Breakthrough Starshot: Hedef yıldızlara ulaşmak

Bilim dünyasını heyecanlandıran gelişmelerden biri bu hafta yaşandı. Daha önce gidilemeyen yerlere gitmek için, daha önce denenmemiş bir yöntem, saygın bilim adamları tarafından teorik olarak açıklandı. Pratik olarak uygulanması için de çalışmalara başlandı. Hedef, küçücük bir uyduyu ışık hızının %20'si kadar bir hızla fırlatmak. Biz de bu gelişmeyi detayları ile değerlendirdik.

Teknolojiye dair son haberleri kaçırmamak için ABONE olun ► https://goo.gl/z4MuvY

TeknoSeyir Ailesi Kanalları:
Oyun Kanalımız: Gamende ► https://goo.gl/MN4ExT
Otomobil Kanalımız: Otoseyir ► https://goo.gl/ZXgxLT

Sosyal Medya Hesaplarımız:
Twitter ► https://twitter.com/teknoseyir
Facebook ► https://www.facebook.com/TeknoSeyir

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 8 / 93
  • Görkem K. Öz @acrux

    Çok teşekkürler Hamdi abi. Yine süper araştırma, en ufak detaylara kadar yalın ve anlaşılır anlatım. Proje gerçekten heyecan verici görünüyor. Ancak aşılması gereken çok çok fazla mühendislik zorluk var. Tabii, yine de başlamak gerek; zira bu zorlukların çözümleriyle uğraşılması yeni teknolojilerin geliştirilmesini sağlıyor. Büyük çaplı projelerde bu hep böyle olmuştur.

    Burada aklıma takılan birçok soru var. İlgili tabloda elektronik bileşenler ve uydunun ağırlıkları verilmiş. 370 mg gerçekten çok düşük bir ağırlık miktarı, bunu nasıl sağlayacaklar acaba? Güç konusunda ise radyoizotop üreteçlerin bahsinin geçmesi beni çok şaşırttı. Tabii ki güneş sistemi dışına gönderilecek bir uzay aracında güneş enerji panellerinin kullanılması söz konusu olamaz. Günümüz teknolojisiyle radyoizotop termoelektrik jeneratörler (RTG) kullanılıyor ancak bunlar çok büyük ve hantal bir yapıya sahipler; tabii ki bunların kullanıldığı uzay araçlarındaki bileşenlerin güç gereksinimleriyle bu "mikro" ölçekteki uzay "yelkenlisi"nin güç gereksinimi çok çok farklı. Bunu o denli minyatürleştirmek için, nesil sonrasındaki teknolojik birikime ihtiyaç duyulacak gibi geliyor bana. Lazer işi ise bambaşka br durum. Bir hedef verilmesi gerekiyor tabii ki ancak 2030 yılı bence bu işleri gerçekleştirmek için biraz erken bir tarih olacaktır. Yine de umarım gerçekleşir.

    Başka benzer "yelkenli" projeleri de hali hazıda sürmekte, tabii ki onlar lazerden bağımsız; güneş ışığını kullanarak ivmelenen uzay yelkenlileri. Aklımda olanlardan birisi bu tür yelkenlilerin uzaydaki ilk başarılı denemesini gerçekleştiren Japonların uzay ajansı JAXA'dan: IKAROS. Deneysel amaçla yapılmıştı ve 2010 yılında fırlatıldı. Amacı kullanılan teknolojileri test etmek ve yelkenine düşen güneş ışığının yarattığı itme gücünü hesaplamak vs. En son geçen sene Mayıs'ta beşinci kez uyku moduna geçti ve şu sıralar o uykudan uyanmasını bekliyorlar. Amerika tarafında ise The Planetary Society tamamen bağışlarla yapılan yine benzer bir uzay yelkenlisini dünya yörüngesine göndermeyi planlıyor. Bir prototipi geçen sene yolladılar, testleri başarıyla tamamladılar. Bu sene yollanması planlanıyor. Böyle projeleri gelecekte daha fazla görebiliriz.

  • onurd @onurd

    @hkellecioglu güncel bir olay değil ama seti@home ile ilgili bir bölüm cekseniz gerçekten çok iyi olur. bir iki kişi tav olup projeye katılsa o bile bir kazanimdir. 🙂

  • Fırat ➕ @frt

    Bu kadar küçük bir cisim kütle çekim kuvvetlerinden etkilenmeyecek mi peki? @hkellecioglu

TeknoSeyir 5 yaşında!

TeknoSeyir'in beşinci yaşını birkaç istatistik ve çekim hataları ile kutluyoruz.

TeknoSeyir Ailesi Kanalları:
Oyun Kanalımız: Gamende ► https://goo.gl/MN4ExT
Otomobil Kanalımız: Otoseyir ► https://goo.gl/ZXgxLT

Sosyal Medya Hesaplarımız:
Twitter ► https://twitter.com/teknoseyir
Facebook ► https://www.facebook.com/TeknoSeyir

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 145
  • BÜLENT SARIKAYA @bulent-sarikaya

    vallahi müthiş bir video izledim 5 yılımız kutlu olsun gerçekten emeklerinize sağlık en son hastayım girip. hanım mutfakta güle güle kıp kırmızı olmuşum ateşim çıkmış kıpkırmızı kesilmişim içeri girip ne oldu neden bu kadar gülüyorsun dedi 🙂 dedim yok bir şey aaa sen kıpkırmızı olmuşsun eteşime baktı gerçekten çıkmış 🙂 ellerinize sağlık nice mutlu yıllara yaşlara diliyorum iyiki varsınız benimde hemen hemen 3 yılı geçti umarım hep beraber oluruz sizler bu ekranların samimi mütevazi insanlarısınız teşekkürler.

  • aet330 @aet330

    madem kargo hazırlığını siz yapıyorsunuz abiler, bardakların kutulanma videosuyla siparişlerde hem bi hareketlenme hem de bir yeni heyecan yaratılabilir.

  • FreeRun @freerun

    gidicem sakal traşı olcam daha ahahaha levent abi ya 😀

  • zaferce @zaferce

    Facebook'taki üye sayısının düştüğünü duyunca ben de kendimi kontrol ettim. Ben de önceden üye olup sonradan bırakanlardanmışım. Sanırım youtube kanalına abone olunca her videodan haberdar olduğum için Facebook Teknoseyir sayfasını takip etmeyi bırakmışım. Oradaki üyelik biraz anlamsız oluyor bu açıdan. Eğer Facebook Teknoseyir sayfasının ayrıca bir misyonu olmasına dair bir plan yoksa oradaki üye sayısının artırılması gibi bir hedefe ihtiyaç yok gibi.

Kütleçekimsel dalgalar ilk defa gözlemlendi

Einstein'ın 100 yıl önce öngördüğü uzay-zaman dalgalanması (Gravitational Waves) ilk defa gözlemlendi. Bilim dünyasını kökten değiştireceği söylenen bu gelişme tam olarak nedir? Bilim insanları neyi ölçtüler? Bu önemli gelişmenin bilime ve günlük hayatımıza yansımaları ne olacak?

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 163

TeknoSeyir için sıfırdan tasarlanan kasa TeknoKüp Mod 1

TeknoSeyir'in en sıkı ve yetenekli müdavimlerinden İsmail Ozan İzci, TeknoSeyir için bir kasa tasarladı ve kendi elleri ile üretti. Bu bölümde Can ile kasanın yapım aşamasını ve üretim tekniklerini bize anlatıyorlar. Daha sonra içine sistem de kurulacak.

Asaltek'e ulaşmak isterseniz link burada.

Teknolojiye dair son haberleri kaçırmamak için ABONE olun ► https://goo.gl/z4MuvY

Web Sitemiz: http://teknoseyir.com/

TeknoSeyir Ailesi Kanalları:
Oyun Kanalımız: Gamende ► https://goo.gl/MN4ExT
Otomobil Kanalımız: Otoseyir ► https://goo.gl/ZXgxLT

Sosyal Medya Hesaplarımız:
Twitter ► https://twitter.com/teknoseyir
Facebook ► https://www.facebook.com/TeknoSeyir

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 233

Bilgisayar tarihinde 21 Haziran 2004 devrimi - Bölüm 2

Daha önce anakart ve işlemcilerin 21 Haziran 2004 günü geçirdiği değişimi dile getirmiştik. İkinci bölümde ekran kartlarındaki değişime bakıyoruz. Artık PCI Express giriyor hayatımıza.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 65
  • Şevki aksu @tutuklu8

    asrock 775vsta anakartı bendede vardı çok memnundum aslında. Agp de destekliyordu pci-e de. Ama bu anakart yapısı gereği pci-e yi 4x destekiyordu oyuzden sattım komple sistem olarak. e5200 3gb ram ve 3650 agp vardı. hd5770 aldım ve sisteme taktım. 5770 i anakatın pc treiber sitesinin yaptığı biosla çalıştı ama 5 fps kadar kesinti ve arada sırada frame düşüşleri oluyordu oyun oynana bilir durumdaydı. Ama komple satmaya karar vedim. şuan o sistemin yerine gine asrock bir anakartım var. Asrock g41cgs ve 5770 imle hala tüm oyuları oynuyorum inşallah dx12 de sıkıntı olmazda kartı değiştirmek zorunda kalmam.
    agp kesinlikle sorunluydu. sınırlarına artık ulaşmıştı kesinlikle. aynı p4 işlemcinin hem 775 olanını hemde 478 olanını denedim aynı oyunda oyunda mafia 2 . fark kesinlikle bariz.

  • Neseli Enginar @neseli-enginar

    Tozlu raflar bence sitenizin incisi... Gayet güzel olmus sohbetiniz emeginize saglik...

  • Osmancan Yalın @50osmancan50

    bu incelemeler efsane olmuş levent abi

  • AdemGdk @ademgdk

    @leventp Levent abi, belki inanmayacaksın ama garip bir şeyle karşılaştım ben. Asus'un P5PE-VM diye bir anakartı var. https://www.asus.com/Motherboards/P5PEVM/ İntel 865G çipsetli. Bu çipset 478 pinlik işlemci zamanının çipseti ama Asus bu çipsetle lga775 anakart yapmış. LGA775+DDR400+AGP8X'in bir arada olduğu garip bir kart çıkmış ortaya. İncelemelisiniz.

Corsair Obsidian 250D kasa incelemesi

Corsair'ın küp konsepti ile üretilmiş Obsidian 250D kasasını inceliyoruz. Bu kasanın daha önce incelediğimiz kasalardan farkı, içine büyük ekran kartlarını da alabilmesi. Kasaya Nvidia GeForce GTX 780 takıyoruz.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 58
  • OBA @oba

    Merhaba acaba kasa incelemelerinize Cooler Masterın Silencio 650 gibi sessizlik üzerine tasarlanmış kasalarıda incelemeniz mümkün mü? Performanstan çok fazla ödün vermek istemeyen ancak gürültüdende rahatsız olan benim gibi bir kitleye oldukça faydalı olacaktır 🙂 Hatta incelemede hava soğutmamı yoksa sıvı soğutma mı tarzı karşılaştırmada yapılabilinir.

    İyi günler.

    Ongun Batuhan ALTAN
    http://www.fotodizayn.com

  • CanOksuz @canoksuz

    Herkese merhaba
    Hazırda bir sistemim var. Sistemimi komple satıp laptop almak istiyordum. Fakat bütçeme göre olan laptoplarda oyun performansı olarak çekincelerim vardı. Elimdeki para ile ufak bi değişiklik yapıp bu kasaya geçsem diye düşünmeye başladım. Şu anki sistemim şu

    xclio a380 (muhtemelen biliyorsunuzdur. tarif etmeyeyim.)
    rampage formula anakart (775 soket)
    Q6600 (G0 revizyon) işlemci (3.6ghz oc) işlemci üzerinde xigmatek gaia sd1283 soğutucu (iki adet 12 cm fan var)
    adata1066+ 8gb ram (4 adet 2 gb)
    xfx radeon 6950 (6970bioslu)
    ocz fatal1ty 750 watt 80+ bronze psu (modüler)

    Düşüncem şu. Kasa olarak obsidian 250d alayım. sadece işlemci, anakart ve ramleri değiştireyim. gerisini kullanayım diyorum. dvd sürücüye ihtiyacım yok.

    Bu durumda bana güncel oyunlarda iyi performans verebilecek çok uçuk olmayan fiyat performans odaklı bir;
    -anakart
    -işlemci
    -ram
    -soğutucu (muhtemelen şuanki soğutucum boşa düşecek soket uymayacağı için)

    tavsiyesinde bulunmanızı rica ediyorum. işlemci olarak intel takıntım yok. amd de olabilir. yeter ki bana sıkıntı çıkartmayacak bir sistem olsun. oyunları hatırı sayılır bir performansla oynayayım. 3-4 sene kadar götürsün beklentim bu. tabi bu süre zarfında ekran kartını da yenileyebilirim.

    yahut sadece anakartı artık muhtemelen ikinci el bulabilirsem bir anakartla değiştirip işlemciyi ve ramleri kullanabilirim de. fakat bu seçenek bana pek sıcak gelmiyor. güncellemek daha mantıklı gibi sanki.

    Bir de kasa hakkında kafama takılan bir nokta var. ön kapak kapalı iken önden havayı nasıl çekiyor fanlar? o öndeki plakanın arka tarafında boşluk falan mı var?

    Levent abi Murat abi özellikle sizin önerilerinizi rica ediyorum. 🙂 İyi çalışmalar.

  • den @den

    bu tip kasalar pek tarzım değil ama incelme güzel. Mıknatıslı toz filtreleri kısmı hoşuma gitti ve buzdolabı tamircisinden alacağım mıknatıslarla kendi kasam için deneyeceğim.

  • İlker Ahmet @karizma58

    İşte size tavsiye edeceğim kasa bu kasayı ne zaman inceliceksiniz Aerocool DS Cube

Bilgisayar tarihinde 21 Haziran 2004 devrimi - Bölüm 1

Kullandığımız kişisel bilgisayarlar ilk günlerinden bugüne sayısız değişim geçirdiler, ancak bu değişimler hemen her zaman ufak adımlarla gerçekleşti. Bundan 10 yıl önce Intel'in gerçekleştirdiği büyük değişimse, özellikle masaüstü bilgisayarın yapısında bugüne kadar uzanan yepyeni bir çağı başlattı. Tozlu Raflar'da işlemcinin fiziksel yapısından anakartlara, güç kaynaklarına ve multimedya özelliklerine kadar uzanan bu büyük değişimi iki bölüm halinde ele alıyoruz.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 82
  • Murat Gökoğlu @muratgokoglu

    Bunca değişim biraz aceleye gelmişti sanırım. Çünkü o dönemde özellikle amiral gemi olan Asus anakartlarda yaşadığımız XP sürücü problemlerinin haddi hesabı yoktu. USB kullanımları bile hayatımızı cehenneme çevirebiliyordu. Daha sonra Microsoft güncellemelerle yeni teknolojilerin sürücülerini Windows'a dahil etmişti de derin bir nefes alabilmiştik.

  • H.U. @h-u

    Kullanmadığım ama dokunduğum ilk bilgisayar Boncuk'tu. Türk yapımı ilk bilgisayar. (Emrehan Halıcı'nın kulakları çınlasın.) Sabit disk tabii ki yok ama 8" büyüklüğünde bir disket kullanabiliyordu. Güç düğmesine dokununca bir uçağın kalkış sesini taklit ederdi. Sanıyorum Boncuk ismi abaküs'ün boncuklarından esinlenerek yakıştırılmıştı.

    80'li yılların başında kullandığım ilk bilgisayarda 5,5" disket sürücüler vardı. CP/M işletim sistemi kullanıyordu ve sıkı durun 4 Mhz'den biraz hızlıydı. Daha sonra DR DOS ya da MS DOS'a terfi etmiştik. Monokrom monitörlerde yeşil ve amber olarak iki renk seçeneği vardı, ben amberi severdim.

    Sonra "devrim" oldu!!! Kablosuz klavye, mouse gibi bir kablosuz cihaz ve 3,5" disketle devrim ancak bu olabilir diye uykularım kaçmıştı; Apricot F1. Fotoğrafını internetten bulup buraya ekledim.

    Sabit diskler, grafik ara yüzler vs hep "devrim" olarak ruhumuzu sarstı.

    Hikaye uzun ama sormadan edemiyorum; bu devrim ne zaman bitecek? 🙂

    Adı üzerinde "tozlu raflar"...

  • H.U. @h-u

    İlk kullandığım laptop ise aşağıda, yine 80'li yıllar... Laptop demeyelim de, taşınabilir diyelim... 🙂

  • Gerginix @gerginix

    Bunlar gerçekten tozlu değil, yitik raflar olmuş 🙂