steelfiist paylaştı.

Steam Early Access

Dikkat hediyeli inceleme ! Paylaşan 3 kişiye steam oyunu hediye ediyorum.

Podcasti yazıya çevirdim , okumak istemeyenler videodan dinleyebilir. Yok reklam yapma dersen videoyu açmayın yazı pek farklı değil.

Hanımlar beyler herkese merhabalar ,

Bugünkü konumuz early access. Daha doğrusu çoğunlukla bağımsız yapımcıların '' bizim aklımızda süper bir fikir var bir kısmını yaptık geliştirmek için paraya ihtiyacımız var '' yalanından bahsedeceğiz. Benim bu konuda sıkıntı yaşadığım oyun The Forest 'tı. Youtube'da GamerRocko yani Şefik abide oyunun birkaç bölümünü izlemiştim ve oldukça hoşuma gitmişti ve oyuna sahip olan arkadaşıma hesabını bir süreliğine bana vermesini istedim ve sağolsun hesabını bana vermişti. Oyunu o zamanlar biraz oynamıştım ve hoşuma da gitmişti sadece geliştirilmesi gereken yeler olduğunu düşünüyordum. Bende biraz beklemeye karar verdim ve oldukça uzun bir süre bekledim oyunun gelişmesini bu arada oyundan o kadar ümitliydim ki indirime girdiğinde satın almıştım kendisini. Oyunu geçen günlerde indirip oynama fırsatım oldu ve tek düşündüğüm şuydu '' bu oyun hala aynı acaba steamde sürüm seçme gibi bir şey mi var diye kontrol ettim hayır oyun en güncel sürümüydü ancak oyunda birkaç ufak şey haricinde hiçbir yenlik görmedim ve hala kesilmeyen ağaçlar tarzı buglar karşıma çıkmaya devam etti. Konuyu Steam Early Access'ten The Forest'a sallamaya çevirmiş olabilirim ama bunlar Early Access ile edindiğiniz oyunlarda başınıza gelebilir. Steam Early Access ile cebini dolduran kişiler biraz oynayanlar kadar kafasını çalıştırsalar sadece ceplerini değil bavullarını doldururdu haberleri yok. Örneğin oyunda birşeyler inşaat etmek istiyorsunuz ve şemayı yerleştiriyorsunuz ancak benim gibi simetri hastalığınız tutarsa şemayı silip tekrar yerleştirmek isteyebilirsiniz ama bunu yapamazsınız çünkü geliştiriciler bunu akıl edememiş ya da parayı saymaktan ona zaman gelmemiş bunu oyunu oynayan takip eden kişiler tarafından yapıldı ilk olarak ayrıca oyunu neşelendiren değişik şeylerde ekledi kendileri örneğin sınırsız kaynak gibi. DayZ ve Rust'ın yanına benim için The Forest da katıldı. Umarım güzel özellikler getirirler tüm sorunları çözerler ve az önce söylediklerimi bana yedirirler.

Early Acsees olan bir oyunu almayı düşünüyorsanız şöyle söyleyebilirim. İncelemeleri okuyun özellikle eksik görülen kısımlarına bakın ve ciddi ciddi düşünün. Örneğin ben Ark isimki oyunu almayı düşünüyordum ancak performans sorunları olduğunu duyunca beklemeye karar verdim ha diyebilirsiniz indirirdin çalışmıyorsa geri iade ederdin falan falan ama nerede yaşadığınızı iyi düşünün bizim ülkemizde internet '' SINIRSIZ İNTERNET 50 LİRA '' gibi kampanyalar ile satılsa da AKK gibi lanet olsa bir probleme sahibiz. Kotayı aştıktan sonra internet oldukça yavaşlıyor ve evde 2 bilgisayar internete bağlı ise CS : GO 'da pinginiz genellikle 100+ olarak gezinir. Sonuç olarak ne oldu mağdur olan yine biziz. Dediğim gibi iyi incelemek gerekiyor şuan en düzgün çıkan ve arkası sağlam olan H1Z1 bile inanılmaz problemli. 3000-4000 'e bilgisayar topluyorsun oyun açılmıyor oraya yazıyorsun forumlara bakıyorsun en sonunda bir dosya indirirsin biryerlere atarsın oyun açılır. Eee madem bu kadar basitti neden düzeltilmedi anlayamıyorum.

Buradan anlayacağımız Early Accees pişmanlıktır.

Görüşmek üzere , hoşçakalın .

#HaberinizOlsun #Steam #SteamEarlyAccess #EarlyAccess

Early Access Oyunlara Dikkat !

Hanımlar beyler herkese merhabalar , bu videoda sizlere Early Access denen bağımsız yapımcıların ceplerini doldurduğu sisteme neden dikkat etmeniz gerektiği ile ilgili ufak bir podcast...
BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 8 / 19

Deponia Serisi

Merhaba arkadaşlar uzun zamandır incelemek istediğim seriyi sonunda sizlere aktarabileceğim. Harika bir point and click adventure türü oyun.
Deponia.

Sözlerime nasıl başlasam bilemiyorum , bu harika oyunun müzikleri , ilginç konusu i harika yerleştirilmiş bulmacaları bilemiyorum neresinden başlasam. Neyse bir giriş yapalım gerisi gelir;

Daedalic firmasının yapımını üstlendiği point and click tarzı oyuna point and click tarzını anlatarak başlamak istiyorum. bu tarz oyunlarda fps mantığı yada rts mantığı yoktur(üzgünüm age of empires ve battlefieldçılar 🙂 ). siz karakterinize bir objeyi tıklarsınız o gider ve objeyle etkileşime girer mantık basitçe budur.

Deponia oyunu üçlemeden oluşuyor, "Welcome to Deponia"(Deponia olarak satılıyor), "Chaos on Deponia", Goodbye Deponia. Aslında üç oyunda tek bir hikaye üzerinde ilerliyor o yüzden sırasıyla bitirmelisiniz.Bu bilgimizide verdikten sonra artık oyunun içine dalalım.

Oyunda Rufus isimli pasaklı, vurdumduymaz, tembel , sakar bir arkadaşı yönetiyoruz. Yaşadığı diyar olan Deponia'da sakarlıkları ve haylazlıklarıyla çok meşhur arkadaşımız. Babası terkettikten sonra büyüyememiş ve Deponia denen çöp diyardan kurtulmak istiyor. Evet yanlış duymadınız Deponia çöpten oluşuyor(tam bir point and click cenneti 🙂 ) . Rufus , herkesin hayali olan Ellysium isimli yere gitmek istiyor ancak kimse bunu başarabileceğine inanmıyor. Rufus yine bir Ellysium'a gitmeye çalışırken Goal isimli güzeller güzeli Ellysium'lu bir kadınla karşılaşıyor ve hikayemiz tam anlamıyla başlıyor.Daha fazla ayrıntı vermek istemiyorum sadece konunun okadar derin yeri geldiğinde duygusal , yeri geldiğinde komik olarak ilerlediğini söylemekle yetinmeliyim. Bu atmosferi tam anlamıyla yaşamanızı tavsiye ediyorum.

Deponia oyununu ilk açtığınızda sizi çok eğlenceli bir tutorial karşılıyor. Kısacık ama bir okadar komik tutorialı başarıyla geçtikten sonra bir bardın söylediği eşsiz bir müzikle oyuna giriş yapıyorsunuz. Şarkılarda yine esprili hatta epey güldüğüm ağzıma dolananlar var 🙂 Oyunda ilerledikçe bazen sizi aşırı zorlayacak bulmacalar olacak hatta oyunun başında biriyle yaptığınız dialogdan ufak bir kesitin oyunun sonunda karşınıza çıktığını göreceksiniz. Bazen çok zor bulmaca çözerken gözünüzün önündeki basit bir işlemi unutmuş olabileceksiniz. (barmenin size ellemeyin dediği mumu kullanmayı unutup fırını yakamama gibi 🙁 ) . Hatta şimdiye kadar en orjinal bulmacayı chaos on deponiada gördüm diyebilirim. araştırdım o bölümde 1 saat takılanlar olmuş haklılar akla gelmesi çok zor 😀

Müziklere ve seslendirmelere gelince harika ara müzikler sizi bekliyor ancak oyun boyunca çalan bazı müzikler sizi zombiye dönüştürüyor yavaş yavaş farkında olmadan oyunu bitiriyorsunuz 🙂 Oyunun başında ve sonunda hatta bazen aralarda bir bard var harika müzikler çalan o arkadaşa dikkat edin çok güzel söylüyo namıssız .

Ne kadar anlatmak istesemde detaya girmeden yüzeysel olarak anlatmaya çalıştım deponia oyununu. şimdi sizleri bir alt paragrafta kısa bir son söze davet ediyorum.

Sonsöz chapter 1, eğer bu tarz oyunlardan hoşlanmıyorsanız bile deneyin. Bazen yüzeysel gibi görünsede zaman zaman derinleşen ancak bunu yine esprili dille yaptığı için oyuncunun dikkatli olmasını isteyen, yeri geldiğinde güldürerek bulmaca çözdüren yeri geldiğinde çözdüğün bulmacanın aslında hayatın yasımasını gösteren bir gerçeklik olduğunu düşündüren. Ütopya ile Distopyayı birbirine harmanlamış bir oyun kendisi. Size saçma dedirtip sonra mantıklıya dönüştüren ilginç diyalogları ve olayları , ilginç müzikleri ve süprizleri, 3 oyun ortalama 25 saat oynama süresi (eğer ipucu alarak giderseniz ortalama bu kadar sürer, almazsanız uzar hikayedeki diyalogları dinlemeye de bağlı.) acaba ne olacak dedirten chapter sonlarıyla Deponia son zamanlarda oynadığım en etkileyici oyun serisi oldu.

Sonsöz chapter 2, oyunlar şuan tanesi 7liradan satışta kesinlikle paranızın hakkını verecektir.

sonsöz chapter 3 , oyunda Türkçe altyazı desteği de var 😉

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 17