Ş.A.Y. paylaştı.

Müthiş Mutluhan Honda servis deneyimi

Kardeşimde ve bende 2019 model Honda Civic var. Bu arabaların (2020'deki makyajlı kasaya kadar olan tüm FC5 sedan Civic'lerin) klimaları kronik arızalı. Kışın pek klima kullanılmadığı için arızayı fark etmemişiz, yaz gelip de sıcaklar bastırınca Mayıs ayında iki arabada da klimaların çalışmadığını gördük. Ben kendi arabam için işyerime en yakın yetkili servis olan Mutluhan'dan randevu almıştım zaten. Nasıl denk geldiyse kardeşimin arabasının arka camına aynı gün apartmandan birşey düşmüş, cam kırılmış, kaskoyu yapan şirket de Mutluhan'la anlaşmalıymış, ona da acil bir randevu aldım. Randevuyu alırken söyledim klima durumunu, "getirdiğinizde ona da bakarız, hele bir girişi yapılsın aracın" dediler. Buraya kadar herşey normal.

Kardeşimin arabasındaki klima arızasıyla benim arabamdaki arıza bire bir aynı. Sesi bile aynı. Arabalar zaten aynı seriden, trafiğe çıkış tarihleri arasında birkaç gün var. Kardeşimin arabasını götürdüm, benim randevum da 2 gün sonra. Cam değişimi zaten standart prosedür, arada klimaya da baktılar. Radyatörü değişecekmiş. "Akşama teslim alırsınız, klimaya da bakılacak" dediler. Akşam arabayı teslim almaya gittim. Klima arızası radyatördenmiş, parça beklenecekmiş. Ben böyle bir hafta filan beklenecek sanıyorum. Onlar öyle deyince ben de "bakın bende de aynı arabadan var ve aynı arıza mevcut, randevu aldım, muhtemelen aynı parça arızalı, ne sipariş ediyorsanız iki tane sipariş edin, bana da lazım o parça" dedim, ama öyle olmuyormuş, ayrıca bakılması lazımmış. Peki, kurumsal şirketlerde bürokrasi böyle, bu da normal. Saçmalıklar bundan sonra başlıyor.

Ek bir detay: Kardeşimin arabasını aslen cam değişim randevusuyla götürdüğüm için benimle ilgilenen kişi hasar servisi sorumlusuydu. Klimayla ilgili işlemi de yan odadaki mekanik bölümüne birlikte geçtiğimizde onların bilgisayarından yaptı.

İki gün sonra benim arabamı da götürdüm, baktılar, aynı parça olduğunu ben söylemiştim ya, bunu kabul etmemek için olsa gerek, hortumu değişecek dediler. Hortum birkaç hafta içinde geldi ve takıldı. Ben klimama kavuştum yani. Kardeşimin kliması için ise biraz daha uzun süre bekleyecekmişiz. Onu da kabul ettik mecburen. Bu olaylar (kardeşimin arabasının kaydının açılması) 29 Mayıs'ta oldu.

Kardeşim yaz aylarını küçük çocukla daha rahat olduğu için yazlıkta geçiriyor. Malum pandemi de var, öyle gitmek gelmek kolay değil. O yüzden onlar aramıyor, ben de aramıyorum, ses etmiyorum, hani "hadi getir arabayı, parçan geldi" deseler araba şehir dışında. Ağustos'ta kardeşim bir vesileyle bir haftalığına geldiğinde Mutluhan'ı aradım. Plakayı söyleyince oradaki görevli "sizin radyatör takıldı ya?" dedi. Ben de takılmadığını, hala beklediğimizi söylediğimde bu sefer "aaa pardon, sizin diğer araca radyatör takılmış" dedi. Ben ona da radyatör takılmadığını, hortumun değiştiğini söyleyince "yo, burada radyatör yazıyor, radyatör değişmiş" dedi. İki kişiden biri yalan söylüyor yani. Neyse, çok yoğunluk varmış, pandemi sebebiyle radyatör gelmiyormuş, bekleniyormuş, herkes sıradaymış filan, mazeretleri sıraya dizdiler. Çare yok, bekleyeceğiz. Çocuk olunca klimasız da zor oluyor, cam açınca cereyan yapıyor, çocuk hasta oluyor, açmayınca içeridekiler kavruluyor, yaz boyunca baya sıkıntı çekildi yani.

Birkaç detay daha öğrendim o esnada. Honda bu radyatörlerin kronik arızalı olduğunu kabul etmiş ve parçaları üreten Belçika'daki fabrika hatası düzeltilmiş daha düzgün bir radyatörü üretmeye başlamış, ama işte yetiştiremiyorlarmış. Bir detay da Honda'nın arabanın tasarımında yaptığı büyük hata. Bu arabalarda 4 farklı motor var (1.6 benzinli, 1.6 LPG, 1.5 turbo benzinli, 1.6 dizel), her motorun klima radyatörü farklıymış. Yani hem üretici açısından, hem stok açısından, hem lojistik açısından, hem de ileride bireysel parça temini açısından sıkıntılı gereksiz birşey. Hani böyle birbirinden güç ve hacim olarak çok farklı motor çeşitleri olsa (mesela 3 litre 6 silindirli motorun klima radyatörüyle 1.5 litre 3 silindirli motorunki farklı olabilir) anlarım da, silindir sayısı, hacim, güç olarak aşağı yukarı aynı olan 4 motora 4 farklı radyatör bana garip geldi. Neyse, kendileri düşünsünler.

8 Ekim'de ben arabaları senelik bakım için Mutluhan'a götürdüm. Orada yine klima arızasını sordum. İşte bekliyoruz, hala gelmedi filan dediler. O esnada müşteri temsilcisi kız "Haziran ayında kaydı açılmış arabaların radyatörleri daha geçen ay geldi, sizinki belki önümüzdeki ay gelir" dedi. Bir anda kafamda şimşek çaktı, "ben Haziran'dan önce getirdim" dedim. Diğer müşteri temsilcisi itiraz etti, "hayır, sizin kaydınız bende, işte burada, Ağustos ayında sipariş verilmiş" dedi. Olamaz, imkansız dedim, plakaya göre kayıt sorgulamalarını istedim. Baktılar, 29 mayıs tarihli servis kaydında nal gibi "klima radyatörü değişecek" yazıyor. Özür diliyorlar, güya kaydı giren kişi aslen hasar servisi sorumlusuymuş, sipariş vermeyi unutmuş, o yüzden böyle olmuş. Belki öyle oldu, belki de benim radyatörü başka "hatırlı" bir müşteriye taktılar, sonra tekrar sipariş ettiler. Bunu inkar ediyorlar ve imkansız olduğunu söylüyorlar, bilemem tabi. Daha önce de rahatlıkla yalan söyleyebilen bir firma sonuçta.

Ben arabayı teslim almaya gittiğimde servis müdürüyle görüşmek istedim. Servis müdürüne durumu anlattım. Adam baya baya bana üçkağıt yapmaya kalktı. "Biz ona gaz basmışızdır, devam ederse tekrar gel" demişizdir filan diyor. Ben 20 senedir kendi arabama sahibim, ailemde kaç araba kullanıldığını hatırlamıyorum bile, ayrıca 10 sene yedek parça ithalatı yaptım, üstelik meraklıyımdır da, yani ben o numaraları yemem. Belki başkası yer ama ben yemem. Bunun üzerine çok sinirlendim tabi, önceden "olmuş bir kere" deyip bekleyecektim, o an vazgeçtim. "Size 2 hafta süre veriyorum, artık sıfır arabadan mı sökersiniz, nasıl yaparsınız bilmem, bana o radyatörü bulacaksınız, arabaya iki hafta içinde takacaksınız, aksi halde tüketici mahkemesine giderim, sıfır araba vermek zorunda kalırsınız" dedim. Paşamın hiç umurunda değil, pişkince "bizi etkilemez ki, sıfır araba verilirse Honda Türkiye verir" dedi. Ben de "Honda Türkiye verir ama acısını da sizden çıkarır, sonuçta sizin hatanız yüzünden yaşandı bunlar" dedim, biraz bozuldu. Bozulsun tabi, işini düzgün yapmaz, bir de yalan dolanla milleti oyalamaya çalışırsa daha çok bozulur.

Ofise geri döndüm. Aklıma geldi, Honda'nın sitesinden iletişim numarasına baktım, servisler haricinde bulamadım. Sonra Google'a Honda Türkiye yazdım, bir numara çıktı. Bir umut aradım. Hiç ona bas buna bas bekle filan demeden bir anda bir adam çıktı telefona. Derdimi anlattım. Kayıt açtı, ilgileneceklerini söyledi. 30-40 dakika geçmişti ki telefonum çaldı. Servisten arıyorlar, radyatör haftasonu gelecekmiş, sornaki hafta takılabilirmiş. Bu olay Perşembe günü oldu, Cuma günü de arayıp radyatörün geldiğini söylediler, randevu verdiler, sonraki hafta gittim taktırdım. Honda Türkiye yıldırım hızıyla coşkuyu vermiş servise, 4.5 ayda gelemeyen radyatör 1 günde geldi. Başka birisi için gelmiş olan radyatörü bana verip başkasını mı mağdur ettiler, sıfır arabadan mı söktüler, ne yaptılar bilmiyorum, ama sonuçta sorun çözüldü. Tabi keşke bu sinir harbi ve bu gereksiz bekleme hiç yaşanmadan çözülseydi, daha iyi olurdu.

Mutluhan'la ilgili bir anım daha var. Arabayı aldıktan sonra ilk servise gidişimde kromajlı cam çıtası taktırmak istedim. Bu parça Honda'nın sitesinde ve resmi kataloglarında da gözüken orijinal opsiyonel aksesuar. Yedek parça bölümünde bana iki seçenek sundular, orijinal ve yan sanayi dediler. Fiyat yarı yarıya fark ediyor. Orijinal olsun dedim, parçayı içeriden bulup getirdiler. Orijinal aksesuar deyince insanın aklına ne gelir? O markanın kendisinin ürettiği veya ürettirdiği, markanın logosunu taşıyan orijinal kutuda birşey gelir. Halbuki bana baya alakasız, yan sanayi birşey getirdiler. "Yanlış getirdiniz, orijinali istiyorum" dedim, "orijinali bu zaten" dediler. Honda'ya üretim yapan firmaymış, aynı malmış, ambalaj önemli değilmiş, çok kaliteliymiş. Bunları Çinlilerden çok dinledim zamanında, yemem. Mutluhan baya baya yan sanayi parçayı orijinal diye iteliyor millete. Cam çıtası önemli değil de, motor ya da yürüyen aksam parçasında da yapıyorlarsa durum vahim.

Ha, Honda Türkiye Mutluhan'a gerekli müdahaleyi hızla yaparak kalbimi kazandı, ama kusurları da var, bu gevşeklik de o kusurlardan biri. Yetkili servis ana firma tarafından denetlenir, böyle laçkalıklara izin verilmez. Servis görevlisine hangi yağı kullandıklarını soruyorum, "BP, Shell, Petrol Ofisi var, hangisi o an uygun fiyatlı gelirse onu kullanıyoruz. Bir de Eneos var Honda tarafından önerilen, ama o pahalı olduğu için hiçbir servis kullanmaz" diyor. Gevşeklik bu seviyede. Hyundai marka imajı olarak daha zayıftır, ama onlarda bile yetkili servisler böyle "sanayideki usta" kafasında değildi. #honda #mutluhan #otoseyir

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 8
Ş.A.Y. paylaştı.

Renault Megane III 1.5 dci - Expression (2011)

Merhaba Arkadaşlar,

Araç almayı düşünen ve tercihleri arasında Megane III olanlara umarım yardımcı olabilirim. Elimden geldiğince objektif olacağım. Aracı 2010 Ekim ayında 0km olarak aldım. Gelelim incelemeye ve uzun dönem testine 🙂

Araç: Renault Megane
Model:2011 – Expression 1.5dci (85) KP

Dış Tasarım;
Sportif bir havası var ama kardeşi coupe kadar çekici değil. Kaslı görüntüsü sayesinde olduğundan daha büyük gözüküyor, Türkiye şartları göz önüne alınarak yükseltilmiş yapısı da katılınca C segmenti araçlar ile yan yana park edince hafif bir "büyüğe yer açın bakayım" modunda

İç Tasarım;
Benim gibi sadelik sevenler için Megane iyi bir tercih ama bol düğme, oyuncak isteyenler için uzak durulması gerekiyor. İç mekanda kullanılan malzeme kaliteli / göze çarpan işçilik hatası yok. Ünlü yumuşak hissi veren plastik sadece orta konsolda mevcut. Arasıra alakasız yerlerden trim sesleri geliyor. Araçtan gelen olağan dışı tek önemli ses bence;Yakıtı full depo yaptığınızda, ilk birkaç lt harcayana kadar gelen lıkırtı sesi(Sanırım bu fiyatlar ile kimse depo fullemez diye düşünüp atlamışlar)

Gelelim sürücüyü ilgilendiren kısma; Far yükseklik /Park sensörü devre dışı / Gösterge ışıkları ayarı direksiyon tarafından perdelenmesi dışında Tuş yerleşimi ile ilgili ergonomik bir sorun yok.

Direksiyon ele iyi oturuyor, tepkileri rahatça hissediyorsunuz, yüksek hızlarda sertleşme özelliği mevcut. (Bu donanım paketin de, Yükseklik ayarı olmasına rağmen Derinlik ayarı olmaması bence bir eksik.) Göstergeler rahat takip edilebiliyor, yol bilgisayarı oldukça fonksiyonel. Kullanımı kolay. Direksiyon üzerinde CC sistemi kontrol tuşları olması güzel, ışıklandırmasının olmaması ve sistemi devreye alma tuşunun kol dayama yerinde olması ilginç(?)

Elektrikli cam/ayna kontrolleri kullanımı rahat, sadece ön camlar tek dokunuş ile açılıyor. Sıkışma önleyici sistem mevcut. Çocuk kilidi (Arka kapı/cam) açıldığında yanan kırmızı ışık gündüzleri rahat görülmüyor. Sürücü cam/ayna kontrol tuş takımında da sağ/sol ayna seçim tuşunda aydınlatma yok?(Ampül hesabı yapıp zengin mi oluyorlar nedir?)

Yerleşim olarak klima - Radyo yer değiştirse daha iyi olabilirmiş ama çokta sorun değil. Digital klimanın tuşları biraz ufak ve kullanım için alışmak gerekiyor. Radyo üzerindeki tuşlar ile pek bir işiniz olmuyor. Direksiyon arkasındaki kumanda ile her istediğiniz yapabiliyorsunuz. Ses sisteminin kalitesi vasat, daha iyi olabilirdi. Ses sistemi vasat yorumum radyo için geçerli, CD dinlerken çok daha kaliteli / performans alıyorum. Arada çok fark oluyor. Ön konsoldaki tweeter için tüm hazırlıklar tam ama içi boş 50tl verip serviste taktırıyorsunuz. Aux için RCA (kırmızı-beyaz) girişler bence çok çağdışı kalmış:/ Artık usb, 3.5 jack giriş yerleri revaçta.

Tüm yolcular açısından bakarsak; koltuklar rahat, kullanılan kumaş kaliteli kolay kir tutmuyor ve temizleniyor.(Denenmiştir, Aracımda bej iç döşeme mevcut.) Sadece sürücü koltuğu yükseklik ayarlı(bel destek ayarı olması güzel bir ayrıntı), araçta 5 kişi için yer var ancak arka ortada oturan ön kol dayamanın arka çıkıntısı yüzünden diz mesafesinde sorun yaşayabilir. Diz mesafesi demişken her araçta olduğu gibi arka kısımda öndeki kadar geniş yaşam alanı yok.Diz ve baş mesafesi bizim aile için yeterli. (İnsanların boyları standart olmadığı için bu diz mesafesi muhabbeti bana pek mantıklı gelmiyor.)

Araç içerisinde yeterli denilecek kadar göz bulunduğunu düşünüyorum; Torpido oldukça derin(Soğutmalı), kol dayama içerisine birçok ıvır zıvır konabilir. Dört kapıda bulunan; Kapı içi cepler yeterli hacimde. Vitesin olduğu kısımda iki adet bardaklık mevcut.(Ancak konsola yakın olan bardaklık vites tarafından perdelendiği için kullanım esnasında sorun yaratabiliyor.) Ön kol dayama yeri kapağı tam dik olarak açılmıyor, farkında olmadan (bilmeyen bir yolcu tarafında mesela) zarar görebilir.

Tavanda bulunan gözlük saklama yeri güzel bir düşünce ama içine normal güneş gözlüklerinin sığması pek imkan dahilinde olmadığı için kullanışsız.

Arka koltuklar asimetrik olarak yatabiliyor, ısofix sistemi standart.

Bagaja gelirsek; ölü hacim yaratan bir noktası yok bu nedenle kullanışlı. Bagaj hacmi 372lt (Trde broşüre göre 368) Bazı yerlerde gördüğünüz 405lt yalan değil ama eksik 372 + 33 (saklama gözleri) =405lt. Bagaj tabanı düz yedek lastik nerede derseniz; aracın altında ama dışarıda… Bir kere “kedi” kurtarma operasyonu için lastiği yerinden çıkartıp tekrar taktım, çok uğraştırmıyor. (Eski aracımda aynı olduğu için ben zorlanmadım, ancak sisteme yabancı olanlar için zor gelebilir?)

Motor/Konfor/performans
Motor 1.5dci 85bg (Euro IV), ısınana kadar biraz sesli çalışıyor, ısındıktan sonra sakin kullanımda pek rahatsız edici sesi yok. Yalıtımı başarılı. Sakin kullanımdan kastım 2000-2250dv… devir arttıkça araçta motor sesi doğal olarak artıyor, ancak max torkunu 1750dv itibaren verdiği için rahatsız edici ses moduna geçmeden bir üst vitese geçmiş oluyorsunuz. Ekonomik amaçlı tasarlanmış 85bg bir araçtan performans beklemek biraz haksızlık olur. Ama üzecek yada sollamalarda kalp atışı hızınızı arttıracak kadarda kötü değil
Konfor konusunda orta karar diyebilirim. Yol/lastik/motor sesi hız sınırlarına uyuyorsanız rahatsız edecek düzeye gelmiyor. Yüksek hızlara çıktıkça bu 3’lü size var olduklarını hatırlatıyor.

yakıt tüketimi konusunda dci motor oldukça başarılı, fabrika verilerine oldukça yakın değerler elde edebiliyorsunuz. (İnat ettim bir kere yakaladım Ş.içi 5.1lt/100km)

Benim kullanım tarzıma (sakin, kurallara uyan) göre tüketim değerleri; Şehir içi 5.5 – 6.0 lt / Şehir dışı 4.0 - 4.5 lt /100km.

Yıllık bakım periyodu 20bin km/1 yıl…

Güvenlik
ABS
AFU
6 hava yastığı (ön/yan/perde)
Güç limitörlü ön/arka emniyet kemerleri
Isofix
Euro ncap tam puan ile 5 yıldız:)

Bana göre + / - lerden bazıları...
+ dci motor / tüketim
+ yaygın servis ağı
+ ciddi kronik sorun yok
+ F/P oranı yüksek

- Yurtdışı üretimde olan bazı özelliklerin yerli üretim arasında fark olması(gündüz farı, ESP, tüm donanım paketlerinde kart anahtar v.s)
- Arka diz mesafesi
- Radyo-cd ses kalite performansı

1.Yıl / 15.000 km servis raporu:

- Rutin bakım yapıldı. 330TL (Yağ değişimi,yağ filtresi, polen filtresi,hava filtresi)
- Ön cam silecekleri ses yaptığı için değişti. (Garanti)
- Sola çekme şikayeti nedeniyle rot ayarı yapıldı. (Garanti)
- Yolcu emniyet kemeri ses şikayeti giderildi. (Garanti)

2.Yıl / 28.260 km servis raporu:

- Rutin bakım yapıldı. 526 TL (Yağ değişimi,yağ filtresi, polen filtresi,hava filtresi,mazot filtresi)
- Arka cam sileceği değişti. (Ücretli)
- Bagaj amörtisörü değişti. (Garanti)
- Kalkışta debriyajdan gelen ses giderildi. (Garanti)

3.Yıl / 46.490 km servis raporu:

- Rutin bakım yapıldı. 425 TL (Yağ değişimi,yağ filtresi, polen filtresi,hava filtresi,soğutma suyu değişimi, fren hidroloği değişimi)
- Radyo-CD değişim (Garanti - Sorun:Radyo kanallarında sürekli parazitlenme)

4.Yıl / 65.550 km servis raporu:

- Rutin bakım yapıldı. 995 TL (Yağ değişimi,yağ filtresi, polen filtresi,hava filtresi,mazot filtresi, triger değişimi)
- Ön Fren balata değişimi 170 TL
- Akü değişimi
- Direksiyon değişimi (Soyulma şikayeti - ücretsiz)
- Sürücü kapı gergisi (Ses şikayeti - ücretsiz)

5.Yıl / 77.400 km servis raporu:

- Rutin bakım yapıldı. 360 TL (Yağ değişimi,yağ filtresi, polen filtresi,hava filtresi)
- Arka Fren balata değişimi 170 TL

#akış #OtoSeyir #Megane #renault #test #dci

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 13

Samsung Galaxy E7

Samsung’un E serisini CES 2015 kapsamında tanıttı ve 20 Ocak 2015 tarihinde başta Hindistan olmak üzere farklı ülkelerde satışa çıkardı. Ürün bir süredir ülkemizde de bulunuyor. Samsung bu seriyi metal çerçeveli olan A serisinin ekonomik kardeşleri olarak tanıtmış. A serisi ile birebir aynı tasarıma sahip olan cihazlarda metal çerçeve yerine metalik görünümlü plastik tercih edilmiş. Cihazların arka kapakları açılmıyor. Galaxy E5 5 inç, Galaxy E7 ise 5,5 inç boyutlarında. Her iki cihaz da Android 4.4.4 KitKat ile geliyor ve Android 5.0 Lollipop güncellemesi alacakları iddia ediliyor. Bu yazımızda sizler için Galaxy E7’yi inceliyorum. Cihazla ilgili merak ettiklerinizi yorumlarda sorabilirsiniz.

---Genel Bilgiler - Kişisel Yorumlar:
•Telefonla ilgili ilk söylemem gereken şey, arka kapağı açılmıyor. Telefonun sağ tarafında iğne ile açılan iki adet giriş var, üstteki sim alttaki de miniSD kart girişi. Fakat isterseniz alttaki girişe de sim kart takabiliyorsunuz. Çift simle hiç ilgilenmediğim için bu özellik tam olarak nasıl kullanılıyor bilmiyorum fakat gsmarena’da “Optional Dual SIM (dual stand-by)” olarak belirtiliyor.
•Arka kamera 13mp, 4128x3096 piksel fotoğraf ve 1080p 30 kare video çekebiliyor (LED flash’ a sahip). Ön kamerası 5mp ve tanıttığınız ses ile selfie çekme özelliği var.
•Telefon 720p çözünürlükte Super AMOLED ekrana sahip, 5.5 inç ekran olmasına rağmen ben pikselleşme görmedim kısacası ekranı beni hiç rahatsız etmedi.
•Ekran parlaklığı bana yeterli geldi, hatta son parlaklık gözlerimi ciddi derecede rahatsız etti. Açık havada kullanmak için ekstra parlaklık sağlayan bir modu var ki gerçekten ekstra parlak.
•Şebeke üzerinden görüntülü konuşma mevcut.
•“Split Screen” mevcut. Özellikle benim gibi YouTube’dan müzik dinliyorsanız ve sürekli WhatsApp kullanıyorsanız mükemmel bir çözüm.
•Ultra güç tasarrufu mevcut, tüm özellikleri kapatıp sadece arama ve mesaj özelliklerini aktif ediyor. %50 batarya ile tahmini 6 gün 5 saat bekleme süresi veriyor.
•FM radyo mevcut.
•Kalınlığı 7.1mm olan bu telefonu Note 2 ile yan yana koyduğumda incelik kalınlık bakımından aşırı bir fark göremedim (Note 2'nin yanlarının arkaya doğru eğimli olmasından kaynaklı), fakat elime aldığımda E7 ince olduğunu gerçekten hissettirdi.
•Telefonun ses tuşları solda ve kilit tuşu sağda konumlandırılmış, kilit tuşuna sağ başparmağımla ve ses tuşlarına işaret parmağımla çok rahat erişebildim.
•Kaç gram olduğunu hiçbir yerde bulamadım fakat gerçekten hafif olduğunu hissettiriyor.
•Konuşma esnasında sesi oldukça iyi, hoparlör sesi yeterince yüksek.
•Kulaklıkları standart beyaz Samsung mikrofonlu kulaklığından, ekstrası yok.

---Teknik Detaylar:
•2GB RAM / 16GB Dahili Hafıza (11gb kullanılabilir)
•64 bit Snapdragon 410 İşlemci – Quad Core 1,2ghz
•Adreno 306 grafik işlemcisi
•1280x720 Super AMOLED Ekran (~267ppi)
•Android 4.4.4 KitKat
•TouchWiz Arayüzü
•2950 mAh batarya

---Batarya – Oyun Testi:
•Test ettiğim ilk oyun Real Racing 3 oldu. Hiçbir sorun olmadan gayet akıcı biçimde oynanıyor, kesinlikle ısınma hissetmedim.
•İkinci oyun Asphalt 8, aynı şekilde hiçbir problem yok gayet akıcı. Hiçbir ısınma hissettirmedi. (Aynı oyunları Xperia Z Ultra’da oynarken yanıyordu telefon 🙂 )
•Batarya performansı gerçekten telefonun beni en çok şaşırtan yanı oldu. Normal kullanımda şarj %60 iken 4 saat 6 dakika ekran kullanımı gördüm. Sürekli wi-fi açıktı ve parlaklık %25 civarındaydı. (Ekran görüntüleri eklendi.)

---Kamera:
•Çok fazla test imkanı bulamadım fakat kameradan memnun kaldım. Gündüz perde kapalıyken odada çektiğim fotoğrafları ekliyorum. Fırsat olursa daha sonra ayrıntılı testler yapar fotoğrafları eklerim.
•Ön kamerası ile ilgili test fotoğrafı malesef yükleyemiyorum ama gerçekten tatmin edeceğini net olarak söyleyebilirim. 🙂

İncelemede kullanılan tüm fotoğraflar bana aittir.
Telefonla ilgili sorularınızı veya inceleme ile ilgili eleştirilerinizi yorum olarak yazmanızı bekliyorum.

Düzenleme: Ürünün rakibi olan Huawei G7 gibi telefonların 1000 lira civarına satılması sebebiyle telefonun fiyatı yüksek kaldı. Bu yüzden alırken rakiplerini de değerlendirmenizi tavsiye ederim. Cihazın ülkemizdeki versiyonu E700F olanı ve 4G mevcut.

Ekleme: Telefon tamamen donduğunda güç tuşuna, ses açma ve kısma tuşlarına aynı anda basıp 7 saniye basılı tutunca telefon kendi kendini yeniden başlatıyor. (@cesur-531 tarafından kitapçıktan alınmıştır.)

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 7 / 206

Sony Xperia Z Ultra

Bir buçuk aydır kullandığım Z Ultra ile ilgili kullanıcı deneyimlerimi birkaç başlık altında aktarıyorum.
Telefonun teknik detaylarına değinmeyeceğim (Teknik detaylar Özkan abi ve Murat abinin incelemesinde mevcut)
-Genel Değerlendirme (Olumlu ve olumsuz):
Telefonun parlaklığı güneş altında bile yeterli oluyor. Güneş altında kullanırken biraz parlama oluyor fakat ekrandan değil alt ve üst çerçeveden kaynaklı. Telefon kutudan 4.3 sürümü ile çıkıyor, şuan 4.4.2 mevcut. Kamera flaşı yok, gerçekten ihtiyaç duyan arkadaşlar Z Ultra 2'yi beklesinler ya da Z1 e yönelsinler. En sevdiğim özelliği WALKMAN uygulaması, ClearAudio+ seçeneği ve 320kpbs bir şarkı ile mükemmel bir ses kalitesi var. Ayrıca WALKMAN uygulamasının şarj tüketimi çok çok az. Kısacası en büyük eksi kamera flaşı. (Kişiye göre belki boyut sorun olabilir)

-Batarya Ömrü (Son güncelleme ile):
1. Ortalama Kullanım: Gece şarja takıp sabah çıkarıyorum yaklaşık 6 saat şarjda kalıyor. Tüm gün mobil veri açık ve parlaklık %100, uzun süre aktif whatsapp ve WALKMAN kullanımı. Bu kullanım ile bir günü rahat çıkarıyor. Ortalama ekran kullanımı 5 saat.
2. Tasarruflu kullanım: Gece şarja takıp sabah çıkarıyorum yaklaşık 6 saat şarjda kalıyor. Mobil veri veya Wifi gerektiğinde açık. Stamina açık. Parlaklık otomatik. Whatsapp ve WALKMAN daha az kullanıyorum. Ortalama ekran kullanımı 7 saat. İki günü tamamlıyor.

-Fiziksel:
Telefonun yanlarında xperia z de olduğu gibi kolay çizilebilen bir plastik kullanılmış. Kulaklık girişi kapaklı olmaması avantaj. Siyah renklerde kılıfsız kullanılırsa arka yüzeyde çok fazla parmak izi kalıyor.(Ben çözümünü hem ön hem arka yüzeyde jelatin kullanarak buldum) Ortalama bir erkek eli için tutuşu rahat ve tek el klavye ile rahat mesaj yazılabiliyor.(Ama yinede tek elle kullanmak için alınacak bir telefon değil bu telefonu alıyorsanız iki elle kullanmaya alışmanız gerekiyor)

-Performans (Oyun ve Uygulamalar):
Şu ana kadar denediğim uygulamalarda hiçbir problem yaşamadım. En ağır oyunları çok rahat oynayabilirsiniz. Sorunlu bazı uygulamalar olduğunu okudum sebebi 4.4.2 sürümü olması.

Merak ettiğiniz veya yazmayı unuttuğum şeyler varsa yorumlara yazın, en kısa sürede dönüş yapacağım.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 7