngerdense üstte yeterince bahsettiğimi düşünüyorum.

 

KULLANIM ÖZELLİKLERİ 

 

Ürün bir bluetooth kulaklık için epey özelliğe sahip diyebilirim. Ios ve Android telefonlar için uygulama desteğine sahip. Uygulama üzerinde işe yarar ve yaramaz bir takım özellikler var. O yüzden uygulamayı da burada incelemek gerektiğini düşünüyorum.

 

1-UYGULAMA

 

Ürünü daha efektif kullanabilmeniz adına bir uygulamaya sahip. Bu uygulama cihazın kutusu üzerine belgelerine vs. kolaylıkla ulaşabilmeniz adına qr kod olarak işlenmiş. Kameranıza bu kodu göstererek rahatlıkla uygulamaya ulaşabiliyorsunuz. Uygulamanın ismi "Sony Headphones Connect"  Öncelikle uygulama ilk açtığınız andan itibaren kulaklığın kendi içerisindeki yazılımı (kulaklığın içerisindeki işletim sistemi) güncelliğini kontrol ediyor. Eğer güncelleme var ise sizi uyarıyor ve yüklemek istediğinizde yazılımı telefona İnternetten indirip bluetooth bağlantısı üzerinden kulaklığa yazılımı aktarıyor. Fakat yazılım güncelleme notlarında bu güncelleme işleminin 1 saat sürdüğü yazıyor. Ben yazılım güncellemesi yapamadım. Çünkü bu konuda yabancı forumlarda epey bir eleştiri var. Son güncelleme ile aktif gürültü engelleme özelliğinin eskisi kadar iyi çalışmadığı yönünde epey bir eleştiri okudum. Size de yapmamanızı tavsiye ederim. Şu anda kulaklığımın yazılım sürümü 4.1.1 ve güncel sürüm 4.2.2. Güncel sürümün getirdiği tek özellik touchpadi devre dışı bırakabilme özelliği. Ben şimdilik ihtiyaç duymadım yapmayı da düşünmüyorum dediğim gibi. Touchapedin neden devre dışı bırakılması yönünde özellik geldiğini yazının sonunda bahsedeceğim.

 

Biraz uygulamadan bahsetmek gerekirse kulaklığı nfc ya da bluetooh menüsünden eşleştirdiğiniz zaman uygulama kuklalığı hemen tanıyor. Üstten aşağıya doğru sırasıyla Kulaklığın fotoğrafının, model isminin, pil durumunun ve en önemlisi bağlı olduğu cihaza hangi codec üzerinden bağlı olduğunu gösteren bir ekran var.

 

Sonraki seçenek ise uyarlanabilir ses kontrol ekranı. Bu özellik sizin hareketlerinize göre kulaklığın gürültü engelleme ya da ortam sesi moduna otomatik geçmesini sağlıyor.

4 farklı senaryo var. Durma pozisyonunda Ortam sesini sona alıyor fakat sese odaklan modunda açıyor.

***Sese odaklanma dediği gürültü engelleme çalışıyor, evde çalışan klima vs makinelerin gürültüsünü susturuyor fakat  duymanız gereken kapı zili ya da size seslenen birini vb. duymanız için de ortam sesini de kulağınıza iletiyor diyelim kısaca.

Yürüme modunda ise ortam sesini 12 ye alıyor. Böylece dışarıda yürüdüğünüzde müziğinizi çok etkilenmeden dışarıdan gelen korna vb. yüksek sesleri kulağınıza iletiyor.

Koşma modunda ise sese odaklanmayı kapatıyor ve ortam sesini 20 ye kadar çekiyor. Böylece koşarken dışarıdan gelen seslerin neredeyse hepsini duyuyorsunuz.

Son olarak taşıt modunda ise saf gürültü engelleme uyguluyor. Otobüs tren uçak vs seslerini sönümlüyor. Ortam sesi devre dışı kalıyor: Sizi dünyadan soyutluyor.

Bu 4 senaryodaki seviyeleri kendiniz değiştirebiliyorsunuz. Gözlemlerime göre senaryo geçişlerini anlamak için kulaklığın üzerinde herhangi bir ivme ölçer ya da benzeri bir sensör bulunmuyor. Uygulama telefonunuzun sensörlerinden yararlanarak anlıyor bu geçişleri. Son olarak bu senaryo geçişlerinin hızlı mı yoksa biraz daha mı yavaş olmasını istediğinize dair bir seçenek de mevcut. Ben şahsen bu özelliği kullanmıyorum. Çünkü ihtiyaç duymadım. Pek efektif çalıştığını da söyleyemeyeceğim. Üzerindeki tuş yardımı ya da uygulamadan anc/ortam sesini açıp kapatmayı tercih ediyorum. Senaryo geçişlerinde bir de anaons sesi duyuyorsunuz.

 

Sonraki ekran ise ortam sesi kontrol ekranı. Bu ekran bu kulaklığı diğerlerinden ayıran yanı aslında. Bu ekranda kulaklık takan bir model; önünde ise insanlar, arabalar ve bir şehir görüntüsü var. Sony gürültü engelleme ve ortam sesi özelliğini çok basitçe özetlemiş bu ekranda. Buradan kulaklığın gürültü engelleme seviyesini 2 kademe olarak, ortam sesi özelliğini ise 20 kademe olarak değiştirebiliyorsunuz.

 

Kaydırma çubuğunu en sola getirirseniz saf gürültü engellemeyi açıyor. Bir sağ konumda ise rüzgar gürültüsü kesme dediği özelliği aktif ediyor. Burada aslında gürültü engellemeyi biraz daha yumuşak bir şekilde yapıyor. Sağa doğru kaydıkça ortam sesini 20 kademe olarak açabiliyorsunuz. Daha demin bahsettiğim sese odaklan modu burada da bulunuyor. Aktif gürültü engelleme ve ortam sesi özelliğine ana bir başlık açacağım şimdilik geçiyorum.

 

Sonraki ekran ise Gürültü Önleme İyileştiricisi ekranı. Bu ekran aktif gürültü engellemeyi tam performansında kullanmak adına önemli bir ekran. Özellikle kadınlarda ya da saçı uzun erkeklerde saç şeklinde değişiklik oldu ise, kulaklığı kapüşon, türban vs bir şeyin üzerinde kullanıyor  ve en önemlisi uçakta yolculuk yapıyorsanız bu ekrana bu değişikliklerden girin.  Başlata bastığınızda kulaklık optimizer başladı diyerek anons yaptıktan sonra kulağınıza bir takım sesler gönderiyor. Daha sonra ise hava basıncını ölçüyor. Bu sayede uçakta olup olmadığınız vs. anlıyor. (Kulaklığın kendi içerisinde baromotre olduğunu okudum) Ona göre gürültü engelleme özelliğinde ayarlamalar yapıyor. Bu arada bu özelliğin bir kısayolu var. Sol kulaklıkta bulunan NC/AMBİENT butonuna uzunca bastığınızda anons yaparak aynı işlemi yapıyor.

 

 

Bir sonraki ekran ise Ses Konumu Kontrolü. Bu özellik bana kalırsa biraz oyuncak bir özellik ama işini iyi yapan bir oyuncak. Dinlediğiniz sesin konumunu sanal olarak sol-sağ ön-arka vs olarak değiştiriyor. Bu tip özellikler müziğin doğallığını bozduğundan kullanmayı tercih etmiyorum. Ama dediğim gibi işini iyi yapıyor. Özellikle sesi arka tarafa aldığınızda ses baya arkaya kayıyor. Bu konuda bilgi sahibi arkadaşlar bu işin ne kadar kolay gözükse de zor bir iş olduğunu bilir. Ses kartına sahip bir çok cihaz böyle özelliklere sahip. Ama işini emin olun bu kulaklık kadar iyi yapmıyorlar. Sony mühendisleri her ne kadar kullanılmayacak bir özellik olsa da bu işe kafa yormuşlar belli. Bu arada bu olay bir Dsp yani ses işleme. Ve bu ses işlemeyi telefona kurduğunuz uygulama değil kulaklığın içerisindeki QN1 işlemcisi yapıyor. Yani uygulamadan açtıktan sonra hangi cihaza bağlarsanız bağlayın sesin konumunu istediğiniz şekilde değiştiriyor.  Uygulama sadece kumanda gibi davranıyor. Bu da Selefi XM2 harici herhangi bir kulaklıkta olmayan bir özellik diye biliyorum. Bu özellik Ldac, Aptx-Hd, Aptx kodeklerinde çalışmıyor. Sadece Sbc ve Aac kodeklerinde çalışıyor.

 

Sonraki ekran ise Surround (VPT) ekranı. Bu da ses konumu gibi kulaklığın ses işlemcisi QN1 tarafından işlenen bir özellik. Konser Salonu, Arena, Stüdyo vb. ortamların yankısını taklit ediyor. Ses konumu gibi bu da bir oyuncak ve müziğin doğallığını bozuyor. Bu işlerden hoşlanıyorsanız bu da işini iyi yapıyor. Aynı şekilde Sadece Sbs  ve aac kodeklerinde çalışıyor.

 

Bir sonraki ekran ise Ekolayzır ekranı. Burası diğerleri kadar oyuncak bir ekran değil hatta olması bu kulaklığa ciddi bir artı katan bir özellik. Ses konumu ve Surround (VPT) gibi bu da sesi kulaklığın dahili işlemcisi QN1 tarafından işlenen bir özellik. Bu da yapılan ekolayzır ayarının bağlı cihaz tarafında değil de kulaklık tarafında yapıldığını gösteriyor. Bunun önemi ne peki?

 

Günümüzde her telefonda iyi bir ekolayzır uygulaması yok malumunuz. Bir çok müzik stream servisinin de kendine ait bir ekolayzır uygulaması yok. En çok kullanılan Spotify'ın ayarlarında ekolayzır seçeneğine dokunduğunuzda sizi telefonunuzun ekolayzır menüsüne yönlendiriyor. Ekolayzır yok ise o seçenek görülmüyor. Telefonların kendilerine ait ekolayzırları iyi değil çoğu zaman. Android tarafında 3. parti ekolayzır uygulamalarının başarılı olmadığı büyük bir gerçek. Başarılı olanlar (ileride değineceğim) root izni istiyor.

Ekolayzır ise ses işinin tuzu baharatıdır. Kişisel zevkinize göre ya da ben gibi kulaklığın frenkans tepkilerindeki artılarını eksilerini bilerek buna uygun bir düzenleme ile daha doğal bir ses elde etmenizi sağlar. O yüzden kulaklığın kendi içerisinde bir ekolayzır olması bence çok iyi. Bir kaç tane hazır ayar yanında 3 tane de manuel seçeneğiniz var. Bu seçenler kulaklığın hafızasına yükleniyor. Bu sebeple kulaklığınızı telefonunuz ile değil de bilgisayarınız ya da oyun konsolunuz ile kullanmak istediğinde de bu ayarlar aynı şekilde devam ediyor. Özetle ekolayzır ekranı da diğerleri gibi sadece kumanda özelliği taşıyor.

Ekolayzır ise 5+1 band diyebiliriz. Oldukça basit ve ilkel bir ekolayzır aslında. Fakat Samsung'un sound alive ekolayzırı gibi bir frenkansı arttırken diğerlerini bastırdığını görmüyoruz bu ekolayzırda. İlkel ama işini iyi yapıyor özetle. Cleen bass da +1 dediğim kanal. Hangi frenkans bandına ya da bantlarına etki ettiği belli olmasa da bass seviyesini çok sırıtmadan arttırmasına yardımcı oluyor.

 

 

 

Diğerlerindeki codec kısıtlama saçmalığı burada da var. Bu durumu anlamak güç. Madem bu kulaklığa piyasadaki en iyi codeclerinden bile lisans satın aldınız bunu tam verimli kullanabilmeli. Ekolayzar ayarı yapmak istediğinizde kaliteli ses akışıını kesip en temel kodeklere dönüyor. Burası çok saçma geldi bana. İleride detaylıca değineceğim bu konuya.

 

Sonraki ekran ise Şimdi Çalan ismindeki ekran. Bu ekranda kulaklıkta o esnada çalan medya bilgisine erişebiliyorsunuz. Günümüz modern otomobil teyplerinin bluetooh ekranı gibi. AVRCP profili üzerinden kullandığınız medya uygulaması kulaklığa şarkı, sanatçı ve albüm isimi gibi bilgileri iletiyor. Ayrıca burada başlat/durdur sonraki şarkı önceki şarkı ve kulaklığın kendi ses seviyesi gibi ayarlarını yapmak mümkün. Kulaklığınız medya oynatıcı olarak bilgisayara bağlı çağrılar içinse telefona bağlı olduğunda o an bilgisayarındaki medya uygulamasında ne çaldığını bu ekrandan görebiliyorsunuz. Çok bir işlevi olmasa da düşünülmesi güzel.

 

 

Bir sonraki ekran ise 360 Reality Audio Kurulumu ekranı. Üzerinde çok durmak istemiyorum çünkü Tidal ile işbirliğine gidilerek üretilmiş bir oyuncak bu. Kulak şeklini analiz et dediğinizde her iki kulağınızın da fotoğrafını çekip Sony sunucularında kulak şeklinizin işleneceği ve size uygun 360 derece ses işleyeceğini iddia ediyor Sony. Her uygulama ile çalışmıyor. Tidal doğrudan destekliyor bu özelliği. Denemek için Tidal'e master kalitesinde üye oldum 360 Relaty Audio'ya özel çalma listelerini dinledim. Tidal cihaz kurulumunu vs tamamladı. Alınan sonuç bildiğiniz Binaural ses. Kayıt ortamına stereo mikrofon kurulumu yapılmış. Sözde kendinizi orada hissetmeniz için. İşe yaramayan bir oyuncak. Bence boşuna kulaklarınızın fotoğrafını çekip göndermeyin. Sanal surround işi sesin doğallığını öldürüp geçiyor. Hiç bir cihazda sanal surround kullanmanızı tavsiye etmem.

 

 

Bir sonraki ekran ise Ses Kalitesi Modu ekranı. Burada aslında kulklığın cihaza bağlanacağı codeci seçiyorsunuz. İki seçeneğiniz var. İlki ses kalitesine öncelik. Bu seçeneği seçtiğiniz zaman bağlı olunan cihaz destekliyorsa kulaklık cihaza Ldac, Aptx Hd ya da Aptx olarak bağlanıyor. Bu seçimde az evvel açıkladığım ses efektleri çalışmıyor.

İkinci seçenek ise kararlı bağlantıya öncelik seçeneği. Bu seçeneği seçtiğiniz zaman düşük bitrate ile Sbc codeci üzerinden ses aktarımı sağlanıyor. Sony sık sık ses atlaması, kopması yaşıyorsanız bu seçeneği seçin demiş. Codec konusuna ileride detaylıca değineceğim.

 

 

Bir sonraki ekranda ise DSEE HX seçeneği karşımıza çıkıyor. Bu Sony'nin lisanslı bir teknolojisi. Bir dönem akıllı telefonlarında ve modern Walkmanlerinde de kullanıyordu. Bu seçenek açık olsa da yüksek kalitede aktarım yapan kodekler de çalışmadığını göreceksiniz. Sadece Sbc modunda ve emin olmamakla beraber aac codecinde çalışıyor. Çalıştığını kulaklığın durum ekranında görüyorsunuz. Sbc DSEE HX diye bir logo beliriyor. Bu teknoloji kulaklığa gelen sesin dinamik aralığını iyeleştirdiğini ses kalitesini geliştirdğini iddia ediyor. Ben şahsen böyle bir şeyin düzgünce yapılacağına inanmıyorum. Açıp kattığınızda bir fark hissettirdiğini söylemek zor zaten. Dikkatli dinlediğinizde tizler biraz daha parlıyor öne çıkıyor gibi geldi bana. Bence bunu kullanmak yerine yüksek kalitede aktarım yapan codecleri kullanmakta yarar var.

 

 

Bir sonraki ekran ise [NC/AMBIENT] düğm. işlevini değiştir ekranı. Burası biraz önemli. Bu kulaklık Google asistan ve Amazon Alexa'nın doğrudan destek verdiği bir kulaklık. Amazon Alexa ülkemizde çalışmasa da Google Asistan bir süredir sorunsuz bir şeklide çalışıyor. Bu yüzden bu özelliği kullanmak isteyenler olacaktır.

Üstte de bahsettiğim gibi sol kulaklıkta NC/AMBIENT adında fiziksel bir tuş bulunmakta. Bu tuş normalde aktif gürültü engelleme veya ortam sesi arasındaki geçisi sağlayan bir tuş. Fakat uygulama üzerinden buna Google Asistan ve Amazon Alex'a kısayoldan erişmek için kısayol atamak mümkün.

Uygulamayı kurup kulaklığı bağladığınızda telefonunuzda Google uygulaması yüklü ise Google Asistan uygulaması bir bildirim penceresi açarak asistan kulaklığı asistan ile ilişkilendirmek isteyip istenmediğinizi soruyor. Etkinleştir derseniz çok hızlı bir şekilde asistan ile kulaklığınız eşleşiyor.

 

Kulaklığınız asistan ile eşleştirdiğiniz zaman asistan çok daha seri ve yetenekli bir hale bürünüyor. NC/AMBIENT tuşuna bir kere basıp bırakırsanız asistan hızla tepki vererek saati söylüyor. Telefonunuzda bildirim varsa o bildirimleri size okuyor. Ama en güzel yanı ise whatsapp ile entegrasyonu. Telefon cebinizde whatsapp üzerinden bir mesaj aldığınızda dinlediğiniz müziğin sesini hafif kısarak Levent adlı kişiden mesaj: Levent Diyor ki: Bugün yayın mayın yok. Şeklinde çok güzel bir Türkçe ile mesajı size seri bir şekilde okuyor. Mesajın sonunda ise Levent'e cevap vermek istersen kulaklığında bulunan asistan tuşuna bir kere bas diyor. Bastığınız an sizi dinliyor ve cevabınızı iletiyor.Normalde tuşa kısa basıp bırakırsanız saati söyleyip bildirim varsa bildirimlerden bahsediyor. Uzun bastığınızda ise asistanla iletişime geçiyorsunuz. Tuşa basılı tutarak bugün Samsun'da yağmur yağacak mı diye sordurduktan sonra tuşu bıraktığınızda sorunun işlendiğine dair sağdan sola kayan bir çan sesi duyuyorsunuz. Sonrasında ise asistan hızlıca sorunuza cevap veriyor. Kesinlikle iyi çalışan ve hayatı kolaylaştıran bir teknoloji. Bu kulaklıkta en beğendiğim özelliklerden birisi de bu oldu. Yalnız nadiren asistan İngilizce konuşuyor. Bu genelde söylediğinizi anlamadığı zaman yaşanıyor.

 

Bu tuş işlevi seçmede ciddi bir problemim olduğunu belirtmeliyim. Kulaklık her  çalıştırmadan sonra varsayılan olarak gürültü kesme modunda açılıyor. Gürültü engelleme sürekli kullanılacak bir özellik değil. Bu sebeple açar açmaz kulaklık üzerindeki NC/AMBIENT tuşu ile gürültü engellemeyi kapatıyorum. Fakat bu tuşa Google asistan özelliğini atadığınızda gürültü engellemeyi kuklalık üzerinden kapatamıyorsunuz. Kulaklığı her açtığınızda uygulamaya girip uygulamadan kapatmanız gerekiyor. Zor bir şey değil ama buna dair bir ayar sunmalıydı. Ya da gürültü engellemenin varsayılan açık olup olmayacağına dair bir ayar olmalıydı. Az sonra Touchpad bölümünde bahsedeceğim ama normalde NC/AMBIENT tuşu ortam sesi kısayolu iken touchpade uzun süreli basarsanız google asistan yine çalışıyor ama sadece kısayol olarak çalışıyor ve özel tuş kadar etkili ve hızlı çalışmıyor. Bir çok asistan özelliği devre dışı kalıyor. Sony en azından bunu akıl edip NC/AMBIENT tuşuna asistanı atadığımda touchpade uzunca bastığımda gürültü engellemeyi kapatabilmeliydi. Bence çok saçma bir eksik bu. Bu sebeple bir süredir asistan olayını devre dışı bıraktım. NC/AMBIENT tuşu ortam sesi seçici olarak çalışıyor.

 

 

Sonraki ekran ise Otomatik güç kapatma ekranı. Kulaklık bluetooth bağlantısı sağlayamazsa ya da bluetooh bağlantısı koparsa veya geri bağlanamazssa kulaklık varsayılan olarak 5 dakika içerisinde kendini kapatıyor. Bu 5 dakikalık süreyi 30 dakika, 1 saat veya 3 saat olarak ayarlayabiliyorsunuz. Ya da otomatik kapanma özelliğini devre dışı bırakabiliyorsunuz. Pil ömrü açısından 5 dakikaya ayarlı kalmasını yani varsayılan ayarda kalmasını tavsiye ederim.

 

 

Uygulamadaki son ekran ise Bildirim ve Sesli Kılavuz ekranı. Bu kulaklığın içerisinde size olan biteni anlatabilmek adına bir sesli asistan var. Bu asistan kulaklığın gücünün açıldığını, kapandığını, bluettoh bağlantısı sağladığını veya bağlantının koptuğunu size sesli olarak bildiriyor. Ayrıca güç tuşuna bir kere basarsınız pil durumunu size yüzdelik olarak söylüyor. Ya da NC/AMBIENT tuşuna bastığınızda Gürültü kesme, ortam sesi veya ortam sesi kontrolü kapalı olarak sesli olarak söylüyor. Bu asistan varsayılan olarak kutudan İngilizce olarak çıkıyor. Uyugulama üzerinden bu asistanın dilini değiştirebiliyorsunuz. 15 Farklı dil seçeneği var. Sony uzun süredir dilimizi önemsiyor bunu Playstation oyunlarına Türkçe altyazı yanılmıyorsam bazılarına da Türkçe dublaj eklemelerinden iyi biliyoruz. Sağ olsunlar burada da bizi unutmamışlar. Türkçeyi de eklemişler. Bu 15 dilin 15'i de kulaklığa yüklü değil. Sadece İngilizce yüklü olarak geliyor. Diğer dil seçeneklerini kulaklığın hafızasına yüklemek gerekiyor. Türkçeyi seçtikten sonra uygulama kulaklığın şarj durumunu kontrol ediyor ve bu işlemin uzun sürebileceğini ve bu süreçte kuklalığı kullanmayacağınızı uyarıyor. Sonrasında bluetooth üzerinden ses dosyalarını kulaklığa yüklemeye başlıyor. Bu işlem 15 dakika kadar sürüyor. Yükledikten sonra güzel sesli bir hanım ablamız duru Türkçesi ile size her şeyi sesli olarak iletiyor. Son olarak isterseniz sesli kılavuzu tamamen de kapatabilirsiniz. Türkçeyi bu 15 dil arasına koyduğu için Sony'e teşekkürler.

 

2-NFC

 

Sony'nin NFC işini oldu olası seviyor. Her ürününde mümkünse NFC özelliğini kullanmayı tercih ediyor. NFC hayatı kolaylaştıran bir teknoloji. Kullandığınız cep telefonu ya da medya oynatıcısında NFC özelliği var ise Bluetooh eşleştirme işlemleri çok kolaylaşıyor. Kulakalığn sol tarafında NFC logosu var. Oraya NFC destekli telefonunuzun arkasını dokundurduğunuzda kapalı durumda olan kulaklık hemen uyanarak eşleşme moduna geçiyor ve telefonunuza bağlanıyor. Bu işlem saniyeler içerisinde gerçekleşiyor. Diğer güzel yanı ise kulaklığı kulağınıza taktıktan sonra açma tuşuna basmaya gerek olmadan telefonu bir kere dokundurursanız hemen telefona bağlanıyor. Böylece tuşun bozulma riski azlıyor.

 

 

3-TOUCHPAD

 

Kulaklığın sağ kapsülünün yüzeyi işlevsiz dursa da aslında orası bir dokunmatik yüzey ve bir çok işlevi barındırıyor. Alttaki şemada da görülebildiği üzere şarkı durdurup başlatma, ses açıp kapatma, sonraki önceki şarkı, şarkıyı ileri, geri sarma, çağrılara cevap verme ve asistan kısayolu olarak işlev görüyor. Kullanımı oldukça basit ve bana kalırsa hızlı. Bu özelliği beğenmeyip fiziksel tuşu yeğleyenler olsa da ben tam tersine bu özelliği beğendim biraz farklı ve fütüristik durduğu da bir gerçek. Parmak hareketlerinizi doğru ve eksiksiz olarak iletiyor cep telefonunuza.

Sesi %3 kademe arttırmak için tek parmağınızla yukarı kaydırma hareketi yapıyorsunuz. Sesi kısmak içinse parmağınızı aşağıya doğru sürüklüyorsunuz. Sesi dilimler halinde değil de hızlıca arttırıp kısmak içinse parmağınızı yukarı ya da aşağı kaydırıp bir süre öylece sabit tutarsanız sesi sonuna kadar ya da tamamen sessiz olana kadar hızlıca değiştiriyor. %3 lük dilim olayı bence güzel. Bir çok Bluettoh kulaklık sesi %6 olarak arttırır ya da kısar. Bu da daha dar bir seçenek anlamına geliyor. Bu kulaklıkta istediğiniz ses seviyesini yakalamak daha rahat. Bu arada ses seviyesi bağlı olan cihazla eşleniyor. Bunun önemini anlatmak gerekirse kulaklığın sesi ayrı bağlı cihazın sesi ayrı olmuyor. Bir tane ses seviyesi oluyor. Böylece kulaklığın sesi kısık mı kaldı. Yoksa telefonun sesi mi kısık kaldı gibi bir derdiniz olmuyor. Telefondan da kulaklıktan da aynı sesi yönetiyorsunuz. Kulaklıktan sesi kıstığınızda telefonda ses ekranı beliriyor zaten.

 

Dokunmatik yüzeyin ortasına hızlıca çift tıkladığınızda ise dinlediğiniz müziği duraklatıyor ya da başlatıyor. Bu işlem de gayet hızlı bir biçimde gerçekleşiyor. Ayrıca telefonunuz çağrı aldığında ise kulaklık bir zil sesi çalarak sizi uyarıyor.  Kulaklık Google asistan ile entegre ise çağrının kimden geldiğini sesli olarak okuyor. Bu esnada dokunmatik yüzeyin ortasına çift tıklarsanız çağrıya cevap veriyor. Tek parmağınızla uzun süre 2 saniye basılı tutarsanız çağrıyı reddediyor.

NC/AMBIENT tuşu ortam sesini ayarlayacak şekilde ayarlı ise dokunmatik yüzeyin ortasına uzunca bastığınızda 3 saniye içerisinde Google asistan çalışıyor ve çalan şarkıyı durdurarak sizi dinlemeye başlıyor. Bu 3 saniyelik süre için gerçeği biraz uzun. Ve NC/AMBIENT tuşuna atanabilen Google asistan kadar hızlı tepki vermiyor. Çok kullanışlı bulamadığımı söylemem gerek.

 

Parmağınızı sağa ya da sola hareket ettirdiğinizde ise önceki sonraki şarkıya geçme işlevinin yerine getiriyor. Kulaklık kafanızda iken parmağınızı yüzünüze doğru (öne) hareket ettiridğinizde sonraki şarkıya sırtınıza doğru hareket ettirdiğinizde ise önceki şarkıya geçiyor. Şarkıyı ya da izlediğiniz filmi ileri geri almak istediğinizde ise parmağınızı ileri geri yaptıktan sonra basılı bırakıyorsunuz böylece parmağınızı bırakana kadar ileri ya da geri sarma işlemi gerçekleşiyor. Bu özellik her uygulamada çalışmıyor. Mx player adlı video oynatıcısında çalışıyor. Kullanmış olduğum Samsung Galaxy Note 8 ile birlikte Spotify'da çalışmasa da Samsung Galaxy S3 ile Spotify üzerinde ileri geri sarma işlevi çalıştı. Bilgisayarda (Windows 10) ise Groove müzik player destekliyor.

 

Bu kulaklığın en sevdiğim özelliklerinden biri ise size biri bir şey sorduğunda ya da o anda kulaklığı kulağınızdan çıkarmayıp dışarıda olup biteni duymak istediğiniz zaman dokunmatik yüzeyi avuç içiniz ile kapatırsanız o an çalan şarkını sesini kısıyor ve üzerindeki mikrofonlar yardımı ile dışarıdaki sesi içeriye alıyor. Böylece örneğin biri sizi adres sorduğunda kulaklığı kafanızdan çıkarmadan, avucunuzu dokunmatik yüzeye koyarak karşıdakini duyabiliyorsunuz. Çok basit ama hayatı kolaylaştıran bir özellik. Her gün sıkça kullanıyorum. Çok beğendim.

 

Kulaklığa ait kronik sorunlardan birinin ise soğuk havalarda özellikle kış aylarında dış mekan kullanımlarında touchpadin kendi kendine şarkı değiştirmesi asistanı açması vs. olarak söylenmiş. Ben bu sorunu yaşamadım ama redditte yaşayanlar var. Sony bu şikayeti epey şiddetlice duymuş olacak ki kulaklığın son yazılım güncellemesinde uygulamadan touchpadi devredışı bırakma özelliği getirilmiş. Bu sorunu kışın muhtemelen yaşayacağım. Şimdilik bir şey diyemiyorum.

 

4-ŞARJ VE PİL

 

Kulaklığın içerisinde 1108 Mah değerinde bir Lityum-İyon pil bulunmakta. Pil Sony'nin kendi üretimi değil. Cameron Sino adlı firmaya ürettirilmiş bir pil. Ürünü 2 seneye yaklaşmış sürelerde kullanan kullanıcılar hala pilden memnun olduklarını söylüyorlar. Uzun süreler hizmet edebilecek gibi duran bir pil. Pil değişimi mümkün amazon ebay vs. yerlerde pil bulunuyor ama amatör bir kullanıcının yapabileceği kadar basit bir iş değil. Muhtemelen 5 yıldan daha uzun süre böyle bir işleme ihtiyaç duymayacaksınızıdır.

(Ifixit Adlı Siteden alıntıdır)

 

Sony kullanım sürelerini detaylı bir şekilde bir tablo olarak belirtmiş. Ben bu süreleri pek yakaladığımı söyleyemem. Karantina sürecinde evden dışarı pek çıkamadığımızdan gürültü engelleme veya ortam sesi kapalı olduğu halde 5 gün kadar anca kullanabiliyorum. Sennheiser Hd 4.40' ın pili tam 1 hafta yetiyordu ve 25 saatlik bir süre vaat ediyordu.  Ama sürekli evde olduğum için neredeyse kulağımdan düşmediği için muhtemelen kullanım sürem arttı. Hd 4.40'ı işe giderken gelirken ve akşamları evde kullanıyordum. Gündüzleri yatıyordu. Sony ise geceleri hariç neredeyse sürekli kulağımda. Rutin hayatım normale döndüğünde bu pil durumu da muhtemelen 1 haftayı geçecektir. Gürültü engelleme özeliğinin pilinin ömrünün çok da fazla kısaltmaması çok güzel.

 

 

Kulaklık malum kablo ile de kullanabiliyor. Fakat bu kulaklığı diğer kulaklıklardan ayıran bir özelliği var. Kablo ile de kullansanız gürültü engelleme veya ortam sesi özelliği çalışabiliyor. Bunun içinse kulaklık elbetteki pile muhtaç oluyor. Bu sebeple Sony kablolu kullanımdaki pil verilerine de sitesine eklemiş. Kablolu kullanımda iki senaryo mevcut. Sony bunları aktif ve pasif olarak isimlendirmiş. Aktif dediği kablo takılı ama gelen sesi QN1 işlemcinin kablodan gelen sesi işlediği, Bluetoothdan duyduğunuz sese yakın renklerde bir ses aldığınız, ayrıca isterseniz Gürültü engellemeyi de kullanabildiğiniz aktif mod. Diğeri ise pasif mod denilen kulaklığın tamamen kapandığı kablodan gelen sesin doğrudan sürücüye iletildiği mod. Bu mod acil durumlarda hayat kurtarabilir. Uzun bir seyahatte kulaklığın şarjı bitse bile bu sayede müzik dinleyebiliyorsunuz. Fakat gürültü kesme vs özelliklerden yararlanamıyorsunuz. Ayırca sesin rengi epey değişiyor. Ses bölümünde bundan detaylıca bahsedeceğim.

 

Kulaklığın diğer bir güzel yanı ise modern bir şarj bağlantı tipi olan Usb Type C ye kullanıyor olması. Böylece akıllı telefonlarımızı şarj ettiğimiz adaptör kablo ile birlikte kulaklığımızı şarj edebiliyoruz. Tip C portunun yanında şarj durumunu belli eden bir led bulunmakta. Bu led kulaklık şarj halinde iken kırmızı yanıyor. Şarj bittiğinde ise sönüyor. Bence yeşil yanarak şarjın sona erdiğini belirtmeliydi. Sony şarj süresinin ortalama 3 saat sürdüğünü (1.5 amper şarj cihazı ile) söylemiş. Kendim süreyi ölçmedim ama çok uzun olmadığını söylemeliyim.

 

Ayrıca kulaklık acil kullanımlar için hızlı şarj destekliyor. 1.5 Amper veya üzerinde güç çıkışı sağlayabilen bir adaptör ile 5 dakika şarj edildiğinde 5 saatlik müzik performansı verdiği söylenmiş. Bunu da deneyemedim fakat bu özelliğin olması iyidir. Telefonların kutusundan çıkan neredeyse tüm Type C şarj adaptörleri 5 voltta 2 ampere yakın çıkış veriyor. Yani hızlı şarj için telefonunuzun adaptörünü kullanmanız yeterli. (Şarj cihazınızın 2,3,5 amper olması önemli değil 1.5 üstü versin yeter)

 

(Trusted Reviews adlı siteden alıntıdır)

 

5- Birden Fazla Cihaza Bağlanma

 

Evet gelelim bu kulaklığın en önemli kusuruna. Bu kulaklık artık her bluetooh kulaklıkta olan bir özelliği desteklemiyor. Multipoint connection denilen birden çok bağlanma özelliği bu kulaklıkta yok. Ve satın almadan önce bu durum beni epey bir korkutmuştu. Hatta sırf bunun için 1000 Tl fazla ödeyip sevmediğim ses karakteri olan Sennheiser Momentum 3' e terfi etmeyi bile düşündüm. Sonra Sennheiser tercih etmek istemediğimi iyice düşünerek bu dezavantajı göze aldım.

 

Günümüzde neredeyse tüm Bluettoh kulaklıklar aynı anda en az 2 cihaza bağlanabiliyor. Bu kulaklıktan önce kullanmış olduğum Sennheiser Hd 4.40 8 cihaza aynı anda bağlanabiliyordu. Peki ne işe yarıyor bu aynı nada birden çok cihaza bağlanma özelliği?

 

Günlük yaşamımızda sadece cep telefonları yok. Bilgisayarlar, tabletler, televizyonlar vb. bir çok cihaz kullanıyoruz. Ve artık neredeyse bu cihazların hepsinde Bluettoh teknolojisi var. Kulaklığımız notebook bilgisayarımıza bluetooh üzerinden bağlı iken müzik dinleyip bir yandan bir şeyler yazıyoruz diyelim. Ve bu esnada telefonunuza bir arkadaşınız video attı diyelim. Ve bu videonun sesini kulaklıktan duymak istiyoruz diyelim. Bir çok bluettoh kulaklıkta sadece bilgisayarda çalan şarkıyı durdurmanız yeterli olacaktır. Şarkı durduktan 1-2 saniye sonra telefondaki videoyu açtığınızda videonun sesi kulaklıktan gelmeli. Ama gel gel gelim Sony tepe modeline bu özelliği ekleyememiş. Daha doğrusu eklemiş ama tam olarak bizim aradığımız şekilde ekleyememiş. Sony'nin tercihi şu şekilde olmuş:

 

Bilgisayarınız ses (müzik) çıkış cihazı, telefonunuza ise sadece çağrı cihazı olarak bağlanıyor. Bu sayede iki cihaza aynı anda bağlanabiliyor. Bu senaryoda bilgisayarınızdan bir şeyler dinlerken ya da izlerken biri telefonunuzu  biri aradığında bilgisayarda çalan şarkı kulaklık tarafından durduruluyor ve çağrıya cevap vermeniz bekleniyor. Çağrıya cevap verip konuşma sona erdikten sonra hiç bir tuşa basmaya gerek kalmadan müzik kaldığı yerden devam ediyor. Bu senaryo zaten tüm kulaklarda var. Bu kulaklıkta olmayan ise bilgisayardan müzik dinlerken müziği durduğunuzda telefondaki video sesinin kulaklıktan duyamamanız. Duyabilmek için  bilgisayarınızın Bluettoh bağlantısını kesip telefonu ayrıca ses çalar olarak eşleştirmek gerekiyor. Bu da pratikliği yok eden bir şey. İşin gerçeği tamamen saçmalık hatta.

 

Bilgisayar ve telefon arası ses geçişi için kendimce bir kısayol geliştirdim. Siz de bu şekilde bu süreci daha efektif bir şekilde gerçekleştirebilirsiniz.

 

Öncelikle kulaklığı bilgisayara bağlı ise bağlantısını tamamen kesiyoruz. Ardından telefonumuz ile bağlantısını gerçekleştiriyoruz. Daha sonra ise Google Playden linkteki uygulamayı indirip kuruyoruz.

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.jojoagogogo.bts&hl=tr

 

Uygulamanın ismi Japonca fakat bu sizi korkutmasın. Zaten çok basit bir işlevi var. Kurduktan sonra uygulama çekmecenize BT Shortcut adlı bir uygulama gelecek. Bu uygulama sizi bluettoh aygıtlar menüsüne kısayoldan yönlendiren bir uygulama. O yüzden mümkünse ana ekranınıza kolay ulaşabileceğiniz bir yere eklemekte fayda var.

 

Sonrasında Wh-1000XM3 ya da LE_Wh-1000XM3 adlı cihazı bulup yanındaki çark işaretine tıklıyoruz. Ses tuşunun yanındaki tiki kaldırıyoruz. Sadece çağrı kalacak şekilde bırakıyoruz.

 

 

Bilgisayarımızda ise (windows 10) windows tuşu ve A tuşuna bastığımızda bluetooh düğmesine basıyoruz. (Kulaklık daha öncesinde bilgisayar ile eşlenmiş olmalı) böylece bilgisayarımız ses çıkışı olarak telefonumuz ise çağrı cihazı olarak kulaklığa bağlanmış oluyor.

 

 

Sesi telefondan duymak istediğimizde tekrar win+a tuşlarına basarak bluettoh tuşuna basıp bilgisayar ile kulaklığın bağlantısını kesiyoruz. Telefondaki kısayol uygulaması üzerinden sesi de aktif ediyoruz. Süreç bu şekilde biraz daha hızlı bir hale geliyor.

 

6- Yalıtım

 

Kulaklığın pedlerinden tasarım bölümünde epeyce bahsettim fakat yalıtım için ayrı bir başlık açma gereği duydum. Kulaklıkta aktif gürültü engelleme özelliği var. Fakat burada onu anlatmayacağım. Kulaklığın pedleri ile yaptığı pasif gürültü engellemeden bahsedeceğim.

 

Pedler değdim gibi tatlı bir sıkılıkta kulağınızı tam olarak örtüyor. Bu sebeple dışarıdaki sesi epey bir kesiyor. Çok hafif bir müzik bile açsanız dışarıdaki ses tamamen yok oluyor. Pedler cidden çok başarılı.

 

Aynı şekilde toplu taşıma da ya da kütüphane gibi sessiz olunması, yanındaki insanın rahatsız edilmemesi gereken yerlerde dinlediğiniz müziği yandakinin duymaması önemli. Bu kulaklık bu konuda da başarılı sayılır. %60-70 Seslere kadar ki bu yüksek bir ses bu kulaklık için dışarıdan kimse ne dinlediğinizi duyamaz. Sonrasında ise yavaş yavaş duyulmaya başlıyor. Kuklalık ürettiği ses şiddetine göre bence dış yalıtımda iyi iş çıkarıyor.

 

7-Gürültü Engelleme ve Ortam Sesi Özelliği

 

Evet bu kulaklığın can alıcı noktası onu albenili kılan en büyük özelliği piyasada en iyi gürültü engelleme özelliğine sahip kulaklık olması. Bu konuda tek bir rakibi var o da Bose Quietcomfort 35 II. Bir çok aktif gürültü engelleme özelliğine sahip kulaklık var ama hiç biri bu ikisi kadar bu işi iyi yapamıyor. Bose Quietcomfort 35 II'yi deneme fırsatım olmadı lakin bir çok eleştirmen ve teknoloji editörü gürültü kesmede Sony'nin bir tık daha ileride olduğunu söylüyor. Öncelikle aktif gürültü engelleme nedir ne değildir bundan biraz bahsetmek gerek. Çünkü hakkında doğru bilinen çok yanlış bilgiler var.

 

Aktif gürültü engelleme yeni bir teknoloji değil aslında. Bildiğim kadarı ile havacılık ve askeri teknoloji olarak icat ediliyor bu teknoloji. Daha sonrasında biz sıradan kullanıcılara kadar ulaşıyor. Gürültü engelleme özellikle süreğen motor sesleri, klima uğultusu, ya da kalabalık şehirlerin, ofislerin uğultusunu, kesmede çok işe yarıyor. Hatta bu kulaklık işi bir tık ile ileri götürerek yan odadan gelen boğuk insan seslerini vs. de kesiyor.

 

 

Kulaklık kulağınızı tamamen kapattığı için zaten pasif olarak bir çok sesi kesiyor. Rahatsız edici tiz sesler çınlamalar pasif olarak susturuluyor. Fakat pasif gürültü kesme uğultu seslerine çözüm olamıyor. Bunun için bir takım ses işleme işlemleri gerekiyor. Çok teknik detaylara girmeden aktif gürültü engellemenin nasıl çalıştığından bahsetmek gerekirse

 

Kuklalık üzerindeki bir çok mikrofon sayesinde dışarıdaki süreğen uğultu seslerini topluyor. Ve içerisinde QN1 adlı işlemci bu seslerin tam tersi frenkansta bir frenkans üreterek bu ters frenkasnı kulağınıza iletiyor. Bu sesler üst üste bindiğinde uğultu sesi yok oluyor. Olay aslında bu kadar basit. Fakat bu kulaklığı iyi yapan bu frenkasnları çok hızlı üretebilmesi. Dışarıdaki gürültü değişikliklerine çok iyi adapte olabilmesi. Böylece her daim sessiz bir konfor sağlaması.

 

Ürünü otobüste ve tramvayda kullanma şansı yakaladım. Şunu söyleyeyim ki cidden aktif gürültü engelleme bir mucize gibi bir şey. Otobüsün uğultusunu, yol sesini, motor sesinin resmen yok ediyor. Sadece bozuk yollarda otobüsün plastik aksanlarından gelen takırtı çıtırtı seslerini biraz duyuyorsunuz. Onu da dinlediğiniz müzik rahatlıkla bastırıyor zaten. Çok ama çok başarılı. Uçak da deneme fırsatım olursa onu da ekleyeceğim buraya.

 

Biraz garip ve yanlış gelebilir fakat müsait bir yolda araba kullanırken kulaklığı takmayı denedim. Yüksek hızlarda oluşan rahatsız edici yol&tekerlek sesinin adeta yok ediyor. Hatta keşke bu teknolojiyi bir şekilde araçlara da entegre etseler (bazı araçlarda olduğunu öğrendim) diye düşündüm. Araba aniden Rolls&Royce a dönünce şok oluyorsunuz 🙂

 

Yaya olarak gürültü engellemeye açtığımda ise size şu kadarını söyleyeyim, sizi dünyadan soyutluyor. Hatta araç trafiğinin olduğu bir yerdeyseniz kesinlikle gürültü engellemeyi çalıştırmayın. Arabaların ve çevrenin sesini tamamen yok ediyor. Boşlukta yürüyormuş hissiyatı oluşuyor. Kulaklık kulağınızda müzik dinlemez iken sesleri dinleyip gürültü engellemeyi açınca bir şok ve korku yaşıyorsunuz. Kulaklık gürültü engelleme konusunda o kadar başarılı aşırı iyi hatta. Başka bir şey diyemiyorum.

 

Dışarıda gürültü engellemeyi açtığınızda ise kesinlikle bir farkındalık yaşıyorsunuz. Şehirlerde çok fazla gürültü kirliliği var. Sürekli bir uğultu sürekli uzaklardan gelen araç sesleri vs derken kulağımız o kadar alışmış ki bu seslere bir anda yok olunca şaşırıyorsunuz.

 

Ofis ortamında deneme fırsatı yakaladım. Eğer kalabalık bir ofis ise insan seslerinin uğultusunu epey bir kesiyor. Hatta yanınızdaki kişinin sesini de bir miktar kesebiliyor. Gayet başarılı. Telefon vb. cihazların sesini ise müziğinizin sesi çok açık değilse duyabiliyorsunuz. Bu tip gürültüleri şu anda engelleyebilen bir kulaklık yok zaten.

 

Alışık olmayanlar için gürültü engelleme alışana kadar kulakta ve başınızda basınç hissiyat oluşturabilir. 5-6 kez çalıştırıp alıştıktan sonra bu hissiyat zayıflayarak kayboluyor.

 

Gürültü engelleme modu açık iken özellikle ev gibi çok sessiz bir yerdeyseniz kesinlikle bir dip gürültü oluşuyor. Mikrofonlardan gelen tısssss sesini duyabiliyorsunuz. Bu konuda tamamen sessiz bir kulaklık olduğunu sanmıyorum. Bu sebeple gürültü engellemeyi sadece gürültülü ortamlarda kullanmakta yarar olduğunu düşünüyorum. Çünkü sadece dip ses değil çalan müziğin sesini de biraz bozuyor. Özellikle 50-60 hz bandındaki basslar anlamsız bir şekilde güçleniyor. Sesi dengeli olan bu kulaklık bir anda extra bass bir kulaklığa dönüşüyor sessiz ortamlarda.  Gürültülü ortamlarda ses değişimi daha az yaşanıyor ya da hissedilemiyor.

 

Bir de bu kulaklık kronik sorunları olan bir kulaklık. Bir kronik sorununu bir gece yaşadım. Kulaklık ilk çalıştırmada varsayılan gürültü engelleme açık bir şekilde çalışıyor. Kulağıma taktığımda da telefonda herhangi bir ses çalmamasına rağmen sağ kulaklıktan çat çıt diye parazit sesleri gelmeye başladı. Ses bir ara iyice şiddetlendi. Bu sorunu kulaklığı satın almadan evvel öğrendiğim için çözümünü de öğrenmiştim. Söylediğim çözüm şaka değil baştan söyleyeyim. Parazit sesi hangi taraftan geliyorsa kulaklığın o bölümüne sağlam bir tokat atmak gerekiyor ve evet anında çözüm sağlıyor. O geceden sonra bir daha yaşamadım. Bir daha yaşarsam doğru servise yollayacağım zaten. Sony çok güzel bir kulaklık yapmış fakat bu sorunları tamamen saçmalık.

 

Gürültü engelleme için gördüğüm kadarı ile 4 mikrofon kullanmış Sony. İki tanesini dışarıdaki sesi toplamak üzere kulaklıkların dışında buluyor. Diğer iki tanesi ise sürücünün hemen önünde duruyor. Tam emin değilim fakat muhtemelen ürettiği sesi de dinleyip düzeltene kadar tekrar işliyor. Muhtemelen gürültü engelleme özelliği bu yüzden bu kadarı başarılı zaten.

 

Kulaklık gürültü engelleme özelliğine sahip olduğu gibi bunun tam zıttı ortam sesi özelliğine de sahip. Ben bu özelliği şimdiye dek gürültü kesme özelliğinden daha sık kullandım. Bu özellik uygulama bölümünde de bahsettiğimi gibi 20 kademeye sahip. Kulaklığın pedleri kulağınız tam kavradığı için aktif gürültü engellemeden önce pasif olarak sesi epey bir kesiyor.  Ortam sesi ise dışarıda olup biteni daha rahat duyabilmeniz adına önemli bir özellik. Özellikle gece yürüyüşlerinde bu özelliği 20. kademeye kadar getiriyorum. Böylece sanki kulağımda bir kulaklık yokmuş gibi rahatlıkla ve çok doğal bir ses ile dışarıda olup biteni duyuyorum. Bu ses o kadar doğal geliyor ki sanki ses mikrofonlardan kulağına aktarılıyormuş gibi değil de doğrudan kendi kulağınızla duyuyormuşsunuz gibi. Ses şiddeti ise 20. kademe neredeyse kendi kulağınızla duyduğunuz ses kadar diyebilirim.

 

Ortam sesi açık iken dışarıda anormal bir gürültü olursa örneğin patlama sesleri ya da yakınınızdan geçen yüksek sesli bir motosiklet sesi gibi kulak sağlığınızı korumak adına o gürültü geçene kadar otomatik olarak devre dışı kalıyor. Kesinlikle bu olayı çok sevdim. Japonlar iyi kafa patlatmış bu bu işe.

 

Ortam sesi gürültü engelleme gibi kulakta ya da başta basınç hissi oluşturmuyor. Ya da dinlediğiniz müziğin sesinde hissedilir herhangi bir fark yaratmıyor.

 

8-Ses Hakkında Her Şey

 

Bu bölümde anlatacaklarım tamamen kişisel deneyime dayandığı için satın alma kararınızda etkisinin çok yüksek olmamasını rica ediyorum sizlerden. Çok defa yazdım, söyledim. Ses işi tamamen şahsi bir konudur, zevkler ve renkler konusudur. Bir kulaklığı, hoparlörü, stüdyo monitörünü ya da kayıt ekipmanını rakamlara, teknik verilere bakarak satın almak kullanıcıyı çok üzebilir. Mümkünse böyle cihazlar satın almadan evvel mutlaka dinlenilmeli, test edilmeli; imkan yok ise de hakkındaki incelemeleri bir kaç kaynaktan okunması gerektiğine inanıyorum.

 

İncelmesini yazdığım ürün bir Bluettoh kulaklık. Okurken bunu hatırlamakta yarar var. Bu ürünler bir çok parametre düşünülerek üretilmiş ürünler. Stüdyoda mix ya da mastering yapmak için tasarlanmamışlar. Ya da Hi-Fi katogerisinde satılan açık yapıda yüksek ohm'lu odyofil kulaklığı değil. Bunu unutmamak lazım. Değerlendirmelerini kendi sınıfındaki rakiplerine göre yapmakta yarar olduğuna inanıyorum.

 

 

 

A) Basslar: Günümüzde Beats sayesinde midir bilemiyorum fakat bir çok kullanıcı kullandığı kulaklıktan çok şiddetli basslar bekliyor. Basslar çok doygun olsun gerisi o kadar da önemli değil gözüyle bakıyor. Buradaki ana etken sanırım bass ağırlıklık EDM müziklerin gün geçtikçe popülerleşmesi.

 

Bu kulaklık bassları ile ön palana çıkan bir kulaklık değil kesinlikle. Hatta bass head kullanıcıları biraz üzebilir bile. Sub bass dediğimiz çok alt frenkastaki bassları duyurmakta zorlanabiliyor. Eq ile biraz ayarlansa da 50 Hz altı biraz sağır kalıyor. Bu da özellikle subwoofer ile dinlenmek üzere mix edilmiş hip-hop benzeri şarkılarda bir tatsızlık hissettiriyor. Ayrıca metal türevi şarkılarda kick drumun sesi o kadar da ön plana çıkmıyor. Ama 40 hz üstü basslar dengeli bir yapıdaki kulaklık için yeterince doyurucu. Ses şiddeti arttıkça kulağınızı titretecek kadar kuvvetlenebiliyorlar.

Kulaklığın sıcak bir ses yapısı olmasına rağmen basslar ilginç bir şekilde bana yapay geldi. Özellikle 80-120 hz bandı epey bir yapay. Bu durumun kapsülün yapısıyla alakası olabilir. Bluettoh kulaklıkların kapsüllerinin içerisi, sürücü dışında anakart pil vb. ekipmanlarla dolu olduğu için sürücüler aslında içeride ayrı ufak bir kapsülde çalışıyor. Bu da akustiği, sahneyi etkilediği gibi bassların yapısını da etkilemişe benziyor. Bu yapaylık çok enstrümanlı parçalarda daha hissedilir oluyor. Bu frekans bandında hafiften bir çamurlaşma seziliyor.

 

Sırdan bir kullanıcı için basslar biraz eksik ama ses şiddeti artıkça tatlanan bir hale gelecektir. Bunun dışında özellikle enstürmanlanların çok olmadığı daha jazz, rnb vb. türlerde basslar lezzeti ve sıcak hissettiriyor. Karanlık bir ortamda gözünüzü kapayıp kritik bir dinleme yaptığınızda basslar hafiften yapay olsa da sizi üzmüyor rahat hissettiriyor. Bluettoh bir kulaklıkta kaliteli müzik dinlemek için basslar iyi diyebilirim. 10 üzerinden bir puan vermek gerekirse 8 verebilirim.

 

B)Midler

 

Bu kulaklıkta oyun hamuru gibi bir sürücü var. Her şekle giriyor benim gözümde. Fabrikadan çıktığı haliyle kesinlikle karanlık bir ses üreten yapıda. Fakat 8 Khz ve üstü bandları eq yardımı ile biraz arttırınca kulaklık sanki karakter değiştiriyor. Daha öncesinde bluetooth bir kulaklıkta bu kadar tepkili bir sürücü görmemiştim. Sony neden fabrika çıkışında bu kadar karanlık bir ses üretecek şekilde bırakmış anlaması güç cidden.

 

Dediğim gibi özellikle 7-8 khz bandını hafif arttırsanız bile midler epey detaylı bir hale geliyor.Fabrika çıkışı hali ile çok da detaylı midlere sahip değil kanımca.

 

Ama bir kesinlikle midlerini çok beğendim. Benim için ses kalitesinde detaydan, çözünürlükten evvel ses ekipmanının doğala yakın bir ses üretmesi önemli. Çıplak kulakla dinlediğim gitar sesini bana elinden geldiğince taklit edebilmeli. İşte Sony'i burada tebrik etmek lazım. Çünkü midler çok doğal. Hele ki vokaller çok ama çok başarılı. Özellikle bariton erkek vokaller çok doğal geliyor kulağa. Sanki adam kulağınızı iki yanında canlı söylüyormuş hissi yaşatıyor. Hele hele parçada çok fazla enstrüman yoksa vokale odaklanmış bir parça ise sizi çok güzel dinlemeler bekliyor diyebilirim.

 

Midlerin detayı ise kesinlikle bir Sennheiser değil. Bunu gönül rahatlığı ile söyleyebileyim. Sennheiser da enstrümanları ayırt etmek çok daha kolay. Bu da bu kulaklığı hard rock ya da daha hızlı seri parçalarda, metal ve alt metal türlerinde zevksiz kılıyor. Sennheiser Hd 4.40 ile dinlediğim bir çok metal parçadan bu kulaklık ile kesinlikle aynı tadı alamadım. Bu kulaklık daha hantal bir kulaklık iken Sennheiser kesinlikle çok daha dinamik bir kulaklık. Çok bok atmak gibi olmasın elbette alt segment bir kulaklıktan buna terfi edecek kullanıcıları kesinlikle mutlu edecektir. Özellikle rock türevi dışında enstürman sayısın biraz daha fazla olduğu sanatçıları dinlemeye çalıştığımda (Yanni, Chris Spheeris vb.) beni fazlasıyla tatmin etti. Enstürmanları tek tek sayabildiğimi hissettim. Ses o kadar doğal ki müziğin keyfinde akıp gidiyorsunuz zaten. Sennheiser kulaklıklar evet daha detaylı bir dinleme imkanı sunuyor olabilir ama bu kuklalık kadar konforlu ve huzurlu bir dinleme imkanı sunmuyor. Bana bugün sorsalar Sennheiser momentum 3 mü yoksa Sony Wh 1000-Xm3 mi diye kesinlike Sony derim. Tabii dediğimi gibi zevkler, renkler meselesi siz özellikle metal ve daha hızlı parçalar dinlemeyi seven bir insansanız bence önce Sennheiser tarafında yönelmelisiniz.

 

Midlerin bana kalırsa en büyük sorunu 160-250 hz banındanki baskınlık. Sony fabrika çıkısında bu band aralığını tam dengeleyememiş olmalı ki bu frenkanstaan gelen sesler beni rahatsız etti. Bu şekilde müzik dinlediğinizde boğukluk hissi yaşıyorsunuz. Bu frenkans aralığını kısmazssanız alt midlerde bir çamurlaşama oluyor. Bu konuda kulağım beni yanıltmadı Rtings.com'un kulaklığın frekans tepkilerini çıkardığı grafikte bu bölümde bir şişiklik olduğu görülmekte.

 

Ben bu baskıyı gidermek adına Windows ortamında Equalizer apo adlı uygulmayı kullanıyorum. Size de tavsiye ederim. Hatta merak eden varsa hakkında detaylı bir blog yazabilirim. Dediğim gibi sürücü oyun hamuru gibi olduğu için eq da çok uç ayarlar yapmanıza gerek yok. Midlerin bu doğallığını öldürmemek adına ve kulak zevkime göre şu şekilde bir ayarlama yaptım.

 

 

Ben bu şekilde bu kulaklıktan bluettoh modunda hem detaylı, hem doğal ve baş ağrıtmayan bir profilde ses yakalamayı başardım. Tizler size biraz fazla gelebilir, benim kulaklarım yaşıtlarıma göre tizlere pek hassas olmadığı için ben biraz tiz açmayı severim. O yüzden böyle bir profil oluşturdum.

 

C)Tizler:

 

Mid bölümünde de yazdığım gibi benim kulaklarım 16 khz üstü seslerde hafiften bitiyor. 17 den sonrası hiç yok hatta. Yaşım 25 fakat kulaklarım tiz konusunda biraz daha sağır. O yüzden kullandığım her kulaklıkta tizler bir miktar arrtırmayı severim.

 

Bu kulaklıkta ise mid bölümündeki frenkas tepki grafiğinden de görülebileceği gibi 8 khz bandını arttırmak yetiyor aslında. Sonrası işin biraz tuzun biberi. 8K da yapılacak hafif bir artış ses detaylarını çok arttırıyor. Tizler bence kafa üstü bir bluettoh bir kuklalık için başarılı.

 

Mideler kadar olmasa da doğal hissettiriyor. Kulakiçi kulaklıklar gibi çın çın kulağınızı rahatsız eden tipte değil kesinlikle. Yumuşak ve rafine tizlere sahip.Yalnız biraz arttırmaya ihtiyaç duyuyorlar benim kulağıma göre. Arttırdığınız anda midlerin önüne geçmeden güzel güzel çalıyorlar.

 

Elektronik parçalarda özellikle Trance müziklerde tizlerden çok memenun kaldım. Tizler çok yapay gelmiyor kulağa.

 

Eq apo uygulamasındaki High Pass Filtresi ile müzik içinde duyulması zor olan 14 khz sesleri ön plana aldım. Daha doğrusu 14 khz altı sesleri yok ettim. Tizler üstlere çıktıkça şiddetinden çok bir şey kaybetmiyor. Ve baya keskin şekilde kulağınıza iletilmeye devam ediyorlar. Dediğim gibi sürücü çok başarılı fakat fabrika çıkışında bana göre iyi tune edilmemiş. Benim düşünceme göre bu da bir pazarlama stratejisi. Xm2 de aynı sürücü vardı. Xm4 de de aynı sürücü olacak. Ama ses profilinde muhtemelen değişim olacaktır. Bunu yakında göreceğiz. Türkiye'ye gelir gelmez bulduğum ilk mağazada denemeye çalışacağım.

 

 

D)Ses Şiddeti

 

Bu konuyu çok uzatma ihtiyacı duymuyorum. Kulaklığı Android İşletim sistemli bir kaç farklı telefonda, iPhone telefonlarda ve windows bilgisayarlarda kullandım. Kablosuz kullanımda ses şiddeti epey bir yüksek. Öyle ki şarkının bassları çok kuvvetli ise son seslerde kulak memelerinizde titreşimi hissediyorsunuz.

 

Aynı durum hatta daha kullandığınız kaynağa göre kablolu kullanımda ses şiddeti daha da artıyor. Ses şiddeti tepe noktaya doğru çıktığında ufak ufak detay kayıpları hafiften çamurlaşan mid-tiz dağılımı baş ağrıtmaya başlıyor. Edm müzüklerde ses şiddetinin zevkiyle bunu anlamak zorlaşssa da kritik dinlemeye yaatkın müziklerde rahatsızlık veriyor. Son sese çıkmaya hiç gerek yok. %60 ses bile fazla fazla yeterli gelecektir.

 

Karşılaştırmak gerekirse bu konuda Sennheiser HD 4.40 B den 1-2 adım daha ileride diyebilirim.

 

 

E)Sürücü Hakkında

 

Kulaklığın içerisindeki sürücü 40 nm çapında bir sürücü. Malumunuz sürücü boyutu sesi etkileyen önemli bir unsur. Sürücü büyüdükçe kulaklığın daha doğal sesler üretmeye potansiyeli olduğu anlamını çıkarabiliriz. (Büyük sürücülü her kulaklık doğal ses üretmez)  40 Nm blutooth bir kulaklık için orta büyüklükte sayılabilecek bir boyut.

 

Sürücü hakkındaki en net tespitim oyun hamuru gibi bir sürücü. Çok ufak tunelara bile hissedilir tepkiler vererek karakterini değiştirebiliyor. Fabrikadan çıktığı hali ile karanlık ve sıcak bir yapıda ses üretecek şekilde tasarlanmış.

 

Bu kulaklıkta kablolu kullanımda 2 farklı seçeneğiniz var demiştik. Birincisi aktif kullanım ikincisi ise pasif kullanım. Pasif kullanımda ses kablosundan geçen elektrik akımı doğrudan sürücülere iletilirken, aktif modda ses kulaklığın işlemcisi tarafından işleniyor. Sürücünün asıl karakterini duymak için kritik dinleme zamanlarında pasif modda kullandım. Bu kulaklığı aktif modda kablo ile ya da bluetooh üzerinden dinlerken duyduğunuz ses ile pasif kullanımda duyduğunuz sesin yakından uzaktan alakası yok. Pasif moda geçince ses berbat geliyor. Cidden berbat geliyor. Sanki bir hoparlörü uzun bir borunun ucuna koymuşlar da siz de kulağınızı orunun diğer ucuna dayamışssınız gibi bir ses.

 

Sürücünün 160-250 hertz arasında bir baskınlık durumu var. Bu frenkas aralığında bir tıkanıklık var. O tıkanıklığı gidermek için Equalizerin başında biraz zaman geçirmeniz gerekebilir. Bir şekilde bu bu tıkanıklık giderildiğinde sanki bir referans kulaklıktan dinlermişcesine ruhsuz bir yapıya bürünüyor. Sürücüde bir takım inişler çıkışlar olsa da kesinlikle başarılı bir sürücü. Çok dinamik değil bbiraz hantal fakat doğal ses üretme konusunda çok başarılı. Pasif kullanımda bunu daha çok fark ediyorsunuz. Fakat dediğim gibi Equalizerin başında saatler geçirmeniz gerekebilir. Kablolu kullancaksanız da daima aktif modda kullanın.

 

F)Bluetooth Bağlantısı Ses Kalitesi

 

Ürünü başarılı kılan yanlarından birisi de kesinlikle burası. Ürünün içresinde kullanılan Bluettoh modülü çok kaliteli. Ses sanki kablo ile aktarılıyormuşcasına parazitten, dip sesten uzak temiz bir ses. Rakibi bir çok bluetooth kulaklık da dip ses oluşurken bu kulaklıkta en ufak bir dip ses sorunu yaşamadım. Bu konuda çok memnun kaldım.

 

Hd 4.40 Da şarkı durduktan sonra 1 saniye ya da şarkının sesi çok kısık olduğunda fısss diye kötü bir dip ses duyardım. Bu kaliteyi çok baltalıyordu. Bu kulaklıkta böyle sorunlar yok.

 

Diğer bir konu ise LDAC codeci. LDAC destekleyen telefon üreticisi çok fazla değil ne yazık ki. LDAC teknolojisi ilk duyurulduğunda sadece Sony cep teelefonları ve Walkmanlar destekliyordu. Sonrasında Sony bu özelliği açık kaynak haline getirdi. Dev markalardan Samsung bu özelliği değerlendirmeyi başardı. Son 4-5 yıllık telefonlarının (tepe modeller daha çok olmak üzere) bir çoğunda LDAC desteği var.

 

Nedir Bu LDAC derseniz çok detaya girmeden anlatmak gerekirse bluetooth teknolojisinin bant genişliği epey bir düşük. Yüksek kaliteli sesi iletmekte güçlük çekiyor. Bunun için sesi çeşitli yönetmelerle sıkıştırma gereği duyuyor. Sıkıştırma teknolojilerin en iyisi şu anda LDAC. Hatta o kadar iyi ki stabil bir bağlantı varsa 24 Bit 96 Khz ses aktarımı yapabiliyor. Bu değerleri bırakın kablosuzda yakalamayı bu şekilde kayıt altına alınmış müzikleri bile bulmak zor. Tidal'in master kalitesini kullanıyorsanız ya da elinizde gerçek flac arşiviniz varsa Ldac'ın önemi o zaman anlaşılıyor.

 

9-Telefon ve Çağrılar:

Kulaklığın üzerinden bir çok mikrofon olduğunu belirtmiştim. Bunların 1 ya da daha fazlasını telefon görüşmeleri için kullanıyor. Telefon görüşmeleri fena değil. Günü kurtaracak kadar iş görüyor. Sürekli telefon ahizesinden konuştuğunuz bir insan sesinizdeki değişikliği hemen fark ediyor. Ne yazık ki hiç bir kafa üstü bluetooth kulaklık gibi telefon çağrıları konusunda o kadar başarılı olamıyor. Ama onun dışında dışarıda trafiğin şiddetli bir şekilde aktığı anayolda yürürken bile görüşme yapabildim. Çok fazla bağırmama gerek kalmadı. Bir şekilde sesimi yakaladı. Telefonlardaki gürültü engelleme sistemi kadar dış gürültüyü bastıramıyor ne yazık ki. Dış gürültüyü karşı tarafa biraz iletiyor.

 

Siz de karşıdaki kişi sessiz bir yerde değilse ahizeye geçme ihtiyacı duyabiliyorsunuz çünkü ahize kadar sesinizi net ve şiddetli iletmiyor. Onun dışında ben akşam yürüyüşlerinde kullanıyorum. Arkadaşlarımla uzun süreler dahi görüştüğümde çok fazla şikayet edilmedi.

 

Telefonunuzu birisi aradığında telefonunuz sessizde dahi olsa kulaklıktan bir zil sesi duyuluyor. Touchpade çift tıkladığınızda çağrıya cevap veriyor. Uzun basarsanız çağrıyı ret ediyor. Keşke kimin aradığını robotik bir sesle de olsa söyleyebilseydi. Xm4'de bekliyorum bu özelliği.

 

10-Kimlere Tavsiye Ederim:

 

Bu kulaklığın en büyük öne çıkan özelliği aktif gürültü engelleme özelliği. Buna ihtiyaç duymuyorsanız bence boşuna bu kadar para vermeyin derim.

 

Özellikle sürekli uçak seyahati yapıyorsanız ve uçağın motor sesinden rahatsız oluyorsanız başka hiç bir kulaklığa bakmayın kesinlikle alın geçin. Aktif gürültü engelleme konusunda tek rakibi Bose Quietcomfort 35 II. O kulaklık da ses kalitesi olarak bundan geride kalıyor. Toplam bir paket olarak baktığınızda XM3 daha mantıklı duruyor.

 

Ben gibi sürekli otobüs, tren seyahati yapıyorsanız ve ses kalitesi konusunda belirli bir standarda ulaştıysanız bu kulaklığa mutlaka bir göz atın. Seyahatlerde aktif gürültü engelleme size konfor katarken, eve geldiğinizde kaliteli müziğin tadını çıkarabiliyorsunuz. Kafa üstü bluetooth bir kulaklıkta iyi denecek ses kalitelerini yakalamak epey zor. Ses kalitesi için cüzdanı epey açmak gerekebiliyor.

 

Son olarak ürünün fiyatından bahsetmek gerekirse 2020 nin mayıs ayında Hepsiburada'dan 2300 TL ye satın aldım. Fiyat konusu kulaklıktan ne beklediğinize, bütçenize, önceliklerinize göre yoruma açık bir konu. Bu konuda fazla bir yorum yapmayı düşünmüyorum. Ama iyi bir kulaklık arıyorsanız mutlaka göz atın.

 

Ürüne dair anlatacaklarım şimdilik bu kadar. Aklıma bir şeyler gelirse yazıya eklerim. Merak ettiğiniz bir şey var mutlaka sorun. Buraaya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim. Başka bir incelemede görüşmek üzere.

 

TÜKETİCİ HAKEM HEYETİ SÜRECİ

 

-Ürün şu anda bilirkişide. 28.07.2020 tarihi itibariyle teslim alacağım. Mahkeme muhtemelen 1 ay içerisinde sonuca varacak. Sonuçlandığında güncelleme yapacağım.

 

Üründeki çıtırdama sesini detaylandırmak gerekirse menteşe bölümlerinde iki plastiğin birleştiği noktada ufak kumaş bir yastık var. Redditte yazan bir kullanıcının gözlemine göre bir kaç parti üretimde bu kumaş parça fabrikada kötü işçilik sonucu yanlış yerleştirilmiş. Ve kullandıkça yerinden kayıyormuş. Aradaki kumaş kaydıkça iki plastik birbirine değdikçe ses yapmaya başlıyor.

 

İşçilik hatası olabilir. Bunu sorun etmiyorum. Her üründe sorun çıkabilir. Ama marka ürünün arkasında durmalı. Müşteriyi baştan savmamalı.

 

Türkiye'de bu sorunu yaşayan kimseyi görmedim, duymadım. Ama Reddit de ve Sony'nin kendi Avrupa forumlarına yazılmış. Sony böyle bir hata olduğunu biliyor yani.

 

Bu kulaklığı alırken bu konuyu da göz önünde bulundurmanızı tavsiye ederim.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 8

Sennheiser HD 4.40 BT Bluetooth Kablosuz Kulak Üstü Kulaklık

Merhabalar yaklaşık 3-4 gün evvel almış olduğum Sennheiser HD 4.40 kablosuz kulaklığı elimden geldiğince tarafız ve kişisel deneyime dayalı bir şekilde incelemeye çalışacağım. İnceleme bölüm bölüm ve detaylı olacağından okuyacak arkadaşlara bir yandan çay kahve içmeleri tavsiye edilir 🙂

Satın Alma Sebebi: Yaklaşık 4 yıldır kullanmış olduğum Sony Mdr Xb450AP'nin artık kullanılmayacak şekilde bozulması üzerine yeni bir kafa üstü yeni bir kulaklığa ihtiyaç duydum. Ses ekipmanlarına her zaman biraz fazla meraklı olduğum için ve şu sıralar bütçem el verdiği için biraz daha üst seviye bir cihaz satın almak istedim. Belli başlı kriterlerim vardı sırasıyla:

1-Dengeli doğal sıcak bir ses.

2-Neredeyse her zaman evde kullanacak olsam da kablosuz özgürlüğü arıyordum. Ve hem pc ye hem telefonuma aynı anda bağlı çalışabilmeli.

3-Bluetooth üzerinden hiç bir zaman kablolu ses kadar kaliteli bir ses alamayacağımı bildiğimden pili bittiğinde ya da bitmediğinde kablolu çalışabilme özelliği.

4-Konforlu bir kulaklık olmalıydı.

 

Fiyat ve Satın Alma Aşaması: Ürünü Trendyol üzerinden satış yapan hifi-myfi adlı satıcıdan aldım. Bu satıcı Sennheiser markasının Türkiye distirbütürü olan "Bircom" a bağlıymış. Ürünün kutusunun üzerinde "Bircom" logosu var. Ayrıca kutunun içinden Bircom'a ait imzalı garanti belgesi vs de geliyor. Ürün Trendyolda indirime girmişti ve 600 Tl gibi bir rakama aldım. Bir çok sitede 700-800 Tl bandına satılıyordu. Sanırım durum hala aynı. Trendyol ise kargo işinde başarılı sorunsuz bir alışveriş oldu 2 günde geldi içinden Sennhesier logolu şekerler bile çıktı 🙂

 

Kutu İçeriği: Kulaklık işin gerçeği fiyatına nazaran çok da ihtişamlı olmayan bir sunumla geliyor. Mavi büyük bir kutuda gelen kulaklığın kutusunu açtığımızda içinden kulaklığın bulunduğu plastik bir kap, kaliteli bir micro usb şarj kablosu ve ürünü kablolu kullanabilmeniz için 1.4 metre uzunluğunda bir ucu 3.5 mm bir ucu 2.5 mm kiltili aux kablosu geliyor. Bir de bu ürüne kesinlikle yakıştırmadığım bir kumaş kese geliyor. Ürünün yanında kesinlikle kaliteli bir kulaklık kutusu/kabı gelmeliydi.

 

Tasarım ve Konfor: Ürünün tasarımı konusunda gelirsek ürün büyük bir kulaklık bu yüzden dışarıda kullanmayı düşünen arkadaşlar insanlar kısa bir süre size bakabilir. Ürünün rengi mat siyah ağırlıklı. Bazı noktalar ise mat gri. Ürün Türkiye'ye yeni gelmiş siyahi bir futbolcu kulaklığı havası taşımıyor yani 🙂 Daha çok profesyonel bir duruşu var.

Ürün tamamen plastik malzemeden üretilmiş. Ama elinize aldığınızda bunun öyle her yerde kullanılan bir plastik olmadığını rahatlıkla anlıyorsunuz. Kesinlikle premium hissi veriyor. Malzeme kalitesi konusunda üzüleceğinizi hiç zannetmiyorum. Ayrıca en ufak bir gıcırtı vs yok ve uzun süre sağlamlığını koruyacak gibi duruyor.

Kulaklık bölümleri sağa sola ufak bir açı ile oynayabiliyor. Onun dışında yukarı doğru 90 derece kırılarak daha rahat taşabilir bir hale geliyorlar.

Kulaklık bölümlerinde yükseklik alçaklık ayarı tabi ki de var. Aynı zamanda başınıza denk gelen bölümüne çok kalın olmasa da sun bir deri kullanmışlar. Saçı kısa olan kullanıcılar bu konuda sıkıntı çekmeyecektir.

Kulaklık pedleri ise epey bir büyük ve kalın. Pedlerde kullanılan suni deri kesinlikle çok başarılı kulağınıza tam oturuyor yumuşacık bir süngere sahipler. Ve bu süngerler hafızalı sünger kullandığınızdan çıkardığınız an eski şeklini alıyor. Kulakları ne acıtıyor ne de serbest bırakıyor. Tüm kulağınızı güzelce içine alıyor ve konforlu hissettiriyor. Ayrıca yalıtımda etkisi çok büyük az sonra bahsedeceğim bu konudan.

Ürünün sol kulaklık kapağında "Nfc"  bölgesi var. Buraya nfc destekli bir telefon dokundurduğunuzda hiç uğraşmadan eşleşme işlemi gerçekleşiyor. Kulaklık kapalı dahi olsa nfc ye telefonunuzu dokundurduğunuzda kulaklık çalışıp eşleşmeye hazır hale geliyor. Yani içeride sadece bir tane etiket yok anakarta doğrudan bağlı bir nfc modülü var.

 

 

Diğer her şey ise sağ kulaklık kısmına toplanmış. Sırasıyla saymak gerekirse:

  • Kulaklığın durumu hakkında bilgi veren 3 renkli led ışık.
  • Ürünü açmaya kapatmaya ve eşleşme moduna geçiren tuş.
  • Şarkıyı durduran başlatan sonraki önceki şarkıya atlamayı sağlayan ve telefon görüşmelerinde işlev gösteren multi fonksiyonel bir joystick
  • Ses kısıp açmanızı sağlayan buton
  • Aux in girişi
  • Micro usb şarj girişi

Performans ve Kullanım Kolaylığı: Ürünü kullanmak telefon ya da başka bir cihazla eşleştirmek kesinlikle kolay. Telefonunuzda NFC özelliği var ise tek dokunuşla eşleştirebiliyorsunuz zaten. Eğer NFC özelliği yoksa açma kapatma tuşuna uzunca basarak eşleşme moduna geçiyorsunuz ve bağlanmak istediğiniz cihazın bluetooth menüsünden kolayca bağlanabiliyorsunuz.

 

Ürün aynı anda 8 cihaza kadar bağlanabiliyor. Tabi ki 8 inden aynı anda ses aktaramıyor. Örnek üzerinden anlatmak gerekirse cihazınız hem telefonunuza hem de bilgisayarınıza bağlıysa telefonundan ses gelmiyorsa pc den ses açtığınız da çalmaya başlıyor ya da tam tersi. Bu özellik kesinlikle büyük bir konfor katıyor kullanıma. Ben gibi hem pc ye hem telefona bağlayacaksınız iyi iş çıkarıyor.

Üründe 2 adet mikrofon var. Bu sayede telefon görüşmesi yapabiliyorsunuz .Pek başarılı olduklarını söyleyemem. Ama güzel bir özellik var Telefon görüşmesi yaptığınız an ortam sesi kulaklığın içine aktarılıyor bir miktar. Bu dışarıda kullananlar için önemli bir özellik.

Ürün pil durumunu da bluetooth üzerinden bağlı olduğu cihaza aktarabiliyor. Özellikle Apple cihaz kullanıyorsanız saatin yanında kulaklık simgesinin yanında cihazın pil seviyesini gösteren bir pil simgesi daha oluyor. Android de veya windows da ise 3. parti uygulamalar  ile pil durumunu kontrol edebiliyorsunuz. Ayrıca pil durumunu saat bazında sesli olarak da söylüyor.

 

Üzerindeki tuşlar ise kesinlikle çok başarılı. Joystiki ileri ittiğinizde sonraki şarkı geri çektiğinizde önceki şarkı üzerine bastığınızda ise şarkıyı duraklatma işlevini görüyor. Yalnız her ne hikmetse İntel Ac 3165 bluetooth wifi kartlı windows 10 notebook bilgisayarımda bu joystik çalışmadı.

 

Ses açıp kısa işlemi ise bağlı olduğu cihaz ile eşleşiyor. Bu bir çok üründe olmayan bir özellik aslında. Bu şu anlama geliyor. Siz tuşlardan sesi kısarsanız pc nin ses çıkışını kısıyor aslında. Yani bağlı bulunduğu cihazın ses çıkışını kontrol ediyor. Böylece senkron çalıyorlar. Ama bunun ne yazık ki ufak bir dezavantajı var. Siz sesi açıp kıstığınızda bip bip diye ufak bir ses çıkarıyor cihaz. Telefonunuzdan ses açtığınızda sürekli bip bip diye ses çıkarıyor kısa bir süre. Çok kafaya takılacak bir şey değil.

 

Şarj ve kullanım süresi ise bence başarılı. Ürün 0 dan 100 e 2 saat gibi bir sürede doluyor. Dolu bir pil ile 25 saat kesintisiz müzik vaat ediyor. Aldığımdan bu yana durmadan kulağımda ama hala anca %30 a kadar getirebildim. Bu yönden mutlu olacaksınız.

 

Ses Yalıtımı: Üründe aktif bir gürültü engelleme sistemi bulunmasa da ben pek aramadım. Eğer aktif gürültü engelleme sistemi istiyorsanız epey bir fiyat farkı vererek 4.50 yi alabilirsiniz. Ürünün Pedleri epey büyük olduğunda ve kulağı içine aldığından dışarıdaki sesi neredeyse yok ediyor. Bu konuda çok başarılı buldum. Kulağınızı sıkıca kavradığından dışarı da aynı şekilde pek ses vermiyor. Çok yüksek ses sevilerinde tabi ki dışarı ses çıkıyor hatta biraz yanındaki ne dinlediğiniz anlayabilir. Ama normal ses seviyelerinde kimseyi rahatsız etmeden rahatlıkla toplu taşımada, kütüphanede ve bilumum sessiz olunması gereken ortamlarda konforla müziğinizi dileyebilirsiniz.

 

Ses Performansı: Burası en zor kısmı sanırım. Ama 3 gündür epey bir müzik dinledim ve yeterince deneyim sahibi olduğumu söyleyebilirim.

 

Sesi özet geçmek gerekirse sıcak dengeli yüksek vokaller biraz boğuk

 

Şimdi detaya ve deneyim kısmına gelmek gerekirse 4 kısıma böleceğim bass, mid, tiz ve diğer detaylar olmak üzere.

 

Bass ve alt sesler: Ürünün sürücü boyutuna dair kendi sitesi de dahil herhangi bir yerde bir bilgi bulamadım ilginç bir şekilde. Ama şunu diyebilirim ki basslar çok doygun ve temiz. Bassları deneyimlemek adına farklı tarzda müzikler dinledim. Bateri ağırlıklı parçalarda eğer kayıtta özellikle çok geri plana atılmadıysa kick drum seslerini baya dolu dolu duyuyor hatta hissediyorsunuz. Adamlar bu işi çok iyi başarmış. Özellikle hızlı rock ve metal türevi şarkılarda basslara hayran kaldım. Çok doygun ve doğal geliyor. Nadiren şarkıya bağlı olarak mid bassları perdelediğini hissettim bazen. Ama nadiren. Eski kullandığım Sony Extra bass a kıyasla çok dengeli ve doğal bassları var. Mid bass kısmında ise biraz cansız buldum. Özellikle gittim bass gitar ağırlıklı funky ve jazz parçalar dinledim. Enstrümanın sesinde bir sorun yok fakat ses biraz daha mide yaklaştıkça ufak boğukluklar seste çamurluklar hissediliyor. Bu çamurluk hissine mid kısmında daha detaylı bahsedeceğim. Bunun dışında hip hop, house dubstep ve edm dinledim. Sanatçının tercih ettiği bass desenine göre iyi iş çıkarıyor. Bu kulaklıkta daha çok sub bas var. Yani daha düşük frekanstaki basslara daha tepkili. Özellike vur çek basslarda inanılmaz çok tatlı bir deneyim yaşatıyor. Ama biraz daha yüksek tonlu basslarda o tatlılık bozulmaya başlıyor. Ama eminim basslardan memnunun kalacaksınız. Yine de uyarayım artık genç kesim olarak daha çok bass ağırlıklı parçalar dinler olduk. Özellikle bassları arttırlmış kulaklıklar var onlar kadar bass vermiyor. Diğer seslerin önüne geçmeden bass veriyor sonuçta bu bir sennhesier kulaklık. Derdiniz sadece gümbür gümbür bass ses duymaksa bu ürün size göre değil.

 

Tizler: Ürün ses profili parlak dan ziyade sıcak tonlarda. Bu sebeple tizler çok ön planda değil. Daha çok midler ve basslar ön planda. Ama tizlere hassasiyeti iyi. Şarkıcı özellikle tizleri biraz daha ön plana çıkarmak istediyse tizler kulak tırmalamadan çok üstlere rahatlıkla çıkıyor. Hatta şaşırtıyor baya tiz kalitesiyle. Daha önce kullanmış olduğum Extra bass serisi kulaklıkta tizler ölüymüş yokmuş onu anladım. Dediğim gibi şarkıcı özellikle biraz daha ön plana aldıysa tizleri çok güzel sesler yakalıyorsunuz. Mid tizlerin biraz soluk kaldığını düşünüyorum. Bu sebeple şarkıda tizler doğal hatta biraz kısık bırakıldıysa duymanız zorlaşabiliyor. Böyle bir durumda hafif bir eq ayarı yapmanız gerekebilir. Ama ben üst seviye tizlerden memnun kaldım. Mid tizleri ise daha parlak daha canlı görmek isterdim işin gerçeği.

 

Mid: Beni en çok üzen kısım oldu ne yazık ki. Ürünün mid seslerinde anlamsız bir tıkanıklık var. Sanki tüm sürücü belli bir frenkansta takılı kalmış gibi. O frenkans da 1-2 Khz arası bir şey. Midlerin tümü sanki o aralıktan gelmek istiyor gibi. Bunu anlatması biraz zor ne yazık ki. Ama şarkı özellikle parlak kaydedilmediyse ne yazık ki mid seslerde özellikle vokal seslerde bir kabalık bir boğukluk mevcut. Ve pek eq ile de çözülemiyor. Şarkıdan şarkıya değişiyor. Bazen çok güzel derken bazen çok mu boğdu ya vokaller dedirtiyor. Bu kulaklıktan insan sesini doğal almak biraz zor. Midlerden biraz daha bahsetmek gerekirse kesinlikle güçlüler tizlerin bassların gerisinde kalmıyorlar. Çok kötüledin Gökhan diyecek arkadaşlar eğer bu işlere takık biri değilseniz anlamınız pek mümkün değil. Hatta buna yakın bir seviyede kulaklık kullanmadıysanız ses mükemmel diyeceksiniz eminim. Ama bu işlerdeki deneyiminiz arttıkça dinlediğiniz cihazın artılarını eksilerini görüyorsunuz.

 

Ses Hakkında Diğer Her Şey: Türkçe incelmesini yapan bir arkadaş sesin az geldiğini söylemiş ama tahminime göre kulladığı cihaz Iphone. Iphonlerda bletooth üzerinden ses az aktarılıyor. Ürünü bir çok farklı cihaza bağladım. Hiç birinde ses şiddetini sorun etmedim. Ürünün kendisinde "aptx kodek" desteği mevcut. Bu sayede kablosuz daha iyi bir ses akışı sağlıyor. Benim kullanmış olduğum Note 8 bu kodeği desteklediği için ses de kablolu kullanımla neredeyse aynı sesi aldım diyebilirim. Sesi epey bir yüksek son seste kesinlikle rahatsız ediyor. Son seste çok hafif bir bozulma hissediliyor.

Ürünü bir de kablolu kullanabildiğiniz söylemiştim. Bu kesinlikle güzel bir güzellik. Kutudan çıkan bir ucu 3.5 mm diğer ucu 2.5 kilitli uçlu aux kablosu yardımıyla kablolu kullanabiliyorsunuz cihazı. Ürünün pili bitse dahi kablolu kullanabiliyorsunuz bu konuda bir engel de yok. Kabloyu taktığınız an bluetooth kapanıyor. Ne yazık ki kumanda ve mikrofon özelliği kablo ile kullanılmıyor. Düz bir kulaklık olarak kullanıyorsunuz. Sesi kablolu olarak aldığınızda seste biraz kurtlu adamın anlayacağı değişiklikler oluyor.. Sıcak olan ses dengesi daha da sıcak bir hale dönüşüyor bana göre. Bluetooth üzerinden daha çok V equalizer a yakın bir ses aktarıyor. Basslar daha dolu tizler daha canlı midler daha geride gibi geldi bana .Sanki Sennheiser sürücünün eksiğini bluetooth modülüne ufak bir tune yaparak düzeltmeye çalışmış gibi. Düzelmiş mi derseniz tam olarak değil ne yazık ki hala midelerde ve özellikle vokallerde dediğim şeyler geçerli.

 

Sahne derinliği ise ortalama düzeyde denebilir. Kapalı bir kulaklık olduğu için çok fazla bir şey beklememek gerek bu konuda. Ama yine de enstrüman ayrımı ve sahne derinliği iyi denebilir kendi klasmanına göre.

 

Bunların dışında ses epey net ve dengeli arkadaşlar. Ses şiddeti de epey yüksek. Klasik Sennheiser, sesi üzmüyor tam tersine mutluluk veriyor.. Hatta kulağınızdan çıkardığınızda biraz vakit geçirince kulaklarınız arıyor kulaklığı. Bu da ses hakkındaki en kısa yorumum olsun.

 

Gelelim Artılara Eksilere:

+Malzeme kalitesi premium seviyesinde elinize aldığınızda mutlu oluyorsunuz

+Üzerinde bulunan tuşlar çok işlevsel ii ki varlar dedirtiyor.

+Bluetooth modülü başarılı ses iletimi sağlıyor aptx kodek sayesinde yüskek birtrate ile kablosuz müzik dinleyebiliyorsunuz.

+Bluetooth menzili epey iyi 2-3 duvar mesafeden bile çekiyor.

+Şarj ve pil süresi başarılı.

+Ses şiddeti epey bir yüksek.

+Büyük pedler sayesinde gerek içi gerek dış yalıtım iyi. Kulağınıza taktığınızda sağır olmuşcasına engelliyor iki taraflı sesi.

+Pedler çok konforlu ve kaliteli.

+Ses dengeli ve sıcak hiç bir şarkıda şunu duymadım dedirtmiyor hiç şarkıda başta ağrı hissi oluşturmuyor. Dinlemesi lezzeetli.

+Kablolu kullanım kolaylığı iyi bir özellik.

 

-Kutu içeriği daha dolu olmalıydı. Taşıma kutusu/kabı mutlaka gelmeliydi. Yanında gönderidkleri kese pek bir işe yaramıyor.

-Bluetooth 4.1 değil de 4.0 olması.

-Bluetooth ile müzik dinlerken şarkı durduğunda kısa süreli bir dip ses gelmesi. Bu ne yazık ki bir çok üründe var bunda da var.

-Üzerinde 2 adet mikrofon var ama telefon görüşmelerinde pek başarılı değil. Konuştuğunuz kişi genelde kulaklıkla konuştuğunuzu anlıyor.

-Vokallerde olan boğukluk çamurluk hissi.

Kablolu kullanımda tuşların ve mikrofonun iptal olması.

 

Sonuç, Özet ve Kime Tavsiye Edilir: Sonuç olarak olaya şöyle bakmak lazım arkadaşlar. Ürünün markası belli. Bu işlerin içinde olan arkadaşların çok yakından tanıdğı Sennheiser. Şöyle bir örnek vereyim. Mercedes ya da Bmw'nin en ucuz modelini de alsanız ne kadar kötü olabilir? Gidip Fiatın aynı segment arabasının en pahalı modeline bile fark atar. Bu işte böyle. Elbette eksikleri var ama gerek malzeme kalitesi, gerek ses performansı ve diğer her şeyiyle verilen parayı hak ediyor.

 

Ürün kime tavsiye edilir derseniz. Özellikle toplu taşımayı çok kullanıp kablosuz kaliteli bir ses almak isteyen ve uzun süreler kullanmak isteyen arkadaşlara tavsiye edilir. Ben gibi evde yüksek ses kalitesi için alıyorsanız belki bütçenizi biraz daha yükselterek kablolu modellere yönelebilirsiniz.

 

Buraya kadar okuyan herkese teşekkürler. Ürüne ait fotoğraflar sonradan yüklenecektir.

Sevgiler saygılar Teknoseyir ahalisi. Başka bir incelemede görüşmek üzere....

 

 

 

 

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 11 / 48

65 Tl Ye Samsung DEX Deneyimi.

Merhabalar bugün size markasını veya modelini bilmediğim N11 üzerinden almış olduğum 65 Tl lik Dex alternatifi adaptörü anlatmaya çalışacağım.

 

Alışverişe çıkarken amacım sadece telefon ekranını olduğu gibi televizyona yansıtabilmekti. İlk önce kablosuz modellere (miracast) baktım fakat ucuzları için gelen yorumlar canımı sıktı ve kablolu modellere bakmaya başladım. Sadece hdmi a çeviren adaptörler bile 80 Tl ye yakınken bu incelemiş olduğum ürünü 65 Tl ye görünce kaptım hemen bir tane.

 

Ürünün başlıca özelliklerine gelirsek:

-Herhangi bir marka veya modele sahip değil.

-5-10 cm uzunluğunda sağlam ve kalın sayılır bir kabloya ve sağlamlık hissi veren bir tip c soketine sahip.

-Alüminyumdan sağlam ve ufak kasaya sahip ve dayanıklı hissi veriyor kasa.

-Arkasındaki girişler sırasıyla bağlı olduğu cihazı şarj edebilmek adına dişi tip c soketi.

-Versiyonunu bilmediğim Hdmi soketi

-Usb 3.0 Tip a soketi

 

Eve gelip ürünü Samsung Galaxy Note 8 e bağladığımda ekrana görüntü gelsin diye beklerken ekran karardı ve Samsung Dex yazısı yanıp sönmeye başladı. 2 saniyelik boot aşamasından sonra dex masaüstü açıldı. Şaşkınlık içinde kaldım tabi. Böyle bir şey beklemiyordum. Ben sadece ekranı aktaracak diye düşünmüştüm.

 

Diğer bir konu cihazda bulunan usb 3.0 soketinin gerçek usb 3.0 olması. Sandisk Usb 3.0 belleğimi taktığımda dosyaları normal otg den bir kaç kat hızlı aktarınca anladım bu durumu. Bana bir tane soket yetmeyeceğinden ve android usb hubları doğrudan doğruya desteklediğinden Çinden aldığım 4 soketli Usb 3.0 hubumu taktım cihaza. Herhangi bir sorun yaşamadım. 4 Soketin 2 sine haici hdd birine taşınabilir bellek diğerine nano alıcı taktğım halde bana mısın demedi.

 

Tip C usb nin en güzel yanı sanırım çift yönlü elektrik alışverişi. Bir yandan diğer cihazları besleyebilen telefon bir yandan şarj olabiliyor. Böylece saatlerce açık durabiliyor.Cihaza telefonun kendi adaptörünü taktığımda hızlı şarj aktif oldu. Yani 9 volt taşıyabiliyor cihaz. Normal 5 v 1000 ma lık adaptörle kullandığımda yine şarj oluyor ama yavaş elbette. Özetle bu konuda da sıkıntı yok.

 

Samsung'un Dex modunu anlatmaya kalksam sayfalarca yazmak gerekir. Teknoseyir'de incelemesi var izlemenizi tavsiye ederim. Özetle telefon arayüzünü tv ye yansıtırken Windows bir masa üstüne benzetiyor diyebiliriz. Eksikleri olsa da en iyi sistem sanırım şu anda Dex. Herhangi bir sorun yaşamadım. S8 üstü amiral gemisi kullanan tüm arkadaşların Dex'i mutlaka deneyimlemelerini tavsiye ederim.

 

Aslında bu ürün daha çok yeni Macbooklar için düşünülmüş. O yüzden tüm soketleri tip c olan Macbooklardan kullanan arkadaş varsa aynı hizmeti sunan ürünlere bir kaç kat fazla para vermesin boşuna. Ayrıca yorumlarda Huawei desktop modunu desteklediğini okudum.

 

Özetle bu tip bir ürüne ihtiyacınız varsa mutlaka bir göz atın. Doğrudan ürün linki vermek reklama gireceğini düşünüyorum o yüzden link paylaşmayacağım. Satıcı n11 de bu kadarını demem yeterli. Çinde bu fiyata bulamadım. (Kargo fiyatı 65 Tl ye dahil)

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 15 / 41

25 TL lik Bluetooth Hoparlör Piranha 7801

Evet inceleme başlığında ilk önce fiyatı yazdım çünkü her eleştiride bunu göz önünde bulundurmanızı istiyorum. İlk önce ürünü neden aldım ondan bahsetmek istiyorum izninizle. Ürünü aldım çünkü a101 mağazasında 25 tl ye görünce ihtiyacım olmasa da ne kadar köt olabilir ki ilerde lazım olarak diye aldım.

Gelelim tasarımına:

1-Siyah yumuşak plastik dış malzeme var. Bu malzemeyi bir çok yerde görüyoruz kaliteli hissi uyandıran bir plastik kadifemsi plastik. Üründe sert adi bir plastik kullanılmaması güzel. Çünkü bunlar elden ele gezen minik cihazlar düşmeye kırılmaya çok meyilliler. Bu malzeme biraz da olsa sağlamlık sağlıyor kesinlikle.

2-Hoparlör ızgarası kırmızı ya da açık mavi renkte. Ben kırımızı aldım çünkü kullandığım her ürün tam olarak bu renkler de 🙂 Klavyem farem noteookumun kendisi telefonum ile kılıfı vs :).

3-Üzerinde 2 adet tuş bulunuyr fakat 4 buton bunlar. İlk tuş ileri geri tuşu bunlara bir kere basınca bluetooth üzerinden şarkı ileri geri yapıyor uzunca basınca sesi kısıp açıyor. Diğeri ise telefon tuşu ve play/pause tuşu.  Çağrı tuşu ile çağrı yanıtlayabiliyorsunuz uzunca basınca ise son numarayı arıyor. Play pause standart. Eğer farklı bir modda çalışıyorsa cihaz, uzunca basma durumunda bluetooh moduna geçiriyor.

4-Arka tarafta kasarengine uygun bir açma kapatma tuşu, line in (aux) girişi micro sd kart girişi usb bellek takmak ya da telefon şarj etmek için bir usb port ve cihazı şarj etmek için micro usb port bulunuyor

5-Altta kaymaz ayaklar var durduğu yerde sağlam duruyor cihaz. Metal ızgaranın altında iki adet minik led var. Birincisi kımızı led. Bu şarj göstergesi şarj olurken kırmızı yanıyor şarj işlemi bitince sönüyor. Diğeri mavi led. Bu ise cihazın durumu hakkında bilgi veriyor. Eğer çok hızlı şekilde yanıp sönüyorsa bluetooth cihaz bağlı değil bağlanmaya hazır demek. Eğer yavaş yanıp sönüyorsa işlem yaptığını, eğer sabit yanıyorsa uyku modunda olduğunu gösteriiyor.

Tasarım soncuuna gelicek olursak fiyatına oranla çok ama çok falzaısnı veriyor. Kesinlikle kaliteli bir malzemesi ve tasarımı var. Ufak elde taşıması kolay hafifi bir cihaz.

 

Gelelim diğer özelliklere:

1-Ürün hakkında pek detaylı teknik bilgi bulamadım o yüzden biraz gözlemlerimi yazacağım. Cihazda gördüğüm kadarıyla tek bir sürücü var o da 4-5 m çapında ya var ya da yoktur. Biraz ışık altında baktığımda aktif sürücünün yanında bir tane de radyatör tipli sürücü olduğunu gördüm lakin aktif mi pasif mi bilmiyorum ama ses çok büyük katkısı olduğu belli. Bunu ses konusunda detaylıca anlatacağım.

2-Ürün sizinle konuşarak iletişime geçiyor. Ve çok güzel Türkçe'si olan bir hanım seslendirmiş. İfadeler net açtığınız anda bluetooth hazır, ses kablosu girişi aktif, usb bağlantısı hafıza kartı bağlantısı aktif tarzında ya da düşük pil uyarısı tarzında net bir şekilde uyarıyor sizi. Fakat tek kötü bir yanı var bu ablanın sesini en yüksek seste veriyor cihaz. Gece cihazı çalıştırmaya çalıştığınızda ya bi sus abla diye yalavarabilirsiniz.

3-Ürünün tüm modları mükkemmel çalışıyor resmen hiç bir sorun çıkarmıyor. Takıyorsunuz aux kablosunu ses kabosu aktif diyip hemen çalmaya baıyor. Ya da bellek taktığınızda çok hızlı bir şekilde içindeki şarkıları tarayarak çalmaya başlıyor. Ürün sadece bir bluetooth hoparlör değil özetle taşınabilir bir hoparlör ve mp3 çalar.

4-Pil mevzusu: Denemelerim sonucu yaklaşık 3-4 saat kesintisiz müzik çalabildiğini söyleyebilirim bu süre az. Ama fiyata odaklanmakta yarar var. İşini güzel yanı çok hızlı şarj oluyor.

5-Gelelim en detaylı konuya ses:

İlk önce şiddetten bahsedeceğim. Fazla söze gerek yok, cidden çok fazla ses çıkarabiliyor. Hani ilk aldığım da bu ne yahu bu ses bundan nasıl çıkar diye şaşırdım. Herhangi bir watt dğeri vs veremem ama çok bariz şekilde dışsarda piknikte vs sizi mutlu eder. Sesi epey yüksek boyutlarına göre. Son seste biraz çatlamalar başlıyor ne yazık ki çok az kıstığınızda sorun yok.

Ses karakteristliği ise anlatmaya çalışırsam dengeli bir sese ayarlanmamış cihaz. Daha çok mid bass ve mid tonları vermek üzere tasarlanmış. Varsayılan kullandığınızda ya bu ufacık cihaz epey bass verebiliyor diyorsunuz. Elinize aldığınızda diyaframın hareketlerini resmen elinizde hissediyorsunuz. Ufacık sürücüden derin uzun basslar beklemeyin elbet ama baya tok net bassları var. Sanırım burda radyatör tipi sürücünün rolü büyük. Çünkü kulağınıza ona doğru yaklaştırdığınızda gümbür gümmbür bass verdiğini duyuyorsunuz. Ama iş mid tiz ve tiz e geldiğinde biraz üzüyor. Berrak bir ses yok boğuk denebilir. Ama kullandığınız cihazda equalizer desteği varsa bu konuda canınız sıkılmasın az ayarla çok güzel ses veriyor fiyatına göre.  Ses kalitesini fazla da konuşmaya gerek yok aslında neticede minicik sürücülü bluetooth hopalrörler bunlar. Ama sizi üzmez ufak eq ayarıyla beraber.

Gelelim son değerlendirmeye

+Ufak taşıması kolay ve şık bir cihaz

+Çok ucuz

+İşini iyi yapıyor diğer modlarında (usb aux) kullanımı çok kolay ve sorunsuz.

+İyi bir kutu içeriği kısa bir aux kablosu micro usb şarj kablosu dahili geliyor.

+Bass ları tok duymak isteyenler için çok başarılı çift sürücü hoparlör sistemi.

+Hızlı şarj

-Bluetooth alıcısında ciddi bir dip ses sorunu var eğer sesi çok kısarsanız bluetooth modunda parazit ve tıslama sesleri duyuyorsunuz. Normal bir ses şiddetinde duyulmuyor.

-Dengesiz ses kalitesi. Yukarıda da belirttiğim gibi stok ses boğuk ve mid bass üzerine keskinlik pek yok.

-Pili pek iyi değil.

 

Bence 25 tl ye çok ama çok iyi bir fiyat performans ürünü. Eğer bu tip cihazdan beklentiniz çok yüksek değilse gidip aynı sesi veren aletlere 4 5 katı para vermeyin derim.  

 

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 9 / 27

Orico Usb 3.0 2.5 inç Harici Hdd kutusu (2599US3)

Merhabalar. Eski notebookumun bozulması ve yeni bir notebook almam üzerine eski parçaları değerlendirmeye başladım. Aklıma ilk gelen hdd oldu elbet. Elimde zaten 1 adet 1 Tb Wd Elements harici diskim olduğu için boşuna para harcamak istemiyordum. Ben bu ürünlerin 80-100 tl gibi fiyatlara satıldığını düşünüyordum. Ufak bir araştırma yaptım. Bir çok model buldum fakat hepsi eski, çirkin kullanışsız tasarımları olan modellerdi. Wd elements i cebime sürekli atıp gezdiren biri olarak o tarda zarif bir şey aradım ve bu modeli buldum. Hem de fiyatı kargo dahil "25 TL" Öncelikle ürünün sitesinden linkini atayım özelliklerine direk bakalım:

http://orico.cc/goods.php?id=4815

En başta markaya değinmek lazım. Ürün ucuz olmasına rağmen görüldüğü üzere sitesi olan desteği olan bir markaya ait bir model. Bu markanın tek ürünü bu değil buna benzer depolama çözümleri aksesuarlar vs üretiyorlar. Kaliteleri belli bir standartta yani.

 

Ürün elime ulaşınca ilk beğendiğim yanı kutusu oldu. Fiyatına göre gayet şık bir kutuda geldi. Kutunun içinden cihaz, kablosu, bir adet titreşim engellemek için yumuşak kumaş gibi malzeme ve bir iki ufak evrak çıktı.

Cihazın tasarımına ve kullanım kolaylığına değinelim. Ürün plastik. Ama sert plastik değil. Bu yumuşak kadifemsi plastikten. Ürünün tasarımı çok kibar. Kenarlar yuvarlatılmış. Cebinize attığınızda sıkıntı yaşatmıyor. Epey bir ince. Wd elementsle en boy aynı sadece uzunluğu 1 cm kadar daha uzun. Sebebi ise o kısımda anakartı bulunuyor cihazın.

Ürünün kullanımı çok kolay. Üründe vida vs yok. Vidasız istediğiniz zaman söküp takabiliyorsunuz. Alt kapağı sertçe basıp kendinize çekince hdd yuvası açılıyor. Orada sata bağlantısını ve üst kapaktaki titreşim engelleyen bandı görüyorsunuz. Hdd yi takmak çok kolay üstten hafif bastırıp ittirdiğiniz an çok güzel bir şekilde oturuyor. Kapağı kızağında kaydırınca iş tamam. Dün arkadaş sormuştu. Açılır mı yalama olur mu diye? Düşürüp kırmadığınız sürece o kapak oradan çıkmaz arkadaşlar o konuda endişeniz olmasın.

 

Gelelim performansına. Performans konusunu şöyle özetleyebiliriz aslında. Cihaz ssd de kabul ediyor yani usb 3.0 ın sınırlarına çıkabilen bir kontrolcü var içinde. Kontrolcü demişken içinde Norelsys 1066 var. Bu kontrolcü bu aletin her şeyi. Performans kısmında içine ne takarsanız onu veriyor. Uyku modu var. Sanırım 5 ya da 10 dakika kadar sonra uykuya dalıyor ve diski durduruyor. Siz dosyalarınıza erişmek istediğinizde hemen uyanıp devreye giriyor. Böylece güç tüketimi de iyice azalmış oluyor. Ben içine Hitachinin 750 GB kapasiteli 7200 Rpm diskini koydum. Bu disk 3.5 yaşında. Fakat ne bad sector var ne de bir hata. Kutuyla gayet iyi anlaştılar 🙂 Eski bilgisayarımda ne aldıysam onu aldım performans testlerinden. Bu arada kontrolcü diskin s.m.a.r.t verilerini okuyor. Buna bağlı olarak marka/model bilgisi, hata olup olmadığı, sıcaklık değeri vs hepsi sanki bilgisayarına bağlıymışcasına gösteriliyor gerekli programlarla.

 

 

Gelelim ısınıyor mu konusuna. Yine içine koyduğunuz diske bağlı bir durum. Benim disk 7200 rpm olduğu için az biraz sıcaklık hissediliyor. Fakat s.m.a.r.t dan takip ettiğime göre 37 dereceyi geçmiyor. Özetle kutu sıcaklığı etkilemiyor.

 

Diskte bir adet çift renkli led bulunuyor. Buradan diskin durumunu görebiliyorsunuz. Bu ışığın rengini ve parlaklığını çok iyi seçmişler. Wd Elements de bu konudan çok şikayetçiyim. Bir ışık koymuşlar alete el feneri gibi. Gece kullanınca oda aydınlanıyor. Bunda böyle bir durum yok. Çok kibar yanıyor. Boşta olupda uyumuyorken mavi, uyurken pembe yanıyor. Cihaz etkinken pembe ve mavi led hızlıca yanıp sönüyor böylece mor bir renk çıkıyor ortaya.

Anlatılacak diğer bir durumda usb portu. Bu fiyta satıan neredeyse her modelde usb A tipi giriş var.  Çok anlamsız geliyor bana bu olay. Benim bildiğim usb 3.0 mini kablo olur harici hdd de. Bu cihazda da durum böyle. Herhangi bir usb 3.0 harici hdd kablosu ile kullanabilirsiniz. Kutudan kablo çıkıyor. Ve kablo epey kaliteli. 50 cm de uzunluğu var.

Arkadaşlar bunun dışında anlatılacak pek de bir şey yok. Uzun süredir uygun fiyatlı olup da işini bu kadar iyi yapan bir ürün arıyordum. Cuk oturdu resmen. Bu tarz bir ürüne ihtiyacı olan varsa gözü kapalı alabilir. Boşuna saçma sapan fiyatlar ödemeye ya da bu fiyata saçma sapan ürünler almaya gerek yok. Ürünün linkini atmamı istemişlerdi. Reklamdan hoşlanmıyorum arkadaşlar o yüzden link atmayacağım. Fakat ürünü gittigitiyordan kargo dahil 25 tl ye aldım. Zaten bu fiyata bu ürünü satan tek bir satıcı var rahatça bulursunuz.

 

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 7 / 15

Çinden Aldığım Uzaktan Kumandalı RGB Ampül

Merhabalar Teknoseyir ahalisi. Aliexpress.com dan bir çoğunuz gibi bende ara ara ufak tefek şeyler alıyorum. Bunlar genelde zamazingo şeyler oluyor. Bu da onlardan birisi; fakat hikayesi biraz farklı. Ürünü incelemeden biraz olaydan bahsedeyim:

Bu RGB ampüllere merak salmıştım fakat Türkiye' de gereksiz pahalı olduğunu görünce hemen Çinli sitelere yöneldim. Aliexpress'ten baktım bir çok aynı üründen çıktı, hepsi ücretsiz kargo ile gönderiliyordu fakat hepsi de takipsiz gönderiliyordu. Ben de takipsiz işinden biraz korkan birisi olarak takipli kargoluları araştırmaya başladım. Bir tane buldum herkes gibi bu satıcı da e27 duylu rgb ampülü ve infrared kumandasıyla beraber 4 dolar demişti ürüne. Hem de China post ile takipli gönderi yazmış kargo açıklamalarına.

Ben de kelimenin tam anlamıyla sazan gibi atlayıp direk satın aldım. Nasıl olsa aynı ürün diyerek açıklamaları dahi okumadım. Açıklamalarda yazan:

Ürünü aldıktan sanırım yaklaşık 1 hafta sonra sisteme bir adet takip kodu girildi. Malum china post devasa bir lojistik şirketi takip kodları en az 3 gün sonra takip edilebiliyor. Ben yaklaşık 1 hafta bekledim. Sistem sürekli yanlış takip kodu diyordu. Satıcıya mesaj attım. Takip kodunda sıkıntı mı var diye. Gülerek 8 dolar altına takipli paket göndermiyorum dedi. Açıklamaları okumam gerektiğini söyledi. Bir şey demeden direk tartışma (dispute) açtım. Sebebe sahte takip kodu yazdım. Satıcı sanırım başım ağırmasın diyerek direk onayladı ve yaklaşık 2 hafta içerisinde param geri yattı. Kargo yola çıkmıştı tabi. Bu olaydan sonra iletişim kurmadık satıcı ile.

Ben de gelirse gelir isterse postacı çalsın önemi yok diyerek umursamadım. Fakat yaklaşık 1 ay sonra geldi ürün. Buradan sonrası inceleme. Sizin de başınıza bu tarz bir olay gelirse ufak bir bilgi olsun bu olay.

İlk önce ürünü neden aldım ve kimlere tavsiye ediyorum ondan bahsedeyim. Arkadaşlar ben parlak ışıklardan rahatsız oluyorum loş ışıklardan hoşlanıyorum. Ürünü almamdaki en temel sebep bu. Bu ürün 5 watt gücünde ne kadar doğrudur orasını bilmiyorum ama standart bir gece lambasından biraz daha fazla ışık veriyor onu en başta söylemek lazım. Bu üründen fazla bir parlaklık beklemeyin küçük bir odanız varsa geceleri farklı renklerde yanabilen bir gece lambası arıyorsanız bu tip ürünlere bakın derim.

Ürün güzel bir paket ile geldi. Satıcı arkadaş güzelce havalı poşetlerle desteklemiş ürünü. Sapasağlam geldi. Herhangi bir markası yok cihazın o yüzden düz bir kutu ile geldi. Açtığınızda ilk önce ampül ile karşılaşıyorsunuz. Duy türünü ürünü sipariş ederken seçiyorsunuz. Bizim Türkiye'de kullandığımız duy türü e27 denilen kalın duylardan. Ampül ilk elinize aldığınızda çok ufak geliyor. Daha büyük bir şey bekliyorsunuz.

Bir an için acaba kumandası yok mu diye endişelendim. Kutuyu sallayınca yere düştü. Çok ince hafif bir kumanda. Bilmiyorum hala var mı eskiden dışarıdan takılan araç cd çalarlarda olan ince kumandalardan. Cr 2025 3 voltluk düğme pil ile çalışıyor Ne yazık ki kutu içerisinden pil çıkmıyor. Piller 1-1.5 Tl arasında fiyatlara satılıyor.. Pil ömrü nasıldır bilmem lakin kızılötesi ledi epey bir dışarıda ve çok başarılı çalışıyor. Ampülün içindeki kızılötesi algılayıcı da büyük ve başarılı. Bu konuda bir sıkıntı yaşamıyorsunuz. Ampülün dışında avize ya da ona benzer bir şey olsa da sıkıntısız bir şekilde odanın her yerinden kontrol edebiliyor.

 

Gelelim cihazın ne özellikler sunduğuna. Aslında kumandaya baktığınızda anlamak çok zor değil. Cihazı açtığınız an her renkte hızlıca yanmaya başlıyor bir nevi kendini tanıtıyor. Elektrik anahtarını hep açık bırakmanızı çok uzun süre kullanılmayacaksa kapalı tutmanızı tavsiye ederim. Çünkü kumandada açma kapatma fonksiyonu bulunmakta. İstediğiniz zaman kumanda üzerinden açıp kapatabiliyorsunuz cihazı. Ayrıca dimmer dediğimiz parlaklık kontrolü özelliği de var. 4 Kademeli bir parlaklık kontrolü var. En karanlıkta kelimenin tam anlamıyla gece lambası oluyor. En parlakta ise odanız ufaksa loş bir aydınlatma sunuyor karanlık bir yer kalmıyor fakat dediğim gibi ekonomik ampül denilen şu uzun ampüllerle kıyaslamayın sakın. Biraz teknik detaylara girersek sanırım bu parlaklık kontrolü pwm ile yapılıyor. Ampülü beyaz renge alıp parlaklığı en düşük kademeye getirdiğiniz vakit ışıkta titreme oluyor rahatsız ediyor. Diğer hiç bir renkte bu olay mevcut değil.

Cihazda 3 ana renk bulunuyor R-G-B dediğimiz Kırmızı- Yeşil-Mavi olan ana renkler mevcut cihazda. Bu renklerin hepsi yakıldığında ortaya beyaz renk karışımlarından ise ara renkler ve tonlar ortaya çıkıyor. Cihazda tek bir rgb led var. Lede yakından baktığınızda içerisinde 3 tane minik parçanın olduğunu görüyorsunuz. Bunlar Kırmızı-Mavi-Yeşil renkeri veren minik ledler. Bu 3 ü tek bir merkezde karışıp bir lensten geçince tek bir ışıkmış gibi gözüküyor. Kızılötesi algılayıcı da burada bulunuyor ve büyük iyi bir algılayıcı.

Gelelim renklere. Cihazın kumandasında 16 adet renk tuşu bulunuyor. Bunların 3 ü temel renk birisi hepsinin karışımı olan beyaz rengimiz diğerleri ise ara tonlar ve karışımlar. Kumandadaki renkleri tam olarak veremiyor. Kumandada sarı diye gösterilen renk fosforlu yeşil gibi duruyor fakat yakın renkler verdiğini söyleyebilirim. Özellikle turuncu ve açık mavinin tonları ile macenta renkleri çok güzel. Odanıza çok güzel bir atmosfer katıyor. Romantik bir hava da kattığını söylemek gerek. 16 rengin 2 si dışında birbirinden çok ayrı renkler. Yeşilin son 2 ara rengi birbirine benziyor biri daha parlak bir renk ama çok az fark var. Bir kaç tane örnek çektim fakat gündüz çekimleri bunlar onu söylemekte yarar var. Gece çok daha ayrı boyuta taşınıyor olay:

 

Cihazda 4 adet efekt bulunuyor. İşin aslı 2 adet fakat Çinli kardeşlerimiz uyanıklık yapmış. Birincisi Flash dediğimiz efekt. Bu modda ani ani renk değişiyor. Hiç geçiş olmadan renk değişiyor işin özeti. Stroebe ise bunun daha yavaş hali. Yine aniden renk geçiyor fakat süre uzuyor. İkinci efekt ise Fade efekti. Bunda işin içine ara tonlar giriyor. Renkten renge geçerken yavaş yavaş o renge bürünüyor. Güzel bir görüntü oluyor. Aynı şekilde smooth bu efektin daha yavaş hali. Fade hızlı smooth daha yavaş. Efektlerde parlaklık arttırma özelliği kullanılamıyor. Herhangi bir renge bastığınızda efektler duruyor.

 

Cihaz için 5 watt tüketiyor denilmiş fakat ne kadar doğrudur bilmiyorum. Led olduğu için ısınması çok az. Kumandadan kapatılıdğında standby moduna geçiyor tahminimce 0 küsür bir watt harcar o esnada. Merak edenler için standby modunda herhangibir ısınma söz konusu değil.

Ürünün benim için diğer bir güzel yanı. Kızılötesi olması. Böylece Lg G2 nin quickremote özelliğinden faydalanarak kumandayı tek tek telefona öğreterek sanal kumandamı oluşturdum. Çok güzel çalışıyor. Tabi ki kumandada ki kadar güçlü bir kızılötesi lede sahip değil. Fakat ışığa doğru tuttuğunuzda sıkıntısız tüm fonksiyonları çalışıyor.

 

Ürünü kimlere önerdiğimi söyledim yine söyleyeyim. Odanız çok büyük değilse ve loş romantik bir ortam arıyorsanız öneririm. Renk değiştiren uzaktan yönetilebilen bir gece lambası arıyorsanız yine öneririm. Fakat odam ışıl ışıl olsun bu ışıkta dikiş nakış bile yapabilmeliyim diyen arkadaşlar uzak dursun bu ürünlere.

Önermiyorum fakat yine de linki paylaşayım. Satıcı hala takipli kargo diyor. Bir şansınızı deneyebilirsiniz. Türkiye'den alan bir kaç kişi var memnun görünüyor hepsi ben gibi.

http://tr.aliexpress.com/item/1Pcs-E27-E14-LED-RGB-Bulb-lamp-AC110V-220V-5W-LED-RGB-Spot-light-dimmable-magic/32556971896.html

E27 RGBandcontroller seçimini yapmayı unutmayın. Fiyat 4 dolar olacak böylece.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 26

MetiSafe İlaç Hatırlatma Uygulaması

Merhabalar gençler. Bugün ilk defa bir uygulama inceleyeceğim. Umarım güzel bir şey çıkar ortaya da bu tarz bir uygulamaya ihtiyacı olan arkadaşların aklında soru işareti kalmaz. Çok fazla uzatmadan hemen başlıyayım.

Öncelikle uygulama kesin olarak Ios ve Android platformunda bulunuyor. Windows Phone'da bulamadım açıkçası. Linkleri yazının sonunda paylaşıcam.

Uygulamanın ne işe yaradığından bahsedeyim ilk önce. Uygulama bir sanal ilaç kutusu programı. Görevi ise ilaçlarınızı saatlere, günlere, haftalara göre programlıyıp, istediğiniz takdirde size hatırlatan bir uygulama. Eğer siz de benim gibi düzenli olarak ilaç içmesi gerek biri iseniz bu program ciddi anlamda telefonunuzdaki en önemli uygulama olma yolunda ilerliyor. Uygulamanın özelliklerinden bahsedeyim detaylı olarak:

-Günü sabah, öğle, akşam ve gece olmak üzere dörde bölüyor. Bunların standart bir saat aralığı var fakat siz istediğiniz gibi gecenin başlangıç saatini veya bitiş saatini değiştirebilir gündüz saatini vs değiştirebilirsiniz. İlaç eklediğinizde size İlacın ismini (bir çok ilaç kendi veri tabanında bulunuyor ve miligramları, şekil bilgileri hemen geliyor), Hatırlatma zamanlarını (Günde kaç adet aldığınız veya kaç saat arayla aldığınız opsiyonuyla ilaç girişi yapabiliyorsunuz, buna göre saatini ayarlıyorsunuz ilacın), Planı (İlacın sürekli mi yoksa belli bir gün sayısında mı kullanacağınızı [Günü dolunca ilacı silip hatırlatmayı kesiyor] Veya gün ayarından her gün veya haftanın belirli günleri, gün aralığı veya bayanlar için doğum kontrol döngüsü tarzında giriş opsiyonları mevcut.), İlacın şeklini ve rengini belirleme seçeneği (Her türlü ilaç şekli mevcut hatta iğne, astım ilacı tarzı şekiller de mevcut), Med arkadaş ( Med arkadaştan ileride bahsedeceğim), Dojaş, Talimatlar (yemekten önce sonra veya birlikte tarzı girişler mevcut ekstradan kendiniz de not atabiliyorsunuz. Misal bu ilacı içerken portakal yeme gibi), Rx Yeniden doldurma uyarısı (Bu çok önemli bir özellik diyebilirim. İlacınızdan kaç adet kaldığını veya kaç günlük kaldığını yazıyorsunuz o sizin günde kaç adet alacağınız hap varsa toplamdan onu sürekli çıkararak en son ilacınız 20 adet kaldığında artık uyarı vermeye ilacınızı yenilemeye dair yönlendirme yapıyor. Ve bu uyarılar ilacı aldım dedikten sonra hemen geliyor ki unutmayasınız.) Son olarak doktor girişi mevcut. Buradan varsa doktorunuzu med arkadaş olarak ekleyebilir yoksa da bu ilacı hangi doktorun yazdığını bu sayede girebilirsiniz)

-Uygulamayı Android platformunda kullanıyorum. Materyal tasarıma sahip bir uygulama. Sağ alt kısımda bir artı tuşu bulunuyor ve buna bastığınızda önünüze seçenekler çıkıyor. En başta doz ekleme özelliği (Herhangi bir ilacınızı seçip ona istediğiniz kadar doz ekleyebilmenize olanak sağlıyor), Ölçüm ekleme özelliği (Kan şekeri, Alınan/Yakılan kalori, Tansiyon, Ateş, Nabız, Kilo, Ağırlık , Ağrı şiddeti, Adım sayımı gibi neredeyse sağlık konusunda eksiksiz bilgi girişine olanak sağlıyor), Ajanda girdisi ekleme (O güne ait ilaçla ilgili notonuz olursa buraya ekleyebiliyorsunuz), İlaç arkadaşı( Med arkadaş) davet etme , Randevu ekleme (doktor ismi poliklinik vs girişi mevcut ve zamanı gelince hatırlatıyor) ve en önemlisi ilaç ekleme. Bir üst bölümde anlattıklarım ilaç ekleme menüsünde gelen parametrelerdir.

-Ayarlar menüsünde ise bir çok özelleştirme mevcut yine. Bunlar ilaç hatırlatma ayarları (İlaç başına en fazla hatırlatıcı [Bildirime tepki vermediğinizde kaç kere uyarılmak istiyorsunuz girişi], Erteleme aralığı [Açılır pencerede erteleye bastığınızdaki erteleme süresi ayarı], açılır pencere bildirimi [Standart olarak her zaman açık olarak geliyor bu ise ekran kapalı olduğunda dahi ekranı açıp bildirimi göstermeye yarıyor, bunu değiştirmemenizi tavsiye ederim], Hatırlatıcı metni değiştirilebiliyor, ilaç adı gösterisin mi seçeneği mevcut ve en önemlisi sallayarak tüm ilaçları al seçeneği mevcut. Bu özellik ilaç bildiriminiz geldiğinde telefonu salladığınızda o bildirimdeki tüm ilaçları aldım anlamına geliyor. Bu kısımda hafta sonu modu da mevcut. Bu hafta sonunda ilaçlarımı farklı saatlerde kullanacağım derseniz işinize yarayabilir. Unutulmuş doz hatırlatması mevcut. Bu ise telefon kapalı olduğunda ve siz açtığınızda eğer ilacın saati geçmiş ise size ilacı almadınız diye uyarı vermesini sağlıyor. Varsayılan yeniden doldurma ayarı özelleştirilebiliyor. Bu ise şuna yarıyor misal hapınız bitmek üzere ve uygulama standartta sizi 20 ilaç kala uyarmaya başlar. Bu hap saatini değiştirmenize yarıyor. Aynı işlem gün opsiyonundan girdiyseniz gün ayarı için de geçerli. Bu menüde aynı zamanda ilaç kutusu saatleri de mevcut. Dediğim gibi gün bölümlerinin başlangıç bitiş saatini buradan elle değiştirebilirsiniz. Bu neden bu kadar önemli diyorsanız siz bir ilaç eklediğinizde saatini giriyorsunuz ve o ilaç saatine göre sanal ilaç kutunuzda gündüze öğlene akşama veya geceye düşüyor. Yine bu menüden dil ayarlarınızı yapabilir (Türkçe mevcut ve eksiksiz) Imperial ölçü birimlerine geçebilir saat formatınızı değiştirebilirsiniz.

-Bildirim ayarları mevcut. Bunlar ses (Kendi esprili bildirim sesleri de mevcut veya sizin telefonunuzun bildirim sesleri seçilebiliyor), led ışık (sadece turkuaz renkte yanıyor özelleştirilemiyor) ve titreşim seçeneklerini sunuyor.

- Uygulamayı ilk kurduğunuzda size kayıt olmanızı tavsiye edecektir. Ben de şiddetle tavsiye ediyorum çünkü bu kayıt aynı zamanda bir bulut sistemi. Misal uygulamayı başka cihazınıza kurdunuz, uygulamaya eposta ve şifrenizle giriş yaptığınızda 5 saniye içerisinde tüm ilaçlarınız ve girdiğiniz tüm bilgiler hemen geri geliyor. Ya da telefonunuzu sıfırladınız diyelim. Her şey geri geliyor.

-Rapor özelliği mevcut. Bu aslında çok büyük bir özellik. Tam olarak şu işe yarıyor. İsteğiniz üzerine haftalık aylık senelik olarak rapor çıkarabiliyor hatta istediğiniz takdirde bunu doktorunuza girdiğiniz tansiyon, kan şekeri vb tüm bilgiler dahil olmak üzere e-posta aracılığıyla pdf formatında çok güzel hazırlanmış bir tablo ile gönderebiliyor. Buradan hangi ilacı hangi saatinde almadığınızı veya hiç almadığınızı kontrol edebilir 1 sene önce bu hapı içmeyi unutmuşum diye bilgilendirebiliyor kısacası.

-Med arkadaş özelliği mevcut. Açıkcası bu özelliği hiç kullanmadım. Fakat ailenizde sizinle birlikte bu uygulamayı kullanan biri varsa onun hangi ilacı içmediği gibi bilgiler size gelebiliyor. Özellikle yaşlı aile bireyleriniz varsa çok işe yarayacağını düşündüğüm bir özellik.

Şimdilik yazabileceklerim bu kadar. Aslında daha fazla özelliği olan bir uygulama. Ama sanırım en önemli özelliği tamamen ücretsiz olması. (Adroidde durum böyle) bağışda dahi bulunamadığınız on numara eksiksiz bir uygulama. Pil ömrüne neredeyse etkisi olmuyor. Pil tüketen uygulamaların en aşağılarında görebileceğinize emin olabilirsiniz.

Sormak istediğiniz herhangi bir soru varsa yorumlarınızı bekliyorum. Okuduğunuzu ve zaman ayırdığınız için teşekkür ederim.

Linkler:
Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.medisafe.android.client&hl=tr
Ios: https://itunes.apple.com/tr/app/metisafe-ilac-hat-rlatma/id573916946?l=tr

#akış #inceleme

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Gökhan Bilgin @mutlakdeli

    Evet ilaç veritabanında yoksa kendiniz el ile ekleyebilir şeklini milgramını elle girebilirsiniz. Bu en detaylı ilaç hatırtlatma uygulaması desem yanlış olmayacaktır. Bu tarz bir şeye ihtiyacınız varsa başka yerlere gitmeye gerek yok.

Edifier X600

Merhabalar Teknoseyir sakinleri. Bazılarınızın bildiği üzere bu hesabı yeni aldım. İlk hesabımda bu ürünü incelemiştim. Güzel tepkiler almıştım. Cihazdan o kadar memnunum ki ona üşenmeyip 2. bir inceleme yazmayı çok görmedim. Öncelikle bu ürünü almak nereden aklıma esti ondan bahsetmek gerek. Ben notebook kullanıcısıyım. Ve çok nadiren cihazı mobil kullanıyorum. Yani masaya bağımlı bir notebook. O yüzden alacağım sistemin taşınabilir olması hiç mi hiç önemli değildi. Ben zaten biraz da büyük abi bir sistem bakıyordum. Ama bütçem belirliydi baya bir azdı. Daha önce Edifier S530D kullanıcısıydım. O cihazı aldığımda ve ilk bilgisayara bağladığımda aldığım o şiddetli sesi ve bassın içinizde hissettirmesini hatırlıyorum da cidden #Edifier markasına o an aşık olmuştum zaten. Bu sebeple hiç logitechmiş cretiveymiş öyle markalara bakmadım bile. Direk Edifierin ürünlerini araştırdım. Kesinlikle 2.1 bir sistem arıyordum. Bir kaç şartım vardı elbet ararken. Bunlar
-Fiyatı 200 Tl yi aşmayacak
-2.1 bir sistem olacak ve bass performansı iyi olacak.
-Tweeter sürücüleri olacak s530d deki gibi ve kaliteli temiz tizler verebilecek.
-Ses çıkış gücünün çok olmasına gerek yok s530d 150 Wattı toplam rms gücü olarak. O ses şiddeti apartmanda çekilecek gibi değil, aldığınız gücün yarısını kullanamıyorsunuz bile o yüzden o kadar yüksek değerlere çıkmayı gerek duymadım en fazla 50 watt yeterliydi.
-Gerçek rms değerleri olmalıydı. Thd yi fullleyip şişirme rms değerleri veren bir sisteme bakamazdım bile. (Logitechin en çok sevdiği şey)
-Uzaktan kumandası olmalı ve rahatça kontrol edebilmeliydim.

Her neyse biraz araştırdım baktım n11 de 105 tl ye Edifier markalı bir 2.1 var. İyice araştırdım sistemi, cihaz kumandasının olmaması haricinde hep iyi yorum almış herkesten. Hatta #Shifdelete de saçma sapan bir incelemesini bile yapılmış, gülerek izledim ama sistem hoşuma gitmişti artık. Ne kaybederim diyerek aldım. Cihaz bir çok isteğimi karşılıyordu zaten. Teknik özelliklerini yazmak gerekirse:

-Uydu kabini ölçüleri 241mm x 229mm x 279mm (Mdf ahşap kasa Ön taraf Plastik)
-Subwoofer Kabini Ölçüleri 91mm x 202mm x 141mm (Mdf ahşap kaplama ses paneli plastik)

-Sürücüler
Subwoofer Sürücüsü 17.78 Cm kalın yanaklı alimünyum bobinli 4 Ohmluk Daire Hoparlör.
Midrange Sürücüsü 7.62 Cm lik ince yanaklı bobin korumalı karton bobinli 4 Ohmuluk Daire hoparlör
Tweeter Sürücüsü 20 mm lik Pv hücresel Kubbe tweeter sürücüsü (Ohm değeri bilinmiyor)

-Güç Çıkışları
Uydular 2X10 Watt (Thd%10)
Subwoofer 20 Watt (Thd%10)

-Frenkans Tepkileri
Uydular 190 Hz - 20000 Hz (20 Khz)
Subwwofer 20 Hz - 170 Hz

-Giriş Hassasiyeti
Uydular 420 mV (50 mV artı-eksi)
Subwoofer 60 mV (10 mV artı-eksi)

-Giriş Direnci 10K Ohm

Ağırlık 7.30 Kilogram.

Evet teknik detaylardan da görebildiğiniz üzere ürün baya aradığım ürün gibi gözüküyor. Edifier Teknik detay verme konusunda ve gerçek rms değerleri vermesi konusunda zaten başarılı bir firma. S530d deki tecrübemden yola çıkarak pişman olmayacağımı anlamıştım zaten.

Ürün eve geldi kutusu baya bir büyüktü açıkçası cihaz beklediğimden daha büyük çıktı. Subwoofer bu fiyattaki bir sistem için çok büyük ve kaliteli duruyordu. Tamamen ahşap kaplı olduğunu görünce insan bir mutlu oluyor ciddden. Uydular da aynı şekilde ilk elinize aldığınızda kesinlikle ucuz kalitesiz hissettirmiyor. Tek sıkıntı tasarımlarında. Çok basit duruyor tasarımları aşırı sade bir tasarımı var bu ürünün. Sanki 80'lerden kalmış gibi bir hali var. Ben açıkçası tasarıma takan biri değilim sesi kaliteli olsun da gerisi önemli değildi.

Cihazı ilk taktım bilgisayara güzel bir parça açtım ama cihaz dağınık duruyor herhangi bir konumlandırma yapmadım. Sesi %50 ye kadar açtım tamam dedim hemen onayını vereyim de satıcı da kazansın. Ses şiddeti benden tam puan aldı bir kere. Sesi biraz daha açtım artık yeter dedim sesi %90 civarına dahi getirdiğimde seste en ufak çatlama olamayınca beni aşırı mutlu etti. Bunun en büyük sebebi düşük thd değeri ve buna bağlı gerçek rms değerleri. Edifier bu konuda çok disiplinli rakipleri gibi şişirmiyor rms değerlerini. Misal bu fiyat aralığında bir Logitech 2.1 alın açın sesi %90 lara kadar iğrenirsiniz o sesten aşırı rahatsız eder sizi. Kuru gürültü patlama çatlama yapar başka bir şey yapmaz. Edifier sesi %10 iken nasıl kaliteli veriyorsa sesi %90 dayken de öyle.

Daha sonra sistemi odama getirdim konumlandırmasına yapacağım artık. Odam ufaktır. Tam olarak anlamıyorum bu metre kare işlerinden ama şöyle söylüyeyim bir tarafı 6 bilemedin 7 metreyse diğer tarafı 4-5 metre dikdörtgen bir oda. Ona göre bir konumlandırma yaptım elbet. Bu işlerle ilgilenenler bilirler ki subwooferlar en iyi performanslarını odaların köşe noktalarında duvara yakın yerlerde varsa bass portu duvara dönük şekilde verirler. Eğer cihazı bu şekilde kullanmazsanız aldığınız bass performansı kulağınızı doyurmayabilir. Ben buna uygun olarak bir konumlandırma yaptım. Ne yazık ki üründe bir kaç değişikliğe gitmek zorunda kaldım. Birincisi cihazın aux kablosu kısa. Ben internetten kaliteli 3 metrelik bir kablo aldım. Ve sol uydunun kablosuna müdahele ederek yaklaşık yarım metre daha uzattım. Uydular ise kulaklarıma bakacak şekilde aralarında yaklaşık 50-60 cm olarak bilgisayarımın önünde bulunuyorlar. Ne yazık ki Ayak vs alamadım bu yüzden tabure üzerinde duruyorlar. Bu arada uydularda duvara asma imkanı var bunu da belirtmek gerek.

Gelelim cihazdaki kontrollere. Öyle çok bir kontrol imkanı yok cihazın. Tüm kontroller subwooferın yan panelinden yapılıyor. Ayrıca giriş ve çıkışlar da burada bulunuyor. En üstte kaliteli bir potansiyometrenin kullanıldığı ses şiddeti ayarı bulunuyor. Aynı ayar tuşu bir altta daha var. O da subwooferın ses şiddetini ayarlamaya yarıyor. Bir allta ise uyduların streo rca çıkışı bulunuyor. Benden birinci eksisini buradan alıyor bu sistem. Keşke açık kablo sistemi kullansalardı. Bir altında 3.5 mm aux girişi bulunuyor. Cihazda başka ses giriş imkanı yok.

Amfiye gelirsek açıkcası söküp hangi entegreleri kullanıyor görmedim. Fakat gördüğüm bir şey var. Baya büyük bir soğutma kullanılıyor entegrelerde. 3 Tane entegre bulunuyor. Anlayacağınız her kanal için ayrı bir entegre buluyor. Tek entegreli saçma sapan çin işi 2.1 ler de gördü bu gözler o yüzden önem veriyorum. Amfi subwooferın içinde bulunuyor. Yanlış bilmiyorsam "D" sınıfı bir amfi. Cihaz adaptör ile çalışmıyor. Subwooferın içerisinde büyük bir transistör bulunuyor amfiyi beslemek için. Ayrıca subwooferın içinde kalın büyük bir tam olarak elyaf mı bilmem ama ona yakın bir malzeme bulunuyor. Bu da ses patlamalarını çatlamalırını subwoofer yönünden bir nebze azaltıyor.

Ne yazıkki uydularda vida bulunumuyor. Valla bulunuyorsa da ben bulamadım. O yüzden hiç sökemedim. Ama uydular bu fiyat aralığından beklenebilceği üzere crossever içermiyor. Bunun eskikliğini ilerleyen saatlerde anlatacağım. Uydu kabloları yanılmıyorsam 2 metre kadar olması lazım. Ve ne yazık ki rca tipinde. Yani isteidğiniz kabloyu takamıyorsunuz cihaza.

Geldik en önemli konuya "SES KALİTESİ":
Şimdi burada anlatacaklarım çoğunuzun bildiği üzere kişisel konular. Ama baz konular herkes tarafından genelde aynı yorumu alır. Bunlar net temiz ses boğuk ses çok tiz çok bass ses gibi.

Öncelikle ürünle elimden geldiğince uzun süredir her türden müzik dinledim. Kopuzla çalınmış türküler bile dinledim. Size şunu söylüyebilrim ki bu ürün oyun için üretilmiş Edifier'e göre fakat asıl işi kesinlikle müzik. Cihazı dediğim ve fotoğrafta attığım şekilde konumlandırsanız ve odanız aşırı büyük değil ise her müzikten keyif almaya başlıyorsunuz. En başta subwooferın verdiği sesten bahsetmek istiyorum:

-Dediğim şekilde konumlandırılırsa 40-120 hertz frenkans bandında çok güzel sesler alıyorsunuz. Ses şiddeti ise odanızın boyutuna bağlı olarak %40-60 seviyelerine geldiğinde içinizde hissediyorsunuz artık. Evde kumaş kaplı eşyalar, evin tüm kapıları hatta subwooferın tam yanındaki duvar baya baya titremeye başlıyor. Komşularla mahkemelik olmak istemiyorsanız altına kesinlikle ben gibi kalın bir örtü koymalısınız yoksa aşağıdan çok şikayet gelebilir. Frenkans yükseldikçe titremeler artıyor ses fiziği gereği. Dediğim gibi bu frenkanslarda çok güzel ses alıyorsunuz. Fakat frenkans 40 ın altına indin mi artık bazı şeyler değişiyor. Sürücü kalın yanaklı buna izin vermesi gerekir. Fakat nedense o sesleri verirken yoruluyor subwoofer. Azalmaya başlıyor ses şiddeti ve o hayvani basslar. Bu konuda Logitech gerçekten başarılı fakat Edifier daha çok orta frenkanslı basslarda başarılı. Özellikle baterinin önde olduğu şarkılar dinliyorsanız kick diye tabir edilen büyük davulun seslerini içinizde hissedeceksiniz emin olun. Bass gitarın seslerini de dengeli bir şekilde verebiliyor bu tip şarkılarda ki genellikle Rock ve türevleri oluyor bu şarkılar. Subwooferın sevmediği müzik tipleri aşırı derin basslar içeren (20-30 hertz) şarkılar ki bunlar genelde böyle özellikle bi yerleri sallamak için yapılmış olan şarkılardır. Yanlışda anlaşılmasın cihaz bu frenkanslarda inebiliyor hatta bass şiddetinin arttırsanız baya baya gümbür gümbür dalıyor sağa sola ama biraz daha üst frenkanslarda daha canlı bir performans sergiliyor. Bu olay sanırım biraz da bass portu ile ilgili cihazda kabinine oranla ortalama denebilecek bir boyda bass portu bulunuyor. Onu çıkarırsanız tüm bass performansı anında yalan oluyor. Onun boyutu az daha büyük olsa eminim ki bu frenkans tepkileri değişecektir. Bass şiddetini yaklaşık %60 seviyesinde tutuyorum her zaman. Size de bu şiddeti öneririm.

Gelelim Cİhazın uydu performansına. Dediğim gibi uydu hoparlörlerinde 2 adet sürücü bulunuyor. Mid sürücüsü bu fiyat aralığından bekleneceği boyutta. Tiz sürücüleri de aynı şekilde. Cihaz da daha deminde belirttiğim gibi crossover yani frenkans ayırıcı filtre bulunmuyor. Tiz ve mid sürücüsü direk paralel bağlı birbirine. S530D de crossever devresi de bulunuyordu cidden farkını anlıyorsunuz. Bu cihazda şu olay yaşanıyor. Midler mid-bass karakterine hiç bürünmüyor hep mid-tiz karakterinde. Sebebi ise sanırım amfide yapılan bir mühendislik işi ile. Tweeter daha efektif çalışabilsin diye ses biraz tize kaydırılmış. Cihaza başka uyduda taktım ondan aldığım seste aynı oldu o yüzden bu fikre vardım. Hemen korkmayın ayyy çok mu tiz veriyor diye. Hayır tabi ki de normal biri gelip dinlese mükemmel bir ses bu der ne kadar temiz hiç boğuk değil der. Sadece bir çok cihazdan müzik dinlemiş biri anlayabilr bu farkı. Cihazın uyfuları vokallerde çok başarılı cidden. Bu sıralar özellike smooth jazz ve jazz gitarın ön planda olduğu jazz müzikler dinliyorum. Ya cidden nasıl olur da bu fiyata aldığım bir cihaz bu sesi verir diye düşünüyorsunuz gülerek. İş hoparlörden çok amfide. Cidden başarılı entegreler kullanmış Edifier çok belli oluyor. Ses çok temiz ve net. Uydulardan kesinlikle bass beklemeyin arkadaşlar bass vermeye hiç mi hiç niyetleri olmuyor onu da söylemek lazım. Gelelim tiz sürücelerine. Öncelikle adam gibi tizler almak istiyorsanız cidden harici bir ses kartına ihtiyacınız var ben onu anladım. Notebookumda sıradan bir realtek ses entegresi bulunuyor. Hangi kulaklığı hangi hoparlörü takarsam takayım tizleri yutuyor bu ses kartı çok üst frenkansalara çıkmaya hiç niyetlenmiyor resmen. Fakat lg g2 de durum hiç böyle değil. Cihazı telefona bağladığım an o tiz sürücülerinin farkına varıyorsunuz hemen kafa ütülemeyen çok güzel tizler veriyorlar. Özellikle jazz müzik sevenler bir çok kulaklıkta hoparlörde ya duyulamayan ya da çok az duyulabilen yavaşça vurulmuş hi-hat zilini duyunca oha lan şarkıda böyle bir şeymi var diyeceksiniz. Özetle tweeter sürücü olmazsa olmaz.

Özetle ses kalitesine gelirsek:
-Temiz net ses.
-İyi bir kaynak ile çok güzel tizler.
-Mİdleri ve tizleri boğmayan güzel bir subwooer.

O kadar yazdın hiç mi eksisi yok bu aletin diyenleri duyar gibiyim. Var elbet yazalım hemen.

1)Line kablosu çok kısa ve kalitesiz hemen yenisi aldım.
2)Uydularda açık kablo sistemi yok rca uçlu kablo uzatıcam derseniz kesmek zorundasınız.
3)Cihazda tek bir ses giriş kaynağı var.
4)***Kumanda yok en büyük eksiklik bu. Eğer notebook kulanısıysanız ses seviyesini kafaya hiç takmıyorsunuz. Ama bazen bassı açasınız geliyor subwoofera kadar kalkmanız gerekiyor ne yazık ki. Ben ilk aldığımda endişem acaba sesi amfiden fulleyip bilgisayardan %2 lere kadar düşürdüğümde dip ses olur mu sorusu oldu. Bu konuda çok rahat olun. Cihaz da dip ses yok denecek kadar az. Uyduya kulağınızı dayamalısınız anca öyle duyuyorsunuz. Subwooferda ben duyamadım.
5)Mid basslar hassasa kulaklara biraz az gelecektir.
6)Tasarım çok sade ve sıradan.

Kimlere öneriyorunuz bu sitem derseniz:
1) Benim çok param yok ama güzel ve kaliteli müzik dinlemek istiyorum. Bassları yeri geldi mi içimi titretmeli yeri geldimi ufak bir ev partisi verebilmeliyim diyenlere
2)Ufak odasında uygun fiyata smooth dinlemek isteyenlere.

Kimlere Önerilmez:
1)Cihazı sadece filmlerde kullanmak isteyenlere (Onlara hiç bir 2.1 önermiyorum gerçi)
2)Üst seviye özelliklere sahip bir cihaz arayanlara.
3)Ben müstakil bi yerde yaşıyorum sesten kulaklarım sağır olsun diyenlere.
4)Ben odyofilim diyenlere. O adamın ne işi var gerçi böyle sistemle.

Özetle sistem bu arkadaşlar. Konumlandırmayı dediğim gibi yaparsanız güzel sesler alırsınız. Müzik keyfiniz eğer kaliteli bir ses sistemi kullanmıyorsunuz bir kaç tık daha yukarı çıkar.

Yalnız ürün artık Türkiye'de bulunmuyor. Yurt dışından almak isteyen arkadaşlara kesinlikle öneririm. Okuduğunuz için teşekkürler. Hatalarım olduysa affola. Her türlü yoruma açığım özellikle profesyonellerden yorum almak istiyorum.

#akış #sessistemi #Edifier

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 19
  • Gökhan Bilgin @mutlakdeli

    Hahahah. Elimdeki tek malzeme bu. Ayak fiyatları çok pahalı. Tabure yine iyi. Bilgisayarın altında bildiğin sehpa var. Misafir filan gelince o da gidiyor 😀

  • Mustafa Tayfur @mtayfur83

    İşte işin keyfi ve zevkide burada inan bana her şey tam olsa mutlaka başka bir şeyler eksik kalıyor. Bu hayatta tam mutluluk diye bir şey yok umarım Rabbim ahiretimizi iyi eyler...

  • Alperen @alperen

    Ben de m1335 modelini 4 yıldır kullanıyorum, iki arkadaşıma da zorla aldırmıştım 🙂 Tabii çok çok memnunlar. O zaman 65.- lira idi, piyasadan kalktı. Alanlar aldı ama alamayanlar pişman. Böylesine bir kalite nasıl patlama yapıp Türkiye de az sattı anlamadım. Teknoloji kültürümüz neden bu kadar az, üzülüyorum. Avanak Avni (profil resmim) kadar olamadık ona yanarım. Güzel ve faydalı bir inceleme olmuş teşekkürler.

  • Tunç Karesioğlu @tunc-karesi

    Oldukça doyurucu bir inceleme olmuş, hele iç yapılarını da incelemeniz fevkalade. Adeta kulaklarıma geldi sesi! Naçizane bazı önerilerim olacak. 1.Kabinlerin içlerindeki sönüm malzemesini değiştirmek, 2.kabin ile bu sönüm malzemesi arasına ara sertlikte ikinci bir sönüm malzemesini yan ve arkaya yerleştirmek, 3. Hoparlör sürücülerinin kabine montajında sürücü şasesinin mdf'ye temas edecek yüzeyine cam macunu (evet doğru okudunuz) veya çift taraflı bant kullanmak, 4. uydu hoparlörlerine crossover filtre takmak. Bende sizin uydulara özellik olarak uyabileceğini düşündüğüm iki yollu filtre olacaktı bir yerlerde, isterseniz ara sönüm malzemesi ile birlikte göndereyim size; nakliye masrafının size ait olması ve değişiklikleri yaptıktan sonraki gözleminizi paylaşmanız ricası ile. Adres ve telefon bilgilerinizi bana mail atabilirsiniz tunckaresi@gmail.com saygılar