arsenik paylaştı.

Arcade Kabini - Kendin Yap (DIY)

Merhabalar,

 

Bir suredir uzerinde calistigim projem artik bitti ve bir suredir aktif olarak kullaniyorum. Sizlere yapim asamasindaki tecrubelerimi aktarmak istedim.

 

Kullandigim Cihazlar / Malzemeler;

  • 18mm MDF Kabin Parcalari (Ben hazir temin ettim ancak ufakb bir google arastirmasi ile sizde planlari indirip bir marangoz atolyesinde kestirebilirsiniz.)
  • 18mm T-Mold Kayis kaplama (Kirmizi)
  • 2 X Arcade Jamma Joystick + Butonlar + USB kontrol kartlari
  • Raspberry Pi 3 (ve tabiki Micro SD kart)
  • Micro SD kart slotu uzatici kablo
  • 17 inc LCD Ekran (eski bir laptoptan sokuldu)
  • Universal LCD kontrolcu karti
  • 3'lu grup priz
  • 1mt serit LED aydinlatma
  • Guc Kablosu baglanti soketi / Acma Kapama Anahtari
  • 2 X 5W Hoparlor
  • 2 X Ozel Kesim Pleksiglass (On Cam ve ust aydinlatma paneli icin. Birtanesi Beyaz opak)

 

Gelelim montaj ve tecrube asamasina;

 

Bahsettigim gibi MDF kabini ben hazir kesim aldim. Turkiye'de hazir bulma sansiniz olmayabilir ancak cok buyuk bir sikinti olacagini sanmiyorum. Biraz google aramasi ile plan dosyalarina ulasip marangozhanede kestirtebilirsiniz.

Raspberry Pi ile Recallbox Kullandim. Gayet basarili sonuc elde ettim. LCD kontrolcu kartinda HDMI giris ile raspberry pi ile baglantisini sagladim. Ayni zamanda bu LCD kontrolcu kartinda hoparlor cikisida mevcut oldugu icin hoparlorleri direkt bu karta bagladim.

Kabin icine 3'lu grup priz baglayip guc baglanti soketi ve acma kapama butonunu kabin arkasina monteledim. Yani kabinin arkasina tipki bir PC kasasi gibi guc kaynagi kablosu takip butonu acmaniz yeterli oluyor. Dolayisi ile dugmeye bastiginiz anda butun cihazlara elektrik ulasmis oluyor.

Joystick baglantilari oldukca basit. Kolay soket mantigi ile tum tuslari taktiktan sonra kontrolcu kartina tek tek kablolari bagliyorsunuz. Kontrolcu karti ise USB yolu ile Raspberry Pi'nin usb portuna baglandi.

Projede en zorlandigim kisim Ekranin uzerini kaplayacak camin cerceve kisimlarini boyamak oldu. Pleksiglass'i yerine gecici olarak takip gerekli isaretlemeleri yaptiktan sonra LCD'nin oldugu yere denk gelecek sekilde maskeleme banti ile kapatip tum pleksiglass'i parlak mobilya boyasi ile iki kat boyadim. Buradaki puf nokta boyamayi arkadan yapmak gerekiyor. Dolayisiyla cerceve kismindaki boyanin arkadan gorunuyor olmasi mukemmel kaliteli gorunuyor. Itiraf etmeliyim ki bir kere hatali olcu aldigim icin komple yeniden bastan yapmam gerekti.

Ustteki isikli bolumun arkasinda hoparlorler var. onun onune ince bir plastikten kapak yapip yansitici bir madde ile kapladim ki isigi tamamen disari vursun istedim. Bu noktada ben aluminum folyo kullandim. Ardindan kabinin isik bolumunun kenarlarina serit beyaz led doseyip uzeri baskili etiketi beyaz pleksiglasa yapistirdiktan sonra montelemeye basladim. (Bu isigi 5v bir adaptorle besledim ve ayri bir on off anahtari koydum ki bazen oyun oynarken acmak istemeyecegimi dusundum.

Boyle bir ise kalkisacak olursaniz iletisime gecmekten cekinmeyin 🙂

Hoscakalin...

 

Melih

 

 

 

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 20
arsenik paylaştı.

Kuryeciler Mobil Uygulama İncelemesi

#akış #Kuryeciler

 

Ekim ayında başladığım mobil uygulama artık yayında.

Kuryeciler Freelance Kurye Sistemi:

https://kuryeciler.com/

 

Kurye Çağır Uygulaması:

https://itunes.apple.com/us/app/kuryeciler-kurye-%C3%A7a%C4%9F%C4%B1r/id1299553063?ls=1&mt=8

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.hakansoftware.kuryeciler

 

Kolayca kuryeci çağır ve kuryeni gönder

Tüm Türkiye için Kurye Sistemi

Konumunuza göre hızlıca kuryeci çağırabilirsiniz

PayTR Ödeme sistemi ile güvenli ödeme yapabilirsiniz

 

Kuryeci Uygulaması:

https://itunes.apple.com/us/app/kuryeciler-kuryelere-%C3%B6zel/id1327674308?ls=1&mt=8

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.hakansoftware.kuryecilerkurye

 

Kuryeciler Kurye Uygulamasına üye olup kuryeci olabilirsiniz.

Uygulama Tüm Türkiyede çalışacak şekilde tasarlanmıştır.

Ödemeler hesabınıza 3 İş Günü içerisinde belirtiğiniz Banka IBAN adresine aktarılmaktadır.

Komisyon oranı %20 olarak belirlenmiştir. Yani ödemelerin %80'i hesabınıza aktarılır.

 

Uygulama tanıtım/reklamını yapabilecekler yorum atabilirler yada Skype dan ekleyebilirler.

Skype: miragessee

 

Özel Teşekkürler:

@erginbilgin @brave @ozgurg @ozcanm @e-t @anile

Şirketin kurulmasında payı olan @hamitozlu 'ye de teşekkürler

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 9 / 32

Sony MDR-XB450AP Extra Bass Kulaklık

Merhabalar,

Bugün, Sony MDR-XB450AP kulaklığına ilişkin birtakım kişisel görüşlerimi belirteceğim. 3-4 aylık bir kullanımım olduğundan incelemeyi o süreye göre değerlendirmenizi öneririm.

Teknoseyir incelemesi için: Sony MDR-XB450AP kulaklık incelemesi

Ergonomi ve Uzun Süreli Kullanım

Kulaklık kablosu şekil olarak daha önce karşılaşmadığım bir şekilde. Tasarım olarak hoşuma gitti. Dış görünüş olsun kullanım olsun kablodan yana bir sorun olmadı. Görünüm itibariyle bazı birleşim noktalarındaki boşluklar dışında kolay kolay eğilip büküldüğünde göçecek gibi durmuyor. Ama kulaklık kablosu bana biraz kısa geldi. Gerçi bu kısalık daha önce kullandığım kulaklık kablosunun diğerlerine oranla daha uzun olmasından da kaynaklanıyor olabilir.

Kulaklık bölümünün sağa sola oynar olması güzel kulağa uyum sağlıyor. Kulaklık bandı bana biraz ince geldi. Görünüş itibariyle ince ama kızaklı yapısını beğendim. Esnek olması bayağı avantajlı. Yoksa bir çıtırtıda giderdi. Öyle değil.

Dış görünüşünden genel itibariyle memnunum. Ama kulaklık, türü itibariyle kulak üstünde kaldığı için yarım saat, bir saatlik kullanım gibi durumlarda kulaklarımın rahatsızlığını hissediyorum. Bu belki alışılmadığı için böyle olabilir. Kulak üstü(kulağı içine almayan üstünde kalan) kulaklık türünde cihaz deneyip de memnun kalanlar için bu bir sorun değil ama varsa böyle bir sıkıntısı olan uzak durmalı. 

Ses

Bass türünde güzel ama tok bir ses gibi değil. Yumuşak ve yayılmış haliyle yer alıyor. Müziği geride bırakmıyor bu açıdan güzel ama yumuşak ve dağılmış bir bass olması benim hoşuma gitmiyor. Bass diye kulaklık hafiften titriyor, güzel. 🙂 Ama böyle şeyler işin süs kısmı bence. Kulak içi olmadığı için bir şeyler nedense hep eksik kalıyor.  Ama çok daha düşük kalitede bir ürün kullanıyor ve bass için bunu almayı düşünen biriyseniz kesinlikle alabilirsiniz sizi tatmin edecektir.

Bu seviyede veya biraz altında olduğunuzu düşündüğünüz bir kulaklığınız varsa ve bass beklentiniz varsa bu kulak bu seviyesiyle sizi tatmin etmeyecektir bunun yerine aynı seviyede veya daha üstü bir kulak içi kulaklık öneririm. Ben genel olarak kulak içi kulaklıkların bu konuda daha başarılı olduğunu düşünüyorum. Yok kulak içi olmaz diyorsanız XB950AP varmış. Onun nasıl bir şey olduğunu öğrenmek lazım. 🙂

Mid için iyi diyemem. Daha kalitelisini diğer iki kulaklığımda da (Audio Technica Ath-T200, Audio Technica CKS77X) duydum. Sanırım bu kulaklığın en kötü yanı midleri. Fazlasıyla geri planda kalıyor.

Tiz açısından güzel. Çoğu kadın vokalleri cızırtısız geliyor.

Genel itibariyle bass ve tiz açısından memnun edecek bir ürün. Kulak üstü sevmeyenlerin uzak durması gereken ama malzeme kalitesi açısından ve kulaklığın esnekliği açısından rahat bir ürün.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Audio-Technica ATH-T200 (Güncel İnceleme)

Merhabalar,

Bugün sizlere 2 seneden uzun süredir kullandığım Audio Technica ATH-T200 kulaküstü kulaklık incelemesini tekrardan yapacağım çünkü ilk incelemem üstün körü bir incelemeydi. Ona inceleme denirse tabii.

Cihaz bana 6.3 mm ek jack adaptörü ile geldi. Empedans değeri 40 ohm olduğu için bilgisayarın besleyemediği söyleniyor ama bu konularda fazla bilgim olmadığı için bir şey diyemeyeceğim.

Ergonomi ve Uzun Süreli Kullanım

Kulağı kaplayan yapısını ben daha çok sevdiğim için bu yönüyle kulağı kaplamayan kulaklık modellerine göre uzun süreli kullanımlarda daha rahat bir izlenim bırakıyor. Kulağı kaplamayan kulaklıklar 1 saatten uzun süreli kullanımlarda kulaklarda ağrıya sebep oluyor. En azından bende durum bu. (Sony MDR-XB450AP)

Uzun kullanımda kulağı kapladığı için terleme olabiliyor varsa bundan rahatsız olan uzak dursun ama bu benim açımdan bir sorun olmadığı için eksi bir yan olarak değerlendirmiyorum.

Sıcak soğuk hava değişiminden midir nedir bilinmez ama kafa bandı malzeme kalitesi olarak kaliteli gözükse de hassas. 6 aylık düzenli kullanım sonrasında kafa bandı bir taraftan kırıldı. Benim gibi sert kullanıcıysanız dikkat etmelisiniz. Neyse ki japon yapıştırıcı-karbonat karışımı ile eskisinden daha dayanıklı oldu. 😀

Şimdiye kadar gördüğüm en uzun kulaklık kablosu. Özelliklerini hatırlamıyorum ama göz kararı 3 metreden uzun bir kablo fazlasıyla mutlu edici. Odada bir köşeden bir şey almak için çıkartmaya gerek yok. 😀

Kablo uzun olmasına uzun ama narin gözükmekte. İyi bakılmazsa üzecek gibi duruyor ama 2 senedir de kablodan tutup yer değiştirdiğim oldu. Bu güne kadar kablodan yana hiç problem olmadı. Bazı şeyler göründüğü gibi olmuyor sanırım. Mesela kafa bandı ile tezat bir durum buradaki olay.

Ses

Kulaklık içerisinde geçen cihazların sesini hasarlı da olsa veriyor. Derinden gelen sesleri yok etmeden vermekte. Bu çok önemli.

Bass kulaklığı arayanlara uygun bir kulaklık değil. Bass veriyor hatta fena da vermiyor ama yine de bass tutkunlarını doyurucu bir bass yok ortada. Yumuşak tonu var kulaklığın. Bass veriyorum diye bangır bangır titretmiyor.

Midler fazlasıyla başarılı.

Tizlerde de iyi ama yeterince iyi olduğunu söyleyemem. (En azından benim bilgisayarım için) Son ses tizlerde cızırdama yaşıyorum. Cihazın empedans değeri yukarıda belirttiğim gibi yüksek olduğu içindir belki de cızırtı yaşama sebebim.

 

Kulaklıkla ilgili eski incelemeye buradan gidebilirsiniz.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 5
  • arsenik @sha-2

    @orcun Yok benim acelem var diyorsanız 😀 mid için en iyisi bu. Bass için kulakiçi tercihim daha baskın ki o cks77x. Tizlerde ath t200 ile mdr xb450ap arasında aşırı olmasa da fark var. Tizlerde Sony xb450ap önde. Ama henüz kulakiçi ile Sony'i tiz açısından kıyaslamadım. Cks77x tizde sürpriz yapabilir.

  • arsenik @sha-2

    @orcun Ayakkabı muhabbetine kesinlikle katılıyorum. Yenisini tadınca eskisi öğk leş geliyor. Bu dac mi diyorlar küçük kulaklıklar için amfi mi ne mp3 çalarlar falan varya bende onlardan almayı düşünüyorum pek yakın olmasa da önümüzdeki zamanlarda 😀 müzik ruhun gıdasıdır. Geri dön sahalara 😀

  • arsenik @sha-2

    @orcun Sony CKS karşılaştırmanız benim için aynı şekilde alt modellerinde geçerli. Ama ben yumuşak değil gümbür gümbür olanından hoşlanıyorum. 🙂

  • arsenik @sha-2

    @orcun Şu kulaklık maceralarını blog olarak yaz roman gibi okuyalım. 😀

arsenik paylaştı.

Linux Mint 18.1 Cinnamon İncelemesi-Standart Kullanıcı

Başlığa tıklayıp görüntülerseniz Youtube videosu da görünecektir;Doom ile ilgili.

Herkese merhaba.Yaklaşık iki sene önce tam manasıyla kullanmayı kafaya koyduğum Linux tabanlı işletim sistemleri için inceleme yazmak bugüne kısmet oldu.Umarım sıkılmazsınız okurken.Neredeyse aklıma gelen her yanına değinmeye çalışacağım çünkü.Önce Mint 17 ile başladım,şu an 18.1 kullanıyorum.

Daha öncesinde ne olur ne olmaz diye tuttuğum Windows bölümünü ise uzun zaman önce sildim.Peki benim kullanım senaryom nedir? Yaptığım şeyleri özetleyeyim.

İnternette gezinti,ofis uygulamaları,video editleme ve çok nadirde olsa render almak,oyun oynamak(sistem el verdiğince),Guitar Pro tabları ile uğraşmak,bolca multimedya içerik tüketmek şeklinde.Yani standart bir kullanıcıyım özetle.Peki sistem ne?

 

Orta-alt seviye bir bilgisayara sahibim.Emektar masaüstünü sattım,elimde sadece laptop var.Kısmetse bir ara yeni bir masaüstü toplamak istiyorum ama konumuz bu değil.

Sistem özellikleri:

Core i5 480m 2.66 Ghz işlemci

2x2 gb ddr3 1066 mhz ram

Intel Ironlake Gpu

İsteyene terminal üzerinden:

 

Sürücüler:

Linux'a geçen kullanıcıların en büyük sorunu en başta driver yüklemesi olur.Zira Windows'ta donanım üreticisinin sitesine gidip wi fi sürücüsünden ekran kartına,klavyede bulunan hotkeyin çalışması için programdan tutun ses sürücülerine kadar indirmeniz gerekebiliyor.Windows 10'da bu azalmış olsa da halen devam ediyor.

Linux Mint'i kurdum ve her şey çalışır vaziyetteydi.Ses,ekran kartı,wi fi,hotkey vs vs.

Linux ortamının size sunduğu iki çeşit sürücü var.Biri açık kaynak,diğeri sahipli diye de bilinen kapalı kaynak.Sürücüleri sistemin içinde bulunan Sürücü Yöneticisi kısmından görebilirsiniz. Benim kullandığım Intel Gpu'da ise tek seçenek açık kaynak,zira Intel zaten kendisi böyle bir yol izlemiş en başından beri.Aynı zamanda AMD ve Nvidia açık kaynak sürücüleri de yüklü gelir,isterseniz kapalı kaynak olanları da kurabilirsiniz.

Her neyse,sıra gelmişti yazıcıya.Yazıcım Brother HL-1211 W,lazer yazıcı.Usb girişinden bağlantıyı yaptım,o da ne?Yazıcı bulunuyor dedi,bir kaç yükleme yaptı hızlıca.Anında yazıma hazır hale geldi.Hala sürücü kurmak nasip olmadı.

Tarayıcılar:

Şimdi gelelim tarayıcılara;Firefox hazır geliyor içinde ancak ben beğenmiyorum.Bence çok yavaş,Windows'ta da böyleydi.Sadece Opera ve Chrome indirmek için kullandım.Sitelerinde .deb dosyaları var,aynı .exe gibi çift tıkla yüklüyorsunuz.Bu kadar.Ha her uygulamada durum böyle değil.Terminale girmeniz gerekiyor.Öreneğin,Kdenlive video düzenleyici.

Download

Ubuntu yazan yere tıklıyoruz,zira Mint Ubuntu tabanlı.Yapacağımız şey şu üç komutu terminale sırayla kopyala yapıştır yapmak.

sudo add-apt-repository ppa:kdenlive/kdenlive-stable
sudo apt-get update
sudo apt-get install kdenlive

Terminalin öcü olmadığını anladım ve bir yerden sonra keşke hepsi böyle olsa dediğiniz bile oluyor.Zira bazen manuel kurulumlar gerekiyor ve .deb paketi olarakda bulunmuyorlar.İşte bu gibi durumlar uğraştırıyor.İçindeki yönergeleri okursanız yaparsınız ancak ppa varken onunla uğraşmak büyük eziyet.

Oyun:

Öncelikli kaynağım Steam.Steam'in sayfasından yine .deb paketini indiriyoruz ve kuruyoruz.

Torchlight II,CrossCode,Mount&Blade Warband,Football Manager 2016,Hotline Miami oynuyorum.

Steam'de bulunan Linux uyumlu oyunlara buradan bakabilirsiniz.

http://store.steampowered.com/search/?sort_by=Reviews_DESC&tags=-1&os=linux

 

İkinci kaynağım ise GOG.COM'un Drm Free oyunları.Bunlarda native Linux uyumlu.Örneğin;Darkest Dungeon'ı bu şekilde oynuyorum.

Üçüncü ve arada bir benim de başvurduğum yol ise Wine.

Bildiğiniz gibi Windows için yazılımış uygulamaları çalıştırmaya yarıyor.Her oyun veya programı çalıştırmıyor;bunun sebebi ise DirectX implementasyonlarının daha tamamlanmamış olması.DX9 implementasyonları bitti,bu yüzden en azından DX9 kullanan oyunlarda pek sorun yaşamazsınız.Bu şekilde yüklediğim iki oyun var;birisi Call of Duty 2,diğeri Simcity 3000.İkisi de sorunsuz çalışıyor.Ha olay api'da bitiyor.DirectX Windows tekelinde olduğu için bu böyle.Örnek için Vulkan ile çalışan DOOM 2016 Ubuntu üzerinde.

 

Torrent:

Bir sürü alternatif var.Ben Deluge kullanıyorum,içinde gelen Transmission'u beğenmiyorum.

Ofis uygulamaları:

Libre Office kullanıyorum.Herhangi bir eksiğini görmedim,gerçi kullandığım kısmı Writer(MS karşılığıOffice'in Word'ü)olduğu içinde olabilir.

Kullandığım programların listesi:

Kdenlive

Blender

Handbrake

VLC Media Player

Clementine Music Player

Chrome,Opera

Deluge

Steam

Wine

Ace Stream

Team Viewer

Kodi

Spotify

Tux Guitar

Handbrake

 

Özet:

Performansını gayet iyi buluyorum,sistem taş gibi.Windows'ta arayüz saçmalamaları,bir anda disk kullanımının ve cpu'nun tavan yapması(temiz ve lisanslı kurulumda)gibi sorunlar beni bezdiriyordu.

Linux'ı kullanmak için usta olmaya falan gerek yok.Sadece düzgün bir İngilizce seviyeniz olması yeterli.Bulamayacağınız şey yok bu sayede,Türkçe kaynaklar çok kısıtlı olduğu için İngilizce şart.Takıldığınız noktalarda da Linux forumlarından yardım isteyin.

https://forum.linuxmint.net.tr/

İnceleme berbat oldu ama sorularınız olursa elimden geldiğince yanıtlamaya çalışırım.

Edit:Aslında berbat olmamış inceleme ama ilk baştaki düşüncelerim 'baştan savma oldu sanki' olduğundan o ifade de dursun. 😀

 

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 7 / 15
  • smtsvndi @smtsvndi

    @tramp Okuyanlar ne diyor bunlar desin işte 😀

  • Housedakitopal @housedakitopal

    @smtsvndi Edit geçeceğim,ne diyor bunlar demesinler diye ayarlayarak 😀

  • Muhammed Yasin Özsaraç @harnapazade

    Güzel bir inceleme olmuş kardeşim eline sağlık. Ben şahsi olarak Gnome arayüzü sevdiğim için Mint de Gnome arayüzü olmadığı için şu an Zorin OS kullanıyorum.

  • Anıl Gökmen @anil-gokmen

    mint'i 16 dan17.1 versiyonuna kadar kullandım. genel olarak fena değildi. kendi yaptıkları cinnamon hoştu. fakat iso skandalından sonra babama eski masaüstünde rahat kullanması için elementary kurdum kesinlikle daha çok beğendi. kendim unity arayüzünü çok beğendiğim için ubuntu kullanıyorum uzun zamandır. (çoğunluğa unity garip gelse de)
    gerçi bu aralar ana makinemde bir kaç oyun için win10 kurdum şu anda ondayım ve kesinlikle bariz performans ve özgürlük farkı var.
    firefox eklentilerimin bir kısmı windows firefoxda çalışmıyor.
    makinenin açılma süresi hazır olma durumu çok farklı, uykudan çıktığında bile belli oluyor.
    neyse klasik win v.s. yapmayayım.
    kullandığın programlar içinde benim de beğenerek kullandığım bazı programlar var.
    Clementine benim için en güzel müzik programıdır.
    transmission-qt aşırı temel olduğu için beğenmediğini düşünüyorum. ben de ilk başta deluge yüklemiştim fakat kullanırken hiç bir şeyi değiştirmediğimi fark ettiğimde torrent programını içinden ne çıkarsa bahtıma diyerek her yeni os kurduğumda ne varsa onla devam ettim.
    VLC, Steam, Kodi olmazsa olmazlarım benim de.
    fakat firefox fikrinize katılmıyorum. yüklediğiniz eklentilerle alakalı olabilir mi? çünkü opera için bir şey diyemem birbirine yakınlar fakat kesinlikle ben chromedan aynı rahatlık ve performansı alamıyorum. gerçi bunda firefox kısayollarını aşırı kullanmam da etkili büyük ihtimalle.
    driverlara gelince şu ana kadar ubuntu ve ubuntu kökenli tüm sistemlerde hiç driver problemi yaşamadım. (ubuntu, lubuntu, mint , lxle, elementary kullandım.)

    dipnot: linuxtaki en büyük sıkıntım skype windowstaki kadar kullanışlı gelmiyordu kişi listesi ve konuşmalar ayrı açılıyordu falan, win10daki yeni skype ise hem bariz açılması falan anlık değil hem de o kadar itici geldi ki linuxtaki skype daha hoş gelmeye başladı.

arsenik paylaştı.

Sıkıştırma Formatları ve Yazılımları karşılaştırması.

Favori sıkıştırma formatınızı sorgulamaya hazır mısınız ?

Merhaba arkadaşlar.
Hepimizin arşivlemek veya sıkıştırmak için kullandığı sıkıştırma formatlarıyla ilgili karşılaştırmalı test yapıp en iyi sıkıştıranını tercih etmek istedim. Test sonuçlarını da sizlerle paylaşmak istiyorum.

Fazlasıyla sıkıştırma formatı var. Bunlardan en iyi ve popülerlerini seçtim. En iyi olmasının yanında herkesin kullanımına da uygun olması önemli. Sıkıştırdığınız dosyayı arkadaşınız açamayabilir aksi takdirde. Tabiki daha iyi sıkıştıran ve "geri dönüş garantisi" vermeyen sıkıştırma tipleri de var. Bu testte sürekli kullanılabilecek güvenilir formatları test ediyorum.

Testlerini yaptığım formatlar

ZIP : Kullanılan en popüler sıkıştırma formatı. WinZIP i anabiliriz tam da bu kısımda. (Bilmeyeni dışlayalım) 256-bit kriptolama ile dosya şifreleme yapabiliyor.

RAR : ZIP den daha iyi sıkıştırdığını iddia eden ve Windwos cihazlarımızda genelde WinRAR ile kullandığımız (ki kendisi formattan sonra yüklenmesi neredeyse zorunlu olan bir programdır) sıkıştırma biçimi. 128-bit kriptolama ile dosya şifrelemesi sağlanabilir.

7Z : LGPL lisanslı ve iddiası yüksek bir sıkıştırma formatı. 256-bit kriptolama ile dosya şifrelemesi sağlayabilir ki bu RAR formatına karşı büyük bir avantaj.

ARC : Daha önce duymadığım fakat sıkıştırma oranının yüksekliğinden dolayı tavsiye edilen bir sıkıştırma formatı.

Sıkıştırma işlemleri formatın desteklediği en yüksek düzey kullanılarak yapılmıştır.
5 kategoride test gerçekleştirdim ve sıkıştırma oranlarını baz aldım. Kategoriler,
Video, fotoğraf, müzik, belge, 3B dosya.

-Belge: İçerisinde 23 PDF olan iki klasör
Orijinal boyut : 13.3 MB
ZIP : 8.95 MB
RAR : 8.46 MB
ARC : 7.81 MB
7Z : 7.74 MB

-3B Dosya: 2016/10 gündeminde geçen Nefertiti'nin taranan 3B koordinat dosyası. Dosya uzantısı .obj
Orijinal boyut : 68.4 MB
RAR : 19.3 MB
ZIP : 17.1 MB
ARC : 14.3 MB
7Z : 14.2 MB

-Fotoğraf: 21 .jpg fotoğraf içeren bir klasör.
Orijinal : 51.3 MB
ARC : 48.5 MB
RAR : 48.0 MB
ZIP : 47.9 MB
7Z : 47.9 MB

-Müzik : 22 .mp3 dosyası yer alan bir klasör
Orijinal : 57.9 MB
ARC : 57.7 MB
7Z : 57.1 MB
ZIP : 57.0 MB
RAR : 57.0 MB

-Video : x265 kodekli 3 .mkv dosyası içeren bir klasör
Orijinal : 640 MB
ZIP : 609 MB
ARC : 602 MB
RAR : 597 MB
7Z : 596 MB

Sonuç: Sıkıştırma oranlarında görüldüğü gibi en başarılı .7Z formatı. Sadece müzik formatında en iyi olamadı fakat binde birlik bir fark bunu başarısız yapmaz. Gerek ZIP gerek RAR gerekse ARC ın üstün ve kötü olduğu yerler var. Fakat 7Z hepsinde büyük başarı gösteriyor. Bundan sonra RAR formatını bırakıp tüm sıkıştırma ve arşivleme işlemlerimi 7Z formatıyla kullanmaya başlıyorum.

Formatımızı seçtik. Sıra yazılıma geldi. 7Z nin kendi 7-ZIP programı mevcut
http://www.7-zip.org/

Bunun dışında PeaZip programı da ilgimi çekti.
http://www.peazip.org/

PeaZip in diğer yazılımlardan farkı .ARC formatını da desteklemesidir. Tek bir programla sıkıştırma işlerinizin hepsini halletmek için PeaZip mükemmel bir tercih. Zaten WinRAR ın da bu formatlardan sadece RAR ve ZIP i desteklemesi ve yazılımın ücretli olması başta elememizi sağlıyor.

7-Zip ve PeaZip in .7Z sıkıştırma performansını karşılaştırdığımda tamamen aynı sonucu aldım. Çünkü asıl işi yapan zaten 7-Zip in kütüphanesi ki PeaZip de bunu kullanıyor.
PeaZip in Linux de de güzel bir arayüz sunması beni memnun etti.

Testler neticesinde önerim şu şekildedir.
.7Z sıkıştırma formatını kullanın. Hem şifreleme hem sıkıştırma açısından popüler olanların içinde en iyi tercih.

Yazılım tarafında 7-Zip veya PeaZip aynı işi layıkıyla gerçekleştiriyor. Linux tarafında da kullanacaksanız PeaZip daha iyi bir tercih olacaktır.

RAR formatını ve ücretli olmasının yanında az format destekleyen WinRAR yazılımını bırakmanın zamanı geldi artık.

Ekleme: @ufkabakan 'ın yorumu ve eleştirisi üzerine 7Z ve RAR5 karşılaştırması da yaptım. Aşağıdaki yorumdan da okunacağı gibi buraya da yazıyorum test sonuçlarını.

-----
İşlemleri gerçekleştirdim. Dosya adlarını ve byte cinsinden boyutlarını sıralıyorum.
7Z ve RAR5 kıyaslaması yaptım. Her ikisinde de Solid Archive açık.
Dictionary Size olarak 7Z için maksimum 128MB ayarı var.
Bu değer RAR5 de 1024MB imiş. Bu yüzden 7Z için 128MB RAR5 için hem 128 hem 1024MB değerlerini kullandım.

-Belge
RAR5-1024MB-Solid.rar 8287386
RAR5-128MB-Solid.rar 8287386
7Z-128MB-Solid.7z 8126472

-3B Dosya
RAR5-1024MB-Solid.rar 20427926
RAR5-128MB-Solid.rar 20427926
7Z-128MB-Solid.7z 14926536

-Fotoğraf
RAR5-1024MB-Solid.rar 50398721
RAR5-128MB-Solid.rar 50398721
7Z-128MB-Solid.7z 50315434

-Müzik
7Z-128MB-Solid.7z 59954585
RAR5-1024MB-Solid.rar 59849776
RAR5-128MB-Solid.rar 59849776

-Video
7Z-128MB-Solid.7z 625271724
RAR5-128MB-Solid.rar 622306810
RAR5-1024MB-Solid.rar 621889400

Sonuca bakıldığında Müzik kategorisinde zaten RAR biraz daha öndeydi.
RAR5 farklı olarak RAR dan 0.2MB daha fazla alan kazandırdı.
Önceki testte sıralamayı değiştirecek tek fark Video klasmanında oldu.
RAR5 7Z den 3.22 MB daha az yer kapladı. bu da binde 5.41 lik bir değişime karşılık geliyor.

Yazı temelli dosyalarda 7Z hala RAR ve RAR5 e göre %26 ya kadar daha fazla boş alan sağlıyor.
-----

#akış #7z #7zip #peazip #rar #zip #arc

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 40

Audio Technica ATH-T200

Geçen hafta D&R'dan sipariş verdiğim Audio Technica ATH-T200 kulaklığım bugün elime ulaştı.

Diğer kulaklıklarımın yanında bu ürüne ait dikkatimi çeken ilk ses farkı ara sesleri çok belirgin hissettirmesi. Birçok yerde Bass konusunda yeterince iyi olmadığı söyleniyor ancak bu yeterince terimi de tam anlamıyla bass kulaklık arayanlar için geçerli izlenimi bıraktı bende. Tiz ve midler konusunda başarılı olduğu söylenen bu üründe FLAC birkaç parça denedim hemen. Tabii ki kalitenin göstergesi ile son seste vokal kadın seslerinde hiçbir kayıp yaşanmadı. 🎃 İkinci bir farklılık da son seste dahi dışarı çok az ses sızdırması. Her ne kadar dışarı ses sızdırdığını söyleyen bayağı bir kitle var olsa da şu an inanılmaz güzel gözüktü gözüme. 😀

Gönlümde cks90 yatıyordu(onu da alacağım inşallah) ama neye niyet neye kısmet. İleride gönlümüzde yatanlara da sahip olmak dileğiyle...

BeğenFavori PaylaşYorum yap

FlicFlac Ses çevirici

FlicFlac, açık kaynak kodlu sisteme kurulum gerektirmeyen (portable) ücretsiz farklı müzik formatlarında Flac, Ape, Wav, Mp3, Ogg formatlarına ve birbirlerine dönüştürme aracıdır. Çok pratik format çeviricilerden biridir. Dönüştürmek istediğiniz dosyayı resimdeki drag yazan yere sürükleyip bırakabilirsiniz ya da o bölümün üstüne tıklayarak çevirmek istediğiniz dosyayı seçebilirsiniz.

Desteklenen formatlar
WAV to FLAC · WAV to MP3 · WAV to OGG · WAV to APE
FLAC to WAV · FLAC to MP3 · FLAC to OGG · FLAC to APE
MP3 to FLAC · MP3 to WAV · MP3 to MP3 (bitrate change)
MP3 to OGG · MP3 to APE OGG to FLAC · OGG to WAV
OGG to MP3 · OGG to APE APE to FLAC · APE to WAV
APE to MP3 · APE to OGG

Belirli kalitelere göre istediğiniz kalite formatında çeviri gerçekleştirebilirsiniz. Örnek vermek gerekirse Flac dosya atıp çok kolay bir şekilde 320kbps(CBR 320), 192kbps (CBR 192), farklı bitrate değerlerinde vbr formatlara çevirebilirsiniz. VBR= Variable Bitrate(Değişken bitrate) CBR= Constant Bitrate(Sabit bitrate)

Programı anasayfasından indirebilirsiniz.

http://www.sector-seven.net/software/flicflac

Kaynak: http://www.birbit.net/yazi/flicflac-ses-ceviricisi/

İçerik bana aittir.

#AçıkKaynak #sesçevirici

BeğenFavori PaylaşYorum yap