Avukat dilekçe yazmak için 850₺
Şikayet davası açmak için 5 bin ₺ ücret istedi 😀
Avukat olmak varmış bu devirde..🥲
Avukat dilekçe yazmak için 850₺
Şikayet davası açmak için 5 bin ₺ ücret istedi 😀
Avukat olmak varmış bu devirde..🥲
Son bir saat içinde 145 ziyaretçi, 10 kayıtlı kullanıcı giriş yaptı.
adalet = para = kapitalizm...
paran kadar haklısın...
%100 haklı çıkacağım bir davada iftira attı demek 5 bin ₺ 🙂
2 sene önce 10 bin ödedik. Davadan vazgeçerseniz yine alırım dedi.
😀
Burada ne desem büyük avukat nefreti etkisi ile saldırı olacak fakat aşağıya koyduğum linke bakın, herhangi bir avukat o fiyatların altına inerse, devlet sanki o fiyatlardan iş yapmış gibi vergiyi kesiyor. Üstüne birisi gidip baroya şikayet ederse disiplin kurulu soruşturması başlıyor.
https://www.istanbulbarosu.org.tr/UcretTarifeleri.aspx
evet fatura kesersem falan filan dedi, fatura kesmezse de %20 indirim yapıyordu, baktım her türlü ben yolunacağım kaçtım oradan 🤣
@cinsimit buradaki tarife.
https://www.barobirlik.org.tr/Haberler/2021-avukatlik-asgari-ucret-tarifesi-24-kasim-2020den-itibaren-gecerlidir-81492
Avukat arkadaşım var. Ben bile soru sormuyorum. Çünkü tanıdıkları her insan bir soru soruyor, bana şunu, ona bunu yaz çiz diyor. Ekmek karşılında iyi niyet veremediklerinden ben kızmıyorum 😀 Türkiye'de bir meslek avukatlık. Kimse adalet arzusundan avukat olmuyor. İşsiz kalma ihtimali yok diye avukatlık seçiyorlardı. Artık işsiz avukatlar çok. Yeni mezun avukata asgari ücret teklif ediyorlar.
Avukatlık ücreti fazla geliyorsa kendiniz davayı açıp takip edebilirsiniz.
@cinsimit Sigortalıysa gerek yok 😀
Şaka bir yana, kendi savunmasını yapması/takibini yapmaması için bir sebep yok.
bunun cozumu bu olmamali, bir dilekce icin 800 kusur lira istenmesi mantiga ve vicdana aykiri.
@housedakitopal araştıracağım..
Bunu öğrendiğim iyi oldu.
@cinsimit geçen ay eczaneye 71 lira muayene ücreti
ödedim 😀
Sigortam olduğu halde.
@suicide Sizin açınızdan baktığım zaman anlıyorum bir dilekçe gibi duruyor ama dünyanın her yerinde tıp ve hukuk hizmetleri pahalıdır arkadaşlar. Bir dilekçe dediğiniz dilekçe herhangi bir kamu kurumuna, okula vs verdiğiniz basit bir dilekçe değil. Mahkemeye verilen bir dilekçe ve bu dilekçedeki her şey aleyhinize dönebilir.
İnanın ne olaylar görüyorum. Vatandaş kendi başına davasını takip etmeye çalışıp ceza aldığını veya çok basit bir savunma yapması gerekirken olmadık şeyleri yazıp ispat yükünü kendi üzerine aldığı ve dava kaybettiği olaylarla karılaşıyoruz. Daha bu ay bir müvekkilim kendisi savunma yapmış ve alkollü araç kullanmaktan ceza verilmiş kendisine, cezası HAGB dediğimiz geri bırakılmaya tabi tutulmuş ve daha sonra bir başka dosyada bu denetim süresinde suç işlediği için bu kez ceza aldı. Biz ele aldıktan sonra yapılması gereken savunmaları yapınca ilk suçtan beraat etti, ikincisinden de muhtemelen cezası kaldırılıp tekrar denetime tabi tutulacak. Düşünün kendinin ceza aldığı dosya yeniden görülüp biz temsil edince beraat etti.
Yani adliyelerde yaptığınız işlemler ve verdiğiniz dilekçelerde yapılan çok basit bir hata veya en ufak bir eksiklik sizin cezayla karşılaşmanıza sebebiyet verebileceği gibi çok büyük maddi zararlara uğramanıza da sebep olabilir.
Avukat açısından ise düşük bedellerle yapılacak bir meslek değildir. Bir kere cezai sorumluluğu çok yüksek. Örneğin avukata vekalet verdiğinizde veya fark etmez dilekçe yazdırdığınızda bu dilekçede yazılmaması gerektiği halde yazılan veya yazılması gerektiği halde yazılmayan en ufak bir savunmadan bile sorumludur avukat. Ayrıca hekimler, muhasebeciler avukatlar gibi teknik bilgi ve ruhsat ile yapılan mesleklerde bizim herhangi bir hususu bilmiyordum deme lüksümüz yok. Bilmediğimiz işi almamakla mükellefiz. Yani o avukat dilekçenizde veya davanızda en ufak hata yapsa siz bundan dolayı hem maddi manevi zararlarınızı talep edebilirsiniz hem de avukat en ufak bir işlemi eksik yapsa görevi kötüye kullanma suçu oluşur ve ağır cezada yargılanır bundan dolayı.
İnanın gecenin 3'ünde bir müvekkilin dilekçesini göndermeyi unuttuğum bir kabus gördüğüm için daralıp uyandığımı bilirim ki bir avukat için süre kaçırmak yaşayacağı en kötü şeydir. (Çok şükür uyanınca ilk kontrol ettiğim şey dilekçe oldu göndermişim) Bu kadar ağır sorumluluk varken bu sorumluluğu çok ucuz bir ücrete yapılmasını beklememek gerek.
Kaldı ki adliye etrafında hiçbir sorumluluğu olmayan sadece sizin anlattığınız olayı adli dilekçe formuna getiren arzuhalciler vardır. Hukuk mezunu değillerdir, hukuki sorumluluğu yoktur, hatalı dilekçe bile yazsa önemi yoktur sadece anlatılan olayı yazıya dökerler. Bunlar bile dilekçe için 200-250TL civarı ücret alıyor. Ona göre kıyaslamak gerek.
@oguzhanbilgay bir dilekceden bile 800 kusur lira istemek vatandasa kisaca adalet falan bekleme demektir bana gore. hakimin kafasina gore evirip çevirmesiyle korkutup fahis fiyatlari mantikli gostermek garip oluyor. ne yapsin ozaman parasi olmayan vatandas kendini savunamasin, haksiz yere ceza alsin...
@suicide Hakimin kafasına göre evirip çevirmesi mi? Nerden duydunuz bunu?
Hakimin manevi tazminatta vs takdir hakkından yola çıkarak mı yoksa kimi yerlerde hukuk boşluğunun doldurulmasından mı?
Bilmiyorum CMK'nın nasıl işlediğinden haberiniz var mı? İnsanlar savunmasız değil.
Ceza kısmını boşverelim; hukuk davalarında da bu söz konusu değil. Diyelim ki kendinizi savunacak zamanınız da yok, masraflar için paranız da yok. Bu yapılan masraflar için avukatlık bürosunda temlik verebilirsiniz.
Ülkede maalesef çok maddi sıkıntılar ve genel bir gelir dengesizliği sorunu olduğundan bunları yazdığınızı düşünüyorum, bu mantıkla baktığınızda zaten ülkedeki neredeyse hiçbir meslek kolu aldığı ücreti haketmiyora gelirsiniz.
@suicide Aşağıda @makineci 'nin yorumuna cevabımda izah ettim. Zaten siz eğer bir ceza dosyasında yargılanıyorsanız yani sanıksanız veya daha dava açılmadı ama poliste, savcılıkta yani soruşturma dosyasında şüpheliyseniz en hafif hakaret davası bile olsa, alkollü araç kullanma bile olsa suç her ne olursa olsun, Ayrıca siz en zengin Sakıp Sabancı bile olsanız ücretsiz avukat istiyorum dediğinizde tamamen ücretsiz bir avukat ataması yapılır ve avukat karakola, savcılığa vs gelir, eğer dava açılmışsa davalarınıza girer, sizin adınıza savunmalarınız yapar. Bu durumda avukatın yol parasını taksi parasını bile ödüyor devlet. Ceza dosyalarında avukata para ödeme imkanınız olsa bile ödemek istemiyorsanız devlet ödüyor zaten.
Ama diğer davalarda yukarıda yazdığım hususlar geçerli.
@housedakitopal sokaktaki cocugun bile gulecegi kararlar cikiyor mahkemelerden, basindan vs. duyduklarimizin disinda yakın cevreden sahit olduklarimiz da var bu sekilde. ben adalete falan inanmiyorum acikcasi, diger avukat arkadasin dedigi gibi sirf isin hirtligini bilmedigin icin alacagin sonuc degisiyorsa o adalet adalet değildir.
kendi adima calistigim bakanliga acabilecegim bir davada sirf bugune kadar(ayni itiraza karsilik) cikmis olan sacma sapan kararlar sebebi ile özlük hakkim gasp edilmis sekilde oturuyorum oturdugum yerde...
dip not: evet cmk yi da bilmiyorum, cahilimde... benim cahilligim adaletsiz yasadigimiz gercegini degistirmiyor malesef.
@suicide Estağfurullah cahil diyen olmadı. Kimseden de hukuk bilmesini beklemiyoruz. Ben de tıp bilmiyorum, mühendislik bilmiyorum. Uzmanlık alanlarımız farklı sadece.
Ülkede adalet olmadığını ben de size söylerim. Bunda utanacak çekinecek bir şey yok. Ama bu açıkçası avukatın ücretinden kaynaklanmıyor. Hatta ücret daha da düşse daha iyiye değil, muhtemelen daha kötüye gideriz. Çünkü hakkıyla bu işi yapabilmek için az dosya almak ve her dosyaya yeterince zaman ayırmak gerekli. Eğer 1/3 fiyatına aynı işi yapmak gerekirse bu defa hangi meslek olursa olsun 3 katı iş almak durumunda kalır ve size 1/3 zaman ayırır.
Ülkede adalet olmamasının sebepleri başka. Son 10 yılda Hukuk Fakültesi sayısı belki 5 belki 10 katına çıktı. Her kurulan özel üniversite hemen bir hukuk fakültesi açıyor. YÖK bunun hocası var mı, profesörü var mı bakmıyor. Profesörü olmayan, Dekanı İlahiyat fakültesi mezunu olan hukuk fakülteleri var bu ülkede.
Hukuk fakültesine açıktan adalet okuyup DGS ile girebiliyorsunuz. DGS de sadece Türkçe ve Mat-1 sorulan basit bir sınav. Üniversite sınavında belki 500.000'inci sırada olan kişi rahatlıkla hukuk fakültesine girip bir şekilde mezun olabiliyor.
Hakimler savcılar liyakatle değil, tamamıyla torpille atanıyor. Darbe teşebbüsü sonrası yargıdaki hakim savcıların 1/3'ü meslekten ihraç edildi. Tamamı fetöcü müdür vs bilmem ama neticede bunlar yıllardır hakimlik yapan insanlardı bu bilgi ve tecrübe gitti. Onun yerine 2 yıl olan staj süresi 1 yıla düşürülerek hakim adayları hakim diye atandı. Bu kişiler daha stajları bitmeden göreve gelip karar vermeye başladı.
Hakimlere yapılan siyasi baskıları söylemiyorum bile. En basit bir yerin parti ilçe başkanı bile hakime eşinin dostunun davası için baskı yapıyor.
Almanya'da duruşmaları seyretmeye gittim ve bir hakimin günde 8-9 duruşması vardı. Duruşmaları arasında da 30'ar dakika. Bizde ne kadar biliyor musunuz? Duruşmalar arası 5'er dakika verilir. (2 dakika arayla duruşma da gördüm) günde ortalama 40 duruşma bakılır. 60 bakan hakimler gördüm.
Şimdi böyle bir ortamda inanın adalet zaten sağlanamaz. Mümkün değil. Adalet gerçekten bu ülkede yok ama bunun avukatlık ücreti ile inanın bir alakası yok.
Ben olsam sürekli birşey sorardım.
@haruns 😀
Hangi şehirde olduğunuzu bilmemekle birlikte açıkçası ücreti makul. Zaten her yıl Resmi Gazete'de yayınlanan ücret tarifesi var. Buna göre Asliye Ceza'da görülen bir davada avukat en az 4080TL ücretle davayı takip edebilir. Altı yasaktır. Ama bu dediğim gibi en aşağı ücret bu ücretlerle davayı takip etmek çoğu zaman düşük kalır. Eğer büyük şehirlerdeyseniz bu ücretin üstüne çıkmak zorundasınız.
Örneğin İstanbul Barosu yukarıda yazdığım gibi resmi ve zorunlu olmayan ama olması gereken tavsiye niteliğinde ücret tarifesi yayınlar. 2021 yılı için o tarifede asliye ceza mahkemesinde takip edilen bir iş için Sanık müdafiliğine 14.000TL katılan vekilliğine 10.000TL tavsiye edilmiştir.
Bu miktarlar da olması gerekendir ama vatandaşın ödeme gücü bu seviyede olmadığı için açıkçası uygulamak çok zor. O yüzden görüştüğünüz avukat size en alt limitin %20 fazlasından bir fiyat teklif etmiş ki küçük iller hariç dediğim gibi asgari tarife düşük kaldığından bence makul.
Dilekçe yazım ücretinin ise zaten bahsettiğim Resmi Gazete'de yayımlanan en alt ücreti 825TL'dir. Yine bunun altı yasak. Meslektaş sizden sadece alt limitten 25TL uzaklaşarak 850TL istemiş.
Aşağıda Resmi Gazete'de yayımlanan ve uygulanması zorunlu olan asgari tarifenin linkini paylaşıyorum. isterseniz teyit edebilirsiniz.
https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2020/11/20201124-3-1.pdf
@cinsimit Hayır bunun yöntemi var ama usulü var. Bizde Amerikada'ki gibi ücretsiz hayrına iş almak yasak. Bunun karşılığında ise maddi durumu olmayanlar adliyeler içinde bulunan adli yardım ofislerine başvurup durumunun olmadığını gösteren belgeleri sundukları zaman baro tarafından kendisine avukat atanır ve ücreti adalet bakanlığı bütçesinden ödenir. Bu sistem daha mantıklı. Amerika katı kapitalizm uyguladığı için ne sosyal güvenlik ne sosyal hukuk devleti ilkeri uygulanmaz.
Bizde ise maddi durumu olmayan ve elindeki evraklara göre haklı gibi görünenlere ücretsiz avukat tayin edilir ücretini de devlet karşılar. (GErçi devlet iş kendine gelince asgari tarifenin altında ödeme yapıyor ama işte bizde devlet kendisine her zaman kıyak yapar)
Amerika'da sosyal devlet olmadığı için devlet vatandaşın durumunu önemsemez, böyle olunca da avukatlar bazen tecrübe kazanmak bazen de medyaya yansıyan büyük ama durumu olmayan olayları alarak reklam yapmak için böyle davaları alır. Sistem farklı. Bizde avukat sadece ücretsiz olarak yakın akrabalarının davalarını alabilir onda da Baroya bilgi vermek koşuluyla.
Yani kartel yok aksine barolar sadece sırayla görevlendirme yaparak avukatlar arasındaki dengeyi sağlıyor.
@oguzhanbilgay ücretsiz avukat meselesini bilmiyordum, bunu adalet sarayına mı gidip sormak lazım?
@makineci Adliyelerde mutlaka "Adli Yardım Bürosu" olur. Bazı Barolarda da ayrıca Baro binasında adli yardım ofisi oluyor. Bu bürolara başvurmak gerekiyor. Ama Herkese ücretsiz avukat sağlanıyor gibi de düşünülmesin. Sadece maddi durumu olmayanlara ve eldeki evraklara göre yaklaşık olarak haklı görünen kişilere. Ayrıca bu sadece hukuk ve idari davalarda.
Ceza davalarında ise sanık iseniz en basit suç bile olsa avukat istiyorum dediğinizde size zengin biri bile olsanız tamamen ücretsiz bir avukat atanır. Aynı isteği karakolda, savcılıkta vb diğer kurumlarda şüpheli olarak (yalnız sadece şüpheliyseniz tanığa, müştekiye bu imkan sağlanmıyor) ifadeniz alınırsa olay basit alkollü araç kullanma bile olsa ve siz Acun bile olsanız ücretsiz avukat istiyorum dediğinizde avukat tayin edilir, 1-2 saat içerisinde avukat gelir, ifadeniz alınır ve hiçbir ücret ödemezsiniz.
Ceza davasında şikayetçi tarafın ise avukattan çok daha güçlü bir yardımcısı var zaten. O da savcı. Şikayetçi tarafın şikayetçi olduğunu sözle söylemesi bile yeterli. Sonrasını savcı araştırır ve suç tespit ederse dava açar ve kamu adına iddianame ile davayı takip eder, karar istediği gibi olmazsa istinaf eder vs her hakka haiz zaten. O yüzden o tarafa avukat atanmaz.
@oguzhanbilgay özelden bir konu sorsam olur mu? 🙂
Başımdan bir olay geçti ve iftira atıldı, şuan şüpheli durumundayım. Bu işin peşinden gidip gitmeme konusunda soracağım.
Buraya baya emek verip uzun uzun yazıyorsunuz, teşekkür ederim.
Telegram veya discorddan size ulaşabilir miyim?
@makineci Çok uygun olmaz. Uzaktan hem uygun değil, hem ed ne desem eksik olur, sizi de yanlış yönlendiririm.
@oguzhanbilgay teşekkürler 🙂
Asgarisi 3405TL daha aşağı makbuz kesmesi de mümkün değil, makbuz kesmezse de siz ceza yersiniz. Emin misiniz hala 2800TL ödediğinize geçen yılın tarifesiydi o çünkü.
@norego Yine avukatınız zammı geç yansıtmış normalde sene başı hatta 2020 kasımında galiba tarife arttı.
@norego aslında A.Ş kurduysanız büyük iş yapıyorsunuz demiyor. A.Ş 50.000TL sermaye ile kurulabilir. Avukat zorunluğu sermayesi 250.000TL üzeri olan A.Ş'ler için. Sermayesi en alt sınırın 5 katını aşıyorsa genelde de şirketler büyük işler yapıyor. Burada amaç avukatlar aç kalmasın değil, uyuşmazlık öncesinde avukat bulundur sözleşmelerini vs ona göre yap ve önleyici hukuk hizmeti ile devlete dava yükü oluşturma diyor kanun koyucu.
Bu kanuni bir yükümlük, defter tutmak, muhasebeci tutmak gibi vs ticari hayatta tacirlere bir kısım yükümlülükler yüklenebiliyor. Sermayesi 250.000TL'i geçenler açısından onlardan birisi sadece.
Ücretin alt limitini ise Baro talep ediyor bir miktar ama ücreti aslında Adalet Bakanlığı belirliyor. Bakanlığın onayı olmadan o tarife Resmi Gazete'de yayımlanamıyor. Baro bu miktarın altında makbuz kesilirse karışma hakkına sahip çünkü bu husus Avukatlık Kanunu'nda kanunla düzenleniyor ve avukat açısından disiplin cezasını gerektiren bir disiplin suçu ve birkaç defa tekrar halinde meslekten mene kadar yolu var. Yani baro da bu hakkı Kanundan alıyor.
@norego dediğiniz gibi TTK madde 332'de yürürlüğe girdiğinden beri bir değişiklik olmadı. Halen alt limit 50.000TL ama bu normal A.Ş'ler için. Şirketlere amacına göre sermaye özel kanunlarda değişebiliyor. Örneğin Banka da bir A.Ş ama yanılmıyorsam sermaye alt limiti 3 milyondu, sigorta şirketleri için vs farklı. Halka arz durumu olan şirketlerde SPK kanunu'na bakmak gerek. 400.000TL ne için söylediler bilemiyorum.
Ama sizin durum çok istisnai bir durummuş. Normalde siz bir yazılım projesini daha geliştirme aşamasında şirket kurmuşsunuz ve halka arz durumu olur diye de galiba yüksek sermaye ile kurmuşsunuz.
Açıkçası burada tabi tüm belgelerini işinizi görmeden bir şey söylemek zor ama ben olsam ilk aşamada 50.000TL sermaye ile kurar bu sayede daha az yükümlülük sahibi olur, geliştirmekte olduğunuz yazılım piyasaya çıktığında sermayeyi artırırdım. Sonrasında artırmak önünde bir engel yok.
Ama tabi durumunuza tam vakıf olmadan ne söylense boş, özetle sizin durum çok istisnai bir durum. Ülkedeki A.Ş'lrin %90'ı belki 50.000TL sermaye ile kuruluyor. Daha yüksek sermaye konularak kurulanlar ve sermayesi bunun 5 katına çıkarılanlar %99 ihtimalle büyük iş hacmine ulaşmış oluyor zaten.
@oguzhanbilgay hocam çok önemli bir şey sormak istiyorum, ben kız arkadaşımdan ayrılmıstım. (aldattığını yakaladığım için) Defalarca beni arayıp buluşalım diyip buluşmaya gelmek yerine beni yeniden birleşmek için tehdit ediyor vs diyerek polise gitmişti.(aldattığını ailesine söyleyeceğimi sanmıştı.)
Ben gittim uzaklaştırmamı imzaladım uslu uslu durdum.
Şimdi, 2 hafta sonra Adli Vaka yazılı bir kağıt almış, dosya no ve tc no yazıyor. Bu manyak psikolojim bozuldu vs diyip benim sicilimi bozabilir mi?
veya ben bu işin peşinden gitsem, iftira atıyor diyebilir miyim?
@makineci yukarıda da söylediğim gibi uzaktan hukuki görüş verilmesi gerçekten uygun değil. Nasıl doktorlar uzaktan görmeden ilaç yazmıyorlarsa aynı şekilde bu yöntemle görüş de sıkıntılıdır. Size göre olay bundan ibaret ama benim bu konuda bir görüş söyleyebilmem için evrakları incelemem, olayı ayrıntılı dinlemem vs pek çok şey gerekir. Elbette karşı taraf iftira atıyorsa iftiradan suç duyurusunda bulunabilir veya karşı taraf sizi yok yere şikayet edebilir ki bunların hepsi ile malesef karşılaştım. Ama buna karşı ne yapacağınız, ne yapmanız gerektiği hususunda izlenebilecek belki 3-4 farklı yol sayabilirim ama bunların hepsi durum ve şartlara göre, sizin maddi imkanlarınıza göre vs vs değişir.
Uzaktan görüş veremem derken amaç başımdan savmak değil, sizi eksik bilgi ile yanlış yönlendirmemek(ki bu aynı zamanda benim için suç teşkil ediyor). Tavsiyem yakınınızdaki bir avukatla görüşüp 400-500TL neyse saatlik danışmanlık ödeyip neler yapılabilir ayrıntılı bilgi almanız. Anlıyorum ücret ülkemiz şartlarında sıkıntılı ama başınıza belki de ömrünüz boyunca bir defa gelecek bir musibetten en doğru şekilde kurtulmanız da buna bağlı olarak düşünün. Ayrıca iş işten geçince bazı şeyleri tersine çevirmek daha zordur.
@oguzhanbilgay savunmama katılan avukatla konuştum, kadın bir şey demedi ama takipsizlik verirler dedi.
Birazda fazla paragöz geldi bana. O yüzden ne yapsam ne etsem diye düşünüyorum.
Tavsiyeniz için tekrar teşekkür ederim, Şuanlık işsiz olduğum için lanet olsun diyip sesimi çıkartmadan olayın üstünü kapatmaya çalışacağım..