Sebahattin paylaştı.

Sony Xperia M

İş için 2.telefon aramaktaydım. 500-600 TL bütçe ile bir telefon alabileceğim söylendi. Önce Lumia 520’yi seçtim, zayıf pil ömrü hariç memnundum, wp’un sadeliği hoşuma gitti ancak aldığım telefon sürekli resetlenmekteydi.

Paramı geri aldım ve birincil telefonum sayesinde IOS’a doymuş bünyemle Android bir telefon seçme kararı aldım. Bir cepte 2 telefon taşıyacağım için Desire-X mi, s3 mini mi, imkanları zorlayıp moto g mi derken Xperia M’i seçtim, neyse ki şimdilik pişman olmadım.

Bu telefonu seçtim çünkü 1 gb ram’i vardı, “görece” yeni bir cpu+gpu kombinasyonuna sahipti, hem 4” ekranı hem de inceliği sayesinde aradığım küçük boyutlardaydı, 1750 mah pile sahipti ve ayrıca markası da Samsung değildi. Her neyse şimdi Samsung nefretimi bir kenara bırakalım ve 1 haftalık deneyimimi paylaşalım:

Ekran:

Telefonun ekranı TFT olduğu için Ips/amoled performansı, parlaklığı, canlılığı bekleyene şimdiden geçmiş olsun. IPS ekranlı L520 bu anlamda çok daha öndeydi. Telefon siyah renk vermek ve kontrast sağlamak konusunda TFT sebebiyle zayıf kalıyor. Bu arada önde fiziksel tuş yok, ekrandaki tuşlarla kontrol söz konusu. Sizi bilmiyorum ama benim için dert değil…

Kasa&gövde:

Dizaynı oldukça şık ve Sony’nin üst düzey modellerinden pek de farklı değil… İnce, sade, hafif ve zarif. Ön tarafta hiçbir sıkıntı yok, hatta alt kısımda duruma göre pek çok renkte yanabilen artistik bir led bildirim ışığı var. Bu bildirim ışığının hangi durumda hangi renkte ışık vereceğini ayarlayabilmemiz hoşuma gitti. İyilerden sonra kötü kısma gelirsek, kolaylıkla farklı renkle değişebilen arka kapağın verdiği his benim pek de hoşuma gitmedi. Hani o ince ve kırılgan plastik hissi… Mesela Polikarbon gibi bir materyal olsaydı çok daha iyi olurdu. Bu arada neyse ki su geçirmez değil de su geçirmez telefon kavramını insanlığa armağan etmeyi misyon edinen Sony’nin lanet usb girişi kapaklarıyla uğraşmıyoruz.

Performans:

Performansta hiçbir sıkıntı yok. Jelly bean için gayet yeterli, uygulamalarda ve menülerde pek frame düşmesi vs. yok. Oyunlarda denemedim ama onda da gayet yeterli olduğu yazılmış. Lafı uzatmaya gerek yok, bu fiyata gayet başarılı bir performans sunuyor.

Pil:

Stamina mod’da kullanıyorum, 1 günü rahatlıkla çıkarır ama fazlası pek de mümkün görünmüyor. Gece yatmadan önce %100 şarj ediyorum, internete vs. bağlı olmadığı halde sabah kalktığımda %80’e düşüyor, beni üzüyor. Uçak moduna alırsam %5-10 düşüş var, bu konunun üzerinde çalışıyorum. Şöyle söyleyeyim L520’den iyi, iphone 5s’ten kötü bir pil perfomansı sunuyor.

Donanım:

Ahize ses kalitesi, gps bağlanma hızı, titreşim şiddeti, wi-fi çekimi, ekran hassasiyeti, yanına gelen kulaklığı, jiroskop hassasiyeti, radyosu gibi donanım özelliklerini beğendim, bence sorun yok. Yalnız dahili hoparlörü yüksek ama maalesef boğuk ses veriyor. Tiz sesler bu hoparlörün lugatında yok. NFC’yi deneyemedim, çünkü Sony abimiz yanında nfc sticker türü bir şey vermemiş, aliexpress’ten alıver demiş. Ama gönlümüzü almak için kutu içeriğine telefona tam uygun ekran koruyucu sticker koyduğu için kolaylıkla affedebiliriz kendisini… Yalnız hala beceremiyorum onları yapıştırmayı, ona da bi el atıversinler.

Kamera:

Tabii ki fiyat segmenti bu olunca yeterli değil. Anı fotoğraflarınızı bile çekmek istemezsiniz. Fotoğraflar kullanılmaz, sosyal medyada paylaşılmaz gibi kesinlikle değil ama üst düzey telefonlarla/kompakt makinelerle kıyaslayınca çamur tadında kalıyor. Odaklama da hızlı fakat yakınlaşma yeteneği pek yok. 16x9 çekmek isterseniz maksimum 3 mp, 4x3 çekmeye razıysanız 5 mp çekebiliyorsunuz. Yanında gelen kamera yazılımı yeterli derecede fonksiyon içeriyor. Maksimum 720p çözünürlükte video çekebilen stok kamera uygulamasıyla video çekerken fotoğraf çekmek de mümkün.

Arayüz:

Sony’nin klasik arayüzü yine ne öldürüyor, ne güldürüyor. Ama şahsen benim işimi görüyor. Yine de Japonların estetik anlayışının biraz zayıf olduğunu düşünüyorum. Onun dışında Samsung’un verdiği gibi bol oyuncaklı extra app’ler, launcher’lar beklemeyin. Bu telefon saf androide daha yakın bir noktada duruyor, bence iyi de yapıyor. Nexus'cular yanıma gelsin...

Hafıza:

Micro SD girişi olsa da yaklaşık 3 gb'ı kullanılabilen 4 gb dahili hafızası az kalabilir. Çünkü uygulamaları sd karta taşıtmıyor. Root’la bu sorun bir miktar aşılabiliyor. Ben bir dizi işlemden sonra yaklaşık 1 saatte rootladım ancak bu şekilde bile sanıyorum APK’lar dahili hafızada kalıyor, uygulamaların diğer kısmını karta atabiliyorsunuz. IGO vs. gibi uygulamaları rootlamadan da bu şekilde kullanabilirsiniz. Evet bu anlamda telefon biraz sıkıntılı. Benim için sorun yok ama telefonu app'lerle, oyunlarla donatmak isteyenler bir noktadan sonra sıkıntı yaşayabilir.

Son sözler...

Eli-yüzü düzgün satıcılardan Eurasia garantisiyle bulunabilen Xperia M 600 TL fiyatıyla kesinlikle iş görüyor. Bu paraya az daha ekleyip Moto G de alınır elbette ama o bundan birazcık daha büyük olduğu için belki benim gibi 1 cepte 2 telefon taşımak zorunda kalanlar bunu seçebilirler. Bir de eski karizması olmasa da Sony markasının gönlümüzde yeri ayrıdır, bunu da unutmamak lazım.

Herkese iyi teknoseyirler…

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Ouz @ouz

    Xperia L kullanıcılarını delirten Sony, Xperia M'ye Android 4.3'ü utanmadan sıkılmadan verdi ya, yanarım da ona yanarım. Halbuki L daha üst segmentti, anlamadım mevzuyu.

    İnceleme için teşekkürler.

  • iergin @iergin

    Bir ara ben de bu telefondan alıyordum son anda 5mp kamera ve 4gb hafızadan dolayı vazgeçmiştim yalnız görüntüsü falan çok şık ve galerisi çok güzeldi artı hızlı bir telefondu. hatta lg nin daha düşük grafik işlemcili l7 II vardı aynı fiyat aralığında hem pili daha iyiydi hem de ekranı 4.3" idi hem de kamerası 8mp yalnız tipsiz geldi biraz ondan lg den vazgeçtim. Ufak telefon arıyordum açıkçası ama bulamadım ve iphone almaya karar verdim iphone 4 alayım dedim 950 tl ye onu da kamera ve hafızadan dolayı vazgeçtim neyse uzatmayayım iphone 5s 32gb aldım şimdiki aklım olsa 150tl daha verir 64gb olanını alırdım.

  • hkurtoglu @hkurtoglu

    Güzel telefonmuş. Ekranı ideal boyutta olmasına rağmen -bence- bir şeyler eksik gibi. Ne olduğunu sorarsan bende bilmiyorum. 🙂
    Ama alınası ve önerilesi telefon.

Sebahattin paylaştı.

Paint.Net

Merhabalar,
Bu incelememde format sonrası kurduğum programlardan olan Photoshop alternatifi Paint.Net'i anlatmaya çalışacağım. Paint.Net tamamen ücretsiz, eklenti destekli bir resim editörü. Özellik bakımından geniş olmasıyla berabet kullanımının basitliği ve arayüzün temizliği ayrı bir güzellik. Bir Photoshop değil ama normal bir kimsenin ihtiyaçlarının büyük bir kısmını karşılayabilir. Programı ben İngilizce kullanmayı tercih ediyorum ama Türkçe çevirileri mevcut, kullanım rahatlığı açısından İngilizce olmasını tavsiye ederim. Programın eklenti desteği ile ekstradan birçok özellik eklenebildiği için oraya pek girmeyeceğim üstü kapalı anlatmaya çalışcağım. Anlatacağım diyorum çünkü tam olarak nasıl anlatabilirim bende bilmiyorum. Program Photoshop alternatifi fakat Paint'in geliştirilmişi havasında. Programın kullanım rahatlığına örnek vermek gerekirse ben hiçbir editörü kullanmayı bilmiyorken bu programı ilk açtığımdan itibaren rahatça kullanabildim. Akşama kadar böyle yazsam dönüp dolaşıp aynı şeyleri yazacağım için fotoğrafları ve linkleri vermem daha iyi olur. İsteyen, merak eden arkadaşlar deneyerek bakabilir.

Ana Site : http://www.getpaint.net/
Eklenti : http://forums.getpaint.net/index.php?/forum/7-plugins-publishing-only/

Teşekkürler

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 5
Sebahattin paylaştı.

Logitech G600 MMO Gaming Mouse

Ürünü büyük bir hevesle satın aldım, aslında amacım mmo oyunlarında daha fazla atanabilir tuş ile daha rahat oyun oynamaktı. Gel gör ki sol yandaki 12 tuşun 6 tanesini kullanamayana kadar. Arka tarafta ve elimle o tuşa basana kadar canım çıkıyor çünkü ulaşılması güç yerdeler ve oyunun hızından o tuşların yerini bulup basmak zaman alıyor. Sol yanda o kadar tuş varki hangisi neydi diye alışana kadar fareden hevesiniz kaçıyor. Üstteki 3.tuş yani G tuşu ile 12 tuşa yepyeni 12 fonksiyon ekleyebiliyorsunuz ancak normal haliyle sol tuşların hepsini fonksiyon atamak zaten zor. G tuşuna aksiyonlu anlarda yanlışlıkla basıyorum ve 12 tuşun fonksiyonu değişince saçma sapan olaylar gerçekleşiyor oyunda. G tuşunun fonksiyonunu da değiştirme imkanımızda var bu arada.

Yazılım olarak mükemmel bir sisteme sahip Logitech. Tuşların birbirinden farklı aydınlatma seçenekleri, ışığın parlaklığı ve istemediğiniz kadar fonksiyon imkanı bu konuda beni memnun etti. Kablo uzunluğu ve sağlamlığı gayet iyi, farede ufak bir hafıza var böylelikle kaydettiğiniz profillerinizi başka bilgisayara takınca otomatik olarak kendi yüklüyor ve o bilgisayara yazılım kurmanız gerekmiyor ancak kendi hafızasında neredeyse fonksiyon ayarları %70 kısıtlanıyor. Birçok oyunun ayarları otomatik olarak var isterseniz onları kullanabiliyorsunuz, isterseniz oynamalar yapabiliyorsunuz. Belirlediğiniz profili belirlediğiniz oyuna kaydedince oyunu girince direkt o profile geçiş yapabiliyor. DPI (hız) ayarlarında geniş aralığa sahip ben bir kere ayarladım dahada dokunmadım, değiştirmem gerektiğinde genelde oyun ayarlarında değiştirdim. Konfor olarak diyecek lafım yok gerçektne çok rahat bir fare. Fareyi oyunlardan ziyade daha çok günlük kullanımda kullanıyorum ve beni oldukça memnun ediyor. Bazen klavyeye ihtiyacım olmadığını bile düşünüyorum. Tek tuşla ayarladığım siteye gidebiliyor, istediğim müziği açabiliyor veya ses açma kapama ayarlarını yapabiliyorum.

Gösteriş olarak 10/10 puan verebilirim. Geçişli ışık efekti sayesinde gökkuşağı renkleri değişip duruyor tuşlar üzerinde ve oldukça güzel bir görüntü oluşuyor. Fareyi görenler ''bu nasıl bir fare'' diyorlar.

Özetlemek gerekirse büyük hevesle aldığım fare beni hayal kırıklığına uğrattı. Tuşların birbirine çok yakın olması ve özellikle arkadaki 6 tuşun basması zor olması neredeyse işlevsiz hale getiriyor o tuşları. Almadan önce kesinlikle denenmesi gerektiğini düşünüyorum.

Atladığım yada eksik olduğum kısımlar aklıma geldikçe ekleyeceğim. Sorularınız varsa yanıtlayabilirim.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Uygulama İnceliyorum : AirDroid

Video1

Video2

Arkadaşlar öncelikle herkese merhaba teknoseyir 2.0 hepimize hayırlı olsun diyerekten incelememe başlıyorum.

Eminim bu AirDroid android uygulamasını kullanan tek kişi ben değilim ama elbette aramızda daha önce karşılaşmamış arkadaşlarda bulunabilir. Uygulama oldukça basit vede kullanışlı.

Benim için en önemli özelikleri aşağıda sıralıyorum;

1.Mesajlaşma : Telefonunuza gelen mesajları cevaplayabilir yada yeni mesaj yazabilirsiniz. kısaca pcniz üzerinde telefonunuzla mesajlaşabilirsiniz.

2.Dosya Aktarımı : Kablo kullanadan telefonunuzda bulunan her türlü veriye ulaşma imkanı sağlanıyor. Telefonunuzdaki her dosyayı kablosuz olarak indirebilirsiniz.

3.Kamera : Bu özellik oldukca ilginç diyebilirim 🙂 Pcden telefonunuzun kamerasını açıp anlık kamera gibi görüntüleri izleyebilirsiniz

4.Müzik : Telefonunuzdaki müzikleri yine kablo kullanmadan pcnizden dinleyebilir pc ye indirebilirsiniz.

Genel olarak AirDroid özellikleri böyle fazla uzun yazıları kimse sevmez vede okumak zor gelir onun için bu 4 madde yeterli diye düşünüyorum. Bilmeyenler kullanıp deneyebilir ücretsiz bir uygulama.
Tabiki bunların hepsini yapabilmeniz için telefonunuzla pcniz aynı ağda vede wifi niz olması gerekiyor.

Teşekkürler

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 8 / 10