Hasbelkader bir e-ticaret işine gireyim dedim. Akıllı saat powerbank tarzı ürünlerle. Ülkenin e-ticaret için hazır olmadığına kanaat getirdim. Her şey tüketiciden yana internet alışverişlerinde . Gördüğüm ciddi sorunlar şunlar. Belki niyetlenen olur diye yazayım buraya dedim. Bunları bilerek girsin.
1-Ürünleri USD olarak alıyorsun, kur sürekli yukarı gittiği için hiçbir zaman sattığını yerine koyamıyorsun.
2- Ürünü satıyorsun , ürün kullanıcıya ulaştıktan ortalama 1 ay sonra hesabına TL olarak geliyor . Yani 500 tl ye sattın kullanıcı bunu iade etmezse paranı 1 ay sonra alabilirsin. Şu anki 500 TL ile 1 ay sonraki 500 tl eşit değil. (HB de 28 gün Trendyol da 21 gün )
3-Müthiş şekilde art niyetli insanlar var. Seninle aynı ürünü satıp zarar etmen için uğraşanlar var. Ürününü sipariş ediyor ürün henüz teslim edilmeden vazgeçtim diye iade talebi oluşturanlar var. Şu an 30 tl kargo. Git gel 60 tl zarar ürün başı. Temmuzda %50 zam gelecek kargolara bildirim yapıldı 50 tl olacak git gel 100 tl zarar.
4-Ürün arızalı ise iadesinde sorun yok satıcı zaten kabul ediyor. Fakat öyle bir kitle var ki kalitesini beğenmedim, beklediğim gibi değildi, vazgeçtim gibi bir sürü saçma sapan gerekçeyle ürünü alıp birkaç gün kullandıktan sonra iade ediyorlar . Ürünün hem ambalajı açılmış oluyor, hem gidiş hem dönüş kargo parası sana zarar olarak yazıyor. Üründe sorun olmadığı için tekrar satışa sunmak zorundasın ürünü sen de iade edemezsin. Bu sefer yeni yolladığın adam bana işte jelatini olmayan ürün geldi diye arıza çıkarıp iade etmek istiyor .
5-Pazaryerleri devasa komisyon alıyor. Senin bin bir türlü emek para bağlayarak aldığın, sattığın üründen %15-20 civarında komisyon alıyor. Bu yetmiyor hizmet bedeli istiyor . Bazan ara dönemlerde 10 a 7-8 e çekiyor ancak o zaman satıcı fiyatları indirebiliyor .
6-Alıcı alacağı ürünü araştırmıyor ve ucuza aldığı üründen tam performans bekliyor . Düşünün bir saat satıyorsun 600 tl fiyatı bunu 6.000 tl lik saatle karşılaştırıyor. İşte bağlantı koptu bildirim gelmedi vs. Kardeşim sorunsuz bir alet istiyorsan beden gidip 6.000 tl ye ürünün orijinalini almıyorsun. Üründe sıfır sıkıntı olsa orijinali ile birebir aynı performansı verse 6.000 tl verenler salak mı ? Elbette f/P olarak bakman lazım.
7-Pazaryerleri tüketici mahkemeleri hep müşterinin yanında. Hem de haksız şekilde. Sen muz sipariş edersin sana kayısı gelir iade edersin hakkını alırsın. Ama muz istemişsin muz gelmiş . Ürünün marka modeli belli. YouTube üzerinde onlarca inceleme var. Buna rağmen yok vazgeçtim demek ürünün orijinal ambalajını açıp özensizce iade etmek kul hakkı bence. Bu tarz insanlar yüzünden karı geçtim zarar yazıyorsun.
8-Kar marjlarını çok düşük bırakmak zorunda olman. Çünkü çok aşırı rekabet var. Arama bölümüne yazınca istediğini aynı üründen onlarca çıkıyor. Tüm satıcılar birbirinin önüne geçmek için cüzi karlarla iş yapmaya çalışıyor. Sürümden kazanayım diyor. Ciddi anlamda diyorum sattığın ürün iade olunca hele ki tekrar satamayacaksan onun açığını kapatmak için aynı üründen 15 tane satman gerekiyor . İadeyi reddedince mağaza puanın düşüyor alıcı gelip saçma sapan yorumlarla mağazanı lekeliyor . Yeni alış veriş yapacakları da engelliyor . Yorum özelliğini satıcıya karşı silah olarak kullanıyor. Rakipler bile seni lekelemek için ürün alıp saçma sapan yorumlar yapıyor. Bir tanesi elimde hiç olmayan hayatımda hiç görmediğim bir ürünü yolladığımı iddia etmişti yorumda . A ürününü almış, sözde ben ona B ürününü yollamışım . Lan benim stoğumda B ürünü yokki o ürünü hayatımda hiç görmemişim nasıl yollarım sana? Git barı A ürünü yerine salatalık geldi de o daha makul. Evde en azından salatalık var.
Uzatılabilir liste. Ha para kazanılır mı . Eğer demir gibi sinirlerin varsa tüketiciye acımadan hareket edeceksen, gelen iadeleri kabul etmeme için özel gayret göstereceksen bir ihtimal. Daha ne hikayeler var da yazı uzadı.
Ülkece dünyada bilinmiş bir markanın ürünlerini satacaksan o ürünleri ucuza tedarik edebilmen lazım. Düşün diyelim apple garantili Apple Watch satacaksın . Şu an 13.000 tl sanırım bunun piyasa satışı. %15 Trendyol ben alırım der 1.950 tl . Devlet bana da ver bir sakal der %18 alır. Kargo abi bana yok mu der alır 50 tl . Şimdi 13.000 tl ye satacağım bir ürünü benim 10 bin civarında almam gerekir . Bu da belki Teknosa ya da büyük satıcılar için mümkün ama basit firmalar için çok zor. 10’bine aldın diyelim 100 adet alsan stoğuna 1 milyon tl bağlamak demek. Ne kadar satış yapacaksın ki bunu bağlayasın. Az alırsan zaten tefarikçi yüzüne bakmıyor. 1 m bağladın bir ürüne ondan kazanma ihtimalin olan para bankaya faize koysan bu parayı kazanacağının yarısı bile değil hem de sıfır sıkıntı ile. Vay paketle kargoya ver iade etti etmedi şuydu buydu.
İşin bir de garanti servis boyutu var ki o da ayrı bir hikaye.
Şu an bırakmadım henüz ama mantıklı ve sorunsuz bir ürün olmadıkça sanırım bırakacağım. İadesi çok az ve satılan bir ürün olmalı. Mümkünse ülkede servisi olan bir ürün olmalı. Müşteri işte saçma bir sıkıntıyla gelince servise git kardeşim diyebilmelisin.
İşte bilinen bir markanın disbirütörü olsa direk aracı olmadan ürünlerini satabilsen makul şekilde maliyetlenip başın daha az ağrır.
Mevzu uzadı ama böyle durum 🙂

Katılıyorum sana @orcun teknoloji hastalığım var anladığım sektör olsun en azından demez olaydım. Don satsan daha mantıklı en azından iade edemez kullanıp . Ya ürün skalasını değiştireceğim ya da bırakacağım sürdürülebilir bir durum değil bu
Bileklikte iade yok mu?
Sanki sistem çok iyi para getiriyormuş gibi eğitim verip para kazanmak daha mantıklı 😆
@orcun Bilmiyorum valla kişisel ürün satıcılarına sormak lazım onlara neler geliyor 🙂 Bir arkadaşım dedi ki tekstil ürünü alırken bütün bedenlerini alıyorum hangisi olursa o kalıyor diğerlerini iade ediyorum. Aldığı üründen satıcı diğerinin iade kargo parası kadar kar ediyordur muhtemelen. Ama tüketici hakları işte.
@tongyabguhan34 tüketici için her şey çok güzel. alıyorsun malı bakıyorsun açıyorsun kutuyu inceliyorsun kullanıyorsun hoşuna mı gitmedi sıfır kesinti ile ve kargo masrafı dahi olmadan gönder gitsin. ha zahmet edip kargoya gitmen lazım . eğer HB den aldıysan ona da gerek yok. hepsijet gelir evden alır iadeni .
Gördüğüm kadarı ile ilk madde hariç kalan tüm durumlar diğer ülkeler için de geçerli. Belki Çin muaf tutulabilir ekstra devlet destekleri vs sebebi ile. Ama bunca şeye rağmen bu sektör yıllardır dönüyor. Pazar yerleri duruyor. Satıcıların büyük çoğunluğu devam ediyor. Belki de farklı kategoriden ürünleri denemek gerekli.
@sawgent amazon üzerinden diğer ülkelere satış yapan arkadaşlar var bizdeki gibi yozlaşmış bir durum yokmuş. Ben bu işe ek iş olarak girdim belki asıl işim bu olsaydı çaresizlik nedeniyle katlanmak zorundayım derdim. Elbette para kazananlar vardır sektörden ama sektörün gerçeklerinı kısaca özetledim. Söylediklerimde fazla yoktur eksik vardır. Zor bir sektör , ha doğru ürünü bulup güzel bir noktaya getirebilirsen para kazanırsın ama noktaya ulaşmak kolay değil
@fikri marka tescilim var
İade politikasını ben de yanlış buluyorum. Bana saçma geliyor 14 gün koşulsuz iade olayı. Arıza ayıplı mal vs. durumlarını elbette harici tutuyorum da, "beğenmedim", "vazgeçtim" vs. bunları ben bi tüketici olarak hak görmüyorum, hakkaniyetli bulmuyorum. Tembel bi tüketici kitlesi var bizde. Adam alacağı ürünü araştırmaktan aciz, alıyor atıyorum TV sehpası diye, "bundan TV çıhmadı buneamugagoyum" diye elli yere şikayet edip iade ediyor. Lan geri zekâlı, sen bu zamanda hangi bahaneye sığınıp aldığın ürün hakkında bilgi gözden kaçırabiliyorsun?? (bilerek hatalı bilgi giren e-ticaret çakallarını ayrı tutuyorum). Özetle bu toplumda suistimal bir kültür, o sebeple fazladan verilen tanınan her hak uzun vadede bir grup masumun sırtına feci binen bir yüke dönüşüyor. İstemezük anam fazladan hak falan, mevcut evrensel kabul görmüş haklarımızı korusun yasalar gerisi bu millete fazla.
@alipektas tam olarak böyle. bir de adam misal saati telefonla eşleştiremiyor teknolojik beceriksizliğinden dolayı diyor bu telefonu görmüyor vs. pat iade . bana geliyor sorunsuz eşleşiyor. haydi kargo parasını zarar hanesine yaz. jelatini açılmış ürünü stoklara ekle . vs .
ben daha birkaç aylık satıcıyım ama belki 15 yıldır alıcı tarafındaydım halen de öyleyim bir yandan. kanunların satıcı tarafına bir yük olduğunu işin içine girince anladım. ürünü kullanmışsınız ama dediğinde satıcı ha öyle mi o zaman tüketici mahkemesine giderim diyor. tüketici mahkemesine gidince zaten oradaki abiler direk alıcı lehine karar veriyor.
Bu olay da aslında yüzde 25 kira artış sınırı gibi sözde halk faydasına ama özde yine vatandaşa giriyor (alıcı satıcı fark etmeksizin). Bu olayı tecrübe eden her tüccar peşinen kâr marjına ekliyor, bu sefer böyle suistimal etmeyenlere de hiç suçları yokken peşinen yük binmiş oluyor. Özetle oturduğun yerde bilinçli bir tüketiciyken fazladan para ödeyerek ürün almak zorunda kalıyorsun. Adil sürdürülebilir rekabet ortamı kuracaklarına iyice vahşi doğa stiline itiyor bu işi devlet. Ticaret böyle olmaz, mümkün olduğunca herkesin hakkı eşit muhafaza edilir. Tüccarın hakkı yenince nihayetinde o da hıncını benden çıkaracak. Bu basit denklemi ya öngöremiyorlar, ya da umursamıyorlar devlet yöneticileri.
@dolunay pazaryeri komisyonu işyeri kirası olarak düşünebilirsin fakat bu da mağazadan mağazaya değişebiliyor. Satış yaptıktan sonra komisyon ödenir dert değil. Maliyeti komisyona göre hesaplıyorsun fakat HB örneğin 28 gün paranı vermiyor . TL nin değer kaybı ortada. Bu sürede parayı işleterek oradan da ciddi bir kazanç elde ediyorlar. Para kazanan var evet ama dışarıdan göründüğü gibi kolay değil evet hayat zor
Toplamda zarar mı ettin hocam?
Döviz kuruna göre zarar yazıyor evet. Bu işe bir miktar eur bozarak girdim. Şimdi ceketi alıp çıksam malı verip elime geçen parayla aynı eur u alamıyorum tl olarak az da olsa kar etmiş gibiyim ama aslında etmedim 🙂 @protego
@mky Döviz kuruna göre tüm ülke zarar ediyor hocam, e-ticaretle ilgisi yok 😀
@protego yok ben e ticarete girmeseydim mal aldığım para eur olarak durmaya devam edecekti. mal almak için birikimim olan eur u bozdum. dolayısı ile ülkenin durumu farklı. hep birlikte fakirleşiyoruz o ayrı bir durum
Türkiye ve ticaret ters mıknatıslanma yapar.
Al sat yaparak pazaryerlerinde tutunmak çok zor artık, üreticiler doğrudan satıyor ama üretici olduğu belli değil aynı şey toptancılar ve ithatlatçılar içinde geçerli böyle bir ortamda tutunmak çok zor.
Benim arkadaşım İngiltere'de e-ticaret yapıyor (t-shirt, şapka, kupa vs) Kanada'dan Avustralya'ya kadar ürün satıyor. Müşteri iade edecekse kendi ödüyor. Çünkü sitede (e-bay, Amazon vb) bütün beden bilgileri var. Hem XS-S-M vs hem de cm/inch şeklinde. Yani "bana uymadı" diye iade edecekse kargoyu müşteri ödüyor. Ha arkadaştan kaynaklı bir sorun varsa kargo ücretini müşteriye gönderiyor. Karşı taraf da en baştan bunu bilerek alıyor.
haklısınız ama maddelerin bazılarını girmeden önce araştırmadınız mı?
@kei araştırdım aslında ama bunların bu kadar sıkıntı çıkarabileceğini işin içine girince daha iyi idrak ettim. Uzaktan davulun sesi hoş geldi diyelim. Bir ikincisi usd bu kadar oynak değildi. Şimdi günlük ciddi marj bırakıyor
@mky ben cinsel fantazi ürünleri düşünüyorum ama onları da ithal etmek gerekiyor ithalat ile uğraşmak istemiyorum o yüzden uzak durdum.
@kei ithalata gerek yok istanbuldan bulursun istediğini. Bilemiyorum o sektörü. En azından iade gibi şeyler olmaz heralde onlarda 🙂
@mky Türkiye'den alırsam çok kar marjım olmaz ya. Pazar yeri komisyonu vs derken sürümden kazanma stratejine kayar o. Bize pahada hafif değerde ağır ürün lazım. Kadın iç çamaşırı olabilir. Bralet dedikleri ürün küçük paketlenebiliyor ve pazarlaması iyi yapılabilir
@kei sektörü bilmiyorum. Burada anahtar nokta kaç paraya aldığından ziyade piyasanın aldığı maliyetten aşağıdan almakta. Sürümden kazanmak kötü değil. Yeter ki sürüm olsun. Bu tarz ürünleri alıp elinde bekletince sıkıntı oluyor. Tek tük satınca nakite döneniyorsun . Toplu para alamıyorsun . Müşteri tesliminden 21 gün sonrası en erken ödemen
Çoğu maddenin e- ticaret özelinde farklı bir sorun olarak gözükmüyor. Zaten dolar sorunu bütün Türkiye'nin derdi ki esnaf ve ticaret erbabı daha çok etkileniyor. İade konusuna gelirsek zaten 14 gün içinde iade hakkı e-ticarete mahsus değil diye biliyorum. Bu tüketici mevzuatı ile ilgili. Art niyetli insanlar ise her yerde aynı. Yemeğin neredeyse bitirme noktasına gelip, tabağa saç atıp bir tabak daha yemeye çalışan tipler vesaire.
Tüketici mahkemesi dersek zamanında telefon bayisinden aldığım telefon ayıplı olduğu ve yerli bir firmamız tarafından format atılıp bana geri gönderildiği için tüketici mahkemesine verip ürünün yenisi ile değiştirilmesi ile sonuçlanmıştı.
Kar konusu da yukarıdaki bir arkadaş demiş. Artık üreticiler ve büyük mağazalar bile e-ticaret sitelerinde satış yapmaktalar. Yanlış anlamayın ama bu iş bu kadar kolay kar bırakıyor olsaydı Türk halkı olarak sanal mağazalar açalım işlerimizi bırakıp 🙂
Ben sizin yazınız özelinde, burada e-ticarete haksızlık yaptığınızı düşünüyorum ki Türkiye'de oturmuş belli başlı şeylerden biri olarak görüyorum e-ticareti(Genel ortalamaya göre)
@stewie herhangi bir esnaftan aldığınız bir ürünü 10 gün sonra usta ben bunun kalitesini beğenmedim iade edeceğim demeyi deneyin bakalım.
@mky Nesiller boyu belli sektörde esnaflık yapmış bir aileden geliyorum. Bir şeyleri denememe gerek yok emin olun. Yukarıda sizin e-ticaret eleştirinizi normal ticaretten farkı olmadığını belirtmeme rağmen mevzuatlara uymayan bir hareketle mi örnek vermeye çalışıyorsunuz?
Tam olarak bu yüzden bakkal değil de marketler Türkiye'de yayıldı. Ve aynı sebeple e-ticaret hacmi diğer ülkelere göre daha büyük bir hacme ulaştı. Mevzuatlar, yasalar belli bir zümreye değil herkes için eşittir. Ama maalesef buna sadece kurumsal yapılar uymakta. Siz istiyorsunuz ki malımı satayım param cebime girsin. İade olmasın, müşteri memnuniyetsizliği ilgilendirmesin, 3'e alıp 5'e satayım ve bunu da bazı şark kurnazı esnaflar gibi rahatlıkla yapayım. Türkiye deki e-ticaretin eleştirilecek çok yanı vardır lakin sizin isteğiniz kolay yoldan voleyi vurmaktır.
@stewie açıkçası yazdıklarımı anlamadığınızı düşünüyorum. Polemiğe girme niyetim de yok açıkçası. Yukarıda en çok eleştirilen husus müşterinin (ben aynı zamanda e ticaret müşterisiyim ve benim dikkat ettiğim bir durum bu)
“KEYFİ” olarak aldığı ürünü “İADE” etmesi. ( Arızalı , sorunlu ürünün iadesinin doğal olduğunu yazdım. Düşün ki ürünü satın almışsın, ürün sana ulaşmadan “kalitesini beğenmedim” diye iade talebi açıyorsun. Ya da ürünü almışsın kargocu getirmiş “ben almaktan vazgeçtim “diyorsun. Ya da ürünü almışsın üründe teknik bir arıza yok ya da kullanmayı beceremişsin, iade açıyorsun. Tamam aç ama kargo bedelini bari sen üstlen . KEYFİ olarak (arıza teknik sorunlar HARİCİ) durumlarda iade edeceksen bunun bir bedeli olmalı. Herkes ürünün ambalajlı şekilde gelmesini istiyor . Jelatinli. Eğer sen ürünün AMBALAJINI açmışsan ve ürün arızasız olmasına rağmen sen KEYFİ olarak iade ettiysen sende %10 da olsa kesinti olacak ki o ürünü tekrar satışa sunarken sen de daha ucuza satarsın.
Neyse uzatmanın gereği yok.
Satıcıların ve Sitelerin yaptığı kurnazlıklar cok daha fazla yaz yaz bitmez , iyiki amazon geldi TR ye yoksa kargolarda kendine bi ufak cekı duzen vermezdi
Bazı kişilerde dokunu cıkarıyor satmakda zor gercekten
Adam satın almış kapısına gelen ürünü teslim almaya tenezzül etmemiş kabul etmiyorum ürünü demiş iade . Bundan dolayı 60 TL bana zarar yazdırdı ha şimdi iade bildirimi geldi yeni . Temmuz itibariyle bu 100 tl olacak . Hakkım helal mi ? Elbette değil.