Esenler otogarında kaybolmuştum alt katlarda. Bir otogarın içinde nasıl olurda insanın böbreğini çalacaklarmış hissi veren bir bölümü olur demiştim kendi kendime. Belgeselini bile yapmışlar.
(Bu 140 journos nasıl bu kadar kaliteli işler çıkarıyor hayretle takip ediyorum. Neredeyse BBC prodüksiyonu kalitesinde...)

Esenler Otogarının o alt katında (adı değişti ama bizim için eski adıyla anılmakta) tuvalete girmek zorunda kalmıştım. Daha korkunç çok az şey gördüm, bunlara liveleak'te izlediğim videolar dahil.
Biraz açar mısınız?
@saku Saruman’ın Isengard’da Urukları toprak altından çıkarttırdığı ve orkların zırh ve silah dövdüğü mağaralar gibi.
Tabii o kadar fantastik değil, Saruman yok elbette.
Millet de ne abartıyor ne var ki o kadar gittik gördük diyorum, meğer mesele varlığından bile haberdar olmadığım alt katmış.
İç Anadolulu insanı olarak,
Ankara Otogarını gördükten sonra İstanbul Otogarını daha büyük ve güzel hayal ederdim. İlk defa İstanbula otobüs ile tek başıma gidince Esenler garına geldim hem korktum hem garip geldi. İstanbul taşı toprağı altın derler böyle gar olur mu diye. Meğer dönemin belediyesi yolsuzluk yapmış böyle acube bir yapı ortaya çıkmış.
O alt katlar bana hep tecavüz edilecek hissi veriyor. Tırsıyorum.
Koskoca İstanbul'un otogarinin haline bak. Yazık.
Ben daha zaman var az dolanayım oradan da tuvalete gideyim istedim. Tarif için sorduğum da sağolsun bir amca bana : "alt kata gitme ışıklı yerden devam et parlak çocuksun maşallah çizerler seni." demesiyle en kötü otobüste şişeye işerim dedim ve geri döndüm. Tabi o zamanlar çizmek derken bıçakla vücudum da iz bırakacak çizimleri kastetmediğini anlamamıştım. Bursaya dönüşüm kötü olabilirdi.