Türkiye'de ekmek israfı gerçekten de inanılmaz boyuttaymış. Abi, bizim evde çöpe bir kez ekmek atıldığını hatırlamam. Yemek de bozulmadığı sürece atmayız ki o da yılda 3-5'i geçmez. Yazık ya.
Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) ve Türkiye Fırıncılar Federasyonu gibi resmi kurumların gıda israfı raporlarına ve Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) verilerine göre, Türkiye'de günde ortalama 4,9 ila 5,2 milyon adet ekmek çöpe gidiyor. Bu da üretilen toplam ekmeğin yaklaşık %5,4'üne denk geliyor.
Bu devasa israfın perde arkasındaki dağılım ve ekonomik boyut ise şu şekilde şekilleniyor:
İsraf Nerede Gerçekleşiyor?
Günde çöpe giden yaklaşık 5 milyon ekmeğin sorumluluğu tek bir yere ait değil:
* Fırınlar (~3 milyon adet): İsrafın en büyük kısmı maalesef henüz fırından çıkıp satılamayan, tezgahta bayatlayan veya fazla üretimden kaynaklanan ekmeklerden oluşuyor.
* Haneler (~1,4 milyon adet): Evlerimize ihtiyacımızdan fazla aldığımız, uygun koşullarda saklamadığımız ya da bayatladığında nasıl değerlendireceğimizi bilemediğimiz için çöpe attığımız kısım.
* Yemekhaneler, Lokantalar ve Oteller (~0,5 milyon adet): Öğrenci ve personel yemekhaneleri ile restoranlarda tabaklarda bırakılan ya da servis fazlası olan ekmekler. #israf
Ben o kadar zenginim ki pasta yiyorum ekmek ywrine. 🤣🤣 ha ha
Evde 2 kisiyiz 2 ekmek aliriz.bazen 3 gunde bir ekmak aliyoruz..suan tekim..2,3 gunde bir aliyorum
Çoğu fırınların attığıymış.
Bizim eve ekmek almıyoruz komple. O yüzden israf da 0 gibi düşünüyordum ama yemediğimiz için fırın 2 ekmek az satıyor ve elinde kalan israf oluyor... halbuki yesek ne güzel kilo olarak gelirdi vücuda.
😀
Kahvaltıyı ne yapıyorsunuz?
@erhanm 2 yumurta, domates, salatalık, zeytin, peynir, kapya biber, yeşil biber, bal, çay. Çok uzun yıllardır kahvaltım sabit böyle. Bazen avokado, portakal suyu, ceviz, nane falan dahil oluyor. İlk yazdıklarım sabit. Eğer karbonhidrat eksiğim var gibi gelirse de beyaz ekmek değil tam buğday unlu ekmek alıyoruz, o da ayda yılda bir.
Ha ama memlekete annemlerin yanına gittiğimde küncülü pide alıyorlar sıcak sıcak, onu gömüyorum yalan yok. 😀
Yani normal diyebilirim. Normal çünkü günlük üretilip satılan ve çok hızlı bayatlayan bir şey. Sabah ekmeğini akşam kimse almıyor. Tüm ekmekler uzun süre dayanan paketli ekmekler olsa böyle olmazdı.
Abi, bazı insanlar kendi evindeki ekmekte bile sabah aldığı ekmek akşam taze olmadığı için yemiyor. Bizzat akrabamdan biliyorum.
Hani fırından taze ekmek almak istersin en doğal hakkın ama evdekine de bu taze değil demek bilemedim...
@erhanm İşin sırrını bilmiyorum ama ekmekten ekmeğe değişiyor bu garip şekilde. Bir fırının ekmeği ertesi gün bile "iyi ya" denebilecek düzeyde kalırken başka bir fırının ekmekleri sabahtan akşama zor yenecek hale gelebiliyor. Biraz önce yediğim ekmek mesela dünden kalma ama yenmeme sınırına gelmiş, çiğnemesi bile zor öyle diyeyim, başka bir fırının 3 günde geleceği düzeye 24 saatte gelmiş. Gerçekten sırrı ne bu işin bilmiyorum.
Kendine Urfalı diyen Suriyeli bir ekip var. Askıda ekmekten her gün 6-8 ekmek alıp her gün 3-4 ekmek çöpe atıyorlar. Komşular tepki gösterince de şaşırıyorlar. Ne oldu ki fırın veriyor size ne!
Zabıtaya fln şikayet edilse durum hocam fayda etmez mi? Askıda ekmek maddi durumu olmayan zor durumda insanlar için oraya öyle el uzatıyorlarsa gerçekten karaktersiz kötü insanlar bu kişiler bizim ülkenin rahatı batmış sanırım suriyeye dönsünler.
@hybrid İlgileneceklerini sanmıyorum. Bu işler kültür, vicdan veya eğitim işi. O tarz bir hassasiyeti yok. Oradan ücretsiz tazeyi alıyor. Diğer taraftan dünden kalanı çöpe atıyor. Onun için herşey normal. Bizim itiraz etmemiz anormal geliyor.
Dilimlenmiş ekmek alıp direkt buzdolabına atıp, 3-4 dilim çözdürüyorum günlük.
Bireysel tüketimde tek lokma bile ziyan edilmez. Öyle keyfi savurganlıklara sebebiyet verecek bir refah içinde olduğumuzu sanmıyorum. İşletmelerde ne dönüyorsa döner, plansız programsız her iş öyle.
Bireysel tüketimde de var ama tabii ki toplam tüketime göre daha az. Ama bireysel israfı olduğunu kendi gözümle de görüyorum. Çöp konteynırlarının yanlarına asıyorlar.
@erhanm bayağı kötüymüş o zaman. Ben karşılaşmadım çevremde. Hadi tamam aldın, hiç olmuyorsa sar kurumasın dolaba koy, olmadı kızart, tost yap, yumurtalı yap, at buzluğa köfteye harç yap, bahçen varsa hayvanlara vs. ver yani biz böyle gördük büyüklerden. Herhangi bir gıdayı atmak en son seçenek, o da işte kalırsa. 😃 Kalabalık bir aile 5 tane alsa ertesi günü görmüyor zaten. Yazık ya o kadar emek veriyorsun 1 kap yemek için. Bunları tüketilmeyecek durumda diye farz ettim. Her zaman en tazesini isteyenler de var. Sabahtan veya dünden kalanı yemeyen vs. biliyorum. 1 hafta tencere tencere tutarlar dolapta biri de açıp şunu bitireyim yenisi ondan sonra yapalım demez. O zaman en baştan porsiyon küçült ona göre yap ne malzeme giriyor, ne harcanıyor, karşılığında çıktı ne bir orantı kur mutfağında. Ne bileyim ya bana ters hareketler... Herhalde gelire göre göze batmayan bir kayıp ondan iplenmiyor.
Umursamayan çok kişi var maalesef. Akşam buzdolabına atıp öteki gün ısıtıp yenebilir. Ayrıca ekmek kalitemiz de çok kötü. Beyaz ekmek çok kolay küfleniyor.ekşi maya ekmekler daha uzun süre tazeliğini koruyor.
Ekmek kalitesi gerçekten kötü. Yıllardır tam buğday ekmek aldığım fırın ekmeği bozdu. İlk bir kaç gün ses etmedim, devam edince şikayetimi dile getirdim. Ya usta değişti dediler, valla ustayı bilmem ama tam buğday un oranını acayip düşürdüler. Normalde tıknaz, dolu dolu bir ekmekti. Şimdi beyaz ekmek gibi yumuşak. Çok canım sıkıldı çok...
@erhanm Sizin oralarda var mı veya tam aynı formül mü her yerde bilmem ama Özdilek tam buğday ekmeği/tahıllı ekmek çeşitlerini çok güzel yapıyor.
@protego Sanırım bu ekmeği diyorsun. Özdilek Bursa markası olduğu için oralarda yaygındır ama burada sadece Avrupa yakasında var.Önerin için teşekkürler.
https://www.ozdilekteyim.com/market/durdane-ana-firini-tam-bugday-ekmek-500-g
Bizde ekmek atılmaz, hanım kendi yapıyor 3 , 4 günde bir. Kızımla ben sadece kahvaltıda 2 dilim yeriz, diğer öğünlerde ekmek yemeyiz. Hanım yer biraz. Ekmeğin fazlası genelde buz dolabında saklanır. Ama israf aynı şekilde geçmiş yıllardaki gibi hiç değişmeden devam ediyor
bence bu Türkiye'ye özgü bir şey değil. Almanya'da çok kısa bir süre fırında şoför olarak çalıştım. şubelerden topladığımız imha edilecek ürünleri görünce ağzım açık kaldı. hamurdan tut ekmeklere neler neler çöpe gidiyor. bunu azaltmakla ilgili bir şey yapmaya da niyetleri yok. oysa maliyet olarak bakmaları lazım en kapitalist bakış açısından
Çok yüzeysel bakmamak lazım 🙂 Maliyet olarak bakıyorlar zaten, ama hangi maliyet? Bu kadar üretici/satıcı salak değiller.
1-Çoğu ürünün üretim maliyeti çok düşüktür. Asıl maliyet lojistikten/işçi maliyetlerinden gelir. Ölçek ekonomisi sayesinde birim başına maliyet her zaman düşer. 250 ekmek yerine 255 ekmek üretmenin maliyet farkı 1 euro bile değildir ama satış fiyatı ekmek başına 2 eurodur(fiyatları örnek olarak veriyorum). Yani 5 ekmek çöpe atsan maliyeti 1 eurodur ama 5 müşteriyi geri çevirsen kaybedeceğin 10 eurodur. İşletmeler gün içinde ne kadar satış yapılacağını tam olarak bilemedikleri için ellerindeki verilere bakıp bir gün içinde max satılma miktarı neyse onu baz olarak üretirler çünkü bir müşteri geldiğinde "ondan kalmadı" diyerek satış yapmamanın maliyeti yüksektir. Ama elinde kalan mal olursa onun maliyeti azdır. O yüzden fazla üretirler. Gün sonunda hiçbir zaman ürün sayısı ve müşteri sayısını eşitleyemezsin. Ya elindeki mal az gelecek ya da çok gelecek, hiçbir zaman başabaş olmaz. Yani ya az üretip gün sonunda ya birkaç müşteriyi geri çevireceksin ve kazanacağın paradan olmayı göze alacaksın; ya da çok üretip elinde mal kalmasını göze alacaksın. Bunlar arasında hangisinin tercih edileceği çok net.
2-Akşam gelen müşteriye "kalmadı" demek algı ve marka yönetimi açısından çok yanlış bir tutum. Örnek veriyorum sen akşam 8'de işten çıkıyorsun, eve giderken ekmek alacaksın. Bir fırına gidiyorsun diyor ki sana kalmadı. Ertesi gün bir daha aynısı. "Geç geldin abi" diyor sana. Bir daha o fırına gider misin? Gitmezsin, başka fırın bulursun, o saatte hala ekmeği olacak kadar fazla üretmiş bir fırın. Akşam sana gelen bir müşteriye "kalmadı" diyorsan o müşteri başka bir akşam bir kez daha gelir, yine kalmadı dersen sonra bir daha gelmez, gider başka yerden almaya başlar. Böyle böyle loop'a girip müşteri kaybedersin, kaybettiğin müşteriyi de başka satıcı kapar, satışların düşer, rekabette de geri kalırsın. Bunu şuna benzetebiliriz; yan yana iki tane bakkal var. Biri akşam 7'de kapatıyor. Diğeri gece 12'ye kadar açık. Hangisi daha çok satış yapar, daha çok kazanır, kâr eder, ölçek ekonomisi devreye girdiğinden işyerini büyütebilir ve hangisi rekabette geri kalır?
Bu nedenlerde dolayı her üretici/satıcı gün sonunda hiçbir müşteriyi geri çevirmek zorunda kalmayacaklarına emin oldukları kadar fazla ürün üretirler/alırlar. Müşteriyi geri çevirmenin maliyeti ürün çöpe atmanın maliyetinden kat be kat daha fazla. Kıyaslanamaz dahi. Yani dediğin doğru ama bakış açın yanlış. Tam da kapitalist bakış açısından baktıkları için fazla fazla üretiyorlar. Kapitalizm sadece düşük maliyet demek değildir; sahiplik, ölçek ekonomisi, serbest piyasa, rekabet ve kâr demektir. Ve kısa vadeli düşünüp günlük kâra bakmak değil; uzun vadede tüm etkileri düşünüp ona göre hareket etmektir.
Başka bir örnek; akşam 6'da dükkanı kapatan bir bakkal var burada. Sigara satıyordu ama 5 kere gidiyorsan 3'ünde sigara kalmamış oluyordu, gazete de kalmıyor, kapanmaya yakın yetişebilirsen ekmek de bulamıyorsun bitmiş oluyor. "Kimse benden alışveriş yapmıyor ya" diye ağlıyor sürekli. Kimse yapmıyor çünkü yol üstünde gece 12'ye kadar açık olan ve hiçbir zaman "şu bitti" demeyen bir market var yol üstünde, herkes oradan alıyor. Bu bakkal amca ise anca öğleden sonra 3'te yakındaki ilkokul dağılınca öğrencilerin aldığı şeker çikolatayla ayakta kalmaya çalışıyor. En sonunda sigara satmayı da bıraktı. "kazandırmıyor" diyor. Ya kardeş kazandırmıyor tamam da normalde sana sigara almaya gelen adam senden başka bir şeyler de alıyor, sigara sana kâr bırakmıyor olabilir ama sigara almaya gelen adam senden başka bir şeyler de alacağı için ondan kâr edersin, hem de sigara kazandırmasa da dönen para hacmini artırır. Olay sana kazandırması değil, müşteriyi çekebilmek ve başka marketlere kaptırmamak. Sen o sigarayı insanları başka marketlere kaptırmamak için satmak zorundasın. Sen sigara satmazsan adam sana hiçbir zaman gelmez, önce sana gelip senden ekmek alıp sonra başka marketten sigara mı alacak? Tek yerden alır hepsini, sende sürekli bir şeylerin kalmadığını bildiği ve sen habire "kalmadı" dediğin için sana gelmez. Zaten önceden de sürekli sigara kalmadı dediğin için o insanlar başka marketlere yöneldi. Hem akşam 6'da daha insanlar işten gelmemişken hangi akla hizmet kapatıp gidiyorsun? Evi de bakkalın üstünde hemen. İşletme kafası olmayınca öyle azala azala bitiyorlar işte.
@protego ben yeterince kapitalist olmadığım için demek ki bakış açım yanlış 😀 verdiğin örnekler çok mantıklı.
Sorsan, "ekmek kutsaldır, yerde bırakılmaz, üç kere öpüp başa konur, sonra da yüksek bir yere bırakılır" 🙃
Ekmeği genelde dilimli alıp buzluğa atıyorum ihtiyacım kadarını çıkartıp taze taze tüketiyorum. Bayatlamış ekmekleri robottoa çekip köftede vs kullanıyorum.
Bazen de baharatlayıp hafif yağlayıp kruton haline getiriyorum çorbada vs tüketiyorum, robottan çekersem pane harcı oluyor.
Evdeki tencerelerin büyük çoğunluğu en küçük boyutta, yaptığımız yemekler genelde o öğünde bitiyor. Yemek israf etmemek konusunda çok titizim, eşimi ve kızımı da bu konuda çokça tembihliyorum. Bu kadar yokluğun olduğu bir ortamda hassas olmamız gerektiğini düşünüyorum.
Ekmek de öyle kabartma tozuyla şişiriliyor ki. 1 tane alsan yetmiyor, 2 tane alsan ya yetmiyor ya yarım kalıyor, 3 tane alsan ayrı bi dert. Gramajı çok dandik ayarlanmış.