Alfa Centauri'ye gitmek...

Teknoloji ve bilim notlarındaki Alfa Centauri sistemine gitmek için tasarlanabilecek uzay gemisi konusu, biraz da okuduğum ve izlediğim bilimkurgular nedeniyle aklıma birşeyler getirdi. Özellikle geminin karşısına çıkabileceklere önlem olarak silah alınma meselesi de düşündürdü.

Böyle bir yolculuk yapan insanların karşısına ne tür başka akıllı varlıklar çıkabilir? Bir kere insanlığın ilk yıldızlararası yolculuğu olduğuna göre, yolda bizden daha az gelişmiş birileri ile karşılaşma ihtimalimiz çok az. Yani bu tür yolculuğu yapan diğer varlıklar da teknolojik olarak en az bizim kadar gelişmiş olmalı. Sonuçta yıldızlararası yolculukta level 1’deyiz, bizden daha acemisi zor bulunur. Hatta daha gelişmiş birileri ile karşılaşma ihtimali bize denk olanlarla karşılaşma ihtimalimizden çok daha yüksek olur. Zaten bize denk olarak karşılaşacağımız birileri varsa o da gitmeye çalıştığımız yıldızdan yola çıkıp en yakın yıldız diye bizimkine doğru gelenler olacaktır herhalde. Bu da nasıl ilginç bir tesadüf olurdu düşünsenize. İki ayrı yıldız sisteminde evrimleşmiş akıllı canlılar tam aynı anda böyle bir yolculuğu yapabilecek seviyeye geliyorlar.

Yukarıdaki ihtimal pek akla yatmıyor, bu kadar düşük ihtimale karşı silah taşımak çok da mantıklı değil. Bunu bir kenara bırakırsak karşımıza çıkanlar bizden daha gelişmiş olacaktır, daha uzaklardan gelmeyi başarmışlar zira. Bu akıllı yaratıklar bize göre hayal edemeyeceğimiz kadar gelişmiş de olabilir. Bu durumda kendi dağarcığımızdan bakarak neler olabileceğini düşünelim.

Ortalama bir insan yoldan geçip giden bir kedi ile ne kadar ilgilenir? Acaba nereden geliyor, nereye gidiyor, amacı nedir, şimdiye kadar başından neler geçmiş diye düşünür mü? Bu soruların cevabını aramak için iletişim kurmaya çalışır mı? İstisnalar dışında hayır. Hatta bir kaç dakika sonra o kedinin geçtiğini falan unutur. Çünkü bu sıradan olay beynimizin işleyişi içinde önemsiz, saklamaya değmez bir bilgidir. İşte güneş sistemi dışındaki en yakın yıldız sistemine gitmeye çalışırken bizi gören, çok gelişmiş bir uygarlığın üyesi canlı bize böyle bakabilir. Görür ama unutur gider. Tabi kendi uygarlığımızdan örnek alarak bakarsak, bu kedi aç mıdır, susuz mudur, bir yardıma ihtiyacı var mıdır diye düşünen de olur. Böyleyse iyi, belki bize birşeyler de öğretir. Bunlara karşı da silaha ihtiyacımız yok.

Tabi bir de uygarlığımız içinde bir de yoldan geçen kedi köpeğe pompalı tüfekle ateş eden, yada yakalayıp işkence eden manyakar var. Ya böyle bir canlı ile karşılaşırsak, yani saldırgan bir uygarlığın sıradan bir üyesi, yada normal bir uygarlığın manyak bir üyesi ile? Ne yapabiliriz? Elinde pompalı tüfek olan bir manyağa karşı bir kedi ne yapabiliyor ki? Yani bunlara karşı da silaha ihtiyacımız yok, zaten o gemi içindekiler ne olduğunu bile anlamadan buhar olabilir.

Başka bir bakış açısı da şu; bizi gören akıllı canlı evde odadan odaya koşan bir fare görmüş gibi davranabilir. Evde fare görünce ‘ah yazık, o da canlı, bizimle birlikte yaşayıversin’ diyecek kaç kişi vardır? Hemen hemen herkes o fareden kurtulmaya bakar.

İyimser bakış açısı ile, bizi gören, bizden çok daha gelişmiş ama iyi niyetli bir uygarlık bizimle temas kurmaktan kaçınabilir. Çünkü böyle birşey ile karşılaşmak bizde dehşet bir kafa karışıklığı ve toplumsal bir kaosa falan neden olabilir mesela. Yani bilim adamları belki olaya soğuk kanlı yaklaşır ama dünyanın ezici çoğunluğu buna çok karmaşık tepkiler verecektir.

Bir not düşeyim, bütün galaksiye bakmaya gerek yok, sadece çevredeki bir kaç yıldız sisteminden oluşan görece küçük bölgede bile akıllara zarar seviyede farklı gelişmişliğe ulaşmış toplumlar olabilir. Zira dünyada bazı toplumlar Mars’a araç gönderip yer altında ne var diye incelerken, bazıları ise tüm dünyada sadece kendi kabileleri var sanıyor, elindeki en gelişmiş alet avlanmak için kullandığı bir yay. Bu kabilenin bir üyesine Mars’ta yapılan çalışmaları falan anlatabilir misiniz?

Peki son tahlilde bu gemiye silah da koyulmalı mı? Bence evet. Hiç aklımıza gelmeyecek ama o silah sayesinde kurtulunabilecek birşeyler de olabilir. Ne bileyim mesela bir gezegende evrimleşip uzaya çıkan değil de, yıldızlararası boşlukta ortaya çıkmış, okyanustaki balina misali dolaşan varlıklar falan çıkar belki bu geminin karşısına. Kendimizi ne zaman neya karşı korumamız gerektiğini bilemeyiz. Ama o silahları kullanma konusunda sağ duyulu olmakta büyük fayda var tabi.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 8
  • Hamit ÖZLÜ @hamitozlu

    @emrah-ozturk akıyor bu akşam maşaAllah.

  • Emrah Öztürk @emrah-ozturk

    Ben uygarlıkların o kadar gelişemeden yok olacağı varsayımına pek katılmıyorum, yada katılmak içimden gelmiyor diyelim 🙂 Çok sayıda uygarlık zaten buraya gelmiş, hatta bizi izlemiş veya izliyor olabilir. Çok sevdiğim Star Trek'ten örnek verecek olursak, orada ışık hızı üstü yolculuk yapamayanlarla iletişim kurmuyorlar. Çünkü yukarıda bahsettiğim kaotik durum oluşabilir. Kötü niyetli olan uygarlık da pek ilgilenmiyor olabilir. Dünyada bulacağı kaynağı başka bir çok yerden de bulabilir, gelip burdaki uygarlıkla uğraşmaya hiç gerek görmüyor olabilirler.

  • arandur @arandur

    @emrah-ozturk bence yazılı veya yazılı olmayan bir kural var:

    'Bilinçli varlıkların yaşadıkları güneş sistemi kendilerine aittir, X gelişmişlik seviyesine ulaşıp dışarıya açılmadıkları sürece onlara dokunulmaz, iletişim dahi kurulmaz'

    Nasıl dünya geliştikçe hayvan ve bitki haklarımız geliştiyse galaksi veya evrende de gelişmiş bir canlı hakları ve duyarlılığı olduğunu düşünüyorum. Eğer gelişmiş bir uygarlık gerçekten varsa bizi çaktırmadan sıkı şekilde gözlemlediklerine eminim. Dünyaya da müdahale etmiş olduklarını sanmam, ne edersek kendimiz ediyoruz şu yerküre üzerinde. Bir de kaynak mevzusunda haklısın bence, dünya üzerinde bulunacak kaynakları pek çok farklı gezegenden rahatça toplayabilirler ve bize dokunulmaması kuralını çiğnemelerine gerek kalmaz.

Kasım Ayı Kitap Tavsiyeleri

   Merhaba Teknoseyir ailesi, Teknoseyir'e üye olmadan evvel buranın sadece teknoloji üzerine paylaşım yapan bir site olduğunu düşünürdüm lakin öyle değilmiş. Müzik, sanat, gündelik konular gibi pek çok paylaşım yapılabiliyormuş. Ben de baktım ki kitaplarla ilgili paylaşımlar ne yazık ki az. Belki okuma sevgisini kaybetmiş ya da okuma sevgisi olmayan arkadaşlarıma faydalı olurum diyerek sizlere her ay kitap tavsiyelerinde bulunmaya karar verdim. Bu tavsiyeler genel itibari ile benim okuyup beğendiğim, sizlere bir şeyler katacağına inandığım kitaplar olacak. Elbette sizlerin de tavsiyelerini yorumlarda görmek isterim.

   Kategori olarak bir sınırlandırma yapmayacağım, kaç kitap tavsiye edeceğim hususu da belirsiz olacak. Sözü uzatmadan sizleri tavsiyelerimle baş başa bırakıyorum.

 

1. Victor Hugo - Sefiller

Hugo, romantizm akımının gerek Fransa'da gerek dünya edebiyatında çok büyük bir temsilcisidir. Toplum, din ve doğa üzerine yaptığı üçlemenin toplum üzerine olan bu kitabı; onun en hacimli eseridir. Kısaltılmış versiyonlarından ziyade olay örgüsünü ve Hugo'nun fikirlerini anlamak açısından tamamını okumanız sizin adınıza yararlı olacaktır. Kitapta Jean Valjean isimli bir kürek mahkûmunun yaşamı farklı boyutlar ve çok farklı karakterler ile ele alınıyor. Suç ve suçlunun toplumdaki yerini görmek açısından Jean Valjean oldukça çarpıcı bir karakter. Romantizmin etkilerini de onun üzerinde görmek mümkün.

Ben bu kitabın İş Bankası Kültür Yayınları'ndan çıkan iki ciltlik versiyonunu okudum. Sizlere de bu hacimli eseri tavsiye ediyorum.

 

2. Montaigne - Denemeler

Montaigne, kendi deyimi ile rastgele yazan; aklından o an ne geçiyorsa onu kaleme alan birisi. Hayattan kendini soyutlayarak gerek felsefi düşüncelerini, gerek dinî düşüncelerini, gerek ekonomik düşüncelerini, gerek siyasi düşüncelerini kısa kısa denemelerle kaleme almış. Denemelerinin sayısı oldukça fazla, bazı denemeleri bazıları ile çelişse de çok anlamlı düşüncelere sahip olduğunu söylemek mümkün. Yunan mitolojisi başta olmak üzere; Latince şiirler, tarihî olaylardan alıntılar, masal kahramanlarından tanık göstermeler yaparak kendi düşüncelerini açıklamaya çalışan Montaigne düşünce açıklama işini çok iyi yapıyor.

Bu kitabın yine İş Bankası Kültür Yayınları'ndan çıkan versiyonunu tavsiye etmekle beraber, ince yahut kalın onlarca yayınevinden yüzlerce baskısının yapıldığını söyleyebilirim.

 

3. İlber Ortaylı - Türklerin Tarihi I-II

Türk tarihinin başlangıcından günümüze kadar önemli olayları, önemli karakterleri, önemli mekânları soru cevap şeklinde öğrenmek isterseniz hiç şüphesiz ki bu konuda Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın değerli bilgisine başvurmak gerektiğini söyleyebilirim. Detaylı tarihî incelemeler yapmak istemeyen, genel bir bilgi sahibi olmak isteyen birisi bu akıcı kitabı okuyarak işe başlayabilir.

Bu eser iki cilt hâlinde Timaş Yayınları tarafından yayımlandı ve bizlere kazandırıldı. Başka herhangi bir baskısı yok, son zamanlarda Kronik Kitap; İlber Ortaylı'nın pek çok kitabının telifini farklı yayınevlerinden aldı bunu alır mı bilmiyorum.

 

4. Platon - Devlet

İslam dünyasına Eflatun olarak geçmiş ve çok sevilmiş birisi Platon. Sokrates'in öğrencisi olarak M.Ö 400'lü yıllarda yaşamış ve günümüz Batı felsefesinin kurucularından biri olmuş. Bu kitabı monologlar şeklinde ilerliyor ve Sokrates'in diğer Yunanlılarla ''devletin nasıl olması gerektiği'' konusundaki tartışmalarını anlatıyor. Bu monologlar zaman zaman üzerinde düşünülünce anlaşılıyor, zaman zaman bir çırpıda hafızaya kazınıyor. Devlet liderinin vasıfları, devletin nasıl yönetilmesi gerektiği, çocukların nasıl eğitilmesi gerektiği gibi devleti ilgilendiren pek çok konuda fikirler içeren bu kitap, felsefenin en büyük klasiklerinden birisi olarak hâlâ yerini koruyor.

Bu eserin yine İş Bankası Kültür Yayınları'ndan çıkan tam metin çevirisini size tavsiye ediyorum ancak bu kitapta her dünya klasiğinde olduğu gibi çok fazla yayınevi tarafından çok kez basılmış durumda.

 

5.  Lev Nikolyeviç Tolstoy - İnsan Ne İle Yaşar?

Bu kısa kitap, Tolstoy'un bir çırpıda okunabilecek 6 hikâyesini içeriyor. İlk hikâyenin adının ''İnsan Ne İle Yaşar?'' olmasından ötürü kitabın adı bu şekilde belirlenmiş ama diğer hikâyelerde de aslında insanın ne ile yaşayacağına değinildiğini söylemeden edemeyeceğim. Tolstoy'un diğer eserlerinde olduğu gibi bu eserinde de Rusya'nın sefil halkını konu edindiğini görmek mümkün. Özellikle tarım ile meşgul olan köylü halkı sık sık eserlerinde anlatan Tolstoy, buradaki hikâyelerinde de köylü halkı çok kez konu edinmiş. Tolstoy'a göre insanın ne ile yaşayacağını söylemeyeceğim zira kitabın büyüsünü kaçırmak istemiyorum ama kitapta para ile bunun mümkün olmadığını görebiliyorsunuz.

Bu eserin de yine çok fazla yayınevi tarafından çok fazla baskısı yapıldı ancak ben yine İş Bankası Kültür Yayınları'ndan çıkan versiyonunu aldım. Sizlere de aynı versiyonunu tavsiye ediyorum.

 

Yazımın sonunda İş Bankası Kültür Yayınları meselesine açıklık getirmek istiyorum, bilindiği üzere İş Bankası Kültür Yayınları'nın Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi isimli güzel bir dizisi var. Burada gerçekten kaliteli çevirmenler tarafından çevrilmiş, kaliteli baskılara ve kaliteli mizanpajlara sahip klasikler var. Felsefe, edebiyat, tarih gibi pek çok kategoride kitaplar bu dizi altında çevrilip yayınlanıyor ve şu an bu eserlerin sayısı 320'yi aştı. Ayrıca fiyatlarının da ciltli versiyonlarını saymaz isek gayet uygun olduğunu söyleyebiliriz.

Gelecek ay yapacağım tavsiyelerde görüşmek üzere...
Yorumlarınıza, eleştirilerinize, tavsiyelerinize açık olduğumu belirterek keyifli okumalar diliyorum!

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Cities Skylines Günlüğü

Çok sevdiğim bir oyun Cities Skylines. Çocukluğumdan beri en sevdiğim türlerden olan şehir simülasyonu türü içine yeni bir heyecan katan bir yapım. Dolayısıyla bir miktar boş vaktimin olduğu şu dönemde vakit geçirmek istedim oyunla. Bunu da buradan paylaşacağım elimden geldiğince. Okuyan olursa şimdiden teşekkürler...

#CitiesSkylines

BAŞLANGIÇ

Oyunu sınırsız para modunda oynamayı düşünüp başlamıştım aslında. İdealist bir ütopya kurmak istiyordum zira. Maddi beklentiler halkıma yapacağım hizmetleri engellememeliydi. Amma ve lâkin içimdeki tüccar bunun hiç zevkli olmadığı konusunda o kadar bastırdı ki dayanamadım. Modu kapatıp tekrar başladım. Artık belediye rantçılığında ben de varım 🙂

 

Bu noktada oyunu güzelleştirecek bazı mod ve eklentilerden bahsetmek istiyorum. Zira oyunun mod desteği çok ama çok muazzam seviyelerde ve bundan faydalanmamak olmaz.

 

@brave dünkü durumumda birkaç faydalı link paylaşmıştı onları veriyorum direkt:

 

-Türkçe dil desteği

https://steamcommunity.com/sharedfiles/filedetails/?id=936338233

 

-Trafik düzenlemelerini kolaylaştırıp yapay zekayı da toparlayan mod

https://steamcommunity.com/sharedfiles/filedetails/?id=583429740

 

-Otomatik boş bina kaldırıcı

https://steamcommunity.com/sharedfiles/filedetails/?id=639486063

 

Bunların dışında ben de ekstra birkaç şey kullanıyorum:

 

-Elektrik tellerini yer altına alma (Çok güzel oluyor zira günümüzde kalmadı yer üstü kablolar gerçek hayatta da)

https://steamcommunity.com/sharedfiles/filedetails/?id=409251698

 

-Oyundaki her alanı açabilmenize izin veren mod (Bu önemli zira kafanızda büyütmek istediğiniz bir yön veyahut şurası açık olsa çok güzel olur dediğiniz zamanlar olabiliyor. Bu durumda sadece parasını verip satın alabiliyorsunuz o alanları. Öbür türlü oyunun gereksiz kısıtına takılıyor ve belli bir yöne büyümeye mahkum oluyorsunuz. Şiddetle tavsiye edilir bu mod)

https://steamcommunity.com/sharedfiles/filedetails/?id=403798635

 

-Her gelişmenin açık olduğu mod (Bu zaten orjinal bir mod. İlk kez oynamayan herkes bu modu aktive etmeli. Zira oyun o kadar saçma kısıtlamalar koyuyor ki başlarda saçma sapan bir şehir kurmak zorunda kalıyorsunuz. Otobana tek şerit yol bağlamanız gerekiyor o derece. Açın hepsini paranız yettiğince takılın. Şehir planlama konusunda ileri görüşlülüğünüzü de görelim 🙂 )

 

Son olarak oyunda oluşturulmuş çok güzel kavşaklar var. yaparken kafayı yiyorsanız bunları da steam atölyesi üzerinden abone olarak kullanabilirsiniz. Özellikle otoban bağlantılarında 🙂

 

*****Şimdi yavaş yavaş paylaşmaya başlayacağım günlüğe geçelim. Bu blog yazısını sürekli güncelleyeceğim ancak aynı zamanda bu bölümlerin her birini de durum olarak paylaşacağım. Tamamını takip etmek isteyenler bu bloğa bildirim açabilirler.******

 

Cities Skylines Günlükleri #1

Şehri kurmaya ilk başlarken benim en büyük masrafım her zaman yol olmuştur. Önce şehri kurmayı daha sonra insanları çağırmayı sevdiğim için zamanı pause edip uzun uzun yol çalışmasına girişiyorum. Eee ileri görüşlü başkan önce imar planını yapmalı 🙂

------------------------------------------------------------------------------------------

     Sevdiğim büyük bir kavşağı (steam atolye) ve ona nispeten daha minik bir alt geçitli yapıyı otobana bağlantı için kullandım. Daha sonra ise geniş yollar ana caddeleri tek şeritli yollar ise mahalle aralarını oluşturacak şekilde şehri tasarladım.

Burada önemli olduğunu düşündüğüm nokta otobana bağlanan ana caddemi mümkün olduğunda az bağlantı noktası oluşturacak şekilde tasarladım. Olanı da kavşaklarla yaptım ki trafik akışı ışıklarla sekteye uğramasın.

Su ve elektrik herhalde oyunun en güzel işleyen sistemleri. Eski simCity oyunlarında canımızı çıkaran bir şeydi bu iki ögenin kurulumu anacak artık sadece kablo çekerek veye binalarla bir yol oluşturarak yapabiliyoruz.

Önemli bir şey söylemek istiyorum bu noktada. Su gideri ve pompası genelde şehre uzak oluyor. O noktalara elektrik çekmekle uğraşmak yerine iki istasyonun başına da birer rüzgar türbini koyarsanız yeterli olacaktır.

Polis, itfaiye, çöp ve sağlık gibi temel hizmetleri en azından yerleşilecek ilk kısımlara hemen koyuyorum ben (Normalde bu hizmetler sırayla geliyor ama her şey açık modda oynuyoruz hatırlatayım). Zira kafanız rahat ediyor. Üstelik mutluluk da arttığı için yerleşim bir miktar daha hızlı oluyor gibime geliyor. Ayrıca aralara park da serpmeyi ihmal etmedim. Hatta park konusunda belediyelerimize olan kızgınlığımdan ötürü bazen bunu abartabiliyorum 🙂

Bu noktadan sonrası insanların yerleşmesinden ibaret. Başlatıyorum oyunu ve yavaş yavaş göç eden halkıma "HOŞ GELDİNİZ" diyorum.

Yine önemli bir not eklemek istiyorum eğitim hizmetleri ile alakalı. Eğer eğitim hizmetlerini çok yeterli tutarsanız şehirde ticari alan potansiyeli daha fazla atıyor. Bu hizmeti eksik verirseniz ise sanayi şirketlerinin talebi daha fazla oluyor. En azından ben bu şekilde gözlemledim. Dolayısıyla eğitimi aşırı abartmayın. Bu ülkeye işçi de lazım 🙂

İlk günün özeti bu. Yavaş yavaş gelişimini ekran görüntüleri ile göstermek aklıma gelmedi. O sebeple 5000 nüfusa yeni ulaşmış bu küçük kasabamın son hallerini paylaşıyorum ancak ilerleyen günlüklerde daha peyderpey göstereceğin inşallah. Yine sorularınız olursa cevaplamayı da çok isterim.

 

 

Cities Skylines Günlükleri #2

Şehir neredeyse 10.000 nüfusu buldu. Genel olarak gelişimde sıkıntı yok ancak gelişimi devam ettirirken masraflardan kısmak zorunda kalıyorum. Girişimcilik ekosistemini takip ediyorsanız eğer yatırım-büyüme döngüsüne girdim diyebilirim. Büyümek için paraya, para için ise büyümeye ihtiyacım var 🙂 Dolayısıyla bankalara epey borçlandım. Özellikle yollara çok para harcıyorum. 

 

Şimdilik yüksek yoğunluklu binaları kurmadım hiç ancak yerleri hazır. Tabi ki bu alanları doldurmak için insanları çağırmadan önce epey bir park, üniversite ve belki birkaç eşsiz bina ile donatmayı düşünüyorum. Şehrin cazibe merkezine dönüşecek aşağıda görünen kısım. Tabi aynı zamanda temel hizmetler ve bu yukarıda saydıklarım için epey para gerekiyor. Dolayısıyla şimdilik beklemedeyim diyebilirim.

 

 

Önemli not: Arkadaşlar resimlerde gördüğünüz üzere ben kavşak kullanımını epey yoğun bir şekilde yaydım şehre trafiği engellemek amaçlı ancak çok da başarılı olduğunu söyleyemem bu sistemin. Direkt kesişim yapmak ama bunu minumum sayıda tutmak daha iyi oluyor trafik için gözlemlediğim kadarıyla.

 

Diğer bir problem olarak ise çöp sıkıntısı oluştu bende kısa bir dönem. Şehrin sanayi birimi ile (dolayısıyla çöp toplama merkezleri) yerleşim birimi arasında epey bir mesafe var. Bu kamyonların gelmesini epey zorlaştırıyor. Kısa vadede olmasa da şehrin bu ucuna bi çöp merkezi kurabilirim yerleşim birimlerinden uzak olmak kaydıyla.

 

Kısa vadede hedeflerimden en birincisi ise ULAŞIM sistemi. Metro ve otobüs sistemini güzelce oturmak istiyorum ama bunun için de çok önemli bir bütçe gerektiğinden hemen yapmak mümkün olmayacak. Ama bu konuda öneriniz olursa çok sevinirim...

 

Şu sol alt taraftaki yamuk yumuk kısım ne diye sorarsanız orası oyunun simülasyon hissiyatını biraz kırmak için yaptığım yerler. Cetvelle çizilmiş caddelere alışık değilim bir Türk vatandaşı olarak 😀

 

Cities Skylines Günlükleri #3

Evet nüfus neredeyse 35 bin oldu. Her şey şimdilik gayet iyi ancak en son yaptığım hamle olan tren garları bana gözle görülür bir katkı sağlamamakla beraber muazzam bir yoğunluk oluşturdu. Bundan en son bahsedeceğim.

 

En son paylaştığım durumdan bu yana yüksek yoğunluklu binalara geçiş yaptım. Aşağıdaki fotoğraflardan göreceğiniz gibi alt kısımdaki yeni şehir bölgeleri yüksek yoğunluklu olanlar. İçerisinde de şimdilik bir trafik problemi oluşmadı. Umarım böyle devam eder.

 

Çöp işi halen daha en sıkıntılı hizmet. Kimseyi isyan ettirmiyorum ama sanki sınırlardayım. Bu problemi aşmak için sol alt tarafta yuvarlak olarak gördüğünüz bir ekstra çöp merkezi oluşturdum. Özellikle eski şehir kısmı için gayet iyi oldu. Bu çözümü devam ettirebilirim hoşuma gitmedi değil.

 

 

Gelelim şu tren garlarına. Hem yolcu hem de yük garı kurdum. Ancak özellikle yük garı kurar kurmaz sanayi bölgesindeki tüm kamyonlar kapısında sıra oluşturdu. Sebebi ithalat-ihracat yapılması ama ben bu trafiği neden çekeyim sorununun cevabını bir türlü bulamadım. Bana ne doğru düzgün bir geliri var ne de yeni iş alanı oluşturuyor. Kısa vadede eğer faydasını görmezsem yıkar geçerim diye bakıyorum o derece 🙂

Ama yolcu garı fena değil. Turist getirdiğini düşünüyorum ve bu bana az da olsa bir katkı sağlıyor. Hiçbir şey olmasa şehrime turist çekebildiğim için bir başkan olarak mutlu oluyorum 🙂

Şimdilik halkım benden çok memnun. Sevgi gösterilerine maruz kalıyorum 🙂 . Bakalım bunu devam ettirebilecek miyiz? İŞTE BİRKAÇ FOTOĞRAF

 

Cities Skylines Günlükleri #4

 

Evet arkadaşlar size şehrimin mükemmel gelişimi ve benzeri güzel haberleri vermeyi çok isterdim ancak maalesef durum böyle olmadı bugün. Sevgili @brave ve @hamsiyim sağolsun trafik için denedikleri güzel bir bulvar yöntemi vardı. Bunu en azından sanayi bölgesine uygulamaya çalıştım. Ama inşa ettiğin bir sistemi yeniden düzenlemek ÇOK AMA ÇOOOK ZOR. Bunu anladım. Belediyelerin eski yolları kazıp kazım yine de çalışmayı becerememesi gibi oldu bugünki işler 😀

 

Neyse sonuç olarak en azından sanayi bölgesine bu sistemi oluşturdum. En azından öyle düşünüyorum şimdilik. Yük garlarını da ikiledim biraz da olsa trafiği azaltırsa diye. @brave, @hamsiyim siz de bir bakarsanız sevinirim.  Ayrıca ben bu kavşaklardaki trafik ışıklarını kaldırdım. Doğru  mudur ? 🙂

Eğer oynamak isteyen arkadaşlar olursa sistemden de biraz bahsedeyim bari de bugün o kadar uğraştığım birilerinin de işine yarasın. Otobandan gelen bağlantılarımızı tek yönlü 6 şeritli bulvarlara bağlıyoruz. Bu işlemi hem geliş hem de gidiş tarafı için ayrı ayrı yapıyoruz.

Devamında ise bu bulvarlarımıza paralel dar bir yol inşa ediyoruz. Bu yol tabir caiz ise parsellerimizden ana bulvara bağlanan yan yol görevi yapacak. Belirttiğim gibi parsellerimizi (tercihen küçük dikdörtgenler şeklinde) de bu yan yola bağlıyoruz. Çok işe yarıyor (Yani inşallah. Daha tam olarak deneyemedim 😀 )

 

Şimdiki hedef ise ULAŞIM. Bunu dün yapacaktım aslında ama çok uğraştırdı bu işler. Dolayısyla otobüs ve metro hatlarına şimdi başlayacağım.

 

Bugün biraz az geliştik o sebeple kusura bakmayın... Erken biterse hemen paylaşacağım sizlerle. Hayırlı geceler. olsun....

 

TO BE CONTINUED.....

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Şehir Kurma Çabaları

Cities Skylines oyunu hakkında rehber niteliğinde birkaç ipucu vereceğim. Oyuna temel taşlarını bilen ama pekiştirmek isteyen kişiler için ideal bilgiler.

Cities Skylines Rehber Başlangıç serisinde kullandığım MOD ve ASSET’lere ulaşmak için linke tıklayınız. :  https://bit.ly/2xD

  • Not: yazıda kendi tecrübelerim ile birlikte oyun oynama kılavuzundan bilgiler de aktarılmaktadır. Oyunu oynarken takıldığım her konuda oyun oynama kılavuzuna bakarak doğru bilgileri aktarmaya çalıştım.

Cities Skylines Oyun Hakkında bilgiler

Cities Skylines Trafik; Oyun içerisinde tüm simlerin aracı vardır ve oyundaki popülasyonunuz tamamı şehirde aktiftir.

Bir konumdan diğerine gitmeye çalışan araçlar, seyahatin başlangıcında şerit seçimi de dahil olmak üzere rotalarını seçecektir.

Araç ile seyahat etmeyi tercih eden simler, gideceği yere en hızlı rotayı seçer. (bazı durumlar da en KISA rotayı seçer)   Burada en hızlının altını çiziyorum çünkü oyunda her yolun bir hız limiti vardır. Örneğin “A” Noktasından “B” noktasına gidecek araç için iki alternatifimiz var diyelim. Birincisi otoyol, ikincisi normal yol. Simler burada Otoyolu tercih edecektir.

Otoyol Kullanın

Otoyol olan daha uzun, Normal yol ise daha kısa olarak düşünürsek burada simler otoyolu tercih edeceklerdir.

Yukarıda ki yazdığımı dikkate alırsak, evlerden sanayi ve market alanlarına giden en az 3 alternatifli yol ve bunlardan en az 1 tanesi otoyol olmak zorundadır. Bu durumda şehriniz de trafik oldukça hızlı akacaktır.

Oyunu hiç bilmeyenler için oluşturduğumuz "Yeni Başlayan Rehberi" ne göz atabilirsiniz.

Cities Skylines Rehber Kırmızı çizgiler otoyollar

Düşük yoğunluklu konut sakinleri araba veya bisiklet kullanma konusunda daha yüksek bir ilgiye sahipken, yüksek yoğunluklu sakinler toplu taşımayı tercih eder.


Cities Skylines içerisindeki trafik sorunu için toplu taşıma;

Trafik sorunlarından kaçmanın 1. yolu: Toplu Taşıma

Cities Skylines Toplu taşımayı genişletmek için Mass Transit DLC'sini alabilirsiniz.

Toplu taşıma için, otobüs aktif ettiğinizde, birden çok vatandaş özel aracı kullanmayı bırakıp daha çok otobüs kullanacaktır.. Metro dışında, Tren,monoray, feribot, keşif balonu veya teleferikle toplu taşıma yapabilirsiniz fakat bunlardan en etkilisi Metrodur. ,  Vatandaşları toplu taşıma kullanmaya teşvik etmek için şunları yapabilirsiniz:  Ücretsiz Toplu Taşıma politikasını verebilirsiniz.

Cities Skylines rehber yazısında doğru bilinen yanlışlardan bahsetmemek olmaz

Trafik ışıklarını kaldırma: Trafik ışıklarını tüm şehirde kaldırırsanız kaotik bir durum oluşur ve olduğundan daha yavaş trafik akar.

Aksine yoğun kavşaklar da trafik ışıklarını kullanmak daha akıcı ve düzenli bir trafik akışı sağlar. Burada önemli nokta Yaya yollarıdır. Üst geçitli yaya yollarını çoğaltarak, Araçlara yeşil yandığı anda karşıdan karşıya geçmeye çalışan simleri yaya yollarına yönlendirirseniz araçlar daha hızlı akış sağlayacaktır.

Cities Skylines Rehber TM:PE Modu

Cities Skylines sıkışık trafiği çözmek için 6 şeritli yol yapmak çok yanlıştır. Burada trafiği gözlemleyerek tek şeritte ki araçların  nereden gelip nereye gitmek istediklerini bulup, alternatif yollar çıkartmak zorunludur.

Yukarıda bahsettiğim gibi, Rota seçerken, vatandaşlar A'dan B'ye en hızlı yolu seçecektir. Bu hesaplama için, yolda başka bir trafik olmadığını varsayarlar. anarşik simler, trafiğin kitli olmasına  bakmaksızın, rotalarını (hatta şerit seçimlerini) başladıktan sonra değiştirmeyeceklerdir.

Cities Skylines Sanayi bölgesinin ithalat ve ihracatını en hızlı yapabilmesi için doğrudan Otoyol sistemine bağlı olması gerekmektedir.

Bu arada Tek yönlü yollar trafik akışını sağlamak için güçlü bir sistemdir. Bunu anlattığım videoya şuradan ulaşabilirsiniz:

Toplu taşıma 

Cities Skylines Oyununda: 13 adet toplu taşıma vardır ve bizi en çok ilgilendiren ise Otobüs ve Metro'dur

Simleri bir yerden bir yere götürmek için bu iki seçenek çok cazip duruyor. Fakat dikkat edilmesi gereken husus: kurduğunuz toplu taşıma ne olursa olsun güzergah bilgisinden çalışan hizmeti %50'ye düşürmektir.

Örneğin 1 hat kurduk 10 duraklı. Oyun buraya otomatik olarak kendisinin KM'ye göre belirlediği bir araç sayısı atamaktadır. Diyelim ki 12'tane araç atadı. Bu araçları bizim 6'ye düşürmemiz gerekmektedir. Bunu panellerden rahatça yapacaksınız hem daha az otobüs ile trafiğe katkınız olacak hem de toplu taşımadan kar edeceksiniz.

Toplu taşımalar hakkında daha fazla bilgi için "Toplu Taşıma Rehberi" yazısını okuyabilirsiniz.

Cities Skylines Aktarma Merkezleri

2. kuralımız, Aktarma Merkezi oluşturmaktır. Simleri asla evinden şehrin öbür ucunda ki sanayiye taşımaya çalışmayınız.

not: Unutmayın, simler evden eve gitmek için toplu taşıma kullanmazlar.

Diyelim ki bir varoş mahallemiz var (oyunun ilk başında kurduğumuz mahalle) ve bu mahallenin ihtiyaçlarını sağlamak için bir sanayi kurduk ve market ihtiyaçları için de bir market alanı kurduk.

Yukarıda bahsettiğim 3 oluşumun tam ortasına bir tane aktarma merkezi koyuyoruz ve evdeki simleri aktarma merkezine taşıyoruz. Aktarma merkezinden Sanayiye, Market alanlarına ayrı bir otobüs hattı çekiyor, gerekirse sayıları fazla olsun. Simler bunu kullanacaktır. Önce aktarma merkezine gelip buradan gitmek istedikleri yere gidecektir.

Bu aktarma merkezini ilk başlarda küçük yapsanız da büyük düşünün. Şehriniz büyüdükçe bu aktarma merkezine ilaveler yapacaksınız. Metro, Tren, Turistler için Limanlara ve hava alanlarına bağlantı.
bunların hepsini oluşturduğunuz da çok düzenli ve çok kullanılan hatta kar edilen bir toplu taşıma ağınız olacak.

Cities Skylines Aktarma Merkezi

Eğitim sistemine geçeceğim fakat ZONE’lardan bahsetmeden geçmek istemiyorum:

Cities Skylines Rehber yazımızda, Oyunun yapı taşlarını oluşturan Bölgeler

Düşük Yoğunluklu Konut Bölgeleri: Bu tür bir yerleşim bölgesi aileleri şehrinize çeker. Genellikle iki yetişkin başlayacak ve bir aile yaratacaklar. Bu bölge daha fazla yer kaplar ve yüksek yoğunluklu yerleşim bölgesinden daha az insanı barındırır.

Yüksek Yoğunluklu Konut Bölgeleri: Bu tür bir yerleşim bölgesi, gençleri şehrinize çeker. Ancak, nüfusu arttırmaya yardımcı olmak için bir faydası yoktur. Bu bölge, bir bölgedeki düşük yoğunluklu yerleşim bölgelerinden daha fazla kişiyi barındırabilir. Nüfusunuzu arttırmak istiyorsanız öncelikle düşük yoğunluklu konut bölgeleri kurmanız gerekmektedir.

Düşük Yoğunluklu Ticari Bölgeler: Bu bölgeler , sanayi bölgelerinden ürünler alır (veya ithal eder) ve insanlara satarlar. Genellikle eğitimi az olan veya hiç olmayan işçilere ihtiyaç duyarlar ve yüksek yoğunluklu bölgeden daha az kişiye hizmet ederler.

Yüksek Yoğunluklu Ticari Bölgeler: Düşük yoğunluklu bölgelerin genişletilmiş bir versiyonu. Yüksek, gürültülü binalar düşük yoğunluklu eşdeğerden daha fazla mal alacak ve satacaklar. Bunlar, genellikle daha yüksek eğitim gereksinimleriyle daha fazla iş yaratır.

Sanayi Bölgeleri: Bu bölgeler, ticari bölgelerde satılabilen veya ihraç edilebilen ürünleri üretmektedir. Ağırlıklı olarak düşük eğitim seviyesine sahip çalışanları düşük seviyelerde istihdam etmektedirler. Sanayiler çok kirlilik üretirler. Uzmanlaşmış sanayi bu sınıftan ayrıdır ve DLC alarak oyunda aktif olur.

Unutmayın

Not: Şehrin eğitiminin yüksek olması sanayi batmasına sebep olmaz. Tüm şehir tam olarak eğitimli olsa bile sanayi çalışır fakat burada bir mekanik var; Yüksek yoğunluklu evler nüfusu büyütmeye, düşük yoğunluklu evler kadar verimli değildir. Dolayısıyla düşük yoğunluklu kurmanız gerekmektedir ve bu simler eğitimsizken sanayide çalışırlar, eğitim aldıktan sonra çalıştıkları yeri değiştirirler. Yani şehriniz de siz isteseniz de istemeseniz de eğitimsiz vatandaş mutlaka olacaktır.  Eğitimi bilerek düşük tutmayınız.

Ofis Alanları: Bu bölgeler daha çok iş sağlamak için var. Endüstriden daha fazla eğitimli işçilere ihtiyaç duyuyorlar ama mal üretmiyorlar.
Ofis bölgeleri kirlilik oluşturmaz. Ofis bölgelerinin en iyi kullanım alanları, tüm servislerden en fazla faydalanan evlerin arasıdır. Evleri memnun etmek için yapacağınız park bahçe, toplu taşıma ve diğer tüm unsurlara ofis binaları da ihtiyaç duymaktadır. Mutlaka Üniversite eğitimi almış simlerle çalışmak isterler.
Not: az sanayi kurup, çok fazla Ofis kurmak, market alanlarında mal açığına, market alanlarının ithal ürün kullanmasını uzun dönemde şehrinizin zarar etmesine yol açacaktır.
Unutmayın Ofisler sadece simlere çalışacak yer sağlamaktadır. Şehre hiçbir katkısı yoktur.

Bina seviyelerini etkileyen faktörler

Bina seviyeleri: Aşağıda listelenen faktörler yeterince yüksek olduğunda, binalar bir sonraki seviyeye yükselecektir.

  • yerleşim
    • Arsa değeri
    • Yaşayanların ortalama eğitim seviyesi
  • Ticari
    • Arsa değeri
    • Ortalama alışveriş yapanların zenginlik düzeyi.
  • Sanayi
    • İşçilerin ortalama eğitim seviyesi
    • Hizmet kapsamı puanı (tabloya bakınız)
  • Ofis
    • İşçilerin ortalama eğitim seviyesi
    • Hizmet kapsamı puanı (tabloya bakınız)

Cities Skylines Rehber yazımızda Arsa Değeri Arttıran Faktörler

Hizmetlerin konut veya ticari bina düzeylerini doğrudan etkilemediğini, ancak arazi değerini artırarak dolaylı bir etkisi olduğunu unutmayın.
(Toplu taşıma, park bahçe vb.) Aşağıdaki tablo, endüstriyel ve ofis binaları için hizmet kapsamı puanına katkıda bulunan her hizmetin göreceli ağırlığını göstermektedir. Bu değerler mutlak değildir, çünkü hizmetin gücü tarafından daha da değiştirilirler, yalnızca her bir hizmetin bina seviyesine katkıda bulunmasında göreceli önemini gösterir. Hizmetin herhangi bir yerdeki gücü genel olarak bina ile servis sağlayıcı arasındaki karayolları ve bütçe ayarı ile belirlenir.

Bu nedenle, bir hizmet için çok düşük bir bütçe ayarı, ilgili hizmet kapsamı puan faktörü üzerinde çok büyük bir etkiye sahiptir ve potansiyel olarak herhangi bir avantajı geçersiz kılar. Bu, yakındaki binaların beklendiği gibi çalışmaması engelleyebilir. Örneğin  sanayiye uzak bir tren istasyonu (Yük Terminali) sanayinin level atlamasına katkı sağlamayacaktır.

*Yük terminali bütçesi %100 olmalı ve sanayiye yakın olmalıdır.*Endüstri örneği olarak ele alındığında, kargo taşımacılığı, yangın sigortasının iki katı ve polis kapsama alanının beş katıdır (hizmet kapsamının gücünün aynı olduğu varsayılmaktadır). Zemin ve gürültü kirliliğinin endüstriyel bina seviyesi üzerinde küçük bir olumsuz etkisinin olduğunu anlamak da gereklidir fakat önüne geçilememektedir.

hizmet adı Endüstriyel Faktör Ofis Faktörü
Kargo Taşımacılığı +1 0
İtfaiye 0,5 0,2
Toplu taşıma 0,333 0,333
Polis departmanı 0,2 0,2
Sağlık hizmeti 0,2 0,2
Mezarlık 0,2 0,2
Eğlence (Park Bahçe) 0,125 0,167
İlkokul 0,125 0,143
Lise 0,125 0,143
Üniversite 0,125 0,143
Gürültü kirliliği -0,143 -0,25
Terk edilmiş bina -0,143 -0,333
Zemin Kirliliği -0,167 -0,25
BeğenFavori PaylaşYorum yap
BeğenFavori PaylaşYorum yap