TS Plus Hakkında Düşüncelerim

1) TeknoSeyir (TS) yıllardır takip ettiğim bir kanal değil, son 2-3 yıldır düzenli izliyorum. Dikkat edin, kanal diyorum çünkü benim ve eminim pek çok kişi için TS, YouTube üzerinde faaliyet gösteren bir teknoloji kanalıydı. İçerikleri beğenerek izliyordum, özellikle gündem videoları pek çok yayıncıya örnek oldu. TS video incelemelerini ve gündem videolarını izlerken diğer teknoloji kanallarından farklı bir kalitesi olduğunu hissediyordunuz. Her ne kadar içeriklerini kaliteli ve tatmin edici bulsam da videoların neden çok izlenmediğini ve çok izlenmeyen videoların maddi anlamda geri dönüşünün neden az olacağını tahmin etmek çok zor değil. Ne yazık ki YouTube, bir telefonun etrafında sevinç çığlıkları atıp hoplayan zıplayan kanalların, telefonları parçalayan kanalların içeriğini öne çıkarıyor ya da büyük bir kitle bunları izlemeyi tercih ediyor. Plus sisteminin hayata geçirilmesinin bu durum karşısında TS’nin varlığını sürdürebilmesi için zorunlu olduğuna katılıyorum.

2) Murat Gamsız bir yazısında ayda 24 video yayınladıklarından bahsetmişti. Açıkçası benim için nitelik nicelikten daha önemli. Boş 40 video olacağına dolu dolu 15-20 video olmasını tercih ederim. Plus üyeleri için birtakım ayrıcalıklar sağlanması çok doğal. Ben dahil Plus üyelerin pek çoğunun bu ayrıcalıklar için değil de destek olmak için abone olduklarını okudum. Bu ayrıcalıklar uzun uzun konuşuldu zaten, bundan bahsetmeyeceğim ama bu ayrıcalıklar olmazsa da uzun vadeli abone hedeflerine ulaşmasının zor olacağını herkes anlaması gerekiyor. Abone olmayanların bazı videolara erişimini geciktirmek en basit yol. 5000 abone hedefi koyulmuş, hiç zor değil. Yeter ki, Plus sistemi iyi anlatılsın, iyi satılsın. Aklıma gelen en basit fikir, geciktirilecek videolar için YouTube’a o videonun başlığıyla -yoruma kapalı şekilde- Plus abonelerin videoyu teknoseyir.com üzerinden izleyebileceğini ifade eden kısa bir video ve bir link. Bu kadar.

3) Yeteri abone sayısına ulaşılırsa TS’nin sesinin daha gür çıkacağına eminim. Beğenilmeyen bir telefona açık bir şekilde “bu telefon bu parayı hak etmiyor, daha iyisi şu ve aynı fiyata satılıyor.” diyebilecek olmaları bile teknoloji yayıncılığı için büyük bir olay. Peki daha önce de diyemiyorlar mıydı? Elbette diyorlardı ama artık daha KAYGISIZCA diyebilecekler.

4) Geçtiğimiz 4-5 yıl YouTube’un “kitle toplama” dönemiydi. Elini güçlendirmesi için çok büyük bir kitleye ihtiyacı vardı. Artık abone sayılarının bir önemi yok, göreceksiniz yakında izlenme sayılarının da pek bir önemi kalmayacak. Çünkü içerik üreticileri YouTube ne kural koyarsa uygulamak zorunda. Youtube’un istediği kanalları, içerikleri algoritmasıyla ön plana çıkarıp izlettirdiği artık bir gerçek. Çok ilginç bir dönemdeyiz. Artık televizyonlar, gazeteler, dergiler tatmin etmiyor. Çünkü bir içeriğin TV’de gazetede, dergide çıkması için ONAY alması gerekiyordu. İnternet bunu yıktı. Herkes içerik üretebilecekti, önce internet siteleri, sonra sosyal paylaşım siteleri, YouTube… Peki bu içerik üreticileri taş mı yiyecekti? Elbette para kazanmaları gerekiyordu, Levent Pekcan’ın dediği gibi sitelere Google reklamı, banner koymakla bu iş olmazdı. YouTube çıktı sonra, ancak tüm bu sistemin gerek geleneksek medya olsun gerekse YouTube olsun en büyük beklentisi şu: REYTİNG. İzlenmen, satışın ne kadar yüksekse o kadar para kazanabiliyorsun. YouTube’un video konusunda tekel olduğu göz önüne alındığında içeriğin kalitesinden çok ne kadar izlendiği daha çok işlerine geldiğinden daha çok izlenen içeriği daha çok ön plana çıkarması burada İŞ yapmak isteyenleri zor duruma soktu.

5) Abonelik sistemi tam bu noktada TS’nin yapması gereken bir hamleydi. Destek olabilecek durumda olanlar ve TS’nin ürettiği içeriği beğenenlerin ben şahsen destek olmalarını öneririm. Şu düşünceden artık kurtulmamız gerekiyor. İnternette her şey ücretsiz olmamalı. Ortada bir ürün varsa bunun fiyatı olmalı. Son birkaç yıldır takip ettiğim kadarıyla da TS izleyicisi gerek bardak gerek anahtarlık satışlarında bu düşünceyi benimsemiş görünüyor. Elbette TS benzeri içerik üreticileri ücretsiz, hatta TS de ücretsiz ancak görüyoruz ki alçalmadan izlenme sayısını artırmak ve dolayısıyla sadece YouTube üzerinden para kazanmak ve bunu bir iş modeli olarak sürdürmek çok güç. Ya içeriği reklamlaştırıp para kazancaksınız ya da telefon parçalayıp. Bana kalırsa iki türlüsü de alçalmak. Şimdi farkında değiller ama Markalar da eminim ilerde alçalan kanallara sponsor olduklarına pişman olacaklardır.

6) Abonelik sistemleri ulaşması kolay olduğu sürece bizde bile işleyecektir. Yeter ki basit olsun. Umarım eskisinden de daha kaliteli daha tatmin edici içeriklerle TS uzun yıllar bizimle beraber olur.

Son olarak birkaç önerim var, bir kısmını yukarıda bahsetmiştim:

  • YouTube’a geç koyulan videolar için -video başlığı aynı olmak kaydıyla- Plus üyelerin teknoseyir.com üzerinden videoya erken ulaşabileceğini ifade eden kısa bir videoyu yoruma kapalı şekilde koymak. Bu hem Plus üyelerin videodan haberdar olmasını sağlar hem de Plus sisteminin ayakta kalmasına yardımcı olur.
  • teknoseyir.com’da Abonelik sistemine yönlendiren bir banner koyulabilir. Siteye ilk defa giren birinin bu sistemi aramadan görmesi yine Plus sisteminin ayakta kalmasını sağlayacaktır.
  • Canlı yayınlara ağırlık verilmeli. Ancak bu yayınlar cep telefonu kamerası ve düşük upload hızıyla değil de en azından 720p seviyesinde olmalı. Teknik boyutunu siz daha iyi bilirsiniz ama maddi bir yük oluşturacağı kesin. Murat Gamsız belirtmişti, bir canlı yayın sonrası 100 abone geldi diye. Etkileşimi bol yayınlar abone sayısını artıracaktır.

Okuduğunuz için teşekkürler. 🙂

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 8 / 12