Iphone SE

Evet yaklaşık 3 haftadır kullandığım telefonu sizlere aktarabilecek kadar karıştırıp zorladığıma inanıyorum.

Daha kolay okunabilir bir inceleme yazısı olması açısından soru cevap şeklinde gideceğim. Bu sorular benim telefonu almadan önce kendime sorduğum beklentilerim ve karşılaştıklarımı anlatmak için sizlere ışık tutacaktır el feneri misali...

1- Android mi yoksa IOS mi ?

Android platformunu farklı farklı markalar altında(Sony,Htc) deneyimleme şansına sahip oldum. Androide geçişim öncesi Iphone 4 kullanan birisi olarak maalesef telefonun miladı dolmasıyla yeni telefon ihtiyacındaki tercihim üzülerek söylüyorum ki cazip fiyatları ile Android pazarı oldu. Uzun uzun neden Android işletim sistemini beğenmediğimi anlatmayacağım ama geçen 2 sene içerisinde IOS'u mumla aradım. Donmalar, takılmalar, rezalet bir uygulama mağazası vs.vs. Bu olaylar ışığından tekrar IOS'a kesin geri dönüş yapmam gerektiğini anladım.

2- Neden Iphone SE ?

Soldan sağa Iphone SE, Iphone 6s, Iphone 6s Plus

Şahsi olarak hiçbir zaman iri kiremit gibi telefonları sevemedim. Bu nedenle Iphone 6 ve Iphone 6 plus hiçbir zaman seçeneklerim arasında olmadı. Cepte taşıması kolay spor yaparken beni zorlamayacak istediğimi yapan bir görev adamı gibiydi Iphone SE ve kullandığım süre boyunca ne kadar doğru bir tercih yaptığım konusunda haklı olduğumu görüyorum.

3- 16gb mı 64gb mı ?

Etrafımda 16gb telefonlar ile yaşamaya çalışan insanları görüyorum ve maalesef bu benim için mümkün değil, 64gb versiyonu ile çok rahat bir şekilde dertsiz tasasız bir kullanım yaşıyorum. Apple Musıc'ten müzik indirirken veya uygulama kurarken depolama derdi yaşamıyorum. 5.2mb lık live photo özelliğini kapatma ihtiyacı da duymuyorum. Bu nedenle 16gb zaten hali hazırda günümüzde tavsiye edilebilecek bir durumda değil.

4- Pil ömrü ne kadar ?

200 nit parlaklıkta Wi-fi ile tarayıcı kullanımı batarya testi

 

Tabi ki bu kişisel kullanıma bağlı olmak ile beraber gün içinde sosyal medya takibimi 1-2 saat oyunumu ve telefon görüşmelerimi çıkarabiliyorum. Bu durum düşük batarya modu ile mümkün oluyor. Apple doğru bir hamle ile pil ömrünü uzatmayı başarabilmiş. Performans olarakta düşük batarya modundayken herhangi bir problem yaşamadığımı belirteyim.

5- Bu eleman nasıl fotoğraf çekiyor ?

Açıkçası arka kamera da Iphone 6s ile aynı teknoloji olduğu için alırken pek dert ettiğim bir konu değildi kamera performansı ki kullandıktan sonra gerçekten de mükemmel fotoğraflar elde edebildim. Live Photo özelliği kullanmadan önce bana ne kadar saçma gelse de kullandıkça vay be kötü bişi değilmiş aksine güzelmiş demeye başladım. Ön kamerası maalesef arka kamera kadar memnun etmiyor. Iphone 5 modellerinde kullanılan 1.2mp kamera selfie tutkunu insanları çok tatmin etmeyecektir.

Fotoğraf işinden çok anladığımı söyleyemem ancak örnek olması açısından çektiğim bir fotoğraf...

 

6- Peki ya tasarım ?

Steve Jobs WWDC de Iphone 4 tanıtımı...

 

Hali hazırda Iphone 5 serisinden alışık olduğumuz tasarımdan bir farkı yok, kişisel olarak zaten beğendiğim tasarım güçlü donanımı ile birleştiğinde insanı mutlu ediyor. 6 serisinin tasarımı ve kamera çıkıntısı maalesef benim için iğrenç bulmamı sağlayan bir detaydı neyse ki Steve Jobs eli değen son tasarım olduğunu 5 serisinde görebiliyoruz.

7- Parmak izi okuyucusu ne kadar işe yarar ?

Iphone 5s tanıtımdaki Touch id yapısını gösteren görsel...

 

Şunu belirteyim ki parmak izi okuyucusu gayet hızlı, ilk seri olmasına rağmen beni memnun etti. Uygulama mağazasından uygulama indirirken şifre girmek yerine parmak okutmak çok daha işlevsel, aynı şekilde telefonu kilit ekranında açarken şifre girmek yerine parmak okutmak çok daha konforlu...

8- 4 inç boyutundaki bir telefon ile yaşamak ?

Tabi ki artıları olduğu kadar eksileri de mevcut. Önemli olan bu artı ve eksilerin hayatınızdaki rolü. 4 inç boyutundaki bir telefon cebinizde yük olmuyor ayakkabı bağlarken yada oturup kalkarken sizi rahatsız etmiyor. Özellikle toplu taşıma araçlarında müzik dinlerken bunun farkını görebiliyorum. Aynı şekilde telefon görüşmesi yaparken kulağınıza devasa bir telefon götürmüyorsunuz. Tek el ile kullanabilme gerçekten bu tarz durumlar için önemli bir avantaj, ama dediğim gibi bu tamamiyle kişisel, telefonunuzda daha çok ne yaptığınıza bağlı, eğer telefondaki vaktiniz daha çok oyun oynamak, video izlemek, bir yazı düzenlemek, sürekli bir e-posta trafiği ya da garageband,imovie,snapseed vs. gibi programlarda bir şeyler düzenlemek ise bu telefon başınızı ağrıtabilir çünkü bu işleri yapmak çokta kolay yapılmıyor. 4.6 yada 4.7 inç ve üstü modellere alışan ve rahat eden insanların hiç düşünmemesi gereken bir model çünkü memnun etmeyecektir.

Yorumlarda bırakacağınız soruları yazıma ekleyerek inceleme yazısını daha aktif ve güncel tutacağım, okuduğunuz için teşekkür ederim hepinize...

 

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • uçuştaki ✈️ pilot @ucustakipilot

    Güzel yazı ancak kendiliğinden biraz daha uzun olsaydı iyiydi.

  • Psiko @psiko

    Hayırlı olsun. Bende 2 hafta önce 6s plus 64 gb aldım. Note 5 telefonum vardı şarj soketi yandı. Serviste kullanıcı hatası diye para isteyince telefonu parçalara ayırıp ellerine verip girdim mediamakrta aldım. İos daha önce hep tablette kullanırdım telefonda hep android kullanırdım. Açıkçası çok memnunum apple ın gereksiz kısıtlamalarıda olmasa gayet güzel.

  • Snaypeers @snaypeers

    Yazınızı beğendim, yalnız inceleme gözüyle değilde sizi kullanıcı gözüyle değerlendirdim.. Eğer incelemenize edit. düşünürseniz, eksi yönlerini tatmin ettiği kadar etmeyen yönlerini eksiklerini ayrıca kullanım şekillerinize göre değerlendirmenizi beklerim.. Örnek vermek gerekirse alo derken ve cepte taşırken gayet kullanışlı ama oyun oynarken hiçte tatmin etmeyen ekrana sahip olduğunu dile getirmek gibi, o ekranda yazı yazmanın 4.7 inç ekrana göre kullanım durumunun stabilliği vs. vs. gibi.

  • Emre @xyz

    Hayırlı olsun. Bu telefonu alırsam eğer sanırım çantada tablet taşımam gerekecek. Ekran boyutu günlük çoğu işte yeterli ancak dediğiniz gibi bazı uygulamalar ekran boyutundan dolayı sorun yaşayacaktır.

Vodafone Katlayan Süpernet

Evet millet, uzun süredir yaptığım araştırmalar sonucu TTNET aboneliğimin bitmesi üzerine Vodafone Süpernet kullanmaya bugün itibariyle başladım.

Ürünü incelemeden önce sürecin nasıl işlediğini ve karşılaştığım saçma durumları sizler ile paylaşmak isterim.

İlk olarak abonelik sürecime Vodafone Bayiisinden başladım. Maalesef ki çalışan arkadaşların tarife ve kampanyalardan haberi yok en azından benim gittiğim bayiidekilerin. Aynı zaman da hiçbir yasal prosedür izleme hakkında da bilgi sahibi olmadıkları gibi uzun uğraşlar sonucu onlara bunu öğretmeyi başardım. Yalnızca kimlik ve telefon numarası ile işlem yapabileceklerini söylediler, ben bunun mümkün olmadığını bir taahhütname olması gerektiğini bir örneğinin de bende olması gerektiğini uzun uzun anlattım. Buraları kısa geçiyorum taahhütname uzun uğraşlar sonucu imzalandı ancak sisteme 2 günde girmedikleri için ben işlemlerime müşteri hizmetleri ile devam ettim. Müşteri hizmetleri ile ilgili tüm her şey normaldi, ta ki bir telefon, telefon aboneliğinizin başka bir isim üzerine olmasından dolayı internetinizi bağlayamıyoruz. Ben karşımdaki kişilere defalarca sormama rağmen bu durumu benim ile böyle bir bilgi paylaşılmadığını aktarıp şikayetimi ilettim. Bu arada bayii aboneliğin sisteme girişini 1 hafta sonra yaptı bu da kabul edilebilir bir durum değil.
Bu uzun paragrafın ana fikri olarak;

- Bayii den değil işlemlerinizi müşteri hizmetlerinden telefon hat aboneliğinin üzerine olan kişi tarafından halledilmesi size tavsiyemdir.

Böylelikle süreç baştan başladı;

- Hat sahibi tarafından abonelik başlatıldı.
- Ertesi gün taahhütname geldi.(Hat sahibi evde olmadığı için taahhütname ancak 2 gün sonra geri gönderilebildi.)
- Taahhütname gönderilir gönderilmez modem kargoya verildi ve 2 iş günü içinde elime ulaştı.
- Modemin bağlantılarını yapmam ile birlikte başka hiçbir işlem yapmadan artık internet bağlantım tamamlanmıştı.

Peki şuan ki hizmetin durumu nedir ?

- Öncelikle kullandığım tarife veya kampanya 32 mbps'ye kadar 120 AKN ( Fotoğraflarda test sonucuna ait görseli bulabilirsiniz.)

Peki neden Vodafone Süpernet seçtim ?

- 32 mbps ve 120 AKN lik tarife modem dahil yalnızca 66 TL, Bu fiyatı ile kullanabileceğim servis sağlayıcıları arasında fiyat/performans olarak en iyisiydi.

Gelen modem;

- Huawei HG658c (Modem hakkında teknik bilgiye girmiyorum internetten çok kolay bir şekilde bulabilirsiniz.)
- Tek beğenmediğim özelliği modemin biraz büyük olması

Wifi Erişim Alanı nedir ?

- Bir önceki modeme göre sinyal frekansı göremediğim odalarda 2 diş görebildiğimi söyleyebilirim.

Sonuç olarak;

- Çok uzun bir uğraştan dolayı bağlanabildiği için 10 üzerinden 7 verdim.
- Hizmet öncesi servis çok kötüydü.
- Hizmet beklentimin karşılaması üzerine bu puanın uygun olacağını düşündüm.

Atladığım veya sizin kafanızda olan sorular için lütfen yorum bırakın elimden gelebildiğince yardım olmaya çalışacağım.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 13 / 21
Kaan Baylas paylaştı.

TRINUS VR (60 TL'YE OCULUS RIFT)

Yalnızca 60 tl harcayarak oculus rift benzeri bir sanal gerçeklik gözlüğü sahibi olmak istermiydiniz? O halde yazının ayrıntılarına göz gezdirin derim. Zaten bu siteyi takip eden hemen herkezin android tabanlı bir cep telefonu ve bilgisayrı mevcuttur sanıyorum. O halde bize gerekli iki ekipman kalıyor. Yaklaşık 40 Tl'ye internetten temin edebileceğiniz Google Cardboard sanal gerçeklik gözlüğü ve android marketten 20 TL'ye indirebileceğiniz Trinus VR isimli bir program sayesinde bilgisayarınızdaki oyunları sanal gerçeklik modunda oynayabileceksiniz. Benim denediğim oyunlar arasında Skyrim, Half-Life 2, Euro Truck Simulator ve Elite Dangerous vardı. Şu kadarını söyleyebilirim gerçektende muhteşem bir his. Skyrim de nehir de yüzen balıkları izliyordum. başımı sağa çevirdim ve gözümün önünden süzülerek geçen ceylana odaklandım. Tam o sırada kulaklarımda bir ses çınladı.(Dışarıdaki sesi kesen sağlam bir kulaklık atmosferi müthiş tamamlıyor.) Kafamı gökyüzüne doğru kaldırdım ve üzerimden alçak geçiş yapan ejderhanın heybetiyle adeta titredim. Gerçekten muhteşem bir his. Hele ki Elit Dangerous oynarken kafanızı sağa çevirip de yanından geçtiğiniz devasa güneşin uzay geminizin içini aydınlatan ışığıyla karşılaşmak... Anlatılacak gibi değil yaşamanız lazım.

Peki bunu nasıl yapıyoruz? Çok kolay. Telefonunuza ve bilgisayarınıza yükleyeceğiniz Trinus VR(tüm detaylı anlatım you yube da mevcut) isimli programcık sayesinde bilgisayarınızdaki görüntü sanal gerçeklik moduna uygun hale getirilerek usb bağlantı kablosu ile telefonunuzun ekranına yansıtılıyor. Siz de telefonunuzu Google Cardboard'ın içine yerleştirerek gözlüğü kafanıza takıyorsunuz. telefonunuzda sensörler sayesinde oyun sizin kafa hareketlerinizi de algılıyor yani oyun içinde kafanızı ne tarafa çevirirseniz orayı görüyorsunuz. Zaten you tube'a trinus vr ve google cardboard yazarsanız bu işin nasıl yapıldığıyla ilgili tüm detayları izleyebilirsiniz. Bilgisayarında oyun oynayan ve android telefonu olan herkesin denemesini kesinlikle tavsiye ediyorum. Yeni bir yazıda görüşünceye dek hoşçakalın.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 12 / 20