Birden Fazla Ses Kartı Arasında Geçiş (Audio Switch Programı)

Eğer birden fazla ses kartımız varsa bunlar arasında geçiş yapmak isteyebiliyoruz. Mesela bende bir USB kulaklık ve anakartın onboard ses kartına bağlı bir hoparlör mevcut. Zaman zaman hoparlörü veya kulaklığı kullanmak istediğim oluyor. Uzun uzun Denetim Masası'na gitmeden hızlıca bunlar arasında geçebilmek için bir yazılım aradım ve bulduğum yazılımı burada da tanıtmak istedim. Belki sizin de işinize yarayabilir.

Not: Windows 10 kullanıyorsanız Reducto hocamın aşağıdaki yorumda yazdığı gibi programsız bu işi yapabilirsiniz. Windows 7 kullanıyorsanız veya bu programdaki kısayol tuş kombinasyonu ile aygıtlar arası geçiş yapmak istiyorsanız bu yazılımı kullanabilirsiniz.

Yazılıma ve kaynak kodlarına linkten ulaşabilirsiniz:

https://github.com/sirWest/AudioSwitch/releases

Şimdi yazılımı kendi bildiğim kadarıyla biraz tanıtayım.

Ben bu yazılımı Windows 7 ve Windows 10 işletim sistemlerinde denedim. Sıkıntısız çalıştı.

General seçenekleri arasında OSD Skin bölümünde ses açma-kapama ekranı gibi yerlerdeki arayüzü değiştirebilirsiniz. Default GUI seçeneği altından oynatma veya kayıt aygıtlarına varsayılan olarak saatin yanında erişilmesini sağlayabilirsiniz. Ben oynatma aygıtları arasında değişim yaptığım için Playback seçtim. Volume Scrolling seçeneği ile ise seçtiğiniz tuşa basılı tutup fare tekeri ile sesi arttırıp azaltabilirsiniz. Diğer seçenekleri pek denemedim, bilmiyorum. 😀

Playback Devices ekranında oynatma aygıtları ile ilgili ayarlar yapabilirsiniz. Cihazın saatin yanında görünecek simge rengini Hue, Saturation, Brightness seçenekleri ile değiştirebilir, cihazın ismini değiştirebilir, Windows açılışında varsayılan multimedya veya iletişim aygıtı olmasını sağlayabilirsiniz. En alttaki "Hide device from switch list" seçeneği ile aygıtı seçim ekranında gizleyebilirsiniz. Mesela ben SPDIF aygıtlarını kullanmadığım için onları gizledim ve seçim ekranında kalabalık yaratmıyorlar. Gizlenen aygıt burada italik yazı tipi ile görüntüleniyor.

Recording Devices ise yukarıdaki ekranın kayıt aygıtları için olanı. Sadece Headset kulaklık mikrofonu takılı olduğundan burada bende başka bir şey görüntülenmiyor.

Hotkey ekranında ise sonraki/önceki oynatma ve/veya kayıt aygıtları arası geçiş, ses arttırma-azaltma gibi kısayol tuş kombinasyonu belirleyebilirsiniz. Mesela ben önceki oynatma aygıtı için CTRL+Shift+Alt+A, sonraki için CTRL+Shift+Alt+Z tuş kombinasyonunu seçtim.

Program açıkken saatin yanında belirecek simgeye tıklayarak şekildeki gibi istediğiniz aygıtı seçebiliyorsunuz. Burada Headset seçili. Hoparlöre tıklarsam anında geçiyor. Neredeyse hiç bekleme süresi olmuyor diyebilirim.

Benim işimi sıkıntısız gördüğü için 10 yıldız verdim. Aslında Türkçe dil desteği olmadığı için bir yıldız kırpabilirdim ama program arayüzü basit olduğundan bu pek sıkıntı yaratmadı.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

A4-Tech G10-810F Kablosuz Fare İncelemesi (Fiyat-Performans Kralı)

Herkese merhabalar.

Uzun bir süredir incelemek isteyip bir türlü incelemeye fırsat bulamadığım A4-Tech G10-810F kablosuz fareyi inceleyeceğim.

A4-Tech G10-810F modeli ergonomik yapı, kablosuz kullanım ve ekstra tuşlarına atanabilen çeşitli fonksiyonları 60 TL civarında uygun bir fiyatla buluşturabilen bir fare. Bu fareyi iki yıldan uzun süredir laptop faresi olarak kullanıyorum ve iş için bir tane daha aldım.

A4-Tech G10-810F sağ el için tasarlanmış ve 11,2 cm boyutuyla standart laptop farelerine göre biraz büyük bir fare. Ben hiç böyle bir dezavantaj yaşamasam da 3,8 cm yüksekliğiyle ultrabook türü cihazların yanında taşımak biraz zor olabilir. Ancak büyük boyutları ve iyi tasarımı ele çok iyi oturmasını sağlayarak rahat etmenizi garanti ediyor. Elleriniz benim gibi büyükse bu fareyle çok rahat edeceğinizi düşünüyorum.

Farenin üzerindeki 7 butondan 5 tanesi ve kaydırma tekeri yazılımı aracılığıyla istendiği gibi programlanabiliyor. Bu tuşlardan iki tanesi yanda yer alıyor. Tuşların orta yeri benim baş parmağımın ortasına geldiği için basmakta hiç zorlanmıyorum. Tuşların yumuşak yapısı da bunu destekliyor ve geri tepkisi bastığınızı anlayacağınız ölçüde güzel. Tekerleğin yanında tuşa erişim de kolay. Tekerleğin yanındaki tuş diğer tuşlara göre daha yetenekli çünkü diğer tuşlara atanamayan birkaç özellik bu tuşa atanabiliyor. Bunlara yazılım kısmında değineceğim. Tekerleğin arkasında tuş ise daha önce atanan modlar arası geçiş yapmayı sağlıyor. Farenin üzerinde hangi modda olduğunuzu gösterecek bir ışık vs. yok. Tuşa basınca yazılımın ekranda gösterdiği bildirimden modu anlayabiliyorsunuz. Farenin sağ tarafında baş parmağınızı koyabileceğiniz çıkıntılı bir alan var. Bu alanda herhangi bir özel kaplama bulunmuyor.

Farenin malzeme kalitesi fiyatına göre iyi denebilir. Piyano-black plastik kaplaması parmak izini ve kiri belli ediyor. Avuç içinizin ve işaret/orta parmaklarınızın basacağı yerler ise mat bir malzemeden yapılmış. Özellikle çok terliyorsanız bu bölümün aşınması ve parlaması mümkün.

Sağ tarafta ise herhangi bir tuş veya alan yok. Fareyi sol elle kullanıyorsanız kesinlikle bu fareyi almayın.

Fare A4-Tech'in V-Track algılayıcı teknolojisine sahip. A4 Tech bu algılayıcının her tür yüzeyde çalışabildiği ve pil tasarrufu sağladığını söylüyor. Çok düzgün olmasa da düz kağıt hatta camda bile çalışıyor. Düz olmayan yüzeylerde de başarılı şekilde hareket ediyor. İki sene önce aldığım aynı model fare düz olmayan yüzeylerde bunun gibi başarılı değildi. Sanırım sensör geliştirilmiş.

Farenin alt kısmında açma-kapama anahtarı, alıcıyı koymak için bir alan ve pil yuvası bizi karşılıyor. Fare bir tane AA kalem pille çalışıyor. Kutunun içinden kalitesiz olduğunu tahmin ettiğim muhtemelen Çinli bir firmanın ürettiği bir pil çıkıyor ve bu pille hafta içi 8-9 saat kullanımla ve dikkat etmeden orta tepki ayarlarında 2 ay civarı kullanım elde ettim. Duracell, Varta gibi markalarla ne kadar dayanır bilemiyorum çünkü fotoğraf makinesi gibi çok enerji tüketen cihazların beğenmediği pilleri bunda kullanarak bu tür pillerin enerjisini sömürdüğüm için yeni ve kaliteli bir pille denemedim. Farenin yere değen ayak kısımları oyuncu fareleri gibi büyük değil ama iş görüyor.

Büyük ve pahalı abisi ile birlikte verdiği poz:

Farenin ayarları G10 Mult-Mode yazılımı ile yapılıyor. Bu yazılımın arayüzü aşağıdaki gibi.

Fareyi beş farklı modla kullanmak mümkün. Bu modlara isteğimiz doğrultusunda isim verebilir ve eğer ihtiyacımız yoksa istemediğimiz modları kapatarak daha az modla kullanabiliriz.

Aşağıda tuşlara atanabilen seçenekleri görüyoruz. Buradaki Screen Capture Tool, 16 Yönlü Hareket ve Çizgi İşaretleme sadece yazılımda 6 numarayla gösterilen fare tekeri yanındaki tuşa atanabilen özellikler. Bunun haricindekiler tüm tuşlara atanabiliyor.

Screen Capture Tool ekran görüntüsü almamızı sağlayan bir özellik. Atadığımız tuşa basıp alanı seçerek pratik bir şekilde ekran görüntüsü almak mümkün.

16 yönlü hareketten daha sonra bahsedeceğim.

Çizgi işaretleme ise ekrana yazı yazmak vs. gibi işler için kullanılabilen bir özellik. Benim pek işime yaramadı.

16 Yönlü Hareket pratik bir özellik ve fareye 16 farklı atama ekliyor. Kullanımı kolay ancak bazen yanlışlıkla farklı işlev gerçekleştirmek de olası.Tuşa basılı tutarak fareyi istediğimiz işleve göre hareket ettirince işlevi gerçekleştiriyor. Şekle göre tuşa basılı tutarak fareyi aşağı sürüklersek sayfayı aşağı kaydıracak, sol üstte çapraz şekilde sürüklersek internet tarayıcısında önceki sayfaya dönecektir. Ben bunu iş yerimde Programı çalıştır işleviyle en çok kullandığım uygulamaları açacak şekilde ayarladım. Mesela yukarı kaydırınca hesap makinesi açılsın gibi...

Aşağıda Çizgi İşaretleme seçenekleri mevcut.

Farenin çözünürlüğü 100-2000 dpi arasında ayarlanabiliyor. Bu aralık birçok kullanıcı için yeterli olacaktır. Çözünürlük X ve Y ekseninde farklı ayarlanabiliyor.

Raporlama hızı 125, 250 ve 500 Hz şeklinde ayarlanabiliyor. 500 Hz'de 2 ms tepki süresi sunuyor. Kendinden çok daha pahalı Logitech G602 de bu seviyede tepki seviyesi sunarken G700S 1 ms'ye iniyor. Tepki süresi dedik de bu tepki süresini anlayabilecek insan var mıdır bilmiyorum. Tabi raporlama hızını arttırdıkça pil tüketimi de artar. Ayrıca listede farenin kaç Hz ile haberleştiğini görebiliyoruz ki fare yavaş hareket ederken raporlama hızını düşürüp enerji tasarrufu sağlıyor.

Bunun haricinde otomatik kapanma ayarları, çekim gücü seviyesi gibi işlevlerin gerçekleştirilebildiği sayfalar da mevcut. Yazılımın eksi yönü ise yazılımda yapılan ayarların dışarı aktarılamaması.

Artılar:

+ Ergonomik tasarım

+ Programlanabilir tuşlar

+ İyi yazılım desteği

+ Uygun fiyat

Eksiler

- Ayak padleri küçük

- Yazılımdaki ayarların dışarı aktarılamaması sonucu ayarları kaybetme

Ortalama özellikler

/ Pil Ömrü (Kalitesiz pille 400 saat civarı çalışmış.)

/ Malzeme kalitesi

Fiyatı: 60-70 TL arası

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 7 / 9
  • mhmmdy @mhmmdy

    bende de bu var 3 sene oluyor heralde, öyle söylediği gibi her yüzeyde çalışmıyor ama memnunum

    • Hasan Yılmaz @coolnquiet

      Kağıt ve camı sevmiyor ama yine de takıla takıla çalışıyor. Benim de 2 sene kadar önce aldığım modeli engebeli yüzeyde iyi değildi. Düz alan istiyordu. Ama 3-4 ay önce aldığım modeli engebeli yüzeylerde de düzgün çalışabiliyor. Sensörün bulunduğu delik büyümüş. Muhtemelen sensörde de bir geliştirme yapmışlardır.

  • Mustafa Tayfur @mtayfur83

    İnceleme harika olmuş ellerinize sağlık, ilgili ürünü zamanın da 45 liraya alıp 3 ay kadar kullanmış birisi olarak eklemek isterim. Eli büyük olanlar için mobil fareler içerisinde belkide tek seçenek. A4 Tech keşke ürünü biraz daha geliştirebilse çok daha iyi bir ürün çıkabilirmiş. Ürün malzeme kalitesi çok iyi değil. Orta tekerlek sesli ve takır tukur. Kullanımı fena değil daha iyi olabilrdi. G3-280A ile kıyas ederek bunları söylüyorum. Bütün bu ayıpları fiyatı tam anlamıyla örtmüyor oda ayrı bir gerçek.

    • Hasan Yılmaz @coolnquiet

      Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Tekeri A4 Tech'in ucuz fiyatlı diğer modellerine benzer kalitede ancak yine de benim kullanımımda bir sorun yaratmadı. Malzemesinin bir süre sonra hafif soyulup eldeki terle yağlanma benzeri bir şey yapacağını düşünerek-ki ilk aldığımda bu oldu-fareyi siyah karbon folyoyla kapladım. Karbon folyo daha mat olduğu için hissi de daha iyi diyebilirim.
      Hatta G700S'de baş parmağın geldiği yerde ufak bir aşınma oldu, bu sebeple oraya da biraz folyo kapladım. 😀

  • Erdem Ç. @rockerdem

    Ben de senelerdir kullanıyorum. Evde 3 tane var (ikisi pc'lerde, biri laptop çantasında), çalıştığım şirkete de 5-10 tane aldırdım 🙂 Özellikle tek tuşla ekran görüntüsü yakalama/düzenleme özelliği yüzünden çok ciddi zaman kazandırıyor. Şu an 50 TL civarına da bulunabiliyor sanırım.

    • Hasan Yılmaz @coolnquiet

      Ben işyerinde tekerleğin yan tarafındaki tuşu 16 yönlü hareket olarak kullanıyorum hocam. Yönlere göre şema çıkardım, mesela yönlerden biri internet tarayıcısını, biri DYS’yi, biri Word’ü, biri tarayıcının yazılımını, biri hesap makinesini açıyor şeklinde çok kullandığım uygulamaları içeren 16 farklı ayar oluşturdum. İstediğim yazılımı hemen başlatabiliyorum.

  • Gardrop Fuat @gardrop-fuat

    iyi de laptopta uyanınca yazılım sapıtıyor. tuşlar çalışmıyor, sağ sol bile çalışmadığı oluyorç yazılımdan çıkıp açıp apply ile uygulayınca düzeliyor. uykudan uyanamıyor yazılım

Egzoz Fanın Sıcaklıklara Etkisi (Güncellendi)

Aslında bu tam olarak bir ürün incelemesi değil. Egzoz fan kullanılmadığı zaman işlemci sıcaklığının ne kadar yükseldiğine dikkat çekmek istedim. Sistemim şu şekilde:

İşlemci: AMD FX 8350
Anakart: Gigabyte 970A-UD3P
Ekran kartı: Asus 7950 DCU II TOP Edition
Kasa: Aerocool Xperadator x3
Soğutucu: Sunbeam Core Contact Freezer

Sistemin resmini de ayrıca ekledim. Arkada ve üstte iki tane 14 cm boyunda Akasa Viper fanlar egzoz fan olarak görev yapıyor. Yan kapakta bir tane 14 cm Akasa Viper var ve toz filtresinin altında. Önde de kasanın kendi 20 cm boyundaki fanı var.

Test yöntemi:

İşlemci soğutucusunu her iki testte 1450 devir/dk civarına sabitledim. Çünkü biz burada egzoz fanın etkisini ölçmek istiyoruz. İşlemci fanının hızının değişmesi bu etkiyi tam olarak görmemizi engelleyebilirdi. Yandaki fan her iki testte de çalıştırılmadı. Öndeki 20 cm'lik fan ise her iki testte de maksimum hızı olan 660 devir/dk olarak çalıştırıldı. Her iki testte de Prime 95 ile işlemciye tam olarak yüklenildi.

Test 1

Arka ve üstteki egzoz fanları 1000 devir/dk civarına sabitledim. İşlemci 56 derecede kaldı. (2. resim)

Test 2

İkinci testte ise egzoz fanları tamamen durdurdum. Kasanın önündeki büyük fan ise çalışmaya devam etti. İşlemci soğutucu yine ilk testteki gibi 1450 devir/dk hızındaydı.
Sıcaklık 73 dereceye çıktı. (3. resim)

Gördüğünüz gibi 17 derece civarı bir sıcaklık farkı ortaya çıktı. İkinci testte arka fanlar çalışmazken kasanın metal yüzeyleri bile ciddi derecede ısındı. Kasa içinde işlemci soğutucu, ekran kartı, pasif soğutucular gibi birimleri soğutmak için kullanılan hava mutlaka kasa dışına atılmalıdır. Aksi takdirde ısınmış hava tekrar tekrar soğutucular tarafından kullanılır ve hem kasa içindeki havanın sıcaklığı hem de donanımların sıcaklığı arttıkça artar.

Arkada fan olursa arka fanın dışarı üflediği hava nedeniyle kasanın iç basıncı dışarıya göre azalacaktır. Havanın yüksek basınçlı yerden düşük basınçlı yere gitme kanunu vardır. Bu sayede kasada içeriye hava çeken fan olmasa bile dışarıya üfleyen fan olduğunda serin hava bulduğu deliklerden kasa içine girer.

Sadece önde içeri üfleyen fan olursa o fanın üflediği havanın az bir miktarı işlemci soğutucuya ulaşabilir. Çünkü ön fanın yaptığı basınç nedeniyle ön fanın üflediği hava kasanın bulduğu ilk deliğinden dışarı kaçar.

Bu 17 derecelik farkın tabiri caizse hayvan gibi büyük ve her tarafı elek gibi delik deşik bir kasa içinde gerçekleştiğini de göz önünde bulundurun. Sizin kasanız daha küçükse ve içerideki havanın çıkabileceğiz delik miktarı daha azsa sıcaklıklar daha da yükselecektir.

Daha önce de Silverstone Redline kasanın içindeki bir sistem elime geçmişti. Kasanın egzoz fanı yoktu. Önde ise 12 cm fan vardı. O kasada görüntü olsun diye öne led fan koymuşlar. Ancak ucuzlatmak için arka fanı ihmal etmişler. O kasada öndeki fanı çıkarıp arkaya egzoz olarak takınca yine bu testteki gibi ciddi farklar ortaya çıkmıştı.

Sonuç:

Gerekirse kasanın ön fanını çıkarıp arkaya takın ama mutlaka egzoz fan kullanın.

Ekleme 1: Hiçbir şekilde egzoz fan olmadığında kasa kapağını açmak da işe yarayabiliyor. Kasa kapağına açtığım testte, fanların döndüğü ve kasa kapağının kapalı olduğu teste göre 2 derece kadar bir yükselme oldu. Egzoz fan olmasa da kasa kapağı açılınca ısınan hava yükselerek dışarı çıktığı için sıcaklıklar fazla yükselmiyor.

Ekleme 2: Bu gün Pentium 4'lü eski bir kasayla test yaptım. Fark 5-6 dereceden fazla olmadı. Farkın az olmasının sebebi testi yaptığım kasada güç kaynağının yukarıda olması sonucu güç kaynağı fanının kasa içindeki sıcak havayı çekip tahliye etmesiydi.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 7 / 11
  • ugurr999 @ugurr999

    Keşke iki test daha yapsaydınız. Birinci test sizdeki gibi kaliteli bol fanlı kasalarla tek egsos fanlı kasaların(sadece arkadaki fanın çalışmasını diyorum öndeki değil) farkını anlamamız için iyi olurdu. İkincisi daha iyi soğur mantığıyla kasanın yan kapaklarını açarak kullananlar için de bir test olsa iyi olurdu. Zaten genelde çok kaliteli kasası olmayan kullanıcılar bunu yaptığı için
    1)Tek egsoz fanlı kapak kapalı iken 2) egzos fan çalışır halde kapak açıkken 3) egzos fan kapalı yan kapak açıkken.

    • Hasan Yılmaz @coolnquiet

      Dediğinizi denedim hocam. Aynı etkiyi yaptı aşağı yukarı. Fanlar çalışırken bu günkü testte 58 derece çıktı. Fanları durdurup kasa kapağını açtım. 60-61 derece oldu. Yan kapağı açmak da işe yarıyor ısınan hava dışarı çıktığı için. 🙂

  • ugurr999 @ugurr999

    Çok teşekkürler denediğiniz için.. 58derece oldukça iyi bir değer.. kasadaki bütün fanları açtığınızda bile 56 deceyken tek egzos fanın çoğu kullanıcıya yeteceğini düşünüyorum.

    • Hasan Yılmaz @coolnquiet

      Genelde tek egzoz fan yeterli olur hocam. Yalnız kasanın kapağını açtığım testte fena bir hata yaptığımı fark etti. Performansı çok fark ettirmiyor ama son temizleme ve soğutucu takma işlemi sırasında üstteki fanın yönünü nasıl yaptıysam yanlış takmışım. Dışarıya hava üfleyeceği yere içeriye çekiyormuş. 🙁

  • Mehmet Kocael @lastbas

    kardeş kullandığın fan kontrolcünün marka ve modeli nedir böyle birşey aradım ama bulamadım saçma sapan abartılmış dokunmatik ekranlı modelleri hiç sevmedim nedense bilgi verirsen sevinirim

    • Hasan Yılmaz @coolnquiet

      Scythe Kaze Master II kullanıyorum hocam. Oldukça beğendim ürünü. Şu siteden aldım ben:
      http://www.quietpc.com/kaze-master-ii-bk
      Sizin de aynı siteden almanızı öneririm. 1 haftada kapınıza geliyor. Akşam sipariş ederseniz yarın sabah bile kargoya verebiliyorlar. Böylesini göörmedim Türkiye'de. Kargo seçeneği olarak Royal Air Mail tercih ettim.
      Bir de dikkat ederseniz yorumlarda Türkiye'den bir yorum var. O yorum bana ait değil. Demek ki başka alıp memnun kalan da var Türkiye'den. Zaten 31 Euro olduğu için gümrüğe de takılmadan geliyor. 🙂

  • Bulut Fırat @kurabi

    Kendimce böyle bir teori düşünüp, bu teoriye göre uygulamaya geçip, test etmeyi ise ihmal etmiştim hep. İncelemeyi 6 yıl gecikmeli olarak görüp teşekkür ediyorum 🙂

    Benim kurduğum düzende ön-alt/arka-üst olmak üzere 4 adet kasa fanı, sandviç tarzında sıvı soğutması ve ayrıca 3.5'' HDD bölmesinde bulunan 5. fan var. HDD fanı her zaman açık, anakartın olduğu bölmeden nerdeyse tamamen bağımsız olan bu kısımda PSU da var. HDD yanındaki giriş, PSU üstündeki çıkış olmak üzere, bu bölme kendi içinde sorunsuz çalışıyor.

    -37 derecenin altında iken 4 kasa fanının hiçbiri çalışmıyor. Sadece cpu soğutucusu (sıvı soğutma) aktif böylece ofis işleri diyebileceğim hafif işlerde kasadan nerdeyse çıt çıkmıyor.
    -İşlemci 45 derece üstünde, anakart 45 derece altındayken sıvı soğutmanın sandviç fanları çalışmaya başlıyor.
    -Eğer ekran kartı 45 derece üstüne çıkarsa, ekran kartının fanı da çalışmaya başlıyor. Bu kasa içi sıcaklığı arttıracağı için ekran kartı 45 derece üstüne çıktığında arka egzoz çalışmaya başlıyor.
    -İşlemci 52 derece üstünde, anakart 50 derece altındayken ön-arka fanlar çalışıyor.
    -Anakart 50 derece üstüne çıktığında ön-alt/arka-üst tüm fanlar çalışmaya başlıyor.

    Sıcaklıkların yükselmesi ya render/efekt vs. esnasında yani müzik dinlerken ya da oyun oynarken olduğu yani sesler yüksekken gerçekleştiği için 2 senedir nerdeyse hiç fan sesi duymadım.