Otoseyir gözüyle 2012
2012 yılının değerlendirmelerinde, OtoSeyir eksik kalmıştı. Bu eksiği tamamlıyoruz. Geçen yıl otomotiv sektöründe gerçekleşen önemli olayları konuşmanın yanında, Can'ın zayıflama stratejilerini de öğreneceksiniz 🙂
2012 yılının değerlendirmelerinde, OtoSeyir eksik kalmıştı. Bu eksiği tamamlıyoruz. Geçen yıl otomotiv sektöründe gerçekleşen önemli olayları konuşmanın yanında, Can'ın zayıflama stratejilerini de öğreneceksiniz 🙂
Son bir saat içinde 216 ziyaretçi, 15 kayıtlı kullanıcı giriş yaptı.
berk
murat, levent, özkan nerde?
Furkan
Oğlak burcumusun ?
Değişiklikten rahatsız olan bir tip.
Bence Macid, Can' ın şimdiye kadarki en iyi partneri olmuş Otoseyirde. Özkan da iyi ama seçilen konuya göre Özkan yada Macid arasında seçim yapılabilir.
Çok başarılı buldum, güzel uyum yakakanmış tebrikler.
Ziyaretçi
+1 MMB ile CA uyumu başarılı.
Macid Murat'ın görevini çok güzel üstlenmiş. Macit son birkaç ayda çok ama çok gelişti, takdir ediyoruz... 🙂 Bozulmadan, böyle devam...
Deniz Kilerci
Özkan gelmesin artık.
Erdem
yeni trollumuz hayırlı olsun
(neden dediğimi anlamak için arkadaşın aşağıdaki yorumlarınıda okuyunuz)
Barış
+1
hakkat trolmuş adam
Ready2Go
Güzel program olmuş ellerinize sağlık böyle devam.
Teknoseyir İzleyicisi
Açıkçası bana göre bu sene otomobil sektörü için pek kısır geçti. Yeni model çok göremedim (Önemli atılımlar), firmalar konsept araçlara çok yöneldiler. HYBRID araçlar falan şuan bizim ülkemize göre fazla araçlar. Umarım bu sene daha iyi olur. 🙂
Chrysler grubu el değiştirdi, öncü elektrikli modeller insanları alıştırmaya başladılar, küresel ekonomi de pek teşvik edici olmadı yeniliklerin gösterimi açısından firmalara. Fuar standlarında bile bütçe kısıntısının yapıldığı bir sene geçirdik. Kıyamet tehlikesi atlattık... 😀
Bütün bu etkenlerden ötürü ertelenen, yolu yapılan ve üzerinde çalışılan projelerin meyvelerinin bu yazdan itibaren tadına bakabileceğiz "büyük bir sürpriz" olmaz, savaş ve etkisi küresel ölçeğe ulaşan krizlerle yüzleşmezsek.
alfa
http://www.youtube.com/watch?feature=player_embedded&v=rgN8MOrss40#!
elalem ne yapmaya uğraşıyor ... bu arada bizim şamilden ne haber 🙂
alfa
bu videoda can abinin söylediği hurdaya ayrılan volvo testleri
http://www.youtube.com/watch?v=vAeYJV5P0jk
kendi şahininizle denemeye kalkmayınız ! 🙂
Bu videoda esas dikkat edilmesi gereken araçlar Volvo ile "içinden geçilen" modeller olmalı. Hepsi de trafikte sıkça görülen popüler arabalardı.
Gövdelerinin bizim kuşlar ve muadilleri (Tempra ve 19 öncesi) yerli modellerden daha yeni kaynak, montaj ve galvenizasyonla üretildiğini de ayrıca hatırlatmak isterim.
Ahmet Yücel
Çok şükür, yıl değerlenirmeleri bitiyor. 😀
Ah şu toplanan vergiler toplandıkları şeylerle ilgili konularda kullanılsa, tamam sadece o alanda değil, diğer alanlara da kısmen destek olma amacıyla kullanılır, normaldir, ama bir otomobille ilgili hem alırken hem de kullanırken bu kadar çok vergi verip de bu kadar az dönüş olur mu hiç, insaf artık. Bari şu hurda durumda olup da hala ilan verilip satılmaya çalışılan araçları bir şekilde, sahibinin hakkını yemeden alıp geri dönüşüm yapsalar. Cümleleri elimden geldiğince düzgün kurmaya çalıştım, inşallah anlaşılır durumdadır 🙂
Aykut
İnceleme falan bekliyoruz artık sıktı 2012 muhabbeti 🙂
Deniz Kilerci
Benim de çok sinirimi bozdu bu sonradan eksik bırakmıştık şimdi yaptık muhabbeti.
Ben emniyet kemerimi takınca arkadaşlarım bana gülüyor, umarım bir gün bende onlara gülmem.
Deniz Kilerci
Son güler iyi gülermiş.
Böyle bir durumda gülmek kaybedilenleri geri getiremiyor yazık ki.
http://www.youtube.com/watch?v=ptkCc9_YPqI
sadece aklıma geldi
😀
kamildoan
Can hocam BMW nin i3 ve i8 elektrikli ve hibrit araçları piyasaya sürülecek mi yoksa sadece konsept araç olarak mı kalacaklar?
Hemen çıkmayacaklar piyasaya, geliştirmeler devam ediyor. İlk önce egzotik olarak görmemiz muhtemel 😉
Zaten i3 üretimi üzerinde harıl harıl çalışıyor BMW uzun süredir. Çünkü ilk kez bu denli büyük ölçekte karbonfiber şase üretimi yapılması söz konusu. M serilerinde yıllardır kullanılan tavanlar da bir bakıma kalite ve dayanıklılık testiydi 😉
Bu ciddi bir yenilik olduğundan sadece elektrikli modelin değil, bütün ürün gamının istifadesine açılacak bir üretim tekniğinin olgunlaşması söz konusu. Tabi mali riskleri böylesi hassas bir geçişteki güvenlik ve prestij kaygılarını da göz önünde bulundurarak kaliteden asla taviz vermeden minimize etmek ancak egzotik klasmandaki kar marjlarıyla mümkün gibi. Elektrikli modellerin de alıcı kitlesi sınırlı, rekabet az olduğundan i3 ve i8 üzerinden reklam yapılıyor; önce i8, sonra i3 satışa çıkacağa benziyor...
Tabi geçen yıl tanıtılan, ülkemizde ise pek bahsi geçmeyen, belki de son zamanlarda hazırlanagelen en önemli model "Tesla S" rekabeti kızıştırabilir.
Üretim tekniğinden tasarım detaylarına kadar üzerinde durulması gereken ve -ilk çıktığında diğer telefonlarla "iPhone"un arasındaki fark kadar net- çizgilerle rakip markaların termik platformdan devşirme elektrikli modellerinden ayrılan, arkasına Mercedes desteğini almış bir üründen bahsediyoruz. 🙂
Bu bile tek başına BMW mühendislerinin ellerini çabuk tutmaları için yeterince motive edici olmalı. 😀
BMW i3 ve i8'i bu yıl piyasaya sürse bile (olmaz ya, hadi olduğunu varsayalım) kullanılan teknolojinin maliyeti yüzünden fiyatları çok yüksek olacak. Herkes arabalara hayran kalacak, ama kimse o arabalara o kadar para vermeyecek. Çoğu kişi o sınıftaki "normal" bir modeli alıp kullanmaya devam edecek, i3 ve i8'de bayi süsü olarak kalacak. Bu araçların piyasaya sürülebilmeleri için önce karbon fiber üretiminin ve işlenmesinin ucuzlaması, daha sonra da batarya fiyatlarının düşmesi gerekiyor.
Tabi 🙂 İşte sahalarda özlenen tamamlayıcılığıyla Lawnmower! 😀
Siz Otoseyir yapın, ben her zaman tamamlarım. 🙂
Ben de nerelerde diyorum bu adam 🙂
Ben buralardayım, Can'ın Otoseyir çekmesini bekliyorum. 🙂
Ömer Öncü
Benzer bir rekabet havacılık sektöründe Airbus ve Boing arasında yaşanıyor.
Özellikle Pagasus'un 100 Airbus A320 NEO alımıyla gündeme geldi. NEO versiyonu A320'nin kompozit malzemelerle hafifletilmişi, yeni kanat tasarımı ve motorlarla yakıt tüketimi %30-35 düşürülmüşü.
Rakibi Boing 737 MAX ise "tamamen" kompozitten üretilme gövdeli, benzer kanatlı ve motorlu. Aşağı yukarı aynı yakıtı tüketen benzer boyutta uçaklar.
Airbus'ın gövdesi bir çıt daha büyük ve ferah mesela ve daha elektronikleştirilmiş. Boing için de tamamen kompozit gövde diyoruz ama halen uçakta 1960'lardan kalma parçalar var.
Yani Boing gövdeyi tamamen kompozit üretiyor ve bu teknoloji için yıllarca çalıştı. Uçağın geri kalanı çook eski ama güvendiği teknoloji. Airbus'ın yaklaşımı ise metal istelete kompozit gövde parçaları eklemek, ama içeride çok daha yeni ve teknolojik.
Deniz Kilerci
Geç yayınlanması saçma olmuş, bence unuttunuz sonradan çekmeye karar verdiniz.
Aslında geç olması hiç olmamasından evladır diyerek yaptık çekimi 😉 Geçen yılın son haftasında ben yoktum üstelik canlı yayına dakikalar kalana kadar. Yetişmemişti de yani.
Deniz Kilerci
Başta şikayet etmiştik ama daha fazla Burak Akmenek istiyoruz.
berk
kendi adınıza konuşun lütfen
şşaka yapıyorsun dimi şaka şaka
Ziyaretçi
+1
e.s
Kirli sakal yakışmış Can bey
İşallah umut ettikleriniz gercekleşir
Sitrese bağlı deyince işallah cok önemli bir olay olmamıştır Can bey ama her ne olmuşssa geçmiş olsun zaten geçmişte kalmış önümüze bakmamız lazım değil mi
Bide spor olayını düzenli olarak yaptınız mı ve hangi sporla uğraştınız.???
Temennileriniz için teşekkür ederim. 🙂 Aktif spor yapmadım zayıflama periyodum boyunca. Yürüdüğüm (tempolu yürürüm) mesafeden ve imkan olduğu müddetçe yürüten merdiveni yürüyene tercih etme alışkanlığımdan feragat etmedim tabi. 🙂
Bu durumda değişiklik olmadığı için hayatımdaki en önemli fark günlük beslenme miktarım oldu. "Canım çekerek" değil de yemem gerektiği için seçmiş olduğum yemekler de genelde az yağlı, şekersiz, protein öncelikli ve taze yeşillikli oldular. Tencere yemeği yahut zeytinyağlı yediğimde de "normalden" az yedim.
Her videoda Murat abiyi görmeye alıştığımızdan dolayı gözlerim Murat abiyi aradı ilk başlarda ve birde yanlış olan oturma düzeni de sıktı canımı çünkü soruları soran bana göre sağda cevaplayan yani konuyu anlatan ise hep bana göre solda oluyordu yada MG'nin hep sağa oturmasından dolayı biz öyle alıştık. neyse bir kaç dakika geçtikten sonra Macit'in bu düzende sırıtmadığını anladım gerçekten olmuş yani oyunlarda hep ölen (assasin hariç orada da tam ölüyordu ama script kurtardı 😀 ) güzel abimiz hiç falso vermeden sürdürdü programı.
programı dikkatli dinleyemediğimden mi tam anlayamadım ama sanki otoseyir gözüyle 2012 başlığı pek olmamış. otomotiv piyasayı pek de konuşulmadı sanki ama önemli değil. zaten öğrenci adamız cebimizde para yok hangi marka ne yapmış pekte ilgilenmiyorum maksat sizi dinlemek.
Tamer Yeşildağ
Türkiye'deki benzinin vergilendirme politikasında en son düşünülen şeyin trafik olduğunu bilmelisiniz. Hatta hiç düşünülmemiş bile olabilir. Taşımanın pahalı olması, başta değindiğiniz yemek fiyatlarını bile arttırır. Yani benzin fiyatlarının trafikten önce etkilediği çok fazla alan var.
Yok, benzin fiyatlandırmasında trafiğin hesaba katılmadığı aşikar; yalnız özellikle İstanbul'da yakıt fiyatlarının trafiğin akmasına katkısı olduğu da bir gerçek.
Benzin fiyatlarının bir anda dörtte birine indiği sabaha uyanma fantezisi halamızın bıyıkları olması kadar gerçekçi ya, neyse 🙂
19tumen
Murat'sız bir teknoseyir videosu, tuzsuz yemeğe benziyor, ne kadar iyi olsa da YAVAN geliyor. "Bakkala giderken emn. kemeri takmak"ta ne oluyor.. Tamam anladık, sosyal mesaj veriyorsunuz da o kadar da mesaj vermeye gerek yok diye düşünüyorum.
Canokan
her an nereden ne geleceğini bilemezsin, o yüzden emniyet kemeri takmalısınız
biz dizimizi dövdükten sonra sen duymazsın
19tumen
Yolda yürürken de kafamıza baret takalım o zaman ne olur ne olmaz, inşaattan tuğla düşebilir diye hayıflanacak mıyız.! Emniyet kemeri kullanımı kanun ve yönetmeliklerce belirlenmiştir. Ha bakkala bile araba ile gidilecek bir durumda o bakkal yolu patika olmuyor,Trafiğe çıkıp yönetmeliklere tabii olmak durumuna göre şart hatta ZORUNLUDUR.
Sırf ayaklarımız üşümesin, kirlenmesin diye değil birşeyler batmasın da diye ayakkabı giymiyor muyuz? 🙂
Baretle gezmenin muadili yanmaz tulum veya kaskla seyahat olurdu herhalde. 😀
Ben markete giderken takıyorum kemerimi...
Sosyal mesaj vermek için verilmiyor, konuşurken abuk örnekler verilir. Levent Bey de hep der, ki bu konuda aynı fikirdeyiz: "Bir örnek verirken, uç örnek veririm ki daha iyi anlaşılsın..."
hh
ben de nereye gitsem takıyorum,
kontağı çevirip beklerken takıyorum sonra arabayı çalıştırıyorum hatta, kemer takmadan kendimi rahatsız hissediyorum
deniz
Bendede kemer ikaz sinyali etkili oldu arkaya takmak yerine düzgünce kullandım artık alışkanlık yaptı
Tolga Taşdemir
Diyetseyir ile başlayıp Otoseyir ile devam etmiş, Herzamanki gibi güzel olmuş ancak katılmadığım bazı konular var. Özellikle yakıt fiyatlarının yüksek olması trafiği azaltmak için kullanılmamalı, Onun yerine toplu taşıma nın ucuzlaması gerekir diye düşünüyorum. İşyerime gelmek için toplu taşıma kullansam araçla 10 dakika süren yolum 1 saate uzuyor ve aracımla 3 TL yaktığım yakıtın karşılığında (Gidiş dönüş) otobüsle 4 TL gibi bir rakam ödemem gerekiyor. Toplu taşıma araçlarının fiyatları azaltılsa belki daha fazla kullanım olur.
Akaryakıta yapılan zam herşeye dolaylı yoldan yapılan zamdır.
Yakıt fiyatlarının trafiği kontrol altında tutmak için kullanılması tam bir saçmalık olurdu, çok haklısınız. 🙂
Gelinen nokta "akla zarar" olduğu için ani bir akaryakıt indiriminin kaotik sonuç doğurması gibi bir risk söz konusu sadece. Keşke vatandaşı özendirmek için toplu taşımada indirim yapılsa (hizmet kalitesi de yükselse)tabi.
2012 otomobil değerlendirmesi ( emniyet kemeri takmalı , lastik basıncı kontrol, trafik cezaları , ehliyet kurslarının önemi, eski volvolar, kia ve hundai zıplaması, renault clio süper olmuş )
Bence bu konu başlığıyla yapılan bir videoda konuşulması gereken 2012 de yeni tanıtılan modeller, piyasaya çıkanlar , yeni geliştirilen teknolojiler , standart hale gelen teknolojiler, satış rakamları vs olmalıydı gibime geliyor
mesela crossoverların yükselişi oldu bu yıl çıkarmayan marka kalmadı gibi bu arabalara neden bukadar ilgi duyuluyor oda ilginç tam SUV olmayan devşirme bu araçlar niye bukadar tuttu mesela.....
Not: Macit izleyiciye biraz saygın olsun traş ol orman kaçkını gibisin ekrana çıkıyosun biraz dikkat et koooskoca editör oldun bu yaşta ona göre davran gördünmü sen hiç Murat gamsızı sakallı ense traşı uzamış tipi kayık halde örnek al biraz.....
Bu yüzden yorum kısmına ihtimam gösteriyorum 🙂
Crossover modeller son on yıldır üzerlerine ciddiyetle eğilinen üretimler. Pazar beklentilerini analiz ederek satış potansiyeli olan ürünler tasarlanıyor. Özellikle küresel pazar söz konusu olunca az gelişmiş ülkelerin kötü asfalt kalitesi hesaba katılıp rekabetçi fiyatlı, yerden yüksek ve SUV baharatlı arabalara olan ihtiyaca kayıtsız kalınamıyor. Ama bu geçtiğimiz yıla özgü bir durum olmadığı için değinmedim siz sorana kadar. 🙂
Özellikle kırsal bölgelerimizdeki yol kaplamalarıyla Avrupa asfalt kalitesi arasındaki uçurumsal fark muhafaza edildikçe SUV melezi hafif arazi araçlarını görmeye devam edeceğiz. 🙂
Yerden yüksek araçların gelecekteki rollerini pekiştiren iki avantajları daha var: yüksek oturma pozisyonunun getirisi olan geniş görüş seviliyor ve tabandaki boşluğun elektrikli otomobillerin en ağır bileşeni olan bataryalar için olası en uygun yerleşime imkan vermesi.
SUV melezi olmayan arabaların da aynı firmaların gamında halen üretilmelerinin tutucu müşteriler ve görece düşük maliyetten daha önemli sebepleri batarya koymak için harika olan taban boşluğunun konvansiyonel termik motor kullanımında ağırlık merkezini yukarı çıkarması. Dengesiz yapıyı toplamaya tek başlarına elektronik sistemler yetmezken, sert yay tercihi sürüşü berbat hale getirir.
Peugeot 3008 yukarıda işaret ettiğim durumun en güzel örneği. Arkasında elektrik motoru için tasarlandığından tabanındaki batarya kompartımanları boş ve kazık gibi yaylarla satılıyor. Hibrit versiyonun çok daha iyi olacağı aşikar 🙂
nisan qq , vw tiguan, ix35, sportage , yeti vs.. bunlardamı batarya koymak için yüksek yapılmış bütün amaç batarya koymak mı ? yoksa sadece 3008 in hibridi var diyemi bu şekilde söylediniz.. Ayrıca B segmenti mokka, juke , 2008 gibi modellerde patladı bu sene
bence amac orjinali gerçeğini alamayınca çakma çin malı iphone ile idare etmek gibi çakma SUV ile gönül avutmak gibi birşey bu orta ve alt gelirli insanların SUV a olan gıbtayla bakışlarının ticari olarak sömürmek gibi geliyor bana
Not: Başka bir otoseyir prg. size 3008 ile ilgili fikirlerinizi sormuştum sanırım kullanıcı olarak geçmiş sorularımızı vs. görebiliyorsunuz gibi geldi :)))) log mu tutuyorsunuz google gibi sizde :))))
Bilinçaltımdan kaynaklanıyor olmalı 3008 mevzuu 😀
Saydığınız araçlar pazarlama departmanlarının gurur duyduğu modeller; mühendis veya tasarımcılarının değil, doğru. Ama küçük ve yüksek, nispeten yeteneksiz araçlara müşterileri alıştırmaları açısından da önemliler.
vallahi gençler siz işin şakasındasınız ama sırf vergiyle trafik sorunu çözülmez, Bu toplu taşıma fiyatlarıyla ve koşullarıyla hiç çözülmez. kolay gelsin iyi günler
Çıkış yolu aradıkça keşkeler uzayıp gidiyor. Zaten akan musluk altında yeri kurulamak kara mizahtan öteye geçmemizin engeli.
Güzel bir program olmuş, biraz kısa kalmış (konuya göre) ama olsun. Trafik konusuna çok takılınca sektördeki bazı önemli gelişmeler atlanmış. Örneğin, 2012 küçük (B sınıfı) platformlar üzerine geliştirilen minyatür arazi araçlarının yılıydı. Geçtiğimiz yıllarda Nissan Juke ile başlayan bu akım 2012'de patlama yaptı. Önce Ford EcoSport geldi, ardından Opel Mokka (ve kardeşi Chevrolet Trax) duyuruldu. Volkswagen yakında piyasaya sunacağı aynı sınıftaki aracı Taigun'u tanıttı. 2012'yi birkaç haftayla ıskalamış olsa da Honda da bu segmentte yer alacak Jazz platformu kullanan konseptini Detroit'te sergiledi. Kısacası, geçtiğimiz yıl küçük arazi araçlarının (araziye pek uygun olmasalar da) patlama yaptığı yıl oldu.
Bir diğer önemli yenilik de Volkswagen'in MQB platformu, bu da 2012'de piyasaya sürüldü. MQB platformunu önemli yapan şey diğer üreticilerin de benzer sistemlere geçecek olması. MQB modüler bir platform olduğu için farklı sınıflarda araçlarda kullanılabiliyor, ayrıca platform üzerinde aracın karakterine göre değişiklik yapılmasına izin veriyor. Mesela, yeni Golf'ün güçlü motora sahip versiyonlarında arkada çok noktadan bağlantılı süspansiyon kullanılırken zayıf motorlu versiyonlar burulma çubuklu süspansiyonla satılıyor. Eski platform sisteminde bu pek mümkün değildi, en azından maliyet açısından avantajı yoktu. Diğer üreticiler de bu sistemi benimsemeye başladılar, yakında tek modüler platformla 5-6 model üreten firmaların sayısı artacak. Bu yüzden MQB bu yılın teknolojik devrimi sayılabilir.
2012'nin bir diğer önemli yeniliği de 3 silindirli, küçük hacimli ve turbo beslemeli motorlar. Ford'un 1 litrelik EcoBoost motoruyla başlayan bu akımı Renault da takip etti. BMW bile 6 silindirli motorunu ortadan ikiye bölüp 3 silindirli 1.5 litrelik bir motor yaptı. Yakında 1 ve 3 serisinde kullanılacak bu torbolu motor. Volkswagen de benzer tipte (1 litreden küçük hacimli) bir motor geliştirdiğini duyurdu. Bu küçük hacimli ve hafif motorlar hem yüksek verimlilikle çalışıyorlar, hem de arabanın ağırlık dengesinin düzenlenmesine yardımcı oluyorlar. Hibrit arabalarda kullanılacak olmaları da ayrı bir güzellik.
Geçtiğimiz yıl model bazında öyle piyasayı sallayan bir araç göremedik belki, bunda Avrupa'daki krizin de etkisi var. 2012'de en fazla hissedilen akımlardan biri de "Çin etkisi", yani Çin piyasasının arabalarda yarattığı büyüme eğilimiydi. Birkaç yıl öncesine Çin'de doğru düzgün servis açmayan markalar (Range Rover'ını protesto amacıyla eşekle çekerek bayinin önüne getiren ve balyozla parçalayan Çinli amcayı hatırlayınız 🙂 ) bu yıl Şangay'daki fuarda coştular, içlerindeki çekik gözlü sevisini gösterecek yöntem aradılar. Tabi bu sadece fuarda olmadı, modeller de büyüdü. Bu belki sadece 2012'ye özgü birşey değil, ama geçtiğimiz yıl bu "irileşme" olayı çok fazla hissedildi. Yeni çıkan tüm modeller bir önceki versiyonlarına göre daha iri. Jetta neredeyse önceki nesil Passat boyutuna ulaştı. Polo platformuyla üretilen Skoda Rapid önceki nesil Jetta ile aynı boyutlarda. 2013'te bunu daha fazla hissedebiliriz, hatta bir noktadan sonra şikayet etmeye başlayabiliriz.
+1 🙂
Aslında bir süredir Avrupa yollarının her geçen gün daha dar gelmesinden, park etmenin zorlaşmasından yakınıyor insanlar. Daha geniş hacim pasif güvenlikten taviz vermedikçe malesef boyutların artması demek.
Her nesilde daralan camlar, genişleyen sac yüzeyler ve büyüyen tekerlek ölçüleri de düşündürücü. Estetik beklentilere de mi ayar çekilmesi lazım, ne? 😉
İşte o darlıktan şikayet eden insanlar bir küçük sınıfa yönelecekler. Küçük sınıftaki arabaların aksesuar seçeneklerinin artmasının ve premium markaların küçük ve kompakt sınıfa hücum etmesinin sebebi de bu. Passat kullanıcısı olan, ama yeni modelin iriliğinden şikayet eden adama donanımlı bir Jetta veya A3 sedan satacaklar artık. Önceleri kompakt ve küçük sınıfları pek takmayan Mercedes bile silkelenip kendine geldi, A serisi ve CLA ile kompakt sınıfı bombaladı. CLA'nın potansiyel müşterileri bir sonraki nesil C serisini fazla büyük bulanlar olacak.
Ziyaretçi
22 dakika kısa bir bölüm olmuş :(.
Emniyet kemerini takın diye söylemenin sosyal mesaj olarak algılandığı bir ülkede güvenlikli araba satılsa ne olur satılmasa ne olur.??!!.
Aynen öyle, emniyet kemeri niye insanları bu kadar rahatsız ediyor anlamak mümkün değil, acaba kullanmayı bilmiyorlar da boğazlarına dolanıp nefes almalarını mı engelliyor nedir 🙂 Emniyet kemerini çeşitli yollarla aldatan dostlar, gidip ön havayastıklarınızı da söktürün çünkü bir patlarsa hangi iç organınız hangisiyle yer değiştirmiş öğrenemezsiniz bile belki de.
Zayıflamaya ne meraklıyız. Özellikle yemeği azaltmak bakımından söylediklerinize tamamıyla katılıyorum. Aynı strese bağlı yemek problemiyle yaz aylarında bende tanıştım başlarda çok zorlandım ancak midenin nasıl bir karaktere sahip olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum. Öncelikle işe mevcut kalorileri yakma yoluyla başlamanız gerekiyor ve sonrası düzenli spor ve doktor kontrolünde diyetle mümkün ayrıca aldığınız kaloriyi yakma prensibine yüzde yüz katılıyorum çok doğru bir tespit. Bir haftada 97 kilodan 85 kiloya inmiştim. Eğer gerçekten diyet altına girecekler varsa kesinlikle sabredip sürdürmeleri şart diyeti, yoksa diyeti yarım bırakıp tekrar yemeye başladığınızda önceki kilonuzdan daha fazla kiloya çıkıyorsunuz. Özellikle ekmek yeme olayını azaltmak çok yararlı oluyor bu konuda.
Otoseyir bölümleri ilginç hiç sevmesemde arabaları trafikteki rolümden dolayı merakla takip ediyorum. Acaba motoseyir bölümleri olabilir mi? Mevcut altyapınızda motorsiklet üzerine programlarda yapabilirmisiniz bu konularda deneyimi olan varmıdır çevrenizde.
Özellikle son Euro NCAP testlerinin değişen karakteristiği ve testlerin daha da zorlaştırılması araba üreticilerini güvenlik konusunda ne kadar büyük bir değişime zorlayacak merak ettiğim en önemli nokta bu. Toplumda Volvo ölümsüzlük garantisi veriyor söylemlerini son yıllarda sıkça duyar olduk üreticisinin çinli bir firma olduğunu bilseler acaba Volvo' ya hangi gözle bakarlardı çok merak ediyorum malum çinlilere uyuz bir milletiz ya. 😀
Özellikle Renault' taki değişimin ben Nissan ile olan bağlarından kaynaklandığını düşünüyorum. Son yıllardaki vizyonları özellikle marka tanıtımı ve imajı konusundaki atılımları japon üreticiyle benzer niteliklerde. Elbetteki tasarımsal atılımlarını da göz önünde bulundurursak bence Renault doğru hamleler yapıyor.
Özellikle 2013' ün de uzakdoğu otomobillerinin yılı olacağını düşünüyorum. Honda ve Hyundai merakla beklediğim markalar.
Şu kamu spotu olayı var bir de. Reklamların özellikle prime time denilen zamanda neden çıkmadığını merak ediyorum. Ya çok geç vakitte çıkıyor ya da daha erken saatlerde yayınlanıyor. TRT dışında diğer kanallarda da sık sık yayınlandığını pek görmedim açıkçası bence daha sık görmeliyiz. Uyduruk marka reklamları yerine bu tip spotlar insanların dikkatini çekecektir.
akaryakıt fiyatının yüksek olmasının İstanbul trafiğine bakılarak,trafikte toplu taşımanın öneminin anlaşılıp toplu taşıma tercihinin yerine çözüm olarak sunmanız oldukça yanlış kanımca,Trafik sadece İstanbulda olmadığı gibi ,insanların köhne zihniyetlerine akaryakıt fiyatı yüksek olarak kalsın düşüncesi de sakıncalı bence...ohh trafik felaket yakıt ucuzlarsa hepten berbat olacak demek neyin zihnidir ? beklenti bu olduktan sonra yönetenlerde sürekli yobaz olmaya devam edecektir.
Az daha sabredelim, elektrikli aktarmanın yaygınlaşması birçok sorunu kökten çözeceğe benziyor 😉
En kadük şehirlerimizde bile trafik sorunu olabiliyor, buradaki sorun alt yapının dolaşımdaki araç sayısına yetişememesi... İstanbul'da coğrafi limitlere dayanıldığı için çözüm zor.
Zaten akaryakıt fiyatları kolay kolay düşmeyecek bu gidişle Konya Ovası petrol göleti olsa dahi 😀
Çok güzel bilgilendirici programdı teşekkürler 🙂
Bir sorum olacak. Ben şimdilerde ehliyet alıcam daha bir sürücü kursuna yazılmadım ama sanıyorum "ileri sürüş teknikleri"ni öğreten yerler var. Ben bu eğitimi almak istiyorum ama bu nasıl olur pek bir fikrim yok açıkçası. Buradaki sürücü kurslarında ne yazık ki arabayı yerinden kaldırıp 20 metre sonra durdurabilene ehliyet veriyorlar. Ben babam sayesinde çok farklı zeminlerde araç kullanabildim ve kendimi geliştirdim. Tek araç kullanmadığım zemin karlı zemindi. Şuan bir aracımız yok ama o kadar çok Subaru Impreza almayı istiyorum ki tutkusu olmayan insan anlayamaz 🙂 Aslında otoseyir'i sokağa çıkarıp birkaç birşeyler gösterebilseniz çok hoş olur. Bu "ileri sürüş teknikleri" nerede öğrenilir ? ve bunların fiyatları nelerdir bilginiz var mı ? 🙂
İleri(defansif) sürüş teknikleri konusunda eğitim alınabilecek kurslar bir elin parmakları kadar ülkemizde. Ama var 🙂
Otoseyir batmazsa üzerine bina edilecek çok proje var 😉 en iyisi şu zayıflama hapı işine gireyim ben 😀
Impreza hakkında söyleyecek çok şeyim var ama önce kendi kendine vazgeçmeni bekleyeceğim. 😀 Ait olduğu yer grup N+ o arabanın 😉 Sıkışık şehir trafiği değil, gündelik kullanım hiç değil 🙂
Hele aynı fiyata Audi TT, S2000, Golf GTI hatta 911 veya Corvette bile alabiliyorken...
Ziyaretçi
Süper Keyifli Olmuş tşkler TeknoSeyir.com
Emir Ökmen
yalnız dünkü bölüm 50dk idi.bugünkü bölüm 22 dk.yani otoseyire bence önem verilmiyor.
Bu video kısaltma politikamızın sonuçlarından. 🙂 En uzun videolarımızın 20dk olması için uğraşıyoruz doğrusu.
deniz
Çoğumuz 50dkden memnunduk aslında...
Mikail
can bey sağolun 🙂 zayıflama tavsiyenizi denicem bendede biraz fazla kilo var inşallah işe yarar
Hüseyin GÜRSOY
Volvo denilince aklıma geldi: http://www.youtube.com/watch?feature=player_embedded&v=o65JTP6xIfc
Alem otomobil görsün 😀
Gökhan001
Oldukça iyi bir ikili olmuşsunuz,bence gayet başarılı bir video olmuş,yalnız can beyin giyim tarzına bayılıyorum özellikle kazak seçimleri bizi 90'lara götürdü bi an,seinfeld'den fırlamış gibi duruyor 🙂
ali
bu benim yazım öncelikle bütün teknoseyir çatısı altında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. 2 senedir sizleri takip ediyor ve ettiriyorum. can bey 2013 yılı için model bazlı incelemeler yapmayı düşünüyor musunuz?
Düşünmek yetse 😀 Düşünüyoruz tabi, incelenecek model olursa titizlikle değerlendiririz.
said b.
Dört kutusu 80 liraya zayıflama hapı 🙂
Çok keyifli bir sohbetti .Teşekkürler.
yemek ve yememek üzerine bi seyir de olabilirmiş 6 dakikası baya bu konuya ayrılmış =)
Lostplanet
Çoğu kişi bu değişimi merak ediyordu onların bu açlığını doyurabilmek adına araya anektot olarak girdi 😀
artık merak eden kalmamıştır sanıyorum.
ehliyet konusunda maalesef arabaya "direksiyon" olarak bakan zihniyet oldukça 300-400 liraya ehliyet parşomeni veren tezgah altı kurslar ekmek yemeye devam edecekler.
2003te o zamanın parasıyla 950 lira mı ne ödemiştim araç kullanım ehliyeti kursuna.Gece gündüz sürüşleri de dahil her tarz yolda -cadde, otoyol, dar sokak, mahalle arası - araç kullandım. izmiri bilenler bilir karşıyaka'ya giderken sağda bayraklı vardır.oranın tepesinde o kadar dik yollar var ki ta oralara çıktım trafik içerisinde. Kursa giden kaç kişi öyle yokuşlarda araç durdurup kaldırdı.
Bir ehliyet için 900 lira 1.5- 2 bin lira verilir mi diyenler , " o kadar gittik kursa 2 kere aracı sürdürdüler o kadar" diyen kişiler oluyor genelde. ne kadar ekmek o kadar köfte misali 🙂
Oradaki aracın yakıt masrafı , hocanın ücreti vs sizin verdiğiniz ya da vermeyi düşündüğünüz miktarı karşılamıyor.karşılamak istenilince de işte böyle cadde arkalarında boş sokakta 2 saat araba kullandırıp al sana ehliyet artık araba kullanabilirsin derler 🙂
bugün çoğu "usta şoförüm" diyebilen sürücü aracını yokuşta el freninde gaz vererek kaldırır .bu da ayrı bir parodi 😀
Lostplanet
eklemeyi unuttum o fiyat içinde defansif sürüş teknikleri olarak ayrıca 1 haftalık teorik ve pratik olarak eğitim de dahil 🙂
deniz
Mesela ben çok az para verip aldım ehlietimi 15 dk test çözdüm yaklaşık 6 saat araba sürdüm (ki sadece 1 buçuk saati kursla) ehliyet aldım hemde yüksek puanlarla bu iş artık zorlaşmalıben kesinlikle trafiğe tam adapte olamıyorum çok çalışmam gerekiyor ayrıca ilk yardım soruları uygulamalı sorulmalı bence ben ilk yardımdan 84 adım ama hiç bir şey bilmiyorum.
Her konuda olduğu gibi araç şöförlüğünde de asıl ustalık en güvenli kullanımdır ve özellikle dik yokuşlarda en güvenli araç kaldırma yöntemi el freni ile kaldırmaktır.
Lostplanet
Orası öyle ama park halindeyken etrafında sağında solunda araç yokken el frensiz rahatça kaldırmasını bilmeli bir sürücü 🙂
gerçi artık ona da gerek kalmadı araçlarda hillholder var acemi olan bile yapabilir 😀
Emir
Macid ve Can çok uyumlu olmuşlar. Tebrik ederim. Çok güzel bir söyleşi olmuş. Macid i daha sık görmek istiyoruz 🙂
Şafak
Can selamlar. Şu oyunu mutlaka incelemelisiniz. Tam senin kalemin 😉
City Car Driving - Car Driving Simulator
http://www.citycardriving.com
Hava basınçlarını kontrol etmek için benzin istasyonlarına gitmeye gerek yok. Aslında çok daha kolay. 40 liraya neredeyse kusursuz çalışan dijital basınç ölçer sahibi olabilir herkes; ama kontrol etme hassasiyetini göstermeyen adam kapısının önünde bile bunu yapmaya üşenecektir.
Ehliyet ilgili de görüşlerim biraz farklı. Bir insana araba kullanmayı hiç kimse öğretemez. Teorik olarak bazı şeyleri öğrenmek, el göz ayak koordinasyonunu yapabilmek için yeterli değil. Tecrübe en önemli husus. Biraz yetenek, biraz da cesaret yoksa, bir insan ne yapılırsa yapılsın düzgün araba kullanamaz.
Volvo ve BMW konusunda da hakikaten sağlam sallamışsınız. Şehir efsanelerini programa taşıyarak çok ciddi bir yanlış yapıyorsunuz.
http://www.youtube.com/watch?v=Y5vbNbxD6bw
2. elin klasik pazarlama taktikleri de değişmez. Otomobil konusunda halkımız bu kadar cahil olduğu sürece, 10 bin etmeyecek arabaya 20 bin verdikleri sürece hiçbir şey değişmeyecek. Glaerici tarzı bireysel satıcıların bile içine işlemiş durumda.
Akaryakıt fiyatları hakkındaki yorumlarınızda komik.
Otoseyir programlarında daha ciddi tecrübe ve bilgi birikimine sahip konuşmacılar bekliyoruz.
Sıradan yetiştirelim cevapları 🙂
Lastik basıncını kontrol etmek yetmez, eksik basıncı tamamlamak veya o gün aracın maruz kalacağı yük veya güzergah durumuna göre yeniden ayarlamak gerekir. O nedenle ısrarla benzinci ziyareti diyoruz. 😉
Ehliyet kursu, sürücü adaylarının tabi tutulacakları yazılı ve uygulamalı sınava hazırlanmaları için yardımcı olacak müessesedir. Kursta birşeyler öğrenemeyen, eksik bilgiden doğan cahil cesaretinin gözükaralığıyla hem kendi hem de günahsız yabancıların hayatını söndüren/karartan insanların varlığı sistemdeki hataya işaret ediyor: ölçme ve değerlendirme zaafı. Belli standardı aşamayan adaylara lisans verilmemeli. Ama Türkiye zenginleşmekte olan genç nüfusuyla yüksek müşteri potansiyeli vaat eden bir pazar ve otomotiv ithalatçıları lobisinin işine geliyor bu durum. Değişmesini istemiyorlar.
"Sağlam sallamak"tan ne kast ettiğinizi veya gönderdiğiniz videoda ne görmemi beklediğinizi anlamadım 🙂 Arabaların gövde sağlamlıklarının yeni yeni standardize edildiği, son 15 yıldır trafikte seyreden araçların boyutlarından bağımsız olarak birbirine denk kaza güvenliği sunması üzerinde çalışıldığı bir gerçek. Şehir efsanesi değil. Eskiden kompakt otomobiller 900kg gelirken bugün 1300kg'ya vardı boş ağırlıkları. Küçük sınıftaki değişim daha da dramatik. 1996 yılından bugüne Fiat Cinquecento(Uno da olur), Renault Twingo veya Opel Corsa ışınlayıp modern halefleri ile çarpıştırırsak ne demek istediğim daha rahat anlaşılır. Günümüzde halen sıkıntı kaynağı olan klasman ise SUV ve hafif ticari modeller. Özellikle tampon yükseklikleri ve çekiş aksamının üzerinde oturan yüksek şaseleri üreticileri ve bağımsız kuruluşları zorlamaya devam ediyor...
Profesyonel kullanılmış otomobil satıcıları hurafelerden beslenir ve ihtiyaç duydukları anda "uydurmaktan" çekinmezler. Öte yandan özellikle Doğu illerimizde halen sağlamlık ölçütü olarak sac kalınlığını dikkate alıp çamurluğunun plastik olduğunu keşfettiği Renault aracından soğuyan insanlar var. Alüminyum şaseyi çekiçleyen, metrelerce kaynak (onu da mümkün olan en şişirme haliyle) yaparak itfaiyenin kestiği arabaları birleştiren "özel" servisler de ikinci el müşterisi için pazarı mayın tarlası haline getiriyor. Arabanın yanında kemer tokasının promosyon olarak verilmesi veya emniyet kemerinin üstüne oturmak cehaletten başka açıklaması olmayan durumlar.
İstanbul trafiğinin yağmurdan bile nasıl çılgınca etkilendiğini bildiğimiz için akaryakıt fiyatlarının yüksekliğinden dolayı trafiğe çıkmaktan cayan insanların "hava almaya" yahut "bir tur atmaya" kontak çevirir hale gelmelerinin nasıl sıkıntıya neden olacağına dikkat çektik. Toplu taşıma sistemlerinin konforu ve güvenliği içler acısı olduğu için hekes hususi aracıyla yola çıkma hayali kuruyor. Fiyatların sistemli olarak arttırılması bir politika olmasa bile aşağı çekilmesi için stratejik bir rota izlenmediği takdirde İstanbul'un kilitleneceği aşikar. Hadisenin kendisi trajikomik, yorumlar da ona göre olmak durumunda.
Otoseyir serisinde bizden daha tecrübeli ve bilgi birikimi daha ciddi olan konuşmacıları beklemeye devam edin. Bazen beklemek iyidir 😉
Çok uygun fiyatlara pompalar da var. Çakmaklıktan enerji alarak çalışıyor. Sizin gibi bir telefon işi için 5 tane ürün kullanan birinin bu pratik çözümü de bilmesi gerekir.
Volvo ve Saab konusunda salladığınızı söyleyecektim; Saab yerine yanlışlıkla BMW yazmışım. Volvo o dönemde çarptığı arabanın içinden geçiyor demişsiniz. Aynı dönemin rakip iki markasının aynı segmentteki araçlarını adil bir çarpışma testine sokuyorlar işte. BMW ne kadar dağılıyorsa, Volvo da o kadar dağılıyor. İçinden geçme durumu falan mevcut değil. Videodan anlamanız gereken bu.
Saab'ın ise roll cage kullanmaya ihtiyacı olmadığı efsanesine nasıl inandınız, akıl alır gibi değil. Buna inanan adam ya aşırı iyi niyetlidir ve her duyduğuna inanıyordur; ya da hayatında hiç roll cage görmemiştir. Araçların normal tavan bağlantıları hiçbir şekilde roll cage işlevi görmez, göremez.
İskandinav çeliği de deseydiniz tam olsaydı bari.
Teknoseyiri seviyorum, Otoseyir'i de TeknoSeyir'in bir parçası olduğu için izliyorum ama diğer bölümlere göre ciddi eksiklik var. Pek çok videoda pek çok bariz bilgi hatası var. Bu da o videolardan birisi. Daha bilgili ve tecrübeli biri talebim o yüzden.
Başka da cevap verilecek bir şey yok sanırım.
😀
Her yakıt ikmali için mecburi uğranan benzin istasyonuna gitmemek için çakmaktan beslenen pompa taşımayı benim gibi akıllı telefon yerine 3 farklı cihaz taşımayı göze alan insanlar dahi pratik bulmayacaktır... Araziye çıkılıyorsa başka 🙂
Volvo konu mankeni oldu. Saab da diyebilirdik ama GM çatısı altında batana kadar tasarruf politikasında yönetildi Saab. İsveç çeliği yakıştırması bu firmaların herhangi uluslararası dayatmanın olmadığı dönemde bile emsallerinden daha güvenli otomobiller üretmeye azmetmiş olmalarıdır. Bu iç pazar beklentilerine yönelik bir tercih. Fransız arabalarının güçlü farları olması, eski modellerin yumuşak süspansiyonlu, spor üretimlerin ise kazık gibi olması, İspanyol pazarında ekstra güçlü klima tercihi, Kuzey Avrupa'da ise elektrik sobası ve kemirgenlere karşı ekstra koruma parçaları uygulanması gibi... İsveç yollarında çok geyik kazası yaşandığı, halkın ekseriyesi uzun boylu olduğu için Saab 900 serisinde çok sert ön cam çerçevesi ve tavan sütunları uygulanmıştır. Ralli dönüşümü için dönemin Grup A standardı olan 75mm'lik takla kafesi zorunluluğuna da karşılık geliyormuş bu güçlendirilmiş sütunlar. Teoride uygulamaya gerek yokmuş yani ama yine de ralli versiyonlarına ekstra takla kafesi eklenmiş. Takla barsız yarıştırılması vaki değil, ama tavan üzeri 2 metreden yere bırakıldığında dönemin E30 BMW'sinin kapı hizasına kadar ezilen tavanına karşı aldığı sonuç modern otomobilleri aratmayacak düzeyde. Çarpışma güvenliği açısından denk iki model olan üst orta sınıf arabalar yerine iki kompakt araba veya küçük araba ile büyük arabaların çarpıştığı kazaları izlemenizi öneririm. Özellikle küçük sınıf hafif arabalar ile Volvo 850, 960 hatta S40 gibi otomobillerin kazaları son derece dramatiktir. Ha, üst segment Mercedes veya BMW çarpsa da durum pek farklı olmaz; ama kompakt BMW 3 veya Alfa 155, Nissan Altima, Ford Taurus, Mercedes C serisi, 190E, Chrysler Voyager o kadar da sağlam üretilmemiş olduğu bilinen modellerdendir. Ucuz arabaların güvenliği son 15 yılda standarda oturdu. Lüks araçlar çok daha uzun süredir zaten güvenlik ön planda tutularak üretiliyor. İsveç firmaları da şöhretlerini fiyat etiketi görece düşük arabaları "gereğinden fazla" sağlam yapmalarına borçlu. Saab battı, Volvo da ikinci sahibine satıldı karı ikinci plana iten ar-ge politikaları sonucu.
Sizin işaret ettiğiniz "ciddi" eksikler, "bariz bilgi hataları" muhtemelen bilgi eksiği değil, ifade eksikleri. Dillendirirseniz de aşmakta sıkıntı çekeceğimi zannetmiyorum 😉 Zaman baskısı ile provasız program çekiyor, spontane soruları irticalen cevaplıyoruz. O nedenle videoda eksik ifade ettiğim yahut dilimin sürçtüğü husus söz konusu olduğunda derhal yorum kısmında açıklık getirmeye gayret ediyorum. Sadece videoları izlemeyip altında yapılan yorumları, soru-cevap şeklinde mevzunun irdelendiği diyalogları da okursanız her video başlığı altında daha eksiksiz istifadeniz söz konusu olur.
Bu programlar para kazanmak değil, birşeyler ispatlamak hiç değil; ihtiyacı olabilecek insanlara bilgi aktarmak amacıyla yapılıyor. Her mevzu hakkında anlatacaklarımızı titizlikle derleyip yalana, yanlışa yer vermemek adına azami ihtimam gösteriyoruz. Bu nedenle ben söyleyegeldiğim her sözümün arkasında durma hususunda son derece müsterihim 🙂 Video arşivi elinizin altında, "hata" olarak gördüğünüz, yanlış anlaşılmış ne varsa yeniden açıklamaya hazırım, çoktan açıklamışımdır da zaten. Yalnız sizden ve sizin nezdinizde uslupdaşlarınızdan ricam, yapıcı eleştirmeye çalışırken temiz yaptığımıza emin olduğumuz bir işe çamur sıçratıp sıçratmadığınıza da bakmanız. Zira gözümüzden kaçtığı takdirde "sükut ikrardandır" nevinde kabul görerek diğer takipçilerimiz ile aramızdaki berrak güven havuzunu bulandıracak ifadeler kullanma niyetinde olmadığınıza inanıyorum Teknoseyir'i sevip bu programları da izleyen biri olduğunuz beyanınıza bakarak.
Ziyaretçi
Uzun cevabınız için teşekkür ederim.
Kulaktan dolma bilgilerle değil, gerçeklerle gidersek daha faydalı olur diye düşünüyorum.
Roll Cage ihtiyacı duymayacağını söylediğiniz 900′ün, 64 km/h ile ve yüzde 40 örtüşmeyle gerçekleşmiş çarpışma testinde, a sütunu ve tavanı iki büklüm oluyor. Bu kazada bile hurdadan farksız bir hal alan 900, rallilerde yaşanan çok ciddi ağaca, kayaya çarpmalı ve taklalı kazalarda sürücüsünü koruyamaz. O yüzden bu bir şehir efsanesidir. Euroncap’in çarpışma testinde bile sürücüsünü öldürerek 1.5 yıldız ancak alabilmiştir.
http://euroncap.com/tests/saab_900_1997/2.aspx
Eski Volvo’ların da muadil araçlara göre daha güvenli olduğuyla ilgili kesin kanıtınız var mı? Sylentilerle ve firmaların çektiği videolar hiçbir şeye kanıt değil. Ama benim attığım video bir şeylere kanıt.
Eyvallah, benim dediğim test ile EuroNCAP standartları çok farklı senaryolar. Önden çarpışmada binen yükün yönü farklı, takla performansı farklı haliyle. Modern güvenlik standartlarının oluşmasında Volvo öncülük eden markadır. Nispeten ucuz araçlarını da yüksek çarpışma güvenliği sunmaları için donatmış, bu konuda rekabet çıtasını yükseltmiştir. Alt seviye üretimlerinde, aynı dönemde üretilen rakiplerinden daha güvenli yapı sunması bu felsefenin sonucu zira. NCAP değil de DEKRA testlerini araştırırsanız bahsettiğim eski modeller hakkında veri edinmeniz daha kolay olacaktır.
Euroncap senaryosunda A sütunu bu kadar fazla deforme olan bir arabanın, takla performansının iyi olabileceğini nasıl düşünüyorsunuz? Takla esnasında A sütununa yük binmiyor mu? Ki çoğu marka güvenlik kafesini tasarlarken, body structure içinde kullandıkları en yüksek dayanımlı çeliği a sütunu için de kullanırlar. Aksi örnekler muhakkak çıkacaktır ama genellikle böyle. Bu sebeple; a sütunu bu kadar dayanıksız bir aracın, takla performansı konusunda başarılı olduğunu söylememiz imkansızdır. Hele hele, roll cage ihtiyacı duymadığını hiç söyleyemeyiz.
Volvo ise güvenlikte tabii ki çığır açmış, diğer markalara ilham olmuş bir marka. Ama ilham kaynağı olmasının sebebi gövde dayanımı değil, pek çok aktif güvenlik ekipmanının öncüsü veya ilk kullananı olduğu içindir.
Bir önceki mesajımı, gönderdiğiniz videoyu izlemeden evvel, yolda yazmıştım, hata etmişim. 🙂 Benim bahsettiğim Saab 900 sizin videosunu gönderdiğiniz araba değil ki; kar edebilsin diye Saab logosu "çakılarak" üretilen GM platformlu ikinci jenerasyon Saab 900. Yani Saab'ın şasesini geliştirmediği, adeta kerhen ürettiği modellerden. 😉
http://www.topgear.com/uk/videos/a-tribute-to-saab-part-2-series-18-episode-5?VideoBrowserMode=categories&VideoCategory=Tests
Bu videonun 1:14'ten itibaren bir dakikalık kısmını izlerseniz alıntı yaptığım testi görürsünüz. İngiliz gazeteciler (söz konusu kendi milli üretimleri olunca hele) mübalağayı sever, yanıbaşlarında durdukları araç sözlerinin senedi idi bu defasında 😉 Roll cage konusu ve benim ne demek istediğimi de James May tekrar izah ediyor "They didn't actually have to fit..." diyerek. :))
http://3.bp.blogspot.com/_-9T5C75kdKk/TO44XnUo_tI/AAAAAAAACxc/Vr9i8gKQD6E/s1600/toivonen-accidente-4.jpeg
Takla kafesi öte yandan takla koruması gözetilerek tasarlanır. Sonrasında uygulamaya konan ekstra tedbirler sayesinde Toivonen kazası kadar ciddi kazalar uzun zamandır yaşanmıyor şükür ki. Francois Delecour iki hatırı sayılır kaza yaptı(fotoğrafını bulamadığım); ikisinde de co-pilotunu ciddi şekilde hastanelik etti. Yarış arabaları her sezon değişir, çok az sayıda üretildikleri ve sezon bitince satıldıkları veya müzeye kaldırıldıkları için çarpışma testine tabi tutulmazlar. Birçok pilotun hayatını kurtarmış olan araçların da NCAP performansı monokokunu baz aldıkları modellerden çok farklı olmazdı.
http://www.youtube.com/watch?v=vAeYJV5P0jk
Bunun gibi çok video, fotoğraf var. Bunların çoğu da reklam amacının güdülmediği yapımlar. 1998 öncesinde tasarlanmış olan arabaların testleri pek yapılmıyor artık ekseriyesi hurda ve kötü durumda oldukları için. O araçların dolaşımda oldukları dönemde de kayıt teknolojisi bugünkü kadar ulaşılabilir değildi...
Yazıktır ki bizim trafiğimizde çok geç yaygınlaşmış, modelleri ekonomik sıfatıyla değil lüks bilinerek tanınmış bir markadır. Trafiğimizde yıllarca ekseriyeti tesis eden içler acısı durumdaki arabaların hala kaza yapıp perte çıktıkça, birer ikişer trafikten men edilebilmesi bütün bunları anlatış sebebim.
http://www.youtube.com/watch?v=cJrXViFfMGk
Eski Amerikanlar çok baba arabalardı; putrel şaseli, mahmuzlu tamponlu, sacları kavi, makas yaylı... Sağlam sallamak olacaksa böyle olmalı. 😉
Bu ikili oldukça yakışmış 🙂 Beraber daha çok programda görmek isteriz.