Stanley Classic 1L - Stanley Adventure 0,47L

Selamlar

Bir süredir sahip olup, farklı şartlarda deneme fırsatı bulduğum termoslar ile ilgili deneyimlerimi sizlerle paylaşmak istedim.

Büyük olan termos Stanley Classic serisinden Stanley markasının 1913 yılından bu zamana kadar neredeyse değiştirmeden ürettiği 1 litrelik termos. Küçük olan ise Stanley Adventure serisine dahil olan 0,47 litrelik seyahat bardağı.

 

Ürün Serileri

Eminim ilk bölümü okurken "Nedir bu seri olayı?" diye içinden geçirenler olmuştur. O nedenle öncelikle bu seri kavramını açıklamakta fayda var.

Stanley 1913 yılında, darbeye dayanıksız cam yüzeyli termoslara alternatif olarak doğdu. İlk modeller iki yüzey paslanmaz çelik plakanın arasına kömür tozu sıkıştırarak üretildi. Sağlamlığı, yalıtım becerisi ve klasik yeşil rengi ile gün geçtikçe daha popüler hale geldi.

İlerleyen yıllarda, piyasadaki ihtiyaçtan mıdır yoksa ticari bir strateji midir bilinmez, seri kavramı ortaya çıktı. Bugün, Stanley 5 farklı seri altında üretim yapıyor.

1. Classic Serisi

Bu seri adından da anlaşılabileceği gibi artık ikonik hale gelmiş klasik tasarıma sahip termoslar. Günümüzde Classic serisinden modellerin renk seçenekleri ve tasarımları geçmişteki modellerle aynı olsa da üretim teknolojisi konusunda eski modellerle farklılıkları bulunuyor.

2. Adventure Serisi

Adventure, Classic serisine göre daha modern tasarımlara sahip denilebilecek, ürün çeşitliliği yüksek bir seri. Stanley bu seriyi sağlamlıkla öne çıkarmakta fakat elimdeki iki termosu karşılaştırdığımda materyal ve sağlamlık hissi bakımından herhangi bir fark göremiyorum. O nedenle Classic serisine göre bu serinin farkı sadece ürün çeşitliliği ve modern tasarımlar denilebilir.

3. Mountain Serisi

Mountain serisi kamp meraklılarına, dağcılara ve gezmeyi sevenlere yönelik bir seri. Ürün çeşitliliği adventure serisi kadar fazla değil ama tüm ürünler birden fazla işe yarayacak şekilde tasarlanmış. Mesela termosunuzu kahve presi ve cezve olarak kullanabilir veya yemek saklama kabınızı ateşin üstüne koyup içinde yemek pişirebilirsiniz. Daha sonra da ürünleri matruşka gibi iç içe geçirip çantanızda minimum alan kaplayacak hale getirebilirsiniz.

Açıkçası bu seriden herhangi bir ürünü deneme fırsatım olmadı ama kamp koşullarında faydalı olabilir diye düşünüyorum.

4. Go Serisi

Go'ların özelliği iç yüzeylerinde çelik yerine seramik kullanılması. Bu da dayanıklılık ve izolasyon konularında dezavantaj yaratmasına rağmen içeceğinize çelik tadının geçmemesini sağlıyor, termosunuzu bulaşık makinesinde yıkanabilir hale getiriyor.

Uzun süredir yoğun sekilde kullandığım çelik termosumla içtiğim herhangi bir içecekte şu ana kadar çelik tadı almadım. Tat alma duyusu oldukça hassas insanlar için iyi bir tercih olabilir ama böyle bir iddianız yoksa sağlamlıktan ödün vermek mantıklı olmaz diye düşünüyorum.

5. Master Serisi

Alınabilecek en pahalı Stanley termoslar. Bu modeller dayanıklıklık, saklama süresi ve fiyat konusunda çığır açmış durumda. Klasik termos bile dededen toruna kalabilecek kadar sağlamken, bu seri daha dayanıklı şekilde üretildi. Sıcak tutma süresi 40 saat, buz saklama süresi 160 saat, fiyatlarına değinmeyi tercih etmiyorum.

Şehir veya kamp hayatında bu kadarına ihtiyaç duyar mısınız bilmem ama Dünya'nın merkezine ya da Güneş Sistemi ötesine doğru yolculuk planlarınız varsa Stanley Master serisi bir termos iyi bir yol arkadaşı olabilir.

 

İnceleme

İki termosu ayrı ayrı değerlendirmeden önce ortak özelliklerinden bahsetmek istiyorum. Kendi deneyimimden ve kullanan arkadaşlarımın deneyimlerinden yola çıkarak söylüyorum ki Stanley termosların etiketlerinde verilen sıcak, soğuk ve buz için saklama süreleri tutarlı oluyor. Elimdeki iki termos için de değerleri test ettim, fazlasıyla tutarlı olduğunu gördüm.

Termosu elinize aldığınızda sağlam olduğunu çok rahat bir şekilde hissediyorsunuz. Metal kısımları da plastik kapak kısımları da uzun ömürlü olmak için üretilmiş.

Termosun içinde koku tutmayan bir materyal tercih edilmiş. Kapağı bir süre açık bıraktığınız takdirde içeceklerin tadı ve kokusu birbirine karışmıyor.

 

Stanley Classic 1L Termos

Etiketinde yazan rakamlara göre sıcak ve soğuk içecekleri 24 saat, buzu 120 saat koruyor. Ev ortamında yaptığım testlerde 24 saat iddiasını çok net bir biçimde tutturdu. Buzdolabından aldığım su 24 saat geçtiğinde, bir dikişte içtiğim takdirde başımı ağrıtabilecek kadar soğuktu. Sıcak suyu ise elime dökerek test etmek gibi bir hata yaptım ve gözle görülebilecek şekilde elimi yaktım.

Daha zor koşullarda o kadar uzun vadeli test etme imkanım olmadı ama kış kampında sıcak suyun geceden sabaha kadar sıcak kaldığına şahit oldum. Soğuk suyun da yazın 4-5 saat güneşin altında kalan arabanın içinde buzdolabı seviyesinde kaldığını gördüm.

 

Boyut olarak termosun dışarıdan göründüğünden daha az iç hacminin olduğunu söyleyebilirim. İzolasyonu sağlayabilmek için iki çelik plaka arasında kalan boşluk oldukça fazla. Aynı formda alabileceğiniz 0.47L, 0.75L, 1L ve 1.9L olmak üzere 4 farklı hacim seçeneği var. 1.9 L ile 1L boy olarak yaklaşık aynı ebatlarda fakat 1.9L sırt çantasında taşınamayacak kadar kalın. O nedenle 1L'lik modeli tercih ettim.

Termosun kapağı iki parçadan oluşuyor. Dış kapak aynı zamanda bardak olarak kullanılabilen izolasyon olarak pek faydası bulunmayan bir parça. Korumayı sağlayan kısım üzerinde conta bulunan kapak. Oldukça sert ve dayanıklı hissettiren bir malzemeden yapılmış. Kesinlikle sızdırma yapmıyor. İçiniz rahat şekilde arabanızın bagajına ya da çantanıza atabilirsiniz.

 

Stanley Adventure Seyahat Bardağı 0,47L

Bunun bir günlük termos olduğunu etiketindeki rakamlardan da kolayca anlayabiliyoruz. Sıcak ve soğuk içecekleri 3 saat, buzu 20 saat koruma iddiasında. Ev ve ofis koşullarında bu iddasını fazlasıyla gerçekleştirebiliyor. Bu termosun sınırlarını sıcak tutma konusunda zorladığımda, çayımı dış ortamda kardan yaptığım bardaklık içinde 2 saate yakın içilebilir sıcaklıkta tutmayı başardı. Soğuk içecekleri ise sahilde güneşin altında gün boyu tuttuğumda, buz gibi olmasa da serin kaldığını söyleyebilirim.

Bu formdaki adventure serisi termosları 3 farklı tipte bulabiliyoruz. Elimizdeki model 0.47 litrelik ince uzun formdaki termos. Ayı hacimde daha kısa ve tombul olan modeli de almak mümkün. Ayrıca 0.35 litrelik, bu termosla aynı kalınlıkta fakat biraz daha kısa olan model de bulunuyor. 0.47 litre hacim olarak genelde kahve dükkanlarının orta boyuna denk geliyor. Elimdeki termosu sırt çantamın şişe koyma bölümünde rahatlıkla taşıyabiliyorum. Standart çantalara tam olarak oturuyor ve düşme riski olmadan taşınabiliyor.

Bu termosu farklı kapak yapılarıyla almak mümkün, sabit kapak, düğmeye basıldığında açılan kapak ve fotoğraftaki gibi geçmeli şekilde açılıp kapanan kapak. Arabada içmek için düğmeli kapak oldukça pratik fakat düğmeli kapağa sahip modellerde kulp bulunmuyor. Ofiste ya da evde kapağı tamamen çıkararak kupa şeklinde kullanmak isteyenler için en uygun kapak tipi bu şekilde çalışan kapak. Saklama süresi en uzun olan ise sabit kapağa sahip modeller.

Sonuç

Stanley termosların fiyatları özellikle Türk Lirası'nın değer kaybetmesiyle beraber oldukça yükseldi. Piyasada yarı fiyatına satılan alternatifleri mevcut fakat Stanley termoslar gerçekten uzun ömürlü ve işlerini iyi yapan ürünler. Ömür boyu garanti sunduklarını da düşünürsek, oldukça popüler olan kahve dükkanı termoslarındansa, taksit sayısını birkaç ay daha artırıp Stanley termos tercih etmek mantıklı olacaktır diye düşünüyorum.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Lexus CT 200h Premium Hybrid

Bilgilendirme

Test ettiğimiz aracımızın kısa bir inceleme metnini ve video incelemesini TeknoSeyir kitlesi ile paylaşmak istiyorum. TeknoSeyir'in görüşleri benim için çok değerli. İlk incelememiz ile ilgili her türlü eleştirinizi bekliyorum.

Video İnceleme: https://youtu.be/43nWgxHwMu0

Sahibinin Gözünden: https://youtu.be/IHsAmNoeOLQ

 

Teknik Özellikler

Motor (1.8L Atmosferik Benzinli Motor) :  98bg - 142Nm

Motor (Elektrik Motoru) : 82bg - 207Nm

Maksimum Güç : 136 bg

Şanzıman : E-CVT

Gövde ağırlığı : 1410 kg

Kullanışlılık

Lexus CT 200h için sınıfının en geniş arabası diyemeyiz. Hacim konusunda sınıf standartlarını ancak alt banttan yakalayabiliyor. Buna rağmen akıllıca tasarım ile aracın sahip olduğu tüm alan kullanışlılığı artıracak hale getirilmiş.

Direksiyona oturduğumuzda akıllıca tasarım izlerinin ön konsolda da devam ettiğini görüyoruz. Her fonksiyon için ayrı tuş kullanılmış olması iki katlı konsol tasarımı sayesinde kalabalık bir görüntü yaratmıyor ve kullanım kolaylığını artırıyor.

Tasarım avantajı ile Lexus CT200h kullanışlı bir araba haline geliyor.

 

 

Konfor

Konfor bu otomobilin en güçlü olduğu nokta. Sürüşe geçtiğinizde süspansiyon kalitesini kolayca hissedebiliyorsunuz. Ne sert ne yumuşak olarak tanımlanabilecek bir süspansiyon ayarına sahip. Ses yalıtımına gelecek olursak, araç "Premium" sıfatını yalıtım konusunda da sonuna kadar hak ediyor. Uzun yolculuklar gerçekleştirdiğimizde, bu otomobil konfor kategorisinde sınıfının en başarılısı olduğunu kanıtlıyor.

Öte yandan donanımı da konfor başlığı altında incelersek test aracımız "Comfort Plus" donanımıyla dolu bir otomobil bekleyenleri tatmin etmeyecektir.

 

Güvenlik

Bu otomobil 8 hava yastığı, dengeli gövde ve çarpışma testi sonuçları ile mekanik olarak oldukça güvenli bir araç olduğunu gösteriyor. Fakat konu sürüş asistanlarına gelince günümüzün imkanlarından yoksun olduğunu görüyoruz. Kullandığımız modelde yeni nesil asistanlardan hiçbiri bulunmuyor.

 

Performans

Test ettiğimiz otomobil bir performans otomobili değil. Fakat "Premium" sıfatının altını doldurmak için belli bir performans seviyesini sağlaması gerekiyor. Bu noktada Lexus CT200h ekonomi ve konfor odaklı şanzımanıyla, bir performans otomobili olmadığını her fırsatta bize hatırlatsa da "Sport" moda geçtiğimizde artan gaz tepkisiyle ağır gövdesini bir kademe canlandırmayı başarıyor.

 

Ekonomi

Hibrit bir araçtan beklentiniz yakıt ekonomisi konusunda mucizeler yaratması ise Lexus CT 200h bu beklentinizi karşılamayacak. Fakat 1400 kg üzerinde ağırlığa sahip bir aracın tüketmesi beklenen yakıt rakamlarını düşününce bu otomobil sizi şaşırtabilir. Alıştığımız otomobil karakterinin aksine bu araç şehir içinde daha az yakıt tüketiyor. Kalabalık şehirlerde 5L/100km gibi bir değer yakalamanız çok zor değil. Otoban süratlarinde ise bu değer 6L/100km bandına yaklaşıyor.

 

Yakıtın dışında işletme maliyetlerini de hesaba katacak olursak Lexus CT200h ekonomik bir otomobil diyebiliriz.

Sonuç

Özetleyecek olursak Lexus CT 200h için performans ve donanım olarak sınıfının en iyisi diyemeyiz. Diğer yandan sunduğu kalite, konfor ve yakıt ekonomisi bu aracı rakiplerinin önüne çıkarıyor.

Araç tercih ederken belirlediğiniz önceliklere göre Lexus CT 200h sınıfına göre yüksek sayılan fiyatına rağmen sizin için oldukça tatmin edici bir otomobil olabilir.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 8 / 16