bazı davranışlar insan ırkları ile bağlantılı mı acaba arkadaşlar?
bir durum hayal edelim;
iki tane farklı ırk doğdu ve tamamen doğdukları ortam dışında büyütüldüler. acaba çok ama çok ciddi anlamda büyüdükleri ortama mı göre şekillenir davranışları?
bahsettiğim şey genetik olarak duygusal olma vs temel yerleşik insani şeyler değil, genetik olarak ırkla özleşleşebilen ya da özdeşleşme ihtimali olan ya da olmayan şeyler?
ve yine atıyorum dünyada kötü bir üne sahip bir topluluk ile iyi üne sahip bir topluluk arasında düşünelim bu deneyi.
acaba kötü üne sahip olan topluluktan gelen küçük bir birey farklı ortamda yetişse tamamen ırkından farklı davranışlar mı sergiler?
aynı şey diğer senaryo için de geçerli? ulen gece gece kafamda deli sorular.
https://www.kitapyurdu.com/kitap/genlerimizden-ibaret-degiliz-biyoloji-ideoloji-ve-insan-dogasi/471625.html
"nature vs nurture" Yüz yıllık tartışma konusu. Benim görüşümse ikisinin de etkili olduğu. Genlerden gelen davranışlar var, nerede büyürse büyüsün, hangi ortamda olursa olsun bazı davranışlar değişmiyor.
genlerine işlenmiş dürtüler bir gün ortaya çıkar.
Lasse Lund
Aynısını yazacaktım...
ne ki bu adamın olayı? internetten baktım biraz bir şey anlamadım.
@agah Norveçli bir çocuk. Hindistanda terk edilmiş sokaklarda büyümüş.
Bir de ormanda kalmış, Avrupalı bir kız vardı. Bir süre haber olmuştu.
Benim insanlar üzerinde kişisel gözlemin (çok önemli imiş gibi 🙂) gen tarafı daha baskın. Yüzde 62-38 diyeyim.
Genler baskın evet ama yaşam ortamı, bu genleri genç yaşlarda çok rahat şekillendirebilmektedir. Genler şablonu veriyor, yaşam ortamı şablonu uyarlıyor.
İnsan türü için 'ırk'tan geliyor denilen farklılıklar çok küçük. Çok yakından bakarsanız 'aynı ırk' içinde bile bol bol farklılık bulursunuz (genlerden gelen), biraz uzaktan bakınca 'ırk' farklılıkları kaybolur.
ikisi de etkili elbette ama yaşadığın ortam daha etkilidir bence. mesela neleri yemeyi sevdiğimiz genlerimize mi deneyimlerimize mi bağlı? mumbar yemeyi sevmek için çocukken mumbar yenen bir yerde olmak lazım. çinliler çocukken öyle gördükleri için böcek yemeyi bile sevebiliyorlar.
insanın içinden geldiği düşünülen beğeniler bile dışardan hatta sonradan şekillendirilebiliyor. mesela çoğunlukla son çıkan iphone modelinin geçen seneye göre daha güzel olduğu düşünülüyor insanlar tarafından. bunun içlerinden gelen bir beğeni olmadığı belli, marka bunu insanlara enjekte ediyor, bu güzel sen de bunu güzel bulacaksın diyor, insanlar da güzel buluyor.
Atalarımız bunu tek cümleyle özetlemiş.
" katranı kaynatsan olur mu şeker cinsini sevdiğim cinsine çeker."
işte bu, yüzyılların süzgeçi sonunda varılan sonuç
ama bir yandan da atalarımız bunun deneyini çok uzun süreler gerçek hayatta yapmış. avrupalı genlerine sahip çocukları devşirip kendisi yetiştirdi ve devletin yönetimini onlara verdi ama osmanlı pek de avrupai hale gelmedi. tam tersi bizim çocuklar avrupaya gidip de oraları görünce osmanlıda avrupalılaşma hareketi başladı.
genetik yatkınlık çevresel etkenlerden daha fazla etkiliyor bence.
golden cinsi bir köpek ve pitbul cinsi köpeğin genel olarak saldırganlık, canlılara zarar verme olasılığı aynı değil. insanlarda da benzer bir durum olabilir ama tabi günümüz şartlarında bunu kanıtlamak çok zor, çok kapsamlı deneyler yapılması gerek.
bu tarz başlıkları buraya taşımamın sebebi de bu; farklı kafalardan farklı sesler çıkarken aşağı yukarı herkesin mantıklı bir gerekçesi var ve en önemlisi oldukça sorunsuz bir şekilde belli başlı konuları tartışabiliyoruz. bunun için herkese teşekkür ederim.
bu konuda galiba yarıya yarıya gibi bir durum var, açıkçası yorumlardan birisinde de bahsedildiği gibi uzun süreli deneyler yapılmadığı sürece zor ki bu muhtemelen onlarca ya da yüzlerce yıl gerekebilen bir süreç.
ha tarih üzerinden de dersler çıkarmak mümkün ama kimileri için bu bir iddianın ötesine geçmeyecek gibi duruyor.