xDrive Tarsus Çalışma Koltuğu

Geçenlerde 4 yıldır kullandığım xDrive 15'li #OyuncuKoltuğu'mu elden çıkarmış ve yeni bir koltuk arayışına girmiştim.

En ucuzundan en pahalısına istisnasız her koltuğu beğenen kadar beğenmeyen de oluyor ve dolayısıyla yorumları değerlendirerek bir seçim yapmak imkânsız oluyor.

Ofiste kullandığım İkea Markus, genel olarak memnun olduğum bir koltuk oldu. Tabi Markus'un problemleri yok değil. Markus'un sırt kısmı bana pek rahat gelmediği için visco bel desteği, oturum yeri sürtünmeden dolayı elektriklenme yaptığı ve uzun oturumda rahatsız ettiği için visco oturma minderi, sabit boyun desteği yerine de visco boyun desteği almıştım. Bu senaryoda saatlerce hiç rahatsız olmadan oturabiliyorum.

xDrive 15'li

İkea Markus

 

Geleneksel oyuncu koltukları sırt kısmının yaklaşık 180' yatmasıyla öne çıkıyorlar -yani bir koltuk

180' yatıyorsa oyuncu koltuğu odur- fakat bu özellik genel kullanımda benim hiçbir işime yaramıyor.

Markus'u kullandıktan sonra sallanma mekanizmasını (rocking) ve istenilen eğimde kilitleme özelliğini daha çok kullandığımı fark ettim. Bu özellik benim kullandığım ilk nesil xDrive 15'li modelinde olmayıp, sonraki nesillere eklenmiş.

Birkaç haftalık takip ve araştırma sonrasında yine xDrive markasının bu defa çalışma/ofis/yönetici koltuğu adı altında satılan Tarsus modelini beğendim.

Görüldüğü üzere Tarsus modeli, İkea'nın Markus modelinin isim ve dizayn olarak çakması/kopyası. Ama geliştirmeler yapmışlar. Markus modelinde sabit, orta karar bir kolçak varken Tarsus'ta oldukça kaliteli 3D bir kolçak kullanılmış.

Alt mekanizmada 3. bir kol daha mevcut. Bu kol ile oturum yeri ileri geri hareket edebiliyor.

Beğenmediğim ancak ileride değiştiririm diyerek üzerinde durmadığım konulardan biri kullanılan yıldız ayak.

Firma bu ayağın metal ayaktan daha dayanıklı olduğunu iddia ediyor. Bunu zamanla göreceğiz.

 

Benim ilk izlenimlerime gelecek olursak, oturum minderi Markus'tan biraz daha sert geldi. Oturum minderinin ileri geri hareket etmesi oturum alanını uzatıyor, diz mesafesine kadar uzatabiliyorsunuz. Ben bu özelliğini çok beğendim.

Zaten sırt minderi kullandığınız zaman o alan biraz kısıtlanıyordu. Bu şekilde dengelenmiş oldu. 3D kolçağın üst yüzeyi, önceki xDrive 15'li modeline göre biraz daha sert ama rahatsız edici bir sertlik değil. Sırt dayama kısmı ise Markus ile aynı durumda. Markus'ta rahat eden bunda da eder, benim gibi edemeyen bunda da edemez. Son olarak koltuğun en yüksek olan yüksekliği benim normal kullanım yüksekliğime denk geldi. Diğer koltuklar birkaç cm daha yükseğe çıkabiliyordu.

 

xDrive Tarsus koltuğu bugünün (10.04.2025) kuruna göre 162$'a aldım. İkea Markus modeli 277$ + 30$ kargo şeklinde satılıyor.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Meta (Oculus) Quest 2

Bu cihazı almadan önce araştırma yaparken TS'de bu cihazın bir incelemesinin olmayışı beni çok şaşırtmıştı. Halefi Meta Quest 3 çıktıktan sonra eski modeli incelemek biraz tuhaf fakat olması gerektiğini düşündüğüm için deneyimlerimi paylaşmak istiyorum.

Kutu İçeriği

Teknik Detaylar

İşletim Sistemi Quest system software, based on Android source code.
İşlemci Qualcomm Snapdragon XR2( 7nm ): Octa-core (1x2.84 GHz Kryo 585 & 3x2.42 GHz Kryo 585 & 4x1.8 GHz Kryo 585)
Bellek 6 GB LPDDR5 RAM
Depolama 64 GB (discontinued), 128 GB, 256 GB
Ekran IPS LCD 1832 x 1920 per eye @ 72 - 120 Hz
Grafik İşlemci Adreno 650, up to 1.32 TFLOPS
Ses 2 built in speakers / 2 built in microphones / 3.5mm headphone jack
Kontrol 6DOF inside-out tracking through 4 built-in cameras and 2 controllers with accelerometers and gyroscopes
Batarya 3,640 mAh (14.0 Wh) lithium-ion (2 to 3 hours of use on a single charge); 10W (5V@2A) charging (around 2.5 hours for a full charge)
Sensörler 4 infrared cameras
Bağlantı

Wi-Fi b/g/n/ac(5)/ax(6), 60 GHz Wi-Fi ay module (currently not in use); Bluetooth 5.0 LE; Type-C USB port, with USB Host support; 3.5mm audio jack

Uygulama Quest Store
Ağırlık 503 g

Cihaz piyasaya ilk sürüldüğünde Oculus Quest 2 adıyla pazarlandı. Daha sonradan çatı şirketi Facebook'un isim değiştirip Meta olmasıyla bu modeldeki Oculus adı atılıp, Meta Quest 2 olarak isimlendirildi. Cihazlarda bildiğim kadarıyla hiçbir farklılık yok. İlk etapta 64GB ve 128GB'lık modeller varken, şu an 128GB ve 256GB olan modeller satılıyor. Ben 256GB'lık modeli kullanıyorum.

Ekran 7/10

Ekran bu cihazın en çetrefilli konusu. Benim ilk VR cihazım olduğu için ekranı beni tatmin etti diyebilirim. Başlığı başınıza doğru bir şekilde takarsanız görüntü oldukça net oluyor. Tabii OLED bir ekran ile çok daha canlı ve net bir görüntü elde etmek mümkün olabilirdi fakat bu durumda muhtemelen cihazın fiyatı iki katına çıkacaktı. Ekranda pikselleri sayıyorum ediyorum diyenler var. Ben böyle bir durumla karşılaşmadım. Ekranda gördüğünüz objeler size ne kadar yakınsa o kadar net gözüküyorlar. Uzaklaştıkça görüntü bozulmaya başlıyor. Bu durum zannediyorum ki cihazın işlem gücü nedeniyle bu şekilde. Bir de render bölgeleri var. Göz önündeki objeler daha net iken dış kısımdaki objeler düşük renderlanıyor.

 

Başlığı doğru takmaktan bahsettik. Burada birkaç konu var. Öncelikle IPD denilen bir konu var. Bu insanın iki gözü arasındaki mesafe anlamına geliyor. Bu gözler arasındaki mesafe, göz ile ekran arasındaki merceklerin konumu açısından önem teşkil ediyor.

Mercekleri sağa sola hareket ettirerek 3 kademede bunu ayarlıyorsunuz.

Tüm bu ayarlamalara rağmen mükemmel bir görüntü aldım diyemem. Ama beklentimi karşıladı. Özellikle beyaz puntolu yazılarda hafif bir ghosting efekt gözlemliyorum. Oyun oynarken böyle bir rahatsızlık yok fakat yukarı belirtmiş olduğum render olayı geniş bir alanda uzaktaki nesnelere bakarken miyopmuşsunuz gibi görmenize neden oluyor.

Konfor 8/10

Başlığı düzgün takarsanız, ağırlığını pek hissettirmeden, sizi rahatsız etmeden saatlerce kullanabiliyorsunuz. Doğru takma konusuna buradan devam edersek kafa bandı ve başlığın yüze başa oturması çok önemli. Orijinal kutu içeriğinde yüzünüze temas eden parça deri bir ped. Doğal olarak bu ter yapıyor. Ayrıca başlık içerisinde aktif çalışan, ısınan bir sistem olduğu için ve siz yüzünüzü küçük bir odaya hapsettiğiniz için içeride terleme meydana geliyor. Aynı zamanda cihazın özellikle burun kısmındaki boşluk dışarıdan gözünüzün bulunduğu odaya ışık sızması yapıyor. Bu sorunları hava alabilen kumaştan yapılmış bir ped, hava kanallı ara bağlantı parçası ve lensler etrafına takılan silikon siperlik ile çözdüm.

Hatta daha fazlasını isteyenler için dışarıdan gözünüzün bulunduğu odaya hava üfleyen cihazlar da mevcut.

Kafamızı saran bant basit bir şekilde dizayn edilmiş. Bence bu cihaza pek de yakışmayan bir parça. Çıkarır ve takarken her seferinde bir düzeltme ihtiyacı hissettiriyor. Kafa ayarını hem başın üst tarafına gelen cırtı sıkarak hem de başın arka kısmına gelen plastikleri açarak yapabiliyorsunuz.

Çok rahatsız diyemem ama uzun vadede alternatif çözüm gerektiriyor.

Ben şu aparatı tercih ettim. Konforu birkaç gömlek arttırıyor. Takıp çıkarması çok daha kolay hale geliyor. Konfor konusunun en önemli tricki, aksesuar. Her yerde bu cihazlar için envai çeşit aksesuar satılıyor. Ortak amaç bu cihazları rahat ve uzun süre kullanabilmek.

Kontrol cihazları bu cihazın en beğendiğim noktası. Çok ergonomik dizayn edilmişler. Ele çok güzel oturuyor. Hiç yabancılık çekmedim. İçerisinde pil mevcut. Şarjlı olmaması beni sevindirdi. Pilini de aldığımdan beri bitiremedim.

İçerik 7,5/10

Bu konu VR dünyasının yumuşak karnı diyebilirim. İçerik sayısından ziyade içerik kalitesi önemli bir etken. Bu konuyu birkaç başlık altında değerlendirmek istiyorum.

-Video 6/10

Ben Meta Store'dan yüklenebilen YouTube VR ve Amazon Prime VR uygulamalarını deneyip kullandım. Youtube'daki VR özel videoları da normal flat videoları da izleyebiliyorsunuz. Flat videolarda bir numara yok tabii fakat VR özel videolar biraz daha ortamın içerisinde hissediyorsunuz. Kayıt edilen kameraya göre bazen ortamdaki insanlardan düşük veya yüksek bir pozisyonda konumlanmış olabiliyorsunuz. Bu da biraz gerçekliği baltalıyor. Amazon Prime içeriklerinde bir elin parmağını geçmeyecek adette, birkaç dakikalık VR özel içerikler var fakat ihmal etsek de problem olmaz. Normal amazon prime içeriklerini karanlık bir odada veya bir sinema perdesinde izleyebiliyorsunuz. Açıkcası bu olay bana pek zevkliymiş gibi gelmedi. Henüz denemedim fakat önceden indirdiğim yüksek çözünürlüklü bir içeriği de izlemeyi deneyeceğim fakat bu cihazı video içeriği tüketmek için kullanmam diye düşünüyorum.

-Desktop PC 7/10

Bu cihazı normal bir masaüstü bilgisayar gibi kullanabiliyorsunuz. Ama kullanır mısınız bilmiyorum 😀 Vision Pro'dakine benzer şekilde önünüze sanal ekranlar açıp istediğiniz boyutlara getirip işlerinizi yapabilirsiniz fakat iş klavyenin tuşlarına dokunmaya geldiğinde işin rengi değişiyor. Burada önemli bir konudan bahsetmem gerekiyor. Quest 2 sizden ya güvenli bir alan belirtmenizi ya da hareketsiz durmanızı istiyor. Vision Pro'daki gibi salonda bir ekranım olsun. Yatak odasında bir ekranım olsun diyemiyorsunuz. Ya bir çalışma alanı belirle ya da sabit dur diye sizi zorluyor. Ayrıca sensörleri karanlıkta tutarsız çalışıyor. Aydınlık bir odaya ihtiyaç duyuyorsunuz.

Desktop modda kendinize sanal bir ortam da yaratabilirsiniz veya gerçeklik üzerine yerleştirilmiş bir ortam da yaratabiliyorsunuz.

Sanal Gerçeklik Ortamı

Arttırılmış Gerçeklik Ortamı

Arttırılmış gerçeklik ortamında dış kameradan alınan görüntü renkli değil. Bu durum sonraki modelde iyileştirilmiş.

-Oyun 8/10

Oyun konusunu mobil ve pc bağlantılı desktop olarak ayrı ayrı incelemek gerekiyor.

Mobil oyunlar grafik olarak daha basit, sade ve fazla hareket içermeyen oyunlar oluyor. Oynadığım oyunların çoğunluğu bu neymiş diye girip, birkaç saat oynadıktan sonra sildiğim oyunlar oldu. Beat Saber ve Blade & Sorcery stres atmak için sürekli oynadığım oyunların başında geliyor. Bu oyunları oynamak için herhangi bir kablo ve PC bağlantısı gerekmiyor.

PC bağlantılı oyunlar ise daha yüksek grafik gücüne sahip daha gerçekçi oyunları kapsıyor. Tam olarak VR AAA oyun yine iki elin parmaklarını geçmeyecek sayıda olsa da güzel oyunlar var. Ben şu an Half Life Alyx ile başladım. Sonrasında Skyrim ve No Man Sky ile devam ederim diye düşünüyorum. Alyx VR özel oyun olduğu için tabii ayrı bir başlık açmak gerekiyor.

PC üzerinden oyun oynarken ben Steam VR uygulamasını kullanıyorum. Steam üzerinden iniyor, ücretsiz bir uygulama. Virtual Desktop isimli bir uygulama daha var. Ben henüz denemedim. Alternatif olması iyidir.

Bağlantı 9/10

PC destekli bu oyunları bilgisayarınızın gücünü kullanarak oynuyorsunuz. Quest 2 cihazınız sadece ekran vazifesi görmüş oluyor. Oyun aslında bilgisayarınızda çalışıyor. Burada önemli olan nokta bilgisayardan Quest cihazına görüntünün aktarılması. Bunu kablolu ve kablosuz olarak iki şekilde yapabiliyorsunuz.

Kablolu Bağlantı

Link Kablosu denilen USB 3.0 standardına sahip ve genellikle 5 metre uzunluğunda bir kablo ile bilgisayarın USB 3.0 ve üzeri portlarından biri ile Quest 2 üzerinde bulunan tip C portuna takarak kablolu bağlantı sağlıyorsunuz. Kağıt üzerinde 5 Gbps, gerçekte ortalama 2.1-3.0 Gbps bir hız alıyorsunuz. Burada ek bir parantez açmam lazım. Ben iki tarafı tip C şeklinde olan UGREEN marka bir kablo aldım. Fakat bu kablo ile USB 2.0 bağlantı sağlayıp 0.3 Gbps hız verdi. Windows 11'den Windows 10'a geçmeme, BIOS update yapmama, Chipset vb. driver güncellemeleri yapmama rağmen durumu değiştiremedim. Kablonun arızalı olduğunu düşünüp iade edecekken başka bir PC ile denediğimde kablo vadedilen hızlara çıkmayı başardı. Elimdeki kablo ile bilgisayarım arasında bir uyumsuzluk olduğunu düşünüyorum.

Kaliteli bir kablo ile bağlantı yaptığınız zaman hem başlık bir yandan gücünü alıp şarj oluyor hem de düşük gecikmeli yüksek kaliteli bir oyun deneyimi yaşamanıza olanak veriyor. Fakat kalın ve pek de esnek olmayan bir kabloyu idare etmeniz gerekiyor. Ayrıca hareket alanınız ister istemez biraz kısıtlanmış oluyor.

Kablosuz Bağlantı

Quest 2 Wi-Fi 6 standardına sahip. Ben özellikle hız testleri yapmadım fakat yeni nesil Wi-Fi 6 routerlar ile 900-1200 Mbps hızlara ulaşıldığını okudum.

Ben şu an kablosuz bağlantı ile PC VR oyunlarını oynuyorum. Routerın 5Ghz ağına bağlandım ve router ile aynı odada oynuyorum. Ara ara takılmalar olsa da oyun deneyimimi çok olumsuz etkileyecek problemler yaşamadım.

Çevre Birimleri

Bildiğim kadarıyla Quest 2'ye bluetooth ile çalışan her türlü çevre birimi ekipmanını takabiliyorsunuz. Benim hiç ihtiyacım olmadı.

Hissiyat 8,5/10

Hareket Etme

Bu başlığın hissiyatı benim deneyimlerime göre oynadığınız oyunun oynanış şekline göre değişiyor. Sizin durarak oynadığınız oyunlar nispeten oynaması kolay ve daha geleneksel bir oyun deneyimi sunuyor. Fakat bence işin asıl kilit noktasını oluşturan konu sizin de hareket etmenizi gerektiren oyunlar. Bu konuyu daha iyi anlatabilmek için Half Life Alyx oyunundan örnekler vermek istiyorum. Bu oyunu oynamadan önce VR oyunu olduğu için hareketliliğin minimum seviyede olacağı düşünmüştüm fakat oyunun ilk bölümünden sonra yanıldığımı anladım. Sanal gerçeklikte size hareket edebilmeniz için Quest 2'nin talep ettiği bir güvenli alan olduğunu daha önce belirtmiştim. Bu alan içerisindeki hareketleriniz oyunda da anlık olarak gerçekleşiyor. Fakat odanızın güvenli alanının sınırlarına ulaştığınızda daha ileri gidebilmek için oyun size birkaç seçenek sunuyor. Bunlardan birisi kontrol cihazı ile bir nokta seçip oraya ışınlanmak. Bunu monopoly oyunda kutu kutu ilerlemeye benzetebilirsiniz. Bu şekilde ilerlerken fiziki olarak bir problem yaşamadım. Fakat oyunun aksiyon mekanikleri sizin kutu kutu ilerlemenizden daha hızlı akıyor. Kaçınmanız gereken, ani hareketler yapmanız gereken durumlar oluyor. Diğer bir ilerleme yöntemi, geleneksel gamepadlerde de yaptığımız gibi sol joystick ile hareket etmek. Bunu ilk gerçekleştirdiğimde başım dönmeye başladı. Bilimsel araştırmasını yapmadım fakat ayaklarım hareket etmiyorken, gözlerimin hareket ettiğimi söylediği için beyinde işlerin ters gittiğini düşünüyorum. Bu hissi şöyle açıklayabilirim. Bir masanın üzerinde olduğunuzu ve birinin masayı ayağınızın altından çektiğini düşünün. Sanal bir ortamda bir yerden kayıp düştüğünüz zaman kısa bir an için düşüyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz. İlk etapta ikinci yöntemle ilerlemeyi baş dönmeleri nedeniyle erteledim. Yaklaşık olarak 1-2 aydır bu cihazla haşır neşirim. Şu an baş dönmesi olmadan joystick ile ilerleyebiliyorum ve bu benim oyun deneyimimi çok arttırdı. Normal bir FPS oyunu oynar gibi oynayabiliyorum. Yorulup oturarak oynama çalıştığım zaman kısa sürede mide bulantısı yapıyor. Onu da aşacağımı düşünüyorum.

Etkileşim

Oyunlarda çevredeki objelerle ve ekipmanlarınızla geleneksel oyunlara göre daha fazla etkileşime geçmeniz gerekiyor. Çevredeki objelerle etkileşime geçme skyrimdeki gibi bir şeyi alıp fırlatmaktan çok da farklı değil fakat ekipmanlarla olan etkileşim konusu gerçekliği arttırıyor. Yine Half Life Alyx'den örnek vermek gerekirse, oyuna ilk başladığımızda bize bir tabanca veriliyor. Bu silahı ateş ederken size herhangi bir crosshair göstermiyor. Gerçekte olduğu gibi gez göz arpacık yaparak vurmanız gerekiyor. Silahın kurşunu bitince şarjör değişimini tamamen manuel olarak yapıyorsunuz. Silahı kurmanız gerekiyorsa kuruyorsunuz. Bu durum aksiyon esnasında da gerektiği için aksiyonunuza keyif katıyor.

Benim çoğu zaman aksiyonda şarjörü takarken yere düşürüp onu alıp takmak için mücadele verdiğim olmuştur. Korku, gerilim tabanlı oyunların vazgeçilmezi el feneri de bu oyunda var ve bazı bölgeler gerçekten karanlık ve bunu kullanmak gerekiyor. Sağ el ile ateş edip sol el ile feneri tutmak kolay bir şey değilmiş 😀

Polisiye filmlerindeki gibi sol elimle sağ elimi alttan destekleyip oynamak durumda kalıyorum oyun da bunu size tutorial olarak gösteriyor.

 

 

Piracy 🏴‍☠️ 100/10

Android tabanlı bir işletim sistemi olduğu için Quest vb. cihazların tamamında istediğiniz gibi kürek çekebiliyorsunuz 😀

Zaten yabancı topluluklardan da gözlemlediğim kadarıyla Oculus Store sadece bize pahalı gelmiyor. Bu cihazları alan büyük bir kesim kürekli şekilde kullanıyor.

Rookie Sideloader

VR ve PC VR oyunları için iki ayrı app'i var. Normal VR oyunları için başlığı PC'ye kabloyla bağlamak lazım. Uygulama istediğiniz içeriği indirip içine direkt yüklüyor. PC VR oyunları için herhangi bir bağlantıya gerek yok oyun direkt olarak PC'ye iniyor kurulum yapıp açıyorsunuz.

Kapanış

Quest serisinin VR dünyasında oldukça önemli bir yeri olduğunu düşünüyorum. Cihazların herhangi bir ekipmana ihtiyaç duymadan, tamamen kablosuz bir şekilde çalışabilmesi ve bunu rakiplerine göre uygun fiyatla gerçekleştirebilmesi bence bu sektörün gelişmesi açısından çok olumlu bir durum.

VR konusunun halen emekleme aşamasında olduğunu düşünüyorum. Apple'ın, Vision Pro'su bu süreci olumlu etkiler mi? bunu da zaman gösterecek.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

GMKtec KB5 NucBox Intel Mini PC

Bu arkadaşı birkaç ay önce amazon.com.tr 'den yaklaşık olarak 130$ gibi bir fiyata satın aldım. Bu paylaşımı yapmadan önce biraz deneyimlemek istedim.

Kısa süre önce Intel, her ne kadar mini PC'lerle olan alakasını bitirmiş olsa da Çinli dostlarımız bunu devam ettirecek gibi duruyor. Ve bence işler zamanla buraya doğru kayacak. Özellikle ofis kullanıcılarının büyük kasalara, hatta DVD player büyüklüğündeki mini PC'lere ihtiyacı yok. Beelink, GMKtec, Chuwi gibi markalar bu cihazlara ağırlık veriyor. Ryzenli üst segment modelleri de olup fiyat olarak baya yüksekler.

Cüssesine kıyasla bence oldukça iyi özellikleri var. Öncelikle FreeDos değil resmi olarak Windows 11 ile geliyor. Ve gayet de sorunsuz çalışıyor. En azından mavi ekran almadık. BIOS ekranını oldukça detaylı buldum. İhtiyacınız olan şeyleri bulabileceğinizi düşünüyorum.

Bu listede depolama olarak en düşük 256GB belirtilmiş fakat bunun 128GB olan versiyonu da mevcut olup, amazondaki ilanı ben alırken 256GB yazmasına rağmen -sonradan 128GB olarak değiştirildi- bana 128GB olan versiyonu geldi. Tabii bu değişiklikten doğan farkı rica ettim. İade ettiler. Bu depolama birimi yukarıda belirtilmemiş fakat küçük boy M2 SSD türünde olup değiştirilebiliyor. Dahili olarak Bluetooth ve Wifi mevcut.

Bu arkadaşın en vurucu noktalarından birisi 4-core gerçek 4 çekirdekten oluşan işlemcisi. Bu işlemci günümüz giriş seviyesi laptoplarındaki celeron ve pentium işlemcilerden çok daha yüksek performans veriyor. Özellikle giriş seviyesi intel atom işlemcili laptop kullanmış biri olarak çağ atlamış gibi hissettiriyor.

TDP değeri 10W olduğu için hem ısınmıyor hem de düşük bir güç tüketimi yapıyor. Bu kadar küçük bir PC'de pasif soğutma olabilir diye düşünürken küçük bir soğutma bloğu ile fan olduğunu görmek hayranlığımı arttırdı. Bu fandan dolayı şuana kadar herhangi bir ses duymadım. Kulağınızı dayarsanız, SATA HDD sesi gibi bir vızıltı duyabiliyorsunuz.

Ürünün kutusundan kendisi ve 65W gücünde tip C uçlu bir adaptör çıkıyor. Adaptörün tip C uçlu olması oldukça iyi bir detay aslında. Adaptör ile herhangi bir problem yaşamam durumunda çarşıdan alabileceğim ve mevcutta da olan 65W değerindeki bir adaptörü ve hatta 65W ve üzeri PD özelliğine sahip bir monitör ile bu cihazı adaptörsüz çalıştırabilmek çok hoş bir detay. Fakat zannedersem bu porttan hem görüntü aktarımı yapıp hem de 65W'lık güç ihtiyacını karşılayamıyordur. Bunu yapabilse, KVM özelliğine sahip olan bir monitörle sadece bir tip C kablosu sayesinde hem gücünü alıp, görüntü ve sesi iletip hem de monitöre bağlı olan çevre birimlerini kullanabilirdi.

Bu güzellik ile oyun oynamak isteyebilirsiniz fakat dahili grafik biriminin kendi başına pek de bir şey oynatabileceğini zannetmiyorum. Çoğu eski oyunu, günümüz indie oyunlarını ve emulator oyunlarını rahatlıkla oynayabilirsiniz. Cloud gaming için biçilmiş kaftan olabilir. Webde gezmek, film izlemek, ofis işlerinde kullanmak için gayet iyi, yeterli ve sorunsuz.

Ben bu cihazı bir media center olarak kullanıyorum. Torrent, IDM vb. tüm indirmelerimi bununla yapıyorum. Steam indirmelerimi bile bununla yapıp smb üzerinden asıl cihaza çekiyorum. Film, dizi gibi içerikleri PC'de izleyeceksem bununla, evdeki diğer cihazlarda -telefon, TV- izleyeceksem, bu cihaza içeriği indirip yine bu cihaz üzerine kurduğum Jellyfin ile diğer cihazlara stream ediyorum.

Cihaza uzaktan erişmek için Wake On Power özelliğini kullanıyorum. Neutron marka pek de kaliteli olmayan bir 4'lü priz almıştım. Bu prize uygulaması ile uzaktan erişip, istediğim portunu açıp kapatabiliyorum. NucBox'ın, BIOS'undan Wake On Power'ı açtım. Uzaktan NucBox'ın takılı olduğu adaptöre güç verdiğim zaman cihaz otomatik olarak açılıyor. Uzaktan kontrolü şimdilik AnyDesk ile sorunsuz yapabiliyorum.

NucBox ile çevre birimi ekipmanlarımı ortak kullanmak için şu usb switch'i aldım. Bu cihaz bir PC/Konsol açıldığı zaman hem ona direkt otomatik geçiş yapıyor hem de üzerindeki buton ile geçiş yapabiliyor. Üzerindeki numaralara ait ışıklarla hangi cihazda olduğunu görebiliyorsunuz.

Çok detaylı olmayan ancak bu tarz bir cihaz almayı düşünenlere faydası olabileceğini düşündüğüm bir içerik oldu. Cihazla ilgili sorularınızı yorum olarak paylaşırsanız, memnuniyetle yardımcı olmaya çalışırım.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 12 / 22

Xiaomi Mi Bilgisayar Monitörü Işık Çubuğu İlk Bakış & Banggood Alışveriş Deneyimleri 2023

Xiaomi Mi Computer Monitor Light Bar MJGJD01YL

Dış Kutu

Cihazın kutusu, 14 günlük yolculuk sürecinde biraz hırpalanmış. Artık WeWorldExpress de mi oldu yoksa ülkemizde Aras kargoda mı oldu bilmiyorum.

Cihazı Banggood'dan aldığım için üzerindeki yazılar ve içindeki kullanım kılavuzu Çince.

  • Model numarası: MJGJD01YL
  • Ürün Boyutları: 23mm çapında, 448mm boyunda
  • Işık Sıcaklığı: 2700k - 6500k 270 lümen
  • Enerji Tüketimi: 5 Watt
  • Kontrol: Kablosuz Kontrol 2.4Ghz bağlantı ile
  • Kontrol Cihazı Boyutları: 66.5mm çapında, 34mm yüksekliğinde

 

Kutu İçeriği

Stant

Monitörün üst kısmına takılan stant, hem ışık çubuğunu tutuyor hem de arka tarafında bulunan tip C portu ile güç verip çubuğun çalışmasını sağlıyor. Stant ayarlanabilir bir çeneye sahip fakat benim monitörümde de gözlemlediğim kadarıyla arkası bombeli olan monitörlerde çok da iyi tutunamıyor. Stant alüminyum malzemeden yapılmış, oldukça kaliteli bir izlenim veriyor. Monitörün sırt kısmına, üst ve ön yüzüne temas eden yerleri kaymaz bir kaplama ile kaplı.

 

 

 

 

 

 

 

 

Kontrol Cihazı

Cihazın benim için en büyük albenisi bu kontrol cihazı oldu. İnternette satılan bu ve benzeri diğer ürünlerde buna benzer bir kontrol cihazı pek yok. Kontroller direkt ışık çubuğu üzerinden yapılıyor. Bu da konforsuz bir kullanıma neden oluyor. Kontrol cihazı 2 adet AAA pil (kutu içeriğinde mevcut) ile çalışıyor. Xiaomi'nin belirttiğine göre bir çift pil ortalama 2 yıl kullanım sağlıyor. Kontrol cihazı komple plastik malzemeden yapılmış. Fakat bu malzeme, kauçuk hissiyatı veren kaliteli bir plastik seçilmiş. Kontrol cihazı, ışık çubuğu ile 2.4 Ghz kablosuz bir iletişim kuruyor. Herhangi bir tanıtma işlemi yapmıyorsunuz. Kontroller çok basit ve tutarlı. Bir kere bastığınız zaman, ışık çubuğu açılıyor/kapanıyor. Çevirdiğiniz zaman ışık şiddeti değişiyor. Basılı tutup çevirdiğiniz zaman da ışık sıcaklığı değişiyor.

 

Işık çubuğunu monitörümüze taktık. Bir ucu tip C, diğer ucu tip A olan USB kabloyla, monitörün USB çıkışından güç alarak bağlantı sağladık.

Odamın normalde aydınlatması bu şekildeydi. Biraz fazla ve masraflı bir aydınlatma yöntemi olarak düşündüğüm için bu cihazı aldım.

Oda aydınlatması kapalı, cihaz beyaz ışık modundayken

Oda aydınlatması kapalı, cihaz sarı ışık modundayken

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Işık, monitör ekranda herhangi bir yansımaya, ışımaya neden olmuyor.

 

Banggood'dan Alışveriş 2023

Ürün banggood'da 50$ civarındaydı. Banggood, yeni üye kuponu veriyor. Ayrıca joinhoney.com sitesinde banggood indirim kuponları mevcut. Aldığınız ürünle çalışan bir kupon bulmak biraz zaman alabiliyor. Ama benim bulduğum kod ile yeni üye kupon birlikte çalışabildi. Ülkemizin malum dolar kuru nedeniyle banggood'un kendi paritesi çok daha uygun kaldı. Bu nedenle alışverişimi sürpriz yaşamamak için TL olarak yaptım. Her şey dahil 885 lira tuttu. Harcamanıza vade farkı ile taksit imkanı da sağlıyor bazı bankalar için. Ben alışverişimi enpara ile yaptım. Ödeme sistemi olarak iyzico kullanılmış. Enpara normalde yurtdışı alışverişlerini taksit yapmıyor ama bu alışveriş iyzico üzerinden yapıldığı için taksitlendirme seçeneği çıktı. Yurtdışı olmadığını beyan edip taksitlendirdim. Ürün pre-order olarak gözüküyordu fakat sipariş ettikten 2 gün sonra kargo yapıldı. WeWorldExpress ile ülkemize gelmesi 8-9 gün sürdü. Gümrük işlemleri ve 4 günlük aras kargo rezilliği ile toplamda 14 günde elime ulaştı. Gümrük işlemleri için kimse beni aramadı. Kapıda da herhangi bir ödeme talep edilmedi. Kargo poşeti üzerinde herhangi bir gümrük etiketi veya açılma emaresi gözlemlemedim. Banggood güvenirlilik açısından aliexpress'ten daha iyi gözüküyor.

Aldığım ürünün faturasına ve sorun çıkarsa tamiratı için bir talep oluşturma bölümüne sahibim. Genel olarak banggood alışverişimde bir sorun yaşamadığım için memnun kaldım. Gelecekte ürün ve banggood satış sonrası hizmet kalitesi ile ilgili gelişmeler olursa paylaşırım.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 11 / 15