Bir şey çok iyi ve çok başarılı olursa bu başarıyı küçümseyenlerin, çok övüldüğünde ondan nefret edenlerin çıkması gayet doğal. Tipik bir insan davranışı.

Öyle ya da böyle Expedition 33, hikaye anlatımından oynanış dizaynına, dünya inşasından karakterlerine, müziğinden sanat tasarımına kadar her parçasıyla ismini tüm zamanların en iyi oyunları arasına yazdırdı. Hem de üst sıralarda.

Sadece bunu yapmakla kalmadı. Oyun endüstrisini de sonsuza dek değiştirdi. Aralarında amatörlerin de olduğu 33 kişilik ekibi ve 10 milyon dolardan düşük bütçesiyle yüzlerce kişilik ekipleriyle yapımına yüzlerce milyon dolar harcanan o ayılıp bayıldığımız AAA oyunları döve döve, ağızlarına baget ekmeğini vura vura değiştirdi.

Belki de hepsinden önemlisi; Expedition 33, eğlence sektörünün içine düştüğü kısır döngü çamurundan çıkamadığı ve her şeyin duygulardan arınıp makineleştiği bir dönemde, medya kavrayışı ve duygusal kapasite gerektiren, entelektüel derinliği olan organik bir eserin geniş kitlelere ulaşabileceğini ispatladı. Hem de hiç yayınlanmamış bir yazarın kalemi, içe kapanık bir gitar öğretmeninin müzikleri, kendi halinde çizimler yapan bir sanatçının tahayyülünü arkasına alarak. "Kendilerinden sonra gelecekler için" oyun tarihine asla unutulmayacak bir iz bıraktılar.

Yüzlerce milyon dolarlık gösterişli balon projelerin, şişmanlamış dev şirketlerin, kalabalık ekiplerin, oyundan anlamayan kalın enseli yöneticilerin, eski başarıları sayesinde oyun endüstrisini ele geçirmiş, dev şirketlerin derin ceplerinden ve genç geliştiricilerden beslenen "veteranların" devri bitiyor. Ama rahat olun, böyle oyunlar yine 25 senede bir çıkacak. Oyun ödülümüz seneye yine bir Souls klonuna ya da silahla bir şeyler vurduğumuz bir oyuna gider. Şimdilik ayakla topa vurduğumuz oyunlara bir şey yok. İdare edin.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • OrcunFix @orcunfix

    Valla ben 1 bilemedin 1.5 saat şans verdim oyuna ama beni sarmadı. Kötü oyun olduğundan değil çokta iyi olabilir ama kendi deneyimim buydu. Dün arc raiders indirdik biraz bakındım ama o da sarmayacak gibi duruyor. Biraz daha oynarım ama helldivers 2 çok daha zevk veriyor. Ama onu da hergün saatlerce oynayıp sıkılmayayım diye ara ara bakıyorum o kadar. Neydi birde bu silksong muydu vs o da mesela çok büyütüldü, bilmiyorum alıp denemek lazım ama milletin yorumları garip. yani dünyanın en iyi oyunu bir oyun nasıl olabilir ki ? şimdi böyle bir kitle türediyse bunun tam tersi de türer çok normal. Bunlara yapacak birşey yok.

  • memedeath @memedeath

    Amatör ruh bazen böyle güzel şeylerin çıkmasına neden olabiliyor. Tebrik etmek lazım.

  • KaptanExa @kaptanexa

    33 keyifliydi. Müzikleride harikaydı, sanat tasarımı da, ancak bir dondurmacının önündeki kuyruğu görüp arkasına geçen, bizde alalım neymiş bu dondurma demek gibi oynadı insanlar. Duymayan herkes bu şekilde oynadı sevdi veya kenara bıraktı. Çoğu insan sevmiş bende sevmeliyim gibi bir hisle oynadı belkide çogu kişi. Sürü piskolojisi etkili olmuştur büyük yüzdede. Herkese hitap etmeyen bir yapım. Goty 33 olabilir ancak bu sene oynarken en cok keyif aldıgım yapım Split fiction oldu benim için.

  • Erhan M. @erhanm

    Dediğin gibi, bir şey çok sevildiğinde antipati oluşturabiliyor; bunda haklısın. Ancak bence bunun başka bir tarafı daha var. Bir şey sevilmeye başladığında, bazı insanlar da “Ya ben bundan geri mi kalıyorum?” diyerek, “Bu neymiş?” diye yaklaşıp sanki daha çok sevmek zorundaymış gibi konuşmaya başlıyor. Bu da tipik insan davranışı.

    Bence oyun ödüllerinde bir puanlama sistemi olmalı. Expedition 33 çok iyi bir oyun olabilir; ancak örneğin RPG dalında en iyi oyun olmadığını düşünen ciddi bir kitle de var. Buna rağmen, oy verenlerin çoğunun analitik düşünerek değil, daha çok genel algıya göre oy verdiğini düşünüyorum. Tabii buna karşılık olarak da şu savunma yapılıyor: “Bir oyun yılın oyunuysa, zaten diğer dalların hepsinde de yılın oyunudur.”

    Ben mühendislik kafasıyla mı düşünüyorum bilmiyorum ama bana göre bir oyun, birçok dalda ortalamanın üzerinde olabilir ve toplamda diğer oyunlardan daha iyi olduğu için yılın oyunu seçilebilir. Bu, her dalda birinci olması gerektiği anlamına gelmez.

    Dediğin gibi egoları olmayan insanların bir araya geldiği bir stüdyoda çok düşük bütçeyle mükemmel bir oyun çıktı. Ben henüz oynamadım. Türkçe dil desteğinin çıkmasını bekliyordum, o da çıktı.

    • Uğur Yurtsever @ugury

      Ödüllerin gerçekten bir önemi var mı tartışılır. Belli bir alanda ortaya konmuş bir başarının onaylanmasından başka bir değeri yok aslında. Günün sonunda adayların hepsinin bu alanlarda denk başarılara sahip olduğunu varsayabiliriz. Ama geçen yılın iyi oyunlarından biri olan Banishers adaylık dahi alamamıştı mesela. Bir yerlerde birileri bir ödül dağıtıyorsa, herkesi mutlu etmek imkansız.

      Her iki oyunu da oynamış biri olarak; rol yapma oyunları konusunda benim de gönlümden geçen oyun Kingdom Come Deliverance 2'ydi. Ama ödülün Expedition 33'e gitmesini de anlayabiliyorum. Elden Ring bile rol yapma oyunu ödülü aldı geçmişte. Oy verenlerin rol yapma öğelerine daha geniş bir açıdan yaklaştığı bir gerçek. Ayrıca Expedition 33'ün rol yapma oyunu olmadığı argümanının ciddiye bile alınmaması lazım ki muhtemelen bunu söyleyenlerin hayatlarında oynadıkları rol yapma oyunu sayısı en iyi ihtimalle 5 falandır.

      2015'te The Witcher 3 rol yapma oyunu ödülü alırken, The Witcher 3'ten çok daha derin ve kompleks rol yapma öğelerine sahip Pillars of Eternity ödül alamamıştı. O gün "gerçek" rol yapma öğelerinden bahsedenlerin sayısı daha azdı. Bugünün rol yapma oyunu guruları, hareket eden her şeye ateş etme ve topa vurma oyunlarından başlarını henüz kadar kaldırmamıştı belki de. 🙂

      Expedition 33, oyuncular sevsin, sevmesin herkesin gelecekte işine yarayacak bir şey yaptı. Daha önce bırakın oyun yapmayı, yayınlanmış herhangi bir profesyonel eseri olmayan insanların da bulunduğu ufacık bir ekiple tüm endüstriye oyun yapmayı baştan öğretti. Hem de yarıştığı her kategorideki rakiplerinden 5-10 kat daha az bütçeyle. Oyuncuların, takım tutar gibi oyun taraftarlığı yapmaktansa işe yarar verilere odaklanması gerek.

  • lterlemez :) :\ :( @lterlemez

    Büyük firmaların en büyük derdi gelir düzeyini belli bir seviyenin altına düşürmemek ve bunu sağlayabilmek için de aynı seviyede oyun çıkartma devamlılığını sağlayabilmek. Bu kadar iş de 33 kişilik bir takım ile 5 senede yapamazlar, en büyük sıkıntı da bu zaten. Şimdi buradaki durum 33'ü çıkartan bu ekibin devamlılığını ve gelir değişimini takip edip yorum yapmaktır.

  • ad33p @ad33p

    Ubisoft : Bugün itibariyle COE 33 klonu oyun yapımına başladık. 2 sene sonra türün hypeı kaçınca vasat bir versiyonu duyurup üç ay sonra yayından kaldırırız.
    😀

  • Chevron @chevron

    Oynamadım ama müzikleri güzel, dim dam daaa diraram dam daaaa

  • Chevron @chevron

    Nier automata oyununun yönetmeni yoko taro da yeni bir şeylere kapalı olunmasından muzdaripmis. Projeleri rafa kaldırılıyormuş.

    • Uğur Yurtsever @ugury

      Yoko Taro müthiş bir adam. Japonya, batıya kıyasla daha yenilikçi gibi görünse de kendi içinde hala fazla gelenekçiler. Oralarda yatırımcı bulup büyük bütçeyle yeni bir şeyler denemek çok daha zor. Nier Automata'nın da üzerinden neredeyse 10 sene geçti. Bir 10 sene daha bu seviyede bir şey yapamayabilirler.

  • Unreal Mannequin @mannequin

    Bence oynanış açısından çok iyi değil, hatta kötü. Midcore-hardcore arası bir oyuncu olarak bir süre sonra bana biraz fazla kasıntı geldi. Oyunun %90'ının quick time events'e bağlı olması bence büyük bir game design hatası. Oyunda belli bir noktadan sonra herhangi bir düşmana karşı parry veya dodge yapmazsan tek vuruşla ölüyorsun. Bu da gelişememe hissi yaratıyor. Karakterlerin tüm puanlarını vitality'ye harcamak zorunda kalıyordum ki en azından 2 vuruşta ölsünler. Bazı düşmanlar benim her karakterimden sonra 6-7 atak yapıyor. Bunlardan herhangi birinde hasar alırsam en başa geri dönüyorum. Bu yüzden bir noktadan sonra tüm savaşlardan kaçınır oldum, çünkü sürekli aynı düşmanla yeniden savaşmak zorunda kalıyorsun. Sürekli aynı adamla dövüşmek istesem Souls oyunlarını oynarım zaten. Savaş mekaniği bu açıdan RPG öğelerini etkisiz kılıyor. Hikaye, tasarım ve oyun müzikleri olarak GOTY'yi hakettiler, ama oynanış olarak bence o kadar iyi bir oyun değil. Bu oyundan başka GOTY var mıydı diye sorarsanız bence o da yoktu zaten.

    • Uğur Yurtsever @ugury

      Oyunu expert'te oynayıp bitirdim; ama birkaç karşılaşma dışında (ki o da bazı spesifik saldırılar) tek vuruşta ölmediğimi söyleyebilirim. Vitality, oyunun 2.act'inden sonra önemini epey yitiriyor. Benim tamamen sıfırladığım, hiç puan vermediğim bir özellik oldu mesela act 2'den sonra. Belki de kurduğun build pek iyi değildi bilemiyorum. Zira oyun, benzerlerine kıyasla çok ama çok fazla farklı build seçeneği sunuyor. Doğru sinerjileri yakalayana kadar da biraz deneme yanılma yapmak gerekiyor. Oyunun bir parçası da bu. Bu yüzden hem kendi deneyimimden hem de çevremde gördüklerimden yola çıkarak, söylediklerine katılmadığımı belirtmeliyim.

      Ayrıca oyunun dövüş sisteminin belki de en müthiş tarafı, tüm act'lerde sizden yeni bir yaklaşım istemesi ve bunun için respec olmanız gerekmesi. Oyuna başladığınız düzende, başladığınız picto'larla ya da dağıttığınız puanlarla değil; size sürekli farklı şeyler denetmeye çalışarak sunduğu hemen her şeyi kullanmaya itiyor.

      Günümüzün tek tuşla ve tek bir yaklaşımla oynanabilen, hata yapabilme şansınızı elinizden alan aksiyon ve rol yapma oyunlarıyla karşılaştırırsak bu bırakın iyi bir sistem olmayı, tek kelimeyle dahiyane.

      Bazı düşmanların senin saldırından sonra 6-7 saldırı yapmaları da çok olası değil. Simon dışında (ki o bile 6-7 olmuyor herhangi bir noktada). Mutlaka kurduğun build ile ilgili bir sıkıntı olmalı.

      Bu arada oyunun Expert zorluk seviyesi dışında tüm seviyelerde tek bir parry ve dodge yapmadan bitirilebildiğini birkaç yayıncı ispatlamıştı. Yani zaten bu iddia da çürütüldü. Evet, belki Simon'u parry yapmadan geçmek imkansız. Ama bu tamamen opsiyonel; gerçekten özel ve unutulmaz bir karşılaşma. Kısacası; dövüş sisteminin parry ve dodge ya da senin deyiminle QTE üzerine kurulmuş olması gibi bir durum pek söz konusu değil. Klasik sıra tabanlı JRPG sisteminin fazla statik yapısına bence gerekli ve hoş bir dinamizm katıyor.

      Oyunun gameplay tasarımı o kadar iyi ki, gördüğün gibi taban tabana iki zıt deneyimden bahsediyoruz.

    • Unreal Mannequin @mannequin

      @ugury O zaman benim save'im bozuktu, aklıma başka bir açıklama gelmiyor. Ben Act 2'den itibaren normal düşmanlardan bile "tek yemeye" başladım. Karşılaştığım boss'ların hepsi de dediğim gibi her karakterimden sonra (benim turnlerim bittiğinde değil, her bir karakterimin turn'ünden sonra) üst üste 6-7 atak yapıyorlardı. Normal düşmanları bile parry veya dodge olmadan yenemiyordum, ki en mantıklı yöntem parry'lemekti, çünkü normal saldırılarımdan %10-15 hasar alırlarken counter attack yaptığımda %50'den fazla hasar vuruyordum, hatta çoğu zaman tek atıyordum. Ben sırf hikayeyi bitirebilmek adında bıkkınlıkla oynadım oyunu.

  • Emrah Öztürk @emrah-ozturk

    Bu oyun hakkında, hatta genel olarak oyunlar hakkında bilgim yok. Ama öyle güzel yazmışsınız ki, kesinlikle ikna oldum 🙂

  • shaq1907 @shaq1907

    Firmanın bir sonraki oyununu merakla bekliyorum. O da güzel olur inşallah da oyun piyasasını baba firmalar değil de böyle oyun oynamayı, yapmayı bilen firmalar yönlendirir.