Bu web aracı sayesinde herhangi bir Youtube videosunu, MP3 veya MP4 olarak istediğiniz dakikadan itibaren indirebilirsiniz. #kullanışlısiteler #yararlısiteler #akış
https://yout.com/

Bu web aracı sayesinde herhangi bir Youtube videosunu, MP3 veya MP4 olarak istediğiniz dakikadan itibaren indirebilirsiniz. #kullanışlısiteler #yararlısiteler #akış
https://yout.com/

Timüs Bezini Sürekli Dövmemiz Lazım 🙂 🙂
- Genç ve sağlıklı olmak ve kalmak için Timüs'ü eşşek sudan gelinceye kadar dövmek lazım.
- Timüs bezi, tiroid bezinin altında, göğüs boşluğunda ve soluk borusunun önünde bulunur.
- Bu bez insanın bağışıklık sisteminin merkezidir. Yani bütün bağışıklık sistemi buradan yönetilir.
- Timüs bezi ne kadar çok titreşirse kişi o kadar sağlıklı ve bağışıklık sistemi sağlam olur.
- Anadolu’da ağıt yakan kadınların göğüslerine vurduklarına hepiniz şahit olmuşsunuzdur.
- Bu refleks kaynaklı basit bir el hareketi değildir. Bu beynin otomatik gerçekleştirdiği bir davranıştır.
- Kişi göğsüne vururken Timüs bezini titreştirir.
- Bu sayede üzüntü kaynaklı bağışıklıkta meydana gelen direnç azalmasının önüne geçmeye çalışır.
- Bu bez ne kadar sıklıkla titreştirilirse kişi o kadar genç ve sağlıklı yaşar ayrıca geç yaşlanır.
Sizde parmaklarınızla göğsünüzün ortasına yapacağınız küçük vuruşlarla timüs bezini titreştirebilirsiniz.
- Yada daha basit bir yolu kullanırsınız. "KAHKAHA" atabilirsiniz.
- Çünkü kahkaha da göğüs kafesini oynattığı için bu bezi harekete geçirir.
- Hani yıllar sonra bir arkadaşımıza rastlarız neşeli halleriyle tanıdığımız bu insanı görünce "hiç değişmemişsin, ne gamsızsın..." deriz ya, işte timüs bezinin gücü.
Sonuç olarak kahkaha bağışıklık sistemini güçlendirir ve sizi genç tutar.
Bir de Google'dan bakalım:
MUTLULUK VE TİMUS BEZİ
"Mutluluk bir seçimdir. Mutsuzluğumuz kadere, şansızlığa ve talihsizliğe inancımız ölçüsündedir."
Mutlu duyguların hissedilmesinde hormonların rolü büyük.Bedenimizde o hormonları salgılayan salgı bezlerinden minicik ama çok güçlü bir salgı bezi var: timus.
Timus uyarıldığında salgıladığı hormonlar kişide haz ve mutluluk duygusu yaratır.Çünkü timus aktive olduğunda bedenin kimyasının değişimine neden olur. Bu değişiklik sinir sistemini sakinleştirir ve beyin fonksiyonları nı hızlandırır. Bu da kişide rahatlama duygusu yaratır.
Avustralyalı Nobel ödüllü kanser araştırmacısı Sir MacFarlane Burnet timus bezinin aktif hale getirilmesiyle insan bedeninin kendisini kanserden koruyabilme yeteneğine sahip olacağını savunuyordu.
Çocuklarda iri olan timus ergenlik döneminde bir ceviz kadar irileşiyor. Ama yas ilerledikçe bir bezelye tanesi kadar küçülüyor, yaşlılıkta ise tamamen köreliyor. Ama bazı insanlarda ileri yaslarda bile hala ceviz büyüklüğünü koruması, bilimin henüz çözemediği alanlardan biri.
Timusun sağlığımız üzerindeki önemli yararlarından biri de T hücrelerini üretiyor olması. T hücreleri denilen lenfositler bedene zarar verebilecek zararlı hücreleri yok ederler. Bu küçük T hücrelerine yaşamımızı borçluyuz. AIDS gibi bağışıklık sistemini çökerten hastalıkların ölümcül olması T hücrelerinin haberleşme hatlarını öncelikle kesmelerinden kaynaklanıyor.
Timus göğüs kafesinin üst kısmının tam arkasında, göğsün tam ortasında yer alır.
Timusu uyarmanın üç basit yolu var:
1- Timusu uyarmanın birinci yolu gülmek.Yani gerçek, içten, sıcak bir gülüş, bir kahkaha. Her güldüğünüzde timus bezi aktifleşir. Her aktif olduğunda bedenimize kimyasal dalgalar göndererek kendimizi iyi hissetmemizi sağlıyor. 1993 yılında California Üniversitesi'nde Dr.Paul Ekman tarafından yapılan araştırmada gülmenin timusu ve beynin değişik haz bölgeleriyle bağlantısı olan kasları harekete geçirdiği ve insanda haz duygusu yarattığı kanıtlanmış.
2- Timüs'ü uyarmanın ikinci yolu, iki parmakla timusun üzerine gelen noktaya vurulması, yani elle uyarmak.
3- Timusu uyarmanın üçüncü yolu ise dilin üst dişlerin arkasında damağa ve ağzın tavanına değdirilmesi. Dr. John Diamond ve ekibi dilin bu pozisyona getirilmesi ile sol ve sağ beyin
küresi arasında denge oluşmasını sağladığını tespit etmiş.Bu da insanin daha iyi düşünmesi ve kendini daha iyi hissetmesine yardımcı oluyor..
Kaynak : https://www.facebook.com/211313065745882/photos/a.329277673949420.1073741833.211313065745882/332912020252652/?type=1&permPage=1
TR Wiki : https://tr.wikipedia.org/wiki/Timüs
Eng Wiki https://en.wikipedia.org/wiki/Thymus
#TeknoSağlık #GülmekGüzeldir #akış #Sağlık #Health

Hadi gelin biraz geyik yapalım...
Şimdi arkadaşlar ben evimde Superonline'ın 50Mbit indirme 5Mbit yükleme ve 150GB'lık AGK(Adil Geçirme Kotası) bulunan kampanyalı bir fibernet internet paketi kullanıyorum. İlk sene aylık 70TL civarı ödüyorum, sonraki 12 ay ise 80TL civarında ödeyeceğim. Bir önceki tarifemde indirme hızım 25 Mbit ve AKK 75GB iken ayın ortalarına geldiğimde kotamın dolmasından dolayı hızım 3 Mbit'e düşüyor ve ayın geri kalanını bu düşük hızda geçiriyordum. Yeni tarifemde eski tarifeme oranla 2 kat AKK olmasına rağmen durum yine aynı. Yine ayın ortalarına geldiğimde kota bir şekilde aşılıyor. Hız düşmeden ayın 20'sine varabilirsem kendimi şanslı sayıyorum.
Eski tarifemde de dizi ve filmleri 720p de izliyordum, yenisindede. Kullanım şeklim değişmedi. Hatta yeni tarifeye geçerken müşteri hizmetlerindeki hanımefendi geçmiş 6 ayın indirme miktarımın bilgisini de vermişti. Kayıtlara göre 1. ay: 110GB, 2. ay: 140GB, 3. ay: 149GB, 4.ay: 129GB, 5.ay: 155GB 6.ay: 140GB şeklinde gidiyordu. Sadece 1 ay 150GB'ı geçmişim onun dışında hep 150'nin altında kalmış. Yani ortalama 140-150 GB'lık aylık ortalama indirmem söz konusu. Bu durumda 150GB'lık AKK'nin bana yeterli geleceğini düşünerek tarifemi yükselttim. Fakat o da ne? Daha ikinci haftadan yüzde 80 barajına yakalandım, telefona bildirim geldi (Olm bak daha ayın ortasındayız kotanın yüzde 80'ini kullanmışsın akıllı ol, hem bak bu kadar adult sağlığa da zararlı şeklinde 😀 😀 ). E ne değişti?
Ben sırf kotam 2 katına çıktı diye torrentin dibine vurmadım ki? Yine aynı ustrupta kullandım neti. Sadece 1 ay GTA V çektiğimden dolayı kota ikinci haftanın ortalarında bitmişti, oda normal zaten, 60GB'lık oyun. Fakat bunun dışında yine aynı oranda film&dizi&video izlemekten başka birşey yapmadım ki? 2015 yılında nedir bu AKK saçmalığı yahu? Birçok ülkede yok zaten, ulan Bulgaristan bile bu konuda bizden önde.
Geçenlerde İsviçreden bir arkadaşımla gider planlaması yapıyorduk. Kendisi bir firmada satış elemanı olarak işe başlayacak ve kendi evine çıkmayı planlıyor. Alacağı maaş kabaca 4,300CHF fakat kesintilerle birlikte 4,000 civarı kalacak. Daha önce bir restorantta %70/80 oranında part time olarak çalışıyordu aldığı maaş ise 2,600 CHF idi.(İsviçrede asgari ücret kavramı pek oturmasada part time için ortalama maaşlar 2,500 ile 3,000 CHF iken full time için 3,500 ile 4,500 CHF civarında diyebilirim. )
Ortalama bir apartman dairesi kirası 1200-1400 civarında, apartmanlarda genelde faturalar kiraya dahil. Yani elektrik/su/ısınma ödemeyecek. Bad&Breakfast tarzı konaklamalarda var fakat biz o tarz birşey bakmıyorduk. Bunun yanıdna sağlık sigortası+araç vergisi+telefon gibi harcamaları da hesapladık onlar da 795CHF tutuyor. Yeme-içmeye aylık 500CHF, benzine 150-200 ve en önemlisi sigara 255 CHF. 🙂 (İsviçrede Winston ayarında (orta halli) bir paket sigara tam olarak 8.30 CHF, günde 1 paket olarak hesapladık.)
Arkadaşlar hepsini fazladan fazladan hesapladık
4,000 - (1400+795+500+200+255) = 850 CHF
Geriye ne kaldı? tabiki internet...
https://www.swisscom.ch/en/residential/internet/offers.html
Bize uygun paket 99CHF, 100CHF diyelim,
Şimdi bu paketin içeriğine bakalım:
https://www.swisscom.ch/en/residential/packages/offers/vivo-m.html
Fibre optics: 100 Mbit/s max download/100Mbit max upload
Copper: 100 | 20 Mbit/s download/upload
Free mobile surfing in the Swisscom Public WLAN - at max. 20 Mbit/s*
Swisscom TV 2.0 light Incl.
Swisscom Tv 2.0 Light'ta 40'ı HD yayın olmak üzere 100+ kanal varken eğer Swisscom TV 2.0 Plus seçerseniz 100'ün üstünde HD yayın olmak üzere 250+ kanal geliyor bunun yanında fiyat 15CHF daha artıyor tabi. Arkadaşında benim gibi TV alışkanlığı olmadığı için gereği yok.
Neyse efendim, siteye iyice bir göz attım baktım hiçbiryerde adil kullanım kotası veya bandwith cap ile ilgili bir bilgi verilmemiş. Hemen canlı desteğe yazdım: teklifleri incelerken hiçbiryerde bandwith cap ile ilgili bilgi verilmemiş dedim. Dedi bizde öyle birşey yok, bizde hepsi sınırsız. Tekrar sordum, yani dedim belli bir indirmeden sonra hız düşüşü tarzı birşey olmuyor mu? "-Yok yahu, öyle şey mi kaldı? Hangi yılda yaşıyoruz ki kuzum..." demez mi? Demedi tabi, ama konuşmanın seyrinden ben öyle algıladım... 😀
Arkadaşım sağlayıcı olarak daha önceden de Swisscom kullanıyordu, ayrıca Cablecom gibi diğer sağlayıcılarda daha uygun fiyatlı tarifelerde bulmak mümkün. Ben yine de Swisscom'dan şaşmayayım dedi.
Heyneyse,
İnternetten sonra elimizde 750 CHF kaldı.
Arkadaşım başka bir banka hesabına her ay 150CHF aktaracağını söylemişti, birikim olarak. Ben bu birikimi görüyor ve arttırıyorum, hadi 250CHF koyalım. Hali hazırda arkadaş çok öyle gezen tozan kafeye bara takılan tiplerden değil. Haftada bir arkadaşlarının evine gidiyor hep beraber Fondü'ye çatal batırıp kendi ekmeğine "bakalım en büyük parça peyniri kim alacak" yarışı yapıyorlar. 😀 Şaka bir yana Fondü ile pek araları yok.
Elimizde hala 500CHF var değil mi?
Buyrun MediaMarkt'ın isviçre sayfasından akıllı telefon fiyatlarına bakalım:
-Apple iPhone 6 Plus, 128GB-
https://shop.mediamarkt.ch/de/computer-telekom/handys-office/mobile-phones/smartphones/iphones/apple-iphone-6-plus-128gb-spacegrau/idptx2ugn8kl
-Samsung Galaxy S6 Edge, 128GB-
https://shop.mediamarkt.ch/de/computer-telekom/handys-office/mobile-phones/smartphones/android-phones/samsung-galaxy-s6-edge-128gb-gruen/idp8n6ohxxq0
En baba telefonlar 1000CHF'nin altında...
Şimdi bu arkadaş ortalama maaşı ile isterse iki üç ayda bir yeni bir telefon veya laptop alabiliyor mu? Alıyor...
Orada millet 4,000 frankın altında yaşanmaz nidaları atarken sen 1300 liralık açlık sınırının olduğu ülkende, 1200-1400TL ortalama maaşın ile 3bin TL'lik telefonu kaç ayda bir alabiliyorsun?
Ben burada ithal bir ürün (oyun, tablet, telefon, notebook vb. ) almaya kalktığımda Kanada'daki James'ten, İsviçre'deki Susanne'dan, Scotland UK'deki Akshay'dan kendi yerleşik kuruma göre neredeyse 3 kat daha fazla para ödüyorum. 2023'te gelişecek ekonomi ile kim bilir daha ne kadar ödeyeceğim. Ön ödemeli tarife ile vergileri zaten çüke çüke alıyorlar. Hadi çalışan adamı anladık; öğrenci adamsın vergi ödüyorsun, işsiz adamsın vergi ödüyorsun. Bunun üstüne ithal elektroniğe vergi, telefon kayıt harcına 600TL'lik zam gündemde zaten. Türkiye'de ciğerinize çektiğiniz hava bile bedava değil! Ciddiyim. Siz yinede hatalıysam cepten arayın... 😀
Şimdilik geyiğimizin sonuna gelmiş bulunuyoruz, okuma zahmeti gösteren arkadaşlara teşekkür eder takipte kalmanızı temenni ederim.
#akış #geyik #Muhabbet #TeknoGeyik

Lakka ile bilgisayarınız veya rasberry pi retro oyun konsoluna çevirin. (PS3 ve XBox Kolu destekli)
3DO (4DO)
Playstation (Beetle PSX)
SNES / Super Famicom (bsnes-mercury Balanced, SNES9x Next)
Nintendo DS (DeSmuMe)
Arcade (FBA)
Game Boy / Game Boy Color (Gambatte)
Sega Master System / Game Gear / Mega Drive / CD (Genesis Plus GX)
Lynx (Handy)
Neo Geo Pocket / Color (Mednafen Neopop)
PC Engine / TurboGrafx 16 (Mednafen PCE FAST)
PC-FX (Mednafen PC-FX)
Virtual Boy (Mednafen VB)
WonderSwan / Color (Mednafen Cygne)
Nintendo 64 (Mupen64Plus)
NES / Famicom (Nestopia)
PSP (PlayStation Portable)
Atari 7800 (ProSystem)
Atari 2600 (Stella)
Game Boy Advance (VBA-M)
Atari Jaguar (Virtual Jaguar)
Lakka Emületörünün kurabileceği cihazlar
PC
Raspberry Pi A+ / B+ (B+ preferred)
CuBox-i
HummingBoard
Banana Pi
Cubieboard 2
Cubietruck
https://www.youtube.com/watch?v=JwUVV3xMRwU&feature
http://lifehacker.com/how-to-turn-your-pc-or-other-device-into-a-retro-arca-1703576831
#lakka #retro #emulator #akış #oyun @can @leventp @gamsizm



Türkiye'de bu makinenin bulunmadığı berber salonu yoktur herhalde. İsmini hiç bilmeseniz bile, bu makineyle onlarca kez traş olduğunuza eminim.
Şahsen; saçını "modelli" kesmekten yıllar önce vazgeçmiş, düz kesim için de berberde sıra beklemeyi, hijyenik olmayan şartlarda traş olmayı, üstüne bir de para vermeyi mantıksız bulan bir insanım. Elimden bir sürü traş makinesi geçti, sizlere tavsiyem:
1- Saç traşı olacaksanız şarjlı makinelerden uzak durun.
2- Ucuz makineleri almayın, paranız çöpe gidiyor, üstüne yolunduğunuzla kalıyorsunuz.
Yıllarca yanlış makinelerle cebelleştikten sonra doğru-düzgün bir şey almaya karar verdim ve araştırmalarım sonucu Moser 1400'de karar kıldım. Yıllar boyu berberlerde kendini ispat etmiş olması, Alman malı olması ve hakkında çok az olumsuz yorum olması bu makineyi seçmemdeki ana etmenler oldu.
Fiyatlara bakarken fark ettim ki piyasada orijinalden çok "çakma" Moser dolanıyor. Moser'in kendi sitesinden Türkiye distribütörüne bakınca karşıma Fonex Kozmetik çıktı. Ben de en garanti yer orası olduğu için http://www.fonexkozmetik.com 'dan almaya karar verdim. Fiyatları da diğer yerlere kıyasla daha iyi geldi.
Sitede makinenin iki versiyonu var. İkisi de aynı makine ancak aksesuarları farklı. Benim aldığım 1400-0050 modelinde sadece 1 numara tarak çıkıyor. 1400-0278 modelinde ise 4 boy tarak var. Aradaki fiyat farkı 22TL.
Ben sade modeli tercih ettim, üstüne n11.com dan 11TL'ye 6'lı tarak seti aldım. Sipariş verdikten sonra n11.com'daki tarağın fiyatı 22TL'ye çıktı, sanırım 11TL'lik fiyat yanlış yazılmıştı 😀 Taraklar hala kargoda onun için bir yorum yapamayacağım ama çok sorun olacağını sanmıyorum, sonuçta tamamen plastik, basit parçalar.
Makineye gelince; gerçekten övgüleri hak ediyor. Evdeki 180TL'lik şarjlı Philips bunun yanından bile geçemez. En ufak bir takılma, yavaşlama, yolma yapmadı. Şarjlı makineyle 1 saatten fazla süren traş, Moser ile 15 dakika sürdü çünkü aynı yerden tekrar tekrar geçmeniz gerekmiyor. Tek sorunu biraz titremesi ama kafaya takılacak bir şey değil. Makineyle birlikte gelen 1 numaralı tarak tahmin ettiğimden biraz daha kısa kesiyormuş ama makinenin sol yanındaki mandalı kullanarak bıçağı biraz kaydırıp 2mm daha uzun kesmek mümkün. Bu mandalın tam simetriğindeki düğme de mandalı kilitlemeye yarıyor, sürekli basmak zorunda kalmıyorsunuz. Bu arada, kullanmadan önce bıçaklarını sökerek yağlamayı unutmamak gerekiyor. İnternetteki şikayetlerin çoğu, bu yağlama işleminin yapılmamasından kaynaklanmış anladığım kadarıyla. İyi bakılırsa ömürlük bir cihaz olacak gibi görünüyor. Fiyatı da göz önüne alındığında 10 üzerinden 10 vermemek elde değil.
Fiyat demişken Fonex'teki fiyat: 67.90TL ama sipariş ekranındaki kupon kısmına FONEX10 yazarsanız %10 indirim yapıyor, bu sayede kargo bedavaya gelmiş oluyor.
http://www.fonexkozmetik.com/Moser-1400-0050-ProfElektrikli-Sac-Kesme-Makinesi,PR-1.html
HAYIRLI TRAŞLAR...



iPhone'nların Tarihi ve Teknik Özellikleri #iPhone

Bilim ve Teknoloji üzerine kaliteli videolar hazırlayan Meraklı Maymun kanalı, Teknoloji sevenlerin, Arduino ve diğer gerekli malzemeleri edinerek evde yapabilecekleri açıklaması bol bir Mini Hava İstasyonu Yapma videosu hazırlamış. Malzemeler pahalı olsa da yine de hazırlanan video izlenmeyi hak ediyor. 🙂 Popüler bilime, teknolojiye meraklı herkesin bu sayfayı takip etmesini öneriyorum. #MeraklıMaymun #bilimveteknoloji #Arduino
Neredeyse hepimizin D&R da görüpte, garip garip baktığımız maket Metal Earth serisi maketlerden birini alıp, deneme fırsatım oldu. Öncelikle belirtmek isterim ki daha önceden Rewell'in dört beş tane uçak maketini yapmışlığım var ve bu maket işinde giriş değilde giriş-orta seviye sayılırım. Yapımda maketin kendisini, ufak boyda olan yan keski ve karga burun tarzı kullandım.
İlk olarak 1 nolu resimde görüldüğü gibi bir pakete sahip, paketi açtığımızda çok bir şey karşımıza çıkmıyor 2. resimdeki gibi maketimiz ve kılavuzu çıkıyor(kılavuz sade ve kolay anlaşılır), binayı parça parça inşa ettikten sonra onu oturtacağımız 3 nolu resimdeki stant vari şeyi yaptıktan sonra binayı üstüne koyduğumuzda 4. resimdeki gibi bir sonuç elde ediyoruz.
Genel olarak yorumlarıma gelirsek,
Bu ufak metal maketler cidden cezbedici hoş şeyler ancak boyutlarından ziyade metal oldukları için ve genelde bükme haraketine dayanan birleştirme tarzı olduğu için biraz zorlayıcı olabiliyor, metal bazen ne kadar dikkat etsenizde yanlış yerden bükülebiliyor. Ancak geri kalan herşey çok kolay kılavuzda gayet iyi açıklamış hiç bir soru işaretiniz kalmıyor ama kesinlikle ürünün kıvrım noktalarının iyi olmadığını belirtmek isterim ve kesinlikle iyi bir göz istiyor.
#maket #hobi #inceleme #hobimaket #metalearth #empirestate




@yilmaz10 in aşagıdaki yazısını görünce aklıma geldi.Paylaşımda kaybolmaması için #programlama olarak etiketleyim.Her programlama öğrenmeye başlayanın aklında bir sürü soru oluyor hangi dil, nasıl öğrenirim vs. gibi.Birde sağda solda şu kadar sürede programlama öğrenin vs. kitapları görünce aklıma aşağıdaki Peter Norvig‘in çok faydalı bir yazısı geldi.
On Yılda Programlama Öğrenin - Peter Norvig (Google ARGE Director)
10tem2008
Neden herkes böyle bir telaş içinde?
Herhangi bir kitapçıya gittiğinizde Teach Yourself Java in 7 Days (7 Günde Java Öğrenin) benzeri, size birkaç günde veya birkaç saatte Visual Basic, Windows, Internet (vs.) öğretmeyi vadeden kitaplarla karşılaşırsınız. Amazon.com'da şöyle bir arama yapınca:
pubdate: after 1992 and title: days and (title: learn or title: teach yourself)
(1992'den sonra basılmış baslığında gün ve öğrenin kelimeleri geçen kitaplar)
karşıma 248 sonuç geldi. Bunların ilk 78 tanesi bilgisayar kitaplarıydı (79. ise, Learn Bengali in 30 Days (30 Günde Bengalice Öğrenin)). "Gün" anahtar sözcüğünü "saat" ile değiştirdiğimde ise sonuç benzerdi: ilk 77 bilgisayar kitabını 78. olarak Teach Yourself Grammar and Style in 24 Hours (24 Saatte Gramer ve Stil Öğrenin) takip ediyordu. Gelen toplam 253 sonucun ilk 200'ünün %96'sını bilgisayar kitapları oluşturuyordu.
Birkaç günde, Beethoven, Kuantum Fiziği ya da köpek eğitimi öğreten kitaplar yok. Bu sonuçlara bakılırsa, ya insanlar bilgisayar hakkında yeni şeyler öğrenmek için çok hevesli ve aceleci ya da bu iş bir şekilde inanılmaz derecede kolay.
Bakalım Learn Pascal in Three Days (3 günde Pascal Öğrenin) benzeri bir başlık ne anlama gelebilir:
Learn(öğrenin): İlk olarak 3 gün kayda değer programlar yazarak, yazdığınız programlardaki başarı ve başarısızlıklarınızdan ders almanıza yetecek bir süre değildir. Ne tecrübeli bir programcıyla çalışmaya, ne de o ortamın içinde yaşamanın nasıl bir şey olduğunu anlamaya zamanınız olmayacaktır. Bu durumda sadece yüzeysel bir aşinalıktan bahsedilebilir, derinlemesine bir kavramadan değil. Kısacası dili iyi öğrenmeye fırsatınız olmayacaktır. Alexander Pope'nin de söylediği gibi bir "yarı bilgili olmak çok tehlikelidir" .
Pascal: 3 gün Pascal'ın sözdizimini öğrenmeye yetebilir (tabii eğer benzer sözdizimli bir dili önceden biliyorsanız) , ama bu sözdizimini verimli bir şekilde kullanmayı öğrenemezsiniz. Kısacası, eğer bir Basic programcısıysanı z, Pascal'da Basic mantığına dayanan programlar yazmayı öğrenebilirsiniz ama Pascal'ın hangi özellikler için iyi (ve nelerde kötü) olduğunu öğrenemezsiniz. O zaman ne anlamı kalır ki? Alan Perlis "Programla mantığınızı etkilemeyen bir dili öğrenmiş olmanın bir değeri yoktur." demis. Bir ihtimal, belirli bir işin üstesinden gelmek için biraz Pascal (yada muhtemelen Visual Basic ya da JavaScript) öğrenmeniz gerekiyordur. Bu durumda da nasıl programlama yapacağınızı değil, ancak o anki sorunun üstesinden nasıl geleceğinizi öğrenirsiniz.
in Three Days(üç günde): Malesef, ilerki bölümde de göreceğiniz gibi bu süre yetersiz.
On yılda Programlama Öğrenin
Araştırmacıların da (Hayes, Bloom) ortaya koyduğu üzere, satranç oynamaktan beste yapmaya, resimden piyanoya, yüzmeden tenise ya da nöropiskoloji ve topoloji alanlarında araştırma yapmaya kadar bir çok alanda uzman olmak, on yıl civarında bir zaman alıyor ve bunun bir kısayolu var gibi gözükmüyor. Daha 4 yaşında müzik dahisi olduğu anlaşılan Mozart bile, ancak 13 sene sonra dünya çapında ses getirecek bestelerini yapmaya başlamış. Diğer bir tarzda, Beatles, 1964'te sahnelere, ardarda hit olan şarkıları ve Ed Sullivan'ın programında çıkmalarıyla gelmiş gibi gözükseler de, aslında 1957'den beri Liverpool ve Hamburg'da küçük klüplerde çalıyorlardı. Başlangıçta kitleleri çabuk cezbetmelerine rağmen ilk kayda değer başarılarını 1967'de Sgt. Peppers ile yakaladılar. Samuel Johnson'a göre bu süreç on yıldan da fazla sürmekte: "Herhangi bir alanda kusursuzluğun, bir ömürboyu o iş için çalışmaktan daha hafif bir bedeli yoktur." Chaucer de, bir sanatı öğrenmenin çok uzun sürdüğünden, ama hayatın çok kısa olduğundan yakınır.
Benim programcılıkta başarı için tavsiyelerim şunlardır:
Sırf ne kadar eğlenceli olduğunu görmek için programcılıkla biraz uğraşın, programlar yazın. Programcılığın, on sene uğraşmak istemenizi sağlaycak kadar eğlenceli olan boyutunu kaybetmemesini sağlayın.
Diğer programcılarla konuşun, başka programları okuyun. Bu herhangi bir kitap veya kurstan daha önemli ve yararlıdır.
Programlar yazın. Öğrenmenin en iyi yolu pratiktir. Daha teknik bir şekilde ifade edecek olursak; "Bireylerin performansları nın en üst düzeyine, elde edilen tecrübelerle erişilemez, fakat çok deneyimli bireylerin bile gelişme yönündeki yoğun çabaları performanslaı nı yükseltmeye yeter." (s.366) ve "En verimli öğrenme şekli, bireyin seviyesine uygun bir konu üzerinde, bilgilendirici geri beslemeler, tekrarlama fırsatları ve hataların düzeltilmesi gibi çalışmalar gerektirir." (s.20-21) " Cognition in Practice: Mind, Mathematics, and Culture in Everyday Life" isimli kitap bu bakış açısı için ilginç bir referans olabilir.
İsterseniz, üniversitede alacağınız dört yıllık bir eğitim ile (veya yüksek lisans için daha fazlası ile) bazı işler için gereken referansları elde edebilirsiniz. Ayrıca bu sayede konu üzerinde derinlemesine çalışmalar yapma şansı da bulabilirsiniz. Ama okuldan keyif almıyorsanız, biraz daha fazla çaba ile iş ortamında da bu tecrübeyi kazanabilirsiniz. Her iki durumda da kitaplardan öğrendikleriniz yetersiz kalacaktır. The New Hacker's Dictionary(Yeni Hacker Sözlüğü) yazarı Eric Raymond "Sadece boya ve fırça sizi iyi bir ressam yapmayacağı gibi bilgisayar bilimleri eğitimi de, hiçkimseyi uzman bir programcı haline getirmez" der. İşe aldığım en iyi programcılardan biri sadece lise mezunuydu. Çok güçlü ve çok iyi yazılımlar üretti, kendi USENET haber grubuna sahipti ve hiç şüphe yok ki hisse senetleri sayesinde şu anda benim hiçbir zaman olamayacağım kadar zengin.
Başka programcıların da katıldığı projelerde yer alın. Bazı projelerde en iyi, bazılarında en kötü programcı siz olun. Ekibin en iyisi siz olduğunuzda, bir projeyi yönetebilme becerinizi test edebilme imkanı ve vizyonunuzla takım arkadaşlarınızı etkileme fırsatı bulacaksınız. En kötü olduğunuz durumda ise, ustaların neler yaptıklarını ve neleri yapmaktan hoşlanmadıklarını (ki bu size yaptırdıklarıdır) gözlemleme şansı bulacaksınız.
Başka programcıların katıldığı projelerde onlardan sonra yer alın. Başka bir programcının yazdığı programı anlayabilecek seviyeye gelin. Yazılımın yazarı yokken onu anlamak ve düzeltmek neler gerektiriyor görün. Kendi yazdığınız programları da sizden sonra üzerinde çalışacakların işini kolaylaştıracak şekilde nasıl tasarlayacağınızı düşünün.
En az yarım düzine programlama dili öğrenin. Bunların içinde, sınıf soyutlamaları nı içeren bir dil (Java veya C++ gibi), fonksiyonel soyutlamaları destekleyen bir dil (Lisp veya ML gibi), sözdizimi soyutlamaları nı destekleyen bir dil (Lisp gibi), tanımlama özelleştirmelerini içeren bir dil (Prolog veya C++ kalıpları gibi), eşrutinleri destekleyen bir dil (Icon ve Scheme gibi) ve paralelliği destekleyen bir dil (Sisal gibi) mutlaka bulunsun.
"Bilgisayar bilimleri"nde "bilgisayar"ı n da olduğunu unutmayın. Bilgisayarınızı n bir komutu çalıştırmasının, ön ya da ana bellekten bir kelime yakalamasının, ardıl kelimeleri diskten okumasının ve disk üzerinde yeni bir yer bulmasının ne kadar zaman aldığını öğrenin. (Cevaplar aşağıda.)
Dil standartlaştırma çalışmalarından birinde yer alın. Bu ANSI C++ komitesi de olabilir, yerel programcılar olarak içe kaydırma standartlarını zın seviyesini belirleyecek bir çalışma da. Her iki durumda da diğer programcıların bir dilde neyi, ne kadar ve biraz da şanslıysanız neden sevdiklerini öğrenebilirsiniz.
Bu dil Standartlaştırma çalışmalarından bir an önce ayrılabilecek sağduyuya sahip olun.
Tüm bunları göz önünde bulundurunca, sadece kitaplardan öğrendiklerinizle ne kadar ilerleyebileceğiniz tartışılır. İlk çocuğum doğmadan önce, bütün How To (Nasıl) ... kitaplarını okumuştum ve buna rağmen kendimi hala bilgisiz bir çömez gibi hissediyordum. 30 ay sonra, ikinci çocuğum doğacakken, bir tekrar için kitaplara geri mi döndüm dersiniz? Hayır, bunun yerine kişisel tecrübelerime güvendim ve daha sonra gördüm ki bu, uzmanlar tarafından yazılmış binlerce sayfadan çok daha yararlı ve güven verici.
Fred Brooks (***), "No Silver Bullets" isimli eserinde iyi yazılım uzmanları bulmak için üç seviyelik bir plan tanımlamış:
Sistematik olarak ve mümkün olduğunca erken iyi tasarımcıları belirleyin.
Yeni başlayanların kariyer dosyalarını düzenlemesi için onların gelişiminden sorumlu bir kariyer yöneticisi görevlendirin.
Yetişmekte olan tasarımcıların birbirlerinden etkilenip harekete geçecekleri imkanlar yaratın.
Bu gösteriyor ki bazı kişiler müthiş birer tasarımcı olmak için gerekli özelliklere zaten sahipler, iş onları ikna etmeye kalıyor. Alan Perlis bunu daha özlü bir biçimde "Herkese heykel yapmak öğretilebilir: Michelangelo' ya ise nasıl yapılamayacağı öğretilmeliydi. Bu çok iyi programcılar için de böyledir." şeklinde ifade etmiştir.
Hadi, şimdi gidip o Java kitabını satın alın; muhtemelen işinize yarayacaktır. Ama 24 saatte, günde hatta ayda, hayatınızın değişmesini veya programcı olarak gerçek yetenek ve deneyimlerinizin gelişmesini beklemeyin.
------------ --------- --------- --------- --------- --------- --------- --------- -----
Referanslar
Bloom, Benjamin (ed.) Developing Talent in Young People, Ballantine, 1985.
Brooks, Fred, No Silver Bullets, IEEE Computer, vol. 20, no. 4, 1987, p. 10-19.
Hayes, John R., Complete Problem Solver, Lawrence Erlbaum, 1989.
Lave, Jean, Cognition in Practice: Mind, Mathematics, and Culture in Everyday Life, Cambridge University Press, 1988.
------------ --------- --------- --------- --------- --------- --------- --------- -----
Cevaplar
2001 yazında, 1 GHz bir bilgisayar üzerinde çeşitli operasyonları n gerçekleştirilme süreleri:
tek komut çalıştırma: 1 ns (nanosaniye) = 1/1,000,000, 000 saniye
L1 ön bellekten kelime yakalama: 2 ns
ana bellekten kelime yakalama: 10 ns
ardışık disk birimlerinden kelime yakalama: 200 ns
disk üzerinde boş yer arama: 8,000,000 ns = 8 ms (mikrosaniye)
------------ --------- --------- --------- --------- --------- --------- --------- -----
Notlar
T. Capey, Amazon'daki "Complete Problem Solver" isimli kitabın altındaki "Bu ürünü alanlar bunları da aldılar" bölümünde "Teach Yourself Bengali in 21 days" ve "Teach Yourself Grammar and Style" kitaplarının da bulunduğuna dikkatimizi çekiyor. Bence, bu ürünlere bakan kişilerin büyük bir çoğunluğunu bu sayfadan gidenler oluşturuyor.
------------ --------- --------- --------- --------- --------- --------- --------- -----
Peter Norvig (Copyright 2001)
------------ --------- --------- --------- --------- --------- --------- --------- -----
(*) Peter Norvig'in adresindeki Teach Yourself Programming in Ten Years isimli makalesinin Çağıl Uluşahin tarafından gerçekleştirilmiş çevirisidir.
(**)Peter Norvig Google'da Arama Kalitesi Geliştirme bölümünde çalışmakta olup Artificial Intelligence: A Modern Approach kitabının yazarlarındandı r.
(***) Fred Brooks, IBM 360 projesinde yöneticilik de yapmış bir bilgisayar bilimcisi ve profesyonelidir. " The Mythical Man Month"ın yazarıdır. Burada Brooks IBM'deki adam seçme metodundan bahsediyor.
Orjinal Kaynak:http://www.norvig.com/21-days.html
Türkçesi için:http://celiker.com/post/2008/07/10/On-Yc4b1lda-Programlama-Ogrenin-Peter-Norvig-(Google-ARGE-Director).aspx
idm!
ClipConverter da yapıyo o işi
Youtube kısmının önüne ss yazmakta yeterli. Örneğin http://www.ssyoutube......... diye.
youtube başına ss eklediğimizde de başka bir site üzerinden indirebiliyorduk bu da iyi