Bir kitabın orijinal fiziksel kopyasını satın almak size korsan pdf halini kullanma hakkı verir mi sizce?
Son bir saat içinde 194 ziyaretçi, 58 kayıtlı kullanıcı giriş yaptı.
- © 2026 TeknoSeyir
- Hakkımızda
- İletişim
- Kullanım Koşulları
- Gizlilik Politikası
- Sosyal Ağ Kuralları
- RAM desteği bilendenal.com tarafından sağlanmaktadır.
- Sunucu desteği DGN Teknoloji tarafından
sağlanmaktadır.
Vermez ama keşke verseydi.
Her türlü verir hocam, çoğaltıp bundan kar etmediğiniz sürece her şey mübahtır.
O zaman size göre yasal orjinal PDFsini satın aldığınız kitabın korsan fiziksel kopyasını kullanabilirsiniz?
@oniki Yani iş fiziksel korsana geçince değişiyor. Korsancıdan alırsam iş illegal olur. Ancak PDF sini aldığım kitabın çıktısını alıp kendim kullanabilirim. Bunu satarsam da yanlış.
Yasal olarak vermesi gerekir-di, maalesef vermiyor. Etik olaraksa herkesin kendi bileceği iş ama ben bir sorun görmüyorum. Etik değerlerimi şirketlerin insanları yolma stratejilerine göre belirleyecek değilim.
Ben öyle yapıyorum. Hatta İngilizcesi satılmayan romanların Türkçesini alıp yabancı dildeki versiyonlarını ediniyorum korsan yoldan. Falanca firmanın filanca lisans şartları gereği bu devirde içeriğe erişememek akıl işi değil. Basılı kitap gibi diğer masraflar ve bunlardan gelirlerini sağlayan çalışanlar olmadığı için bir sorun görmüyorum.
Parasını vermişsin sonuçta, yazarı, dağıtıcısı vs. hakkını almış, bir de kimseyle paylaşmadığın sürece neden etik olmasın?
Fiziksel ürünler eskiyor (hatta yavaş eskiyor diye planlı eskitme diye birşey yapıyorlar şimdilerde). Fiziksel kitabı satın alıp, PDFsinden kullanınca fiziksel ürün eskimeyecek, onun yerine PDF görüntülediğiniz cihaz eskiyecek. Yani sonuçta aynı şey değil, fiziksel kitap eskidiğinde yenisini alacaktınız. Bunun gibi pek çok örnek verilebilir, aynı şey değil sonuçları açısından. Bir de üretici PDF ve fiziksel kitabı ayrı ayrı satıyorsa, fiyatları farklıysa, 2sini birden alınca indirim yapıyorsa?
@oniki Planlı eskitme fikri bana biraz abartı komplo teorisi gibi geldi hocam. Artık bazı firmalar maliyetten kısmak için kalitesiz hamur/mürekkep kullanıyor dediğiniz gibi ancak aynı kitabı tekrar satmak için bunu yapacaklarını düşünmüyorum, ayrıca aşırı hor kullanmadığın sürece en dandik malzeme kullanılan kitap bile yıllarca eskimez (okuyup kitaplığa kaldırıyorsun sonuçta).
hak verilmez alınır
😀 l33t
satın almaya gerek yok 🙂
Kişisel fikrim, verir. Kitapta yazan yazılara erişim iznini bir kere almışsınız. Kitabı tarayıp kendi pdf'inizi de oluşturabilirsiniz, ya da internetten indirebilirsiniz. Kitabı korsan olarak satan kişilere para kazandırmadığınız sürece bence gayet makul bir durum.
Aldıysan indir geç. Ben geçende felsefe kitabı indirdim aslında indirmedim bile webarchivedan okuyorum. 5 cildine para verip aldığım kitap bu. Taramaya üşendim taşıması zor siteden açıyorum okuyorum.
Bana göre burada temel bakış hatası şu: Bu bir copyright olayı. Kopya hakkı diye birşey olmasının nedeni mesela kitap yazarı, ya da yazılım geliştiricisi için yaptığı işten para kazanabilecek bir yolun açılması. Yani aslında burada mantık aramamak gerekiyor. Mantık, üretici size hangi hakkı satmışsa (lisanslamışsa) ona uymak (ya da uymazsınız ahlak anlayışınıza göre). Size bir kitap ya da film ya da müzik belli sayıda okuma-seyretme-dinleme için de satılmış olabilir, belli bir süre için de, ya da kişisel olarak yaşadığınız sürece size ama satamazsınız, miras bırakamazsınız, ya da sadece belli bir formatta vs. vs. Bunlar hep üretici için para kazanmasını sağlayacak gelir modelleri, (tekrar ediyorum) arkalarında üreticiye gelir kazandırması dışında bir mantık aramak anlamsız.
Bir çiftçi elma üretmiş satacak, ister kiloyla satar ister taneyle. Siz gidip ben 1 kilo parası verdim, bu da yaklaşık 6 tane eder, ben 6 tane alıyorum diyemezsiniz, o ürün taneyle değil kiloyla satılıyordur. (Örnektir gereğinden fazla ciddiye almayınız).
Başka örnek, marketlerde bazen indirim oluyor, atıyorum X marka bulgur, 1kg paket büyük indirimle Y TL. Markete gidiyorsunuz 1kg'lık ürün kalmamış ama 2kg'lık aynı marka ürün var. Ama o ürünü indirimli alamıyorsunuz, indirim sadece 1kg'lık pakette, tümüyle aynı ürün olmasına rağmen.
Özetle copyright işinde olay satıcının/üreticinin bir şekilde para kazanması, kendiniz mantık yürütemezsiniz yani tabi yürütürsünüz de o başka bir durum olur.
Bunun mantıkla bir ilgisi yok pek. Yasal olan her şeyin etik olmaması, etik olan her şeyin de yasal olmaması ile ilgisi var. Yani; yasal≠etik. Neyin yasal olduğunu ve olmadığını zaten biliyoruz, konu sahibi de biliyor, copyright'ın ne olduğunu da hepimiz biliyoruz, copyright=yasal boyut, gönderideki sorunun amacı neyin yasal olarak doğru olup olmadığı veya mantıklı olup olmadığı değil. Etik. İşe sadece yasal açıdan bakacak olsaydık yasal olan (veya yasal olarak kılıfına uydurulmuş) ancak etik olmayan her şeyi olduğu gibi kabul etmemiz gerekirdi. Bu yüzden etik ve yasal farklıdır, yasal boyutunu (yani copyright'ı) tartışmıyoruz, tartışmanın anlamı yok çünkü, yasal olarak ne olduğu belli.
@protego Benim dediğim bu değil, burada insanlar kendilerince bir mantık bulup yaptıklarını 'ahlaklı' olarak kendilerine açıklıyorlar. Diyelim adam para kazanmak için PDF formatını ayrı satıyor, fiziksel formatını ayrı satıyor, ama birisi mantık kuruyor, birine para vermişsem diğeri de hakkımdır diyor, kendisini rahatlatıyor. Benim iddiam burada mantık kurulmaması gerektiği, yoksa her türlü hırsızlık bile bir şekilde rasyonalize edilir.
@oniki Ne demek istediğini anladım ve evet insanlar bazen çeşitli bahaneleri kullanarak çeşitli şeyleri kendilerine hak görürler (örnek: "oyun türkçe çıkmayacakmış o zaman crackli kullanmak benim hakkım para vermicem" bunu diyene denmesi gereken; "hiç oynama o zaman, oynamak zorunda değilsin", olmalı.) ama orada bir denge kurulması gerekiyor, yoksa bu "mantık arama" önermesini de harfi harfine uygularsak sonuç tam olarak tiranlık kapısına çıkar. Çünkü mantık kurmayacaksak yasal=etik olarak kabul etmemiz gerektiğini söylemiş oluyorsun. Ama yasal≠etik. Yasal olan hiçbir şeyin etik kısmını sorgulamayacaksak yasal olarak kılıfına uydurulmuş her şeyi kabullenmemiz, sorgulamamamız ve mantık aramamamız gerekir. Ve dünyadaki halihazırda var olan hiçbir yasanın da hiçbir zaman değişmemesi gerekir. Bu tam bir "sorgulama biat et" tarifi. Dengeyi bulmak için tam olarak mantık aramak gerekir. Hırsızlığın da rasyonalize edilmemesi; insanların sahiplik haklarının da ellerinden alınmaması için mantık aramak gerekir. Yoksa yarın bir gün fiziki şeyleri kaldırıp yerlerine sadece dijital satın almayı bıraktıklarında; yasal kılıfına uydurarak istedikleri zaman o malı senin kütüphanenden uzaktan sildiklerinde "yasal olarak copyright hakları böyle mantık arama" diyerek susup oturman gerekir. Aynı Sony'nin milletin kütüphanesinden satın alınan filmleri silmesi gibi. Amazon'un Kindle cihazlardan satın alınmış kitapları silmesi gibi. Şimdi Amazon benim cihazımdan parasını verip aldığım ürünü sildiğinde, gidip epub'ını bulmam etik dışı mı? Peki Amazon'un yaptığı etik mi? Amazon bunu yasal olarak kılıfına uydurdu diye bunda mantık aramayıp "copyright böyle" diyerek susayım mı? Mantığı kullanarak; hiçbir tarafın hakkının yenmemesi için etik olarak yasaların düzenlenip denge kurulması gerekir. Gerekir ki halk tiranlık yapanlara (devletler veya firmalar) karşı hakkını arayabilsin, gerektiğinde de yasaları değiştirtebilsin, çünkü hak verilmez aranır/alınır. Bu yüzden "yasal" olan her şeyin etikliği tartışmaya açıktır.
@protego Genel olarak, haklısınız (elbette özelde çok tartışacak nokta bulabiliriz). Ben demek istediğimi tam anlatamama rağmen siz annlamış görünüyorsunuz, ona ayrıca teşekkürler 🙏