Arduino ve Raspberry Pi 3B ile Çalışma Denemeleri

Merhaba TS Topluluğu,

Bu yazımda, elimde bulunan RPi 3 ve Arduino R3 Klon geliştirme kartları ile yaptığım, yapmaya çalışacağım çalışmaları anlatmaya ve kullandığım bileşenleri tanıtmaya çalışacağım. Seri şeklinde değil de bu blog'a ekleme yaparak anlatım yapacağım.

Öncelikle, satın alma hikayesinden bahsedeceğim. Satın alma zaman çizgisi şu şekilde ortaya çıktı.

Şekil 1. Satın Alma Geçmişi

 

Linkleri de aşağıda veriyorum, hem fiyatlardaki değişikliği (bazılarında gerçekten üzecek kadar fazla, o kadar çok eski alış verişim yok ama bir tanesi bile yetiyor maalesef) takip edebilirsiniz hem de daha önce görmüş, hatta kullanmış olmanıza rağmen, hatırlamış olursunuz. Son 5 parçayı bugün sipariş ettim (umarım reklam olarak algılamaz sınız linkleri).

Özellikle Pi'nin fiyatının bu kadar çok artmasına üzüldüm açıkçası, 4GB yeni modelini almayı istiyordum gerçekten ama listedeki toplam tutarı (ki ufak tefek harcamaları yazmadım, jumper kabloları, dirençler gibi) bir Pi'ye bedel. Ama alacağım, muhtemelen.

Yazıya burada bir ara vermeden önce, çok dandik bir pozlama ile denememi verdiğim durumun linkini atıyorum, https://teknoseyir.com/durum/1124386. Tekrar görüşmek üzere.

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Ali Pektaş @alipektas

    Banana Pi'da bu sensör ve ekranları kullanmak için yeterli kaynak bulabilir miyim bilmiyorum. Şu an kartlardan birinde Openmediavault yüklü; oled ekrana işlemci kullanımı, disk ve çiplerin ısıları gibi bilgileri anlık vermek istiyorum. Hatta dosya paylaşım esnasında yazma/okuma hızları(diskin de adı yazılacak) da yazabilirim aslında ilk hedefimi gerçekleştirirsem. Bu arada, şimdiden hayırlı olsun, umarım hevesin kırılmadan eline çalışan bir prototip geçirebilirsin. İlk projeyi tamamladıktan sonra gerisi geliyor böyle olaylarda. İnsan bir şeyleri kendi başına üretince fitil gibi ateşleniyor valla, diğer türlü çekmeceye giriyor bir daha çıkmamak üzere.

    • lterlemez @lterlemez

      Böyle şeyleri oldum olası severim ama, işte çocukluğumuz ve gençliğimizde C64 ve devamı olduğu için başka bir branş okuyup, bilgisayarı yanına kendi imkanlarımız ile ekledik (tabi ki annem ve babamın bu imkanı sunabilmesini hiç aklımdan çıkartmıyorum, inşallah herkese nasip olur). İnşallah, bakalım, bazı planlarım var.
      OMV bende de var, ikinci SD kartımda yüklü duruyor. İhtiyacım olduğunda Pi 3, NAS'a dönüşüyor. İkinci, hatta üçüncü Pi'yi de o yüzden istiyorum.
      Planlarda, önce, cpu ısısı kontrollü PWM Fan kontrolü var. Sonra harici nem ve ısı kontrolü var (bunu Pi'de denedikten sonra Arduino'ya SD Card okuyucu modülü ile kalıcı olarak geçireceğim-log tutacak, dot matrix board ile gösterecek ve bir de kablosuz olarak masaüstü pc'ye gönderecek-bu sonuncuyu becerebilir miyim bilmiyorum). Sonra nabız ölçer var, Pi 3 ile Python ve İstatistiksel Hesaplamalar üzerine olacak, yine becerebilirsem. Sonrası Allah kerim...

    • lterlemez @lterlemez

      OVM'de ekran benim de aklıma gelmedi değil (asıl yazacağımı yazmayı unuttum iyi mi 🙂 ) ama nasıl yapılır hiç araştırmadım. Sanırım SSH üzerinden derlenmiş Python kodu çalıştırılarak yapılabilir. Bilemiyorum, araştırmak lazım. Hem OVM hem de derleme pyc aynı anda çalışır mı?

    • lterlemez @lterlemez

      Ama projelerin hepsi 3B yazıcı olmayınca kablo salatasından öteye geçemiyor. Bir tane de ondan almak lazım ama, işte en tuzlu hobi o oluyor. Aklıma şimdilik Foreks (Dekota) geliyor, en ucuz çözüm olarak. Sanırım, onla idare edeceğim başlangıçta.

    • Ali Pektaş @alipektas

      @lterlemez İyiymiş planlar. fan kontrol olayı ve Python benim de ilgimi çekti. Raspberry kutusuyla gelen bi' fan var bende. Banana sürekli çalışan fanla sürekli 44-45 derecelerde seyrediyor. Fanın hızını kademe kademe cpu ısı değerlerine göre artırmak ya da azaltmak istoyrum çünkü bir süre sonra ses fazla dikkat dağıtıyor. Bu bloğu ara ara güncellersen çok makbule geçer 😀 Hem teşvik, hem de tecrübe açısından bana da yararı büyük olur. Kolay gelsin şimdiden 🙂

    • lterlemez @lterlemez

      @alipektas; Güncellemeyi düşünüyorum, inşallah geri kalmam. BMW müzesi yazım için de aynı şeyi söyledim ama II. bölümden sonrası gelemedi. Fırsat bulamadım bir türlü. Hayırlısı. Sağ olun, size de kolay gelsin.

    • Ali Pektaş @alipektas

      @lterlemez Derlemeler çalışır diye düşünüyorum zira OMV'de arkada tam takır Armbian çalışıyor. Bir Debian-Linux'ta ne yapılırsa ondan da yapılır diye düşünüyorum. 3B yazıcı olayı masrafını şu an için kaldırabileceğim bir şey değil açıkçası 😀 PVC olayı geliyor aklıma ilk etapta benim de. Ya da ahşap diyeceğim ama o da göründüğü gibi kolay değil diye biliyorum. Çok önemli bir şey ama bence de. Atıyorum ufak bi' bitki sulama seti yapıyorsun, masanın üzerini kaplayan kablolar, devreler yığını bir oluşum çıkıyor en sonunda önünde. Saksının yanına koyamazsın onu bile. Mecbur bir kutuya falan sığdırmak, kargaşayı en aza indirip aleti de aynı zamanda taşınması, muhafazası kolay hâle getirmek gerekiyor.

    • lterlemez @lterlemez

      @alipektas; Ben de 40mm 5V fan taktım ama yanında durulmuyor. Fanın önünü de tam açamadığım için (elimde yeterli malzeme yok) acayip ses yapıyor.

    • lterlemez @lterlemez

      @alipektas; Kesinlikle, koruyucu bir kap gerektiriyor ya. Sırf kısa devreden korusa bile büyük olay.

    • lterlemez @lterlemez

      @alipektas; Neyse, hayırlı geceler. Tekrar görüşmek üzere...

    • Ali Pektaş @alipektas

      @lterlemez Bende de aynı boyutta fan var. (https://www.robolinkmarket.com/raspberry-pi-b-2-3-fan-case-siyah.html) Ben bağlantıdaki kutunun üst kısmına takıp, takılan kısmı da cihazın üzerine bırakıyorum. Tam fanın hava çektiği kısmın üzerine de gözlük bezi seryorum. Ses bayağı düşüyor. Ama kalıcı çözüm değil tabi. Bir süre sonra kulak sessizlikten hassaslaştığı için o da duyuluyor üstelik. En iyi çözüm, makul sıcaklıklarda fanı tamamen durdurmak.

    • Ali Pektaş @alipektas

      @lterlemez Sağ ol hocam, sana da hayırlı geceler. Görüşmek üzere. 🙂

    • lterlemez @lterlemez

      @alipektas; Aslında o kısmı delikli değil de tam açsalar, o kadar ses çıkmayacak. Paller küçük olduğu ve çok hızlı döndüğü için hem fan sesi hem de deliklerin yaptığı ıslık sesi duyuluyor. Neden öyle yapıyorlar anlamıyorum. Tamam güvenlik birazcık ama o kadar büyük yara açabilecek bir fan değil. Ya da daha makul bir koruma konabilir.

    • Ali Pektaş @alipektas

      @lterlemez İlk aldığımda düşündüm aslında, teli ısıtıp keseyim dedim ama sonucun lehime olup olmayacağını kestiremediğim için kalkışmadım. Bu gözlük bezi senaryosu da kalıcı bir çözüm bulana kadar beni idare edince daha da bulaşmadım 🙂

    • lterlemez @lterlemez

      @alipektas; Ben de, neyse iyi geceler tekrardan. 🙂

R Yazılımı Nedir?

R Yazılımı

R, istatistiksel hesaplama ve grafikler için bir sistemdir. Bir dilin yanı sıra grafikli bir çalışma zamanı ortamı, hata ayıklayıcı, belirli sistem işlevlerine erişim ve komut dosyalarında depolanan programları çalıştırma özelliğinden oluşur.

R'nin tasarımı, mevcut iki dilden büyük ölçüde etkilenmiştir: Becker, Chambers & Wilks’in S ve Sussman’ın Scheme. Sonuçta ortaya çıkan dil S'ye görünüşte çok benzer olsa da, temel uygulama ve anlambilim Scheme'den türemiştir.

R'nin özü, fonksiyonların kullanıldığı modüler programlamanın yanı sıra dallanmaya ve döngüye izin veren bir yorumlanmış bilgisayar dilidir. R'deki kullanıcı tarafından görülebilen işlevlerin çoğu, R dilinde yazılmıştır. Kullanıcının verimlilik için C, C ++ veya FORTRAN dillerinde yazılmış prosedürlere etkileşime geçmesi mümkündür. R dağılımı, çok sayıda istatistiksel prosedür için işlevselliği içerir. Bunlar arasından bazıları doğrusal ve genelleştirilmiş doğrusal modeller, doğrusal olmayan regresyon modelleri, zaman serileri analizi, klasik parametrik ve parametrik olmayan testler, kümeleme ve düzeltmedir. Ayrıca, çeşitli veri sunumları oluşturmak için esnek bir grafiksel ortam sağlayan geniş bir fonksiyon seti vardır. Ek modüller (“eklenti paketleri”) çeşitli spesifik amaçlar için kullanılabilir.

R başlangıçta Ross Ihaka ve Robert Gentleman tarafından Yeni Zelanda'nın Auckland Üniversitesi Auckland İstatistik Bölümü'nde yazıldı. Ayrıca, büyük bir grup insan kod ve hata raporları göndererek R'ye katkıda bulunmuştur.

1997'nin ortalarından bu yana, R kaynak kodu arşivini değiştirebilen bir çekirdek grup (“R Çekirdek Takımı”) olmuştur. Grup şu anda Doug Bates, John Chambers, Peter Dalgaard, Robert Gentleman, Kurt Hornik, Ross Ihaka, Tomas Kalibera, Michael Lawrence, Friedrich Leisch, Uwe Ligges, Thomas Lumley, Martin Maechler, Martin Morgan, Paul Murrell, Martyn Plummer'den oluşuyor. Brian Ripley, Deepayan Sarkar, Duncan Temple Lang, Luke Tierney ve Simon Urbanek.

R, https://www.R-project.org/ adresinde bir ana sayfaya sahiptir. GNU tarzı bir telif müsadesi altında dağıtılan ücretsiz bir yazılımdır ve GNU projesinin resmi bir parçasıdır [1].

An itibari ile Microsoft firmasının, Microsoft R Open adı altında, kendi versiyonu da mevcuttur [2].

R'de Kullanılan Veri Yapıları

Veri yapısı, verilerin düzenlenmesi ve depolanması için özel bir form olarak tanımlanabilir. R programlama, vektör (vector), matris (matrix), liste (list), veri çerçevesi (data frame) ve faktör (factor) gibi beş temel veri yapısını destekler [3].

Vektör

Bütün elemanları aynı veri tipinde olan veri yapısıdır. Vektör yaratmak için c() fonksiyonundan yararlanılır.

x<-c(1,2,3,6,8,0)

x<-1:9 veya

x<-c("A","B","C")

şeklinde vektör tipi veri yapısı oluşturulabilir. Aynı şekilde, birden fazla vektör de bir araya getirilebilir.

Matris

Bütün elemanları aynı veri tipinde olan, iki boyutlu veri yapısıdır. Matris yaratmak için matrix() fonksiyonundan yararlanılır.

x<-matrix(1:9,ncol=3, byrow=TRUE)

şeklinde matris tipi veri yapısı oluşturulabilir. Satır ve sütun sayısı nrow ve ncol parametreleri ile belirlenebilir. Eleman diziliminin satırlara veya sütunlara göre olup olmayacağını ise byrow parametresi belirler.

Veri Çerçevesi

Veri çerçeveleri, elemanları farklı veri tipinde ama eşit sayıda olan, çok boyutlu veri yapısıdır. Veri çerçevesi yaratmak için data.frame() fonksiyonundan yararlanılır.

x <- data.frame("SN" = 1:2, "Age" = c(21,15), "Name" = c("John","Dora"))

şeklinde veri çerçevesi veri yapısı oluşturulabilir. Aynı şekilde, satır/sütun sayısı uyumlu olmak şartı ile birden fazla veri çerçevesi bir araya getirilebilir.

Liste

Liste, elemanları farklı veri tiplerindeki değerlerden ve/veya farklı veri yapılarından oluşabilen çok boyutlu veri yapısıdır. Liste yaratmak için list() fonksiyonundan yararlanılır.

x<-c(1,2,3,6,8,0)

y<-matrix(1:9,ncol=3, byrow=TRUE)

z <- data.frame("SN" = 1:2, "Age" = c(21,15), "Name" = c("John","Dora"))

listem <- list(1:2, x, y, z)

şeklinde liste veri yapısı oluşturulabilir.

R için Entegre Geliştirme Ortamları (IDE)

R yazılımı, ara yüz olarak biraz sıkıcı ve zorlayıcı bir yapıya sahip (en azından benim için) bir yazılım. Özellikle veri girişi de sıkıntılı bir yazılım (en azından benim için öyle). Ancak, özellikle temel programlama dillerinde görmeye alıştığımız ve artık vazgeçilmez bir konuma gelen entegre geliştirme ortamları (EGO) R için de hazırlanmıştır. Macbook Pro ve Mac OS da kullanmama rağmen, pek bahsetmeyeceğim ki bazı EGO'ların Mac OS veya Unix/Linux tabanlı versiyonları veya uygun başka EGO'lar da mevcut. Ama, dediğim gibi, sadece Windows versiyonlarından kısaca bahsedeceğim.

R Studio

R Studio, adı en çok duyulan EGO'dur muhtemelen ama ondan önce var olan EGO'lar da mevcuttur (örneğin, Tinn-R gibi).  R Studio, R'nin ara yüzünü oldukça iyileştirmektedir. En güzel özelliği ise, R Studio'nun döküman hazırlamada sağladığı kolaylıklardır. R Markdown'dan tutunda sunu, html, Word çıktısı verme gibi özelliklere sahiptir. Tabi ki bazı sıkıntıları yok değil ama oldukça iyi bir kullanım rahatlığı sağlamaktadır.

Tinn-R

Bir başka EGO ise Tinn-R'dir. Çok kullanma fırsatı bulamadım ama R dendiğinde adı geçen EGO'lardan bir tanesidir.

R Tools for Visual Studio ve Visual Studio Code

Bunlar da Microsoft'ta ait EGO ve kodlama yardımcısıdır (kaldı ki zaten haberdarsınızdır). Bunu da çok kullanma fırsatı bulamadım ama oldukça iyi olduğu kanısındayım. Çünkü, çoğunlukla Basic kodlayıcısı olduğumdan, pratiklik bakımından memnun kaldığım bir EGO'dur. Ama, Studio Code'a alışabildiğimi söyleyemeyeceğim.

 

KAYNAKÇA
  1. https://cran.r-project.org/doc/FAQ/R-FAQ.html#What-is-R_003f
  2. https://mran.microsoft.com/open
  3. https://intellipaat.com/tutorial/r-programming/data-structures-r-programming/
BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • lterlemez @lterlemez

    "1997'nin ortalarından bu yana, R kaynak kodu arşivini değiştirebilen bir çekirdek grup (“R Çekirdek Takımı”) olmuştur. Grup şu anda Doug Bates, John Chambers, Peter Dalgaard, Robert Gentleman, Kurt Hornik, Ross Ihaka, Tomas Kalibera, Michael Lawrence, Friedrich Leisch, Uwe Ligges, Thomas Lumley, Martin Maechler, Martin Morgan, Paul Murrell, Martyn Plummer'den oluşuyor. Brian Ripley, Deepayan Sarkar, Duncan Tapınağı Lang, Luke Tierney ve Simon Urbanek."

    Google Çeviri ile çoook komik (üşengeçlik, yoksa oturur çevirirdim)...

    Hata fark ederseniz, lütfen iletiniz.

ASUS K53TA Kasa Macerası….

ASUS marka dizüstü bilgisayarımın başından geçen termal macun macerasından sonra hava alanında yaşadığı düşme vak'asından sonra, zaten kırık olan menteşe koruması iyi kırıldı. Zaten kırık iken almaya karar verdiğim 3. el üretim kasayı değiştirme işine giriştim.

ASUS K53TA Termal Macun Macerası….

Kasa

Önceki macerada esnasında göstertiğim menteşe kırığı, seyahatlarımın birisinde, çantanın askıdan ayrılması nedeniyle tamamen kırıldı. Dolayısı ile yaz tatilini fırsat bilip, gereken değişimi gerçekleştirdim. Kasayı Ali Express'ten satın aldım, bunun sebebi ise yurt içinde bulmama rağmen, malum fiyatlardır.

Soldaki orijinal kasa ve ekran, sağdaki yeni olan alt kasa

 

 

 

 

 

 

 

 

Kasa birebir aynı, sadece marka belirten bazı yazılar eklenmemiş. Bunun dışında, bir de destek süngerleri üzerinde gelmiyor. Son anda fark ederek, taşıyabildiğim destek süngerlerini taşıdım. Ama olsaydı, çok daha iyi olacağını düşünüyorum.

Taşıma İşlemi

Taşıma işlemi biraz sıkıntılı oldu, işlemi yaptığım yerde aradığım her aracı bulamadığım için biraz sıkıntı çektim ama bir sonraki termal macun yenileme işlemi esnasında eksikleri giderebilirim diye düşünüyorum.

Tüm parçalar bir arada

 

 

 

 

 

 

 

 

USB 2.0 soketlerinden bir tanesi ve ses girdi/çıktı soketleri cihazın sağ tarafında, solda ise bir tane 2.0 bir tane de 3.0 USB soketi mevcut;

USB 2.0 Soketi ve ses giriş/çıkışı

 

 

 

 

 

 

 

 

USB2.0 Soketi ve ses giriş/çıkışı

 

 

 

 

 

 

 

 

Wifi alıcısı ise bu şekilde;

Wifi alıcısı

 

 

 

 

 

 

 

 

Wifi anten ve diğer kablolama

 

 

 

 

 

 

 

 

Hoparlörler, sağlı sollu tabi ki;

Hoparlör

 

 

 

 

 

 

 

 

Hoparlör bağlantısı

 

 

 

 

 

 

 

 

Menteşe sağ taraf ve pil kilidi, kırık olan sol taraf

 

 

 

 

 

 

 

 

Toplanmış Hali

Toplanmış hali (bunu nedense bir türlü düz yerleştiremedim)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kasa macerası da bu şekilde, bulunduğum ortam nedeniyle fazla resimleyemedim ama imkan dahilinde bu kadar oldu, bulanık çıkan bazı fotoğraflar için de kusura bakmayın. Hızlı bir şekilde toplamam gerektiği için çok dikkat edemedim.

Toplama esnasında el atmışken, önceki macerada kullandığım termali de yeniledim. Termal macunun iki sene içinde kıvamından pek bir şey kaybetmemiş olması beni şaşırttığı gibi temizlenmesini de zorlaştırdığını gördüm (kıvamı çok kaçmamış olduğu için çok bulaşma eğilimindeydi).

Diğer zorlandığım bir konu da touchpad'in aktarmak oldu. Algılayıcıyı yapıştırmışlar, gevşetirken kırmaktan o kadar çok korktum ki, ilk çalıştığında, eksiksiz olarak çalıştığını görünce havalara uçtum diyebilirim. Yapışkanın büyük bir kısmı panelde kaldığı için yeni kasaya tutturmakta pek sıkıntı çekmedim.

Kısa Değerlendirme

  • Kasanın orijinal ile arasında hiçbir farkı yok, ne tasarım (ki zaten uymaz!!!) ne de malzeme bakımından. Orijinal ne kadar kırılgan ise bu yedek parça da o kadar kırılgan. Keşke biraz daha dayanıklı yapsalarmış.
  • Orijinalde olan destekleme süngerleri için yedek çıksaymış iyi olurmuş, bire bir olmasa bile sökülürken destekleme özelliğini kaybedebilen orijinalleri kullanmak zorunda kalmazdım.
  • Göreceli daha ucuz olması güzel, ayrıca hızlı gelmesi de oldukça şaşırttı.

 

Bir maceranın daha sonuna geldim. Sürçü lisan ettiysem af ola,

İyi TeknoSeyirler dilerim.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Almanya, Münih ve BMW II…..

Almanya Münih’e gidip de görmeden gelemediğim yer…

Bu yılın Ocak ayında, aniden ortaya çıkan bir neden dolayısı ile Almanya’nın Münih şehrine gitmem gerektiğinden bahsetmiştim. Tabi ki böyle bir yere gidecek olmak, gezilebilecek yerleri araştırmaya yönelttiğinden ben de elimden geldiğince, kış mevsiminin izin verdiğince gezmeye çalıştığım yerlerden birisi olan BMW Müzesindeki izlenimlerime devam ediyorum. Serinin birinci bölümüne https://teknoseyir.com/blog/almanya-munih-ve-bmw bağlantısından ulaşabilirsiniz.

Çevresinde neler var?

Müzeye giderken karşılaştığım deneme araçları, yanlarına gidemedim çünkü hava soğuktu gerçekten ve yol yorgunluğumu da atamadığım için de yakından inceleyemedim ama BMW'nin bu konuda ciddi olduğu belli. Burası, daha önce de belirttiğim gibi tanıtım ve/veya deneme mağazasının ön tarafıdır.

BMW Motorrad (Motosiklet)

Bu motosiklet, 2. Dünya Savaşından sonra ortaya çıkan R 10 Prototip 2'dir. 1947'de üretimine başlanmış, düz ikiz silindirli, iki zamanlı boxer motora sahip bir prototipmiş. Motor 123 cc hacminde, dakikada 6000 devir ile 5 beygir gücünde ve maksimum 80 km/s hıza sahipmiş.

Verilen bilgilere göre BMW'nin motorsiklet geçmişi 1923 yılında başlamış, ilk bölümde bahsetmiş olduğum BMW R 32 1923 yılında üretilen ilk motosiklettir.

Bu motor ilk üretilen motor. BMW R 32'de kullanılmış, M2 B15 olarak adlandırılıyor ve 1920-1923 yılları arasında üretilmiş. Motor 494 cc hacminde, 6.5 beygir gücünde ve 3000 dak/d'de çalışabiliyor. Düz ikiz silindirli boxer olarak tasarlanmış. Bu motoru Bison, Corona, Helios (daha sonra BMW birleşmiş olan Bavyera Uçak Fabrikasının üretimi), SWM (bu markaya da baktım ama kuruluş tarihleri arasında 50 yıllık bir uyuşmazlık var), Victoria gibi markalar da kullanmış.

BMW R 2

BMW R 25/3

BMW R 39

BMW R 51

BMW R 50/2

BMW R 63

BMW R 68

BMW R 75  

BMW RS 255

Ortaya Karışık (Otomobil, Uçak ve Tekne)

Konu motor olunca her yere yetişmeye çalışmanız doğal oluyor. Tabi ki işin içine savaş girince daha da karmaşıklaşıyor işler. Dönemin en teknolojik milleti de olunca işler çığırından çıkıyor.

BMW Şase ve Kaporta

BMW böyle bir dünya işte sevgili TeknoSeyir takipçileri; devamı var ama sitenin resim limitine takıldığım için burada kesmem gerekti. Devam Edecek klişesini ekleyerek, iyi bir hafta sonu geçirmenizi dilerim. Bazı resimlerin kötülüğü için kusura bakmayın, sürçü lisan ettiysem af ola....

 

 

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Almanya, Münih ve BMW.....

Almanya Münih'e gidip de görmeden gelemediğim yer...

Bu yılın Ocak ayında, aniden ortaya çıkan bir neden dolayısı ile Almanya'nın Münih şehrine gitmem gerekti. Tabi ki böyle bir yere gidecek olmam beni, gezilebilecek yerleri araştırmaya yöneltmediği konusunda yalan söyleyemem. Ancak, mevsimin kış olması ve Ocak ayında gidecek olmam ise ayrı bir konu oldu. Yaptığım araştırma sonucunda, gezilebilecek yerlerin (özellikle kapalı alanların) her birisinin bir günlük yerler olduğunu öğrendiğimde biraz hüsrana uğramakla birlikte, BMW Müzesinin de Münih'te olduğunu öğrenmiş olmam, beni mutlu etti (Bavyera eyaletinin başkenti olmasından dolayı da sanırım). Ayrıca, kış olmasına rağmen Olimpiyat Stadyumunun da hemen yanı başında olduğu düşünülürse, kaçırılmayacak fırsatı kaçırmadım. Giriş 10 avro ama bence vermeye değer...

Fasulyenin faydaları...

Aslında keşke girişinden itibaren fotoğraf çekseydim diye düşündüm ama sonra malum nedenlerden dolayı vazgeçtim. Ancak, şu an çok pişmanım, en azından izin isteyebilirdim diye düşünüyorum şimdi. Aynı bölgede, yanlış anlamadıysam, BMW'nin bir fabrikası, bir tanıtım ve/veya deneme mağazası, ki oldukça büyüktü, bir müzesi ve Olimpiyat Stadyumu ile Olimpiyat Kulesi bulunuyor.

Olimpiyat Kulesi'de bayağı yüksekmiş, arkadaş...

Neyse, konu ilerledikçe elimde olan az sayıdaki resimleri de eklerim. Şimdi gelelim asıl konuya...

BMW Müzesi

Adamlar gerçekten çok güzel bir müze yapmışlar. Zaten düzenli ve robot tarzı bir düşünce ve çalışma düzenine sahip oldukları bilinen Almanlar, burada da aynı tavrı sergilemişler. Sadece kapıda kullanacağınız bir bilet için bile dijital bilet veriyorlar (bulunca onun da resmini koyarım).

BMW 3/15 PS

Bu araç BMW'nin ilk çıkarttığı araçmış, yanlış anlamadıysam. 1930 yılında piyasaya çıkmış.

Bluprint ve araç özellikleri...

  • BMW 3/15 PS DA 2 Limousine (saloon)
  • 1929-1931
  • 6600 adet
  • Sıralı motor
  • 4 Silindir
  • 748 cc
  • 11 kW/15 PS 3000 devir/dakika
  • 75 km/s maksimum hız

BMW R 32

BMW'nin ilk motosikletidir. 1923 ile 1926 yılları arasında, 3090 adet olarak üretilmiş. Boxer tipinde 2 silindir ve 494 cc hacme sahip bir motoru varmış. Ulaşabildiği maksimum hız ise 95-100 km/s aralığında olduğu belirtilmiş.

BMW IV

Pardon bunu unutmuşum (planlama yapmıştım hal bu ki). Bu da ilk uçak motoru BMW'nin, 1918-1919 ve 1924-1928 yıllarında üretilmiş, sıvı soğutmalı düz sıralı 6 silindirli, 23 litre uçak motorudur. Albatros L74, Junkers F 13, Heinkel HD 30 ve Dornier Merkür'de kullanılmış.

Evet, bu günlük bu kadar yeter. Ekleme yaparken, bu cümlemi silip devam edeceğim. Umarım hoşnut kalırsınız. Sürçü lisan ettiysek af ola....

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Raspberry Pi 3 B

Evet, Raspberry Pi 3 sonunda elime geçti. İşte karşınızda;

Dedikleri kadar varmış, gerçekten çok küçükmüş.

Neyse, gerekli işlemleri yaptım. Yani raspbian kurdum ama şunu söylemeliyim, bu cihazın önü tutuluyor. Bence bu cihaz,

  1. 4 değil, 8 çekirdek ile
  2. 1 GB değil en az 2 GB bellek ile (1 ile gelse bile, dışarıdan bellek takılabilir şekilde olmalı)

gelmelidir. Tahminimce, fiyatında en fazla 10, belki 20 dolar fark ettirir ama verdiğinize değer. Evet, sesinizi duyar gibiyim, "Ama bu cihazın amacı geliştirme yapmak ve/veya ucuz bilgisayar olanağı sağlamak", ama bence satın aldığım bu cihaz biraz daha kuvvetli olmayı hak ediyor. Belki ileride böyle imkanlar sağlar.

Benim amacım ise, bunun gibi 3 tane daha alıp hesaplama sunucusu kurmak. Umarım istediğim gibi olur.

Robotistan Paketi, paketlemeyi sevdim. Güzel düşünce......

Umarım, sürecin geri kalan kısmını da burada yazma imkanına sahip olabilirim.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 16

ASUS K53TA Termal Macun Macerası....

Yaklaşık 5 yıl önce almış olduğum Asus K53TA dizüstü bilgisayarım birden ısınmaya (70 derece kadar çıkmaya ve klavye ile touchpad üzerinden kendini oldukça his ettirmeye) başladı ve ani bir kararla, ne kadar dayanacağını bilmeden tek kullanımlık termal macun ile yenileme yaptım. Önce cihazın özellikleri ile başlayayım.

Asus K53TA SX051R modelidir,

  • AMD A6 3400M APU (1.4 GHz, tek çekirdek Boost ile 2.4Ghz + Radeon HD 6520G GPU)
  • AMD Radeon HD 6650M (1 GB kendi bellek ile) harici GPU
  • 2 x 2GB Bellek (Maksimum 8GB)
  • 15.4" 1366x768 Ekran
  • 500 GB Sabit Disk
  • 1 x USB 3.0 + 2 x USB 2.0
  • 1 x Kart Okuyu, 1 x VGA ve 1 x HDMI çıkışı (ve diğer standart çıkışlar)

ile satışa çıkmış bir dizüstü bilgisayardır. O zaman için makul bir fiyattan satışa çıkmıştır.

Yaptığım değişiklikler ise 8 GB bellek yükseltmek ve Asus'un yüklediği bloatware'lar yüzünden daha fazla uğraşmak istemediğim için sabit diski ssd yapmak oldu. Sonradan da maalesef sol taraftaki menteşe, ana kasa plastik olduğundan kırıldı ama idare ediyor şimdilik. Alışamadığım tek şeyi chiclet denenen lanet klavyesidir (iki tuşun arasında İstanbul Boğazı kadar boşluk olur mu ya).

Sol tarafta gpu, ortada köprü ve sağ tarafta işlemci duruyor (temizlenmemiş halini çekmemiş olduğuma üzüldüm açıkçası, asıl o halini görmek önemli). Görünce, en çok şaşırdığım işlemci oldu, Asus SoC yapmamış işlemciyi....

Neyse ki soğutma blokunu çektim. Pasaklı bir soğutma bloku, burada ikinci şaşırdığım nokta masaüstü, dizüstü tüm bilgisayarlarım tozdan çok çekti, çekmeye de devam ediyor ama nedense bu tozdan fazla etkilenmemiş.

Neyse, devam edeyim. Bu da kasa ve ekranın durumu, bütün işin ana kartta olduğu çok belli değil mi? Bu arada bu kasa tamamen plastik....

Evet toplanma aşaması (burada kırık menteşe daha rahat fark ediliyor), burada iki kere dağıtmak zorunda kaldım. Birincisinde bağlantı kablosunu ana kartın altında unutmuşum ki fazla sökmek zorunda kalmadım ama ikincisinde klavyeyi de takmıştım ve kasayı çevirince fark ettim ki cpu fanının takmamışım.

Artık klavyeyi de takıyorum.

Evet yenileme bitti. Şimdi en ağır yükte yine maksimum 78 dereceyi görüyor (yenileme sebebimin 70'i geçmek olmasına rağmen) ama artık klavye ve touchpad üzerinden neredeyse hiç hissedilmiyor. Minimum da ise ortam sıcaklığına göre 38-40 aralığında geziniyor. Videoların izlenmesi, MS Office uygulamalarının tepkileri biraz daha akıcı hale geldi. En önemlisi ise fan sesi daha makul seviyelere geriledi.

Evet bir macun yenileme macerası da böyle sonuçlandı. Bakalım tek kullanımlık macun ne kadar dayanacak?

Herkese serin, hızlı ve dayanıklı dizüstülü bir dünya dilerim.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • lterlemez @lterlemez

    Macun olarak bunu kullandım çünkü evden uzaktaydım ve elimde (evde mevcutken) tekrar bir macun almak istemedim açıkçası, idare etsin yeter. Sun-fix vb. uygulamalar yapmam sanırım çünkü içini gördüm artık, aç kapat yapamayana kadar kullanırım. O an geldiğinde (hepsi bir aradaya uygun olduğuna kanaat getirdim) bir projede değerlendirebilirim. Öyle bir projeye girişebilirim. Bakalım göreceğiz ama iyi öneri, teşekkürler. Aklıma gelmemişti açıkçası.

  • lterlemez @lterlemez

    @orcun Malzemeden çalma değil, ürün satışı yapmak amaçlı; fark ettiyseniz son zamanlarda SoC olayı çok dillendirilmeye başladı. Yani bir cihazı alacaksınız, yetmeyince bellekti, sabit diskti takıp kullanım süresini uzatacaktınız. Ama bu şekilde hiçbir şey yapamayacaksınız, yapsanız da gene firmaya saçacaksınız paraları. Aksi halde elinizdeki makine geliştirilemediği için yenisi alacaksınız. O yüzden dediğiniz durum ve SoC olayı aslında çok da iyi bir şey değil.