Calibro Touch Lux E-Kitap Okuyucusu

Bugün sizlere bir süredir zevkle kullandığım, “Türkiye’nin E-kitap Okuyucusu” sloganıyla otobüs duraklarında, televizyonlarda ve sosyal medyada karşılaştığınız Calibro‘dan bahsedeceğim.

Calibro bir e-kitap okuyucusu. Henüz kitap okuma oranlarının birçok ülkeye göre düşük olduğu ülkemizde e-kitap okuyucusunun tam olarak ne olduğu bilinmese de, gelecekte herkesin bir tane edineceğini ve kitap okumayı sevdireceği için okuma oranını da yükselteceğini düşündüğüm bir cihaz.

E-Kitap Okuyucusu Nedir?

E-kitap okuyucusu basitçe, dijital olarak kitap satın alabildiğiniz ve bu kitapları kağıt kalitesinde okumanıza yarayan bir tablet. Calibro da bunlardan biri.

Libronet firmasının ürünü olan Calibro, 2 farklı model ile satışa sunulmuş. Yazımda bahsettiğim ürün Calibro Touch Lux, diğeri ise Calibro Basic. Bu iki cihaz PocketBook Basic 2 ve PocketBook Touch Lux 2 cihazları ile aynı. Aralarında ki fark içindeki yazılım ve babil.com mağaza entegresi.

Calibro’nun 2 modeli arasında ki fark ise Calibro Basic’de arkadan aydınlatma ve dokunmatik ekran mevcut değil. Calibro Touch Lux’e göre ekranı biraz daha düşük çözünürlükte, 20 gram daha hafif ve 100 TL daha ucuz. Ayrıca Calibro Touch Lux beyaz ve koyu gri renk alternatifleri bulunurken Calibro Basic sadece gri renk. Bunun dışında tüm özellikleri aynı.

Kutu içeriği; Calibro Touch Lux (Siyah) modeli, USB kablosu, Garanti Belgesi ve Kullanma Klavuzu içeriyor.

Ayrıca bana gelen özel kutunun içinde french press, küçük bir kese filtre kahve ve çok şık bir calibro fincanı çıktı. Bu yüzden de Libronet‘e çok teşekkür ederim.

Ana ekrandaki mağaza ikonuna dokunarak mağazaya hızlı bir giriş yaptıktan sonra popüler kitaplara, son eklenenlere ve ücretsiz e-kitaplara kolayca erişilebiliyor. Satın almak istediğiniz kitabı Satın Al butonuna dokunarak anında ve kolayca Calibro’nuza indirebiliyorsunuz. Reklamlarında söylendiğinin aksine 30 saniyede 1 e-kitap indiremiyorsunuz. Aslında ortalama 30 saniyede 2 e-kitap indirilebiliyor 😉 Gerçekten hızlı.

Bunun yanında DRM koruması olmayan e-kitaplarınızı da Calibro’ya yükleyip kullanabiliyorsunuz. Epub, PDF, TXT, HTML, DOC, DOCX, RTF, FB2, FB2.ZIP, DJVU, CHM, TCR, PRC gibi formatları da destekliyor.

Calibro’yu elinize aldığınızda kaliteli malzemelerle üretildiği hissini size yaşatıyor. Hafif ( sadece 208 gram ) ve elde tutuşu konforlu. Arka yüzeyinde mat ve hafif kadifemsi bir malzeme kullanılmış.

6 inç E-ink Pearl HD kapasitif dokunmatik ve arkadan aydınlatmalı bir ekrana sahip. Dokunmatik ekran cihazı kullanmayı kolaylaştırıyor fakat kitap okuma sırasında sayfa değiştirmek için fiziksel tuşları kullanmayı tercih ettim.

1 Ghz işlemci, 256 mb ram bellek ve 4 gb depolama alanı içeriyor. E-kitap okuyucusu için ideal donanım kullanılmış. Depolama alanınıza yaklaşık 3 bin kitap sığdırabilirsiniz. Yetmez diyorsanız 32 gb’a kadar MicroSD kart kullanarak yaklaşık 24 bin kitabı yanınızda taşıyabilirsiniz.

802.11 b/g/n destekli Wi-Fi bağlantısı sayesinde tarayıcısı ile internete girebilir ve e-kitaplarınızı satın alabilirsiniz.

Kendine özel Türkçe arayüze sahip bir işletim sistemi kullanan Calibro üzerinde çevrimdışı kullanabileceğiniz Sesli Sözlük (Türkçe – İngilizce sözlük özelliği ama sessiz ), ABBYY Lingvo İngilizce – Türkçe sözlük ve yine ABBYY’nin birçok farklı dilde hazırlanmış sözlüğü emrinize amade. Bunun yanında Calibro, Fotoğraf Görüntüleyici, Hesap Makinesi, RSS okuyucu, Saat / Takvim, Satranç, Sudoku, Kosynka (Windows 95 den beri aşina olduğunuz fal bakma oyunu), Scribble ve basit bir tarayıcı içeriyor. Wi-Fi ağına bağlandıktan sonra internet tarayıcısı ile internete girebiliyorsunuz. Hatta facebook.com’a bile girip birşeyler paylaşabilirsiniz.

Yazılımının Wi-Fi üzerinden kolayca güncellenebildiğini ve güncellemelerle yeni özelliklerin geleceğini belirtmeliyim. calibro.com’da yazdığına göre yakında Dropbox uygulaması, sosyal medya bağlantısı ve Calibro’ya gönder özelliği eklenecek.

E-ink ekran teknolojisi sayesinde kağıda basılı bir kitap okuyor gibisiniz. Güneş ışığı altında bile nasıl rahat kitap okuyorsanız Calibro ile de güneş altında öyle rahat kitap okuyabiliyorsunuz. Okurken cümlelerin altını çizebilir, google’da aratabilir veya dipnot yazabilirsiniz.

Calibro okuduğunuz kitapların hangi sayfasında kaldığınızı kaydediyor. Tekrar okumak için elinize aldığınızda kaldığınız sayfa ekrana geliyor. İsterseniz kitabın bölümlerinin olduğu listeden de okumak istediğiniz bölüme geçebiliyorsunuz.

Kitaplarınız için yazı tipini, yazı boyutunu, satır aralığı mesafesini, sayfa kenar boşluklarını ve metin yönünü kolayca ayarlayabiliyorsunuz. Kitap içinde arama yapabiliyor ve sayfalar arasına ayraçlar bırakabiliyorsunuz. Kısaca kitap okumanızı zevkle gerçekleştire biliyorsunuz.

Peki neden basılı kitap varken e-kitap okuyayım?

Genelde e-kitaplar, basılı kitaplara göre daha ucuz. Bir süre sonra Calibro’ya vereceğiniz parayı çıkartacağınıza eminim. Bunun yanında basılı birçok kitaba göre daha hafif ve daha ince. İstediğiniz kadar kitabı yanınızda rahatça taşıyabilirsiniz. Eve gelen misafirlerinizin de henüz okumaya başlamadığınız kitabınızı alıp gitmesini önlemekte birebir. Şarjı biterse dediğinizi duyar gibiyim. Merak etmeyin uzun bir tatile bile çıksanız Calibro sizi yarı yolda bırakmaz. 30 güne kadar şarj etmeden kullanabilirsiniz. Şarjı bitse dahi herhangi bir mini usb kablosu ile herhangi bir şarj aleti veya bilgisayardan şarj edebilirsiniz. Ayrıca kitap satın alma işlemini internet bağlantınızın olduğu her yerde kolayca gerçekleştirmenize olanak sağlıyor. Okuduğunuz kitap siz tatildeyken bitti, hemen serinin diğer kitabını alabilirsiniz. Gece yatağınıza uzandınız ve kitabınızın son sayfalarını okudunuz. Yeni kitabınız yatağınızdan çıkmadan Calibro’nuzda.

Calibro’nun şarjı neden bu kadar çok gidiyor?

Hemen açıklayayım. E-ink teknolojisi gerçek mürekkep gibi çalışıyor. Ekranda görüntüyü oluşturana kadar güç harcıyor. Sonrasında neredeyse hiç güç harcamıyor diyebilirim. Kağıda bir şeyler yazarken harcadığınız enerji, yazma işleminiz bittikten sonra kağıt üzerinde yazıyı silmediğiniz sürece kalıcı olması için enerji harcamamanızla aynı şey. Ayrıca siz kitap okurken arkada işlemciyi kullanan neredeyse hiç uygulama yok. Bu sayede çok küçük bir bataryası olsa bile uzun süre dayanabiliyor. Calibro’nun sitesinde tek şarj ile 30 güne kadar kullanım süresi paylaşılmış ama 30 günden daha uzun kullanabileceğinizi düşünüyorum.

Tabletimden okurum, Note 3’ümden okurum, hatta okuyorum gerek yok!

Calibro’yu elinize alıp okumaya başladığınızda telefonunuzdaki veya tabletinizdeki kitap okuma uygulamalarını sileceğinize eminim.

Tabletlerin ve telefonların ekranları kitap okumaya uygun olarak tasarlanmaz. Güneş altında ekranda yazanları görmekte zorlanırsınız. Bir çok telefon ve tablette imkansız diyebilirim. Kumsalda kitabınızı zevkle okuyamadıktan sonra!

Ayrıca telefon ve tabletlerle, gece okurken bir süre sonra gözlerinizi rahatsız etmeye başlayacaktır. Bunun yanında Facebook’tan gelecek bildirimler, arkadaşlarınızın yeni eklediği instagram fotoğrafları, sevgilinizden gelen mesaj kitaba odaklanmamızın engelleyecektir. Son olarak telefon ve tabletlerin şarjları ortalama 1 gün idare ediyorken, bu süreyi kitap okuyarak daha da kısaltmak istemezsiniz. Yatarken telefonunuzu şarja mı takacaksınız yoksa telefondan kitap mı okuyacaksınız?

Peki Calibro Kaç Para?

Calibro Basic (Gri) – 149 TL‘ye,

Calibro Touch Lux (Beyaz, Koyu Gri) – 249 TL‘ye ve

Calibrolid Koruma Kılıfı (Beyaz, Siyah, Mavi, Pembe) 12.90 TL‘ye http://www.babil.com ve http://www.calibro.com üzerinden satın alabilirsiniz. Yazımda da bahsettiğim gibi bir süre sonra Calibro’ya verdiğiniz parayı, basılı kitaba göre daha ucuza aldığınız e-kitaplarla amorti edeceksiniz.

Calibro için hazırlanan stop motion reklam filmini de mutlaka izlemelisiniz.

Kaynak : http://www.chndkmn.com/mobil-teknolojiler/calibro-touch-lux-e-kitap-okuyucusu-incelemesi/

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 10 / 13

Turkcell T-Fit

Tanıtılmasından yaklaşık bir buçuk ay sonra satışa sunulan ve sabırsızlıkla beklediğim Turkcell T-Fit incelemesi ile karşınızdayım.

Öncelikle bu ürünün akıllı saat olmadığını belirtmeliyim. Samsung Galaxy Gear gibi bir ürün değil. Bu bir aktivite bilekliği. FitBit gibi dersek daha doğru olur. Turkcell T-Fit, gün içinde kaç adım attığınızı, kaç metre yürüdüğünüzü, kaç kalori yaktığınızı size gösterebiliyor.

Kutusu ve tasarımından bahsetmek gerekirse, kutu şık ve kaliteli hazırlamış. Kutu içeriğinde kullanma klavuzu, mikro usb kablosu ve Turkcell T-Fit mevcut. Şarj adaptörü eklenmemiş. Çok da ihtiyaç duyacağınızı sanmıyorum. Üzerinde USB portu bulunan telefon şarj adaptörlerini veya bilgisayarınızı kullanabilirsiniz.

Turkcell T-Fit genel olarak şık ve kaliteli bir cihaz. Bileğinizde görenler özellikle ekranında hiç bir şeyin olmamasından dolayı merak edip soruyor ve şık olduğunu söylüyorlar. Cihazın kaliteli plastik bir kordonu, metal bir gövdesi var. 5 farklı renk seçeneği ile sunulan Turkcell T-fit’i bileğinize ayarlamak için kullandığınız toka kısmı da, üzerinde Turkcell logosu bulunan parlak bir metalden üretilmiş. Ekranı için çizilmeye karşı dayanıklı bir cam kullanılmış. Altında bulunan mikro USB portu için kapak eklenmemiş. Bu sebeple terden dolayı paslanmasından endişe edilebilir ama biraz içeride kalacak şekilde ayarlanmış, derinize temas etmiyor bu sebeple de çok kolay bir şekilde paslanması veya bozulması olası değil. Ayrıca cihaz suya dayanıklı ama siz yinede duş alıken kolunuzdan çıkartın.

Kullanımına geçersek, cihazı çok rahat bir şekilde bileğinize göre ayarlayıp tek elle takıp çıkartabiliyor ve ayarlayabiliyorsunuz. Bileğinizde takılıyken kendi kendine çıkması biraz zor. İnce yapısı sayesinde normal saatlerin tersine elinizin geriye doğru hareketinde bileğinizi acıtmıyor.

Cihazın ekranı sürekli kapalı duruyor. Bu durumun pil ömrüne etkisinin çok olacağı tartışılmaz. Kolunuzu kaldırıp saate bakacağınız pozisyona getirdiğinizde otomatik olarak ekranı açılıyor. Bu şekilde tasarlanmış bir kullanımı çok beğendim fakat nadiren de olsa bazen saate bakmak istediğinizde ekranı açılmayabiliyor. Bu durumda bileğinizi yavaşça tekrar döndürmeniz kafi.

Saat, adım sayısı, mesafe ve yakılan kalori ekranları arasında dolaşmak için ise kolunuzu çok hafif sallamanız veya ekrana parmağınızla hafifçe vurmanız yeterli. Bu şekilde ekranlar arasında geçişi kolayca sağlayabiliyorsunuz.

Uygulama arabirimi ile cihazınızda sessiz alarmlar tanımlayabiliyorsunuz. Ses çıkartmadan sadece titreyerek sizi uyarabiliyor.

Turkcell T-Fit öncelikli olarak Android platformu için duyurulsa da iOS üzerinde de çalışabiliyor. iPhone ve iPad üzerinde kullanabileceginiz 2 adet uygulama var. Bunlar Zeroner ve Care724. Bu iki uygulama da hemen hemen benzer işler yapıyor. Android için yayınlanan Turkcell Fit uygulaması da zaten Care724’ün Türkçeleştirilmiş hali. Turkcell uygulama üzerinde birkaç düzenleme yaptı mı bilemiyorum. Ayrıca Turkcell’in bu yıl içinde iOS platformuna Fit uygulamasını yayınlaması muhtemel.

Hem Android hemde iOS üzerinde benim tavsiyem Zeroner uygulaması. Hem daha güzel bir arayüzü var hemde kullanmaya başladığımdan beri ara ara güncelleme alıyor.

Mobil uygulamaları sayesinde cihazınızın pil durumunu, gün boyu attığınız adım sayısını, harcadığınız kalori miktarını, yürüdüğünüz mesafeyi, kaç saat uyuduğunuzu ve kaç saatini derin uykuda geçirdiğinizi anlık ve geriye dönük gün gün görebilirsiniz.

Uyku kalitesini hesaplaması için hergün tahmini yattığınız ve sabah kalktığınız saati uygulama üzerinden ayarlamanız yeterli. T-Fit size uyumanız gereken saatte titreyerek uyarıyor ve sabah uyanmanız gereken saatte de yine titreyerek uyandırmaya çalışıyor.

Bunun yanında Zeroner uygulaması ile oturarak çalışan biriyseniz belirleyeceğiniz gün ve saatler içinde her yarım saatte bir titreyerek sizi biraz yürümeniz konusunda hatırlatmalarda bulunabiliyor. Bu özelliğini çalıştıramadığımı da belirtmek isterim.

Cihazın kendi hafızasında kaç günlük bilgiyi sakladığı konusunda net bir bilgi bulamadım ama ben 1 hafta senkronizasyon yapmadım. 1 hafta sonra o haftanın tüm bilgilerini senkron edebildim.

Turkcell T-Fit’in bataryası ile ilgili, 7/24 kolunuzda ve ihtiyacınız oldukça saate baktığınızı düşünelim. Ayrıca hergün kullanacağınız 2 tane de alarm kurduğunuzu hesaba katalım. Günde 2 defa da uygulama ile senkronizasyon yaptınız. Bu tarz bir kullanım ile 4 güne kadar şarj etmeden kullanabiliyorsunuz. Ayrıca çok kısa bir şarj olma süresi var. 10 dk’lık bir şarj sizi 2 gün idare edebilir. Şarj süresi boyunca mavi led size bilgi verecek. Mavi led söndüğünde cihazınız tam olarak şarj olmuş demektir. Bu da yaklaşık 30 dakika kadar sürmekte.

Turkcell T-Fit’in, T50 ile birlikte tanıtılması sonucu oluşan algı cihazın sadece T50 ile birlikte çalıştığı yönünde oluştu. Bu tabiki yanlış. Android 4.3 ve üzeri, iOS 6 ve üzeri sürümlerinde başarılı bir şekilde çalışabiliyor. Henüz Windows Phone platformu için uygulaması mevcut değil.

Araştırmalarıma göre cihaz iWOWN marka. (http://www.iwown.com/index-en.html adresinden de inceleyebilirsiniz.) SMART BRACELET I6 modeli. Üreticinin yayınladığı ürün özelliklerinde Arayan kişiyi gösterme, SMS bildirimi gibi özellikleri de mevcut fakat bu özellikleri kullanabilmek için cihazın firmware yazılımının güncellenmesi gerekiyor. Aynı şekilde yukarıda bahsettiğim oturarak çalışanlara yönelik bildirimlerin de firmware güncellemesi gerektirdiğini düşünüyorum. Pek ihtimal vermesem de belki Turkcell cihazın firmware yazılımını sunabilir. Böylelikle T-Fit, aktivite bilekliğinden bir üst sınıfa çıkartabilir.

Turkcell’in paylaştığı teknik özellikler ise şu şekilde;

Donanım:

USB Şarj
Pil Ömrü: 3 Gün
0.49 inç OLED Ekran
Bluetooth v4.0
Hassas Hareket Sensörü

Özellikler:

Adım sayısı takibi
Harcanan kalori bilgisi
Saat gösterimi
Titreşimle uyandırma
Bilek hareketi ile ekran kontrolü
Uyku kalitesi takibi
Hedef Belirleme

Ürünün Satış fiyatı 119 TL. Fiyatı gerçekten uygun diyebilirim.
Eğer siz de spor amaçlı yürüyüş ve koşu yapıyorsanız, kendinize hedefler koyabilmek ve aktivitelerinizi kaydedebilmek için almanızı tavsiye ederim.

Kaynak : http://www.chndkmn.com/mobil-teknolojiler/turkcell-t-fit-incelemesi/

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Logitech Z50 Speaker

Eşimin kullandığı laptop’tan az ses çıkmasından (hatta sessiz bir ortamda zor duyulabilecek kadar az) dolayı küçük bir speaker almaya karar verdik. Uygun fiyatlı Logitech Z50′yi buldum ve aldım.

Öncelikle kutusunun üzerinde yetersiz bilgi olduğunu söyleyebilirim. Alırken “muhtemelen şarjlı” diye düşünmüştüm fakat şarjlı olmadığını görmek beni derinden etkiledi 🙂 Ayrıca Türkçe kullanma klavuzu mevcut ama logitech firmasının tüm ürünlerin yanına koyduğu standart ürünler için hazırlanmış bir klavuz. Yani Türkçe kullanma klavuzu içerisinde z50 ile ilgili birşey yazmıyor 🙂

Adaptörü ile bağlı olmadan çalışmıyor malesef. Böylelikle bir kablo karmaşasıda meydana gelmiyor değil. Laptop bile olsa illa ki şarja taktığınız zaman ikinci bir prize de ihtiyacımız oluyor. Şarj olmasına gerek yok diyip bu durumu + bir özellikmiş gibi yazan logitech firmasına da burdan bir istek parça göndermek istiyorum. … (http://www.logitech.com/tr-tr/product/multimedia-speaker-z50)

Standart 3.5 inç kulaklık jakı ile sadece bilgisayarlarınızda değil, tablet veya telefonlarınızı da bağlayıp kullanabiliyorsunuz. Özellikle telefonda kullanımı ile ilgili kullanışlı olduğunu söyleyebilirim. Telefondan müzik veya radyo açıp dinleyebiliyorsunuz.

Bunun dışında cihazın üzerinde bir ses ayarı yok. Ses kaynağına takılan jack kablosu cihaza bağlı durumda. Bu kablo sökülemiyor.

Ses konusunda ise sizi şaşırtacağına garanti verebilirim. Ses yüksekliği yeterlinin üzerinde ve sesin tokluğu, netliği gerçekten başarılı. Bu konuda içiniz rahat olsun.

Tasarım olarak da harika diyebilirim. Gerçekten masanızın üzerinde, bilgisayarınızın yanında çok şık durduğunu söyleyebilirim. Eşim için pembe renklisini aldım fakat piyasada pembe dışında mavi ve gri renkli alternatiflerini de bulabilirsiniz.

Malzeme kalitesi ile ilgili yorumlarımı paylaşmam gerekirse de cihazın kendisi sağlam gözüküyor. Kullanılan sert plastik asla eğilip bükülme, gacı gucur etme gibi şeyler yapmıyor. Şarj adaptörünün kendisi ve kablosunun biraz dandik olduğu da bir gerçek.

Kullanım kolaylığı açısından düşük puan versem de, tasarımı, performansı ve fiyatı işi kurtardı diyebilirim.

Her inceleme yazısının sonunda olduğu gibi bu ürünle ilgili teknik bilgileri de paylaşmak isterim.

Şarj Adaptörü Kablosu : 1,5 metre

Ürün boyutları : (Y x G x D) 106,5mm X 98,6mm X 98,6mm

Ağırlık : 260g

Sıra geldi ürünün fiyatına…

Ben ürünü Teknosa mağazasından 40 TL’ye aldım.

Hepsiburada.com’da bu yazıyı yazdığım sıralarda son ürünler bilgisi altında 34,33 TL’ye satın alınabilir. Kargo ücretiyle birlikte ürün yine 40 TL civarına gelecek.

Ben beğendim, umarım siz de beğenirsiniz.

Sevgiler…

Kaynak : http://www.chndkmn.com/diger-teknolojik-gelismeler/logitech-z50-speaker-incelemesi/

BeğenFavori PaylaşYorum yap

1 Kelime

1 Kelime uygulaması ile her gün yeni bir kelime göreceksin ve bu kelime hakkında aklına gelenleri yazacaksın.
Burada istenilen; sizi sizle başbaşa bırakmak, "hayal gücünüzü" zorlamak, soyut olanı somutlaştırmak ve "yaratıcı" olanı sunmak.

Aklına yazacak birşey gelmediyse istersen anagram yapabilirsin, aynı harflerden, farklı kelimeler bulabilirsin, yada istediğin bir yabancı dilde ki karşılığını yazabilirsin. Kelimelerin hayatımızdaki yerini gözlemleyebilmemiz için güncel olaylardan anımsamalar yapılabilirsin. Atasözleri kullanabilir ve ünlü fikir adamlarından alıntılar da yapabilirsiniz. Amaç, kelimelerin Hayatımızda ki yerlerini ve onların bize neler anlatabildiğini görebilmek.

Uygulamanın web sitesi (http://www.1kelime.com) üzerinden de yakında kelimeleri görebilecek ve özgürce yazabileceksiniz.

Kalemi kuvvetli olanlardansanız ve yazarken keyif alıyorsanız bu uygulama tam da size göre. Şuan sadece Windows Phone 8.1 için yayınlanan uygulamayı aşağıdaki linkten telefonuna yükleyebilirsin.

http://www.windowsphone.com/tr-tr/store/app/1-kelime/388237fd-5c18-4dd9-9fc2-b11f11a7251d

BeğenFavori PaylaşYorum yap

LG G Pro Lite

Devir ekonomi devri olması sebebiyle hem ekonomik olsun hemde büyük ekranlı güzel bir telefonum olsun diyenler, LG G Pro Lite işte tam da size göre bir telefon.

LG G Pro Lite, LG Optimus G Pro’nun özelliklerinin biraz kısılmış modeli olmasına rağmen yine de piyasadaki birçok telefondan çok daha üstün özelliklerle donatılmış.

1 GHz hızında Dual Core (Çift çekirdekli) işlemciye, 5.5 inç büyüklüğünde IPS ekrana, 3140 mAh uzun ömürlü bataryaya, Stylus dokunmatik kaleme ve çift hoparlörleriyle stereo ses çıkışına sahip olan LG G Pro Lite, hem ekonomik hemde bol bol özelliği olan akıllı bir telefon.

8 MP arka aydınlatmalı kamerasını beğendim, düşük ışıkta bile ayrıntılı görüntü ve netlik sağlıyor.

Tuş kilidi aktifken, ekrana iki defa dokunmanız LG G Pro Lite’ın tuş kilidinden çıkması için yeterli oluyor. Büyük bir telefon olmasını da göz önünde bulundurursak tek elle kullanım için bu özellik çok iyi düşünülmüş.

Özel tasarlanmış stylus dokunmatik ekran kalemi ile büyük ekranın zevki bir başka tabi. Hızlıca notlar alabilir, çizimler yapabilirsiniz.

Kaynak : http://www.chndkmn.com/mobil-teknolojiler/lg-g-pro-lite-incelemesi/

Herşeyi Mümkün Kılan Telefon : LG G Pro Lite

Devir ekonomi devri olması sebebiyle hem ekonomik olsun hemde büyük ekranlı güzel bir telefonum olsun diyenler, LG G Pro Lite işte tam da size göre bir telefon.
BeğenFavori PaylaşYorum yap

LG G2

LG G2 büyük ekranlı telefonlar sınıfında muazzam bir akıllı telefon.

2.26 GHz hızında Quad Core (4 çekirdekli) işlemciye, sahip olan LG G2, 5.2 inç ekran FULL HD IPS ekranıyla gönlümde taht kurmuş durumda.

Telefonun arkasında parmak hareketlerinizi algılayan yani parmağınızla telefonu kullanabileceğiniz çok şık bir tuş bulunuyor. Bu sihirli tuş sayesinde telefonunuzu tek elle çok daha kolay kullanabiliyorsunuz.

13 MP arka kameraya sahip LG G2’de Optik Görüntü Sabitleyici mevcut. Bu sayede daha net fotoğraflar ve daha az titremeyle videolar çekebilirsiniz.

LG G2’de sevdiğim diğer bir özellik ise Misafir Modu. Mesela bi arkadaşınız telefonunuza bakmak istedi ve siz de özel olan uygulamalarınızı, fotoğraflarınızı vs. görmesini istemiyorsunuz veya oyun oynasın diye telefonunuzu yeğeninize verdiniz ama ayarlarınızı karıştırıp, birilerine telefon açmasından hatta rehberinizdeki kişileri silmesi gibi durumlar olabilir. Misafir modunda bu gibi istediğiniz gibi telefonun kullanımını sınırlaya bilirsiniz. Artık içiniz rahat. Çocuk oynasın oyununu 🙂

Ses Yakınlaştırma özelliği ise bugüne kadarki en iyi özellik diyebilirim. LG G3 üzerinde 3 adet stereo mikrofon var. Bu sayede çektiğiniz videoda istediğiniz ses kaynağındaki sesi yükseltip diğer sesleri ve gürültüleri azaltabiliyorsunuz. Sadece duymak istediğiniz sese zoom yapın…

Uzun ömürlü bataryası, büyük ekranı, performansı ve harika özellikleri ile LG G2 benim favori telefonlarımdan birtanesi.

Kaynak : http://www.chndkmn.com/mobil-teknolojiler/lg-g2-sihirli-tus-incelemesi/

Sihirli Tuş : LG G2

Şu aralar kim telefon tavsiyesi istese benden LG G2 diyorum. Çünkü LG G2 büyük ekranlı telefonlar sınıfında muazzam bir akıllı telefon.
BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 8

LG Optimus G Pro

Büyük ekranlı bir telefon almak isteyenlere bir faydam dokunur belki diye size LG Optimus G Pro’yu tanıtmak istiyorum.

LG Optimus G Pro, 1.7 GHz hızında Quad-Core (4 çekirdekli) işlemciye, 16 GB hafızaya, 5.5 inç büyüklüğünde Full HD IPS ekrana, 13 MP arka, 2.1 MP ön kameraya sahip, tabiri caizse tam bir canavar.

Büyük ekranlı telefon, yani phablet seçenekleri arasında öne çıkan LG Optimus G Pro’nun 5.5 inçlik ekranını Galaxy Note 3’ün 5.7 inçlik ekranı ile kıyaslayacak olursak biraz daha küçük kalıyor ama bence 5.5 inç ekran biraz daha kullanışlı olduğunu düşünüyorum ve benim için daha kullanılabilir bir boyut her zaman tercih sebebi olacaktır.

Kameralarından bahsetmek gerekirse, 13 MP FULL HD arka kamerası ile muhteşem fotoğraflar çekebilirsiniz. 2.1 MP FULL HD ön kamerasıyla da görüntülü görüşmelerde hiç sorun yaşamayacağınıza eminim.

Bazı akıllı telefonlarda gördüğüm ve çok beğendiğim çift taraflı kayıt özelliği LG Optimus G Pro’da da mevcut. Hem arka hemde ön kamerayı çalıştırarak çekmek istediğiniz objenin ve aynı anda aynı karede ön kamera ile kendi fotoğrafınızı veya videonuzu çekebilirsiniz. LG bu özelliğe resim içinde resim teknolojisi diyor.

Dört çekirdekli 1.7 Ghz işlemcisi sizi asla yarı yolda bırakmayacak. Harika oyunlar oynayabilir, web’de çok hızlı bir şekilde sörf yapabilirsiniz.

Son olarak LG Optimus G Pro’nun QRemote 2.0 teknolojisinden bahsetmek istiyorum. Bu teknoloji ile evinizdeki televizyon, ses sistemi, Blu-Ray oynatıcı, set üstü kablolu cihaz vb. ev eğlence sistemlerini kontrol edebilirsiniz. Mesela evinizde bir smart tv’niz var. Bu TV için klavye ve imleç kontrolünü de QRemote 2.0 kızılötesi teknolojisi ile LG Optimus G Pro ile yapabilirsiniz.

Sonuç olarak LG Optimus G Pro, hem kişisel kullanım için, hemde iş için kullanabileceğiniz harika bir telefon.

Kaynak : http://www.chndkmn.com/mobil-teknolojiler/lg-optimus-g-pro-incelemesi/

Hayal Gücünüzü Harekete Geçiren Telefon : LG Optimus G Pro

Büyük ekranlı bir telefon almak isteyenlere bir faydam dokunur belki diye size LG Optimus G Pro’yu tanıtmak istiyorum.
BeğenFavori PaylaşYorum yap

Samsung Galaxy Note 10.1

Tanıtıldığı günden beri Samsung Galaxy Note 10.1’i hep arzulamışımdır ama yenilenmiş versiyonu bambaşka olmuş!

Bu yazımda Samsung Galaxy Note 10.1 2014 Edition’da önceki Note 10.1 ile arasında neler değişti biraz bunlardan bahsedeceğim.

Ekran boyutlarında herhangi bir değişme olmazken tabletin genel olarak boyutları küçülmüş, incelmiş, hafiflemiş ve tasarımı değişmiş. Ekran çözünürlüğü tam 4 kat arttırılmış. Bu da 4 kat daha net görüntü demek. Zaten güzeldi şimdi harika olmuş.

Tabletin kaportasının altında neler değişmiş dersen, önceden 1 GB bellek vardı şimdi 3 GB bellek eklenmiş. Böylelikle daha akıcı ve daha hızlı bir kullanım deneyimi sunuyor. İşlemciside yenilenmiş ve artık hem işlemci çekirdeği daha hızlı hem de çekirdek sayısı daha fazla. İşlem gücü açısından tartışmasız çok daha güçlü bir cihaz olmuş.

Tabletlerde kamera özelliğini pek önemsemesem de kamerada da büyük bir gelişme olmuş. Önceden 3 megapiksel kamera varken yenilenmiş 2014 versiyonunda 8 megapiksellik bir kamera kullanılmış.

S-PEN bu modelde de mevcut. S-PEN ile ilgili olarak çok gelişmiş bir dokunmatik ekran kalemi diyebiliriz. Gerçek bir kalem gibi kullanılabilmesi ve temassız kontrol özelliği ile piyasadaki ucuz dokunmatik ekran kalemleriyle kıyaslanamaz bile. Çizimler yapabilir, hızlıca notlar alabilirsin. Eline aldığın ve kullandığın zaman bir daha bırakmak istemeyeceksin.

Sonuç olarak Samsung Galaxy Note 10.1 çok güzel bir tablet ama Galaxy Note 10.1 2014 Edition harika bir tablet…

Bu kadar özellik, bu kadar teknoloji içeren bu tablet tabii ki ben dahil çoğumuzun ekonomik olarak kolay kolay erişebileceği bir tablet değil.

Kaynak : http://www.chndkmn.com/mobil-teknolojiler/gelmis-gecmis-en-iyi-android-tablet/

Samsung Galaxy Note 10.1 2014 Edition İncelemesi

Bu yazımda Samsung Galaxy Note 10.1 2014 Edition’da önceki Note 10.1 ile arasında neler değişti biraz bunlardan bahsedeceğim.
BeğenFavori PaylaşYorum yap

Nokia Lumia 1020

Akıllı telefonunuz ile ne kadar iyi fotoğraflar çekebilirsiniz? Profesyonel fotoğraf makineleriyle çekilmiş gibi fotoğraflar çekebilir misiniz? Hiç sanmıyorum. Sizlere bahsedeceğim Nokia’nın yeni nesil akıllı telefonu ile profesyonel fotoğraflar çekebilirsiniz.

Nokia Lumia 1020, üzerinde tam 41 megapiksellik bir kamera olan özel üretim bir akıllı telefon. Şuan için bildiğim kadarıyla en iyi fotoğraf çekebilen akıllı telefon diyebilirim. Sarsıntı önleme özelliği ile fotoğraflarda ve videolarda titretmeden, çok daha net ve Ayrıca Nokia’nın geliştirdiği PureView teknolojisi ile de çok daha kaliteli görüntüler elde edebilirsiniz.

Nokia Lumia 1020’nin kullandığı işletim sistemi Windows Phone 8 (yakında 8.1 olacak). İşletim sistemiyle ilgili zaten söylenecek pek birşey yok. Bugüne kadar iOS, Android, Blackbarry OS kullandım ve Windows Phone 8 en stabil, hatasız ve düşük donanımlarda bile performansından hiçbirşey kaybetmeyen bir işletim sistemi. Bunun yanında Windows Phone için Nokia’nın kendi güncellemeleri ve kendi özel fotoğraf uygulamalarıylada kameranın özellikleri sonuna kadar en iyi şekilde kullanılabiliyor.

Lumia 1020’nin en sevdiğim özelliklerinden biri ise kroplanmış fotoğrafın tekrar kroplanabilmesi. 41 megapiksel ile gerçekten büyük fotoğraflar çekebiliyorsun. Bu yüzden çektiğin fotoğraflarda istemediğin alanlar olabilir. Fotoğrafın istemediğin bir kısmını kestin ve kaydettin, paylaştın. Daha sonra bu fotoğrafı ilk halini kullanarak tekrar kroplayabiliyorsun.

Fotoğraf çekmeyi seviyorsan ve yanında fotoğraf makinesi taşımak istemiyorsan, Nokia Lumia 1020 tam da sana göre bir akıllı telefon.

Kaynak : http://www.chndkmn.com/mobil-teknolojiler/detaylari-yakalatan-telefon-nokia-lumia-1020/

Detayları Yakalatan Telefon : Nokia Lumia 1020

Akıllı telefonunuz ile ne kadar iyi fotoğraflar çekebilirsiniz? Profesyonel fotoğraf makineleriyle çekilmiş gibi fotoğraflar çekebilir misiniz? Hiç sanmıyorum.
BeğenFavori PaylaşYorum yap

Nokia umia 625

Bugün uygun fiyatı ve dikkat çekici tasarımıyla ön plana çıkan Lumia 625′i masaya yatırmak istedim.

Lumia 625, uygun fiyatı sayesinde, Lumia 520’den sonra en çok tercih edilen 620′nin yenilenmiş hali olma özelliğine sahip kendileri.

Nokia Lumia 625′in tasarımını gerçekten çok beğendim. Elinde tuttuğun anda tasarımının ne kadar güzel olduğunu anlayacak ve Lumia 625’e bağlanmaya başlayacaksın. Renk renk yarı saydam özel tasarım kapaklarını zevkine göre istediğin gibi değiştirebilirsin.

4,7 inç çizilmelere karşı dayanıklı IPS LCD ekranı ile ferah ferah oyun oynayabilirsin. Ekranın görüntü kalitesi gayet iyi. Kamerasınada kısaca değinmek gerekirse seni yarı yolda bırakmayacak 5 megapiksellik bir kamera eklenmiş. Profesyonel olmasada sosyal medyada paylaşabileceğin güzel fotoğraflar çekebilirsin.

Lumia 625 ile kullanabileceğiniz Nokia Smart Cam uygulaması, aksiyon çekimleri, nesneleri yok etme, arkaplanı bulanıklaştırma ve en iyi gülümsemeleri yakalama gibi bir çok marifetli özellikleri barındırıyor.

Windows Phone işletim sistemi kullanan 625 ile birlikte SkyDrive üzerinde 7GB ücretsiz bulut depolamada sunuluyor. Bulut depolamaya yedek alabilir, Office dökümanlarını (Word, Excel, PowerPoint) kaydedebilir, çektiğin fotoğrafların ve videoların otomatik olarak yüklenmesini sağlayabilirsin. Böylelikle ister masaüstünde istersende internette tüm içeriğine kolayca ulaşabilirsin. Telefonundan yanlışlıkla sildiğin fotoğraflara SkyDrive üzerinden tekrar ulaşman da mümkün.

Lumia 625 ile eksiksiz bir Windows Phone deneyimi yaşayabilirsiniz. Windows Phone’dan da çekinmenize hiç gerek yok. Şuan marketindeki uygulama sayısı, işletim sistemi özellikleri ve performansı bakımından gerçekten Android ve iOS ile rekabet edebilir. Yakın gelecekteki yayınlanacak olan 8.1 güncellemesi ile de çok daha iyi bir konuma geleceğine inanıyorum.

Kaynak : http://www.chndkmn.com/mobil-teknolojiler/uygun-fiyatli-lumia-625-incelemesi/

Uygun Fiyatlı Lumia 625 İncelemesi

Lumia 625, uygun fiyatı sayesinde, Lumia 520’den sonra en çok tercih edilen 620'nin yenilenmiş hali olma özelliğine sahip kendileri.
BeğenFavori PaylaşYorum yap