Lider Olunmaz Lider Doğulur Mu?

Üzerine tartışmalar olan bir konu. Yapısal olarak belirli açılardan ilgi çekme potansiyeli yüksek bir insan olarak doğmak ve ya doğmamak genetik bir mesele tabi, bir şans. Peki lider olarak doğup doğmamak tartışılırken yönetici olarak doğup doğmamak neden tartışılmıyor? Neticede ikisi de birbirinden farklı fonksiyonları olan iki kavram. Liderlik ile ilgili özelliklerin ne kadarı doğuştan geliyor ise yöneticilik içinde bu geçerlidir, konumuz bu değil tabi liderliğe dönelim.

Son yapılan yönetim araştırmalarında liderliğin kesinlikle sonradan öğrenilebilir bir yetenek olduğu net olarak tespit edilmiş ve buna göre eğitim planları oluşturulmuştur. Tabi aynı şey yönetim fonksiyonları için de geçerlidir. Liderlik konusunda kendini geliştirmek isteyen bireyler bu kurslara katılıp belirli bir koçluk dönemi ile çok ciddi ilerleme kaydedebiliyor. Bir çok büyük uluslararası şirket hali hazırda yöneticilerine ve liderlerine bu eğitimleri planlıyor ve koçlar atıyorlar.

Liderlik gelişimi konusunda koçluk çok önemli. Hatta can alıcı en önemli unsur diyebiliriz. Liderlik sistemini iyi bilen bir koç neleri yanlış yaptığınızı ve nasıl düzeltmeniz gerektiğini dışarıdan gözlemleyerek sürekli uygun dille uyaracaktır. Eğitim ve kitaplardan alınan bilgi uygulamaya gelince, kişisel özelliklerimizin gölgesinde kalacaktır. Kişisel olumsuz özelliklerimizin ise gerçekleri haykıran bir koç vasıtası ile törpülenmesi şarttır.

Tabi kişisel özelliklerimiz doğuştan liderliğe uygun bir biçimde gelişmiş olabilir, o zaman daha az eğitim ve koçluk ile adaptasyon hızlanacaktır.

Bu kadar lider dedikten sonra liderin bazı temel özelliklerini de yazmak gerekiyor, karışıklık olmasın :

  • Hedeflerin belirlenmesi
  • Organize etme
  • Eylemleri başlatma
  • Koordinasyon
  • Yönlendirme ve motivasyon
  • Yönetim ve çalışanlar arasındaki bağlantı
  • Motivasyon ve moral geliştirir
  • Grup çalışmalarına yönelik hareket gücü oluşturur

Çok iç içe olduğu için yöneticinin de temel fonksiyonlarından bahsedelim :

  • İş Planlama
  • İş yükü dağılımını yapma ve buna göre kaynak planlama
  • Kontrol etmek
  • İzlemek
  • Liderlik etmek (yöneticilik temelde liderliği de kapsar)

Yani aslında lider iyidir yönetici kötüdür algısı tamamen yanlıştır. Liderin sorumluluğunda olmayan bir çok iş yöneticinin sorumluluğunda vardır. Asıl olması gereken ise yöneticinin liderlik özelliklerini de kazanıp bunu da yerine getirebilmesidir.

  • Sadece yönetici çok işe yaramaz
  • Sadece lider fonksiyonsuzdur, zor kararlar veremez
  • Lider özelliklerini barındıran yönetici ise idealdir

Liderlik için çok fazla koçluktan bahsettim. Koç, kitabi manada liderliğe uymanız için gerekli yönlendirmeleri yapabilir fakat illa da bir uzman olmak zorunda değildir. Koç olarak çalışma arkadaşlarınız da size yardımcı olabilir. Fakat çalışma arkadaşlarından bu geri bildirimi beklemek ve buna göre gelişim sağlamak daha zordur. Çünkü çalışma arkadaşlarınız bir liderin fonksiyonlarını tam olarak bilmek ve davranış biçimini anlamak zorunda değil. Bu durumda gelen geri bildirimleri tekrar kendinizin süzmesi gerekir ki insan kendi olumsuz özelliklerini değerlendirirken hatalı yaklaşımlarda bulunabilir, ayrıca geri bildirimin geldiği arkadaşa istemsizce olumsuz düşünceler besleyebilir.

Lider olarak gelişmeye vesile olacak en temel konu ise öğrenmeye, yeniliklere, kendini tanımaya, sorgulamaya, farkındalığa ve eleştirileri kabul edecek bir yapıya sahip olunmasıdır. Liderlik doğuştan gelmez ama bu bahsettiğim özelliklerin birçoğu yapısal. Yani kalıtsal ve yetiştiğiniz ortamın ciddi etkisi var, sonradan öğrenilmesi en zor olan kalemler. Bu özelliklere sahip olmayan bireylerin; bu özellikleri kazanması için çok olumsuz tecrübeler yaşaması gerekebilir.

    • Farkındalığa sahip olmayan bir birey kendini geliştirmesi gerektiğini bilemez
    • Eleştirilere açık değil ise kendini geliştiremez
    • Kendini tanımıyor ise eleştirilerin ne kadar yerli veya yersiz olduğunu ayırt edemez
    • Yeniliklerden korkuyor ise sorgulamayı başlatamaz

Sonuç olarak liderlik öğrenilebilir fakat liderliği öğrenebilmek için gerekli olan temel fonksiyonlar eksik ise bu çok mümkün olmayacaktır. Vakit ayırıp bu yazıyı sonuna kadar okuduysanız aslında gerekli olan temel fonksiyonların birçoğuna sahip olma ihtimaliniz yüksek, eğer liderlik konusunda gelişmek istiyorsanız, hemen bir eğitim ve koç arayışına girebilirsiniz.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Ali nin günlüğü : 25 Temmuz 2053

Sabah 07.30 da Melisa’nın tatlı ses ile uyandım “Uyan Aliciğim saat tam 07.30, hava 24 derece ve az bulutlu. Bu gün tatilden önceki son iş günün” diye fısıldadı kulağıma (Ali’de kişisel asistanı(Melisa) ile bağlantılı bir beyin chip implantı var ve bu sesleri kulağında gömülü biyonik kulaklık ile iletiyor.)

Uyanır uyanmaz Melisanın tatil öncesi ruh halime göre bestelediği mükemmel melodiler ile güne çok pozitif başladığımı itiraf etmeliyim. Yarın bayram ve ben akşam 20.00 uçağı ile ailemin yanına gideceğim için çok mutluyum.

Yataktan kalktım ve yatağımın katlanıp yavaşça duvarın içine girmesini, ve yerinde çalışma koltuğumun belirmesini sakin gözlerle izledim. Evinin canlı bir varlık gibi davranmasına alışabildiğimi söylemem kolay değil, hala zamana ihtiyacım var.

Elimi yüzümü yıkamak ve kendime gelmek için banyonun yolunu tuttum, yolunu tuttum derken 5-6 adımda geldim işte.

Karnım zil çalıyordu, 8 de başlayacak olan mesaimin başlamasına daha 15 dk var, yemek için çok uzun bir süre, acaba alarmı 10 dk daha ileriye mi kursam diye düşünürken kendimi besin dolabının kapağını açarken buldum. Dalgınlık işte düşünceler içerisinde şuursuzca hareket etmek, bilinç altı bizi böyle yönlendiriyor, size de olmaz mı bu?

Kahvaltı için gerekli bütün besinleri içerdiğini iddia eden sucuklu yumurta tadındaki kapsülü azıma attığımda yaşadığım lezzet patlaması harika, hemen yutmayıp hapı 25-30 saniye ağzımda gezdirdim. Üzerine birde sıkma portakal suyu etkili vitamın hapını attım ağzıma. Nasıl oluyor da bir hap ile ağzında serin portakal suyunun tadını tanelerine varana kadar hissedebiliyorum bir türlü aklım almıyor. Bu haplar ile chip arasında bir bağlantı olduğunu ve chip in beyne bu hissiyatı gönderdiği ile ilgili uçuk teoremler okumuştum ama artık günahları boyunlarına. Teknolojinin henüz o noktaya geldiğini düşünmüyorum.

Kahvaltımı yaptıktan sonra tavandan zemine kadar cam olan dairemin cam kenarına yaklaştım ve dorne’ların arı gibi birbirine çarpmadan havada süzülmelerini izledim. Çocukken karlı kış günlerinde yine böyle pencereden bakar ve kar tanelerinin nasıl oluyor da birbirine değmeden yere kadar ulaştıklarını düşünürdüm, aynı kutuplar birbirini iter mantığı ile çalıştığını öğrendiğimde o kadar basit değil diye de düşünmüştüm. Zira nasıl aynı kutup oluyorlar, kar tanesinin içinde kutubun ne işi var?  bu itiş gücünün kuvveti farklı kar tanesi boyutlarına karşın nasıl aynı oluyor. Aynı olması lazım ki hepsi bir tarafa doğru gitmesin değil mi.

Artık drone’ların birbirine çarpmadan havada ilerlemesini sağlıyoruz. Aslında çok acil durumlarda devreye giren aynı kutupların birbirini itmesi sistemi bizim dorne’larda da var.

Melisa kulağıma haydi iş başına diye fısıldadı, 10 dk nasıl böyle çabuk geçti derken yine zaman’ın  göreceli olduğunun bir kanıtı daha kendini aşikar etmişti.

Koltuğuma yaklaşınca ben rahat oturayım diye pozisyon aldı ve silikon, deri karışımı ergonomik ve vücuduma göre şekil alan koltuğun üstüne kendimi bıraktım. Bu koltuktan 1 ay boyunca kalkmazsan bile fiziksel olarak olumsuz bir etkisi olmuyormuş, arada sağıma soluma titreşimler verip pozisyonunu da değiştiriyor, sanırım uzun oturmalar için bazı önlemler.

Lensimde sisteme login olduğuma dair onay mesajını gördüm ve daha konforlu olduğunu düşündüğüm için lensi çıkartarak kapsülümdeki sanal gerçeklik kaskını kafama doğru çektim. Bu kask başıma temas etmiyor ve 10K ekran çözünürlüğü ile inanılmaz netlikte görüntüler sunabiliyor.

İlk kontrol drone’um Bostancı İkitelli arasında toplu yolcu taşımacılığı yapan vuu 5. vuu 5 ler 6 kişilik ama 4 kişi içine bindikten sonra yoluna devam ediyor, anlayacağınız eski dolmuş zihniyetinden kurtulamadık hala 😊 ben bağlandığımda kalkmasına 10sn vardı, hızlıca sistemlerine göz gezdirdikten sonra kalkmasını bekledim. Koltuğum Tesla tarafından üretilmiş ve bu sistemleri izlemek üzerine tasarlandığı için drone’daki bütün titreşim ve ani manevraları taklit ederek müşteri deneyimini de bana yansıtabiliyor. Kalkışta normalden fazla bir titreşim hissettim, daha önce böyle bir şey olamamıştı çok şaşırdım. Acaba koltuk mu bozuldu diye düşündüğüm için drone içi kamerayı yolculara çevirdim ve onlarında ciddi korktuğunu gözlemledim. Drone sarsıntıyı fark ettiği için ve sistemlerinde beklenmeyen bir arıza tespit edemediğinden yolculara sakin olmaları konusunda bir anons yaptı.

Hemen drone’un hata günlüğüne girmesi için Melisa ya komut verdim. Melisa günlük kayıtlarını taradı ve bir hataya rastlamadığını belirtti. Kalkıştan sonra ise sarsıntı kesilmişti. Rapor günlüğüme bunu belirtip yöneticime konuyu yükselttikten sonra, dron’u takip etmeye devam ettim. Başka bir olay olmadan İkitelli durağına ulaştı ve inişini tamamladı.

Titreşim ile iligili hata kritik olabileceği için droun’u servis dışı olarak belirledim ve başka bir drone ‘u takip etmeden önce olayı araştırmaya başladım. Seyir kayıtlarından kalkış öncesindeki kamera kayıtlarını incelemeye başladım. 360 derece drone’un çevresinde olağan dışı bir faaliyet gözlemleyemedim. Sonrasında alt kameraya geçtim orada da her şey sakin görünüyordu. Kalkış anına kadar alt kamerayı izlemeye devam ettim ve bingo. Sorunu alt kameradan kalkış anında görebildim.

Dorne lar güvenlik amacı ile altta bir noktaya ince bir çelik halat ile manyetik olarak bağlı. Kalkış anında kutuplar yön değiştirerek halat le bağlantı noktası birbirini itmeye başlıyor. Yani aynı kutuplardan ters kutuplara geçmiş oluyor. Bu gün ne kadar da kutupsal bir bir gün geçirmişim ben 😊 .Kutupların değişimi senkronunda bir hata olduğunu bağlantı günlüklerinde görebildim. Bunun sebebi’ni araştırmak için ise saha ekibine konuyu yönlendirdikten sonra başka bir dronu izlemeye devam ettim.

Gün sonuna kadar başka bir problem ile karşılaşmadım. Zaten bütün drone’ları kontrol etmek mümkün değil. Sadece İstanbul semalarında 150.000 drone çalışıyor ve izleme ve yayınlama ekibi sadece 30 kişi. Yapay zeka bir çok kontrolü kendi yapsa da hala insan elinin bu işlerin üzerinde olduğunu bilmek seyahat için drone kullanan müşterilere güven veriyor.

16.00 da biten mesaimin ardından önceki günlerde tatil için hazırladığım çantalarımda son düzenlemelerini yaptım. Otomatik vakum sistemi ile bir sürü eşyanın küçücük bir vailze sığmasına da hala alışamadım. Saat 18.30 u gösterdiğinde hava alanına gitmek için beklediğim drone balkonumdaki dorne bağlantı noktasına bağlandı. Tesla çalışanlarına indirim yaptığı için VIP ve tek kişilik lüks taşıyıcıma doğru ilerlerken valizlerim de peşimden usul usul gelip kendilerini bagaj bölümüne yerleştirdiler. Tabi bu drone’u saat 20.00 de uçağım olduğunu bilen Melisa çağırmıştı.

Drone ile yaklaşık 20 dk lık seyehat sonrasında İstanbul hava limanında uçağıma en yakın giriş kıpısında iniş gerçekleşti. Valizlerim benden önce uçağın kargo bölümüne doğru arkalarından el salladım, bende direk uçağımdaki rezerve ettiğim koltuğa doğru ilerledim(check-in ve ya herhang bir ekstra kotrol yok çünkü kişisel chipler zaten bu kontrolleri sistem ile entegre yapıyor).

Hibrit uçak olduğu yerde havalanıp belirli bir yükseklikte jet motorlarının itme gücü ile harika bir ivmelenme ile koltuğa beni gömerek ilerlemeye başlıyor.

Saat 20.20 gibi Antalya havalimanın da indikten sonra ailemin evine götürecek olan drone 8 numaralı park alanında beni bekliyordu. Ailemin evi 2020 yıllarında inşa edilmiş olan eski bir ev olduğu için drone yakında bir park alanına park etti ve ben bavulları taşımak istemediğim için Uber’den çağırdığım bir otomobil ile eve kadar gittim. Bu otomobilleri de rekabet edebilsin diye çok ucuzlattılar, birde her yerinde ekranlar, acayip ses sitemleri otomatik kahve çay ikramları. Gideceğimiz yolda yol olsa, 5 dk gidip ineceğiz ne kahvesi!

Ailemin apartmanına geldiğimde bu eski asansör beni korkutsa da, 8. Kat olduğu için merdivenleri tırmanmak istemedim. Bu devirde hala halat ile çalışan bir sistem, halbuki Tesla hyperloop sistemini asansörlere uygulayalı 10 yıldan fazla bir süre olmuştu. Tesla diyip duruyorum, maksadım reklam değil aslında çalıştığım ve mutlu olduğum bir şirket olduğu için bu kadar değindim.

Anne ve babam ile hasret giderdikten sonra, eski usul güzel bir akşam yemeği sonrasında midem hafif isyan etse de keyfime diyecek yoktu. Babam ise yemek sonrası başladı yine eskilerden anlatmaya, vay efendim önceden sosyal medya şöyle güzeldi vay efendim önceden telefonlar vardı elimiz boş kalmazdı, ama olsun babam anlatsın ben sabaha kadar dinlerim.

Yarın görüşmek üzere.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Ali nin günlüğü : 25 Temmuz 2053

Öncelikle kahramanımızı tanıtalım ve sonrasında kendi ağzından bir gününü nasıl geçirdiği ile ilgili yazdığı bloğu okuyalım.

Ali 32 yaşında bir otonom sürüş izleme-ve yayınlama uzmanı. Tesla’da otonom 6 kişilik dron “vuu 5” modellerinin izlenmesini, testlerini ve yeni versiyon yayınlanma işlerini takip eden ekibin bir üyesi. Gün içerisindeki görevi random drone’ların sistemlerine bağlanıp seyehat programlarını izlemek ve yanlış bulduğu manevra ve harketleri raporlamak.

İstanbulda Gök apartmanları 52. Kat’da 40m2 bir dairede yaşıyor. Tamamen dinamik olan bu daire 120m2 bir yaşam alanı sunuyormuş izlenimi veriyor. Bekar ve ailesi Antalya da yaşıyor.

Blog başlar :

Sabah 07.30 da Melisa’nın tatlı ses ile uyandım “Uyan Aliciğim saat tam 07.30, hava 24 derece ve az bulutlu. Bu gün tatilden önceki son iş günün” diye fısıldadı kulağıma (Ali’de kişisel asistanı(Melisa) ile bağlantılı bir beyin chip implantı var ve bu sesleri kulağında gömülü biyonik kulaklık ile iletiyor.)

Uyanır uyanmaz Melisanın tatil öncesi ruh halime göre bestelediği mükemmel melodiler ile güne çok pozitif başladığımı itiraf etmeliyim. Yarın bayram ve ben akşam 20.00 uçağı ile ailemin yanına gideceğim için çok mutluyum.

Yataktan kalktım ve yatağımın katlanıp yavaşça duvarın içine girmesini, ve yerinde çalışma koltuğumun belirmesini sakin gözlerle izledim. Evinin canlı bir varlık gibi davranmasına alışabildiğimi söylemem kolay değil, hala zamana ihtiyacım var.

Elimi yüzümü yıkamak ve kendime gelmek için banyonun yolunu tuttum, yolunu tuttum derken 5-6 adımda geldim işte.

Karnım zil çalıyordu, 8 de başlayacak olan mesaimin başlamasına daha 15 dk var, yemek için çok uzun bir süre, acaba alarmı 10 dk daha ileriye mi kursam diye düşünürken kendimi besin dolabının kapağını açarken buldum. Dalgınlık işte düşünceler içerisinde şuursuzca hareket etmek, bilinç altı bizi böyle yönlendiriyor, size de olmaz mı bu?

Kahvaltı için gerekli bütün besinleri içerdiğini iddia eden sucuklu yumurta tadındaki kapsülü azıma attığımda yaşadığım lezzet patlaması harika, hemen yutmayıp hapı 25-30 saniye ağzımda gezdirdim. Üzerine birde sıkma portakal suyu etkili vitamın hapını attım ağzıma. Nasıl oluyor da bir hap ile ağzında serin portakal suyunun tadını tanelerine varana kadar hissedebiliyorum bir türlü aklım almıyor. Bu haplar ile chip arasında bir bağlantı olduğunu ve chip in beyne bu hissiyatı gönderdiği ile ilgili uçuk teoremler okumuştum ama artık günahları boyunlarına. Teknolojinin henüz o noktaya geldiğini düşünmüyorum.

Kahvaltımı yaptıktan sonra tavandan zemine kadar cam olan dairemin cam kenarına yaklaştım ve dorne’ların arı gibi birbirine çarpmadan havada süzülmelerini izledim. Çocukken karlı kış günlerinde yine böyle pencereden bakar ve kar tanelerinin nasıl oluyor da birbirine değmeden yere kadar ulaştıklarını düşünürdüm, aynı kutuplar birbirini iter mantığı ile çalıştığını öğrendiğimde o kadar basit değil diye de düşünmüştüm. Zira nasıl aynı kutup oluyorlar, kar tanesinin içinde kutubun ne işi var?  bu itiş gücünün kuvveti farklı kar tanesi boyutlarına karşın nasıl aynı oluyor. Aynı olması lazım ki hepsi bir tarafa doğru gitmesin değil mi.

Artık drone’ların birbirine çarpmadan havada ilerlemesini sağlıyoruz. Aslında çok acil durumlarda devreye giren aynı kutupların birbirini itmesi sistemi bizim dorne’larda da var.

Melisa kulağıma haydi iş başına diye fısıldadı, 10 dk nasıl böyle çabuk geçti derken yine zaman’ın  göreceli olduğunun bir kanıtı daha kendini aşikar etmişti.

Koltuğuma yaklaşınca ben rahat oturayım diye pozisyon aldı ve silikon, deri karışımı ergonomik ve vücuduma göre şekil alan koltuğun üstüne kendimi bıraktım. Bu koltuktan 1 ay boyunca kalkmazsan bile fiziksel olarak olumsuz bir etkisi olmuyormuş, arada sağıma soluma titreşimler verip pozisyonunu da değiştiriyor, sanırım uzun oturmalar için bazı önlemler.

Lensimde sisteme login olduğuma dair onay mesajını gördüm ve daha konforlu olduğunu düşündüğüm için lensi çıkartarak kapsülümdeki sanal gerçeklik kaskını kafama doğru çektim. Bu kask başıma temas etmiyor ve 10K ekran çözünürlüğü ile inanılmaz netlikte görüntüler sunabiliyor.

İlk kontrol drone’um Bostancı İkitelli arasında toplu yolcu taşımacılığı yapan vuu 5. vuu 5 ler 6 kişilik ama 4 kişi içine bindikten sonra yoluna devam ediyor, anlayacağınız eski dolmuş zihniyetinden kurtulamadık hala 😊 ben bağlandığımda kalkmasına 10sn vardı, hızlıca sistemlerine göz gezdirdikten sonra kalkmasını bekledim. Koltuğum Tesla tarafından üretilmiş ve bu sistemleri izlemek üzerine tasarlandığı için drone’daki bütün titreşim ve ani manevraları taklit ederek müşteri deneyimini de bana yansıtabiliyor. Kalkışta normalden fazla bir titreşim hissettim, daha önce böyle bir şey olamamıştı çok şaşırdım. Acaba koltuk mu bozuldu diye düşündüğüm için drone içi kamerayı yolculara çevirdim ve onlarında ciddi korktuğunu gözlemledim. Drone sarsıntıyı fark ettiği için ve sistemlerinde beklenmeyen bir arıza tespit edemediğinden yolculara sakin olmaları konusunda bir anons yaptı.

Hemen drone’un hata günlüğüne girmesi için Melisa ya komut verdim. Melisa günlük kayıtlarını taradı ve bir hataya rastlamadığını belirtti. Kalkıştan sonra ise sarsıntı kesilmişti. Rapor günlüğüme bunu belirtip yöneticime konuyu yükselttikten sonra, dron’u takip etmeye devam ettim. Başka bir olay olmadan İkitelli durağına ulaştı ve inişini tamamladı.

Titreşim ile iligili hata kritik olabileceği için droun’u servis dışı olarak belirledim ve başka bir drone ‘u takip etmeden önce olayı araştırmaya başladım. Seyir kayıtlarından kalkış öncesindeki kamera kayıtlarını incelemeye başladım. 360 derece drone’un çevresinde olağan dışı bir faaliyet gözlemleyemedim. Sonrasında alt kameraya geçtim orada da her şey sakin görünüyordu. Kalkış anına kadar alt kamerayı izlemeye devam ettim ve bingo. Sorunu alt kameradan kalkış anında görebildim.

Dorne lar güvenlik amacı ile altta bir noktaya ince bir çelik halat ile manyetik olarak bağlı. Kalkış anında kutuplar yön değiştirerek halat le bağlantı noktası birbirini itmeye başlıyor. Yani aynı kutuplardan ters kutuplara geçmiş oluyor. Bu gün ne kadar da kutupsal bir bir gün geçirmişim ben 😊 .Kutupların değişimi senkronunda bir hata olduğunu bağlantı günlüklerinde görebildim. Bunun sebebi’ni araştırmak için ise saha ekibine konuyu yönlendirdikten sonra başka bir dronu izlemeye devam ettim.
Gün sonuna kadar başka bir problem ile karşılaşmadım. Zaten bütün drone’ları kontrol etmek mümkün değil. Sadece İstanbul semalarında 150.000 drone çalışıyor ve izleme ve yayınlama ekibi sadece 30 kişi. Yapay zeka bir çok kontrolü kendi yapsa da hala insan elinin bu işlerin üzerinde olduğunu bilmek seyahat için drone kullanan müşterilere güven veriyor.

16.00 da biten mesaimin ardından önceki günlerde tatil için hazırladığım çantalarımda son düzenlemelerini yaptım. Otomatik vakum sistemi ile bir sürü eşyanın küçücük bir vailze sığmasına da hala alışamadım. Saat 18.30 u gösterdiğinde hava alanına gitmek için beklediğim drone balkonumdaki dorne bağlantı noktasına bağlandı. Tesla çalışanlarına indirim yaptığı için VIP ve tek kişilik lüks taşıyıcıma doğru ilerlerken valizlerim de peşimden usul usul gelip kendilerini bagaj bölümüne yerleştirdiler. Tabi bu drone’u saat 20.00 de uçağım olduğunu bilen Melisa çağırmıştı.

Drone ile yaklaşık 20 dk lık seyehat sonrasında İstanbul hava limanında uçağıma en yakın giriş kıpısında iniş gerçekleşti. Valizlerim benden önce uçağın kargo bölümüne doğru arkalarından el salladım, bende direk uçağımdaki rezerve ettiğim koltuğa doğru ilerledim(check-in ve ya herhang bir ekstra kotrol yok çünkü kişisel chipler zaten bu kontrolleri sistem ile entegre yapıyor).

Hibrit uçak olduğu yerde havalanıp belirli bir yükseklikte jet motorlarının itme gücü ile harika bir ivmelenme ile koltuğa beni gömerek ilerlemeye başlıyor.

Saat 20.20 gibi Antalya havalimanın da indikten sonra ailemin evine götürecek olan drone 8 numaralı park alanında beni bekliyordu. Ailemin evi 2020 yıllarında inşa edilmiş olan eski bir ev olduğu için drone yakında bir park alanına park etti ve ben bavulları taşımak istemediğim için Uber’den çağırdığım bir otomobil ile eve kadar gittim. Bu otomobilleri de rekabet edebilsin diye çok ucuzlattılar, birde her yerinde ekranlar, acayip ses sitemleri otomatik kahve çay ikramları. Gideceğimiz yolda yol olsa, 5 dk gidip ineceğiz ne kahvesi!

Ailemin apartmanına geldiğimde bu eski asansör beni korkutsa da, 8. Kat olduğu için merdivenleri tırmanmak istemedim. Bu devirde hala halat ile çalışan bir sistem, halbuki Tesla hyperloop sistemini asansörlere uygulayalı 10 yıldan fazla bir süre olmuştu. Tesla diyip duruyorum, maksadım reklam değil aslında çalıştığım ve mutlu olduğum bir şirket olduğu için bu kadar değindim.

Anne ve babam ile hasret giderdikten sonra, eski usul güzel bir akşam yemeği sonrasında midem hafif isyan etse de keyfime diyecek yoktu. Babam ise yemek sonrası başladı yine eskilerden anlatmaya, vay efendim önceden sosyal medya şöyle güzeldi vay efendim önceden telefonlar vardı elimiz boş kalmazdı, ama olsun babam anlatsın ben sabaha kadar dinlerim.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

IPhone'dan neden vazgeçtim (Sürpriz kutu açılışı içerir) Video

IPhone ile geçirdiğim 8 aydan sonra vazgeçmeye karar verdim. Nedenlerine bu video da değiniyorum :

BeğenFavori PaylaşYorum yap

İsviçre'ye Gidiyoruz VLOG

Arkadaşlar merhaba,

Bu ilk VLOG'umu beğenir ve desteklerseniz lütfen beğen'e basmayı, kanalıma abone olmayı ve paylaşmayı ihmal etmeyiniz 🙂 #akış #vlog #blog

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Antrikot Nasıl Pişirilir. (Video)

Arkadaşlar merhaba,

Bu videomuzda dökme demir tavada antrikot nasıl pişirilir buna bakacağız. Ayrıca bu video da gurme konuklarımız da var. #akış #gurme #yemeiçme #yemek #inceleme

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 7 / 16

Antrikot Nasıl Pişirilir?

Yeni bir video ile karşınızdayım 🙂 #akış #yemek

https://youtu.be/3CBuO9xqS4o

BeğenFavori PaylaşYorum yap