Sadece 200 ₺'ye çocukluğunuz ayağınıza gelsin 🙂
https://www.amazon.com.tr/dp/B0FRSRFZ96?tag=1820802c-852b-4846-a8fc-f0da32844ef9-21

Sadece 200 ₺'ye çocukluğunuz ayağınıza gelsin 🙂
https://www.amazon.com.tr/dp/B0FRSRFZ96?tag=1820802c-852b-4846-a8fc-f0da32844ef9-21

Son bir saat içinde 240 ziyaretçi, 21 kayıtlı kullanıcı giriş yaptı.
Şöyle eğlenceli bir oyunu nasıl oynamaz çocuklar anlamıyorum. Aşırı güzel ve neredeyse her yerde oynanabilecek bir oyun 😀
O nesil bitti artık. 😀 70 80 90 doğumlulardan sonra azalarak yok oldu. Belki daha küçük yerlerde 2000 doğumlularda oynamıştır da sonrası zaten yok artık. Biz gazoz kapağı ile oynardık meşe bulmak zordu, varsa da oynamıyorduk pek, değerli diyeydi. 😀
@orcunfix @bobrekus Bir gün bilgisayarsız kalsalar kibrit çöpüyle bile oynarlar 🙂 Bilgisayar varken legoya da bakmaz kimse.
@burakozyurek @orcunfix Gaza geldim iki paket alıcam, bulduğum çocuklara öğreticem nasıl oynanacağını 😀 Sonra hepsini ütüp tüm misketleri alıcam 😀 😀
@burakozyurek Yok ya artık onların beyin erimiş. 😀 Çoğunda beyin yok. Youtube izlete izlete teee bebekliklerinden beri bön bön baktırdılar bu yeni nesle. Emin ol yani elinden al cihazı ağlar bağırır çağırır kendine zarar verirler. Bön bön duvara bakarlar. 😀
Çocukluğumun oyuncaklarını hatırlatmak istemiyorum. Halı altında sakladığım ve bir gün okuldan eve geldiğimde çöpe atıldıklarını öğrendiğim yüzlerce pokemon tasomu ve beyblade tasolarımı hatırlıyorum. Travması hala devam ediyor. 🙁
Şimdi misketin nasıl oynandığını hatırlayan var mı onu sorayım 😀 Biz kuma şekildeki gibi iki daire çizerdik, dışarıda misketi- misketleri vurup dairenin içerisine atabilen diğerinin misketini alırdı. Dairelerin çevresini de derin yapardık, çukura düşen de hiç vurmamış sayılırdı diğerinin misketini.
Ancak oyuna nasıl başladığımızı hatırlamıyorum. Rastgele mi atıyorduk misketleri? Bir de dairedeki çukura düşenin misketine ne oluyordu onu da hatırlamıyorum, oradan mı devam ediyordu acaba 😀
ilk başta eleme atışı yapılırdı herkes teker teker denerdi çemberin dışında değilsen sonraki atışları yapardın tabi küçüklerin falan önce atmasına izin verilirdi ya da zaten fasulye oldukları için sayılmazdı
@gio aynen şimdi hatırladım hocam teşekkür ederim 😀
Tek kuyu ve el karışı ile oynardık, bir de baş oyunu vardı.
Üçgen (Mors) oyunu vardı. Kurallarını pek hatırlamıyorum artık ama çok oynardık.
Şu misketler şu anda eskisi kadar popüler ve göz önünde olsaydı kesin pembe dötlü tayfa "çocuklar bunu yutabilir, çok zararlı ve tehlikeli" diye bas bas bağırır ve yasaklatırdı 😀
@kiziltilki Bu yutulsa bile dümdüz girdiği gibi çıkar muhtemelen 😀
Yutmaları çok büyük sorun olmaz ancak misket nefes borusuna kaçar ve direkt tıkar. 32mm çaptaki silindirik bir boşluğun içine sığan her şey 3 yaşın altındaki çocuklar için direkt boğulma tehlikesidir ve de öyle kabul edilir. Bu yüzden 3 yaş altı çocuklara yönelik oyuncaklarda küçük parçalar kullanılmaz(gelişmiş ülkelerde). Ufak olan misketler de o boşluğa rahatça sığabilecek büyüklükte. 3-6 yaş arasında ufak şeylerden boğulma riski azalır ama ortadan kalkmaz. Yasaklanması elbette saçma, onu satın alıp almamak ailenin elinde sonuçta, ancak "3 yaş altına uygun değildir" ve "boğulma tehlikesi" etiketi ile satılmalı mutlaka. 5 yaşına kadar da çocukların eline böyle küçük şeyler verilmemeli. Çocuk bu, ne yapacağı belli olmaz, mantık aranmaz. Pembe götlükle falan ilgisi yok, çocuk dediğin bulduğu her şeyi ağzına sokar ve sokacaktır da, eski nesillerin bilinçsizce büyütülmüş olması gurur duyulacak bir şey değil.
@protego Detaylı cevabınız için teşekkürler. Son cümlenizin 1. ve 3. bölümü dışında size tamamen katılıyorum.👏
@kiziltilki @protego beni engellemiş?! hayret bir şey mi yazdım ?
@protego
Gecen aldim biraz 🙂
Büyüklere Balyoz derdik...
ben tasoları özledim. ne günlerdi.
Futbolcu kartının son hanedeki numara oyunuda güzeldi, hepsi iyiydi be
gazoz kapaklarımız vardı bir dizerdik tren gibi 2-3 metre 🙂
Evet, değil mi; misket pahalanmaya başlayınca, içine çamur doldurup, doldurup misket niyetine kullanırdık...
Hatta balyozları beyaz kaymak mermerden bulmaya özen gösterir, kenarlarını da mümkün olduğunca yuvarlatmaya çalışırdık.