Sokaktan Sahiplenebileceğiniz Kedi Cinsleri ve Karakterleri

Sarman :

Büyük bir çoğunluğu erkektir. İnsanlarla iletişimi iyidir ve sadıktırlar.

Tuxedo :

Smokinli kedi olarak bilinirler. Kimileri Beşiktaşlı kedide der. 🙂 Diğer kedilere göre daha zekidirler.

Tekir :

Hepimizin bildiği kedi türü. Aşırı oyuncu ve enerjiktirler.

Bombay :

Gece siyahı tüyleriyle panter abilerini anımsatır. Çok sakin ve arkadaş canlısıdırlar. Evde yaramazlık yapmasın diyorsanız bu kara çocukları öneririm.

Calico :

3 renkli kedi olarakta bilinirler. Tüm renklerin birleşimi olan bu kedilerin büyük çoğunluğu dişidir. Azda olsa erkekleride vardır ama onlarda doğuştan kısırdır. Dişi olanlarının özellikle çocuklarla arası çok iyidir.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 17

Not: Yurt dışına gitmeyi isteyen, planlayan herkesin tamamını okumasını isterim. Aramızda konuşalım çünkü önümüzde bulunan 60-70 yılımızı etkileyecek bir iş.

Bazen TS'de insanlar neden ABD'yi övüp AB'yi sürekli yerdiğimi soruyorlar göçmenlik açısından. Buna detaylı bir açıklık getirmenin vakti geldi. Ben de pek çoğumuz gibi AB'yi severdim, 2017 Apple Developer Academy ile Italya'ya gidip 2018'de üniversite eğitimimi oraya taşıdım. Hayatımı orada veya başka bir AB ülkesinde devam ettirme planlarım vardı ama 2018'de WWDC sebebiyle ilk ABD ziyaretim sonrası her şey çok değişti. Bu hayatımdaki en önemli olaylardan biri olabilir çünkü şu an yaşadığım yerden, çalıştığım şirkete ve gelecek planlarıma etki etti. Bu ön bilgilendirme sonrası rasyonel sebepler sunacağım. Tek parça halinde yazmam çok zor ondan parça parça yazsam daha rahat ederim. Bugünlük ilk bölümünü paylaşacağım.

-- Gelir farkı, sosyal hizmet, sağlık ve "ekonomik sponsor" olma.

Öncelikle AB'de düşük gelirli kişilerin yaşamının, ABD'ye göre daha iyi olduğunu biliyorum ama fast food restoranında bulaşık yıkamamız için hiç kimse sponsor olmaz. Kıyas yaptığım kesim bu yüzden beyaz yakalılar olacak. Kaçak giden haysiyetsizler düşünsün diğer işleri(Bunlar sizin ve benim gitme işimizi zorlaştırıyor, gördüğüm yerde şikayet ederim)

Gelir herkes için çok büyük bir etken. Bu iş için kaynak olarak levels.fyi adlı siteyi kullanacağım çünkü orada bu grafiklerin çıkartıldığı maaşların çok büyük bir kısmı onaylı.

ABD Bay Area'da ortalama bir yazılımcı ne kadar kazanıyor?
-Yıllık 232.000 USD https://www.levels.fyi/Salaries/Software-Engineer/San-Francisco-Bay-Area/

Almanya Berlin'de ne kazanıyor?
- Yıllık 88.000 USD https://www.levels.fyi/Salaries/Software-Engineer/Berlin-Germany/

Arada 2.6 kat kadar ciddi bir fark var brüt konusunda ama bu fark net maaşta daha fazla artıyor çünkü AB ülkeleri çok ciddi vergiler alıyor.

- ABD'de bir çalışanın verdiği ortalama vergi %32, Almanya da ise %49,4 https://www.oecd.org/newsroom/oecd-tax-rates-on-labour-income-continued-decreasing-slowly-in-2016.htm

Bu vergileri baz alınca Bay Area'da elinize net 157.000 USD geçer, Berlin'de ise 44.000. Arada bulunan fark 3,5 katına çıktı. Çok çok ciddi bir fark bu. Bunun üstüne ek olarak Almanya genelinde KDV oranı %20, California'da ise %8 . Bu da çok ciddi bir fark yaratıyor. Aldığınız ürüne Almanya'da %12 fazla vergi ödemeniz lazım. Peki bu vergiler nereye gidiyor? Sosyal hizmetlere. Sosyal hizmetlerden kasıt ise ne? Issiz Almanlara sponsor olmak. Sizin yıllarca emek verdiğiniz işten kazandığınız paranın yarısından fazlası bu tip kişilere gidiyor. Dediğim gibi düşük gelir seviyesinde AB daha iyidir ama siz oraya kalifiye bir kişi olarak gidiyorsunuz. Yıllarca harcadığınız emeğin hakkını niye başkası yesin? Sağlık olayı da ABD'de çok eleştirilir ama H1B ile gideceğiniz için bu sizi bağlamaz. Bu tip şirketler en sağlam sigortaları size yaptırıyor zaten ve devletin eline bakmıyorsunuz. Üstelik ABD'de sağlam bir sigorta imkanınız varsa tedavi seçenekleri için imkan çok daha fazla oluyor. "Ekonomik sponsor" olmak bana dokunuyor göçmen olma durumunda.

-- Kültür ve dil seviyesi.

Bana bazen AB'nin kültürü çok iyi entellektüel olarak çok gelişmişler diye söylenenler oluyor. Bana bunu diyen arkadaşlara gitmeyi istedikleri ülkeden:
- 10 tane yazar
- 10 tane yönetmen
- 10 tane müzisyen
söylemesini istiyorum bazen. Üstelik sadece gitmeyi istedikleri yeri değil tüm AB'yi dahil ediyorum. Tüm AB'den bunlardan 10 tane bile söyleyemeyen kişiler, ABD'ye gelince destan yazıyorlar(gerçi yazar konusunda sıkıntı yaşayanlar oluyor :D). Kültürün nereden etkilendiği çok belli, bu rutin konuşmalarda çok ciddi bir fark yaratıyor. Bunun üstüne ek olarak dil sorunu var. Ingilizce düşünmek, espri yapmak daha rahat. Neredeyse tüm kültür, bilimsel yayın veya uluslararası olay Ingilizce olarak aktarılıyor. Sürekli Ingilizce içeriklere maruz kaldığınız için gerçekten içinize işliyor bu. Ben 3.5 yıl Italya'da kaldım, her işimi hallederim ama kendimi Italyanca düşünürken hiç görmedim. Ne kadar isteseniz bile yabancı dilde düşünme olayı gerçekten zor bir iş. Her tarafımız Ingilizce olduğu için bu mümkün oluyor ama diğer dillerde gerçekten zor hatta belki imkansız çoğu kişi için. Bulunduğunuz yerde, o dilde düşünmediğiniz ve o kültürde bilginiz olmadığı sürece "göçmensiniz".

Devamını yazmaya devam edeceğim yarın. ABD genelde coğrafyanın uzak olması, AB gibi bolca Türk nüfusu barındırmaması nedeniyle atlanıyor gibi geliyor bana. Ek olarak Avrupa'ya gitmek bunun yanında çok kolay kalıyor ve ABD'yi görmeden AB'ye takılıyor insanlar. Yapıcı bir eleştiriniz varsa çok memnun olurum benim de geleceğimi etkileyecek bir konu bu sonuçta.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 40
  • BlueTeamer @blueteamer

    Herkesin beklentisine gore farklılık gösterecek seyler bunlar. Gitmeye calistigim ülkenin kültürünü öğreneyim diye de bir kaygım olmadı. Bunu yapmıyorum diye de Suriyeli'den farkım kalmadigini yeni öğrendim. Ben başvuru yaptım, başvuru yaptıgım firma benim niteliklerime sahip farklı bir aday ve/veya bir Hollanda vatandaşı bulamadı ve bana teklif gönderdi. Ulkenin en degerli bir iki firmasından bir tanesi ve yaptıkları ise katma deger sağlıyorum ayni zamanda Hollanda'ya da hem vergilerimle hem de kendi yerli şirketlerine deger sağlayarak benzer katkiyi yapıyorum. Ben hem yurtdisini deneyimlemek hem de daha iyi şartlar olacağına inanarak gitmiştim lakin şimdiye kadar bu hayal kirikligi oldu benim icin.

    Avrupa ülkelerinin cogunda(Almanya, Hollanda, Isveç vs.) evet huzuru bulursun, is-ozel hayat dengen mükemmel olur, disarida da insanlar mutludur, 1 yılda arabanı alırsın, sonraki yılda mortgage ile evini de alırsın. Her 2, 3 ayda biriktirdiklerinle çeşitli teknolojik aygitlarinida alırsın ama esek yukuyle vergi vereceğin icin USA'ya kıyasla istediğin her seyi alamazsın. Birikime dayalı harcama yapmak durumunda kalirsin. Muscle car alipta binemezsin veya vergisine katlanırsın ne kadar katlanabilirsen. Tuketime yonelik seyleri cok daha hızlı surede gerçekleştirirsin USA'da. Ben burada tabi ki IT alanı icin konuşuyorum. Diger meslek dalları hakkında bir fikrim yok. Benim tercihim kapitalizmden yana.

  • Kreetwight @kreetwight

    Para bence bi çok insan için her şeyi çözmüyor. Ben o sığı Amerikalılar'la yaşayabileceğimi hiç düşünmüyorum. İnanılmaz yüzeysel, hiç bir muhabbeti derinleştiremediğin insanlar. Haliyle benim için sosyal hayat pek iyi gitmezdi. Ee, sosyal hayat olmadan parayı ne yapayım ben?
    Almanya'da yazılımcı arkadaşlarım var, bazıları Amerikadan teklifler almışlar, gayet büyük firmalardan, ama sunulan çalışma şartlarının çok da iyi olmadığını söylediler. Mesela Almanya'da kendini iyi hissetmediği için bile yılda 20 gün (umarım doğru hatırlıyorumdur), hastalık durumunda ise doktora dahi gitmeden telefonla arayıp hastayım diyerek 60 gün izin alabiliyorlar. Üstüne de hasta oldukları günde evden bi kaç iş bile yapmamaları söylenmiş, ki diğerleri de hastayken çalışmak zorunda hissetmesin.
    Ben de 1 yıldan uzun süredir Polonya'da yaşıyorum, herkes ingilizce bilmiyor ama hayatımda tıkanma yaşadığım olmadı. Gerçi Avrupa'nın her yerinde belli bi expat nüfusu zaten oluyor, ortak dil İngilizce. Üstüne, burada yaşarken bi kültür hissediyorum, insanların geçmişten gelen bi derinliği var. İşte ona uyum sağlamak önemli, çünkü siz başka bi ülkedesiniz. Yoksa kültürsüzlüğün en dibine gidip, sorunu tamamen ortadan kaldırmak benim için bi çözüm değil. Kültürü de sinema ve müzikle sınırlamak hiç doğru değil. Entelektüel gelişimin bir çok yönü vardır, Avrupa'da olan da zaten bu. Bi çok kültür sürekli alışveriş halinde ve bu da bahsettiğim entelektüel gelişimin bir parçası. Amerika'da ise, evet konser, al sana konser, sinema, al sana sinema şeklinde bi yaşam var, çok yapmacık ve sahte.

    • Papa Emeritus @pope

      ABD’lilerin sığ olduğuna dair düşünceniz nereden geliyor? Ek olarak kültürel aktiviteleri sadece sinema ve konser ile sınırlı değil. Bir süre kalmadan, yaşamadan bu tip konular hakkında konuşmamak lazım çünkü bunlar verilerle ortaya konulması zor şeyler.

    • Kreetwight @kreetwight

      @pope Şu an 30 yaşındayım, 18 yaşından beri turizm sektöründe çalışıyorum, haliyle farklı milletlerden çok farklı insanlarla iletişimim oldu. 2014 yılından beri de sürekli iş için Avrupa'ya seyahat ediyorum, toplantılara fuarlara katılıyorum, geceleri kesinlikle dışarıda insanlarla geçiriyorum muhabbet ediyorum. Bir süre İngiltere'de kaldım, şu anda da 1 yıldır uzun süredir Polonya'dayım dediğim gibi. Gördüğüm en sığ topluluk gerçekten Amerikalılar. Hayata, geçmişe, başka milletlere, dünyada olup bitenlere en az hakim millet bunlar. Konuştukları konular çok yüzeysel ve sadece kendilerini eğlendirecek konular.
      Ben kültürel aktiviteden ziyade kültürel gelişimden bahsetmiştim. Aktivite olması benim için gelişmişlik anlamına gelmiyo kesinlikle. Bu yüz yıllar gerektirecek bi süreç ve bu Amerika'da yok. çünkü bu konuda alışveriş yapabilecekleri kimse yok, ki zamanında oraya göç edenler de zaten geçmişlerini bırakıp oraya gittiler.

  • antinatalist nasreddin-hoca @antinatalist-nasreddin-hoca

    Amerika'daki polis olaylarını gösteren kanalları izliyorum, biraz tehlikeli geliyor bana Amerika'da yaşamak. Özellikle 14 yaşında çocuğun bile tüfeklere erişebilmesi çok kötü bir şey.

  • qubit @qubit

    Haklı bir sorunuz var. Ama benchmark'larınız tam doğru değil (yani geliştirmeniz lazım). Örneğin entellektüel birikim. 1. Aleksandr zamanından da kalkıp yığınla edebiyatçı, müzisyen sayabilirim. Rusları bırakalım Osmanlı'nın son yüzyılından yüzlerce 10 numara sanatçı, edebiyatçı, müzisyen çıkar. Sonuç ortada.

    Diğer taraftan iki yakada da yabancılara aşırı sağcıların kök söktüreceği açık. Üstüne göçmen sayısı daha da artacak. Üstüne kötü yöneticiler ve kapitalizmin de doğası gereği enflasyon, enerji krizi vs. derken şirketler çalışan çıkartacak veya batacak. Trilyonlarca dolar karşılığı olmayan para basılan bir acayip dönemdeyiz. Eski sosyal haklar muhtemelen kaybedilecek. Bu ekonomik göstergelerle bunların dönmesi mümkün değil.

    Benchmark olarak her zaman "temel" esaslara bakmak lazım. Mesela emanetler hangi yakada ehli insanlara veriliyor? (Nisa:58) Trump'ın yine seçileceği bir ülkenin geleceği için parlak konuşmak zor. Kamala Harris'in Polonya konuşmasını dinledim, hala aklım almıyor. Kaliforniya bağımsızlığını isteyecekse bilemem de onların da seçtikleri kişiler ortada. Merkel Merkel dedik ne kadar beceriksiz ve ehliyetsiz olduğu ilk ciddi krizde ortaya çıktı. LP'nin deyimi ile ben sana ülke öneremem 🙂

Ders: Borsa İstanbul 101 (Başlangıç, Orta ve İleri Düzey)
Konu: Varant Piyasaları
----- (Başlangıç Düzeyi)
Varantlar yatırımcıya daynak varlığı önceden belirlenen bir fiyattan ve belirli bir tarihte alma ya da satma hakkı veren finansal üründür. Varant piyasaların da iki tane ihraç eden kurum var. İş Yatırım ve Ak yatırım bunların varant kodları farklı olur.
Örneğin;
İş Yatırım: Endeks 30 Satış Varantı : IY_I_PPV
Ak Yatırım: Endesks 30 Satış Varantı: IZ_A_UBV
3’üncü hanedeki harf bize ihraç eden kurumu gösterir. 2 kurum’da çok iyimser değildir. 2020 yılında deutsche bank varantı vardı ve kotasyon fiyatlarını çok güzel ayarlarlardı ve iş yatırım da o şekilde yapmak zorunda kalmıştı. Deutsche Bank 2020 yılı mart ayında dünya borsalarında çöküş yaşadığında ciddi oranda zarar yazmıştı ve piyasa’dan komple çekildi. Size şöyle diyeyim. SP500 satış varantını 3000 TL lik alsaydınız 175.000TL net kar yazıyordunuz. Neyse anılar bitmez diyip geçelim konumuza 😀
> Varantlar da Dayanak Grubu
- Endeks = SP500, BIST 30, DAX
- Döviz = USD, EUR, STERLIN
- Emtia = Altın, Gümüş, Pamuk ve Brent Petrol
Varantlar limitsiz kar vardır, yani bir günde %100 de yapabilir %1000’de ama limitli zarar vardır. Ne güzel değil mi? Bir diğer tarafı hedging (sigortalamak gibi düşünebilirsiniz) için yapılır yani riskimizi azaltırız. Dün endeks patlıyor değil mi, alırsınız satış varantı endeks aşağıya geldikçe siz de paranız koruma altına almış olursunuz. 1 lira kaybedeceğinize 0,7 lira kaybedersiniz. Bunun karar merci sizsiniz kimisi %10luk kısmını sigortalar kimisi %50sini…
> Varant Türleri
- Alış Varantı: Dayanak Varlığın yükselişini düşünüyorsanız,
- Satış Varantı: Dayanak Varlığın düşeceğini düşünüyorsanız
----- (Orta Düzey)
> Varantta Belli Başlı Terimler ve Anlamları
- Duyarlılık: Varant fiyatının 0,01 krş değişmesi (1 kademe yukarı gitmesi) için dayanak varlığın kaç kademe değişmesi gerektiğini gösterir. Duyarlılık ne kadar düşük olursa o kadar iyidir. O kadar hızlı tepki verdiğini gösterir. Burada önemli hususlar var bu iş böyle kolay değil. Piyasa yapıcının kotasyon fiyatlarını girme olayı var bir de millet çok yüklenirse o fiyat daha hızlı yukarı ya gider.
- Teta (Zaman Değer Kaybı): Varantın 1 gün sonra ne kadar değer kaybedeceğini gösterir ve buna tatil günleri de dahildir. Örneğin, Cuma günü Endeks Satış varantı aldınız, Endeks 2200 iken varantının fiyatı 0,30 olsun ve 0,01 krş zaman erimesi olsun. Cuma gününden pazartesiye pozisyon taşıdığınız da eğer ki endeks 2200’den açarsa varantın fiyatı 0,27’den açılacak ve siz zarar etmiş olacaksınız. Endeks satıcılı başlar ve devamı gelir sizin kar etme olasılığınız olur.
- Etkin Kaldıraç: Dayanak varlığın %’1’lik yükselişinde ya da düşüşünde varantın yüzde kaç değişeceğini gösterir. (Aşırı önemli değil).
- Delta: Dayanak varlıktaki 1 birim (1 TL yukarı giderse) varant fiyatını yaklaşık ne kadar değişeceğini gösterir. (gene bakın)
- Çarpan: Bir varantın kaç lot dayanak varlığa eşit olduğunu gösterir. Örnek: KCHOL alış varantı olsun ve bu varantın çarpanı 2 olsun. 100 adet kchol alış varantı aldığınız da 200 lot kchol almış gibi olursunuz. (hisse senetleri için bakabilirsiniz ama çok fazla önemi yok).
> Risk Grupları
- Yüksek Riskli (Kırmızı): Bunda günlük işlem yapılır ve nokta atışı tahmin gerekiyor. Deneme amaçlı girilmez. Terste kalırsanız paranızı sıfırlarsınız.
- Riskli (Sarı): Gün içi Alım – Satıma Uygun: Günlük ve haftalık için işlem yapabilirsiniz fazla sıkıntı oluşturmaz. Kaldıraç oranları yüksektir.
- Beklentilere Göre Yatırım Yapılabilir (Yeşil): Bunda kafanız diğerlerine göre daha rahat olur. Kısacası en makul olan budur.
- Kaldıracı Düşük Yatırım Yapılabilir: Düşük kaldıraçlı tercih edenler içindir ve bu varantların geneli beklentiniz olan fiyatın üzerine gittiğinde oluyor. İşlem gördüğü fiyat da diğer varant gruplarına göre daha yüksektir.
Risk grupları da bu şekildedir. Seçerken dikkat edin. Yapacağınız işleme göre ayarlarsınız ama burnda daha önemli konu var. Varantın Uygun olup olmadığıdır. Bunu buradan anlayamazsınız.
---------- (İLERİ DÜZEY)
Başlıca konulara değindim, anlamışsınızdır diye tahmin ediyorum. En önemli mevzuya gelelim ilk önce aracı kurumlardaki danışmanlar varya heh onlar varant piyasalarını bilmezler daha doğrusu ben 4 farklı, 5 farklı kurumla çalıştım bi denk gelmedi. Size gidin iş yatırımın ya da ak yatırımın sayfasından ne beklentiniz var ona göre seçebilirsiniz derler. Geçinsinler o işleri yanıltır. Varantlar da çok iyi paralar kazanabilirsiniz ama bir o kadar da işlemi zordur. Nokta atış gerekiyor, eğer ki emin değilseniz bu piyasalar da işlem yapmak aşırı tehlikelidir. Bir günde paranızın %50sini direk kaybedersiniz hatta paranızın sıfırlanma durumu söz konusudur, tek bir hatanıza bakar. Varantlar da işlem yaparken seçtiğimiz varantın uygun olup olmadığıdır. Uygun olmayan varant almışsınızdır bi bakarsınız zarar etmişsiniz. Piyasa yapıcı kotasyon fiyatı giriyor ediyor. Derinliksiz ekranla olacak iş değil bu… O yüzden yazının en önemli yeri burasıdır. Bunu da görsellerle anlatacağım.
Uygun Varant Nasıl Seçilir?
Öncelikle Matriks Veri Terminali: Hisse Derinlik, Anlık Kurum Dağılımı, Bist Endeksler zorunlu gerekiyor. Bunlar olmadan bu piyasa’da işlem yapmayın… (Ideal, Foreks Mobile’da olur kurumunuz hangisini destekliyorsa) Matriks güncel fiyatı 262,38TL aylık. Kurumlar daha uygun fiyat veriyorlar.
- Yukarı da bahsettiğim, teta meta, deltasına bide duyarlılığına baktınız. Kendinize risk grubu da seçtiniz bitti mi hayır… Varant piyasalarında piyasa yapıcı dediğimiz birisi vardır. Piyasa yapıcı, her varant için kotasyon fiyatı girer. Bu kotasyon fiyatlarını hem Alış ve hem de Satış kısmına girer. Bizler bir varant aldığımız da örnek Krdmd olsun. Piyasa yapıcının alışı 0,35 satıcısına bakmayın. Piyasa yapıcı sen sat ben alıyorum senin varantını diyor. Buradaki ihtimal demek ki kardemir düşme ihtimali vardır. Sadece buna göre yorum yapılmaz. Bir diğeri bunun burada olması iyi birşeydir. Anlık gelişmelerde başka bir alıcı bulamazsanız. Direk piyasa yapıcıya malı verirsiniz. Kurtulursunuz. Arçelik alım varantında ise piyasa 0,20’de ama millet 0,22’den alanda var. Bu her zaman olmak zorunda değildir. Bazı varantlar sadece piyasa yapıcı olur işlem olmayanlar da vs. Siz bir varant aldığınız kesinlikle iş varantın sitesinde ya da ak varantın sitesinde dayanak varlığın fiyatına kaç düşünüyorsanız onun piyasa alıcı fyatına göre değerlendirin ve zaman erimesini de mutlaka göz önünde bulundurun. Vade sonuna yakın bir varant alacaksanız. Bu işlem sadece nokta atış ve o gün içerisinde kapatmalısınız ki bir sonraki gün oluşabilecek sıkıntılı durumlardan etkilenmeyin. Ek bilgi vade sonu 10-5 gün kalan varantlarda fiyat oynaklıkları çok olur bu yüzden kesinlik yoksa bu varantlardan uzak durun aksi takdir de düşündüğünüz olmazsa ciddi ölçüde zarar yazarsınız. Eğer ki tutarsa Allah bereket versin. Varant piyasalarını her gün takip etmelisiniz hangi dayanak varlıktan işlem yapacaksanız. Bir gün önce uygun olmayan varant bir sonraki gün uygun hale gelebiliyor. Arçelik alım varantı ARACB.V ve ARIHO.V bu ikisi arasında en uygun olan varant ARIHO.V dir çünkü daha iyi fiyatlama yapıyor diğerinde Arçelik 53 iken 0,25’lerde iken zaman değer kaybı ve Arçeliğin fiyatı düştüğünden dolayı varant fiyatı 0,6’lara kadar gerilemiştir. Bu ikisindeki karşılaştırma ‘da etken faktör kaldıracıdır. ARIHO.V ‘nin kaldıracı 11 iken ARACB’nin 3’lere kadar düşmüştür. Bu yüzden her gün bakın… Yüksek kaldıraç iyi kazanç ve kaybıda içerir. Dikkatli olmak lazım. Diğeri nedir 0,06’dan daha fazla miktar da alım yaparsınız aynı hesaba gelebilir. Mesela ARIHO.V varantını alalım 0,20 olan varant Arçelik 55TL olursa 0,52 oluyor 5 günlük zaman erimesini yapalım. ARACB.V ‘de ise 0,06 olan varant 0,14 oluyor. Dün bu şekilde değildi. ARACB.V daha az kazandırıyordu. Yıllarca işlem yapınca anlatması basit geliyor 😀 , yeni başlayanlar için zorlu işlem süreçleri olacak. Burada anlatılan kadar basit bir piyasa değil zor bir piyasadır.

Büyük ihtimalle kafanız karışmıştır. Varant piyasaları zordur bunu öğrenmek için işlem yapacaksanız da 1 lirayla işlem yapmayın paranızı sıfırlarsınız ya da büyük çoğunluğunu kaybedersiniz ve kurtarılamaz hale gelir. O yüzden 100TL ile işlem yapın sıfırlanacaksa da 100TL sıfırlansın. Olmadı bir gün discord’da buluşalım, orada daha güzel gösteririm.

Herkese iyi günler.

#HaftalıkBorsaDeğerlendirmesi
#HaftalıkFinansalOkuryazarlık

BeğenFavori PaylaşYorum yap