FiyatSeyir Pro

Onlarca mağazadan yüzbinlerce ürünü kolaylıkla takip etmenize imkan sağlayan FiyatSeyir uygulamasının Pro sürümü çıktı. Ekstra özellikler ve avantajlar sunan FiyatSeyir Pro ile hiçbir indirimi kaçırmayacaksınız.

Bu sürümün özelliklerine kısaca değinecek olursak;

  • Uygulama ve web sitesini reklamsız kullanabilme.
  • Kategorilere sınırsız sayıda alarm kurma imkanı.
  • İndirime giren ürünlerden daha erken haberdar olma.
  • Daha çok sayıda bildirim ve e-posta alma imkanı.
  • Yeni özellikleri daha önce deneme fırsatı.

Aşağıdaki tablodan ücretsiz sürüm ile Pro sürümü kıyaslayabilirsiniz.

Özellikler Ziyaretçi Standart Üyelik Pro Üyelik
İndirimleri Listeleme Var, gecikmeli. Var, daha az gecikmeli. Var
Ürün Arama Var Var Var
Ürünlerin Fiyat Geçmişini Görüntüleme Var Var Var
Favorilere Ürün Ekleme - Var Var
Ürünlere Fiyat Alarmı Kurma - Var, sınırsız. Var, sınırsız.
Kategorilere İndirim Alarmı Kurma - Var, en fazla 2 adet. Var, sınırsız.
Web Site Bildirimleri - Var, gecikmeli. Var
Mobil Bildirimler Alma - Var, gecikmeli. Var
E-posta ile Bildirim Alma - Var, gecikmeli. Var
Maksimum Bildirim Sayısı - 45 adet / saat 240 adet / saat
Bildirim Geçmişini Görüntüleme - Var, son 2 saate kadar. Var, son 4 saate kadar.
Reklam Gösterimi Var Var -
Kullanım Süresi Sınırsız Sınırsız Sınırsız

FiyatSeyir ile ilgili bazı istatistiksel verileri paylaşmak gerekirse;

Şu an sistemde 54 mağaza yer alıyor.

Mağazalar: Adeks Store, Adidas, Adore Mobilya, Aral Game, Avansas, Babymall, BilişimPort, BizdeHesaplı, Boyner, CarrefourSA, Civil, CookPlus, Corax Alpha, D&R, Dfs Bilgisayar, DurmaPlay, e-bebek, Ebrar Bilgisayar, Eksen Bilgisayar, Ereyon, Flo, GameEkstra, GittiGidiyor, Happy, Hepsiburada, İnceHesap, İnventus, İstanbul Bilişim, İtopya, Joker, Koçtaş, MediaMarkt, n11, Nanokatalog, Nike, NovaBilgisayar, Sahibinden, SanalMarketim, Sinerji Bilgisayar, Steam, Teknobiyotik, TeknolojiPazar, Teknosa, TekraMarket, Tekzen, Trendyol, Troy E-Store, Turkcell, Toker Bebe, Vatan Bilgisayar, Voidu, WebdenAl, Yukko.

Toplam 16 ana kategori ve 294 alt kategori altında 550.000'den fazla ürünün fiyat bilgisi takip ediliyor. 1600'den fazla kayıtlı üye2500'den fazla mobil uygulama kullanıcısı mevcut. Günlük 7000 üzeri ürün araması ve 4000 üzeri indirim bulma işlemi gerçekleştiriliyor.

Kayıtlı üyeler tarafından ürünlere kurulmuş yaklaşık 1800 adet fiyat alarmı ve kategorilere kurulmuş 1600 adet indirim alarmı bulunuyor. Mobil cihazlara indirimlerle ilgili günde binlerce bildirim ve e-posta gönderimi sağlanıyor.

FiyatSeyir, mağazalardan an be an fiyat bilgisini almaya devam ediyor. Belirli kategoriler gün içerisinde defalarda taranıyor.

Uygulamaya ait ekran görüntülerini aşağıda görebilir ve yazı sonundaki bağlantıdan uygulamayı Android cihazınıza yükleyebilirsiniz.

 

 

 

 

 

 

 

FiyatSeyir Pro sürümünü GooglePlay üzerinden satın alabilirsiniz. Uygulamayı satın alarak indirimlerden anında haberdar olabilmek için buraya tıklayın.

FiyatSeyir web sitesini ziyaret etmek için tıklayın.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 15 / 55

FiyatSeyir Android Uygulaması

Çevrimiçi fiyat ve indirim arama motoru FiyatSeyir şimdi GooglePlay mağazasında.

Kaynak: biltek.info

Yaklaşık 1.5 ay önce geliştrimeye başladığım online indirim takip ve ürün arama motoru FiyatSeyir'in Android uygulamasını hazırladım. Web arabirimini kullanan uygulama siteye göre daha sade ve kullanışlı bir arayüze sahip. Web sitesinde gerçekleştirebilen tüm işlemler aynı şekilde mobil uygulamada da yapılabiliyor.

FiyatSeyir'de şu an 47 mağaza ve 200.000 ürün bilgisi bulunuyor. Günde 25-35 bin ürün araması gerçekleştiriyor ve 300'e yakın kayıtlı üye mevcut. Aşağıda uygulamaya ait ekran görüntülerini görebilir ve yazının sonundaki bağlantıdan hemen akıllı telefon veya tabletinize indirebilirsiniz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

FiyatSeyir Android Uygulamasını GooglePlay üzerinden indirmek için tıklayın.

Şimdilik için web arabirimi üzerinden çalışan uygulama ile ilgili çalışmalarım devam ediyor. Uygulamaya anlık indirim bildirimler, fiyat alarmları bildirimleri vs. ekleyeceğim.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 12 / 37

FiyatSeyir - Online Fiyat Takip ve İndirim Sitesi

Kaynak: biltek.info

Güncelleme: Fiyatseyir ve uygulaması yayında!

Online fiyat takip ve karşılaştırma sitesi hazırlıyorum.

Çevrimiçi alışveriş hızla yükselmeye devam ediyor. Kullanıcılar istedikleri ürünleri birçok siteye girerek fiyat kıyaslaması yaptıktan sonra en uygun neredeyse alışverişi oradan yapıyor. Kimi alışveriş siteleri arasındaki fiyat farkı aşırı yüksek olabiliyor. Tek tek tüm siteleri gezmek hem zahmetli hem de vakit kaybına neden olacağından tam bu noktada kullanıcıların imdadına fiyat kıyaslama siteleri yetişiyor. Ben de kolları sıvadım ve bir indirim takip sistemi ve arama motoru hazırlamaya karar verdim. Yaklaşık bir hafta önce başladığım proje test aşamasında olsa da şu an sorunsuz işler durumda. Şimdi hazırladığım sisteme yakından bakalım.

Öncelikle sistemin altyapısının nasıl işlediğine kısaca değineyim. Belirlenen web sitelerinin istenilen kategorilerinde ürünlerin ad, fiyat ve link bilgileri taranıyor ve veritabanına girişi yapılıyor. Sonraki taramalarda fiyat bilgisi yeni fiyat ile kıyaslanıp indirim olup olmadığına karar veriliyor.

 

Anasayfa:

Anasayfa aşağıdaki gibi bir görünüme sahip. Kullanıcı filtreleme kısmından dilediği ürün grubundanki fiyat değişimine kolay bir şekilde ulaşabiliyor. Örneğin, son 6 saat içerisinde fiyatı en az %25 düşen ekran kartlarını listeleyebiliyor. Veya son Hepsiburada'da son 2 günde fiyatı en az 250TL düşen televizyonlara bakabiliyor.

Anasayfada belirtilen indirim oranları alışveriş sitesinin uyguladığı indirim oranını belirtiyor. Bu da Hepsiburada'da bir buzdolabının fiyatında %25 indirim olsa dahi, başka bir sitede daha ucuza bulunabileceği anlamına geliyor. Bunun için fiyat bilgisinin yanında başka sitedeki fiyat bilgisi de yer alıyor. Ayrıca ürünü hızlı bir şekilde Akakçe ve n11'de arama linkleri de bulunuyor.

Fiyat Geçmişi Özelliği:

Sistemin en can alıcı özelliklerinden bir tanesi olan fiyat geçmişi özelliği, ürünün fiyatının değiştiği tarihleri, o tarihlerdeki değişim miktarını ve oranını gösteriyor. Bir ürün bugün %60 indirimle 100TL'ye düşmüş olabilir fakat geçmişine bakarak ürünün belki de ilk fiyatının 80TL olduğunu görebilirsiniz.

Geçmiş fiyat bilgisi her ürün için günde 1 kez kaydediliyor. Fiyat değişiminin veritabanına işlenmesi için bir alt ve üst limit de mevcut elbette. Yani 1TL'lik bir değişim kimse için bir şey ifade etmeyeceğinden bu değişimler göz ardı ediliyor. Fiyat geçmişi grafiği ürünün hemen altında gösteriliyor.

 

Arama Motoru:

Fiyatı düşen ürünleri değil de aradığınız bir ürünün nerede, kaç liraya satıldığını görmek için de sitede bir arama motoru mevcut. Çeşitli anahtar kelimeleri kullanarak arama yapıp fiyatları en ucuzdan en pahalıya doğru sıralayabiliyorsunuz. Arama motoru oldukça sade bir yapıya sahip. Arama yapılacak siteyi veya kategoriyi seçme imkanı da bulunuyor.

Örneğin iPhone 7 32GB şeklinde bir arama yaparak kayıtlı web sitelerinde bu ürünün fiyatını, varsa indirim miktarını da görebiliyorsunuz. Elbette arama sonuçlarından da fiyat geçmişine ulaşabilirsiniz.

Mağazalar:

Hali hazirda 67 mağaza ve onbinlerce ürün ekli durumda. Üyelerin mağazalara puan verme ve yorum yapması gibi özellikler de olacak.

Fiyat Alarmı:

Üyeler diledikleri ürünlere fiyat alarmı ekleyebilyor. Alarm eklenen ürünün fiyatı düştüğünde site üzerinde bildirim gösteriliyor. Yakın zamanda e-posta ile de bildirim sağlanacak.

Mobil Uyumluluk:

Web sitesi tamamen mobil cihazlar ile uyumlu. Küçük ekranlarda sitede gezinme veya arama yapma oldukça kolay.

Adres: http://fiyatseyir.com/

Android Uygulaması: FiyatSeyir - Online Fiyat Takibi

Güncelleme Günlüğü: http://fiyatseyir.com/index.php?sayfa=guncellemeler

Mağazalar:  http://fiyatseyir.com/index.php?sayfa=magazalar

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 12 / 93
  • ahmetfx @ahmetfx

    Uygulama güncellendi.

    Mobil bildirimler ve e-posta yoluyla bilgilendirme aktif edildi.
    Çoklu mağaza ve kategori seçim özelliği eklendi.
    Birçok hata giderildi.

  • ahmetfx @ahmetfx

    İndirim alarmları güncellemesi geldi, her indirim, e-posta ile veya bildirim olarak cebinize gelecek.

    • supernova @supernova

      Geçenlerde indirim alarmı için bir ürünü kaydetmiştim ne yazık ki bildirim gelmediği için indirimi kaçırmışım kendim baksaydım diye az hayıflanmadım değil. Kategori bazında gelen indirim bildirimlrinin fiyat eğrisini görebilsek iyi olurdu sadece % XX değişti diyor şu fiyattan şu fiyata düştü diyor, sonra ürünü arama sayfasından arattığımda önceden daha da fiyatının düşmüş olduğunu görüyorum. Yani arama sayfasına girmeden o grafiği görmek iyi olurdu. Birde sıcak fırsatlar bildirimi sadece bildirim panelinde görünüyor uygulamada içindeki bildirimlerde görünmüyor o da dahil edilse iyi olur. Bazende uygulamada ki fiyatla tıklayıp siteye gittiğimde ki fiyat aynı olmuyordu. Bunu düzeltebilirsin. En başta yazdığım sebepten ötürü uygulamayı sildim eğer düzeltilirse prosunu alabilirim.

    • ahmetfx @ahmetfx

      @supernova Merhaba. Hem bildirim hem de e-posta ikisi de mi gelmedi? Ya da bildirim geçmişinde hiç mi gözükmedi acaba? Fiyat alarmları tarama esnasında anında bildiriliyor normalde. Yaşamış olduğunuz sorun için kusura bakmayın.

      Bildirimler'i önce ürün listeleme sayfası gibi yapmayı düşündüm ama sonradan daha basit olmasına karar verdim. Fakat bildirimlere ürünü ara veya ürüne git gibi bir bağlantı eklenebilir.

      Sıcak fırsat bildirimlerini manuel gönderiyorum. Diğer bildirimleri ise kategorilere alarm kurarak otomatik alıyorsunuz. Manuel gönderdiğim bildirimler, bildirim geçmişine işlenmiyor şimdilik, anlık yani.

      Uygulamadaki fiyat ile sitedeki fiyatın farklı olmasının sebeplerinde biri, özellikle Hepsiburada'da ürünler çabucak tükeniyor ve ürün tükenince HB farklı satıcılardan fiyat göstermeye başlıyor. İlk sebebi bu. Diğer sebebi ise, ürünler 7/24 taranıyor, tabi tümünü aynı anda taramak mümkün değil, kategori, kategori. Ürünler tarandıktan sonra bir sonraki taramaya kadar fiyatı değişmiş olabilir.

      İlginize teşekkür ederim, görüşlerinizi dikkate alacağım.

  • bilendenal.com @bilendenaldestek

    Merhaba
    Biraz önce bir TS kullanıcısı bizi uyardı. Bilendenal.com yer almıyor. Eklemelisiniz diye .

Masaüstüme Çift Tıkladım

Bu yazımda kullandığım masaüstü sistemine yakından bakıyoruz.

Bundan yaklaşık 7 yıl önce Bilgisayarıma Çift Tıkladım başlığı ile dizüstü bilgisayarım ve donanımsal özellikleri hakkında küçük bir yazı paylaşmıştım. Kullandığım birçok dizüstü bilgisayarın yavaş kalması, zamanla tümünde ısınma sorunu ortaya çıkması ve daha da önemlisi donanımların yükseltilememesi sebebi ile yaklaşık 1.5 yıldır kendi topladığım masaüstü sistemini kullanıyorum. Bu yazımda dahili ve harici bileşenlere kabaca değinip vakit buldukça bileşenler hakkında incelemeler yapmaya çalışacağım.

Önce dahili donanımlardan başlayalım.

İşlemci: Intel Skylake Core i7 6700K 4.0GHz 8Mb Cache LGA1151

Intel'in Kabylake öncesi güçlü bir işlemcisi olan i7 6700K sistemin kalbinde yer alıyor. Standart olarak 4.0 Ghz hızında iken Turbo Boost ile 4.2 Ghz hızına çıkabiliyor. Küçük hız aşırtma (overclock) denemelerimde 4.4 Ghz'i ekstra voltaj vermeden görebildi. Sıcaklık işlemci boşta iken 33-35 derecede seyrederken yük altında 70 dereceyi görebiliyor.

Bellek: Kingston 32GB (2x16GB) HyperX Fury Black DDR4 2400MHz CL15

Bellek konusunda en güvendiğim marka olan Kingston'un iki adet 16GB'lık belleğini çift kanal çalışacak şekilde sisteme dahil ettim. Overclock potansiyeli oldukça yüksek olan bu bellekler ekstra voltaj vermeden ve sorunsuz bir şekilde 2666-2800 Mhz hızlarında rahatça çalışabiliyor. İnternet incelemelerinde 3000Mhz'de dahi çalıştığını görebilirsiniz. Performansta gözle görülür bir etki yaratmadığı için fabrika çıkış hızında çalıştırmayı uygun görüyorum.

Anakart: MSI Z170A GAMING M5 ATX

Sistem toplarken dikkat edilmesi gereken en önemli bileşenlerden birisi anakart seçimidir. Tüm bileşenler doğrudan veya dolaylı olarak anakarta bağlı olduğu için sistemin stabil çalışmasındaki rolü büyüktür çünkü. Anakart seçimi geleceğe dönük yapılmalıdır. Üzerindeki RAM slotu sayısı, SATA portu sayısı, PCI Express hatlarının sayısı ve içerdiği teknolojiler göz önünde bulundurulmalıdır. Ben elimde bolca disk olduğu için SATA portu sayısına önem vererek MSI'ın Gaming serisi orta sınıfından M5 modelini seçtim. Ayrıca ileriye dönük yükseltmeler için M.2 desteğine dikkat ederek bu modeli aldım. Anakartın benim için önemli özelliklerine kısaca değinecek olursam, 6 adet SATA portu, 2 adet M.2 portu, 4 adet RAM slotu, 5 adet fan bağlantısı, USB 3.1 ve Type-C portları.

Anakartın en hoş özelliklerinden bir tanesi BIOS üzerinde fan profili oluşturulması. Bu sayede işlemci ve sistem fanlarının işlemci sıcaklığı düşükken minimum devirlerde çalıştırmanız mümkün. Ekstradan herhangi bir yazılımına veya fan kontrolcü cihazlara ihtiyacınız yok. BIOS'un UEFI arayüzü de oldukça iyi tasarlanmış. Hız aşırtma sevenler için birçok ayar bulunuyor.

Ekran Kartı: MSI GeForce GTX 1080 GAMING X 8GB

Bilgisayarınızda oyun oynamayı hedefliyorsanız ağırlık vereceğiniz donanımların başında ekran kartı gelir. Çok fazla oyun oynamasam da kullandığım ekranın çözünürlüğü yüksek olduğu için güçlü bir ekran kartı tercih ettim. Daha önce Asus ve MSI ekran kartlarının her ikisini de kullanmış biri olarak MSI'ı daha sessiz buluyorum. Bu yüzden fiyatları yakın olmasına rağmen MSI markasında karar kıldım. 2 fanlı bir model, 8GB belleğe sahip ki bu günümüz oyunları için fazlasıyla yeterli, hatta fazla. 4K oyunlarda dahi bu denli bir bellek kullanımı olmuyor. Fakat 4GB belleğin ekran kartları için tam sınır noktası olduğunu söylemekte fayda var.

Amacım tamamen sessiz bir sistem oluşturmak. Birçok ekran kartında olduğu gibi bu modelde de 60 dereceye kadar fanlar devreye girmiyor. Fakat ben yine de fanları düşük devire alarak çalıştırıyorum. Çünkü Ekran kartı 55-60 derece arasında çalışırken kendisi zarar görmese de kasa içerisindeki sıcaklığı aşırı artırıyor. Bu yüzden MSI Afterburner yazılımı ile kullanıcıların sıcaklık 30 derece üzeri iken fan devirlerini %25-30 arasında ayarlamalarını tavsiye ederim. Çünkü bu devirlerde ekran kartı 35 derecede çalışıyor ve fan sesini duymanız da mümkün değil.

Sistem Diski: Samsung 250GB 960 EVO M.2 Sata NVMe SSD

SATA arabiriminin kısıtlamaları sebebiyle normal SSD diskler şu an 600MB/s veri aktarım hızını geçemiyor. Yeni nesil M.2 slotu ve PCI Express hattını kullanan NVMe diskler ise 32GB/s hızlara ulaşabiliyor. Şu an piyasada çok fazla NVMe disk seçeneği yok. Satışta olan diskler arasında en çok gözde olan ise Samsung'un 3200MB/s okuma ve 1500MB/s yazma hızı vaadeden 960 Evo modeli oluyor. Normal SSD'lere kıyasla iki kat pahalı olduğu söyleyebilirim. CrystalMark yazılımı ile yaptığım testlerde saniyede 3000MB okuma, 1470MB yazma hızlarına ulaştığını gördüm.

Normal bir SSD diske sahipseniz ve NVMe bir diske geçiş yapmış iseniz gözle görülür bir fark yaşamıyorsunuz, bunu belirtmekte fayda var. Çünkü işletim sistemi hiçbir zaman bu denli büyük verilerle işlem yapmıyor. Fakat NVMe bir diskten yine NVMe bir diske dosya koplarım derseniz farkı o anda hissedersiniz. Ya da oyunları bu diske yükleyerek açılış sürelerinde iyileşme hissedebilirsiniz. Şimdilik pahalı diskler olduğu için ve günümüz oyunları 60-65GB boyutlara sahip olduğundan içine çok fazla oyun da atamayacağınızı söylemek yanlış olmaz.

Sıvı Soğutma: Cooler Master Seidon 240V

Hava soğutma sistemimden memnum olmama rağmen uygun fiyatlı olmasından dolayı yakın zamanda sıvı soğutma sistemine geçiş yaptım. 240mm radyatöre sahip Seidon 240V modeli giriş seviyesi bir su soğutma sistemi. Intel i7 6700K işlemcimi boşta 35 derece, yükte 60 derecede sabit tutabiliyor. Üzerindeki fanların devrini sıcaklık 50 derece altındayken 400RPM civarında ayarladım. Bu devirde aslında fanların soğutmaya pek katkısı yok gibi ama sessiz kalmaları yeterli. Her fan da bu devirde çalışmaz, belirteyim. Kutusundan çıkan fanlar yerine bir çift Cooler Master JetFlo 120mm fanları kullanıyorum. Sistem fanları başlığında buna da değineceğim.

Hava soğutma sistemim Cooler Master Hyper 412S'ten su soğutmaya geçtiğimde aşırı bir fark yaşadığımı söyleyemem. Hyper 412S işlemci boşta iken 40 derece idi, Seidon 240V'de 35-40 civarında seyrediyor. Fakat sistemin boştaki sıcaklığını baz almak da doğru değil. Sökmeden önce test etmediğim için yükteki sıcaklıklarını karşılaştıramıyorum. Ama Hyper 412S'in 60 derecenin üzerini rahat gördüğünü hatırlıyorum.

Sıvı soğutma sistemlerinin kabusu zamanla pompanın yavaşlaması veya arıza yapması. Pompa arıza yaptığında değişimi veya tamiri olmuyor, garantisi yoksa ürün çöpe gidiyor. Seidon 240V'nin pompası %70 devirde sıfır ses çalışırken %100 devirde sinek vızıltısı gibi bir sesle çalışıyor. Forumlarda okuduğum kadarıyla bu sorunu yaşayanlar var. Soğutma açısından iki devir arasında fark görmedim tabi. Fakat bir kez acaba pompa durursa ne oluru test ettim ve işlemci çok kısa sürede yük altında bile değilken 80 dereceyi gördü. Hava soğutmada bu durum nispeten daha iyi. Çünkü kule tipi bir soğutucuyu ısıtmak o kadar kolay değil. Sıvı soğutmanın hiç mi avantajı yok peki? Elbette hayır. Kasa içerisinde geniş bir boşluk kalıyor hava sirkülasyonu için. Donanımlara ulaşmak daha kolay. Kimi soğutucular RAM'lerin üzerine oturuyor ve bellekleri sökmek takmak için soğutucuyu da sökmeniz gerekebiliyor. Ayrıca ağır kule tipi soğutucular zamanla anakartı eğip bükebiliyor, özellikte de taşıma esnasında. Su soğutmanın en önemli artısı fanları düşük devirlerde çalıştırarak sessizlik sağlıyor olması.

Güç Kaynağı: Corsair RM750x 750W 80+ Gold Tam Modüler

Çoğu kullanıcı standart bir güç kaynağı alıp geçse de aslında en önemli bileşenlerden birisidir. Çünkü güç kaynağındaki bir sorun bütün sisteminizi çöpe atmanıza neden olabilir. Güç kaynağı tercihinde 80+ Goldsertifikalı bir ürün almaya karar verdim. Testlerde %92 verimlilik ile çalışan Corsair RM750X'i tercih etmemdeki asıl önemli sebep ise soğutma fanının belirli bir güç tüketimine ulaşmadan devreye girmemesi. Yani sıfır sessizlik. Ayırca modüler yapıda olması gereksiz kabloların kasa içerisinde yer işgal etmesinin de önüne geçiyor.

Kasa: Cooler Master CM693 Mid Tower

Kasa seçiminde en dikkat ettiğim husus disk yuvaları oldu. 8 adet disk çekmecesi bulunan CM690 III modelinde iki adet kasa içerisinde bir de anakart arkasında ekstra SSD disk yuvaları da bulunuyor. Fan ve su soğutma sistemleri için de bolca yuva sunuyor. Gösterişli bir model değil ama oldukça geniş iç hacime sahip. Kablo yönetimi için uygun yapıda. Kasa hakkında çok fazla söyleyecek şey yok aslında. Taşınması zahmetli, havalandırması çok iyi.

Depolama Diskleri ve SSD'ler: Kingston HyperX Fury 120gb SSD, Toshiba Q Series Pro 128GB SSD, Seagate Momentus XT 750GB, Seagate Momentus 500GB ve Hitachi HGST 500GB

Dosya depo alanı ve indirilen dosyalar için 3 adet mekanik disk, oyunlar için 1 adet SSD ve sistem yedeği için de 1 SSD disk kullanıyorum. Fazla detaya girmeye gerek yok ama şunu belirtmek istiyorum. Kingston HyperX Fury SSD diskin zamanla okuma yazma hızları düşerken Toshiba Q Series Pro'da herhangi bir düşüş söz konusu olmadı. İlk günkü performansını hala veriyor.

Soğutucu Fanlar: Cooler Master Jet Flo 120mm (x2), Cooler Master Megaflow 200mm (x2) ve Xigmatek XAF Series 140mm (x1)

Kasa içerisindeki hava sirkülasyonu önemli. Dışarıdan soğuk hava girişi ve içeriden sıcak havanın bir şekilde dışarıya tahliyesi gerekiyor. İki adet CM Jet Flo 12cm'lik fanı CM Seidon 240V üzerine yerleştirdim. Bu fanların en önemli özelliği çok düşük devirlerde çalışabilmesi. 300RPM'de dahi dönmeye başlıyor. Farklı fanlarda denediğimde bu değer 800-900RPM'i buluyor. En üst devirde jet motoru etkisi ve gürültüsü yapıyor. Fakat yüksek devirlerde çalıştırmaya hiç ihtiyaç duymuyorsunuz.

CM Megaflow fanlar ise 20cm büyüklüğü sahip. Büyük fanlar az devirde daha çok hava akışı sağlayabiliyor. Bu yüzden çok daha sessizler. Bu ikiliyi kasa içerisine hava üfleme amaçlı kullanıyorum.

Egzoz fanı olarak da Xigmatek'in 14cm'lik XAF modelinin seçtim. Yüksek devirde gürültülü ama hava akışı da bir o kadar güçlü elbette.

Dahili bileşenler bu kadar. Sırada çevre birimleri var.

Ekran: LG 34UC98 21:9 UltraWide IPS Thunderbolt Monitor

Yine önceleri pek önemsenmeyen fakat şu an bir çok kullanıcının özellikle de oyuncuların aşırı önem verdiği harici bileşenlerden başında ekran geliyor artık. Dünyanın en iyi bilgisayarına sahip olsanız da ekranınız size doğru görüntüyü sunamıyorsa bir anlamı kalmıyor çünkü. Masaüstü kullanımı için 4K çözünürlük şu an birçok monitörde kullanışlı değil kanımca. Bu yüzden tercihimi geniş ekrandan yana kullanarak LG'nin 3440x1440 çözünürlüğe ve IPS ekrana sahip 34UC98 kavisli monitörünü aldım. Kısaca özelliklerine değinecek olursak, 34" IPS kavisli ekran, 3440x1440 piksel çözünürlük, 75Hz tazeleme hızı, HDMI, Thunderbolt, DisplayPort girişleri ve USB portları, AMD FreeSync desteği ve hoparlör. Bu ekranın daha önce şuradaki yazımda detaylı incelemesini yaptığım için çok fazla açıklamaya gerek duymuyorum.

Fare: Logitech G502 Proteus Spectrum RGB

Bol tuşlu bir fare istememden dolayı Logitech'in G502 modelini aldım. Önceleri küçük fare kullanmamdan dolayı hala da alıştığım söylenemez. Fare büyük ve ağır, hatta ağırlığını daha da artırmak için kutudan 3.6gr'lık 5 adet ufak metal çıkıyor. Fare hassasiyeti 12.000 DPI seviyesine kadar ayarlanabiliyor. Tabi o seviyede imleci kontrol etmek mümkün değil. 2500-3000 DPI günlük kullanım için ideal. Üzerinde ayarlanabilir RGB ışıklı Logitech G logosu ve DPI seviyesi ışıkları yer alıyor. Logitech Gaming yazılımı ile üzerindeki 11 adet tuş yeniden programlanabiliyor. Fare tekerliği sonsuz kayma ve tıkır tıkır kayma şeklinde iki moda sahip. Farenin en güzel özelliklerinden bir tanesi ayarlarını kendi dahili belleğinde saklaması. Yani söküp başka bilgisayara taktığınızda tüm ayarlarınız aynen duruyor. Kablosu örgülü ve yeterince uzun. Elim küçük farelere alıştığı için pek konforlu bulmadım açıkçası G502'yi. Tekerliği de gürültülü geldi.

Klavye: Logitech G810 Orion Spectrum RGB

Logitech ürünlerini seviyorum. Klavye olarak da gereksiz kısayol düğmeleri ile donatılmış, bu yüzden masada fazlaca yer kaplayan ürünlerden sıkılmış birisi olarak Logitech'in G810 mekanik klavyesini tercih ettim. Klavye üzerindeki tuşlar RGB ışıklandırmaya sahip. Her tuşun rengi ayrı ayrı ayarlanabiliyor. Böyle olması güzel ve istediğim bir özellikti. Yine tekerlek şeklindeki ses seviyesi ayarlama tuşu da hoşuma gitti. Tuşlar arasında ışık sızması yok. Sadece harfler yanıyor. Böylece klavye karanlıkta çok göz almıyor. Tuşlarda Logitech'in Romer-G ismini verdiği özel bir anahtar kullanılıyor. Tuşa tam basmadan yarıda iken tuş devreye giriyor. Cherry anahtarlı klavye denemediğim için kıyaslamasını yapamayacağım. Ama genelde Cherry anahtarlara göre daha sessiz olduğu belirtilmiş incelemelerde.

Klavyedeki ışıklar yine Logitech Gaming yazılımı üzerinden kontrol ediliyor. Yalnız burada bir eksik gördüğüm nokta yazılım olmadan tuşlara ayarladığınız ışıklandırma geçersiz oluyor. Yani ışıklandırma ayarları farede olduğu gibi klavyede saklanmıyor, dahili hafızası yok. Yazılımı kapatınca veya klavyeyi farklı bir bilgisayara taktığınızda her şey varsayılan ayara geri dönüyor. Klavyede yıldız, nefes alma, basılan tuşun renk değiştirmesi gibi birçok ışıklandırma efekti mevcut, hatta kendiniz de ışıklandırma efektleri oluşturabiliyorsunuz.

Klavyede tuşlarının ideal büyüklükte olması güzel. Kimi klavyelerde fonksiyon tuşları minnacık oluyor ya da varsayılan olarak fonksiyon tuşu işlevi görmüyor. Fn kombinasyonu vs. gerekebiliyor. Yine ben klavyenin en solunda ve üstünde ekstra tuş sevmeyen kişilerdenim. En solda CTRL, SHIFT, en köşede ESC, en tepede de F tuşları olmalı. Bu açıdan G810 gerçekten minimal boyutlara sahip güzel bir klavye. G502 gibi G810 da oyuncu aksesuarı olarak geçiyor.

Klavyenin sağlam bir ağırlığı var. Koyduğunuz yerde kalıyor. Yüksekliği az da olsa ayarlanabiliyor. Örgülü ve uzun bir kabloya sahip. Şimdilik yazmada ufak tekek hatalar yapıyorum, tam alışamadım. Yalnız klavyenin mekanik olmasının normal klavyeye nazaran pek farkını görmedim.

Unutmadan klavye Türkçe tuş dizilimine ve büyük ENTER tuşuna sahip. Birçok mağazada yanında Logitech çanta hediyesi de var.

Kulaklık: Kingston HyperX Cloud

Dış ortamdaki sesleri oldukça azaltan bir kulaklık olduğunu belirterek başlayayım tanıtmaya. Kutu içeriği zengin, kaliteli bir kulaklık. Taşıma kılıfı, uzatma kabloları, ses kontrol kutusu, mikrofonu vs. her şeyi tastamam. Süngerleri değişebiliyor. Kutu içinden iki farklı sünger çıkıyor. İkisini de denedim. Fakat sanırım kafa bantlı tüm kulaklıklar bir süre sonra insanın başının çok sıkmaya başlıyor. Bu kulaklığın en önemli kusuru mikrofon kısmının çok gevşek olması. Bu gevşeme de bir kendiliğinde meydana geldi. Onun dışında ses kalitesi ve izolasyonu güzel.

Bu yazımda kullandığım güncel masaüstü sistemime yer verdim. Bileşenler ile ilgili sorularınızı, merak ettiklerinizi yorum yazarak iletebilirsiniz. Başka bir yazıda görüşmek üzere.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

BeeBEEP ile Yerel Ağda Mesajlaşma

Ağ üzerinden sohbet konusunda en başarılı uygulamalardan bir tanesi.

İnternet bağlantısına ihtiyaç duymadan ağ üzerinden hızlı ve pratik bir şekilde mesajlar gönderip alabileceğiniz, dosya aktarımı ve klasör paylaşımı yapabileceğiniz çok güzel bir uygulama var: BeeBEEP.

Marco Mastroddi isimli kişi tarafından geliştirilen BeeBEEP, herhangi bir kurulum gerektirmiyor, tamamen taşınabilir (portable) bir uygulama. Yani klasörünü nereye atarsanız orada çalışıyor. Böylece ağdaki bilgisayarlara dağıtımı çok kolay oluyor. Ve ücretsiz.

Şimdi bazı önemli özeliklerini listeleyelim.

  • Hızlı ve kolay kullanım.
  • Güvenli mesajlaşma. (ağ dinleme yazılımlarına karşın iletiler şifreleniyor)
  • Tek kişi ile veya grupla sohbet.
  • Çoklu platform desteği (Windows, MacOS, Linux)
  • Çevrimdışı iken mesaj gönderme. (karşı taraf çevrimiçi olduğunda iletiyi alıyor)
  • Mesaj geçmişini saklama.
  • Dosya ve klasör paylaşımı.
  • Avatar ve emoji desteği.

Gelelim incelemeye. Öncelikle hiçbir ayar yapmanıza gerek kalmadan programı açtığınızda ağınızda kim var kim yok herkesi görebiliyorsunuz ve hemen mesajlaşmaya başlayabiliyorsunuz. Bu yüzden çok pratik. İsterseniz belirli IP aralıklarını, çalışma gruplarını, alt ağları tarayarak otomatik olarak veya elle kullanıcı eklemek de mümkün.

Gönderdiğiniz mesajlar anında iletiliyor, herhangi bir gecikme yok. Metin mesajları yanısıra gülen yüzler, emojiler de gönderebiliyor, mesaj yazı renginizi değiştirebiliyorsunuz. Dilerseniz kendi pencerenizde mesajların hangi yazı tipi ile ve hangi büyüklükte gösterileceğini de belirleyebiliyorsunuz.

Paylaşım Kutusu özelliği ile seçtiğiniz bir klasör içindeki tüm alt klasör ve dosyaları ağ üzerinden anında paylaşabiliyorsunuz. Diğer kullanıcılar sizin paylaşım kutunuzdan istediği dosyayı çekebiliyor veya dilerseniz kendiniz belirlediğiniz bir dosya veya klasörü dilediğiniz kişiye gönderebiliyorusunuz.

Tüm sohbet yazılımlarında olduğu gibi profil resminizi, isminizi ve durumunuzu (uygun, meşgul, dışarıda vs.) da değiştirme imkanına sahipsiniz. Yazılım Windows başlatıldığında arkaplanda da çalışabiliyor, yeni mesaj veya dosya geldiğinde size yazılı ve sesli bildirim yapılabiliyor.

Sohbet geçmişi ile tüm mesajlaşma içeriği bilgisayarda saklanıyor. Dilediğiniz zaman geçmiş mesajlara göz atabiliyorsunuz.

BeeBEEP uygulamasının Türkçe dil desteği yoktu, uygulamayı beğendiğim için kolları sıvadım ve çeviriişlemini yaptım. Çeviride ufak tefek hatalar veya eksiklikler olabilir, bunları zamanla giderir ve sitedeki dil dosyasını güncellerim.

BeeBEEP'in son sürümünü (şu an 3.0.9) buraya tıklayarak geliştiricinin sayfasından indirebilirsiniz.

 

Türkçe Dil Paketini Yükleme ve Dili Değiştirme

Türkçe yapmak için buraya tıklayarak hazırladığım dil dosyasını indirin ve indirdiğiniz "beebeep_tr.qm"isimli dosyayı program klasörü içerisine taşıyın. Ardından BeeBEEP'i açın, Main -> Select Languagemenüsüne tıklayın. Listeden "tr    beebeep_tr.qm" satırını seçin ve Select düğmesine tıklayın. Dilin değişmesi için uygulamanın tekrar başlatılması gerektiğine dair bir uyarı çıkacaktır. OK diyerek o pencereyi kapatın. Ardından Main -> Quit menüsüne tıklayarak uygulamadan çıkın. Tekrar çalıştırdığınızda yazılım dili Türkçe olacaktır.

BeeBEEP ile ilgili görüşlerinizi ve karşılaştığınız sorunları yorum olarak belirtebilirsiniz. Aynı ağda 24 bilgisayar ile kullanımda hiçbir sorun, çökme, bağlantı kopması yaşamadığımı belirtmek isterim. Hızlı ve stabil olması, ayar ve kurulum gerektirmemesi hoşuma giden özelliklerinin başında geliyor.

Başka bir inceleme yazısında görüşmek üzere.

biltek.info

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Bilgisayarınızı Her Yerden İzleyin!

İşini basitçe ve sağlam yapan küçük yazılımlar daima hoşuma gitmiştir. Bu yazımda yeni keşfettiğim bir PC izleme yazılımını tanıtacağım. Daha çok bilgisayar kasası ve overclock ürünleri ile tanınan NZXT firması tarafından geliştirilen CAM isimli uygulama bilgisayar bileşenleriniz hakkında özet bilgiler sunarken aynı zamanda bu donanımların anlık durumlarını da takip etmenizi sağlıyor.

İşlemci çekirdeklerinin kullanımı, grafik kartınızın saat hızları, RAM bellek kullanımınız, bileşenler sıcaklıkları, fanların dönme hızları ve daha birçok bilgiye hızlı bir şekilde ulaşabiliyorsunuz. Arayüzü gerçekten sade ve hoş bir şekilde hazırlanan CAM sadece bunlarla yetinmiyor, aynı zamanda oyun içerisinde aldığınız FPS değerlerini ekranın belli bir noktasında görüntülenmesini de sağlıyor. Hatta oynadığınız oyunları hangi çözünürlükte kaç FPS'de oynadığınız, oyunda ne kadar zaman geçirdiğinizin de bilgisini kaydediyor.

Diğer donanım izleme yazılımlarından ayrılan farklı bir özelliği ise mobil uygulaması. Mobil uygulama üzerinden bilgisayarda takip ettiğiniz değerlere akıllı telefon ve tabletinizden ulaşabiliyorsunuz. Veriler internet üzerinden aktarıldığı için, evinizdeki bilgisayarın durumunu yolculukta dahi görebiliyorsunuz. Hatta birden çok bilgisayarın da takibini yapma imkanına sahipsiniz. Tabi bunun için bir kullanıcı hesabı oluşturmanız gerekiyor. Mobil uygulamanın Android ve iOS desteğinin olduğunu da söylemeden geçmeyelim.

Yazılım ile saatlik, günlük ve hatta haftalık değerlerin geçmişine ulaşmak da mümkün. Örneğin gün içerisinde işlemcinizin en yüksek ve düşük sıcaklığını görebiliyorsunuz. Belli sıcaklık değerleri için alarm ve bildirim özelliği de mevcut.

CAM geliştirilmeye müsait bir yazılım, şu an ekran kartına overclock yapma imkanı veren özelliği BETA durumunda. NZXT markalı RGB fanlar, LED'ler, soğutma sistemlerini de bu yazılım üzerinden kontrol edebiliyorsunuz. Umarım ilerde tüm kasa fanlarını kontrol etme, işlemci hız aşırtma gibi özellikleri de eklerler.

Şimdilik Türkçe dil desteği sunmayan, metin tabanlı dil dosyası olmadığı için çevirisini yapamadığım (hoşuma giden bu tür yazılımların çevirisi yaparım genelde, fakat geliştirici ile iletişime geçeceğim) CAM tamamen ücretsiz olarak indirilebiliyor. Kendi sitesinden indirmek için buraya tıklayın. Mobil uygulamanın GooglePlay ve AppStore bağlantıları da sitede yer alıyor. Yazılımın hoşunuza gideceğinden eminim.

biltek.info

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 9 / 12

LG 34 inç 34UC98 Curve Ultra Wide Monitör (İlk İnceleme)

CES 2016 fuarında tanıtılan LG'nin kavisli ekran monitörüne yakından bakalım.

4K monitörlerin giderek yaygınlaşması, ekran kartlarının güçlenmesi, oyunların daha yüksek çözünürlükleri desteklemesi ile FullHD monitörler yavaş yavaş önemini yitirmeye başladı. Yeni nesil ekran kartlarından giriş seviyesi olanlar dahi artık FullHD görüntülerin çok rahat bir şekilde üstesinden gelebiliyor, bu da daha fazla detay, netlik ve kalite isteyen kullanıcıları daha üst seviye bir monitör almaya teşvik ediyor.

Her ne kadar 4K monitörler daha fazla piksel ve detay sunsalar da, ben tercihimi ultra geniş ekrandan yana yaptım. Çünkü bu ekranların sahip olduğu çözünürlük oyunlarda daha geniş görüntü alanı sağlıyor. Bu incelememde LG'nin yeni nesil monitörlerinden olan 34UC98 modeline göz atacağız.

Bu yılın başında Las Vegas'ta düzenlenen CES 2016 fuarında tanıtılan monitör, 34" ekran genişliğine sahip, bu da köşeden köşeye yaklaşık 87cm'ye denk geliyor. 3440x1440 piksel çözünürlük sunan monitör keskin bir kavisli yapıya sahip. Bu kavis, diğer kavisli ekranlı monitörlerden 2 kat daha kıvrımlı. Öyle ki monitörü ilk kullanmaya başladığınızda ekrandaki düz çizgiler size eğriymiş gibi gözüküyor. Daha önce kullandığım, yine kavisli ekrana sahip LG 34UC97 modelinde, kavisli olmasının görüntü üzerindeki etkisi hiç hissedilmiyordu. Tabi bu duruma bir süre sonra alışıyorsunuz ve çizgileri tekrar düz görmeye başlıyorsunuz.

Monitörün LG tarafından açıklanan önemli özelliklerini bir göz atalım.

Ekran Boyutu 34"
Panel Tipi IPS
Görüntü Oranı 21:9
Çözünürlük QHD 3440X1440
Parlaklık 300 nit
Tepkime Süresi (GTG) 5 ms
Pixel Aralığı 10bits
Renk Skalası sRGB 100%
Görüş Açısı 178° / 178° (CR≥10)
FreeSync Var (DP 55~75Hz)
Black Stabilizer Var
USB 3.0 Var (2 adet)
Hoparlör 7W X 2
HDMI Var (2 adet)
Thunderbolt Var (2 adet)
DisplayPort Var (1 adet)
Ekran Tazeleme Hızı 75Hz
Yükseklik Ayarı Var

Monitörün diğer tüm özelliklerine LG Türkiye sayfasından buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Monitörün yabancı sitelerde onlarca incelemesi mevcut, ülkemizde ise "ilk kullanıcı incelemesini" ben gerçekleştiriyorum sanırım. Genel özelliklerine değindikten sonra ekranın olumlu olumsuz yönlerine geçebiliriz.

Öncelikle daha öncede belirttiğim gibi, bu benim ikinci 34" monitörüm, önceki monitörüm olan LG 34UC97modelini çeşitli sıkıntılardan dolayı iade etmiştim. Fakat bir sonraki monitörümün 34", IPS ve kavisli olması yönündeki tercihimi bu monitör sayesinde yaptım. Şimdi monitör hakkındaki görüşlerime başlıklar halinde yer vereceğim.

IPS Ekran:

Biraz araştırmış iseniz birçok panel türü olduğunu göreceksiniz. En meşhurları, TN, VA ve IPS. Eski bir LCD veya LED monitör sahibi iseniz büyük ihtimalle TN panele sahiptir. Bu panellerin en kötü özelliği dar görüşaçısıdır. Yani ekrana biraz aşağıdan veya yukarıdan, sağdan soldan baktığınızda görüntü kendinden geçer, renkler değişir, bambaşka bir hal alır. Hatta karanlık sahnelerde hiç gözükmeyebilir. VA paneller TN panellere göre görüş açısını sorununu büyük ölçüde gidermiştir.

Gelelim IPS panellere. IPS ekranlar günümüzde daha çok akıllı telefon ve tabletlerde yer almaktadır. Bu cihazların ekranlarına çeşitli açılardan baktığınızda görüntüde herhangi bir bozulma yaşamazsınız. LG 34UC98 model monitör de IPS ekrana sahip. Her açıdan aynı renkleri ve görüntüyü herhangi bir bozulma olmadan izleyebiliyorsunuz.

1 Milyar Renk:

Monitör ekranının bir diğer özelliği ise 1.07 milyar renk (10bit) desteğine sahip. Adobe sRGB renk skalasının %99'unu verebiliyor. Çeşitli siteler tarafından yapılan testler de bu özelliği doğrular nitelikte.

FreeSync Desteği:

Oyunlarda ekran kartının ürettiği FPS değeri ile monitörün yenileme oranının eşleşmemesindenkaynaklanan görüntü yırtılmalarına AMD ve Nvidia'nın çeşitli çözümleri var biliyorsunuz. Nvidia tarafındaG-Sync teknolojisi, AMD tarafında ise FreeSync var. G-Sync monitörler aşırı pahalı. FreeSync monitörlerin fiyatları daha uygun. LG 34UC98 55-75Hz arasında FreeSync desteği sunuyor. Her ne kadar dar bir FPS aralığı olsa da kimi kullanıcılar bu özelliği modifiye ederek 40-80Hz arasına çekebiliyor. Böylece oyunda aldığınız FPS 40'ın altına inmediği sürece görüntüler daha akıcı oluyor.

Şayet benim gibi Nvida ekran kartına sahipseniz FreeSync kullanamıyorsunuz elbette. Fakat yine de monitörün tazeleme hızını 75-81Hz'e ayarlama imkanına sahipsiniz. Ekran kartınız güçlü ise V-Sync'i de açarak, 75Hz'de oyun oynayabiliyorsunuz.

Giriş Çıkışlar:

Monitör üzerinde 1 adet DisplayPort, 2 adet HDMI 2.0, 2 Adet Thunderbolt 2 ve 2 adet USB 3.0 girişi yer alıyor. 1 adet de kulaklık girişi bulunuyor. Monitörün fiyatını artıran özelliklerden birisi de Thunderbolt girişine sahip olması. Apple Mac bilgisayarlar tarafınfna kullanılan bu port, daha fazla bant genişliğisunuyor ve papatya dizilimi desteğine sahip. Yani bir monitörü diğer monitöre bağlayabiliyorsunuz. Bilgsiayardan her ekran için ayrı kablo çekmenize gerek kalmıyor.

Bu girişler sayesinde ekrana ikinci bir cihaz takarak görüntü içinde görüntü (Picture In Picture - PIP) şeklinde iki cihazı aynı anda kullanabiliyorsunuz. Monitörün gelen görüntüleri ikiye bölme, ekranın bir köşesinde gösterme özelliği de bulunuyor.

USB 3.0 portlarından bir tanesi hızlı şarj özelliğine sahip, böylece telefon, tablet gibi cihazlarınızı bu port özerinden şarj da edebiliyorsunuz.

Burada kullanıcılar için küçük bir hatırlatma yapmak istiyorum. 75Hz, FreeSync, 10 bit renk gibi özellikleri HDMI üzerinden kullanamıyorsunuz, DisplayPort üzerinden bağlantı yapmanız gerekiyor.

Çözünürlük:

Monitör 21:9 görüntü oranına sahip ve 3440x1440 piksel çözünürlük sunuyor. Ekran büyüklüğü ve çözünülük birbirini dengeliyor. Yani maksimum çözününürlükte, FullHD bir ekranda yazı ve simgeleri nasıl görüyorsanız öyle gözüküyor. Ne demek istediğimi 4K ve 27" bir monitöre sahip kişiler daha iyi anlayacaktır. Bu ekranlarda çözünülüğü 4K olarak ayarladığınızda ekrandaki yazılar okunamaz duruma gelir. O yüzden 4K monitör alacaklar daha geniş ekranları tercih etmeliler.

Alt ve üstte siyah alanlar kalan sinema filmlerini bu ekranda tüm ekranı kaplayacak şekilde izleyebiliyorsunuz. Fakat aynı şeyi FullHD filmler ve Youtube videoları için söyleyemeyceğim. Bu tür videolarda ise sağ ve solda siyah alanlar kalıyor. Youtube'da da henüz 21:9 görüntü desteği yok maalesef.

Oyunlara geldiğimizde ise, FullHD ekranlara göre bu çözünürlük ve en/boy oranı daha fazla görüş alanısağlıyor. Örneğin, GTA V'te sağ ve sol tarafta daha fazla alanı görebiliyorsunuz. Burada önemli olan oyunun 21:9 desteğinin olması. Örneğin PES 2016'ta bu destek yok ve en fazla 2560x1440 çözünürlük sunuyor, yani 2K. Böyle olunca geniş ekranın nimetlerinden oyunda faydalanamıyorsunuz tabi. Umarım Konami yakında bu desteği oyuna katar. O zaman hemen hemen tüm saha ekranda gözükebilir.

Tasarım:

Monitörün arka tarafı ve ayak direği tamamen beyaz, oval şeklindeki ayak ise metalik gri renkten oluşuyor. Bir önceki model şampanya altın sarısı rengine sahipti ve daha premium bir havası vardı açıkçası, beyaz renk biraz basit gözüküyor.

Oval ayak harika gözüküyor diyebilirim. Ekranın yükselikliği rahat bir şekilde ayarlanabiliyor. Yukarı ve aşağı eğilme özelliği var, fakat sağa ve sola dönme olayı yok. Monitörün eksileri bölümüne bunu ekleyebiliriz.

Kurulum oldukça kolay. Ekran, ayak ve direk. Kutudan 3 parça halinde çıkıyor ve herhangi bir tornavida işi olmadan takabiliyorsunuz.

Moniör yanlardan, üstten bakıldığında oldukça ince gözüküyor, güç adaptörü ekranın dışında. Bu sayede ince aslında biraz da.

Kabloların takıldığı arka bölüm tamamen açık, 34UC97 modelinde o kısım bir kapakla kapatılıyor ve kablo girişleri gözükmüyordu. Ama bence gereksizdi, çünkü kapağı söküp takarken kırılacak gibi bir his uyandırıyordu, böylesi daha iyi olmuş diyebilirim.

Monitör kavisli olmasından dolayı masada 32" televizyonlardan daha az yer kaplıyor. Daha küçük gözüküyor. Ayrıca farklı ayak veya stand kullanmak, duvara montaj yapmak isteyenler için VESAstandartlarını da destekliyor.

Ses:

Monitörün alt kısmında iki adet 7W'lık hoparlör bulunuyor. Harikalar yaratmasa da bence gayet güzel sesveriyor. LG'nin MaxxAudio ses geliştirme özelliği sayesinde sesler daha berrak bir şekilde geliyor. Hoparlörleri sadece deneme amaçlı çalıştırdığım için fazla yorum yapamayacağım. Monitörün hoparlörlerini de çok kişinin kullanacağını düşünmüyorum.

Kullanıcı Arayüzü ve Menüler:

Monitörün altındaki dört yönlü bir joystick düğmesi sayesinde tüm ayarları kolaylıkla yapılabiliyor. Kimileri ayarlar için tek tuş kullanımını zor bulsa da benim hoşuma gittiğini söyleyebilirim.

Daha güzeli ise LG'nin OnScreen Control isimli yazılımı ile herşeyi Windows üzerinden fare ile yapabiliyorsunuz.

Kutu İçeriği:

Kutu içerisinden ekran, stand, ayak, kablo tutucu, adaptör, adaptör kabloları, 1 adet HDMI kablosu, 1 adet DisplayPort kablosu çıkıyor.

 

Değerlendirmeler ve Eleştiriler:

Gelelim monitörde neleri beğenmediğime. Önce büyük sorunlardan başlayalım.

Yatay Bantlanma (Horizontal Banding): Bu sorun önceki modelde çok aşırı şekilde rahatsız ediyordu. Servise göstememe rağmen bunun bir sorun olmadığını söylemişlerdi. Hatta LG'nin kılavuzlarında dahi bunun bir sorun olmadığı yazıyordu maalesef. Nasıl bir sorun olduğunu tarif edeyim öncelikle. Dikey bantlanma sorununu televizyonlarda duymuşsunuzdur belki. Bu sorun ekrana ışık veren ledlerin aynı oranda ışık vermemesinden kaynaklanıyor. Dikey veya yatay bir şekilde belli bir alan baştan başa koyuveya açık tonda gözüküyor. LED'ler üstte veya altta ise dikeyde, kenarlarda ise yatayda bu sorunu görebilirsiniz. Bu sorunu tespit etmek için bir gri resim açın ve yatayda dikeyde gezdirin. O zaman hissediliyor. LG 34UC98 modelinde ekranın üst kısmında hafif bir bantlanma sorunu var. Çok rahatsız etmiyor ama böyle üst seviye bir monitörde kabul edilemez olduğunu düşünüyorum.

Görüntü Yapışması (Image Retention): Bu sorunu Reddit gibi paylaşım sitelerinde duymuştum. Yine bir çok görüntü panelinde yaşanabilecek sorunlardan bir tanesi. Bir görüntünün değişmeden bir süre ekranda kaldıktan sonra ekrandaki görüntüyü değiştirseniz dahi eski görüntünün izlerinin kalması şeklinde tanımlayabiliriz bu sorunu. Kalıcı bir sorun değil. Yani bir süre sonra eski görüntü kayboluyor. İlk kullanım zamanlarımda bu sorunu hiç görmedim. Ama bazen dikkatli baktığımda eski görüntü izleri gözüküyor. Daha çok bir anda koyu zeminli bir ekrana geçtiğinizde gözüküyor.

Bu sorun bazı ekranlarda kalıcı da olabiliyor. O da Burn In diye geçiyor. Örneğin TV'nide sürekli aynı kanalı izlediğinizde kanal logosunun bulunduğu alan sabit olarak renk değiştirmediği için bir süre sonra kalıcıolmaya başlıyor. Yani kanalı değiştirseniz dahi eski logonun izlerini kalıcı olarak görebiliyorsunuz. Bu sorun zaten başlı başına değişim/iade sebebidir, şimdilik karşılaşmadım, umarım karşılaşmam da.

Arka Işık Sızması (Backlight Bleeding): Öncelikle çok fazla dert etmesemde bu denli büyük ekranların hemen hepsinde arka ışık sızması sorunu var. Yabancı sitelerde Backlight Bleeding diye geçer, bu şekilde arama yapabilirsiniz. Önceki modelde bu sorun aşırı fazla ilen 34UC98'te epey minimum seviyeye indirilmiş. Sadece sağ ve sol alt kısımlarda tamamen siyah ekranlarda ve karanlık ortam gözüken az bir ışık sızması var. Fakat bunu hiç dert etmeyin, çünkü kullanımda hiç farkedilmiyor.

Ekrandaki Gölge Alanlar: Ekranın kavisli olmasından kaynaklanan belirli bölgelerde beyaz zeminde koyuluk hissediyorsunuz. Özellikle sağ ve solda beyaz zeminde gölgeli bir görüntü var.

Kasa Rengi: Yazı içerisinde de belirttiğim gibi monitör beyaz yerine yine şampanya altın sarısı olsa imiş daha güzel olurdu. Beyaz biraz basit gözüküyor.

Dönüş Ayarı: Yükseklik ayarı olmasına rağmen sağa sola dönüş ayarı yok. Monitör zaten ağır olduğu için kendini kaldırıp da sürekli döndüremiyorsunuz. Bu ayar olsa gayet güzel olurdu.

FreeSync Aralığı: Fabrika çıkışlı 55-75Hz arasında FreeSync desteği oldukça dar. Bu çözünülükte bir ekranın oyunlarda 55FPS'nin altına çok rahat düşeceği aşikar. En azından alt limitin 30Hz olmasını beklerdim.

Güç Adaptörü Bobin Sesi (Coil Whine): Güç adaptörü oldukça büyük ve ağır. Ekranın büyük olmasından dolayı büyük olması normal. Hiç dert edilecek bir sorun değil fakat yine de yazmak gerekiyor. Kulağınızı yaklaştırdığınızda ince bir ses duyuyorsunuz. Kulağınızı yaklaştırmadan sesi duymanız çok çok zor. Daha çok ekran kartlarından ve güç kaynaklarından gelen bu sesi çoğu masaüstü bilgisayar kullanıcı bilecektir.Bobin ağlaması diye de geçer.

Çerçeve: Görüntü alanının daha geniş olabilmesi için çerçeveler biraz daha dar olabilirdi. LG yeni modellerinde ekran kapalı iken çerçevesizmiş gibi bir izlenim veriyor. Çerçeve çok geniş değil ama daha dar olmasını kim istemez ki.

Eksik Kutu İçeriği: Kutu içerisinden Thunderbolt kablosu ve bilgisayar kasası ile monitör arasında USBbağlantısı yapacak kablo çıkmıyor.

 

Monitör hakkındaki eleştiri ve görüşlerim şimdilik bu kadar. Farklı bir sorun yaşarsam konuyu güncellerim. Şimdi gelelim hediyesine.

 

Fiyat:

21:9 Ultra Geniş ve 3440x1440 piksel çözünlük sunan 34" monitörler arasında çok fazla seçim şansınız yok. Ama her markanın bu yelpazede bir ürünü bulunuyor. Tahmin edersiniz ki fiyatları çok da cezbedici değil. LG 34UC98 Amazon'da 1040$'a satılıyor. Yani 3200TL civarında. Ülkemizdeki bugünkü dolar kuruna göre şu anki fiyatları ise çeşitli sitelerde şu şekilde:

Vatan Bilgilsayar - 3688TL (Yanında LG LAS855M Kavisli Kablosuz Soundbar ve LG PV150G Projektör hediyeli)

WebdenAl - 3279TL

Hepsiburada - 3568TL

n11 - 3104TL'den başlayan fiyatlarla.

 

Monitör almak, hele ki böylesine pahalı bir monitörü almak gerçekten risklidir elbette. Satın alacağınız mağazanın güvenilir olması çok önemli. Bir önceki model olan LG 34UC97'yi Teknosa'dan, seri sonuürünler arasından oldukça uygun bir fiyata almıştım. Karşılaştığım birkaç sorundan dolayı servis raporuile iadesini gerçekleştirdim. Herhangi bir zorluk çıkarmadılar. Elektronik her zaman şans işidir. Bir başkası çok memnunken diğeri aynı ürünü yerden yere vurabilir.

 

Bu Fiyata Monitör Alınır mı?

Hemen herkesin aklına böyle bir soru gelebilir. Bilgisayar toplanacak paraya monitör alınır mı? Alınır.Fiyatı uygun demiyorum zaten. Ama artık birçok bilgisayar parçası için bu sorunun cevabı budur. Şu anGTX1080 ekran kartları 2800TL'den başlıyor, 1000 lira üzerine anakartlar satılıyor. Yani bilgisayar fiyatına bilgisayar parçası satışı artık yadırganacak bir durum değil.

Bilgisayarınız ne kadar iyi de olsa, en mükemmel bilgisayara da sahip olsanız, sonuç sizin ekranda gördüğünüzdür. Ekran kartınız en akıcı, canlı ve gerçekçi grafikleri oluştursa da en nihayetinde bunu size monitörünüz gösterecektir. Dünyanın en iyi bilgisayarını CRT tüplü ekran bir monitörle kullandığınızı düşünün. Çoğu kişi ekrana önem vermez. Ben önem veriyorum ve FullHD çözünürlük bir süre sonra yetmemeye başladı. Özellikle tasarım, yazılım vb. işlerle uğraşıyorsanız zaten bunun farkındasınızdır. Yoksa film izlemek için 34" monitör almak yerine 55" 4K televizyon alabilirsiniz.

 

Bu yazımda LG'nin yeni nesil 34UC98 34" Kavisli Ekran monitörünü incelemiş olduk. Ürünle ilgili merak ettiklerinizi yorum olarak yazabilir, görüş ve düşüncelerinizi belirtebilirsiniz.

Başka bir yazımda görüşmek üzere, şimdilik hoşçakalın.

 

Kaynak, kişisel web sitem: Ahmet SOYARSLAN - Kişisel Blog ve Haber Sitesi

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 8 / 28