polonya sadece basit bir örnek, çoğu ülke artık ukraynalı mültecilere yük gözüyle bakmaya başladı.
başlangıçta yeah mavi gözlü sarı saçlı çocuklar öldürülüyor diye başlık atan gazeteler şimdi ukraynalı göçmenler üzerinden nefret kusmaya başlıyorlar.
ukraynadaki sarı saçlı mavi gözlü çocuğun da suçu yoktu orta doğudaki siyah saçlı kahverengi gözlü çocuğun da halbuki, sonuçta ikisi de hayatta hiçbir şeyden haberi olmayan masum çocuklardı.
bu arada kendi gözlemim ukraynalılarda da genel olarak kendi kültürlerini yaşama isteği var gibi, gittikleri yere uyum sağlama değil de daha çok kendi yaşam tarzlarını sürdürme eğiliminde gibi duruyorlar. ha belki benim karşılaştığım insanlar genellikle böyleydi ve bu yüzden yanlış düşünüyorum, bilemiyorum.
sonuç olarak ukrayna halkı rusya ile batının arasında sıkışıp kaldı her zaman ve batının getirdiği bir dikdatörün elinde yanlış hamlelerle biletek ve isteyerek rusya nın önüne atıldı.
kötü olansa seçim yapabilecekleri iki tarafın da ukrayna halkını umursamıyor olmasıydı. bilemiyorum, ve yine kendi görüşüm ukrayna da çok uzun yıllar huzurun sağlanamayacağı yönünde.
ya batıya bir şeylerini kaptıracaklar ya da rusya ya, keşke bunlar hiç yaşanmasaydı da bir halk daha mülteci konumuna düşmeseydi.
https://www.ntv.com.tr/dunya/polonyada-ukraynali-multeci-karsitligi-rekor-seviyede-1707180

İsrail’e kaptıracaklar. Bu film ‘Damdaki Kemancı” kurgu hikaye ancak gerçek olaylara dayanır. İzleyin anlarsınız durumları.
Kimse gittiği yerin kültürüne uymak zorunda değil benim görüşüm, hele ki bu kültür Polonya kültürüyse. Adamlar ırkçının önde gideni baya baya hem de
işin garibi polonyalılar batıda çoğu yerde ve ciddi anlamda da polonyalı göçmen var batı ülkelerinde.
Polonya "Zero Refugees" politikası yürüten bir ülke o yüzden "sadece basit bir örnek" diyerek Polonyayı örnek veremeyiz.
bilemiyorum, yanlış örnek olmadığını biliyorum fakat belki de tam olarak doğru örnek olmayabilirler. aslında polonyalı göçmen sayısı da çok fazla ve pek de sevilen bir millet değiller.
belki de polonya yerine başka bir ülke örneği koymalıydım
Polonya'da 1 milyona yakın Ukraynalı mülteci varken nasıl "zero refugee" politikası yürütüyorlar acaba?
@kiziltilki https://www.google.com/search?q=polland+zero+refugee&oq=polland+zero+refugee&gs_lcrp=EgZjaHJvbWUyBggAEEUYOdIBCDU2MTdqMGo3qAIAsAIA&sourceid=chrome&ie=UTF-8
@boakoms baktım Google arama linkine, yani? 1 milyon Ukraynalı mülteci var diyorum, bana link gönderiyorsunuz. 1 milyon mülteci ve "zero refugee" politikası çelişiyor, bunun farkında değil misiniz?
Sadece Afrika, Orta Doğu ve Orta Asya'dan mülteci almak istemiyorlar.
Ukraynalı mı kaldı kızlarının çoğu kapildi. Erkek varsa olan onlara oluyordur
o kadarını bilemiyorum
Polonya'da zaten ilk günden beri benzer durumdaydı ki. Başka ülke olsa neyse, dilleri bile benziyor biribirine, kültürleri çok yakın, Ukraynalıların sunabileceği her şeyi zaten kendi ülkelerinde de bulabiliyorlar çok rahatlıkla, haliyle nefret artıyor günden güne.
hocam ben imkandan çok belirli çerçevede insanlık olarak bakıyorum olaya, ha bu arada yasal yükümlülükleri de var savaş durumunda başka ülke vatandaşları kabulunün.
Hiç unutmam birgün bir dilenci para isterken Suriyeli olduğunu söylemişti kl para versinler(!!!), İlk başta sempati vardı, sonra bizde de 'Suriyeli' olduğunu söylemek para isteyen için 'iyi birşey'den 'kötü birşey'e (para alma olasılığını düşüren birşeye) dönüştü.
Bu konuda tek diyeceğim olayın sayılarla ilgil olduğu. Sayı azken sorun olmaz (sadece gerçek ırkçılar homurdanır), sayı artınca halkın genelinde rahatsızlık ortaya çıkar.
keşke hiçbir halk yerinden edilmese.
Roma bile mülteciler yüzünden yıkılmıştır güzel kardeşlerim. Yüksek miktarda mülteci destabilizasyon ve gelecekte muhtemel iç savaş demektir.
hocam rahatsız bıraksalar kimse yerinden edilmeyecek zaten, bu insanlar boşuna topraklarını terketmiyor.
Kicindan tespit yapmak bu kadar olur. Polonya ile diger ulkelerin hicbir alakasi yok. Bati diktator filan getirmedi, Ukrayna secim yapti.
Orospu cocugu Rusya yerine modern, demoktratik ve ozgur dunyayi secti veya secmeye calisiyor.
öncelikle saygılı ol, burası senin bildiğin gibi ya da öyle abidik gubidik hareketler yapabileceğin bir ortam değil.
sadece polonya için geçerli değil ki, çoğu batı ükesinde hans lar artık söylenmeye başladı.
yav bırak, demokrasi demokrasi diye ukraynalılar mülteci konumuna düşürüldü.
ahanda batı, ahanda nato diye diye ukrayna yı rusya nın önüne attılar. bayağı demokratik yöneticileri var ukraynanın, abd ye avrupaya peşkeş çekilmeyen yeri kalmadı ukraynanın.
rusya dünyada nefret ettiğim ülkeler listesinde ilk 5 e rahatlıkla girebilir ama bu batının ukraynayı insanseverliği yüzünden kendi saflarına çekmeye çalıştığı anlamına gelmez.
sırf rusyayı yavaşlatmak ya da gücünü azaltmak adına kurban edildiler. ha ukrayna bugüne kadar hep batılı diktatörler ile rusya arasında seçim yapmak zorunda bırakıldı orası ayrı.
kolektif bilince sahip olmayan hiçbir halk hiçbir sisteme uyum sağlayamaz. mesela japonlar hem kendi ülkelerinde kuralcıdırlar hem de gittikleri ülkenin kurallarına uyarlar. kurallara uymasalar bile çıkıntılık yapmazlar.
aslında türkler de böyle her yere uyum sağlıyorlar. fakat lazlar ve kürtler bu konuda oldukça kötüler. iki grup da medeniyetten uzakta kendi kafasına göre takılmaya alıştığı için lazlar bireyselci kürtler de aşiretçi. gittikleri hiçbir yerin sistemine adapte olamıyorlar. bu biraz da sosyolojik bir şey.
bireyselci insanlarla uğraşmak gerçekten sinir bozucu. özgürlük özgürlük diye ortalığı velveleye verip kimsenin hakkına hukukuna saygı duymayan tipler oluyorlar.
kültürel mi yoksa başka sebepleri mi var bilmiyorum, bazı yerlerde kuşak değişimine kadar gidebiliyor uyum.
ha bu iyi ya da kötü mü onu söyleyebilecek haddim yok, sadece bazıları çok daha çabuk uyum sağlayabiliyorlar.
mesela bu olay latinlerde de çok, millet bilinci çok daha farklı çalışıyor bize göre. mesela afrika ülkelerinin birlik olma bilinci azaltılmış vs.
Ne ka kural o ka medeniyet diye bir şey yok. Geçen biri yazmıştı. Hastalanıp iki gün bulaşık yıkayamadı diye kadını eleştirmişler, yıkasın diye baskı yapmışlar. Ben kendim de uyduruk uyduruk forum kurallarından doğru düzgün Almanca öğrenme forumunu kullanamamıştım mesela. Var böyle çok. Bunu üstünlük taslama, baskı kurma gibi kullanan çok. Özgürlüğünden kime ne ki sorun çıkmasın diye bakan da baya
@distor Gizlice komşu bahçesine girip çöplerini denetleyen varmış. Hani haneye izinsiz girilmez kuralları? Şu yabancıların kural delüzyonları medeniyet değil, geçiniz. Kural mantıklı olur, gerektiğinde tolere edilir. Öncelik insanlardır sonuçta
@distor her şeyin fazlası tabi ki zarar. ama medeniyet demek hukuk, kanun, nizam, adalet, düzen vb. sistemlerle hayatımızı biçimlendiren, bizi hayvandan ayıran şeylerin tümü demektir. medeniyetin niravanası da toplumsal sözleşmedir. yani denetleyen, ceza veren vb. olmadan toplumun kurallarının kendiliğnden işletilmesidir.
bazı kültürler bireyseldir fakat bazı sebeplerden içe kapanıp kolektifleşmişlerdir (almanlar gibi), bazıları rejim yüzünden zorla kolektifleşmişlerdir (çinliler gibi), bazıları zaten kolektiftir medeniyetin ancak bu olduğunu düşünüp abartmışlardır (japonlar gibi) ama tüm problemlerine rağmen her kolektif toplum yaşanabilir bir medeniyet inşa etmiştir. herkesin her konuda kendini halı gördüğü, diğerlerini umursamadığı bireyselci yada aşiretçi toplumlar gerilemeye ve medeniyetsizleşmeye mahkumdur. amerika buna güzel bir örnek. bence amerikayı en iyi tanımlayan şeylerden biri mafya 2. vito hapisten kurtulabilmek için orduya katılır, izinli olduğu bir zamanda ailesini ziyaret için amerikaya döner, çocukluk arkadaşı joe onu karşılar. araba sahnesinde bir yerde şöyle bir cümle geçer. "burası amerika, burada nefes alan her şeyle seks yapabilirsin." sonrasını biliyorsunuz işte bu oyunun esas başarısı özünde kolektif ve sosyal bir halk olan italyanların bir şekilde (çoğunlukla da suçla) amerikaya adepte olmaya çalışmaları ve bu oyunun gerçekten iyi bir amerikalılaşma projeksiyonu sunması.
demek istediğim kolektif bilinci olmayan toplumlar zengin bile olsa en fazla amerika gibi olabiliyor. her konuda haklı karenlar, beyaz olduğu için metroda boğazı kesilen kızlar, teni siyah olduğu için insan olarak bile görülmeyenler, parası olduğu için başlarını birazcık bile umursamayan canı istediği her şeyi yapmaya hakkı olduğuna inanan epsiteingiller vb. böyle oluyor işte. empati yoksunu oluyorlar, hedonist oluyorlar hatta çok daha iğrençleşebiliyorlar. amerikada emekliler sadece emeklilerin yaşayabileceği siteler inşa ediyorlar. sırf kendilerini bu empati yoksunlarından koruyabilmek için kendilerini o sitelere hapsediyorlar. ama japonyada tam tersine yaşlılar topluma entegre olabilsin diye, kendilerini işe yarar hissetsinler diye okul çocukları karşıdan karşıya geçerken refakat etmeleri gibi görevler veriyorlar.
neyse işte. gerçekten baskıcı toplumda yaşadıktan sonra özgürlük ve kuralsızlık kızgın kumlardan serin sulara dalmak gibi ferah hissettirebilir ama o serin sularda fazla kalırsanız yazın ortasında bile hipotermiden gidersiniz. bu yüzden kendinizi iyi tanımak ve yaşadığınız hayatı iyi planlamak gerekli. mahalle baskısından bunalıp "özgür" ülkelere gidenler gerçek özgürlükle tanışınca cin çarpmışa dönüyorlar. hedonizmi hayatının merkezina almamış kimseye bireyselci toplumlarda yaşamalarını önermem. bugün her toplum giderek daha da amerikanlaşıyor ama emin olun bir yerde tam da kafanıza göre insanlar var.
@noksyesvs Çin desen kendi vatandaşlarına sıfır insan hakkı. Üstüne Afrikayı sömürmeye başladılar. Uygurlara yaptıkları da malum. Japonya ırkçılığın, yabancı düşmanlığının, micromanagement’ın kalesi. Almanya da keza. Almanya daha yeni soykırım destekledi. Ortadoğu’nun parçalanmasında Amerikya’yı İsrail’i destekledi hep. Birçok Avrupa ülkesi terörü destekliyor. Aleyhimizde propoganda yapmadan Alman, İngiliz gazetesi vesaire yok herhalde. AFD’nin yükselmesi ortada. Kim kime göre, neye göre medeni? Micromanagement fazla diye medeniyet çoğalmıyor. Ben hiçbir medeni ülke görmüyorum. Boş hayranlıkla dünyaya yapmadığı kötülük kalmayan. Kendi ülkesinde bile etnik kökene göre seçimler yapan ülkelere gidip de yani medeni demeyeceğim
Ne haberi ne de yorumları okudum sadece bilgi amaçlı yazıyorum. Polonyalılar çok üst seviyede yabancı karşıtılar bu yeni bir şey değil savaştan önce de uluslar arası şirketlere verilen imtiyazları protesto ediyorlar ve dışarından getirilen çalışanlara karşı tepki çoktu. Ve bilmenizde fayda var hangi ülkenin vatandaşı olduğunuz umurlarında değil.
Bununla birlikte ciddi otoriter bir hükümet var ve pek değişecekmiş gibi durmuyor. Ülke konumunu iyi kullanarak hem internet alt yapısını ülkelerine çektiler hem de uluslar arası şirketleri bu da ekonomisini iyileştirdi .
Yaşlı bir toplum ve yaşlı bir yönetim en büyük sorunları şu anda. Bu da haberdeki gibi sorunları beraberinde getiriyor.