Bizim için sıradan olan davranışlar, yurtdışında yaşayan adamı şok etmiş. Aslında bu yaklaşım Turkcell'e özel değil, diğer operatörlerde de, başka sektörlerdeki şirketlerde de normal bizim için. Hatta beklediğimden fazla bir ilgi görmüş bile diyebilirim 🙂 #akış
Teknoseyir gündemi
#WhatsApp#Gemini#EA#ClairObscurExpedition33#ttmobil#StarWars#OtoSeyir#OtomatikVitesSon bir saat içinde 211 ziyaretçi, 81 kayıtlı kullanıcı giriş yaptı.
- © 2026 TeknoSeyir
- Hakkımızda
- İletişim
- Kullanım Koşulları
- Gizlilik Politikası
- Sosyal Ağ Kuralları
- RAM desteği bilendenal.com tarafından sağlanmaktadır.
- Sunucu desteği DGN Teknoloji tarafından
sağlanmaktadır.

Yazıyı okuduktan sonra sanki benim başıma gelmiş gibi sinirlendim. Yazmamak için kendimi zor tuttuğum düşünceler geliyor aklıma.
Turkiye aynen boyle bir ulke. Bu yil mecburiyetten Turkiye'de biraz uzun sure bulunmak durumunda kaldim. Ne zaman disari ciksam sinir kupu olarak geri donuyordum. Isyerlerinin, calisanlarin tavirlari, trafikteki suruculerin yaptiklari, yollarin/cevrenin durumu. Hepsi insani geriyor, sinirlendiriyor. Ustune bir de 'burasi Turkiye, burada boyle' diye olani biteni kabullenmis, dahasi kendisi de ayni yanlislari yapar hale gelmis insanlari gormek ayrica moral bozuyor.
Sadece şirketler değil ki; bazı genel, kabul görmüş temel konular hariç (mesela gelir vergisi, çöp ve çevre vergisi vb) devlet te aynı politikayı izliyor ki? Zaten devlet yapmaya başlayınca, özel sektörde de gözlenmeye başladı. Devlet, özel sektör başı sıkıştımı, bir konuyu hemen vergi veya benzeri şekilde vatandaşa yıkıyor. O kadar çok örnek var ki, EPK kaçak kullanım vergisi; devlet çözülsün diye özele yıktı, özel de vatandaşa; arkadaşım sen nasıl bir iş adamısın ki, "bu riski göz göre göre girdin o zaman bu ihaleye?" diye sorar doğal olarak vatandaş. Ama olay öyle değil işte, iş adamı "ben bunu vatandaşa nasıl olsa yıkarım" diye giriyor ihaleye. E, o zaman Maliye Bakanına sorarım "vatandaş vergi kaçırınca niye kızıyorsun?" diye. İlk başlangıç (milat) olan deprem vergisi de aynı şey, birileri (ki TTNet) maliyetlerimizi karşılayamıyoruz diye devamını istediler ve şimdi durum ortada. Başka bir sürü şey var; mesela ÖTV, arkadaş araba aldık diyelim. Madem vergi ödemeye devam edeceğiz (MTV) niye ilk alırken deli gibi ÖTV, üzerine KDV vesaire ödüyoruz. ÖTV'yi makul bir seviyeye çek, kalan kısmı da makul bir seviyeye çek MTV'ye yansıt mesela. Ev almışız, ödediğimiz KDV yetmiyormuş gibi bir de GMV ödüyoruz. 30 tane evi olup, alım-satım yapandan al, oturandan niye alırsın arkadaş. Satarsa ondan da alırsın da, adam zaten alınca ömrünü faiz ödemekle geçiriyor, GMV de neyin nesi oluyor?
İnsan mıyız biz diye sürekli sorguluyorum artık. Nedir cezamız arkadaş böyle bir coğrafyada bu muamelelere reva görülüyoruz?
Rezil bir ülkeyiz, gerçekten rezil. Yurt dışını görünce bunu daha iyi anladım. Daha da sinir bozucu olanı ise bazı çomar vatandaşlarımızın yurt dışını beğenmeyip Türkiye cennet demeleri. Ülkenin içinden tüm insanları çıkarırsan evet cennet ama kendisi gibiler kepaze ediyor ülkeyi.
ülke olarak ben seviyorumda insan kalitesi olarak kötü. bunun sebebi birden fazla etnik grubun olması birden fazla idealleri olanların olması ve farklı coğrafyalarda olması. kimisi dinci kimisi osmanlıcı kimisi işine bakar kimisi cahil, bana kalsa ben kadim uygarlıkların avrupai bilimci bi görüşe sahibim, ülke çok güçlü liberal olmalı, kıskandırmalı ve laik olmalı, başkasına göre monarşi olmalı padişahlık olmalı. kimisi kürtçülük, t24 ü aç her gün 34343 kere kürt kelimesi, kimisi islamcılık peşinde.
@angusburger Alakası yok; çok etniklik kötü bir şey değil ki. Bizim en büyük problemimiz şahsi çıkarlarımız. Sağcısı, solcusu, dinsizi, imansızı fark etmez. Bir ülkenin bir tane emeli olur, her başa geçenle değişen 1000 tane değil (değişmeyen bir tane var ama, Amerikanizm). Din, etniklik veya ne derseniz adına artık, bunların hepsi sadece birer araç olarak kullanılmaktadır. Gerisi de yalandır. Bizim en büyük problemimiz budur, başka problemimiz yoktur. Başa bunlar geldi her yer imam hatip oldu, başkası gelince her yer ticaret lisesi oldu, bir başkası gelince fen lisesi; ülkenin emeli her şeyi öğreten bir eğitim sistemidir (örnek olarak veriyorum, o, şu ve bu yaptığı için değil). Veya dincisi gelir faizsiz bankacılık gelir, kapitalisti gelir faiz bankacılığına dönülür gibi. A gelir askeri sever, B gelir bunlar devrimci bir elden geçirelim der değil. Bizim en büyük problemimiz budur. Ve maalesef din ve etnizm konuları en çok başvurulan araçlardır. Ve şunu rahatlıkla iddiaa edebilir, sadece Türkiyem için değil, dünya içinde; bu iki araçtan kurtulunmaya çalışılmadığı sürece, dünya savaş içinde yaşamaya devam edecektir.
@lterlemez Ve bunların en büyük iki nedeni var: para ve güç sahibi olmak.
@lterlemez çok etnik(veya hayat ideali) ülke idaresini bölüyor. çok etnik(veya hayat ideali) idare olan ülkelerin hali ortada: balkanlar, orta afrika, doğu avrupa. baskın idarelerde ise genelde hristiyan liberal,sosyal demokrat yada muhafazakar grup var. bir dinci gidip ampüle veriyor ben gidip altı oka basıyorum ampül belirgin şekilde ülke gidişatını değiştirmeye niyetli, ok ise mevcudatın daha kararlı durması için. aslına bakarsan türkiyede muhafazakar gruplar denilenler tam tersi yeşil devrimci. etnikten kasıt hayat ideali farklı insanlar kimisi köylü tarla parasına bakıyor kimisi şeriat çarşaf derdinde. not: amerika birleşik devletleri ve kanada baskın tek grup idaresinde
@angusburger Kuzey Amerika'da iş değişik. Oralar pek iyi örnek sayılmaz. Buralarda ise önce din, sonrada etnizm öne sürülerek, eşit davranılmıyor. Sorunda buradan çıkıyor zaten.
Kabullenmek gelmese sadece elden. Herkesin birden çok hikayesi vardır.
Türkiye'de işini düzgün yapan nerdeyse hiç olmadığı için ortaya çıkan hataların hep görünür nedenlerine odaklandığımız için hep böyle olmaya devam edecek bu durumlar. Gerçekten korkutucu bişey aslında bu ama görmediğimiz şeyden korkmuyoruz.
Yazıyı yazan beyefendi belliki çok kibar biri ve ne yazıkki bizim ülkede efendi değil tabiri caizse cazgır olmak gerekiyor. Fakat yinede hakkımızı kanuni yollarla aramak en sağlamı. Mesela benim için bu gibi bir olay fındık-fıstık -leblebi gibidir. Çünkü 1 sene boyunca teknosa'nın karşısında mahkemelerde hakkımı aradım davayı kazandım. Paramı da geri ödediler. Neymiş efendim kutusu açılan ürünü geri alamıyorlarmış, e ürün bozuk çıktı ama yok. Mağaza müdürü adeta bir kabadayı gibi geri almıyoruz dedi. Bende efendi gibi dişimi sıkarak mağazayı terkettim ama sonra hakkımı söke söke aldım. Aradan geçen süre zarfında mağazadan arayan arkadaş adeta kedi gibiydi.