Paylaş Paylaş

Audioengine A5+, A2, D1 DAC, W2 ve W3 İncelemesi

Audioengine, özellikle yurt dışında stereo ses sistemi almak isteyenlerin Hi-Fi'dan bir adım önceki tercihlerinde üst sıralarda yer alan bir marka. Türkiye'de de satılan ürünlerden bir seçmece yaptık ve test ettik.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • can

    ilk yorum 🙂

  • İbrahim

    yine vimeo'ya yüklendi ki?

  • Ziyaretçi

    Fiyatlar çok pahalı. Bu fiyatlara ortalama bir near field referans monitörü yine Türkiye'den alınabiliyor.

    • Burçin BOZKIR @cok_okuyan

      Parasının karşılığını veren bir üründür.

    • Ziyaretçi

      Özelliklerine baktım monitör değil. Haliyle tüm sesleri neutral alabileceğim bir speakar'a bu para verilmez. Genelec dışındaki çoğu markanın monitörler bu fiyatta. Niye özel ürün varken bunu alayım?

    • Koray Üstüner

      Bu ürünü dinlemeden yorum yapmak pek mantıklı değil ama yine de bu ürünü almadan önce hemen hemen aynı fiyata M-Audio BX8'i Türkiye'den alınabiliyorken onu da incelemekte fayda var. Yıllardır kullanıyorum ve referans monitörler arasında en ucuz model olmasına karşın ses kalitesi bence çok iyi.

    • Ali Gültekin

      M-Audio ürünlerinden uzak durulmasını tavsiye ederim. Adam, Genelec, Dynaudio ürünleri daha kalitelidir. tabii en kaliteli referans monitöre sahip olun akustik olarak uygun yerleşim + bulunulan odanın akustik düzenlemesinin yapılması gerekir. video da 5 inch bir speaker için duvardan 1 karış uzaklaştırılması gerek deniliyor; yaklaşım doğru miktar yanlış. 1 karış size +3 db olarak duymak istemediğiniz problemleri daha iyi duymanızı sağlar. doğru oran oda uzunluğunun 1/3 kadar uzak olmalı. ayrıyetten 2 speaker ve dinleyici bir eş kenar üçgen olarak yerleşmeli. yani sizin speakerlardan uzaklığınızla speakerların birbirinden uzaklığı eşit olmalı. 2 driver ın ortası kulağınızın hizasında olmalı.
      audiophile e başlıyacak insanlar için oldukça pahalı ve bu fiyatın karşılığını vermeyeceğini düşündüğüm bir marka.

      ayrıyetten 5.1 sistem kurmak için tek tek almak daha uygun olur.

      sub bir tad doku zevk meselesi değil sub harmonicleri daha iyi duymak için kullanılır.

      benim tavsiyem bilgisayarda kullanmak için logitechtir. ama yok ben tekine 600 lira vericem diyorsanız adam a7 alın.

      ama ondan önce odanızın akustiğini düzeltin. buna çok iyi bir örnek video nun sonunda hoparlörü mikrofonlayarak test drive yapılıyor orda hem speakerlardan direk ses hemde duvarlardan yansıyan sesleri duyabiliyoruz. eğer akustiği yapılan bir oda olsaydı bu sesler daha az belki hiç duyulmayacaktı. aynı o mikrofon gibi bizim kulağımızda akustiği kötü bir odada bunun gibi kötü duyulur.

      tabi bunu alıp on board ac97 e takıcam dersenizde olmuyor bunun yanında çeviricileri kaliteli olan bir ses kartı almanız lazım.bakın orda m audio alabilrsiniz.

  • murat .ç

    videoyu mozilla firefox ile açamadım.

  • Murat Gamsız @gamsizm

    Sırada benzer bir sistem yok ama bence bunları yerinde bir görün.

  • kiwi

    a5+ lar en çok istediğim ürünler arasında fakat fiyatları çok üzüyor beni

  • Alperen @alperen

    İnceleme detaylı olmuş.Benim 3 senelik EDIFIER
    M1335 2+1 SPEAKER ile küçük olanı mukayese ettim,inceleyenler de görecekler Edifier kalite ve ses özellikleri bakımından farksız.Fiyatı ise şu anda 80 lira cıvarı,ben 60 liraya almıştım.Bu fiyata bu kadar kaliteli ses,çatlama patlama yok yarıya kadar bile açmış değilim sadece ilk aldığımda denemek için sonuna kadar açtım fırça yedim.Diğer ürünlerinin kalitesini hayal bile edemiyorum.Edifier!i ilk duyduğumda bu neki dedim belki benim cahilliğim inceledikten ve en ucuzunu aldıktan sonra inanamadım hala bu kaliteyi bu fiyata nasıl satıyorlar anlamış değilim.Para + kaliteli ses sistemi denklemini bozmuşlar.Buda benden az paraya kaliteli ses sistemi tavsiyesi olsun.

    • alperencsm

      Bende de aynı sistem var. Yaklaşık 2 yıl oldu. Hala sağlam ve memnunum. Almadan önce ben direkt fiyata oynamıştım. Çok karşılaştırma yaptım. Kağıt üzerinde en çok Logitech S220 2+1 ile Edifier M1335 arasında kalmıştım. Vatana gittim ve ikisinide kurdum orada. Ama mağazada oranın ambiansı nedeniyle pekte ne olduğunu anlayamamıştım. Ve sadece RMS değerlerini göze alıp Edifier ile çıktım oradan. Sesinden çok memnunum. Ben ses için 1000 lira verip ses sistemi kuramam. Bu yüzden uygununu seçmek zorundayız.

      Geçen aylarda Logitech S220 Bim'de indirime girmişti. Arkadaşım sordu bende iyidir al dedim. Fiyatına göre gerçekten oda iyi ürün. Ama arkadaşda deneyince Edifier'in değerini gerçekten anladım. Daha yükses seslerde çok daha temiz sesler veriyor. Özellikle Flac çalarsak %90 ses seviyesinde bile çatlama yok diyebilirim. Hatta subwoferda bass ayarı var, bende o sürekli %60 seviyelerinde.

      Edifier M1335'i o kadar övdün kötü yönü hiç mi yok diyenler olacaktır. Ben ürünü alırken en çok ümit ettiğim şey her iki üründe de olan kablolu kumandacığın kulaklık girişine hemen masamın üzerinden yakıncık ulaşmaktı. Amma velakin Edifier'in kulaklık girişini kullandığımda mono ve kısık bir sesle karşılaşıyorum. Logitech'in kulaklık girişini denedim, gümbür gümbür sesi verebiliyor kumandasında ki kulaklık girişinden.

      Arasındaki fark budur yani.
      Edifier M1335'de süper ses var fakat kumandasındaki kulaklık girişi iş görmüyor.
      Logitech s220 ise sesi biraz zayıf ve yetersiz olmasına rağmen kumandasına kulaklık bağlanabiliyor.

  • Hakancez @hakancez

    Sevgili Murat ve Levent Bey,

    Bizim alana da el attınız sonunda! Senelerdir hifi alanında en büyük önemli yayınız diyerek ortalıklarda geziniyorduk, Teknoseyir ile rakip olmak varmış kaderimizde 🙂

    Şaka bir yana Audioengine alanında gerçekten başarılı ürünler üreten bir firma. Belki bilişim dünyası için fiyatları yüksek görülebilir ancak hifi dünyasına giriş seviyesinden girmek isteyen meraklılar için fiyat performans oranı en yüksek ürünlerin başında geliyor. Gerek A5+ gerekse de A2 konusundaki tespitlerinize büyük ölçüde katılıyorum. Tabii bizler işin oyun ve film tarafından değil sadece müzik tarafından baktığımız için bizim meraklılara önerdiğimiz giriş seviyesi aktif monitör çözümlerinin en başında geliyor.

    İncelemede bir ara bahsedilen kırmızı renkli USB kablosu Amerikalı Wire World firmasının giriş seviyesindeki Starlight modeli. Bu senenin başlarında bende Stereo Mecmuası'nda incelemiştim ürünü. Ek ayrıntı isteyenler aşağıdaki linke bakabilirler;

    http://stereomecmuasi.com/2013/05/wire-world-starlight-usb.html

    Fiyat yine bilişim dünyası açısından belki biraz yüksek gözükebilir ancak hifi dünyasında bu model giriş seviyesinde kalan bir model. Zaman zaman incelemeye gelen ürünlerde (USB kablosu için konuşuyorum) binlerce Dolar'lardan rahatlıkla bahsedebildiğimiz için biz Starlight modelini giriş seviyesi ürün olarak değerlendiriyoruz. Farklı alanlarda fiyat algılamaları tabii ki değişiyor... Lafı uzatmadan bahsi geçen kablonun fiyat/performans oranı oldukça başarılıdır.

    Bu arada izleyiciler için ek bilgi almak isteyen olursa Mavi Hifi firmasının web adresini de ekleyeyim; http://www.mavihifi.com/

    Selamlar
    HC

    • Poker

      Ses kablosu bir nebze ama usb kablosu kesinlikle gereksiz.

    • cevat candar @cevat-candar

      usb kablonun kalitesi ses kalitesini kesinlikle ETKİLEMEZ! sayısal veri iletiminde kablo ya iletiyordur yada iletmiyordur. sisteme parazit girince veri iletim hızı düşürülen sayısal veri iletim sistemleri (örneğin ethernet) ile kıyaslama usb kablo için yapılamaz. usb de daha kaliteli kablo kullanmak sadece kullanabileceğiniz kablonun maximum uzunluğunu etkileyebilir.

      incelemenizde usb kablo ses kalitesini artırıyor gibi bir iddia göremedim, ama böyle bir ürünün inceleme konusu yapılması en azından bana böyle bir iddia varmış izlenimi verdi.

    • Hakancez @hakancez

      Sn Cevat Candar,

      "Sisteme parazit girince veri iletim hızı düşürülen sayısal veri iletim sistemleri (örneğin ethernet) ile kıyaslama usb kablo için yapılamaz"

      Demişsiniz ama USB kablo yapı itibarı ile ek parazite sahip bir kablodur ve dış elektriksel etkilere ek olarak bildiğiniz üzere kendisi de elektrik taşır.Hoş kablonun kalitesi taşınan elektriğin V anlamında değerini stabil tutar. Bu yüzden bazı cihazları "kötü" USB kabloları ile çok zor şarj edersiniz. Bunun en önemli sebebi taşıma sırasındaki kayıplardır..

      Hifi tarafından bakıldığında yüksek çözünürlüğe sahip bir sistemde bu elektriksel etkiyi hoparlörlerinizden duymak çok mümkündür. Bu noktada yapılabilecek bir kaç şey var. Birincisi bir DIY çözüm olarak eğer DAC sisteminiz USB'den gelen elektriğe ihtiyaç duymuyor ise kablolarınıza müdahale ederek Vbus tabir edilen kabloyu tamamen devre dışı bırakmak. Bu twist yani sarım dedğimiz gürültü önleme sisteminde sıkıntı yaratmaması için konektörlere müdahale daha sık yapılan bir harekettir.

      İkinci çözüm ise daha özel şekilde ekranlanmış kablolar kullanarak elektrik taşıyan kabloyu veri taşıyan kablolardan yalıtmak. Tabii bunu yaparken kapasitans resistans etkilerine de dikkat etmek gerekiyor.

      Üçüncü çözüm ise özel bazı kablolarda görülen elektriksel yapı ile veri taşıyan yapıyı birbirinden tamamen ayırmak. Bir örneğini aşağıdaki linkte inceleyebilirsiniz;

      http://stereomecmuasi.com/2013/05/acoustic-revive-usb-1-0sps.html

    • Ziyaretçi

      Bahsettiğiniz konu cihazın beslemesi ile ilgili. Yukarıda bahsedilen veri iletimindeki kayıplar veya demodulasyon sonucu son sinyal bilgisinin oluşturulması neticesindeki farklılıklar. Farklı konular.

    • Hakancez @hakancez

      Selamlar;

      Konu bir zincir olarak ele aldığınızda kablo üzerinde yaşanan her türden sıkıntı hoparlörlerden dinleyiciler yansıyacağından tam aksine son derece önemli konular, hifi dünyasında en azından...

      Sevgiler
      HC

    • Ziyaretçi

      Konu önemli olabilir ama farklı sonuçta. Ayrıca anakartın filtrelemesi ile kaynak güç beslemesi anakartınız ise verdiğiniz sinyalde ve güçte sıkıntı yaşanmayacaktır. Sonuçta USB kabloda güç hattı ile veri hattı farklı telden gidiyor. Cihazın beslemesi ev hattı ise dediğiniz olumsuzluklar yaşanabilir ama USB den iletilen ses verisinde en ufak değişim gözlenmeyecektir.

    • cevat candar @cevat-candar

      usb kablonun kalitesinin düşük olması giden verinin kalitesini kesinlikle düşürmez. böyle br usb kablo kullanarak ses kalitesini artırmak mümkün değildir. arttığını düşünüyorsanız bu tamamen psikolojiktir.

    • Faruk

      vallaa ne kablodan ne elektrikten anlarım, ama çok artistik yazmışlar hepsine katılıyorum. konnektör sonuçta bunlar sağa solu belli olmaz dikkat etmeli. hayır sonra yandı gülüm keten helva :S

    • Ziyaretçi

      USB deki hız değişimi ses kalitesine etki etmez. USB 1.1 için hata düzeltme açık minimum hızı 4 kanaldan 24 bit 192 khz lik çift taraflı kayıda izin veriyor.

    • Burçin BOZKIR @cok_okuyan

      Konu hakkında uzmanlığım yada deneyimim olmasa da hi-fi sever biri olarak, bende dijital bağlantı türlerinde abartı pahalı ürünlerin ego tatmininden başka birşey olmadığını düşünüyorum. Yada dünya üzerindeki insanların %99.99' unun algıyamayacağı kadar bir farkı ancak yarattığını düşünüyorum.

    • Thunder-EkmekTV @thunder-ekmektv

      Demek ki o % 00.01lik fark için binlerce doları göze alacak kadar hi-fi'ci değilsiniz 😀

      yabancı forumlarda da bu ve buna benzer yorumlar okudum / okuyorum . bunu diyenler genelde hayatında 2-3 üründen fazlasını deneyimlememiş insanlar oluyor.

    • Hakancez @hakancez

      Ethernet kablosu örneklerinin geleceğini biliyordum. Allah'tan çok içerisinde olduğum bir konu olduğundan bir kaç konuya temas edeyim. Ethernet kablosu dediğimiz kablo aslında çok önemli bir kablo ve yazılanlara bakınca aslında ne kadar önemli olduğu pek bilinmiyor. Kablonun kısalığı veya uzunluğundan bağımsız olarak Ethernet kablosunun kalitesi bir ağın başarımına direkt olarak etki eder. Buradaki en önemli konu veri trafiğindeki kayıpları önleme konusudur. İster evinizdeki modem ile bilgisayar arasında ister bir veri merkezinde durum değişmez. Bir kablonun -ethernet için konuşuyorum- veri akışını azaltan bazı etkiler vardır. Hemen her kablo bu tarz senaryolara göre ek önlemler ile donatılır. Bu etkenlere bir bakmak gerekirse;

      Resistans efekti, kablonun uzunluk ve kalınlığına göre değişen bir faktör. Benim hatırladığım kadarı ile optimal bir ethernet kablosunda 1 metre kablo üzerindeki toplam direncin 0,2Ohm 'dan az olması gerekiyor. Bu durumda 1 metrelik bir uzunlukta resistansı olması gereken değerden aşağıda tutmak için örneğin 22AWG yerine 24AWG bir ethernet kablosu tercih edebilirsiniz.

      Kapasitans. Çok basit bir şekilde ethernet kablosunun birbirine burulmuş ve tüm yapıyı koruyan ekran bir miktar veri kaybına sebep olur. Bu ekran ve korumanın malzemesi kablonun veri akışının sağlığını ekiler. Polietilen tabanlı ve daha yeni teknoloji malzemeler ile veri akışının olduğu frekans aralığından daha yüksek veya daha alçak frekanslara indirilebilir.

      Empedans. Hemen her kabloda başımızın derdi. Aslında bu değer resistans, kapatisans gibi diğer etkenlerin birlikte oluşturdukları bir etken. Bu noktada kabloların sarım tekniğinden kullanılan yalıtım ve ekran malzemesine kadar her konu önemlidir.

      Gürültü ikiye ayrılır. Kablo içi, kablo dışı. Kablo içi gürültü kabloların kendi arasında sarılma tekniği (gerektiğinde cm başına rakamlar telaffuz edilir) ve kablo yalıtımı önem kazanır. Gürültü demek veri paketlerinde kayıp demektir. Dış gürültü ise kablo dışındaki elektriksel etkilerin kablo içerisine yansımasıdır. Bu durumda kablonun dış ekranlaması önem kazanır.

      Aslında daha bir çok etki var. Yazı uzayacak. Şimdi koşullar böyle iken basit ve etkisiz denilen ethernet kablosunda karşımıza bir çok farklı kombinasyon çıkıyor. Örneğin ekranlamayı abartırsanız kapasitans etkisi artar. Kablo içi malzeme kalitesi (yani bakırın saflığı ve kablo çekilme işleminin türü) veri akışını birinci derece de etkiler. Çevrenizde bulunan elektriksel ortam kablo içerisindeki yapıyı etkiler.

      Durum böyle olunca Levent Beyin deyimiyle çarşıya çıktığınız zaman her biri aynı standartta ancak farklı özelliklerde veya bazı teknik donanıma sahip ve en önemlisi fiyatları çok fark eden network kablolarına denk gelirsiniz. Her biri aynı işi yapar fiyatları farklıdır ve farklı durumlarda veri akışınızın sağlığına etki eder.

      Şimdi buradan sonuca doğru gidelim. Bu yazdıklarım belki ev kullanıcısının çok umurunda olan durumlar değildir. Ancak aynı kabloların kullanıldığı veri bankasında veya daha özellikli bir ağ içerisinde bu kablolar önem kazanır.

      Veri akışına etki etmediği düşünülen tüm sayısal kablolarda benzer konularda bahsedebiliriz. HDMI kablosu, koaksiyel kablolar, optik hatta fiber kablolar için bu etkilerin tamamı geçerlidir.

      Hifi konusunu da benzer bir yol olarak düşünebilirsiniz. Kullanılan ekipmanın kalitesi ve çözünürlüğü arttıkça kablolama, elektrik ve akustik konularına daha fazla önem vermeniz gerekir. Tek muallak konu bu bahsettiğim etkileri bir veri ağında ölçmek mümkündür. Hifi alanında ise referans kişinin kulağı ve zevkidir. Bu yüzden ortalıkta bu kadar farklı fiyat kategorilerinde farklı ürünler var.

    • Ziyaretçi

      Selamlar bahsettiğiniz bilgiler bütünü itibari ile doğru fakat tüm bu etkenler sayısal iletimde BER oranını etkileyebilir ki sonuçta biz verdiğimiz bilgiyi iletim hattından geri alabiliriz. Siz USB kablosunu ne kadar kaliteli yaparsanız yapın kaynak haber kaynağından verdiğiniz bilgiden farklı bir şey almazsınız. Öyle birşey olsaydı usb den attığınız exe dosyalarınız hiçbir zaman kopyalanmaz ve çalışmazdı.

    • Hakancez @hakancez

      Merhabalar,

      USB kablolardaki birincil önceliğimiz verinin doğruluğu veya yanlışlığı değil. Bilgisayarımız ile DAC'ımız arasına eklediğiniz USB kablosundaki küçük bir elektriksel sıkıntının, amplifikatör ve onun üzerinden hoparlöre geçmesi ve bizlerin bu parazit/bozulmayı logaritmik şekilde yükselmiş halde iken duymamız..

      Durum böyle olunca sistemi oluşturan tüm halkalarda (buna elektrik sistemi ve topraklama dahil) belirli bir miktar özen göstermek gerekiyor. USB kablolarında gösterilen bu özen, çeşitli frekans aralıklarında gölgelenen seslerin daha temiz bir şekilde dinleme isteği. Çünkü duyma eşiği içerisindeki herhangi bir gürültü müziğin içerisindeki aynı frekans aralığındaki sesleri etkiler....

      Selamlar
      HC

    • Ziyaretçi

      Selamlar DAC ın çalışma mantığında eksikliğiniz var gibi görünüyor. USB den gelen ses verisi verisi direkt yüksetilmez ve toplanıp güç ile birlikte iletilmez DAC içinde. Güç ise ayrıca filtrelenir. Güç kısmında beslediğiniz opampın çalışma VCC gerilimidir.

    • Hakancez @hakancez

      Buradaki en önemli sıkıntı kaynaktan gelen sinyalin içerisine karışan elektriksel parazit ve gürültünün dijital analog çevrim yongasetine ulaşması değil, kaynak ile DAC arasındaki değerlerin ve aynı şekilde DAC'ın özgün yapısındaki iç değerlerin mümkün olduğunca stabil kalması prensibine aykırı bir durum oluşturmasıdır. Sizin kaynak cihazınızdan DAC'a taşıdığınız sinyalin yanında diğer etkiler DAC'ınızı doğrudan etkilecektir. Örneğin kablodan kaynaklanan ek direnç, DAC içerisindeki eşzamanlı olarak direncin artmasına veya kapasitans yine DAC'ın içerisindeki değerin oynamasına, kablo vasıtası ile toplanacak RFI veya EMI'nin DAC içerisine ulaşması söz konusu olacaktır. Herhangi cihaz içi filtreleme hifi dünyasında çok makbul olmadığından herhangi bir kablo ile taşınan her türden etki amplinizde büyütülerek duyulabilir hale gelir. Bizim kablo konusundaki hassasiyetimizin asıl kaynağı da bu durumdur.

      Siz gücünü VBus'tan alan bir sistem DAC konusunda bilgi vermişsiniz. Hifi dünyasında genelde giriş seviyesi DAC'larda bu besleme sistemi kullanılıyor. Yukarıya doğru çıktıkça bu tarz besleme sistemi kullanılmaz. İsterseniz manuel olarak USB kablonun VBus bağlantısını devre dışı bırakın yukarıdaki etkenler sesi etkileyen birer unsur olarak kalmaya devam edecektir...

    • Ziyaretçi

      Hocam tam anlatımınızda bir karışıklık var gibi ya da ben yanlış anladım. Şimdi özet geçeyim :

      - USB de güç iletimi ile veri iletimi farklı kanallarda. Farklı hatta, farklı telde. Aynı tel üzerinden değil.
      - Veri iletiminde kullanılan hatta etkileyecek tüm distorsiyon, gürültü gibi dış etmenler ayrıca hat yansıması, Z- ve Z+ empedans, kılavuz etmenleri vesaire kesinlikle veriyi etkilemeyecek seviyede olduğu gibi veri iletiminde kullanılan dijital modulasyon bu etkilerin alıcı haber kanalında sorun olmadan iletilmesini sağlamakta .

      - USB kabloyu bağladığınız cihaz zaten güç filtrelemesi içerdiği için güç iletiminde DAC a erişen DC güç sinyali de filtreli. Keza DAC da filtreli.

      - DAC içinde ses sinyali çevrimleri, ses yükseltme, yükseltme sonrası sinyalin gürültü sinyali seviyesinde farkının alınması, toplama vesaire ile güç beslemesi tamamen farklı yerlerde gerçekleşen olaylar. Birbiri arasında bağlantı yok.

      - Naçizane tavsiyem USB kablonun güç hattında gerçekleşecek olayların olumsuz yönlerinden çok DAC daki DSP nin bit derinliğine, opampın P+ maddesinin katkılanma oranına, back injection gibi sinyal kayıplarına neden olan olaylara odaklanmak gerekli.

    • Hakancez @hakancez

      Bugün Stereo Mecmuası'ndan çok Teknoseyir'in yorum bölümünde mesai yaptım neredeyse. İnşallah kimseye rahatsızlık vermemişimdir.

      Okuyan okumayan herkese selamlar sevgiler
      HC

  • bLind @blind

    Güzel inceleme olmuş.Giriş seviyesi hifi öncesi en çok önerilen sistemlerden biri a5.Ayrıca bu güzel ürünleri inceleme için teknoseyire gönderdiği için mavihifiyede teşekkür ediyorum.

  • bunefiyat

    Dedim ki murat gamsız başta kaliteli ürün falan dedi bende dedim ki herhalde 500 lirayı geçmez dedim baktım 1100 falan diyince direk çıktım bu ne ya 1000 üzeri 2 tane şeye verilirmi ne alıyoruz biz anlamadım

    • Burçin BOZKIR @cok_okuyan

      Beklentiler ile ilgili bir durum tabi, sizi tatmin edecek ses kalitesini daha uygun fiyatlı ürünlerde buluyorsanız bu parayı vermenize gerek yok.
      Bu tür ürünler iş görsün diye alınacak ürün grubuna girmez. Artık keyfi olarak ses işini hobiye dönüştürmüş kişilere hitap eder.
      İnsanoğlu hep daha iyisini istediği için, elinizdeki 500TL'lik sistemden daha iyisini istemeye başladığınızda size uygun ürün A5 olabilir.

    • Melih

      Tümü beklentiler ile ilgili bir durum,eğer 500 TL'ye satın aldığınız üründen tatmin oluyorsanız sorun yok. Bu tür ürünler iş görsün, idare etsin diye alınacak ürün grubuna girmez.

  • Emiracle @emiracle

    Ben uzun süredir M-Audio Studiophile AV 40 kullanıyorum. Near field referans monitörü olarak fiyatına göre oldukça iyi olduğu söyleyebilirim. Ben uzun süre araştırıp f/p göz önünde bulundurarak bunda karar kılmıştım. Hiçbir pişmanlığım yok, bugün başına bir şey gelse yine aynısı alırım. Türkiye fiyatı 400 lira. Bu fiyatlarda dandik market hoparlörleri alınıyor.

    Resmi site:
    http://www.m-audio.com/products/en_us/StudiophileAV40.html

    Wired editör seçimi: http://www.wired.com/reviews/2010/04/pr_m_audio_studiophile_av40/

    Türkiye distribütörü Compel'den direkt satın alabilirsiniz.
    http://www.compel.com.tr/P/2-10-2317

  • Ahmet Yücel

    Evimizden çıkmadan showroom'a gitmiş kadar olduk. Gerçekten bir hoparlör ancak bu kadar iyi test edilebilirdi. Çok kaliteli ürünler fakat pahalılar. Lakin, bu videodan alacağımız şey Murat Abi'nin de söylediği gibi, Harici Ses Kartı çözümleri. Elimizde, 100 liralık bir hoparlör varsa, kaliteli harici ses kartı satın alarak daha iyi bir ses alabiliriz. Hemde uygun fiyatla...
    Peki bu DAC'ları nasıl araştıracağız 🙂 Yani, Harici Ses Kartı dedik ama bu bahsettiğiniz DAC ile aynı işimi görüyorlar, yoksa harici ses kartları bundan daha mı farklı çözümler?

  • Cem Aydınlık @cemaydinlik

    Neden vimeo ya yüklediğinizi okudum Murat abi fakat ben şu an 5.1 kullanıyorum youtube da tüm kanallar çalışırken bunda sadece merkez çalıyor 🙂 Sorun değil de bilgi olsun diye yazayım dedim kolay gelsin.

  • Hi-End

    dali zensor 1 yada wharfadale 10.2

    😉

  • Ismail

    merhaba Murat abi lutfen bana videonun sonunda calan muzigin ismini soylermisin.bir de flag muzik(ismini insallah dogru yazmisimdir)nerden ala bilirim?

  • Yaya

    JBL i baz alırsak nerede kalıyor bu marka?

    • Tarık

      JBL'i baz alirsan yerin altinda kalir cogu 😉

    • lawnmower @lawnmower

      JBL'in çok iyi ürünleri var, ama sırf markasıyla satan çok alelade ürünleri de var. Son zamanlarda mobil cihazlar için taşınabilir hoparlör sistemleri de yapıyor JBL. Markasına aldanmamak lazım, madeni 1 lira kadar sürücülerden (tweeter diyeceğim de, tam tweeter da değil) ses çıkarmaya çalışıyor. Tamam, üretim kalitesi filan iyidir de, ses kalitesi JBL markasına ve etiketinde yazan fiyata yakışmıyor maalesef.

    • Tesla

      Peugeot araçlarda JBL hoparlör kullanılıyor ve yıllardır peugeot kullanan biri olarak ses kaynağı ne kadar kaliteli olsa da JBL büyük ses sitemlerinde çok da adını hak etmiyor bence.

      @Lawnmower, JBL var benim laptopta ama beni şarttı. Hayatım boyunca gördüğüm tüm dizüstü bilgisayarlardan (özellikle müzik için üretilenler hariç) daha yüksek ve berrak ses veriyor. Film bile izlenebiliyor. (lenovo y580)

    • Burçin BOZKIR @cok_okuyan

      JBL'in bu üründen kötü modelleride var iyi modelleride. Genelleme yapılamaz.
      Ama şunu söyleyebilirim. JBL'in bilgisayar veya mobil cihazlara bağlantı için ürettiği modellerinin ses kalitesi kesinlikle bu üründen vasat.

  • Tarık

    M-Audio BX5'in performans olarak çok gerisinde ancak fiyat olarak daha pahalı.

    iMac'le beraber çekilmiş fotoğraf kullanıcı kitlesini açıklıyor gibi.

  • Ziyaretçi

    MG ve LP den yine süper bir video.

    Levent abinin kutuyu paketleyip, sonra da bir çocuk edasıyla yerine bırakmasına koptum 😀

    Bu ikili süper. Aynen devam.

  • Solomon Grundy

    İnceleme güzel de, böyle pahalı ürünleri incelediğiniz için eleştireceğim sizi. Neden böyle lüks ve pahalı şeyler inceliyorsunuz? Biraz da bizim alabileceğimiz şeyler inceleyin. Minton'un, Frisby'nin, Everest'in, Jwin'in çok kaliteli f/p hoparlörleri var. Özellikle Jwin'den bahsetmenizi istiyorum. Bu hoparlörler hakkındaki görüşleriniz nedir? Çok yumuşak ve kaliteli ses veriyor bence. Böyle Audioengine filan pahalı markalar, siz anlatsanız da kimse alamıyor. Biraz Türkiye şartlarına uygun incelemeler yapın lütfen.

    • mfeyzifar @mfeyzifar

      Merhaba

      "kimse alamiyor" derken kendinizin yasadigi dunya disinda da bir dunya oldugunu lutfen unutmayin. Hem alamiyor olsaniz dahi bunlari genel kultur olarak dusunun. Bedava video, izleyin, bir kelime ogrenseniz kâr sayin.

      Saygilar.

    • bmelikoglu @bmelikoglu

      Kimse alamıyor zihniyetinden gidersek bir sonuca varmak mumkun değil. Mesela dizüstünde intel pentium 2117u işlemcili ürünler var. Bunlar giriş seviyesi ürünler ve eğer buranın izleyicisi 750 - 850 TL bandındaki bu ürünlerin tanıtımı olsa izlemeye değer bile bulmaz. Ya da iphone telefona sırf Apple diye hayatta 3000 TL vermem ama incelemelerini zevkle izliyorum.

    • arda

      meli apple mi dedin..? adamlar delirmiş. Bu haber de bunun delilidir: Apple, elektronik üreticilerinden beklenmeyecek bir patent hamlesi yaparak, bir Apple Store mağazasının girişine ait mimari tasarımın patentini aldı. 🙂 D

  • Machine

    Murat bey,sizce A5+'mı yoksa Edifier S730'umu tercih etmeliyim ?

    • Murat Gamsız @gamsizm

      En ufak fikrim yok. Sadece A5'i tecrübe ettim.

    • Tarık

      Music Production ile ilgeleniyorsan Edifier'i önermem.

      Çünkü ;
      Low - High frekansların çakıştığı sekanslarda mixing yaparken, external woofer olması dezavantaj. Bu tip +1 wooferlı sistemler sanatçıyı yanıltır ve bir miktar frekans kaybı vardır.
      Böyle bir durumda referans monitör almalısın.
      M-Audio BX5 veya BX8 öneririm.

      Ama ben müzik yapmıyor sadece dinleyeciyim diyorsan ;
      Edifier'in 20hz'lik wooferi dubstep, drum & bass, minimal techno, trance vb, Bass'ın ön planda oldugu müzik türlerinde sana çok net bir avantaj sağlıyacaktır.

      Not olarak;
      Böyle sistemleri alıp 320kbps olsa bile mp3 dinlemek hayal kırıklığıdır.
      FLAC, ALAC tarzı dosya türlerini tercih etmezseniz kurduğunuz sisteme küfretmeniz olasıdır.

    • lawnmower @lawnmower

      İkisi çok farklı amaçlara hizmet eden sistemler. A5'e alternatif arıyorsanız Edifier'ın Studio serisine bakmanızı öneririm. Buralarda bulması biraz zor maalesef. Eksen Bilgisayar'da vardı bir modeli, ama sanırım stokta kalmamış, siteden kaldırmışlar. Fiyatları basit masaüstü hoparlörlere göre biraz daha pahalı olsa da Audioengine ürünlerine göre çok daha ucuzdur. Aynı kaliteyi beklememek lazım tabi, ama eğer A5+ hoşunuza gittiyse ama çok pahalı bulduysanız bunları incelemenizi öneririm.

      http://www.edifier-international.com/products/edifier-studio

  • Tarık KAYA (36) @tarikkaya

    İncelemenizi keyifle izledim dedim ki şu emekli mikado 4+1 ses sstemini güncelleyeyim diye düşünüyordum. Subbuffer cızırdı yapıyor ama rahatsız etmiyor diye düşünüyordum. Dedim siyahı daha güzeldir felan. Murat abi fiyatı söyleyince direkt olarak mikado (ha ha ha 🙂 güzel dedim.
    Güzel cihazlar. Bir kere seçip evladiyelik kullanmak iyi. Ben 2004 de eskişehirde mikadoyu 90 TL yerine 75 TL ye almıştım. Düğünde kına gecesinde bile kullandım. En son ev partisinde buffer patladı. Ama hala daha windows gürültü tutmasıyla rahat rahat kullanıyorum.
    Güzel cihaz.

  • Burçin BOZKIR @cok_okuyan

    Yaklaşık 3 senedir kullanıyorum A5, fiyatına göre çok kaliteli bir ürün. A5 ile A5+ farkına değinmemişiniz Murat Bey?

  • Erdem

    Çok güzel bir bölüm ellerinize sağlık...

    yaza evleneceğim için kendi oyun odama bişeyler yapmak istiyordum. 55' ekran ps4+teknoküp ama bu alan içinde %80 tek başıma olacağım için ses sistemimi yoksa incelemedeki benzeri doc+kaliteli kulaklık mi kararsızım teknoseyir...

    • Murat Gamsız @gamsizm

      Sesi açabilecekseniz hoparlör. Yoksa süper kaliteli bir kulaklık+DAC. İkisi de ayrı keyif. A5+ sesi açtıkça coşuyor. Kısık seste ziyan olur.

    • Erdem

      Film izlerken de çok daha keyifli olur eminim... odaya önce ses izalasyonu yapmam gerekecektir... maliyet çıkarttıktan sonra karar vermek en mantıklısı:)

    • Hakancez @hakancez

      Sevgili Murat Bey,

      Aslına bakarsanız hifi sistemlerin belirleyici özellikleri ses kısık iken dahi ayrıntı ve özellikle bas seviyesini tatmin edici şekilde dinleyiciye ulaştırmasıdır. Yani kaliteli bir hoparlörden beklentimiz çok düşük ses seviyelerinde dahi müziğin ayrıntısını bize iletmesidir.

      Yani hedef her zaman sesi açmaktan ziyade her ses şiddetinde, ses kalitesini dinleyiciye ulaştırmalı.

      Sevgiler
      HC

    • Burçin BOZKIR @cok_okuyan

      +1

      Kaliteli ses kontrolünde düşük ses seviyeside sunduğu dinamik ses aralığını dinlemeyi tercih ederim.

    • Murat Gamsız @gamsizm

      Öyle ama bu ürün özelinde sesi açtıkça çok daha iyi sonuç aldım.

    • Emiracle @emiracle

      Demek ki o kadar da iyi değilmiş. Bu çok önemli bir fark çünkü.

    • Hakancez @hakancez

      Sn Emiracle,

      "Demek ki o kadar da iyi değilmiş" bir kriter değildir. Şöyle ki, ses sistemlerinde kıyaslama yapacağınız zaman, test ettiğiniz ürünü optimum koşullarda ve referans olarak farklı cihazlara bakarak değerlendirmek gerekir. Yani elinizdeki referans olarak kullanılacak benzer bir sistemin varlığı çok önemlidir. Referans sistem derken açıklamak gerekirse, hifi söz konusu olunca örneğin bir DAC test edeceğimiz zaman, kullandığımız medya oynatıcının ve bilgisayarın optimizasyonlarından, kullanılacak medyaya, kablolardan, amplilere, özetle sistemin tüm bileşenlerine her konuda özen göstermek gerekir.

      Bir de kulak referansı olayı var. Her zaman elinizdeki sisteme göre testler yaparız. Ancak asıl önemli olan test edilecek ekipman giriş seviyesi de olsa üst sınıf bir sistemi referans almak ve eksiklikleri buna göre tespit etmektir. Örneğin benim kendi testlerimde kullandığım kulaklık kombinasyonlarının en ucuzu yanılmıyorsam 1.400 Dolar en pahalısı ise 8.000 Dolar civarında olması lazım. Test ettiğiniz ekipmanın fiyatı ne olursa olsun (örneğin 200 Dolarlık bir DAC) hep aynı kulaklıkları kullanmak ürünün genel durumunu tespit etmek için önemli bir referans noktası sağlıyor. Ancak son sözlerimizi test ettiğimiz ürünün segmentine göre yapmak önemli. Örneğin Audioengine A5 hoparlörleri elimizdeki binlerce Dolarlık hopalörlere göre test etsek bile, son sözlerimiz bu hoparlörün fiyatında göre yapılmak zorunda.

      Murat Bey, bir testten ziyade kullanım deneyimlerini anlatıyor ve kendisi açık açık söylüyor zaten. En iyi yöntem her zaman kendi kulağınıza güvenmek ve alacağınız bileşenleri bizzat kendinizin dinlemesidir.

      Bende hep yazılarımda bu durumu anlatmaya çalışıyorum. Tıpkı bu inceleme de olduğu gibi bizler sadece meraklılara bir başlangıç noktası veriyoruz. Bir sonraki adımda kendi kararlarını kendilerinin vermesi en doğrusu...

    • Emiracle @emiracle

      "Aslına bakarsanız hifi sistemlerin belirleyici özellikleri ses kısık iken dahi ayrıntı ve özellikle bas seviyesini tatmin edici şekilde dinleyiciye ulaştırmasıdır. Yani kaliteli bir hoparlörden beklentimiz çok düşük ses seviyelerinde dahi müziğin ayrıntısını bize iletmesidir."

      Bu yorumunuzun benim için en geçer akçe olduğunu belirtmek için, size destek çıkan bir yorum yazmıştım. "(Benim için) demek ki o kadar da iyi değilmiş" yazsaydım sorun olmayacaktı. Burada Murat Gamsız'ın incelemesini de eleştirmiyorum. Yalnız, "Hepimiz apartman dairelerinde oturuyoruz, istesek de sesi çok fazla açamıyoruz" dedikten sonra böyle bir şey söylemek çelişki yaratıyor. Ben özellikle sizin kadar Hi-Fi sistemler hakkında bilgi sahibi değilim. Yaptığız işi de önemsiyorum. Bir kullanıcı olarak ses yüksekliğinden daha çok düşük seste netliğe ve doygunluğa her zaman daha çok önem veririm. Benim M-Audio AV 40'lar bu istediğimi 400 liraya bana sağlıyor. 1000 küsür lira ödeyerek alacağım Audioengine'ler sizce bana 2 kattan daha fazla bir kalite ve zevk sunacak mı?

      Bir de bu Hi-Fi işlerinde teoride üst limit olmaması bir noktadan sonra bence zengin mastürbasyonuna giriyor. Buna katılır mısınız? (Bu işten ekmek yediğinize göre katılmamamız akla daha yatkın geliyor)

      Yorumlarınız için teşekkürler.

    • Hakancez @hakancez

      Sn Emiracle,

      Yazı dilinde zaman zaman yanlış anlaşılmalar olabilir. Kusura bakmayın . Öncelikle şuradan başlayayım, ben profesyonel olarak yazılım sektörünün içerisindeyim, bir yandan da network'ler ile alakalı bazı projeler yürütüyorum. Stereo Mecmuası kar amaçlı bir oluşum değil tamamen benim hobi sitemdir. Zaman içerisinde hobi sitesi büyüyüp bugünkü haline geldi. Yayın olarak reklam gelirlerimizin maliyetlerimizi aşan bölümü her sene düzenli olarak Lösev'e bağışlanır. Sitemizde yazı yazan tüm dostlarımızda gönüllü olarak yazarlar ve hiç kimsenin ticaret dahil hifi ile alakası yoktur. Bu kadar rahat yazı yazabilmemizin ve sitenin başarılı olmasının asıl sebebi de bu zaten...

      Tabii ben şimdi sizin ifade ettiğiniz şekilde yazamam ancak hobi dünyasında parasal limitlerin olmadığı bir gerçek. Ben kendi adıma yarım milyon Dolar'a yaklaşan (belki de fazlası ile geçen) etkileyici sistemler dinledim. Bu tarz sistemlerde özellikle de üst segmente çıktıkça minik bir fark için binlerce hatta yüzbinlerce Dolar harcandığı doğru. Bu sizin hobiye veya ilgi alanına duyduğunuz merak ve bunu destekleyen maddi gücünüzle bağlantılı bir konu.

      Örneğin yakın bir zamanda bir değerli dostum 1940 yılında üretilmiş bir amplifikatöre bir çok insanın anlayamayacağı bir tutar ödedi. Dışarıdan bakıldığında son derece mantıksız gözüken bu hareket bir başkası için hifi tarihinin dönüm noktasındaki ürünlerden birisini satın almış olmanın verdiği haz olarak değerlendirilebilir. Ses açısından ise 70 senelik bir cihazın böylesine etkileyici bir ses vermesi hayranlık uyandırıcıydı. Dışarıdan bakıldığında bir "çöpe" verilmiş binlerce Dolar olarak gözüken şey, aslında bambaşka manalara sahip bir harcamadır harcamayı yapan kişi tarafından.. Bu yüzden bu tarz genellemelerin en azından hobi dünyasında doğru olmadığını düşünüyorum.

      Bu noktada hobi dünyasında veya koleksiyoncular arasında parasal tutarların mantıklı bir açıklamasını aramak veya yapmaya çalışmak kesinlikle doğru değildir. Bir hifi sistem, bir plak, bir kitap veya farklı bir alana merak salmış bir insanı konunun çok içerisine girmeden ve konuya vakıf olmadan yaftalamak bence son derece yüzeysel bir yaklaşım olur.

      Hobi dünyası her zamana her maddi gelir düzeyinden insana hitap eder, insanlar kendi imkanları ölçüsünde bu dünyadan keyif almak isterler. Bazen milyon Dolar, bazen bir kaç TL.. Önemli olan gönül verdiğiniz alanda mutlu olmanızdır. Bunun içerisinde ego tatmini, gösteriş ve türlü dürtü olabilir. Ancak önemli olan kendiniz gibi düşünen kendiniz tarzı hobiye gönül vermiş insanlarla birlikte olup onlarla paylaşımlara girebilme seçeneğinizi olmasıdır.

      Selamlar
      HC

    • tropik

      Sen o planları yaparken müstakbel hanıma sordun mu?

    • Şahin. @strdex

      🙂 Haberi yoktur 😀 herhalde 🙂

  • Kalite = Genelec

    GENELEC'den başkası yalan 🙂 Buyrun fiyatlara bakalım;

    6010B - 350$ (Tekli)

    8020C - 535$ (Tekli)
    8030B - 799$ (Tekli)

    M030 - 625$ (Tekli)
    M040 - 895$ (Tekli)

    Not: Amerika Birleşik Devletleri fiyatlarıdır, vergi dahil değildir.

    Şimdi siz hesap edin Türkiye'de çiftini kaça alabilirsiniz? 🙂

    Konuya direk fiyattan girdim belki, ama tasarımı ve frekans aralığı ile gönlümün sultanıdır kendileri. "Bilen bilir" diye bir laf varya hani hah işte tam buraya cuk oturuyor 🙂

    İyisi mi bence siz şimdi bütün gün Gelenec'i araştırın inceleyin, videoları izleyin, teknik dökümanları okuyun ve Google'da fotoğraflarına bakın. Estetik değerlere önem veren insanların beğenmemesi gibi bir durum söz konusu bile değil o kadar diyorum.

    Levent abime saygılar 😉

  • Onur Şirin @onursirin_1

    Youtube kapak olsun hesabı yapmışsınız.:))) en güzeli İnternet sadece youtube'dan ibaret değil...

  • Mustafa

    Uzun süredir arka da rafta bu beyaz hoparlörler dikkatimi çekiyordu. İnceleme gayet güzel olmuş,böyle ürünlerin incelemesini daha çok bekliyorum. Bir ses meraklısı olarak.

  • Emre K @emre-k

    Öncelikle inceleme çok başarılı olmuş. Özellikle sondaki karşılaştırma ve uygulama kısmı çok güzel olmuş.

    İyi ses sistemleri konusuna yabancı olan kişilere fiyatlar yüksek gelebilir. Ancak bence hem A5+ hem A2 fiyat/performans olarak iyi bir konumda. Şöyle bir örnek vereyim, bugün üzerinde sırf bir marka logosu var diye kafa üstü kulaklıklar 700-800 TL'ye peynir ekmek gibi satılıyor. Bu tanıtılan ürünlerin içerisinde güç dönüşümü için ayrı bir devre, sesi yükseltmek için ayrı bir devre, iki tane bass ve iki tane tiz olmak üzere 4 tane hoparlör, bunların kasası vs. var. İyi bir sesin kalitesini zincirdeki en zayıf halka belirler. Konu iyi ses olunca "şurasından kırpalım" diyemezsiniz. Bu yüzden ürünün tüm elemanlarının da iyi kalite ekipman ile üretilmesi, iyi işçilikle montajlanması gerekir. Güç ve amfi devrelerinin kaliteli tasarımı için gereken ar-ge zamanı da ayrı bir konu. Bir de bu ürünlerin milyonlarca satmadığını düşünürsek maliyeti de bir kat daha artıyor. Tüm bunları bir arada değerlendirince ürünlerin fiyat/performansı iyi bir noktada bence. Evet bize göre pahalı ama bunun sebebi bizim paramızın oldukça değersiz olması ve alım gücümüzün düşük olmasıdır. Biraz da algı meselesi var. Bugün iPhone 5S
    1600 TL'den satılsa herkes "çok ucuzmuş" diye saldırır ama böyle konuda alım gücünden şikayet ediliyor. İşte bunlar hep pazarlama ve bilinçaltımıza işlenen algı meselesi 🙂

    Konuya dönersek apartmanda ses açma sıkıntılı olacağı için bence A2 ve bir adet subwofer oda tipi kullanım için iyi bir seçim olabilir gibi geliyor. Subwoofer kısık seslerdeki düşük bass açığını kapatır diye düşünüyorum.

    Hazır kaliteli ses olaylarına girmişken acaba diyorum bir gün Teknoseyir'de bir pikap incelemesi görür müyüz, çok merak ediyorum. O zaman millet görsün gerçek müzik ziyafeti nasıl oluyor 🙂

  • liberal @liberal

    İnceleme yine çok başarılı. Sonda ki detayı düşünmeniz iyi olmuş

  • Sinan

    Güzel inceleme olmuş, teşekkürler. Audioengine ödenen parayı hakkeden ürünlere sahip bir firma. Alan memnun kalacaktır.

    Madem bu işlere başladınız size yeni ve güzel bir ürün tavsiyesi. "Q Media BT3" içinde A5 gibi kendi amplisi var, ek olarak kasa içine entegre edilmiş bir Bluetooth'lu DAC'ı var. Subwoofer girişi ve uzaktan kumandası da var. QAcoustics de Audioengine gibi başarılı ürünleri olan bir firma. TR fiyatını bilmiyorum ama Ingiltere satış fiyatı 400£. Firma ile bir görüşün, bir inceleme de oradan seyrederiz belki..

    http://www.timpani.com.tr/pages/qacoustics/bt3.htm
    http://www.qacoustics.co.uk/q-acoustics-bt3-bluetooth-speakers.htm

  • DarthVader @darthvader

    Sayın Levent Bey ve Sayın Murat Bey,

    Öncelikle incelemeniz için teşekkürler. Açıkçası TeknoSeyir de böyle bir inceleme görmek beni sevindirdi. Ancak şu ana kadar gelen yorumlara bakarsak, bu tarz cihazlar mevcut kullanıcı kitlesinin birçoğu için sanırım biraz lükse kaçıyor. Arkadaşlar genelde ucuza iyi cihazlar arıyorlar fakat maalesef bu türde yüksek teknoloji ürünlerinde böyle bir şey pek mümkün değil. Yine de bilgi birikiminin artması açısından çok güzel olmuş. Hatta TeknoSeyir de birçok farklı konuya değinmeniz ve farklı şeyleri incelemeniz başkalarını bilmem ama en azından benim için çok güzel bir durum. Sayenizde her geçen gün yeni bir şey öğreniyor veyahut pekiştiriyorum..

    Sizlerden bir isteğim olacak. Eğer bir daha böyle bir inceleme yapılrsa Hakan Cezayirli (yorumlar arasında ismini gördüğümden) üstad-ı da konuk ederseniz kullanıcı deneyimleri yanında bir de profesyonel bakış açısı da konuya dahil olur ve tadından yenmez bir inceleme çıkar ortaya.

    Sağlıklı mutlu ve huzurlu günler geçirmeniz dileğiyle...

  • RocKhan

    Videoda bir yerde plastik ile bambu arasında sese etki olmayacağından söz edilmiş, normal bir dinleyici bu farkı anlamayacaktır denmesi daha doğru olabilirdi.

    Dünyadaki tüm ses mühendislerinin en iyi bildiği şeylerden biri ''sesi veren kaynağın materyal kalitesidir'' herkes anlayabilsin diye şu örneği vereceğim ama aslında tam doğru bir örnek değil ama ne demek istediğim anlaşılacak.

    Evinizde herhangi bir müzik aleti varsa, gitar, flüt, minik bir org ya da mızıka, hemen gidip banyoda çalmayı deneyin, test için tek bir notayı uzunca çalın, duyduğunuz ses nasıl derinlikli gelecek, aynı müzik aletini, aynı olduğu halde başka bir ortamda çalın mesela oturma odasında çalın, ses daha kurumuş bir hale bürünecek. Bir çoğunuz bunu eko sanacaksınız aslında buna ses biliminde reverb denir, eko ayrı bir şeydir, ses bulunduğu ortama göre şekil değiştirir. Bu nedenle ses, kabinin malzemesine göre, hatta ve hatta kabinin 15 santim veya 25 santim oluşuna göre bile farklılaşır.

    Özellikle akustik enstrümanlarda yapı malzemesi çok önemlidir, hepiniz klasik ve akustik gitarlar görmüşsünüzdür, bunların hepsi farklı farklı ağaçlardan yapılır, ladin ağacından bir gövdeye sahip bir gitar olabildiği gibi, ıhlamur ağacı gövdeye sahip bir gitar da olabilir, hatta bu farklar o kadar ayrı ayrıdır ki, gövdeleri başka, klavye bölümleri başka ağaçlardan yapılırlar fakat bu her iki gitarı aynı ortamda aynı notada ve aynı şiddette tele vurup çaldığınızda ikisinin de farklı bir tınıya sahip olduğunu görürsünüz, ama nota olarak her iki gitar da doğru ses vermektedir. Bu, birinden biri kötü ya da daha iyi demek değildir fakat kötü ağaçlar hatta gitar yapımında kullanılmaması gereken ağaçlar da vardır, bu da ayrı bir konu.

  • UFC

    Ses dock unitesi 200-250tl falan olsaydı düşünebilirdim veya o fiyata ses kontrol yazılımı ekstra özellikleri falan olsaydı 400-450 verebilirdim.

  • Gariban

    Çok pahalıymış kardeş...

  • User

    Sevgili Murat GAMSIZ, yukarda bir arkadaşın dediğin gibi GENELEC bambaşkadır. Onu da bir araştır 😉

  • Emrah @emrah

    İnceleme için teşekkürler. Kablosuz bağlantı birimleri güzelmiş ama iki hoparlör için çook pahalı fiyatı...

  • Muhammet

    2+1 düzeyindeki bir ses sistemi için 1000+ tl çok değilmi ? 😀

  • Uyarı

    (23:22) Beyler bunlar yakın dinleme monitörleridir. TV'ye falan bağlamak ne allah aşkına?

    Aynı oda içinde bile eğer tam karşısında durmayacaksanız kullanım amacını anlamamış, yanlış ürün almışsınız demektir.

  • ahmet

    Levent abi interaktif montaj dersi verirken Murat Gamsız: Uğraşma abi yapılmışı var:)
    Aklıma Cem Yılmaz'ın esprisi geldi 😀 Neşe pınarı sosyal tesisleri. ''Yapılmışı var''

  • creadatron

    iyi yayınlar...ürünleri sevdim fakat pahalı ya...levent abide kutularla uğraşmış ''bi güzel paketlemiş'' 😀

  • Ziyaretçi

    Tv'ler için artık genellikle kablosuz Subwoferli Soundbar tarzı ürünler tercih ediliyor. Bu 5.1 ve 7.1 tipi setlerin zamanı geçmeye başladı artık.

  • Zafer @zafer

    1000 liraya pc toplama imkanı varken, hoparlör almak 🙁 ,bilemedim, bizim gibi garibanların işi degil be abi 🙂

  • Ziyaretçi

    Merak ettiğim konu, acaba günde 20 30 dk lık video anca mı yetişiyor yoksa incelemek için ürün mü yok?

    Yanlış anlamayın, yetmiyor, kesmiyor azıcık videolar 🙂 daha çok dinlemek istiyoruz.

  • ilkay yedikizanli @dvoca

    Ses ürünlerini incelemeniz hem değişiklik oluyor hemde güzel, teşekkür ederim

  • tyler78 @tyler78

    Hifi olunca alamayacağımı bile bile izlemek çok acıydı. 🙂 Çok güzel görünüyorlar. Birebir test edebilmek isterdim.

    Yalnız anlatan kişi Levent abi olmayınca ne kadar sıkılıyor Levent abi. 😀 Ne Murat'ın yüzüne bakıyor, ne de dinliyor gibi görünüyor. Hatta bozulmuş da surat yapıyormuş gibi gerekmediği halde ürünleri geri kutuluyor. Biri beni bu şekilde dinlese kalkar giderdim sanırım. 🙂

  • Ufkun Karabulut @ufkun_

    Ustad sayin Hakan Cezayirli buradaymis ve yaptigi yorumlarin hepsine katilmamak elde degil kendisinden ogrendigim çok sey oldu umarim bir gun tekno seyir e konuk olur ve engin bilgisiyle bu konuya merakli olanlari aydinlatir.

  • Bonbreka

    Ne kadar iyi cihazlar olursa olsun, o kadar para döküldükten sonra hakkıyla kullanamamak adama koyar bence. Yalıtımsız mekanlar için yine en iyisi şukela bir kulaklık ve harici ses kartı.

    Telif haklarına takılmayacak diğer videolarınızı da vimeo'ya yükler misiniz ? youtube a göre bariz daha kaliteli görüntü sunuyor.

  • Emre K @emre-k

    Hazır işin ustalarını bulmuşken bir sorum olacak; bu kablosuz alıcı/vericiler sesin kalitesini etkiliyor mu? Bu kitler hangi frekans bandında çalışıyorlar ve yaydıkları sinyallerin çevredeki diğer kablosuz cihazlarla girişim yapma olasılığı var mı?

    İlk olarak düşününce dijital veriyi gönderip aldıkları için bir fark olmaz gibi düşünüyor insan ama yukarıdaki USB kablo örneğindeki gibi işin derinliklerine inilince bir şeyler değişiyor mu merak ettim.

    Saygılar, sevgiler. 🙂

  • sezgin

    inceleme için teşekkürler gündem değerlendirmesi için girmiştim ekstra iyi oldu bu inceleme..

  • Poker

    Yukarıda da belirttim, amplifikatörle hoparlör arası yada herhangi bir şekilde "analog" ses ileten teller kaliteli olması mantıklı olabilir (ki bence onlarında çok pahalısı gereksiz) ama "200" liraya usb kablo kullanmanın bir getirisi olmayacağını iddia eder ve ispatlayabilirim. Ayrıca hi-fi ve hi-end ses ürünleri gerçekten birazda "pahalı olan iyi" gibi görülüyor ve aslında çoğu insan pek birşey de anlamıyor diye düşünüyorum.

  • Sinan

    Merhaba,

    "fiio e10" dac amfi mi alsam yoksa xfi titanium ses kartı mı? file e10 100tl ye bulunabiliyor ses kartı ise 200tl civarında ne yapmalıyım... bilgili arkadaşlar yönlendirirse çok sevinirim...

  • Fth @sword-q

    merhaba murat bey, gene logitech in z623 modelini düşünüyorum çok araştırma yaptım thx olaya farklı bir şey katıyormu deneyimlerinizi paylaşırsanız sevinirim. birde harici ses kartı olarak ne tavsiye edersiniz kulaklık çıkışıda benim için önemli, sennheiser tercih ediyorum. gerçi benim sağ kulağım duymadığı için stereo pek birşey ifade etmiyor ama kaliteli olması gene iyidir

  • Murat Gamsız @gamsizm

    Z5500'e 200 TL verir tamir ettirirdim.

  • Cihan34 @cihan34

    -levent abi bizi airbourne fanı yaptın daha da çalmaz oldu Ready to Rock'u tanıtımlarda 😀

    -imkanınız varsa hoparlorün devre kartını çıkartıp üzerindeki entegre kodunu yazsanız ne güzel olurdu 🙂
    rumuz: kendi amfisini kendi yapan 🙂

  • thepcman

    Ürünler güzel ama bu fiyata bir çift Yamaha MS-50 Referans Monitör alınabiliyor. MS-50 ki bir efsanedir 🙂

    • Ufkun Karabulut @ufkun_

      sayın thepcman aynen öyle referance monitor alınabiliyor fakat birbirlerinden tamamiyle farklı ses üreten iki farklı kulvardadırlar biri müziği dinlemek diğeri ise daha çok üretmek için kullanılır bu arada efsane olan ns 10 serisidir benim bildiğim sizin bahsettiğiniz hs50m olsa gerek yalnışım varsa düzeltin. Ben hs50m kullanıcısı olarak bunları söylemekteyim hs50 amaçlandıkları iş gereği flat ses üretirler ve ağrılıklı olarak mid seviyesi baskındır enstrüman içeren kaliteli parçalarda kaliteli ses kartı, dac veya audiointerface kullanımında da iyi sonuç verir fakat ses rengi çok farklıdır esas performansı kayıt yaptığınız anda ortaya çıkar sizi yanıltmaz yaptığınız kayıtta bass mid ve tiz dengesi bozulmaz. Kişisel görüşümdür amacım sizi kırmak veya tartışma çıkarmak değildir yalnış anlamayın sayın thepcman iyi günler dileklerimle.

  • Ouz

    Ses kartına bir şey diyemem ama müzik konusu devredeyse Yamaha'nın monitörleri bu fiyat aralıklarında daha mantıklı seçimler olur. Ses kartında da yalnız müzik dinleme değil de kayıtla da uğraşmak istenirse yine aynı fiyatlara Steinberg CI 2+ ürünü megadır. Beri yandan TS'de bu tip incelemeler çok tatlı oluyor, aynen devam. 😉

  • insane @insane

    Hazır bu sistemlere girmişken bir de sound bar ve ev sinema sistemlerine görseniz çok güzel olur. Özellikle sound bar ürünlerini ufak evde yaşadığımdan çok merak ediyorum.

    • Ufkun Karabulut @ufkun_

      Sayın Insane soundbar sistemelere bende oldukça meraklıyım hi-fi bir sisteme sahip olup ve 5.1 sinema sistemi kuracak düzene sahip olmadığımdan ötürü bende surround soundbar kullanmaktayım. Bu tarz sistemlerin avantajları olduğu kadar her sistemde ve cihazda olduğu gibi dezavantajlarıda yok değil tabiki. Ayrıntılara girmeden önce farklı surround soundbar ları denedim türkiye pazarında fazla ürün yok maalesef bi de fiyatları yüzünden bi çok kişi tercih etmeyebiliyor. Bu tarz sinema sistemleri aslında bi kaç çeşide ayrılıyor bunlar;
      1- 2.1 olarak çalışanlar yani tek bir soundbar üzerinde konumlandırılmış 2 adet hoparlör ve subwoofer. Virtual dolby digital olarak yani sanal surround olarak çalışması.
      2- Daha fazla sayıda hoparlör içeren 8-10 veya 16 adet gibi soundbar sistemler 5.1 - 7.1 dolby true hd ve dts master audio gibi formatları destekleyen ve surround sound olarak çalışan.
      3- Sound projector olarak adlandırılan 16 - 24 - 32 adet gibi içlerinde daha fazla sayıda hoparlör barından ve kullanılan mekanın duvarlarını kullanarak tamamiyle yansıtma yöntemiyle çalışan sistemdir.

      Aklıma gelen temel türler bunlar. Kısaca devam edicek olursak her firma farklı teknolojileri kullanıyor bu işe ciddi anlamda yatırım yapan ve pazara ilk giriş yapan firma benim bildiğim yamaha dır yukarıda verdiğim 3 tip teki surround soundbar ve projector üretimlerini yapmaktadır diğer firlalara değinecek olursak jbl ve harman/kardon hemen hemen aynı sonucu vermektedir aslında stereo çalışan bir soundbar dır özellikleri oldukça kısıtlı fakat ses seviyeleri çoğu hazır gelen sinema sistemlerinden iyidir. lg ve samsung 2013 itibariyle TR pazarına giriş yaptı lg nin player lı olan modelleri önceki yıllarda vardı şu an 2 model ile bulunabiliyor samsung un soundbar ları daha üst seviye bir çizgi izliyor malzeme kalitesi daha iyi üst iki modelde metal alaşım kullanılıyor en modelde ise lambalı çıkış kullanılmış fakat fiyatları 2000 tl civarında olupta true hd ve master audio gibi hd formatları desteklememesi bence kötü olmuş oynatıcı üzerinden hdmi ile bu iş bi şekilde çözülüyor fakat bence o paraya olması gerekirdi yamahanın çözümü sound projector hariç diyicem çünkü uygun oda arıyor biraz farklı mekanlarda dinleyince aynı modelde alsanız iki farklı sistemmiş gibi algılıyorsunuz ve fiyatı yüksek daha alt model soundbar tasarımları bence daha iyi özellikle yamaha ysp 2200 modeli yurt dışında çok seviliyor fakat TR de görmedim hiç bose da bu pazarda var ama 1- 2 ay gördüm sonrasında hiç yok zaten o da özellik bakımından pek başarılı değil ve fiyatı çok yüksek uygun fiyatlı şu an aslında iki seçenek var samsung ve lg lg de 2 ürün var özellik ve ses bakımından iyi diyebilirim fiyata göre tabiki ama kalitesi tartışılır çok şık ve kaliteli değiller aslında soundbar olarak en iyi alternatif fiyatı yüksek olmasına karşın yamahanın bence en ciddi rakibi sony TR de ürünleri yok 2012 sonundan beri TR deki sitelerinde sürekli olarak yeni model altında görülüyor fakat kendileri yoklar bi dolu özelikle geliyolar s force adında kendi teknolojisi kullanıyor yeni 2 modeli var ht-st3 ve ht-st7 bu iki modelin fiyatı TR de satıldığında yüksek olacaktır fakat özellik ve sunduğu teknoloji bakımından bence başarılı ürünler biraz uzun oldu umarım yardımcı olabilmişimdir.